Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Bekdemir
11 theses · Erzincan Binali Yıldırım University
Altıncı sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerinin incelenmesi
Bu çalışmanın amacı ilköğretim altıncı sınıfta okuyan öğrencilerin Matematiksel Modelleme (MD) süreç becerilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden öğretim deneyi (Teaching experiment) kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Doğu Anadolu Bölgesinin nüfus açısından yüksek olan bir ilin bir ilçesindeki bir ortaokulda öğrenim gören toplam 22 (10 kız, 12 erkek) altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcıların hepsi aynı şubede öğrenim görmektedirler. Çalışma gurubu, kolay ulaşılabilir örnekleme kuralına uygun olarak belirlenmiştir. Matematiksel modelleme etkinliği bir pilot ve bir gerçek uygulama olmak üzere iki aşama şeklinde üç hafta 12 ders saatinde gerçekleştirilmiştir. Veriler sınıf içi gözlem notları, öğrencilerin çalışma kâğıtları, video kayıtları ve videoların yazıya dönüştürülmesi yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde; betimsel ve içerik analizi kullanılmıştır. Bu çalışma sonucunda; öğrencilerin MD etkinlikleri sürecinde ileri sürdükleri görüşlerin bir veriye veya gözleme dayanmadığı görülmektedir. Yine bu süreçte daha önceden öğrendikleri sembol, kural ve işlemleri etkili bir şekilde kullandıkları hatta önceden öğrenmedikleri sembol, kural ve işlemleri kendilerince ürettikleri görülmektedir. Son olarak, MD etkinliği sürecinde öğrencilerin, farklı matematiksel modeller ileri sürdükleri fakat model oluşturmadan önceki basamaklar olan kabullerde bulunma ve elde edilen modelin gerçek hayatta geçerliliğini test etme sürecinde yetersizliklere sahip oldukları görülmektedir.
Oran-orantı konusunun öğretiminde ters yüz sınıf modelinin etkisinin incelenmesi
Bu çalışmada ters yüz sınıf modelinin yedinci sınıf "oran-orantı" konusunda Yenilenmiş Bloom Taksonomisi' ne göre öğrencilerin alt ve üst düzey öğrenmelerine etkisini incelemek ve model hakkındaki öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini Doğu Karadeniz Bölgesi' nde bulunan nüfus açısından küçük bir ilin, sosyo-ekonomik durumu ve akademik başarısı düşük-orta düzeyde olan bir ilçe ortaokulunda iki farklı şubede bulunan toplam 36 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile deney ve kontrol grubu belirlenmiş, deney grubuna pilot uygulama dâhil beş hafta boyunca ters yüz sınıf modeli uygulanmıştır. Kontrol grubunda ise aynı sürede Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen öğretim programına göre dersler alışılmış yöntemlerle yürütülmüştür. Araştırmanın nicel bölümünde yarı deneysel desenlerden kontrollü ön-test ve son-test modeli kullanılmış, veriler Yenilenmiş Bloom Taksonomisi' ne göre beşi alt düzey, yedisi üst düzey bilişsel basamaklarda bulanan ve toplam 12 sorudan oluşan matematik başarı testi ile toplanmıştır. Nitel veriler ise beş açık uçlu sorudan oluşan öğrenci görüş formu ile toplanmış ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırma sonunda deney ve kontrol grubunun alt düzey sorulardan elde ettiği başarı puanları bakımından aralarında anlamlı bir fark bulunamamıştır. Fakat deney ve kontrol grubunun üst düzey sorulardan elde ettiği başarı puanları bakımından aralarında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Deney grubu öğrencilerinin görüşlerine göre modelin matematik dersine bakış açısını olumlu bir şekilde etkilediği, ders başarısını ve derse katılımı artırdığı, modeli diğer derslerinde de kullanmak istedikleri ve modelin en beğenilen yönünün eğlenceli etkinlikler yapabilmek olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Ortaokul öğrencilerinin matematik kaygı düzeylerini azaltmak için gerçek sınıf ve okul ortamında bir uygulama
Çalışmanın temel amacı, matematik kaygısına sahip olan öğrencilerin gerçek sınıf ve okul ortamlarında matematik başarılarını artırma uygulamasıyla matematik kaygı düzeylerinin azaltılıp azaltılmayacağını araştırmaktır. Matematik kaygısıyla ilgili alan yazın incelendiğinde yapılan araştırmaların çoğunda tarama yönteminin kullanıldığı görülmektedir. Bu çalışmada farklı olarak eylem araştırması yöntemi kullanılarak gerçek okul ortamında bir uygulama gerçekleştirilmiş ve değerlendirmeler yapılmıştır. Araştırma 2018/2019 eğitim öğretim yılının birinci döneminde Doğu Anadolu Bölgesi'nin orta ölçekli bir ilinde sosyo-ekonomik yönden ve akademik başarı seviyesi açısından zayıf olan bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Uygulama sekiz hafta sürmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu altıncı sınıf öğrencileri ve bu öğrenciler arasındaki matematik kaygı düzeyi en yüksek olan iki öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veriler; matematik kaygı ölçeği, e-okul ders notları, il geneli deneme sınavları sonuçları, araştırmacı gözlem ve günlük notları ve yapılandırılmış görüşmeler ile toplanmıştır. Nicel verilerin çözümlenmesinde puanlar standart z-puanına dönüştürülmüş, sonrada bu z puanları grafik üzerinde yorumlanmıştır. Nitel veriler ise betimsel analiz kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Son olarak nicel ve nitel verilerden elde edilen sonuçlar beraber yorumlanmıştır. Buna göre, uygulama sonunda iki öğrencinin de matematik ders başarılarının arttığı görülmüştür. Öğrencilerden birinin matematik kaygı düzeyinin azaldığı diğer öğrencinin ise kaygı puanının artarken düzeyinin değişmediği görülmüştür. Sonuç olarak matematik başarısı artırıldığında matematik kaygısının azaltılabileceği görülmüştür. Bunun yanı sıra öğrencilerin matematik ders başarısındaki artış matematikle doğrudan veya dolaylı ilişkisi olan fen bilimleri ve sosyal bilgiler derslerindeki başarıya da olumlu anlamda katkı sağlamaktadır. Bu çalışma matematik ders başarısı artırılarak, kaygı ve yetersizlik duygusu gibi tutumların değiştirilebileceği ve böylece başarısızlık, yetersizlik ve kaygı arasındaki döngünün olumlu yönde kırılabileceğiyle ilgili delil sunmaktadır.
Yedinci sınıf öğrencilerinin matematiksel modelleme becerilerinin incelenmesi
Bu araştırmada, gündelik yaşamlarını temel alan iki Matematiksel Modelleme (MM) durum/problemler aracılığı ile yedinci sınıf öğrencilerinin MM becerilerinin değerlendirilmesi hedeflenmiştir. Araştırmanın örneklemini 2020-2021 eğitim öğretim yılında öğrenim gören sosyo-ekonomik bakımdan gelişmemiş bir köy okulunun 16 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Öncelikle günlük yaşamlarında çözüme kavuşturmak istedikleri durum/problemler öğrencilerle görüşme ve sınıf içi tartışma yapılarak belirlenmiştir. Sonra bu durum/ problemlerden ikisi öğrencilerin ilgi ve istekleri dikkate alınarak araştırmacı tarafından MM uygulamasına dönüştürülmüştür. Bu çalışma 3 hafta /21 ders saatinde küçük grup çalışması ve büyük sınıf tartışmasıyla tamamlanmıştır. Çalışma, nitel yaklaşımla tasarlanmış olup etkileşimli desenler kapsamında bulunun özel durum çalışmasıdır. Veriler; öğrenci gruplarına ait çalışma kâğıtları, sınıf içi gözlem notları, öğrencilerle yapılan görüşmeler, video kayıt ve transkriptleri yardımıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde araştırmacı tarafından ortaya konulan ve MM döngü basamaklarından "Anlama", "Basitleştirme", "Matematikselleştirme", "Matematiksel Çalışma", "Yorumlama-Geçerlik" ve "Sunma" alt becerileri ve bunlara ait göstergeleri ortaya koyan bir şablon kullanılmıştır. Bu şablon kullanılarak veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Sonuç olarak öğrenci grupları, "Otantik" MM uygulamalarında aktif ve sürekli katılımcı olmuşlardır. MM uygulamaları sürecinde bazı öğrenciler MM durumunu küçük alt problemlere dönüştürmüşlerdir. Süreçte birçok taslak modeller oluşturmuşlar ve bunları matematiksel olarak revize etmişlerdir. Ayrıca bu modelleri bağımsız olarak ele almış ve bunları birleştirme çabasında bulunmamışlardır. Son olarak birçok matematiksel kavram, kural ve genellemelerin yanında sınırlıda olsa müfredat dışı bazı matematiksel kavram, kural ve genellemeleri kullandıkları görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda araştırmacılara ve öğretmenlere önerilerde bulunulmuştur.
Matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme hakkındaki düşüncelerinin incelenmesi
Bu çalışmada matematik öğretmenlerinin matematiksel model ve matematiksel modelleme ve uygulamaları hakkındaki düşünceleri incelenmiştir. Araştırma 2020-2021 eğitim-öğretim yılı, bahar yarıyılında Türkiye'nin her bölgesindeki Milli Eğitime bağlı devlet ve özel kurumlarda görev yapan matematik öğretmenleriyle yürütülmüştür. Araştırmada açımlayıcı karma yöntemi kullanılmıştır Veriler; "Matematiksel Modelleme Ölçeği (MMÖ)", ''Matematiksel Modelleme Görüşleri Formu (MMGF)'' ve yarı yapılandırılmış görüşme yoluyla toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler içerik analizi ve betimsel analize tabi tutulmuştur. Yapılan analizler sonucunda, öğretmenlerin çoğunun matematiksel model ve matematiksel modelleme bilgi ve düşüncelerinin yeterli düzeyde olmadığını fakat matematiksel modelleme süreciyle ilgili düşüncelerinin olumlu olduğu görülmüştür. Yine öğretmenler; matematiksel modellemenin öğrenciler için önemli olduğunu, sınıf içinde haftada en az bir kere uygulayarak yeterli uygulama tecrübesine sahip ve diğer öğretim yöntemlerinden zor olmadığını düşünmektedir. Son olarak matematik öğretmenlerinin matematiği modelleme kavramı ile matematiksel modelleme kavramlarını birbirilerinin yerine kullandıkları görülmüştür.
Farklı ülkelerdeki matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme ve matematiği modelleme hakkındaki görüşlerinin incelenmesi
Bu çalışmada farklı ülkelerdeki matematik öğretmenlerinin matematiksel modelleme ve matematiği modelleme kavramları hakkındaki görüşleri incelenmiştir. Araştırmaya 2022 yılında görev yapmakta olan Türkiye, Almanya, Romanya, Ukrayna, Danimarka, Polonya, İsveç, Ürdün, Bosna Hersek, Hollanda ve Finlandiya'dan toplam 58 öğretmen katılmıştır. Araştırma nitel yaklaşımla tasarlanmış durum çalışmasıdır. Çalışmanın verileri "Matematiksel Modelleme Değerlendirme Anketi (MMDA)", "Doküman incelenmesi" ve "Görüşme formu" yolu ile toplanmıştır. Doküman incelemesi ile öğretmenlerden derslerinde kullandıkları matematiksel modelleme örneği ile ders kitaplarında bulunan matematiksel modelleme örneği istenmiştir. Yapılan araştırmalar sonucunda çoğunluğu Türkiye'den olmak üzere öğretmenlerin genelinin yaptıkları tanımlarla veya derslerindeki matematiksel modelleme örnekleriyle matematiksel modelleme yerine matematiği modellemeyi kullandıkları görülmüştür. Yine Almanya'dan katılan öğretmenlerin görüşleri, matematiksel modelleme hakkında yaptıkları tanımlamalar, derslerinde kullandıkları örnekler ve ders kitaplarından yükledikleri örnekler göz önüne alındığında diğer ülkelerdeki öğretmenlere göre farklılaştığı görülmüştür.
Altıncı sınıf öğrencilerinin uzamsal yetenekleri ve geometrik görevlerde kullandıkları uzamsal dil ve stratejilerinin incelenmesi
The aim of the research is to investigate the sixth-grade students' spatial abilities and spatial language and strategies used in geometrical tasks. The method of the study was the mixed research methods. As a method, convergent parallel design from the mixed research methods was used. The participants of the study were selected by the convenience sampling method. Quantitative data were collected on math test results, Spatial Ability Test (SAT) and C-test. quantitative data were collected on building 3D objects with Lego implication. In data analysis, quantitative data were used with simple and partial correlation analyzes and the analysis of qualitative data was carried out with content analysis. As a result of this study, a moderate, positive, and significant relationship was found between mathematical performance, language proficiency and spatial ability scores. Not seeing the construction stages of the object, being persistent in trying, communicating effectively are the important factors that positively affect the success in the geometrical task. Again, the control strategy was found to be one of the key strategies that boosts task success. It is recommended to teachers that in the geometric tasks to be done in the classroom, observing the construction stages of the object, being persistent in trying, and establishing effective communication stand out as important factors for students' success in geometrical tasks.
Matematik öğretmenlerinin matematik dersinde kullanılan kavram karikatürleri hakkındaki bilgi ve düşüncelerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmada matematik öğretmenlerinin matematik dersinde kullanılan kavram karikatürleri hakkındaki bilgi ve düşüncelerinin değerlendirilmesi için geçerli ve güvenilir bir ölçek geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada kesitsel tarama (survey) yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın katılımcılarını 420 matematik öğretmeni ile 100 ilköğretim matematik öğretmen adayı olmak üzere toplam 520 kişi oluşturmaktadır. Çalışmada kavram karikatürlerinin (KK) genel özellikleri temel alınarak 5' li Likert tipinde 34 maddelik ölçek oluşturulmuş ve geçerlik-güvenirliği sağlanmıştır. Bu ölçek matematik öğretmenleri tarafından cevaplandırılmıştır. Cevapların toplam puanlarından oluşan veri seti ile sırasıyla Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) ve Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) yapılarak ölçeğe son hali verilmiştir. Sonuç olarak "Matematiksel Yetkinlik", "Üst Düzey Düşünme Becerileri", "Kavramsal Anlama", "Şekil ve Tasarım", "Alternatif Fikirler" alt faktörlerinden oluşan 5' li Likert tipinde 23 maddelik geçerli-güvenilir bir Kavram Karikatürleri Değerlendirme Ölçeği (KKDÖ) elde edilmiştir. Bu KKDÖ matematik öğretmen ve/ya adaylarının KK hakkındaki bilgi ve düşüncelerinin değerlendirilmesi için kullanılabilir. Bununla birlikte KKDÖ, KK'nin temel özelliklerinin ortaya konulmasına katkı sağlayabilir.
EBA eğitim platformu ve matematikle düşünen sınıflar destekli ters yüz öğrenme modeliyle altıncı sınıf matematik dersinde bir eylem araştırması
Bu çalışmanın amacı altıncı sınıf matematik dersinde diğerlerinden farklı bir Ters Yüz Öğrenme Modeli (TYÖM) uygulayarak sınıf dışı ve sınıf içi çalışmaları geliştirmektir. Bu amaca uygun olarak gerçek bir eğitim ortamında uygulanan TYÖM örneğinin öğrencilerin başarı, tutum ve kaygılarına etkisini incelemek, TYÖM grubunun sınıf dışı ve sınıf içi çalışmalardaki durumlarını ortaya koymak ve uygulanan modelle ilgili öğrenci ve öğretmen görüşlerini belirlemek hedeflenmiştir. Araştırma, 2022-2023 eğitim-öğretim yılının güz döneminde araştırmacının görev yaptığı okulda eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. TYÖM grubunu ilçe merkezinde yer alan İmam Hatip Ortaokulunun 6. sınıfındaki 12 öğrenci, kontrol gruplarını ise beldede bulunan İmam Hatip Ortaokulunda iki ayrı 6. sınıftaki toplam 44 öğrenci oluşturmuştur. Uygulama iki hafta pilot ve 14 hafta asıl olmak üzere toplam 16 hafta sürmüştür. TYÖM grubunun sınıf içi çalışmalarında Matematikle Düşünen Sınıflar (MDS) teorik çerçevesi ve sınıf dışı çalışmalarında Eğitim Bilişim Ağı (EBA) kullanılmıştır. Kontrol grupları ise matematik öğretim programına göre normal öğretimlerine devam etmişlerdir. Veriler başarı testi, tutum ve kaygı ölçeği, öğrenci görüş formu, öğretmen görüş formu, sınıf dışı çalışma değerlendirme formu, sınıf içi gözlem formu, ses kayıtları ve EBA Raporlar bölümünden elde edilmiştir. Başarı, tutum ve kaygıyla ilgili verilerin analizinde Friedman ve Kruskall Wallis H testi kullanılmıştır. Öğrencilerin sınıf dışı ve sınıf içi çalışmalardaki durumları betimsel istatistiklerle ifade edilmiş, öğrenci görüşleri ise betimsel analize tabi tutulmuştur. Araştırmanın sonuçlarına göre TYÖM grubu öğrencilerinin matematik başarısı kontrol gruplarından anlamlı düzeyde yüksek çıkarken, tutum ve kaygı puanları farklılaşmamıştır. Uygulama sürecinde TYÖM grubu öğrencilerinin sınıf dışı çalışmalara katılımının orta düzeyde ve süreç ilerledikçe azalma eğiliminde olduğu belirlenmiştir. MDS teorik çerçevesiyle yürütülen sınıf içi etkinliklerde öğrencilerin verilen düşünme görevlerinin çok büyük bir bölümünü başarıyla tamamladıkları, süreç içinde bilgi hareketliliklerini geliştirdikleri ve öğretmenden bağımsız çalışarak kendi öğrenmelerinin sorumluluğunu daha fazla aldıkları belirlenmiştir. Öğretmen ve öğrenciler ise TYÖM uygulamalarından genellikle memnun olduklarını belirtmişlerdir. Ayrıca bu araştırmada ortaya konan özgün TYÖM uygulamasıyla öğrencilerin sınıf içi etkinliklerde bilgi eksikliklerini işbirlikçi bir şekilde telafi edebildiği ve modelin öğretmene nispeten daha az iş yükü getirdiği sonucuna varılmıştır. Bu sebeple bu araştırmada tasarlanan TYÖM'ün uygulanabilir ve özellikle başarı açısından etkili olduğu ifade edilebilir.
Anne ve babanın matematik kaygısının öğrencinin matematik kaygısı ve başarısı üzerine etkisi
Bu çalışmanın iki temel amacı bulunmaktadır. İlk amaç; öğrencinin cinsiyeti, sınıf düzeyi, annenin ve babanın eğitim durumu ile öğrencinin ödev yaparken kimden yardım aldığına göre öğrencilerin matematik kaygısı ve başarılarının anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemektir. İkinci amaç ise ebeveynlerin matematik kaygısının öğrencilerin matematik kaygısı ve başarısı üzerindeki doğrudan ve/veya dolaylı etkisini yapısal bir model aracılığıyla değerlendirmektir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama deseni kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini uygun örnekleme yöntemiyle Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan orta ölçekli bir il merkezindeki beş devlet ve bir özel okuldan seçilen 5, 6 ve 7. sınıflarda öğrenim gören toplam 372 öğrenci ve ebeveynleri oluşturmaktadır. Veriler Velilere Yönelik Matematik Kaygı Ölçeği, öğrenciler için Matematik Kaygısı Ölçeği ve Matematik Başarı Puanları aracılığıyla toplanmıştır. Elde edilen veriler Bağımsız Örneklemlerde T testi, Tek Yönlü Varyans analizi ve Yapısal Eşitlik Modellemesi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin matematik başarıları cinsiyet ve sınıf düzeyine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Ancak kız öğrencilerin matematik kaygı düzeyleri, erkek öğrencilere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Anne ve baba eğitim düzeyine göre öğrencilerin matematik başarı puanları anlamlı düzeyde farklılık gösterirken, öğrencilerin kaygı düzeylerinde anlamlı bir farklılık gözlenmemiştir. Ödev yaparken yardım alınan kaynağa göre öğrencilerin matematik başarıları anlamlı biçimde farklılaşırken kaygı düzeylerinde anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ebeveynlerin eğitim düzeyi arttıkça kendi matematik kaygı düzeylerinin azaldığı belirlenmiştir. Ayrıca annelerin matematik kaygısı, babalara kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek bulunmuştur. Öğrencilerin matematik kaygısı ile başarıları arasında negatif yönlü ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki tespit edilmiştir. Ebeveynlerin matematik kaygısının öğrencilerin matematik başarısını doğrudan etkilemediği, ancak öğrencinin matematik kaygısı aracılığıyla dolaylı olarak negatif yönde etkilediği görülmüştür. Bu çalışmada yalnızca anne ve babaların etkisi ele alınmıştır. Gelecekte yapılacak araştırmalarda öğrencilerin matematik kaygısını etkileyebilecek abi, abla, kardeş ve akran gibi diğer çevresel faktörlerin de yapısal modeller aracılığıyla incelenmesi önerilmektedir.
Matematiksel yaratıcılığın matematik başarısı üzerindeki aracı rolü: Ortaokul öğrencileriyle bir yapısal eşitlik modeli
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarını açıklamada aile geliri ile anne ve baba eğitim yılı gibi sosyoekonomik değişkenlerin rolünü bütüncül bir bakış açısıyla incelemektir. Bu kapsamda, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarının sınıf düzeyi ve cinsiyet gibi bireysel değişkenler ile ailenin eğitim ve ekonomik düzeyi gibi çevresel değişkenlere göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiş ve aile geliri, anne ve baba eğitim yılı ile matematiksel yaratıcılığın matematik başarısı üzerindeki doğrudan ve dolaylı etkileri yapısal bir model aracılığıyla ortaya konulmuştur. Araştırma, değişkenler arası ilişkileri incelemeye yönelik ilişkisel tarama deseninde yürütülmüştür. Örneklem, Doğu Anadolu Bölgesi'nde bir il merkezinde, farklı sosyoekonomik düzeylere sahip üç devlet okulundan küme örnekleme yöntemiyle seçilen 398 ortaokul öğrencisinden oluşmaktadır. Veriler, öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerini belirlemek amacıyla Matematiksel Üretkenlik Testi ve matematik başarılarını belirlemek amacıyla her sınıf düzeyi için geliştirilen çoktan seçmeli Matematik Başarı Testleri kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde betimsel istatistikler, korelasyon analizi, grup karşılaştırmaları için MANOVA/ANOVA ve değişkenler arası doğrudan ve dolaylı ilişkilerin incelenmesi amacıyla Yapısal Eşitlik Modellemesi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları, matematiksel yaratıcılık ile matematik başarısı arasında pozitif, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki bulunduğunu göstermiştir. Cinsiyete göre kız öğrencilerin matematiksel yaratıcılık düzeylerinin erkek öğrencilere kıyasla anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu, matematik başarısının ise cinsiyete göre anlamlı biçimde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Sınıf düzeyi açısından matematiksel yaratıcılığın anlamlı biçimde farklılaşmadığı, matematik başarısında ise özellikle beşinci sınıf lehine anlamlı farklılıklar olduğu görülmüştür. Ailenin eğitim ve ekonomik düzeyi yükseldikçe öğrencilerin matematiksel yaratıcılık ve matematik başarılarının anlamlı biçimde arttığı belirlenmiştir. Yapısal eşitlik model sonuçları, matematiksel yaratıcılığın matematik başarısının güçlü ve anlamlı bir yordayıcısı olduğunu ve bazı sosyoekonomik değişkenlerin matematik başarısı üzerindeki etkilerinin matematiksel yaratıcılık aracılığıyla dolaylı olarak güçlendiğini ortaya koymuştur. Sonuç olarak, matematiksel yaratıcılığın ortaokul öğrencilerinin matematik başarısında önemli bir rol oynadığını vurgulamakta ve matematik öğretiminde yaratıcı düşünmeyi destekleyen öğrenme ortamlarının özellikle sosyoekonomik açıdan dezavantajlı öğrenciler için yaygınlaştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.