Theses supervised by Prof. Dr. Saffet Sancaklı

14 theses · İnönü University

Master'sOpen AccessTR

Hadisler bağlamında teheccüd namazının yeri ve önemi

İslam dinininde temel ibadetlerden biri namazdır. Namaz kişinin Allah ile irtibatını güçlendiren ve kişinin yaşamına denge sağlayan bir ibadettir. Müslümanın hayatını düzene koyan namazlardan biri de teheccüd namazıdır. Teheccüd namazı yatsı namazı ile sabah namazı arasında bir miktar uyuyup uyandıktan sonra kılınan namaza denir. Henüz beş vakit namaz, oruç, zekât farz kılınmadan teheccüd namazını emreden ayetlerin indirilmesi bu namazın önemini ortaya koymaktadır. Gece vaktini Allah'a secde ile geçiren müminleri övücü ifadelerin olması da buna işarettir. Müzzemmil sûresinin ilk âyetleri indirildikten sonra bu namaz başta Hz. Peygamber (s.a.v.)'e ve müslümanlar üzerine farz kılınmıştır. Hz. Peygamber ve ashabı bu namazı eda etmişlerdir. Daha sonra bir kolaylaştırma getirilerek Müzzemmil sûresinin 20. âyetleri ile Müslümanlar üzerinden bu farziyet kaldırılmıştır. Sadece Hz. Peygamber (s.a.v.) 'e farz kılınmıştır. Şöyle ki bu namaz ümmet üzerine nâfile bir namaz olsa da Kur'ân-ı Kerim'in teşvik ettiği eda etmemizi istediği bir namazdır. Nâfile bir namaz olan teheccüd namazı ile alakalı daha önce bu kapsamda bir yüksek lisans tezinin yapılmamış olması bu çalışmanın temel saikidir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde konuyla ilgili kavramlar ele alınmıştır. İkinci bölümde Kur'ân-ı Kerim'de teheccüd namazının önemi âyetler ışığında tahlil edilmiştir. Teheccüd manasına gelen âyetler çeşitli tefsirlerden açıklanarak şârinin maksadı verilmeye çalışılmıştır. Üçüncü başlığımız ise hadislerde teheccüd namazının yeri ve önemidir. Bu bölümde de başta Hz. Peygamber (s.a.v.)'in uygulamaları ile teheccüd namazı ele alınmıştır. Daha sonra teheccüd namazının hükmü başta olmak üzere fıkhi konular açıklanmıştır. Konunun Kütüb-i Sitte içerisindeki yeri tespit edilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hadis, İbadet, Namaz, Kıyâmu'l Leyl, Teheccüd Namazı.

HadisKur'an-ı KerimNamaz+2
Edanur Kara
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sünnet'in teşrî değeri açısından hac ile ilgili hadislerin değerlendirilmesi

İnsanın en temel görevi Allah'ı tanımak, O'na itaat ve ibâdet etmektir. Bu nedenle yüce Allah insanlara birtakım görev ve sorumluluklar yükleyerek onları bazı ibâdetlerle sorumlu tutmuştur. Bu ibâdetleri yerine getirip uygulayabilmeleri için de peygamberler göndermiş ve onlara tâbi olunmasını istemiştir. Çünkü peygamberler yaşamları ve uygulamalarıyla insanlara örnek olmuşlardır. Peygamberler silsilesinin son halkası Hz. Muhammed (sav) de bu şekilde gönderilmiş; uygulaması, sözleri ve takrirleriyle, yani sünnetiyle önder ve örnek model olmuştur. Kur'ân; yüce dinimiz İslâm'ın ana kaynağıdır. Bu kutsal kitapta yüce Allah, son evrensel din İslâm'ın temel esaslarını, kanun ve kurallarını bildirmiştir. İslâm'ın temel esaslarında ibâdetlere değinilmiş ancak detaylı bir bilgi verilmemiştir. Bu detaylar Hz. Peygamber tarafından açıklanmış ve uygulamalı olarak da gösterilmiştir. Çünkü sünnet teşrî yetkisine sahip olup İslâm'ın ikinci temel kaynağıdır. Bu nedenle Kur'ân'ın pratiği ve hayata yansımasında etkili ve yapıcı olmuştur. Bu temel esaslardan hac ibâdeti, belirli bir mekân ve zamanla sınırlı, diğer ibâdetleri kapsayıcı ve içinde birçok ayrıntı bulunmakta olup önemli bir yere sahiptir. Kur'ân'da hac ibâdetinin çok az bir kısmına temas edilmiş fakat detaylı bir bilgi verilmemiş; doğrudan veya dolaylı olarak haccın hikmetleri, farz oluşu, haram aylar, Kâbe, tavaf, sa'y, vakfe, haccın vakti, Mekke'nin kutsiyeti, ihram, avlanma yasağı, kurban ve hacla ilgili diğer konulardan bahsedilmiştir. Ancak bu konular sünnet olmadan anlaşılmadığı gibi detaylar ve diğer menâsikler de sünnet tarafından beyan edilmiştir. Nitekim Hz. Peygamber, Vedâ haccında hacla ilgili tüm menâsiki ayrıntılarıyla beyan ederek uygulamalı göstermiştir. Dolayısıyla sünnet olmadan hac ibadetini yapabilmek imkânsızdır. Bu şekilde ibâdetler, Hz. Muhammed'in (sav) yaşam tarzı sünnetle şekillendiğinden, sünnetsiz İslâmî yaşayış mümkün değildir. Anahtar Kelimeler: Hadis, Sünnet, Hac, Teşriî.

Abdulhakim Ay
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Hazreti Peygamber'in anlayışında taaddüd-i zevcât

Çok eşlilik konusunun hadisler bağlamında ele alındığı bu çalışmamızın birinci bölümünde Hz. Peygamberin anlayışında taaddüd-i zevcât kavramını ele alıp, onun gerek yaşantısıyla gerekse verdiği mesajlarla konuya açıklık getirmeye çalıştık. Tarihten günümüze toplumlardaki yerine işaret ettiğimiz taaddüd-i zevcât konusunun sebeplerine değinerek konuyla ilgili âyetlerin kısa bir değerlendirmesini yaptık. Çalışmamızın ikinci bölümünde ise esas kaynağı olan hadislerde taaddüd-i zevcât konusunu ayrıntılı bir şekilde işledik. Hz Peygamber'in sosyal, siyasî ve hukûkî ve ilmi amaçlarla yaptığı evliliklerin sebep ve hikmetleri üzerinde durduk. Özelikle Hz. Peygamber'in ilk eşi Hz. Hatice ile uzun süre tek eşli yaşamasını ve bu evliliğinde yaşadıklarını ele aldık. Ayrıca Hz. Ali'nin Hz. Fâtıma ile evliyken Ebû Cehil'in kızı Cüveyriye ile evlenme isteği ve buna Hz. Peygamber'in karşı çıkarak bu evliliğe mani olması üzerinde durduk. Hz. Peygamber'in kendisi çok eşli olmasına rağmen kızının böyle bir durum yaşamasına neden izin vermediği üzerinde durup değerlendirme yapmaya çalıştık. Yine çok eşliliğin sebepleri üzerinde de durduğumuz üçüncü bölümde ise; çalışmamızda, çok eşlilik yapmış olan Hz. Peygamber'e gerek kendi döneminde gerekse sonraki dönemlerde ve bilhassa günümüzde yapılan eleştirileri ele aldık. Son olarak çok eşlilik konusuna geleneksel ve modern yaklaşımları vererek meselenin günümüzde ve ülkemizdeki boyutlarına değindik. Anahtar kelime: Aile, Hadis, Hz. Hatice, Hz. Muhammed (s.a.s), Çok Eşlilik.

AileHadisHz. Hatice+5
Gülten Gümüş Andiç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
10
Master'sOpen AccessTR

İbnü'l-Esîr'in Üsdü'l-Gâbe isimli eseri bağlamında sahâbe bilgisi

Bu çalışma yaşadığı dönemden günümüze kadar tarih, hadis ve nesep alanında adından söz ettiren İbnü'l-Esîr ve onun sahâbe hayatlarına dair telif ettiği eseri Üsdü'l-Gâbe'yi konu edinmiştir. Ayrıca yazar ve eseri müstakil olarak konu edindiğimiz bu çalışmada İbnü'l-Esîr'in eseri bağlamında sahâbe bilgisini tespit etmek hedeflenmiştir. Çalışma iki bölümünden oluşmakla birlikte giriş kısmında çalışmanın konusu, amacı, kapsamı, sınırlarından bahsedilmiştir. Ardından araştırma süresince istifade edilen kaynaklardan bazıları zikredilmiş ve en sonunda da konuyla ilgili daha önceden yapılmış çalışmaların muhtevasına dair değerlendirme yapılmıştır. İki bölümden müteşekkil çalışmamızın ilk bölümünde İbnü'l-Esîr'i tanımaya ve anlamaya çalıştık. Ancak bunu yaparken onun yaşadığı coğrafyayı, tarihi, siyasi ve sosyal şartları çalışmamıza dahil ettik. Buna ilaveten ailesini, eğitimini, her biri farklı alanda şöhret bulmuş kardeşlerini ve eserlerini konu edindik. Böylelikle İbnü'l-Esîr'i yakından tanımaya çalıştık. Çalışmanın ikinci bölümünde ise öncelikle alanında yazılan en kapsamlı eser unvanına sahip olan Üsdü'l-Gâbe'yi tanımaya çalıştık. Eserin amacı, kaynakları ve yönteminde dair verdiğimiz bilgilerden sonra İbnü'l-Esîr'in sahâbe bilgisi başlığına geçtik. Onun sahâbe bilgisini tespit etmek için başta söz konusu eseri Üsdü'l-Gâbe olmak üzere birçok kaynaktan istifade ettik. Ayrıca onun eserine dahil ettiği sahâbeleri, bunu yapmada ki amacı, yöntemi ve kaynakları üzerinde durduk. Böylelikle iki bölüm halinde tasarladığımız çalışmamızda İbnü'l-Esîr'i, eseri Üsdü'l-Gâbe'yi tanıdık ve onun sahâbe bilgisine dair tespitlerimizi sunduk. Araştırma boyunca kullandığımız kaynaklarla da tespitlerimizi güçlendirdik.

BiyografiHadisSahabe+3
Feyza Sağdıç
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Hadîslerde selâm

Selâm, Müslümanlığın en önemli alâmetlerinden birisidir. Hz. Peygamber'in (a.s) birçok uygulaması (sünnet) içinde ayrı bir öneme sahiptir. Medine'ye hicrette ilk günlerde müminler arasından yayılması tavsiye edilmiştir. Hicret; bilindiği üzere dîni daha iyi yaşamak için yapılmış olup vahiyle irtibâtlı görülür. Hz. Peygamber'in (a.s), Medine'de İslâm toplumunu kurmaya başladığı ve gayri Müslimlerle arasındaki farkı ortaya koyan bir uygulamadır selâmlaşma. Bu çalışmada Hz. Peygamber'in (a.s) müminler arasında selâmı nasıl yaygınlaştırdığı ve bu uygulamanın İslâm'ı tercih edenlerden ne şekilde istendiği araştırılmıştır. Selâmlaşmanın Hz. Peygamber'in (a.s) sünnetindeki önemine dikkat çekilerek ilgili rivâyetler incelenmiştir. Selâmın, dînî ve örfî yönüne işâret edilmiş selâmlaşma şekilleri araştırılmıştır. Lafızdan ziyâde selâmın/selâmlaşmanın muhteva yönü üzerinde durulmuş ve Hz. Peygamber'in (a.s) sünnetinden, güvenilir hadîs kaynaklarından elde edilen rivâyetlerle konu irdelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Selâm, Selâmlaşma, Tahiyye, Hadîs

HadisKur'an-ı KerimSelam+1
Abdulselam Yiğit
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Hadîsler bağlamında Hz. Peygamber ile Cebrâîl arasındaki birliktelik

Bu çalışmada Cebrâîl'in Hz. Peygamber için yaptığı yardımlar, uyarılar, öğretiler, kısacası aralarında geçen birliktelik incelenmiştir. Bu bağlamda gerçekleşen olaylar zinciri genel olarak peygamberlik görevi başladıktan sonra meydana geldiği için çalışmanın geneli bu dönemi kapsamaktadır. Bu tez giriş, iki bölüm ve sonuç şeklinde ayrılmıştır. Giriş bölümünde çalışmanın yöntemi, amacı ve bazı kaynaklarına yer verilmiştir. Birinci bölümde meleklerle ilgili Tevrât, İncîl ve Kur'ân'da geçen bilgiler verilerek Cebrâîl ile ilgili konulara geçilmiştir. Yaratıcı-varlık, yaratıcı-insan iletişimi açısından önemli olan melek kavramı anlatılmıştır. Cebrâîl özelinde araştırmada onun özelliklerine, görevlerine yer verilmiş ve İslâm öncesi peygamberlerle olan ilişkilerine kısaca değinilmiştir. İkinci bölümde, tefsîr, hadîs ve İslâm tarihi kaynakları başta olmak üzere farklı eserlerden yararlanılarak, Cebrâîl'in İslâm Peygamberi Hz. Muhammed ile olan ilişkileri anlatılmıştır. Bu konu ile ilgili bilgiler aktarılırken, aralarındaki birliktelikle alakalı tartışmalar, vahiy gereği ve vahiy dışı görüşmeler şeklinde ele alınmıştır. Bu bölümde İslâm dîni açısından önemli olan ibâdet öğretilerine de yer verilmiş ve Cebrâîl'in sosyal hayata yönelik aktarımları ele alınmıştır. Konu ile ilgili olarak önemli meselelerden biri olan sünnetin kaynağı bağlamında Cebrâîl ele alındığında, mû'tedîl bir yol izlenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. Sünnetin bütünüyle vahiy olduğunu kabul etmek veya tamamen vahiyden bağımsız olduğunu iddiâ etmek yerine, akılla idrâk edilmesi mümkün olmayan meselelerde vahye viii dayandığı, bazı meselelerde ise Hz. Peygamber'in içtihat ederek vahyin kontrolü altında olduğu kanaâtine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Melek, Cebrâîl, Vahîy, Sünnet, Birliktelik

CebrailHadisHz. Muhammed+3
Mahmut Bingül
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Hacer el-Askalânî'nin (ö. 852/1448) hadis usûlündeki özgünlüğü

Hadislerin tespiti ve doğru anlaşılmasında hadis ıstılahlarının ne kadar önemli olduğu bilinen bir husustur. İslâmî ilimlerin birçoğunda olduğu gibi hadis ilminin de kendine özgü bir usûlü vardır. Istılahların doğuşundan gelişim evrelerine kadar bu usûle katkı sağlayan nice âlim olmuştur. Hiç şüphesiz bu âlimlerden biri ve de hadis usûlün olgunlaşmasında en fazla katkısı bulunan muhaddis İbn Hacer el-Askalânî'dir. O, sadece kendinden önce yazılmış olan eserleri açıklamakla yetinmemiş kimi zaman tashih, kimi zamanda ilave bilgiler vermiştir. Hadis usûlünde yer alan tanımlara eklediği bazı kayıtlarla usûlün adeta çehresini değiştirmiştir. Bu nedenledir ki geliştirdiği usûl, itiraz ve ithamlara konu olmuştur. İbn Hacer'in usûl anlayışı, tenkit merkezli bir anlayıştır. Ayrıca birçok ilim dalında da söz sahibi olan Askalânî, daha çok hadis ilimlerinde temayüz etmiştir. İbn Hacer, usûlü'l-hadise katkısı tanımı yapılmamış kavramların tanımı yapmak, üçlü taksimi ikiye düşürmek, mutlak zikredilen konulara yeni şartlarla farklı bir boyut kazandırmak şeklinde ortaya çıkmıştır. Bu çalışmada İbn Hacer'in hadis usûlündeki özgünlüğü konu edinmiştir. Bu konu çalışılırken, başka âlimlerin görüşlerine de başvurulmuştur. İbn Hacer'den önce yazılan ancak usûl kitaplarında yer almayan bazı konular da çalışmaya eklemişir. İbn Hacer'in özgünlüğünü ortaya çıkaran başlıca faktörler arasında; çevre, ilmi muhit, yetiştiği ortam, sahip olduğu kültürel birikim ve eleştirel bakışı incelenmiştir. Bu çerçevede İbn Hacer'in hadis usûlündeki otoritesi ve özgünlüğü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İbn Hacer, Usûl, Özgünlük.

HadisÖzgünlükİbn Hacer el-Askalani+1
Tahsin Kazan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Muhammed Şeybânî'nin Muvatta'da Mâlik'e yönelttiği tenkidler

İslâm tarihinde müçtehit imamlar tarafından hadislerin değerlendirilip yorumlanması hususunda farklı farklı metodlar ortaya konmuştur. Bu farklılıklar, Hz. Peygamber (s.a.v) döneminden itibaren varlığını hissettiren ehl-i hadis ve ehl-i rey yaklaşımlarıdır. Bu farklı metodlar neticesinde her iki ekol zaman zaman birbirlerini sünnete muhalif olmakla itham etmişlerdir. Muhammed Şeybânî'nin hemen her meseleyi hadis ve âsâr çevçevesinde istidlalde bulunması kendisinin muhaddis fakih kimliğini de ayrıca ortaya koymuştur. Bazı konularda Şeybânî'nin, Kûfeli hocalarından farklı olarak rivâyetlere bağlı kalması, onun ehl-i hadisle olan sıkı temasının bir ektisi olarak görülür. Bu sebeplerden dolayı Şeybânî'yi; ''geçiş dönemi âlimi'', bazıları da; ''ehl-i hadis ile ehl-i rey ekollerini mezc eden âlim'' olarak kabul etmişlerdir. Çalışmamızda bu dönemlerin ehl-i hadis ve ehl-i rey çerçevesinde ihtilaf nedenlerine kısmen değinilmiş, sonra da iki ekol arasında yaklaşım ve etkileşimin öncüsü sayılan Muhammed Şeybânî'nin Muvatta nüshasından hareketle onun hadis ve sünnet konusundaki görüş ve değerlendirmeleri, hocası Mâlik hakkındaki bazı tenkitleri çerçevesinde ortaya konmaya çalışılmıştır. Nitekim her iki imâmın da farklı iki bölgede yetişmiş olmalarına ve birinin ehl-i hadise diğerinin de ehl-i reye mensubiyetine rağmen sünnetin tespitine, istidlal ve tenkit yöntemlerine bakıldığında aralarında büyük benzerliklerin olduğu görülür. Kısaca Şeybânî'ye göre sünnet; İslam beldelerindeki önceki fâkihler arasında yaygın olan ve amel edilen şeylerdir. Mâlik'e göre sünnet ise; Medîne'deki yaygın amel ve orada yaşayan âlimlerin ittifaklarıdır. İmam Malik'in "amel-i ehl-i Medîne", "Bizde üzerinde ittifak edilmiş amel", "İnsanların uygulaması", "Bilinegelen uygulama" vb. ifadelerle tanımladığı uygulama da ona göre önemli ölçüde bu anlamda sünneti içermektedir. Ancak bu nitelikteki uygulamalarla toplumdaki örf ve adetlerin karıştırılması tehlikesi her zaman mevcut olduğundan genel sünnet tanımının daha açık bir hale getirilmesine ihtiyaç duyulmuştur. Şeybânî sünnet malzemesinin tespitinde, gittikçe artan oranda dini nitelikli sünnet ve yerel örf ve adetlerle karışmış sünnetleri birbirinden ayırma çabasına girdiğini gösteren bu çalışmamız; Muvatta gibi meşhur bir eser bağlamında, Şeybânî'nin ortaya koydukları usûl ve istidlal yönetemlerini bir nebze de olsa ortaya koymak ve Muvatta'ın en meşhur nüshası olan Yahâ b. Yahyâ el-Leysî nüshasıyla karşılaştırma ve zevâidlerini belirtme açısından önem arzetmektedir. Anahtar kelimeler: Mâlik b. Enes, Muhammad Şeybânî, Yahyâ b. Yahyâ al-Leysî, Muvatta, Zevâid, Amel-i Ehl-i Medîne, Ehl-i rey

HadisMuvattaİmam Malik+2
Adem Türk
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Peygamber'in medeniyet tasavvuru

Allah (c.c.), İlâhi vahyini Peygamberlerine kitaplar aracılığla bildirir. Peygamberler kavimlerine önderlik ederek vahyin uygulanan yaşam modelini oluştururlar. Biz buna medeniyet diyoruz. İlâhi dinlere dayalı ve bâtıl inançlara dayalı olmak üzere iki medeniyet vardır. Ancak, tarih boyunca varlığını sürdüren medeniyetler hep ilâhi dinlere dayalı medeniyetler olmuştur. Batı medeniyeti ve İslâm medeniyeti gibi. Hz. Peygamber, insanlığa gönderilmiş tüm elçilerin ortak dini olan İslâmı ve tevhit akidesini, 23 yıllık kısa bir sürede hâkim kılarak, Medine'den yükselen örnek bir medeniyet kurmuştur. Bu yönüyle Hz. Peygamber, tüm Peygamberlerin imân ve medeniyet davasını gerçekleştiren son elçidir. Bu medeniyet, insanı önceleyen, Allah'ın birliği ve eşsizliği akidesi etrafında insanları hak, adalet, evrensel ve özgürleştirici bir akidenin kardeşleri kılmıştır. Aynı zamanda inanmayanlara da bu şemsiyenin altında gölgelenme imkânı tanımıştır. Medeniyet kavramı, 18. yüzyılda, batıdaki sanayi devrimleriyle sağlanan ilerlemeler sonucunda kavramlaşan "civilisation" terimine karşın Osmanlıdaki yaygın kullanımı olan bir kavramdır. Arapça'da "hadâra", öztürkçede "uygarlık", ibn Haldun'a göre de "umran" diye ifade edilen, gelişmişliğin ifadesi olan şehirleşme ve imkânların bolluğunu ifade eder. Medeniyet aynı zamanda bedeviliğin de karşıtıdır. İslâm medeniyeti, tarihteki eşsiz uygulamaları gibi her çağ ve dönemde uygulanabilir evrensel ve dimamik bir medeniyettir. İslâm medeniyetinin sabiteleri ile uyarlanabilir ve değişken formlarının tesbit edilmesi, bu medeniyetin güncellenebilmesi için yapılması zorunlu olan bir çalışmadır. Biz de bu çalışma kapsamında, mütevazı bir katkı sunmaya gayret ettik. Başarı ve yardım sadece Allah'tandır. Anahtar kelimeler: Peygamber, İslâm, Medeniyet, Tevhit, İnsan, İnşâ,

HadisHz. MuhammedKur'an-ı Kerim+5
Şemsettin Karcı
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Dakîki'l-Îd ve ahkâm hadislerini şerh etmedeki metodu

Literatürde fıkhî hükümlere kaynaklık eden hadislere "ahkâm hadisleri" adı verilmiştir. Bu hadisler, İslâm fıkhının temelini teşkil etmiş ve fıkhî hükümlerin çoğu bu rivâyetler üzerine binâ edilmiştir. İhtivâ ettikleri hükümlerin ehemmiyetinden dolayı sözkonusu hadisler muhtelif eserlerde bir araya getirilmiş ve birçok âlim tarafından bu eserler üzerlerinde şerh çalışması yapılmıştır. Bu âlimlerden birisi de hadis şerhçiliğinde önemli bir yere sahip olan İbn Dakîki'l-Îd'dir. İbn Dakîki'l-Îd'in ahkâm hadislerini şerh etmesini konu edinen bu tez giriş, üç ana bölüm ve sonuçtan meydana gelmektedir. Giriş bölümünde İbn Dakîki'l-Îd'in yaşamış olduğu dönem siyâsî, ilmî ve sosyal açıdan genel hatlarıyla incelemeye tâbi tutulmuştur. Birinci bölüm İbn Dakîki'l-Îd'in hayatına ve ilmî kişiliğine ayrılmış ve ilmî kişiliğini oluşturan öğeler üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda hocaları, talebeleri ve eserleri araştırmaya konu edilmiştir. İkinci bölümde hadis usûlcülüğü ve bazı hadis meselelerine yaklaşımı ele alınmış ve bu konularda diğer usûlcülerden farklı olan yönleri araştırılmıştır. Üçüncü bölümde İhkâmü'l-ahkâm şerhu Umdeti'l-ahkâm ve Şerhu'l-İlmâm bi-ehâdîsi'l-ahkâm ve el-İmâm fî ma'rifeti ehâdîsi'l-ahkâm adlı eserleri incelenerek İbn Dakîki'l-Îd'in ahkâm hadislerini şerh etmedeki metodu irdelenmiştir. Bu çerçevede ahkâm hadislerini hangi ilke ve esaslar çerçevesinde değerlendirmeye tâbi tuttuğu araştırılarak kendine hâs bir hadis yorum yönteminin olup olmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bölümlerdeki açıklamalar neticesinde sonuç kısmı oluşturulmuştur. Anahtar Kelimeler: İbn Dakîki'l-Îd, Hadis, Ahkâm, Şerh, Metot.

AhkamHadisİbn Dakiki'l-İd+2
Selahattin Yıldırım
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessAR

Takrîrî sunnah and its value

This study was carried out about taqriri sunnah which is based on the approval and acceptance of the Prophet. The procedures and the value of taqriri sunnah were analyzed and examined with the evidences in this study. The study was divided into two chapters after a brief introduction. In the first chapter, the conceptual, historical and contextual framework of taqriri sunnah; in the second chapter, the source and order value of taqriri sunnah are emphasized. In the first chapter of the study, the meaning, scope, conceptualization process of taqriri sunnah and the issues similar to Taqrir have been discussed. In this section, it was determined that there were various approaches to the meaning and structural form of taqriri sunnah and that the concept of taqrir was used by ulema since the early period. Moreover, it has been seen that taqriri sunnah has a rich content in terms of nature and content in this chapter. It has been stated that the smile and the silence of the Prophet had a wide range of meaning values in addition to approval. In the second chapter of the study, the evidence, the declaration and the judicial value of taqriri sunnah and the relation of the other parts of taqriri sunnah with contradiction and proportion have been emphasized. In this section, it has been stated that, taqriri sunnah is an evidence all by itself in all cases and was the source of the provisions of sharia within the scope of various reasons and conditions.

Hüseyin Vuruşkan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Irâkî (806/1404) ve hadisçiliği

Bu çalışma, Irâkî'nin hadis ilmindeki katkılarını incelemeyi amaçlamaktadır. Irâkî (ö. 806/1404) ve Hadisçiliği başlığı altında hazırlanan araştırma, bir giriş, dört bölüm ve sonuç kısmından oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın konusu, yöntemi ve kaynakları açıklanmış; ayrıca Türkiye ve yurt dışında Irâkî üzerine yapılan akademik çalışmalar kısaca tanıtılarak değerlendirilmiştir. Bunun yanında, Irâkî'nin yaşadığı dönemin siyasi, sosyal, kültürel ve ilmî koşullarına dair bilgiler aktarılmıştır. Birinci bölümde Irâkî'nin hayatı, ilmî tahsili, gerçekleştirdiği seyahatleri, hocaları, talebeleri ele alınmış; ayrıca telif ettiği eserler ayrıntılı şekilde incelenmiştir. İkinci bölüm, Irâkî'nin hadis usûlcülüğüne ayrılmıştır; bu bölümde onun hadis usûlüne dair görüşleri ortaya konmuştur. Üçüncü bölümde, Irâkî'nin hadis tahrîc faaliyetleri incelenmiş; özellikle İhyâü ulûmi'd-dîn başta olmak üzere tahrîc çalışmalarındaki yöntemi değerlendirilmiştir. Dördüncü bölümde ise Irâkî'nin Câmiu't-Tirmizî üzerine kaleme aldığı Tekmile şerhindeki metod analiz edilmiştir. Sonuç kısmında araştırmadan elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Netice itibarıyla bu çalışmada Irâkî'nin hadis usûlüne dair görüşleri tespit edilip değerlendirilmiş; ayrıca onun tahrîc ve şerh yöntemi ayrıntılı bir şekilde incelenmiştir. Irâkî, hadis usûlüne ilişkin meseleleri ele alarak hadis türlerinin ve kavramlarının anlaşılmasını kolaylaştırmıştır. Önceki âlimlerin görüşlerini aktarmakla yetinmemiş, ihtilaflı konularda objektif değerlendirmeler yaparak kendi tercihini ortaya koymuştur. Tahrîc faaliyetlerinde ise kapsamlı ve düzenli bir yöntem benimsemiş; rivayetleri yalnızca isnâd yönünden değil, metin açısından da dikkatle incelemiş ve bu süreçte geniş bir kaynak yelpazesinden yararlanmıştır. Bu yönüyle onun tahrîc çalışmaları, yalnızca kendi döneminde değil, sonraki nesillerde de hadis ilminin sağlam temeller üzerine oturmasına önemli katkılar sunmuştur. Irâkî'nin Hocası İbn Seyyidünnâs'ın yarım kalan en-Nefhu'ş-Şezî adlı eserini tamamlamak amacıyla kaleme aldığı Tekmile, bir tamamlama çalışmasının ötesinde özgün katkılar ihtiva etmiştir. Bu çalışmada rivayetlerin tahrîci, ricâl ve fıkhî hükümlere dair açıklamalar ile cümle ve kelime tahlilleri detaylı bir şekilde ele alınmıştır.

Şahabettin Çağlayan
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Zekeriyyâ el-Ensârî ve hadisçiliği

Zekeriyyâ el-Ensârî, Memlükler döneminde Mısır'da yaşamış, tefsir, hadis ve fıkıh başta olmak üzere İslâmî ilimlerin birçok alanında eser telif etmiştir. İlmî bakımdan çok yönlü bir şahsiyettir. Onun yaşadığı asra bakıldığında hadis ilmi açısından, özellikle hadis şerhçiliği bakımından oldukça velûd bir dönem olduğu görülmektedir. el-Ensârî de bulunduğu bu ortamı değerlendirmiş ve birçok ilim bakımından mahir bir konuma gelmiştir. "Zekeriyyâ el-Ensârî ve Hadisçiliği"ni konu edinen bu çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuçtan müteşekkildir. Giriş bölümünde çalışmamızın konusunu, kaynaklarını ve metodunu belirttik. Ayrıca gerek Türkiye'de, gerekse yurt dışında el-Ensârî'yle ilgili yapılan akademik çalışmaları kısaca tanıttık. Birinci bölümde Zekeriyyâ el-Ensârî'nin yaşadığı dönemin siyasi, sosyal, kültürel ve ilmi durumu hakkında bilgilere yer verdik. Daha sonra onun hayatını iki başlık altında ele aldık. Birinci başlıkta doğumu, ismi, künyesi, nesebi, ailesi, ahlâkı, zühdü ve vefatı gibi bilgilere yer verdik. İkinci başlıkta ise onun ilim tahsilini, ilmî seyahatlerini, hocalarını, talebelerini, âlimlerin el-Ensârî hakkındaki görüşlerini ve son olarak onun eserlerini ele aldık. İkinci bölümde el-Ensârî'nin hadisçiliğini ortaya koyduk. Hadisleri usûl bakımından nasıl değerlendirdiğini beyan ettik. Bu minvalde hadis ile ilgili veya hadis usûlü ile ilgili eserleri şerh ederken veyahut diğer ilimlerle ilgili eserlerinde, hadis usûlü konularıyla ilgili değindiği noktaları belirttik. Üçüncü bölümde ise el-Ensârî'nin, Buhârî'nin el-Câmiu's-Sahîh'i üzerine yapmış olduğu "Tuhfetu'l-Bârî bi şerhi Sahîhi'l-Buhârî" isimli eserindeki şerh metodunu ortaya çıkardık. Çalışmamızı, mezkûr bölümlerde elde ettiğimiz neticelere dayanarak sonuç ile bitirdik. Bu çalışma sayesinde, 100 yılı aşkın ömrünü ilim ile geçiren el-Ensârî'nin hadis ilmindeki konumunu ortaya koyduk. Bu minvalde gerek hadis ilmi ile ilgili eserlerini, gerekse diğer ilimlerdeki eserlerini inceleyerek, hadisçiliğini ve hadisleri şerh etmedeki metodunu beyan ettik. Anahtar Kelimeler: Hadis, Tuhfetu'l-Bârî, Şerh Metodu, Zekeriyyâ el-Ensârî, Buhârî.

Abdusselam Takdemir
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Hz. Peygamber'in genç sahâbîlerle olan ilişkisi, onlara çeşitli görevler vermesi ve nasihatleri

Tez çalışmamızda öncelikle Hz. Peygamber'in iletişime geçtiği, görevler verdiği ve tavsiyelerde bulunduğu genç sahâbîleri tespit ettik. Bu gençleri tespit ederken gençliğin başlangıcı buluğ dönemi, yani 12 yaş ile gençliğin nihai noktası 40 yaşları arasındaki zaman dilimlerini tercih ederek onlar hakkında kaynaklarda geçen bilgileri paylaşmaya çalıştık. Bu genç sahâbîlerin konumuz ile ilgili rivayetlerini temel hadis kaynakları, siyer ve tabakât kitaplarından istifade ederek hazırladık. Tez çalışmamızı; önsöz, giriş, dört ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşturduk. İlk bölümde sahâbî ve genç kavramlarını açıkladık. Gençliğin hangi yaş aralığını kapsadığını ve bazı meşhur genç sahâbîlerin hayatlarından kısa bilgiler vererek Hz. Peygamber'in vefatında kaç yaşında olduklarını tespit ederek birinci bölümü tamamladık. İkinci bölümde, Hz. Peygamber'in genç sahâbîlerle ilişkisi kapsamında, onlarla olan tüm diyalogları ve onların gıyabında buyurdukları rivayetler aktarılarak, konuları belirlemeye çalışıp bu konuları alt başlıklar halinde sunduk. Konuyla ilgili Allah Teâlâ'nın (c.c.) buyruklarını, Allah Rasûlu'nun bizzat söz ve uygulamalarını kısa ve öz olarak aktardık. Ayrıca O'nun (s.a.v.) gençleri eğitirken uyguladığı metodlar ve takip ettiği usûlleri incelenmeye çalıştık. Böylece Allah Rasûlu'nun ümmete ve tüm insanlığa faydalı nesilleri nasıl yetiştirdiği, gençleri eğitirken hal ve hareketlerinde nasıl bir yol izlediği ve eğitici yönünü ele alarak aktarmaya çalıştık. Konuyla ilgili genç sahâbîlerden örnekler vererek son kısımda kısa bir değerlendirme yaparak ikinci bölümü tamamladık. Üçüncü bölümde, Hz. Peygamber'in gençlere verdiği görevler ve görev verirken dikkat ettiği meseleler, görev verilen gençlerin özellikleri, görevlerin gençlere katkıları ve gençlerin bu konuda İslâm'a hizmetlerini aktarmaya çalıştık. Dördüncü ve son bölümde ise Hz. Peygamber'in gençlere verdiği nasihatlerden bahsederek, bu nasihatler ile ilgili konuları önem sırasına göre ele aldık. Konuyla ilgili hadis rivayetleri ve gençlerin bu konudaki diyaloglarını esas alarak konuyu açıklamaya çalıştık. Ayrıca her bölümün son kısmında gerekli değerlendirmeleri yaptık. Son olarak sonuç bölümü hazırlayarak tez çalışmamızda elde ettiğimiz bilgileri ve ulaştığımız neticeleri özetleyip bazı tavsiyeler ve temmeniler aktararak tez çalışmamızı sonlandırdık.

Muhammed Balçık
İnönü University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00

Other supervisors