Theses supervised by Prof. Dr. Atila Çağlar
12 theses · Kastamonu University
Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığına ilişkin yeterliliklerinin incelenmesi
Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığına ilişkin yeterliliklerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma 2021-2022 eğitim öğretim yılında Artvin merkez ve ilçelerinde görev yapan okul öncesi öğretmenleri ile karma yöntem kullanılarak uygulanmıştır. Karma yöntemlerden açımlayıcı (açıklayıcı) sıralı desen tercih edilmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin çevre okuryazarlığı konusunda yeterliliklerini belirlemek amaçlanmıştır. Çalışmanın nicel bölümünde Artvin ilinde görev yapan 106 okul öncesi öğretmeni örnekleme dâhil edilmiştir. Nitel bölümde ise toplam 15 okul öncesi öğretmeni ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Verilerin elde edilmesinde, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre davranış ölçeği ve araştırmacı tarafından hazırlanan kişisel bilgi formu olmak üzere 3 bölümden oluşan anket kullanılmıştır. Bu çalışmada elde edilen veriler, SPSS 22 programı ile çözümlenmiştir. Uygulama verileri ilk olarak betimsel istatistiklere daha sonra ise çıkarımsal istatistiklere tabi tutulmuştur. Uygulama sonuçlarının normal dağılım göstermesi nedeniyle iki kategorili değişkenler için bağımsız örneklemler t testi, ikiden fazla kategorili değişkenler için ise tek yönlü ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırmanın ana problemi doğrultusunda okul öncesi öğretmenlerinin çevreye yönelik duyuşsal eğilimler sonuçlarının genel ortalamasının 3,95 olduğu, en düşük verilen görüşün 1,75 düzeyinde olduğu ve en yüksek belirtilen görüşün ise 4,63 olduğu belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmenlerinin çevre davranış ölçeğine verdikleri yanıtların genel ortalamasının 3,50 olduğu, en düşük verilen görüşün 1,78 düzeyinde olduğu ve en yüksek belirtilen görüşün ise 4,69 olduğu belirlenmiştir.
Okul öncesi dönemde uygulanan eko-okullar programının çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisi
Bu araştırmanın amacı okul öncesi dönemde uygulanan eko-okullar programının çocukların geri dönüşüm farkındalık düzeylerine etkisi incelemektir. Eko-okullar programının uygulandığı sınıfla MEB okul öncesi eğitim müfredatının uygulandığı sınıf arasında geri dönüşüm farkındalığı açısından bir farklılık olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın örneklemi 2022-2023 eğitim-öğretim yılında İstanbul ili Maltepe ilçesinde bağımsız bir anaokuluna devam eden 60-72 aylık 26 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak 19 sorudan oluşan bir "Geri Dönüşüm Mülakat Formu" hazırlanmıştır. Araştırma öncesinde deney ve kontrol grubu öğrencilerine geri dönüşüm mülakat formu ön test olarak uygulandıktan sonra deney grubuna 12 hafta süreyle eko-okullar programı uygulanmıştır. Aynı işlem son test olarak her iki gruba da tekrarlandıktan sonra öğrencilerin cevapları puanlanarak elde edilen verilerin analizinde SPSS 27 paket programından yararlanılmıştır. Bulgular incelendiğinde gruplar arasında cinsiyet bakımından geri dönüşüm farkındalık düzeylerinde anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Ancak eko-okullar programının uygulandığı grubun klasik müfredatla öğrenim gören öğrenci grubuna göre geri dönüşüm farkındalık düzeylerinde belirgin bir artış olduğu görülmüştür. Bu bağlamda eko-okullar programının uygulandığı grupta, programın geri dönüşüm farkındalığı oluşturmada başarılı olduğu söylenebilir. Eko-okullar programı, geri dönüşüm faaliyetlerinin müfredatta yer almasına önem vermektedir. Eko-okullar programının uygulandığı grupta geri dönüşümün önemine vurgu yapan, atık kutularının kullanımını teşvik eden, atık kağıtların kağıt hamuru haline getirilip öğrencilerin kendi elleriyle yeniden kağıt üretmesi, atık materyallerden oyuncak tasarlaması, organik atıkların doğaya yeniden kazandırılması, çocukların bitki yetiştirmesi gibi doğayla etkileşimlerini artıran birçok etkinlik yapılmıştır. Uygulamalı faaliyetlere yer veren ve yaparak yaşayarak öğrenme yaklaşımını benimseyen eko-okullar programının çocuklar üzerindeki olumlu etkisi bu araştırmada görülmektedir.
Okul öncesi öğretmenlerinin geleneksel oyun ve dijital oyun algılarının metaforlar yoluyla incelenmesi
Bu araştırmada, okul öncesi öğretmenlerinin eğitim sürecinde kullandıkları, geleneksel oyun ve dijital oyun kavramlarına yönelik bilişsel yapılarının metaforlar aracılığıyla incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada nitel araştırma modelinden olgu bilim (fenomenoloji) ve durum çalışması (case study) deseniyle çalışmanın niteliği, geçerlik ve güvenirliğini artırma yoluyla yöntemsel ve veri çeşitleme tekniklerinden faydalanılmıştır. Çalışmanın katılımcı grubuna, amaçlı örnekleme teknikleri içerisindeki ölçüt (kriter) örnekleme yöntemiyle karar verilmiştir. Katılımcılar 2022-2023 eğitim öğretim yılında Şanlıurfa ili Viranşehir ilçesinde MEB'e bağlı okullarda çalışan 160 okul öncesi öğretmeninden oluşmuştur. Veri toplama aracı olarak üç bölümden oluşan bir veri toplama formu kullanılmıştır. Birinci bölümde "Geleneksel Oyun ………………. gibidir. Çünkü……. ." sorusu, ikinci bölümde "Dijital oyun …………… gibidir. Çünkü …………… ." sorusu, üçüncü bölümde "Geleneksel oyun ve dijital oyun konusunda düşüncelerinizi kısa bir kompozisyon olarak belirtiniz." sorusuna yer verilmiştir. Hazırlanan ölçme aracının geçerlik ve güvenirliğinin tespitine yönelik pilot uygulama gerçekleştirilmiştir. Katılımcılardan toplanan verilerin analizinde ve yorumlanmasında içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın güvenirliğine yönelik uzmanlar arası uyum katsayısı birinci bölüm için %94.15, ikinci bölüm için %92.21 ve üçüncü bölüm için % 97.40 olarak hesaplanmıştır. Elde edilen veriler betimsel istatistiklerden frekans değerleri ve yüzdelik değerleri hesaplanarak tablolaştırılmıştır. Veri toplama formunun ilk bölümünde okul öncesi öğretmenleri tarafından oluşturulan metaforlar ortak özellikleri göz önünde bulundurularak 8 kavramsal kategoriye ayrılmıştır. Bu bağlamda okul öncesi öğretmenlerinin geleneksel ve dijital oyun kavramlarıyla ilgili metaforlarının en fazla "duygu anlatımlarını içeren" kategorisinde yoğunlaştığı görülmüştür. İkinci bölümde geleneksel ve dijital oyun kavramları, benzer ve farklılaşan metaforlar kategorileri içinde farklı temalar bağlamında ele alınmıştır. Oluşturulan temalarda her iki oyun türünde de metaforların olduğu görülmüştür. Üçüncü bölüm altında incelenen kompozisyonların ortak özellikleri dikkate alınarak 6 kavramsal kategori altında yoğunlaştıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda okul öncesi öğretmenlerinin oyun kavramlarıyla ilgili kompozisyonların en fazla "bilinçli farkındalık" kategorisinde toplandıkları belirlenmiştir. Çalışmada kullanılan veri toplama aracındaki tüm bölümlerde öğretmenlerin bilişsel yapılarını rahatlıkla, yeterli ve ayrıntılı bir biçimde ifade ettikleri görülmüştür.
Yaratıcılık ve yaratıcı matematik eğitimi etkinlikleri eğitiminin okul öncesi öğretmenlerinin sınıfta uyguladıkları matematik etkinliklerine etkisi
Bu araştırmanın amacı, okul öncesi öğretmenlerine yönelik verilen "Yaratıcılık ve Yaratıcı Matematik Eğitimi Etkinlikleri Eğitimi"nin, öğretmenlerin sınıfta uyguladıkları matematik etkinliklerine etkisini incelemektir. Araştırma sürecinde karma yöntem tercih edilmiştir. Araştırmanın nicel uygulamalarında kişisel bilgi formu ve anket kullanılmıştır. Nitel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı alanlarda ise görüşme ve gözlem formları kullanılmıştır. Araştırma grubunu, çeşitli okullarda görev yapan 12 okul öncesi öğretmeni oluşturmuştur. Bu öğretmenlere 7 haftalık "Yaratıcılık ve Yaratıcı Matematik Eğitimi Etkinlikleri Eğitimi" verilmiştir. Eğitim öncesi ve sonrası öğretmenlerle anket uygulaması ve yarı yapılandırılmış görüşmeler yapılmıştır. Görüşmelerde, öğretmenlerin yaratıcılık kavramı, matematik eğitimi kavramı ve daha önce aldıkları eğitimler hakkındaki görüşleri alınmıştır. Ayrıca, sınıf içi uygulamalarına ilişkin gözlemler de yapılmıştır. Araştırma verileri betimsel ve çıkarımsal istatistiklere tabi tutulmuştur. Nitel uygulama verileri ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, kategoriler altında sınıflandırılmıştır. Araştırma sonuçları, "Yaratıcılık ve Yaratıcı Matematik Eğitimi Etkinlikleri Eğitimi"nin öğretmenlerin yaratıcılık ve matematik eğitimi kavramlarına bakış açılarında olumlu değişiklikler yarattığını göstermektedir. Eğitim sonrası öğretmenlerin özgün düşünme, farklı fikirler üretme ve hayal gücünü kullanma konularında daha bilinçli oldukları ve sınıf içinde daha yaratıcı matematik etkinlikleri uyguladıkları belirlenmiştir. Öğretmenlerin matematik eğitimi kavramını daha geniş bir perspektiften değerlendirdikleri ve günlük yaşam becerileri ile ilişkilendirdikleri gözlemlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda, öğretmenlerin yaratıcılık ve matematik eğitimi konusundaki bilgi ve becerilerini sürekli olarak güncellemeleri için düzenli hizmet içi eğitim programları düzenlenmesi önerilmektedir. Ayrıca, eğitim programlarının uygulamalı eğitimler içermesi ve öğretmenler arasında iş birliği ve deneyim paylaşımını teşvik eden platformlar oluşturulması gerekmektedir.
Anaokulunda öz düzenleme becerisinin geliştirilmesinde etkinliklerin etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada, ana sınıfına devam eden 60-72 aylık çocukların öz düzenleme becerilerinin gelişimine yönelik olarak farklı beceri alanlarında uygulanan etkinliklerin etkisi incelenmiştir. Araştırmada, okul öncesi dönemde farklı beceri alanlarına yönelik etkinliklerin çocukların öz düzenleme becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla, nicel araştırma yöntemlerinden biri olan ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. 2024-2025 eğitim-öğretim yılı içerisinde, İstanbul ili Esenler ilçesinde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı Tacirler Eğitim Vakfı İlkokulu bünyesinde öğrenim gören toplam 60 çocuk (30 deney, 30 kontrol grubu) araştırmaya dâhil edilmiştir. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizinde, SPSS 25.0 programı kullanılmıştır. Veriler, iki aşamalı olarak toplanmış ve nicel veri toplama aracı olarak "Öz Düzenleme Becerisi Ölçeği" kullanılmıştır. Elde edilen bulgulara göre deney grubunda yer alan çocukların Öz düzenleme Beceri Ölçeği ön test ve son test puanları karşılaştırıldığında, özellikle 14, 18, 23, 27 ve 28. maddelerde yüksek artışlar gözlenmiş; toplam puan ortalamasının 4.40 üzeri seviyelere ulaştığı tespit edilmiştir. Buna göre deney grubunda yer alan çocukların ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ortaya çıkmıştır. Bu sonuç, farklı beceri alanlarında planlanan ve uygulanan öz düzenleme becerisini destekleyici etkinliklerin, çocukların öz düzenleme becerilerinin gelişiminde etkili olduğunu göstermektedir. Çalışmanın bulgularının özellikle okul öncesi öğretmenleri, alanda çalışan araştırmacılar, eğitimciler, ebeveynler ve konuya ilgi duyan diğer paydaşlar için faydalı olacağı değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, yapılandırılmış ve öz düzenleme temelli etkinliklerin, okul öncesi çocukların öz düzenleme becerilerinde sistematik ve olumlu etkiler yarattığı görülmüş; bu tür programların erken çocukluk eğitiminde müfredata dâhil edilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Problemli teknoloji kullanımının okul öncesi eğitim alan çocukların gelişimine etkisi: Uykunun aracı rolü
Bu araştırma, problemli teknoloji kullanımının okul öncesi eğitim alan çocukların gelişim alanları üzerindeki etkilerini ve bu etkide uykunun aracı rolünü incelemeyi amaçlamaktadır. Erken çocukluk dönemi, bireyin bilişsel, dilsel, sosyal-duygusal ve motor gelişiminin en hızlı ve en duyarlı olduğu dönemlerden biridir. Bu kritik dönemde teknolojik araçlara aşırı ve kontrolsüz maruz kalma, gelişimsel açıdan risk teşkil edebilmektedir. Literatürde çocuklarda artan ekran süresi ve dijital medya kullanımının gelişimsel çıktılar üzerindeki olumsuz etkileri vurgulanmakta, ancak bu ilişkinin altında yatan olası aracı mekanizmalar sınırlı şekilde ele alınmaktadır. Bu bağlamda, araştırma kapsamında uykunun, problemli teknoloji kullanımı ile çocuk gelişimi arasındaki ilişkide üstlendiği olası aracı rolün açıklığa kavuşturulması hedeflenmiştir. Araştırma ilişkisel tarama modeline dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışma grubu, okul öncesi dönem çocuğu bulunan ve çevrim içi anket formunu gönüllü olarak dolduran 115 ebeveynden oluşmaktadır. Veriler, "Çocuklar İçin Problemli Teknoloji Kullanımı Ölçeği", "Çocuklar İçin Uyku Alışkanlıkları Ölçeği" ve "Milli Eğitim Bakanlığı Gelişim Kontrol Listesi" aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler Spearman korelasyon analizi ve mediatörlük testleriyle istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, problemli teknoloji kullanımı ile çocukların bilişsel, dil, motor ve sosyal-duygusal gelişim düzeyleri arasında negatif yönlü düşük anlamlı ilişkiler olduğunu göstermiştir. Özellikle dil gelişimi alanında en güçlü negatif korelasyon tespit edilmiştir. Bununla birlikte, problemli teknoloji kullanımı ile uyku alışkanlıkları arasında pozitif yönlü yüksek anlamlı bir ilişki bulunmuş; bu bulgu, yoğun teknoloji kullanımının çocukların uyku düzenlerini bozduğunu ortaya koymuştur. Mediatörlük analizleri sonucunda ise, uyku alışkanlıklarının problemli teknoloji kullanımı ile çocukların gelişim alanları arasındaki ilişkide kısmi aracı bir rol üstlendiği saptanmıştır. Araştırma bulguları, problemli teknoloji kullanımının çocuk gelişimini olumsuz yönde etkilediğini ve bu etkinin bir kısmının uyku bozuklukları yoluyla gerçekleştiğini göstermektedir. Elde edilen sonuçlar hem ebeveynler hem de eğitimciler için teknoloji kullanımına ilişkin farkındalık oluşturulması ve çocuklarda sağlıklı uyku alışkanlıklarının desteklenmesi gerekliliğine işaret etmektedir.
Anaokullarında uygulanan okullarda orman programı etkinliklerinin çocukların çevreye yönelik tutum ve farkındalıklarına etkisi
Anaokullarında uygulanan Okullarda Orman Programı, çocukların doğayla doğrudan etkileşim kurmalarını sağlayan ve onlara çevresel farkındalık ve doğa sevgisi kazanmalarını amaçlayan bir eğitim yaklaşımıdır. Program açık hava etkinlikleri, keşif gezileri ve doğa temelli öğrenme süreçlerini içerir ve böylece çocukların bilişsel, duygusal ve sosyal gelişimleri desteklenmesine katkıda bulunur. Bu araştırmanın temel amacı, anaokullarında uygulanan Okullarda Orman Programı etkinliklerinin çocukların çevreye yönelik tutum ve farkındalıkları üzerindeki etkisini incelemektir. Araştırmanın desenini öntest-sontest kontrol gruplu yarı deneysel desen oluşturmuştur. Araştırmanın örneklemini, bağımsız anaokullarına devam eden 24'ü deney, 24'ü kontrol grubunda yer alan toplam 48 çocuk oluşturmuştur. Deney grubuna 9 ay boyunca Okullarda Orman Programı temelli çevre eğitimi etkinlikleri uygulanırken, kontrol grubuna mevcut okul öncesi eğitim programı dışında herhangi bir özel çevre eğitimi sunulmamıştır. Araştırma kapsamında elde edilen veriler, Soydan ve Samur (2017) tarafından geliştirilen "Okul Öncesi Çocuklar İçin Çevresel Farkındalık ve Tutum Ölçeği" (EAASPC) aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen nicel verilerin analiz edilmesinde SPSS paket programı kullanılırken, gruplar arası farkların belirlenmesinde ise bağımsız örneklem t testi uygulaması yapılmıştır. İstatistiksel analizler sonucunda, deney grubunda öntest ve sontest puanları arasında çevresel tutum ve farkındalık düzeylerinde istatistiksel olarak anlamlı ve yüksek düzeyde bir artış gözlenmiştir. Kontrol grubunda ise öntest ve sontest sonuçları karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı fakat daha sınırlı düzeyde bir artış gözlemlenmiştir. Cinsiyet değişkeni açısından yapılan analizlerde ise hem çevresel tutum hem de çevresel farkındalık ölçeklerinde öntest ve sontest sonuçları karşılaştırıldığında, istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir.
4-6 yaş arasındaki çocuklarda öz düzenleme becerileri ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırma 4-6 yaş çocuklarındaki öz düzenleme becerileri ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaçla 4-6 yaş çocuklarının öz düzenleme becerileri ile kaygı düzeyleri arasındaki ilişkiye, bu ilişkinin cinsiyet, yaş ve ebeveyn eğitim durumuna, öz düzenleme becerilerinin cinsiyet, yaş ve ebeveyn eğitim durumuna ve kaygı düzeylerinin de cinsiyet, yaş ve ebeveyn eğitim durumuna göre anlamlı sonuç gösterip göstermediğine bakılmıştır. Veri toplamak amacıyla, 4-6 yaş çocuklarının öz düzenleme becerilerini ölçek amacıyla Erol ve İvrendi (2018) tarafından geliştirilen 4-6 Yaş Çocuklarına Yönelik Öz Düzenleme Becerileri Ölçeği (Anne Formu), okul öncesi dönem çocuklarının kaygı düzeylerini ölçmek amacıyla Güler (2016) tarafından geliştirilen Okul Öncesi Dönem 4-6 Yaş Çocukları İçin Yeniden Düzenlenen Okul Öncesi Kaygı Ölçeği ve araştırmacı tarafından oluşturulan ailelere ve çocuklara yönelik kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma, Samsun İlinde okul öncesi eğitim kurumlarına devam eden 4-6 yaşlarındaki 402 çocuğun ebeveyni ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma verilerinin normallik incelemesi doğrultusunda Pearson Korelasyon analizi, Çok Yönlü Varyans Analizi (MANOVA), Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve t testi istatistiki tekniklerinden yararlanmıştır. 4-6 yaş çocuklarının öz düzenleme becerileri ile kaygı düzeyleri arasında düşük düzeyde negatif yönlü ilişki olduğu görülmekle birlikte, öz düzenleme becerileri ile kaygı düzeylerinin cinsiyet, yaş ve ebeveyn eğitim durumuna göre anlamlı sonuç görülmediği, öz düzenleme becerilerinin cinsiyet, yaş ve ebeveyn eğitim durumuna göre ve kaygı düzeylerinin de değişkenler açısından anlamlı sonuç görülmediği belirlenmiştir. Bu araştırmada elde edilen bulgular literatür doğrultusunda yorumlanmış ve önerilerde bulunulmuştur.
Okul öncesi dönemde etkili çevre eğitimi için görsel sanat etkinliklerinin kullanımı
Okul öncesi eğitim, çocukların gelecek yaşantılarının temellerinin atıldığı kritik dönemleri kapsamaktadır. Çocuk bu dönemde aldığı eğitimin izlerini ömrünün sonuna kadar taşıyabilmektedir. Çevre eğitiminin bu kritik dönemlerde verilmesi ileride çevre bilincine sahip bireyler olmalarının temelini oluşturabilmektedir. Çevre eğitiminde çocukların yaparak-yaşayarak, hayal güçleri ve yaratıcılıklarını kullanarak ve eğlenerek öğrenmelerini sağlamak için sanat etkinlikleriyle desteklenmiş eğitim programı uygulanabilir. Bu araştırmanın temel amacı okul öncesi dönem çocuklarında etkili çevre eğitimi için birbirleriyle ilişkili sanat etkinlikleriyle oluşturulan çevrede çevre bilincinin kazandırılmasıdır. Çalışma, proje yaklaşımına dayalı ve sanat etkinlikleri ile oluşturulan çevre odaklıdır. Deneme modelinde olan çalışmanın grubu, Kars İl Merkezin de bulunan Atatürk İlköğretim Okulu anasınıflarında ki 48-60 aylık çocukları kapsamaktadır. Çalışma ön test- son test ve kontrol grubu modelindedir. Araştırmacı deney grubuna ön test, uygulama, son test uygulamıştır. Kontrol grubuna ise ön test ve son test uygulamıştır. Araştırmacı tarafından deney grubu için çevre konularıyla ilgili sanat etkinlik planları hazırlanarak proje temelli öğretim yöntemine dayalı olarak uygulanmıştır. Yapılan her etkinlik birbiriyle ilişkili olarak sınıfın belirlenen bölümünde çevre konuları kapsamında yer almış ve çalışma bitimine kadar oluşturulan çevrede sergilenmiştir. Kontrol grubuna MEB 2013 okul öncesi eğitim programında yer alan çevre kazanımları ve etkinlikleri sınıf öğretmenleri tarafından uygulanmıştır. Çocuklara ön test- son test uygulamalarında "Çevre Bilinci Testi " uygulanmıştır. Çalışma sonucunda sanat etkinlikleriyle oluşturulan çevrenin, okul öncesi çevre eğitiminde uygulanmasının çevre bilincinin yükselmesinde önemli etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.
Temel eğitimde disiplinlerarası yaklaşıma dayalı çevre eğitimi programının öğretmenlerin mesleki gelişimine etkisi
Bir ülkenin refah seviyesini yükseltecek doğru bilgi iyi bir eğitim sistemi ile toplumdaki bireylere aktarılacaktır. Bu noktada eğitim sisteminin kalitesini artırmanın yolu, değişime her alanda olduğu gibi eğitim noktasında da gereken önemin verilmesinden geçmektedir. Hızla değişen dünyada eğitim sistemi içerisinde en fazla öneme sahip olduğu düşünülen alan ise öğretmen eğitimidir. Bu sebeple çalışmada disiplinlerarası çevre eğitimine yönelik hazırlanan mesleki gelişim programının temel eğitim düzeyinde görev alan okul öncesi ve sınıf öğretmenlerinin mesleki gelişimlerine etkisi araştırılmıştır. Öğretmenlerin mesleki gelişimleri çevre öğretimi ile ilgili bilgileri, disiplinlerarası yaklaşım ile ilgili bilgileri, sınıf içi çevre öğretimi uygulamaları, çevre öğretiminde sınıf içi iletişimleri açısından incelenmiştir. Disiplinlerarası Çevre Eğitimi Programının (DÇEP) etkilerini derinlemesine ortaya koymak amacıyla çalışma nitel araştırmaların durum deseni ile yürütülmüştür. Çalışma grubuna aynı okulda görev yapan okul öncesi ve sınıf öğretmeni olmak üzere toplamda 4 öğretmen katılmıştır. Disiplinlerarası Çevre Eğitim Programında (DÇEP) öncelikli olarak öğretmenlerin 7 hafta boyunca çalıştaylara katılımı sağlanmıştır. Öğretmen çalıştayları teorik olarak bilgilendirme ve örnek uygulamalar şeklinde yürütülmüştür. Çalıştayların tamamlanmasından 3 hafta sonra sınıf içi öğretmen uygulamalarına geçilmiştir. DÇEP sınıf içi uygulamalarında etkinliklerin ilk 2'si araştırmacı desteğiyle öğretmen tarafından, diğer 3 etkinlik ise araştırmacı desteği olmadan öğretmen tarafından uygulanmıştır. Sınıf içi uygulanan etkinliklerden son etkinlik öğretmen tarafından tasarlanmıştır. DÇEP'nin sınıf içi uygulama süreci her bir öğretmen için toplamda 5 hafta sürmüştür. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu, araştırmacı gözlem notları ve sınıf içi video kayıtları kullanılmıştır. Verilerin analizinde içerik analizi ve betimsel analiz yönteminden yararlanılmıştır. Araştırmanın bulgularında öğretmenlerin çevre öğretimi bilgilerinde, disiplinlerarası yaklaşım ile ilgili bilgilerinde, sınıf içi çevre öğretimi uygulamalarında, çevre öğretimindeki sınıf içi iletişimlerinde gelişme olduğu tespit edilmiştir. Araştırma sonucuna göre genel olarak öğretmenlere uygulanan mesleki gelişim programlarının yalnızca seminerlerle sınırlı kalmaması aynı zamanda sınıf içi uygulama sürecinin olması ve iş başı destekle öğretmenlerin gelişimlerinin izlenmesi önerilmektedir. ANAHTAR KELİMELER:Mesleki gelişim, disiplinlerarası yaklaşım, temel eğitim, okul öncesi eğitimi, sınıf eğitimi
Okul öncesi programında uygulanan yapılandırılmış fen etkinliklerinin okul öncesi çocuklarının bilimsel süreç becerilerine etkisi
Bu araştırmada okul öncesi programında uygulanan yapılandırılmış fen etkinliklerinin okul öncesi çocuklarının bilimsel süreç becerilerine etkisini incelemek amaçlanmıştır. Bu araştırmanın modeli deneysel modeldir. Araştırmanın örneklemini, 2021-2022 eğitim öğretim yılında Ankara Valiliği Milli Eğitim Müdürlüğü'ne bağlı, bağımsız anaokuluna devam eden 48-60 ay yaş grubu 132 çocuk oluşturmuştur. Bu çalışmada elde edilen verilerin analizi bilgisayar ortamında lisanlı SPSS 25 paket programı ile analiz edilmiştir. Değişkenlerin normal dağılımdan gelme durumları araştırılırken çarpıklık basıklık katsayılarından yararlanılmıştır. Gruplar arasındaki farklılıklar incelenirken değişkenlerin normal dağılımdan gelmeleri nedeniyle bağımsız örneklem t testi ve ANOVA testlerinden yararlanılmıştır. Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği güvenirliğini test etmek için iç tutarlılık analizi yapılmıştır. Buna istinaden yapılan KR-20 test istatistiği sonucunun 0,798 olarak hesaplandığı görülmüştür. Bu istatistik değerlerinin 0,70'den büyük olması ölçeğin güvenilir olduğunu göstermektedir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre bilimsel süreç beceri testi geçerlilik güvenilirlik analizlerinden sonra 16 maddenin madde güçlük indekslerinin 0,31 ile 0,71 değerleri arasında ortalama güçlüğünün 0,57 ile orta dereceli, madde ayırt ediciliğinin 0,28 ile 1,00 değerleri arasında ortalama ayırt ediciliğinin 0,56 ile çok iyi olduğu görülmektedir. Araştırmanın bulgularına göre deney grubunun yapılandırılmış fen etkinlikleri uygulamalarından sonra ön test ve son test sonuçlarının başarı oranlarında istatiksel olarak anlamlı bir fark oluştuğu elde edilmiştir. Bu duruma göre okul öncesi programında yer alan yapılandırılmış fen etkinliklerinin çocukların temel bilimsel süreç beceri düzeylerine yüksek bir düzeyde olumlu katkısı olduğu söylenebilmektedir Bu bulgulara ek olarak araştırmacı tarafından hazırlanan demografik bilgi formu ile bilimsel süreç beceri düzeylerine etkisi araştırılan verilere göre elde edilen bulgularda bilimsel süreç beceri düzeyleri farklı değişkenlere göre incelenmiş olunup cinsiyet, anne ve baba eğitim durumu, okul dışı fen eğitimi ve çocukların fen etkinliklerine olan ilgilerinin bilimsel süreç beceri düzeylerine yönelik istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamıştır. Yapılan araştırmada deney grubunun son test başarı puanları ile yaş grupları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmuştur. Ay olarak daha büyük olan 54-60 ay aralığında olan çocukların doğru cevap oranının, gözlem ve ölçme beceri düzeylerinin kendilerinden daha küçük olan 48-54 ay aralığındaki çocuklara göre anlamlı düzeyde yüksektir.
Okulöncesi öğretmenlerinin demokratik kararlılıkları ile çocuk haklarına ilişkin tutumlarının incelenmesi
Çocuklar, gerekli koşullar sağlandığında haklarının farkında olurlar ve bunu toplum yararına kullanabilirler. Bu koşulların başında ise çocuk haklarını bilen ve uygulayan öğretmenlerin yetiştirilmesi gelir. Öğretmenler öncelikle çocuğa uygun ortam hazırlamalı ve çocuklara rol model olmalıdır. Demokratik değerlere saygılı bir öğretmen çocuk haklarını bilmeli, eğitim programlarında bu haklara yer verip, hakları göz önünde bulundurarak davranmalı, hakları kendi hayatlarında önemli bir değer olarak görüp uygulamalıdır. Bu araştırma, okul öncesi öğretmenlerinin demokratik kararlıkları ile çocuk haklarına yönelik tutumlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Nicel yöntemin kullanıldığı araştırmaya Sakarya İl ve ilçelerinde görev yapmakta olan 230 anaokulu öğretmeni gönüllülük esasına dayalı olarak araştırmaya dâhil edilmiştir. Anaokulu öğretmenlerinin çocuk haklarına yönelik tutumlarını belirlemek amacıyla Karaman- Kepenekçi (2006) tarafından geliştirilen Çocuk Haklarına İlişkin Tutum ölçeği ve Yeşil (2010) Öğretmen Davranış Kararlılığı Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizi SPSS 24.0 ile yapılmıştır. Puanların normal dağılım göstermesi nedeni ile çalışmada parametrik test teknikleri kullanılmıştır. Ölçek puanının demografik özelliklere göre farklılık gösterme durumunun analiz edilmesi için t testi ve ANOVA testi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda anaokulu öğretmenlerinin çocuk haklarına yönelik tutumlarının olumlu olduğu, demokratik kararlılık puanlarının ortalama değerde olduğu saptanmıştır. Anaokulu öğretmenlerin çocuk haklarına yönelik tutumlarında yaş, mesleki deneyim ve çalıştıkları görev yeri gibi durumlarının etkili olmadığı saptanmıştır. Bunun yanı sıra, şaşırtıcı bir şekilde okul öncesi öğretmenlerinin öğrenim durumlarının tutumlarda etkili olmadığı; eğitim fakültesi lisans, fen edebiyat fakültesi veya formasyon mezun olan öğretmenlerin, yüksekokul ve diğer seçeneği işaretleyen öğretmenlerin göre çocuk haklarına yönelik tutumlarının benzer olduğu görülmüştür.