Theses supervised by Prof. Dr. Nuray Özaslan

13 theses · Anadolu University, Eskişehir Technical Üniversity

Master'sOpen AccessTR

Mimar Sinan camilerinde kubbenin akustik açıdan belgelenmesi: Kadırga Sokollu Mehmet Paşa camii örneği

Mimar Sinan'ın mimariye yaptığı yenilikçi katkıları kapsamında, yapı akustiği ile ilgili sorunları da gözettiği ve bu doğrultuda Sinan camilerinin tasarımında, akustiğin de bir belirleyici olduğunu söylemek mümkündür. Bu çalışmada Mimar Sinan camilerindeki iç bükey üst örtü elemanlarının, hacim akustiğine olan etkisi açısından, ileri teknolojiler kullanılarak belgelenmesi amaçlanmıştır. Çalışma alanı olarak Kadırga Sokollu Mehmet Paşa Camii seçilmiştir. Cami, hacim akustiği açısından yapılmış ölçümlerde optimum değerleri sağlamış olmasının yanı sıra, üst örtüdeki iç bükey elemanlarda bulunan, yayınlarda ses kabı olarak geçen kapların ağızlarının açıkta olması sebebiyle tercih edilmiştir. Bu ses kaplarının bulundukları konum itibariyle ulaşılabilir olmaması ve boyutlarının oldukça küçük olması, iskele kurmadan ölçümleme yapılmasını imkansız hale getirmektedir. Bu nedenle belgelemenin yersel lazer tarayıcı ile yapılmasına karar verilmiştir. Yapılan belgeleme çalışması sonucunda, yayınlarda ana kubbedeki rezonatör ağızları olarak geçen 36 adet anomalinin delik olmadığı tespit edilmiş, bunlar dışında, yapıda tespit edilen 163 adet deliğin ise hacim akustiğine etki edebilecek özellikleri bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, çalışma sonucunda yersel lazer tarayıcıların, kültür varlıklarının belgelenmesinde, konvansiyonel yöntemlere göre çok daha hızlı ve hassas sonuçlar verdiği ortaya konulmaya çalışılmıştır.

Helmholtz rezonatörleri
Serhan Tuncer
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Güncel mimari tasarım eğitimi yaklaşımlarına bir bakış

Tez içerisinde "mimari tasarım eğitimi" ve "mimarlık mesleği eğitimi" kavramlarının günümüz koşullarında ortaya çıkardığı melez eğitim biçimleri ele alınmıştır. Bu biçimlerin okunulabilir kılınması adına; 2011-2013 yılları arasında Bauhaus U (Almanya), Darmstadt TU (Almanya), Rheinmain U (Almanya), Brno TU (Çek Cumhuriyeti), Delft TU (Hollanda), Royal Danish GSA (Danimarka), İstanbul TÜ (İstanbul), Yıldız TÜ (İstanbul), Bilgi Ü (İstanbul), Orta Doğu TÜ (Ankara), Eskişehir Osmangazi Ü (Eskişehir), mimarlık bölümlerinde saha çalışmaları yapılmıştır. Saha çalışmaları sırasında 21 mimari tasarım eğitimcisiyle röportaj yapılmıştır. Röportaj metinleri "tematik analiz" yöntemi kullanılarak tezin kavramsal ve yöntemsel içeriğini oluşturmuştur. Anahtar Kelimeler: Mimari Tasarım Eğitimi, Mimarlık Mesleği Eğitimi, Mimarlık Okulları, Mimari Tasarım Eğitimcileri, Mimari Tasarım Öğrencileri, Tematik Analiz

Mutlu Oral
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel konutta işlev değişimi ve etkileri: Eskişehir Odunpazarı örneği

Tarih boyunca sürekli devinim halinde değişen toplumsal yapı, içinde yaşadığı fiziksel çevreyi de dönüştürür. Toplumsal yaşamın kültürel, siyasi, ekonomik ve tarihsel izlerini taşıyan kentler bu değişim sürecinin de fiziksel temsillerini oluştururlar. Ancak 19. Yüzyıldan bu yana kentlerimizdeki değişimin kontrol edilemeyen bir hızla sürüyor olması 20. Yüzyılın ortalarından itibaren korumacı bir yaklaşımın gelişmesine neden olmuştur. Buna bağlı olarak tarihsel ve kültürel mirası barındıran geleneksel kentsel dokularının korunması ve geçmişin kanıtları olarak gelecek kuşaklara aktarılabilmesi önem kazanmıştır. Kentsel sit alanlarında bulunan tarihi yapı stoğunun büyük bir çoğunluğunun sivil mimarlık örnekleri olan konutlar olduğu görülmektedir. Bu alanların yalnızca fiziksel varlıklarının korunmasının yeterli olmadığı, bu nedenle de bu yapıların ve alanların yeniden işlevlendirilerek sürdürülebilir bir koruma yaklaşımının benimsendiği gözlenmektedir. Geleneksel konutlara turizmin belirleyici olduğu yeni işlevler yüklenmesi ile gerçekleşen restorasyon çalışmalarının hem alanın hem de yapıların kültürel miras bağlamındaki değerler sisteminde kalıcı zararlar oluşturduğu gözlenmektedir. Bu çalışmada sözü edilen çağdaş koruma sorunsalı, Eskişehir Odunpazarı Kentsel Sit Alanı içinde yer alan, turizm baskısıyla konut dışında farklı işlevler verilerek restore edilen ve belgelerine ulaşılabilen 11 adet geleneksel konut analiz edilerek değerlendirilmiştir. İncelenen binalardan elde edilen veriler ışığında Odunpazarı geleneksel konutlarına işlev verirken yapılan doğru ve yanlışlar, karşılaşılan sorunlar belirlenmiştir. Bu çalışmanın amacı, tarihi yapıların yeniden işlevlendirilmesi sırasında özgün mekansal kurgularının dikkate alınması ve bu kurgunun yapının tarihsel özgün değerini oluşturan en önemli kriterlerden biri olduğunun saptanmasıdır. Odunpazarı Kentsel Sit Alanı gibi benzer koruma alanlarında bu değerin restorasyon uygulamalarında referans oluşturması ve yapılan yanlış işlevlendirmelerden dolayı ortaya çıkan hataların en aza indirilmesi varılmak istenen sonuçlardan birisidir.

Geleneksel konut mimarisiKentsel koruma alanlarıRestorasyon
Ayşen Boğaziçi Yakut
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Mimarlıkta eleştiri bağlamında ütopya önermeleri

Uygarlığın gerçek anlamda inşasında ve temsiliyetinde en önemli disiplinlerden biri olan mimarlık, yaşamla etkileşimine paralel olarak sürekli devinen tarihsel ve kültürel bir olgudur. Mimarlık; biyolojik bir varlık olmanın ötesinde tarihsel, kültürel, sosyolojik ve psikolojik özelliklerle donanmış insanın varlığını anlamlandırma ve temsil etme becerisini görünür ve paylaşılır kılan en önemli bilgi alanlarından birisidir. Yaratıcı bir faaliyet olan mimarlığın entelektüel zemini eleştiriyi önemser ve sürekli devinen bu disiplinin gelişmesini motive eder. Mevcut olanın eleştirisi, 'yeni' olanın inşası ve 'ideal' olanın hayal edilmesi bu eleştirel karakterin bir sonucudur. Mevcut toplumsal yaşam kurgusuna karşı yöneltilen eleştiriden yola çıkarak öne sürülen, genel ve kapsayıcı ideal toplumsal kurgunun temsil aracı mimarlık olmuştur. Tarih boyunca kentsel ölçekte ideal toplumsal yaşam biçimi önerileri olarak karşımıza çıkan ütopyaların, mimarlığın en önemli entelektüel ve yaratıcı faaliyetlerinden biri olduğu söylenmelidir. Günümüzde küresel ölçekte çevresel ve toplumsal yıkıcı tehditlere karşın, geleceğe dair umutlu olmaya olan inancın sürebilmesi için ütopyalar gereklidir. Rönesans Döneminden beri kentsel ölçekte çok sayıda ütopik kurgunun üretilmiş olduğu gözlenmektedir. Bu önermelerin mevcut yaşamın eleştirisi, döneminin mimarlık bilgi alanı ve temsil araçları ile ilgisinin kavramsal zemini bu çalışmada ortaya konulmuştur. Özerk bir bilgi alanına sahip olmakla birlikte tarihsel olarak birçok disiplinin bilgi alanından yararlanan mimarlığın geleceği, eleştiri ve toplum ile ilişkisinin sürmesi ile biçimlenecektir.

Gamze Şensoy
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Eleştiri aracı olarak mimari temsil (1960-1990)

ÖZET ELEŞTİRİ ARACI OLARAK MİMARİ TEMSİL (1960-1990) Tuğçe DEMİRHAN Mimarlık Anabilim Dalı Bina Bilgisi Yüksek Lisans Programı Anadolu Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Nisan 2019 Danışman: Prof. Dr. Nuray ÖZASLAN İnsanın fiziksel, sosyolojik ve kültürel bağlamını, değişen koşullara uygun olarak, temsil eden yapılar inşa ederek varlık kazandıran mimarlık genel tanımıyla bir yapı yapma faaliyetidir. Ancak rasyonel bilginin belirleyici olduğu 15. yüzyıldan itibaren mimarlık faaliyetleri sadece şantiye alanı ile sınırlı olmaktan çıkmaya başlamıştır. Bunun yanında yapıların temsiliyetleri de gelişerek mimarlığın düşünsel bir eylem olarak yeni bir kimlik kazanmasına yol açmıştır. Buna bağlı olarak mimar sadece yapı inşa eden değil aynı zamanda temsiliyet araçlarıyla tasarlama eylemini yapan kişi veya otorite olarak statü kazanmıştır. Ancak mimarın tasarlama eylemini gerçekleştiren kişi olarak kazandığı bu güç bir illüzyondur. Çünkü, mimarın inşai dünyaya katkıda bulunmak amacıyla ürettiği her tasarım, yalnızca mimar tarafından değil, tasarımın inşa edileceği coğrafya ve zamanda etkili olan kontrol mekanizmaları tarafından da şekillendirilir. Modern dönemde ekonomik ve siyasi kontrol mekanizmalarının gücünü ve etkinlik alanını arttırmasıyla sosyoloji, felsefe ve sanat alanlarında eleştirel bir tavır ortaya çıkarken, mimarlık eleştiri gücünü kaybederek araçsallaşmıştır. 20. yüzyılın ilk yarısında yaşanan iki dünya savaşının yıkıcı sonuçları neticesinde, 1960'dan itibaren sanat ve diğer alanlarda olduğu gibi mimarlık alanında da araçsallaşan mimarlığın aktörleri olmayı reddeden bir takım sanatçı ve mimarlar, inşa sürecinden kendilerini soyutlayarak, sanatsal ve mimari temsil arakesitinde yeralan eleştirel üretimleriyle öne çıkmışlardır. Doğrudan inşaya yönelik olmayan, mimarlığın kendisine ya da olup bitene karşı duruşlarıyla anti-mimarlık çerçevesinde değerlendirilen bu üretimler, mimarlığı tehdit etmenin aksine mimarlığın özüne dair tartışmaları zenginleştirmiş ve ilerletmiştir. Anahtar Sözcükler: Sanat, Mimarlık, Temsiliyet, Eleştiri, Anti-Mimarlık

Tuğçe Demirhan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessEN

Re-thinking creativity in architectural design education

The stages of architecture and architectural education depend on the phases of human being's changing interpretation in the creative processes. The concept which is called "creativity" today and which has been discussed in the past through various definitions such as inspiration, imagination, production, or mimesis is determined by our ways of perceiving the world and ourselves. On the one hand, the sequence of events that contextually affect each other, and on the other hand important thresholds that emerge in some periods, produce world views that explain how architecture is represented. In this context, the stages and thresholds undergone until the 21st century, have an important place in the conceptual foundation of the thesis. Regarding the contextual parameters, the variable, volatile, ambiguous and complex structure of contemporary perspectives is underlined. Another highlight is the potential of the tools of the age. These findings provide an important reason for reconsidering architectural design studios that have embraced certain traditions from Bauhaus to the present. The critical value of both design and creativity in the 21st-century brings together the concepts of creativity and design in this reworking of the studio. This thesis associates the concept of the transformative concept of architectural design education and creativity through a historical analysis. It carries this association to the design studio ground from past to present on the axis of creativity. Thus, an architectural education process in which creativity is decisive is put forward in the conceptual framework obtained. It is discussed how the accumulation of architectural education determined from this point can be handled on the base of the architectural design studio of the century. In order to achieve a specific goal, inferences are made about how creativity, defined as the application of knowledge and skills in new ways, can be coincided with the architectural design studio's contemporary theoretical, practical, technological and pedagogical approaches and historical development.

Design studiosCreativity
Fatma Kolsal
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2020
10
DoctorateOpen AccessTR

Bellek-mekân ilişkisi bağlamında anı mekânlarının değerlendirilmesi ve korunması: Muğla Menteşe tarihi kentsel doku

Kentsel kültürel miras alanları, tarihsel süreç içerisinde oluşan ve gelişen fiziksel katmanların bir arada bulunduğu, yaşayan insanların deneyimleri, anıları, ortak geçmişi, hikayeleri ve kimliği ile anlam kazanan yerlerdir. Her bir katmanın kullanıcısıyla etkileşim içinde, kendi zamansal ve mekânsal bağlamını yeniden şekillendirmesiyle oluşan alanlar, zaman içerisinde kentsel ortamda yapılan keskin ve yıkıcı müdahaleler ile değişime uğramaktadır. İnsanların kent mekânıyla kurduğu bağın kopmasıyla sonuçlanan değişimler ile, kültürel miras alanları bağlamlarını ve anlamlarını yitirmektedir. Ayrıca, sosyal, ekonomik, toplumsal, fiziksel ve tarihsel olarak çok boyutlu bilgileri içeren kültürel miras alanlarında, bağlamın tamamını bütüncül bir şekilde değerlendirerek; fiziki verilerle somut olmayan verilerin ilişkilendirilmesini sağlayacak koruma yaklaşımı üretmek de güçleşmektedir. Bu bağlamda, tezin temel amacı, anının mekânsal kodlu bir veri olduğundan yola çıkarak, mirasın toplumsal bağlamdan kopartılmadan tüm unsurlarıyla yerin bir öğesi ve gündelik hayatın kaynaklarından biri olması gerektiğini vurgulamak; kültürel miras alanlarının fiziki ve kültürel bağlamda varlıklarını sürdürmesi ve korunması için anıyı mekânsal verilere entegre etmek; elde edilen bilgileri koruma prensiplerinin oluşturulmasında kullanılır kılacak bütüncül bir yaklaşım önermektir. Çalışmanın örneklem alanı olan Muğla ili Menteşe ilçesi tarihi kentsel doku ve çevresi, kentin tarihsel sürekliliği içinde geçirdiği bazı kırılma noktalarına rağmen, kentte yaşayanların mekânla kurduğu diyalogun; yaşayanlar ve mekânlar arasında anı ve anlam üretiminin devam ettiği bir alandır. Kentte yaşayanlarla yapılan derinlemesine görüşmelerden elde edilen anıya ait veriler ve fiziksel veriler birbiriyle aynı düzlemde ilişkilenemeyecek dinamikleri içermektedir. Çalışma kapsamında kullanılan yaratıcı haritalama ise bu dinamikleri görünür kılarak, analiz ve değerlendirmeleri yapmaya olanak sağlayacak bilgi altyapısının oluşmasını sağlamaktadır. Dolayısıyla, bu verilerin entegre edilmesi ile hem tarihi kentsel dokuda yer alan kültürel miras alanlarının korunması için genel çerçeve belirlenmiş hem de Muğla Menteşe tarihi kentsel dokusu için koruma ilkeleri ve stratejileri oluşturulmuştur.

Bellek mekanlarıKültürel mirasMekansal bellek+1
Feran Özge Güven Ulusoy
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kütahya Ulu Cami ve yakın çevresi kentsel sit alanının korunmasına yönelik tespit ve öneriler

Korunması gerekli kültürel miras envanterinin yoğun olarak bulunduğu Kütahya kentinde, 1979 yıllarında koruma çalışmalarına başlanmış ve bu koruma çalışmaları sonucunda 1987 yılında alan için koruma amaçlı imar planı onaylanmıştır. Bu plan; uygulamaya yönelik araçların yetersizliği ve alana yönelik müdahale kararlarının uygulanamaması nedeniyle koruma açısından başarılı olamamış ve planın yenilenmesi gerekmiştir. Bu kapsamda 2019 yılında onaylanan Revizyon Koruma Amaçlı İmar Planı incelendiğinde sadece sit sınırlarında genişleme, daralma bölgeleri olduğu ve yeni tescillenen yapılar bulunduğu görülmektedir. Revizyon planında uygulamaya yönelik müdahale kararlarının yer almaması, alan içerisindeki dokuda yapılacak koruma çalışmalarında belirsizlikler oluşturmaktadır. Bu bağlamda Kütahya tarihi kent merkezinin çağdaş koruma yaklaşımları ile ele alınması gerekliliği ortaya çıkmıştır. Revizyon planda; sit alanı genişletilen bölgelerden yüzölçümü bakımından en büyük alana sahip olan Ulu Cami ve yakın çevresini kapsayan bölgede bulunan 368 adet yapı incelenerek, analiz çalışmaları yapılmış ve alandaki günümüz koruma anlayışının durumu irdelenmiştir. Alan içerisindeki koruma sorunları tespit edilerek çağdaş koruma anlayışına göre öneriler sunulmuştur. Çalışma kapsamında yapılan analiz, tespit ve önerilerin koruma sınırları içinde bulunan tüm alanlarda yapılacak yeni koruma çalışmalarına katkı sağlaması hedeflenmiştir.

Kent imar planıKentsel korumaKonut mimarisi+5
Hande Gürü
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Endüstri mirası alanlarının kent kimliği bileşeni olarak korunması: Adana endüstri mirası rotası

Adana kenti 19. yy ikinci yarısından itibaren tarım ve sanayi faaliyetleri ile birlikte anılmıştır. Günümüzde sanayi faaliyetlerinin fiziksel unsurları olan endüstri yapı ve alanları giderek eksilmekte ve buna bağlı olarak önemli bir tarihsel ve mekansal katman yok olmaktadır. Bu katmanların eksikliği kent kimliğinin kaybına yol açmaktadır. Tez kapsamında bir endüstri kenti olan Adana'da yer alan tarihi endüstri yapılarını, Adana'nın kent kimliğinin bir bileşeni olarak tanımlamak ve endüstri mirasının sürdürülebilirliğine katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda kentin sahip olduğu endüstri mirasının tespit edilerek öneminin ortaya konması, uluslararası ağlarla bütünleştirilerek sürdürülebilirliğinin sağlanması ve kentin önemli bir kültür mirası ve kimlik bileşeni olarak geleceğe aktarılabilmesi için yöntem önerisi sunulmaktır. Tez kapsamında incelenen endüstri tesislerini, Adana kentinin il sınırları içerisinde yer alan ilk fabrikanın kurulduğu 1864 yılından, Organize Sanayi Bölgesinin (OSB) kurulduğu 1977 yılına kadar kurulmuş olan fabrikalar ile Bağdat Demiryolu'na bağlanan Adana-Mersin Demiryolu hattı üzerinde yer alan demiryolu yapıları oluşturmaktadır. Bu yapıların bütüncül bir koruma anlayışı içerisinde ele alınmasına yönelik olarak incelenen uluslararası örnekler ışığında Adana kenti için endüstri mirası rotası hazırlanmış ve endüstri mirası kapsamında değerlendirilen yapılar bu rotaya dahil edilmiştir.

Ayça Aslıhan Özüdoğru
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Arkeolojik alan ve endüstriyel mirasın bütünleşik korunması: Haydarpaşa Gar Sahası örneği

19.yüzyıldan itibaren kentler sanayileşme ve modernleşme hareketleri ile büyük bir değişim yaşamışlardır. Bir yandan yeni yaşam biçimine uygun kentsel alanların inşası için mevcut dokuların yıkılması bir yandan modern kentin inşası için gerekli olan ulaşım, altyapı ve yeni yapı türlerinin yapılması bu dönemin önemli faaliyetleri olmuştur. Avrupa'da başlayan bu kentlerin yenilenme faaliyetleri İkinci Dünya Savaşı sırasında yeni bir yıkımla karşılaştı. Hava bombardımanına maruz kalan kent merkezlerindeki yıkım sonrası yeniden inşa çalışmaları kent belleğinin ve tarihsel izlerin önemini vurgulamış buna bağlı olarak kentsel arkeoloji kavramı ortaya çıkmıştır. Kentlerin farklı tarihsel dönemlere ait izlerinin kent kimliğini oluşturan önemli değerler olarak kabul edildiği savaş sonrası dönemde kültürel mirasın kapsamı arkeolojik alanlardan endüstri varlıklarına kadar genişlemiştir. Endüstrileşme sürecinin en önemli faktörlerden birisi olan demiryolunun günümüze ulaşan yapıları endüstri mirasının en büyük temsilcileri olmuştur. Haydarpaşa Gar Sahası olarak tanımladığımız mekân 20. yüzyılın başından bu yana taşıdığı tarihsel değerler ile korunması gereken demiryolu miras bölgelerinden biridir. Ancak Haydarpaşa Gar Sahasında Marmaray Projesi Cr3 Sözleşmesi Gebze-Halkalı Banliyö Hattı İyileştirmesi kapsamında yapılan çalışmalarda kentsel arkeoloji değeri taşıyan kalıntılara rastlanmıştır. Tarihsel kültürel mirasın farklı katmanlarının çakıştığı bu alanın bütünleşik, sürdürülebilir ve değerlerin eşitliği ilkelerine göre korunması yeni bir sorunsal olarak bu tez kapsamında değerlendirilmiştir. Bu çalışmada, Haydarpaşa Gar Sahasının çok katmanlı yapısı incelenerek açığa çıkarılan arkeolojik alan ve endüstriyel miras yapıları kentsel süreklilik bağlamında kronolojik olarak incelenmiştir. Alanın kentsel arkeolojik alan boyutunun eklenmesiyle karşılaştığı koruma sorunlarının ve koruma stratejileri ve politikalarının değerlendirilmesi, birlikte korunabilirliğinin tartışılması ve sürdürülebilir koruma örneği olarak korunmasına yönelik öneri geliştirilmesi çalışmanın amacını oluşturmaktadır.

Haydarpaşa GarıKalkhedonKentsel arkeoloji
Bahar Oğuz Doğan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessEN

Transformation of public space in Digital Age

This thesis explores how digital technologies are transforming public spaces and their impact on urban identity and morphology. The research focuses on the integration of digital tools such as smart information systems, digital communication networks, and digital solutions, analyzing their roles in enhancing accessibility, inclusivity, sustainability, safety, and resilience. The study includes case examples from cities like Singapore, Barcelona, Tokyo, Amsterdam, and Istanbul to illustrate these dynamics. The findings demonstrate that digitalization profoundly alters urban functionality and user experience. Case studies reveal that digital tools facilitate new forms of engagement, redefine urban services, and influence both the physical and conceptual aspects of urban identity. For instance, Istanbul's Kadıköy Square exemplifies how digital infrastructure can shift social dynamics and spatial configurations, while cities like Tokyo and Amsterdam highlight changes in urban form and infrastructure due to digital integration. Key insights show that innovations such as digital displays, interactive installations, and smart technologies contribute to sustainability and urban development goals, affecting transportation and infrastructure planning. However, challenges such as inconsistent digital adoption and the rapid evolution of technology are noted. Future research should address these challenges by examining diverse urban contexts and long-term impacts. Recommendations include customizing digital solutions to local needs, improving security and sustainability, and preserving cultural heritage in the face of digital advancements. This research emphasizes the need for a nuanced, interdisciplinary approach to integrating digital technologies into urban design.

Fatemeh Badel
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Yapay zekâ destekli görsel düşünmenin erken tasarım evresinde yaratıcı bilişsel süreçlerle ilişkisinin incelenmesi

Görsel düşünme becerisi yaratıcı ürünler ortaya koyabilme potansiyelini arttıran, üretken düşünmenin yoğunlaştığı erken tasarım evresinde aktif rol oynamaktadır. Tasarım disiplinleri için bilişsel süreçlerin anlaşılması ve tasarım davranışlarının araştırılması, yapay zekâ çalışmalarının hız kazanması ile birlikte daha önemli hale gelmiştir. Son on yılda yapay sinir ağları ve üretici çekişmeli ağlar ile birlikte metinden görsel üretmeye yönelik yapay zekâ uygulamalarının artışı mimarlık ve tasarım alanlarında yeni bir dönemin başlangıcına işaret etmektedir. Bu uygulamaların ulaşılabilir hale gelmesi bilişsel süreçler üzerinde de etkili olan görsel analojinin kullanımını yoğunlaştırmıştır. Çalışma; erken tasarım evresinde tasarım problemi doğrultusunda yapay zekâ desteği ile üretilmiş görsellerin, tasarımcının bilişsel süreci üzerindeki etkisini analitik yöntemlerle ortaya koymayı amaçlamaktadır. Sekiz kişilik bir çalışma grubu ile iki farklı oturum gerçekleştirilerek eskizler üretilmiştir. Bu oturumlarda katılımcıların eskiz üretimleri ve sesli düşünmeleri kayıt altına alınmıştır. Oluşturulan kayıtlar protokol analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Suwa ve Tversky'nin (1998) oluşturmuş olduğu dört ana eylem kategorisine göre kodlamalar gerçekleştirilmiştir. Bu yönteme ek olarak Goldschmidt'in (2014) linkografi yöntemi de kullanılmıştır. Çalışma kapsamında, tasarım hareketleri birbiri ile ilişkilendirilerek iki oturum bağlamında bilişsel süreçlerin portresi oluşturulmuştur. Çalışma sonucunda bilişsel düşünme süreçlerinde meydana gelen farklılıklar karşılaştırmalı olarak ortaya konulmuştur. Ayrıca yaratıcı düşünme potansiyelini pozitif yönde etkilediği ifade edilen üretken düşünmeye dair kritik hareketler ve bağlantı indeksleri yönüyle anlamlı farklar bulunmuştur.

Yapay zeka
Sevgin Aysu Balkan
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Postmodern dönemde kamusal mekânın dönüşümünün kapalı siteler üzerinden incelenmesi:İstanbul, Göktürk örneği

Farklı fiziksel, sosyal, ekonomik ve kültürel katmanların bir araya gelerek sosyal yaşamın mekânı oluşturduğu kentsel örüntülerin omurgasını oluşturan kamusal mekânlar, tarihsel süreç içerisinde olduğu gibi, günümüzde de sürekli değişen ve dönüşen mekânlar olarak karşımıza çıkmaktadır. Neoliberal yeniden yapılanmanın bir parçası olarak ortaya çıkan ve postmodern kentsel uygulama biçimleerinden biri olan kapalı siteler çağdaş kentte kamusal mekânın niteliğini dönüştüren önemli mekânsal öğelerden biridir. Bu çalışmanın amacı; kentsel mekânın temel unsurlarından biri olan kamusal mekân olgusunun değişen niteliğine kapalı sitelerin etkisini incelemektir. Çalışmanın kavramsal çerçevesi postmodern konut alanlarının kentsel kamusal mekânın morfolojik özellikleri ve kullanım değeri üzerindeki etkisini ortaya koymaya yöneliktir. Çalışmanın temel varsayımı 1980'den günümüze kadar geçen süreçte gelişen postmodern kentsel gelişim ve değişim modellerinden biri olan kapalı sitelerin fiziksel özelliklerinin kamusal mekânların biçimlenişi ve kullanımı üzerinde doğrudan etkili olduğu ve kentsel kamusal mekânın niteliğinin farklılaşmasına neden olduğu şeklindedir. Çalışma kapsamında alan çalışması olarak seçilen Göktürk, İstanbul kentsel alanı dışındadır. Çalışmanın kavramsal çerçevesi ve alan çalışması bölümleri makro, mezo ve mikro olmak üzere üç temel ölçek üzerine kurgulanmıştır. Çalışma ile kentsel mekânda sayıları gittikçe artan kapalı siteler ile çevrelerindeki kamusal mekânlar arasındaki etkileşimi açıklayabilmek için bir değerlendirme modelinin ortaya konulması hedeflenmiştir. Araştırma bulguları Göktürk'te kamusal bütünlük olarak tanımlayabileceğimiz kentsel alanın kapalı sitelerin kümelenmesiyle oluşan özelleşmiş bir kentsel mekâna dönüştüğünü gösterirken, kamusal mekânların kapalı sitelere giriş-çıkışları sağlayan ve kapalı sitelerde oturanların ihtiyaç-arzularını karşılayan metaların geçişine olanak sağlayan alanlar haline geldiği tespit edilmiştir.

Ülkü Çelebi
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00

Other supervisors