Theses supervised by Prof. Dr. Bilgin Ünal İbret
17 theses · Kastamonu University
Sosyal bilgiler ders kitaplarında kullanılan bilgi görselleştirme biçimlerinin incelenmesi
Bilgiyi görselleştirerek sunmak bireyin sözel düşüncesiyle birlikte görsel düşüncesini de geliştirmekte, bu durum okuma ve anlama sürecine olumlu katkı sağlamaktadır. Çalışmanın temel amacı, bireyin öğrenme sürecinde bilginin soyut yapısını daha iyi kavramasını sağlayan bilgiyi görselleştirmenin Sosyal Bilgiler ders kitaplarındaki kullanımlarının incelenmesidir. Araştırmanın veri kaynağını, 2023-2024 eğitim-öğretim yılında okutulmakta olan 4, 5, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitapları oluşturmaktadır. Bu kapsamda ders kitaplarında kullanılan bilgi görselleştirme biçimleri incelenmiş; kullanım çeşitliliği, sıklığı ile işlevlerine dair analiz yapılmıştır. Araştırma yöntemi olarak nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesinin kullanıldığı çalışmada literatürdeki sınıflamalara göre bilgi görselleştirme türleri ve işlevlerine dair tablolar oluşturularak veriler toplanmış, elde edilen veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Yapılan kapsamlı incelemede anlam çözümleme tablosu, bağlantı şeması, balık kılçığı, bilgi haritası, bulmaca, görsel, grafik, halka(döngü), harita, kıyaslama/zıtlık matriksi, olay zinciri/akış şeması, örümcek harita, simge, tablo, tarih şeridi, tanılayıcı dallanmış ağaç ve zihin haritası biçimlerine rastlanırken problem/çözüm ana hattı ve venn diyagramı gibi biçimlerin kullanımı tespit edilememiştir. İnceleme sürecinde açıklama, analiz, bilgiyi yapılandırma, bilgiyi organize etme, döngü, görsel temsil, hiyerarşiyi gösterme, ilişkiyi gösterme, karşılaştırma, keşfetme, sıralama, sınıflandırma, tarihsel sıralama ve yorumlama işlevlerine ulaşılmıştır. Araştırma sonucunda 4, 5, 6 ve 7. sınıf Sosyal Bilgiler ders kitaplarında yüksek oranda görsel, simge ve haritadan oluşan görsel araçların kullanıldığı görülmüştür. Daha çok soyut bilgiyi görselleştiren biçimlerin daha az düzeyde kullanıldığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca görsel temsil işlevinin yoğun bir şekilde kullanıldığı, diğer işlevlerin ise daha az bir kullanımı olduğu görülmüştür. Sosyal Bilgiler ders kitaplarında, öğrencilerin farklı öğrenme stillerini kapsayan bir çeşitlilik anlayışının benimsenmesi ve bilgiyi görselleştirme biçimlerinin sadece nicel olarak değil, aynı zamanda işlevselliğe göre de çeşitlenmesi gerektiği önerilebilir.
Oryantiring uygulamalarının 6. sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarıları üzerine etkisi
Bu çalışmada oryantiring uygulamalarının 6.sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin akademik başarıları üzerine etkisi araştırılmıştır. Araştırmada 2022-2023 eğitim-öğretim yılı güz döneminde Sinop ili Boyabat ilçesinde yer alan bir ortaokuldaki 6. sınıf öğrencileriyle çalışılmıştır. Araştırmada bir deney grubu (N=35) bir de kontrol grubu (N=36) bulunmaktadır. Deney grubunda dersler oryantiring etkinliklerle yürütülürken, kontrol grubunda ise öğretim programına dayalı öğretime göre yürütülmüştür. Araştırma, yarı deneysel yöntemin ön test son test kontrol gruplu desenine dayalı olarak yürütülmüştür. Çalışmada veri toplama aracı olarak Sönmez (2019) tarafından geliştirilen "Mekansal Düşünme Becerisi Testi (MEDBET)" ön test ve son test olarak kullanılmıştır. Araştırmada MEDBET'ten elde edilen veriler SPSS 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Ayrıca öğrencilerin MEDBET'te bulunan sorulara ön test ve son testte verdikleri yanıtlar, frekans/yüzde tabloları şeklinde sunulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre deney ve kontrol gruplarının MEDBET'in ön test ortalama puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık yokken, son test ortalama puanları arasında ise deney grubu lehine anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre oryantiring ile yürütülen Sosyal Bilgiler dersleri, öğrencilerin mekânı algılama becerilerini geliştirmede öğretim programına dayalı öğretime göre daha etkili bulunmuştur
Sosyal bilgiler dersinde işbirliği temelli eleştirel düşünme süreçlerindeki etkileşim örüntülerinin incelenmesi: Bir durum çalışması
İşbirlikli grup çalışmaları, tüm dünyadaki eğitim sistemlerinde yaygın olarak kabul gören pedagojik bir uygulamadır. Bu tür küçük grup temelli uygulamaların etkinliği veya sürdürülebilirliği, gruplardaki akran etkileşimlerinin sosyal ve bilişsel mekanizmalarının anlaşılmasına bağlıdır. Nitel bir durum çalışması olarak tasarlanan bu araştırma, belirli bir prosedüre göre 7 işbirlikli gruba atanan ve eleştirel düşünmeye yönelik bilişsel görevler üzerinde işbirliği içinde çalışmaya yönlendirilen 28 ortaokul 5. sınıf öğrencisinin gruplarda sosyal ve bilişsel açıdan nasıl bir etkileşim süreci geçirdiğini ve buna bağlı deneyimlerini derinlemesine keşfetmeyi amaçlamaktadır. Bu süreçte, 8 aşamalı bir veri toplama adımı izlenmiş ve katılımcıların deneyimlerini incelemek ve değerlendirmek için kendi beyanları (bilişsel görev/etkinlik formları, akran değerlendirmeleri, görüşmeler ve öz değerlendirmeler) ve araştırmacının gözlem raporları kullanılmıştır. Araştırma verileri MAXQDA Analytics Pro 2024 (sürüm 24.0.0) paket programı ortamında 6 aşamada analiz edilmiştir. Bulgular, incelenen durumu 2 kategoride toplam 5 tema (üst kodlar), 14 alt tema ve çeşitli kodlarla ortaya koymaktadır. Buna göre, öğrenciler eleştirel düşünmeye yönelik bilişsel görevler üzerinde işbirliği içinde çalışmalar yürütürken sosyal olarak karakterize edilen en önemli etkileşim yapılarının ortaklaşmacı anlayışların yapısı, sorumluluk paylaşımı, diyaloglar, iletişim süreçlerinin verimliliği, sosyal esenlik, grup olmayı içselleştirme ve gruba bağlılık ile ilgili olduğu bulunmuştur. Bilişsel olarak karakterize edilen en önemli etkileşim yapılarının ise hedef yönelimi, düşünce denetim süreçleri (grup üst bilişi) ile bilgi işleme ve karar verme süreçleri ile ilgili olduğu bulunmuştur. Sonuçlar, işbirliği temelli eleştirel düşünme süreçlerindeki sosyal ve bilişsel etkileşimlerin sınıf ortamlarındaki yansımaları üzerinden tartışılmaktadır. Bu bağlamda, işbirlikli gruplarda etkileşim ortamlarının etkin bir şekilde yönetilmesi ve öğrencilerin uygun şekilde yönlendirilmesi için öğretmenlere, araştırmacılara veya uygulayıcılara bu tür uygulamalar öncesinde okuma ve anlama testlerinin uygulanması ve sosyometrik ölçümlerin yapılması gibi çeşitli önerilerde bulunulmaktadır.
Sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretiminde karşılaştıkları sorunların incelenmesi: Kastamonu örneği
Sınıf öğretmenleri eğitimin ilk basamağı durumunda olan okullarımızda, eğitim sürecinin sağlam temellerini oluşturan öğretmenlerdir. Be nedenle, sınıf öğretmenlerinin eğitimin birinci basamağında çocukların ait olduğu topluma faydalı ve yararlı bir birey olmalarında etkin rolü bulunmaktadır. Sosyal bilgiler dersi de öğrencilerin ait oldukları topluma karşı sorumlu ve yararlı bireyler olmalarında en etkin dersler arasındadır. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretimi sırasında karşılaştıkları sorunlar incelenmiştir. Bu araştırma ile sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretiminde daha etkin olmalarına ve karşılaştıkları sorunlara yönelik çözümler getirilmeye çalışılmıştır. Bunun için araştırmada Kastamonu il merkezinde bulunan 6 okuldaki 28 sınıf öğretmenlerinin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma öğretmen görüşlerine dayalı olarak yapıldığı için nitel bir araştırma modeli seçilmiş ve veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Bu form danışmanın gözetiminde ve katkıları ile uzman görüşleri alınarak araştırmacı tarafından hazırlanmıştır. Araştırmada sınıf öğretmenleri ile yapılan görüşmelerde araştırmacı tarafından tek soru sorulmuş ve soruya verilen cevaplar sonucunda elde edilen bilgiler içerik analizi ile çözümlenerek genel eğilimler ve benzerliklerine göre yorumlanmıştır. Bu araştırmada sınıf öğretmenlerinin sosyal bilgiler dersi öğretiminde karşılaştıkları sorunlar beş alt basamakta incelenmiştir. Bunlar, sınıf öğretmenlerinin görüşlerine göre okul idaresinin kişisel tutumu, öğretmenlerin farklılıkları, öğrenci seviyesi, veli yaklaşımları ve öğrenme ortamı ile karşılaşılan sorunlar olarak saptanmıştır. Bunların yanı sıra ekonomik koşullarda materyal temininde ve gezi-gözlem yapmak istenildiğinde karşılarına çıkan bir sorun olarak gözükmektedir. Araştırmadan elde edilen diğer bulgulara göre sosyal bilgiler dersinde soyut kavramlarının fazlalığı, haftada 3 saat olması ve ders kitaplarının yetersizliği de müfredatın yetiştirilememesine yol açmakta ve öğrencilerin derslerde başarısız olunmasına sebep olmaktadır.
Eğitim sendikalarına ilişkin sosyal bilgiler dersine giren öğretmenlerin görüşleri
Bu araştırmanın amacı Kastamonu il merkezinde Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmenlerinin eğitim sendikalarına ilişkin görüşlerini tespit etmek amacıyla yapılmıştır.Araştırmanın çalışma grubunu; 2014-2015 eğitim-öğretim yılında Kastamonu il merkezinde bulunan ortaokullarda görev yapan üç yüz ilkokul ve ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmenler ve yöneticiler oluşturmuştur. Bu araştırmanın verileri Akbulut'un" Sendikalar ve Motivasyon İlişkisi: Eğitim Sektörü Üzerine Bir İnceleme'' isimli araştırmasında geliştirmiş olduğu 5'li likert tipi "Sendika ve Sendikalaşmaya Yönelik Tutum Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Yapmış olduğumuz araştırmada veri toplama amacıyla kullanılmış olan anket, üç bölümden oluşmaktadır. Anketin birinci bölümünde araştırmanın uygulandığı öğretmenlere yönelik kişisel bilgilerden oluşan 14 soru yer almaktadır. İkinci bölümde eğitim sendikalarına ilişkin Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmenlerin görüşleribelirlemek amacıyla 5'li likert tipi ölçekte 21 soru bulunmaktadır. Ölçeğe katılanların eklemek istedikleri, görüş ve düşüncelerini belirtmeleri bölüm anketinin üçüncü bölümünü oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı, bizzat araştırmacı tarafından Kastamonu İli merkez ilçe belediye sınırları içerisinde yer alan 59 resmi ilkokul ve ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmen ve yöneticileri ziyaret edilerek, araştırmanın amacı anlatılarak dağıtılmıştır. Gönüllülük esasına göre dağıtılan veri toplama araçları öğretmenlerin iş yoğunluğu göz önünde bulundurularak birkaç gün sonra elden ve okulyöneticilerinden yardım alınarak toplanmıştır. Uygulanan anketleri veri toplama aracı ile elde edilen veriler SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 17.0 programı aracılığıyla analiz edilmiş olup, verilerin değerlendirilmesinde tanımlayıcı istatistiksel metotlar (standart sapma, ortalama, sayı, yüzde) kullanılmıştır. Niceliksel verilerin karşılaştırılmasında iki grup arasındaki farkı t-testi, ikiden fazla grup durumunda parametrelerin gruplar arası karşılaştırmalarında Tek yönlü (One way) ANOVA ve farklılığa neden olan grubun tespitinde Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırmanın değişkenleri arasındaki ilişki Pearson korelasyon ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular %95 güven aralığında, %5 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir. Araştırmada kullanılan likert ölçek için kişilerin verilen önermelerle ilgili görüşlerini, çok olumludan çok olumsuza kadar sıralanan seçeneklerden belirtmeleri istenmiştir. Buna göre; (5) kesinlikle katılıyorum, (4) katılıyorum, (3) kararsızım, (2) katılmıyorum, (1) kesinlikle katılmıyorum şeklinde bir ölçek kullanılmıştır. Ölçek sonuçları 5.00-1.00=4.00 puanlık bir genişliğe dağılmıştır. Araştırmanın sonucuna göre; Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmen ve yöneticilerin; branş, aynı kurumda çalışma süresi, sendikalara üye olma durumu, arkadaşına sendikalı olmayı önerme durumu boyutlarında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunmuştur. Araştırmada sınıf öğretmenlerinin sendika ve sendikalaşmaya ilişkin görüşlerinin sosyal bilgiler öğretmenlerinden daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kurumdaki çalışma sürelerine ilişkin tutum puan ortalamaları incelendiğinde de 6 ile 10 yıl arasında görev yapmakta olan öğretmenlerin sendikaya yönelik tutumlarının 16 yıl ve üzerinde görev yapmakta olan öğretmenlerin sendikaya yönelik tutumlarına göre daha olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Sosyal Bilgiler Dersi'ne giren öğretmen ve yöneticilerin; sendikalara ilişkin görüşleri arasında "cinsiyet, yaş, görev, mesleki kıdem, medeni durum, öğrenim durumu, farklı sendikaları tanıma durumu, sendikalara üye olma yılı, farklı sendikalara üye olma durumları, ailede sendikalara üyelik durumu" bakımından istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sendika, Sosyal Bilgiler Öğretmeni, Sınıf Öğretmeni
Sosyal bilgiler dersinde vatanseverlik değerinin kazandırılmasına yönelik öğretmen ve öğrenci görüşleri
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin coğrafi bilgi sistemleri uygulamalarına yönelik görüşleri
Hazırlanmakta
Sosyal bilgiler dersinde kazandırılması gereken değerlerin ailelerin sosyo ekonomik durumlarına göre incelenmesi
Bu çalışmada, Sosyal Bilgiler Öğretim Programı'nda yer alan değerlerin ailelerin sosyo ekonomik yapılarına göre incelenmesi ve aileler tarafından bu değerlerden hangilerine öncelik verildiğinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla Kastamonu ilinde bulunan ve sosyo ekonomik yapı açısından 3 farklı seviyede (alt, orta ve üst) olduğu saptanan 3 ortaokulun velileri üzerinde görüşme formu uygulanmıştır. Bu formlar sonucunda elde edilen veriler, tablolar üzerine işlenmiştir. Bu araştırmanın örneklemi, random şekilde seçilen 3 farklı sosyo ekonomik düzeye sahip okuldaki 90 öğrenci velisinden (velilerin tamamı öğrencilerin babaları olmak üzere) oluşmaktadır. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler, sosyo ekonomik yapı bakımından farklı olan 3 ortaokuldaki öğrenci velileri ile yarı yapılandırılmış görüşme yapılarak ve görüşme formu uygulanarak toplanılmıştır. Görüşme formlarında velilere uzman görüşü ve diğer araştırmacıların görüşleri alınarak hazırlanmış 10 soru sorulmuştur. Veriler betimsel analiz yoluyla çözümlenmiştir. v Bu araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, söz konusu öğrenci velilerinin, Sosyal Bilgiler dersinde kazandırılmasını bekledikleri öncelikli değerlerin, sosyo ekonomik yapılarına göre farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca ailelerin gelir durumuna, ailelerdeki birey sayısına, velilerin öğrenim durumuna ve çalıştıkları meslek grubuna göre de incelendiğinde, ailelerin değer önceliklerinde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. 3 sosyo ekonomik gruptaki tüm velilerin en çok öncelik verdikleri 3 değerin saygı, vatanseverlik ve dürüstlük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu araştırma, son dönemlerde akademik ve politik açıdan önem verilen değerler eğitiminin sosyo ekonomik yapıya göre incelenmesi nedeniyle önemlidir. Değerler eğitiminde velilerin öncelikleri ortaya çıkarılmıştır. Sosyo ekonomik yapılara göre de bu değerlerin incelemesi yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Aile, Sosyo Ekonomik Yapı, Değer, Sosyal Bilgiler
Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mesleki özyeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Öğretmenlerin nitelikli bir şekilde yetiştirilmesi toplumlarda eğitimin kalitesi ve niteliği açısından büyük oranda önem taşımaktadır. Öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonu da bu noktada önemlidir. Öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyon düzeyinin yüksek olması öğretmen adaylarının özyeterliklerine olumlu etkide bulunabilir. Bu araştırmanın amacı, 20142015 eğitimöğretim yılında üniversitelerin eğitim fakültesinde öğrenim gören sosyal bilgiler öğretmen adaylarının özyeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu araştırma ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Örneklem belirlenirken 'tabakalı örneklem' yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın modeli tarama modellerinden ilişkisel tarama modelindedir. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 öğretim yılında 12 üniversitede eğitim fakültelerinin İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği 1.2.3.4. sınıflarında öğrenim gören 2193 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmanın sonucunda, sosyal bilgiler öğretmen adaylarının mesleki özyeterlik algıları ile öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonları arasında arasında orta düzeyde, pozitif anlamlı bir ilişki görülmektedir. Sosyal Bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyona ilişkin algılarının yüksek ve katılıyorum düzeyinde olduğu belirlenmiştir. Genel olarak öğretmen adaylarının özyeterlik algıları incelendiğinde "oldukça yeterli" düzeyde olduğu saptanmıştır. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının öğretmenlik mesleğine yönelik motivasyonları ve özyeterlik algıları sınıf düzeyine göre anlamlı bir şekilde değişmektedir. Sosyal bilgiler öğretmen adaylarının motivasyonları ve özyeterlik algıları 1. sınıfta en yüksek düzeyde; 4. sınıfta ise en düşük düzeydedir.
Ortaokul sosyal bilgiler dersi 6. sınıf ülkemizin kaynakları ünitesinin öğretiminde bilgisayar destekli öğretim yöntemlerinin akademik başarıya ve kalıcılığa etkisi
Bu çalışmanın amacı, Ortaokul 6 sınıflarda okutulan Sosyal Bilgiler dersinde bulunan "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak işlenmesinin, öğrencilerin başarısına ve öğrenilen bilgilerin kalıcılığına olan etkisini incelemektir. Çalışmada araştırma modeli olarak deneysel desen modeli tercih edilmiş olup, veri toplama aracı olarak ise araştırmayı yapan kişi tarafından oluşturulan başarı testinden faydalanılmıştır. Çalışma grubunu, Kastamonu il merkezinde bulunan bir Ortaokulun 2012-2013 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılındaki 6-A ve 6-B sınıflarının 60 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma yapılacak öğrencilerin ekonomik ve sosyal düzeyleri ile derslerden aldıkları sınav sonuçları göz önünde bulundurulmuş ve böylece seçilen araştırma grupları eşit düzeyde tutulmuştur. Çalışmanın amacı, öğrencinin ders başarısı ve kalıcı bir öğrenme gerçekleşmesi bakımından, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak öğretilen ders konularıyla, geleneksel (klasik) öğretim yöntemleriyle öğretilen konular arasındaki farkın incelenerek ortaya konulmasıdır. Söz konusu yöntemler hakkında daha önce ele alınmış olan araştırmalar ve bulgular araştırılıp incelenmiş ve ayrıca bu araştırma sonucunda elde ettiğimiz bulgulardan da yola çıkılarak, bilgisayar destekli öğretim yönteminin öğrencinin başarısını arttırdığı ve öğrenmede kalıcılık sağladığı sonucuna varılmıştır. Öncelikle çalışmada Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri kullanılarak işlenen ders konularıyla, geleneksel öğretim yöntemleriyle işlenen dersin, öğrencilerdeki akademik başarı ve dersi hatırlama düzeyine etkisi, araştırmada kullanılan deneysel desen modeline uygun hale getirilmiştir. Kullanılan veriler, araştırmacı tarafından oluşturulan ölçek yardımıyla, ön test-son test ve kalıcılık (hatırlama) testi kullanılarak derlenmiştir. Hazırlanan başarı testi, öğrencilere ders işlenmeden önce ve ünite sonunda uygulanarak bulunan veriler SPSS 16.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Konuyla ilgili olarak daha önce yapılan çalışmalarda, bilgisayar destekli öğretim yöntemleri ve geleneksel (klasik) öğretim yöntemleri kullanımının, öğrencilerin akademik başarılarını artırmada farklı etkiye sahip olduğu belirtilmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada da, "Ülkemizin Kaynakları" ünitesine ait, alınan başarı testi puanlarının deney öncesinde ve sonrasında iki farklı öğretim tekniği kullanılarak ders işlenen deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık gösterdiği, yani farklı anlatım tekniği kullanılan gruplar arasında (deney ve kontrol grubu olmak üzere) tekrarlı ölçümler faktörlerinin, başarı testi uygulama düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin, anlamlı düzeyde olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlara göre bilgisayar destekli öğretim yönteminin, "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin işlenişinde geleneksel öğretim yöntemlerine göre öğrencilerin ilgili ünite ve konuların öğrenimi üzerinde akademik başarı ve kalıcılığı artırmada daha etkin bir yöntem olduğu anlaşılmıştır.
Yabancı uyruklu öğrencilerin hak ve özgürlüklere saygı değerine ilişkin görüşleri: Kastamonu ili örneği
Bu çalışma Kastamonu'da öğrenim gören yabancı uyruklu 6. sınıf Sosyal Bilgiler öğrencilerinin hak ve özgürlüklere saygı değerine ilişkin görüşlerini belirlemek amacıyla, 2016-2017 öğretim yılında Kastamonu il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören 15 yabancı uyruklu öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinde olgubilim deseni kullanılmıştır. Kullanılan veriler odak grup görüşmesi yoluyla elde edilmiştir. Yabancı öğrencilere hak ve özgürlüklere saygı değeri ile ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan 20 soru sorularak ve hak ve özgürlükler ile ilgili resim çizdirilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin kişi hakları, sosyal ve ekonomik haklar ile ilgili görüş bildirirken siyasi haklarla ilgili herhangi bir görüş belirtmedikleri görülmektedir. Ülkelerinde suç olarak bildikleri şeylerin aslında kendi hak ve özgürlükleri olduğunu öğrendikleri belirtmişlerdir. Kendileri için hak ve özgürlüklere saygı değerinin ayrı bir ders olarak verilmesi, hak ve özgürlüklere saygı duymayanların cezalandırılması gerektiğini belirtmişlerdir. Değerleri aktarmak için sorumlulukları olduklarını bunu eğitim ile gerçekleştirebilecekleri, değer eğitiminde öğrencilerin tümünün öğretmeni rol model aldıkları sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu araştırma sonuçlarından anlaşıldığı üzere, Sosyal Bilgiler dersinin temel amacı olan iyi bir vatandaş yetiştirmede toplumlar tarafından kabül gören değerlerin önemi oldukça fazladır. Bu sebeple değer eğitimi okullarda ders olarak verilmesi ve değer eğitimi hususunda öğrencilerin rol model aldıkları öğretmenlerin seminer ve kurslarla bu konuda yetiştirilmeleri önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Hak ve Özgürlüklere saygı, Yabancı uyruklu öğrenciler.
Sosyal bilgiler dersinde mekânsal vatandaşlığın öğretimine ilişkin öğretmen görüşleri
Mekânsal vatandaşlık bireylerin coğrafi bilgiden yararlanarak vatandaşlıkla ilgili görev ve sorumluluklarının bilincine varmasını hedefleyen bir vatandaşlık türü olarak ifade edilmektedir. Bu çalışma sosyal bilgiler dersinde mekânsal vatandaşlığın öğretimine ilişkin öğretmen görüşlerini incelemek amacıyla 2018-2019 eğitim öğretim yılında Kastamonu il merkezinde görev yapan sosyal bilgiler öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Veriler Sosyal bilgiler öğretmenleri ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Öğretmenlere uzman görüşleri alınarak hazırlanmış 11 açık uçlu soru sorulmuştur. Veriler içerik analizi yoluyla nitel veri analiz programı olan Nvivo 11 programıyla çözümlenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar; sosyal bilgiler öğretmenleri, mekânı yaşanılan yer olarak algılayarak, mekân bilgisinin sosyal bilgilerde öğrencilerin çevresini tanıyarak yaşadığı yere aidiyet duygusu kazanmaları bakımından önemli görmektedirler. Öğretmenlerin mekânsal vatandaşlıkla ilgili olarak sosyal bilgilerin doğası ve programda bulunan kazanım, değer ve becerilerden yola çıkarak yorumladığı mekânsal vatandaşlığın tanımına yakın oldukları söylenebilir. Öğretmenler sosyal bilgiler ve mekânsal vatandaşlık arasındaki ilişkiyi sosyal bilgilerin kapsamı içinde değerlendirmiş, bir kısım katılımcı bu ilişkiyi doğrusal olarak tanımlamıştır. Öğretmenler mekânsal vatandaşlığı İnsanlar, Yerler Ve Çevreler öğrenme alanıyla ilişkilendirmiş, vatanseverlik değeri ve mekânı kullanma becerisini de programdaki değer ve becerilerden mekânsal vatandaşlıkla en ilişkili olan değer ve beceri olarak ifade etmişlerdir. Öğretmenler mekânsal vatandaşlık bilgisinin öğrencinin günlük hayatını kolaylaştıracağını ifade etmektedirler. Öğretmenlerin mekânsal vatandaşlıkla ilgili karşılaştığı zorluklar ise uygulama konularındaki yetersizlik, konuların soyutluğu öğretim materyallerinin ihtiyacı karşılamaması olarak ortaya çıkmıştır. Öğretmenler bu sorunlara öneri olarak etkinliklerin düzenlenebileceği, derslerin uygulama temelli olarak işlenebileceği, sosyal bilgilerin mevcut ders saatinin arttırılabileceği, ders programının öğrencilerin öğrenmesine daha uygun hale getirilebileceği gibi öneriler sunmuşlardır. Bu çalışma mekânsal vatandaşlığın sosyal bilgilerdeki yeri ve önemine dikkat çekilmesi ve mekânsal vatandaşlık eğitimiyle ilgili olması bakımından önemlidir. Çalışmada mekânsal vatandaşlık ile ilgili öğretmen görüşleri ortaya çıkarılmış, mekânsal vatandaşlıkla ilgili öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Vatandaşlık, Coğrafya, Mekânsal Vatandaşlık, Sosyal Bilgiler Öğretmenleri 2018, 136 Sayfa Bilim Kodu: 6041
Ortaokul sosyal bilgiler dersi 6. sınıf ülkemizin kaynakları ünitesinin öğretiminde coğrafi işaretler kullanımının akademik başarıya etkisi
Bu çalışmanın amacı, Ortaokul 6. Sınıflarda okutulan Sosyal Bilgiler dersinde bulunan "Ülkenizin Kaynakları" ünitesinin Coğrafi İşaretler kullanılarak işlenmesinin, öğrencilerin başarısına olan etkisini incelemektir. Çalışmada araştırma modeli olarak deneysel desen modeli tercih edilmiş olup, veri toplama aracı olarak araştırmayı yapan kişi tarafından oluşturulan başarı testinden faydalanılmıştır. Çalışma grubu, Kastamonu il merkezinde bir tane ortaokulun 2012-2013 eğitim-öğretim yılı ikinci yarıyılındaki 6-A ve 6-D sınıflarının 60 öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırma yapılacak öğrencilerin ekonomik ve sosyal düzeyleri ile derslerden aldıkları sınav sonuçları göz önünde bulundurulmuş ve böylece seçilen araştırma grupları eşit düzeyde tutulmuştur. Çalışmanın amacı, öğrencinin ders başarısının gerçekleşmesi bakımından, Coğrafi İşaretlere yer verilerek öğretilen ders konularıyla, Coğrafi İşaretlere yer verilmeden öğretilen konular arasındaki farkın incelenerek ortaya konulmasıdır. Ayrıca öğrencilerin Coğrafi İşaret kavramı ile tanışmalarını sağlamak ve Coğrafi İşaret Kavramının Ülkemizin Kaynakları ünitesinde yer verilmesi için öneride bulunulması amaçlanmış ve bu konuda farkındalık yaratılmak istenmiştir. Araştırma sonucunda elde ettiğimiz bulgulardan yola çıkarak Coğrafi İşaretlerin kullanılmasının öğrencinin başarısını artırdığı sonucuna varılmıştır. Öncellikle çalışmada Ortaokul 6. Sınıf Sosyal Bilgiler dersinde, Coğrafi İşaretlere yer verilerek işlenen ders konularıyla, Coğrafi İşaretlere yer verilmeden işlenen dersin, öğrencilerdeki akademik başarısına etkisi araştırmada kullanılan deneysel desen modeline uygun hale getirilmiştir. Kullanılan veriler, araştırmacı tarafından oluşturulan ölçek yardımıyla, ön test-son test kullanılarak derlenmiştir. Hazırlanan başarı testi, öğrencilere ders işlenmeden önce ve ünite sonunda uygulanarak bulunan veriler SPPS 16.0 paket programı ile değerlendirilmiştir. Yapmış olduğumuz çalışmada da, "Ülkemizin Kaynakları'' ünitesine ait alınan başarı testi puanlarının deney öncesinde ve sonrasında Coğrafi İşaretler kullanılarak ders işlenen deney ve kontrol grubu arasında anlamlı farklılık göstermiştir. Yani Coğrafi İşaretler kullanılan ve kullanılmayan gruplar arasında (deney ve kontrol grubu olmak üzere) tekrarlı ölçümler faktörlerinin, başarı testi uygulama düzeyleri üzerindeki ortak etkilerinin, anlamlı düzeyde olduğu bulunmuştur. Bu sonuçlara göre Coğrafi İşaretlere, "Ülkemizin Kaynakları" ünitesinin işlenişinde yer verilmesi öğrencilerin akademik başarılarını artırmada ekili olduğu görülmüştür.
Sosyal bilgiler dersinde matematiksel modelleme etkinlikleriyle finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesi
Ekonomi disiplini ile ilgilenen araştırmacılar, dünyada var olan kısıtlı maddi kaynakların en yüksek fayda ile nasıl kullanılabileceğini açıklamaya çalışmaktadır. İnsanlarda maddi kaynakların bilinçli kullanılmasına yönelik farkındalık oluşturmaya çalışan ekonomi disiplini her geçen gün önemini arttırmaktadır. İnsanlarda oluşturulmaya çalışılan ekonomi konularıyla alakalı farkındalık veya bakış açısı, eğitim sistemlerine finansal okuryazarlık becerisi olarak yansımıştır. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD - Organisation for Economic Co-operation and Development), Uluslararası Para Fonu (IMF - International Monetary Fund) ve merkez bankaları gibi ekonomik kuruluşlar ekonomi ile ilgili bilgi ve becerilerin her geçen gün daha da önemli hale geldiğini belirtmekte, eğitim sistemlerine ekonomi konularının ve finansal okuryazarlık becerisinin entegre edilmesi gerektiği üzerine çalışmalar yapmaktadır. Eğitim sistemi aracılığıyla bireylerin ekonomi konularında bilinçlendirilmesi ve gerekli becerilerin kazandırılması insan hayatının geleceği için önemli bir hal almaktadır. Ekonomi konuları eğitim sistemi içinde farklı derslerde (sosyal bilgiler, matematik vb.) farklı açılardan ele alınmaktadır. Ekonomi disiplini Sosyal Bilgiler Dersi Öğretim Programında finansal okuryazarlık becerisi olarak yerini almıştır. Disiplinlerarası yaklaşıma göre düşünülüp hazırlanan bu çalışmanın amacı; Sosyal bilgiler dersi kapsamında öğrencilerde finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesine yönelik hazırlanan matematiksel modelleme etkinliklerinin uygunluğunun incelenmesidir. Araştırmada nitel ve nicel verilerin kullanılmasına ve bir durumu farklı açılardan analiz etmeye olanak sağlayan karma yöntem (mixed method) kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, İstanbul ili Esenler ve Ümraniye ilçelerinde iki farklı okulda eğitim gören 61 kız, 66 erkek olmak üzere 127 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma sürecinin değerlendirilmesine gönüllü olarak 30 öğrenci velisi de dahil olmuştur. Araştırmanın uygulama sürecinde, araştırmacı tarafından geliştirilip kullanılan matematiksel modelleme etkinlikleri, finansal okuryazarlık başarı testi, sözel ve görsel ifade formu, öğrenci görüşme formu ve veli görüşme formu veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Araştırma sürecinde elde edilen nicel veriler çift yönlü ANOVA (Two way ANOVA) testi, nitel veriler ise içerik analizi kullanılarak çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda, sosyal bilgiler dersi kapsamında matematiksel modelleme etkinliklerinin, öntest – son test finansal okuryazarlık başarı testi puanlarındaki değişime göre finansal okuryazarlık becerisinin geliştirilmesine katkı sağladığı tespit edilmiştir. Uygulanan matematiksel modelleme etkinliklerinin öğrenciler ve veliler tarafından faydalı bulunduğu yapılan görüşmeler sonucunda elde edilen sonuçlardan biridir. Hazırlanan etkinliklerde kurgulanan problemler, öğrencilerin günlük hayatında karşılaşabilecekleri olayları içerdikleri ölçüde öğrencilerin ilgisini çektiği tespit edilmiştir.
Sosyal bilgiler öğretmenlerinin COVID-19 pandemisi sürecinde derse karşı olan motivasyonuna yönelik bir çalışma: Kastamonu örneği
Dünyada yaşanan COVID-19 pandemisi sürecine bağlı olarak ülkemiz okullarında yüz yüze işlenen dersler mecburen uzaktan eğitim yoluyla telafi edilmeye çalışılmıştır. Ortaokullarda bu şekilde işlenen derslerden birisi de Sosyal bilgiler dersidir. Bu çalışmada uzaktan eğitim yoluyla işlenen Sosyal bilgiler dersine yönelik olarak dersi veren Sosyal bilgiler branş öğretmenlerinin ders karşı olan motivasyonlarının nasıl olduğu incelenmiştir. Bu amaç için Kastamonu il merkezinde 2021-2022 eğitim öğretim yılında tüm okullarda görev yapan okul zümre başkanı olan 26 Sosyal bilgiler öğretmeninin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırma, nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması desenine dayalıdır. Araştırma, durum çalışması tekniklerinden biri olan iç içe tek durum desenine göre gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilgiler öğretmenlerine uzaktan eğitim sürecinde motivasyonunu etkileyen unsurlarla ilgili araştırmacı tarafından hazırlanan 13 soru sorulmuştur. Çalışmada elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Çalışmadan çıkan genel sonuca göre, Sosyal bilgiler öğretmenlerinin COVID-19 pandemisi sürecinde uzaktan eğitim yoluyla verildikleri derslerde motivasyonları yüz yüze yapılan eğitime oranla düşmüştür. Sosyal bilgiler öğretmenleri motivasyonlarını düşüren temel etmenlerin öğrenci isteksizliği, veli ilgisizliği, teknolojik altyapı eksikliği ve uzaktan eğitimi sağlayacak teknolojik araç gereçlerin eksikliği olduğunu belirtilmiştir. Sosyal bilgiler dersinin uzaktan eğitim yoluyla verilmesinin getirdiği olumsuz durumlara karşılık olarak olumlu yönlerinin olduğu da anlaşılmıştır. Nitekim, öğretmenler yüz yüze eğitimde aktif olarak derslere katılmayan bazı öğrencilerin uzaktan eğitim sürecinde kendilerini daha iyi ifade ettikleri ve böylece uzaktan eğitimde derse katılımlarının yüz yüze eğitime göre arttığı belirtilmiştir. Bu araştırma ile ortaya konulan sonuçlardan biriside, uzaktan eğitim yoluyla işlenen derslerde Sosyal bilgiler Dersi Öğretim Programı'na göre verilmesi gereken kazanımların gerçekleştirmesinde etkili olamadığıdır. Ancak, öğretmenler uzaktan eğitimin, yüz yüze eğitimin yapılamadığı zamanlarda programdan geri kalmamak için alternatif bir ders işleniş şekli olarak uygulanabileceğini belirtmektedir. Sosyal bilgiler dersinin çok farklı disiplinlerin bütünleştiği bir ders olması sebebiyle kapsamı oldukça geniştir. Bu nedenle öğrencilerin birçoğu kendi ilgi ve istidatlarına uygun olarak Sosyal bilgiler dersinde kendilerini daha iyi ifade edebilmekte ve ders aktif katılım sağlamaktadır. Ancak, uzaktan eğitim yoluyla işlenen derslerde öğretmen öğrenci ilişkisini tamamlayan beden dili içerisindeki göz teması, jest ve mimikler ile ders içindeki bazı yöntem ve tekniklerin uygulanması mümkün olmadığından derse yönelik olarak öğrencilerin ilgisi azalmaktadır. Bu durum Sosyal bilgiler öğretmenlerinin motivasyonlarının düşmesindeki en önemli sebeplerden birisi olarak ifade edilmiştir.
Sosyal bilgilerde dijital vatandaşlık ve eğitimine yönelik eğitim paydaşlarının deneyimlerinin araştırılması
Bu araştırmanın amacı, eğitim paydaşlarının (öğretmen, öğrenci ve veli) dijital vatandaşlık düzeylerini belirleyerek sosyal bilgilerde dijital vatandaşlık eğitimine yönelik deneyimlerinin araştırılmasını amaçlamaktadır. Araştırmada, karma yöntem araştırmalarından açıklayıcı ardışık desen kullanılmıştır. Bu desen kapsamında araştırmanın önce nicel verileri sonra nitel verileri toplanmıştır. Araştırmada ilk olarak eğitim paydaşlarının dijital vatandaşlık yeterliliklerini ortaya çıkarmak amacıyla araştırmacı tarafından sosyal bilgiler öğretmenleri, ortaokul 7. sınıf öğrencileri ve velilerine yönelik Dijital Vatandaşlık Ölçeği geliştirilmiştir. Öğretmenlere yönelik 4 faktörlü ve 21 maddeli açıklanan toplam varyansın % 54,959 olduğu özgün bir dijital vatandaşlık ölçeği geliştirilmiştir. Öğrencilere yönelik ise 6 faktör ve 21 maddeli açıklanan toplam varyansın %51,033 olduğu bir dijital vatandaşlık ölçeği geliştirilmiştir. Velilere yönelik geliştirilen dijital vatandaşlık ölçeği ise 4 faktör 19 maddelidir ve açıklanan toplam varyansın %60,037'sini karşılamaktadır. Elde edilen üç özgün yapı doğrulayıcı faktör analiziyle doğrulanmıştır. Elde edilen ölçekler katılımcı grubun kişisel ve demografik değişkenleri baz alınarak dijital vatandaşlık yeterliliklerine yönelik incelenmiştir. Öğretmenler, ortaokul öğrencileri ve velilere yönelik geliştirilen ölçekler için sırasıyla 321 öğretmen, 1085 öğrenci ve 1223 veliden veri toplanmıştır. Araştırmanın nitel boyutuna ilişkin veriler ise yarı-yapılandırılmış görüşmelerle toplanmış ve 13 öğretmen, 44 öğrenci ve 19 veliden veri toplanmıştır. Ölçeklerin veri analizi için uygun olup olmadığının kontrol edilebilmesi için önce Kolmogorov Simirnov ile normallik testi yapılmış ve basıklık-çarpıklık kat sayısı hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin analizinde IBM SPSS 22 istatistik programı ve AMOS 24 istatistik programı kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise Nvivo Plus Release 1.6.1 ile analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmenlerin, öğrenci ve velilerin cinsiyet değişkeni ile dijital vatandaşlık ölçeği puanları arasında anlamlı bir fark olmadığı; öğretmenlerin mesleki kıdemi ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasında dijital vatandaşlık ölçeğinin "Korumak" boyutuna ilişkin anlamlı bir farklılık olduğu; öğrenciler de anlamlı farklılığın kaynağının, dijital vatandaşlık ölçeğinin "Teknoloji Kullanma Becerisi" ve "Saygı" boyutları ile ilişkili olduğu; öğretmenlerin günlük internet kullanımı ile dijital vatandaşlık düzeyleri arasında "Eğitim ve İletişim", "Saygı" ve "Korumak" boyutları arasında anlamlı bir farklılık olduğu ortaya çıkmıştır. Velilerin dijital vatandaşlık düzeyleri ile günlük internet kullanım sıklığı değişkenlerine ilişkin ise dijital vatandaşlık ölçeğinin tüm boyutları ile günlük internet kullanım sıklıkları arasında anlamlı bir fark olduğu belirlenmiştir. Araştırmanın nitel boyutunda ise, öğretmen, öğrenci ve velilerin dijital vatandaşlık kavramını sınırlı bir şekilde dijital vatandaşın özellikleri üzerinden tanımladıkları, genellikle akıllı telefon, bilgisayar ve tablet gibi dijital aletlerle EBA, Morpa Kampüs, sosyal medya, Google gibi platformları kullandıkları; dijital teknolojileri eğlenmek, oyun oynamak, araştırma yapmak, sosyal medyada gezinmek, vb. amaçlarla kullandıkları, sosyal bilgiler dersini dijital vatandaşlık konularının öğretimi için önemli gördükleri bulunmuştur. Araştırma sonuçları doğrultusunda sosyal bilgiler öğretmenlerine hizmet öncesi eğitim kapsamında dijital vatandaşlık bilgisi içeren dersler verilebileceği, velilere dijital vatandaş olma konusunda seminer ve konferanslar düzenlenebileceği önerilebilir.
Kazakistan ortaöğretim ders programlarının çevre eğitimi açısından incelenmesi
Son yıllarda çevre sorunlarının artması, çevre ile ilgili yapılan araştırma sayısının artışına da neden olmuştur. Çevre sorunlarının azalması için izlenecek ilk yolun, çevre bilincine sahip bireyler yetiştirilmesi olduğu araştırmacılar tarafından vurgulanmaktadır. Bu bilince sahip insanların yetiştirilmesinde çevre eğitiminin rolü büyüktür. Araştırmada, Kazakistan'da ortaöğretim kurumlarında uygulanmakta olan orta öğretim programlarındaki çevre eğitimi üzerinde incelemeye çalışılmıştır. Bu amaçla, Kazakistan eğitim sistemi, orta öğretim kapsamındaki derslerin programları incelenmiş; kazanım, beceri, doğrudan verilecek değer gibi unsurlar kapsamında çevre eğitimine hangi derste ne kadar ve ne şekilde yer verildiği tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma, nitel araştırma prosedürüne uygun bir şekilde ve doküman analizi tekniği kullanarak yürütülmüştür. Bu nedenle orta öğretim programları ve bu programlarla ilgili kaynaklar kütüphanelerden ve internet üzerinden elde edilmiştir. Öğretim programlarının ve kaynaklarının elde edilmesinin ardından, ülkenin orta öğretim programları yapı ve içerik açısından incelenilmiştir. Kazakistan Milli Eğitim standartlarına göre yetiştirilecek öğrencilerde olması gereken temel değerlerden birisi çevreye karşı olumlu tutum geliştirmiş çevreye duyarlı bireylerin yetiştirilmesidir. Bu bağlamda Doğa Bilimi bilim dalı altında verilen doğabilim, coğrafya, biyoloji, kimya ve fizik derslerinde çevre eğitimine yönelik çevresel faktörlerin canlı organizmalar üzerindeki etkisi, insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkisi, bölgelerin ülkelerin ve Kazakistan Cumhuriyeti'nin doğasının özellikleri, doğa koruma ve sürdürülebilir kalkınma, küresel ve yerel çevre sorunları gibi konular işlenmektedir. Derslerde tematik alanlar çerçevesinde 5. ve 6. sınıflarda doğabilim dersi ile verilmeye başlayan çevre eğitimi konularının 7., 8. ve 9. sınıflarda en fazla coğrafya dersinde kümeleştiği, bu açıdan coğrafya dersini biyoloji, kimya ve fizik derslerinin izlediği görülmüştür. Kazakistan ortaöğretim programlarında çevre eğitiminin verildiği derslerinin tamamında toplam 1170 Öğrenme hedefi bulunmaktadır. Bu derslerde çevre eğitimi verilen öğrenme hedeflerinin toplam sayısı 428'dir. Dolayısıyla Kazakistan ortaöğretim ders programlarında çevre eğitimi verilen derslerin öğrenme hedefleri açısından %36,7'sinin çevre eğitimi ile ilgili olduğu görülmüştür.