Theses supervised by Prof. Dr. Sebahat Gözüm

14 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

İnmeli hastalara bakım veren aile üyeleri için hazırlanan web sayfasının kalitesi, içeriği ve kullanımının değerlendirilmesi

Bu çalışma, inmeli hastalarına evde bakım veren aile üyelerinin bakım verme yeterliliğini geliştirmek amacıyla hazırlanan web sayfasının kalitesi, içeriği ve kullanılabilirliği ve etkililiğini değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Çalışma metodolojik olarak yapılmıştır. İnmeli hastaların bakım vericileri için hazırlanan web sitesi; ana sayfa, proje hakkında, hasta bakımı ve eğitim rehberi, uzman modülü, forum, hasta anketi olmak üzere yedi bölümden oluşmaktadır. Web sayfasında inmeli hastanın bakımına özel olarak inme nedir, inmenin seyri, solunum, beslenme, boşaltım ve uyku problemleri, yatak yaralarının önlenmesi, ağrı yönetimi, vücut hijyeni, ilaçların kullanımı, hasta ile iletişim, hasta için boş zaman aktiviteleri, hastanın güvenliği sosyal ve rehabilitasyon destek servislerine yer verilmiştir. Aile bireylerinin bakım verme yeterliliğini geliştirmek amacıyla; solunum egzersizleri, postural drenaj, ağız bakımı, sonda bakımı, perine bakımı, yatak içi yatış pozisyonları ile kol ve bacak egzersizleri hakkında kısa videolar hazırlanmıştır. Web sayfasının kalitesi ve içeriği 10 uzman tarafından birbirlerinden bağımsız olarak değerlendirilmiştir. Web sayfasının kullanabilirliği ve etkinliği 32 inmeli hastanın 38 aile bakım vericisi tarafından değerlendirilmiştir. Web sayfasının kalitesi uzmanlar tarafından DISCERN ölçeği ile, içeriği ise soru formu aracılığıyla değerlendirilmiştir. Web sayfasının kullanılabilirliği aile bakım vericiler tarafından sistem kullanılabilirlik ölçeği (System Usability Scale-SUS) ile, web sayfasından yararlanma düzeyi ise 21 maddelik soru formu ile ölçülmüştür. DISCERN ölçeğinde bulunan 15 sorunun ortalaması 5 üzerinden 4.35 bulunmuştur. Web sayfasının güvenilirliğini sorgulayan birinci bölümün ortalaması 5 üzerinden 4.38, tedavi/bakım seçenekleri konusunda sunulan bilginin kalitesini ölçen ikinci bölümün ortalaması 4.30 ve materyalin genel değerlendirmesinin yapıldığı üçüncü bölümün puan ortalaması 4.1 bulunmuştur. Her bir bölüm için uyuşum katsayısı değerleri sırasıyla W: .508, p<0.000, W: .442, p<0.000, W: .761, p<0.000 olarak tespit edilmiştir. Web sayfasının içeriği uzmanlardan 4 üzerinden ortalama 3.47 puan almıştır (W: .813, p<0.000). Web sayfasının kullanılabilirlik skoru 100 üzerinden 79.4 bulunmuştur. Web sayfasından en fazla, yatak içi egzersizler %76.3 (n=29), ilaçların kullanımı ve hastanın güvenliği %68.4 (n=26) konularından yararlanılmıştır. Göreceli olarak daha genç, çalışan ve daha önce herhangi bir hastaya bakma deneyimi olmayanların hastanın beslenmesi ve ağız bakımına ilişkin bölümden (sırasıyla p=0.042, p=0.34, p=0.39), evli olan aile bakım vericilerin ise vücut temizliğine ilişkin bölümden daha fazla yarar sağladığı belirlenmiştir (p=0.043). Web sitesi bakım vericiler tarafından etkin kullanılmıştır. Web sitesinin kullanılmasının uzun dönemde hasta sonuçlarına etkisi ve diğer öğretim yöntemlerine göre etkinliği ve maliyetini ölçen araştırmalar yapılabilir. Anahtar Kelimeler: İnmeli Hasta, Aile Bakım Verici, Web Tabanlı Sağlık Eğitimi, Talite ve İçerik Güvenilirliği

AileAile desteğiHasta bakımı+5
Yasemin Demir
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Diyabet riski olan erişkinlere yönelik geliştirilen mobil uygulama kullanımının akdeniz tipi beslenme, fiziksel aktivite ve metabolik parametrelere etkisi: Randomize kontrollü çalışma

Amaç: Diyabet riski olan erişkinlere yönelik geliştirilen mobil uygulama kullanımının Akdeniz tipi beslenme, fiziksel aktivite ve metabolik parametrelere etkisini incelemektir. Yöntem: İki aşamalı çalışmada ilk aşamada prediyabetli bireylere yönelik mobil uygulama geliştirilmiştir. İkinci aşama ise randomize kontrollü klinik çalışmadır. Dahil edilme kriterlerine uyan 33 kişi girişim 28 kişi kontrol grubuna tabakalı blok randomizasyon ile atanmıştır. Girişim grubu altı ay araştırmacı tarafından geliştirilmiş olan mobil uygulamayı (PREDIABE-TR) kullanmıştır. Kontrol grubuna ise Sağlık Bakanlığı'nın Diyabet Kontrol Listeleri Mobil Uygulaması ile Türkiye Beslenme Rehberi Mobil Uygulaması sunulmuştur. Bulgular: PREDIABE-TR uygulamasının içeriği (KGİ: 0.98) ve kullanılabilirliği (KGİ: 0.91) yüksek bulunmuştur. Akdeniz tipi beslenme davranışı girişim grubundaki bireylerde değişmezken kontrol grubunda anlamlı artış göstermiştir. Her iki grubun fiziksel aktivite düzeyinde anlamlı azalma saptanırken bu değişim gruplar arasında farklı bulunmamıştır. Her iki grupta da 3 ve 6. aylarda kan glukoz değeri normal olanların oranı yükselmiştir. Başlangıca göre izlemde ve son testlerde kan glukoz değeri normal ve diyabetli olanların oranındaki değişim gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir. Kontrol grubunun sistolik kan basıncında artma, girişim grubunun diyastolik kan basıncı ve BKİ değerinde anlamlı azalma saptanmıştır (p<0.05). Sonuç: Geliştirilen PREDIABE-TR mobil uygulamasının kapsamı ve kullanılabilirliği yüksek bulunmuştur. Geliştirilen PREDIABE-TR mobil uygulaması bireylerin Akdeniz tipi beslenme, fiziksel aktivite düzeylerini iyileştirmezken, metabolik parametrelerde kan basıncı, kan glukozu ve BKİ değerlerinde umut verici bir değişim yaratmıştır. Anahtar Kelimeler: Prediyabet, erişkin, mobil uygulama, Akdeniz tipi beslenme, fiziksel aktivite, hemşirelik

Akdeniz diyetiErişkinlerFiziksel aktivite+7
İbrahim Topuz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Evde ikinci el sigara dumanı maruziyeti olan yetişkinlerde sağlık inanç modeline temellenen geribildirim, eğitim ve sosyal medya girişimlerinin korunma inançlarına etkisi

Amaç: Evde ikinci el sigara dumanı (İESD) maruziyeti riski taşıyan yetişkinlerde, Sağlık İnanç Modeline dayalı geribildirim, etkileşimli grup eğitimi ve sosyal medya (SİM GEM) girişimlerinin korunma inançlarına etkisini karşılaştırmaktır. Yöntem: Üç paralel aktif gruptan oluşan, tek kör (katılımcı), randomize kontrollü bir çalışmadır. Her birinde 31 katılımcının yer aldığı 15 dakikalık tek seferlik maruziyet geribildirimi, 50 dakikalık tek seferlik maruziyet geribildirimi + etkileşimli grup eğitimi ve maruziyet geribildirimi + 4 hafta her gün 2 kez yapılan sosyal medya paylaşımlarını içeren girişimler uygulanmıştır. Çalışma, Şubat–Nisan 2025 tarihlerinde Antalya'da bir Aile Sağlığı Merkezi ve iki Halk Eğitimi Merkezinde yürütülmüştür. Veriler; İESD Maruziyetini Önleme Davranışlarına Yönelik Sağlık İnanç Modeli Ölçeği, gerçek ve algılanan maruziyet risk düzeyleri, idrar kotinin test kiti ve Üçüncü El Sigara Dumanına (ÜESD) Yönelik İnançlar Ölçeği ile başlangıçta ve beşinci haftada toplanmıştır. Bulgular: Her üç girişimde katılımcıların İESD inanç düzeylerini anlamlı biçimde artırmıştır (p <.001). En güçlü etki maruziyet geribildirimi + etkileşimli grup eğitimi grubunda gözlenmiştir (F (2,89) = 17.887, p <.001). İdrar kotinin pozitiflik oranlarında azalma eğilimi gözlenmiş, fakat fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p> .05). Gerçek ve algılanan risk farkına dayalı uyum skorları da gruplar arasında anlamlı farklılık göstermemiştir (F (2,89) = 0.557, p = 0.575). Her üç girişimde katılımcıların ÜESD inanç düzeylerini anlamlı biçimde artırmıştır (p <.001). En güçlü etki maruziyet geribildirimi + etkileşimli grup eğitimi grubunda gözlenmiştir (F (2,89) = 30.677, p <.001). Sonuç: Sağlık İnanç Modeline dayalı olarak geliştirilen girişimlerin tüm gruplarda güçlü etki gösterdiği belirlenmiştir. Etki düzeyi maruziyet geribildirimi + etkileşimli grup eğitimi> maruziyet geribildirimi + sosyal medya> maruziyet geribildirimi şeklindedir. Katılımcıların İESD ve ÜESD'ye ilişkin inançları değişirken, İESD maruziyetinde bir değişim olmamıştır.

Ercan Asi
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Kontrolsüz hipertansiyonu olan bireylerde integratif hemşirelik ilkelerine temellenen multimodal girişimlerin kan basıncı, stres ve tedavi uyum düzeylerine etkisi: Randomize kontrollü çalışma

Amaç: Bu çalışmanın amacı; toplumda kontrolsüz hipertansiyonu olan bireylerde integratif hemşirelik ilkelerine temellenen multimodal girişimlerin (Uncontrolled Hypertensives for Integrative Nursing based Multimodal Interventions-UHTINuM) kan basıncı, stres ve hipertansiyon tedavisine uyum düzeylerine etkisini değerlendirmektir. Yöntem: Çalışma, tek kör (katılımcı), aktif kontrol grupla randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Çalışmada UHTINuM müdahalelerinin uygulandığı grup girişim (n:24), sağlık önerilerinin verildiği grup aktif kontrol grubu (n:24) olarak alınmıştır. Bu çalışma 50-65 yaş arası erişkin bireylerle Antalya İli Konyaaltı İlçesi'nde yer alan Hayat Park'ta yürütülmüştür. Girişim grubuna 12 haftalık meditasyon ve nefes alma tekniklerini içeren yoga, hipertansiyon tedavisine uyum eğitimi ve evde kan basıncı ölçümü eğitimlerini içeren multimodal girişimler uygulanmış, aktif kontrol grubuna hipertansiyona yönelik bilgi notu ve Sağlık Bakanlığı broşürleri verilerek uzman doktora yönlendirilmiştir. Çalışmanın birincil sonuçları, aneroid tansiyon cihazı (kan basıncı), Hill-Bone Hipertansiyon Tedavisine Uyum Ölçeği, Algılanan Stres Ölçeği kullanılarak ölçülmüştür. Bulgular: Girişimlerden sonra UHTINuM grubunun kan basıncı ve stres düzeyi aktif kontrol grubuna göre önemli ölçüde azalmış, hipertansif tedaviye uyum düzeyi artmıştır. Grupların başlangıca göre sistolik ve diyastolik kan basıncı farklılıkları UHTINuM grubunda -21.75±9.58 mmHg (p<0.01) aktif kontrol grubunda -4.70±12.36 mmHg (p>0.05), diyastolik kan basıncı sırasıyla -11.37±8.00 mmHg (p<0.01) ve +0.33±9.24 mmHg (p>0.05) bulunmuştur. Gruplar arası karşılaştırmada UHTINuM grubu aktif kontrol grubuna göre algılanan stres düzeyinde (4.54/1.12 puan) ve hipertansif tedaviye uyumda (2.83/1.58 puan) önemli ölçüde daha fazla iyileşme göstermiştir (p<0.01). Sonuç: UHTINuM programı, kan basıncı kontol altında olmayan hipertansif bireylerde kan basıncı ve stresi azaltma ve hipertansif tedaviye uyumu artırmada olumlu etki sağlamıştır.

HemşirelikHemşirelik hizmetleriHipertansiyon+7
Ayşe Dağıstan Akgöz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye için Aile Sağlığı Hemşireliği Sertifika Programı'nın geliştirilmesi: Bir Delphi yöntem çalışması

Amaç: Bu çalışmanın amacı; aile sağlığı hemşireliği sertifika programı taslağını bir Delphi uzlaşı tekniği ile oluşturmaktır. Yöntem: Araştırma, çevrimiçi ve yüz yüze ortamlarda 15 Mart-25 Mayıs 2022 tarihleri arasında yürütülmüştür. Araştırmanın evrenini Türkiye'de Aile Sağlığı Hemşireliği konusunda çalışan akademisyen hemşireler ve Aile Sağlığı Merkezlerinde (ASM) görev yapan aile sağlığı çalışanı hemşireler oluşturmaktadır. Veriler, Antalya, Kepez bölgesindeki ASM'lerde çalışan aile sağlığı çalışanı hemşirelerden yüz yüze, akademik uzmanlardan elektronik anket yoluyla alınmıştır. Birinci Delphi anketi 38 uzmanla, ikinci Delphi anketi 35 uzman ile tamamlanmıştır. Uzmanlara birinci anket için dört hafta, ikinci anket için beş hafta süre tanınmıştır. Aile sağlığı hemşireliği sertifika programı taslağında, aile sağlığı hemşiresinin tanımı, görev ve sorumlulukları, sertifika programının içeriği-yöntem ve materyalleri, süresi ile ASM'lerde gerçekleştirilen tarama ve izlemler ile yapılan uygulamalar konularında uzlaşı durumu değerlendirilmiştir. Uzlaşı hedefi için Likert tipi sorularda genişlik değeri 1.50, frekans ve yüzde ile değerlendirilen maddelerde %75 uzlaşı değeri alınmıştır. Bulgular: İlk turun sonunda aile sağlığı hemşireliği sertifika program koşulları ve içeriğine ilişkin başlıkta %73 oranında uzlaşı sağlanmıştır. İlk turda uzlaşı sağlanamayan 17 konu, açık uçlu verilerle çoktan seçmeliye dönüştürülen 22 konu ve sertifika içeriğine ilişkin uzmanlardan gelen 13 öneri ikinci tur Delphi anketine alınmıştır. İlk turda uzlaşma sağlanamayan konularda ikinci turun sonunda sertifika programı ve içeriğinde %61.5 uzlaşı sağlanarak Delphi turları sonlandırılmıştır. Sertifika programının gerekliliği, içeriği ile ilgili bölümde %68.8, sertifika eğitim programının içeriğinde %85.9 uzlaşı sağlanmıştır. Sonuç: Uzlaşı sağlanarak oluşturulan aile sağlığı hemşireliği sertifika program taslağı, Türkiye'de ASM'lerde çalışan hemşirelerin eğitim yeterliliği ve standardizasyonun oluşturulmasında bir rehber olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: aile sağlığı hemşireliği, aile hemşireliği, sertifika programı, Delphi tekniği

Delphi tekniğiHemşirelerHemşirelik+3
Tuğba Aslan
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Beş yaş altı çocukların ev ortamında ikinci el tütün dumanına maruz kalma sıklığının değerlendirilmesi

Amaç: Bu araştırmanın amacı, beş yaş altındaki çocukların ev ortamında ikinci el tütün dumanına maruz kalma sıklığı ve riskini değerlendirmektir. Yöntem: Kesitsel türde bir çalışmadır. Antalya Kepez'de yaşayan beş yaş altındaki 45.724 çocuk evren, 543 çocuk örneklemi oluşturmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü'nün STEPwise yaklaşımı doğrultusunda çok aşamalı küme örneklemesi yöntemi kullanılmıştır. Veriler; Ev Halkı Tanımlayıcı Form, İkinci El Tütün Dumanına Maruz Kalmayı Değerlendirme Formu, Beş Yaş Altı Çocuğun İkinci El Tütün Dumanına Maruz Kalmasına İlişkin Ev Halkı Tutum ve Bilgi Formları ve Çocuğun Sağlık Öyküsü Formu ile toplanmıştır. Çocukların ikinci el tütün dumanına maruziyeti risk algoritması ile değerlendirilmiştir. Anketlerin kapsam geçerlik (KGİ) ve güvenilirlik katsayısı (KR-20) hesaplanmış, Kikare, Odds Ratio, t testi yapılmıştır. Etik kurul onayı, resmi izin ve katılımcıların aydınlatılmış onamları alınmıştır. Bulgular: Beş yaş altındaki çocuğun yaşadığı evlerin %62,1'inde evde tütün ürünü kullanan birisi olduğu, %14,9'unda evin içinde tütün kullanımına yönelik bir kuralın olmadığı, %13,3'ünde evin kapalı herhangi bir bölümünde tütün kullanıldığı ve evlerin %12,1'inde son bir gün içerisinde tütün kullanıldığı belirlenmiştir. Risk algoritmasına göre, çocukların %63,5'inin ikinci el tütün dumanına maruz kalma riski bulunmaktadır. Çocukların % 19,4'ü algoritmadaki dört riski de taşımaktadır. Annelerin sigara içmesi maruz kalma risk olasılığını %50,8, babaların sigara içmesi %27,4 artırmaktadır. Ebeveynlerin bilgi ve tutumu maruziyet riski üzerinde orta etki büyüklüğünde anlamlıdır. Maruziyet riski olan çocuklarda bronşit ve bronşiyolit tanısı, maruz kalma riski olmayan çocuklara göre daha sıktır. Sonuç: Beş yaş altı çocukların ev ortamında ikinci el tütün dumanına maruziyet sıklığı ve riski yüksektir. Maruziyeti önlemek için ebeveynlerin eğitilmesi önerilmektedir.

Ev ortamıRisk faktörleriSigara dumanı kirliliği+3
Ercan Asi
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessEN

The effect of risk reduction program applied to women with high breast cancer risk on participation in screening, health beliefs and behavior

Objective: The aim of this study is; to evaluate the effect of the Breast Cancer Risk Reduction Program (BrCaRRP), which consists multiple interventions including education, counseling, case management and surveillance for women with high risk of breast cancer, on women's participation in screenings, health beliefs and risk reduction behaviors. Method: This is a single center, single blind, parallel group, randomized controlled trial. First degree relatives of patients with breast cancer were assigned to the intervention (n=38) and control group (n=39) by stratified and block randomization method. Intervention group was applied BrCaRRP which is based on the theoretical framework of the Health Belief Model and Health Promotion Model. BrCaRRP is a 12-week program that includes six interviews, the first of which is face-to-face and the other interviews are by phone. The routine practice of the clinic was performed by giving an information note to the control group. The primary results of the study (participation in breast cancer screening, health motivation, susceptibility, fear of breast cancer, health responsibility, physical activity, healthy nutrition and status of getting genetic counseling) were measured at the beginning and at 12 weeks. Results: The probability of participation in breast cancer screenings in the BrCaRRP group was 5.11 times higher than in the control group. Health motivation was found to be increased in the intervention group compared to the control group. There was no difference in susceptibility and nutritional behavior between the groups. Health responsibility and physical activity was increased in the intervention group. The frequency of consulting genetic counseling increased in the BrCaRRP group. Conclusion: BrCaRRP increased participation in screening in women with high risk of breast cancer and positively affected their health beliefs and behaviors. Keywords: Relatives of breast cancer patients, breast cancer screening, health beliefs, health behaviors, genetic counseling.

Habibe Özçelik
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Hipertansiyon tanısı olan bireylerde kan basıncının kontrol altında olma sıklığı ve ilişkili faktörler

Amaç: Bu çalışmanın amacı; hipertansiyon tanısı olan bireylerde kan basıncının kontrol altında olma sıklığı ve ilişkili faktörleri belirlemektir. Yöntem: Kantitatif tanımlayıcı olan bu araştırma, Antalya İlinde bir Aile Sağlığı Merkezi'nde (ASM) yürütülmüştür. Ekim-Aralık 2019 tarihleri arasında ASM'ye gelen, en az altı aydır hipertansiyon tanısı olan ve antihipertansif ilaç kullanan 40 yaş ve üzeri 323 birey çalışma kapsamına alınmıştır. Ofis kan basıncı ölçümü ASM'de aneroid tansiyon aleti ile üç kez araştırmacı tarafından, evde kan basıncı ölçümü elektronik tansiyon aleti ile üç gün sabah ve akşam olmak üzere altı kez katılımcı tarafından ölçülmüştür. Ofis ölçümünde kan basıncı kontrol sınırı 140/90 mmHg, ev ölçümlerinde 135/85 mmHg alınmıştır. Araştırmada veriler, Hasta Tanıtım Formu, İlaç Tedavisine Bağlılık/ Uyum Öz- Etkililik Kısa Formu (İBÖS-KF)" ve "Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği II'nin sağlık sorumluluğu, fiziksel aktivite, beslenme, kişilerarası ilişkiler ve stres yönetimi boyutları ile ölçülmüştür. Bulgular: Ofis ölçümlerinde katılımcıların %28.5'inin, ev ölçümlerinde %33.1'inin, ofis veya ev ölçüm ortalamasının herhangi birinde %43.7'sinin, hem ev hem de ofis ölçümlerinin her ikisinde %18'inin kan basıncının kontrol altında olmadığı saptanmıştır. Katılımcıların İBÖS-KF madde puan ortalaması 4 üzerinden 3.66, sağlık sorumluluğu 2.24, fiziksel aktivite 1.65, beslenme 3.27, kişilerarası ilişkiler 3.33 ve stres yönetimi 2.68 hesaplanmıştır. Kan basıncı kontrolü üzerinde kontrole gitme sıklığı, sağlık sorumluluğu ve beslenme anlamlı yordayıcı değil (p>.05) iken, ilaç tedavisine bağlılık anlamlı yordayıcıdır (Exp(B) 44.564, GA.939-.995. (p<.05). Sonuç: Katılımcıların yaklaşık yarısının kan basıncı kontrol altında değildir. İlaç tedavisine uyumları iyi ancak fiziksel aktivite düzeyleri düşüktür. Kan basıncı kontrolünde yordayıcı değişken ilaç tedavisine iyi uyum düzeyidir.

HipertansiyonKan basıncıSağlıklı yaşam+3
Sude Gençtürk
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Antalya'da yerleşik rus kadınlar ile çocuklarının sağlıklı yaşam biçimi davranışlarının Türk akranları ile karşılaştırılması

Amaç: Bu araştırmanın amacı, Antalya'da yerleşik yaşayan Rus kadınlar ile onların ilköğretim çağındaki çocuklarının sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını Türk akranları ile karşılaştırmaktır. Yöntem: Tanımlayıcı karşılaştırmalı türde olan araştırmaya amaçlı örnekleme ile 76 Rus kadın ve onların ilköğretim çağındaki çocukları ile 122 Türk akranları alınmıştır. Kadınların verileri Sağlıklı Yaşam Biçimi Davranışları Ölçeği (SYBDÖ), Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi (UFAA), çocukların verileri Beslenme Davranış Ölçeği (BDÖ) ve Çocuk Fiziksel Aktivite Anketi (ÇFAA) ile ölçülmüştür. Katılımcıların ana dillerinde anketler kullanılmıştır. Bulgular: Rus kadınların sağlıklı yaşam biçimi davranışları Türk akranlarından farklı bulunmuştur. Sağlık sorumluluğu, fiziksel aktivite, beslenme, kişilerarası ilişkiler alt boyutlarında Rus kadınların puan ortalamaları, Türk akranlarına göre yüksek bulunmuştur. Rus kadınların en yüksek puanı beslenme, en düşük puanı ise stres yönetimi boyutundan, Türk kadınların en yüksek puanı manevi gelişim, en düşük puanı ise fiziksel aktivite alt boyutundan aldıkları belirlenmiştir. Rus kadınların FAA puan ortalamaları, Türk akranlarına göre yüksek bulunmuştur. Rus ve Türk çocukların BDÖ puan ortalaması arasındaki fark anlamlıdır. Rus çocukların, Türk akranlarına göre daha çok sağlıklı besin tükettiği bulunmuştur. Rus çocuklarının hafta sonu ve boş zamanlarda yapılan FA puanları Türk akranlarından, Türk çocuklarının öğle arası yapılan FA puanları Rus akranlarından yüksek bulunmuştur. Rus ve Türk çocukların FAA toplam puan ortalaması arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Kadınlar ile çocuklarının beslenme davranışları, beden kitle indeksi ve fiziksel aktivitesi arasında doğru orantılı zayıf bir ilişki, kadınların FAA ile çocuklarının haftanın günlerine göre yaptıkları FA arasında doğru orantılı güçlü bir ilişki bulunmuştur. Sonuç: Kültürel geçmişin etkisi altındaki yaşam tarzı davranışlarında farklılıklar bulunmuştur. İleride yapılacak çalışmalarda daha derinlemesine araştırmalar yapmak doğru olacaktır. Anahtar Kelimeler: Kadın, çocuk, sağlıklı yaşam biçimi, fiziksel aktivite, kültürlerarası karşılaştırma.

AkranAntalyaKadınlar+4
Sevda Emir
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

İnme geçiren hastalar ve bakım verenleri için geçiş bakım modeline temellenen girişimlerin bakım verenlerin yeterliliğinin artırılması ve hasta sonuçlarına etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı; inme geçiren hastalar ve bakım verenleri için Geçiş Bakım Modeli'ne (GBM) temellenen girişimlerin (TEMpEST- Transitional Care Model Stroke Turkey), bakım verenlerin algıladığı yeterliliği, bakıma hazır oluşlukları ile elektronik sağlık okuryazarlıklarının artırılması, tükenmişliklerinin azaltılması, hastaların ise hastaneye geri dönüş ve bası yarası gelişme oranlarına etkisini değerlendirmektir. Yöntem: Randomize kontrollü, öntest-sontest, tek merkezli olan çalışma, bir hastanede Mart-Mayıs 2018 tarihleri arasında, girişim grubunda 33 inmeli hasta ve bakım veren, kontrol grubunda 30 inmeli hasta ve bakım veren ile gerçekleştirilmiştir. Girişim grubu GBM kapsamında; üç kez hastanede ziyaret, bir kez ev ziyareti, üç ay telefonla iletişim ve web destekli eğitimden oluşan TEMpEST programına alınmıştır. Kontrol grubu kliniğin rutin uygulamasını almıştır. Sonuç ölçümleri için bakım verenlerde; Bakım Verme Yeterliliği, Bakım Vermeye Hazır Oluşluk, E-sağlık Okuryazarlığı ve Tükenmişlik Ölçeği ile hastalarda; bası yarası gelişme ve hastaların hastaneye geri dönüş oranlarının değerlendirilmesi formu kullanılmıştır. Etik kurul, kurum izni ve bakım verenlerden aydınlatılmış onam alınmıştır. Hipotezler için tanımlayıcı istatistik, Bağımlı Gruplarda t Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Mann Whitney U Test kullanılmıştır. Bulgular: GBM'yi temel alan TEMpEST girişimleri sonrasında girişim grubu öntest ve sontest arasında bakım veren yeterliliği, bakıma hazır oluşluk, e sağlık okuryazarlığı ve tükenmişlik ölçeğinin alt boyut puanları arasında anlamlı bir fark saptanmıştır (p<0.05). Taburculuktan sonraki 12 hafta içinde girişim grubundaki inmeli hastaların 5'i kontrol grubunun 7'si hastaneye tekrar yatış yapmıştır. Girişim grubunda bir, kontrol grubunda iki inmeli hastada bası yarası gelişmiştir. Sonuç: TEMpEST uygulanabilir, pratik bir girişim modelidir. GBM temellenen girişimler inmeli hastaların bakım verenlerinin yeterliliğini artırıp, hastaların hastaneye geri dönüşlerini azaltmaktadır. Anahtar Kelimeler: geçiş bakım modeli, inmeli hasta, aile bakım veren, bakım veren yeterliliği, evde bakım

AileBakım verenlerBakım verme yükü+7
Yasemin Demir Avcı
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
10
Master'sOpen AccessTR

Amasya il merkezinde yaşayan 40-65 yaş arası erkeklerin gerçek ve algıladıkları kardiyovasküler hastalık risklerinin karşılaştırılması

Amaç: Amasya il merkezinde yaşayan 40-65 yaş arası erkeklerin gerçek ve algıladıkları kardiyovasküler hastalık risklerini karşılaştırmak ve ilişkili faktörleri belirlemektir. Yöntem: Kesitsel nitelikteki bu çalışmanın örneklem büyüklüğü dahil edilme kriterlerini karşılayan 400 kişiden oluşmuştur. Erkeklerin gerçek KVH riskleri HeartScore risk skorlama sistemiyle hesaplanmıştır. KVH riskinin hesaplanabilmesi için yaş, sistolik kan basıncı, kapillerden alınan kan ile ölçülen total kolesterol ve sigara kullanım durumu parametreleri kullanılmıştır. HeartScore veri tabanına girilen bu değerlerle bireylerin gelecek on yıldaki KVH riski düşük, orta, yüksek veya çok yüksek olarak hesaplanmıştır. Katılımcıların gelecek on yılda KVH'lara sahip olmaya ilişkin algıladıkları risk düzeyleri düşük, orta, yüksek ve çok yüksek şeklindeki yanıtlarıyla belirlenmiştir. Ayrıca algıladıkları risk düzeyini neden bu şekilde değerlendirdikleri sorgulanmıştır. Bulgular: Erkeklerin %8.3'ünün yüksek ve %52.5'inin çok yüksek düzeyde gerçek KVH risk düzeyine sahip olduğu belirlenmiştir. Gerçek KVH riskini etkileyen ana değişkenler; diyastolik kan basıncı, BKİ ve fiziksel aktivite düzeyidir. Erkeklerin %13.3'ü KVH risklerini yüksek ve %8'i de çok yüksek düzeyde algılamıştır. Algılanan KVH riskini etkileyen ana değişkenler; yaş ve DM varlığıdır. Erkeklerin %48'inin KVH risklerini mevcut gerçek KVH risk düzeyinden daha düşük, %28.2'sinin doğru ve %23.8'inin de KVH risklerini gerçekte olduğundan daha yüksek düzeyde algıladıkları tespit edilmiştir. KVH riskini orta, yüksek ve çok yüksek düzeyde algılayanlar bunun nedeninin KVH riskini artıran hastalıklar ve sigara olduğunu düşünmektedir. Sonuç: Yaklaşık olarak her iki erkekten birinin KVH riski çok yüksektir. Yine her iki erkekten birinin yanlış iyimserlikle risklerini olduğundan düşük algıladığı, ileri yaşta olanların ve diyabetlilerin risklerini doğru tanımlayamadıkları belirlenmiştir. KVH riski yüksek bireylerin farkındalıkları artırılarak risk azaltıcı davranışlar geliştirmeleri sağlanabilir. Anahtar Kelimeler: Orta yaş, erkekler, KVH riski, algılanan risk

AlgıAmasyaErkekler+5
İbrahim Topuz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Yalnızlık yaşayan yaşlı kadınlara integratif hemşirelik ilkeleri ve omaha sistemi doğrultusunda yapılan girişimlerin fiziksel, ruhsal, sosyal ve spiritüel sağlıklarına etkisi

Amaç: İki aşamadan oluşan araştırmanın birinci bölümünün amacı, bir Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı yaşlı kadınların yalnızlık prevelansı ve etkileyen faktörleri belirlemektir. İkinci bölümün amacı, yalnızlık düzeyi yüksek olan yaşlı kadınlara İntegratif Hemşirelik İlkeleri ve Omaha Sistemi doğrultusunda yapılan girişimlerin yaşlıların fiziksel, ruhsal, sosyal ve spiritüel sağlıklarına etkisinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Birinci aşama tanımlayıcı (296 yaşlı kadın), ikinci aşama randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. İkinci aşama girişim grubunda 27, kontrol grubunda 28 yaşlı kadın ile çalışma tamamlanmıştır. Birinci aşamada yaşlı kadınların yalnızlık düzeyi Yaşlılar için Yalnızlık Ölçeği ile belirlenmiştir. İkinci aşamada fiziksel aktivite seviyesi, sağlık durumu, sosyal destek, sosyal dahil olma, iyilik durumu algıları ve spiritualite seviyesi başlangıçta ve 12 hafta sonra ölçülmüştür. İkinci aşamada, yalnızlık düzeyi yüksek olan kadınlar randomizasyonla girişim ve kontrol grubuna atandıktan sonra yaşlı kadınlara 12 hafta boyunca İntegratif Hemşirelik İlkeleri ve Omaha Sistemi doğrultusunda bireysel ve grup girişimlerini içeren INOSEL programı uygulanmıştır. Bulgular: Birinci aşamada, yaşlı kadınların %25'inin "çok yalnızlık hissediyor" ve %8.8'inin çok yoğun yalnızlık hissediyor" düzeyinde olduğu bulunmuştur. İkinci aşamada, INOSEL programı sonunda girişim grubunda yalnızlık düzeyinin azaldığı, fiziksel aktivite seviyesinin, sağlık durumu, sosyal destek, sosyal dahil olma ve iyilik durumu algısının, spiritualite seviyesinin arttığı belirlenmiştir. Omaha Sistemi'ne göre en sık görülen sağlık problemleri; sosyal etkileşim, kişilerarası ilişkiler, fiziksel aktivite, dolaşım ve bağırsak fonksiyonudur. Yaşlı kadınlara %50 sağlık eğitimi, rehberlik ve danışmanlık, %27.2 sürveyans, %19.4 vaka yönetimi ve %3.5 tedavi ve işlem kategorilerinde girişim uygulanmıştır. Sonuç: İntegratif Hemşirelik İlkeleri ve Omaha Sistemi doğrultusunda planlanan girişimler yaşlı kadınların fiziksel, ruhsal, sosyal ve spirituel sağlıklarını olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: yalnızlık, yaşlı kadın, İntegratif Hemşirelik, Omaha Sistemi

GeriatriHemşirelerHemşirelik+7
Ayşegül Ilgaz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Toplumda yaşayan yaşlılarda ağrı prevalansı ve yaşlıların ağrı öz yönetim uygulamaları

Amaç: Bu çalışma, toplumda yaşayan yaşlılarda ağrı prevalansı ve yaşlıların ağrı öz yönetim uygulamalarını değerlendirmek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Kesitsel nitelikte olan çalışmanın örneklemini, Ocak-Mart 2016 tarihleri arasında Aile Sağlığı Merkez'ine gelen, demansı olmayan 65 yaş ve üzeri 258 yaşlı birey oluşturmaktadır. Veriler; sosyo-demografik özellikler formu, Geriatrik Ağrı Ölçeği (GAÖ) ve Ağrı Öz Yönetim Uygulamaları Envanteri aracılığıyla yüz yüze görüşme yöntemiyle toplanmıştır. Bulgular: GAÖ'ye göre toplumda yaşayan yaşlılar orta düzeyde ağrı (44.7±25.6) yaşamaktadır. Yaşlıların %21.7'sinin ağrısı şiddetli, %50.4'ünün orta düzeydedir. Verilerin toplandığı gün yaşlıların ağrı algılaması hafif ağrı (2.5±2.6) düzeyinde belirlenmiştir. Yaşlılar en sık bacak %55, kalça/bel %50 ve diz ağrısı %46.9 tanımlamıştır. Evli, eşiyle yaşayan, Beden Kitle İndeksi (BKI) normal sınırlarda ve fiziksel olarak aktif olan yaşlılarda ağrı daha düşük düzeyde hissedilmektedir. Kadınlar, kronik hastalığı olanlar orta düzeyde ağrı yaşarken, inaktif olan yaşlılar şiddetli ağrı tanımlamaktadır. Romatoid artrit, osteoporoz, osteoartrit, hipertansiyon, kardiyak olaylar, diskal herni, diyabet ve hiperkolesterolemisi olan yaşlılar bu hastalıkları olmayanlara göre daha fazla ağrı algılamaktadır. Şiddetli ağrıyı, kanser 13.5, nörolojik hastalıklar 7.7, romatoid artrit 6.6 kat arttırmaktadır. İlaç dışı yöntemlerle ağrıyı hafifletmeye çalışan yaşlıların ağrısı hafif ağrı düzeyindedir (20.6±21.5). Ağrı kesici ilaçlarla birlikte ilaç dışı yöntemleri kullanan yaşlılar orta şiddette ağrı yaşamaktadır (51.0±22.8). Düzenli şekilde ağrı kesici kullanan yaşlıların ağrı düzeyi daha yüksektir. Yaşlıların en sık kullandıkları ilaç dışı öz yönetim uygulamaları ağrının geçmesi için dinlenme-aktivite kısıtlaması (%43.4), ağrıyan bölge üzerine herhangi bir şey sürme (%38.8), ağrıyan bölgeye masaj yapma (%33.7) ve sıcak uygulamadır (%32.6). Ağrı düzeyi yükseldikçe ağrıyan bölgeye sıcak uygulama yapılmasının yararı daha fazla hissedilmiştir. Sonuç: Toplumda yaşayan her beş yaşlıdan biri şiddetli ağrı yaşamaktadır. Şiddetli ağrıda belirleyici olan hastalıklarda yaşlılar ağrı yönetimi konusunda desteklenmelidir. Anahtar kelimeler: Yaşlı, ağrı, ağrı öz yönetim uygulamaları, ifade ettiği yarar

AğrıAğrı yönetimiHemşirelik+3
Selma Demir Saka
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Kardiyovasküler hastalık riski orta düzeyde olan bireylere hemşire liderliğinde yaptırılan fiziksel aktivitenin risk düzeyini düşürmeye etkisi

ÖZET Amaç: İki aşamalı olan bu araştırmanın ilk bölümünün amacı; Antalya il merkezinde bir Aile Sağlığı Merkezi'ne (ASM) kayıtlı 40-65 yaş arası bireylerde KVH risk prevalansını ve etkileyen değişkenleri belirlemek, ikinci aşamada ise KVH risk düzeyi orta olan bireylerde fiziksel aktiviteyi artırma girişiminin risk düzeyini düşürmeye etkisini değerlendirmektir. Yöntem: Aşama 1 kesitsel, Aşama 2 ise Randomize Kontrollü Deneysel Araştırma (RKDA) olarak yapılmıştır. Kesitsel araştırmaya 40-65 yaş arasında 327 kişi, RKD araştırmaya, dahil edilme kriterlerini karşılayan 22 kişi alınmıştır. Çalışmanın ikinci aşaması girişim grubunda 9, kontrol grubunda 10 kişi ile tamamlanmıştır. KVH risk düzeyi HeartScore programı kullanılarak hesaplanmıştır. KVH risk düzeyi orta olan bireyler 12 haftalık fiziksel aktivite programına katılmıştır. Fiziksel aktivite olarak; açık havada, grup ile birlikte, haftada 5 gün her biri 40 dakika olan orta şiddetli yürüyüş yapılmıştır. Fiziksel aktivite programının sonuçları nicel, katılımcıların düşünce ve deneyimleri nitel ölçüm araçları ile değerlendirilmiştir. Kontrol grubunda yer alan 11 bireye KVH'den korunmaya yönelik broşürler dağıtılmıştır. Bulgular: Aşama 1'de çalışma kapsamına alınan bireylerin % 11.7'sinin KVH riski yüksek, %22'sinin riski orta düzeyde bulunmuştur. KVH riskini arttıran majör değişken diastolik hipertansiyondur. Aşama 2'de 12 haftalık yürüyüş aktivitesinin sonunda girişim grubunda yer alan bireylerin sistolik kan basıncı 128.3'ten 115.6'ya, kolesterol değerleri 244.6'dan 213.7'ye ve KVH riski orta riskten (%2.6) düşük risk düzeyine (%1.8) düşmüş, kilo, BKİ, bel çevresi ve diastolik kan basıncı değerlerinde ön teste göre anlamlı değişim saptanmıştır. Kontrol grubunda kolesterol değerinin yükseldiği, sistolik kan basıncının azaldığı ve KVH risk düzeyinin değişmediği saptanmıştır. Sonuç: ASM'de HeartScore Programı ile KVH risk düzeyi kolaylıkla belirlenebilir. Hemşire liderliğindeki yürüyüş programı uygulanabilir bir fiziksel aktivitedir ve KVH risk düzeyini düşürmede etkilidir. Anahtar kelimeler: KVH riski, risk azaltma, KVH önleme, fiziksel aktivite

AntalyaFiziksel aktiviteHemşireler+6
Ayşe Akgöz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2017
00

Other supervisors