Theses supervised by Prof. Dr. Kamil Tüğen

17 theses · Dokuz Eylül University

Master'sOpen AccessTR

Sağlık harcamalarının Türkiye ve Avrupa Birliği ülkeleri açısından değerlendirilmesi

Bireylerin sağlıklı olmaları refah toplumların oluşması açısından büyük önem taşımaktadır. Bireylere sağlanacak iyi sağlık koşulları olmaksızın bireylerin yaşamlarına sağlıkla başlamaları ve bunu sürdürmeleri mümkün değildir. Kişileri ve toplumları hastalıklardan korumak, hastaları tedavi etmek ve tam olarak iyileşemeyip sakat kalanları da rehabilite etmek için yapılan bütün hizmetler sağlık hizmetleri kapsamında ele alınmaktadır. Yapılan bu hizmetlerin amacı toplumun tümü açısından olumsuz olan hastalık durumunu önlemek ve daha sağlıklı ve üretken bir toplum elde etmektir. Bu amaçla yapılan bütün harcamalar sağlık harcamasının konusunu oluşturmaktadır.Bu çalışmanın amacı, Avrupa Birliği üyeliğine aday bir ülke olarak Türkiye'nin sağlık sistem ve harcamalarının incelenerek bazı Avrupa Birliği'ne üye ülkelerle karşılaştırmaktır. Sağlıkta Dönüşüm Programı kapsamında gerçekleştirilmeye çalışan sağlık reformlarının incelenerek tartışılması amaçlanmaktadır. Yapılan incelemeler ve rakamsal veriler sonucunda Türkiye'nin ve ele alınan bazı Avrupa Birliği Ülkelerinin sağlık sistemleri arasında önemli farklar ve Türkiye açısından eksiklikler olduğu görülmüştür. Bu eksiklerin giderilmesi gerek Avrupa Birliğine üyelik sürecinin hızlanması açısından gerekse Türk Sağlık Sistemi Standartlarında maksimizasyonu yakalamak açısından büyük önem taşımaktadır.

Avrupa BirliğiAvrupa BirliğiFinansman+4
Senar Gök
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi dairelerinin işleyişi ve vergi sisteminin etkinliğinin sağlanmasındaki rolü ve önemi

Vergi, devletlerin kamusal harcamalarını finanse etmekte kullandıkları en önemli bir kaynaktır. Bu kaynağın ise verimli kullanılması her açıdan önemlidir. Vergilerin tahakkuk ettirilmesinde ve toplanmasında ise vergi dairelerine büyük görevler düşmektedir. Vergi dairelerinin işleyişinde yaşanacak aksaklıklar direkt olarak devletin vergi gelirlerini etkileyebilmektedir. Vergi gelirlerinin devletin asli görevlerini yerine getirmesindeki önemi düşünüldüğünde vergiyi tahakkuk ettiren ve tahsil edilmesinde büyük rol alan vergi dairelerinin önemi daha da artmaktadır. Türkiye'de vergi sisteminin etkinliğinin sağlanmasında vergi dairelerine düşen görevleri bu çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Araştırma sonucunda vergi dairelerinin vergi sisteminin etkinliği açısından önemli bir yeri olduğu kanısına varılmıştır. Bu kanıya ulaşılmasında araştırma kapsamında incelenen istatistiki tablolar etkili olmuştur. Sonuç olarak vergi dairelerinin niteliksel ve niceliksel yapısındaki iyileşmelerin vergi gelirlerinin artışında etkili olduğu kanaatine ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Vergi, Vergi Daireleri, Türkiye, Vergi Sistemi.

Kamu kuruluşlarıTürk vergi sistemiVergi idaresi+2
Ayhan Mesut Hoşkür
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin belediyelerin mali uygulamalarına etkisinin değerlendirilmesi

Yerel yönetimler, bu yönetimlerin önemli bir unsuru olan belediyeler demokrasinin beşiği kabul edilmektedir. Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerde daha demokratik ve daha katılımcı belediyeler oluşturmak temel bir amaç durumundadır. Birliğe üye olma yolunda müzakere sürecinde bulunan Türkiye de bu amacı benimsemiştir. AB üyesi ülkelerin kamu yönetim yapısı içinde merkezi yönetimin nispi ağırlığı azalmaya başlarken belediyelerin ağırlığı artmaktadır. AB ülkelerinde vatandaşların yaşadığı yerin sorunlarına ve çözüm arayışlarına bizzat katılmasına çalışılmaktadır. Yerel halkın aktif katılımı yapılan yasal düzenlemelerle garanti altına alındığı gibi, mali yönetimle ilgili yeni gelişmelerden de belediyeler faydalanmaktadır.AB?ne adaylığı 1999 yılında kabul edilen ve 2005 yılında Birlikle müzakerelere başlayan Türkiye, müktesebatını Birlikle uyumlu hale getirme yolunda belediyeler konusunda önemli adımlar atmıştır. AB, İlerleme Raporlarında atılan adımları değerlendirerek Türkiye?nin yaptıklarını ve yapması gerekenlerini ortaya koymaktadır. Çalışmamızda Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne üyelik sürecinin belediyelerin mali uygulamalarına etkisi değerlendirilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Belediyeler, Hizmette Yerelin Önceliği İlkesi, Mali Özerklik, Mali Uygulamalar.

Avrupa BirliğiBelediyelerFinansal hizmetler+5
Ayşe Atılgan Yaşa
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Vergi Hukukunda ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi ve yargı aşaması

Vergi Usul Kanunumuzun 378/2.f. mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacaklarını hüküm altına almıştır. Vergi hukuku sistemimizde bu hükmün iki istisnası mevcuttur. Birincisi; Vergi hatası, İkincisi de; İhtirazi kayıtla beyanname vererek dava açmadır. Vergi Hatası, Vergi Usul Kanunumuzda düzenlemekle birlikte, ihtirazi kayıt Müessesi İle ilgili herhangi bir düzenleme mevcut değildir. Müessesenin hukuki sonuçlarına ilişkin düzenlemeye İdari Yargılama Usul Kanunu'nun 26/3.fıkrasında rastlamaktayız. Diğer yandan, ihtirazi kayıtla beyanname verme ve dava açmaya ilişkin müessesenin uygulanmasına yönelik düzenlemeleri, İdari Yargılama Usul Kanunu' nun 39/3. f. ve müteakip maddelerinde görmekteyiz.İhtirazi kayıt müessesinin uygulamasını yalnızca, beyannamelere ihtirazi kayıt koyarak dava açılması olarak görmek, söz konusu müessesenin çok dar bir kapsama inhisar ettirilmesi demektir. İhtirazi kayıt, Bir kısım hakların sonradan kullanılabilmesi için hukuki işlem esnasında konulan çekince kaydı olduğu için, mükelleflerin, idarenin vergilendirme ile ilgili işlemlerine karşı, hakkını arama imkanını verir. Nitekim, tezimizde ihtirazi kayıt müessesinin beyannamelere konulan çekincelere dayanılarak dava açmanın yanında, örneğin, tahakkuku tahsile dayalı vergilerde, idarenin amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanun ile ilgili tasarruflarda, müessesinin uygulama alanı bulduğunu da belirttik.Tezimizin birinci bölümünde; İhtirazi kaydın tanımı, özel hukuktaki yeri, yabancı ülkelerdeki uygulaması ile Türkiye'deki tarihsel gelişimi ve bugünkü uygulamasına yer verilmiştir. İkinci bölümünde; Ülkemizde, ihtirazi kayıtla beyanname verilmesi, beyanname ile vergilendirme dışında, diğer vergilerde ihtirazi kaydın uygulamasına ve yine bu bölümde, mükelleflerin ihtirazi kayıtla beyanname vermelerine ilişkin istatistiki verilere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise; ihtirazi kayıtla verilen beyannamelere ilişkin yargıya başvurulması, yargılama süreci ve sonuçlarına yer verildiği gibi sonuçları çok önemli ihtirazi kayıtla açılmış, Anayasa Mahkemesi ve Danıştay'da görülmüş iki davaya tezimizde yer verilmiştir. Ayrıca, yine bu bölümde, ihtirazi kayıtla beyanname verilerek, açılan davaların sonuçlarına ilişkin istatistiki veriler yer almıştır. Dördüncü bölüm, Tezimizin sonuç ve öneriler kısmı olup, bu bölümde müessesenin değerlendirilmesi ile vergi hukuku sistemimizde olması gereken yeri hakkında önerilerde bulunulmuştur.

BeyannameTürk vergi hukukuVergi Usul Kanunu+6
Ferhat Fahran
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Kayıt dışı istihdamın azaltılmasında gelir vergisinin rolü ve etkinliği

Kamu otoritesinin bilgisi dışında gerçekleşen faaliyetler bütününe genel anlamıyla kayıt dışı ekonomi denilmektedir. Bu tür faaliyetler bünyesinde kayıt dışı istihdam olgusunu barındırmaktadır. Nitekim çalışma gücüne sahip kişiler kendi isteklerine bağlı olarak veya istekleri dışında yasal mevzuatın dışında kalabilmektedirler. Bu durum ise bünyesinde birdizi mali, iktisadi ve sosyal sorunları barındırmaktadır. Bu tür sorunların başında kayıt dışı istihdam edilenlerin sosyal güvenlik haklarından yeterince yararlanamamaları gelmektedir. Ayrıca devlet açısından vergi ve sigorta pirimi kayıplarından dolayı mali sıkıntılar da ortaya çıkmaktadır. Ekonomik açıdan ise haksız rekabete neden olan ve ürün standardizasyonunda sıkıntılara yol açan bir ekonomi yapı söz konusu olmaktadır.Kayıt dışı istihdamın varlığı açısından vergisel yüklerin önemli nedenlerden biri olduğu belirtilebilir. Yani devlet kayıtlı çalışan bireyler üzerine ağır vergisel yükler uyguladığı zaman hem çalışan hem de işveren açısından ciddi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Böyle bir durumda işveren kayıt dışı istihdamı tercih edebilmekte ve çalışan ise vergisel yükten kurtulma çabasından dolayı kayıt dışı kalma yolunu seçebilecektir. Dolayısıyla devletin vergi yüklerini dengeli şekilde dağıtan bir gelir vergisi sistemini oluşturması ve çalışma arzusunu teşvik etmesi gerekmektedir.Bu çalışmada kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdam kavramları üzerinde durulmuş, bunların nedenleri ve etkileri tespit edilmeye çalışılmıştır. Ayrıca çeşitli ülkelerdeki gelir vergisi düzenlemelerinin kayıt dışı istihdamı önleme açısından ne şekilde düzenlendiği ortaya konulmaya çalışılmış ve ülkemizdeki gelir vergisi açısından yapılan düzenlemeler hakkında bilgilere yer verilmiştir. Sonuçta ise kayıt dışı istihdamın azaltılması amacıyla Türk Gelir Vergisi Sisteminin ne şekilde düzenlenmesi gerektiğine yönelik öneriler getirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kayıt dışı istihdam, Kayıt dışı Ekonomi, Gelir Vergisi, Türk Gelir Vergisi Sistemi

Gelir vergisiKayıt dışı ekonomiKayıt dışı istihdam+3
Doğan Özen
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de vergi cezalarının vergilemede etkinliği

Günümüz modern devlet anlayışında, devletin üstlenmiş olduğu görevleri yerine getirebilmesi için ihtiyacı olan kamu gelirleri içinde en önemli bölümü vergi gelirleri oluşturmaktadır. Vergi gelirlerinin kamu hizmetlerinin gerektiği ölçüde toplanmasında en etkili araçlardan biri olan vergi cezaları kullanılmaktadır. Ülkemizde vergi suç ve ceza sisteminin oluşturulma amacı, vergi kanunu hükümlerine aykırı fiilleri ve devletin bu fiiller nedeniyle oluşan/oluşması muhtemel vergi kayıplarını önlemektir. Bu nedenle vergi suç ve ceza mevzuatının düzenleniş şekli ve uygulanabilirliği vergilemede etkinliğin arttırılmasında en etkili unsurlardan biri olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, ülkemizde Vergi Ceza Hukuku alanında yürürlükte olan kanuni ve idari düzenlemeler ışığında, vergi kabahat/suçunu oluşturan eylemler ile bunlara uygulanacak cezaların vergilemede etkinliği, "Genel Ceza Hukuku", yargısal kararlar ve bilimsel görüşler çerçevesinde değerlendirilmektedir. Çalışmanın konusundan uzaklaşmadan, Vergi Hukukuna ilişkin bazı konu ve kavramlara da çalışmamızda ana hatlarıyla yer verilmiştir. Çalışmamızda vergi suç ve ceza kavramları Vergi Usul Kanunu hükümleri ve "Genel Ceza Hukuku" ilkeleri doğrultusunda açıklanarak, vergilemede etkinlik kavramı teorik olarak ele alınmış, vergilemede etkinliği azaltan nedenler ile vergi suç ve cezaları ile ilgili ülke uygulamalarından bahsedilmiş ve Türkiye'de vergi suç ve cezalarının genel bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Türkiye'de 2000'li yıllarda vergi gelirlerinin gelişimi analiz edildikten sonra vergi cezalarının etkinliği ile ilgili sorunlar ele alınmış, vergi cezalarının vergilemede etkinliğin arttırılması yönünde kullanılması için çözüm önerileri geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Vergi Suçu, Vergi Cezası, Vergi Geliri, Vergilemede Etkinlik.

CezaEtkinlikMali hukuk+6
Sevgi Yaşar Turan
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Yeşil bütçe yaklaşımı ve değerlendirilmesi

Çevre, insanlar için hayati öneme sahip bir unsurdur. Çevre ile sürekli etkileşim halinde bulunan insanların ekonomik faaliyetleri ile çevreye doğrudan veya dolaylı olarak olumsuz etkileri söz konusudur. Üretim veya tüketim faaliyetleri sırasında çevrenin sınırlılığının ve kapasitesinin göz ardı edilmesi günümüzde yaşanan çevresel sorunlarına zemin hazırlamıştır. 20. Yüzyılda gözlemlenen yaygın çevre sorunları olan kentleşme, nüfus artışı, küresel ısınma, biyoçeşitlilikte azalma, ozon tabakasında incelme ve çevre kirliliğiyle mücadele etmek üzere devletlere görev yüklenmiştir. Devlete yüklenen bu görev, çevre sorunlarıyla mücadele etmede kamusal politika araçlarından bütçeler aracılığıyla kamusal harcamaları ve kamusal gelirleri çevresel bir anlayış içinde dizayn etmelerini, diğer bir deyişle yeni bütçe anlayışlarından yeşil bütçelemeyi gündeme getirmiştir. Çalışmamızın birinci bölümünde bütçenin kavramsal boyutu, yeni bütçeleme anlayışları ve çevre sorunları ele alınacaktır. Yeşil bütçelemenin tanımlanması, gerekçelendirilmesi ve yeşil bütçelerin yapısı ikinci bölümde yer verilen temel konulardır. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde Almanya, İngiltere, Norveç ve Türkiye'de yeşil bütçe uygulamaları hakkında açıklamalar bulunmaktadır.

BütçeBütçe sistemleriNorveç+7
Fatma Yapıcı
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yoksulluk sorununun azaltılması açısından sosyal bütçenin rolü ve önemi

"Türkiye'de Yoksulluk Sorununun Azaltılması Açısından Sosyal Bütçenin Rolü ve Önemi" konulu çalışmamızda toplumların en önemli sorunlarından biri olan yoksulluğun azaltılmasında çözüm olabilecek sosyal bütçenin önemi üzerinde durulmaktadır. Bu bağlamda öncelikle yoksulluk konusundaki literatür ayrıntılı olarak ele alınmış, yoksulluğun türleri, nedenleri, ölçüm yöntemleri anlatılmıştır. Daha sonra sosyal bütçe kavramı açıklanarak sosyal bütçenin nelerden meydana gelebileceği anlatılmaya çalışılmıştır. Sosyal bütçe ile yoksulluk arasındaki bağlantı seçilmiş bazı ülke örnekleri üzerinden ilişkilendirilmek üzere uluslararası verilerden yola çıkılarak sosyal bütçenin yoksulluk üzerindeki etkisi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu açıdan sosyal bütçenin önemli bir unsuru olan sosyal transferlerin yoksulluk üzerinde önemli etkileri olduğu görülmüştür. Türkiye açısından da sosyal bütçe ele alınmış, genel bütçe içinde yer alan hangi kalemlerin sosyal bütçe ile ilişkisi olduğu incelenmiştir. Türkiye'de sosyal transferlerin yoksulluk üzerindeki etkilerinin ele alınan örnek ülke uygulamalarından daha zayıf olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Yoksulluk, Sosyal Bütçe, Sosyal Güvenlik, Sosyal Transferler

BütçeBütçe politikalarıDevlet bütçesi+5
Abdulkerim Eroğlu
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Küreselleşme sürecinde bütçe sistem ve uygulamalarındaki değişimler

Bütçe, belli bir dönemde devletin gelir ve giderlerini gösteren bir belgedir. Yasama organının yürütme organa verdiği yetkiyi gösteren bir kanundur. Kamunun kullandığı maliye politikası araçlarının önemli bir kısmı bütçede şekillenir. Bu bakımdan bütçelerin, siyasi, hukuki, ekonomik ve sosyolojik boyutları vardır.Bütçe hakkının gelişme süreci incelenirken yapılan ilk mücadelelerin keyfi vergi alınmasını önleyici düzenlemeler olduğu görülür. Toplum ile iktidar arasında kaynakların kullanımı konusunda yapılmış olan bir anlaşma sayılabilecek bütçe, kamu yönetiminde belirlenen amaçlara ulaşmak için kullanılan en etkili araçtır. Kamu yönetiminin başarısı bütçenin etkin kullanımı ile mümkün olmaktadır.Küreselleşme kavramı bütçeler dahil tüm kamu yönetiminde reforma gidilmesinin nedenlerinden biri olmuştur. Uluslararası karşılaştırmalara imkan verecek bütçe değişimleri kendini göstermiştir. Yeni düzende kamu yönetimi, devletin tek aktör kabul edildiği bir çerçeveden çıkmış, katılımcılık ve işbirliği, vatandaş odaklı yönetim, sivil toplum kuruluşlarının etkinliği şeklinde bir bütün oluşturan yeni ve geniş bir çevre edinmiştir.5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu ile desteklenen uygulamalardan olan hesap verilebilirlik ve kamuda yönetim sorumluluğu, mali saydamlık, stratejik planlama, performans esaslı bütçeleme, orta vadeli harcama programı, tahakkuk esaslı muhasebe gibi yeni düzenlemeler kamuda reform sürecine dahil edilmiştir. Kamusal kaynakların israfa yol açmadan etkin ve verimli kullanımı, kamuda sürekli değişen bilgi ve teknoloji sistemine ayak uyduracak insan kaynakları yönetimi giderek daha fazla önem kazanmaya başlamıştır.

BütçeBütçe sistemleriBütçeleme+5
Sizem Karaçay
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Orta vadeli harcama sistemi ve Türkiye uygulamasının değerlendirilmesi

Orta vadeli harcama sistemi, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli bir şekilde kullanımında hükümetlerin uyguladıkları politikaların temelini oluşturan kamu harcama yönetimi yaklaşımının ortaya koyduğu en önemli kurumsal düzenlemedir. Literatürde çok yıllı bütçeleme sistemi olarak da adlandırılan düzenleme, yıllık bütçelere bir alternatif değil, aksine onların tamamlayıcılarıdır. Orta vadeli harcama sistemi, özü itibarıyla çok yıllı harcama planlama sisteminin bir uygulaması olmasının yanı sıra, kullanılabilir kaynaklarla gelecek bütçe ihtiyaçlarının düzenlenmesine de yardımcı olan ve politika değişikliklerini-yeni programları etkileyen bir kaynak tahmin yöntemidir. Ayrıca sistem, bütçelerin uygulanması esnasında mali büyüklüklerle kıyaslamaya ve finansal kontrole imkân sağlar. Sistemin başarısı ise en başta mali disiplinin sağlanmasına, hükümetin öncelikleri ile uyumlu sosyal refahı sağlayabilecek kaynak tahsisine ve son olarak da kamu hizmetlerinin etkili ve verimli bir şekilde gerçekleştirilebilmesine bağlıdır.Bu tezde orta vadeli harcama sistemine farklı zamanlarda geçerek bütçe süreçlerinde reform yoluna gitmiş çeşitli ülke uygulamalarına (Amerika Birleşik Devletleri, İsveç, Almanya, Avustralya, Malawi) yer verilmiştir. Tezin temel amacı olan Türkiye'de orta vadeli harcama sistemi uygulamasının değerlendirilmesi için ise, ilk olarak 2006 yılından sonra uygulamaya giren merkezi yönetim bütçesi kapsamında yer alan genel ve özel bütçeli idarelerin ödenek teklif tavanlarının devri bir şekilde yapıldığı ve yayınlandığı OVMP tahminlerinin, 2008 yılına kadar olan dönemde, bütçe başlangıç ödenekleri (BBÖ) ve gerçekleşmeleri ile karşılaştırılarak ne düzeyde sapma gösterdiği ortaya konmuştur. İkinci olarak ise sisteme çeşitli şekillerde teorik alt yapı sağlayan maliye bölümü öğretim elemanlarına, orta vadeli programın ve orta vadeli mali planın hazırlanmasını ve uygulanmasını gerçekleştiren Devlet Planlama Teşkilatı'nın ve Maliye Bakanlığı'nın ilgili birimlerinde çalışanlarına yönelik olarak yapılan anket araştırması aracılığıyla değerlendirilmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular, analiz döneminde genel ve özel bütçeli idarelerin bütçe harcama kalem tahminlerinin gerçekleşmelerden hayli uzak olduğu, ödenek teklif tavanlarının tutarlılığı yakalayamadığı, sapmaların tahmin süresi uzadıkça daha da arttığıdır. Türkiye'de orta vadeli harcama sistemine geçişin yerinde olduğu ve büyük ölçüde destek gördüğü, ancak bazı gerekliliklerinin yerine getirilmesinde ve uygulamanın başarılı olabilmesinde formel ve informel çeşitli sorunların olduğu ise anket araştırmasının en temel sonuçlarıdır.

Bütçeleme sistemleriKamu harcamalarıÇok yıllı bütçeleme
Hüseyin Güçlü Çicek
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de bağımsız dış denetim kuruluşlarının vergi denetimi üzerindeki etkisi

Günümüzde devletler tarafından benimsenen serbest piyasa ekonomisi nedeniyle özelleştirmeler artmakta ve devletler ekonomideki üstlendikleri görevleri azaltmaya çalışmaktadırlar. Ancak ekonomik olarak özelleştirmeler yoluyla küçülmeye çalışan devletlerin üstlendikleri hizmetlerin bu yolla azalmadığı görülmektedir. Aksine gelişen ekonomilerle birlikte devletin özellikle hizmet sektöründeki görevlerinin arttığı görülmektedir. Bu artış devletin üstlendiği maliyetleri de arttırmaktadır.Devletin üstlendiği kamu hizmetlerini yerine getirmek için kullandığı en önemli araç vergileme hakkıdır. Vergilemenin temel amacı kamu hizmetlerinin finansmanını sağlamaktır.. Devlet ülkesindeki mükellefleri mali güçlerine göre vergilemeye tabi tutmaktadır.Devletin en önemli finansman kaynağı olarak kullandığı vergi gelirlerinin zamanında toplanabilmesi oldukça önemlidir. Ancak ülkemizde vergi gelirlerinin ; çeşitli nedenlerle toplanamadığı görülmektedir. Bu soruna neden olan pek çok sebep bulunmaktadır. Bu sebeplerin başında da vergi denetiminde yaşanan sorunlar ve yetersizlikler gelmektedir.Ülkemizde devlet vergi denetimi alanında oldukça yetersiz kalmaktadır. Bu sebeple devlet bazı özel kuruluşlara vergilemeye kaynak teşkil eden unsurların düzenlenmesi ve incelenmesi için yetki vermiştir. Bu konuda yetkilendirilen meslek mensupları Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirlerdir.Defter tutma , finansal tablolar analizi yaparak raporlama yapma , denetim ve tam tasdik hizmetlerinin yanı sıra danışmanlık hizmeti de veren meslek mensuplarının bir araya gelerek kurdukları bağımsız dış denetim kuruluşlarının vergi denetimini destekleyerek vergi gelirlerinin attırılmasında önemli rol oynadığı görülmektedir.Anahtar Kelimeler : 1) Bağımsız Dış Denetim , 2) Vergi İncelemesi 3) Denetçi

Canan Ünal
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Transfer fiyatlandırması ve vergilemede etkinlik

Küreselleşme sürecinin hızlanmasıyla, işletmeleri faaliyet alanları, rekabet şekilleri, örgütsel yapıları ve yönetim anlayışları değişmeye başlamıştır. Sürecin asıl belirleyici ve şekillendirici yönü olan ekonomik değişim, gelişen iletişim ve enformasyon teknolojilerinin sunduğu imkânlar ile tüm dünyayı tek pazar haline getirmiştir. Ekonomik ilişkilerin kazandığı yeni biçim sonucunda çok uluslu şirketler gittikçe önem kazanmış hatta bundan da öte, hükümetlerden daha çok söz sahibi olmuşlardır.Çok uluslu işletmeler, ülkeler arası yaptıkları mal ve hizmet transferleriyle kârlarını en yükseğe arttırmaya çalışmaktadır. Bu amaçlar doğrultusunda çok uluslu işletmeler, transfer fiyatlandırması yöntemlerini kullanarak, uluslararası yasalar ve yatırım yaptıkları ülkelerin yasaları çerçevesinde kendilerine maksimum faydayı getirecek faaliyetler yapmaya yönelmekte, ülkeler arasında kâr transferi yaparak maksimum kazancı sağlamayı hedef almaktadır.Çalışmamızda öncelikle, küreselleşme ve çok uluslu şirketlerin dünya ekonomisi içindeki konumları değerlendirilip, kendi aralarında gerçekleşen mal ve hizmet ticaretinde, transfer fiyatlandırması manipülasyonu yapma gerekçeleri ve mekanizmaları incelenmiştir. Daha sonra transfer fiyatlandırması yöntemiyle haksız gelir aktarımının önlenmesine yönelik olarak hazırlanan OECD ve ABD düzenlemeleri analiz edilmiştir. Çalışmamızın son kısmında Türk Vergi Sisteminde transfer fiyatlandırmasının gelişimi ve transfer fiyatlandırmasının işleyişi sonucu ülkelerin vergi gelirlerinin nasıl aşındığı ve vergilemede etkinlik üzerine etkisi örnekle açıklanmıştır. Transfer fiyatlandırması ile ilgili önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Küreselleşme, Çok uluslu Şirketler, Transfer Fiyatlandırması, Türk Vergi Sistemi, Verilemede Etkinlik.

İnanç Çakır
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Kamuda iç denetim ve Türkiye'deki uygulamanın değerlendirilmesi

Denetim, eski çağlardan günümüze kadar en küçük toplumlardan büyük imparatorluklara kadar her çeşit toplulukta uygulanmış bir faaliyettir. Söz konusu olan; bir işletme, büyük bir organizasyon, devlet kurumu veya uluslararası bir kuruluş olduğu zaman denetimin önemi daha da belirginleşmektedir. Çünkü bu tür topluluklarda daha çok sayıda, daha derin nitelikte, fazlaca önem arz eden, karışık dolayısıyla hata payı yüksek işlemler gerçekleştirilmektedir. Bu işlemler üzerinde değerlendirmeler yapılırken verilerin kaynağına tekrar tekrar inmek külfetli olacağından karar alıcılar başkaları tarafından hazırlanmış bilgileri veri kabul etmektedirler. İşte bu bilgiler denetim faaliyeti sayesinde elde edilmektedir.Geçmişte olduğu gibi günümüzde de denetim, yukarıda sayılan kurum ve kuruluşlarda farklı zamanlarda, farklı türlerde ve farklı adlar altında uygulanmaktadır. Bu uygulamalar genellikle teftiş, denetim, revizyon, kontrol adları altında yapılmaktadır. Uygulanacak denetim türleri kuruluşun yapısına, ihtiyacına ve zamana göre değişmektedir. Bir de bu kavramlardan farklı olarak dünyada ve ülkemizde denetimin bir türü olan iç denetim uygulaması yapılmaktadır. İç denetim, kurum ve kuruluşlarda dış denetimin yetersiz kalması sonucu oluşmuş bir uygulamadır. Özellikle kamuda performans esaslı bütçeleme ile birlikte iç denetim faaliyetinin yapılması kaçınılmaz hale gelmiştir.Çalışmanın amacı, ülkemizde 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi Ve Kontrol Kanunu ile kamu kuruluşlarında uygulanmaya başlanan iç denetim faaliyetlerinin incelenmesi ve değerlendirilmesidir. Konu; dünya çapındaki iç denetim mevzuatının paralelinde düzenlenmiş, ülkemizde kamuda iç denetim mevzuatını oluşturan kanunlar, yönetmelikler, Bakanlar Kurulu Kararları, genelgeler, tebliğler doğrultusunda irdelenmiş ve değerlendirilmeye çalışılmıştır.

DenetimKamu denetimiİç denetim ve iç kontrol
Deniz Alçin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Vergi Usul Kanunu hükümleri çerçevesinde amortisman müessesesi: Mevcutlarda ve alacaklarda amortisman uygulaması

İşletmelerin faaliyetlerini sürdürmek için aktifine kaydedilen belli tutarın üzerindeki iktisadi kıymetlerin değeri, Maliye Bakanlığınca belirlenen faydalı ömrüne göre giderleştirilebilir. Kâr maksimizasyonu amacı güden ticari işletmeler için gider kalemleri önemlidir. Mükelleflerin amortisman giderlerini doğru olarak hesaplamaları ticari kazancın tespitinde, aktife kayıtlı varlıklara ilişkin maliyetlerin doğru bir şekilde hesaplanması, yatırım kararları ve finansal tabloların doğru olarak düzenlenmesi açısından önemlidir. Bu nedenle de tezimizde, ülkemizdeki yasal düzenlemeler çerçevesinde amortisman uygulamasının kuralları ve özellikli durumlardaki uygulama esasları hakkında temel bilgilere değinilmiştir. İşletmeler aktiflerinde yer alan, bir yıldan fazla kullanılabilen, yıpranmaya, aşınmaya ve kıymetten düşmeye maruz bulunan mevcutlarına amortisman ayırabileceği gibi, tahsili imkansız hale gelen ya da şüpheli görülen alacakları için de amortisman ayırabilir. Amortisman ayırmaya ilişkin temel düzenlemelere Vergi Usul Kanunu maddelerinde yer verilmekle birlikte kanunun yetersiz olduğu durumlarda tebliğler ve özelgeler dikkate alınarak uygulamaya yön verilmiştir. Bu çalışma yasal mevzuat esas alınarak ve daha önce bu alanda yapılmış çalışmalar da göz önünde bulundurularak tamamlanmıştır. Amortisman uygulamasında özellikli hususların çok fazla ve söz konusu düzenlemelerin karmaşık olması sebebiyle vergi planlaması açısından kanunların mükelleflere verdiği bu hak, yetersiz mevzuat bilgisi ve muhasebe tecrübesine sahip kişiler tarafından eksik veya yanlış uygulanmakta ve dönemsellik ilkesi gereğince sonraki dönemlerde telafisi olmadığından mükelleflerin kayıplara uğradığı görülmektedir. Amortisman uygulamasında mükelleflerin mağduriyetlerini en aza indirgemek için, tezimizin dördüncü bölümünde bir takım çözüm önerilerine değinilmiştir. Mevcutlarda uygulanacak amortisman oranının tespitinde sektörel ve genel, üretimde ve üretim dışında kullanılan iktisadi kıymetler gibi ayrıma gidilebileceği gibi, Maliye Bakanlığı tarafından faydalı ömrü belirlenmemiş iktisadi kıymetler için mükellef tarafından belirlenmiş süreler dikkate alınabilir. Türkiye Muhasebe Standartları ile Vergi Usul Kanunu hükümleri uyumlaştırılabilir. Amortismana ilişkin vergi mevzuatındaki tüm özellikli hususlar tek bir tebliğde toplanabilir. Anahtar Kelimeler: Amortisman, Mevcutlarda Amortisman, Alacaklarda Amortisman, Faydalı Ömür, Değersiz Alacaklar, Şüpheli Alacaklar

AmortismanVergi Usul Kanunu
Tuğçe Ürediler
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye`de mermercilik sektörünün gelişiminde vergilemenin etkisi

Dünya mermer rezervlerinin önemli bir kısmı ülkemizde bulunmaktadır. Oysa dünya mermer ticaretinde Türkiye'nin payı yüzde birdir. Türkiye'de mermerciliğin gelişmesini etkileyen bir çok etken vardır. Bu etkenlerden birisi vergidir. Sektörün vergi yükü ağırdır. Özellikle, mermer ocakları diğer faaliyetlere göre yüzde on beşten daha fazla vergi ödemektedir. Sektörde gelir vergilerinin yanı sıra yüzde beş Devlet Hakkı, yüzde beş Madencilik Fonu Payı, yüzde iki Belediye Payı, yüzde iki Buluculuk Hakkı, yüzde bir İhbar Hakkı gibi yükümlülükler bulunmaktadır. Mermercilik sektörünün gelişmesi ve mermer kaynaklarının ekonomiye kazandırılmasında vergi yükünün azaltılmasının önemli etkisi olacaktır.

Mermer endüstrisiMermer işletmeleriTeşvikler+2
Hanifi İrgin
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Belediye Gelirleri Kanunu çerçevesinde belediyelerin vergi gelirlerinin değerlendirilmesi

Ülkemizde mahalli idare denilince ilk akla gelen idari birim olan belediyelerin görev ve sorumlulukları gün geçtikçe çeşitlenmekte ve çoğalmakta, bu durum belediyelerin kamusal hizmet yükünün ve harcamalarının artmasına neden olmaktadır.Belediyeler giderlerinde meydana gelen artışı finanse edebilmek amacıyla birçok gelir kaynağına sahip ise de; bu gelirler içerisinde öz gelir niteliği taşıyan ve istikrarlı ve sürdürülebilir bir finansman aracı olarak kabul edilen belediye vergilerinin önemli bir paya sahip olduğunu söylemek mümkün bulunmaktadır. Kaldı ki bu gelir kaynağı belediyelerin kendi tasarrufu altında bulunan kaynaklardan elde edilmesi nedeniyle mali özerkliğin de en önemli göstergesi kabul edilmektedir.Bu çalışmada öncelikle Türkiye'deki Belediyelerin tüm gelirleri incelenmiş, daha sonra 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu kapsamında elde etmiş oldukları vergi gelirleri ve bu gelirler ile ilgili sorunlar ve vergi gelirlerinin arttırılabilmesi için öneriler ortaya konulmuştur.

Belediye Gelirleri KanunuBelediyelerGelirler+4
Ayşe Gül Cengiz Kırkıl
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Bütçeleme sürecinde yeni bir eğilim olarak katılımcı bütçelemenin değerlendirilmesi

Halkın halk tarafından halk için yönetilmesi olan demokrasi, zamanla bu tanımından uzaklaşmıştır. Belli bir zümreyi veya kişiyi yüceltmeye çalışmaya başlamış, onları ön plana koymuştur. Bu süreçte yaşanan olumsuzluklar demokrasi kavramının özüne dönmesi gerekliliğini ortaya çıkarmıştır. Günümüzde özüne dönmeye çalışan demokrasi kavramı teknolojik gelişmeler, toplum yapısındaki değişimler, bireylerin ve toplumun yeni oluşan ihtiyaçları nedeniyle -katılımcı demokrasi gibi- yeni isimlerle anılmaya başlamıştır. Demokrasi kavramındaki bu değişim ülkelerin mali süreçlerine de yansımıştır. Bütçe kavramına da demokrasi anlayışının değişimi damga vurmuştur. Çalışmamızın birinci bölümünde demokrasi kavramının yaşadığı bu değişim ele alınacaktır. Klasik demokrasiden katılımcı demokrasiye giden süreç kısaca anlatılacaktır. İkinci bölümde ise bütçe sürecinde yaşanan değişim, ortaya çıkan yeni bütçeleme sistemleri eşliğinde ele alınacaktır. Çalışmamızın ana konusu olan katılımcı bütçeleme ikinci bölümde detaylı bir şekilde incelenecektir. Çalışmamızın son bölümü olan üçüncü bölümde ise katılımcı bütçelemenin uygulandığı ülkelerden örnekler verilecek ve Türkiye'de uygulandığı kentlerden bazılarının yaşadıkları sürece değinilecektir. Anahtar Kelimeler: Demokrasi, Katılımcı Demokrasi, Bütçe, Katılımcı Bütçeleme.

BütçelemeDemokrasiKatılımcı bütçeleme+1
Ceren Yılmaz
Dokuz Eylül University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00

Other supervisors