Theses supervised by Prof. Dr. Sadettin Özçelik

12 theses · Dicle University

DoctorateOpen AccessTR

Özbek bilmeceleri (Yapı, dil özellikleri, Türkiye Türkçesine aktarma, sözlük)

Özbek sözlü halk edebiyatının zengin türlerinden biri de bilmecelerdir. Sözlü kültür ortamında doğan ve nesilden nesile aktarılan bilmeceler, kültür ve gelenekle iç içe girmiş, var olduğu toplumu yansıtan, ait olduğu ırka, kültüre yönelik düşündürürken ahenk unsurları ile desteklenen mensur, manzum ve bazen de mensur manzum karışık bir anlatımda ansızın dikkati toplama isteği ile var olan bir tür olarak tanımlanabilir. Bu çalışmada, Özbek Bilmeceleri (Yapı, Dil Özellikleri, Türkiye Türkçesine Aktarma, Sözlük) incelenmiştir. Beş ana bölümden oluşan çalışmamızın Giriş bölümünde bilmecenin ne olduğu, araştırmacıların bilmece için verdikleri tanımlar ile Özbekistan'da ve Türkiye'de Özbek bilmeceleri ile ilgili yapılan çalışmalar önce verilmiş. Ardından Çağdaş Türk lehçelerinde bilmecelerle ilgili yapılan bazı çalışmalardan söz edilmiştir. İkinci bölümde Özbek Bilmecelerinde Yapı başlığı altında bilmecelerin şekilsel özellikleri ve ahenk unsurlarından örnekler sunulmuştur. Üçüncü bölümde Dil özellikleri altında dikkat çekici örnekler verilmiştir. Dördüncü bölümde çalışmamıza konu olan asıl metin Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Beşinci bölümde ise Sözlük hazırlanarak söz varlığı verilmeye çalışılmıştır.

Hülya Ergene
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halk bilmecelerinde deyimler ve ikilemeler

Toplumun hafızasını oluşturan kültür, dil ile aktarılır. Dilin en önemli ögelerinden biri dili oluşturan yapılardır. Her dil yapısının kendine özgü bir anlamı barındırmasının yanında bağlam içerisinde de bunlara bazı anlamlar yüklenir. Bu yüzden Türkçede duygu ve düşüncelerin etkili kullanılabilmesi için dil yapılarına hâkim olmak gerekir. Bu çalışmada Türk Halkının Bilmeceleri eserinde geçen deyim ve ikilemeleri tespit ettik. Deyimleri yapılarına göre, ikilemeleri ise sözcük türlerine göre tasnif ettik.

Yoldaş Daşkın
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Dede Korkut yazmaları üzerine karşılaştırmalar

Bu çalışma Dede Korkut yazmalarının karşılaştırılmasına dayanmaktadır. Çalışmada ayrıca müstensihlerin tasarruf konusundaki tutumlarının izleri taranmıştır. Elde edilen verilerden hareketle müstensihlerin Dede Korkut anlatı geleneği içerisinde hikayeleri yeniden yapılandırma rolünü üstlendikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Yazmaların mukaddimelerinde geçen kadın adları ve soylamaların birbirinden farklı olduğu tespit edilmiştir. Ankara yazmasının hem kadın adları hem de soylama sayısı açısından diğer yazmalardan daha zengin bir içeriğe sahip olduğu görülmüştür (bk. 3. Mukaddimeden Hareketle Dede Korkut Anlatıları). Ankara yazmasının diğer yazmalardan daha zengin bir mukaddime içeriği ile ortaya çıkması müstensihin metin üzerindeki tasarrufuna bir işaret olarak gösterilebilir. Yazmaların mukaddimelerinde olduğu gibi, aynı boyları ihtiva eden Dresden, Vatikan ve Ankara yazmaları boyların kurgusu bakımından da farklıdır. Ankara yazması sadece Boğaç Han boyunun baş tarafından bir kısmını ihtiva etmesine rağmen boyun kurgusunda farklılıklar barındırır. Dresden ve Vatikan yazmalarında da boyların farklı kurgular ile aktarıldığı görülmektedir. Bir boyun yazmalarda farklı kurgular ile yer alması müstensihlerin metin üzerindeki tasarrufunu gösterir (bk. 4. Dede Korkut Anlatılarında Kurgu Farklılıkları). Çalışmada Dede Korkut yazmalarında geçen Oğuz kahramanları hakkındaki bilgi ve övmelikler üzerinde durulmuştur. Tespit edilen örnekler övmeliklerden hareketle Oğuz kahramanları hakkında yazmalarda verilen biyografik bilgiler tespit edilerek karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmalar sonucunda yazmalarda aynı kahramana ait farklı biyografik bilgiler yer alabildiği görülmüştür (bk. 6. Dede Korkut Yazmalarında Ortak Konular). Dede Korkut yazmaları son olarak yer adları bakımından karşılaştırılmıştır. Yapılan karşılaştırmadan hareketle Dresden, Bursa ve Vatikan yazmaları ile Topkapı Sarayı Oğuznamesinin birbirine yakın coğrafyaların eserleri olduğu tespit edilmiştir. Bu coğrafya Asya ile Anadolu arasındadır. Buna karşı Günbed yazması ve Şecere-yi Terakime ise daha çok Asya kökenli bir yazma özelliği göstermektedir (bk. 7. Dede Korkut Yazmalarında Yer Adları).

Ozan Güneş
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Tuhfetü'ş-Şühedâ (Giriş-dil incelemesi-metin-dizin)

Tuhfetü'ş-Şühedâ, Muhammed bin Hacı Hasan tarafından 25 Cemaziyelahir 1107 (31 Ocak 1696) tarihinde; Fuzûlî'nin Türkçe yazılan Hadikatü's-Süedâ adlı eserinin her okuyan ve dinleyenin anlaması amacıyla dil içi aktarma yoluyla konuşma diline aktarılmış eseridir. Eser, başka kaynaklardan ilavelerin yapıldığı mensur bir maktel-i Hüseyin metnidir. XVII. yüzyılın son yıllarında kaleme alınan Tuhfetü'ş-Şühedâ'nın bilinen iki nüshası vardır. Bunlar Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi 1382 numarada Tercüme-i Ravzatü'ş-Şüheda adıyla yanlış olarak kayıtlanmış olan nüsha ve Süleymaniye Kütüphanesinde Hacı Mahmud Efendi Bölümü 4394 numarada Menākıb-ı Ehl-i Beyt adıyla kayıtlı olan nüshadır. Süleymaniye Kütüphanesi nüshası, 11 varaklık sondan eksik bir nüshadır. Konya Bölge Yazma Eserler Kütüphanesinde bulunan eldeki tek tam nüsha ise 346 varaktır. Tez çalışması; 'giriş, dil incelemesi, metin, dizin' bölümlerinden oluşmaktadır. Giriş bölümünde eserin tanıtımı yapılmış, eserin Hadikatü's-Süedâ ile yapılan karşılaştırmasına yer verilmiştir. Dil incelemesi bölümünde yazım özellikleri, ses bilgisi ve biçim bilgisi konuları üzerinde durulmuştur. Bu bölümde yalnızca eserde ses ve biçim bilgisi bakımından metnin karakteristiği olan hususlar üzerinde durulmuştur. Metin bölümünde eldeki tek tam nüsha, çeviriyazıya aktarılmıştır. Aktarma yapılırken bağlamda sorun teşkil eden kısımlar için Hadikatü's-Süedâ ile karşılaştırma yoluna gidilmiş, gerektiğinde Hadikatü's-Süedâ'ya göre tamir yapılmıştır. Dizinler bölümünde ise metnin gramatikal dizini ve özel adlar dizini hazırlanmıştır. Dizin bölümünde yaklaşık 8500, Özel Adlar Dizini'nde ise yaklaşık 1300 madde başı bulunmaktadır. Anahtar Kelimeler: Tuhfetü'ş-Şühedâ, Hadikatü's-Süedâ, maktel(ler), maktel-i Hüseyin, XVII. Osmanlı Türkçesi, dil bilgisi

17. yüzyılDil bilgisiDil bilim+5
Burçin Özdemir
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Tarama sözlüğü'nde yapım ekleri ve fiilimsiler (a-d)

Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) Tarama Sözlüğü'nde Yapım Ekleri ve Fiilimsiler (A-D) adlı yüksek lisans tez çalışmamızda zengin bir ek sistemine sahip olan Türkçenin isimden isim, fiilden isim, isimden fiil, fiilden fiil ve fiilden fiilimsi yapım ekleri fonksiyonlarına göre incelenmiştir. İncelemede 170 yapım eki tespit edilmiştir. Bu durum Türkçenin 13. ve 19. yy. arasında zengin bir ek varlığına sahip olduğunu göstermektedir. Bu çalışmada ekler, fonksiyonlarıyla birlikte verilmeye çalışılmıştır. Tarama Sözlüğü'nde kullanılan eklerin bir kısmı günümüzde fonetik olarak bazı değişikliklere uğramış olsa da eklerin tamamına yakını aynı fonetik yapıyla korunmaktadır. Bu çalışmanın Tarama Sözlüğü Ekler cildine katkı sağlayacağı ve diğer eksikliklerin de kalan ciltlerin incelenmesiyle giderilebileceği açıktır. Anahtar kelimeler: Eski Anadolu Türkçesi, Tarama Sözlüğü, Yapım ekleri, Fiilimsiler.

Dil bilgisi-yapım ekleriEski Anadolu TürkçesiFiilimsiler+1
Hülya Ergene
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarama sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye anlam değişmeleri

"Tarama Sözlüğü'nden Kamûs-ı Türkî'ye Anlam Değişmeleri" başlıklı doktora çalışmasında iki sözlüğün ortak söz varlığında bulunan anlam değişmeleri incelenmiş ve sınıflandırılmıştır. Çalışmanın kuramsal kısmında dil, sözlük ve anlam bilimi üzerine açıklamalara yer verilmiştir. Konunun daha iyi bir şekilde anlaşılması için bu açıklamalar tezin temelini oluşturan "anlam" ile bağdaştırılmıştır. Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de bulunan anlam değişmelerinin tespit edildiği sözcükler, tek tek ele alınmış; tezin giriş kısmında açıklanan esaslar gereğince sınıflandırılmıştır. Bu tasnife giren ifadeler, alfabetik düzende oluşturulmuştur. Çalışmada tespit edilen anlam değişmesi türleri; anlam daralması, anlam genişlemesi, başka anlama geçiş, anlam iyileşmesi ve anlam kötüleşmesidir. Anlam değişikliğine uğrayan sözcüklerdeki anlam değişikliği türü ve bu sözcüklerin sözlüklerdeki anlam sayıları, tabloya aktarılmıştır. Toplamda dokuz yüz on üç (913) anlam değişmesinin ve yedi yüz doksan sekiz (798) ortak anlamın ortaya konduğu çalışmanın sonunda Tarama Sözlüğü ve Kamûs-ı Türkî'de aynı anlama sahip kelimeler, yine alfabetik düzende çalışmaya aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Anlam değişmeleri, Anlam, Tarama Sözlüğü, Kamûs-ı Türkî

Anlam değişikliğiDilbilgisiDilbilim+3
Erdost Özkan
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Marzubanname tercümesi metin, çeviri, art zamanlı anlam değişmeleri, dizin

Çalışma Giriş, Metin, Tercüme, Art Zamanlı Anlam Değişmeleri, Sonuç, Dizin olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır.Marzubannâme Tercümesi 14. yüzyılın ikinci yarısında Farsçadan Türkçeye tercüme edilmiştir. Eski Anadolu Türkçesi eserlerindendir. Germiyan beyi Muhammed Beyoğlu Süleyman Şah'ın emriyle Şeyhoğlu Sadru'd-din Mustafa tarafından tercüme edilmiştir. Eserin kesin telif tarihi bilinmemektedir. Ancak, 1375-1380 tarihleri arasında tercüme edilmiş olması muhtemeldir.Eser muhteva olarak, bir konuda öğüt vermeyi, kıssadan hisse çıkarmayı amaçlayan hayvan masalları ve küçük hikayelerden oluşmaktadır. Eser on bölüme ayrılmış ve bölümlerin altında toplam elli bir hikaye bulunmaktadır. Onuncu bölümde Şeyhoğlu tarafından eklenmiş tefsir, hadis ve küçük altı hikaye bulunmaktadır. Ayrıca, Nizamî'den alıntı bir şiir de bulunmaktadır. Şeyhoğlu, hikaye başlıklarını Farsça olarak bırakmıştır, Türkçeye çevirmemiştir.Bu çalışmada Marzubannâme, günümüz Türkiye Türkçesine aktarılmış ve eserle günümüz Türkiye Türkçesi arasında karşılaştırmalar yapılmıştır. Eser tercüme olmasına rağmen deyim yönünden oldukça zengindir. Ayrıca eserin dili ile günümüz Türkiye Türkçesi karşılaştırıldığında art zamanlı anlam değişmeleri görülmektedir. Bu değişmeler; anlam değişmesi (başka anlama geçiş), anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi, anlam daralması, anlam genişlemesi olmak üzere beş türden oluşmaktadır.

14. yüzyılDilbilgisiFarsça+6
Resul Özavşar
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Celal-Zade Koca Nişancı Mustafa Çelebi: Cevahirü'l-Ahbar fi Hasaili'l-Ahyar; inceleme-metin-dizin(Cilt:I İnceleme-Metin)

Celal-zade Koca Nişancı Mustafa Çelebi, Ebu Hafs Ömer bin İbrahim Ensari'nin Zehrü'l-Kimam adlı Arapça eserini 16. yüzyılın ikinci yarısında Cevahirü'l-Ahbar fi Hasaili'l-Ahyar adıyla tercüme etmiştir. Eserin Nuruosmaniye Kütübhanesi Nu. 2356 ve İstanbul Üniversitesi Kütübhanesi Türkçe Yazmalar Nu. 787 olmak üzere iki nüshası vardır. Çalışmamızda esas aldığımız nüsha, 175 yapraklık 19 satır üzerine yazılmışolan Nuruosmaniye nüshasıdır. Bu nüsha, aşağı yukarı üçte iki oranında mensur, üçte bir oranında manzumdur. Mensur kısım, Yusuf u Züleyha hikayesi ve araya serpiştirilmiş küçük dini hikayelerden; manzum kısım ise tamamen dini hikaye ve öğütlerden oluşmaktadır. İstanbul Üniversitesi nüshası ise 15 satır üzerine yazılmışolup 144 yapraktır. Bu nüshaya manzum kısımlar alınmamıştır. Mütercim, mensur bir Türkçe Yusuf u Züleyha hikayesi vücuda getirmek amacıyla eseri Türkçeye çevirdiğini belirtir. Eserde Arapça ve Farsça sözcükler, bu dillerin kurallarıyla yapılmış terkipler önemli yer tutmaktadır; yine de dili çok ağır değildir. Yalnız giriş kısmını oluşturan ilk on yaprak tamamen süslü ve sanatlı olup terkiplerle doludur. Çalışmamız giriş, metin, imla özellikleri, ses bilgisi, şekil bilgisi, anlam değişmeleri, dizin ve sonuç bölümlerinden oluşmaktadır. Bazı eklerin üstüne geldiği sözcükten ayrı yazılması, yükleme durumu ekinin bazen hemze ile yazılması, Türkçe sözcüklerde bazen çift ünsüz yerine şedde kullanılması ve Türkçeleştirme örnekleri imla konusunda dikkate değer özelliklerdir. Sert ünsüzlerden sonra bazı eklerin sürekli yumuşak ünsüz d ile başlaması, Eski Anadolu Türkçesinin karakteristik bir özelliği olarak karşımıza çıkmaktadır. Şimdiki zaman için geniş zaman ekinin; gelecek zaman için geniş zaman eki, istek çekim eki ve -sA gerek yapısının; gereklilik kipi için istek çekim eki, -mAK gerek ve -sA gerek yapılarının kullanılması şekil bakımından dikkate değer özelliklerdir. İncelediğimiz metin, birleşik fiiller, deyimler ve art zamanlı anlam değişmeleri bakımından oldukça zengin bir metindir

16. yüzyılCelalzade Mustafa ÇelebiCevahirü'l-Ahbar fi Hasaili'l-Ahyar+4
Burhan Baran
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Harezm Türkçesinde birleşik fiiller

Eldeki çalışmada, Karahanlı Türkçesiyle Çağatayca arasında geçiş dili kabul edilen Harezm Türkçesindeki birleşik fiiller incelenmiştir. Bunun için bu dönem eserlerinden Kısasü'l-Enbiyâ, Nehcü'l- Ferâdîs, Muînü'l-Mürîd ve Mukaddimetü'l-Edeb birleşik fiiller açısından taranmıştır.Çalışmaya, araştırmacıların birleşik fiiller hakkındaki görüşleri verilerek başlanmış ve bunlar değerlendirilmiştir. Daha sonra, birleşik fiiller, İsim + Yardımcı Fiilden Oluşan Birleşik Fiiller ve Fiilimsi + Yardımcı Fiilden Oluşan Birleşik Fiiller olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. İsim + yardımcı fiil yapısındaki birleşik fiillerin kullanılışında isimlerin fiilleştirilmesi ve fiil olarak kullanılması söz konusudur. Ayrıca, bu tür birleşik fiiller anlamca kaynaşmakta ve belli bir kavramı karşılayabilmektedir. Fiilimsi + yardımcı fiil yapısındaki birleşik fiillerin kullanılışında ise kılınış ve görünüşler ortaya çıkması söz konusudur. Yani, bu tür birleşik fiillerin zaman ve tarz bakımından kullanım ve işlev incelikleri kazandıkları da söylenebilir.Taranan eserlerde -genelde aynı cümle içerisinde- birleşik fiille birlikte eş anlamlı bir birleşik fiilin (inkıyad kıl- = boyun ber-: "itaat etmek", zulm et- = küç kıl- = küç tegür-: "zulmetmek" vb.) veya eş anlamlı Türkçe bir fiilin (abdest kıl- = yun-: "abdest almak", kadgulug bol- = kadgu ye- = kadgur-: "üzülmek" vb.) kullanılması dikkat çekmektedir. İleride yapılacak birleşik fiil çalışmalarında araştırmacılara yardımcı olacağı, fikir vereceği düşünülerek bu hususa özellikle dikkat çekilmiştir. Yine, taranan eserlerde birleşik fiillerin tamlayıcılarla kullanılışı dikkat çeken bir başka husustur. (+gA magrur bol-: ?birine kanmak, aldanmak? vb.) Bu, aynı zamanda hâl eklerinin birbiri yerine kullanılması görüşünün de her zaman geçerli olamayacağını düşündürmektedir. Çalışmada, bu konuyla ilgili çok çarpıcı örnekler vardır.Çalışmada yer alan isim + yardımcı fiil yapısındaki birleşik fiiller sözlük haline getirilmiş ve çalışmanın daha faydalı ve pratik kullanılması hedeflenmiştir.

Birleşik eylemDil bilgisi-eylemHarezmce
Abdullah Demiral
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Atasözlerinin sınıflandırılması ve yapısal özellikleri

Söyleyeni belli olmayan, toplumların kültüründen izler taşıyan, uzun yıllar süren gözlem ve deneyimlere dayanan, bilgece düşünce ve felsefi hikmetleri içeren, genel kural niteliğindeki, kalıplaşmış, özlü, veciz sözler atasözü olarak tanımlanır. Atasözü için sav, mesel, darbu'l-mesel, atalar sözü gibi çeşitli terimler kullanılmıştır. Türk atasözlerinin yazılı ilk örneklerine Orhun Abideleri'nde rastlanır. Orhun Abideleri dışında diğer Eski Türkçe Dönemi ve Uygur Dönemi eserlerinde de atasözü örnekleri yer alır. Türk atasözlerinin derlendiği ilk eser Karahanlılar Dönemi'nde Kaşgarlı Mahmut tarafından kaleme alınan Divânü Lügati't-Türk'tür. Karahanlılar Dönemi'nde kaleme alınan diğer eserler olan, Kutadgu Bilig ve Atabetü'l-Hakayık'ta da atasözü örneklerine rastlanır. Osmanlı Döneminde gerek Klasik Edebiyat gerekse Halk Edebiyatı şairleri atasözlerini kullanmışlardır.Yapısal olarak kullanım kalıpları; kelime grupları ve cümle türleri açısından incelendiğinde, atasözlerinin son derece zengin ve orijinal örnekler içerdiği görülmektedir. Atasözlerindeki kullanım kalıpları; giriş kalıpları, atasözünü içine alan kalıplar ve bitiş kalıpları olmak üzere üç başlıkta sınıflandırılmıştır.Atasözleri kıvrak söyleniş özellikleriyle kolayca hafızada kalmaktadır. Atasözlerine kıvrak söyleniş özelliğini kazandıran Türkçenin akıcı söz ve cümle dizimidir. Atasözlerindeki bu zengin söz ve cümle diziminin belirlenmesi amacıyla, atasözleri cümle yapısına, yüklem çeşitlerine, yüklemin yerine, cümlenin anlamına ve cümle bağlanışlarına göre incelenmiştir.Bu çalışmada; atasözlerinde yer alan kullanım kalıpları tespit edilmiş, atasözleri kelime grupları ve cümle türleri açısından incelenmiş, atasözlerinin yapısal özellikleri ortaya konulmuştur.

AtasözleriCümleCümle yapısı+7
Mehmet Emin Tuğluk
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Süheyl ü Nev-Bahâr (Metin-Aktarma, Art zamanlı anlam değişmeleri,Dizin)

Bu çalışma 14. yüzyılda Hoca Mesûd ve yeğeni İzzeddin Ahmed tarafından Farsçadan Türkçeye çevrilmiş olan Süheyl ü Nev-bahâr adlı mesnevi üzerine gerçekleştirilmiştir. Eser, Yemen padişahının oğlu Süheyl ile Çin hükümdarının kızı Nevbahâr arasındaki aşkı anlatan bir mesnevidir. Çalışma Giriş, Metin-Aktarma, Art Zamanlı Anlam Değişmeleri, Sonuç ve Dizin olmak üzere beş bölümden oluşmaktadır. Metin-Aktarma bölümünde Süheyl ü Nev-bahâr adlı eser Türkiye Türkçesine aktarılmıştır. Eser tercüme olmasına karşın deyim ve atasözü yönünden oldukça zengindir. Eserin dili ile Türkiye Türkçesi karşılaştırıldığında art zamanlı anlam değişmeleri görülür. Bu değişmeler; anlam değişmesi (başka anlama geçiş), anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesi, anlam daralması, anlam genişlemesi olmak üzere beş başlık altında ele alınmıştır. Çalışmada okuyucuya kolaylık sağlamak amacıyla Dizin ve Özel Adlar Dizini hazırlanmıştır.

Özkan Ciğa
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarama Sözlüğü ve Türkçe Sözlük'e göre anlam değişmeleri

Bu çalışmada Tarama Sözlüğü ve Türkçe Sözlük?teki ortak söz varlığında meydana gelen art zamanlı anlam değişmeleri incelenmiştir. Çalışmanın teori kısmının ele alındığı Giriş bölümünde dil, dilin temel işlevi iletişim; dilin düşünce, kültür ve toplumla olan ilişkisi; art zamanlı eş zamanlı terimleri; kavram ve kavram alanı, anlam ve anlam alanı, kavramlaştırma, anlam belirleyicileri, duygu değeri, temel anlam, yan anlam, anlam değişmelerinde etkili olan ilişkiler; bağlam, benzetme, aktarma (deyim aktarması, ad aktarması), çok anlamlılık, eş seslilik, eş anlamlılık; anlam değişmelerinin tanımı, tasnifi ve sebepleri üzerinde durulmuştur. Anlam değişmelerinin sebepleri dil içi sebepler ve dil dışı sebepler olmak üzere iki grupta toplanır. Bunlar eş anlamlılık, bağlam; düşüncenin değişmesine bağlı olan süreçler, kelimenin kullanım sahasının değişmesi, toplumun iletişim ve üretim yönteminin değişmesi, nesnelerin işlevlerinin değişmesi, yeni öğrenilen nesne ya da durumların adlandırılmasıdır. Ayrıca bu bölümde anlam değişmesi kavramı ve şimdiye kadar yapılan tasnifler ayrıntılı olarak ele alınmıştır. Tezin inceleme bölümünde Tarama Sözlüğü ve Türkçe Sözlük?e göre anlam değişmesine uğrayan kelimeler tek tek ele alınmıştır. Kelimeler Giriş bölümünde açıklanan esaslar dikkate alınarak tasnif edilmiştir. Tespit edilen anlam değişmesi türleri; başka anlama geçiş, anlam daralması, anlam genişlemesi, anlam iyileşmesi, anlam kötüleşmesidir. Mecazlaşma, terimleşme, argo, tabu, eksiltme ve komşuluk ilişkisine bağlı olarak kazanılan anlamlarla kelimelerin anlam alanları genişlemektedir. Çalışmanın sonunda verilen dizinle anlam değişmesi tespit edilen kelimeler toplu halde sunulmuştur. Dizinde kelimenin anlam değişmesinin hangi türüne uğradığı da belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sözlük, anlam bilimi, anlam, anlam değişmesi.

Resul Özavşar
Dicle University · Institute of Educational Sciences
2013
00

Other supervisors