Theses supervised by Prof. Dr. Sabiha Kılıç

12 theses · Hitit University

DoctorateOpen AccessTR

Marka deneyimi, marka aşkı ve marka değeri arasındaki ilişkiler üzerine bir araştırma

Günümüzün küresel pazarlarında markalar, değişen ve gelişen tüketici ihtiyaç ve istekleri doğrultusunda değer önerilerini deneyim odaklı olarak belirlemeye başlamışlardır. Bu bakış açısının temelini, tüketicilerin marka algılarının markalarla yaşadıkları deneyimlere bağlı olarak şekillenebileceği düşüncesi oluşturmaktadır. Ayrıca tüketicilerin markalarla yaşadıkları deneyimler tüketici ile marka arasında bağ kurmada önemli bir rol üstlenebilmektedir. Marka değeri ile ilgili araştırmalar uzun bir geçmişe sahip olmakla beraber marka deneyimi ve marka aşkı ile ilgili araştırmalar nispeten yenidir. Bu çalışmanın amacı marka deneyimi, marka aşkı ve marka değeri arasındaki doğrudan ve dolaylı ilişkileri test etmektir. Araştırma verileri İstanbul ilinin 12 ilçesinde 18-24 yaş aralığında olan 503 katılımcıdan elde edilmiştir. Veri toplama yöntemi olarak yüz yüze anket tekniği, örnekleme yöntemi olarak da kota örneklemesi ve kolayda örnekleme yöntemleri tercih edilmiştir. Toplanan veriler araştırmanın kavramsal modeli çerçevesinde keşifsel faktör analizi, doğrulayıcı faktör analizi ve yapısal eşitlik modellemesi analizi kullanılarak test edilmiştir. Yapısal eşitlik modellemesinde öncelikli olarak, marka aşkının modele dahil edilmediği bağımsız değişken olan marka deneyimi ile bağımlı değişken olan marka değeri arasındaki ilişki incelenmiştir. Daha sonra marka aşkının modele dahil edildiği ikinci bir model ile marka deneyimi, marka aşkı ve marka değeri arasındaki ilişkiler tespit edilmeye çalışılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre marka deneyiminin dört boyutunun (duyusal, duygusal, düşünsel ve davranışsal) marka aşkının iki boyutu (sevgi, tutku) ve marka değerinin dört boyutu (marka farkındalığı, marka çağrışımları, algılanan kalite, marka sadakati) üzerinde olumlu etkisinin olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, marka aşkının marka deneyimi ile marka değeri arasında aracılık etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

MarkaMarka aşkıMarka deneyimi+2
Emre Akgözlü
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Marka yönetiminde selfie kullanımı

Dünya ekonomisinin globalleşmesiyle beraber markalar pazardaki rekabet ortamında yerini korumak için rakiplerinden farklılaşma yoluna gitmektedirler. İşletmeler kendileri için güçlü ve özgün markalar oluşturarak farklı stratejilerle rakiplerinden farklılaşmaktadırlar. Günümüzde farklılaşma, markalar için de müşteriler için de oldukça önem arz eden bir husus olarak karşımıza çıkmaktadır. Markalar farkındalık yaratmak için günümüz teknolojisi gereği interneti, sosyal medyayı yani dijital pazarlamayı kullanmaktadırlar. Çağın gereklerinden biri haline gelen internet sayesinde markalar, dijital pazarlama ile piyasada hem yerlerini sağlamlaştırmakta hem de farkındalıklar yaratm3d3aktadır. Araştırmanın amacı tüketicilerin, selfie kullanılarak yapılan teknoloji markası paylaşımlarının farkındalık düzeylerini incelemektedir. Bu amaçla öncelikle tüketicilerin demografik özellikleri ve sosyal medya kullanım düzeylerine göre selfie kullanılarak yapılan teknoloji markası paylaşımlarını algılama düzeyi ve farkındalık düzeyi farklılıkları ayrı ayrı incelenmiştir. Bu çalışma, markaların medya kullanımlarına göre selfie aracılığıyla yapmış oldukları marka paylaşımlarının tüketiciler üzerindeki algısını ve yapılan marka paylaşımlarının algılanması ve yarattığı farkındalık düzeyi arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmada ayrıca selfie kullanılarak yapılan teknoloji markası paylaşımlarını algılama düzeylerine bağlı olarak tüketicilerin teknoloji markası paylaşımlarına ilişkin farkındalık düzeyleri de analiz edilmiştir. Araştırmanın temel varsayımı tüketicilerin selfie kullanılarak yapılan teknoloji markası paylaşımlarını algılama ve farkında olma düzeylerinin demografik özellikleri ile sosyal medya kullanım düzeylerine bağlı olarak farklılık gösterebileceğidir. Çalışmanın anketi sosyal medya üzerinden yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler bağımsız örneklem t testi,anova ve regresyon analizleri ile test edilmiştir.Analiz sonucunda;araştırma modeli kapsamında geliştirilen H1a, H1b ,H1c ,H2d , H3a1 , H3a2, H3a2, H3a3 ,H3a4,H3a5,H3b1 ,H3b2 , H3b3 , H3b4 , H3b5, H3d1 ,H3d2 ,H3d3,H3d4, H4d1 ,H4d2 ,H4d3 , H4d4 ,H4d5 hipotezleri kabul edilmiş olup diğerleri reddedilmiştir.

MarkaMarka yönetimiÖzçekim
Gülben Çelebioğlu
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında incelenmesine dair bir saha araştırması

Geleneksel ekonomi yaklaşımları bireylerin rasyonel olduğunu savunurken, davranışsal ekonomi yaklaşımları belirsizlik ve riskli durumlarda bireylerin karar mercilerinin irrasyonel olduğunu savunmuştur. Çalışmacılar, yapmış oldukları ampirik çalışmalar ile bunu kanıtlamıştır. Bu noktada çalışmada tüketicilerin kararlarına etki eden etmenlerden olan davranışsal ekonomi yaklaşımları ve kişilik yapıları ile online itkisel satın alma niyetleri arasındaki ilişki incelenmiştir. İrrasyonellik ise çalışmada incelenen kavramların ortak paydasını oluşturmuştur. Bu Çalışmada pazarlama stratejilerinde en çok tercih edilen davranışsal ekonomi yaklaşımlarından çerçeveleme etkisi, zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısı kullanılmıştır. Davranışsal ekonomi yaklaşımlarının açıklanmasında kullanılan senaryoda, günümüzde hala sürmekte olan Covid-19 pandemisi ile uyarlanmış ve hayali kurgulamanın yerine gerçek şartlar altında sorgulama yapılmış, böylece tüketicilerin online itkisel satın alma niyetilerinin gerçek risk altında değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmanın amacı, tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin davranışsal ekonomi yaklaşımları kapsamında açıklanmasıdır. Devamında da tüketicilerin online itkisel satın alma niyetlerinin kişilik tiplerine göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Amaç perspektifinde çalışmada deney ve kontrol grubu kullanılarak oluşturulan çalışmanın kavramsal modelinde tüketicilerin kararlarını etkileyen faktörlerden davranışsal yaklaşımlar, kişilik tipleri ve bunların online itkisel satın alma niyeti ile farklılık ölçümlemeleri yapılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans, Ki-Kare Testi, Bağımsız Örneklem T-Testi, ANOVA analizlerinden yararlanılmıştır. Çalışmanın amacı ışığında ilgili kavramlar açıklanmış ve ilgili literatür taramasına yer verilmiştir. Çalışma verileri yüz yüze ve çevrimiçi anket tekniği ile elde edilmiştir. Verilerin analizi SPSS istatistik paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmadan elde edilen bulgular; tüketicilerin kazanç ve kayıp durumlarında kararlarının farklılaştığı, online itkisel satın alma niyetinde eklemeli/çıkarmalı seçenek çerçevelemesi ile batık maliyet yanılgısında çekilişle elde etmede farlılık oluştuğu, kişilik tipleri söz konusu olduğunda zihinsel muhasebe ve batık maliyet yanılgısında farklılık meydana geldiği, kişilik tipleri ile online itkisel satın alma niyetleri arasında farklılık oluşmadığı ve son olarak da demografik özelliklerden medeni durum değişkenine göre online itkisel satın alma niyetlerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak verilen cevaplarda Covid-19'un makro etkisinin olduğu ifade edilebilir.

Davranışsal ekonomiSatın almaSatın alma davranışı+4
Funda Civek
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Pozitif ve negatif duygu durumlarının tüketicilerin satın alma kararları üzerine etkisinin belirlenmesine dair davranışsal ekonomi perspektifinden bir araştırma

Duygular, günlük yaşantımızın önemli bir parçasıdır. Özellikle son dönemde, işletmeler tüketici davranışlarını daha iyi anlamak için duygu kavramına ve fonksiyonlarına ilişkin yapılan araştırmalara önem vermektedirler. Fakat insanlar, uzun süreler boyunca geleneksel ekonomi yaklaşımı tarafından rasyonel varlıklar olarak değerlendirilmiştir. Geleneksel ekonomi yaklaşımına göre insanlar, bazı varsayımlar çerçevesinde hareket eden ve "homoeconomicus" olarak adlandırılan çıkarcı varlıklardır. Davranışsal ekonomi yaklaşımı ise insanı "sadece insan" penceresinden ele almaktadır. Dolayısıyla insanların daima rasyonel davranışlar göstermesinin mümkün olamayacağını savunmaktadır. Bu yönüyle davranışsal ekonomi, psikoloji temelli metotları ile insan davranışlarının "homoeconomicus" varsayımından sapma durumlarını incelemektedir. Duygu durumlarına ilişkin araştırmalar incelendiğinde, satın alma kararları üzerine davranışsal ekonomi perspektifinden yapılan bir araştırmaya rastlanılmamıştır. Bu durum çalışmanın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında, yöntem olarak davranışsal ekonominin varsayımsal seçim tekniği kullanılmıştır. Ayrıca davranışsal ekonominin bilimsel araştırma sürecine uygun olarak katılımcı davranışları incelenmiş, bulgular bilimsel yöntemlerle değerlendirilmiş ve geleneksel ekonomi yaklaşımları ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada anket tekniği kullanılmıştır. Çalışmanın temel amacı, tüketicilerin duygu durumlarının satın alma kararları üzerindeki etkisini davranışsal ekonomi yöntemi perspektifinden belirlemeye yöneliktir. Ayrıca katılımcıların demografik değişkenleri ve tüketici profillerinin satın alma kararı üzerindeki etkisinin belirlenmesi de amaçlanmıştır. Duygu durumları pozitif ve negatif olmak üzere kategorize edilmiştir. Duygu durumlarının satın alma kararları üzerindeki etkisi, davranışsal ekonominin çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemleri kapsamında incelenmiştir. Çalışmanın örneklemi 500 katılımcıdan oluşmaktadır. Katılımcılara toplam 4 bölüm ve 40 sorudan oluşmaktadır. Anketler demografik bilgiler bölümü, Tüketici Karar Verme Tarzları Envanteri, PANAS Ölçeği'nden oluşmaktadır. Çalışmanın kavramsal modeli kapsamında 9 araştırma sorusu geliştirilmiştir. Verilerin güvenirlik, geçerlik ve normal dağılım durumları belirlenmiştir. Ardından korelasyon analizi, U Testi ve H Testi uygulanmıştır. Tanımlayıcı istatistikleri kapsamında, çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemlerinin satın alma kararlarını etkilediğine yönelik güçlü bulgular elde edilmiştir. Ayrıca, çalışma kapsamında geliştirilen araştırma soruları belirlenen testler kapsamında analiz edilmiştir. Çıpalama, sürü davranışı ve çerçeveleme yöntemleri kapsamında, tüketicilerin duygu durumlarının satın alma kararları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı sonuçlar verdiği belirlenmiştir.

Davranışsal ekonomiOlumlu duygulanımOlumsuz duygulanım+3
Gürkan Ulusoy
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Çorum ilinin şehir pazarlama potansiyelinin belirlenmesi

Pazarlama disiplininin alt dallarından biri olan şehir pazarlaması kavramı, günümüzde yaygın olarak pek çok akademik çalışmada kullanılmaktadır. Şehir pazarlaması ile bir şehrin refah seviyesi artırılabilir, şehir sakinlerinin yaşam memnuniyetleri yükseltilebilir, göç oranı azaltılabilir ve böylece şehrin daha yaşanılabilir bir yer olması sağlanabilir. Aynı zamanda şehir pazarlaması yerli ve yabancı turistlerin şehri ziyaret etmeleri için neden sunmakta, şehri yatırımcılar ve işletmeleriçin cazip kılmakta, bu sayede kalifiyeinsan gücünü kendisine çekmekte dolayısıyla yatırım yapılabilir ve ziyaret edilebilir bir şehir algısıile birlikte rekabetçi üstünlük sağlamaktadır. Tüm bu nedenlerden ötürü son zamanlarda şehir pazarlaması kavramı akademisyenler, araştırmacılar ve politikacılar tarafından önemsenen ve incelenen bir konu haline gelmiştir. Bu kapsamda çalışmanın amacı, Çorum ilinin şehir pazarlama potansiyelini ortaya çıkarmaktır. Bu amaca uygun olarak öncelikle Çorum ilinin SWOT analizi yapılmış, daha sonra şehrin imajı ölçülmüştür. Ayrıca çalışmanın kapsamında Çorum ilinin şehir logosu ve sloganına yönelik önerileriler sunulmuştur. Çalışmadailk olarak Çorum ilinde yer alan kurum ve kuruluşlarla yüz yüze görüşülerek şehrin SWOT analizi yapılmıştır. Daha sonra şehrin imajını ölçmek için 1545 kişiye anket uygulanmış, dört farklı örneklem grubu belirlenerek bu gruplar arasında şehir imajı açısından faklılıkların olup olmadığı ölçülmüştür. Elde edilen veriler üzerinde tanımlayıcı istatistikler, keşifsel ve doğrulayıcı faktör analizi, anova analizi, regresyon analizi ve kümeleme analizi kullanılmıştır. Yapılan analizler sonucundaÇorum ilinin şehir imajı algısı orta düzeyde olduğu belirlenmiştir. En yüksek ortalamaya sahip değişkenlerin doğa, sosyal ilişkiler ve güvenlik olduğu belirlenmiştir. Şehir imajı alt boyutlarından doğa, kültürel faaliyetler, turizm, eğlence ve boş zaman, güvenlik ve duygusal imajın dört farklı örneklem gruplarına göre farklılık gösterdiği ancak iş hayatı, ekonomik gelişmişlik, sosyal ilişkilerin gruplara göre farklılık göstermediği tespit edilmiştir. Dört farklı örneklem grubu içinde yer alan Çorumlu olmayan ve Çorum'da yaşamayan kişilere ait şehir imajının şehri ziyaret etme niyeti üzerinde etkisi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca katılımcılar şehir logosunda renk olarak beyaz ve sarı rengin olması gerektiğini ilk tercihleri olarak belirtmişler, simge olarak ise leblebi, Hitit Tunç Güneş Kursu ve Saat kulesi simgelerini görmek istediklerini ifade etmişlerdir. Bunun yanı sıra olası şehir sloganında şehrin tarihine vurgu yapmasının uygun olacağını belirtmişlerdir.

SWOT analiziÇorumŞehir imajı+2
İlknur Tüfekçi
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Marka bağlılığında influencer etkisi: Moda sektörü örneği

Sosyal medya kullanımının giderek yaygınlık kazandığı günümüz dünyasında tüketiciler sosyal medya üzerinden markaları takip etme alışkanlıkları kazanmaya başlamışlardır. Tüketiciler, sosyal medyada yer alan Influencer'lar aracılığıyla markaları takip etmekte ve hatta içerik üreterek diğer potansiyel müşterileri etkileyebilmektedirler. Bu gelişmelerin farkına varan markalar sosyal medyayı mevcut ve potansiyel tüketicileriyle etkileşim kurma aracı olarak kullanmaktadırlar. Bu kapsamda çalışmanın amacı, moda sektöründeki tekstil markalarının Influencer'lar aracılığı ile gerçekleştirdikleri tanıtım çalışmalarının marka bağlılığı yaratma üzerindeki etkisinin belirlenmesidir. Çalışmanın temel varsayımı Influencarlar'ın marka bağlılığı yaratmada etkilerinin bulunduğudur. Araştırmanın ana kütlesini 18-38 yaş aralığındaki tekstil markaları ile ilgili Influencer'ı takip eden Instagram kullanıcıları oluşturmaktadır. Araştırma verileri anket yöntemi kullanılacak elde edilecektir. Araştırmanın örnek hacmi oranlar yoluyla örnekleme yöntemi kullanılarak 266 kişi olarak hesaplanmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizinde tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans yöntemleri ile marka bağlılığında Influencer etkisinin belirlenmesinde faktör analizinden yararlanılmıştır. Ayrıca Influencer takipçisi tüketicilerin demografik özelliklerine göre marka bağlılık düzeyleri arasındaki farklılıklar ANOVA yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre ankete katılan Influencer takipçisi tüketicilerin marka bağlılık düzeyleri üzerinde sırasıyla satın alma niyeti, Influencer özdeşliği, duygusal bağlılık, davranışsal bağlılık ve bilişsel bağlılık faktörlerinin etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca ankete katılan Influencer takipçisi tüketicilerin Influencer'ların etkisi ile tekrar satın alma sıklıkları seyrek tutumsal bağlılıkları yüksektir. Dolayısı ile ankete katılan tüketicilerin içerisinde markaya gizli bağlılar mevcuttur. Influencer'ların etkileşim ve farkındalık yaratma noktasındaki becerilerini tüketiciyi tekrar satın almaya ikna etme konusunda kullanmaları ve yeni stratejiler geliştirmeleri, Influencer'ların marka bağlılığına etkilerini arttırabilecektir.

BağımlılıkMarkaMarka bağımlılığı+4
Zuhal Demiran
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Elektronik ticarette hizmet kalitesi: Türkiye'deki elektronik ticaret firmalarına yönelik bir saha çalışması

İnternetin hayatımıza girmesiyle birlikte hayatımızın tamamında bir değişim meydana gelmiştir. Bu değişimlerin en önemlilerinden bir tanesi de elektronik ticarettir. Elektronik ticaret sayesinde insanlar zaman ve mekan kavramı olmadan istek ve ihtiyaçlarına istedikleri zaman istedikleri yerden ulaşabilmektedirler. Bununla birlikte işletmeler de müşterilerine belirli bir yer kavramı olmadan hitap edebilmektedirler. Zaman içerisinde elektronik ticaretin önemli bir yer edinmesiyle birlikte hizmet kalitesi de önemli hale gelmiştir. Tüketiciler ödedikleri belirli bir bedel karşılığında aldıkları ürünlerden ve hizmetlerden maksimum hizmet kalitesine sahip olmayı istemektedirler. Çalışmanın amacı ülkemizdeki elektronik ticaret işletmelerinin hizmet kalitesi performanslarına ilişkin tüketici algı düzeyi farklılıklarının incelenmesidir. Çalışmada 24 soruluk 5 boyuttan oluşan Servqual ölçeği kullanılmıştır. Çalışma verileri yüz yüze anket tekniğiyle elde edilmiş ve veriler SPSS 25.0 paket programında analiz edilmiştir. Anket 18 yaş ve üzeri 480 kullanıcıya uygulanmıştır. Tüketicilerin algı düzeyi farklılıklarını belirlemek amacıyla t-testi ve tek yönlü anova testinden yararlanılmıştır. Analizler sonucunda demografik özelliklere, alışveriş yapma sıklıklarına ve kullanılan sitelere göre güvenilirlik, güvence/yeterlilik, fiziksel varlıklar ve empati boyutlarında anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Aynı zamanda elektronik ticarette alışveriş platformları olarak en çok Trendyol en az Instagram'ın tercih edildiği tespit edilmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen 31 hipotezden H2, H4, H6-H6.4-H6.5, H7, H8, H22, H23, H24, H26 hipotezleri kabul edilmiştir.

Elektronik sektörüElektronik ticaretHizmet+4
Betül Yüksel
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Deneyimsel değer algısı: İlaç firmalarının sosyal medya faaliyetlerine dair bir saha araştırması

Küreselleşmeyle birlikte üzerinde yaşanılan dünyada yer alan her birey için ulaşılabilir olmanın öneminin giderek arttığından bahsedilebilir. Ulaşılabilirlikle birlikte tüketicilerin farklı deneyimler edindiği, deneyimlerle oluşan bir değer kavramının ortaya çıktığı düşünülebilir. Bireylerin ürün, hizmet ya da sunulara ulaşabilmesinde teknolojik gelişmelerin varlığından söz etmek gerekmektedir. Giderek dijitalleşen bir yaşam içerisinde tüketicilerin yaşadıkları deneyimlerin de dijitalleşmesinden bahsetmek gerekmektedir. Bu bağlamda sosyal medyanın önemine vurgu yapmak önemlidir. Web 2.0'ın doğuşuyla ortaya çıktığı ifade edilen sosyal medyanın bireyler tarafından hızlı biçimde kabul görmesi ve pazarlama alanında yaygın olarak kullanılmasıyla sosyal medya pazarlaması bir pazarlama modeli haline gelmiştir. İşletmeler tarafından sıklıkla tercih edilen sosyal medya pazarlamasıyla her an tüketiciye farklı deneyimler yaşatma çabası sonucunda sosyal medyanın deneyimsel değerin oluşmasında etkin rol oynadığı söylenebilir. Bu anlamda, ilaç sektöründe sınırlı ölçüde kullanılabilen geleneksel pazarlama modelinin yanı sıra sosyal medya pazarlamasının da kullanılabileceğinden bahsedilebilir. Bu çalışmanın amacı; ilaç firmalarının sosyal medya aktiviteleri aracılığıyla hedef müşteri grubu içerisinde yer alan hekimlerin deneyimsel değerleri üzerinde bir etki oluşturup oluşturmadığının test edilmesidir. Çalışmaya 388 hekim katılmıştır. Hekimlere uygulanan anket formunda Sosyal Medya Pazarlama Aktivite Algısı ile Deneyimsel Değer Algısının ölçüldüğü ifadeler yer almaktadır. Anketin son bölümünde demografik değişkenlere ilişkin sorular yer almaktadır. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, güvenilirlik ve normallik testleri kullanılmıştır. Çalışmanın Doğrulayıcı Faktör Analizleri (DFA) ve Yol analizleri ise IBM AMOS 24 paket programı aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada DFA ile veri setinin modele uyumu test edilmiş ve veri setinin model uyum değerlerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu görülmüştür. Bununla beraber yol analizleri oluşturularak kurulan hipotezler test edilerek çalışma bulguları değerlendirilmiştir. Araştırma sonucuna göre, ilaç firması sosyal medya pazarlama aktivitelerinden bilgilendirme ve ağızdan ağıza (iletişim) faktörlerinin genel anlamda hekimlerin deneyimsel değer algısına etkisinin olduğu ve bu etkinin pozitif olduğu saptanmıştır.

Deneyimsel değerElektronik pazarlamaPazarlama+5
Semih Sezgin
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlama: Influencer etkisinde satın alma davranışına dair bir saha araştırması

İnternet kullanımının yaygınlaşması ve sosyal medya platformlarının tüketiciler tarafından çokça kullanılması işletmeleri sosyal medyada var olmaya zorlamıştır. İşletmeler, sosyal medya platformlarında markaları adına oluşturdukları hesaplarla tüketicilere daha kolay ve daha az maliyetle ulaşarak ürünlerini tanıtma fırsatı yakalamışlardır. Tüketiciler istedikleri zaman istedikleri yerde sosyal medya platformlarından işletmelere ulaşarak ürün hakkında sorular sorma ve kısa sürede geri dönüş alma fırsatı yakalamışlardır. Bu durum sonrası Sosyal Medya Pazarlaması kavramı ortaya çıkarmıştır. Kısa sürede büyük kitlelere çok düşük maliyetlerle ulaşıyor olmak işletmelere büyük avantaj sağlamıştır. Sosyal medya ortamlarında yüksek takipçili ve insanları etkileyebilen kişiler "Influencer" olarak adlandırılmıştır. Sosyal medyada vakit geçiren tüketicilere, işletmeler ile yaptıkları iş birliği sonucu içerik üreterek ürün tanıtımı yapan "Influencer"ler, yeni bir pazarlama stratejisi olan Influencer Pazarlama kavramını ortaya çıkarmışlardır. Satın alacakları ürün hakkında detaylı bilgi sahibi olmak isteyen tüketiciler Influencerların ürettikleri içerikler aracılığı ile ve Influencerlara sordukları sorular ile elde ettikleri bilgiler doğrultusunda satın alma davranışlarını gerçekleştirebilmişlerdir. Bu çalışmada, Influencerların tüketici satın alma davranışlarını nasıl etkiledikleri araştırılmaktadır. Çalışmada Dijital Pazarlama, Sosyal Medya Pazarlaması, Influencer Pazarlama ve Influencer kavramları incelenmiştir. Çalışmada 23 soruluk 4 boyuttan oluşan ölçek kullanılmıştır. Çalışma verileri online anket yöntemi ile elde edilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 26.0 paket programında analiz edilmiştir. Anket 18 yaş ve üzeri 578 katılımcıya uygulanmıştır. Tüketicilerin satın alma niyetini ölçmek amacı ile T-testi ve Tek Yönlü Anova (One-Way Anowa) analizinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucunda demografik özelliklere ve en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarına göre Fiziksel Çekicilik, Algılanan Güvenilirlik, Uzmanlık Düzeyi ve Pozitif İletişim alt faktörlerinde farklılıklar tespit edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda katılımcıların en çok vakit geçirdikleri sosyal medya uygulamasının Instagram olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular neticesinde çalışmanın amacına uygun olarak geliştirilen 32 hipotezden H2.1, H2.3, H3.3, H4.1, H.7, H8, H.10 ve H.11 hipotezleri kabul edilmiştir.

Nüfuz pazarlamasıPazarlamaSatın alma davranışı+3
Barış Türk
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Etnosentrik eğilim ve e-ticaret: tüketicilerin online satın alma davranışları üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine dair bir saha araştırması

Globalleşmenin yayılmasıyla ve uluslararası pazarlamanın gelişmesiyle günümüz tüketicileri dünyanın bir ucunda üretilen ürüne, dünyanın diğer ucundaki ülkesinden kolayca ulaşabilmektedir. Uluslararası düzeyde ürünlerin giriş çıkışları kolaylıkla sağlanabilmesiyle birlikte işletmeler bazı sorunlarla karşılaşabilmektedir. Bu engellerden biri olan tüketici etnosentrizmi; ırk merkezcilik anlamına gelmektedir. Tüketici etnosentrizmine göre bireyler bulundukları ülkeyi dünyanın merkezi olarak görmekte, kültürel olarak kendilerine benzeyenleri kabullenirken kendilerine benzemeyen kültüre mensup kişileri reddetmektedir. Bu görüşe göre bireyler kendi kültürlerine ait sembol ve değerlerini yüceltirken, başka kültüre ait olan sembol ve değerleri küçümsemektedirler. Bu çalışmada etnosentrizm kavramı, tüketici davranışı bakış açısıyla incelenmiştir. İnternet kullanımının giderek yaygınlaşmasıyla tüketicilerin sosyal medya üzerinden farklı ülkelerde gerçekleşen olaylara, üretilen mal ve hizmetlere karşı ilgileri oluşmaya başlamış ve keşfetme istekleri doğmuştur. Tüketiciler, sosyal medya sayesinde yabancı menşeli ürünleri kullananları izlemekte ve böylece yabancı menşeli ürünlere karşı satın alma eğiliminde bulunabilmektedirler. Bu durumun farkına varan firmalar interneti mevcut ve potansiyel tüketicileriyle etkileşim kurma aracı olarak kullanmaktadırlar.Çalışmanın amacı; tüketicilerin yerli ve yabancı menşeli ürünlere olan eğilimlerinin incelenmesidir. Bu kapsamda tüketicilerin elektronik ticaret davranışlarının belirlenmesine yönelik bir saha araştırması gerçekleştirilmiştir Araştırmanın ana kütlesi Bursa ili merkez ilçesinde ikamet eden 18-55 yaş ve üzeri, internet kullanan ve online alışveriş yapan tüketicilerden oluşmaktadır. Araştırmanın örnek hacmi oranlar yoluyla örnekleme yöntemi kullanılarak hesaplanmıştır. Online anketler 450 kişiye uygulanmış olup hatalı anketler çalışma dışı bırakıldığında 420 kişinin cevapları çalışmaya dâhil edilmiştir. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 26.0 programı kullanılmıştır. Tanımlayıcı istatistiklerden yüzde ve frekans yöntemlerinden yararlanılmıştır. Soruların yüzde ve frekans dağılımı yapılmıştır. İki bağımsız gruptan elde edilen ortalamaların arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Bağımsız Örneklem T Testi (Independent Sample T-Test) kullanılmıştır. İkiden fazla bağımsız grubun ortalamaları arasındaki farkın anlamlı olup olmadığını test etmek amacıyla Tek Yönlü Varyans Analizi (One-way ANOVA Testi) kullanılmıştır. Elde edilen veriler % 95 güven aralığında ve p<0,05 anlamlılık düzeyinde değerlendirilmiştir.

Elektronik ticaretEtnik merkezcilikMenşe ülke+7
Emine Kaptan
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Tüketicilerin metaverse ürün satın alma niyetleri üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesine yönelik bir saha araştırması

Teknolojik ilerlemeler ve sanal ortamlardaki gelişmelerin hız kesmeden sürdüğü günümüzde işletmelerin, bu gelişmeleri göz önünde bulundurarak farklı pazarlama stratejileri geliştirmeleri kaçınılmazdır. Gelişen dijital teknolojilerle birlikte popüler bir kavram haline gelen ve evrenin ötesinde yeni bir dijital dünyayı ifade eden Metaverse, hem işletmeler hem de tüketiciler için yeni pazarlama platformu haline gelmiştir. Bu çalışma, tüketicilerin Metaverse ürün satın alma niyeti üzerinde etkili olan faktörlerin belirlenmesini amaçlamaktadır. Nicel bir araştırma olarak tasarlanan çalışmanın modeline uygun olarak geliştirilen hipotezlerinin test edilmesi amacıyla çevrim içi anket yöntemiyle 450 katılımcı çalışmaya dâhil edilmiştir. Toplanan veriler SPSS 27.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anket verilerinin analizinde betimsel istatistikler, Bağımsız Örneklem T-Testi, Pearson Korelasyon Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve Çoklu Regresyon Analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre tüketicilerin Metaverse bilgi, tutum ve farkındalıkları orta düzeydedir. Yaş ile dijitalleşme, eğitim ile sosyal ve yaşam biçmi, dışadönüklük kişilik tipi ile teknoloji, dijitalleşme ve sosyal, yüksek düzey yalnızlık ile sosyal, internette geçirilen süre ile dijitalleşme, sahip olunan teknoloji ile dijitalleşme ve internete ulaşım aracı ile yaşam biçimi boyutları arasında anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Dışadönüklük kişilik tipi ile Metaverse ürün satın alma niyeti arasında pozitif yönlü bir ilişki bulunmuştur. Tüketicilerin Metaverse ürün satın alma niyetlerini teknoloji ve dijitalleşme bilgi, tutum ve farkındalık düzeylerinin etkilediği tespit edilmiştir.

Nazlı Pehlivan Yirci
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerin algı düzeyinin belirlenmesi: Z ve Alfa kuşağı üzerinde bir saha araştırması

Çalışmanın amacı, Z ve Alfa kuşaklarının sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerini algılama düzeyleri (SPFAD) arasındaki farklılıkları ve bu algıyı etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışma, bu kuşakların algı düzeylerini ve etkileyen faktörleri ortaya koyarak hem akademik literatüre katkı sağlamayı hem de işletmelere kuşağa özgü pazarlama stratejileri geliştirebilmeleri için rehberlik etmeyi amaçlamıştır. Çalışmanın temel varsayımı, kuşak farkları ve maruz kaldıkları sosyo-kültürel ve teknolojik gelişmeler nedeniyle Z ve Alfa kuşaklarının sürdürülebilir pazarlama faaliyetlerine dair farklı düzeyde algılama düzeylerine sahip olduklarıdır. Çalışmadaki analizler, Türkiye genelinde 12–24 yaş aralığındaki Alfa ve Z kuşaklarına mensup toplam 444 katılımcıdan toplanan anket verileriyle gerçekleştirilmiştir. Analizler sonucunda, kişilik özelliklerinin (KO), SPFAD üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yarattığı (p<0,001) tespit edilmiştir. Kişilik özelliklerinin algılanan pazarlama faaliyetlerindeki varyansın yaklaşık %40,5'ini ve sürdürülebilir ürün satın alma niyetindeki (SUSAN) varyansın yaklaşık %43'ünü açıkladığı belirlenmiştir. Genel sonuçlar, sorumluluk açıklık ve uyumluluk düzeyleri yüksek bireylerin sürdürülebilirlik faaliyetlerine daha duyarlı olduğunu göstermektedir. Yaş grupları arasında SPFAD düzeyinde anlamlı farklılıklar bulunmuştur (p=0,002). 12–17 yaş grubu (Alfa kuşağı) en yüksek SPFAD ortalamasına (3,47) sahipken, 18–20 yaş grubu en düşük ortalamayı göstermiştir. Ayrıca, bekar katılımcıların SPFAD düzeyinin (3,50) evli katılımcılardan (3,22) daha yüksek olduğu görülmüştür. SPFAD ile SUSAN arasında anlamlı bir ilişki saptanmıştır (F=161,77; p<0,05). Ancak katılımcıların genel olarak olumlu olan sürdürülebilirlik tutumları, fiyat hassasiyeti ve marka sadakati gibi konularda sınırlı kalmaktadır. Cinsiyet ve gelir düzeyinin SPFAD üzerinde anlamlı bir fark yaratmadığı belirlenmiştir. Çalışma, pazarlama literatüründeki Alfa kuşağına yönelik saha araştırması eksikliğini doldurarak, genç kuşakların sürdürülebilirlik algısını kişilik özellikleri temelinde karşılaştırmalı incelemesi açısından özgün bir değer taşımaktadır.

Hatice Ovalı
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00

Other supervisors