Theses supervised by Prof. Dr. Mehmet Özbaş
12 theses · Erzincan Binali Yıldırım University
Ergenlerin algılanan anne baba tutumlarının benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş ile ilişkisinin incelenmesi
Psikoljik olarak sağlıklı, benlik saygısı yüksek ve kendilerini ifade edebilen bireylerin yetişmesinde olumlu anne baba tutumları oldukça önemlidir. Bireyin sosyal beceri ve kişiler arası ilişkilerinin gelişmesi, olumlu benlik saygısı geliştirmesi, kendine ve hayatına yönelik pozitif bir bakış açısına sahip olması ve yaşamında bir anlam oluşturabilmesi güven, sevgi ve paylaşıma dayalı bir aile ortamıyla sağlanabilir. Bu araştırmada amaç ergenlerin algılanan anne baba tutumlarının benlik saygısı ve psikolojik iyi oluş ile ilişkisinin incelenmesidir. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 öğretim yılında Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesinde, 11. ve 12. sınıflarda öğrenim gören toplam 486 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma verilerini elde etmek amacıyla Anne baba tutum ölçeği, Benlik Saygısı ölçeği, Psikolojik İyi Oluş ölçeği ve araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde SPSS 22 Paket Programından yararlanılmış, t-Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Korelasyon ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Verilerin yorumlanmasında p<.05 anlamlılık düzeyi kabul edilmiştir. Araştırmada ergenlerin algılanan anne baba tutumlarının ve benlik saygılarının psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkisinin anlamlı olduğu görülmüştür. Ergenlerin psikolojik iyi oluşları ile algılanan demokratik anne baba tutumları arasında pozitif yönlü (r=.46) anlamlı ilişki olduğu saptanmıştır. Algılanan koruyucu anne baba tutumları (r= -.27) ile algılanan otoriter anne baba tutumları (r= -.50) arasında negatif yönlü anlamlı ilişki olduğu bulunmuştur. Ergenlerin benlik saygıları ile algılanan demokratik anne baba tutumları arasında pozitif yönlü (r=.31) bir ilişki olduğu saptanmıştır. Algılanan koruyucu anne baba tutumları (r= -.10) ve algılanan otoriter anne baba tutumları (r= -.24) arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Ergenlerin benlik saygıları ile psikolojik iyi oluşları arasında (r=.46) pozitif yönlü anlamlı bir ilişki olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Araştırmada ergenlerin algılanan anne baba tutumları, psikolojik iyi oluşları ve benlik saygıları çeşitli değişkenler açısından ilişkileri incelenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre ergenlerin algılanan demokratik anne baba tutumları cinsiyet, gelir düzeyi, kardeş sayısı değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar göstermektedir. Ancak; ergenlerin algılanan anne baba tutumlarının sınıf, lise türü ve anne- baba öğrenim düzeyine göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Algılanan koruyucu anne baba tutumlarının, cinsiyet ve gelir düzeyine göre farklılaştığı ancak; sınıf, lise türü, anne-baba öğrenim düzeyi ve kardeş sayısı değişkenlerine göre farklılaşmadığı saptanmıştır. Algılanan otoriter anne baba tutumunun ise sadece cinsiyet ile ilişkisi olduğu bulunmuştur. Ergenlerin psikolojik iyi oluşlarının; yalnızca cinsiyet ile anlamlı ilişkisi olduğu saptanmıştır. Ergenlerin benlik saygılarının ise; lise türü, gelir düzeyi ve anne öğrenim düzeyine göre anlamlı olarak farklılaştığı; buna karşın cinsiyet, sınıf, baba öğrenim ve kardeş sayısı değişkenlerine göre farkın olmadığı görülmüştür. Yapılan bu çalışmanın farklı örneklemlerle çalışılması bu konu hakkında zengin bir literatür oluşmasına ve böylelikle yeni yorum ve görüşlere katkı sağlayacağı gibi, konu hakkında da farkındalık oluşmasına katkı sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Ergenlik Dönemi, Aile, Tutum, Algılanan Anne Baba Tutumu, Benlik Saygısı ve Psikolojik İyi Oluş
Üniversite öğrencilerinin bağlanma stilleriyle affetme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, üniversite öğrencilerinin bağlanma stilleriyle affetme düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu araştırma, ilişkisel tarama modelinde bir çalışmadır. Araştırmanın çalışma grubunu Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde 2016-2017 eğitim öğretim yılında öğrenim görmekte olan öğrenciler arasından küme örneklem yöntemiyle belirlenen 236'sı erkek (%39) ve 366'i kız (% 61) olmak üzere toplam 602 öğrenciden oluşmuştur. Araştırma grubunun yaş ortalaması 22'dir. Araştırmada veri toplama araçları olarak İlişki Ölçekleri Anketi, Heartland Affetme Ölçeği ve ayrıca katılımcıların aile gelir düzeyi, kardeş sayısı, anne baba eğitim seviyesi, algılanan akademik başarı seviyesi gibi sosyo-domegrafik özellikler açısından değerlendirilmesi için Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Elde edilen bilgiler Basit Korelasyon analizi, Regresyon analizi, Varyans Analizi, Çoklu Karşılaştırma Testleri (LSD), testleriyle ölçülmüştür. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre üniversite öğrencilerinin güvenli bağlanma stili ile genel affetme puanı ve affetme alt boyutları arasında pozitif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Korkulu bağlanma stili ile genel affetme puanı ve affetme alt boyutları arasında negatif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Üniversite öğrencilerinin bağlanma stillerinin, öğrencilerin affetme düzeyini anlamlı bir şekilde yordadığı görülmüştür. Bağlanma stilleri ile affetme düzeyinin demografik değişkenlerin bir kısmına göre anlamlı farklılık gösterirken bir kısmına göre de anlamlı bir farklılık göstermediği sonuçlar arsında yer almaktadır.
İlk ve ortaokullarda kaynaştırma eğitimi uygulamalarına ilişkin veli, yönetici ve öğretmen görüşleri (Sivas ili örneği)
Kaynaştırma eğitimi, özel gereksinimi akranlarıyla eğitim görmesine engel oluşturmayan bireylerin, her eğitim kademesinde mümkün olduğu kadar akranları ile aynı aktivitelere katılarak hayata hazırlanması sürecidir. Bu süreç bir ekip işi olmakla beraber, bu ekipte yer alan her birey (aile, yönetici, öğretmenler, kaynaştırma öğrencisi, ilgili uzmanlar) önemli olup bu kişiler ayrı görev ve sorumluluklara sahiptirler. Bu çalışmanın amacı, kaynaştırma eğitimi sürecinin önemli öğelerinden olan kaynaştırma öğrenci velilerinin, kaynaştırma eğitimi verilen okulların yöneticilerinin ve kaynaştırma eğitimine tabi öğrencisi bulunan öğretmenlerin kaynaştırma eğitimine yönelik görüşlerini incelemekle beraber bu görüşleri birlikte ele almaktır. Nicel araştırma yöntemi kullanılan bu çalışmada, ölçüt örnekleme tekniği ile belirlenen çalışma grubunda, Sivas İli Suşehri, Akıncılar ve Gölova ilçe merkezlerindeki ilk ve ortaokullarda kaynaştırma eğitimine tabi çocuğu olan 37 veli, bu okullarda görev alan 33 yönetici ile 55 öğretmen yer almaktadır. Araştırmacı tarafından hazırlanan "Veli Anket Formu (VAF)" velilere, "Yönetici Anket Formu (YAF)" yöneticilere ve "Öğretmen Anket Formu (ÖAF)" öğretmenlere uygulanmış ve bu anketlerden elde edilen verilerin analiz sonuçları frekans ve yüzde olarak belirtilmiştir. Mevcut araştırmanın sonuçlarına göre, kaynaştırma öğrenci velileri, yöneticiler ve öğretmenler tarafından kaynaştırma eğitimi yeterince bilinmemekte ve bu konuda doğru bilgiyi edinme noktasında sıkıntı yaşamaktadırlar. Ayrıca, katılımcı bu üç grup birbirleriyle istenilen seviyede iletişim kuramamakta ve bu durumun olumsuz sonucu olarak da kaynaştırma eğitiminden beklenilen başarı elde edilememektedir. Yöneticiler ve öğretmenler, kaynaştırma öğrenci velilerinin çocuğuna karşı ilgisiz olduğunu düşünmektedirler. Kaynaştırma öğrenci velileri ise yöneticileri ve öğretmenleri çocuğuna karşı ilgili görürken, rehber öğretmenlerin yeterince ilgili olmadığını düşünmektedirler. Kaynaştırma eğitiminin, kaynaştırma öğrencilerine pek çok olumlu katkısı olduğu konusunda kaynaştırma öğrenci velileri, yöneticiler ve öğretmenler hem fikir görünmektedir. Sonuç olarak, kaynaştırma eğitimi yeterince bilindiğinde ve tüm paydaşlar üzerine düşen görev ve sorumlulukları yerine getirdiğinde, bu eğitimden beklenen yüksek seviyedeki verim elde edilebilir. Anahtar Kelimeler: Kaynaştırma eğitimi, veli, yönetici, öğretmen.
Üniversite öğrencilerinin ebevenyleşme yaşantıları ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasındaki ilişki
Bu tez çalışmasında; üniversite öğrencilerinde ebevenyleşme yaşantıları ile psikolojik dayanıklılık düzeyleri arasında bir ilişkinin olup olmadığının incelenmesiamaçlanmıştır. Araştırmada model olarak ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklem grubunu 2017-2018 akademik yılında Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Eğitim Fakültesinde öğrenim görmekte olan 4104 öğrenci arasından tabakalı örneklem yöntemiyle belirlenen 160'ı erkek (%31,7) ve 344' ükadın (%68,3) olmak üzere toplam 504 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama araçları olarak, Ebeveynleşme Envanteri (EE), Psikolojik Dayanıklılık Ölçeği (PDÖ) ve araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler Bağımsız Gruplar t-Testi, Varyans Analizi, Pearson Korelasyon Analizi ve Basit Doğrusal Regresyon Analizi yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; üniversite öğrencilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerininyaş değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterirken; cinsiyet, kardeş sayısı, doğum sırası, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, algılanan sosyoekomik gelir ve yaşamın çoğunun geçirildiği yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin ebeveynleşme yaşantılarının yaş ve doğum sırası değişkenine göre anlamlı farklılıklar gösterirken; cinsiyet, kardeş sayısı, anne öğrenim durumu, baba öğrenim durumu, algılanan sosyoekomik gelir ve yaşamın çoğunun geçirildiği yerleşim yeri değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği görülmüştür. Araştırmada ayrıca, üniversite öğrencilerinde ebeveynleşme yaşantılarının psikolojik dayanıklılık düzeyinin yaklaşık % 15' inin anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir.
Çevresel faktörler ile okul yöneticilerinin değişim yönetimi ve teknolojik liderlik yeterlilikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmada, "okulun eğitim ve yönetim işlerinde kullanılan teknolojik altyapısı, fiziki ve ekonomik imkânları, aylık gelir kaynakları, ödenek alma durumu, okul içi iletişim ve veli destek durumu" isimli çevresel faktörler ile okul yöneticilerinin değişim yönetimi ve teknolojik liderlik yeterlilikleri arasındaki ilişkiyi eğer ilişki var ise aralarındaki ilişkinin olumlu ya da olumsuz olma durumu ve ilişki düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, okul yöneticilerinin teknolojik liderlik ve değişimi yönetme yeterlilikleri ile belirlenen çevresel faktörler arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, okul yöneticilerinin teknolojik liderlik ve değişim yönetimi yeterlilik düzeyleri, öğrenim durumu, yöneticilik görevi, yöneticilik kıdemi ve okul türü değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. Okulun eğitim ve yönetim işlerinde kullanılan teknolojik alt yapısı, fiziki imkânları, ekonomik imkânları, veli destek durumu ve okul içi iletişim durumu ile değişimi yönetme ve teknolojik liderlik yeterlilikleri arasında anlamlı fakat yetersiz bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. "Okulun Aylık Gelir Kaynakları" ve "Okulun Ödenek Alma Durumu" isimli çevresel faktörlerin, değişimi yönetme ve teknolojik liderlik yeterlilikleri üzerinde herhangi bir etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okulun eğitimde kullanılan teknolojik alt yapısının, okul içi iletişiminin, fiziki ve ekonomik imkânlarının oldukça iyi olması durumunun, değişimi yönetme ve teknolojik liderlik yeterliliklerini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Okul içi iletişimin, okulun eğitimde ve yönetim işlerinde kullanılan teknolojik alt yapısının orta düzeyde olmasının, değişimi yönetme yeterliliklerini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca okulun yönetim işlerinde kullanılan teknolojik alt yapının oldukça iyi durumda olmasının teknolojik liderlik yeterliliklerini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları ve örgütsel bağlılık düzeylerinin incelenmesi
Bu araştırma okul yöneticilerinin etik liderlik davranışları ile öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları ve örgütsel bağlılık düzeyleri arasındaki ilişkilerin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi amacıyla, nicel araştırma yöntemlerinden betimsel tarama modeline dayalı olarak yapılan bir araştırmadır. Bu doğrultuda öğretmenlerin çeşitli değişkenlere göre gösterdikleri örgütsel sinizm algıları ve örgütsel bağlılık düzeyleri incelenmiş, elde edilen veriler okul yöneticilerinin etik liderlik davranışı gösterme düzeyleri ile karşılaştırılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin gösterdikleri örgütsel bağlılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, kıdem ve çalışılan okul türü değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmenlerin sahip oldukları örgütsel sinizm algılarının cinsiyet, yaş ve kıdem değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermediği tespit edilmiş ancak anaokulunda görev yapan öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının diğerlerinden daha düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Okul yöneticileri etik liderlik davranışı gösteren okullarda, öğretmenlerin örgütsel sinizm algılarının daha düşük olduğu, örgütsel bağlılık düzeylerinin ise daha yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Son olarak okul yöneticilerinin etik liderlik davranışı göstermelerinin, öğretmenlerin örgütsel sinizm algıları ve örgütsel bağlılık düzeylerini yordadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki
Bu araştırmada, okul yöneticilerinin dönüşümcü, serbest bırakıcı, sürdürümcü liderlik özellikleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki olası ilişki, ilişkinin yönü ve düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, okul yöneticilerinin liderlik stilleri ile öğretmenlerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden betimsel ve ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Verilerin normal dağılım gösterdiği tespit edilmiş ve parametrik testler kullanılmıştır. Araştırma 2020-2021 Öğretim yılında Erzincan ilinde bulunan resmi anaokulu, ilkokul, ortaokul ve ortaöğretim kademelerinde çalışan 501 öğretmen üzerinden yapılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 22 programına yüklenerek analiz edilmiştir. Araştırmada elde edilen bulgular doğrultusunda öğretmenlerin motivasyon düzeylerinin sahip oldukları cinsiyete, medeni duruma, yaş değişkenine, kıdeme, okul kademe türüne göre değişmediği gözlemlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre okul yöneticilerinin sergiledikleri dönüşümcü liderlik davranışları arttıkça öğretmenlerin motivasyon düzeyleri de artmaktadır. Okul yöneticilerinin gösterdikleri serbest bırakıcı liderlik özellikleri arttıkça öğretmenlerin motivasyon düzeyleri azalmaktadır. Araştırmanın bir diğer bulgusuna göre okul yöneticilerinin gösterdikleri sürdürümcü liderlik özellikleri arttıkça öğretmenlerin motivasyon düzeyleri azalmıştır.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin liderlik süreçlerinde yaşadığı problemler ve çözüm yaklaşımları
Bu araştırma, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde görev yapan öğretmenlerin liderlik süreçlerinde yaşadığı problemleri ve çözüm yaklaşımlarını incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma nitel araştırma yönteminde tasarlanmış olup olgu bilim deseni kapsamında temellenmiştir. Araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu ile araştırmanın verileri toplanmıştır. Söz konusu araştırmanın çalışma grubunu Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yer alan bir ildeki çocuk evleri, çocuk koruma ilk müdahale ve değerlendirme birimi ile çocuk evleri sitesinde görev yapan dört kadın dört erkek olmak üzere toplam sekiz öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda katılımcıların çalıştıkları kurumlarda genel olarak ev sorumlusu olarak görev yaptığı ve ebeveyn yoksunluğu yaşayan koruma altındaki çocuklara öğretim liderliği yaparken olumsuz etkilendikleri tespit edilmiştir. Araştırmaya katılım sağlayan öğretmenler koruma altındaki çocukların, eğitim ve öğretim faaliyetlerine ilgisiz olduklarını ifade etmiştir. Öte yandan söz konusu çocukların tüm ihtiyaçlarıyla bir ebeveyn gibi yakından ilgilendiklerini açıklamışlardır. Araştırma kapsamında gelecekte yapılacak çalışmalarda Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesindeki öğretmenlere yönelik görüşme dışında anket, ölçek vb. araçlar kullanılarak nicel veri toplanabilecek çalışmalar yapılması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı, Öğretmen, Liderlik
İlköğretim okulu yöneticilerinin yaşadıkları yönetim sorunları (Ndjamena Şehir Okulları örneği, Çad Cumhuriyeti)
Bu araştırmanın amacı Çad Cumhuriyeti'nin başkenti N'Djamena'daki ilköğretim okulu yöneticilerinin karşılaştıkları yönetim sorunlarını belirlemektir. Araştırma, Çad Cumhuriyeti N'Djamena kentinde görev yapmakta olan 7 ilköğretim okul müdürü ile yüz yüze görüşmelerle gerçekleştirilmiştir. Çalışma, özellikle okul yönetiminde ortaya çıkan maddi, fiziki, öğretim yöntemleri ve insan kaynaklarıyla ilgili problemleri ele almaktadır. Çad'daki eğitim sistemi üzerine yapılan sınırlı sayıdaki çalışma göz önünde bulundurulduğunda, bu araştırma, eğitim yönetimi alanında önemli bir boşluğu doldurmakta ve Çad'daki eğitim sistemine yönelik politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmada nitel bir yöntem kullanılmış ve fenomenoloji (olgubilim) yaklaşımı benimsenmiştir. Bu bağlamda, yedi ilköğretim okul müdürüyle derinlemesine görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler, betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir. Bulgular, yöneticilerin en sık karşılaştığı sorunlar arasında öğretmen maaşlarının yetersizliği, okul binalarının fiziki eksiklikleri, öğretmenlerin devamsızlık sorunları ve ders kitaplarının okullara geç ulaşması gibi konuların olduğunu göstermiştir. Sonuç olarak, bu sorunların çözülmesi için okul müdürlerine yeterli bütçelerin sağlanması, öğretmen denetimi ve mesleki gelişim süreçlerinin iyileştirilmesi gerektiği önerilmiştir. Bu araştırma, Çad'daki eğitim sisteminin gelişmesine katkı sağlamayı ve okul yönetiminde karşılaşılan temel sorunları çözmeye yönelik somut öneriler sunmayı hedeflemektedir. Anahtar Kelimeler: Çad Cumhuriyeti, İlköğretim, Okul Yönetimi, Yönetim Sorunları.
Öğretmenlerin örgütsel demokrasi ve örgütsel sinerji algı düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, öğretmenlerin örgütsel demokrasi ve örgütsel sinerjiye ilişkin algı düzeylerini belirlemek ve öğretmenlerin örgütsel demokrasiye yönelik algılarının, örgütsel sinerji düzeylerini ne ölçüde yordadığını ortaya koymaktır. Bu doğrultuda, öğretmenlerin örgüt içerisindeki demokratik uygulamalara ilişkin değerlendirmeleri ile kurumda ortaya çıkan sinerjik yapının ilişkisi analiz edilerek, örgütsel yapının işleyişine dair daha derinlemesine bir anlayış geliştirilmesi hedeflenmektedir. Nicel araştırma desenlerinden ilişkisel tarama modelinin kullanıldığı bu çalışmada, araştırmanın evrenini 2024-2025 eğitim-öğretim yılında devlet okullarında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklem, basit tesadüfi örnekleme yöntemiyle belirlenen 401 öğretmenden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak, "Örgütsel Demokrasi Ölçeği" ve "Örgütsel Sinerji Ölçeği" kullanılmış; verilerin analizinde betimsel istatistikler, Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öğretmenlerin hem örgütsel demokrasiye hem de örgütsel sinerjiye ilişkin algıları yüksek düzeydedir. En yüksek puanlar örgütsel demokrasinin "eşitlik" ve "şeffaflık" boyutlarında; örgütsel sinerjinin ise "bütünleşme" ve "etkileşim ve takdir" boyutlarında gözlemlenmiştir. Regresyon analizine göre, örgütsel demokrasinin alt boyutları örgütsel sinerjiyi anlamlı düzeyde yordamakta olup, bu değişkenler örgütsel sinerjideki toplam varyansın yaklaşık %64,8'ini açıklamaktadır. Özellikle "şeffaflık", örgütsel sinerjiyi en güçlü yordayan boyut olarak öne çıkmaktadır. "Adalet", "hesap verebilirlik" ve "eşitlik" boyutlarının da anlamlı katkıları bulunurken, "katılım-eleştiri" boyutu örgütsel sinerji üzerinde anlamlı bir yordayıcı olarak bulunmamıştır. Araştırma sonuçları, demokratik yönetim anlayışının örgütsel sinerji üzerinde belirleyici bir rol oynadığını ve özellikle şeffaf, adil ve hesap verebilir uygulamaların çalışanlar arası iş birliği, bütünleşme ve güven ortamını desteklediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda, eğitim örgütlerinde demokratik liderlik anlayışının yaygınlaştırılması, katılımın etkinleştirilmesi ve profesyonel gelişim süreçlerinin desteklenmesi önerilmektedir.
Okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik stili ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu araştırmanın amacı, okul yöneticilerinin hizmetkâr liderlik stili ile öğretmenlerin iş yaşam kalitesi arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırma ilişkisel tarama modeliyle yürütülmüş olup, Hatay ilinde çeşitli kurumlarda görev yapan öğretmenlerden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Veriler, Hizmetkâr Liderlik Ölçeği ve İş Yaşam Kalitesi Ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Araştırma bulgularına göre, hizmetkâr liderlik stili ile iş yaşam kalitesi arasında yüksek düzeyde pozitif ve anlamlı bir ilişki vardır. Hizmetkâr liderliğin alt boyutları olan özgecil davranış, empati, adalet, dürüstlük ve alçakgönüllülük, öğretmenlerin iş yaşam kalitesi üzerinde anlamlı yordayıcı değişkenler olarak belirlenmiş toplam regresyonun %65' ini açıkladığı görülmüştür. Özellikle özgecil davranış alt boyutu, iş yaşam kalitesi üzerinde en güçlü etkiye sahiptir. Ek olarak, öğretmenlerin cinsiyet, kıdem, medeni durum, öğrenim durumu ve görev yaptıkları kurum türüne göre iş yaşam kalitesi ve liderlik algılarında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Elde edilen sonuçlar, eğitim ortamlarında insan odaklı liderlik anlayışının öğretmenlerin mesleki doyumu ve yaşam kalitesi açısından kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Bu kapsamda, hizmetkâr liderlik becerilerinin okul yöneticileri tarafından geliştirilmesi, eğitim örgütlerinin genel verimliliği ve öğretmen refahı açısından önemli katkılar sunabilir.
2024 İLKOKUL ÖĞRETİM PROGRAMININ UYGULANMASINDA MÜDÜR PERFORMANSLARINA İLİŞKİN MÜDÜR VE SINIF ÖĞRETMENİ GÖRÜŞLERİ (ERZURUM İLİ ÖRNEĞİ)
Bu araştırmanın amacı, 2024 İlkokul Öğretim Programının uygulanma sürecinde okul müdürlerinin performanslarını, müdür ve sınıf öğretmeni görüşlerine dayalı olarak incelemektir. Araştırma, öğretim programlarının sahada etkili biçimde uygulanmasında okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerinin belirleyici olduğu varsayımından hareketle yürütülmüştür. Bu kapsamda müdürlerin öğretim programına ilişkin rehberlik, yönlendirme, destek sağlama ve öğretmenlerle iş birliği düzeyleri ele alınmıştır. Araştırma nitel araştırma yaklaşımıyla desenlenmiş olup, veriler yarı yapılandırılmış görüşme tekniği aracılığıyla toplanmıştır. Araştırma grubunu Erzurum ilinde görev yapan ilkokul müdürleri ve sınıf öğretmenleri oluşturmaktadır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemiyle çözümlenmiştir. Araştırma bulguları, okul müdürlerinin öğretim programının uygulanmasında yönetsel rollerinin yanı sıra öğretim liderliği rollerinin de öğretmenler tarafından önemli görüldüğünü ortaya koymaktadır. Müdürlerin öğretmenlere rehberlik etmesi, programın amaç ve kazanımlarına ilişkin bilgilendirme yapması, öğretim sürecini izleyerek geri bildirim sunması ve okul-aile iş birliğini desteklemesi programın etkili uygulanmasına katkı sağlamaktadır. Bununla birlikte müdürlerin yoğun iş yükü, öğretim liderliği rollerinin istenilen düzeyde yerine getirilmesini sınırlandırabilmektedir. Araştırma sonuçları, öğretim programlarının etkili uygulanabilmesi için okul müdürlerinin öğretim liderliği rollerinin güçlendirilmesi ve uygulamaya yönelik destek mekanizmalarının artırılması gerektiğini göstermektedir. Bu doğrultuda, okul müdürlerine yönelik uygulama temelli hizmet içi eğitimlerin yaygınlaştırılması önerilmektedir.