Theses supervised by Prof. Dr. Abdullah Kızılcık

12 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Modern fas edebiyatında kısa öykü ve Muhammed Zafzâf'ın "Bâ'i'atu'l-verd" adlı öykü koleksiyonunun tahlili

XIX. yy'dan itibaren sömürge rejimlerinin çeşitli politikalarına sahne olan Fas, 1912-1956 yılları arasında Fransız himayesine girmiştir. Bu dönemde diğer Arap ülkelerinde Arap Rönesans'ı olarak adlandırılan "Nahda Hareketi" başlamışken, Fas'ta ise bu hareketin I. Dünya Savaşı'nın hemen öncesinde başladığı görülmektedir. Diğer Arap ülkelerine kıyasla yaşanan gecikmeden dolayı Fas edebiyatı, uzun bir süre eski kültürün ve klasik Arap edebiyatının etkisinde kalmıştır. İşte bu nedenle de Mağrip ülkelerinden olan modern Cezayir ve Tunus edebiyatında olduğu gibi Fas edebiyatında da kısa öykü ve roman gibi nesir türlerinin oldukça geç bir zamanda ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Bu çalışmada, ilk olarak modern Fas edebiyatında kısa öykü türünün doğuşundan gelişimine kadar geçirmiş olduğu merhalelerden bahsedilmiştir. Ardından Fas kısa öyküsünün en önemli öncülerinden birisi olan Muhammed Zafzâf'ın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri ele alınmıştır. Son olarak da Muhammed Zafzâf'ın Bâ'i'atu'l-Verd adlı kısa öykü koleksiyonu teknik ve tematik açıdan tahlil edilmiştir.

19. yüzyılArap edebiyatıEdebi inceleme+5
Eyüp Bozkurt
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Birleşik Arap Emirlikleri'nde modern kısa öykünün doğuşu ve gelişimi

Körfez ülkelerinde petrolün keşfiyle gelen ekonomik rahatlık, eğitim ve kültür alanlarına etki ederek toplumun gelişmesini sağlamış ve bu durum, edebî çevrenin oluşmasına katkıda bulunmuştur. Tezimizde Körfez ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri ele alınmaktadır. "Birleşik Arap Emirlikleri'nde Modern Kısa Öykünün Doğuşu ve Gelişimi" başlıklı yüksek lisans tezimizde, Birleşik Arap Emirlikleri'nin sosyal, siyasi ve kültürel yapısı ışığında, ülkenin tanık olduğu önemli edebî gelişmeler hakkında bilgi verilmiştir. Akabinde Birleşik Arap Emirlikleri'nde kısa öykünün geçirdiği aşamalara yer verilerek bu alanda öne çıkan kısa öykü yazarları, edebî kişilikleri ve eserleri ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

Arap edebiyatıBirleşik Arap EmirlikleriKısa hikayeler+1
Hümeyra Alibaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Ebu'l-Bekâ el-Kefevî ve el-'Udde 'İnde Kulli Şidde adlı eseri (İnceleme-tahkik)

Çalışmamız, Ebu'l-Bekâ el-Kefevî'nin El-'Udde 'İnde Külli Şidde fî Şerhi Kasîdeti'l-Bürde isimli eserinin tahkikidir. Kefe'de doğduğu, uzun yıllar burada yaşadığı ve aslen de Kefeli olduğu için "Kefevî" nisbesini alan müellif, XVII. yüzyıl Osmanlı döneminde yaşamış Kırım Türk'ü bir âlimdir. İlk olarak Kefe'de müftülük yapmış sonrasında ise çeşitli beldelerin yanında İstanbul'da da kadılık yapmıştır. Bazı kaynaklar müderrislik yaptığından bahsetmiştir. Ebu'l-Bekâ özellikle Hanefî mezhebi olmak üzere fıkıh alanında geniş bilgiye sahipti. Geniş bilgisi sebebiyle kendisine ilmiye teşkilatının en üst mertebesi olan Mevlevi (Molla) kadısı unvanı verilmişti. Bunun yanında Arap dili alanında büyük bir bilgi birikimine sahip olduğu bilinmektedir. Nitekim günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan ve birçok tefsir yazarının başvurduğu bir kavram sözlüğünün sahibidir. Tahkikini yaptığımız bu eserde müellif, Kasîde-i Bürde'yi sözlük, sarf, nahiv, belâgat ve dinî ilimler çerçevesinde sade bir dil ile açıklamaktadır. Yapılan bu çalışmayla eser tanıtılmış, nüshalardaki hatalar düzeltilip eksiklikler tamamlanarak okuyucuya eksiksiz bir metin sunulmaya çalışılmıştır.

17. yüzyılArap edebiyatıArapça+5
Büşra Yıldırım Köksal
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı ilim hayatının gelişmesinde Mısır'ın rolü (1300-1550)

Osmanlı düşünce hayatı İslâm medeniyeti içerisinde uzun bir dönemi kapsar. Bununla beraber bu alan henüz yeterince incelenmiş değildir. Birçok önemli Osmanlı âlimi Kâhire'ye ilim tahsili için seyahat etmişlerdi. Dâvûd el-Kayserî, Molla Fenârî ve Alâuddîn er-Rûmî bu âlimlerden ilk akla gelenlerdir. Erken dönem Osmanlı âlim tipi Râzî mektebine ve Ekberî geleneğe bağlıydı. Naklî ilimlerin ön plana çıktığı Mısır muhitinde Râzî mektebinin kökenlerini bulmak buraya giden Osmanlı ulemâsını anlamak için önemli bir anahtardır. Mısır'da Şeyhûniyye Medrese-Hankâhı Anadolu kökenli âlimlerin toplandığı en önemli mekanların başında geliyordu. Bâbertî ve Mübârekşâh'ın öğrencileri burada Râzî mektebine uygun bir ilmî anlayışta yetiştiler ve bu mektebi Osmanlı'ya getirdiler. Ekberî gelenek dışında erken dönemde Mısır kökenli Zeyniyye tarikatı da âlimler arasında yaygındı. Anadolu kökenli olmayan âlimler içerisinde İbnü'l-Cezerî ve Molla Gürânî gibi meşhur isimler Kâhire'de ders alıp Osmanlı muhitinde etkili olmuşlardı. Yavuz Sultan Selim'in Mısır'ın fethi sonrasında buradan âlimleri ve zanaatkarları İstanbul'a getirmesi modern dönemde taraflı bir tarih anlatısının parçası oldu. Ancak İstanbul'a gelen âlimler burada uzun süre kalmamış, Kanuni döneminde geri dönmüşlerdi.

Fahreddin er-RaziKültür tarihiMemlükler Dönemi+7
Furkan Balahoroğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İsim bahsi üzerinden Arapça ve İbrânice'nin mukayesesi

Arapça ve İbranice, Ortadoğu coğrafyasında ortaya çıkmış iki semavi dinin aktarıcısıdır. Bilindiği gibi Arapça İslam'ın, İbranice Yahudiliğin ilahi mesajını taşıma rolünü üstlenmiştir. Bu iki dil gerek İslam ve Yahudiliğin müntesipleri gerekse bu dinlere intisap etmeyenler tarafından büyük bir ilgiye mazhar olmuştur. Arapça ve İbranicenin taşıdığı dini misyonun dışında da ortak yönleri bulunur. Her iki dil köken bakımından Sami dil ailesi bünyesindedir ve bu dil ailesinin yaşayan önemli dilleri arasındadır. Aynı kökenden geldiği düşünülen diller biçim/yapı açısından benzerlik gösterir. Dolayısıyla Arapça ve İbranice yapı bakımından da benzerdir. Aynı çatı altında bulunan dillerin mukayeseli olarak araştırılıp incelenmesi dilbilimsel açıdan önemli veriler elde etmeye imkan verir. Buradan hareketle bu çalışmada Arapça ve İbranicenin ait olduğu Sami dil ailesi hakkında genel bilgi verilerek araştırmanın temelini oluşturmak hedeflenmiştir. Akabinde her iki dilin tarihi arka planı ele alınmıştır. Çalışmanın ana bölümünde ise söz konusu iki dil morfolojinin alt birimlerinden olan "isim" bahsi çerçevesinde ele alınmış ve mukayese edilmiştir. Ülkemizdeki akademik çalışmalarda kendine yeterince yer bulamayan İbranicenin, Arapça ile olan benzerlik ve farklılıkları isim bahsi üzerinden ortaya konmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Sami Dil Ailesi, Mukayeseli Arapça, Mukayeseli İbranice, İsim

ArapçaDil bilgisi-isimKarşılaştırmalı dil bilgisi+2
Fatma Batkitar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Modern Ürdün romanında İbrahim Nasrallah'ın yeri

Bu çalışmada modern Ürdün edebiyatının roman türünde İbrahim Nasrallah'ın yeri ele alınmıştır. Şair, romancı aynı zamanda fotoğraf sanatçısı olan İbrahim Nasrallah Arap dünyasında en çok okunan roman yazarlarından birisidir. Bir giriş ve üç bölümden oluşan çalışmamızın giriş bölümünde Ürdün'ün siyasal ve kültürel tarihine dair genel bir bilgi verilmiştir.Çalışmamızın birinci bölümünde modern Arap edebiyatı, öncelikle Ürdün'ü çevreleyen bir havzada incelenmiştir. Bu arada Mısır, Suriye, Lübnan ve Filistin'deki edebi faaliyetler özetlenmiştir. İkinci bölümde, Ürdün'de şiir ve nesir alanında yapılan çalışmalar en önemli simalarıyla tek tek ele alınmıştır. Üçüncü bölümde, İbrahim Nasrallah'ın hayatı ele alınmış, eserleri hakkında bilgi verilmiş ve bilhassa romanları etraflıca incelenmiştir. Ayrıca modern Ürdün romanında İbrahim Nasrallah'ın yeri, edebî kişiliği, etkilendiği yazarlar ve aldığı ödüller hakkında bilgi verilmiştir.

Arap edebiyatıModern sanatModernleşme+2
Zehra Gülay Şahan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Proje imam – hatip liselerinde Arapça hazırlık sınıfı öğretim yöntem ve teknikleri

Türkiye'de son yıllarda İmam- Hatip liseleri proje okulu olma yolunda hızlı bir şekilde ilerleme kaydetmiştir. Bu okulların bazılarında Arapça ve İngilizce hazırlık sınıfları bulunmaktadır. Buna binaen bu çalışmada, Arapça hazırlık sınıflarında kullanılan Arapça öğretim yöntem ve tekniklerin neler olduğu tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmamızın birinci bölümünde, Türkiye'deki Arapçanın önemi, Türkiye'de Arapça eğitimi veren kurum ve kuruluşlardaki Arapça eğitimi üzerine bilgiler verilmiştir. İkinci bölümde; Arapça hazırlık sınıfı olan Proje İmam- Hatip liselerinde okuyan öğrencilere ve Arapça öğretmenlerine yönelik anket uygulaması yapılarak bu anketlerin değerlendirilmesi yapılmıştır. Sonuç kısmında ise anket verilerinden elde edilen bilgiler sonuca bağlanarak önerilerde bulunulmuştur. Çalışmamızın amacı, öncelikle Arapça hazırlık sınıflarındaki Arapça öğretim yöntem ve tekniklerin belirlenmesi ve bu yöntem ve tekniklerin öğrencilerin üzerindeki başarı durumunu tespit etmektir. Ayrıca bu çalışmanın Arapça öğretmenlerine yöntem ve teknik seçerken yol göstereceği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Arapça öğretimi, yöntem ve teknikler, Arapça öğretmenleri, Proje İmam-Hatip liseleri, Arapça hazırlık sınıfları

ArapçaHazırlık sınıflarıLiseler+3
Songül İlanlı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
20
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de medya Arapçasının Arap dili eğitimindeki yeri ve uygulama alanları

Günümüzde 22 Arap ülkesinin resmi dili olan ve uluslararası rolünün büyüklüğüne binaen 1974'te Birleşmiş Milletler tarafından altıncı resmi dil olarak kabul edilen Arapça, dünyada önemli bir yere sahiptir. Ülkemizde de özellikle son yıllarda önemi günden güne artış göstermektedir. Bu çalışmanın amacı Arap dünyasının ortak iletişim dili olan medya Arapçasının ülkemizde Arapça öğretimi alanındaki yerini ve uygulama alanlarını ortaya koymaktır. Ayrıca medya Arapçasının karakteristik yapısına ve eğitimde kullanılan yöntemlere dikkat çekmektir. Çalışmada araştırma, anket ve mülakat yöntemleri kullanılmıştır. Eğitimde kullanılan ders kitapları tanıtılarak kullandıkları yöntemler incelenmiştir. Çalışma dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde genel anlamda medya kavramından ve medya organlarının çeşitleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde medya Arapçasının özelliklerinden ve Türkiye'de Arapça eğitimindeki yerinden bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde kullanılan materyaller ve teknikler tespit edilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise medya Arapçası alanında eğitim veren uzman hocalara uygulanan anket çalışmasının sonuçları değerlendirilerek öneriler sunulmuştur.

Arap edebiyatıArapçaDil eğitimi+4
Mahmut Şan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Fadlân (er-Risâle), el-Gırnâtî (Tuhfetu'l Elbâb ve Nuhbetu'l A'câb), İbn Havkal (Sûretu'l Arz) ve İbn Battûta (er-Rihle) Seyahatnamelerinde Türk Figürü

Seyahatnameler, toplumları sosyoloji, ekonomi, psikoloji ve teoloji gibi bilim dalları açısından inceleyen, toplumların geçmiş adetlerini ve geleneklerini nesilden nesile aktaran, edebiyatta hatıra türünün bir alt kolu olarak sayılır. Aynı zamanda oto biyografiyle de ilişkilidir. Seyahatnamelerin en büyük özelliği yazarın seyahat ettiği coğrafyalardaki, olaylardan, toplumların anlayış farklılığından, gelenek ve göreneklerden söz etmesidir. Biz de çalışmamızda 10. ve 14. yüzyıllar arası Türk coğrafyasındaki Türk toplumunun seyahatnamelere konu olan yaşantılarına dair bilgileri, döneme ışık tutan Çin, İran ve Türk tarih kaynaklarıyla karşılaştırmalı olarak ortaya koymaya gayret ettik. Bu bağlamda sırasıyla İbn Fadlân, el-Gırnâtî, İbn Havkal ve İbn Battûta'nın seyahatnamelerindeki Türk figürüyle alakalı bilgi verdik. Giriş bölümünün ardından çalışmamızı üç ana bölüme ayırdık. Birinci bölümde İslam öncesi dönemden Abbasiler döneminin sonuna kadar Türk-Arap ilişkilerinden detaylı bir şekilde bahsettik. Ardından seyahatname kavramından, öneminden ve ilk seyahatname örneklerinden söz ettik. Aynı başlık altında Arap ve Türk Edebiyatındaki seyahatnameleri konu edindik. İkinci bölümde çalışmamızın başlığını oluşturan dört seyahatname yazarının hayatlarını ve eserlerini inceleyerek, son bölümde bu yazarların eserlerinde anlatılan Türk figürünü aktarmaya ve değerlendirmeye çalıştık. Çalışmamız boyunca bilgilerimizi birincil kaynaklardan almaya özen göstererek bu bağlamda birçok kaynaktan yararlanmaya çalıştık. Ayrıca seyahatnamelerde rivayet edilen bir bilgiyi döneme dair yazılmış diğer komşu medeniyetlerin tarih kaynaklarından da kontrol ederek aktarmayı tercih ettik.

ArapçaGeleneklerSeyahatname+5
Ömer Faruk Öztürk
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Abdu'l Kerim el- Kermi Ebû Selmâ' nın hayatı, edebi kişiliği ve şiirlerinin incelenmesi

Bu çalışmada, özgün tarzıyla Filistin şiirinin modernleşmesine büyük katkı sunan ve 1948 yılında İsrail Devletinin kurulmasıyla vatanlarından tehcir edilen Filistinlilerden biri olan Filistinli halk şairi Abdu'l Kerîm el-Kermî- Ebû Selmâ'nın hayatı, edebi kişiliği ve şiirleri ana hatlarıyla incelenmiştir. Halkının ıstırabını ve geri dönüş ümidini şiirlerinde etkili bir biçimde işleyen ve Filistin'e tekrar dönemeyen sürgün şair, 1948 yılında yeni bir tür olarak karşımıza çıkan vatana dönüş edebiyatının öncüsü olarak kabul edilmektedir. Çalışmamızın birinci bölümünde modern Arap şiirini ve modern Filistin şiirini ardından vatana dönüş edebiyatını ana hatlarıyla ele aldık. İkinci bölümde, edebiyat dünyasında Ebû Selmâ lakabıyla tanınan şairin hayatını, edebi kişiliğini, şiirlerinin temel niteliklerini ve edebi özelliklerini inceledik. Üçüncü bölümde ise, Ebû Selmâ'nın yazdığı şiir türlerini inceledik ve şiir örneklerine yer verdik. Bu tezde başta Arapça olmak üzere İngilizce ve Türkçe kaynaklar kullandık. Çalışmamızı hazırlarken, ülkemizdeki kaynakların yetersiz kaldığı noktada Filistin'deki kütüphanelerden istifade ettik ve derlediğimiz verileri bir düzen içerisinde sunmaya gayret ettik. Bu çalışma ile, şair Ebû Selmâ'yı ve öncüsü olduğu vatana dönüş edebiyatını Türk araştırmacılara tanıtmayı hedefledik. Anahtar Kelimeler: Modern Arap Edebiyatı, Modern Filistin Şiiri, Vatana Dönüş Edebiyatı, Göç Edebiyatı, Ebû Selmâ, Nekbe, Geri Dönüş Ümidi, Sürgün.

Arap edebiyatıArap şiiriBiyografi+6
Asiye Merve Türker Barham
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Hazm'a göre gramer-mantık ilişkisi

Bu çalışmada, Zahiri düşüncenin en önemli temsilcisi olarak değerlendirilen İbn Hazm'ın dini düşüncenin doğruluğu ve kesinliği noktasında ortaya koyduğu epistemolojik yaklaşımı ve bunun mantık ile olan ilgisi incelenmeye çalışılmaktadır. Bu epistemolojik yaklaşımın oluşturulmasında önemli belirleyicilerden biri olan dil, bilginin kesinliği anlamında yürütülen tartışmalarda önemli bir teorik araçtır. Dolayısıyla lafızların zahiri anlamlarının temel alınması onların ilk vaz edildikleri hakiki anlamlarını gözetmeyi ve burhani yöntem denilen mantıksal akıl yürütme çerçevesinde hareket etmeyi gerektirmektedir. Dolayısıyla İbn Hazm düşüncesinde mantık, dini düşüncenin kesinliği bağlamında dilin çok anlamlılığa imkân veren sübjektiviteye engel olan bir disiplin olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu bakımdan zahiri düşüncede anlamının nesnelliği arayışı dilin tevkifi olduğu düşüncesinden de hareketle dil ve varlık arasındaki ilişkiyi belli bir yönteme dayandırma çabasıdır. Buna göre İbn Hazm'ın teolojik ilgisi doğrultusunda "beyan mantığı" ve "burhan" kavramları mantık perspektifinde yönlendirici teorik araçlardır.

GramerMantıkİbn Hazm
Dilek Sucu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
10
DoctorateOpen AccessTR

Bağımsızlık sonrası Cezayir'de edebi ve kültürel çevre (1962-2018)

"Bağımsızlık Sonrası Cezayir'de Edebi ve Kültürel Çevre (1962-2016)" başlıklı doktora tezinde bağımsız olmasından XXI. yüzyıla değin modern Cezayir edebiyatının nasıl bir yol izlediği ve hangi aşamalardan geçtiği verilmeye çalışılmıştır. Bunun yanı sıra ülkede 1950'li yıllarda meydana gelen devrim hareketi ile 1962 yılında bağımsızlığın elde edilmesi gibi faktörlerin, 1970'li yıllardaki sosyalist akımın, göç ve kimlik sorunu gibi toplumsal sorunların özellikle de 1990'lı yıllardan sonra İslami kesimin seçimi kazanmasıyla beraber Cezayir'de yaşanan ve "Kara On Yıl" olarak adlandırılan iç savaşın öncelikle toplumsal yaşama neticede edebi hayata nasıl yansıdığını anlatmaya çalıştık.

Arap edebiyatıCezayirEdebi inceleme+4
Turgay Gökgöz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors