Theses supervised by Prof. Dr. Macid Yılmaz
12 theses · Hitit University
Dini danışmanlığın konusu olarak gençliğin değişen Tanrı tasavvurları
Gençlik çağı, pek çok konuda olduğu gibi inançlar üzerinde de şüphe ve sorgulamaların yoğun olarak yaşandığı bir dönemdir. Küreselleşme ve gelişen iletişim araçları vasıtasıyla farklı inanç sistemleri ve hakikat iddiaları ile karşılan gençler, zaman zaman bu düşüncelerin etkisi altında kalabilmektedirler. Son dönemde yapılan çalışmalarda kendisini Ateist, Deist, Agnostik olarak tanımlayan gençlerin oranında ciddi bir artış olduğu görülmektedir. Farklı inanç sistemlerine savrulmanın kaynağı olarak, Tanrı tasavvurlarında olan eksiklik veya tahribatın olduğu düşünülmektedir. Çalışmamızın amacı, öncelikle gençlerin sahip oldukları Tanrı tasavvurlarını belirlemek, gençlik dönemine geçişle birlikte bu konuda yaşadıkları çelişkilere etki eden faktörleri tespit etmek ve sorunun çözümüne yönelik olarak DDR hizmetlerinin yaygın bir şekilde kullanılmasının gerekliliğini ortaya çıkarmaktır. Çalışmamızda karma yöntem tercih edilmiş, nitel ve nicel araştırma desenleri kullanılmıştır. Araştırmanın nicel bölümünde öncelikle gençlerin mevcut durumdaki Tanrı algısını tespit etmek adına ölçek kullanılmış, nitel bölümde ise doküman analizi ve mülakat uygulaması gerçekleştirilmiştir. Mülakat soruları ile nicel çalışmadan elde edilen verilerin desteklenmesi amaçlanmış, bunun yanı sıra gençlerin Tanrı tasavvuru konusunda yaşadıkları çelişkili durumlara etki eden faktörler belirlenmeye çalışılmıştır. Var olan durum böylece tanımladıktan sonra bu konuda kendilerine destek olacak profesyonel bir yardım talep edip etmedikleri sorulmuştur. Araştırma verileri bu konuda destek talep eden gençlerin, din görevlilerine güvenmedikleri gerekçesiyle DDR hizmetlerine temkinli yaklaştıklarını ortaya çıkarmıştır.
Nurettin Topçu ve Erol Güngör'ün ahlâki liderlik hakkındaki görüşlerinin karşılaştırmalı analizi
Bu araştırmada Nurettin Topçu ve Erol Güngör özelinde eğitimde ahlâki liderlik konusu ele alınmıştır. Araştırmanın temel amacı Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri doğrultusunda öğretmen niteliklerini tespit edip, bu niteliklerin günümüz öğretmenlerinin ahlâki lider olmalarındaki yeri ve önemini incelemektir. Araştırma üç bölümden oluşmaktadır: Birinci bölümde ahlâki liderlik kavramı, ikinci bölümde Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşü, üçünü bölümde ise Topçu ve Güngör'e ahlâki lider olarak öğretmen nitelikleri incelenmiştir. Araştırma nitel araştırma olup doküman analizi yöntemi kullanılmıştır. Alanyazın çalışması süresince yurt içi ve yurt dışı kapsamlı bir literatür taraması yapılmış olup Topçu ve Güngör'ün eserlerinin tamamından yararlanılarak veriler elde edilmiştir. Bu verilerin analizinde ise içerik analizi kullanılmış, temalar/başlıklar ve alt temalar belirlenmiştir. Çalışmada Topçu ve Güngör'ün ahlâki liderlik görüşleri "ahlâki liderlik kavramsal çerçevesi"yle analiz edilmiştir. Bu analizde: Liderlik, ahlâk, eğitim ve kültür-medeniyet temaları/başlıkları belirlenmiştir. Çalışmanın son başlığında ise Topçu ve Güngör'ün eğitim kurumlarındaki tecrübelerinde, sosyal hayattaki yaşayışlarında ve eserlerindeki görüşlerinden hareketle "eğitimde ahlâki lider olarak öğretmenin sekiz niteliği" tespit edilmiş olup sırasıyla: Meslek ahlâkına sahip olmak, liyakat sahibi olmak, âlimlere saygı duymak, itidalli (ölçülü) olmak, vatan sevgisine sahip olmak, hoşgörülü olmak, öğretmenlikte kadının değerini bilmek ve sanatı mesleğe yansıtmak. Bu sekiz unsur derinlemesine incelenerek bilimsel çalışmalarla da desteklenmiştir. Yapılan tez çalışmasının bu özgün yönleriyle din eğitimi bilimine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
4-6 yaş Kuran kursu öğreticilerinin öğretim yöntem ve teknikleri konusundaki görüşleri
Bu araştırma, Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan öğreticilerin öğretim yöntemleri konusundaki görüşlerini ortaya koymak ve kurslarda karşılaşılan sorunların tespit edilmesi amacıyla nitel araştırma yöntemi ve durum çalışması deseni kullanılarak yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Samsun İl Müftülüğü bünyesinde bulunan 4-6 yaş Kur'an kurslarında görev yapan 37 öğretici oluşturmuştur. Veriler 20.11.2020-20.02.2021 tarihleri arasında yarı yapılandırılmış form kullanılarak yazılı olarak toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde betimsel analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonucunda çalışmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun 35-41 yaş aralığında olduğu belirlenmiştir. Araştırmada elde edilen bulgulara göre öğreticilerin sırasıyla drama yöntemi, eğitsel oyun tekniği ve anlatım yöntemini kullandığı tespit edilmiştir. Araştırmaya katılan 4-6 yaş Kur'an Kursu öğreticilerinin çoğunluğunun öğretim yöntemlerinin kullanımı konusunda kendisini yeterli görmediği ve geliştirmesi gerektiğine inandığı belirlenmiştir. Öğrenci merkezli yöntemleri yeterince kullanamadıklarını ifade eden öğreticilerin bu durumu öğrenci özelliklerine bağlı problemler, okul yapısına dair problemler, araç ve gereç sıkıntısı, öğretim yöntemleri konusunda yeterli donanıma sahip olmama gibi nedenlere dayandırdığı belirlenmiştir.
Gençlerin Tanrı algısı bağlamında yaşadıkları inanç sorunları ve kendi çözüm önerileri
Tanrı algısı, insanın hayata bakışını, kişiliğini, anlam arayışını, mutluluğunu olumlu veya olumsuz yönde etkileyen önemli faktörlerden biridir ve insanın dine karşı tutumunu, pozisyonunu ve bakış açısını belirleyen en önemli temel düşünce ve kurucu unsurdur. Gençler benimsediği Tanrı inancının inceliklerini zihinsel olarak kavramak ve bunları yaşanan hayat ile bağdaştırmak isterler. Bu sebeple hayat felsefesinin temelini oluşturan Tanrı inancını, soru süzgecinden geçirmektedirler. Bu aşamada zaman zaman bazı şüpheler ve buna bağlı olarak sorunlar yaşayabilmektedirler. İnanç söz konusu olunca yaşanan problemler ne sadece Tanrı algısı bağlamında yaşanan sorunlardır ne de bu sorunları sadece üniversite gençleri yaşamaktadır. Ancak bilimsel derinlik oluşturabilme hassasiyetiyle çalışmamız Tanrı algısı ve gençlik kavramlarıyla sınırlandırılmıştır. Tanrı algıları, bu algılara bağlı olarak gelişen inanç yönelimleri ve bu yönelimlerin toplumda sorun olarak algılanması ile ilgili literatür incelendiğinde sorunu bizzat yaşayan baş aktörler olan gençlerin sorunlara çözüm üretme aşamasında yapılan çalışmalardan uzak tutulmaları bir eksiklik olarak gözlenmiştir. Bu durum araştırmamızın yapılmasına ilham vermiştir. Sorun tespit aşamasında fikirlerine başvurulan gençlerin çözüm aşamalarında dışarıda tutulmaları ülkemizde de benimsenen bir yaklaşım olan öğrenci merkezli eğitim yaklaşımının kabul gördüğü ortamlar açısından sıkıntılı bir durumdur. Amacımız gençleri toplumdaki her türlü yozlaşmanın kaynağı olarak görüp, değersizleştirme alışkanlığından vazgeçilmesi gerektiği kaygısıyla, onların görüşlerinin de önemli olduğu ve Tanrı algıları bağlamında yaşadıkları inanç sorunlarını çözmede aktif, istekli ve başarılı olabilecekleri yönündeki tezimizle literatüre katkı sunmaktır. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın teorik kısmını oluşturan birinci ve ikinci bölümünde gençlik dönemi gelişim alanları, inanç kavramı, gençlik dönemi inanç eğitimi, gençlerin Tanrı algıları ve Tanrı algılarına bağlı olarak yaşadıkları inanç sorunları sebepleriyle ve yönelimleriyle birlikte ele alınmıştır. Çalışmanın üçüncü bölümünde, Tanrı Algısına Bağlı Olarak Yaşanan İnanç Sorunlarını Çözme Ölçeği (TAİSÇÖ) güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapılarak ölçek geliştirilmiştir. İstatistiksel değerlendirmede iç tutarlılık katsayısı, madde-toplam puan korelasyon katsayıları, açıklayıcı faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yakınsak geçerlilik analizi hesaplanmıştır. Doğrulayıcı faktör analizinde 28 maddelik versiyonun yeterli uyum gösterdiği, iç tutarlılık analizinde Cronbach's alpha kaysayısının 0,935 olduğu saptanmıştır. Ölçek teolojik ve manevi çözümler, kolektif (yardımlı) çözümler, dışsal/çevresel çözümler ve bilişsel/akılcı çözümler olmak üzere dört faktörlü bir yapıya sahiptir. Çalışmanın son bölümünde ise Ondokuzmayıs ve Samsun Üniversitelerinde lisans ve lisansüstü düzeyinde eğitim gören 586 öğrenciye yüz yüze anket uygulanmıştır. Cevaplayıcıların Tanrı algısı bağlamında yaşanan inanç sorunlarını çözme, Tanrı algısı ve sosyo-demografik özellikleri arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur.
Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin mesleki motivasyon kaynakları
İnsanın hem gündelik hem de çalışma hayatında motivasyon çok önemli bir yere sahiptir. Özellikle iş hayatında çalışanlardan en yüksek düzeyde verim alabilmek için işverenler tarafından önemsenmesi gereken ciddi bir konudur. Çünkü düşük motivasyona sahip çalışanlardan elde edilecek verim de düşük olacaktır. Bu durum her iş alanında geçerli olduğu gibi öğretmenlik mesleği için de geçerlidir. Motivasyonu düşük öğretmenlerin uyguladığı eğitim uygulamalarının kalitesi istenen düzeyde olmayacaktır. Bu durumda yapılacak iyileştirmeler ve alınacak tedbirlerle öğretmenlerin motivasyonu yükseltilerek eğitimde kalitenin artması sağlanabilir. Bu araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığına ait ilkokul ve ortaokul kurumlarında görev yapan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenlerinin motivasyon kaynaklarının neler olduğunu tespit etmektir. Bununla birlikte araştırma içerisinde öğretmenlerin demografik değişkenler açısından aralarında anlamlı farklılıklar olup olmadığı ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın evrenini 2021-2022 eğitim-öğretim yılında Ankara ilinin merkez ilçelerinde bulunan kamu okullarının ilk ve ortaokul kademelerinde görev yapan 1291 Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmeni oluşturmaktadır. Bu evren içerisinde ulaşılması gereken örneklem sayısı ise 296 olarak belirlenmiştir. Belirlenen örnekleme, "Kişisel Bilgi Formu" ve "Öğretmenlerin İş Motivasyonu Ölçeği" uygulanmıştır. İlgili form ve ölçek Google Forms üzerine aktarılmış daha sonra online platformlar aracılığıyla katılımcılara ulaştırılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS veri seti programından yararlanılmıştır. Katılımcılardan elde edilen verilerin analizinde parametrik analiz teknikleri olan T-testi, ANOVA ve Pearson Korelasyon analizi teknikleri uygulanmıştır. Yapılan analizler neticesinde öğretmenlerin motivasyon kaynaklarının güç faktörü açısından görev yaptıkları okullara göre; inanç faktörü açısından medeni durumlarına göre, güç faktörü açısından okullarındaki eğitim şekline göre, teşvik faktörü açısından öğrenim durumlarına göre aralarında anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonucuna bakıldığında ise tüm değişkenler arasında pozitif yönde ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca öğretmenlerin motivasyon kaynağı olarak belirttikleri en yüksek puan ortalamasına sahip faktörün inanç faktörü en düşük ortalamaya sahip faktörün ise güç faktörü olduğu görülmüştür.
İmam hatip okullarında kurum kültürü (Kastamonu ili örneği)
Bu çalışmada; Kastamonu ili imam hatip liselerinde ve imam hatip ortaokullarında görev yapan öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarındaki kurum kültürüne ilişkin görüşleri ve algıları ele alınmıştır. Bu nedenle imam hatip okullarındaki kurum kültürünü inceleyerek bu okulların gelişmesine katkı sağlaması, daha verimli çalışmanın imkan ve şartlarının oluşturulmasına yardımcı olunması amaçlanmıştır. Araştırmada nitel yöntem çoklu durum deseni kullanılmıştır. Bu çalışmada Kastamonu ilindeki öğretmen ve yöneticilerin imam hatip okullarıyla ilgili görüşlerini incelemek ve ortaya koymak amacıyla 44 katılımcıyla mülakat yapılmıştır. Mülakat yoluyla elde edilen veriler, Nvivo12 programı kullanılarak kodlanmış, kategori ve temalar oluşturulmuştur. Araştırma sonucunda araştırmaya katılan öğretmen ve yöneticilerin görüşleri, okul değerleri ve kimliği, kurumsal işleyiş ve uygulamalar, motivasyon ve okula bağlılık başlıklarında ele alınmıştır. Okul değerleri ve kimliği; imam hatip okullarından beklentiler, imam hatip okullarına bakış, iletişim ve sosyal ilişkiler, okul-sosyal çevre ilişkileri, manevi iklim ve ahlaki değerler, öğretmen eğitimi ve yeterliliği olarak altı başlıkta değerlendirilmiştir. İmam hatip okullarında kurumsal işleyiş ve uygulamalar; demokratik yönetim ve katılım, işbirliği, destek ve güven, okulun personel yeterliliği, yönetici özellikleri ve uygulamaları, okul içi uyum ve okul başarısı olarak altı başlıkta ortaya konmuştur. İmam hatip okullarında motivasyon ve okula bağlılık; bireysel ve örgütsel faktörler olarak ele alınmıştır. Öğretmenin mesleğini ve öğrencileri sevmesi, görevin yapılış amacı, verilen emek, beklentiler ve beklentilerin karşılanması, öğretmen ve yöneticilerin motivasyon ve okula bağlılığını etkileyen bireysel faktörler olarak; motivasyon ve okula bağlılığı etkileyen örgütsel faktörler ise yöneticilerin tutumu ve yaklaşımları, gönül bağı ile örülmüş sıcak bir ortam, çevresel-dış faktörler olarak değerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarının imam hatip okullarındaki okul kültürünün daha iyi anlaşılmasına ve bu okullarda kurum kültürünün geliştirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Araştırma sonunda sonuç ve önerilere yer verilmiştir.
Okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının uygulanabilirliği ve veli görüşleri (Çorum örneği)
Bu araştırma okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori eğitim yaklaşımının uygulanabilirliği probleminden hareketle okul öncesi din ve değerler eğitiminde Montessori yaklaşımının kuramsal çerçevesini ve Montessori materyallerinin okul öncesi din ve değerler eğitimine uyarlanmasını ele almıştır. Çalışmamız Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında gerçekleştirilen uygulama etkinliklerinin sonucunda çocukların kazanımlarına ilişkin veli gözlemlerine dayalı, yarı yapılandırılmış mülakat tekniği ile elde edilen verilerle Montessori yaklaşımı ile üretilen din ve değerler alanına ait materyallerin 4-6 Yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde ne derece etkin olduğu ve Montessori modelinin 4-6 yaş Kur'an Kurslarında din ve değerler eğitiminde uygulanabilirliğinin tespitini amaçlamıştır. Araştırmamızın çalışma grubu Çorum ili Hz. İbrahim Camii 4-6 Yaş Kur'an Kursu Din ve Değerler Eğitimi Montessori Sınıfında eğitim gören öğrencilerin velilerinden oluşmaktadır. İlgili kursta 2021-2022 eğitim-öğretim döneminde eğitim gören 90 öğrenciden oluşan Montessori sınıfında eğitim almış 35 öğrencinin velisi ile mülakat yöntemi kullanarak araştırma yapılmıştır. Her bir katılımcıya K1 (Kadın Katılımcı Bir), K2 (Kadın Katılımcı İki)… (E1 (Erkek Katılımcı Bir) E2 (Erkek Katılımcı İki)… şeklinde kodlar verilmiştir. Bu kodlarla amaçlanan katılımcı görüşlerinin araştırma metnine aktarılması sağlanmasıdır. Katılımcılarla görüşmeler sözlü iletişim şeklinde yapılmıştır. Bu teknik ile hedeflenen amaç için sistematik bilgi toplanılmış aynı zamanda görüşmeci tarafından ihtiyaç duyulduğu anda ek sorularla istenilen bilgilerin eksiksiz toplanması sağlanmıştır.
Sosyal bilişsel öğrenme kuramı bağlamında din görevlilerinin dini-ahlaki rol modelliği
Bu nitel çalışmada din görevlilerinin dini-ahlaki rol modelliği, sosyal bilişsel öğrenme kuramı bağlamında ele alınmıştır. Samsun ili ve ilçelerinde Diyanet İşleri Başkanlığı'na bağlı camilerde görev yapan imam hatiplerin ve müezzin kayyımların rol modelliğinin, cami cemaati tarafından nasıl algılandığı analiz edilmiştir. Çalışma iki ana bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde sosyal bilişsel öğrenme kuramı, İslam eğitim geleneğinde model yoluyla öğrenme ve dini-ahlaki bir rol model olarak din görevlisi konuları, doküman incelemesi tekniğiyle ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde ise 2023 yılında 46 kişiyle yapılan mülakat verilerinden yola çıkarak, din görevlilerinin cami cemaati tarafından rol model olarak nasıl algılandığı anlaşılmaya çalışılmıştır. Katılımcıların ifadeleri, temalar ve bu temaların altında konumlanan kodlar, tablolar halinde gösterilmiştir. Daha sonra bu temalar ve kodlar analiz edilip, kuramdan da faydalanılarak yorumlanmış ve bazı çıkarımlara ulaşılmıştır. Katılımcıların 10'u bir din görevlisini geçmişte rol model almıştır veya şu anda almaktadır. Rol model alınan din görevlileriyle ilgili, tüm katılımcılar tarafından vurgu yapılan en önemli kodun "iletişim" olduğu görülmüştür. Katılımcılara göre din görevlilerinin çoğu rol model olamamaktadır. Din görevlilerinin rol model olamamasında etkili olan faktörler; kişisel faktörler, cami merkezli faaliyetler, cami dışı faaliyetler ve kurumsal faktörlerdir. En çok ifade edilen tema ise kişisel faktörler ve bu faktörlerin içinde yer alan memuriyet zihniyeti, söz-davranış uyumsuzluğu, iletişimde zayıflık, kişilik, bilgi ve donanım eksikliğidir. Son olarak katılımcılar, başarılı ve etkili bir rol model din görevlisinde bulunması gereken özellikleri ifade etmişlerdir. En çok ifade edilen kodlar sırasıyla iletişim, dini bilgi/donanım ve söz-davranış uyumudur. Sonuç olarak sosyal bilişsel öğrenme kuramının katılımcı ifadeleri ile uyuştuğu, din görevlilerinin cami cemaatine göre rol model olamadığı ve rol model alınmadığı saptanmıştır. Katılımcıların, din görevlilerinin asli sorumlulukları olan namaz, ezan, hutbe ve vaaz gibi konulardan çok kişisel özelliklerle ilgili yorumlar yapmaları, çalışmanın en dikkat çekici ve en önemli bulgusudur.
Ortaokul öğrencilerinde dini kavramların algılanmasına yönelik bir değerlendirme
Bu araştırma ortaokul öğrencilerinin dini kavramlara ilişkin algılarını incelemeyi ve değerlendirmeyi amaçlamakta olup, olgubilim ekseninde nitel bir araştırmadır. Araştırma 2023-2024 yılında tipik durum örnekleme ile belirlenen Çorum ili Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu'ndaki 5, 6, 7. ve 8. Sınıf öğrencileri ile yapılmıştır. Veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme soruları oluşturulmuş, ortaokul öğrencilerin dini kavramlarla ilgili görüşlerini değerlendirmek ve ortaya koymak amacıyla 42 katılımcıyla mülakat yapılmıştır. Elde edilen veriler araştırmacı tarafından analiz edilmiştir. Araştırmada ortaokul öğrencilerine Allah, ahiret, peygamber, dua, vahiy, helal-haram, şehitlik, iman- İslam, mahşer, tasavvuf, ihsan, kader-takdir, zekât-sadaka, sünnet, sünnetullah ve tevekkül kavramları hakkında sorular sorulmuştur. Mülakat sonucunda elde edilen veriler analiz edilerek kavramlara ait sorulara göre üç farklı kategoride ayrı başlık halinde değerlendirilmiştir. Gelişim koşulları imkânı dâhilinde öğrencilerin verdiği cevapların başka benzer veya farklı durumların anlaşılıp değerlendirilmesi bakımından yol gösterici olacağı düşünülmektedir. Elde edilen bu verilere göre din eğitiminde dini kavramların algılanmasına yönelik uygulamalar genişletilmeli helal-haram, şehitlik, iman- İslam, mahşer gibi kavramlara da yer verilmesi gerektiği söylenebilir.
Cumhuriyetin ilk yıllarındaki din dersi kitaplarının din eğitimi politikaları açısından değerlendirilmesi
Bu çalışma 1928 yılında devlet eliyle yayınlanan ilköğretim ve köy okullarının belli sınıflarında din dersi kitabı olarak okutulan "Cumhuriyet Çocuğunun Din Kitabı" din eğitimi anlayışı açısından değerlendirilmiştir. Bu amaçla kitapların sahip olduğu içerik, üslub, dil ve yöntem konuları ele alınmıştır. İncelenilen kitaplardaki tercih edilen konularda dönemin ne tür siyasî etkilerinin olduğu araştırılmıştır. Ayrıca konuların işlenişindeki yaklaşım, materyal seçimi, amaçlanan hedefler ve o günün politik tercihlerinin din eğitimine etkisi ele alınmıştır. Cumhuriyet'in ilk dönemi dikkate alınarak din eğitiminin geçirdiği evreler analiz edilmiştir. Geçmişten geleceğe Türkiye Cumhuriyeti din eğitimi serüveninin ilk adımlarını tespit etmek, bugünlere nasıl gelindiği hakkında fikir vermektedir. Ek olarak, din eğitimi müfredatının içeriğinin şekillenmesinde devletin o dönemdeki din ve eğitim ilişkisine nasıl yaklaştığı, 3. 4. ve 5. sınıflarında din dersi kitabı olarak okutulan Abdülbaki Gölpınarlı'nın kaleme aldığı kitapların Osmanlıca yayınlanan ilk baskılarının dijital nüshası baz alınarak din eğitimi açısından incelenmeye çalışılmıştır. Bu çalışma kapsamında çocukların, içinde bulunduğu savaş sonrası ortamda gelecek yönetimlerini doğru ve anlamlı bir şekilde yapabilmeleri, dönem hükümetlerinin planladığı ve uygulanmaya başladığı inkılapları anlayıp yaşayabilmeleri, arzulanan vatandaş profiline ulaşabilmeleri ve ülkeyi kalkındıracak ekonomik hamleleri ziraatta, zanaatta, ticarette gerçekleştirebilmeleri amacıyla din eğitimi deslerinin içine rasyonel, laik ve milliyetçi bir zemine oturtulduğu görülmüştür. Bu çalışma kapsamında karakter ve kişiliğin iç dinamikler tarafından yönlendirilmesi nedeniyle çocukların mevcut durumlarını ve gelecekte yapacaklarını doğru ve anlamlı bir şekilde yorumlayabilmelerinin yapı taşlarından birinin din eğitimi olduğu vurgulanmıştır. . Okullarda din eğitiminin erken yaşlarda verilmesi, karakter eğitiminin sistemli, sürekli ve ilerici olmasını sağlamak için önemli bir çaba ve unsurdur. Cumhuriyetin ilk dönemini zihniyet ve tutum açısından daha sonraki yıllara da etki eden irdelemenin amacı, gelecek yıllardaki din eğitimi faaliyetlerine ışık tutmaktır.
Çocuğun manevi gelişim ve eğitiminde ailenin rolü
Bu çalışmanın amacı, çocuğun manevi gelişim ve eğitiminde ailenin rolünün incelenmesidir. Bu araştırma, nitel yöntemde tasarlanmıştır. Araştırmada desen olarak durum çalışması benimsenerek amaçlı örneklem çeşitlerinden kartopu örnekleme metodundan faydalanılmıştır. Veriler, Çorum Merkez İlçesi'nde yaşayan demografik özellikleri farklı, en az bir çocuğu, anaokulu-ilkokul veya ortaokulda öğrenci olan 30 aile ile yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak toplanmıştır. Betimsel analiz yöntemi ile yapılan çözümlemeler sonunda; maneviyatla ilgili iki temel görüşün olduğu izlenmiştir. Bunlardan birincisi, maneviyatın (sevgi, saygı, hoşgörü, ahlak, zeka, vicdan, merhamet, vb.) evrensel değerlerin ön planda tutulduğu görüştür. İkinci görüş ise, maneviyatın evrensel değerler olmakla birlikte bunun ancak din eğitimiyle yapılabileceği görüştür. Araştırmada tüm ailelerin de çocuğun manevi eğitiminin ailede başlaması konusunu önemsediği görülmüştür. Yapılan çalışmada sadece bir aile maneviyat hakkında hiçbir dini kavram kullanmamıştır. Diğer 29 ailenin, dini değerlerin alanın uzmanı olarak yetiştirilmiş öğreticiler tarafından desteklenmesi konusunda hemfikir oldukları görülmüştür. Ailelerin, manevi eğitimin desteklenmesi noktasında, MEB ya da diyanet ve özel kurumların yetkisi hakkında farklı görüşe sahip oldukları gözlenmiştir. Araştırmamızı biz çoğunluğun bakış açısına göre Din Eğitimi perspektifinde değerlendirdik. Araştırmaya katılan ebeveynlerin yaş ortalamasına göre yaşı küçük olan ebeveynlerin yaşı büyük olan ebeveynlere oranla iletişim noktasında çocuklarıyla daha fazla etkileşim halinde oldukları görülmüştür. Bunun da çocuğun manevi gelişimine olumlu yansıdığı gözlenmiştir. Araştırmada çocuklarının manevi yönden eksik kaldığını düşünen ailelerin, MEB'i sorumlu tuttukları görülmüştür. Araştırmada eğitimci ailelerin, çocuklarının maneviyat eğitimine diğer meslek gruplarındaki ailelere oranla daha fazla özen gösterdikleri tespit edilmiştir. Araştırmada, kitap okuyan ailelerin, çocuğun manevi gelişim ve eğitimi konusundaki hassasiyetlerini anlatmada etkili ifadeler kullandıkları gözlenmiştir. Araştırmada sonuç olarak, ailelerin tamamının çocuğun maneviyat eğitiminin ailede başlaması düşüncesine sahip oldukları, bu eğitimin uygulanmasıyla çocuğun hal ve hareketlerine yansıdığı, çocuğun manevi yapısının algısına ve yaşına bağlı olarak geliştiği gözlenmiştir.
Korunmaya muhtaç çocukların dini sorularının içerik açısından analizi
Bu çalışma, korunmaya muhtaç çocukların din görevlilerine yönelttikleri dini soruları tespit etmek ve bu soruları temalar çerçevesinde içerik analizi yöntemiyle incelemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırma, nitel yöntem kapsamında yürütülmüştür. Veri toplama sürecinde, Çorum ilinde korunmaya muhtaç çocuklara yönelik manevi danışmanlık ve rehberlik hizmeti sunan Diyanet İşleri Başkanlığı personeli arasından seçilen 8 kişiyle yarı yapılandırılmış mülakatlar yapılmıştır. Elde edilen veriler, araştırmacı tarafından içerik analizi yöntemiyle değerlendirilmiştir. Görüşme formunda yer alan sorular, din görevlilerinin kurumda yürüttükleri faaliyetler ile bu süreçte çocukların kendilerine yönelttikleri dini soruları belirlemeye; ayrıca çocukların demografik ve psikolojik özelliklerinin bu soru içeriklerine etkisini tespit etmeye yönelik olarak hazırlanmıştır. Elde edilen veriler doğrultusunda, korunmaya muhtaç çocukların inanç ve metafizik, dini yaşantı ve pratikler, insanlar arası ilişkiler, günah kavramı ekseninde, dört ana tema etrafında dini sorular yönelttikleri tespit edilmiştir. Bu temalar, daha derinlemesine analiz yapılabilmesi amacıyla alt başlıklara ayrılmıştır. Soruların, çocukların demografik ve bilhassa psikolojik durumlarına göre anlamlı farklılıklar gösterdiği belirlenmiştir. Allah, kader ve aile gibi konularla ilgili yöneltilen sorular, çocukların içinde bulundukları ruhsal ve sosyal duruma dair dikkat çekici ipuçları sunmaktadır. Ayrıca, korunmaya muhtaç çocuklara yönelik hizmet sunan manevi danışmanların görüşleri doğrultusunda, kurumda sunulan manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetinin yeterliliği değerlendirilmiştir. Diyanet İşleri Başkanlığı ile Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı arasında yürütülen iş birliğinin, kurumda bulunan çocuklara sunulan manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetlerinde önemli gelişmeler sağladığı ve mevcut imkanların bu iş birliği sayesinde güçlendirildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu sürecin henüz oldukça yeni olması nedeniyle bazı eksikliklerin bulunduğu da tespit edilmiştir. Bu aksaklıkların giderilmesine yönelik iyileştirme önerileri sunulmuş; manevi danışmanlık ve rehberlik hizmetinin daha etkili hale getirilmesi ve yeniden yapılandırılmasına ilişkin çeşitli öneriler geliştirilmiştir. Gelecekte gerçekleştirilecek çalışmaların bu öneriler doğrultusunda ilerlemesi durumunda, korunmaya muhtaç çocuklara yönelik din hizmetinde anlamlı gelişmeler yaşanabileceği ve bu sayede söz konusu çocukların karşı karşıya kaldığı fırsat eşitsizliklerinin azaltılmasına katkı sağlanabileceği sonucuna ulaşılmıştır.