Theses supervised by Dr. Öğr. Üyesi İbrahim Bakır

10 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye Yapboz Müzesi önerisi

Yapboz en yaygın kullanım alanı itibariyle bir oyun aracıdır. Oynanma prensibi itibariyle dil bariyerinden etkilenmeyen, dünya çapında çok tutulan, her eve muhtemelen en az bir kez girmiş bir oyundur. Böylece bir yapboz müzesi kent halkına ve turistlere yapbozla ilgili bugüne kadar edinilen bilgileri ve dünyanın her yerinden örnekleri sergileyerek eğitici ve eğlendirici işlevlerini yerine getirecek, topluma hizmet edecek bir kurum olacaktır. Çalışmada öncelikle müze, hobi, yapboz gibi kavramlar açıklanmıştır. Müzecilik tarihiyle ve çağdaş sergilemeyle ilgili bilgilerden sonra yapbozun tarihi ve ülkemizde yapbozla ilgili önemli bilgiler verilmiştir ve yapbozun, bir oyun olmanın yanında eğitici bir araç, bir terapi yöntemi, güçlü bir sembol, sosyal ilişkiler kurulmasında çok başarılı bir katalizör ve ciddi bir hobi olması gibi çeşitli yönleri incelenmiştir. Ardından yapbozun kendisi ve yapbozla ilgili her şey her yönüyle incelenmiştir ve dünyadaki yapboz müzesi benzeri kurumlarla ilgili bilgiler verilmiştir. Çalışmada yapbozun tarihini ve gelişimini inceleyerek, yapboz örneklerini edinen, inceleyen ve muhafaza eden, geçmişten günümüze kadar uzanan yapboz örneklerini sergileyen böylece ziyaretçilere hem bilgi verip hem de iyi vakit geçirterek topluma hizmet etmeyi amaçlayan bir kurum olmak üzere Türkiye Yapboz Müzesi önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Yapboz, Müze

BulmacalarMüzelerOyunlar
Demet Tekinay
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yurt kavramının Yörük kültüründe yere dönüşmesi: Serik Yörükleri örneği

Sınırsız boşluk, mimarlığın varlığı ile birlikte insanlar için elverişli hale gelmiştir. Bu durum boşluğun mimarlık aracılığı ile insanlar için fiziksel olarak tanımlanmasıyla mümkündür. Tanımlanan mekân, insanların sürekli olarak etkileşime girebilecekleri ve varlıkları ile bütünleşebilecek bir hacmi açığa çıkarmaktadır. Bütünleşen yapısı ile mekân, insanlar için fiziksel bir alanı belirtirken bu alanın sınırları insanlar tarafından duyular aracılığı ile algılanan değişken bir yapıyı tanımlamaktadır. Algılanan çevre üzerindeki yaşam ve deneyimlerin ifadesi olan mekân, yer kavramının tanımını başlatmaktadır. Yer, karşılık olarak fiziksel bir lokasyonu belirtmekle birlikte yapılı bir çevrenin ötesinde farklı bir şekilde zihindeki soyut bir tanımı da içermektedir. Yer olma, mekânın fiziksel bir çevre oluşturmasından farklı olarak insanın deviniminde duyular yardımıyla algılanarak anlam ifade etmektedir. Mekânın algısal boyutu insan için bulunduğu yer ile bağını kuvvetlendirmektedir. Bağ, mekân ve insan etkileşiminde kültürel yapı ile kimlikli bir yeri oluşturmaktadır. Modernleşmenin getirmiş olduğu yok-yer kavramı, yapılı bir çevrede gelip geçilen ve anlam ifade etmeyen alanları temsil ederken inşa edilen bir mekânın yer olması için fiziksel çevrenin yeterli olmadığının göstergesidir. Bu çerçevede mekân, iskân edilmek üzere insan yaşamı ile bütünleşerek yer tanımını kuvvetlendirmektedir. Yörüklerin tuttukları yurtlarının yere yaklaşımı dikkat çekmektedir. Günümüzde sosyokültürel faaliyetleri çerçevesinde konargöçer yaşam sürmekte olan Yörüklerin yurt yerleşimlerinin mekân kurgusu değerlendirme açısından zengin bir altyapıya sahiptir. Yurt, Yörükler için farklı ölçeklerde mekânları sınırlandırması yanında fiziksel alanın ötesinde soyut olarak zihinde ait olunan bir yeri temsil etmektedir. Konargöçerler yurtlarında kalıcı bir yapıda olmamalarına rağmen yerin ifade edilmesi ve yorumlanması için farklı temeller içermektedir. Çalışmada "Yörüklerin göç ettikleri yerlerin yurdu tanımlaması mı yoksa yaşam ile bütünleşen yurdun bir yer mi olması?" tartışma için önemli bir başlangıçtır. Yer kavramının görüşlere bağlı tanımlanmasının yanında Serik Yörüklerinin yurt yerleşimlerinin yaşam biçimleri, kültürleri ve doğal çevre ile bütününün incelenmesi çalışmanın genel kapsamını oluşturmaktadır. Kültürün dışa vurumu olarak kaşımıza çıkan yurdun kalıcı bir temeli olmamasına rağmen yere bağlılığının insan ve mekân etkileşiminde incelenmesiyle birlikte literatüre dayalı yer kavramı ile ilişkilendirilerek yere olan bakış açısının tanımlanması ve kaybolmaya yüz tutan Yörük kültürünün bilimsel ortama aktarılması hedeflenmektedir.

YerYörükler
Alperen Ak
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İran ve Türkiye geleneksel konut mimarilerinin işlevsellik ve esneklik üzerinden karşılaştırması

ÖZET İRAN VE TÜRKİYE GELENEKSEL KONUT MİMARİLERİNİN İŞLEVSELLİK VE ESNEKLİK ÜZERİNDEN KARŞILAŞTIRMASI Hanieh GOLIRAD Yüksek Lisans, Mimarlık Anabilim Dalı Danışman: Dr. Öğretim Üyesi İbrahim BAKIR Eylül 2022; 106 sayfa Teknolojik ve ekonomik gelişmelere paralel olarak sosyo-kültürel yaşamın hızlı bir şekilde değişmesi, yaşam koşullarının zaman içinde farklılaşması, kullanıcı özelliklerinin çeşitlenmesi, aile kapasitesi değişmesi, konut ile mekânın ve hatta konut içinde gelişen eylemlerin de farklılaşmasına neden olmuştur. İhtiyaçlar arttıkça veya farklılaştıkça, konutun yetersiz kalmaması, değişime uyum sağladığı, sabit kalmaması ve kullanıcı memnuniyetini sağlaması beklenmektedir. Konutun yaşam sürecinde gelişen tüm eylemlere uyum sağlayabilmesi mimarlıkta esneklik ve uyarlanabilirlik kriter çerçevesinde mümkün olmaktadır. Ki bu noktada mekânsal esneklik açısından bu standartların konutlara uyarlanması gerekmektedir. Esneklik genellikle nesneleri değiştirme yeteneği olarak adlandırılmaktadır. Mimari tasarımda, özellikle konut tasarımında "esneklik" terimi, uzun ve karmaşık yaşamlar yaşayan kullanıcıların yeni koşullara, ihtiyaçlara ve uygulamalara uyum sağlamak için insan yapımı mekanların mekânsal esnekliğini ve düzenlenmesini ifade etmektedir. Tüm yapılar, uygulama parametrelerinin büyük ölçüde değiştiği uzun ve karmaşık bir yaşam döngüsüne sahiptir. Genellikle kalıcı siteler üzerine inşa edilirler, ancak diğer binalar eklendikçe veya değiştirildikçe çevreleri sürekli değişmektedir. Çevrenin işlevsel kalıplarını değiştirerek kullanıcıların değişen taleplerine uyum sağlamaya çalışır. Mekansal esneklik, mekanın işlevsel verimliliği dikkate alınmadan tartışılamaz. Esnek mimari, binaları yaşam döngülerindeki değişikliklere kolayca uyum sağlayabilecek şekilde tasarlamak anlamına gelmektedir. Bu tür tasarımlar daha uzun süre kullanılabilir, mekan kullanıcılarının kullanım amacına daha uygundur ve kullanıcının deneyimi ve müdahalesi ile tutarlıdır. Ayrıca daha ekonomik olmak ziyade teknolojik yeniliğin avantajlarından kolayca yararlanır. Ekolojik sürdürülebilirlik esneklik ihtiyacı, sadece elverişli koşullar ve olanaklardan değil, aynı zamanda ekonomik verimlilik ve ihtiyaçlardan da kaynaklanmaktadır. Yoğun bir tarihi birikimden beslenen ve güçlü bir kültürel zenginliğin ürünü olan İran ve Türkiye konut mimarisinde, esneklik kavramı kapsamında yapılan tüm araştırmalarda her iki ülkede geleneksel Türk ve İran konutu bu açıdan büyük önem taşımaktadır. Geleneksel konutlar kullanıcı ihtiyaçları, çevresel faktörler, coğrafi ve iklimsel veri, ekonomik ve politik koşullar gibi pek çok faktör çerçevesinde şekillenmektedir. Geleneksel konutlar barınma temel gereksinimini karşılarken fonksiyonel ve estetik mekanların oluşumu ile geliştirilmektedir. Kullanıcıların yaşam biçimleri, alışkanlıkları ve tercihleri, konut tasarımında işlevin ve estetiğin kullanıcı ihtiyaçlarını göz önüne alarak oluşturulması geleneksel konutların belirgin özelliklerinden olarak bilinmektedir. ii Medeniyetlerin beşiği olan İran ve Anadolu, değişik coğrafi koşulları, özgün kültürel çevreleri ve yarattıkları eserler ile, bölgelerin mimarisinde özel bir yere sahip olmuşlardır. Doğal şartlar ile kültürel birikimler çizgisinde gerçekleşen geleneksel konut mimarisi, yaşayanların tüm gereksinimlerini yanıtlamak amacıyla geliştirilerek yüzyıllar boyunca hayatına devam edebilmiştir. İki bölgenin birbirine yakın sosyo-kültürel yapıları , komşuluk ve yakın iklimsel özellikleri nedeniyle, çalışma kapsamında karşılaştırılmalı yöntem kullanılmış olup ayrıntılı bir tarihsel, betimsel-analitik yöntem kullanılarak makaleler ve geçerli belgesel çalışmaların kuramsal yaklaşım ve içerik analizi metod ile iki ülkenin çeşitli yörelerinden seçilen tescili geleneksel Türk ve İran örnek konut mimarlığın iç ve dış mekânsal organizasyonu planlar üzerinde esneklik performansı incelenmesi ve iki ülkenin bu konuda ortak ve değişken özelliklerin ortaya konulması tezin amacı olarak belirlenmektedir. Çalışmada seçilen geleneksel konut örneklerde mekânsal organizasyon açısından, esnekliğin sadece planlar üzerinde, mekanların gelişebilme ve büyüyebilmesi ya da mekanların özelleştirilmesi ve birden fazla fonksiyona cevap verebilme kabiliyeti çerçeve içeresinde incelenmektedir. Tez kapsamında yapılan incelenmeler sonucunda her iki ülkedeki geleneksel konut örneklerin plan araştırmalarında en çok öne çıkan sonuç, planların mekan organizasyon açısından mekan için belirli bir kullanım tanımlamaktan kaçınmalarıdır. Modern anlamda plana belirli bir işlev yüklenmesi yapılmamaktadır. İki ülkede de tasarım sürecinde planın tasarımında gelişme yeteneğinin göz önünde bulundurulması ve yukarıda da bahsedildiği gibi her mekan için olası değişiklikleri önceden tahmin etmek, mekanı daha esnek hale getirmeye yardımcı olabilir, ki bu özellik araştırmada yapılan değerlendirilmeler sonucunda, her iki ülke arasında konut esnek tasarım üzerinde orta özellik olarak tanımlamaktadır. Türkiye'nin doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde geleneksel konutların plan aşaması açısından büyük benzerlikler gösterdiği, ancak batıya doğru gidildikçe iç Anadolu'dan Ege bölgelerine doğru kaydıkça hala geleneksel konutların iç mekan düzeltmesinde her hangi bir değişiklik gözlenmediği, yer düzeninin daha çök kullanıldığı tespitin yana, konutların mekan organizasyon değiştiği sonucuna varılmıştır. Diğer yandan İran ise soğuk ve sıcak iklimi, merkezi ve batı yöresinde yer alan geleneksel konutların birbirine yakın sosyo-kültürel yapılara sahip olan yerler ve iklim bölgeleri tespit edilmiştir. Bu yapıların özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu'da Mardin, Diyarbakır ve Şanlıurfa, İran'da ise İsfahan, Kaşan, Kirman ve Yazd gibi kentlerde konut örneklerin genel karakteristiğinin ve plan üzerinden mekânsal olarak esneklik açısından ortak özelliklere rastlanmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Esneklik, İran geleneksel konut mimarisi, İşlevsellik, Türkiye geleneksel konut mimarisi JÜRİ: Dr. Öğretim Üyesi İbrahim BAKIR Doç. Dr. Seda ŞİMŞEK TOLACI Dr. Öğretim Üyesi Serkan KILIÇ

EsneklikGeleneksel konut mimarisiTürk mimarisi+2
Hanıeh Golırad
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
11
Master'sOpen AccessTR

Mimari tasarımda dijital ortamın forma etkisi

Bu çalışmanın genel amacı, mimari formun dijital tasarım ortamlarının etkisiyle ve dijital ortam olanaklarıyla, geleneksel ortamlardan ne tarafa yöneldiğini ve değiştiğini araştırmaktır. Gelişen teknolojinin etkisindeki mimarlığın önemli öğelerinden biri olan form kavramının, tasarım süreci, teknoloji, malzeme, mekân ve estetik gibi öğeleriyle birlikte, dijitalleşmeden sonraki aşamalarını açarak, değişimi ve gelişimi üzerinde durulmaktadır. Tasarım, literatürde bir problem çözme etkinliği olarak tanımlanmaktadır. Bu çözümlere ulaşırken tasarım farklı aşamalardan geçer. Tasarım süreci son ürünün niteliğini belirlemesiyle önem göstermektedir. Tasarım sürecini ve son ürünün niteliğini tasarım oluştururken kullanılan araçlar da etkilemektedir. Geleneksel tasarım ortamlarında karşılaşılan sorunlar nedeniyle teknolojinin gelişmesi mimarları dijital tasarım ortamı araçlarını kullanmaya yöneltmiştir. Bu araçlar tasarım sürecini doğrudan etkilemektedir. Teknolojiyle birlikte geleneksel tasarım ortamlarının yerine dijital tasarım ortamları almaya başlamış ve mimarların tasarım üretme ortamlarının sayısı artmış ve farklılaşmıştır. Dijital tasarım ortamları mimarlara tasarımlarında yeni bakış açıları getirdiği bilinmektedir. Geleneksel tasarım ile dijital tasarım süreçleri kullanılan araçlar ile kurulan işbirliğinden dolayı birbirinden farklılık göstermektedir. Örneğin; dijital tasarımda binanın performansını ve doğaya verdiği tepkiyi simüle edilebilir, sanal olarak mekanlar deneyimlenebilir veya çok sayıda alternatif üretilebilir. Böylelikle tasarım, aynı anda gelişen tüm aşamaları kapsayan bir ortam haline gelmiştir. Çünkü tasarım ürünün niteliğini tasarım süreci ve ortamları de etkilemektedir. Tasarım aşamasında kullanılan sistemler üretimde de kolaylıklar sağladığı bilinmektedir. Tasarım aşamasında dijital tasarım ortamlarının sağladığı avantajlar tasarımcıya, tasarımcının aklına gelebilecek tüm öklid dışı geometrinin oluşturulabildiği, formun dinamikleştiği ve esnekleştiği alternatifleri sunmuştur. Elde edilen son tasarım ürününün formunun şekillenmesinde tasarım sürecinde geleneksel veya dijital tasarım ortamlarının etkisi önem göstermektedir. Geleneksel tasarım ortamlarına göre yeni bir zemin sunan dijital tasarım ortamlarının mimari forma etkisini anlamak için iki ortamı da mesleki hayatında deneyimleyen Antalya ilinde büro tescili olan 40 mimar ile anket çalışması yapılmıştır. Mimarın dijital tasarım ortamlarını kullanılmadığı dönemlerde geleneksel tasarım ortamlarının kullanılması ve daha sonra dijital tasarım ortamlarını kullanmaya başlaması karşılaştırmalı değerlendirme açısından önem göstermektedir. Yapılan anket verilerini değerlendirmek için IBM SPSS 26 veri analizi programından yararlanılmıştır. Analiz sonuçlarıyla grafikler elde edilmiştir. Bu grafikler değerlendirme için bir alt yapı oluşturmuştur. Elde edilen veriler sonucunda dijital tasarım ortamının ağırlıklı olarak 0-10 yıl mesleki tecrübeye sahip mimarların kullandığı, bu mimarların tasarım düşüncelerini geleneksel tasarım ortamına aktarmada yavaş olduklarını belirtmelerine rağmen irrasyonel form üretiminde dijital tasarım ortamından daha çok geleneksel tasarım ortamı kullandıkları, yine form oluşturma aşamasında dijital tasarım ortam kullanımının az olduğu anlaşılmıştır. 20 yıl ve üstü mesleki tecrübeye sahip mimarların ise günümüz koşullarında dijital tasarım ortamına ihtiyaç duydukları ve bu ihtiyacı kendi elemanlarından veya dışarıdan hizmet alarak giderdikleri görülmektedir. 10 yıl ve üstü mesleki tecrübeye sahip mimarların ise tasarımlarında nadiren irrasyonel formlar tercih ettikleri ve bunların üretiminde dijital tasarım ortamı tercih edebildikleri görülmektedir.

Ali Yağdıran
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarihi çevrede yeni yapı, ek yapı tasarımına yönelik kararlarda koruma amaçlı uygulama imar planlarının etkisi, side kentsel ve 3. derece arkeolojik sit alanı örneği

Toplum ihtiyaçlarının zamanla değişmesiyle, geçmiş toplumların yaşam biçimlerinin, çağdaş yaşam koşullarına ayak uyduramamasına ve tarihi çevrelerin değişime uğramasına neden olmaktadır. Bu değişimin sağlıklı bir şekilde gerçekleşmesi ise doğru yaklaşım ve koruma bilinciyle olmaktadır. Bu çalışma, tarihi çevrede yeni yapı tasarımı yaparken, tarihi çevrelerin sahip olduğu kentsel kimliklerini koruyabilmesi ve gelecek nesillere doğru aktarabilmesi konusuna dikkat çekmektedir. Bu amaçla öncelikle araştırmanın temel konu alanını oluşturan bileşenlerin tanımlandığı kuramsal ve kavramsal alt yapı sunulmaktadır. Bu bölümde tarihi çevre ve koruma kavramları tanımlanmış, korumanın nedenleri ve tarihi çevre korumada yaşanan sorunlar araştırılmıştır. Ardından tarihsel süreçte koruma kuramının Avrupa'da ve Ülkemizde gelişimi incelenmiştir. Araştırmanın diğer bölümünde tarihi çevrede yeni yapı tasarımı kavramı tanımlanmıştır. Tarihi çevrede yeni yapı tasarımı konusundaki ihtiyaçlar üzerinde durulmuştur. Yasal yaklaşımlar ve evrensel kararlar öncelikle Avrupa ölçeğinde daha sonra ülkemizde incelenmiştir. Devamında tarihi çevrede yeni yapı tasarımındaki tasarım yaklaşımlarının nasıl olması konusunda farklı görüşleri savunan mimarlar ve düşünürlerin fikirleri üzerinden genellemeler yapılmıştır. Son olarak araştırma alanı olarak seçilen Side Kentsel ve 3. Derece Arkeolojik Sit Alanında yeni yapılaşma dokusu planlama hükümleri bağlamında değerlendirilmiştir.

Kentsel korumaKentsel koruma alanlarıKentsel planlama+6
Elif Karayılmaz
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir kriterlerinin iç mekan tasarımdaki etkileri, konutlar üzerinden irdelenmesi ve incelenmesi

Günümüzde Türkiye'de kentsel dönüşüm projeleri kapsamında yeni yerleşim alanları olarak inşaata açılmış ve bu alanlarda birçok konutlar tasarlanmıştır. İnşa edilen konutların bazıları, sürdürülebilirlik kavramına dikkat çekerek akıllı ev ve enerji tasarruflu olarak tasarlanmış olsa da maliyetlerdeki artışlar nedeniyle oldukça az sayıda kalmışlardır. Yapılan inşaatların çoğunda projelendirme aşaması düşük tutularak çoğunlukla hızlı ve standartlaşmış belli bir iç mekan şablonuna uygun yapılar yapıldığı gözlenmiştir. Bu yaklaşım enerji ve kaynak tüketiminin ve çevreye karşı olumsuz etkisinin artmasına neden olmuştur. Ayrıca konutların kullanıcılarını hem konfor hem de iç mekan organizasyonu olarak tatmin etmediği görülmektedir. Bu nedenle Türkiye'de sürdürülebilir kriterlerine uygun konutların az sayıda olması varsayımından yola çıkarak; konutlarda sürdürülebilir kavramının iç mekân tasarımındaki etkileri hakkında detaylı bilgi verilmesi ve sürdürülebilir iç mekân tasarımının konutlardaki etkileri incelenmiştir. Sürdürülebilir konut yapıları sosyal, kültürel, ekonomik ve çevresel sürdürülebilirlik ana başlıkları altında gruplandırılmıştır. Bütün kavramlar birbirini etkilemekte ve çevresel veriler altında toplanmaktadır. Çevresel veriler bütün kategorileri kapsadığı gibi sınırlarını da belirlemektedir. Belirtilen 4 ana başlık içinde toplam 9 alt kategori bulunmaktadır. Bunlar konut üretiminde, sahiplendirilmesinde ve kullanımında; uyumlu ilişkiler, finansal kapasite ve çevresel sürdürülebilirlik koşullarını sağlayan konut yapılarında sosyal ön koşulların sağlanması, konut kullanımında çevre dostu teknolojiler, ekolojik etkiler, konut kalitesi ve son olarak bulunduğu bölgenin kültürel özelliklerini taşıdığı için konut mirasını korunmasıdır. Konut iç mekanları ile ilgili yapılan incelemeler ve sürdürülebilir iç mekan tasarım kriterleri belirlenmiştir ve bu kriterlere dayalı akademik çalışmalar; dünyada, konu üzerine çalışan birçok hükümet ve yerel yönetimlerde yayınlanmış belgelerden de yararlanıp nitel araştırma yöntemine uygun şekilde detaylı olarak irdelenip incelenmiştir.

Altın Yarnıa
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Balbey kentsel sit alanındaki mekansal değişimlerin planlama çalışmaları üzerinden değerlendirilmesi

Tarihi çevreler; korunması gerekliliği kanunlarla belirtilmiş olan, devirlerinin duygu, düşünce, sosyal yaşam ve birikimlerini bugüne aktarmaları bakımından önem arz eden alanlardır. Bu alanların korunmasının en önemli aracı planlama, planlama çalışmalarının bu alanlardaki en önemli aracı ise koruma planlama çalışmalarıdır. Bu çalışmanın amacı; Antalya'nın Muratpaşa İlçesi'nde bulunan, 29.01.1992 tarihinde, 1300 Sayılı Antalya Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Kararı ile Kentsel Sit Alanı ve Etkileşim Geçiş Alanı sınırları belirlenen Balbey Mahallesi'nde ki planlama çalışmaları incelenerek, bu çalışmalardaki yapılaşma kararlarının korunması gereken doku ve kültür varlıkları üzerindeki etkilerinin ortaya konulmasıdır. Bu amaca yönelik olarak, çalışma alanı için yapılmış olan planlama çalışmaları kronolojik olarak ele alınmış, alan ve tek yapı ölçeğindeki yapılaşma kararları belirli parametreler kapsamında incelenmiştir. Planlamaya dayalı olarak çalışma alanındaki mekânsal değişimlerin incelenmesi sonucu; günümüzde Kentsel Sit Alanı'nda bulunan bölgenin özgün kat yüksekliklerinin, fonksiyonel yapısının ve organik dokusunun plan kararları ile büyük oranda korunduğu görülmüştür. Ancak alanın çeperinde bulunan Etkileşim Geçiş Bölgesinde; plan kararlarında verilen yüksek katlı ve yüksek emsal değerli ticari blok yapılaşma kararları sonucu, günümüzde 5-6 katlı blok yapılaşmalar olduğu ve bu yapılaşmaların içeride kalan kentsel sit alanını niteliksizleştirdiği, yani planlama çalışmalarından beklenilen sonuçların sağlanamadığı anlaşılmıştır. Tek yapı ölçekli mekânsal değişimlerin ele alındığı tescilli sivil mimarlık örneklerindeki mekansal değişimlerin incelenmesi sonucu; yapıların %29 'unun plan şemasının bozularak cephe elemanlarının korunduğu, %16'sının yapılan müdahalelerle plan ve cephe özelliklerinin büyük oranda bozulduğu, %3'ünün plan kararlarına uygun olarak kurul kararı ile müdahale gördüğü ve %3'ünün kurul kararı ile yıkıldığı, %4'ünün diğer sebeplerle yıkıldığı, %3'ünün atıl ve bakımsız durumda olduğu, %5'inin hiçbir müdahale görmeyerek özgün plan ve cephe özelliklerinin korunduğu tespit edilmiştir.

Halenur Çetinkaya
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı fonksiyonlar ile birlikte kullanılan cami yapılarının antalya genelinde incelenmesi

İnsanlık tarihinin her döneminde din yaşamın ayrılmaz bir parçası olmuştur ve kutsal yerler, insan yaşamı ile ilahi yaşam arasında somut, elle tutulabilir bir bağlantı sağlamaktadır. Camiler de İslamiyet'in başlangıcından beri inşası teşvik edilen kutsal yapılardır. Şehirlerin oluşumuna katkısı büyük olan camiler, Müslüman toplumlar için hayatın merkezinde yer almıştır. Zamanla camilere yüklenen işlevlerin azalması ve gördüğü fonksiyonların müstakil binalara ayrılması camilerin salt birer ibadet yapısına dönüşmesine yol açmıştır. Ancak son dönemlerde uygulanan dini politikalar, camilerin tekrar gündelik yaşama olan katkısının arttırılmasına yöneliktir. İşlevleri yaptırana göre değişiklik gösteren kent ölçekli ve mahalle ölçekli camiler olarak gruplandırdığımız camilerin sayısı, Diyanet İşleri Başkanlığı'ndan alınan verilere göre her yıl bin adet daha artmaktadır. Diğer yapı tiplerinde inşaat konusunda yasal bir düzenleme bulunmasına rağmen cami yapılması hakkında yasal bir düzenlemenin olmaması camileri düzensiz, kuralsız bir yapı türü haline getirmiştir. Plan çalışmalarında ve yönetmeliklerde bulunan eksikliklerin net bir şekilde ortaya konulmamasından dolayı cami yapılarının kullanımı üzerine farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada, camilerin erken dönem İslam toplumlarından itibaren nasıl kullanıldığı ve Türklerin İslamiyet'le birlikte Anadolu'da kurduğu şehirlerden günümüze kadar cami kullanımındaki değişikliklerin tarihsel gelişimi incelenmiş, geçmişten günümüze camilerin giderlerinin nasıl karşılandığına dair incelemeler yapılmış, camilerin maddi kaynaklar bulmak adına yapıya eklediği ticaret fonksiyonu değerlendirilmiştir. Modern veya geleneksel üslupla yapılmış olduğuna bakılmaksızın, programında yer alan işlevlerle değerlendirilen camilerin imar ve biçimlenişinde ciddi problemler olduğu görülmüştür.

Büşra Selin Kepenek
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kullanım düzeyinin kırsal mimari mirasın korunmasınaetkisinin tespiti: çimi, sarıhacılar, emiraşıklar köyleri (Akseki, Antalya)

Var olduğu çevrenin fiziksel koşulları çerçevesinde şekillenen, onu üreten toplumun kültürel değerlerini barındıran kırsal yerleşim alanları ve bu alanlarda bulunan mimarlık ürünleri korunması, geleceğe aktarılması gereken değer olarak kabul edilmektedir. Bu kültürel değerler günümüzde pek çok koruma sorunları ile karşı karşıya kalmaktadır. Yapılan tez çalışması kullanım düzeyinin kırsal bölgelerde bulunan kültürel varlıkların korunmasına olan etkisini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaçla yapılan çalışma, Antalya İli Akseki İlçesi'ne bağlı Çimi, Sarıhacılar ve Emiraşıklar Köyleri kapsamında yürütülmüştür. Yerleşim alanlarında bulunan yapılar yerinde incelenerek, her bir köy için genel sonuçlara ulaşılmıştır. İlk Çağ'dan günümüze kadar üzerinde var olmuş birçok medeniyetin izlerini taşıyan Akseki, coğrafyanın fiziksel şartları, toplumun gelenek ve görenekleri bağlamında kendi özgün mimari karakterini üretmiştir. Bölgeye özgü bu mimari karakter ile oluşmuş ancak farklı kullanım durumu gösteren Çimi, Sarıhacılar ve Emiraşıklar köyleri çalışma alanı olarak seçilmiştir. Her üç kırsal yerleşim dokusunun ve dokuda bulunan kültür varlıkların günümüzdeki durumu üzerinden analiz çalışmaları yürütülmüştür. Kullanım düzeyinin koruma üzerine etkisi yapılan bu analiz sonuçları bağlamında değerlendirilmiştir. Farklı kullanım düzeyine sahip kırsal yerleşim alanları üzerinden elde edilen değerlendirme verilerine göre; sürekli kullanımın yoğun olduğu Çimi ve dönemsel kullanımın yoğun olduğu Emiraşıklar köylerinde kırsal doku ve yapıların varlığını devam ettirdiği fakat özgün karakterini koruyamadığı, kullanılmayan terk edilmiş Sarıhacılar kırsal yerleşim dokusu ve dokuyu oluşturan yapıların özgün durumunu koruduğu ama fiziksel olarak varlığını sürdüremediği görülmüştür. Kırsal bölgelerde bulunan yerleşim dokuları ve bileşenlerin korunması, sürekliliğinin sağlanması için bu alanların kullanıcılar tarafından kültürel bir değer olarak görülmesi sağlanmalıdır. Sürekli ve dönemsel kullanım durumunda, kırsal bölgelerde bulunan korunması gerekli kültürel varlıklar özgün niteliklerini kaybetmeden günümüz hayatına dahil edilmesi, terk edilmiş, kullanılmayan kırsal doku ve yapılarda yaşamın yeniden kurgulanması gerektiği sonucuna varılmıştır. ANAHTAR KELİMELER: Çimi, Emiraşıklar, Kırsal Kültürel Miras, Koruma, Kullanım Düzeyi, Sarıhacılar

Antalya-AksekiKorumaKırsal yerleşmeler+1
Şerife İncedemir
Akdeniz University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplu konut olarak lojmanların mekânsal özellikleri: Kıbrıs CMC evleri

Çalışma, toplu konut olarak lojmanların oluşum sebeplerini, mekânsal özelliklerini dünyaca bilinen örnekleri ile birlikte ele alarak elde edilen sonuçlar niteliğinde Kıbrıs'ta 1916-1974 yılları arasında faaliyet gösteren CMC (Cyprus Mines Corporation) bakır maden şirketinin adada bir ilk olarak yaptırmış olduğu lojmanları incelenmiştir. Lefke Bölgesi'nde, CMC'nin kurulmasıyla birlikte dört kategoriden oluşan ve ilk kez teraslı olarak üretilen konutların, bölgeye olan olumlu/olumsuz etkileri dikkat çekmektedir. Bu konutların günümüze kadar olan dönüşümleri incelenerek buna etki eden faktörler tespit edilmiştir. Konut ihtiyacının, yaşam şartlarına, ihtiyaçlara, çevresel faktörlere, iklim ve coğrafyaya, kültürel etkenlere göre form değiştirdiği yapılan araştırmaların tümünde görülmektedir. Tüm bu etkenler ile Lefke Bölgesi, CMC evleri özelinde uygun tekniklerle yapılmış olan alan çalışmasında elde edilmiş olan verilerin bir araya gelmesiyle, konutların dönüşümleri ortaya konulmuştur. Yapılan alan çalışması için her kategoriden birkaç örnek ele alınıp analiz edilmiştir ve zaman içerisindeki dönüşümleri göstermek için en belirgin iki örnek seçilmiştir. Araştırma kapsamında, alan çalışmaları yapılmış, röportaj ve fotoğraf çekimleri, röleve çıkarma ve arşiv araştırma teknikleri kullanılmıştır. Anahtar kelimeler: Konut, Mekân, Lojman, Toplu Konut, Kıbrıs, Kıbrıs Maden Şirketi.

KonutKonut politikalarıKonut üretimi+6
Cansu Güç
Akdeniz University · Institute of Fine Arts
2019
00

Other supervisors