Theses supervised by Prof. Dr. Mesut Doğan

10 theses · İstanbul University

Master'sOpen AccessTR

Kâğıthane İlçesi'nin gelişimi ve mekânsal analizi

Bu tez çalışmasında Kâğıthane İlçesi'nin mekânsal gelişimi coğrafi açıdan incelenmiş ve bu doğrultuda analizler yapılmıştır Çalışmanın birinci bölümünde Kâğıthane'nin fiziki coğrafya özellikleri ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Kâğıthane'nin jeolojik ve jeomorfolojik özellikleri, iklim özellikleri, toprak özellikleri, bitki örtüsü ve su kaynakları ayrıntılı olarak çalışılmıştır. İkinci bölümde Kâğıthane'nin yerleşim ismi ile ilgili görüşlere yer verilmiş ve Kâğıthane'nin Osmanlı öncesi ve Osmanlı dönemi tarihi incelenmiştir. Üçüncü bölümde Kâğıthane'nin nüfusu ve nüfusun özellikleri TÜİK'ten elde edilen verilerin incelenmesi ve yorumlanmasıyla ortaya konulmuştur. Kâğıthane İlçesi'nin nüfusu, nüfusunun yaş ve cinsiyet yapısı, nüfusunun bağımlılık oranı ve medyan yaş, mahallelerinin nüfusu, doğum ve ölüm sayıları, nüfusun eğitim durumu ve göçler; veriler doğrultusunda yorumlanarak sahanın nüfuslanma süreci nitelik ve nicelik bakımından etraflıca ele alınmış ve değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde Kâğıthane İlçesi'ndeki ekonomik fonksiyonlar çeşitleriyle irdelenmiştir. Bu bağlamda ilçedeki ekonomik ve sosyal fonksiyonlar insan -mekân ilişkisi kapsamında tarihi süreç içinde anlatılmıştır. Beşinci bölümde Kâğıthane'nin mekânsal gelişimi ve analizi; arazi kullanımı ve zaman içinde arazi kullanımında meydana gelen değişimler, bölgedeki sanayisizleşme süreci ve kentsel dönüşüm mahalle ölçeğinde ve genel olarak incelenmiştir. Ayrıca Kâğıthane'de konut sayıları ve bina nitelikleri hakkında bilgi verilmiştir. Altıncı bölümde ise sonuç ve öneriler coğrafi bakışla ortaya konulmuş ve değerlendirmeler yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: İstanbul, Kâğıthane, Sanayisizleşme, Arazi Kullanımı, Mekânsal Gelişim.

Kent coğrafyasıMekansal analizMekansal değişim+4
Ufuk Kesgin
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Muş ili kırsal alan potansiyeli ve kalkınmaya etkisi

Bu çalışmada, Muş ilinin kırsal alan potansiyeli ve bu potansiyelin ilin kırsal kalkınmasına etkileri üzerinde durulmuştur. "İstatistiki Bölge Birim Sınıflamasında Düzey II Bölgesi (TRB2)'nde" bulunan çalışma sahası, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Murat-Van Bölümü'nde yer almaktadır. Malazgirt, Bulanık, Varto, Hasköy ve Korkut ilçelerinden oluşan Muş ilinin yüzölçümü 8.650 km2'dir. Muş ilinin doğusunda Ağrı, batısında Bingöl, kuzeyinde Erzurum, güneybatısında Diyarbakır ve Batman, güneyindeyse Bitlis illeri bulunmaktadır. Araştırmadaki temel amaç, Muş ilinin sahip olduğu tarım, hayvancılık ve turizm gibi kırsal alan potansiyelinin incelenmesiyle bu potansiyelin kırsal kalkınma üzerindeki etkilerinin sınırlı kalmasındaki nedenleri ortaya koymak ve çözüm önerileri geliştirmektir. Muş, tarımsal üretim bakımından Türkiye'nin önemli illeri arasında bulunmaktadır. İldeki Murat Nehri ve Karasu, önemli akarsu kaynakları arasında yer almaktadır. Muş ili 866.833 hektar araziye sahiptir. İl arazisi içerisinde en büyük pay 357.342 hektarla (%41,2) tarım arazisidir. Başta Muş Ovası olmak üzere Malazgirt, Bulanık ve Liz ovaları, çalışma sahasının ve Türkiye'nin önemli tarım alanları arasında yer almaktadır. Bu alanlarda sulu tarım yaygınlaştırıldığı takdirde ilin, ülke içerisindeki tarımsal üretimdeki önemi daha da artacaktır. Bu durum kırsal kalkınmaya ivme kazandıracaktır. İlin sahip olduğu yaylalar ve meralar hayvancılık faaliyetleri için önemli avantaj sağlamaktadır. Nitekim il arazileri içerisinde tarım arazilerinden sonra ikinci sırayı 336.062 hektarla (%38,8) mera alanları, üçüncü sırayı 72.099 hektarla (%8,3) çayır alanları oluşturmaktadır. 2019 yılında hayvan varlığı bakımından ilde birinci sırayı 1.084.591 (%56,54) ile küçükbaş alırken, ikinci sırada ise 325.067 (%16,94) ile büyükbaş gelmektedir. Muş ilinin sahip olduğu kırsal kaynakların geliştirilmesine yönelik yapılan teşviklerde daha seçici olunmalıdır. Bununla birlikte verilen teşviklerin yerinde ve zamanında kullanılıp kullanılmadığı daha sıkı bir şekilde takip edilmelidir. Böylece ilin kırsal alanlarındaki kalkınma faaliyetleri daha da artacaktır. Muş ili, kırsal turizm bakımından da önemli kaynaklara sahiptir. Son yıllarda, şehir nüfuslarının çoğalmasıyla birlikte kırsal turizm kaynaklarına ilginin arttığı bilinmektedir. İldeki kırsal alanların önemli turizm kaynakları arasında mağara, cami, kilise, kale, yayla, baraj, göl ve agro turizm (tarım turizmi) kaynakları bulunmaktadır. Bu kaynaklar, ekoturizm çerçevesinde geliştirildiği takdirde kırsal kalkınmaya önemli katkı sağlama potansiyeline sahiptir. İlin sahip olduğu tarım, hayvancılık, turizm vb. kaynakların daha verimli kullanılabilmesi için çiftçi örgütlenmesinin teşvik edilmesi, kooperatifleşme, uzmanlaşmanın güçlendirilmesi, marka ürünlerin üretilmesi, güçlü pazar desteğinin sağlanması, girdi maliyetlerinin düşürülerek faizsiz kredi desteğinin sağlanması, ulusal ve uluslararası düzeyde güçlü pazar ayağının kurulması önemlidir. Bunların sağlanmasıyla çalışma alanı sürdürülebilir kırsal kalkınmada çok daha hızlı bir şekilde büyüyecektir. Bu durum özelde Muş ilinin ekonomisine, genelde ise ülke ekonomisine katkı sağlayacaktır. Dolayısıyla kırsal alanlarda yaşanan göçün önüne geçilecektir. Aynı zamanda kırsal yerleşmelere tersine göçün de önü açılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kırsal kalkınma, kırsal alan, Muş, tarım, hayvancılık

Beşeri coğrafyaEkonomik coğrafyaHayvancılık+3
İrfan Baytar
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Hakkari ilinin beşeri ve ekonomik coğrafyası

Çalışma sahamız olan Hakkari ili, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Hakkari Bölümü'nde yer alır. Hakkari ilini, doğal çevre koşullarını göz önünde bulundurarak, beşeri ve ekonomik coğrafya özellikleri bakımından incelediğimiz bu çalışma, esas olarak üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın birinci bölümde inceleme sahasının morfoloji, iklim, toprak, bitki örtüsü ve hidrografya gibi doğal özellikleri ele alınmıştır. Sahanın jeolojik süreçler boyunca maruz kaldığı epirojenez, orojenez ve buzullaşma olaylarının, mevcut topografik görünümü üzerindeki rolü ortaya konmuştur. İkinci bölümde, çalışma sahasının beşeri coğrafya özellikleri kapsamında yerleşme ve nüfus coğrafyası incelenmiştir. İlin tarihsel süreç içerisindeki gelişimi, dönemlere ayrılarak işlenmiş olup, kır ve şehir yerleşmeleri, mesken ve ekonomik özellikleriyle birlikte ele alınmıştır. Nüfus coğrafyası başlığı altında ilin kır ve şehir nüfusu özellikleri ve nüfus hareketlerine değinilmiştir. Üçüncü bölümde sahanın ekonomik coğrafya özellikleri olan tarım, hayvancılık, ticaret, sanayi, ulaşım ve turizme yer verilmiştir. Bahsi geçen ekonomik sektörlerin gelişimini engelleyen veya geciktiren nedenler tespit edilmeye çalışılmıştır. Sonuç ve öneriler kısmında ise, çalışma sahasında araştırma konusuyla alakalı olarak tespit edilen çeşitli sorunların giderilmesine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerEkonomik coğrafya+3
Beyda Sadıkoğlu
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
10
DoctorateOpen AccessTR

Yeşil alanların kentsel yaşam kalitesine etkisinin CBS ile incelenmesi: Çukurova örneği

Yaşam kalitesi, bireylerin içinde bulundukları çevre ve diğer yaşam koşullarından duydukları refah ve memnuniyet düzeylerini ifade eden bir terimdir. Yeşil alanlar da yaşam kalitesini doğrudan etkilenen en önemli etkenlerden biridir. Yeşil alanların yeterliliği ve ulaşılabilirliği kişilerin verimliliğinin ve üretkenliklerini etkilediği gibi kentsel ısı adalarının oluşumlarının etkilerini azaltarak biyoklimatik konfor alanlarını olumlu yönde etkilemektedir. Bu çalışma, Adana kenti Çukurova İlçesi'ndeki aktif yeşil alanların, yeterlilik ve ulaşılabilirliklerini belirleyip yeşil alan planlamasına ve kentsel yaşam kalitesine etkisini tespit edilmiştir. Aynı zamanda çalışma alanının iklim parametlerini kullanarak biyoklimatik konfor alanlarını tespit ederek yeşil alanların konfora etkisini belirlenmiştir. Biyoklimatik konfor haritaları için Isı İndeksi kullanılmış ve bu indeks analizleri Arcgis 10.8, Arcgis Pro ve Envi-Met yazılımları kullanılmıştır. Çalışma sonucunda, Çukurova ilçesinin genelinde yaz aylarında ayrıca Mayıs ve Eylül aylarında konforsuz alanlar gözlenirken kış aylarında soğuk ve serin alanlar tespit edilmiştir. Yeşil alanlar mahalle düzeyinde incelenmiş ve genellikle kişi başına yeşil alan miktarı 10 m²'nin altındadır. Gerek sosyal anlamda gerekse konfor anlamında yaşam kalitesinin yükseltilmesi için çalışma alanında aktif ve yeşil alanların miktarı artılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Yaşam Kalitesi, Yeşil Alan, Biyoklimatik Konfor, Kentsel Isı Adası, Çukurova

Biyoklimatik konforIsı adasıKentsel yaşam+3
Fatih Adıgüzel
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kilis ilinin beşeri ve ekonomik coğrafyası

Güneydoğu Anadolu Bölgesinin batısında yer alan ve 1412 km2'lik alan kaplayan Kilis ilinin, doğal çevre şartları dikkate alınarak beşeri ve ekonomik özellikleri ele alınmıştır. Çalışma alanı 4 şehir, 137 köy ve köylere bağlı 61 mahalleden oluşmaktadır. Mekânı şekillendiren fiziki ve beşeri coğrafya özellikleri dağılış ve nedensellik ilkelerine göre ele alınmıştır. Bu bağlamda Kilis ilinin yerleşme tarihi, nüfus özellikleri ve hareketleri, yerleşmelerin şekilleri, ziraat faaliyetleri, sanayi, ticaret, turizm, ulaşım, sağlık ve eğitim faaliyetlerinin geçirdiği süreçler incelenerek geleceğe yönelik önerilerde bulunulmuştur. Yerleşme tarihi olarak önemli bir geçmişe sahip olan çalışma alanımız önemli tarım arazilerinin varlığı, iklim koşullarının uygunluğu, su kaynakları, Akdeniz ve Suriye'ye yakın bir alanda olması nedeniyle birçok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca Anadolu'dan Halep'e uzanan tarihi öneme sahip ticaret yolunun uğrak noktalarından biri olması da, Kilis'i önemli kılan faktörlerdendir. 2011 yılında Suriye'de başlayan iç savaş günümüze kadar devam etmiş ve Suriye sınırında yer alan tüm iller gibi Kilis de bu durumdan etkilenmiştir. Nüfusunun %85'i kadar Suriyeli mültecinin bulunduğu Kilis ilinde, mültecilerin çalışma sahasına dağılışları ve etkileri irdelenerek göçün etkileri ile ilgili çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Çalışma alanımızda temel geçim kaynağı tarım ve hayvancılıktır. Bu iki sektörde yerel kaynaklı bir takım sorunların çözülmesi durumunda zeytin, üzüm, antep fısıtığı ve buğday gibi ürünlerde üretim miktarı artacaktır. 2000 yılından sonra tarıma dayalı sanayi gelişmeye başlamış ancak var olan potansiyelin çok gerisindedir. Kültür ve inanç turizmi açısından önemli eserlere sahip olan Kilis, turizm altyapısının geliştirilmesi ve iyi bir tanıtımla GAP kapsamında önemli bir turizm merkezi haline getirilebilir.

Beşeri coğrafyaCoğrafi özelliklerEkonomik coğrafya+6
Diyar Karademir
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Avrupa Birliği'nin göç politikaları ve Türkiye

Küreselleşmenin en önemli sonuçlarından biri de dünyadaki her türlü hareketliliği artırmasıdır. Bu bağlamda insan hareketliliği de tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar yoğunlaşmış ve sorunlu bölgelerdeki insanlar daha iyi bir yaşam umuduyla müreffeh bölgelere yönelmiştir. Günümüzde Asya ve Afrika'nın çeşitli sıkıntılarla mücadele eden ülkelerinden çıkan göçmenlerin mevcut imkânlarından dolayı AB ülkelerine ulaşmaya çalışması bu duruma en çarpıcı örnektir. Bu nedenle günümüzde tamamına yakını düzensiz göç statüsünde yer alan bu insan hareketliliğinin yönetimi, AB için temel öncelik halini almıştır. Türkiye, göç üreten sahaları hinterlandında barındıran coğrafi konumu nedeniyle AB'nin düzensiz göç yönetimi için vazgeçilmez bir ortaktır. Diğer taraftan Avrupa ülkelerindeki 5 milyonu aşan Türk göçmenin varlığı da Türkiye ile AB arasındaki göç temelli başka bir ortak paydayı teşkil etmektedir. Dolayısıyla göç politikaları, 1963 yılında Avrupa Ekonomik Topluluğu'nun bir ortağı olarak başlayan ve 2005 yılı itibariyle tam üyelik müzakerelerinin yürütüldüğü bir aday ülkeye dönüşen Türkiye'nin AB yolculuğunda her zaman özel bir öneme sahip olmuştur. Türkiye ile AB arasındaki ilişkilerin son dönemde çok büyük oranda düzensiz göç yönetimi temelinde sürdürüldüğü görülmektedir. Özellikle 2011 yılında başlayan Suriye krizi sonrasındaki düzensiz göçler, Türkiye-AB ilişkilerinin merkezinde yer almakta ve bu durumun önümüzdeki dönemde de değişmesi beklenmemektedir. Bu gerçekten hareketle göç politikalarının Türkiye-AB ilişkilerindeki ağırlığını koruyacağını söylemek rahatlıkla mümkündür.

Avrupa BirliğiDüzensiz göçGöçler+2
Fahrettin Tepealtı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Bahçelievler ilçesi'nin gelişimi ve mekânsal analizi

Bahçelievler İlçesi'nin Gelişimi ve Mekânsal Analizi adlı bu çalışmada, araştırma sahasının fiziki özellikleri, tarihi gelişimi, öne çıkan iktisadi fonksiyonları, nüfus yapısı ve kentleşme özellikleri beş bölümde incelenmiştir. İncelemeler imkân ölçüsünde mahalle bazında yapılmaya çalışılmıştır. Araştırma sahasının fiziki özelliklerinin incelendiği birinci bölümde: jeolojik yapı, yükselti, iklim elemanları, bitki örtüsü ve toprak özellikleri ele alınmıştır. İkinci bölümde 19. yüzyıldaki Osmanlı-Rus Savaşları etkisiyle başlayan çalışma sahasının yerleşme tarihi ele alınmıştır. Yine bu bölümde eski gazeteler ve tarihi haritalardan yararlanılmıştır. Ayrıca arazi kullanımının değişimi açıklanmıştır. İktisadi özelliklerin incelendiği üçüncü bölümde, araştırma sahasında öne çıkan ekonomik faaliyetler incelenmiştir. Sanayi, ticaret ve ulaşım faaliyetlerinin 1950'den itibaren ilçede süregelen baskın etkisi ve iş yeri sayısı açıklanmaktadır. Nüfus yapısının incelendiği dördüncü bölümde, araştırma sahasındaki nüfus yoğunluğu, eğitim yapısı, okur yazarlık, doğum-ölüm oranları, toplam nüfus miktarındaki değişiklikler, medyan yaş, cinsiyet oranı, göç hareketleri ve yabancı nüfusun varlığı açıklanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın beşinci bölümünde ise araştırma sahasındaki kentleşme süreci, kentsel dönüşüm hareketleri ve mahalle bazında: konut sayısındaki değişim, ruhsatlı yapıların niteliği, kent planı ve Henri Prost'un Bahçelievler Mahallesi'nde uyguladığı imar planı incelenmiştir.

KentleşmeKentsel dönüşümKentsel gelişme+5
Mesut Şimşek
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Edirne'nin şehirsel gelişim süreci: Mekânsal analiz

Bu çalışmada Marmara Bölgesi'nin Ergene Bölümü'nde (Trakya kısmında) 88 km²'lik alan kaplayan tarih boyunca birçok medeniyete (Roma-Bizans-Osmanlı) ev sahipliği yapmış Edirne şehrinin; fiziki coğrafyası, tarihi, mekânsal gelişimi, nüfus gelişimi ve şehirsel fonksiyon özellikleri sebep ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Özellikle şehrin Osmanlıya katılmasıyla birlikte sosyal ve ekonomik değişikliklerle şehir yapısı yeniden şekillenmiştir. Osmanlı Devleti'nin başkenti olduktan sonra çok büyük mekânsal değişimler yaşayan şehir, Cumhuriyetin ilanından sonra farklı bir gelişim evresi sergilemiştir. 19. yüzyılın sonlarında "İstanbul'un tahıl ambarı" niteliğinde olan şehir, günümüzde de bir tarım şehridir. Köklü bir tarihe sahip olan Edirne şehrinde Cumhuriyetin ilk yıllarında 34.528 kişi olan nüfus, 2018 yılı itibariyle 167.443'e ulaşmıştır. Sanayileşmeyle birlikte artan şehir nüfusu 1976'dan sonra düşmeye başlamıştır. Araştırma sahamızın temel geçim kaynaklarını; tarım, hizmet ve sanayi sektörü oluşturmaktadır. Şehirde ayrıca ticaret ve turizm sektörü de bulunmaktadır. Şehirde ticaretin gelişmesinde TEM otoyolu ve D-100 devlet karayolu gibi önemli geçiş yolları üzerinde olmasının etkisi büyüktür. Ayrıca şehrin gelişmesinde etkili olan birçok tarihsel, inanç, doğa, festival, panayır gibi çeşitli türlerde turizm faaliyetleri de mevcuttur. Bu çalışmanın amacı, Edirne şehrinin mekânsal gelişim sürecini ortaya koymak, şehrin daha planlı büyümesi için şehri etkileyen unsurları belirlemek ve sahip olduğu fiziki ve beşeri unsurları avantaja dönüştürmek için çözüm önerileri sunmaktır.

EdirneGelişmeGelişmekte olan iller+3
İrem Olğaç
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Konya Ereğli ilçesi'nin gelişimi

Bu çalışma Konya'nın Ereğli İlçesi'ni kapsamaktadır. Ereğli İlçesi, İç Anadolu Bölgesi'nin Konya Bölümü'nde yer almaktadır. İdari bakımdan bağlı bulunduğu Konya'ya iline 153 kilometre mesafede olmasına rağmen çevresine göre merkezi bir konumdadır. İç Anadolu'dan Akdeniz'e açılan Gülek Boğazı'ndan önce yer alan uğrak noktasındadır. Bu coğrafi konumu nedeniyle tarihte birçok devletin egemenliği altında bulunmuştur. Tez beş bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde Ereğli İlçesi'nin kurulmuş olduğu coğrafyanın topoğrafya, iklim, toprak, hidrografya gibi fiziki özellikleri anlatılmıştır. Konya'nın ikinci büyük ovası olan Ereğli Ovası şehrin gelişmesini sağlayan en önemli fiziki coğrafya özelliğidir. Su kaynakları yönünden zengin olması tarımın gelişmesinde önemli rol oynamaktadır. İkinci bölümde Ereğli'nin Neolitik Çağ'dan günümüze kadar olan tarihi gelişimi değerlendirilmiştir. Ereğli İlçesi'nin antik dönemdeki adı "Heracleia Kybistra"'dır. Milattan önce Kybistra olarak kurulan şehrin bilinen ilk tarihi de Hititlere aittir. Bizans döneminde önemli bir sınır kalesi iken Osmanlılar döneminde kalesi yıkılarak müdahalelere açık bir şehir haline getirilmiştir. Üçüncü bölümde Ereğli İlçesi'nin nüfusun gelişimi ve şehir-kır, yaş grupları, cinsiyet, sosyo-kültürel özellikleri ve nüfusun sektörel dağılımı ele alınmıştır. Ereğli genç bir nüfusa sahiptir. Sanayi yatırımları ile birlikte nüfusu artmış ve 2018 yılı sayım sonuçlarına göre 145.389 olmuştur. Nüfusun % 53,17'si tarım sektöründe çalışmaktadır. Yerleşme özelliklerinin anlatıldığı dördüncü bölümde, yerleşmenin tarihi gelişimi, arazi kullanımı ve mesken özellikleri ele alınmış, geleneksel Ereğli evleri ile günümüz konutlarının özellikleri anlatılmıştır. Tezin beşinci bölümünü Ereğli İlçesi'nin ekonomik özellikleri oluşturmaktadır. Ereğli Ovası'nın varlığı, bitkisel ve hayvansal üretime dayalı sanayi kollarının gelişmesini sağlamıştır. Bitkisel üretimde beyaz kiraz ve siyah havuç coğrafi işaret alınmış sembol ürünlerdir. Coğrafi konumu nedeniyle İç Anadolu, Akdeniz bölgeleriyle olan kara ve demiryolu ulaşım imkânlarının gelişmiştir. Çalışmanın son bölümünde Ereğli İlçesi ile ilgili sorunlar ve çözüm önerilerine değinilmiştir. Anahtar Kelimeler: Herakleia, Konya Ereğli, Tarım, Sanayi.

CoğrafyaKentsel gelişmeKonya-Ereğli+2
Halil İbrahim Allı
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırıkkale Şehri'nin cumhuriyetten günümüze mekânsal gelişimi

Bu çalışmada İç Anadolu Bölgesi'nin Orta Kızılırmak Bölümünde 59,6 km2'lik alan kaplayan ve Cumhuriyet döneminde kurulan sanayi tesislerinin varlığına bağlı olarak oluşturulan Kırıkkale şehrinin; fiziki coğrafyası, mekânsal gelişimi, nüfus gelişimi ve şehirsel fonksiyon özellikleri sebep ve sonuçlarıyla incelenmiştir. Özellikle 1927 yılından 1990'lı yıllara kadar yoğun göç alan merkez konumunda olan Kırıkkale şehrinin, nüfus ve yerleşme ilişkisi ele alınarak şehirsel sorunlar üzerinde durulmuş ve ortaya çıkan meseleler hakkında çözüm önerileri sunulmuştur. Köklü geçmişe sahip olan Kırıkkale ilinin yerleşme tarihi Kalkolitik döneme kadar inmektedir. Kırıkkale Şehri; doğuyu batıya, kuzeyi güneye bağlayan önemli yolların güzergâhında bulunması sebebiyle çeşitli uygarlıkların özellikle Hititlerin tercih ettiği bir alan olmuştur. Şehir merkezinde bulunan Kaletepe'de yapılan küçük çaplı kazılar sonucunda, tepenin Hitit dönemine ait höyük olabileceği fikri ortaya çıkmıştır. Yerleşme tarihi çok eskiye dayanmasına rağmen şehir, Cumhuriyet döneminden sonra ortaya çıkmış ve büyümüştür. Şehirde 2017 yılı itibariyle 29 mahallede 194.828 kişi yaşamaktadır. Araştırma sahamızın temel geçim kaynağını sırasıyla hizmet, sanayi ve tarım sektörü oluşturmaktadır. Şehrin vadi düzlüğünde yer alması kuzeyde ve güneyde bulunan yerleşmelerin arızalı bir topografyaya kurulmasına neden olmuştur. Çalışma alanımızda, yerleşmeler ve zirai faaliyetler özellikle vadi uzanış alanında yani doğu batı yönünde lineer olarak gelişmiştir. Çalışma alanımız; Ankara'ya yakın olması, endüstri kuruluşlarını barındırması ve ulaşım akslarının kesişim noktasında olmasından dolayı her zaman önemli olmuştur. Kırıkkale Şehri'nin sürdürülebilir, planlı ve düzenli olarak büyümesi için coğrafi unsurların çok iyi etüd edilmesi ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Şehirde turizm alanlarının oluşturulması, ulaşım olanaklarının avantaja dönüştürülmesi, katı atık, görüntü ve gürültü kirliliğini ortadan kaldırabilecek veya azaltabilecek köklü değişikliklerin hızlı bir şekilde yapılması gerekmektedir. Arazi kullanım modellerinin uygulanabilir şekilde devreye konulması son derece önemlidir. Anahtar Kelimeler: Kırıkkale Şehri, Mekansal Gelişim, Şehir Coğrafyası.

Kent coğrafyasıKentsel gelişmeKırıkkale+2
Ercan Vural
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors