Theses supervised by Prof. Dr. Engin Ertan

11 theses · Aydın Adnan Menderes University

Master'sOpen AccessTR

Kestanede farklı ortamların çimlenme ve çöğür gelişimi üzerine etkisi

Bu çalışma, kestane fidanı yetiştiriliciliğinde farklı ortamların çimlenme ve çöğür gelişimi üzerine etkisini belirlemek amacıyla, Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü deneme ve uygulama bahçesinde 2017 ve 2018 yıllarında yürütülmüştür. Her iki deneme yılında da torf, perlit, zeolit, vermikülit, pomza, bahçe toprağı, hindistan cevizi kabuğu, kestane kirpisi ve curuf ortamları ve/veya karışımlarından oluşan toplam 10 farklı ortam çalışma kapsamına alınmış ve kestane tohumları söz konusu ortamların bulunduğu 0,85 L'lik saksılara ekilmişlerdir. Denemede kullanılan ortamlara göre kestane tohumlarının çimlenme oranları ve çöğür gelişimlerine ilişkin vejetasyon dönemi sonunda çöğür boyu (cm), çöğür çapı (mm), çöğür boy ve çap üniformitesi (CV, %), yaprak sayısı gibi parametrelere ilişkin ölçümler yapılmıştır. 2017 yılı denemesinde; pomza ve torf ortamında en yüksek çimlenme başarısına ulaşıldığı; bunu hindistan cevizi kabuğu ile torf + perlit ortamının izlediği belirlenmiştir. 2018 yılı denemesinde ise zeolit ile zeolit + perlit ortamından en yüksek çimlenme oranı değerleri elde edilmiştir. Çöğür gelişim kriterleri açısından 2018 yılı denemesinde, özellikle birinci yılın sonunda aşıya gelme oranının yüksek olması açısından oldukça önemli parametrelerden olan çöğür boy ve çap değerleri açısından, ortamlar karşılaştırıldığında torf, torf + perlit ve hindistan cevizi kabuğu ortamlarında yetiştirilen kestane çöğürlerinin diğer ortamlara göre en iyi performansı gösterdiği ortaya konmuştur.

Hüseyin Bilkay
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Organik zeytin yetiştiriciliğinde farklı toprak iyileştiricilerin ağaç gelişimi ile meyve verim ve kalitesi üzerine etkisi

Konvensiyonel tarım kapsamında toprak verimliliğinin sağlanması ve bitki besin madde ihtiyacının karşılanması amacıyla, sentetik kimyasal gübreler yaygın olarak kullanılmaktadır. Oysa, organik tarım kapsamında bu amaçla, organik ve yeşil gübreleme, ekim nöbeti ve toprak muhafazasını tavsiye eden uygulamalar dışında Organik Tarım Yönetmeliğinin eklerinde yer alan ve Ek-1 olarak ifade edilen "Organik Tarımda Kullanılacak Gübreler, Toprak İyileştiriciler ve Besin Maddeleri (Deniz yosunu üretimi dâhil)" listesinde yer alan ve kullanımına izin verilen maddelerin kullanımı söz konusudur. Ancak, söz konusu bu maddelerin kullanımına ve etkinliğine ilişkin yeterli literatür bilgisi bulunmamaktadır. Bu nedenle, organik zeytin üretim sertifikasına sahip olan bir bahçede, Yamalak Sarısı zeytin çesidine ait ağaçlarda organik tarım yönetmeliğinde izin verilen toprak iyileştiriciler olan temel curuf, perlit ve zeolit (Klinoptilolit) ile besin maddesi olarak vermicompost ve deniz yosunu uygulamalarının ağaç gelişimi ile verim ve kalite üzerine etkilerinin ortaya konması amaçlanmıştır. Söz konusu maddelerin etkilerini belirlemek amacıyla, zeytin ağaçlarında fenolojik, morfolojik ve pomolojik gözlem ve analizler yapılmıştır. Yapılan gözlemler ve analizler neticesinde uygulama gruplarının tümünden kontrol grubuna kıyasla daha iyi sonuçlar elde edilmiştir. Genel olarak deniz yosunu ve vermicompost uygulamaları ağaç gelişimi ile meyve verim ve kalitesi açısında en iyi sonuçları vermiştir.

Abdullah Dündar
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kestanelerde derim sonrası bazı uygulamaların meyve kalitesi ve depolama süresi üzerine etkileri

Kestanelerde hasat sonrası yaşam potansiyelini uzatmak üzere, yapılacak olan bazı uygulamaların meyve kalitesi üzerine etkisini belirlemek ve dolayısıyla depolama süresini uzatmak amacıyla bu tez yürütülmüştür. Denemede, yöresel Kemer kestane çeşidi kullanılmıştır. Hasat sonrası putresin, salisilik asit, ozmotik dehidrasyon + sıcak hava kurutma, sıcak su banyosu, soğuk suda ıslatma uygulamaları ve kontrol grubu meyveleri 2±1⁰C'de %80-90 oransal nem koşullarında 210 gün (7 ay) süreyle depolanmıştır. Meyve örneklerinde depolama başlangıcında ve 30 gün aralıklarla kalite değişimlerini belirlemek için bazı fiziksel ve kimyasal analizler yapılmıştır. Bu amaçla; ağırlık kaybı, nem içeriği, fiziksel kayıplar, meyve kabuğu ve eti rengi, toplam şeker, nişasta, fenolik madde miktarı ve antioksidan aktivitesi belirlenmiştir. Raf ömrü kısmı için de her ay soğuk hava deposundan çıkartılan meyveler 4 gün 20°C'de %60±5 oransal nem koşullarında bekletilmiş ve soğuk hava deposunda depolama boyunca yapılan tüm analizler tekrarlanmıştır. Kestanelerde depolama süresine bağlı olarak 6. aya kadar kabul edilebilir düzeyde fiziksel kayıplar meydana gelmiştir. Fiziksel ve biyokimyasal analizler dikkate alındığında, soğuk su uygulaması diğer uygulamalara göre pazarlanabilir meyve oranını arttırması ve kaliteli meyve eldesi için daha iyi sonuçlar vermiştir. Anahtar Kelimeler: Kestane, soğukta muhafaza, putresin, salisilik asit, sıcak su, suda ıslatma, ozmotik dehidrasyon

Büşra Çalışkan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Güney Ege Bölgesi Memecik zeytin çeşidinde meyve ve yağ özelliklerinin karşılaştırılması

Amaç: Farklı ekolojik bölgelerde yetiştiriciliği yapılan Memecik zeytin çeşidi, meyve kalitesi ve yağ özellikleri açısından farklı özellikler gösterebilmektedir. Bu nedenle, bu araştırmada, Türkiye'de Memecik zeytin çeşidinin yoğun olarak yetiştirildiği Güney Ege Bölgesinde çeşidin meyve ve yağ özelliklerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Materyal ve Yöntem: 2018/2019 ve 2019/2020 üretim sezonlarında Güney Ege Bölgesinde yer alan Aydın, İzmir ve Muğla illerinde ağaç varlığı ve üretim alanı açısından ilk sırada olan önemli ilçeleri TUİK (2017) verilerine göre saptanmıştır. Çalışma kapsamında yer alan ilçeler Koçarlı, Söke, Çine, Selçuk, Bayındır, Torbalı, Bodrum, Milas, Fethiye olarak belirlenmiştir. Deneme kapsamında bölgelerden yaklaşık eş yükseltilerden seçilen bahçelerde hasat edilen Memecik çeşidi zeytinlerde meyvelerde pomolojik analizler, elde edilen zeytinyağlarında ise biyokimyasal ve duyusal analizleri yapılmıştır. Bulgular: Ege Bölgesi'nden elde edilen zeytin örneklerinin meyve ağırlıkları (5,78 g) ve meyve eni (19,38 mm) ile en yüksek Bayındır ilçesi zeytinlerinde, meyve boyu en yüksek Bodrum ilçesi (27,10 mm) zeytinlerinde, 1 kg'daki zeytin sayısı en az Bayındır ilçesindeki (184 adet) zeytinlerinde saptanmıştır. Hasat zamanı itibariyle, olgunluk indeksi değeri en yüksek değer Koçarlı ilçe (2,02) zeytinlerinde saptanmıştır. 2019 yılında tüm şartlar azami ölçüden eşit kabul edilerek elde edilen yağların serbest yağ asitliği ve peroksit değerleri de Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı ve Pirina Yağı Tebliği 'Natürel sızma Zeytinyağı' değerleri limit sınırları içerisinde olduğu belirlenmiştir. Fethiye ilçesinin (571 mg/kg) zeytinyağlarının polifenol miktarı yüksek olduğu saptanmıştır. Memecik çeşidi zeytinden elde edilen yağların E vitamini miktarı en yüksek değer Koçarlı ilçesi (480 mg/kg) zeytinyağında olduğu saptanmıştır. Yağ asidi dağılımları açısından en yüksek değer alan ilçeler irdelendiğinde; oleik asit için Selçuk ilçesi (72,63), palmitik asit için Milas ilçesi (15,48), linoleik asit için Fethiye ilçesi (17,55), stearik asit için Koçarlı ilçesi (3,23) zeytinyağında olduğu saptanmıştır. Sterol kompozisonları bakımından toplam B-sterol ve toplam sterol içerikleri Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı Tebliğ'inde belirtilen limit sınırlarından yüksek olduğu belirlenmiştir. Abencor sitemi kullanılarak elde edilen zeytinyağlarına yapılan duyusal değerlendirmelere göre çalışılan ilçelerdeki yağlar, Türk Gıda Kodeksi Zeytinyağı Tebliği'ndeki sınıflandırılmaya göre 'Naturel Sızma Zeytinyağı' olarak tanımlanmıştır. Pozitif özelliklerinden meyvemsilik ve yakıcılık özelliklerinin en yoğun değerleri Selçuk ilçesi zeytinyağında, acılık özelliğinin en yoğun değeri Söke ilçesi zeytinyağında olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Genel olarak Ege bölgesi ve Türkiye'nin en çok ağaç varlığına sahip olan, ekonomik açıdan ve üretim miktarı bakımından da önem taşıyan Memecik zeytin çeşidinin, yoğun olarak üretimin yapıldığı Güney Ege Bölgesi'ndeki zeytin ve zeytinyağlarında incelenen saflık ve kalite özelliklerinin ilgili standartlarla uyum içerisinde olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Güney Ege Bölgesi, Memecik, Zeytin, Zeytinyağı

İnci Sarı
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı terbiye sistemleri uygulanmış incir ağaçlarında ilekleme sıklığının meyve verim ve kalitesi üzerine etkisi

Amaç: Bu çalışma, Aydın ili bölgesinde sofralık taze tüketim amacıyla yetiştirilen Bursa Siyahı incir çeşidinde ana mahsulün oluşması için yapılan ilekleme işleminin sıklığının meyve tutumuna, verime ve meyve kalitesine olan etkisinin belirlenmesi amacı ile yapılmıştır. Materyal ve Yöntem: Bu çalışma Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü uygulama alanında 2012 yılında dikilen, Y Trellis ve Kordon şeklinde terbiye sisteminin uygulandığı, Bursa Siyahı incir çeşidi ağaçlarından oluşan parselde 2019 yılı vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Deneme her iki terbiye sistemi için de, 3 tekerrürlü ve her tekerrürde 10 ağaç olacak şekilde planlanmış ve toplam 60 ağaç üzerinden tez yürütülmüştür. Seçilen sürgünler izolasyon torbalarına alınarak, kontrollü olarak, 2, 3, 4 ve 5 kez olacak şekilde ilekleme işlemleri gerçekleştirilmiştir. Deneme kapsamında Bursa Siyahı incir çeşidi ağaçlarında, fenolojik, pomolojik ve morfolojik gözlem ile analizler yapılmıştır. Bulgular: Çalışmadan elde edilen tüm bulgular genel olarak değerlendirildiğinde, Kordon sisteminde yaşanan sorunlar nedeniyle çok sağlıklı sonuçların elde edilemediği, ancak sürgün boyu gelişimi ve sürgündeki ortalama meyve sayısı dikkate alındığında ümitvar olduğu, diğer terbiye sistemi olan Y trellis sisteminde ise gerek meyve tutum oranı, gerek sürgündeki meyve sayıları dikkate alındığında, geleneksel uygulamanın aksine (2-3 kez ilekleme), 5 kez ilekleme yapılmasının özellikle meyve tutum oranı üzerinde çok önemli katkıları olduğu saptanmıştır. Sonuç: Üreticilerin alışılagelmişin dışında, ilekleme sıklıklarını arttırması, hatta bu süreçte ilek meyvesinin pazarda olmaması durumunda bile buzdolabı gibi basit şartlarda bile bir süre muhafaza edildikten sonra uygulanabileceği sonucuna varılmıştır.

Amine Şirin
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sarılop incir çeşidinde bazı uygulamaların meyve kalitesi üzerine etkileri

Ülkemiz için stratejik bir öneme sahip olan kuru incir yetiştiriciliğinde verim ve kalite kayıplarına neden olabilen sorunlara çözüm olması düşüncesiyle; güneş yanıklığına karşı kaolin partikül film teknolojisi, meyve çatlamasına karşı osmotik koruyuculardan olan glisin betain uygulaması ile toprak verimliliğine katkı sağlamak üzere örtü bitkisi kullanımının kalite üzerine etkilerinin belirlenmesi amacıyla bu çalışma planlanmıştır. Araştırma, 25 yaşlı "Sarılop" çeşidi incir bahçesinde 2014 ve 2015 yılı üretim sezonunda yürütülmüştür. Farklı uygulamaların Sarılop incir çeşidi meyvelerinde kalite üzerine etkilerini belirlemek amacıyla; kontrol uygulaması yanı sıra güneş yanıklığına karşı %5 ve %10 dozlarında kaolin ve meyve çatlamasına karşı %0.3 ve %0.6 dozlarında glisin betain uygulamaları, farklı sıklıklarda olacak şekilde yapılmış, ayrıca toprak verimliliğini arttırmak için incir ağaçları altına örtü bitkisi ekimi yapılmıştır. Uygulamaların meyve kalitesi üzerine etkisini belirlemek amacıyla; incirde her hasat döneminde meyveler sağlam, hurda, çatlak ve güneş yanıklı olmak üzere kalite sınıflarına ayrılmış ve alınan kuru incir meyve örneklerinde pH, suda çözünebilir kuru madde miktarı (%), titre edilebilir asit miktarı (%) ve meyve kabuk rengi değerleri saptanmıştır. Denemeden elde edilen sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde, uygulamaların meyve kalite sınıfları üzerine etkisi istatistiksel olarak önemsiz bulunmakla birlikte, kontrole göre özellikle kaolin ve glisin betain uygulamalarının daha kaliteli meyveler oluşumuna katkı sağladığı belirlenmiştir. Ayrıca, kaolin, glisin betain ve örtü bitkisi uygulamalarının pH, titre edilebilir asit miktarı (%) ve meyve dış kabuk rengi üzerinde istatiksel olarak önemli etkilerde bulunduğu ve özellikle glisin betainin kalite açısından daha etkili olduğu ortaya konmuştur.

Zeynep Esin Yaşartürk
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Örtüaltında yetiştirilen erik ve kayısı çeşitlerinde hidrojen siyanamid (H2CN2) uygulamasının erkencilik ve verim üzerine etkileri

Örtüaltında yetiştirilen erik ve kayısı çeşitlerinde dormansiyi ortadan kaldırmak suretiyle, tomurcukların erken uyanmasını ve buna bağlı olarak olgunlaşmayı önceye almayı sağlamak için hidrojen siyanamid uygulamasının erkencilik ve verim üzerine etkisini belirlemek amacıyla bu çalışma planlanmıştır. Denemede, Pixy erik anacına aşılı 7 yaşlı Papaz ve Bekiroğlu erik çeşitleri ile Precoce de Tyrinthe ve Nimfa kayısı çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Çalışma, 200 m2' lik serada, 2x1.5 m aralık ve mesafe ile dikilen (333 ağaç/da) 60 ağaç ve açıkta, 4x4 m aralık ve mesafe ile dikilen (62 ağaç/da) meyve koleksiyon bahçesinde 60 ağaç olacak şekilde toplam 120 ağaçta yürütülmüştür. Kontrol uygulaması ile birlikte %2 ve %4 dozunda hidrojen siyanamid etken maddeli Domino isimli preperat; toprak sıcaklığının 10oC'ye ulaştığı zaman olan 9 Ocak 2015 tarihinde uygulanmıştır. Denemede örtüaltında ve açıkta hidrojen siyanamid uygulamalarının etkisini belirlemek amacıyla fenolojik gözlemler ile pomolojik ölçümler yapılmış ve verim ile ilgili parametrelere ilişkin veriler alınmıştır. Elde edilen sonuçların genel olarak değerlendirilmesi sonucu, örtüaltında ve açıkta, hidrojen siyanamid uygulaması ile, erik ve kayısı çeşitlerinde özellikle tomurcuk kabarması ve çiçeklenme başlangıcı tarihlerinin daha önce meydana geldiği saptanmıştır. Ancak, deneme kapsamında erik çeşitleri ile gerek örtüaltı, gerekse de açıkta yeterli verim alınamamıştır. Kayısı çeşitlerinde, örtüaltı koşullarında %4 hidrojen siyanamid uygulanmış ağaçlarda, açık arazide ise kontrol grubunda bulunan ağaçlarda daha fazla verim elde edilmiştir.

Fatma Karakurum
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı terbiye sistemlerinin örtü altı Bursa siyahı incir yetiştiriciliğinde erkencilik ve verim üzerine etkileri

Amaç: Bursa siyahı incir çeşidinde örtü altı incir yetiştiriciliğin ve farklı terbiye sistemlerinin erkencilik, verim ve kalite bakımından etkilerinin belirlenmesi amacı ile tez çalışması yürütülmüştür. Materyal ve Yöntem: Çalışmada bitkisel materyal olarak Tekfen-Alanar A.Ş. ye ait Salihli/Manisa Kemer köyünde bulunan üretim bahçesinin 2018 yılı ocak ayı dikimi olan 4 yaşlı Bursa Siyahı incir çeşidi deneme parselindeki ağaçlar kullanılmıştır. Deneme parseli 2022 yılı ocak ayının ortasında yüksek tünel olmak üzere örtü altına alınmıştır. Denemede örtü altı çalışmaları için 7m genişliğinde galvaniz ana direkler ve UV ışınlarına karşı etkili yüksek geçirgen örtü malzemesi kullanılmıştır. Bu çalışmada 1,5 metre sıra üzeri ve sıra arası mesafeler ile 45o açıyla dikilmiş olan incir ağaçlarında destekli ve desteksiz sistemler kullanılarak budamalar yapılmıştır. Çalışma kapsamında, denemede yer alan ağaçlarda yıllık sürgünlerde üç farklı uç alma seviyesi uygulanmıştır. Bu amaçla, tek yıllık sürgünler üzerinde 60 cm, 100 cm ve kontrol olacak şekilde kesimler yapılmıştır. Bulgular: Deneme kapsamında Bursa Siyahı incir çeşidi ağaçlarında fenolojik, morfolojik ve verim ile ilgili analizler yapılmıştır. Çalışmadan elde edilen tüm bulgular genel olarak değerlendirildiğinde örtü altı yetiştiriciliğin 7-10 gün arasında erkencilik sağladığı görülmektedir. Uç alma yöntemlerinde ise 100 cm uç alma seviyesinden budama yapılması durumunda verimin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Örtü altı incir yetiştiriciliğinin mümkün olduğu, bir hafta ile on gün arasında erkencilik sağlandığı belirlenmiştir. Desteksiz sistem şeklinde terbiye edilmiş incir ağaçlarında destekli sisteme göre daha fazla verim elde edilmiştir. Sık dikim incir yetiştiriciliği yapıldığı taktirde sert kesimlerin yapılmasından kaynaklı ilekleme sorunlarına önlem olarak 100 cm seviyesinden uç alma yapılmasının aşırı sert kesimlere göre meyve tutumu ve verimlilik açısından olumlu katkılar sağlayacağı ortaya konmuştur.

Sinan Beşikci
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Organik incir yetiştiriciliğinde farklı toprak iyileştiriciler ve besin maddelerinin verim ve kalite üzerine etkileri

Sarılop çeşit incir Türkiye de üretim açısından önemli bir değere sahiptir. Yetiştiriciliği yapılan illerin başında yer alan Aydın, üretimin büyük kısmını üstlenmiş durumdadır. Bölgenin iklim özelliklerinin uygun olmasıyla birlikte kurutmalık olarak yetiştirilen önemli bir meyve türü konumundadır. Sarılop incir yetiştiriciliğinde, organik tarım kapsamında toprak verimliliğinin sürdürülebilir olması ve besin madde ihtiyaçlarının karşılanması açısından söz konusu yönetmelikte geçen maddelerin kullanımı ve etki şekilleri ile ilgili olarak yeterince literatür bilgisi bulunmamaktadır. Bu tez çalışmasında, organik incir yetiştiriciliğinde bazı toprak iyileştiriciler ve besin maddelerinin ağaç gelişimi ile incir verim ve kalitesi üzerine etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bölge de sarılop incir ağaçlarının yer aldığı ve organik tarım yapılan bahçede 2020-2021 yıllarını kapsayan tez çalışması yürütülmüştür. Çalışma materyalini sarılop çeşit incirde uygulanan organik tarım yönetmeliğin izin verdiği toprak iyileştiriciler ve besin maddelerinden yeşil gübre (adi fiğ+arpa), büyükbaş çiftlik gübresi, vermikompost, yarasa gübresi ile organik sertifikalı potasyum sülfat içeren organik gübrelerin kombinasyonları oluşturmuştur. Yeşil gübre, yeşil gübre+K2SO4, katı çiftlik gübre, katı çiftlik gübre+K2SO4, katı vermikompost, katı vermikompost+K2SO4, katı vermikompost+vermikompost sıvı+K2SO4, toz yarasa gübresi+ sıvı yarasa gübresi, toz yarasa gübresi+ sıvı yarasa gübresi+K2SO4, doğal vejetasyon, doğal vejetasyon+K2SO4 olmak üzere 12 kombinasyonlu oluşturulan çalışma da fenolojik gözlemler yapılarak, morfolojik analizler, toprak ve yaprak analizleri ile %22-24 nem oranında kurutulmuş meyvelerde kalite analizleri yapılmıştır. Uygulamalar bazında ağaç başına verim ve meyve sayıları belirlenerek, kalite özelliklerine göre sınıflandırmalar yapılmıştır. Ayrıca kuru meyvede renk paremetreleri (L,a,b, hue, chroma), nem (%), su aktivitesi (%), suda çözünebilir kuru madde (%) , titre edilebilir asitlik (%), pH ve şeker değişimleri (glikoz, fruktoz, sakkaroz) için pomolojik ve biyokimyasal analizler yapılarak uygulamaların etkileri belirlenmiştir. Ağaç üzerinde yıllık sürgünlerde uzunluk, çap ve ortalama meyve sayıları hesaplanmıştır. Elde edilen değerler istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. Sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde gerek ağaç başına verim ve gerekse de meyve kalite özellikleri açısından incelenen pek çok parametrede yarasa gübresi, vermikompost gübresinin olumlu etkileri saptanmıştır. Özellikle organik sertifikalı potasyum sülfat gübresi ile kombine edilen uygulamalarda meyve kalite özelliklerinde artışlar ortaya çıkmıştır. Anahtar kelimeler: Organik tarım, Toprak iyileştiriciler, Sarılop incir, Meyve.

Ezgi Okan Arıkan
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Memecik zeytin çeşidinde bazı periyodisite kontrolü uygulamalarının zeytin ve zeytinyağı verim ve kalitesi üzerine etkileri

Ülkemizin ve özellikle Ege bölgesinin önemli bir yağlık çeşidi olan Memecik zeytin çeşidi güçlü bir periyodisite eğilimi göstermektedir. Periyodisite eğilimini azaltmak için periyodisite kontrolünde dengeli bir çiçek tomurcuğu uyarımına neden olacak kültürel işlemlerin (sulama, gübreleme, budama, seyreltme, bitki büyüme düzenleyici madde kullanımı vb.) yapılması gerekmektedir. Bu nedenle, Memecik zeytin çeşidinde, periyodisite kontrolü amacıyla yapılan bazı uygulamaların zeytin verim ve kalitesi ile zeytinyağı kalitesi üzerine etkilerinin ortaya konması amacıyla bu çalışma planlanmıştır.Aydın Adnan Menderes Üniversitesi Merkez Kampüs alanında bulunan Memecik zeytin bahçesinde 2020 yılı vejetasyon döneminde verimli ve verimsiz ağaçların seçilmesi ile başlatılan çalışma üç yıl boyunca yürütülmüştür. Periyodisite şiddetini azaltmaya yönelik olarak; zeytin ağaçlarında kontrol grubunun yanı sıra, elle seyreltme, kimyasal seyreltme (180 ppm NAA ppm), giberellik asit (75 ve 150 ppmGA3), anti-giberellin (125 ve 250 ppm pro-Ca) uygulamaları ile farklı hasat zamanları (erken hasat ve geç hasat ) uygulamaları yapılmıştır. Periyodisite kontrolü amacıyla, beklenilen etki doğrultusunda, GA3 uygulamaları aynı bahçe içerisinde o yıl verimsiz olan ağaçlarda, diğer uygulamalar ise verimli ağaçlarda yapılmıştır. Uygulamaların etkilerini belirlemek amacıyla zeytin ağaçlarında fenolojik gözlemler yanında, ağaç başına verim, olgunluk indisi, meyve boyutları, kg'daki dane sayısı, et/çekirdek oranı, titre edilebilir asitlik, pH ve toplam suda çözünebilir kuru madde miktarı değerleri saptanmıştır. Zeytinyağı kalitesi açısından ise serbest yağ asitleri, peroksit ve iyot sayısı, doymuş ve doymamış yağ asitleri miktarı, sterol bileşenleri, toplam tokoferol, UV özgül abrorbans, toplam fenolik madde ve yağ asitleri bileşimine ilişkin analizler yapılmıştır. Denemelerden elde edilen sonuçlar genel olarak değerlendirildiğinde; gerek ağaç başı verim ve gerekse zeytin ve zeytinyağı kalitesi açısından uygulamalardan GA3'in ve meyve seyrelmesine yönelik yapılan uygulamalarının olumlu etkileri saptanmıştır.

Pelin Çamoğlu Konak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Sarılop incir çeşidinde yüksek sıcaklık ve kuraklık stresi ile bazı uygulamaların fizyolojik ve morfolojik özellikler üzerine etkisi

Araştırmada küresel ısınma ile öngörülen yüksek sıcaklık ile kuraklığın ayrı ve birlikte sarılop çeşidine ait incir fidanları üzerine etkisinin belirlenmesi, yüksek sıcaklığa eşlik eden kuraklık stresi altındaki incir fidanlarında stres toleransını arttırmaya yönelik bazı uygulamalarının fizyolojik ve morfolojik değişimler üzerine etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle iki stresin doğada birlikte meydana geleceği düşünülerek, bitkinin bu kombine strese vereceği tepkiler incelenmiştir. Böylece, söz konusu stres faktörlerinin incirde etkileri belirlenebileceği gibi, çalışmada öngörülen soruna karşı çözüm önerileri de geliştirilebilmesi hedeflenmiştir. İncir Araştırma Enstitüsü'nde 2021 ve 2022 yıllarında yürütülen çalışmada, yüksek sıcaklık, kuraklık, yüksek sıcaklık + kuraklık, kuraklık (% 50), yüksek sıcaklık + kuraklık (% 50) olmak üzere beş farklı stres uygulamaları ile stres toleransını arttırmaya yönelik olarak glisin betain, prolin, brassinostreoid, salisilik asit, kaolin, melatonin uygulamalarının incir fidanlarında fizyolojik ve morfolojik etkileri belirlenmiştir. Bu amaçla, uygulamaların öncesi ve sonrasında yaprak oransal su içeriği (%), elektrolit sızıntısı (%), klorofil yoğunluğu, yaprak sıcaklıkları (0C), stoma iletkenliği (mmol m-2s-1) ve klorofil tayini (mg/g) gibi analizler yapılmıştır. Ayrıca incir fidanlarında vejetasyon dönemi sonlarında uygulamaların etkinliğini belirlemek üzere sürgün uzunluğu, sürgün çapı, boğum sayısı, boğum arası uzunluk, yaprak sayısı gibi morfolojik ölçümler yapılmıştır. Deneme kapsamında elde edilen tüm bulgular genel olarak değerlendirildiğinde, stres koşullarına karşı salisilik asit, melatonin ve glisin betain uygulamalarının stresi tolere etmede daha etkin olduğu sonucuna varılmıştır.

Bitki fizyolojisiStres toleransı
Mehmet Ali Kargıcak
Aydın Adnan Menderes University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors