Theses supervised by Prof. Dr. Emin Güzel
11 theses · Çukurova University
Seçilmiş zeytin çeşitlerinin mekanik hasadına yönelik bazı özelliklerin saptanması
Bu çalışmada, seçilen zeytin çeşitlerinin olgunlaşma zamanına bağlı olarakmekanik özelliklerinin (kopma kuvveti, sıkıştırma kuvveti) ve fiziksel özelliklerinin(nem, renk, boyut, toplam şeker) değişimi incelenmiştir. Bu amaçla Gemlik, Domatve Yerli çeşitleri kullanılmıştır. Olgunlaşmanın mekanik ve fiziksel özelliklerüzerindeki etkileri Tesadüf Parsellerinde Faktöriyel Deneme Planına (tek faktörlü)göre değerlendirilmiştir. Ayrıca, ortalamalar arasında fark olup olmadığı daDUNCAN testi ile karşılaştırılmıştır.Gemlik çeşidinde hasat döneminde ortalama nem miktarı %64.92; Domat%65.17; Yerli %67.05; sıkıştırma kuvveti Gemlik 47.98 N; Domat 63.62 N; Yerli29.46 N;.ve elastisite modülleri ortalama olarak sırası ile 1.68 N/mm2; 2.25 N/mm2;0.88 N/mm2 ;bulunmuştur. Ortalama kopma kuvveti Gemlik çeşidi 5.52 N; Domat5.50 N; Yerli 5.480 N; Gemlik çeşidi ortalama et/çekirdek oranı 5.43; Domat 4.90;Yerli 3.59 olarak bulunmuştur Domat, Gemlik ve Yerli çeşitlerinde hasat süresiboyunca ortalama şeker miktarları ise sırası ile % 2.7; 4.12; 5.23 olarak bulunmuştur.Anahtar Kelimler :Zeytin, Mekanik özellikler, Fiziksel özellikler, Hasat, OlgunlukZamanıI
Bazı yağlı tohumların ısısal özelliklerinin belirlenmesi üzerine bir araştırma
Bu çalışmada, ülkemizde yoğun olarak yetiştirilen bazı yağlı bitkilerden mısır, soya ve ayçiçeğinin özgül ısıları, ısı iletim ve ısı yayınım katsayıları belirlenmiştir. Ürünlerin özgül ısılarının belirlenmesinde karışım yöntemi kullanılmış ve özgül ısı değerlerinin mısırda 1.4868-2.4224 kJ/kg ? C, soyada 1.3934-3.1976 kJ/kg ? C ve ayçiçeğinde 0.8649-1.9302 kJ/kg ? C arasında değiştiği belirlenmiştir. Isı yayınım katsayısı çizgi ısı kaynağı yöntemi kullanılarak ölçülmüştür. Isı yayınım katsayısı değerlerinin mısır, soya ve ayçiçeği için sırasıyla 0.1194-0.2474 W/m ? C, 0.0980-0.2276 W/m ? C, 0.0929-0.2099 W/m ? C aralıklarında değiştiği saptanmıştır. Çalışmada elde edilen, özgül ısı, ısı iletim katsayısı ve özgül ağırlılara göre hesaplanan ısı yayınım katsayısı değerleri ise mısırda 1.111 ? 10-7-1.371 ? 10-7 m2/s, soyada 8.268 ? 10-8-1.496 ? 10-7 m2/s ve ayçiçeğinde 2.325 ? 10-7-3.695 ? 10-7 m2/s arasında hesaplanmıştır. Ayrıca çalışmada ele alınan ısısal özelliklerin neme ve sıcaklığa bağlı tahmini için regrasyon eşitlikleri geliştirilmiştir.
Sınıflandırma amaçlı kullanılan silindirik triyörlerin kinematik esasları
Bu çalışmada amaç, hasat edilmiş ancak, temizleme ve sınıflandırılma yapılmamış tarım ürününün, işlenerek üretici lehine yeni bir katma değer yaratmak ve verimliliği artırmaktır. Bu nedenle, tohum sınıflandırma işi; bir bitkinin tohumlarının yabancı maddelerden ve diğer tohumlardan ayırmak, elde edilen temiz taneleri de kendi içinde sınıflandırarak tohumluğa en çok yarayanları seçmektir.Triyörler, tahıl içinde bulunan ve elemeyle ayrılamayan yabancı maddelerin yanında ürünü uzunluklarına göre kendi içerisinde sınıflandıran, yuvalı yüzeylerden oluşan döner silindir şeklinde bir makinadır.Burada Triyörün kinematik olarak çalışma prensiplerinin incelenmesi yanında, pratik olarak yapılacak denemelerle elde edilen teorik yaklaşım irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışma sonunda, elde edilen parametrelerin uygulamaya yönelik yorumları yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Elekler, Silindirik Triyörler, Kinematik Analizler
Çırçırlama yöntemlerinin pamuk kalitesi üzerine etkileri
Bu çalışmada çırçırlama yöntemlerinin pamuk kalitesi üzerine etkileri araştırılmıştır. Sonuç olarak, pamuk tohum türlerinin, nem oranının, kısa lif oranı, makine çeşitlerinin ve çırçırlama metodlarının incelenmesi sonucunda çırçırlanmış pamuğun kalitesine bağlı olarak Çukurova ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde Sawgin çırçır makineleri tercih edilmelidir.
Aflatoksinli kuru incir ayırma sisteminin tasarımı üzerine bir araştırma
Ülkemizde faaliyet gösteren çeşitli kuru gıda işleme tesislerinde; çoğunlukla fiziksel özelliklere dayalı olarak ayırma işlemi yapan makine ve sistemler bulunmaktadır. Söz konusu bu sistemlerin aflatoksinli tarım ürünlerinin ayrılmasında kullanımı mümkün değildir. Günümüzde aflatoksinli ürünler yoğun işgücü gerektiren geleneksel yöntemlerle ayrılmaktadırlar. Söz konusu yöntemde; parlak yeşil ışıma veren aflatoksinli bölgelere sahip ürünler (örneğin kuru incir), işçiler tarafından elle ayıklanmaktadır. İşçiler karanlık bir odada UV lambalar altında günde 8-12 saat arasında çalışmakta, bu çalışma süresi içerisinde sık aralıklarla belirli bir süre gözlerini dinlendirmektedirler. Bu ayırma tekniği, çalışma verimini düşürmekte, uzun süreçte işçilerin sağlığını olumsuz yönde etkilemektedir. Ayrıca, yorgunluğa ve dikkat dağınıklığına bağlı olarak ayrılması gereken ürünler gözden kaçabilmektedir.Tez kapsamında, aflatoksinli incirlerin görüntü işleme teknikleriyle saptanması ve ayrılabilmesi için UV ışık esaslı bir ayırma makinası sisteminin geliştirilmesi amaçlanmaktadır. Sistemin temel bileşenleri, UV ışık kaynağı, gelişmiş kameralar, optik sensörler, görüntü işleme ve otomasyon yazılımları, ürünün taşındığı bant sistemi ve otomatik uyartımlı ayırma ünitesi olarak tasarlanmıştır. Tasarlanan sistemle; bant üzerinde, denemeler sonucunda belirlenen uygun hızda ilerleyen aflatoksinli ürünlerin hatasız, düşük maliyetli ve işçi sağlığını tehdit etmeden ayrılması hedeflenmiştir.Anahtar Kelimeler: Aflatoksin, UV, Görüntü İşleme, Optik Sensör, Ayırma Ünitesi
Ağaç altı otomatik organik gübre dağıtma makinası geliştirilmesi
Kimyasal gübreler, bitki besin elementi eksikliğini karşılamaya yönelik olduğu için atıldığı toprağın yapısına yönelik zararlı etkileri pek dikkate alınmamaktadır. Bu gübreler, toprağa atıldıktan hemen sonra topraktaki organizlamaların çalışmasını engellemektedir. Bu engelleme ilk olarak toprağın pH'nın değişmesi ile başlamakta ve topraktaki reaksiyonlar ile mikroorganizmal denge bozulmaktadır. Mikroorganizmal yaşamın olamadığı bir toprakta bitki artıklarının parçalanması söz konusu olmayacağı için topraktaki organik madde gittikçe fakirleşecektir. Yoğun kimyasal gübreleme sonucu toprak, organik maddelerce fakirleşmesi nedeniyle biyolojik aktivitenin azalması, toprağın yapısının bozulmasını da beraberinde getirmektedir. Yoğun şekilde kimyasal gübrelemeye devam edilmesi halinde de her sene topraklar daha da bozulacak, bitki gelişmesi yapılan kimyasal gübrelemenin yoğunluğuna bağlı olarak yavaşlayacak ve duracak, verim düşüşü yaşanacak ve çiftçimiz emeğinin karşılığını alamayacaktır. Bu çalışmada yukarıda sayılan olumsuzlukların azaltılması ve toprağın organik maddece zenginleştirilmesi için organik gübreleme yapacak yeni bir gübre dağıtma makinası dizayn edilmiştir. Bu makine ile, sadece ağaç tacı altına otomatik olarak organik gübre atan, boş alanları ise doğrudan geçerek minimum gübreleme yapılması amaçlanmıştır.
Kırsal kalkınma yatırımlarının desteklenmesi programı (KKYDP) kapsamında uygulanan makine ekipman alımlarının desteklenmesi programı (MEADP) uygulama sonuçlarının değerlendirilmesi: Mersin ili örneği
Bu çalışmanın amacı; araştırma alanında 2007–2010 yılları arasında Kırsal Kalkınmma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı (KKYDP) çerçevesinde yürütülen Makine Ekipman Alımlarının Desteklenmesi Programının (MEADP) uygulama sonuçlarını ve başarı durumunu değerlendirmek, amacına ulaşıp ulaşmadığını, varsa aksaklıkları, yetersizlikleri ve yapılması gerekenleri belirlemektir. MEADP'ın sürdürülebilirliği ve tarım makineleri imalat sanayi üzerindeki etkileri özelde Mersin ili ele alınarak incelenmiştir. Bu amaçla üreticilere uygulanan anketlerin değerlendirilmesi sonrasında elde edilen sonuçlar genelde 2007–2010 yılları arasında uygulanan MEADP'ın başarılı olarak devam ettiği ve hedefine ulaştığını gösterir niteliktedir. Programın sürdürülebilirliği; üreticinin refahının artırılması için ve tarım makineleri imalat sanayi ile birlikte bölgenin bir bütün olarak sosyo ekonomik kalkınması açısından büyük önem taşımaktadır. Tarım makineleri imalatçılarına uygulanan anketlerin değerlendirilmesi sonrasında KKYDP kapsamında sağlanan makine ekipman desteklerinin tarım makineleri imalat sanayinde olumlu etkileri olduğu, % 100'ün üzerinde bir istihdam artışı sağladığı, elde edilen gelirler ile üretim alanları ve kapasitelerinde önemli artışlara gidildiği ve teknoloji yenilenmesine olanak sağladığı sonuçlarına varılmıştır.
Döner tamburlu-bıçaklı modüler toprak işleme makinesinin tarım tekniğine uygunluğunun araştırılması
Bu çalışmada, döner tamburlu-bıçaklı modüler toprak işleme makinasının tarım tekniğine uygunluğunun araştırılması amaçlanmıştır. Bu hedef doğrultusunda, makinanın toprakta oluşturduğu penetrasyon direnci, boşluk oranı, hacim ağırlığı değişimleri ile sapı toprağa karıştırma oranı belirlenmiştir. Bu değişimler, pulluk+diskaro ve yalnızca rototillerin kullanıldığı iki şahit toprak işleme sistemi ile karşılaştırılmıştır. Denemeler kumlu-tınlı toprak tipinde ve üç farklı ilerleme hızında gerçekleştirilmiştir. Ayrıca makine üzerinde yük analizleri yapılarak tasarımsal yaklaşımlarda bulunulmuştur. Yapılan değerlendirmelerde sonucunda modüler toprak işleme makinasının açısından tarım tekniğine uygun olduğu belirlenmiştir. Yapılan yük analizleri sonucunda makine tasarımında gereğinden fazla dayanıma sahip malzeme kullanıldığı tespit edilmiştir.
Bıçak imalatı yapan atölyelerde iş sağlığı ve güvenliği risk değerlendirmesi
Türkiye'de bıçak imalatı yapan işyerleri KOBİ niteliğinde olup, iş sağlığı ve güvenliği açısından NACE kodu 25.71 olan iş grubunda yer almaktadır. Bu grubun tamamı tehlikeli sınıfta yer almaktadır. Bu imalat atölyelerinde ölümle sonuçlanan iş kazası oranı az olmasına rağmen, önemli oranda yaralanma ve ramak kala olaylarına rastlanmaktadır. Küçük sermayeli bu işyerlerinde, çalışanların sağlık ve güvenliğine yönelik gerçek verilere ihtiyaç duyulmaktadır. Bu amaca ulaşabilmek için bıçak imalatı yapan farklı iş yerlerindeki tehlike kaynaklarının, bu kaynakların neden olduğu tehlike ve risklerin belirlenmesi ve risk kontrol tedbirlerine yönelik önerilerde bulunulması, bıçak imalatı yapan iş yerlerine rehberlik yapacak dokümanların oluşturulması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, bıçak imalatı yapan atölyelerdeki tehlike ve riskleri belirlemek ve bu riskleri analiz ederek kabul edilebilir seviyeye indirebilmek için yapılması gerekenleri belirlemektir. Bu çalışmada uygulama alanı olarak iki bıçak imalat atölyesi seçilmiştir. Atölyedeki çevre şartları, imalat süreci ve ekipman kullanımı incelenmiştir. Başlıca tehlikeler; atölye ortamının düzensiz olması, makinelerin yanlış ve yakın konumlandırılması, elektrik tesisatının yeterli olmaması, çalışanların eğitim eksikliği, iş sağlığı ve güvenliği kanuni gerekliliklerinin yerine getirilmemesi olarak belirlenmiştir. Belirlenen tehlike ve riskler L tipi matris yöntemi kullanılarak değerlendirilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre bıçak imalatı yapan iş yerlerindeki en büyük risk değerlerinin yangın önlemleri alınmamış olması, havalandırma sistemlerinin yetersiz olması ve yanlış makine kullanımdan kaynaklandığı tespit edilmiştir. Risklerin ortadan kaldırılması veya kabul edilebilir düzeye indirilmesi için alınması gereken önlemler belirlenmiştir.
Classification of peanut seeds based on different feed rates using a grading machine
Physical observation and evaluation alone are not enough to standardize agricultural products. During the cleaning and classification process of most agricultural products, standard products can not be obtained with the desired classification due to the environmental conditions as well as the problems arising from the cleaning and classification machines used. In this study, it was aimed to increase productivity by obtaining clean and firm peanut seeds. This research classified peanut seeds based on different feed rates by using an adjustable grading machine manufactured in the Agricultural Machinery and Technology Engineering Department of Çukurova University, Turkey. The data collected was subjected to the Independent Samples T-Test at 5% significance level to determine the differences in the means. The results from the experiment indicated that the mean length, width, thickness and mass of the peanut seeds was 17.39mm, 8.77mm, 9.66mm and 0.80mm respectively at 7.5% moisture content. Even though there was no significant difference (P>0.05) by adjusting the opening of the hopper outlet at 25mm and 50mm, the grader had an output capacity and grading efficiency of 169.64kg/hr and 99.63% respectively. Keywords: Groundnut, Peanut grader, Hopper, Machine
Organomineral gübre üretim işlemindeki krutma tamburuna yönelik işletme parametrelerin geliştirilmesi üzerine araştırmalar
Ekonomik olması ve tarımın sürdürülebilirliği için baskın olarak kullanılan kimyasal gübrelerin yerine ticari organomineral gübrelerin kullanımı her geçen gün yaygınlaşmaktadır. Dünyada ve ülkemizde bu tip gübreler daha çok küçük ve orta ölçekli işletmelerde üretilmektedir. Organomineral gübrelerin tarımsal ihtiyacı karşılayabilecek kadar kullanılabilmesi için öncelikle üretimi esnasında karşılaşılan işletme güçlüklerinin giderilmesi gerekir. İşletme güçlükleri, enerji ve bakım maliyetleri bakımından gübre üretimin prosesinin en önemli kısmı döner gübre kurutma tamburlarıdır. Bu çalışmada tambura optimum yükleme kapasitesinin belirlenmesi, topaklaşma, tozlaşma, tanelerin kırılması, yapışma, korozif-aşınma sorunlarının anlaşılması, gübre tanelerinin tambur içerisinde ısıtılmış hava ve çevresi ile olan etkileşimi, anlık konum ve hareketlerinin belirlenmesi, deneyler ve Ansys Fluent programında yapılan birleştirilmiş 2B-3B HAD-AEM (CFD-DEM) analizleri ile anlaşılmaya çalışılmıştır. Tambur kurutma performansının başlıca optimum yükleme şartlarına, taşıyıcı kanat profiline bağlı olduğu anlaşılmıştır. Tozlaşma sorununun, granülleme diskinde gübre tipine göre kontrollü nem verilmemesinden kaynaklandığı ve sonrasında tamburda ısı etkisi, çevresi ve birbirleri ile çarpışma etkileşimleri sonucunda kırıldığı ve tozlaştığı anlaşılmaktadır. Üretimde gübre yapışmalarının, gübre granüllerinin iyi karıştırılmaması, iyi granüllenmemesi, yüksek yığın açılarına sahip olduklarından tambur girişinde oluşan yığın etkilerinden kaynaklandığı anlaşılmıştır. Korozif-aşınmanın; gübrenin asidik ve nemli yapısı, sürekli akışta aşındırıcı etkisi ve iç yüzeye yapışan tozlardan kaynaklandığı anlaşılmıştır. Bu yapışan tozun korozif etkisi ve sürekli akışta olan gübrelerin aşındırıcılığı; tambur iç yapısını ve performansında etkili olan taşıyıcı kanat yapılarını bozduğu, işletme güçlüğü ve bakım maliyetlerine sebep olduğu anlaşılmıştır. Kaliteli gübre üretimi için bu sorunların giderilmesinde; tambur iç yapı tasarımı olarak girişte eğimli helisel kanatlar, sonrasında kanatsız bölge ve kanatlı bölge olması, tamburun paslanmaz çelik, Inconel veya Hastelloy alaşımlı malzemeden yapılması veya çelik tamburun iç yüzeyine epoxy-grafit türü kaplama yapılması ve granülleme diski yerine yapışma ve tozlaşma sorununda daha iyi çözüm elde edilebileceği için granülleme tamburunun kullanılması önerilmiştir. Bu çalışma ile tüm işletme şartlarının ele alınabildiği 2B ve 3B simülasyonlar ile optimum tambur üretim ve işletilme şartlarının belirleme imkanı elde edilmiştir. Bu simülasyonlar tamburda karşılan sorunların anlaşılmasında da kolaylık sağlamışlardır. Anahtar Kelimeler: Organomineral/Organomineral katkılı NPK Gübre, Ansys Fluent HAD-AEM analizi, Polyhedral ağ, Tozlaşma-Yapışma, Korozif-aşınma