Theses supervised by Prof. Dr. Orhan Erman
12 theses · Fırat University, Dicle University, Akdeniz University
Water mite (Acari: Hydrachnidia) fauna of Adiyaman province
In this study, it has been evaluated water mite species collected from Adıyaman province in 2013 and 2014 years. Totally, it has been identified 60 species belonging to 15 families. Of these, Lebertia (s.str.) cognata Koenike, 1902 and Atractides (s.str.) gomerae Lundblad, 1962 are new records for the Turkish fauna. All of the identified species, except Arrenurus (s.str.) cuspidifer Piersig, 1894, are newly recorded from Adiyaman province. Moreover, Lebertia (s. str.) marasensis Esen & Erman, 2015, Hygrobates (s.str.) anatolicus Pešić & Esen, 2013, Arrenurus (s.str.) ovatipetiolatus Esen & Erman, 2013 that are endemics for Turkey with Brachypoda (Hemibrachypoda) orientalis Pešić & Esen, 2013 that is known only from Turkey and the Caucasus have been also collected from Adiyaman Province. The morphological characters, the measurements of various organs, the short descriptions, habitats and their distributions in Turkey and all over the world of all identified species were given. Furthermore, it was also given the drawings of various organs of some species that are new records and endemics for the Turkish fauna were also given. Keywords: Adiyaman, Water mite, Acari, Hydrachnidia, Systematics, Turkey.
Karbon tetraklorür ile karaciğer hasarı oluşturulmuş sıçanlarda ellagik asit'in bazı apoptotik proteinlerin ifadesine etkisi
Ellagik asit (EA); özellikle karaciğer üzerinde koruyucu etkileri olan güçlü bir antioksidandır. Karbon tetraklorür (CCl4) ile sıçanlarda oluşturulan karaciğer hasarına karşı, EA'in koruyucu bir rolünün olup olmadığının araştırıldığı bu tez çalışmasında, 36 adet Wistar albino (n=36, 8 haftalık) sıçan kullanılmıştır. Sıçanlar 4 gruba ayrılmış ve her grupta 9 sıçan yer almıştır. Gruplar: (i) Kontrol Grubu: Standart diyet; (ii) EA Grubu: Standart diyet + EA verilen grup; (iii) CCl4 Grubu: Standart diyet + CCl4 verilen grup; (iv) CCl4 + EA Grubu: Standart diyet + CCl4 + EA verilen grup. Hayvanlar 8 hafta sonra dekapite edilerek karaciğer dokuları incelenmiştir. Karaciğer dokusunda kaspaz-3 ve bcl-2 ekspresyon düzeyleri Western blotlama tekniğiyle, lipit peroksidasyonu MDA (malondialdehit) analizleri ve katalaz düzeyi spektrofotometre ile belirlenmiştir. EA uygulamasının, CCl4 + EA grubunda, CCl4 grubuna göre kaspaz-3 ve bcl-2 ekspresyonları bakımından anlamlı bir fark oluşturduğu bulunmuştur (p<0.05). EA uygulamasıyla kaspaz-3 ekspresyon düzeyleri artış, bcl-2 ekspresyon düzeyleri azalış göstermiştir. TUNEL metodu incelemelerinde, CCl4 + EA grubunda CCl4 grubuna göre apoptotik indeks oranının daha düşük olduğu gözlenmiştir. Bu sonuçlar, EA'in Wistar albino sıçanlarda karaciğer hasar oranını azalttığını ve EA uygulamasının insanlarda da karaciğer hasarını önleyici etkisinin olabileceğini göstermektedir.
Kemaliye (Erzincan) ilçesi su kenelerinin (Acari:Hydrachnidia) sistematik yönden incelenmesi
Bu çalışmada, Kemaliye'den toplanan su keneleri değerlendirilmiş ve toplam 17 familyaya ait 76 tür tespit edilmiştir. Bu türlerden; Lebertia (Brentalebertia) anatolica sp. nov. bilim dünyası için; Sperchon (Hispidospercon) algeriensis (Lundblad, 1942), Atractides (s.str.) glandulosus (Walter, 1918) ve Atractides (s.str.) nahavandii Schwoerbel & Sepasgozarian, 1976 Türkiye faunası için yeni kayıttır. Ayrıca, Lebertia (s.str.) rivulorum K. Viets, 1933'un dişisi ilk defa yakalanmıştır. Tespit edilen türlerin tümü Kemaliye için; Arrenurus (Micruracarus) forpicatus Neuman, 1880 ve Arrenurus (s.str.) robustus Koenike, 1894 hariç, Erzincan ili için yeni kayıttır.Teşhis edilen tüm türlerin morfolojik özellikleri, çeşitli organlarının ölçümleri, kısa tanımları, yaşama ortamları ile Türkiye'deki ve dünyadaki yayılışları verilmiştir. Ayrıca, Türkiye faunası için yeni kayıt ve bilim dünyası için yeni olan türlerin şekilleri verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Kemaliye, Su kenesi, Acari, Hydrachnidia, Sistematik, Türkiye.
Tip-I ve tip-II diyabet oluşturulmuş sıçanlarda hiperglisemi üzerine altın çilek ve acı bakla ekstraktlarının etkileri
Bu çalışmada, streptozotozin ile diyabet oluşturulmuş sıçanlarda altın çilek ve acı baklanın kas, karaciğer, böbrek ve beyin dokularında lipit peroksidasyonu ve antioksidan sisteme ait bazı parametreler üzerine etkisi araştırılmıştır. Enjeksiyonla streptozotozin verilerek tip-1 ve tip-2 diyabet oluşturulmuştur. Çalışmada albino ırkı sıçanlar her grupta 10 adet olmak üzere altı gruba ayrılmıştır: Diyabetik olmayan kontrol, STZ-Diyabet tip-1, STZ-Diyabet+Altın çilek tip-1, STZ-Diyabet+Acı bakla tip-1 ve STZ-Diyabet tip-2, STZ-Diyabet+Altın çilek tip-2, STZ-Diyabet+Acı bakla tip-2. Enjeksiyondan bir hafta sonra sıçanlara 2 ay süreyle altın çilek ve acı bakla enjeksiyonla verilmiş ve doku homojenatlarında lipit peroksidasyonun bir göstergesi olan malondialdehit ve glutatyon ile kolesterol ve yağ asidi değerleri ölçülmüştür. Çalışma başlangıcında ve sonunda glukoz değerleri ve sıçanların ağırlıkları belirlenmiştir. Tip-1 ve tip-2 diyabet gruplarında, malondialdehitin kontrol gruplarına göre, belirgin bir yükseliş gösterdiği, diğer dokularda ise azaldığı, streptozotozin ile diyabet oluşturulan grupların tümünde, glutatyon değerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Tip-1 diyabette, eritrositler, kas, karaciğer ve böbrek, tip-2 diyabette, eritrositler, kas ve karaciğer dokularında diyabet gruplarında kolesterol değerinin yüksek olduğu görülmüştür. Benzer dozlarda uygulanan altın çilek ve acı baklanın, kan glukoz düzeylerini azalttığı ve antioksidan sistemi desteklediği tespit edilmiştir. Kan örneklerinde ise, altın çilek ve acı bakla, malondialdehit ve kolesterol değerlerini azaltmış, glutatyon değerlerini arttırmıştır. Tip-1 diyabette, diyabet gruplarında, kas ve böbrek dokularında palmitik, palmitoleik, oleik, linoleik asit değerlerinin azaldığı, stearik, araşidonik ve dokosaheksaenoik asit değerlerinin yükseldiği, tip-2 diyabette ise, diyabet gruplarında, kas dokusunda stearik ve linoleik asit değerlerinin yüksek, palmitik, palmitoleik, oleik, araşidonik ve dokosaheksaenoik asit değerlerinin düşük olduğu bulunmuştur.
Majör depresif hastalarda tedavi öncesi ve sonrası nesfatin-1, nitrik oksit ve ghrelin düzeylerinin araştırılması
Bu çalışmada; Efexor alan majör depresif hastalarda tedavi öncesi ve sonrası ile kontrol gruplarında kolesterol, LDL, HDL, trigliserit, glukoz gibi biyokimyasal parametreler ile total, açile ve desaçile ghrelin, nesfatin-1 ve nitrik oksitin serum konsantrasyonları ölçülmüş, ghrelin ve nesfatin-1'in kilo alımı korelasyonları ve nitrik oksitin bu parametrelerle olan ilişkisi belirlenmiştir.Efexor verilen majör depresif 20 hastadan, 2 ay süren tedavileri boyunca tedavi öncesinde ve sonrasında ve bu hastaların BMI'larıyla eşleştirilmiş 40 sağlıklı kontrolden açlık kan örnekleri alındı. Majör depresif hastalara 2 ay boyunca günde bir kez 225 mg Efexor verildi. Kan açile ve desaçile ghrelin ile nesfatin-1 konsantrasyonları ELISA, nitrik oksit ise Griss reaksiyonu ile spektrofotometrik olarak ölçüldü.Açile ghrelin ve desaçile ghrelin düzeyleri; tedavi öncesi ve sonrası hasta grubunda, kontrol grubuna göre düşük ve anlamlı; tedavi sonrası hasta grubunda, tedavi öncesine göre düşük fakat anlamsız bulundu.Nesfatin-1 major depresif hastalarda ilk defa ölçülmüştür. Tedavi öncesinde en yüksek, tedaviyle azalmakla birlikte kontrol grubundan belirgin derecede yüksek olduğu tespit edildi. Nesfatin-1 düzeyi, tedavi öncesi ve sonrası hasta grubunda, kontrol grubuna göre yüksek ve anlamlı; tedavi sonrası hasta grubunda da, tedavi öncesine göre düşük ve anlamlı bulundu.Nitrik oksit düzeyi, tedavi öncesinde en düşük, tedaviyle artış göstermesine rağmen, kontrolden önemli derecede düşük bulundu. Tedavi öncesi ve sonrası hasta grubunda, kontrole göre, düşük ve anlamlı; tedavi sonrası hasta grubunda da, tedavi öncesine göre, yüksek, fakat anlamsız bulundu.Kolesterol, LDL, trigliserit ve glukoz düzeyleri tedavi sonrası hasta grubunda en yüksek, kontrol grubunda en düşük olarak ölçülmüştür. HDL en yüksek kontrol grubunda, en düşük tedavi öncesi hasta grubunda ölçülmüştür.Bu veriler, azalmış ghrelin ve artmış nesfatin-1 düzeylerinin majör depresif hastalarda kilo alımıyla ilgili olabileceğini ve bu hastalığın teşhisinde etkili iki parametre olarak kullanılabileceğini göstermektedir.Sonuç olarak da bu hasta grubu için en uygun ilaç tedavisi seçilirken; nesfatin-1 ve ghrelin düzeylerini düşüren, nitrik oksit düzeyini yükselten ilaçlar seçildiği takdirde, iyileşme oranının yüksek olacağı söylenebilir.Anahtar Kelimeler: Depresyon, Nesfatin-1, Nitrik Oksit, Ghrelin, Efexor, Venlafaksin
Hazar gölü ve behremaz çayı su kenelerinin hydracnidia: acari) sistematik ve mevsimsel yönden incelenmesi
ÖZETYüksek Lisans TeziHAZAR GÖLÜ VE BEHREMAZ ÇAYI SU KENELERİNİN (HYDRACNIDIA: ACARI)SİSTEMATİK VE MEVSİMSEL YÖNDEN İNCELENMESİOYA ORHANFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüBiyoloji Anabilim Dalı2006, sayfa: 72Hazar Gölü ve Behremaz Çayı'ndan 2003-2005 yılları arasında toplanan su keneleri değerlendirilmiş,toplam 12 familyaya ait 39 tür tespit edilmiştir. Hazar Gölü'nden 9 familyaya ait 26, BehremazÇayı'ndan 10 familyaya ait 24 tür belirlenmiştir. Arrenurus (s.str.) distans Türkiye faunası için, A.(s.str.) robustus, A. (Micruracarus) novus, A. (Megaluracarus) globator ve Tiphys (s.str.) ornatusElazığ için yeni kayıttır. Daha önce Türkiye'den tanımlanan A.(s.str.) demirsoyi'nin dişisinin tanımıilk kez verilmiştir. Georgella helvatica, Hydryphantes (s.str.) dispar ve Eylais extendens HazarGölü'nden; Arrenurus (s.str) albator, A. (s.str) bruzelii, A.(s.str) ayyildizi, A.(s.str.) demirsoyi, A.(s.str.)tricuspidator, A.(s.str.) cuspidifer, A. (Micruracarus) sinuator, Hygrobates (s.str.) fluviatilis,Hydrodroma despiciens, Sperchon setiger, Pionopsis lutescens, Neumania deltoides ve Mideopsisorbicularis Behremaz Çayı'ndan ilk defa yakalanmıştır. Böylece, Elazığ'dan bilinen su kenelerifaunası 56 türe ulaşmıştır. Ayrıca, gölün ve çayın tür çeşitliliği rastlanma sıklıkları ile türlerin aylık vemevsimsel dağılımları üzerinde durulmuştur. Tespit edilen tüm türlerin tanımları örneklerimizüzerinden gözden geçirilmiş, çeşitli organların ölçümleri yapılmış, Türkiye ve dünyadaki dağılımlarıverilmiştir.Anahtar kelimeler: Acari, Hydrachnidia, Fauna, Hazar Gölü, Behremaz Çayı, Su keneleri,Mevsimsel dağılım.
Malatya ili su kenelerinin (acari, hychnidia) sistematik yönden incelenmesi
ÖZETYüksek Lisans TeziMALATYA L SU KENELER N N (ACARI, HYDRACHNIDIA) S STEMAT KYÖNDEN NCELENMESYunus ESENFırat ÜniversitesiFen Bilimleri EnstitüsüBiyoloji Anabilim Dalı2006, Sayfa: 77Bu çalışmada, 2003-2005 yılları arasında Malatya ilinden toplanan su kenelerideğerlendirilmiş ve toplam 15 familyaya ait 48 tür tespit edilmiştir. Tespit edilen türlerin tümüMalatya ilinden ilk defa kaydedilmiştir. Bu türlerden; Protzia (Calonyx) octopora Lundblad,1954, Limnolegeria longiseta Motaş, 1928, Torrenticola (Megapalpis) jasminae Bader, 1988,Torrenticola (s.str) nana Di Sabatino & Gerecke, 2003, Monatractides aberratus Lundblad,1941, Monatractides lusitanicus, Lundblad, 1941, Monatractides vafaei Pesic, 2004, Neumania(s.str) uncinata Walter, 1927, Albia stationis Thon, 1899 ve Axonopsis (Hexaxonopsis) serrataWalter, 1928 Türkiye faunası için yeni kayıttır. Limnolegeria Motaş, 1928, Albia Thon, 1899ve Axonopsis Piersig, 1893 cinsleri de Türkiye'den ilk defa tespit edilmiştir. Daha önceTürkiye'den bilinen Hygrobates (Rivobates) ezoensis Uchida, 1934'in erkeği de ilk kezyakalanmıştır.Teşhis edilen tüm türlerin çeşitli organlarının ölçümleri yapılmış, yaşama ortamları ileTürkiye'deki ve dünyadaki yayılışları verilmiş ve kısa tanımları yapılmıştır. Ayrıca, Türkiyefaunası için yeni kayıt olan türlerin şekilleri verilmiştir.Anahtar Kelimeler: Acari, Hydrachnidia, Sistematik, Su keneleri, Türkiye, Malatya.
1981-1985 yılları arasında kliniğimizde görülen uterus rüptürlerinin ensidansı ve değerlendirilmesi
Serviks uteri'nin benign lezyonlarında storaks tedavisi
Serviks uteri'nin benign lezyonlarında kryoterapi uygulaması ve elektrokoterizasyon tedavisi ile karşılaştırılması
Tubal açıklığın araştırılmasında histero -salpingo-kontrast- sonografinin (Hycosy) etkinliği
Sisplatin ile oluşturulan pankreas hasarına karşı epigallokateşin-3-gallat'ın bazı gen ekspresyonları üzerine etkileri
Bazı kanser türlerinde kemoterapi ilacı olarak kullanılan sisplatin, belirli limitlerden sonra hücrelerde DNA hasarı ve bazı organ hasarları meydana getirebilmektedir. Sisplatin ile yapılan hasar çalışmaları daha çok karaciğer, akciğer gibi organlar ve bazı kanser türleri üzerinedir. Pankreas dokusu üzerine yapılan hasar çalışmaları ise nispeten daha az olup özellikle insulin ile ilgilidir. Bu çalışmada sisplatinin pankreas dokusu üzerinde meydana getirdiği genel hasara karşı antioksidan ve antitümör özelliklere sahip EGCG'nin koruyucu etkileri araştırılmıştır. Çalışmada, 28 adet erkek sıçan kullanılmış, 4 gruba ayrılmış ve 4 hafta devam etmiştir. Sisplatin ve EGCG intraperitonal olarak verilmiştir. Malondialdehit, katalaz ve glutatyon seviyeleri spektrofotometrik olarak ölçülmüştür. Kaspaz-3, IL-1α, IL-6, p53, HO-1 protein ekspresyonları Western Blotlama yöntemiyle belirlenmiştir. Ayrıca pankreas dokusunun histopatolojik incelemesi yapılmış ve bulgular istatiksel olarak değerlendirilmiştir. Bulgularımızda, EGCG'nin uygulandığı sıçan gruplarında, pankreas dokusunda malondialdehit seviyesinde azalış, katalaz aktivitesinde ve glutatyonun seviyesinde ise artış gözlenmiştir. EGCG ile tedavi edilen grupta (EGCG+Cis) enflamasyon göstergesi olan IL-1α, IL-6 proteinlerinin ekspresyon seviyelerinin, sisplatin grubuna kıyasla önemli ölçüde azaldığı görülmüştür. Histopatolojik incelemede sisplatin uygulanan grupta pankreas hasarının belirgin olarak oluştuğu ve tedavi grubunda ise azaldığı gözlenmiştir. Bu verilere göre, sisplatin ile oluşturulan pankreotoksisitede, EGCG ile yapılan tedavinin antienflamatuar etki göstererek, toksisiteyi önleyebileceği gösterilmiştir.