Theses supervised by Prof. Dr. Haydar Şengül

17 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Avrupa Birliği ülkelerine yaş meyve - sebze ihracatı ve Avrupa Birliği çevre politikalarından kaynaklanan teknik engeller

Tarım sektörü, insanların beslenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan ülkeler için stratejik önemini korumuştur. Özelikle II. Dünya Savaşı sonrasında ülkeler korumacı bir yol izlemişlerdir. WTO/GATT görüşmelerine bağlı olarak son yıllarda gümrük tarife oranlarında büyük düşüşler olmuştur. Ancak rekabet gücü yüksek olan ürünlerin ithalatını kısıtlamak amacıyla teknik engel uygulamalarında artışlar görülmüştür. Sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması gibi haklı gerekçelere dayandırılması ve tespitlerinin son derece güç olması bu artışı daha da hızlandırmaktadır. Ülkemiz dışsatımında ve dışalımında en büyük paya sahip olan AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağıdır. Türkiye yaş meyve-sebze ticaretinin büyük kısmını AB ülkeleri ile gerçekleştirmektedir. AB gibi gelişmiş ülke veya ülke gruplarında tüketici bilinci gelişmektedir. Bu nedenle tüketiciler söz konusu ürünlerin bazı özellik ve standartlara sahip olmasını istemektedirler. Bu çalışmada Türkiye'nin AB'ne yaş meyve ? sebze ihracatı ve ihracatta karşılaştığı engeller ile bu engellerin aşılması için uyulması gereken kurallar incelenmiştir. Bu kapsamda yaş meyve sebze ihraç eden firmalarla anket yapılmıştır. AB'ne ihracatta karşılaşılan engeller; çevre, insan sağlığının korunması ile ilgili engeller ve miktar kısıtlamalarıdır. Firmaların bu engelleri aşması için bazı sertifika ve standartlara sahip olması, söz konusu ülkelerce istenmektedir. En çok istenen sertifika EurepGAP olmaktadır. Firmaların önemli kısmının bu sertifika ve standartlara sahip olduğu saptanmıştır.

Avrupa BirliğiTeknik engellerTürkiye+1
Servet Özdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2008
00
DoctorateOpen AccessTR

Bölgesel gelişme dinamikleri: Gaziantep ilinde yerel ekonomik gelişmeyi etkileyen faktörler

Bu çalışmada bölgesel ekonomik gelişmeyi etkileyen dinamikleri belirlemek üzere yeni büyüme kuramları ışığında, Gaziantep ilinin ekonomik gelişme düzeyi ve ekonomik gelişme düzeyini etkileyen faktörler ortaya konulmuştur.Gaziantep ilinin yerel ekonomik gelişmesinde etkili faktörler; dış ticaretin yoğunluğu, sanayi istihdamı, KOBİ'lerin yoğunluğu ve KOBİ teşvikleri, girimcilik kapasitesi, nüfus dinamikleri ve eğitim olarak belirlenmiştir. Ekonomik gelişme düzeyi açısından Gaziantep ilinin Bursa ve Kocaeli ile aynı grupta yer aldığı belirlenmiştir.Mesleki-teknik eğitim düzeyinin düşük, kayıt dışı istihdamın yüksek olması önemli sorunlardır. İşgücünün niteliğini geliştirmek üzere mesleki eğitimin yaygınlaştırılması, kayıt dışı istihdamın azaltılmasını sağlayacak istihdam temelli teşviklerin uygulanması, GAP'ın il ekonomisine, Gaziantep'in bölge ekonomisine katkısını artırmak üzere tarıma dayalı sanayinin geliştirilmesi, fonksiyonel gıda sanayi sektörlerinin özendirilmesi, ar-ge çalışmalarının geliştirilmesi, KOBİ'ler arasında işbirliğinin geliştirilmesi il ve bölge ekonomisine katkı sağlayacaktır.Anahtar kelimeler: bölgesel gelişme, yerel ekonomik gelişme, Gaziantep

Birgül Uyan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2009
00
Master'sOpen AccessTR

2000-2010 döneminde tütüne yönelik uygulamaların Adıyaman tütün üreticisi ailelere yansıması

Bu çalışmada dünya tütün pazarı ve Türkiye'nin bu pazardaki yeri, üretici ve tüketici ülkelerin tütün ve mamüllerine yönelik politikaları incelendikten sonra geçmişten bugüne, özellikle 2000 sonrası uygulanan politikalar ile Adıyaman tütün üretiminde ve üreticisinin ekonomik yapısında meydana gelen değişimler incelenmiştir.Çalışmada konuya ilişkin ulusal ve uluslararası yayınlar, TEKEL , Tarım ve Köyişleri Bakanlığı, Tütün Üreticileri Birliği, Ziraat Mühendisleri Odası, TÜİK, DPT, Dünya Bankası, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, FAO, USDA vb. kurumlardan elde edilen verilere ek olarak Adıyamanda ağırlıklı olarak tütün üretimi ile uğraşmış ve halen uğraşan üreticiler ile yapılmış anket sonuçları kullanılarak yorumlar ve tespitler yapılmıştır.Araştırma sonucunda özelleştirme ve tütün kanununda yapılan değişikliklerle TEKEL'in pazar payını büyük oranda kaybettiği, buna paralel olarak Türkiye genelinde % 70 Adıyaman ilinde ise % 85 oranında tütün ekicilerinin üretimden çekildikleri belirlenmiştir. Yoğun emek ve işgücü gerektiren tütün üretiminden üreticilerin çekilmesiyle alternatif bir üretim modeli geliştiremedikleri ve nihayetinde kırsal alanlardan şehirlere bir göç dalgasının başladığı ve atıl bir iş gücünün ortaya çıktığı belirlenmiştir.

Turğut Orman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de pamuğun uluslararası rekabet analiz ve rekabet koşullarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Bu çalışmada başta pamuk olmak üzere, pamuk ipliği ve pamuklu dokumanın Dünya ve Türkiye?deki üretim, tüketim ve dış ticaretindeki gelişmeler incelendikten sonra ülkemiz pamuğu ve pamuktan üretilen ürünlerin uluslararası ticaretteki rekabetçi konumu ve rekabetlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma iki aşamadan oluşmuştur. İlk olarak pamuk, pamuk ipliği ve pamuklu dokuma dış ticaretinde önemli paylara sahip ülkelerin rekabet konumunu belirlemek için Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlükler (AKÜ) analizi yapılmıştır. İkinci aşamada ise ilgili sektörlerde ülkemizde faaliyet gösteren firmaların rekabetlerine etki eden faktörlerin belirlenmesi amacıyla firmalarla anket gerçekleştirilmiştir. AKÜ hesaplamalarına göre Türkiye?nin pamuk dış ticareti rekabetinde karşılaştırmalı üstünlük değeri olumsuz iken, pamuk ipliği ve dokumada ise karşılaştırmalı üstünlük değeri olumdur. Anket sonuçlarında ise firmaların genel olarak yüksek maliyetler, finansman yetersizlikler, pazarlama ve satış kabiliyeti, yetersiz ar-ge çalışmaları vb. unsurlar nedeniyle rekabette zorlandıkları tespit edilmiştir. Bu kapsamda ülkemiz için stratejik önemi olan pamuk ve pamuğa dayalı sektörlerin piyasada rekabetçi konuma gelmeleri için gerekli çalışmaların ivedilikle planlanması ve uygulamaya geçirilmesi gereklidir.

Arzu Kılıç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de kırmızı et arzının analizi

Bu çalışmada, Türkiye'de, 1991-2011 yılları arasındaki kırmızı et arzı incelenmiştir. Bu amaçla, Türkiye'de hayvancılık sektörünün tarihsel gelişimi ele alınmış ve ekonometrik bir model kurulmuştur. Çalışma kapsamında, ulusal ve uluslararası kaynaklardan yararlanılarak, Türkiye'nin büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığı ve dış ticareti, grafik ve çizelgeler vasıtasıyla incelenmiştir. Ayrıca kırmızı etin ikame ürünü olan beyaz et sektörü, kırmızı et arzı ve süt sektörü incelenmiştir. Makro verilerin yanı sıra, Türkiye'de hayvancılık sektörü genetik materyaller, canlı hayvan fiyatları, yem bitkileri üretimi ve fiyatları, hayvancılık politikaları da incelenmiştir. Yıllar içerisindeki değişimlere bir kırmızı et arz modeli kurulmuş, Türkiye'de kırmızı et arzının ana bileşeni olan kırmızı et üretimini belirleyen faktörlerin etkileri ve kurulan ekonometrik modelin sonuçları tartışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye'de kırmızı et arzı, talebi karşılayacak düzeyde değildir. Ülke nüfusu yıllar içerisinde artarken, canlı hayvan varlığı azalmıştır. İncelenen dönemde, büyükbaş hayvan varlığında yaşanan azalma görece az iken, küçükbaş hayvan varlığı neredeyse yarıya yakın azalmıştır. 2009 yılında yaşanan krizin ardından alınan ithalat ve destekleme kararlarına rağmen, yurtiçi kırmızı et arzı ancak 2009 öncesi seviyeye çekilebilmiştir. Ancak kişi başına düşen arz miktarı, halen gelişmiş ülkelerin oldukça gerisindedir. Ayrıca süt-yem paritesinin yıllar içerisinde azalma eğilimi göstermesi, Türkiye'de kırmızı et üretim koşullarını olumsuz etkilemiştir.

Arz talep yönetimiEt sektörüHayvancılık+2
Burak Öztornacı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarım işletmelerinin finansmanında bankacılık sektörünün değişen rolü: Adana ili örneği

Bu çalışmada, Adana İli ova kesimindeki 91 adet tarım işletmesinden ve tarıma kredi veren 20 adet banka yöneticisinden anketle toplanan veriler ile tarım işletmelerinin finansman durumunu, 2001 ekonomik krizine kadar tarım işletmelerine verilen tarımsal krediler içinde çok önemsiz paya sahipken günümüzde önemli bir paya ulaşan özel bankaların tarımsal finansman içindeki yerini ve rolünü belirlemek, tarım işletmelerinin finansman seçimlerine olan etkilerini ortaya koymak amaçlanmıştır. İşletmelerin sosyo-ekonomik analizleri yapıldıktan sonra kredi kullanım durumları incelenmiştir. Yapılan analizler sonucunda; özel bankaların tarıma ilgilerinin, ürün ve hizmet çeşitlerinin arttığı, kredi çeşitliliğinin artması ile beraber tefeci ağırlığının azaldığı, üretici ve banka ilişkisinin değiştiği saptanmıştır. Bu değişimler ile birlikte, daha rasyonel ve rekabetçi işletmeciliğin hakim olduğu bir ortam oluşmuştur. İncelenen işletmelerin %66.11'i T.C. Ziraat Bankası'na, %32.20'si özel bankalara ve %1.69'u ise diğer kamu bankasına borçlanmışlardır. Üreticilerin T.C Ziraat Bankası'nı seçme sebeplerinin başında faiz oranının uygunluğu gelmektedir. Özel bankaları tercih eden üreticiler ise bürokratik işlemlerin hafif olmasından ve kişiye özel hizmet sunulmasından özel bankayı tercih etmişlerdir. İşletmelerin ekonomik özellikleri ile kredi kullanım durumları arasındaki ilişkilerin belirlenmesi amacıyla yapılan analizler sonucunda, işletmelerin, işletme dışı tarımsal hizmet geliri ve hayvan sermayesi ile kredi kullanımı arasında negatif doğrusal ilişki, işletme büyüklüğü ve işletme büyüklüğü ile doğrudan ilgili ekonomik değişkenler ile kredi kullanımları arasında ise pozitif doğrusal ilişkiler bulunmuştur. Tarım kredilerinde özel bankaların paylarının artması ile birlikte, tarımın finansmanında bankacılık sektöründe oluşan rekabetçi ortamın, üretimin sürekliliğini sağlayıcı, ürün verimini yükseltici ve tarımsal yatırımları arttırıcı yönde olması gerekmektedir. Devletin tarımsal kredi politikaları da kaliteli üretimi ve tarımı geliştirmeyi teşvik eden yapısal uygulamalar içermelidir.

Tarım işletmeleriTarım kredileri
Diler Doğruol
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mardin ili Midyat yöresinde Süryani ev şarapçılığı üzerine sosyo –ekonomik bir değerlendirme

Bu çalışmada, Dünya'nın her yerine yayılmış Mezopotamya'nın kadim halklarından olan Süryanilerin tüm zorluklara rağmen ayakta kalmaya dinlerini ve kültürlerini devam ettirdikleri, Türkiye'de sayıca en kalabalık yaşadıkları yerlerden olan Mardin ili Midyat yöresinde en önemli geleneklerinden biri olan şarap yapımını incelemek amaçlanmıştır. Şarabın Süryani kültüründeki yeri, yapım aşamaları, pazarlanması, aileye kattığı gelir şarabın geleceği ve geliştirilmesinin bölgeye getirileri, şarap üreticilerinin şarap üretiminde yaşadıkları sorunlar ve Devlet'ten beklentileri de Süryani Şarabını tarihsel değerinden uzaklaştırmadan sosyo-ekonomik boyutuyla incelenmiştir. Çalışmanın yapıldığı 2011 yılı ve 2014 yılı itibariyle yapılan gözlem ve değerlendirmeler neticesinde şarap üretiminde artış olduğu, 2011 yılında yapılan denetim ve baskınlarda azalma olduğu ancak; sorunların devam ettiği ve hala kaçak üretimden dolayı bir tedirginlik yaşadıkları. Düzenleme yapılmadığından bağların durumunda herhangi bir iyileşmenin olmadığı, üzümü çevre ilerden alarak şarap yaptıkları. Şarabın geliştirilmesi halinde aile gelirlerinde önemli bir katkı olacağı, turizmin gelişeceği ve bununla beraber diğer yerel ürünlerin değer kazanacağı ve bağcılığın gelişeceği varılan sonuçlardandır.

SüryanilerŞarap üretimi
Zerya Temel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

1980 sonrasında Adana ova kesimindeki tarım işletmelerinde arazi tasarruf biçimlerindeki değişim ve arazi birikim süreci

Bu çalışmada 1980'den günümüze Adana tarım işletmelerinde arazi satışı araştırılmış, toprak tasarrufu ve mülkiyet ilişkilerindeki değişim betimlenmeye ve aralarındaki ilişkiler belirlenmeye çalışılmıştır. Adana ova kesiminde bulunan ve seçilen 14 köyde tarım arazilerinin tapu kayıtları incelenmiş, 1980-2013 döneminde tarımsal arazilerin satışları izlenerek; tarım işletmelerinde arazi mülkiyet ve tasarruf biçimlerindeki değişimler ile arazi birikim süreci Türkiye tarımındaki liberalizasyon politikaları çerçevesinde araştırılmıştır. Sonuç olarak geçmişte önemli bir oranda yer tutan ortakçılık şeklindeki tasarruf biçiminin neredeyse terk edildiği, tarımsal arazi kiralayan işletme oranı ve kiralanan arazi miktarının arttığı saptanmıştır. Tarımsal arazilerin parsel ölçeğinde satışlarının arttığı, satılan parsellerin çoğunlukla köy içinden büyük işletmeler tarafından veya mirasçılardan biri tarafından satın alındığı anlaşılmıştır. Bu yolla işletme ölçeğinin büyüdüğü bunun da bir eğilim haline geldiği söylenebilir. Büyükşehir yasası ve son yıllarda hız kazanan toplulaştırma çalışmalarının küçük üreticilerin arazilerini ellerinden çıkarmalarına yol açacağı beklenebilir. Bu süreçten olumsuz etkilenecek küçük üreticileri koruyucu sosyal politika önlemleri alınmalıdır.

Hakan Doğan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de çok boyutlu kırsal yoksulluk ve belirleyenleri

Bu çalışmada, Türkiye'nin 2006-2016 yılları arasında çok boyutlu kırsal yoksulluğu hesaplanmış ve çok boyutlu kırsal yoksulluğa dair uygulanan politikaların etkileri analiz edilmiştir. Çok boyutlu yoksulluk değerleri, tek boyutlu değerlerle ve ilgili makroekonomik değişkenler ile karşılaştırılmış, çok boyutlu yoksulluk üzerinde etkili olan politikalar tarihsel olarak incelenmiştir. Elde edilen bulgular çerçevesinde Türkiye'de çok boyutlu kırsal yoksulluğu azaltmaya yönelik çözümler önerilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre incelenen dönem için çok boyutlu yoksulluk değeri Türkiye geneli için ortalama 0,41 olarak bulunmuştur. Çok boyutlu kırsal yoksulluk değeri ise ortalama 0,51'dir. Bölgeler, hane büyüklükleri ve hane reisinin eğitim seviyesine göre hesaplanan çok boyutlu yoksulluk değerleri, hemen hemen her değişkende tek boyutlu yoksulluk değerlerinden yüksek bulunmuştur. Hem Türkiye genelinde hem de kırsal alanda 2,5 kat daha fazladır. Hem Türkiye geneli hem de kırsal alan için, hanelerin en büyük çok boyutlu yoksulluk nedeni konuta dair ödemelerini aksatmalarıdır. Ayrıca incelenen dönemde, hem Türkiye geneli hem de kırsal alan için bütün çok boyutlu yoksulluk göstergelerinde azalışlar gözlemlenmesine rağmen, "Hane halkının 2 günde 1 et, tavuk veya balık yiyememe", "Konut harici ödemeleri aksatma" ve "Hanede çalışabilecek durumda olan en az 1 işsiz birey olması" göstergelerinde artışlar tespit edilmiştir. Türkiye'de çok boyutlu kırsal yoksulluk üzerinde etkili olan politikalar sosyal yardımlar ve kırsal kalkınma yatırımları politikaları olarak tespit edilmiştir. Bu politikaların çok boyutlu yoksulluk üzerindeki etkileri 3 farklı ekonometrik yaklaşım ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçlarına göre özel sosyal yardımların, çok boyutlu yoksulluk üzerinde, 3 yönteme göre de negatif ve istatistiksel olarak anlamlı etkisi olduğu tespit edilmiştir. Devlet yardımlarının etkisi ise yöntemlere göre farklılık göstermiştir. Analizler sonucunda Türkiye'de çok boyutlu yoksulluk üzerinde en etkili değişkenler hane halkı büyüklüğü ve tarım sektöründe çalışmak olarak bulunmuştur.

Burak Öztornacı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Irak'ın Kerkük ilinde bazı önemli bitkisel ürünlerde arz duyarlılığının incelenmesi

Bu çalışmada, 1994-2015 döneminde Irak'ın Kerkük ilinde yetiştirilen bazı önemli bitkisel ürünlerden buğday, mısır ve pamuğun arz duyarlılığı incelenmiştir. Çalışmada ekim alanı bağımlı değişken olarak alınmıştır. Açıklayıcı değişkenler olarak ürünün cari fiyatı, rakip ürünün cari fiyatı, verim riski, sadece pamuk ürünü için fiyat riski, sulama suyu, sadece buğday ürünü için yağış miktarları ve kukla değişkeni kullanılmıştır. Yanlış regresyon probleminden kaçınmak amacıyla, çalışmadaki kullanılan değişkenler arasındaki birim kökün varlığı genişletilmiş Dickey Fuller (ADF) testi kullanılarak saptanmış ve sonuçlarının doğrulanması için eksikliklere karşı bir Philips-Peron (PP) testi yapılmıştır. Varyansın otokorelasyonu olduğundan ADF testinin etkinliğinde zaman serilerinin değişkenleri buğday ürünü için ekim alanı, ürünün cari fiyatı, rakip ürünün cari fiyatı, mısır ve pamuk ürünleri için ekim alanı, ürünün cari fiyatı, rakip ürünün cari fiyatı verim riski seviyelerinde istikrarlı olmamıştır ve tüm değişkenlerin ilk farkta istikrarlı olmuştur.

Dawood Fahad Abdullah Abdullah
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessEN

Agricultural structure and production problems faced in middle Shabelle region of Somalia

The purpose of the study was to identify agricultural structure and production problems faced in Middle Shabelle region of Somalia with the reference of Jawhar and Bal'ad districts. These problems can be categorized into agronomic and socio-economic problems. The study was employed descriptive survey research design. A sample of 138 farmers selected from Jawhar and Bal'ad districts in Middle Shabelle region of Somalia. The main instrument used for primary data collection was questionnaire. The collected data was analyzed by proper statistical program by using frequencies and percentages. This study discovered that lack of proper and good quality hybrids, pests and disease, shortage of water and lack of irrigation channels was the main agronomic problems faced in farmers of Jawhar and Bal'ad districts in Middle Shabelle of Somalia. The socio-economic problems influencing agricultural structure and production of the farmers are financial problems, lack of government incentives and lack extension and research services. This study thus recommended that government agencies and NGO's should be assist the farmer's ways to deal these problems and should provide farmers incentives to enhance their agricultural production.

Fuad Mohamed Abdullahı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin turunçgil ihracatı ve ihracat potansiyelinin değerlendirilmesi

Tarım sektörü, insanların beslenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan ülkeler için stratejik önemini korumuştur. Son yıllarda gümrük tarife oranlarında büyük düşüşler olmuştur. Ancak rekabet gücü yüksek olan ürünlerin ithalatını kısıtlamak amacıyla teknik engel uygulamalarında artışlar görülmüştür. Sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması gibi haklı gerekçelere dayandırılması ve tespitlerinin son derece güç olması bu artışı daha da hızlandırmaktadır. Türkiye dışsatımında ve dışalımında en büyük paya sahip olan AB, Türkiye'nin en büyük ticaret ortağıdır. Türkiye yaş meyve-sebze ticaretinin büyük kısmını AB ülkeleri ile gerçekleştirmektedir. AB gibi gelişmiş ülke veya ülke gruplarında tüketici bilinci gelişmektedir. Bu nedenle tüketiciler söz konusu ürünlerin bazı özellik ve standartlara sahip olmasını istemektedirler. Bu sektörün dikkat çekici ürün grubu olan turunçgil üretimi ise yaklaşık 145 bin işletmede sürdürülmektedir. Üretilen başlıca narenciye türleri portakal mandarin limon ve altıntoptur. Türkiye ekolojik koşulların ve coğrafi konumun sağladığı üretim avantajının dış pazarlarda yeterince değerlendirilememesi ve pazarlama sorunlarının yaşanması, pazarlama sorunlarının çözümüne yönelik çalışmaları önemli kılmaktadır. Dünya ticaretinde tarımsal ürünlerde daha fazla pay olma çabası benzer üretim yapısı ve potansiyeline sahip olan ülkelerin rekabetini şiddetlendirmektedir. Bu durum tüm dünyada yaş meyve sebze sektöründe ihracat geliri yönünden önemli bir yere sahip olan narenciye ürünleri açısından konunun değerlendirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu araştırmada Türkiye'de turunçgil üretimi, pazarlaması ve ihraç olanaklarının geliştirilmesine yönelik politikaların üretilmesine katkı sağlanması amaçlanmıştır. Anahtar Kelimler: Turunçgiller, turunçgiller ihracatı, İhracat Politikaları, Türkiye

Turunçgillerİhracatİhracat politikaları
Muhammad Nader Faryabı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de tarım sektöründe istihdam: Hatay alt bölgesi (TR63) örneğinde tarımda Suriyeli sığınmacı istihdamı

Bu çalışma, Türkiye'de tarım sektöründe istihdam yapısını ortaya koymak, istihdamın değişim ve gelişme eğilimini saptamak, uluslararası göçün tarımsal istihdama etkileri ve sığınmacıların toplumda benimsenme ve benimseme durumlarını yansıtmak amacıyla yapılmıştır. Türkiye'de yaşanan tarımsal işgücündeki değişim, 1988-2018 yılları arasında net göçlerin tarım sektörüne etkisi eşbütünleşme ve nedensellik analizleri ile açıklanmıştır. Elde edilen sonuçlarda kısa dönemde göç miktarındaki artış, tarım alanı ve tarımsal istihdamı olumsuz etkilerken, tarımsal GSYİH'yı olumlu etkilemektedir. Uzun dönemde göçün etkileri olumsuzdur. Nedensellik analizinde ise göç ile tarımsal büyüme arasında tek yönlü ilişki bulunmuştur. Türkiye'de tarım sektörü ve işgücü yapısındaki değişimler ele alınmış, incelenen yıllar içerisinde işgücü yapısı önemli ölçüde farklılaşmıştır. Türkiye'de göç sonrası tarım sektöründeki istihdam yapsısındaki değişim, ücretsiz aile işçisinde %7, kendi hesabında çalışanlarda %15 ve mevsimlik geçici işçide %5 artış görülmektedir. Ayrıca tarımda çalışanların %85'i ek iş yapmaya ihtiyaç duymaktadır. Hanehalkı işgücü anket veri seti kullanılarak yapılan Panel Logistik Regresyon Analizi sonucuna göre ise, eğitim düzeyi ve geliri artan birey tarımdan uzaklaşırken, bireyin ek iş yapma isteği kişiyi tarım sektörüne yönlendirmektedir. Sığınmacıların tarım sektöründeki iş yapısına etkileri ve toplumun bakış açısı TR63 Bölgesi özelinde araştırılmıştır. Bu kapsamda sığınmacılarla yüzyüze anket yapılmıştır. Ayrıca yerli işçi, işveren, elçi/çavuş ve muhtarlarla odak grup görüşmeleri yapılarak, toplumun birlikte çalışma ve yaşama konusunda tutumları incelenmiştir. Sığınmacıların iletişim kuramadıkları, çalışma koşullarından ve aldıkları ücretlerden memnun olmadıkları ve %65'i ülkelerine dönmek istediği sonucuna varılmıştır.

Mevsimlik işçilerSığınmacıTarım+2
Tuğçe Sarıoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin ili Toroslar ilçesinde tarım sigortası uygulamalarının değerlendirilmesi

Bu tezde Mersin İli Toroslar İlçesinde Tarım Sigortası Uygulamalarının Değerlendirmesi ile üreticilerin tarım sigortası yaptırma veya yaptırmama kararlarını etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Basit tesadüfü örnekleme yöntemi ile Toroslar ilçesine bağlı 41 kırsal mahallede, tarım sigortalı üretim yapan 179, tarım sigortasız üretim yapan 149 toplam 328 üretici ile yüz yüze görüşme ile anket yapılmıştır. Elde edilen veriler 2021 üretim yılını kapsamaktadır. Sigortalı tarımsal üretim yapan ve yapmayan üreticilerin cinsiyet, yaş, eğitim durumu, aile birey sayısı, işlenen arazi varlığı, ortalama yıllık tarımsal cirosu, tarım dışı geliri, finansman kaynakları, sosyal güvenlik durumu, üreticilerin risk algısı, tarım sigortası yaptırma ve yaptırmama tercih nedenleri, tarım sigortası benimseme durumu incelenmiştir. Görüşülen üreticilerin %54,6'sının tarım sigortası yaptırdığı, yaptıranların büyük bir çoğunluğunun (%96,6) tarımsal kredi kullanmak için zorunlu olduğu için sigorta yaptırdığı saptanmıştır. Araştırmanın diğer bir önemli bulgusu da üreticilerin ancak %25'inin kırsal mahallede sürekli olarak ikamet ettiğidir. Anahtar Kelimeler: TARSİM, Tarım Sigortaları, Toroslar, Mersin

MersinTARSİMTarım sigortası+1
Galip Yılmaz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Afganistan'ın kurutulmuş ve sert kabuklu meyveler ihracatının analizi

Bu araştırmanın temel amacı Afganistan'ın tarım ürünleri ihracatı içinde önemli paya sahip olan sert kabuklu ve kurutulmuş meyvelerin ihracatının yıllara göre değişimini ortaya koymak. Afganistan'ın kurutulmuş ve sert kabuklu meyve sektörünün yurtiçi üretim ile yurtiçi tüketimini inceleyerek ihracat potansiyelini ortaya koymak, bunun yanında Afganistan'ın sert kabuklu ve kurutulmuş meyve sektörünün fırsatlarını, zorluklarını, belirlemek ve onlara çözümler önermektir. Bunun yanında bu araştırmada, Afganistan'ın kurutulmuş ve sert kabuklu meyve sektörünün hangi ülkelere, pazarlara yöneldiğini, dünya rakiplerini, dünya üretimini, ihracatı artırma imkanlarını belirlemekte diğer amaçlar arasında sayılabilir. Kurutulmuş ve sert kabuklu meyveler Afganistan'ın ana ihracatlarından biridir. Afganistan'ın ticaret odalarının araştırmalarına göre her yıl yaklaşık 100 milyon dolar bu sektörün ihracatından devlet bütçesine vergi geliri eklenmektedir. Afganistan'ın 2018- 2020 ihracat verileri ortalaması olarak hesaplanan Açıklanmış Karşılaştırmalı Üstünlük Katsayıları; Kuru incir için 6,40, Kuru kayısı 2,27, Kuru üzüm için 1,62, olarak hesaplanmıştır. Bu değerler fıstık için 0,43, ceviz ve badem için 0,27 tür. Buna göre Afganistan'ın kurutulmuş meyvelerde ihracat üstünlüğüne sahip olduğu, sert kabuklu meyvelerde ise üstünlüğe sahip olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Sert kabuklu meyveler, Kurutulmuş meyveler, ihracat, Karşılaştırmalı Üstünlükler, Afganistan

AfganistanKarşılaştırmalı üstünlüklerKuru meyve+2
Sunatullah Dawar
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de tarımsal arazi kiracılığı üzerine bir araştırma

Bilindiği üzere 2001 yılından itibaren ülkemizde yapılmış olan tarım sayımına dair verilere ulaşılamamaktadır. 2001 yılından sonraki dönemlerde ise TÜİK'ten alınan mikro veri setinden yararlanılabilmektedir. Ancak TÜİK'ten alınan mikro veri setininde getirmiş olduğu bazı kısıtlamaları bulunmaktadır. Bu kısıtlamalar çerçevesinde özellikle tarımsal arazisini kiraya verenlerin özellikleri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu çalışmanın amacı, toprak tasarruf şekillerinden kiracılık ile Türkiye'de tarımsal arazilerini kiraya veren arazi sahiplerinin özelliklerini ortaya koymak, bu davranışlarını daha iyi anlayabilmek ve gruplandırmaktır. Çalışma kapsamında TÜİK tarafından toplanan Hanehalkı Bütçe Anket verileri kullanılmıştır. Odaklanılan zaman dönemi ise 2012-2019 yılları arası tarımsal arazi sahipleri baz alınmıştır. Toplam veri gözlem sayısı 88858'dir. Ancak analiz sırasında tarımsal arazi sahibi olan kişilerin alınmasıyla toplam veri gözlem sayısı 24036 'dır. Bu kapsamda değişkenler veriler incelenirken sadece tarımsal arazi sahibi olan bireyler baz alınarak SPSS'te tanımlayıcı istatistikler uygulanmıştır. Buna göre ülkemizde tarla sahibi olan bireylerin oranlarında azalmalar meydana gelirken bağ ve sera sahipliğinde artış yaşanmıştır. Ayrıca analiz sırasında tarımsal arazisini kiraya veren bireylerin sayısında da artışlar yaşanmıştır. Çalışmadan elde edilen bu sonuçların gelecek araştırmalar için önemli bir veri kaynağı oluşturacağı düşünülmektedir.

Veysel Işık
Çukurova University
2023
00
DoctorateOpen AccessEN

Cereal production in Benin in a view of climate change and energy use

Climate change has become a critical issue affecting every country in the world, including Benin. The results of this scourge pose a serious threat to household food security. Given that maize is a staple cereal in Benin, this research aims to assess the impact of climate change on maize production, with a parallel focus on the efficiency of energy allocation methods used by producers in a context of climate change. To achieve this objective, both primary and secondary data were collected. Secondary data focused on climatic parameters, demographic factors, fertilizer application levels and emissions of environmental pollutants. Analysis of the ARDL and ARIMA models allow us to conclude that CO2 and CH4 emissions from food waste, temperature peaks, rainfall patterns and rural population density exert a significant influence on maize production volumes. Primary data collected from a sample of maize farmers focused on production data, the amount of energy allocated to production in the context of climate change, and the ways in which these energy sources are managed. Analysis of the data showed that, in order to limit the impact of climate change on maize production, farmers opted either for intensification of inputs or for an increase in labor. Moreover, according to the DEA and Tobit models carried out, the efficiency of these models is defined by the socio-economic characteristics of the producers, as well as by the quantities of inputs used in production. In the light of these results, policy frameworks aimed at limiting activities producing high levels of air pollutants, as well as regulating the excessive application of agricultural fertilizers, should be formulated to improve the efficiency of maize farmers.

Yann Emmanuel Sonagnon Mıassı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors