Theses supervised by Prof. Dr. Khaladdın Ibrahımlı

11 theses · Çağ University, Avrasya University

Master'sOpen AccessTR

Beliren yetişkinlerde akıllı telefon bağımlılık düzeyi ile iletişim becerisi arasındaki ilişki

Araştırma, beliren yetişkin bireylerde akıllı telefon bağımlılık düzeyi ve iletişim becerileri arasındaki ilişkinin eğitim durumu, cinsiyet, akıllı telefonu günlük kullanım süresi ve akıllı telefonu kullanım amacı sıklıklarına göre incelenmesi amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda çalışmaya 169 erkek 201 kadın olmak üzere 370 kişi katılmıştır. Katılımcılara sırayla Kişisel Bilgi Formu, Akıllı Telefon Bağımlılık Ölçeği ve İletişim Becerileri Ölçeği uygulanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 programından yararlanılmış ve verilerin normal dağılımına istinaden iki grup arasında yapılan karşılaştırmalarda T-testi, üç ya da daha fazla gruplarda tek yönlü varyans analizi (ANOVA) uygulanmıştır. Farklılıkların hangi gruplar arasında olduğunun tespit edilmesi için Tukey Testi, sürekli ölçümler arasındaki ilişkiyi belirlemek içinse Pearson Korelasyon Analizi uygulanmıştır. Analiz sonuçlarına göre, akıllı telefon bağımlılık düzeyi yüksek olan bireylerin iletişim becerileri daha düşüktür. Akıllı telefonları günlük kullanım süresi yüksek olan bireylerin akıllı telefon bağımlılık düzeyleri yüksektir. Kadınların ise erkeklere göre akıllı telefon bağımlılık düzeyi daha yüksektir. Akıllı telefonun en sık hangi amaçla kullanıldığı bağımlılık düzeyi ve iletişim becerileriyle ilişkilidir. Ek olarak akıllı telefon bağımlılık düzeyi ve iletişim becerileri bireylerin eğitim durumlarına göre farklılaşmamaktadır.

Akıllı telefonlarBağımlılıkGenç yetişkinler+3
Özgenur Kılcı
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sığınmacı öğrencilerle çalışan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş, umut ve iş doyumları arasındaki ilişkinin demografik değişkenlere göre incelenmesi

Çalışma sığınmacı öğrencilerle çalışan öğretmenlerin psikolojik iyi oluş, umut ve iş doyumları arasındaki ilişkinin demografik değişkenlere göre incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın örneklem grubunu Mersin İli Toroslar İlçesinde sığınmacı öğrencilerle çalışan öğretmenler oluşturmuştur. Çalışmada kişisel bilgi formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği, Sürekli Umut Ölçeği ve Minnesota İş Doyum Ölçeği kullanılmıştır. Çalışma 247 öğretmenle yürütülmüştür. Araştırmada Student T Testi, One Way Anova ve Korelasyon analizleri yapılmıştır. Çalışmada elde edilen bulgulara göre psikolojik iyi oluşla cinsiyet, yaş, medeni durum, çalışma süresi, mezun olunan lisans bölümü doğrultusunda çalışılan alan ve Suriyeli öğrencilerle ilgili hizmet içi eğitim alma arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Umudun cinsiyet, yaş, çalışma süresi ve Suriyeli öğrencilerle ilgili hizmet içi eğitim almayla arasında anlamlı ilişki vardır. İş doyumunun yaş, medeni durum, çalışılan kademe, çalışma süresi, mezun olunan lisans bölümü doğrultusunda çalışılan alanla ve Suriyeli öğrencilerle ilgili hizmet içi eğitim alma durumuyla arasında anlamlı bir ilişki bulunmaktadır. Psikolojik iyi oluş, umut ve iş doyumunun birbiriyle arasında pozitif yönde yüksek ilişki bulgulanmıştır. Psikolojik iyi oluşla umut arasında ,598, psikolojik iyi oluş ve iş doyumu arasında ,752 ve umutla iş doyumu arasında ,538'lik bir ilişki bulunmaktadır. Sonuç olarak psikolojik iyi oluş, umut ve iş doyumunun birbiriyle ilişkili kavramlar olduğu düşünülmüştür.

Demografik değişkenlerGöçlerPsikolojik iyi oluş+7
Tolgahan Ünlü
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Tek ebeveyn kadının yaşam doyumunun psikolojik iyi oluş düzeyine etkisi: Mersin örneği

Aile kurumu yapısal olarak tarihsel süreç içerisinde sürekli değişimlere uğramıştır. Bu araştırmada tek ebeveyn kadının yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeyleri arasındaki ilişkinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ilinde ikamet eden 257 tek ebeveyn kadın ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılımcılara kartopu örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Araştırmada genel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında ise tarama modellerinden sıklıkla kullanılan tekniklerden birisi olan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma verileri "Yaşam Doyumu Ölçeği" ve "Psikolojik İyi Oluş Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Araştırma sonucunda tek ebeveyn kadınların genel yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluşlarının orta düzey olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada eşinin vefatı, terk edilme, ayrı yaşam gibi nedenlerle tek ebeveyn olan kadınların genel yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeyleri boşanma nedeniyle tek ebeveyn olanlardan yüksek olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca tek ebeveyn olarak geçen süreye bağlı olarak genel yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin de farklılaştığı ortaya çıkmıştır. Tek ebeveyn olarak geçirilen süre arttıkça genel yaşam doyumu ve psikolojik iyi oluş düzeylerinin de arttığı ortaya çıkmıştır.

Yunus Alkan
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemisinde üniversite öğrencilerinin psikolojik dayanıklılıkları ile ölüm kaygısı ve umut düzeylerinin incelenmesi: Çağ Üniversitesi örneği

Bu çalışma, Covid-19 pandemisinde üniversite öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık, sürekli umut ve ölüm kaygısı düzeylerinin çeşitli sosyo-demografik değişkenlere göre incelenmesi ve psikolojik dayanıklılık, sürekli umut ile ölüm kaygısı arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Araştırma, 2020-2021 eğitim öğretim döneminde Çağ Üniversitesinde öğrenim gören 354 öğrenci ile kartopu örnekleme yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmış olup verilerin toplanmasında ise tarama modellerinden sıklıkla kullanılan tekniklerden birisi olan anket tekniği kullanılmıştır. Araştırma verileri "Sürekli Umut Ölçeği", "Thorson Powell Ölüm Kaygısı Ölçeği" ve "Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği" kullanılarak forms.google.com üzerinden "Google documents" aracılığı ile online toplanmıştır. Araştırma sonucunda; üniversite öğrencilerinin fiziksel ve ruhsal fonksiyonları kaybetme korkusu ve öte âlemle ilgili kaygılarının, amacı gerçekleştirmek için çalışmayı ve engellerle karşılaşıldığında amaca ulaşmak için alternatif yollar belirleme düşüncesini olumsuz etkilediği ortaya çıkmıştır. Üniversite öğrencilerinin öte âlemle ilgili kaygılarının, amaca ulaşmak için alternatif yollar belirleme düşüncesini ve amaçlarının peşinden giderken algıladıkları motivasyonlarını düşürdüğü ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte üniversite öğrencilerinin ölüm süreci acı ve ızdırap çekme ile ilgili kaygılarının, amaca ulaşmak için alternatif yollar belirleme düşüncesini ve amaçlarının peşinden giderken algıladıkları motivasyonlarını arttırdığı ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak psikolojik dayanıklılık ve sürekli umudun, ölüm kaygısı üzerinde negatif etkisinin olduğu ortaya çıkmıştır. Araştırmada ayrıca psikolojik dayanıklılık ve ölüm kaygısı arasındaki ilişkide, sürekli umudun tam aracı etkisi ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan bu sonuç sürekli umudun ölüm kaygısını açıklama gücünü ortaya koymaktadır. Araştırmada üniversite öğrencilerinin ölüm kaygıları, sürekli umut ile şekillenmekte; bunun sonucu olarak psikolojik dayanıklılık ile ölüm kaygısı arasındaki ilişkinin, sürekli umut bağlamında oluşmakta olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Covid-19, üniversite öğrencisi, pandemi, psikolojik dayanıklılık, ölüm kaygısı, umut düzeyi.

COVID 19PandemilerPsikolojik dayanıklılık+5
Bahar Şanıvar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye Cumhuriyeti'nin Dağlık Karabağ sorununun çözülmesi yönünde faaliyetleri: Karşılaştırmalı analiz (1991-1994; 2016-2020)

Sovyetler Birliği'nin çöküşünden sonra, post Sovyet mekânında, yıkıcı etnik çatışmalar başlamıştır. Bu çatışma bölgelerinden biri de Azerbaycan'ın Dağlık Karabağ bölgesi olmuştur. Lakin, Dağlık Karabağ sorunu sadece Azerbaycan ve Ermenistan'ı etkilemekle kalmamıştır, Türkiye'de dâhil olmak üzere tüm bölge ülkelerini, aynı zamanda küresel aktörleri içine çekmiştir. Bu bağlamda, üçüncü taraf ülkeler kendi çıkarlarını gözetlemek amacıyla sorunun çözümünde etkin rol üstlenmeye ve dengeleri kendi lehlerine çevirmeye çalışmışlardır. Çatışma 1994'de imzalanan ateşkesten sonra durdurulmuştur ve sürekli devam edecek olan, yorucu barış aramaları dönemine girilmiştir. Bu dönemde AGİT Minsk Grubu çatışmaya hiçbir çözüm bulamamıştır. Türkiye'de, yakınında yer alan Dağlık Karabağ sorununun çözümü için zaman-zaman kendi imkânlarını ortaya koymuş ve çeşitli girişimlerde bulunmuştur. Maalesef, sürecin sonunda silahlar yeniden konuşmaya başlamıştır ve 2020 Eylül'de başlayan 44 günlük ağır çatışmalardan sonra Azerbaycan işgal edilmiş topraklarının tahminen yüzde seksenini geri ala bilmiştir. Bu süreç uluslararası ilişkilerde klasik realizm kuramına dayanarak öğrenilmiştir. Çalışmanın amacı, 1991-1994 yılları ve 2016-2020 yılları aralığında bölgede yer alan ihtilafı karşılaştırmak, her iki savaşta Türkiye'nin yeri ve rolünü, sürece etkisini ortaya koymak, gösterilen faaliyetlerin benzer ve farklı taraflarını, aynı zamanda dönem liderlerinin sözü giden ihtilaf tekelinde, söylem, eylem ve adımlarını öğrenmek olmuştur. Çalışmada, Türkiye'nin 1991-1994 yıllarında ki savaş ve 2016-2020 yılları Karabağ savaşı ve savaşa giden sürece gösterdiği etkiler arasındaki farkların neler olduğu sorusuna cevap aranmış, bu etkilerin karakteri, nitelikleri değerlendirilmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemi kullanılmış, edebiyat taraması yapılmış, resmî belgeler, raporlar, gazetelerde yayınlanan bilgiler incelenmiştir.

AzerbaycanDağlık KarabağSöylem+6
Hüseyin Ender Arar
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Devletleri Teşkilatı ve Türkiye-Özbekistan askeri işbirliği

Bu çalışma, Türk Devletleri Teşkilatı'nın (TDT) Türkiye ve Özbekistan arasındaki askeri işbirliği üzerindeki etkilerini inceleyerek, Türk dünyası içindeki askeri işbirliği dinamiklerine bir perspektif sunmayı amaçlamaktadır. TDT, Türk devletleri arasında işbirliğini teşvik eden bir platform olarak öne çıkmıştır. Türkiye ve Özbekistan arasındaki askeri işbirliği ise bu teşkilatın somut bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, güç kavramı ve askeri iş birliği kavramları derinlemesine irdelenmiştir. Bu doğrultuda sert ve yumuşak güç kavramlarına, askeri iş birliği türlerine ve askeri ittifak gibi kavramlara yer verilmiştir. İkinci bölümde ise akıllı güç kavramı açısından Türk Devletleri Teşkilatı ele alınmıştır. Bu bölüm altında teşkilat yapısı ve kurumlarına ışık tutulmuştur. Üçüncü bölümde Orta Asya'da Özbekistan'ın önemi ifade edilmiştir. Bu bölümde Özbekistan'ın jeopolitik konumu, tarihi gibi başlıklara yer verilmiştir. Son bölümde ise Türkiye-Özbekistan askeri iş birliği ifade edilmiştir. Sonuç olarak, bu çalışma, Türk Devletleri Teşkilatı'nın Türkiye ve Özbekistan arasındaki askeri işbirliği üzerindeki rolünü ve bu işbirliğinin bölgesel güvenlik dinamiklerine etkisini değerlendirmektedir. TDT'nin bu tür işbirlikleri için bir katalizör olarak nasıl hareket ettiği ve Türk dünyası içindeki askeri işbirliği potansiyelini nasıl şekillendirdiği göz önüne alındığında, bu çalışma, gelecekteki benzer işbirliği girişimlerinin tasarımına ve uygulanmasına yönelik önemli bir rehber sunmaktadır.

Halil Lek
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türk Devletleri Teşkilatı: Kültürel bağlamda bir inceleme

Küreselleşme ile beraber siyasetten ekonomiye, ticaretten kültüre, bilgi ve iletişim teknolojileri gibi pek çok alanda kapsamlı bir dönüşüm meydana geldi. Ulus devletler, küreselleşmenin getirdiği derin değişimler karşısında egemenliklerini koruma ve iç düzeni sürdürme konusunda kendilerini yetersiz buldular. Küresel jeopolitik değişimlere yanıt olarak işbirliğini teşvik etmek için örgütler oluşturuldu. Bu uluslararası örgütler, önemli bir dönüşüm geçiren dünyada büyük güce sahip, etkili kuruluşlar olarak ortaya çıktılar. SSCB'nin dağılması ve ardından Türki Cumhuriyetlerin bağımsızlığına kavuşması sonucu Türk dili konuşan ülkeler arasında bir örgütlenme isteği ortaya çıktı. Müzakereler sonuçta 3 Ekim 2009'da Türkiye, Kazakistan, Kırgızistan ve Azerbaycan'ın kurucu üye olduğu Türk Devletleri Teşkilatı'nın kurulmasına yol açtı. Bu örgüt içindeki işbirliğinin kökleri, üye devletler arasındaki ortak tarih, kültür ve kimliğin yanı sıra Türkçe konuşan halkların dil birliğine dayanmaktadır. Türk Devletleri Teşkilatı'nın temel hedefi, üye ülkeler arasında bir yandan işbirliğini geliştirirken bir yandan bölgesel ve küresel ölçekte barış ve istikrarı teşvik etmektir. Bu çalışma kültürel bağlamda Türk Devletleri Teşkilatı'nın uluslararası bir varlık rolünü derinlemesine inceleyerek, kültürel olarak kuruluş ilkelerini tutarlı bir şekilde nasıl desteklediğini ve etkisini nasıl genişlettiğini inceliyor. Ayrıca örgütün kuruluşundan günümüze kadar kültürel işbirliği mekanizmasının etkinliği göz önüne serilecektir.

Onur Ertuğrul Taşdemir
Çağ University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Kurumsal itibar algısının örgütsel vatandaşlık davranışına etkisi

Güçlü bir itibar, kurumun sahip olduğu en önemli algılanan sermayesidir. Bir kurumun iş alanındaki faaliyetleri ve yetenekleri, o kurumun genel itibarını şekillendirir. İtibar zaman içerisinde inşa edilir ve sosyal paydaşların o kurumla arasındaki birçok etkileşiminden oluşur. İtibar, sosyal paydaşların kurumu güvenilir, sorumlu olarak algılamasına neden olan kendine özgünlüğünden ve kimliğinden kaynaklanır. Bunun karşılığında bir kurumun oturmuş, sağlam itibarı, rakiplerin o kurumun eylemlerini taklit edilmesini zorlaştırır. Kurumsal itibar işletmelerin rekabet araçlarından biri olup iki önemli amaç bakımından stratejik öneme sahiptir. Birincisi toplum nezdinde olumlu algılar oluşturarak paydaşlarına daha fazla değer kazandırmak ve bu yollarla rekabette başarılı olmaktır. İkincisi de günümüz işletmeleri için en değerli varlıklar olan mevcut insan kaynağının örgütsel bağlılığını artırarak onların daha fazla çaba ve katkısını sağlayabilmektir. Bu çalışmada kurumsal itibarın çalışanların örgütsel vatandaşlık davranışı üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Araştırma sonucuna göre kurumsal itibarın örgütsel vatandaşlık davranışı üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kurumsal İtibar, Örgütse Vatandaşlık Davranış, Örgüt, İşgören.

Kurumsal itibarÖrgütsel vatandaşlıkÖrgütsel vatandaşlık davranışı+1
Gül Güney
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Halkın özel bakım merkezi algısına yönelik bir uygulama

Bu araştırma, bakım evlerinden bakım hizmeti alan bakıma muhtaç yakınlarının, bakım evi tercih etme nedenlerine, bu tercihte sosyal politikaların etkisine, bakım evine yerleştirdikleri yakınlarından dolayı herhangi bir toplumsal baskı yaşayıp yaşamadığını ve bakıma muhtaçlığı sosyal bir sorun olarak görüp görmediklerine ilişkin algı biçimlerini ortaya koymak amacı ile yapılmıştır.

AlgıBakıma muhtaç kişilerHuzurevleri+3
Hatice Karaca
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hizmet sektöründe halkla ilişkiler faaliyetlerinin hizmet kalitesi ve müşteri memnuniyetine etkileri

Yapılan bu araştırmada hizmet sektöründe halkla ilişkiler faaliyetlerinin müşteri memnuniyeti ve hizmet kalitesi üzerindeki etkilerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya Trabzon ili Araklı ilçesinde faaliyet gösteren Ergün İnşaat Malzemeleri işletmesinden alışveriş yapan 434 müşteri katılmıştır. Araştırmanın veri toplama sürecinde Halkla İlişkiler Ölçeği, Hizmet Kalitesi Beklentisi Ölçeği, Hizmet Kalitesi Ölçeği ve Müşteri Memnuniyeti Ölçeği yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde SPSS 22.0 programında frekans analizi, korelasyon analizi, Mann Whitney U testi ve Kruskal Wallis H testinden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda müşterilerin halkla ilişkiler algılarının medeni durum, meslek türü ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre, hizmet kalitesi beklenti algılarının yaş grubu, meslek türü ve eğitim düzeyine göre, hizmet kalitesi algılarının yaş grubu, medeni durum, meslek türü ve eğitim düzeyi değişkenlerine göre, memnuniyet düzeylerinin ise cinsiyet ve gelir düzeyi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir (p<0.05). değişenler arası ilişki düzeyleri ele alındığı zaman, halkla ilişkiler algısı ile müşteri memnuniyeti arasında, halkla ilişkiler algısı ile hizmet kalitesi beklentisi ve hizmet kalitesi algısı arasında,, hizmet kalitesi beklentisi ve algısı ile müşteri memnuniyeti arasında, bunun yanında algılanan hizmet kalitesi beklentisi ile hizmet kalitesi algısı arasında istatistiksel açıdan pozitif yönde anlamlı ilişkiler bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır (p<0.05). Çalışmanın sonunda inşaat malzemesi işletmelerinden alışveriş yapan müşterilerin halkla ilişkiler, hizmet kalitesi beklentisi, hizmet kalitesi algısı ve memnuniyet düzeyleri üzerinde demografik değişkenlerin önemli bir etkiye sahip olduğu, bunun yanında halkla ilişkiler algısı, hizmet kalitesi algısı ve müşteri memnuniyeti arasında anlamlı ilişkiler bulunduğu sonucuna ulaşıldığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Halkla ilişkiler, hizmet kalitesi, hizmet sektörü, müşteri memnuniyet

Halkla ilişkilerHizmet kalitesiHizmet sektörü+1
İrfan Ergün
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Üniversite öğrencilerinin televizyonda yayınlanan Diriliş Ertuğrul adlı diziyi seyretmesindeki kültürel etmenler (Recep Tayyip Erdoğan üniversitesi örneği)

Bu çalışmada üniversite öğrencilerinin televizyonda yayınlanan Diriliş Ertuğrul adlı tarihi diziyi seyretmesindeki kültürel etmenlerin neler olduğu Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde öğrenim gören öğrenciler örneğinde incelenmiştir. Araştırmanın evreni, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerdir. Araştırma, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde öğrenim gören öğrencilerin Diriliş Ertuğrul adlı diziyi izlemesindeki birçok etkenden biri olan kültür ile sınırlıdır. Araştırma örneklemi, Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde öğrenim gören 400 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmanın yöntemi teorik ve uygulamalı bir yöntemdir. Teori bölümünde kavramsal ve kuramsal çerçeve çizilmiş, uygulama bölümünde Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesinde öğrenim gören ve Diriliş Ertuğrul adlı diziyi seyreden öğrenciler arasında olasılığa dayalı örnekleme yöntemlerinden basit tesadüfi örnekleme kullanılmış ve "Evet", "Hayır", "Kararsızım" seçeneklerin bulunduğu nominal ölçekli sorulardan oluşan anket çalışması yapılmıştır. Araştırmamızın amacı dizinin izlenme sebeplerinin belirlenmesi olduğundan, ortalamanın üzerinde olan değerler tek örneklem t-testi ile ortalamadan farklı olup olmadığı %95 olasılıkla test edilmiştir. Test sonuçları t-testi ile hesaplanan t-istatistiği, sd: testin serbestlik derecesi, p: olasılık değerini vermektedir. Olasılık değeri 0.05 değerinden düşük olan izleme oranları, %95 olasılıkla ortalamadan farklıdır. Buna göre araştırma sonunda elde edilen sonuç: Üniversite öğrencileri Diriliş Ertuğrul adlı diziyi daha çok Türk tarihini yansıttığı için, milli kültüre uygun olduğu için ve gelenek ve göreneklerine uygun olduğu için izlemektedir.

Diriliş ErtuğrulKültürKültürel duyarlılık+4
Çetin Kalafat
Avrasya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Other supervisors