Theses supervised by Prof. Dr. İzzet Kılınç
13 theses · Düzce University
İş zekâsı sistemlerinin yenilik yönetimi üzerine etkisi: Bilişim işletmeleri örneği
The aim of this study is to examine the effect of business intelligence systems use in enterprises on innovation management. For this purpose, it is aimed to examine the importance and effect of business intelligence systems in innovation management decisions in enterprises operating in the IT sector. While conducting the research, the phenomenology design was used. Data were collected through interview technical processes and analyzed with content analysis. The universe of the research consists of IT enterprises using business intelligence systems in Turkey, and the sample is Turkey-based IT enterprises using business intelligence systems registered in LinkedIn. Data were accessed by conducting interviews with 14 participants within the framework of the interview technique. Participants in the interviews; managers, business intelligence specialists, unit chiefs, project managers, business intelligence consultants. During the interviews, 9 open-ended questions were asked to collect the data, and 3 probe questions were used to support the questions. Participant interviews were conducted in a semi-structured online environment to collect data. As a result of the analysis of the data collected as a result of the interviews, five themes were obtained: "business intelligence", "information technologies", "innovation management", "business / management" and "development of the sector / suggestions". The categories and codes under the themes were revealed by analyzing the interviews. In the conclusion part of the study; It has been revealed that the importance of business intelligence systems in IT enterprises has increased, but the awareness of use has not yet developed enough. It has been mentioned that the visual differences in the report outputs of business intelligence tools vary according to the business sector and play an active role in the preference of business intelligence tools. The importance of innovation has emerged for IT businesses to survive competitively in their rapidly changing environments. It has been mentioned that the importance of using data in the steps of innovation need and decision-making is great, and it has been revealed that almost error-free decisions can be made for businesses with the accuracy of business intelligence reports. In this way, it has been revealed that businesses using business intelligence systems are more advantageous than other businesses.
Nesnelerin interneti teknolojilerinin hızlı tüketim sektöründe yer alan zincir marketlerdeki uygulamalarına dair bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı, hızlı tüketim sektöründe olan zincir marketlerin nesnelerin interneti teknolojisinin kullanımını incelemektir. Araştırmada nitel yöntem kullanılıp fenomenoloji (olgu bilim) deseni izlenmiştir. Bu amaçlar doğrultusunda araştırmanın evrenini Çanakkale' de faaliyet gösteren zincir marketler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise nitel yöntem ile ele alındığından amaçlı örneklem türlerinden tipik durum örneklemesi olarak oluşturulmuş ve araştırmada 16 görüşme yapılmış, 3 görüşme geçersiz sayılıp toplamda 13 zincir market yöneticisinden oluşan görüşmelerle çalışma ele alınmıştır. Görüşme yöntemi ile toplanan veriler yarı yapılandırılmış görüşme formuyla elde edilmiştir. Yarı yapılandırılmış görüşme formu 8 adet açık uçlu sorudan oluşmaktadır. Yarı yapılandırılmış görüşme formları mağaza sorumlularına ve bölge sorumlularına yüz yüze gerçekleşen görüşmelerle uygulanmıştır. Araştırma boyunca toplanan verilere betimsel analiz yöntemi uygulanarak çalışma gerçekleşmiştir. Verilerin analizi sonucu; zincir market yöneticilerin nesnelerin interneti kavram bilgisi, konu hakkındaki yeterlilikleri oldukça düşüktür. Bu sonuçla beraber yurt içindeki hızlı tüketim sektöründe yer alan zincir marketlerde kullanılan nesnelerin interneti teknolojileri yurt dışı örneklerle kıyaslandığında yine düşük düzeyde kullanıldığı tespit edilmiştir. Zincir marketlerde kullanılan nesnelerin interneti teknolojileri hakkında yöneticilerin sahip olduğu bilgi ve kullanım düzeyini arttırmaya yönelik işletme içi çalışmaların olmadığı görülmüş ve işletmeler bu konuda çalışanlarına eğitim desteği sunmaları gereği saptanmıştır. Sektördeki yoğun rekabetten ancak işletme içi eğitimle avantaj yaratacaklarını bilmeleri gerekmektedir.
Dijital ikiz teknolojilerinin işletmelerde yöneticilerin görevlerini yerine getirebilmesine ilişkin bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, dijital ikizin işletme yöneticilerinin görevlerini yerine getirip getiremeyeceğini ve bu süreçte dijital ikiz teknolojisinin yöneticilere hangi görevlerde yardımcı olabileceğini anlamaktır. Dijital ikiz teknolojisinin işletme yöneticilerinin görevlerini yerine getirip getirememesi ile ilgili literatürde herhangi bir araştırma olmaması araştırma konusunun seçilme nedenidir. Araştırmanın amaç ve alt amaçlarına ulaşabilmek için nitel araştırma yöntemi ve yarı yapılandırılmış mülakat tekniği kullanılmıştır. Araştırmada fenomenoloji(olgu bilim) deseni izlenmiştir. Araştırmanın evreni Türkiye'de faaliyet gösteren üniversitelerin dijital ikiz, nesnelerin interneti, bulut bilişim, yöneticilik ve yapay zeka konularında çalışma yürütmüş ve yöneticilik yapmış akademisyenlerden oluşmaktadır. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden kuramsal örnekleme metodu kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak 7 adet açık uçlu soru ve soruları destekleyici nitelikte sonda sorular hazırlanmıştır. Veriler, katılımcılar ile yüz yüze ve elektronik ortam üzerinden gerçekleştirilen görüşmeler yoluyla toplanmıştır. 10 katılımcı ile yapılan derinlemesine mülakat sonucunda toplanan veriye tümevarımcı nitel içerik analizi uygulanmıştır. İçerik analizi sonucunda 35 adet kod, 8 adet kategori ve 3 adet tema ortaya çıkmıştır. Elde edilen temalar; Dijital İkiz, Yönetim ve İletişim Sanatı ve İnsan Yöneticidir. Temel araştırma sorusu olan "Dijital ikiz teknolojisi yöneticilerin görevlerini yerine getirebilir mi?" sorusuna ilişkin 10 katılımcı ile yapılan derinlemesine mülakat sonucunda yöneticilerin görevlerinin rutin (prosedürel) ve stratejik görevler olarak ikiye ayırdıkları görülmüştür. Yöneticinin rutin görevleri dediğimiz daha çok sayısal verilere dayanan görevleri dijital ikiz üstlenebilirken, duygusal zeka gerektiren stratejik görevlerinin şuan ki alt yapı yetersizliğinden ve duygusal zekanın bir makineye entegre edilemeyeceğinden dolayı bu tür görevlerin yerine getirilemeyeceği ortaya çıkmıştır. Yöneticinin rutin görevleri dijital ikize devredildiği takdirde yöneticiye birçok açıdan fayda sağlayacağı düşünülmektedir.
Yapay zeka teknolojilerinin yönetim modeli: Otomotiv sanayi üzerine bir araştırma
Geleneksel teknoloji yönetim modelleri, dijital çağın hızlı değişen dinamiklerine ve dijital teknolojilerin artan karmaşıklığına uyum sağlamakta yetersiz kalmaktadır. Bu durum, teknoloji yönetiminde yeni yaklaşımlara ve çerçevelere duyulan ihtiyacı gündeme getirmiştir. Yapay zeka (YZ) teknolojilerine olan ilginin ve stratejik değerinin son yıllarda hızla artmasıyla birlikte, YZ'nin bağlam duyarlılığı, deneysel yapısı, kara kutu niteliği ve öğrenme gereksinimi gibi özgün özellikleri, bu araştırmanın temel odağı haline gelmiştir. Bu çerçevede, tez çalışmasının temel amacı, "yapay zeka teknolojilerinin işletmelerde nasıl yönetildiği" sorusunu teorik ve ampirik bulgular ışığında açıklamaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden bütüncül çoklu durum deseni kullanılmış ve veriler, Türkiye Otomotiv Ana Üretim Sanayisi'nin önde gelen beş işletmesinin ilgili yöneticileri ile yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Veri toplama sürecinde yarı yapılandırılmış görüşme tekniği uygulanmış ve tekrarlı görüşmeler doygunluk aşamasına gelene kadar devam ettirilmiştir. Alandan elde edilen bulgular, teorik bilgi birikimi ile birlikte değerlendirilmiş ve sonuç olarak yapay zeka teknoloji yönetimi modeli oluşturulmuştur. Bu model, yapay zekanın benzersiz özelliklerine uygun olarak, teknoloji yönetiminde yeni bir perspektif sunmayı hedeflemektedir.
Stratejik karar sürecinde rekabet üstünlüğünün kaynakları olarak kültürel değer ve inançlar üzerine bir gömülü teori araştırması
Bu araştırmanın temel amacı, kültürel değer ve inançların stratejik karar verme sürecini nasıl etkilediğini anlamaya çalışmaktır. Araştırmanın bir diğer amacı ise, stratejik karar sürecinde diğerlerine göre daha etkili olan değer ve inançların var olup olmadığını tespit etmektir. Böylelikle kültürün sürdürülebilir rekabet avantajı açısından anlamına yönelik tartışmaya katkı sağlamak amaçlanmıştır. Bu Gömülü Teori araştırmasında, veriler temelde yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşme yöntemi ile toplanmıştır. Verilerin işlenmesinde açık ve kavramsal kodlama tekniği kullanılmıştır. Araştırmada sonuç olarak; kültürel değer ve inançların, karar sürecini (Karar öncesi, karar esnası ve karar sonrası olmak üzere) her aşamada derinden etkilediği belirlenmiştir. Buna ek olarak, kültürel değer ve inançların en çok karar verme esnasında etkin oldukları ve katılımcılar açısından stratejik anlam atfedilen belirli spesifik değerlerin var olduğu da ayrıca tespit edilmiştir. Bu bağlamda, karar vericilerin daha çok "Müslüman – Türk" ve "Batılı – Rasyonel" olarak adlandırılan iki temel değer alanı ile karşı karşıya kaldıkları gözlemlenmiştir. Ayrıca, araştırmaya katılan stratejistlerin, karar verirken temelde uyuşmayan bu iki değer alanından hangisine uyulacağı konusunda çatışma yaşadıkları da gözlemlenmiştir. Bu çatışma durumunun bir çıktısı olarak ise, stratejistlerin kararlarını "Yeniçeri" ve "Paralı Asker" şeklinde adlandırılan iki farklı davranış kalıbı doğrultusunda verdikleri belirlenmiştir. Sonuç olarak, değer ve inançlar üzerinden karar verme gibi önemli bir davranışı derinden etkileyen kültürün, bir "kök yetenek" olarak sürdürülebilir rekabet avantajı açısından önem arz ettiği kanaatine varılmıştır. Böylelikle bu araştırmanın, stratejik karar süreci ve kültür arasındaki ilişkiye odaklanmış nitel bir araştırma olarak, stratejik yönetim literatüründe önemli bir noktaya değindiği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: Stratejik Karar, Kültürel Değerler, Kültür ve Strateji, Gömülü Teori, Stratejik Değerler
Düzce fındık sektörünün rekabet gücü üzerine bir araştırma
Bir ülkenin kalkınmasında birçok etken bulunmakla birlikte, bölgesel kaynakları göz önünde bulundurarak hazırlanan bir kalkınma planının başarılı olma olasılığı daha yüksek görülmektedir. Bu doğrultuda araştırmamızda Batı Karadeniz bölgesi için önemli bir gelir ve geçim kaynağı olan fındık sektörü ele alınmıştır. Bölge genelinde fındık yetiştiren şehirlerde sanayi sektörü ön plana çıkarken, Düzce'de fındık sektörü ön planda gözükmektedir. Dolayısıyla araştırma alanı olarak Düzce şehri seçilmiştir. Yapılan bu araştırmanın temel amacı, Düzce fındık sektörünün rekabet gücünü Porter'ın "Elmas Modeli" yardımıyla ortaya koymaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemi tercih edilmiştir. Buna bağlı olarak veriler görüşme tekniği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırmanın evreni, Düzce'de fındık sektöründe ön plana çıkan oyunculardan (Ziraat Odaları, Ticaret Borsası, Düzce Üniversitesi, Ticaret Odası, Tarım Kredi Kooperatifleri, Fiskobirlik ve Fındık İşletmeleri) oluşmaktadır. 30 kişi ile görüşülmesi planlanmış ancak 24 kişi ile görüşme yapılarak veriler elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yöntemiyle analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda modeldeki her bir faktör için ortaya çıkan sonuçlar; girdi koşulları orta düzeyde, talep koşulları orta-yüksek düzeyde, firma stratejisi ve rekabet yapısı çok düşük-düşük düzeyde, ilgili ve destekleyici kuruluşlar orta düzeyde, devlet faktörü düşük-orta ve şans faktörü yüksek düzeyde rekabet gücüne sahip olduğu belirlenmiştir. Genel anlamda değerlendirildiğinde ise Düzce fındık sektörü rekabet gücünün orta düzeye yakın bir yapıya sahip olduğu ancak sektördeki değişken unsurların (iklim, fiyat politikası, yeni üretim alanları, yeni rakipler) etkilerine yönelik bir tedbir alınmadığı takdirde rekabet gücünün düşük düzeye doğru yönleneceği öngörülmektedir.
Stratejik liderlik ile inovasyon yönetimi arasındaki ilişki: Otomotiv bayileri üzerine nitel bir araştırma
Globalleşen dünya koşulları çerçevesinde uluslararası ticarette, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde giderek zorlaşan rekabet koşullarına ayak uydurabilme, rekabet gücünü artırma ve rekabet edebilirliği sürdürebilme açısından inovatif faaliyetler çözüm önerisi olarak sunulmaktadır. Bu noktada, örgütlerde üst düzey yöneticilere büyük sorumluluk ve görev düşmektedir. Değişime ve yeniliklere açık, öngörüleri kuvvetli, analitik düşünebilen, işletme vizyonu doğrultusunda geleceğe yön verebilmek adına stratejiler belirleyebilen öncü liderlere ihtiyaç olduğu aşikardır. Bu bağlamda, araştırmanın temel amacı, stratejik liderlik uygulamaları ile inovasyon yönetim süreci arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Yapılan araştırmalar stratejik liderlik uygulamaları ile inovasyon yönetimi arasında olumlu bir ilişki olduğunu göstermektedir. Stratejik liderlik uygulamaları ve inovasyon yönetim süreci rekabetin yoğun yaşandığı sektörlerden birisi olan otomotiv sektörü çerçevesinde incelenmiştir. Bu bağlamda kasti örnekleme yöntemi ile seçilen her biri kendi segmentinde (binek oto, ticari araç, yedek parça, yetkili servis, toplu taşımacılık vs.) lider olan 13 adet otomotiv bayisi araştırmaya dahil edilmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaya ilişkin veriler otomotiv bayilerinin üst düzey yöneticileri ile yapılan yüz yüze görüşmeler sonucu elde edilmiştir. Elde edilen veriler nitel analiz yöntemlerinden içerik analizi ve betimsel analiz yöntemleri ile analiz edilmiştir. Araştırmanın sonucunda otomotiv sektöründe inovasyon faaliyetlerinin ve stratejik liderlik unsurlarının uygulandığı tespit edilmiştir. Stratejik liderlik uygulamaları ile inovasyon yönetim süreci arasında olumlu bir ilişki olduğu kanıtlanmıştır. Anahtar Sözcükler: Stratejik Liderlik, Stratejik Lider, İnovasyon, İnovasyon Yönetimi Süreci.
Üniversitelerin iş etiği algıları ve uygulamaları: Batı Karadeniz üniversiteler Birliği üzerine bir araştırma
Bu çalışmanın temel amacı; Batı Karadeniz Üniversiteler Birliği'ne üye olan üniversiteleri akademik örgüt dışında birer örgüt olarak ele alıp, iş etiği algılarını belirlemek üzerine yoğunlaşmak, bu alanda yapılan/yapılmayan çalışmaları, iş etiği ilke ve kodları tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini tam sayım yöntemiyle seçilen dokuz üniversite oluşturmaktadır. Veri seti olarak, üniversitelerin genel sekreter/genel sekreter yardımcıları ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler ve üniversitelerin resmi web sitelerinden elde edilen dokümanlar kullanılmıştır. Verilerin analizinde nitel analiz yöntemlerinden, içerik analizi ve doküman analizi kullanılmıştır. Görüşme verilerine içerik analizi, dokümanlardan oluşan verilere doküman analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular iki analiz yönteminde de ortak olarak kullanılan 'Etik algısı', 'İş etiği konusunda yapılan çalışmalar ve uygulamalar', 'İş etiği ilke ve kodlar' olmak üzere üç kategori altında yorumlanmış ve karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak; üniversitelerde iş etiği algısının yeterli düzeyde olmadığı, üniversitelerde etik algısının oturmamış olması sebebiyle etik uygulamalarında eksiklik ve hataların bulunduğu, etik ilke ve kodların üniversitelerin kurumsal kültürlerine uygun, özgün bir şekilde hazırlanmadığı belirlenmiştir. Anahtar Sözcükler: Üniversitelerde Etik Algısı, İş Etiği, İçerik Analizi, Doküman Analizi
İşletmelerde yapay zekâların icra kurulu başkanı olabilirliği üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın ana amacı, yapay zekâların işletmelerde İcra Kurulu Başkanı olabilme olasılıklarının araştırılmasıdır. Araştırmada klasik gömülü metodolojisi izlenmiştir. Kuramsal örnekleme yöntemini kullanılarak belirlenen yapay zekâ alanında araştırmalar yapan akademisyenler, uzmanlar, sanatçılar; yönetim alanında araştırmalar yapan akademisyenler, felsefe alanında araştırmalar yapan akademisyenler, iş dünyasından yöneticiler ve girişimcilerden oluşan 27 kişilik örnek grubu ile yüz yüze görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerde yarı-biçimlendirilmiş görüşme yöntemi ve biçimlendirilmemiş görüşme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada izlenen klasik gömülü teori metodolojisine uygun olarak, kodlama, analiz ve veri toplama süreci birlikte yürütülmüştür. Sürekli karşılaştırma analizi kullanılarak kuramsal örnekleme yoluyla belirlenen katılımcılardan elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veriler önce açık kodlamaya sonrasında seçimli kodlamaya tabi tutulmuştur. "Zor problemler" kategorisi çekirdek kategori olarak ortaya çıktıktan sonra, seçimli kodlama aşamasına geçilerek bu kategori ile diğer kategorilerin ilişkilendirilme aşamasına geçilmiştir. Kategoriler teorik doygunluğa ulaştığında veri toplama aşamasına son verilmiş ve teorik kategoriler arasındaki ilişkileri açıklayan bir teori elde edilmiştir. Dar yapay zekânın genel yapay zekâya evrim süreci ve sonrasında gerçekleşebilecek senaryoları içeren teori "Vezir-Şah Teorisi" olarak adlandırılmıştır. Teori "dar yapay zekâ", "zor problemler", "tartışmalar", "çözüm önerileri", "yapay zekâ İKB" ve "senaryolar" olmak üzere altı teorik kategoriden oluşmaktadır.
Bilişim işletmelerinde strateji geliştirme sürecinde büyük verinin etkisi üzerine bir araştırma
Küreselleşen dünyada teknolojinin ilerlemesi ve internetin her alanda kullanılması ile birlikte verinin gücü ön plana çıkmış ve bununla beraber internet dünyasındaki birçok olgu bilgi çöplüğü olarak anılmaya başlamıştır. Bu çöplükten ya da diğer bir ifadeyle veri gölünden anlamlı verilerin de çıkabileceği düşünülmüş ve büyük veri (big data) olarak adlandırılan kavram ortaya çıkmıştır. Başta sosyal medya verileri olmak üzere, iş dünyası, bürokrasi, eğitim, sağlık, lojistik, sigortacılık, trafik, bankacılık ve finans gibi çeşitli kaynaklardan alınan veriler birtakım analizlere tabi tutularak işletmeler tarafından stratejik yönetim süreçlerinde kullanılmaya başlanmıştır. İşletmeler, küresel rekabet ortamında ayakta kalabilmek için bu büyük veri havuzundan aldıkları verileri anlamlandırarak mevcut ve gelecek stratejilerinde kullanmaktadırlar. Büyük verinin yönetici ve uzmanlar tarafından nasıl algılandığı ve strateji süreçlerinde nasıl kullanıldığı yönünde alan yazınında bilişim sektörü üzerine pek fazla çalışmaya ulaşılamamış ve büyük verinin yeni bir olgu olması nedeniyle yeteri miktarda bilgi birikiminin oluşmadığı görülmüştür. Araştırmanın bu yönüyle, büyük verinin algılanması ve kullanımıyla alakalı mevcut ve gelecekteki kullanıcılara ve alan yazınına katkıda bulunacağı düşünülmektedir. Bu doğrultuda yeni ekonominin petrolünden azami ölçüde nasıl yararlanılabileceği ve stratejik planlamalar yapılarak işletmelerin içinde bulunduğu sektörden ve dış çevresinden aldıkları verileri işleyerek yüksek rekabet ortamında öne geçip fark yaratabileceği, pazar paylarını artırabileceği ve başarılı birer işletme olabileceği konusunda bir kaynak olabilmesi hedeflenmektedir. Bu araştırmanın genel amacı, bilişim işletmelerinde büyük verinin stratejik yönetime ve strateji geliştirme sürecine olan etkisini incelemek, bilişim işletmeleri yöneticilerinin büyük veriye olan bakış açılarını anlamak, sahada ne gibi çalışmaların yürütüldüğünü öğrenmek ve büyük verinin oluşturduğu yeni dünyada stratejik planlarını nasıl yürüttüklerini incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi, araştırma deseni olarak da eylem araştırması kullanılmıştır. Bu çalışmanın amacı ile ilgili bilgileri toplamak için dokuz adet açık uçlu soru oluşturulmuştur. Veriler, işletmelerin yöneticileri ile yüz yüze gerçekleştirilen mülakat tekniği ile toplanmıştır. Elde edilen veriler, içerik analizi kullanılarak analiz edilmiştir. Sonuç olarak; bilişim sektöründe yer alan işletmelerin strateji geliştirme sürecinde büyük verinin etkisinin pek çok faydasının ve kolaylık ile zorluklarının bir arada bulunduğu; uygulama aşaması olarak orta, teorik olarak ise yüksek düzeyde olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun, daha çok, çevresel belirsizlikler ve maddî zorluklardan kaynaklandığı belirlenmiştir. Mevcut durumda, KOSGEB ve benzeri kurumların işletmelere daha çok destek vermesi, meslekî eğitimlerin ve yüksek lisans bölümlerinin açılması, veri analisti, yazılım mühendisi gibi insan kaynaklarının desteklenmesi, bursların ve yurtdışı ve eğitimlerin sağlanması, açık veri uygulaması ile veriye erişim engellerinin kaldırılması, ülke genelinde çevresel belirsizliklerin olabildiğince azaltılması, bilgi güvenliği getirileri açısından millî bir veri depolama merkezinin oluşturulması, millî yazılım ve algoritmaların geliştirilmesi, millî bir strateji belgesinin geliştirilerek ortak platform kurulması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Büyük Veri, Strateji Geliştirme, Stratejik Yönetim, Stratejik Planlama, Bilişim İşletmeleri
Bilişim işletmelerinin öğrenen örgütlere dönüşmesinde büyük verinin etkisi
Rekabetçi iş ortamında örgütler için öğrenmenin önemi giderek artmaya başlamıştır. Küresel anlamda yaşanan değişimlere ayak uydurmak isteyen örgütler, öğrenen örgüt kavramını benimsemeye başlamışlardır. Günümüzde yaşanan değişimlerin en büyük nedenlerinden biri teknolojidir. Bu nedenle öğrenirken teknolojinin sağladığı avantajları kullanmak gerekir. Örgütlerin sahip oldukları büyük verilerden elde ettikleri bilgiler onlar için yararlı olacaktır. Bu çalışmada bilişim sektöründeki işletmelerin öğrenen örgütlere dönüşmesinde büyük verinin etkisi araştırılmıştır. Araştırmanın amacı, bilişim işletmesi çalışanlarının öğrenen örgüt ve büyük veriye karşı algılarını ve büyük verinin, bilişim işletmelerinin öğrenen örgütlere dönüşmesindeki katkısını incelemektir. Araştırmada nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma deseni olarak Durum (Örnek Olay) Deseni ve durum desenleri içinden de Bütüncül Tek Durum Deseni kullanılmıştır. İncelenen vaka, Düzce' de bulunan, faaliyetlerini bilişim alanında gerçekleştiren, kurumsal bir teknoloji işletmesidir. Veriler, görüşme ve doküman incelemesi teknikleri ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi yoluyla çözümlenmiştir. Çözümlenen bulgular sonucunda araştırmaya dahil edilen bilişim işletmesinin bir öğrenen örgüt olduğu ve bu süreçte büyük veriden yararlanarak faaliyetlerini daha verimli ve etkili bir şekilde gerçekleştirdiği tespit edilmiştir.
İş zekasının rekabet üstünlüğü üzerine olan etkisi: Bilişim sektörü örneği
Bu çalışmanın temel amacı, iş zekâsının rekabet üstünlüğü üzerine olan etkisini bilişim sektörü çerçevesinde incelemektir. Bu amaç doğrultusunda Ankara ili kapsamında bilişim sektöründe faaliyet gösteren işletmelerde iş zekâsının rekabet üstünlüğü üzerindeki etkisinin incelenmesi ve belirlenmesi hedeflenmiştir. Araştırmada fenomenoloji (olgu bilim) deseni izlenmiştir. Görüşme yöntemi ile toplanan verilere nitel araştırma yöntemlerinden içerik analizi uygulanıştır. Araştırmanın evrenini Ankara ili içerisinde faaliyet gösteren bilişim işletmeleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise, Ankara ili kapsamında iş zekâsı uygulamalarını kullanan bilişim işletmeleri oluşturmaktadır. Örneklem; amaçlı örneklem yöntemlerinden ölçüt örneklem yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Görüşme talebini kabul eden 14 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar; işletme kurucuları, yöneticiler, büyük veri ve iş analitiği yöneticileri, proje yöneticileri, iş zekâsı uzmanları, iş zekâsı danışmanları, veri tabanı uzmanı, iş geliştirme müdürü ve verimlilik departmanında görev alan personelden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak 10 adet açık uçlu soru ve soruları destekleyici nitelikte, her sorunun içerisinde ikişer adet sonda soru hazırlanmıştır. Veriler, katılımcılar ile yüz yüze gerçekleştirilen yarı yapılandırılmış görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Verilere nitel içerik analizi uygulanmıştır. Analiz sonucunda, "iş zekâsı, sektörde kullanılan teknolojiler", "rekabet", "işletme" ve "çözüm önerileri" olmak üzere beş ana tema elde edilmiştir. Sonuç olarak; iş zekâsı kavramının, bilişim sektöründe tam oturmamış olduğu tespit edilmiştir. İşletmeler farklı iş zekâsı araçları kullanarak rekabette üstünlük sağlamaya çalışmaktadır. İş zekâsının rekabet üstünlüğü elde etme üzerinde olumlu bir etkisi vardır. İş zekâsının maliyetli olması sebebiyle kullanmayan işletmeler, özellikle veri yığılmasından kaynaklanan hatalarla karşılaşmaktadır. Sektördeki rekabetten dolayı,iş zekâsı kullanan işletmeler de sürekli gelişmeleri takip ederek rekabet avantajı sağlamaya çalışmaktadır. Anahtar Kelimeler: İş Zekâsı, İş Zekâsı Teknolojileri, Rekabet, Rekabet Üstünlüğü, Bilişim Sektörü
Sağlık işletmelerinde Endüstri 4.0 kapsamında örgütsel değişim üzerine bir araştırma
Bu araştırmanın temel amacı, endüstri 4.0 teknolojilerinin sağlık işletmelerinde örgütsel değişimi nasıl etkileyeceğinin anlaşılmasıdır. Araştırmada sistematik gömülü teori deseninden faydalanılmıştır. Kuramsal örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenen örneklem çerçevesinde Doğu Marmara bölgesinde bulunan 27 özel sağlık işletmesi ziyaret edilerek, üst düzey sağlık yöneticileriyle yapılan 32 görüşme analiz edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak yüz yüze derinlemesine yapılandırılmamış görüşme tekniği kullanılmıştır. Toplanan veriler sistematik gömülü teori metodolojisine uygun olarak sırasıyla açık kodlama, eksen kodlama ve seçici kodlama yöntemleriyle analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda elde edilen 88 kodun 10 kategori altında toplandığı ve bu kategorilerin 5 temel temayı oluşturduğu ortaya konmuştur. Elde edilen temalar arasındaki ilişki incelendiğinde endüstri 4.0 teknolojilerinin özel sağlık işletmelerinde dijital dönüşüm ve esnek örgüt yapılarını beraberinde getirdiği, bu iki durumun teknolojik olumsuzluklarla birlikte sağlık hizmetleri sunumunda bir takım değişimlere neden olduğu, bu değişimlerin sağlık hizmetlerini, sunulan hizmetin kalitesi ve yeni pazarların ortaya çıkması boyutlarıyla geliştirdiği görülmektedir.