Theses supervised by Prof. Dr. İsmail Karagöz
13 theses · Düzce University
İkrime el-Berberî ve tefsir ilmindeki yeri
Yüce Allah, insanlığa son kez göndermiş olduğu ilahî vahyi bundan yaklaşık on dört asır önce son peygamber Hz. Muhammed'e (s.a.s.) göndermiş ve gönderdiği bu vahyi muhataplarına açıklama görevini de yine ona vermiştir. Hz. Peygamber (s.a.s.), bu görevi üstlenmiş ve farklı vesilelerle ilahî mesajı muhataplarına tebliğ ve tefsir etmiştir. Hz. Peygamber'in (s.a.s.) vefatıyla bu görev sahabe tarafından üstlenilmiş ve genişletilerek sürdürülmüştür. Sahabeden sonra gelen nesil olan tabiîn nesli, kendileri-ne intikal eden bu tefsir mirasına sahip çıkarak bu alanda kıymetli şahsiyetler yetiştirmiştir ki bunlardan biri de İkrime el-Berberî'dir. Hadis, fıkıh ve kıraat ilimlerinde de söz sahibi olan İkrime el-Berberî tabiîn dönemi tefsir faaliyetleri bakımından önemli bir yere sahiptir. Kaynaklarda İkrime el-Berberî'ye ait bir tefsir kitabından söz edilmiş olsa da bu eser elimizde mevcut değildir. Ancak onun tefsire ilişkin rivayetleri klasik tefsir kaynaklarında çokça yer almaktadır. Bu çalışmada müfessirimiz hakkında bilgi veren tabakat kitapları ile rivayet ve dirayet tefsirlerinden istifade edilerek tabiîn dönemi âlimlerinden İkrime el-Berberî'nin tefsir anlayışı ve âyetleri tefsir ederken kullandığı yöntemler ortaya konulmuştur.
Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin hayatı ve "el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz" isimli tefsirinin metodu
Vâhidî, hicrî beşinci asrın önde gelen âlimlerinden biridir. Dini ilimlerin çeşitli alanlarında önemli eserler kaleme almıştır. Yazdığı üç farklı hacimdeki tefsirleriyle beraber asıl "Esbâbü'n-Nüzûl" isimli eseriyle meşhurdur. Çalışmanın konusunu, "Ebü'l-Hasen Alî b. Ahmed b. Muhammed en-Nîsâbûrî el-Vâhidî'nin Hayatı ve el-Vecîz fi Tefsîri'l-Kitab'il-'Azîz İsimli Tefsirinin Metodu" oluşturmaktadır. Bu çalışmada, Vâhidî'nin el-Vecîz isimli eserindeki Kur'ân'ı açıklama metodunu ortaya koymak hedeflenmiştir. Çalışmanın birinci bölümünde, Vâhidî'nin yaşadığı bölgenin ve İslam âleminin siyasi durumu, ailesi, hayatı, ilmi ve kültürel çevresi, mezhebî yönü, ilmî kişiliği, talebeleri ve eserleri incelenmiştir. Çalışmanın ikinci bölümünde, çalışmamıza konu olan el-Vecîz'in çeşitli kaynaklar-da geçen farklı isimleri, yazma nüshalarda ayet benzerliğinden kaynaklanan hataları, âyetlerin tefsir metodlarıyla ilgili özellikleri olan; âyetlerin âyetlerle, sahabe ve tabiîn sözleriyle tefsirine yer verilmiştir. Ayrıca Kur'ân'da açıklanması gereken hususlarla ilgili tefsir usûlü kaideleri, âyet ve hadislerden örnekler verilerek açıklanmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise, el-Vecîz'de tespit edilen Kur'ân ilimlerine yer verilmiştir. Ayrıca el-Vecîz'de müellifin işaret ettiği belâğî incelikler ilgili âyetler çerçevesinde izah edilmiştir. Bunun yanında tefsirde dikkat çeken nahvî ve sarfî kaidelerin yer aldığı âyetlere yer verilip bu kaideler izah edilmiştir. Yine bu bölümde müellifin ahkâm âyetleriyle Kur'ân'daki kıssaları açıklayış şekillerine ve kelâmî konulara yaklaşımına yer verilmiştir. Sonuç bölümünde ise bu üç bölümde yapılan çalışmaların genel bir değerlendirmesi yapılmıştır.
Nur Suresinin günümüz toplumuna verdiği mesajlar
Bu çalışmada, Allah-u Teâla'nın insanlara hidayet ve rehber olarak göndermiş olduğu mukaddes Kitabı Kur'ân-ı Kerim'in 24. sırada gelen Nûr sûresinin, günümüz insanına verdiği mesajlar incelenmiştir. Bu sûre, inananların ferdî ve içtimaî hayatını düzenleyecek, onlara kişilik ve kimlik kazandıracak ehemmiyetli emir ve nehiylerin verildiği bir sûredir. Bunların yanı sıra, aile içi ve sosyal ilişkiler ile alâkalı adab-ı muaşeret kuralları, zina ve kazf ile ilgili hükümler, insanların iffet ve namuslarını korumada İslâm toplumunu daha dikkatli olmaya davet, nikâh, bekârların evlendirilmesine teşvik konuları da sûrenin muhtevasındadır. Ayrıca Nûr sûresi, münafıkların ve kâfirlerin durumu, şeytanın ve şeytani niteliklere sahip insanların tuzaklarına karşı uyarı, sosyal ahlâk ve toplu ibadetin vazgeçilmezi camilerin önemi, Allah'a ve Peygamberine itaatin gereği, selamlaşma, evlere giriş çıkış âdâbı, tesettür, mahremiyet, edep ve iffet gibi ahlâkî olgunluk kazandıracak özellikteki esasları ihtiva eder. Bu özelliği itibariyle günümüzde ve gelecekte birey, aile ve toplumun saadet ve huzurunu sağlayacak olan ahlâkî esas ve kuralları, insanlığa ışık tutacak niteliktedir. Tezimizde Nûr sûresindeki ayetlerde verilmek istenen mesajlar belirlenerek maddeler halinde tasnif edilmiştir. Çalışma Nûr sûresi ile sınırlı olmakla beraber Kur'ân'ın genelinde konu ile alâkalı örnek teşkil eden ayetlerle pekiştirilmiştir. XII Bu gayretimizde günümüzde ferdî, ailevî ve içtimaî huzur ve barış içinde yaşamalarını sağlayacak olan bireysel ve toplumsal esasların bilinmesi, özümsenmesi amaçlanmıştır. Dolayısı ile birey, aile ve toplumlarda meydana gelen ahlâkî çöküntü, aile kavramının önemini yitirmesi, mahremiyet konularına gereken önemin verilmemesi gibi toplumun çöküşüne zemin hazırlayan kötü davranışların Kur'ân-ı Kerim'deki bu ilahî mesajlar ile çözüme kavuşabileceği bir gerçektir. .Anahtar Kelimeler: Kur'ân-ı Kerim, ahlâk, Nûr sûresi, aile, toplum, zina, ifira, iffet, tesettür, mahremiyet, nikâh, selamlaşma. sonra doldurulacaktır.
Kırâat farklılıkları bağlamında iltifât sanatının mânâya yansıması: Bakara Suresi örneği
Kırâat-ı aşere olgusu çerçevesinde el-Bakara sûresi örnekliğinde iltifât sanatına değinen bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde çalışma-nın temel yapısına mesnet oluşturmak üzere ön bilgilere yer verilmiştir. Kırâat tarihinin özet bir takdiminin yapıldığı birinci bölümde ilk olarak kırâat ilminin târifine, konusuna, faydasına, amacına ve hükmüne değinilmiş, ardından nüzûl dönemindeki hareketliliğini de içine alacak şekilde üç döneme ayırarak kırâat farklılıklarının ortaya çıkışını tarihi bir seyir içinde kısa ve öz bilgilerle izâh edilmeye çalışılmıştır. Belâgat ve iltifât ile ilgili bazı temel bilgilerin yer aldığı ikinci bölümde; belâgat ilmi ile ilgili özet bir takdimin ardından iltifât sanatının tanıtımı yapılmıştır. Bu bağlamda iltifât sanatınının şartları ele alınarak her bir şart iki örnekle detaylı bir şekilde anlatılmış, iltifât sanatının Kur'ân terkibindeki belâğî incelikleri ve edebî gü-zellikleri bu çerçevede, tefsirler ışığında aktarılmaya çalışılmıştır. Aynı şekilde çalışmamızın bel kemiğini oluşturan üçüncü bülümde kırâat-ı aşe-re bağlamında el-Bakara sûresi örnekliğinde aynı kırâat içinde veya kırâatler arası ge-çişlerin neden olduğu iltifâtlar tespit edilmiş, iltifâtın tespit edildiği âyetlerde lafız ve mânâlar arasında gizlenmiş geniş anlam zenginliklerine yeri geldikçe değinilmeye çalı-şılmıştır. Böylece Kur'ân âyetlerinin anlaşılmasında iltifât ve kırâatler arasındaki ba-ğın ne kadar kuvvetli olduğu örneklerle izâh edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kırâat, iltifât, el-Bakara, belâgat, aşere, kurra, incelik
Kur'ân-ı Kerîm bağlamında cahiliye döneminde Allah tasavvuru
İslam inanç sisteminin en önemli öğesi olan Allah, Kur'an'ın en temel konusudur. Allah tasavvuru, fertlerin Allah inancını doğrudan etkileyen ve Allah-İnsan ilişkisinin niteliğini belirleyen en temel olgudur. Bu bağlamda çalışmamızda vahyin inşa etmeye çalıştığı Kur'an-ı Kerim bağlamında cahiliye dönemi Allah tasavvurunu konu etmeye çalıştık. Allah hakkında yapılan söz konusu çalışmalar genellikle Allah'ın varlığının delilleri, isimleri, sıfatları gibi konulara odaklanmakta Kur'an'ın Allah tasavvurunu bütüncül bir yaklaşımla ele alan bir çalışmadan bahsetmek neredeyse mümkün görünmemektedir. Böyle bir ihtiyaçtan yola çıkan bu tez çalışması Kur'an'ın penceresinden Allah tasavvuruna bakmayı hedeflemektedir. Cahiliye dönemi Allah tasavvuru boyutunun daha önce araştırılmamış olması konunun diğer araştırmalardan farkını da ortaya koymaktadır. Çalışmamızda Kur'an-ı Kerim'de Mekke ve civarında zikredilen inanç sistemleri ve müşriklerin Allah tasavvurunu ayetler bağlamında ele almak hedeflenmiştir. Müşrik Arapların putlara ibadet etme gerekçeleri ayetlerle açıklanmış Kur'an'ın daha iyi anlaşılmasını sağlamak ve müşrik Arapların daha iyi tanınması amaçlanmıştır. Araştırmamızda konulu tefsir metodu izlendiği için temel referans başta Kur'an-ı Kerim olmuştur. Konuyla ilgili kavramlar izah edilirken lügatlere ve ilk dönem tefsirlerine, rivayet, dirayet ve modern tefsir kitaplarına başvurulmuştur. Konuyla ilgili yazılmış olan kitap, dergi, makale, tez ve şiir metinlerinden faydalanılmıştır. Tüm inanç sistemlerinde bir "Yüce Varlık" ya da "Tanrı" inancı söz konusudur. Son ilâhî vahye dayalı din olan İslâm'ın itikat sisteminin temel noktası da Allah inancıdır.
Ebû'l Berakât en-Nesefî'nin Medârik'ut Tenzîl ve Hakâiku't Te'vîl adlı eserinde Hz. Muhammed (S.A.S)'in niteliklerine dair yorumlar
Hz. Peygamber(s.a.s.)'in genel anlamda beşerî, nebevî ve ahlakî niteliklerine değinen bu çalışma bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin temel yapısına dayanak oluşturması için ön bilgilere temas edilmiş ve çalışmanın amacı, yön-temi, önemi, kapsamı ve kaynakları saptanmıştır. Birinci bölümde Ebû'l Berakât en-Nesefî, şahsî ve ilmi hayatıyla beraber eserleri de ele alınarak tanıtılmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde çalışmanın ana konusu olan Hz. Muhammed (s.a.s.)'in sahip olduğu çok yönlü nitelikleri Medâriku't-Tenzîl ve Hakâiku't-Te'vîl tefsiri bağlamında incele-nerek meseleye bütüncül bir hususiyet kazandırılmak amaçlanmıştır. Böylece okuyucu-ya Allah Rasûlü (s.a.s.)'nün vasıflarıyla alakalı genel bir bakış açısı kazandırılmak is-tenmiştir. Bu bölümde Hz. Peygamber (s.a.s.)'in nasıl bir insan veya peygamber olduğu saptanmıştır. Üçüncü bölümde ise meseleye farklı bir perspektif kazandırılarak daha çok Hz. Pey-gamber(s.a.s.)'in nasıl bir insan olmadığı ve bir peygamber olarak hangi niteliklere sahip olmadığı üzerinde durulmuştur. Böylece okuyucu konuyla alakalı net bir görüşe sahip olabilecektir. Zira bir şeyin ne olduğunu öğrenmek kadar ne olmadığını da bilmek gerekmektedir. Örneğin Hz. Peygamner(s.a.s.)'in nebî, resul vb. vasıflara sahip olduğunu bilmek ne kadar önemliyse şâir, sihirbaz ve kâhin gibi niteliklere sahip olmadığını da bilmek o kadar önemli bir konudur.
Kıraat vucûhatı bağlamında medlerin kıraatlara göre ses fonetiği ve morfolojik kıraat açısından değerlendirilmesi
Kıraat ilmi Kurân'ın hem lafız hem anlam hem de fonetik yönünden korunmasına yöne-lik uğraşan bir ilim dalıdır. Muhteviyatında ferşü'l-hurûf ve usûl farklılıkları vardır. Bu tez çalışmasında usûl farklılıklarından olan kıraat vucühatı bağlamında medlerin kıraat-lere göre ses fonetiği ve morfolojik kıraat açısı değerlendirilmiştir. Bir giriş üç ana başlık-tan oluşmaktadır. Birinci bölümde kıraat tanımları yapıldıktan sonra Hz. Peygamber, Sahâbe ve Tâbiîn döneminde kıraat'ın seyri işlenmiştir. Aynı bölümde kıraat ilminin di-ğer İslâmî ilimlerle ilişkisi, faydası ve hükmüne geçilmiştir. Ardından kıraat imamlarının onları temsil eden rumuzları ve kıraatleri sahih, mütevâtir, meşhur, şaz, ahad, müdrec ve mevzu olarak incelenmiştir. Kıraat çeşitleri, eserler ve med mertebelerine göre de değer-lendirilmiştir. İkinci bölümde, med tanımları ve çeşitlerinin (tâbiî, arızî, muttasıl, munfa-sıl, lâzım, lîn, sıla, temkin, tebrie, ıvaz, bedel) tanımları yapılmıştır. Kıraat imamlarına göre medlerin seyri incelenmiştir. Sonrasında üçüncü bölümde ses fonetiğinin tanımları yapıldıktan sonra medd-in ses seyrinin mânaya etkileri araştırılmıştır. Devamında medler morfolojik (sarf) açıdan incelenmiş, medde etki eden aksâm-ı seb'a ve hemzenin nevileri anlatılmıştır. Akabinde şekilsel olarak tez konusuyla irtibatlı kavramlar olan teshil, hazif, harf-i nidâ, işmam, ravm ve i'lal konuları detaylandırılmıştır.
Şifa bağlamında Kur'ân'ı Kerim'de geçen yiyecekler ve içecekler
Hastalıklardan korunmak, tedaviden önce gelir. Bu itibarla sağlığı korumak ve hastalanmamak için tedbirler almak gerekmektedir. Bulaşıcı virüslerin sebep olduğu salgınlar, uzun tedavi süreçleri gerektiren çaresi bulunamayan ve çoğu kez ölümle sonuçlanan müzmin hastalıklar; bağışıklık sisteminin güçlü olmasını, temiz, doğru, sağlıklı, dengeli beslenmenin gereğini ve önemini ortaya koymaktadır. Kur'ân-ı Kerîm'de inanç esasları, ibadetler ve ahlak konuları ile müminlere ruhen sağlıklı olmanın, şifa kaynağı olan besinleri zikretmek suretiyle de beden sağlığını korumanın yolları gösterilmektedir. Hastalıklardan korunmak ve sağlıklı olmak için faydalı besinler tüketmek gerekmektedir. Âyet taraması neticesinde Kur'ân-ı Kerîm'de adı geçen 22 çeşit besin maddesi olduğu tespit edilmiştir. Bu araştırmada konu ile ilgili kavramlar, âyetlerde adı geçen besinlerin zikredilme nedenleri ve insan sağlığına olan faydaları izah edilmeye çalışılmıştır. Son olarak da elde edilen kazanımlar ve değerlendirmeler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Şifa, Kur'ân-ı Kerîm, Yiyecekler, İçecekler
Günahkâr müminlerin âhirette cezalandırılacağını bildiren âyetlerin tefsiri
Yüce Allah, insanoğlunu mükemmel bir şekilde yarattıktan sonra ona cüz'î irade ve akıl vermiştir. Bu sayede insan, küllî iradenin takdir buyurduğu yaşantının yanı sıra kendi hayatı hakkında seçimler yapabilmektedir. Bu seçim her konuda olabildiği gibi dini yaşantı içinde geçerlidir. Kişi, yüce Allah'ın kendisine verdiği akıl ve cüz'î irade sayesinde inkâr ve iman edebilmektedir. İman ettiği halde günah işleyebilmekte veya kendini günahtan uzak tutmaya gayret etmektedir. Dünya hayatının cazip gelmesi, şey-tana uyması, nefsinin kötü arzu ve isteklerine göre hareket etmesi, yaratılışındaki zafi-yetler nedeniyle kişi günaha girebilmektedir. Günahkâr kişinin âhiretteki durumu ise iman edip etmemesine göre değişmektedir. Mümin olmayan kişi, yaratanı inkâr veya şirk ile en büyük günahı işlemiş olur. Şartlarına uygun iman etmeden ölmesi duru-munda ebedi kalmak üzere cehenneme atılır. Mümin olan kişi ise, ölmeden işlediği günahlarına samimi bir kalp ile tövbe ederse günahları affolunur. Tövbe etmeden öl-düğü takdirde âhiretteki durumu yüce Allah'a kalmıştır. O, ister affeder ve cennetine koyar, isterse cehennemde cezasını çektikten sonra cennetine alır.
Kur'ân-ı Kerîm'de adâvet kavramı ve adâvetin fert ve toplum hayatına yansıması
"Kur'ân-ı Kerîm'de Adâvet Kavramı ve Adâvetin Fert ve Toplum Hayatına Yansıması" başlıklı Yüksek Lisans Tezimiz, Kur'ân-ı Kerîm rehberliğinde "adâvet" kavramı özelinde incelenmiştir. Araştırmamızın amacı "adâvet" kavramının sınırlarını tespit etmek ve adâvetincahiliye dönemi fert ve toplumuna yansımasını tahlil ederek günümüz Müs-lümanlarına fayda sağlayacak sonuçlar ortaya çıkarmaktır. Bu amaç doğrultusunda tez çalışmamızın birinci bölümünde "adâvet" kavramı, kavramın eş anlamlıları ve zıt an-lamlılarının tespit edilmesi için kadîm sözlüklerde anlam taramaları yapılmıştır. Ayrıca düşmanlığa sebep olan kavramlar ve "adâvet" kavramının şiirlerde kullanımı da ince-lenmiştir. İkinci bölümünde Kur'ân'da "adâvet" kavramı ile ilgili ayetler tespit edilmiş ve konularına göre düzenlenerek müstakil başlıklar altında işlenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümünde Kur'ân'ın inzal olduğu cahiliye dönemi toplumunda "adâvet" kav-ramının fert ve topluma yansıması değerlendirilmiştir. Tez çalışmamız hakkında genel bir değerlendirme yapılarak araştırmamız sonlandırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'ân, Tefsir, Toplum, Fert, Adâvet.
Kur'ân-ı Kerim'de Allah'ın isimlerinin geçtiği âyetlerle olan tenâsübü
İnsanoğlu yüce Allah'a kullukta bulunmak için yaratılmıştır. Bu görevi yerine geti-rebilmesi için her şeyden önce Allah'ı tanıması gerekir. Yüce Allah'ı tanımanın en güzel yolu O'nun Esmâ-i Hüsnâ'sını bilmektir. "Esmâ-i Hüsnâ", en güzel isimler demektir. Kur'ân'da en güzel isimlerin Allah'ın olduğu bildirilmektedir. Âyetlerde geçen her bir ismin konumu itibariyle içinde bulunduğu âyetle gerek lafız gerekse anlam bakımından birçok bağlantısı vardır. Biz çalışmamızda Kur'an'da Allah'ı nitelemek üzere müfred ve mürekkep kavramlar olarak yer verilen isimlerin geçtiği âyetle ilgisini ve bu ilgi çerçevesinde verdiği mesajları tespite çalıştık. Genelde âyet sonlarında gelen, ancak âyet başlarında ve ortalarında da görülen Al-lah'ın isimlerinin asıl amacı, Allah'ı tanıtmaktır. Allah'ı tanımak O'na inanmayı ve kullukta bulunmayı gerektirir. Bu yönüyle bütün isimlerin insanoğlunu Allah'a kul-luğa davet etme fonksiyonu söz konusudur. Bununla beraber âyetlerde gelen isimle-rin genel olarak tevhide davet, tövbeyi teşvik, Hz. Peygamber'i (s.a.s) ve salih amel işleyen müminleri teselli ve tebşîr, Allah'a inanmayanları ve azgınlıkta bulunanları azabıyla tehdit bağlantıları kurulurken, âyet içindeki isimlerin birbirini destekleyip teyit ettiğini ve yüce Allah'ın azametini ve kemâl-i kudretini ortaya koyduğunu görmekteyiz.
Kur'an perspektifinden aile hayatında kadın
Dünyevileşme ve teknoloji kirliliği ile birlikte esen ve toplum vicdanında yer bulmayan değişim rüzgârları, birçok anlayış gibi aile anlayışımızın da içini boşalttı. Her birimizin hayatına dokunan yönü olan ailenin, yeni anlamlar yüklemeden zaten var olanı açığa çıkararak içinin doldurulması, doğal sınırlarına çekilip sınırlarının kalın çizgilerle belirlenmesi ve onun kendi bütünlüğünün sağlanması, her ailede görülebilecek ufak tefek aksiliklerin ya da ciddi uyuşmazlıkların hallini sağlayacak girişimlerin sonuçlanması; kadın ya da erkeğin kendilerini saf dışı bırakması, ya da birbirini saf dışı etmesi veya güç yarışına girmesiyle değil; güvenilirliğini ve yeterliliğini ispatlamış bireylerin aileye yüklenilen mânâları (ahlaki ölçülenme, iman öğretimi, dava birliği, hedef birliği, gönül hoşnutluğu) ve aileye dair değerleri (sevgi, saygı, hürmet, ilgi-alâka, fedakârlık, sabır, emek, güven, vefa, adalet, emanet, mahremiyet, istişare, teenni, huzur, rahmet, sükûnet) kendilerinde barındırmalarıyla mümkündür. Bu vesile ile soyut olan aile kavramı kadın özelinde somutlaştırılmış, toplumun ailelerden, ailelerin de kadın ve erkekten oluşup şekillendiğinin farkındalığıyla birey olmanın sorumluluğu, farklılıklara toleranslı olmanın gerekliliği, kadın ve erkeğin yuvalarında bütünleşmesinin ve dengeleşmesinin değerliliği, kadın olmanın ailede neye karşılık geldiği, kadın ve ailenin iç içeliği; kadından aileye, aileden kadına tevarüs eden şeylerin/değerlerin mezc ediciliği; birbirlerinin hayat menbaı ve merkez noktaları olmaları göz ardı edilmeyen bir perspektifle gözlem altına alınmıştır. Anahtar kelimeler: Kur'ân, Âyet, Hadîs, Kadın, Aile, Nikâh, Kavvam, Libas, Eş, Mahremiyet, Mehir, Miras, Talak, İddet
İsrâ sûresi bağlamında ahlâkî esaslar
ÖZET: Bu çalışmada, Yüce Allah'ın insanlara hidayet ve yol gösterici olarak gön-dermiş olduğu Kutsal Kitabı Kur'ân-ı Kerim'in 17. sûresi olan, İsrâ süresinde ahlâkî esaslar incelenmiştir. İsrâ sûresi insana ahlâkî olgunluk kazandıracak nitelikte me-sajların toplu olarak gönderildiği bir süredir. Bu özelliği bakımından günümüzde ve gelecekte birey, aile ve toplumun huzurunu, mutluluğunu sağlayacak olan ahlâk esasları insanlığa ışık tutacak niteliktedir. Kur'ân-ı Kerim'in bütününde bu esaslar mevcut olmakla birlikte bazı sürelerinde belli konular yoğun bir şekilde işlenmiştir. İsrâ sûresi de bu özellikte bir sûredir. Çalışmada İsrâ sûresinde ayetlerde geçen ahlâkî esaslar belirlenerek maddeler halinde tasnif edilmiştir. Çalışma İsrâ sûresi ile sınırlı olmakla birlikte Kur'ân'ın genelinde konu ile ilgili örnek teşkil eden ayetlerle pekiştirilmiştir. Çalışmada günümüzde birey, aile ve toplumun huzur ve barış içeri-sinde yaşamalarını sağlayacak olan sevgi ve saygı temelli ahlâkî esasların bilinmesi, özümsenmesi amaçlanmıştır. Dolayısı ile birey, aile ve toplumlarda meydana gelen şiddet, zulüm ve kötü davranışların Kur'ân-ı Kerim'deki bu ilahî esaslar ile çözüme kavuşabileceğinin bilinmesidir. Anahtar Sözcükler: Kur'ân-ı Kerim, ahlâk, İsrâ süresi, insan, toplum, ihsan, takva, ilim, İsraf.