Theses supervised by Prof. Dr. Nurettin Parıltı
13 theses · Gazi University, Ankara Hacı Bayram Veli University, Çankaya University
Yayın kuruluşlarında çalışan tüketicilerin, reklam ve tutundurma faaliyetlerinden etkilenme durumları ve bir uygulama
Tüm Sektörlerde, Yaşanan değişimler, politik-ekonomik gelişmeler, bu gelişmeler sonucunda yapılan hukuki düzenlemeler, uluslar arası ilişkilerin değişmesi, artan rekabet her alanda modern pazarlama anlayışına yönelmeyi gerektirmiştir. Tüm bu gelişmeler sonucunda basit reklamcılık fonksiyonları yerini daha komplike faaliyetlere bırakmıştır. Tüketiciye sınırlı ürünlerin sunulması, yerini tüketici odaklı, onların beklentilerinin takip edildiği, ürünlerin çeşitlendirildiği, farklı mal ve hizmetleri bırakmıştır.Bu bağlamda, pazarlama, karar değişkenleri, önem kazanmış ve fiyatlama kararlarında, dağıtım ve tutunma faaliyetlerinde, uygulanması kararlaştırılma, programlar, özellikle reklamcılık sektörü için, önemli stratejiler haline gelmiştir.Bu araştırmada amaçlanan yeni pazarlama anlayışının ürettiği ve günümüz işletmeleri için önemli ve vazgeçilmez bir unsur haline gelen reklamların iki farklı tüketici gurubu arasında nasıl bir tercih ve ürün seçimi ortaya koyduğunu tespit etmektir.Bu çalışmada bir yayın kuruluşunda iki farklı departmanda çalışan tüketicilerin eğitim, cinsiyet ve gelir durumuna göre, reklamlardan etkilenme düzeyleri ve reklamların satın alma kararlarındaki rolü anket yoluyla tespit edilmiştir. Bu araştırmanın sonucu, göstermiştir ki, Dış yayınlarda çalışanların reklam departmanında çalışanlara oranla, reklamlardan etkilenme düzeyleri daha yüksektir.Oluşturulan reklam puanlarının yayıncı kuruluşta çalışılan birimlere göre farklılık gösterip göstermediği, Ürünler Hakkında Bilgi Sahibi Olma, Reklamların Ürün Aldırmaya Etkisi ve Toplam reklam puanlarının Dış Yayınlar Dairesi Başkanlığı'nda çalışan personelde Reklam Tasarım ve Tanıtım Dairesi Başkanlığı'nda çalışan personele göre anlamlı derecede yüksek olduğu, bireyleri alış verişe yöneltme ortamlarının personele göre tercih farklılığı yaratmadığı saptanmıştır. Ayrıca Oluşturulan reklam puanları bakımından personelin Reklamlardan Etkilenme, Ürünler Hakkında Bilgi Sahibi Olma, Reklamların Ürün Aldırmaya Etkisi ve Toplam reklam puanlarının cinsiyete ve medeni duruma göre farklılık göstermediği saptanmıştır.Bu çalışmada elde edilen veriler SPSS 15.0 paket programı ile değerlendirilmiş, verilerin normallik testi sonucunda normal dağılmayan değişkenlerde, guruplar arası farklık incelenirken, ikili gurupların karşılaştırmasında Mann Whitney U Testi uygulanmıştır.Anahtar Kelimeler:1.Kavram,2.Pazarlama,3.Reklam,4.Tüketici,5.Ürün.
Farklı kültürdeki üniversite öğrencilerinin global markalı ürünlerdeki marka bağımlılığının karşılaştırılması: Urumçi-Ankara (Çin-Türkiye) örneği
Farklı kültürdeki üniversite öğrencilerinin Global markalı ürünlere karşı oluşturdukları marka bağımlılığının herhangi bir fark gösterip göstermediğinin ortaya konulması tezin amacını oluşturmaktadır. Araştırmanın evrenini Çin ve Türkiye'de faaliyet gösteren global firmalardan alış veriş yapan tüm üniversite öğrencileri oluşturmaktadır. Ancak gerek Çin'in çok büyük bir nüfusa sahip ve coğrafi olarak çok geniş bir alana sahip olması ve bunun karşısında Türkiye'nin daha küçük bir nüfus ve coğrafi alana sahip olması nedeniyle evren Çin'in Urumçi şehriyle Türkiye'nin Ankara ili üniversite öğrenciyle sınırlandırılmıştır. Araştırmanın sonuçlarına bakınca, Çin ve Türk öğrencilerin arasında pek fazla farkı görünmüyorsa da aslında birkaç detay dikkat çekicidir. Yaş, eğitim seviyeden dolayı iki ülke öğrenciler global marka ile ilgili bazı görüşleri benzerlik sağlamakta. Ama yaşam sitili ve sosyo-kültürlerden dolayı global markaya olan tercih ve sadakati Çin uyruklu öğrenciler Türk öğrencilere göre daha çok olumlu.
Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmelerde e-ticaret, karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri ankara ilinde bir uygulama
Elektronik ticaret konusu, Dünyada belirlenen genel eğilime paralel olarak, Türkiye açısından daha büyük önem taşımaktadır. Günümüzde elektronik ticaretin toplam dünya ticareti içindeki payında görülen hızlı artış, ulusal e-ticaret uygulamalarının yaygınlaştırılmasına neden olmuştur. KOBİ?ler Türkiye?de geniş istihdam ve üretim olanakları sağlamalarına rağmen, çok fazla sorunlarla karşı karşıya kalmaktadırlar ve bir büyük sorun yumağı ile uğraşmak zorundadırlar. Yapılan bu çalısmada tekstil sektörundeki KOBİ?lerde elektronik ticarette yaşanan sorunlar, Başta hukuki, rekabet, pazarlama, kaliteli iş gücü, teknoloji ve alt yapı, işletme, müşteri kaynaklı sorunları makro bazda incelenmiş, bu sorunlara yönelik olarak çesitli çözüm önerileri ortaya konmuştur. Analizlerde ortalama değerin sunuçlardan hareketle, genel olarak tekstil firmalarının farklı problemlerine bakıldığında makro ve yasal kaynaklı sorunlar en önemli ve müşteri kaynaklı problem daha geri planda olduğu şekli olarak kilit öneme sahip olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yaptığımız regresyon analizi sonucunda firmaların e-ticaret konusundaki yaşadığı sorunlar, personel kaynaklı sorunlar hariç, beş farklı ve önemli değişkenle destekleyen sonuçlara ulaşılmıştır. Ortaya konan çözüm önerilerine bakıldığında ise, konu ile ilğili olarak devletele birlikte, firmalara büyük görevler düşmektedir. Bu nedenle Türkiyede fiziki ve idari altyapı eksikliklerinin hızla tamamlanması ve gerekli yasal düzenlemelerin yapılması, televizyon ve çesitli yayın araçlarında e-ticaret konusunda bilgilendirici yayınlar yapması ortaya çıkmıştır. Ayrıca KOBİ?lerin büyük şirketler karşısında rekabet avantaji sağlayacak duruma gelmeleri için önemli unsurlar yani; farklılaşma, uzmanlaşma, müşteriyi tanıma ve müşteri ilişkileri gibi konuları yeniden gözden geçirmeli, rakip firmaların elektronik ticaret konusundaki pozisyonları incelenmeli, uzman personel istihdamı ile beraber gerek danışmanlık şirketleri gerekse üniversiteler ile işbirliği yapılmalı, ilgili finansal teşviklerin sağlanması gibi işlerin gerekliliği önerilmiştir. Anahtar Kelimeler: 1.Elektronik Ticaret 2.Küçük Ve Orta Büyüklükteki İşletmeler
Tüketicinin satın alma davranışında marka/model tercihini etkileyen faktörler
Ürün ile tüketici arasındaki iletişimi sağlayan en temel kavramlardan birinin marka kavramı olduğu düşüncesinden hareketle, marka tercihinde etkili olan unsurların belirlenmesinde tüketicilerin o markaya ait tutumları yadsınamayacak bir olgudur. Bu sebepten ötürü bu çalışma markanın müşteri odaklı ölçülmesine yönelik olup, çalışmanın uygulamasına tüketici satın alma sürecinde marka kavramının önemli bir faktör olduğu cep telefonu sektöründe gidilmiştir. Ankara Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi?nde okumakta olan öğrenciler rastgele seçilmiş ve seçilen öğrencilere 28 sorudan oluşan bir anket yapılmıştır. Anketin kapsamı üniversite de ki öğrencilerin cep telefonu marka seçiminde etkili olan unsurları belirlemeye ve üniversite öğrencilerinin tercihlerinde etkili olan unsurlar arasındaki farklılıkları belirlemeye yönelik olmuştur. Yapılan bu araştırma sonucunda üniversite öğrencilerinin tercihlerine etki eden faktörler ortaya konulmuştur. Anahtar Sözcükler 1. Tüketici Davranışı 2. Tüketici 3. Marka 4. Marka Tercihi 5. Etkili Faktörler
Kamu sektöründe müşteri ilişkiler yönetimi ve bir uygulama
Küreselleşen dünyada rekabetin yönü ve şekli değişmiş hızlı, uygun, güvenilir ve zamanında bilgiye dayanan bir rekabet ortamı olmuştur. Gelişen teknoloji, sosyal ve siyasi yapı, kanunlar ve bireylerin beklentileri kısaca kamu sektörü içerisinde bulunduğu ve ilişkide olduğu tüm çevre her geçen gün hızlı bir şekilde değişmektedir. Kamu sektörünün hizmet kalitesini artırmak, çalışanın memnuniyetini yükseltmek ve bireylerin beklentilerini karşılayabilmek amacıyla değişik yöntemler uygulanmaktadır. Müşteri, günümüzde kurumların en önemli varlığı ve yaşamlarını sürdürmek için ihtiyaç duydukları önemli bir kaynaktır. Müşterilerin istek ve gereksinimleri değişim ve farklılık da rekabetin önemli unsurları olarak karşımıza çıkmaktadır. Böylece bu değişim ve farklılıklar kurumların müşterilerine istenilen ürün ve hizmetin sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Özellikle yeni ürün ve hizmetlerin pazara sunulmasında rekabetçi avantajı yakalamak amacıyla kurumlar, geniş müşteri kitlesine ulaşmak veya bu kitleye ulaşacak ürün ve hizmetleri oluşturmak için çalışmaktadır. Rekabetin yoğun olduğu her pazarda kurumlar müşterilerin gereksinim ve isteklerini daha iyi anlayabilmek ve bu gereksinimlere göre mal ve hizmetler geliştirmek için müşterilerini detaylı olarak incelemeye ve çözümlemeye başlamışlardır. Bu çalışmaların uygulamaya alınması kolay olmamasına rağmen, bunu gerçekleştirmek için organizasyonlarda köklü değişime ihtiyaç vardır. Bu köklü değişimin sağlanmasında ilk adım somut bir Müşteri İlişkileri Yönetimi (MİY) stratejisinin oluşturulmasıdır. Bu çalışmanın evreni Ankara vergi dairesi ve gelir idaresi çalışanları olmak üzere yaklaşık 2000 kişidir. Yığından seçilecek örneklem sayısı (2) ile verilen formül uygulanarak elde edilecektir. Çalışmanın niteliği göz önüne alındığında örneklem sayısının, % 95 güvenirlik ve % 5 duyarlılık ile tespit edilmesi uygun olduğu görülmektedir. Bu durumda gerekli örneklem sayısı yaklaşık 244 olduğu tespit edilmiştir. Çalışmada 304 örnek çalışmanın uygulama aşamasında basit rastgele örneklem yöntemine göre seçilerek uygulanmıştır.
Marka güveni, marka imajı ve marka değerinin marka evangelizmi üzerindeki etkisi: E-ticaret markaları üzerine ampirik bir araştırma
Olumlu marka anlatımı olarak tanımlanan marka evangelizmi, kitleleri ikna etme amacıyla markayı gönüllü olarak savunarak markanın geniş kitlelere ulaşmasını, markanın benimsenmesini ve kullanılmasını sağlamaktadır. Bu çalışmada marka evangelizmi üzerinde marka güveni, marka imajı ve marka değerinin etkisini incelemek amaçlanmıştır. Çalışma kapsamı Türkiye' de faaliyette bulunan beş e-ticaret markasından (Amazon, Trendyol, Hepsiburada, Gittigidiyor ve N11) oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan anket araştırma kapsamında yer alan e-ticaret markalarından en az birini kullanan müşteriler tarafından cevaplandırılmıştır. 391 geçerli anket çalışması Stata 15.0 istatistik programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre marka güveni, marka imajı ve marka değeri değişkenlerinin marka evangelizmi üzerinde etkisi olduğu saptanmıştır. Bunun yanı sıra marka evangelizmi ile marka güveni, marka evangelizmi ile marka imajı, marka evangelizmi ile marka değeri ve marka değeri boyutları "marka bağlılığı, marka farkındalığı, algılanan kalite ve marka çağrışımı" arasında orta düzeyde, pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Son olarak marka evangelizmi açısından e-ticaret kullanıcılarının sosyo-demografik özellikleri arasındaki fark incelenmiş ve sosyo-demografik özellikler arasında bir fark bulunamamıştır.
İletişim sektöründe tutundurma çabalarının önemi ve kablo tv üzerine bir uygulama
İletişim, insanlığın başlangıcından bugüne kadar hayatımızda önemli bir yer tutmuştur. İlk zamanlarda dumanla, kuşlarla yapılan haberleşme zamanla yerini telefona, fiber optik altyapılara, uydulara ve internete bırakmıştır. İnternet günümüzün vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Bankacılık işlemlerinden, trafik cezalarına, bilgi araştırmadan, eğlenceye her şey internet üzerinden yürütülmeye başlanmış, dünya artık global bir köy haline dönmüştür. Fiber optik altyapılar sadece internet hizmeti sunmakla kalmayıp, aynı zamanda bu teknolojiyi kullanarak telefon görüşmeleri, hd (yüksek çözünürlüklü) ve sd (standart çözünürlüklü) dijital televizyon yayınları, interaktif servisler gibi birçok hizmeti de beraberinde getirmektedir. Bu durum İnternet'in bu kadar yaygınlaştığı bu ortamda, İSS'ler (İnternet servis sunucular) arasındaki rekabeti giderek artmaktadır. Daha önce sadece bir hizmetle akla gelen firmalar, gelişen teknoloji sayesinde artık pastayı bir bütün olarak görmek ve pastadan daha büyük dilim almak için birbirleriyle kıyasıya rekabet içerisine girmek zorunda kalmışlardır. Bu durum pazardaki tutundurma faaliyetlerinin daha da önemli hale gelmesine sebep olmuştur. Artık firmalar müşteri değerini artırmak için tüm yolları kullanmakta, tutundurmayı neredeyse bireysel baza dönüştürerek kullanmak zorunda kalmaktadırlar.Bu tez çalışmasında bir İSS (İnternet servis sağlayıcılar) için tutundurma faaliyetlerinin müşteri gözündeki algısı araştırılmış ve çıkan sonuca göre bazı önerilerde bulunulmuştur. ISS'lara (İnternet servis sağlayıcılar) ve pazarlama alanında faaliyet gösteren tüm firmalara katkı sağlaması amacıyla hazırlanmıştır.Anahtar Kelimeler: Tutundurma, Hizmet, İletişim Sektörü, Hizmet Tutundurma, İnternet
Duygusal zekâ düzeyi ve iş tatmini ilişkisinin analizi: Bir uygulama
Bu araştırmada, çalışma evrenini Ankara ilinde özel bir hastanede çalışan hemşireler oluşturmaktadır. Duygusal zekâ ve iş tatmini ilişkisinin analizi edilmesi amaçlanmıştır. Araştırma evrenini kurumda çalışan 118 hemşire oluşturmaktadır. Araştırmaya katılmayı kabul eden ve anket formunu dolduran 103 hemşire örneklem olarak kabul edilmiştir. Veri toplama aracı olarak geçerlik ve güvenirlik almış 3 duygusal zeka modeli incelenmiştir. Bunlar; Mayer ve Salovey' ın hazırlamış olduğu Çok Yönlü Duygusal Zekâ Ölçeği, Reuven Bar-On tarafından hazırlanan Duygusal Zekâ Modeli, Daniel GOLEMAN' ın hazırlamış olduğu Duygusal Zekâ Modeli' dir. Bu duygusal zekâ modellerinden her birinde yer alan anket soruları ele aldıkları alana göre bölümlere ayrılmıştır. Araştırmacının da 6 yıllık meslek deneyimi sonucu elde ettiği bilgiler ve diğer bilimsel araştırmaların da katkısı ile anket soruları duygusal zekâyı ölçmeye yönelik anket soruları oluşturulmuştur. İş tatminini ölçmek için de Minnesota İş Tatmin Ölçeği ve Türkiye'de yapılmış olan iş tatminine yönelik araştırmalar incelenerek anket soruları oluşturulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 20.0 programında çözümlenmiştir. Bu araştırma sonucu elde edilen önemli bulgular şu şekildedir:Hemşirelerin toplam duygusal zekâ düzeyleri ile iş tatminleri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğu tespit edilmiştir.Kurumda çalışan hemşirelerin duygusal zekâ düzeylerinin yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, hizmet süresi, çalışılan birim, çalışma şekli gibi değişkenlere göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir.Kurumda çalışan hemşirelerin iş tatmini yaş, cinsiyet, medeni durum, öğrenim durumu, hizmet süresi, çalışma şekli gibi değişkenlere göre farklılık göstermediği tespit edilmiş. Ancak çalışılan birime göre hemşirelerin iş tatmin düzeyleri arasında anlamlı bir farklılığın olduğu tespit edilmiştir.Kendini tanıma, kendini yönetme, motivasyon, empati ve sosyal yetkinliğe sahip hemşirelerin iş tatmin düzeylerinin anlamlı bir şekilde daha yüksek olduğu tespit edilmiştir.İş tatminini etkileyen temel öğeler olarak kabul edilen; otonomi, işin kendisi, görevin önemi, çalışma arkadaşları, iletişim, kişisel ve mesleki gelişim, fiziksel olanaklar ve hizmetler ile hemşirelerin duygusal zekâ düzeyleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Ancak ücret ve terfi olanakları ile hemşirelerin duygusal zekâ düzeyi arasında anlamlı bir ilişki olmadığı tespit edilmiştir.Anahtar Sözcükler1.Duygusal zekâ2.Bilişsel zekâ3.İş tatmini4.Hemşirelik
İşgörenlerin yöneticilere duydukları güven ile iş tatmini arasındaki ilişki: Bankacılık sektöründe karşılaştırmalı bir araştırma
İnsanlar belirli bir yaştan itibaren günlük yaşantılarının büyük bir bölümünü bir işte çalışarak geçirmekte ve zamanla birçok kişi için iş, yaşamın merkezi bir parçası haline gelmektedir.Yaşamın merkezi haline gelen iş hayatında kişilerin mutlu olması gerekmektedir. Mutlu olmanın sebeplerinden biri de yöneticiye, çalışma arkadaşlarına duyulacak güvendir.Güven, bireylerin, diğer bireyler tarafından kendisine karşı yazılı ya da sözlü olarak olumlu davranışlar içerisinde olacağına ilişkin beklentileridir.Güven, belirli sonuçlar ya da olaylar kümesi göz önüne alındığında bir kişi ya da bir sistemin güvenirliğine olan itimat olarak tanımlanabilir; buradaki itimat başkasının dürüstlüğüne, seviyesine ya da soyut ilkelerin (teknik bilgininin) doğruluğuna karşı beslenen inancı anlatır.İş tatmini, isin özellikleriyle çalışanların istekleri birbirine uyduğu zaman gerçekleşmektedir.Bu araştırmanın amacı; bankacılık sektöründe çalışan işgörenlerin yöneticilere duydukları güven ile iş tatmini arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır.
Marka birleşmelerinin marka değeri ve tüketici satın alma kararına etkisi
Günümüzde en farklılaşmış ürünlerin bile kolayca taklit edilebilmesi, pazara yeni çıkacak ürünlerin eşsiz bir şekilde konumlandırılmasını güçleştirmektedir. İşletmeler, bu olumsuzlukların etkisini azaltmak, sahip olunan marka değerine katkı sağlamak, tüketiciler tarafından tercih edilebilir olmak ve rakiplerine göre stratejik açıdan bir avantaj elde edebilmek için, marka birleşmesi stratejilerine yönelmişlerdir.Marka birleşmelerinin oluşturulması, işletmeler için verilebilecek en kritik pazarlama kararlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Markaların bahsedilen birleşme faaliyetleri içinde bulunmaları onların, farkındalıklarını, yarattıkları çağrışımları, algılanan kalitelerini ve sadakat seviyelerini yükselterek, tüketici gözündeki değerlerinin artmasına yol açabileceği gibi, marka değerinin güçlenmesine de katkı sağlayabilecektir.Bu çalışma ile, tüketicilerin eş markalara karşı olan tutumlarının, marka birleşmelerini ne yönde etkilediği ve bu bağlamda tüketicilerin marka birleşmelerinin satın alma kararlarına olan etkisi ortaya konmaya çalışılmıştır. Bununla birlikte, mal ya da hizmet üreten işletmelerin marka birleşmelerine girerek, marka değerlerine ne oranda katkı sağlayacakları ve tüketiciler tarafından nasıl algılandıkları gözlenmiştir.Araştırma kapsamına, Ankara'da yaşayan 15 yaş ve üzerindeki tüketiciler dahil edilmiştir. Araştırma için gerekli verilerin elde edilmesini sağlamak amacıyla, rassal örnekleme teknikleriyle 3 büyük alışveriş merkezinde 412 bireye anket uygulanmıştır. Bu anketin hazırlanmasında Likert ve Semantik Farklılıklar Ölçekleri'nden yararlanılmış, elde edilen verilerin analizinde ise, yerine göre parametrik ve parametrik olmayan testler ve faktör, korelasyon ve regresyon analizi teknikleri kullanılmıştır.Yapılan araştırmada sınanan hipotezlerden elde edilen bulgulara göre; oluşturulan marka birleşmelerinin tüketici tutumları açısından olumlu algılandığı ve tüketicilerin satın alma kararlarında pozitif bir etkiye sahip olduğu ortaya çıkmıştır. Bu olumlu tutumun oluşmasında, eş markaların sahip oldukları marka değeri unsurlarının rolü büyüktür. Buna ek olarak, değişkenlerin demografik faktörlere göre farklılıklarının da sonuçların anlamlılığını etkilediği belirlenmiştir.
Üniversite hastanelerinde tam gün yasası sonrasında hasta memnuniyeti ve bir üniversite hastanesi örneği
Bu güne kadar ülkemizde sağlık alanında birçok farklı politikalar geliştirilmiştir. Bunlardan bazıları uygulamada kullanılmış olsa da bir kısmı zamanla uygulamadan kaldırılmıştır. Kamuda görev yapan hekimlerin çalışma durumlarına ilişkin politikaları ele alan Tam Gün Yasası da bazı etkileri bünyesinde barındırmaktadır. 2010 yılında uygulamaya alınan bu yasa kapsamında hasta memnuniyetinin üniversite hastanelerindeki sonuçlarının araştırılmasına bağlı olarak sunulan birçok çalışma yapılmıştır. Bu yasanın uygulanması sonucunda, üniversite hastanelerinden hizmet alan hastaların memnuniyetlerini, hizmet pazarlamasının önemli alanlarından olan sağlık sektöründeki sonuçlarının belirlenmesine katkı sağlaması amaçlanmıştır. Sağlık kuruluşları memnuniyeti sağlamak açısından hizmet talep eden hastalara; kaliteli hizmet vermeli, hizmet sürecini en üst seviyeye çıkarmalı, tanı ve tedavide sıfır hatayı seçmeli, hastaya durumu hakkında bilgi vermeli, hastayı mümkün olduğunca en hızlı biçimde sağlığına kavuşturmalı, hastaların hastaneden memnun ayrılmasını sağlamalıdır. Bunun sağlanması konusunda çalışmakta olan üniversite hekimlerinin, tam zamanlı olarak üniversite hastanelerinde görev yapmaları yanında eğitim veriyor oldukları da bilinmektedir. Böylelikle bu yasayla üniversitelerde yapılacak olan bilimsel çalışmalarda artışların olması yanında eğitim kalitesinde de artış olacağı öngörülmektedir. Sonuçta hekimlerin özlük haklarında oluşacak farklılıklarla birlikte hizmet alan hastaların memnuniyet durumuna ilişkin sonuçların da saptanması sağlanacaktır. Araştırmada hasta memnuniyet durumunun belirlenmesi amacıyla nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Gerçekleştirilen bu çalışmada belirlenen örneklem Yükseköğretim Kurumu YÖK'e bağlı biçimde çalışmalarını sürdüren 500 ve daha fazla yatak kapasitesine sahip devlete ait üniversite hastanelerinde çalışan hekimlerin hizmet verdiği hastalardaki memnuniyet düzeylerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda Ankara ilinde faaliyet gösteren devlete ait üniversite hastanelerindeki hasta memnuniyet durumunun belirlenmesi amaçlanmaktadır. Veriler Tam Gün Yasası ve Hasta Memnuniyetinin ele alındığı anket formundan alınan sonuçların toplanmasıyla elde edilmiştir. Analizler sonucunda elde edilen verilerle birlikte, tam gün yasasındaki mevzuatlar ve yapılan literatür taraması sonrasında devlete ait üniversite hastanelerinde verilen sağlık hizmetinin hasta memnuniyetindeki etkisine bağlı olarak sunulan ve oluşturulan öneriler doğrultusunda belirlenmiştir. Kamuya bağlı üniversite hastanelerinde tam gün yasasına bağlı olarak çalışan hekimlerin hasta memnuniyetindeki durumunun belirlenmesine bağlı olarak sunulan kapsamlı bir çalışmanın olmaması nedeniyle bu çalışmanın önemi artmaktadır.
Afganistan ve Türkiye telekomünikasyon sektöründe müşteri ilhamının aktarım modelinin ampirik olarak incelenmesi
This research aims to empirically investigate the social media marketing, customer inspiration, and purchase intention as the stimulus, organism, and response, respectively, in the telecom sector in Kabul and Ankara by integrating the Transmission Model of Customer Inspiration and Stimulus–Organism–Response (S–O–R) Framework. Totally 800 valid questionnaires collected through Google Form in Kabul (Afghanistan) and Ankara (Turkey) were analyzed by SPSS 24. To examine the suggested hypotheses, correlation analysis, regression analysis, and path analysis were employed. For examining, the reliability and validity of adopted scales, Cronbach's Alpha, KMO and Bartlett's tests, and Confirmatory Factor Analysis (CFA) were used. The results reveal that the customers have inspired-by social media marketing and inspired-to purchase intention in the telecom sector in Kabul and Ankara, which is in line with the Transmission Model of Customer Inspiration. This research, therefore, addresses a gap in customer inspiration and offers valuable perspectives for the literature. This research also provides a sound basis of implications for telecom companies and their stakeholders.
The effects of guerilla advertising on female consumers' purchase intention and brand awareness
The changing market conditions and consumer preferences force companies to engage in more effective marketing activities. Traditional marketing methods have started to lose their effects. Consequently, businesses have entered the search for more effective marketing strategies. The guerrilla marketing concept, which was created by Jay Conrad Levinson in 1984, implies an unconventional way of performing promotional activities on a very low budget. Guerrilla advertising, which is one of the application areas of guerilla marketing strategy, is the transmission of messages intended to be given to consumers without arousing the understanding of advertising. In this study; the effects of guerilla advertising on female consumers' brand awareness and purchase intention were investigated. The conceptual values of guerilla marketing and guerilla advertisements were explained, purchasing intention and brand awareness concepts were explained and the characteristics of female consumers were mentioned. As a result, it has been found that guerilla advertising has an impact on the brand awareness and purchase intention of female consumers and then the effect of significance differences between the attitudes of female consumers towards guerilla advertisements, age and education levels were examined.