Theses supervised by Prof. Dr. Hanife Mut

10 theses · Yozgat Bozok University, Bilecik Şeyh Edebali Üniversity

Master'sOpen AccessTR

Yoncada azotlu ve kükürtlü gübre uygulamasının verim ve kaliteye etkisi

Bu çalışma, Çorum-Sungurlu ekolojik koşullarında yoncada azotluve kükürtlü gübre uygulamasının ot verimi ve bazı kalite özelliklerine etkisini belirlemek amacıyla 2015 yılında yürütülmüştür. Denemede Kayseri yoncası materyal olarak kullanılmıştır. Çalışmada kontrol ile birlikte 10 işlem ele alınmıştır (Kontrol, sonbaharda dekara 2.5kg N, 5.0 kg N, 2.7 kg S, 5.4 kg S, 2.5 kg N+2.7 kg S, 5.0 kg N+5.4 kg S, sonbahar 2.5 kg N + ilkbahar 2.5 kg N, sonbahar 2.7 kg S + ilkbahar 2.7 kg Sve sonbahar(2.5 kg N+2.7 kg S) + ilkbahar (2.5 kg N+2.7 kg S)). Çalışma Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Çalışmada yoncada bitki boyu, kuru ot verimi, ham protein oranı, protein verimi, ADF, NDF, NYD ve mineral madde içerikleri (Ca, Mg, P, K) belirlenmiştir.Araştırmada dört biçimin ortalaması olarak belirlenen bitki boyu 60.2 (kontrol) – 63.9 cm (7 numaralı işlem) arasında değişim göstermiştir. Kuru ot verimi 924.2 (kontrol) – 1103.8 kg/da (10 numaralı işlem); ham protein oranı % 22.50 (7 numaralı işlem) – 24.27 (10 numaralı işlem); protein verimi 205.8 (4 numaralı işlem) – 265.0 kg/da (10 numaralı işlem) arasında değişmiştir. Denemede ADF, NDF oranları ve nispi yem değerisırasıyla %31.63 – 33.86, % 47.47 – 50.18 ve 116.8 – 130.6 arasında değişim göstermiştir. Çalışma sonucunda; sonbahar ve ilkbaharda dekara 2.5 kg azot ve 2.7 kg kükürt uygulamasının (10 numaralı işlem) kuru ot veriminde ve kalitesinde artış sağladığı tespit edilmiştir.

Melih Basar
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Kırıkkale şartlarında yem bezelyesi ve macar fiğinin tritikale ile karışımlarında uygun karışım oranının belirlenmesi

Bu çalışma, Macar fiği (MF) ve yem bezelyesinin (YB) tritikale (T) ile karışımlarında verim ve bazı kalite özelliklerini belirlemek amacıyla Kırıkkale ekolojik koşullarında 2017-2018 vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Bitkiler yalın ve 4 farklı karışım halinde (baklagil:tahıl; 80:20, 70:30, 60:40 ve 50:50) ekilmiştir. Araştırma Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Hasat, yalın karışımlarda tahıllar baz alınarak, tahılların süt olum döneminde, baklagillerde ise alt baklaların oluştuğu dönemde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, kuru ot verimi, protein verimi, ham protein oranı, Nispi Yem Değeri ile ADF, NDF, K, P, Ca ve Mg içerikleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda kuru ot verimi 118.9 – 608.4 kg/da, ham protein oranı ise % 14.21-20.60 aralığında değişim göstermiştir. En yüksek protein verimi 87.15 kg/da ile yalın tritikale ve 71.28 kg/da ile % 70MF+30Tritikale, en düşük ise 23.38 kg/da ile yalın yem bezelyesi işleminde belirlenmiştir. Karışımların ADF, NDF, K, P, Ca ve Mg oranları sırasıyla % 25.17-34.33, % 40.50-59.16, % 1.500-1.736, % 0.349-0.403, % 0.390-1.289 ve % 0.122-0.289 arasında değişmiştir. Sonuç olarak, Kırıkkale ekolojik koşullarında karışım işlemleri dikkate alındığında, ot verimi ve kalitesi bakımından en uygun karışımın % 70 macar fiği+30 tritikale oranının olduğu kanısına varılmıştır.

İsmet Duman
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı kükürt dozlarının yemlik börülce (Vigna unguiculata L.)'nın ot verimi ve ot kalitesine etkisi

Bu çalışmada artan oranlarda uygulanan kükürtün (0, 5, 10, 15, 20, 25 ve 30 g ekimle birlikte) yem börülcesi Ülkem'in (Vigna unguiculata L.) ot verim ve kalite üzerine etkisi araştırılmıştır. Deneme, Yozgat Bozok Üniversitesi Ziraat Fakültesi deneme tarlalarında, Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre üç tekrarlamalı olarak, iki yıl süreyle 2015 ve 2016 da yürütülmüştür. Çalışmada kükürt dozlarının, bitki boyu, gövde çapı, kuru ot verimi, protein verimi ve bazı besin içerikleri üzerine etkileri incelenmiştir. Araştırma sonucunda çalışmanın birinci yılında belirlenen ortalama bitki boyu değeri (49.0 cm) ikinci yıldan (39.2 cm) daha yüksek bulunmuştur. Kuru ot ve protein verimleri sırasıyla birinci yıl 612.0 – 806.3 kg/da ve 91.4 – 140.1 kg/da, ikinci yıl 409.1 – 618.6 kg/da ve 73.2 – 132.2 kg/da, iki yılın ortalamasında ise 510.5 – 665.9 kg/da ve 82.3 – 132.8 kg/da arasında değişim göstermiştir. ADF ve NDF içeriklerinin iki yılın ortalamasında sırasıyla % 26.7 – 29.4 ve % 31.7 – 34.6 arasında olduğu tespit edilmiştir. Fosfor, potasyum, kalsiyum ve magnezyum oranları 2015 ve 2016 yıllarında sırasıyla % 0.38, 2.02, 1.33, 0.37 ve 0.38, 2.62, 1.54, 0.47 arasında değişim göstermiştir. İncelenen tüm mineral madde değerleri çalışmanın ikinci yılından birinci yılından yüksek bulunmuştur.

Elif Katlan
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Bilecik ekolojik koşullarında ikinci ürün olarak ekilen farklı silajlık mısır çeşitlerinin silaj verimi ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma Bilecik ili ekolojik koşullarında ikinci ürün olarak ekilen 22 adet farklı silajlık mısır çeşidinin (Samada-07, Arifiye, Sakarya, ADA-9510, ADA-9516, ADA-9510, AGA, Kerbanis, Keravnos, Kolessous, Simpatico, Kilowatt, Kalideas, Larigal, SY-Antex, SY-İnove, SY-Gladius, Dragma, Pioneer PR31G98, P9027, Dekalp 6308 ve Dekalp 6442) silaj verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi amacıyla 2020 yıllında yürütülmüştür. Çalışma Tesadüf Blokları Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak kurulmuştur. Bitkiler hamur olum döneminde hasat edilmiş, parçalanan bitki örnekleri 2 kg'lık plastik bidonlara 3 tekrar olacak şekilde doldurulmuş ve 25±2 °C sıcaklıkta muhafaza edilmiştir. Silajlık mısır çeşitlerinde silaj verimi ile elde edilen silajlarda fiziksel kalite özellikleri, Flieg puanı, laktik asit, asetik asit, bütirik asit içeriği, pH düzeyi, kuru madde miktarı, ham protein oranı, kondanse tanen içeriği, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), Nispi yem değeri (NYD), potasyum (K), fosfor (P), kalsiyum (Ca) ve magnezyum (Mg) içerikleri belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre çeşitlerin silaj verimleri 5665,43 kg/da ile (Kalideas) 9971.30 kg/da (Sakarya), Flieg puanı 46.52-98.59, ham protein oranı % 6.45 (Samada-07) – 8.95 (Ada-9510), nispi yem değeri ise 82.79-137.19 arasında değişmiştir. En yüksek laktik asit Arifiye (% 3.316), Sakarya (% 2.636), Larigal (% 3.064), Sy-Gladius (% 3.062) ve Dekalp 6308 (% 3.154) çeşitlerinden elde edilmiştir. Silajların mineral madde içerikleri hayvanların ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde olmuştur. Sonuç olarak Bilecik ekolojik koşullarında olarak Arifiye, Sakarya, Larigal, Sy-Antex, Sy-Gladius, PR31G98, P9027 ve Dekalp çeşitlerinden yapılan silajların diğer mısır çeşitlerinden daha üstün performans sergilediği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Silajlık Mısır, İkinci Ürün, Silaj Verimi, Kalite, Bilecik

Levent Burgu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bilecik ekolojik koşullarında farklı yonca çeşitlerinin ot verimi ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu araştırma, farklı dormansi grubunda yer alan 22 adet yonca (Medicago sativa L.) çeşidinin Bilecik ekolojik şartlarında verim ve kalite özelliklerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada, Ranger, Toros, Blue Moon. SW 6330, Frigos, Galaxie, Timbale, Prosomenti, Kalender, Nimet, Özpınar, Queen, Planet, Gea, Safkan, Alphil, Verdor, Gözlü 1, Artemis, Tomris, Delta, Azzurra çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Deneme Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Tarımsal Uygulama ve Araştırma Merkezi deneme alanında tesadüf blokları deneme desenine göre 2020-2022 vejetasyon döneminde yürütülmüştür. Çalışmada yonca çeşitlerinin bitki boyu, kuru ot verimi, ham protein verimi, ADF, NDF ve mineral madde içerikleri (Ca, Mg, P, K) belirlenmiştir. Çalışma sonucunda 6 biçimin ortalamasında en uzun bitki boyu 76.8 cm ile Nimet çeşidinde belirlenirken, Safkan çeşidi 59.2 cm ile en kısa boya sahip çeşit olmuştur. Ekimi yapılan çeşitlerden altı biçimin toplamında elde edilen kuru ot verim sonuçları incelendiğinde, en düşük kuru ot veriminin dekara 1249.5 kg ile 3 dormansi grubunda yer alan Ranger çeşidinde, en yüksek kuru ot veriminin ise 2119.9 kg/da ile 7 dormansi grubunda yer alan Nimet çeşidinden alındığı görülmüştür. Denenen yonca çeşitlerinin ham protein verimleri 282.8 – 444.9 kg/da, ADF oranları % 30.9 – 36.8, NDF oranları % 41.6 – 47.8, fosfor oranları, % 0.36 – 0.39, potasyum oranları % 2.62 – 2.89, kalsiyum oranları % 1.32 – 1.48 ve magnezyum oranları ise % 0.26 – 0.30 arasında değişmiştir. Çalışma sonucunda, Bilecik ekolojik şartlarında verim ve kalite bakımından 6, 7 ve 8 dormansi grubunda yer alan Özpınar, Nimet, Kalender ve Prosomenti çeşitlerinin en uygun çeşitler olduğu saptanmıştır. Ayrıca bu sonuçlar göz önüne alındığında, sahil iklim koşullarına uygun olan 8 dormansi grubundaki çeşitlerin, Bilecik gibi geçit kuşağı iklim şartlarına sahip bölgelerde de yetişebildiği, verim ve kalitelerinde düşüş olmadığı görülmüştür.

Ali Baran Yılmaz
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yulaf(avena sativa L.) ve yaygın fiğ(vicia sativa L.) karışımında kuru ot verimi ve azot kullanım etkinliğinin belirlenmesi

Hayvancılık sektörünün sürdürülebilirliği, yeterli ve kaliteli yem üretimine doğrudan bağlıdır. Hayvanların artan kaliteli yem ihtiyacı, mera alanlarının daralması ve yem bitkileri tarımının sınırlı alanlarda yapılması, karışık ekim sistemlerine olan ilgiyi artırmıştır. Karışık ekim sistemlerinde yem bitkilerinden buğdaygil-baklagil ekiminin önemi baklagillerin azot bağlama özelliği ve buğdaygillerin bundan faydalanması ile belirgin olarak ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma, Bilecik ili Merkez ilçesi koşullarında 2022-2023 ve 2023-2024 vejetasyon dönemlerinde yulaf ve yaygın fiğ bitkilerinin yalın ve %50:50 karışımlarının farklı dozlarda azotlu gübre uygulanarak kuru ot veriminin ve azot kullanım etkinliğinin belirlenmesi amacıyla iki yıl süreyle yürütülmüştür. Çalışmada materyal olarak yulaf bitkisinde Chekota, yaygın fiğ bitkisinde Kubilay 82 çeşidi kullanılmıştır. Çeşitlerin yalın ve %50:50 karışımına 3 farklı dozda azotlu gübre dozu (0, 6, 12 kg/da) uygulanmış olup, deneme tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlı olarak kurulmuştur. Çalışmada, bitki boyu, kuru ot verimi, ham protein verimi, ADF ve NDF oranları, azot kullanım etkinliği, fizyolojik etkinlik ve geri dönüşüm etkinliği ile bazı besin maddesi içerikleri belirlenmiştir. Kuru ot verimi değerleri bu çalışmada iki yılın ortalamasında dekara 382.7 kg ile 1420.5 kg arasında değişmiştir. En yüksek kuru ot verimi değeri % 50 yulaf ve % 50 yaygın fiğ karışımında dekara 6 kg N uygulamasından elde edilmiştir. İki yılın ortalamasında ham protein verimi, ADF ve NDF oranları sırasıyla 71.64 ile 229.38 kg/da, % 31.5 ile 36.4 ve % 49.7 ile 68.8 arasında değişmiştir. Azot kullanım etkinliği değerleri 4.1 ile 51.7 arasında, fizyolojik etkinlik değerleri 314.0 ile 2288.8 arasında ve geri dönüşüm etkinliği değerleri % 1.05 ile 3.73 arasında değişim göstermiştir. Elde edilen veriler incelendiğinde kuru ot verimi, ham protein verimi, azot kullanım etkinliği, fizyolojik etkinlik ve geri dönüşüm etkinliği değerlerinde % 50 yaygın fiğ ve % 50 yulaf karışım parsellerinde dekara 6 kg N uygulaması en yüksek sonuçları vermiştir. Karışık ekimin yalın ekimlere göre verim ve kalitede daha iyi sonuçlar sunduğu, N kullanımında ise dekara 6 kg N uygulamasının verim, ekonomi ve çevre açısından en iyi sonuçları verdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, yulaf ve yaygın fiğin karışım halinde yetiştirilmesi ve dekara 6 kg azot uygulamasının sürdürülebilir yem üretimi ve azot yönetimi açısından önemli bir potansiyele sahip olduğu belirlenmiştir.

Adi fiğKarışık ekimKuru ot verimi+1
Onur Yaşın
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yonca (Medicago sativa L.) ve italyan çimi (Lolium multiflorum L.) karışımlarının silaj kalitesinin belirlenmesi

Yem maliyetleri hayvancılık işletmelerinde karlılığı belirleyen önemli bir faktördür. Bu nedenle bitkisel ve hayvansal üretimin aynı işletme içerisinde uyumlandırılması gerekmektedir. Hayvancılıkta kaba yem ihtiyacı; çayır – meralardan, tarla tarımından elde edilen yeşil ot, kuru ot, silaj ve saman gibi kaynaklardan sağlanmaktadır. Özellikle son dönemde Türkiye'de silaj üretiminin artması silajlara verilen önemin göstergesidir. Bu çalışmada farklı oranlarda yonca ve italya çimi karışımlarında silaj kalitesinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma, yonca ve italyan çimi karışımlarının (100:0, 80:20, 60:40, 40:60, 20:80 ve 0:100) silaj kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Hasat edilen bitkiler bir miktar soldurulduktan sonra 2 cm boyutunda kesilerek karışım oranları dikkate alınarak 2 kg'lık vakumlu silaj ambalajlara doldurulmuştur. Vakumlu paketleme makinesi ile havası alınan ve ağızları kapatılan silaj örnekleri 25±2 oC'de 45 gün süreyle depolanmıştır. Uygulamalarda fiziksel gözlemler, kuru madde, pH, ham protein, asit deterjan lifi, nötr deterjan lifi, bağıl yem değeri, asetik asit, laktik asit ve bazı mineral içerikleri belirlenmiştir. Bilecik koşullarında düz ve farklı karışım oranlarında yonca ve tek yıllık otlardan yapılan silajların kalitesinin belirlenmesi amacıyla yapılan bu çalışmada sonuç olarak yoncaya farklı oranlarda eklenen yıllık çavdar otunun silaj kalitesini olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. İncelenen tüm karakterler göz önüne alındığında, yonca silajına yıllık % 40 oranında çim ilavesinin silaj kalitesi açısından daha iyi sonuç verdiği tespit edilmiştir.

SilajYoncaİtalyan çimi
Abdurrahman Alper Dündar
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İskenderiye üçgülü ile tek yıllık çim karışımlarının silaj verimi ve kalitesinin belirlenmesi

Ülkemizde üretilen kaba yem miktarı, mevcut hayvan varlığının ihtiyaçlarını karşılamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum hayvancılık sektörü için büyük bir sorun teşkil etmektedir. Yem bitkilerinde üretimi artırmak için sadece yem bitkileri ekiliş alanlarını artırmak değil, aynı zamanda birim alandan alınan verimi artırmak da önemlidir. Bu amaçla yürütülebilecek çalışmalardan biri de yem bitkileri yetiştiriciliğinde uygulanan karışık ekim sistemleridir. Bu çalışma, 2022 yılında Bilecik ekolojik koşullarında İskenderiye üçgülü (Trifolium alexandrinum L.) ile tek yıllık çim (İtalyan çimi) (Lolium multiflorum Lam.) karışımlarının silaj verimini ve kalitesini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, İskenderiye üçgülü (İ.Ü.) ve tek yıllık çimin (T.Y.Ç.) yalın ve 4 farklı karışım oranı (% 80 İ.Ü. + % 20 T.Y.Ç., % 60 İ.Ü. + % 40 T.Y.Ç., % 40 İ.Ü. + % 60 T.Y.Ç. ve % 20 İ.Ü. + % 80 T.Y.Ç) olmak üzere 6 adet işlem denenmiştir. Deneme, tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekrarlı olarak kurulmuştur. Çalışmanın yapıldığı parsellerden hasat edilen bitkilerin karışım oranları göz önünde tutularak vakumlu poşetlere silajları yapılmış ve 25±2 °C sıcaklıkta muhafaza edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre, silaj verimi 1514.0 – 2033 kg/da, ham protein verimi 241.7 – 358.5 kg/da, nispi yem değeri 96.91 – 146.87, kuru madde oranı % 31.4 – 36.5, fleig puanı 83.89 – 93.32 ve pH 4.31 – 4.66 arasında değişiklik göstermiştir. Silajların laktik, asetik, sukkinik, propiyonik ve sitrik asit değerleri sırasıyla % 1.57 – 2.85, % 0.160 – 0.270, % 0.035 – 0.079, % 0.378 – 0.810 ve % 0.158 – 0.289 arasında değişim göstermiştir. Bütün bu özellikler göz önüne alındığında, Bilecik ekolojik koşulları için en uygun sonuçları İskenderiye üçgülüne % 40 oranında tek yıllık çim karıştırılması ile elde edilen karışımın olduğu belirlenmiştir.

KaliteSilajİskenderiye üçgülü+1
Ensar Er
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hidroponik yöntem ile çimlendirilen arpa ve yaygın fiğ karışımlarının besin değerlerinin belirlenmesi

Bu çalışmanın amacı, ruminant hayvanlarda kaba yem ihtiyacının giderek artmasıyla birlikte alternatif yem arayışı içerisinde hidroponik yem üretim sisteminin değerlendirilmesidir. Hidroponik yem üretim sistemlerinde birçok bitki kullanılmaktadır. Fakat en yaygın kullanılan tahıllar grubunda yer alan arpa, buğday, yulaf ve çavdar gibi bitkilerdir. Bu bitki tohumları hidroponik sistemde çimlendirme esasına dayanarak 7-8 günlük periyot sonunda hayvan beslemede alternatif seçenek olarak kullanılmaktadır. Yaptığımız çalışmada yaygın kullanımın aksine arpa ve yaygın fiğin yalın ve karışımlarının hidroponik yem verimi ve kalitesi incelenmiştir. Deneme Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi Ziraat ve Doğa Bilimleri Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümüne ait Hızlı Islah ve Bitki yetiştirme odasında yürütülmüştür. Deneme kontrollü koşullarda 8 gün süre ile 23 ºC' de ve % 65 oransal nem koşullarında Tesadüf Parselleri Deneme Desenine göre 3 tekrarlamalı olarak yürütülmüştür. İlk çıkışlar gözlenene kadar yaklaşık iki gün karanlık diğer günlerde ise 16:8 saat aydınlık/karanlık foto periyot şartları uygulanmıştır. Çalışmada yeşil yem verimi (g/işlem), ham protein oranı, asit deterjanda çözünmeyen lif (ADF), nötr deterjanda çözünmeyen lif (NDF), nispi yem değeri, mineral madde (Ca, Mg, K ve P) içerikleri ve tetani değerlerine bakılmıştır. Çalışma sonucunda; yeşil yem verimi 138.9 – 309.3 g, ham protein oranı % 13.81 – 31.90, ADF oranı % 12.13 – 19.66, NDF oranı % 24.24 – 35.66, nispi yem değeri 206.2 – 297.7 ve tetani değeri % 1.899 – 3.611 arasında değişim göstermiştir. Ayrıca mineral besin elementleri yeterli seviyede bulunmuştur. Bu çalışma, yaygın fiğin arpa bazlı hidroponik yem üretimine dahil edilmesinin hem verimi hem de besin kalitesini önemli ölçüde artırdığını göstermektedir. Sonuçlar, baklagillerin eklenmesiyle yeşil yem verimi, ham protein oranı ve nispi yem değerinin arttığını, mineral besin elementlerinin ise yeterli seviyede korunduğunu ortaya koymuştur. Özellikle arpa tanelerine %60 ve 80 oranında yaygın fiğ eklenmesinin hem yem verimi hem de yem kalitesi açısından en etkili kombinasyon olduğu belirlenmiştir.

Burcu Yıldız
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Mısır-sorgum birlikte ekim sisteminde ot ve silaj verimi ile yem kalitesinin belirlenmesi ve yaşam döngüsü değerlendirmesi

Bilecik ilinde 2023 ve 2024 yıllarında yürütülen bu çalışma, silajlık mısır (SM) ve sorgum-sudanotu melezi (SSM) bitkilerinin yalın ekimleri ile kendi aralarında ve ayçiçeği ve soya fasulyesi ile birlikte ekimlerinin (yalın SM, yalın SSM, yalın SF, yalın AY, %75 SM + %25 SSM, %50 SM + %50 SSM, %25 SM + %75 SSM, %50 SM + %50 SF, %50 SSM + %50 SF, %50 SM + %50 SF ÜG-, %50 SSM+ %50 SF ÜG-, %50 SM + %50 AY, %50 SSM + %50 AY) verim, yem kalitesi ve çevresel etkilerinin karşılaştırılması amacıyla yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre işlemlerin kuru ot verimleri, kuru otta ham protein verimleri, ADF, NDF ve kondense tanen içerikleri sırasıyla 1212.0 – 2813.3 kg da-1, 89.59- 254.2 kg da-1, % 37.56 – 43.30, % 48.04 – 73.47 ve % 0.507 – 0.748 arasında değişmiştir. Ele alınan işlemlerin silaj verimleri ve silaj ham protein verimleri 3246.4- 7535.7 kg da- ve 414.8 - 708.9 kg da-1 arasında değişmiş olup, silajların besin madde kompozisyonunun (ADF, NDF, NYD, kondense tanen) ve fermantasyon kalitesinin (pH, Flieg puanı, organik asit içerikleri) hayvan besleme açısından yeterli düzeyde olduğu saptanmıştır. Yapılan yaşam döngüsü değerlendirmesinde (YDD) ise incelenen on bir çevresel etki kategorisinden altısında (ATPF, ÖP, KIP, İTP, DEP, OTİP) en düşük çevresel yük %25 SM + % 75 SSM, iki etki kategorisinde (AP ve FOOP) %50 SM + %50 SSM, iki etki kategorisinde (AP ve FOOP) yalın sorgum-sudanotu melezi ve TSEP kategorisinde yalın ayçiçeği işleminde belirlenmiştir. Yalın soya fasulyesi ekiminin ise 11 etki kategorisinin 10 tanesinde en fazla çevresel etkiye neden olduğu belirlenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar, SM+SSM karışık ekim sistemlerinin, aynı istatistiksel grupta yer alan verimleri ve kabul edilebilir yem kalitesi ile SM ekimine alternatif olabileceği, özellikle iklim değişikliği nedeniyle artan sıcaklıklar, azalan ve düzensizleşen yağış koşullarında hayvan yemi arz güvenliğine katkı sağlayabileceğini göstermiştir. Bununla birlikte YDD sonuçlarına göre incelenen 11 etki kategorisinden altısında en düşük çevresel etkiye sebep olan %25 SM + % 75 SSM karışık ekim sisteminin öncelikli olarak, iki kategoride en düşük çevresel etkiye sebep olan %50 SM + %50 SSM ekim sisteminin ise alternatif olarak önerilebileceği değerlendirilmiştir.

Levent Burgu
Bilecik Şeyh Edebali Üniversity · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors