Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi Filiz Bezci Bircan
11 theses · Çankırı Karatekin Üniversitesi
Öğretmen ve veli görüşlerine göre yerel yönetimlerin okul dışı öğrenme ortamına katkısı: Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi örneği
Bu çalışma, eğitimde yerelleşme ve okul dışı öğrenme ortamlarının bir örneği olarak öne çıkan Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde sunulan eğitimin, akademiye katılan çocukların gelişimine katkısının incelenmesini amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 yılında Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde atölye çalışması yürüten 10 öğretmen ve akademiye devam eden 16 öğrenci velisinden oluşmaktadır. Nitel bir araştırma yöntemi kullanılarak yapılan çalışma, durum çalışması desenine sahiptir. Çalışmanın verileri yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Çalışma sonucunda, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nin çocukların genel gelişimine önemli katkılar sağladığı ve aileler ile öğretmenler tarafından olumlu bir şekilde değerlendirildiği belirlenmiştir. Öğrenme deneyimlerini daha da zenginleştirmek için okul dışı öğrenme ortamlarının sayısının ve kalitesinin artırılması önerilmektedir. Araştırma sonuçlarına dayanarak araştırmacılar, uygulayıcılar ve yerel yönetimler için öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler : Eğitimde yerelleşme, okul dışı öğrenme ortamları, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi
K-12 öğretmenlerinin harmanlanmış öğretime yönelik hazırbulunuşlukları ve öğretmen görüşleri
Bu çalışmanın amacı, K-12 eğitim ortamlarında görev yapan öğretmenlerin harmanlanmış öğretime yönelik hazırbulunuşluklarının ve görüşlerinin incelenmesidir. Araştırma karma desenli bir çalışmadır. Çalışmanın nicel verileri Çankırı İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı, K-12 seviyelerinde temel eğitim ve ortaöğretim kurumları bünyesinde bulanan okullarda görev yapan farklı cinsiyet, yaş, tecrübe ve branşlardan 556 öğretmenin katılımıyla elde edilmiştir. Ayrıca bu süreçte veri toplama aracı olarak kullanılan Harmanlanmış Öğretime Hazırbulunuşluk Ölçeği'nin Türkçeye çeviri ve adaptasyonu gerçekleştirilmiştir. Bununla birlikte araştırmayı derinleştirmek amacıyla çalışma grubu içinden veri çeşitliliğini sağlayacak özellikte 16 öğretmen seçilmiş ve bu öğretmenlerle yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Katılımcıların hazırbulunuşluk düzeylerinin cinsiyete göre erkek katılımcılarda daha yüksek olduğu, yüksek lisans yapanların hazırbulunuşluk düzeylerinin yapmayanlara göre daha yüksek olduğu, branşı sözel ve diğer alanlar olan öğretmenlerin hazırbulunuşluk düzeylerinin branşı sanat- beceri- yetenek alanları olan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu, daha önceden harmanlanmış öğrenme ile ilgili deneyimi olan öğretmenlerin hazırbulunuşluk düzeylerinin olmayan öğretmenlere göre daha yüksek olduğu ve daha önce harmanlanmış öğrenme ile ilgili ders/kurs alanların almayanlara göre hazırbulunuşluk düzeylerinin yüksek olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmanın nitel verilerinin analizleri sonucunda elde edilen bulguları desteklediği tespit edilmiştir
Bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğasına ilişkin görüşlerinin incelenmesi ve alanlarına göre karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı bilim tarihi dersi veren öğretmenlerin bilimin doğası inanışlarını ve görüşlerinı incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili merkezinde ve ilçelerinde bulunan okullarda ortaöğretim kademesindeki görev yapan 160 öğretmen oluşturmaktadır. Öğretmenlerin 100'ü doğa bilimleri (biyoloji, fizik, kimya) 60'ı ise sosyal bilimler (tarih) alanında gelmektedir. Elde edilen veriler öğretmenlerin bilim doğasına ilişkin inanışları genel düzeylerinin orta seviyede olduğunu ve cinsiyet, eğitim düzeyi, lisans eğitiminde bilim tarihi dersi alma durumu ve diğer derslerden yardım alma durumu gibi faktörlerin öğretmenlerin inanışları üzerinde belirgin bir fark yaratmadığını göstermiştir. Fakat öğretmenlerin bilimin doğası inanışları eğitim ve öğretim alanlarına göre farklılaşmaktadır. Ayrıca, doğa bilimleri ve sosyal bilimler alanlarından gelen öğretmenler arasında bilimin doğasına ilişkin birçok konuda görüş farklılıkları olduğunu tespit edilmiştir. İlk grup genellikle daha gerçekçi bir bakış açısına, ikincisi ise daha kabul edilebilir bir perspektife sahiptir. Çalışmadan elde edilen veriler dikkate alınarak araştırmacılar ve uygulayıcılar için farklı öneriler sunulmuştur. Bu öneriler, öğretmenlerin bilim doğası ile ilgili inançlarını ve görüşlerini iyileştirmeyi ve öğrencilere daha etkili eğitim sunmak için stratejiler geliştirmeyi amaçlamaktadır.
COVID-19 salgını Çankırı ili uzaktan eğitim deneyimi: Öğretmenlerinin tutumları ve karşılaştıkları engeller
Bu araştırmanın amacı uzaktan Çankırı ilinde görev yapan öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumları ve Covid-19 salgın sürecinde süreç içinde karşılaştıkları engelleri incelemektir. Çalışmanın örneklemini 98 idareci ve 902 öğretmen oluşturmaktadır. Katılımcılardan veri toplamak için "Demografik Bilgiler Formu", "Uzaktan Eğitime Yönelik Tutum Ölçeği" ve "Öğretmenlerin Uzaktan Eğitim Sürecinde Karşılaştıkları Engeller Anketi" kullanılmıştır. Bu çalışma, öğretmenlerin uzaktan eğitime yönelik tutumlarının çeşitli faktörlerle nasıl etkilendiğini incelemektedir. Özellikle cinsiyet ve eğitim seviyesinin, bu tutumları belirlemede önemli bir rol oynadığı bulunmuştur. Kadın öğretmenlerin uzaktan eğitime karşı daha olumlu bir tutum sergilediği, ayrıca önlisans düzeyinde eğitim alan öğretmenlerin yüksek lisans düzeyindeki öğretmenlere kıyasla uzaktan eğitime daha olumlu yaklaştığı gözlemlenmiştir. Bununla birlikte, yaş, mesleki kıdem, kişisel bilgisayar sahibi olma durumu, evde internet bağlantısı bulunup bulunmaması, uzaktan eğitimle ilgili etkinliklere katılım ve bilgi seviyesi gibi faktörlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Mevcut çalışmada ayrıca, Covid-19 pandemisi sürecinde öğretmenlerin uzaktan eğitimde karşılaştıkları engeller ve bu engellerin farklı düzeylerde nasıl farklılaştığı da incelenmiştir. Öğretmen, okul, müfredat ve öğrenci düzeyinde farklılaşan bu engeller, uzaktan eğitim sürecinde çeşitli zorlukları ortaya koymaktadır.
Okul dışı öğrenme ortamlarında verilen FeTeMM eğitiminin öğrencilerin yirmi birinci yüzyıl becerilerine etkisi
Bu çalışma, okul dışı bir öğrenme ortamında gerçekleştirilen FeTeMM eğitiminin yirmi birinci yüzyıl becerileri üzerindeki etkisini değerlendirmektedir. Çalışmanın yarı deneysel uygulamasına, Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'ne devam eden ve örgün eğitimde dördüncü sınıfa giden yirmi öğrenci katılmıştır. Uygulama sürecinde, öğrenciler on hafta boyunca Çankırı Belediyesi Fatih Sultan Mehmet Çocuk Akademisi'nde düzenlenen bir FeTeMM öğretim programına katılmışlardır. Programın etkilerini analiz edebilmek adına, öğrencilere uygulama öncesinde ve sonrasında yirmi birinci yüzyıl beceri ölçeği uygulanmıştır. Karma araştırma yöntemini kullanan bu çalışmada, on öğrenci rastgele seçilerek uygulama sonrasında görüşmeler gerçekleştirilmiştir, böylece yirmi birinci yüzyıl becerileri hakkında daha derinlemesine bilgi elde edilmiş ve değerlendirmeler daha da derinleştirilmiştir. Nicel veri analiz sonuçları, öğrencilerin yirmi birinci yüzyıl becerilerinde uygulama öncesi ve sonrası arasında anlamlı bir farklılık olmadığını göstermektedir. Ancak, nitel veri analizi, öğrencilerin bilişsel, duyuşsal ve sosyokültürel alanlarda oldukça yüksek beceri seviyelerine sahip olduğunu ortaya çıkarmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin hedef yönelimleri ve başarı duygularının çeşitli değişkenler aracılığıyla incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin fen bilimleri dersine yönelik hedef yönelimleri ve başarı duyguları üzerinde cinsiyet, sınıf düzeyi ve akademik başarının etkilerini incelemek ve hedef yönelimleri ile başarı duygularının birbirleriyle olan ilişkileri de değerlendirmektir. Çalışma, Çorum İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı temel eğitim kurumlarında öğrenim gören toplam 468 ortaokul öğrencisini kapsamaktadır. Yapılan analizler sonucunda, cinsiyetin öğrencilerin hedef yönelimleri ve başarı duyguları üzerinde anlamlı etkileri olduğu belirlenmiştir. Erkek öğrencilerin öğrenme-yaklaşım puanları kız öğrencilerden daha yüksek bulunmuş, sekizinci sınıf öğrencilerinin performans-yaklaşım, öğrenme-kaçınma ve performans-kaçınma puanlarının diğer sınıflara göre daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, erkek öğrencilerin keyif almak, gurur duymak ve kaygılı olmak duyguları kız öğrencilerden daha yüksek çıkmıştır. Sınıf düzeyine göre başarı duyguları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Hedef yönelimleri ve başarı duyguları arasında, öğrenme-yaklaşım ile keyif almak ve gurur duymak, performans-yaklaşım ile gurur duymak arasında pozitif ilişki, öğrenme-kaçınma ve performans-kaçınma ile endişe, utanç, umutsuzluk ve bıkkınlık hissetmek duyguları arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Yol analizi sonuçlarına göre, öğrenme-yaklaşım keyif almak duygusunu, performans-yaklaşım gurur duymak duygusunu, öğrenme-kaçınma bıkkınlık hissetmek duygusunu, performans-kaçınma ise utanç, umutsuzluk ve endişe duygularını anlamlı şekilde etkilemektedir. Bu bulgular, eğitim stratejilerinin cinsiyet, sınıf seviyesi ve hedef yönelimlerine göre farklılaştırılması gerektiğini göstermektedir.
Lise öğrencilerinin sınıf yaşam algıları, hedef yönelimleri ve yaratıcı kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, onuncu sınıf lise öğrencilerinin sınıf yaşam algıları, hedef yönelimleri ve yaratıcı kişilik özellikleri arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Çankırı il merkezindeki liselerde öğrenim gören 461 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Kişisel Bilgi Formu", "Sınıf Yaşamı Algısı Ölçeği", "Hedef Yönelimi Ölçeği" ve "Yaratıcı Kişilik Özellikleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmada önerilen model yol analizi ile test edilmiştir. İstatistiksel analizler için SPSS 26 ve AMOS 22 programları kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin sınıf yaşam algıları ile yaratıcı kişilik özellikleri arasında pozitif yönde ve anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca sınıf yaşam algısının öğrenme-yaklaşma, performans-yaklaşma, öğrenme-kaçınma ve performans-kaçınma hedef yönelimleri ile pozitif yönde ve anlamlı bir ilişkisi olduğu bulunmuştur. Bununla birlikte, performans-yaklaşma hedef yönelimi ile yaratıcı kişilik özellikleri arasında negatif yönde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür. Son olarak, sınıf yaşam algısı ile yaratıcı kişilik özellikleri arasındaki ilişkide performans-yaklaşma hedef yöneliminin kısmi aracı rolü olduğu bulunmuştur.
Birleştirilmiş sınıf öğretmenleri perspektifinden zorbalık
Mevcut araştırmada birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin bu sınıflarda meydana gelen zorbalıkla ilgili görüşleri incelenmiştir. Öğretmenlerin görüşleri zorbalık tanımı, zorbalık türleri, zorbalığın sergilemesine yol açan nedenler, zorbalıkla baş etme yolları, zorbalığın etkileri ve zorbalığa karşı alınabilecek önlem önerileri kategori altında incelenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma verileri katılımcılarla düzenlenen yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırmanın örneklemini Çankırı il merkezi ve ilçelerinde görev yapmakta olan ve birleştirilmiş sınıf tecrübesi bulunan 25 sınıf öğretmeni oluşmaktadır. Araştırmanın bulgularında zorbaların genel olarak yaşça büyük ve güçlü olan öğrenciler olduğu ve bu durumun da birleştirilmiş sınıf sisteminde farklı şubelerin bir arada öğrenim görmesi sebebiyle ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Birleştirilmiş sınıf öğretmenlerinin en fazla karşılaştıkları zorbalık türünün fiziksel ve sözel zorbalık olduğu; zorbalık davranışları ile baş etmede en önemli yolun okul-aile işbirliği ve öğrencilerle daha yakından ilgilenmek olduğu; ayrıca, zorbalık davranışının zorba, mağdur ve tanıkları birçok yönden olumsuz etkilendiğini görülmüştür. Araştırmanın sonuçları değerlendirildiğinde sınıf öğretmeni yetiştirme programlarında birleştirilmiş sınıf konulu derslerin yer alması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Bunun yanı sıra birleştirilmiş sınıf uygulamalarının yaygın olduğu kırsal bölgelerde velilerin, okul yöneticilerinin, öğretmenlerin ve öğrencilerin zorbalıkla ilgili farkındalıklarının arttırılmasının birleştirilmiş sınıflarda karşılaşılan zorbalığı azaltmakta etkili olacağı öngörülmüştür.
Sınıf öğretmenlerinin ilk yardım öz-yeterliklerinin ve ilk yardım bilgi düzeylerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı sınıf öğretmenlerinin ilk yardım öz-yeterliklerinin ve ilk yardım bilgi düzeylerinin ve aralarındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Çalışmanın örneklemini Çankırı il ve ilçelerinde bulunun ilkokullarda görevli sınıf öğretmenleri oluşturmuştur ve çalışmaya toplam 180 sınıf öğretmeni katılmıştır. Çalışmanın amacı doğrultusunda sınıf öğretmenlerinin ilk yardım öz-yeterlilikleri ve ilk yardım bilgi düzeyleri çeşitli demografik değişkenlere göre bağımsız örneklem t-testi, tek-yönlü gruplar-arası varyans analizi ve Kruskal Wallis testleriyle incelenmiştir. İlk yardım bilgi ve ilk yardım öz-yeterlik arasındaki ilişkisi ise korelasyon, çoklu doğrusal regresyon ve hiyerarşik doğrusal regresyon yöntemleriyle analiz edilmiştir. Araştırmanın bulguları katılımcıların ilk yardım öz-yeterliklerinin cinsiyet, yaş ve ilk yardım eğitimi almak açısından farklılaştığını göstermiştir. Katılımcıların ilk yardım bilgi seviyelerinin ise üniversite eğitiminde ilk yardımla ilgili ders alanlar ve almayanlar ile MEB hizmet içi eğitim kursunda ilk yardım eğitimine katılan ve katılmayanlar arasında farklılaştığı tespit edilmiştir. İlişkisel analizlerin sonuçları sınıf öğretmenlerinin ilk yardım öz-yeterlikleri ve ilk yardım bilgi düzeyleri arasında ilişki olduğunu göstermiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre sınıf öğretmenlerine belirli aralıklarla ilk yardım eğitimleri verilmesi, verilen eğitimlerin etkililiğini arttırmak için hem teorik hem de uygulamalı olması gerektiği önerilmiştir.
Kaynaştırma eğitiminde fen öğretimi: Fen bilimleri öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimi algı ve tecrübeleri
Bu araştırmanın amacı fen bilimleri öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimi hakkındaki algı ve tecrübelerini incelemektir. Araştırmanın örneklemini 2021-2022 eğitim öğretim yılında Çankırı ili Merkez ilçesindeki ortaokullarda görev yapan 15 fen bilimleri dersi öğretmeni oluşturmaktadır. Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması yaklaşımı benimsenen mevcut çalışmada, veri toplama yöntemi olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Elde edilen veriler ise betimsel veri analizi yöntemiyle incelenmiştir. Katılımcıların kaynaştırma eğitimiyle ilgili algıları; kaynaştırma eğitiminin tanımı, kaynaştırma eğitiminin avantaj/dezavantajları ve kaynaştırma eğitimi için öğretmenlerin sahip olması gereken yeterlikler temaları altında incelenmiştir. Bununla birlikte, katılımcıların kaynaştırma eğitimi tecrübeleri ise okullarında uygulanan kaynaştırma eğitimi, kaynaştırma öğrencilerinin fen bilimleri dersine katılımı, kaynaştırma eğitiminde fen bilimleri dersi öğretimi ve kaynaştırma öğrencilerine yönelik ders planlarının hazırlanması temaları altında incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda kaynaştırma eğitiminin tanımı için üç kategori ve on sekiz kod; kaynaştırma eğitiminin avantaj/dezavantajlarına yönelik dört kategori ve otuz kod; ve kaynaştırma eğitimi için öğretmenlerin sahip olması gereken yeterlikler için üç kategori ve yedi kod belirlenmiştir. Ayrıca fen bilimleri dersi öğretmenlerinin okullarında uygulanan kaynaştırma eğitimine yönelik üç kategori ve on üç kod; kaynaştırma öğrencilerinin fen bilimleri dersine katılımına yönelik üç kategori ve beş kod; kaynaştırma eğitiminde fen bilimleri dersi öğretimi için dört alt tema, on iki kategori ve elli beş kod; kaynaştırma öğrencilerine yönelik ders planlarının hazırlanmasıyla ilgili beş kategori, yirmi üç kod ve on yedi alt kod belirlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular doğrultusunda uygulamaya ve ileri çalışmalara yönelik öneriler sunulmuştur.
Ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin sınıf iklimi algıları ile öğrenme stillerinin çeşitli değişkenler aracılığı ile incelenmesi
Bu araştırmanın amacı ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin sınıf iklimi algıları ve öğrenme stillerini incelemektir. Çalışmanın örneklemini Çankırı il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören 353 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmanın katılımcıları belirlenirken küme örnekleme ve seçkisiz örnekleme yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmanın veri toplama araçları olarak; Kişisel Bilgi Formu, Sınıf İklimi Ölçeği ve Grasha-Riechmann Öğrenme Stili Envanteri kullanılmış, elde edilen verilerin analizi SPSS 22 ve Lisrel 8.80 paket programlarıyla yapılmıştır. Yapılan analizler öğrencilerin sınıf iklimi algıları içinde en çok sınıflarındaki kuralların açıklığı ile, en az ise düzen ve organizasyon yapısı ile ilgili fikir birliğine sahip olduklarını göstermiştir. Öğrenme stilleri incelendiğinde ise öğrenciler arasında en fazla bağımlı, en az ise kaçınan öğrenme stiline rastlanılmıştır. Öğrencilerin sınıf iklimi algılarının demografik bilgilerine göre karşılaştırılması cinsiyete, baba çalışma durumuna, anne ve baba eğitim düzeyine, çalışma odasına sahip olma durumuna, internete bağlanabilecek cihaz ve bağlantı sahibi olma durumuna göre algılarında farklılıklar olduğunu göstermiştir. Öğrenme stillerinin demografik bilgilerine göre karşılaştırılmasında ise cinsiyete, baba eğitim düzeyine, çalışma odasına ve internet bağlantısına sahip olma durumuna göre öğrencilerin öğrenme stillerinde farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca yapılan korelasyon analizleri öğrencilerin sınıf iklimi algısı ve öğrenme stillerinin birbirleriyle, aynı zamanda ders başarıları ve sınıf mevcutlarıyla da ilişkili olduklarını göstermiştir.