Theses supervised by Prof. Dr. Rıdvan Ezentaş

12 theses · Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty

DoctorateOpen AccessTR

Matematiksel modellemenin yaşama yansıma sürecinin incelenmesi

Son yıllarda uygulamalı matematik, mühendislik, nanoteknoloji, ekonomi ve biyoloji gibi diğer disiplinlerde giderek daha önemli bir rol oynamaktadır. Mühendislik alanları matematik bilginin beceri ile bütünleştirilmesinin en seçkin en yoğun gözlemlendiği alanlardır. Başka bir ifade ile mühendislik, matematiksel modellemenin işe koşulduğu ve insanlığın hizmetine sunulduğu bir alandır. Matematik ve mühendislik eğitiminde önemli bir yer tutan modelleme ilgili olarak teknoloji fakültesinde öğrenim gören mühendis adaylarının görüşlerinin neler olduğu, matematiksel modelleme öz yeterlik ve üst bilişsel farkındalık düzeylerinin kendilerine yapılan öğretim uygulamalarının sonrasında farklılaşıp farklılaşmadığını ve matematiksel modellemede yeterlik düzeylerinin ne olduğunun belirlenmesi amaçlanan bu çalışmada nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem tercih edilmiştir. Karma araştırma yönteminin örneklem seçim yöntemlerinden biri olan "amaca uygun örnekleme" yaklaşımı tercih edilmiştir. Çalışma grubunu 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılında Kocaeli Üniversitesi Teknoloji Fakültesi Biyomedikal Mühendisliği programında öğrenim gören farklı gelişim düzeylerindeki toplam 217 öğrenci oluşturmaktadır. 217 mühendis adayından gönüllü olarak görüşmelere katılacağını bildiren farklı sınıflardan 45 mühendis adayı ile görüşmeler ve bu adayların oluşturduğu 12 grup ile de matematiksel modelleme uygulamaları yapılmıştır. Araştırmada, öncelikle çalışma grubuna model ve modelleme, üstbilişsel farkındalık ve matematiksel modelleme öz-yeterlik ölçeği uygulanarak nicel boyutun ön test ve son test verileri alınmıştır. Bir grup katılımcı ile yarı yapılandırılmış görüşme formundan ise nitel boyutun ön görüşme ve son görüşme verileri elde edilmiştir. Sonraki aşamada mühendis adaylarının matematiksel modelleme yeterlik düzeylerinin belirlenmesinde modelleme etkinlikleri uygulanmış ve matematik eğitimcisi uzmanlar tarafından değerlendirilmiştir. Araştırma sürecinde yapılan uygulamalar ve kullanılan ölçme araçları ile verilerin toplanması, Ekim 2020-Aralık 2020 tarihleri arasında mühendis adaylarıyla 11 hafta süresince yapılmıştır. Uygulama öncesi ve sonrası mühendis adaylarının modeller ve modelleme anlayışlarının, matematiksel modelleme öz yeterliklerinin ve üst bilişsel farkındalıklarının yüksek düzeyde olduğu ve bu düzeylerde uygulamalar sonrası lehine istatistiki olarak anlamlı artış olduğu belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre matematiksel modelleme uygulamaları mühendis adaylarının model ve modelleme anlayışları, matematiksel modelleme özyeterlikleri ve üst bilişsel farkındalıkları üzerine istatistiki anlamda anlamlı ve pozitif etki sağladığı görülmüştür. Mühendis adaylarının matematiksel modelleme problemlerine verdikleri yanıtların değerlendirilmesi sonucu yüksek düzeyde matematiksel modelleme yeterliklerine sahip oldukları ancak eksik olan bazı yeterliklerin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca uygulama sonunda mühendis adaylarının mülakatlarda son görüşmeler verdikleri cevaplar incelendiğinde başlangıç durumuna göre gelişme olduğu tespit edilmiştir. Mühendislik eğitiminde matematiksel modellemeyi öğrenme ve geliştirme sürecini tanımak mühendis yetiştirmede önemli ipuçları verebilir. Bu bağlamda araştırmanın hem mühendis eğitiminde hem de sonrasında mesleki olarak yararlanabilecek sonuçlar üretmesi beklenmektedir. Mühendis ve adaylarının matematiksel modelleme eğitimi araştırmalarının ülkemizde yaygınlaştırılması ve çalışma kapsamında incelenmeyen farklı mühendislik alanlarına yönelik daha kapsamlı çalışmaların yapılması önerilmektedir.

MatematikMatematik eğitimiMatematiksel modelleme+5
Barış Demir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesi

Bilimsel ve teknolojik gelişmeler toplumsal ihtiyaçların değişmesine ve yeni mesleklerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Gelişme ve değişimler eğitim sürecini de etkilemekte eğitimi gelişmeye ve değişmeye zorlamaktadır. Bilgisayar ve internet teknolojilerindeki gelişmeler ile birlikte eğitim kurumlarında kodlama derslerine yer verilmeye başlanmış olup, eğitim kurumlarının rekabet gücünü artıran bir unsur olarak karşımıza çıkmaktadır. Kodlama eğitiminin temelini oluşturan mantık olmakla birlikte, sadece ortaöğretim 9.sınıf matematik dersi öğretim programında yer verilmektedir. Bu araştırmanın amacı, mantık ve kodlama eğitimi alan öğrencilerin başarılarının belirlenmesidir. Bu kapsamda Matematik öğretim programında yer alan kazanımlara uygun Mantık Başarı Testi geliştirilmiştir. Araştırma tarama modelinde tasarlanmış ve örneklemi amaçlı örnekleme desenine göre seçilmiştir. Araştırma sonucunda, kodlama eğitimi alan 9. Sınıf öğrencilerinin Mantık Başarı testinden daha yüksek puan aldıkları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Mantık, Kodlama, Bilimsel kodlama, Robotik kodlama

BaşarıEğitimKodlama+4
Mehmet Sıdık Eken
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerinin geometrik muhakeme süreçlerinin öğrenme yörüngelerine dayalı öğretim tasarımı bağlamında incelenmesi

Bu çalışmanın amacı öğrenme yörüngeleriyle tasarlanmış geometrik inşa öğretimi sonrasında sekizinci sınıf öğrencilerinin geometrik muhakeme süreçlerinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda araştırma yöntemi olarak tasarım tabanlı araştırma tercih edilmiştir. Katılımcılar 8. sınıfta öğrenim gören 36 öğrenciden oluşmaktadır. Bu öğrencilerin geometrik düşünme düzeyleri düşük, orta, iyi olmak üzere kategorize edilmiştir. Her bir kategoriden birer öğrenci seçilerek görüşmeler gerçekleştirilmiş ve öğrencilerin geometrik muhakemeleri incelenmiştir. Bu çalışmada sekizinci sınıf öğrencilerinin temel geometrik kavramları inşasına yönelik öğrenme yörüngeleri tasarlanmış ve uygulanmıştır. Bu yörüngeler uygulama sürecinin geriye dönük analizleri yapılarak revize edilmiştir. Bu öğrenme yörüngeleriyle öğrencilerin geometrik inşa çalışmalarındaki gelişimsel ilerlemeleri ve yaşadıkları zorluklar yorumlayıcı bir çerçeveyle sunulmuştur. Öğretim sonrasında yapılan görüşmelerle öğrencilerin geometrik muhakeme süreçleri bilişsel perspektiften Duval'in bilişsel modeline göre bilişsel ve algısal süreçler açısından incelenmiştir. Ayrıca uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerin geometrik düşünme düzeyleri ve tutumlarına bakılmıştır. Araştırma sonucunda geometrik inşa öğretimi sonrasında öğrencilerin geometrik düşünme düzeylerinin geliştiği ve geometriye yönelik olumlu tutumlarının arttığı görülmüştür. Ayrıca geometrik düşünme düzeylerinden 2. ve 3. düzeylerde son test lehine anlamlı bir fark gözlenmiştir. Bu sonuca göre geometrik inşa çalışmalarının kritik bir geçiş olan öğrencilerin 2. seviyeden 3. seviyeye geçişinde etkili olduğu görülmüştür. Geometrik inşa öğretiminin tasarlanan öğrenme yörüngeleriyle öğrencilerin geometrik muhakemelerini geliştirmede etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca geometrik düşünme düzeylerine bakıldığında 1. düzeyde yer alan öğrencilerin genel olarak geometrik inşa görevlerini gerçekleştiremedikleri, muhakeme süreçlerini görsel algının yönettiği dolayısıyla geçerli muhakemeler gerçekleştiremediği görülmüştür. 2. düzeyde yer alan öğrencilerin başarılı inşalar gerçekleştirdiği fakat matematiksel gerekçelendirmede doğal muhakeme davranışları sergilediği, doğrulama noktasında deneysel doğrulamaya yöneldiği ve ölçmeye dayalı muhakeme gerçekleştirdiği görülmüştür. Bu öğrencilerin problem çözme süreçlerini sözel algının yönettiği, işlevsel ve sıralı algı süreçlerinin etkili şekilde yürütüldüğü gözlenmiştir. 3. düzeydeki öğrencilerin doğal muhakemeden çok teorik muhakeme davranışları sergilediği ve inşa süreçlerini başarıyla gerçekleştirdiği, tümdengelimsel bir çıkarım seviyesine gelmemiş olsa da matematiksel ilkelere dayanarak seviyesine göre uygun mantıksal çıkarımlarda bulunduğu görülmüştür.

GeometriGeometri öğrenmeMatematik eğitimi+6
Tuba Gürbüz
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf cebir öğrenme alanında çift odaklı öğretim modeliyle uygulanan matematik okuryazarlığı öğretiminin değerlendirilmesi

Bilmek sadece tek başına yeterli değildir. Günümüz insanının "çok bilen" olmasından öteye geçemediği bu zaman diliminde bildiklerini uygulayan insanlara ihtiyaç vardır. Bu durum o kadar önemli bir hal almıştır ki artık geleceğe yönelik başarıyı yordamak adına "bilen değil, bildiğinin ne kadarını kullanabilen bir nesil var" ı ölçen uluslarası sınavlar uygulanmaktadır. Bu hal bize gösteriyor ki, okuryazarlık olarak ifade edebileceğimiz; okumanın ve yazmanın ötesinde zihninde taşıdığını hayatına katan, hayatıyla bağlantısını kuran bireylerin yetişmesi büyük önem taşımaktadır. Öte yandan, Türkiye'nin bu aşamada henüz vasat düzeyde olması bu çalışmada uygulanan öğretim metodlarının uygulanmasını ve değerlendirmesini gerekli kılmıştır. Bu çalışmayla yaşanan olumsuzluğun giderilmesi amaçlanmış ve eğitim sistemimizde okuryazarlık kavramının olması gereken yerde olması sağlanmaya çalışılmıştır. Bu çalışma Bursa ili İnegöl ilçesinde bulunan bir köy okulunda 8.sınıf öğrencileriyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmayı yürüten araştırmacı aynı zamanda dersin öğretmenidir ve "Çift Odaklı Öğretim Modeli ile Matematik Okuryazarlığı Düzeyinin Arttırılması" projesine katıldıktan sonra uygulamayı gerçekleştirmiştir. Çalışma, 8.sınıfların sınav grubu olması sebebiyle sekiz hafta yürütülmüştür. Kontrol grubu da yine aynı ilçedeki başka bir köy okulundan seçilmiştir. Denklikleri istatistiksel testlerle kontrol edilmiştir. Çalışmada proje ekibi tarafından hazırlanan ders modülleri kullanılmıştır. Ve yine proje ekibi tarafından organize edilmiş, toparlanmış matematik okuryazarlığı sorularıyla desteklenmiştir. Ayrıca proje ekibinin hazırladığı öğrenci günlüğü, yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Ek olarak velilerin de çalışmadaki bakış açısını değerlendirebilmek için yine matematik okuryazarlığı soruları kullanılmış ve analiz edilmiştir. Çalışmanın analizinde SPSS paket programı ile başarı düzeyindeki değişim test edilmiştir. Ve çalışma sonunda ön test ve son testler arasındaki başarı düzeyleri arasında anlamlı bir fark saptanmıştır. Bu fark öğretimin lehine gerçekleşmiştir. Ayrıca ön test ve son testlerde yer alan soru çözümleri yeterlikler ve kavramı anlama+kavramı genelleme bakımından nitel olarak tek tek incelenmiştir. Günlükler ve yapılan görüşmeler ise içerik analizi ile tablolaştırılmıştır. Öğrencilerin genelinin son testte yer alan soru çözümlerine göre matematiksel yeterliklerinde iyileşme gösterdikleri görülmüştür. Yine matematiksel kavramlara yönelik gelişimleri ve bu alandaki genellemeleri olumlu değişim göstermiştir. Ayrıca matematiğin içeriğine ve matematiğin değerli oluşuna dair çok güzel geri bildirimler alınmıştır. Son durumda ise velilerin bu aşamada eve gönderilen soruları çözmeleri, yorumlamaları, evde soru çözümlerini aktivite olarak kabul etmiş olamaları da matematik okuryazarlığı çalışmasının ailelerde kabul gördüğünü göstermekte ve veli-öğrenci arasında olumlu paylaşım olması yönünden anlamlı bir sonuç olarak kendini göstermektedir. Anahtar Sözcükler: Çift odaklı öğretim, cebir, matematik okuryazarlığı, veli katılımı, Pısa sınavları

Yasemin Seven
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin yaşam temelli soruların çözüm sürecinin incelenmesi

Günümüzde bilimde gerçekleşen ilerlemelerle birlikte bilgiye ulaşmak ve bilgiyi kullanmak bireylerin değişimlere uyum sağlama yeteneklerine bağlı hale gelmiştir. Yaşanan gelişmelere uyum sağlayabilmek için bireylerin 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılayabilecek niteliklere sahip olmaları gerekmektedir. Çağın gerektirdiği yeterlikleri ve becerileri öğrencilere kazandırabilmek için eğitimdeki kaliteyi artıracak yenilikler yapılmalıdır. Bu noktada bilginin bireyin deneyimleriyle inşa edildiğini ortaya koyan yapılandırmacı yaklaşımı esas alan yaşam temelli öğrenme yaklaşımı öne çıkmaktadır. Öğrencilerin matematik ile günlük yaşam arasında bağ kurmalarını etkileyebileceği düşünülen yaşam temelli öğrenme yaklaşımı bilginin anlamlandırılmasını sağlayabilecektir. Ülkemizde öğrenciler günlük hayat ile matematiği ilişkilendirme ve problemlere çözüm üretmede matematiği kullanma konularında eksik kalmaktadırlar. Bu durum öğrencilerin matematiği günlük yaşamla bağdaştırma seviyelerinin düşük olmasının ve uluslararası sınavlardaki başarısız sonuçların sebeplerinin araştırılması ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu tez kapsamında öğrencilerin matematiği günlük yaşamla ilişkilendirme seviyelerinin düşük olmasının sebepleri ve bu seviyeyi yükseltmek için ihtiyaç duydukları ipuçlarını belirlemek amacıyla araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı farklı başarı seviyelerindeki öğrencilerin yaşam temelli soruların çözümü sürecinde yaşadıkları zorlukların belirlenmesi, bu zorlukların giderilmesi için yapılabilecek düzenlemeler ve öğrencilerin ihtiyaç duydukları ipuçlarını tespit etmektir. Çalışmada bir devlet okulunda yedinci sınıfta okuyan, bir önceki dönemde aldıkları matematik ortalama puanlarına göre "düşük", "orta" ve "yüksek" olacak şekilde üç farklı düzeyde olan altı öğrenciye yaşam temelli sorular testi uygulaması yapılmıştır. Uygulamanın ardından öğrencilerin uygulama testindeki sorular hakkındaki görüşleri alınarak yaşam temelli sorularla ilgili düşüncelerinin ortaya konulması amaçlanmıştır. Görüşmelerden elde edilen nitel veriler içerik analizine göre analiz edilmiş ve sunulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre öğrenciler yaşam temelli sorularla daha fazla karşılaşmalarının faydalı olacağını düşünmektedir ve derslerde yaşam temelli sorulara daha çok yer verilmesinin soruların çözümü sürecinde kendilerini olumlu etkileyeceğini düşündüklerini belirtmişlerdir. Ayrıca öğrenciler yaşam temelli soruların derin düşünme yeteneklerini de olumlu yönde etkilediğini eklemişlerdir. Öğrencilerin yaşam temelli soruların en çok açıklayıcı bilgilendirmeler içermesini ve görselliğini beğendikleri; bazı soruların ise zor olması ve uzun olmasını beğenmedikleri ortaya çıkmıştır. Öğrencilerin çoğu soruların çözümü sürecinde kendilerini bilgi eksikliğinin olması durumunda eksik hissetmektedirler ve zamanı etkili kullanmanın önemli olduğunu düşünmektedirler. Yaşam temelli soruların çözümü sürecinden elde edilen bulgulara göre düşük seviyedeki öğrenciler bilgi eksikliği, okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği; orta seviyedeki öğrenciler okuma-anlama güçlüğü, sınav süresi için endişelenme ve dikkat eksikliği; yüksek seviyedeki öğrenciler ise okuma-anlama güçlüğü ve dikkat eksikliği durumları hakkında zorluk yaşamaktadırlar. Öğretmenin geçmiş konularla ilgili hatırlatma yapması, anlaşılamayan ve dikkatsizlik yaşanan kısımları öğrenciyle birlikte inceleyerek açıklamalar yapması sonucunda öğrencilerin çözüm hakkında fikir yürütmeye başladıkları ve sorulara daha iyi odaklandıkları gözlemlenmiştir.

Matematik eğitimiMatematik öğretimiOrtaokul öğrencileri+4
Seray Ahmetoğlu
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Bağlamsal problemlerin çözümünde öğrenci hatalarının incelenmesi ve çözüm önerileri

Değişen dünyanın gerektirdiği insan yeterliliklerinden en önemlisi var olan bilgiyi değişen çevre ve koşullara bağlı olarak dönüştürebilmek, bu bilgiyi kullanılır ve işe yarar hale getirebilmektir. Bu nedenle matematiği etkin bir şekilde kullanmak son derece önemlidir. Matematiği etkin bir şekilde kullanmanın önemli göstergelerinden biri günlük hayatta karşılaşılan sorunlara çözüm bulabilmektir. Bu nedenle öğrencilere sadece matematiksel işlem becerisi kazandırmak yerine; karşılaşılan bir problem durumunu anlayan, dönüştüren ve buna uygun bir çözüm üreten bireyler yetiştirmek son derece önemlidir. Bu varsayımdan hareketle bu çalışmanın amacı günlük hayat ile matematik arasında köprü niteliğinde olan bağlamsal problemlerin çözümünde öğrencilerin yaptıkları hataları incelemektir. Çalışma iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk olarak bağlamsal problemler ön testi ile öğrencilerin yaptıkları hatalar Newman Hata Analiz Yöntemi ile analiz edilmiş, bu analiz sonucundan çıkan sonuca göre öğrencilerin zorlandıkları durumlar tespit edilerek, 10 haftalık ders içi problem çözme öğretimi planlanmıştır. Ders içi problem çözme öğretimin amacı ise öğrencilerin bağlamsal problemlerde zorlandıkları noktaları süreç içinde daha ayrıntılı inceleyebilmek, günlük hayat bağlamını problemlere ne şekilde aktardıklarını gözlemleyebilmektir. Öğrenci çalışma kağıtları, ders içi video kayıtlarının transkripti betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olup, katılımcılar 7. ve 8. sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmanın sonunda ise öğrencilerle görüşmeler yapılmış, ses kayıtlarından elde edilen veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucu olarak öğrencilerin en fazla hatayı anlama ve dönüştürme aşamasında yaptıkları, özellikle anlama aşamasında ilgili bilgiyi seçmede zorlanma, dönüştürme aşamasında bağlamı göz ardı etme veya bağlam bağlam bilgisini çok fazla hesaba katarak problemi gerekli matematiksel forma dönüştürememe gözlenmiştir. Her bir bağlamsal problem üzerinden günlük hayat bilgisinin problemlerdeki kolaylaştırıcı veya zorlaştırıcı etkisi tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın son aşamasında öğretim faaliyetlerine ve araştırmacılara çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

Bağlamsal problemHata analiziMatematik dersi+5
Tuğba Dündar
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitiminin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi

Çağın gereklerine göre bireylerin düşünme becerileri, ilgi ve tutumlarında değişime ihtiyaç duyulmaktadır. 20. yüzyılda değişen bireylerde matematik okuryazarı olması ön plana çıkmıştır. 21. yüzyılda PISA ile ülkemizdeki matematik okuryazarı bireylerin yetiştirilemediği gerçeği gözler önüne serilmiştir. Bu durum matematik okuryazarlığı becerisini geliştirme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu amaçla tez kapsamında matematik okuryazarlığı becerisini geliştirebilmek için 12 haftalık süreci kapsayan gerçekçi matematik eğitimini esas alarak matematik okuryazarlığı öğretimi ders dizileri hazırlanmıştır. Bu çalışmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitimi içerisinde günlük hayatla ilişkilendirilen problemlere yer verilmesinin, grup çalışması yapılarak tartışma ortamları içerisinde problemlerin çözümlenmesinin, öğrencilerin matematik okuryazarlığı başarısına etkisini ortaya koymaktır. Bununla beraber sekiz ay sonra yapılan kalıcılık testine göre kalıcı öğrenme gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemektir. Ayrıca öğrencilerin matematiğe yönelik tutumlarındaki, motivasyonlarındaki değişimleri incelemek ve etkinliklere katılımlarını akademik katılım olarak değerlendirmektir. Çalışma, Bursa'daki bir devlet ortaokulunun yedinci sınıfına giden 38 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada eylem araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada deney grubuna on iki hafta boyunca matematik okuryazarlığı eğitimi verilmiş, kontrol grubunda ise matematik öğretim programında yer alan ilkelere bağlı kalınarak deney grubunda yapılan çalışmalara yer verilmeyerek öğretime devam edilmiştir. Öğrencilere Matematik Okuryazarlığı Testi için ön test ve son test soruları on iki haftalık uygulama sürecinde öğrenciler tarafından hatırlanarak yapılmasını engellemek adına birbirinden farklı olacak şekilde hazırlanmıştır. Kalıcılık testi sekiz ay sonra uygulandığından hatırlanarak yapılmasının güç olacağından son test soruları kullanılmıştır. Yapılan uygulamanın öğrencilerin derse karşı motivasyonlarında belirlemek için deney ve kontrol gruplarına matematik motivasyon ölçeği uygulanmıştır. Öğrencilerin etkinliklere katılımları değerlendirebilmek için ön test uygulandıktan sonraki on hafta boyunda haftalık on puan üzerinden değerlendirmeye tabi tutulmuştur. Son olarak eğitim sonunda öğrencilerden eğitim süreci ile ilgili duygu ve düşüncelerini anlatabilmeleri için birer mektup yazmaları istenmiş ve bu mektuplar içerik analizine tabi tutulmuşlardır. Elde edilen bulgular sonucunda matematik okuryazarlığı eğitiminde kullanılan gerçekçi matematik eğitimi, işbirlikli öğrenme yöntemi ve akran destekli öğretim tekniğinin, yedinci sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı başarılarını anlamlı derecede arttırdığı görülmüştür. Uygulama tamamlandıktan sekiz ay sonra yapılan kalıcılık testinde matematik okuryazarlığı eğitimi verilen öğrenci grubunda kalıcı öğrenme sağlandığı belirlenmiştir. Öğrencilerin uygulama sonucunda matematiğe karşı olumlu tutum geliştirdikleri gözlemlemiştir. Etkinliklere katılım değerlendirmesi yapılan deney grubu öğrencilerinin %68'nin öğretim sürecine aktif olarak katılım sağladığı, bu katılım akademik katılım olarak incelenerek başarıyı arttırdığı tespit edilmiştir. Oluşturulan ders dizilerinin öğrencilerin motivasyonları üzerinde etkili olmadığı belirlenmiştir. Çalışmanın sonunda öğrencilerden toplanan mektuplardan elde edilen içerikler iki kategori altında duyuşsal ve bilişsel öğrenme şeklinde toplanarak öğrencilerin %79'nun olumlu görüş bildirdiği saptanmıştır. Anahtar sözcükler: Matematik Okuryazarlığı, Motivasyon, Kalıcılık

Eğitim planlamasıKalıcılıkMatematik+6
Ayşegül Karakaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Tess-India açık eğitim kaynaklarından faydalanılarak oluşturulan etkinliklerin cebir öğretimine etkisi

Cebir, bazen problem çözen bir malzeme, bir durumu ifade ettiğimiz bir dil ve daha iyi düşünmemizi sağlayan bir araçtır. Cebir çok eski çağlara dayanan ve oldukça önemli bir konu olmasına rağmen, öğretiminde yaşanan zorlukların günümüzde de devam ettiği yapılan çalışmalarda da görülmektedir. Bu zorlukların başında, değişken ve sabit kavramlarının öğrenciler tarafından anlamlandırılamaması gelmektedir. Tess-India projesi, İngiltere'nin finanse ettiği ve hazırlanma aşamasında katkı sağladığı, Hindistan'daki ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin sınıf içi uygulamalarını pekiştireceği açık, uyarlanabilir, serbest kullanılabilir uygulamalar ve Açık Eğitim Kaynakları içeren çok dilli bir öğretmen mesleki gelişim programıdır. Bu projede Fen, Matematik, İngilizce, Dil ve Okuryazarlık eğitimleri ile ilgili vaka çalışmaları, okuma parçaları, yansıtıcı etkinlikler ve videolar yer almaktadır. Bu tez çalışmasında 6.sınıflarda cebir öğretimi için Tess-India'da yer alan cebirsel ifadeler ile ilgili etkinliklerden faydalanılmıştır. Bu etkinliklerin kullanılabilmesi için 2017-2018 eğitim öğretim yılında ülkemizin matematik öğretim programında yer alan kazanımlara ve çalışmanın yapılacağı yöre şartlarına uyumluluğu incelenmiş ve bu doğrultuda gerekli görülen değişiklikler yapılmıştır. Okul ortamında cebir öğretimi konusunda yaşanan sorunlardan yola çıkılarak gerçekleştirilen bu çalışma bir eylem araştırması olarak tasarlanmıştır. Çalışmada ön test-son test kontrol gruplu, deneysel desen kullanılmıştır. Çalışma grubu, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Bursa ili Büyükorhan ilçesinde yer alan iki farklı ortaokulun 6.sınıfındaki öğrencilerinden oluşmaktadır. Deney grubunda 19, kontrol grubunda 19 olmak üzere toplam 38 öğrenci yer almaktadır. Cebir öğretiminde, deney grubundaki öğrencilere Tess-India açık eğitim kaynaklarından faydalanılarak oluşturulan etkinlikler kullanılırken, kontrol grubuna ise matematik öğretim programı kullanılmıştır. Bu çalışmada deney ve kontrol grubu öğrencilerinin cebir konusundaki başarıları karşılaştırılmıştır. Ayrıca öğrencilerin öğrenmelerindeki kalıcılıkları ve matematiksel kaygı düzeylerindeki değişim incelenmiştir. Deney grubu öğrencilerinin kontrol grubu öğrencilerinden daha başarılı olduğu belirlenmiştir. Uygulanan matematik kaygı ölçeğine göre her iki gruptaki öğrencilerin matematik kaygı düzeylerinde değişim gözlenmemiştir. 8 ay sonra uygulanan kalıcılık testinde, iki grupta da öğrenmelerin kalıcı olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar sözcükler: Açık Eğitim Kaynakları, Cebir Öğretimi, Etkinliklerle Öğretim, Matematik Kaygısı, Tess-India

Açık erişimCebirEğitim araçları+6
Murtaza Karakaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

İl izleme araştırması verilerine göre beşinci sınıf matematik dersindeki eksik öğrenilmiş kazanımların irdelenmesi

Eğitim yaşantılarında öğrencilerin başarılarını tespit etmek, eksik oldukları yerleri ortaya çıkarmak, etkin bir şekilde öğretim yöntemlerini kullanmak, öğretim programının eksik ve güçlü taraflarını belirlemek amacıyla ölçme ve değerlendirme yapılması gerektiğinden, öğrenme sürecini öne çıkaracak şekilde, öğrenci gelişimini izleme yoluyla değerlendirmenin gerçekleştirilmesi istenmektedir. Bu araştırma ile il izleme araştırması verilerine göre beşinci sınıf matematik dersindeki eksik öğrenilmiş kazanımların irdelenmesi amaçlanmıştır. Bu ana amaç doğrultusunda Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğünün Ölçme Değerlendirme Merkezinden 2017 yılı il izleme araştırma sınavı sonuçları alınmış ve verilere göre beşinci sınıf matematik dersindeki eksik öğrenilmiş kazanımlar irdelenmiştir.vi Nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması deseni ile yürütülen bu araştırmanın çalışma grubu, Bursa İli Osmangazi, Orhaneli ve Yıldırım ilçelerinde bulunan MEB'e bağlı ortaokullarda öğrenim gören 12 öğrenci ve bu okullarda görev yapan 4 matematik öğretmeninden oluşturmaktadır. Araştırmanın nitel verilerini elde etmeye yönelik görüşme formu yarı yapılandırılmış taslak olarak hazırlanmıştır. Görüşme soruları da literatürde program değerlendirmede yanıt aranacak sorulara yönelik ölçütler dikkate alınarak belirlenmiştir. Araştırmacının katılımcılarla yüz yüze, okul ortamında ve sohbet havasında gerçekleştirdiği görüşmeler ses kayıt cihazıyla, katılımcıların onayı alınarak kaydedilmiştir. Görüşmelerden sonra kaydedilen veriler, bilgisayar ortamında metne dönüştürülmüştür. Araştırmada görüşmelerden elde edilen verilerin çözümünde nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın sonucunda, öğrencilerin neyi bilip bilmediğini farkında olmadığı, il izleme sınavının önemini farkında olsalar da eksik öğrenmeyi gidermek için gerekli motivasyona sahip olmadıkları, öğrenciler soruları tekrar çözdükleri ifade etse de eksik öğrenmenin giderilmesi için gerekli ev ödevi-çalışması yapmadığı, sınavda yanlış yaptıkları soruları doğru yaptıklarını sanacak kadar sınav raporuna ilgisiz oldukları, öğrencilerin kazanıma ulaşıp ulaşmadığının tespitinde eksikliler olduğu, il izleme sınavının rapor kısmında bulunan eksik öğrenmelerin giderilmesi için yapılması gereken ödevlendirmegörevlendirmenin eksik olduğu, öğretmenlerin eksik öğrenmenin giderilmesinde müdahale etkisi olmasına rağmen giderilmesi için gereken önemin verilmediği-verilemediği, okul yazılılarında yazılı kâğıtlarının öğrenciye gösterilip eksik öğrenmenin giderilmesi için gerekli çalışmaların yeterli olmadığı tespit edilmiştir.

Eksik bilgiMatematik dersiMatematik eğitimi+4
Muhammed Sacid Akbulut
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Yedinci sınıf öğrencilerinin matematik okuryazarlığı sorularının çözümünde karşılaştıkları zorlukların incelenmesi

Çağın gereklerine göre bireylerin düşünme becerileri, ilgi ve tutumlarında değişime ihtiyaç duyulmaktadır. 21. yüzyılda PISA ile ülkemizdeki matematik okuryazarı bireylerin yetiştirilemediği gerçeği gözler önüne serilmiştir. Bu durum bireylerin matematik okuryazarlığı becerisinin bu denli düşük olmasının sebeplerini araştırma ve bireylerin matematik okuryazarlığı becerilerinin gelişebilmesi için ne gibi ihtiyaçlarının olduğunun araştırılması ihtiyacı ortaya çıkarmıştır. Bu amaçla tez kapsamında bireylerin matematik okuryazarlığının neden düşük oluğunu ve matematik okuryazarlığı düzeyini arttırabilmek için gerekli ipuçlarını tespit etmek amacıyla bireyler üzerinde araştırma yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı başarı açısından üç farklı düzeydeki öğrencilerin matematik okuryazarlığı sorularının çözümü sürecinde karşılaştıkları zorlukları ve öğrencilerin bu zorlukların üstesinden gelebilmek için ne gibi ipuçlarına ihtiyaç duyduklarını tespit etmektir. Bu çalışmada nitel veri toplama tekniklerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, bir devlet okulundaki yedinci sınıfta okuyan 9 öğrenci oluşturmaktadır. Toplamda 42 öğrenciye uygulanan Matematik Okuryazarlığı Düzeyi Tespit Uygulamasının sonucu ve öğrencilerin bir önceki dönem matematik ortalama puanlarına göre "düşük", "orta" ve "yüksek" olmak üzere üç farklı seviye grubu oluşturulmuştur. Düşük, orta ve yüksek seviye gruplarından konuşkan ve gözlemcinin sorularına cevap verebilecek 3'er öğrenci seçilmiş ve toplamda 9 öğrenci ile görüşme yapılmıştır. Görüşmelerden elde edilen bulgulara göre, düşük seviyedeki öğrenciler matematik okuryazarlığı sorularını anlamakta güçlük çektikleri, öğretmenin geçmiş konularla ilgili uyarı sonrasında azda olsa bazı matematik okuryazarlığı sorularını çözebildikleri gözlemlenmiştir. Orta düzeydeki öğrencilerin genel olarak soruyu anladıkları ancak matematiksel olarak ifade edemedikleri, öğretmenin basit ipuçları vermesi ile orta düzeydeki öğrencilerin düşük düzey öğrencilerine göre biraz daha fazla matematik okuryazarlığı sorularını çözebildikleri tespit edilmiştir. Yüksek düzey öğrenciler ise düşük ve orta düzey öğrencilerine göre daha fazla matematik okuryazarlığı sorularını çözebildikleri görülmüştür. Genel olarak üç farklı düzeyde bulunan öğrenciler bu tarz sorular ile ilk kez karşılaşmış olmaları nedeniyle, matematik okuryazarlığı sorularını anlamakta zorlandıkları gözlemlenmiştir. Elde edilen bulgular sonucunda düşük düzey öğrenciler, araştırmacının soruları anlayabilmesi için tekrar okutması ve soru cevap yöntemini kullanması ve önceki dönemlerde öğrendikleri konulardan hatırlatmalar yapması ile matematik okuryazarlık düzeylerinde küçük bir değişiklik olduğu gözlemlenmiştir. Orta düzey öğrenciler, araştırmacının soruların anlaşılması için soru cevap yöntemini kullanması, soruda yer alan bilgilere dikkat çekmesi ve soruların çözümü için gerekli süreyi tanıması ile matematik okuryazarlık düzeylerindeki değişim önemli derecede arttığı tespit edilmiştir. Yüksek düzey öğrenciler ise araştırmacının soruların çözümü için yeterli süre vermesi ve soruların anlaşılabilmesi için sorularda yer alan bilgilere dikkat çekmesi ile matematik okuryazarlık düzeyleri oldukça fazla değiştiği gözlemlenmiştir.

MatematikMatematik başarısıMatematik eğitimi+4
Hasan Yıldız
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sekizinci sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitiminin planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi

Dünyada gerçekleştirilen sınavlarda elde edilen sonuçlar incelendiğinde, Türk öğrencilerin matematik okuryazarlığı ile ilgili sorularda başarısız olduğu açıkça görülmektedir.Bu çalışmanın amacı, sekizinci sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitiminin öğrencilerdeki matematik okuryazarlığı başarısına etkisini belirlemek ve öğrencilerin matematiğe karşı tutum ve motivasyonlarındaki farklılaşmaları incelemektir.Çalışma Bursa'nın Harmancık ilçesindeki bir devlet ortaokulun sekizinci sınıfında öğrenim gören 29 öğrenci üzerinde gerçekleştirilmiştir.Yöntem olarak eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır.Birinci kısmında öntest ve sontest kontrol gruplu model uygulanmıştır. Gruplar seçkisiz atamayla deney ve kontrol grubu olarak belirlenmiştir. İkinci kısmında ise deney grubundaki öğrencilerden yapılan çalışma ile ilgili veri toplanmıştır.Çalışmada deney grubuna 3 ay (12 hafta) süresince matematik okuryazarlığı eğitimi verilmiş, kontrol grubunda ise matematik öğretim programındaki ilkelerin dışına çıkılmadan öğretime devam edilmiştir.Deney ve kontrol grubuna uygulanması için eş değer formlar yöntemiyle hazırlanan Matematik Okuryazarlığı Testi, eğitim öncesinde ön test ve eğitim sonrasında son test olacak şekilde gerçekleştirilmiştir. Ayrıca deney grubundaki öğrencilerinden 12 hafta boyunca her dersin sonunda o günkü ders süreci ile ilgili birkaç cümleden oluşan matematik günlüğü yazmaları istenmiştir. Öğrencilerin tutmuş oldukları matematik günlüklerini desteklemek amacıyla, araştırmacının kendisi tarafından oluşturulan sınıf içi gözlem formu da her hafta uygulama sürecinde araştırmacı tarafından doldurulmuştur. Bu günlükler ve sınıf içi gözlem formu ile toplanan veriler araştırmacının kendisi tarafından haftalık rapor haline getirilerek analiz yapılmıştır. 12 haftalık eğitim bittikten sonra deney grubu öğrencilerinden eğitim sürecinde hisssettiklerini belirten birer mektup yazmaları istenerek, mektuplar ve günlükler daha sonra araştırmacı tarafından içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma sonucunda ortaya çıkan bulgulara göre, sekizinci sınıf öğrencilerine verilen matematik okuryazarlığı eğitiminin, matematik okuryazarlığı başarısını anlamlı ölçüde arttırdığı belirlenmiştir. İçerik anaizi yapılan mektuplar doğrultusunda ve uygulanan tutum ölçekleri değerlendirildiğinde ise öğrencilerin matematiğe karşı tutum ve motivasyonlarında pozitif yönlü bir artış olduğu gözlenmiştir.

Eğitim planlamasıMatematikMatematik eğitimi+2
Tahsin Karakaş
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Meslek lisesi öğrencilerinin alanlarıyla ilgili mesleki matematik başarısını geliştirmeye yönelik STEM uygulamaları

Yaşadığımız bilgi ve teknoloji çağında ülkelerin ihtiyaçları ve bu ihtiyaçları gidermek için gerekli işgücü niteliği geçen yüzyıla göre büyük bir değişim göstermektedir. Bu değişime paralel olarak sanayi ve teknoloji alanlarında söz sahibi olan ya da olmayı hedefleyen ülkeler, yetiştirdikleri yeni nesillerine hedefleri doğrultusunda eğitim programları ve yöntemleri uygulamaya başlamışlardır. Türkiye'de, özellikle örgün eğitim kurumlarında öğrencilere verilen eğitimin çağın gerektirdiği niteliklere sahip işgücünün arzı için yeterli ve etkili olmadığı, uygulanan eğitim programlarının gözden geçirilerek günümüzün ve geleceğin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştirmeye odaklı bir hale getirilmesi birçok araştırmacı ve iş örgütü tarafından değişik araştırma ve raporlarla ifade edilmektedir. Fen, Teknoloji, Mühendislik ve Matematik (FeTeMM) eğitimi yaklaşımı bu işgücünün yetiştirilmesi için yapılması gereken eğitim reformları arasında önemli ve etkili bir yere sahiptir. Türkiye'de eğitimden işgücüne geçişin en net gözlenebildiği ortaöğretim kurumları mesleki ve teknik liselerdir. Ülkemizde STEM eğitimi konusunda meslek liselerinde matematik alanına özel yapılmış bir akademik çalışma bulunmamaktadır. Bu araştırmada, FeTeMM uygulamalarının ve STEM temelli bir matematik eğitiminin meslek lisesi öğrencilerinin mesleki matematik başarısının ve ilgisinin gelişimine etkisi incelenmiştir. Araştırmada ön-test son-test desenli yarı deneysel nicel yöntem yanı sıra tematik analiz ve doküman analizi yapılan nitel yöntemi kapsayan bir karma yöntem kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verileri STEM Kariyer İlgi Anketi ve Mesleki Matematik Başarı Testi uygulanarak elde edilmiştir. Nitel veriler ise tematik analiz, gözlem ve doküman analizi yöntemleri ile elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, 2016-2017 eğitim-öğretim yılında Güney Marmara bölgesindeki bir ilde bir Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi'nin 11. sınıfında öğrenim gören 32 deney grubu ve 32 kontrol grubu olmak üzere toplam 64 öğrenci ve 3'ü kurum idarecisi 22 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın başlangıcında öğrencilere STEM Kariyer İlgi Anketi ve Mesleki Matematik Başarı Testi ön-test olarak uygulanmıştır. Öğretmen ve öğrencilere STEM eğitimi ve uygulamaları ile bazı ülkelerden uygulama örnekleri konusunda bilgi verilmiştir. Katılımcılarla, uygulanması planlanan STEM eğitimi için ihtiyaç analizi çalışması yapılmıştır. Bu çalışmanın sonuçları da dikkate alınmak suretiyle, meslek dersleri kitapları ve öğretim programları incelenerek STEM matematik modülü ve bu modülün uygulanabileceği ders planları oluşturulmuştur. Deney grubu öğrencileri ile STEM temelli matematik dersleri yapılırken kontrol grubu öğrencileri ile geleneksel eğitim yöntemlerinin uygulandığı ders uygulamaları yapılmıştır. Uygulamalardan sonra öğrencilere STEM Kariyer İlgi Anketi ve Mesleki Matematik Başarı Testi son-test olarak uygulanmıştır. Deney grubundaki öğrencilerden sürece yönelik düşüncelerini belirten bir form doldurmaları istenmiştir. Araştırmanın sonucunda deney grubundaki öğrencilerin matematik, fen, teknoloji ve mühendislik tutumlarında ve kariyer ve meslek seçimlerinde STEM alanlarındaki işlere yönelik ilgilerinde artış olduğu gözlenmiştir. Mesleki matematik başarı testinde ise ön-test puanları çok yakın olan deney ve kontrol gruplarının son-test puanlarında deney grubu lehinde anlamlı fark olduğu gözlenmiştir. Uygulamaya katılan öğrencilerin gerçekleştirilen eğitim sürecine yönelik düşüncelerinin çok büyük oranda olumlu olduğu gözlenmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar ve bulgular ışığında araştırmacılara, öğretmenlere ve program hazırlayıcılarına yönelik öneriler sunulmuştur.

Matematik başarısıMatematik eğitimiMatematik öğretimi+3
Hüseyin Özdemir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2018
00

Other supervisors