Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Karataş

14 theses · Dicle University, Tokat Gaziosmanpaşa University, Fırat University, İnönü University

DoctorateOpen AccessTR

Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin Tuhfe-i Mustafâviyye fî Beyân-ı Kapudanân-ı Devlet-i Aliyyesi'nin transkripsiyon ve değerlendirilmesi

Osmanlı denizcilik tarihi, Osmanlı tarihinin en önemli bölümlerinden birini oluşturmaktadır. Osmanlı denizcilik tarihinin ise lokomotifi kaptanıderyalardır. Nitekim kaptanıderyalar denizcilik faaliyetlerinin merkezinde olup, faaliyetleri yöneten kişilerdir. Denizlerdeki ilerlemeler kaptanıderyaların başarılarına bağlıdır. Bu çalışmada kaptanıderyaların hayatını anlatan, Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin Tuhfe-i Mustafâviyye fî Beyân-ı Kapudanân-ı Devlet-i Aliyye adındaki eserinin transkripsiyon ve değerlendirmesi yapılmıştır. Eser'de kuruluşundan 1704 yılına kadarki tüm Osmanlı kaptanıderyalarının hayatları anlatılmaktadır. Kaptanıderyaların hayatları anlatılırken dönemlerindeki denizlerde yaşanan olaylar da detaylı bir şekilde anlatılmıştır. Dolayısıyla eserde kaptanıderyaların hayatlarıyla beraber Osmanlı denizcilik tarihi ile ilgili önemli bilgiler de bulunmaktadır. Bu eserle ilgili yapılan değerlendirmede Osmanlı öncesi İslam Devletleri ve Osmanlı Devleti'nde denizcilik faaliyetleri genel hatlarıyla anlatılmıştır. Ayrıca Şehrîzâde Mehmed Saîd Efendi'nin hayatı ve eserleri, eserin biçimsel özellikleri anlatılmış ve eser özetlenmiştir.

DenizcilikDenizcilik tarihiKaptanıderya+2
Davut Adlığ
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Ankara Sancağı'nda modern eğitim kurumları (1865-1920)

Bu çalışmada, Osmanlı modernleşme dönemindeki eğitim-öğretim faaliyetlerinin Ankara Sancağı'ndaki yansımaları ana kaynaklar ışığında incelenmektedir. Çalışma, giriş bölümünün akabinde dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş kısmında modernleşme kavramına değinilerek modern eğitimin genel çerçevesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Aynı zamanda Ankara'nın coğrafi konumu, Ankara adının kaynağı ve Ankara'nın ilkçağdan Osmanlı'nın yıkılışına kadarki târihî yapısı bu kısımda özetlenmiştir. Birinci Bölümde; Osmanlı Devleti'ndeki sıbyan mektepleri, medreseler ve ilk yenileşme döneminde açılan mektepler ile Tanzimat dönemi ve sonrası sivil temel eğitim (ibtidâî), rüşdiyeler, idâdîler, sultânîler, dârülmuallimîn, dârülmuallimât ve mesleki mektepler olmak üzere Osmanlı eğitim sistemi ana hatlarıyla açıklanmıştır. İkinci bölümde; Ankara Sancağı'nda kurulan maârif idâresi ve maârif meclisleri ile sancak dâhilindeki temel (ibtidâî) eğitim hakkında detaylı bilgi verilmiştir. Üçüncü bölümde; Ankara Sancağı'nda temel eğitim dışındaki rüşdî, idâdî, sultânî, dârülmuallimîn (ibtidâî ve rüşdî), dârülmuallimât, ıslahhâne, sanayi mektebi, numune çiftliği, ziraat ve çoban mektebi, dârüleytam, jandarma mektepleri ayrıntılı bir şekilde ele alınmıştır. Dördüncü bölümde; Ankara Sancağı'ndaki Gayrimüslim ve yabancı devletler tarafından açılan mektepler hakkında bilgi verilmiştir. Sonuç bölümünde ise Tanzimat döneminden itibaren Osmanlı Devleti'nde modern eğitim kurumlarını açmak için üretilen gerekçe ve politikaların Ankara Sancağı'na etkisinin neler olduğu saptanmaya çalışılmıştır.

AnkaraEğitimEğitim kurumları+5
Abdullah Cengiz
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

399 nolu Çermik şer'iyye sicilinin 1.-119. sayfalarının transkripsiyonu ve değerlendirmesi

Yaptığımız Bu Çalışmada H.1328 -1330 (M.1910-1912) Yıllarını Kapsayan Dönemde Çermik'in Sosyo- Ekonomik ve Kültürel Durumuna Işık Tutmaya Çalıştık.

Diyarbakır-ÇermikOsmanlı DevletiOsmanlı Dönemi+5
Ramazan Dalgın
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

399 nolu Cermik Şer'iyye sicili'nin transkripsiyonu ve değerlendirilmesi (H.1330-1336/ M.1912-1918)

Tarih, genel olarak rivayetler, destanlar ve geçmiş dönemdeki insanlardan günümüze intikal eden bulguların mantıksal bir çerçevede değerlendirilmesi sonucunda yazılırken, Şer'iyye Sicilleri, tarihi somut verilere dayandırıp, gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlayan önemli kaynaklardandır. Çermik, 399 nolu Şer'iyye sicillinden de anlaşılacağı üzere Müslümanların, Hristiyanların ve kısmen de olsa Yahudilerin huzur ve güven içinde yaşadığı bir yerdir. Bir bakıma Osmanlı Devleti'nin sosyal yapısını örnekleyen bir şehir konumundadır. Çermik'te farklı dinlere mensup kişiler farklı mahallelerde yaşamış, sosyal ve ekonomik açıdan da oldukça sıkı ilişkiler içinde olmuşlardır. Müslümanlar genellikle ziraat, askerlik, tarım ve hayvancılık işleriyle uğraşırken; Hıristiyan dinine mensup olanlar ise ticaret ve sanat gibi ekonomik faaliyetler ile uğraşmışlardır. Bu çalışmamada 1330-1336(1912/1918) yılları arasında Çermik kazasının mahalleleri, köyleri, sosyal yapısı, ekonomik faaliyet alanları, o dönemde yaygın olarak kullanılan şahıs adları, şehir, kaza ve köylerde yaşayan dini gruplar ve bunlar arasındaki sosyal ilişkiler yansıtılmaya çalışılmıştır.

Diyarbakır-ÇermikOsmanlı tarihiSosyoekonomik durum+2
Mehmet Yangın
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye ve Letonya temel eğitim sistemlerinin karşılaştırılması

Bu çalışma ile Türkiye ve Letonya temel eğitim sistemlerinin incelenip iki ülke temel eğitim sistemleri arasında karşılaştırma yapılması amaçlamıştır. Bu yüksek lisans tez çalışması altı bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm olan giriş bölümünde araştırmanın problem durumu, problem cümlesi, alt problemleri, amacı, önemi, sayıltıları, sınırlılıkları ve tanımları, ikinci bölüm olan kavramsal çerçevede karşılaştırmalı eğitim, karşılaştırmalı eğitimin tarihçesi, karşılaştırmalı eğitimin amacı, karşılaştırmalı eğitimin faydaları, üçüncü bölümde araştırmanın yöntem kısmında araştırmanın modeli, verilerin toplanması ve analizi, dördüncü bölümde Letonya ve Leton temel eğitim sistemi ile ilgili bilgiler, beşinci bölümde Türkiye ve Türk temel eğitim sistemi ile ilgili bilgiler ve son olarak da altıncı bölümde de iki ülke temel eğitim sistemlerinin karşılaştırılması ele alınmış ve buradan hareketle ulaşılan bilgilerle genel bir değerlendirme yapılmıştır. Araştırma kapsamında eğitimin yanında Türkiye ve Letonya ile ilgili nüfus, kültürel, politik yapılar gibi farklı alanlar ile ilgili bilgiler de verilmiş ve bu yapıların o ülkenin temel eğitimine olan etkileri de incelenmiştir. Bu çalışma nitel araştırma yöntemlerinden biri olan doküman inceleme yöntemi ile hazırlanmıştır. Araştırma kapsamında konu ile ilgili birçok yerli ve yabancı doküman incelenmiştir. İnceleme sonucunda da dokümanlardan elde edilen bilgiler doğrultusunda iki ülke temel eğitim sistemleri karşılaştırmalı eğim sistemi disiplini dahilinde karşılaştır. Çalışmanın sonucunda Türkiye ile Letonya temel eğitim sistemi arasında başta öğretmen özellikleri olmak üzere, istikrarlı ve nitelikli bir eğitim yapısı, öğrencilere sağlanan sosyal hizmetler, okulların donanımı, öğretmen başına düşen ideal öğrenci sayıları, mahalli idarelerin eğitime verdiği destek, okullardaki denetim birliği gibi konularda önemli farklılıkların olduğu görülmüştür.

Hüseyin Bayan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenliği ve sınıf öğretmenliği adaylarının vatandaşlık tutumları

Bu çalışmanın amacı sosyal bilgiler eğitimi ve sınıf eğitimi öğretmen adaylarının iyi vatandaş, devletin sorumlulukları ve kadınların politik ve sosyal hakları gibi vatandaşlıkla ilgili kavram ve konulara ilişkin tutumlarını ve onların seçime ait, politik ve sivil katılım boyutlarında geleceğe yönelik katılım isteklerini belirleyen farkındalıkları ve tutumları tespit etmektir. Bu amaç doğrultusunda, İstanbul ilinde bulunan bir devlet üniversitesinde öğrenim gören sosyal bilgiler eğitimi ve sınıf eğitimi öğretmen adayı toplam 170 öğrenciden oluşmaktadır. Çalışma grubunun 76'sını (%44,7) sosyal bilgiler eğitimi öğretmen adayı, 94'ünü (%55,3) sınıf eğitimi öğretmen dayları oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Uluslararası Eğitim Değerlendirme Kurumu (International Association for the Evaluation of Education) tarafından geliştirilen Mısırlı-Özsoy (2010) tarafından uyarlanan veri toplama aracı kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vatandaşlık eğitimi, sosyal bilgiler eğitimi, sınıf eğitimi, öğretmen adayları.

Aday öğretmenlerSosyal bilgilerSosyal bilgiler dersi+3
Mehmet Umut Akbakla
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Namık Kemal'in tiyatro eserlerinin sosyal bilgiler öğretim programında yer alan değerler bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada Namık Kemal'in tiyatro eserlerinin Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan değerler bağlamında incelenmesi esas alınmıştır. Namık Kemal'in üç farklı dönemde yazmış olduğu: Vatan Yahut Silistre, Kara Bela, Celaleddin Harzemşah isimli eserler ile Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan değerleri karşılaştırmak ve doküman incelemesi yöntemiyle inceleyip içerik analiz yaklaşımıyla analiz edip ortaya koymak amaçlanmıştır. Aynı zamanda Namık Kemal'in eserlerinde işlediği değerlerde inceleme, irdeleme ve yorumlama yaparak Sosyal Bilgiler öğretim programında yer alan değerlerin öğretimine katkı sağlamak amaçlanmıştır. Araştırmada nitel bir çalışma olup tarama modelindedir. Araştırma verileri, doküman incelemesi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Çalışmanın dokümanları: Vatan Yahut Silistre, Kara Bela ve Celaleddin Harzemşah'tır. Toplanan veriler nitel veri analizi yaklaşımı olan içerik analiz yaklaşımı kullanılarak analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Eserlerde geçen değerler tanımlanmış olup veriler değerler eğitimi açısından incelenmiştir. İncelemeye ilişkin bulgular örnek metinler ile tablolar halinde gösterilmiştir. Eserlerde yer alan değerlerin sıklığı karşılaştırmalı tablo halinde verilmiştir. Bu şekilde eserlerde yer alan değerler ile programda yer alan değerlerin ne boyutta örtüştüğü tespit edilmiştir. Çalışmada elde edilen veriler frekans, yüzde ve karşılaştırmalı çapraz tablo ile açıklanmaya çalışılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre edebi eserlerin değerler eğitimine katkı sağlayacağı gözlemlenmiştir. Araştırmanın, Namık Kemal'in eserlerinde geçen sıklıkla değindiği değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasında ve değerler eğitimine katkı sağlaması konusunda faydalı olacağı düşünülmektedir. Sosyal Bilgiler dersinde yer alan değer eğitimi kapsamında kaynak olacağına inanılmaktadır. Anahtar Kelimeler: Değer, Değerler Eğitimi, Sosyal Bilgiler, Tiyatro

Değerler eğitimiEdebi eserlerNamık Kemal+5
Neslinur Soydan Cımbız
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tokat'ta ortaokulda öğrenim gören Afganistanlı öğrencilerin eğitimde yaşadığı sorunlar

Bu çalışma, Tokat il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören Afganistanlı öğrencilerin eğitimde yaşadığı sorunlarını belirlemek amacıyla, 2018-2019 eğitim-öğretim yılında Tokat ili merkezde ortaokulda öğrenim gören 105 Afganistanlı öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan verilere göre 2018-2019 yılında Tokat Merkez'de öğrenim gören ilköğretim ve orta öğretim yabancı uyruklu öğrenci sayısı 982'dir. Afganistan uyruklu öğrencilerin sayısı 639 kişidir. Sadece ortaokulda öğrenim gören Afganistan uyruklu öğrenci sayısı ise 209'dur. Çalışmada, araştırmacı tarafından ortaokulda öğrenim gören Afganistan uyruklu öğrencilerin eğitimde yaşadıkları sorunları belirlemeye yönelik 30 soruluk anket hazırlanmış ve uygulanmıştır. Veriler SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. Verilerin istatistiksel değerlendirilmesinde ,05 hata düzeyi dikkate alınmıştır. Çalışmada; Afganistan uyruklu öğrencilerin sorunları eğitim başta olmak üzere, ailenin geçim durumu, evin genel durumu, komşuluk, sosyal çevreye uyum, sağlık durumu, Türkçeyi konuşmada ve anlamada yaşanılan güçlükler, dışlanma, çocuk işçiliği, aile yapısı, kardeşlerle anlaşabilme durumları araştırılmıştır. Çalışmanın Afganistan uyruklu öğrencilerin sorunlarına ve beklentilerine yönelik olması nedeniyle önemli bir çalışma olarak düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Mülteci, Afganistan, Öğrenci, Ortaokul

AfganistanEğitimEğitim sorunları+3
Turan Arslan
Tokat Gaziosmanpaşa University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş dünit ile üretilen kendiliğinden yerleşen harçların durabilite özellikleri

Bu çalışmada mineral katkı malzemesi olarak dünit ve silis dumanı kullanılarak harçlar üretilmiştir ve harçların normal kür ve %10 magnezyum sülfat çözeltisi ortamlarındaki performansları araştırılmıştır. Bu bağlamda %5,%10,%15,%20,%25,%30 dünit ikameli ve %5D+%25S, %10D+%20S, %15D+%15S, %20D+%10S, %25D+%5S dünit ve silis dumanı ikameli karışımlar üretilmiştir. Kontrol numunesi ile birlikte toplam 12 seri harç numunesi hazırlanıp farklı kür süreleri ile şehir şebeke suyu ve %10 magnezyum sülfat çözeltisinde bekletilmiştir. Numunelerin tüm kür sürelerindeki eğilmede çekme ve basınç dayanımları ölçülüp numunelerin bozulmaları da gözlemlenmiştir. Çalışma sonucunda normal kürde bekletilen numunelerde en yüksek dayanımı %5 dünit içeren numunelerin sağladığı görülmüştür. MgSO4çözeltisinde bekletilen numunelerde eğilmede çekme dayanımlarının ve basınç dayanımlarının arttığı gözlemlenmiştir

Sena Saraç
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Betonarme binalarda perde boyut ve yerleşiminin yapay arı kolonisi algoritması ile optimizasyonu

Son yıllarda yapıların tasarımında performans kavramının öne çıkmasıyla, dayanıma göre tasarımın yanında şekil değiştirme esasına göre tasarım ilkeleri de önem kazanmıştır. Yapı güvenliği ve aşırı deplasmanların önlenmesine yönelik daha pratik yaklaşımlar sunan şekil değiştirmeye göre tasarım, yapıların yaptığı özellikle yatay deplasmanlar nedeniyle elemanların aldığı hasarların sınırlandırılmasını amaçlar. Kesit hasar sınırları yönetmelikçe ortaya konularak, yapının deplasman seviyesine göre performans sınıfları belirlenir. Bu tür yaklaşımlarda yapıda gerekli rijitliği sağlayarak fazla deplasmanların önlenmesini sağlayan en önemli elemanlardan biri perde elemanlardır. Tasarım sırasında gerekli rijitliği sağlayan, bina güçlendirmede ise az maliyetli ve kolay uygulanabilir yöntemlerden olan perde tasarımının, her projede istenen performansı sağlayacak şekilde en düşük maliyetle uygulanması amaçlanmalıdır. İstenen deplasman düzeyini sağlayan ve burulmaya neden olmayan perde yerleşimiyle ilgili, genel kriterler olmakla birlikte en ekonomik çözümün aranması gereklidir. Muhtemel onlarca seçeneğin karşılaştırılması uzun süreler alacağından optimizasyon yöntemleri kullanarak istenen performansı sağlayan en ekonomik çözüm tespit edilmelidir. Bu sebeple bu çalışmada "Yapay Arı Kolonisi Algoritması" (YAK) kullanılarak binaya uygulanacak perdelerin yerleşiminin tespiti için "Ekonomik Perde Yerleşim Optimizasyonu" (e-PYO) adlı Visual Basic tabanlı bir program üretilmiştir. Program algoritmasına göre; muhtemel tüm çözümler taranarak, makul çözümler arasından en düşük maliyetli çözümü bulmak amacıyla, YAK algoritması ile seçilen perde kombinasyonları binanın SAP2000 modeline işlenerek X ve Y yönlerindeki kat deplasmanları üzerinden binanın performansı incelenerek optimizasyon yapılmaktadır. Seçilen perde kombinasyonları SAP2000'in "Açık Uygulama Programlama Arayüzü" (Open Application Programming Interface, OAPI) modülü ile modele işlenmekte ve analiz sonrası veriler okunmaktadır. Program perde yerleşimlerini aks sistemine bağlı olarak yapmakta olup en fazla her iki yönde 10 aksa sahip yapılara her iki yönde en fazla 9'ar adet perde yerleşimi yapabilmektedir. Bu çalışmada Sağlık Bakanlığı'na ait perde içermeyen tip hastane binası incelenmiş ve istenen performans düzeyi için gerekli perde duvarların yerleşimi tespit edilmiştir. Üretilen algoritma ile, tüm yerleşim alternatifleri taranarak en uygun perde yerleşimi kombinasyonunun hızlı bir biçimde tespit edilebildiği görülmüştür.

Abdurrahman Çelik
Fırat University
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Öğütülmüş bor atığı ve tunceli yöresi volkanik cüruf içeren kendiliğinden yerleşen alkali aktif harçların mühendislik özellikleri

Çimento üretiminde doğaya salınan karbondioksit miktarını azaltmak için çimento yerine atık malzemeler kullanılarak alkali aktif harç ve beton üretimi günümüzde oldukça ilgi çeken önemli bir çalışma konusudur. Bu tez çalışmasında Bor atığı, granüle yüksek fırın cürufu ve literatürde daha önce kullanılmayan Tunceli yöresi volkanik cürufu kullanılarak kendiliğinden yerleşen alkali aktif harç üretimi amaçlanmıştır. Deneysel çalışmanın ilk aşamasında bor atığının alkali aktif hamurda kullanılabilirliğini tespit etmek için %100 oranında bor atığı kullanılarak numuneler üretilmiştir. Daha sonraki aşamada bor atığı granüle yüksek fırın cürufu ve Tunceli yöresi volkanik cürufundan oluşan hamurlar üzerinden Na2SiO3/NaOH aktivatör oranı, kür sıcaklığı ve alkali çözelti/bağlayıcı oranı tespit edilmiştir. Kendiliğinden yerleşen alkali aktif harç üretimi için gerekli parametreler belirlendikten sonra 18 seriden oluşan harç karışımları hazırlanarak yayılma çapları belirlenmiştir. Üretilen prizmatik ve küp numuneler kullanılarak mekanik dayanım deneyleri gerçekleştirilmiştir. En yüksek basınç dayanımına sahip numuneler üzerinden durabilite deneyleri yürütülmüştür. Harç numunelerinin durabilitesi, donma-çözülme ve sülfat saldırısına karşı direnç, ağırlıkta meydana gelen değişiklikler, ultra-ses hızı ölçümü, basınç testi, taramalı elektron mikroskobu, enerji dağılımlı X-ışını spektroskopisi ve Fourier dönüşümü kızılötesi analizleriyle değerlendirilmiştir. Deneyler sonucunda, ikili ve üçlü karışımlardaki bor atığı oranının artışı mekanik dayanımlarda önemli oranda azalmalara neden olduğu tespit edilmiştir. Tüm karşımlar için, 60°C'de kür edilen numunelerden elde edilen mekanik dayanımlar, 100°C'de kür edilen numunelere göre oldukça yüksek sonuçlar vermiştir. Bor atığı içeren ikili karışımların durabilite deney sonuçlarına göre kullanılabilecek en büyük bor atığı oranının %10 olduğu tespit edilmiştir. Üçlü karışımlarda ise donma-çözülme için bor atığı oranının en fazla %5, sülfat etkisi altında ise en fazla %15 oranında kullanılabileceği belirlenmiştir.

Bor atığıGranüle cüruf
Merve Şahin Yön
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Diatomitin kendiliğinden yerleşen harçlarda puzolanik malzeme olarak kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu tez çalışmasında, kendiliğinden yerleşen harç (KYH) üretiminde diatomit ve uçucu kül katkılarının dayanım ve durabilite özellikleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. KYH'nin işlenebilirlik özellikleri mini çökme-yayılma ve viskozimetre deneyleriyle, mekanik ve dayanıklılık özellikleri ise eğilmede çekme dayanımı, basınç dayanımı, sülfat direnci ve donma-çözülme testleriyle değerlendirilmiştir. Toplamda 19 farklı karışım hazırlanmış ve her deney için üçer numune dökülmüştür. İkili karışımlarda Portland çimentosu %5, %10, %15 ve %20 oranlarında diatomit ile ikame edilmiştir. Üçlü karışımlarda ise toplam mineral katkı oranı %30'u aşmayacak şekilde düzenlenmiş; sabit diatomit miktarlarına (%5, %10, %15, %20) farklı oranlarda (%5, %10, %15, %20, %25) uçucu kül eklenmiştir. Sertleşmiş hal özellikleri 40x40x160 mm prizmatik ve 50x50x50 mm küp numunelerle analiz edilmiştir. Ayrıca yoğunluk, porozite, toplam su emme ve kapiler su emme testleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda, %5 diatomit içeren ikili karışımın ve %5 diatomit ile %5 uçucu kül içeren üçlü karışımın kontrol numunesine yakın dayanım ve dayanıklılık özellikleri sergilediği belirlenmiştir.

Büşra Karabulut
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Öğütülmüş atık nevşehir taşının kendiliğinden yerleşen harçta kullanılabilirliğinin araştırılması

Bu çalışmada, Nevşehir bölgesine ait volkanik tüf taşının öğütülerek kendiliğinden yerleşen harçlarda (KYH) mineral katkı malzemesi olarak kullanım potansiyeli araştırılmıştır. Çimento üretiminden kaynaklanan çevresel etkilerin azaltılması ve atık malzemelerin değerlendirilmesi amacıyla, portland çimentosu (PÇ) yerine ikili karışımlarda Nevşehir taşı tozu (NTT), üçlü karışımlarda ise NTT ve F tipi uçucu kül (UK) ikame edilmiş, bu karışımlardan elde edilen KYH'lerin taze ve sertleşmiş durumdaki dayanım ve durabilite özellikleri incelenmiştir. Deneysel çalışmada, toplam 8 seride döküm yapılmış ve her bir seride 13 farklı KYH karışımı hazırlanmıştır. Hazırlanan KYH numuneleri mini çökme-yayılma, viskozite, üç noktalı eğilme dayanımı, basınç dayanımı, toplam su emme, porozite, kapiler su emme, yüksek sıcaklık, donma-çözünme ve mikro yapı (SEM, EDS ve XRD) analizleri gibi deneysel testlere tabi tutulmuştur. Elde edilen sonuçlarda, NTT'nin %5-10 oranında çimento yerine kullanımı, işlenebilirlik ve dayanım özellikleri açısından en uygun aralık olarak belirlenmiştir. Bu oranlar aşılmadığı sürece, NTT içeren KYH'lerin geleneksel harçlara alternatif olabileceği değerlendirilmektedir. Ancak %15 ve üzeri NTT içeriğinin, gözenekliliği artırarak mekanik dayanımları ve durabiliteyi olumsuz etkilediği görülmüştür. Sonuç olarak, öğütülmüş atık Nevşehir taşının belirli oranlarda kullanımı, hem çimento tüketimini azaltarak çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayabilir hem de inşaat sektöründe ekonomik ve dayanıklı alternatif bağlayıcı sistemlerin geliştirilmesine olanak tanıyabilir.

Mustafa Demir
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığını seçen tıp hekimlerinin uzmanlık alanı hakkındaki değerlendirmeleri

Amaç: Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlığını seçen tıp hekimlerinin uzmanlık alanı hakkındaki değerlendirmeleridir. Materyal ve metot: Kesitsel ve tanımlayıcı araştırma türünde planlanan araştırma, araştırmacı ve etik uzmanları tarafından hazırlanan 36 soruluk anket formu ile Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde çocuk sağlığı ve hastalıkları alanında çalışan hekimlerle yüz yüze görüşülerek yapılmıştır. Çalışmada evrenin tamamına (39 kişi) ulaşılmıştır. İstatistik analizler IBM SPSS Statistics 26.0 kullanılarak yapılmıştır. Bulgular: Araştırmada hekimlerin uzmanlık alanına yönelik görüşlerinde cinsiyet değişkeninde göre anlamlı farklılık olmadığı, medeni durum değişkeninde bir, çocuk sayısı değişkeninde üç, unvan değişkeninde bir ifadede anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Hekimlerin uzmanlık alanı tercihlerinde çocuk sevgisinin öne çıktığı, yoğun çalışma ve aile iletişimlerinde zorluklar yaşadıkları, uzmanlık alanının toplumdaki imajının güçlü olmasının yanında cinsiyet temelli eşitsizliklerin kariyer ve kurum içi rol dağılımına etkisinin olduğu görülmüştür. Hekimlerin mesleklerini daha etkin biçimde icra edebilecekleri bir sistem talep etikleri, bu alanı seçmelerinde yalnızca rasyonel değil, duygusal, toplumsal ve mesleki dinamiklerin de etkili olduğu anlaşılmıştır. Hekimler uzmanlık eğitim sürecinin daha uygulamaya yönelik olması gerektiğini, eğitimin yalnızca bilgi aktarımından ibaret olmadığını; aynı zamanda sağlıklı bir kurum kültürü, etkili iletişim ve destekleyici sosyal ilişkilerle birlikte yürütüldüğünde daha nitelikli olabileceğini vurgulamışlardır. Sonuç: Araştırma kapsamında elde edilen bulgular, çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanlık eğitiminin yalnızca mesleki bilgi ve teknik beceri aktarımıyla sınırlı olmayan, aynı zamanda sosyal, kültürel, yapısal ve duygusal birçok boyutu barındıran multidisipliner bir süreç olduğunu ortaya koymaktadır. Uzmanlık eğitimi süresince karşılaşılan bireysel ve kurumsal zorluklar, yalnızca klinik görevlerini değil, aynı zamanda eğitimin yapısal bileşenlerinin ve sistemsel destek mekanizmalarının da gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.

Tuba Yıldırım Fırat
İnönü University · Institute of Health Sciences
2025
00

Other supervisors