Theses supervised by Prof. Dr. Ahmet Kaçar

14 theses · Kastamonu University, Gazi University

Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının denklem kavramının öğretiminde etkisi

Bu araştırmada ilköğretim 6. sınıflarda denklem kavramının, probleme dayalı öğrenme yaklaşımıyla öğretiminin öğrenci başarısı üzerinde etkisinin olup olmadığı incelenmiştir.Araştırma 2009?2010 öğretim yılının ikinci döneminde Kastamonu ili Merkez ilçesinde bulunan Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir ilköğretim okulunun 6/B, 6/C, 6/D ve 6/E sınıflarındaki 83 öğrenci ile yapılmıştır.Araştırmada gerçek deneme modellerinden öntest?sontest kontrol gruplu deneme modeli kullanılmıştır. Kontrol ve deney grupları oluşturulurken çalışma grubu olarak seçilen öğrencilerin 2009?2010 eğitim öğretim yılının 1. döneminde aynı öğretmen tarafından verilmiş matematik dersine ait not ortalamalarına bakılmıştır. Ve yansız atama yöntemiyle deney grubu olarak 6/C ve 6/D sınıflarında bulunan 42 öğrenci, kontrol grubu olarak ise 6/B ve 6/E sınıfında bulunan 41 öğrenci seçilmiştir.Araştırma kapsamında deney grubuna probleme dayalı öğrenme yaklaşımı prensiplerine göre hazırlanan bir öğretim yöntemi, kontrol grubuna ise MEB programında uygulanan (yapılandırmacı, etkinliğe dayalı, kavramsal yaklaşım) geleneksel yaklaşım prensiplerine göre düzenlenen bir öğretim yöntemi eş zamanlı olarak uygulanmıştır. Çalışma, araştırmacı tarafından yapılmış ve 10 ders saati sürmüştür.Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından 20 soruluk bir başarı testi geliştirilmiştir. Çalışmanın son aşamasında kontrol ve deney grubu öğrencilerine eş zamanlı olarak sontest uygulanmış ve elde edilen veriler analiz edilerek bağımsız t- testi sonuçları yorumlanmıştır.Yapılan araştırmada elde edilen sonuçlara göre; probleme dayalı öğrenmenin uygulandığı deney grubu ile geleneksel yöntemin kullanıldığı kontrol grubu arasında uygulama sonrası akademik başarı düzeyleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunmamıştır (t=-,842; p>0,05).

DenklemlerMatematik eğitimiProbleme dayalı öğrenme
Adem Ayvacı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim 7. sınıflarda cebirsel ifadeler ve denklemlerin öğretiminde probleme dayalı öğrenmenin etkisi

Bu çalışmanın amacı ilköğretim 7. sınıflarda probleme dayalı öğrenme yaklaşımının ``Cebirsel ifadeler ve denklemler'' konularının öğretimine etkisini incelemektir. Araştırmanın modeli, ön test-son test kontrol gruplu deneme modelidir. Araştırmanın çalışma grubunu 2009-2010 öğretim yılında, Kastamonu İli, Devrekani İlçesine bağlı bir ilköğretim okulunda 7. sınıfa devam eden 46 öğrenci oluşturmaktadır. Deney ve kontrol gruplarında eşit sayıda öğrenci bulunmaktadır. Deney grubuna probleme dayalı öğrenme modeline uygun, kontrol grubuna ise geleneksel yaklaşıma uygun ders işlenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel yöntemler kullanılmıştır. Her iki konu için hazırlanan 30'ar soruluk iki ön test SPSS 15.0 paket programında değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonucunda öğrencilerin oluşturdukları grupların kendilerini, öğretmeni ve PDÖ sürecini değerlendirmelerine yönelik formlar dağıtılmıştır. Araştırmanın sonucunda deney ve kontrol gruplarının son test başarılarında anlamlı bir farklılık görülmemiştir. Ayrıca süreç sonunda öğrencilerin matematik dersine katılımlarının olumlu yönde arttığı gözlemlenmiştir. Öğrenciler, düşüncelerini değerlendirme formlarında ifade ederek süreci değerlendirmişlerdir.Anahtar Kelimeler: Cebirsel ifadeler, denklemler, probleme dayalı öğrenme.

CebirDenklemlerProbleme dayalı öğrenme
Mehtap Eski
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Probleme dayalı öğrenme yaklaşımının ilköğretim 7. sınıflarda çevre ve alan kavramı öğretiminde öğrenci başarısına etkisi

Son yıllarda bilimde yaşanan yenilikler günlük hayata hızlı bir şekilde yansımakta ve dünyanın sosyal düzenini değiştirmektedir. Bireylerin bu değişime uyum sağlamaları yaşam kaliteleri ve toplumsal düzen bakımından önem taşımaktadır. Değişimin sürekliliği çağımızın insanlarında aranılan nitelikleri (belirli kalıplara bağlı kalmayan, esnek düşünme becerilerine sahip vb.) etkilemektedir. Bu niteliklerin kazandırılması için eğitim programları gözden geçirilerek ele alınan bilgi, beceri ve öğretim yöntemlerinde değişiklikler yapılmaktadır.Ülkemizde 2005-2006 eğitim-öğretim yılından bu yana yapılandırmacılık yaklaşımına göre düzenlenen ders programları uygulanmaktadır. Yapılandırmacılık farklı öğrenme stratejilerini içermektedir. Bunlardan biri olan ?Probleme Dayalı Öğrenme? öğrencilerin merakını uyandıracak problemler etrafında öğrenme etkinliklerini oluşturur. Probleme Dayalı Öğrenme, öğrencilerin problemin çözümünü farklı stratejiler ve beceriler kullanarak ulaşmasını ve böylece çağın gereksinimlerine uygun niteliklere sahip olmasını hedeflemektedir.Bu araştırma ile ilköğretim 7. sınıf matematik dersinde ?alan ve çevre? kavramı öğretiminde Probleme Dayalı Öğrenmenin öğrencilerin akademik başarısına ve geometriye yönelik tutumlarına etkisini belirlemek amaçlanmıştır.Araştırmada ön-test, son-test deney kontrol gruplu deneysel araştırma modeli kullanılmıştır. Araştırma, 2009-2010 öğretim yılı 7. sınıfta öğrenim gören 47 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. 7. sınıf matematik programında yer alan ?Dörtgenlerde Alan ve Çevre? ünitesi 23 öğrenciden oluşan kontrol grubunda Geleneksel Öğretim Yaklaşımı, 24 öğrenciden oluşan deney grubunda ise Probleme Dayalı Öğrenme yaklaşımıyla işlenmiştir. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yaklaşımları benimsenmiştir. Yapılandırmacı ve probleme dayalı bir ders modeli geliştirilerek öğrencilerin alan ve çevre konusunda işlemsel ve kavramsal anlamalarını, problem çözme becerilerini ve matematiğe yönelik tutumlarını geliştirilmesi amaçlamıştır. PDÖ' nün etkisi, hazırlanan ders modelinin sonunda öğrencilere uygulanan başarı testi ve tutum ölçeğinin sonuçları ile irdelenmiştir. Araştırma verileri, Geometri Başarı Testi ve Geometriye Karşı Tutum Ölçeği ile toplanmıştır.Elde edilen nicel veriler SPSS 11.5 paket programı ile çözümlenmiştir ve verilerin analizinde Aritmetik Ortalama, Standart Sapma, Varyans Analizi, t-Testi kullanılmıştır.Verilerin analizinden elde edilen sonuçlara göre, uygulanan iki yaklaşımın arasında akademik başarıda ve geometriye yönelik tutumda istatistiksel olarak anlamlı farklılık olmadığı görülmüştür. Ancak deney grubu üzerinde elde edilen izlenimler ve nitel veriler Probleme Dayalı Öğrenmenin katkılarıyla ilgili olumlu yorumlara olanak sağlamıştır.

GeometriProbleme dayalı öğrenmeTutumlar+1
Gülnur Özdil
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Çokgenler konusunun ilköğretim 7. sınıf öğrencilerine vee diyagramları ve zihin haritaları kullanılarak öğretimi

Bu çalışmanın amacı İlköğretim yedinci sınıf matematik dersi kapsamındaki ?Çokgenler? konusunun Vee diyagramları ve Zihin haritaları kullanılarak öğretiminin öğrenci başarısına ve bilgilerin kalıcılığına etkisini araştırmaktır. Çalışmada ön test son test kontrol gruplu desen uygulanmıştır.Çalışma 2010?2011 eğitim öğretim yılında 39 7. sınıf öğrencisi arasından yansız atama ile belirlenmiş iki grupta gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda Çokgenler konusu Vee diyagramları ve Zihin haritaları kullanılarak, kontrol grubunda ise aynı konu geleneksel yöntem (7. sınıf ders kitabındaki müfredata uygun) ile işlenmiştir.Çalışmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından 35 soruluk bir başarı testi geliştirilmiştir. Çalışma öncesi yapılan pilot uygulama sonuçlarına ve uzman görüşlerine dayanılarak soru sayısı 25'e indirilmiştir.Öğretimin sonunda her iki gruba da son test uygulanmış olup, grupların ön test- son test puanları arasındaki ilişki tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi ile belirlenmiştir. Süreç sonunda deney grubu öğrencilerinin Zihin haritalama ve Vee diyagramlama tekniklerine yönelik görüşleri belirlenmeye çalışılmıştır. Uygulamadan 40 gün sonra deney ve kontrol grubuna ön ? son test sorularını içeren bir kalıcılık testi uygulanmıştır. Kalıcılık testi puanları arasındaki ilişkiye tekrarlı ölçümler için iki faktörlü ANOVA testi bakılmıştır.Ön test sonuçlarına göre gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmamasına rağmen (p>0,05), son test sonuçları deney grubu lehine, gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir (p<0,01 ). Kalıcılık için yapılan testin sonuçları gruplar arasında anlamlı bir farklılığın olduğunu göstermiştir(p<0,05 ). Çalışmadan elde edilen sonuçlar, Zihin haritalama ve Vee diyagramlama tekniklerinin, geleneksel öğretime göre daha etkili olduğunu ve ayrıca kalıcılığa da etkisi olduğunu göstermiştir.

KalıcılıkVee diyagramı
Gülhan Yılmaz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

7. sınıf öğrencilerinin birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem ve eşitsizlik grafiği bilgisi oluşturma süreçleri

Bu çalışmada ilköğretim 7. sınıf öğrencilerinin birinci dereceden iki bilinmeyenli denklem ve eşitsizlik grafiği bilgisi oluşturma süreçleri incelenmiştir. Uygun öğrenme-öğretme ortamlarının tasarlanması için sonuçla birlikte, süreçle de ilgilenilmelidir. Öyle ki süreçte yaşanan sıkıntı ve noksanlıklar daha açık bir şekilde belirlenebilirse ve buna uygun çözümler üretilirse oluşan bilginin birey için daha da anlamlı olacağı açıktır.Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden bir örnek olay çalışmasıdır. Çalışma video kamera ile kayıt altına alınmıştır. Araştırmada ayrıca gözlem ve doküman analizi yöntemleri kullanılmıştır. Çalışma biri pilot olmak üzere 3 okuldan 3 er öğrenci toplam 9 öğrenciyle yürütülmüştür. Çalışmaya katılacak öğrencileri belirlemek için katılımcı belirleme sınavı yapılmış, ayrıca öğrencilerin karne notları, SBS başarıları ve öğretmen görüşü gibi etkenler de göz önünde tutulmuştur.Elde edilen verilerden bilgi oluşturma sürecinin çok yönlü olduğu, süreçte gözlenebilen eylemlerin birbiriyle iç içe olduğu ve kişiden kişiye değiştiği, süreçte bireylerin birbirinden farklı hızlarda yollar aldığı belirlenmiştir. Genel anlamda başarılı öğrencilerin soyutlama basamağına ulaşmada zorlanmadıkları, fakat bir grup öğrencinin yalnızca kısmen doğru bilgi yapıları oluşturabildikleri görüldü. Ayrıca grup etkileşiminin fazla olduğu gruptaki bireylerin diğer gruplara oranlara daha hızlı yol aldığı belirlenmiştir.

Perihan Ayanoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2012
00
Master'sOpen AccessTR

1982-2006 yılları arasında sınıf öğretmenliği programlarında okutulan temel matematik ve matematik öğretimi derslerinin içeriklerinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı 1982-2006 yılları arasında değişen programlarla birlikte, öğretmen yetiştiren eğitim kurumlarındaki Sınıf Öğretmenliği Programı'nda okutulan matematik derslerinin içeriklerine yönelik araştırma yapmaktır. Araştırma 1982-2006 yılları arasında yapılmış 5 program değişikliğini içermektedir. Program değişiklikleri Temel Matematik, Temel Matematik I, Temel Matematik II, Matematik Öğretimi, Matematik Öğretimi I ve Matematik Öğretimi II derslerinin bu yıllar içindeki içerik değişimini kapsamaktadır. Araştırmada nitel yöntemler kullanılmıştır. Beş program değişikliğinin derslerin içeriklerine yönelik konu tekrarlanma sıklıkları Temel Matematik ve Matematik Öğretimi şeklinde iki ana başlık altında yüzde-frekans tablosu ile verilmiştir. Araştırmada 1982-2006 yılları arasında yapılan program değişikliklerinin Temel Matematik ve Matematik Öğretimi ders içeriklerini olumlu yönde etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Bununla birlikte en son yapılan 2006 program değişikliğinin Milli Eğitim Programına en yakın program olmakla birlikte uluslar arası yapılan sınav sonuçları ile birlikte değerlendirildiğinde eksik taraflarının da olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar kelimeler: Sınıf öğretmenliği programı, temel matematik, matematik öğretimi, program değişiklikleri

Berrin Kargılı
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

İşbirlikli öğrenme yöntemlerinden JİGSAW Tekniğinin 7. sınıf dörtgenler konusunda etkililiği

Bu araştırmanın amacı yedinci sınıfların matematik dersi "Dörtgenler" konusunu işbirlikli öğrenme yönteminin Jigsaw tekniği ile öğrenmesiyle geleneksel öğretim yöntemiyle öğrenmesinin akademik başarı ve bilginin kalıcılığında bir fark oluşturup oluşturmayacağını belirlemektir. Ayrıca Jigsaw tekniği ile öğrenim gören öğrencilerin bu teknik hakkındaki görüşlerinin neler olacağı araştırmanın diğer bir hedefidir. Bu çalışma 2015-2016 eğitim yılının ikinci döneminde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı Kastamonu ili Taşköprü ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören iki 7. sınıfta bir hafta süre ile yürütülmüştür. Çalışmanın örnekleminde 50 öğrenci bulunmaktadır. Jigsaw tekniğinin uygulandığı deney grubu 14 kız, 11 erkek öğrenci olmak üzere toplam 25 öğrenciden, geleneksel öğretimin uygulandığı kontrol grubu ise 12 kız, 13 erkek öğrenci olmak üzere toplam 25 öğrenciden oluşmaktadır. Grupların denkliğini sağlamak için öğrencilerin dörder adet matematik yazılısına bakılmıştır. Bu araştırmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemleri birarada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında son test kontrol gruplu seçkisiz deneysel yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın nitel kısmında ise içerik analizi yapılmıştır. Öğrencilerin akademik başarısını ve bilgilerin kalıcılığını ölçmek için araştırmacı tarafından geliştirilen çoktan seçmeli matematik başarı testi hem son test hem de yedi hafta sonra kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Deney grubu öğrencilerinin işbirlikli öğrenme hakkındaki görüş ve düşüncelerini belirlemek için öğrencilerin açık uçlu sorulardan oluşan araştırma soruları formunu doldurmaları sağlanmıştır. Nicel verilerin analizinde bağımsız gruplar t testi ve nitel verilerin analizinde ise içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda elde edilen bulgular şunlardır: 1.Deney ve kontrol gruplarının matematik başarı testleri arasındaki fark deney grubu lehine anlamlıdır 2.Deney ve kontrol gruplarının kalıcılık puanları arasında anlamlı bir fark yoktur. 3. Öğrenci kompozisyonları incelendiğinde en çok karşılaşılan olumlu görüş, grup çalışmasının eğlenceli olduğudur. Öğrencilerinin çoğu birbirlerinin eksiklerini kapattıklarını ve birbirlerine yardım ettiklerini belirtmişlerdir. Farklı fikirleri tartışarak öğrendik görüşü de önemli ölçüde dile getirilmiştir. Olumsuz görüş olarak görevi yerine getirmeyenler ve çalışmaya verimli olarak katılmayanlardan bahsedilmektedir. Diğer en çok görülen olumsuz görüş ise takım başarısını kötü etkileyebileceği düşüncesiyle oluşan sınav kaygısıdır. Deney grubunda bulunan yirmi bir öğrenci grup çalışmasının faydalı olduğunu belirtmiştir. On beş öğrenci ise grup çalışmasını dersi öğretmenin anlatmasına tercih etmektedir.

Akan Volkan Çalık
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Rn uzayındaki temel topolojik kavramların öğretiminde Geogebra Programının kullanılmasının etkisinin incelenmesi

Bu çalışmada, Rn uzayındaki temel topolojik kavramlar ve bu kavramların bilgisayar destekli öğretiminde GeoGebra kullanılmasının etkisinin incelenmesi üzerine bir araştırma yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Kastamonu Üniversitesi'nin 20152016 eğitim-öğretim yılında İlköğretim Matematik Öğretmenliği 2.sınıfına kayıtlı 40 öğrenci ile deneysel bir çalışma yürütülmüştür. Bu 40 öğrenciye, araştırma öncesinde araştırmacı ve alanında uzman üç öğretim üyesi tarafından hazırlanan hazır bulunuşluk testi uygulanmıştır. Deney ve kontrol gruplarının belirlenmesi için öğrencilerin hazır bulunuşluk testinden aldıkları puanlara göre sıralama yapılmıştır. Gruplar arası heterojenliğin sağlanabilmesi için elde edilen sıralamaya göre ikili gruplar belirlenmiş ve her ikiliden bir öğrenci yansız olarak deney grubuna diğeri ise kontrol grubuna atanmıştır. Araştırma öncesinde grupların başarı bakımından denk oldukları saptanmıştır. Ardından hem kontrol grubuna hem de deney grubuna çalışma başlamadan önce uzman üç öğretim üyesi tarafından hazırlanan topolojik kavramlar başarı testi ön test olarak uygulanmıştır. Araştırma sürecinde eş zamanlı olarak aynı öğretim üyesi tarafından her iki gruba da geleneksel öğretim ve bilgisayar destekli öğretim yapılmıştır. Kontrol grubunda kullanılan geleneksel öğretimde tanım, teorem ve ispat sırası izlenmiştir. Deney grubunda ise topolojik kavramlar öğretimi bilgisayar destekli olarak gerçekleştirilmiştir. 12 ders saati süren ders anlatımlarının sonrasında son test uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler uygun parametrik istatistik testleri ile analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre, uygulama öncesi başarısı denk olan deney ve kontrol grubundaki öğretmen adaylarından, deney grubunda yer alan öğretmen adayları GeoGebra destekli öğretim yapılan uygulama sonrası, kontrol grubunda yer alan öğretmen adaylarına göre uygulanan testte farklı sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının topolojik kavramlara ilişkin bakış açılarına GeoGebra destekli öğretim yaklaşımının genel olarak olumlu yönde katkısı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

İlknur İshak Çirişoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

4MAT modelinin 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarılarına etkisi: Doğrusal denklemler örneği

Bu araştırmanın amacı; 7. sınıf öğrencilerine "Doğrusal Denklemlerin Grafiği" konusunun alt kazanımları olan koordinat sistemi ve doğrusal ilişkiler konularının öğretiminde 4MAT modeli ile yapılan öğretimin, öğrenci başarısı ve kalıcılık üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etki oluşturup oluşturmadığını belirlemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Türkiye'nin kuzeyinde bir il merkezinde bulunan ortaokulda öğrenim gören 7. sınıf düzeyinde; 37'si pilot, 35'i deney ve 36'sı kontrol grubu olmak üzere üç şubede bulunan toplam 108 öğrenci oluşturmaktadır. Uygulama, 2017-2018 eğitim-öğretim yılı 1. döneminde 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda dersler, öğrenme stilleri ve beyin yarıkürelerinin dikkate alındığı 4MAT modeli ile kontrol grubunda ise geleneksel öğretim yöntemiyle yürütülmüştür. Bu çalışmada içerisinde hem nicel hem de nitel araştırma yöntemlerinin bulunduğu karma yöntem araştırma desenlerinden sıralı açıklayıcı desen kullanılmıştır. Araştırmada uygulamanın öğrenci başarısı üzerindeki etkisini saptamak için nicel araştırma yöntemlerinden ön test-son test eşitlenmemiş kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise, deney grubuna uygulama sonunda öğrenci görüşlerinin saptanması amacıyla uygulanan form ile toplanmıştır. Nicel veriler, araştırmacı tarafından hazırlanan, geçerliliği ve güvenirliği saptanmış olan "Koordinat Sistemi ve Doğrusal İlişkiler Başarı Testi" ile nitel veriler ise araştırmacı tarafından hazırlanan "4MAT Modelinin Uygulanmasına Yönelik Öğrenci Görüşleri" formu ile toplanmıştır. Başarı testi; uygulama öncesinde deney ve kontrol gruplarının denkliğini belirlemek amacıyla ön test, uygulama bitiminde her iki grup arasındaki farkın anlamlılığını belirlemek amacıyla son test, son testin uygulanmasından 1 ay sonra ise öğrenilenlerin kalıcılık düzeyini saptamak amacıyla da kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Bunun için nicel verilerin analizinde Mann Whitney U Testi, Wilcoxson Signed Ranks Testi, İlişkili Örneklemler için T Testi; nitel verilerin analizinde ise frekans ve yüzde değişimleri ve içerik analizi kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizine göre, deney grubu öğrencilerinin akademik başarısının kontrol grubu öğrencilerine göre istatistiksel olarak anlamlı derecede arttığı görülmüştür. Deney ve kontrol gruplarının her ikisinde de kalıcı öğrenmeler oluştuğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğrenciler, 4MAT modeline göre yürütülen dersler ile ilgili olarak çoğunlukla olumlu görüşler belirtmişlerdir.

4MAT öğretim sistemi
Serhan Koç
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim bilişim ağı ( EBA ) destekli matematik öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin akademik başarısına etkisi

Bu çalışmanın amacı EBA destekli matematik öğretiminin 7. sınıf öğrencilerinin cisimlerin farklı yönlerden görünümleri konusundaki akademik başarılarına etkisini ve EBA'ya ilişkin öğrencilerin görüşlerini belirlemektir. Araştırma 2017-2018 eğitim öğretim yılının ikinci döneminde gerçekleştirilmiştir. Araştırmada hem nicel hem de nitel yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel kısmında ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Cisimlerin farklı yönlerden görünümü konusu bir gruba sınıf ortamında ders kitabı ve somut materyallerle anlatılırken, diğer gruba bilgisayar laboratuvarında EBA ders içerikleri kullanılarak anlatılmıştır. Araştırma örneklemini Batı Karadeniz bölgesindeki bir ile bağlı bir ilçede bulunan bir ortaokuldaki 29'u deney, 24'ü kontrol grubu olmak üzere toplam 53 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmacı tarafından geçerlik güvenirliği yapılarak ve uzman görüşü alınarak 26 soruluk bir başarı testi geliştirilmiştir. Başarı testi her iki gruba uygulama öncesinde ön test, uygulama bitiminde son test ve bir ay sonra kalıcılık testi olarak uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 17.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Bağımlı Gruplar İçin T Testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel kısmında ise uygulama bitiminde öğrencilerden EBA kullanımı ile ilgili sorulardan oluşan görüş formunu doldurmaları istenmiş, öğrencilerin görüşleri alınmıştır. Nicel verilerin analiz sonuçlarına göre Cisimlerin Farklı Yönlerden Görünümleri konusunda her iki grupta da öğrenme gerçekleşmiş, deney grubu öğrencilerin kontrol grubu öğrencilerine göre daha başarılı oldukları görülmüştür. Her iki grupta da öğrenmeler kalıcı olmuştur. Nitel verilere göre EBA hakkında öğrencilerin olumlu görüşe sahip oldukları gözlenmiştir.

Gülçin Açıkgöz
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

9. sınıf öğrencilerinin farklı temsiller bağlamında fonksiyon kavramı bilgisi oluşturma süreçleri

Bu çalışmada 9. sınıf öğrencilerinin farklı temsiller bağlamında fonksiyon kavramı bilgisi oluşturma süreçleri incelenmiştir. Çalışmanın amacı öğrencilerin fonksiyon kavramına ulaşma süreçlerinin derinlemesine incelenmesidir. Çalışma nitel araştırma yöntemlerinden bir örnek olay incelemesidir. Öğrenciler ile yapılan görüşmeler araştırmacı ve gözlemci tarafından yazılı olarak kayıt altına alındı. Çalışmada RBC (tanıma-kullanma-oluşturma) olarak isimlendirilen soyutlama modeli referans alınmış ve yapılan görüşmeler, öğrencilerin cevap kağıtları ile araştırmacı ve gözlemcinin notları doküman analizi yöntemiyle incelendi. Araştırma biri pilot çalışma olmak üzere 2 okuldan 3 er öğrenci toplam 6 öğrenciyle yürütülmüştür. Öğrencileri belirlemek için araştırmacı tarafından hazırlanan ve uygulanan "Katılımcı Belirleme Sınavı" sonuçları, öğrencilerin yazılı ortalamaları ve ders öğretmeninin görüşleri dikkate alınmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda öğrencilerin süreçte birbirine göre farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Öğrencilerin etkinliklerde verilen problemlerin çözümünde temel olabilecek yapıları tanıdıkları görülmüştür. Matematik başarı düzeyleri farklı olsa da öğrencilerin problemler karşısında önbilgilerini ne kadar tanıdıkları ve bunları sürecin diğer basamaklarına ne kadar aktarabildiklerinin, ayrıca çalışmanın yapıldığı gruplardaki öğrenciler arası iletişimin bilginin oluşturulmasında etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca çalışmanın sonunda matematik düzeyi yüksek ve orta olan öğrencilerin cebirsel-tablo-grafik temsil biçimlerine göre verilen fonksiyon kavramı bilgisini oluşturabildikleri görülmüştür. Matematik dersi başarı düzeyi düşük olan öğrencilerin ise fonksiyon kavramına ait bilgi yapılarını kısmen oluşturabildikleri görülmüştür.

Ali İlhan
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'deki ve Libya'daki öğrencilerin ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemler konusundaki cebirsel düşünme becerilerinin SOLO taksonomiye göre incelenmesi

Matematik, insan yaşamının evrimi ile birlikte büyür. Matematik, yaşamın her alanında önemli bir unsur olan günlük yaşam problemlerini çözmek için en önemli temel bilimlerden biridir. Buna ek olarak, bilimsel gelişimde ve fizik, biyoloji vb. gibi bilimlerin çoğunun uygulamalarında temel bir rol oynar. Bu nedenle matematik, eğitim aşamalarında öğretilmesi ve uygulanması gereken bir bilimdir. Matematik farklı eğitim aşamalarında öğrencilerin başarı düzeylerinin düşük olduğu, öğrencilerin bir kısmının çalışmaya isteksiz hissettiği, motivasyon eksikliği hissettiği, korktuğu ve endişe duyduğu bazen de öğrenmekten kaçma girişiminde olduğu konulardan biridir. Nesnelliği ve mantığı nedeniyle matematiğin düşünmenin farklı biçimlerde gelişimi için verimli bir alan olduğu düşünülmektedir. Farklı dallarıyla matematik gerekliliktir, düşünme becerilerinin geliştirilmesinde ve yaşam problemleriyle başa çıkabilme becerilerinde rol oynar. Cebirsel düşünme matematikte önemli bir rol oynar. Birçok çalışma cebirde düşük seviyeli öğrencilerin olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu çalışmanın amacı, Türk ve Libyalı öğrencilerin ikinci dereceden bir bilinmeyenli denklemlerde cebirsel düşünme becerilerini genellemeleri formülleştirme, semboller ve cebirsel ilişkilerin kullanımı ve çoklu temsilleri kullanmalarına bağlı olarak incelemektir. Bu çalışmada var olan bir durumu hiç bir müdahalede bulunmadan ortaya koymak için tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın katılımcıları, Libya'nın Trablus şehrindeki 3 liseden 112, Türkiye'nin Kastamonu şehrindeki 3 liseden 129 öğrenciden oluşmaktadır. Veriler cebirsel düşünme testi ile elde edilmiştir. Bu test 16 sorudan oluşmaktadır ve 2018-2019 eğitim-öğretim yılında öğrencilere uygulanmıştır. Öğrencilerin cebirsel düşünme sorularına verdikleri cevapların analizinde ve değerlendirilmesinde SOLO (Gözlemlenen Öğrenme Sonuçlarının Yapısı) taksonomisi kullanılmıştır. SOLO taksonomisinin düşünme aşamaları, öğrencilerin sorulara verdikleri cevapları yapısal karmaşıklığına göre sınıflandıran 5 düzeyden oluşur (Yapı Öncesi, Tek Yönlü Yapı, Çok Yönlü Yapı, İlişkilendirilmiş Yapı ve Soyutlanmış Yapı). SOLO taksonomisine göre, sonuçlar hem Libyalı hem de Türk öğrencilerin tek yönlü yapı, çok yönlü yapı ve ilişkilendirilmiş yapı düzeylerine ulaşabileceğini göstermektedir. Libyalı öğrencilerin % 26,3'ü ilişkilendirilmiş yapı düzeyinde, % 24,1'i çok yönlü yapı düzeyinde ve % 28,7'si tek yönlü yapı düzeyindedir. Türk öğrencilerin % 25,7'si ilişkilendirilmiş yapı düzeyinde, % 28,3'ü çok yönlü yapı düzeyinde ve % 25,9'u tek yönlü yapı düzeyindedir. Ayrıca yapı öncesi düzeyde az sayıda Libyalı ve Türk öğrenci vardır. Libyalı öğrencilerin % 7'si yapı öncesi düşünme düzeyinde ve Türk öğrencilerin % 12,7'si yapı öncesi düşünme düzeyindedir. Libyalı öğrencilerin % 13,9'u ve Türk öğrencilerin % 7,4'ü soruları yanıtlamaya çalışmamıştır. Elde edilen veriler SPSS programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi kullanılmıştır. Mann-Whitney U testinin kullanıldığı analiz sonrası elde edilen sonuçlar genel olarak cebirsel düşünme testinde Libyalı ve Türk öğrencilerin genellemeleri formüle etme ve çoklu temsil becerilerini kullanma düzeyleri arasında anlamlı bir fark olmadığını göstermiştir. Ancak Libyalı ve Türk öğrencilerin cebirsel düşünme testinde semboller ve cebirsel ilişki kullanımı becerisi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmaktadır, ancak bu büyük bir fark değildir. Dolayısıyla, düşünme becerilerini problem çözerek geliştirmeleri için öğrencilere destek olunabilir. Öğrenciler, becerilerini geliştirmeyi ve cebirsel düşünme yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan farklı etkinliklerde bulunmalıdır. Ayrıca, matematik öğretmenleri, öğrencilerin matematiksel fikirlerini ve kavramları ilişkilendirmeleri için fırsatlar yaratmalı ve öğrencilerin cebirsel düşünmedeki yeteneklerini geliştirmelerini sağlamalıdır.

CebirLise öğrencileriMatematik eğitimi+3
Awatef Ahmed Kh Elazzabı
Kastamonu University
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Trigonometri öğretiminde 5E öğrenme döngüsü modelinin öğrencilerin matematiksel düşünme ve akademik başarılarına etkisi

Günümüzde eğitimin hedefi, bilgiyi nasıl ve nerede bulup, kullanacağını bilen, kendi öğrenme yöntemlerini tanıyıp etkili bir biçimde kullanan ve yeni bilgiler üretmede önceki bilgilerinden yararlanan bireyler yetiştirmektir. Bu da ancak öğrenmeyi öğrenen, araştırmacı, araştırdığı bilgiden yararlanan, düşünme ve algılama becerisi gelişmiş, yaratıcı, bilgiyi yaratıcı bir şekilde kullanabilen, doğru yorum yapabilen, sorgulayan, problem çözebilen bireylerle mümkündür.Eğitim alanında yapılan araştırmalar göstermektedir ki, yapılandırmacı yaklaşımdaki yenilikler ve psikolojinin gelişimiyle birlikte çoğu insan kişisel deneyimlerini, daha önce bildikleri ve inandıkları ile yeni bilgiyi bağdaştırma yoluyla daha iyi öğrenmektedir. Yukarıda belirtilen tüm ifadeleri içeren 5E modelinin her aşamasında öğrenciler araştırmaya, sorgulamaya, kendi kavramlarını oluşturmaya, teşvik edilmektedir. 5E modeli, araştırma merakını artıran, öğrenci beklentilerini tatmin eden, bilgi ve anlama için aktif bir araştırmaya odaklandıran beceri ve aktiviteleri içermektedir.Bu çalışmada; yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme döngüsü modelinin, ortaöğretim 10. sınıf matematik dersi trigonometri öğretiminde öğrencilerin matematiksel düşünme becerilerinin gelişimine, akademik başarılarına ve trigonometri bilgilerinin kalıcılığına olan etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın alt problemlerinin çözümlenmesinde; frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma değerleri ile bağımsız gruplar için t-testi ve ANCOVA kullanılmıştır.Çalışma 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılı bahar dönemi Kastamonu merkezinde bulunan bir Anadolu lisesinde 10. sınıflardan seçilen birbirine denk deney ve kontrol grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Deney grubuna trigonometri araştırmacı tarafından yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E modeli etkinliklerinin kullanıldığı bir ortamda, kontrol grubuna ise trigonometri matematik ders öğretmeni tarafından yürürlükteki matematik müfredat etkinlikleri kullanılarak verilmiştir.Matematiksel düşünme sorularının analizinde SOLO (Structure of the Observed Learning Outcomes) taksonomisi kullanılmıştır. SOLO taksonomisinin her düşünme evresi, belirli bir soruya öğrencilerin verdikleri cevapları, yapısal karmaşıklığına göre sınıflandıran aşağıdaki beş alt seviyeyi içerir:?Yapı öncesi?Tek yönlü yapı?Çok yönlü yapı?İlişkilendirilmiş yapı ve?Soyutlanmış yapıdır.Yapılan istatistiki çalışmalar sonucunda, yapılandırmacı yaklaşıma dayalı 5E öğrenme döngüsü modelinin kullanıldığı deney grubundaki öğrencilerin matematiksel düşünme becerileri, akademik başarıları ve trigonometri bilgilerinin kalıcılığı kontrol grubundaki öğrencilerinkine göre anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Bu sonuçlara dayalı olarak, trigonometri öğretiminde 5E öğrenme döngüsü modelinin kullanılması öğrencilerin hem matematiksel düşünme gelişimlerini hem akademik başarılarını ve hem de trigonometri bilgilerinin kalıcılığını olumlu yönde etkileyeceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Matematik Eğitimi ve Öğretimi, Trigonometri Öğretimi, 5E Öğrenme Döngüsü Modeli, Matematiksel Düşünme

5E ModeliAkademik başarıMatematik eğitimi+4
Abdulkadir Tuna
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Fonksiyon kavramının öğretiminde bilgisayar cebiri sistemlerinin etkisi

Matematik, öğrencilerin okulda öğrenmek zorunda oldukları en önemli konulardandır. Matematik insani bir etkinliktir, dolayısıyla öğrenci onun bir parçası olabilmelidir. Öğrenciler birtakım kuralları ezberlemek yerine matematiği sosyal bir ortam içerisinde matematiksel kavram ve bağıntıları kendileri yapılandırarak öğrenebilirler. Bu bağlamda, araştırmada ilköğretim matematik öğretmenleri için çok önemli olan Genel Matematik konularının içindeki fonksiyon kavramının öğretiminde Bilgisayar Cebiri Sistemlerinin (BCS) kullanılmasından doğan etki incelenmiştir. Bu amaçla Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı, 1. sınıf öğretmen adaylarından 30 kişilik bir sınıf ve bu sınıfta oluşturulan rastgele seçilmiş iki gruba, ilki Yapılandırmacı + BCS (Maple) ve ikincisi yapılandırmacı olacak şekilde iki ayrı öğretim yöntemi uygulanmıştır. Grupların arasında matematik ön tutum ölçeğine göre bir fark bulunmamaktadır. Her iki grupta da araştırmacı tarafından geliştirilen çalışma yaprakları kullanılmıştır. 16 ders saati süren çalışmadan sonra son test ve son tutum ölçeği uygulanmıştır. Elde edilen nicel veriler uygun parametrik ve non-parametrik istatistik testleri ile analiz edilerek bazı nitel verilerin de desteği ile yorumlanmış ve aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir. v 1. Yapılandırmacı yaklaşıma uygun ortamda BCS ile ders işleyen grubun problem çözme becerilerinin, sadece yapılandırmacı ortamda, ancak BCS uygulamalarına katılmayarak ders işleyen öğrencilere göre anlamlı bir şekilde (p = .021 < .05) yüksek olduğu, 2. BCS + yapılandırmacı grubun, grup içi matematiğe yönelik tutumunda anlamlı bir şekilde yüksek olduğu (p = .047 < .05) Ayrıca BCS + yapılandırmacı öğretim ortamındaki adayların bu ortamdan nasıl etkilendikleri araştırıldı. Araştırma katılımcıların; ???? matematik öğretiminde yeni alışkanlıklar ve stratejiler geliştirmeye başlamalarına, ???? öğrenirken yeni bakışlar kazanmaya başlamalarına yol açtığını gösterdi.

Güler Tuluk
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2007
00

Other supervisors