Theses supervised by Prof. Dr. Selma Öncel

10 theses · Akdeniz University

Master'sOpen AccessTR

Kaynaştırma sınıflarındaki öğrencilerin özel gereksinimi olan akranlarına yönelik tutumları ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu araştırma Antalya'da kaynaştırma sınıflarındaki 9-13 yaş grubu öğrencilerin özel gereksinimi olan akranlarına yönelik tutumlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı tipte bir çalışmadır. Araştırmanın örneklemini 2023-2024 eğitim öğretim yılında Döşemealtı'nda kaynaştırma sınıflarında bulunan 9-13 yaş grubu 343 öğrenci oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında ''Tanıtıcı Özellikler Veri Toplama Formu'' ve ''Chedoke-Mcmaster Özel Gereksinimi Olan Çocuklara Yönelik Tutumlar Ölçeği" kullanılmıştır. Etik kurul ve kurum izni alındıktan sonra veriler araştırmacı tarafından Kasım 2023-Ocak 2024 tarihleri arasında toplanmıştır. Sonuçlarda p<0.05 anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Öğrenciler Chedoke-Mcmaster Özel Gereksinimi Olan Çocuklara Yönelik Tutumlar Ölçeğinden ortalamanın üzerinde puan almış olup (72.57±13.06), ölçek alt faktörlerinden en yüksek ortalamayı kaçınma, en düşük ortalamayı ise acıma alt faktöründen elde etmişlerdir. Öğrencilerin yaş, cinsiyet, sınıf düzeyi, yaşadığı yer, babalarının mesleği ve annelerinin çalışma durumu özel gereksinimi olan akranlarına yönelik tutumlarını etkileyen faktörler olarak belirlenmiştir (p<0.05). Sonuç: Öğrencilerden yaşı büyük olanların, cinsiyeti kız olanların, şehir merkezinde yaşayanların, babası serbest meslek ve işçi olanların, annesi çalışanların tutumları daha olumludur. Çocukların tutumlarını belirlemek, varsa olumsuz tutumları erken dönemde fark edip olumlu tutumlar geliştirmelerini sağlamak gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Tutum, Akran, Öğrenci, Özel Gereksinimi Olan Çocuk, Okul Sağlığı Hemşiresi

Okul hemşireliğiOkullar-halk sağlığıÖğrenci tutumu
Neşe Sıla Şimşek
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

0-6 yaş grubunda çocuğu olan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet rol tutumları ile çocuklarına kullandıkları dil arasındaki ilişki

Amaç: Bu araştırma 0-6 yaş grubunda çocuğu olan ebeveynlerin toplumsal cinsiyet rol tutumları ile çocuklarına kullandıkları dil arasındaki ilişkiyi saptamak amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu çalışma, tanımlayıcı-ilişki arayıcı tiptedir. Araştırmanın örneklemini Görele'de ilçe merkezinde bulunan bir Aile Sağlığı Merkezi'ne kayıtlı bebek ve çocukların ebeveynleri oluşturmuştur. Örnekleme 644 ebeveyn alınmıştır. Verilerin toplanmasında 'Tanıtıcı Özellikler Soru Formu', 'Toplumsal Cinsiyet Rol ve Tutum Ölçeği' ve 'Toplumsal Cinsiyet İçeren Ebeveyn Sözel İfadeler Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler Mart 2023-Ağustos 2023 tarihleri arasında araştırmacı tarafından toplanmıştır. Veriler bir istatistik programı aracılığıyla analiz edilmiş ve verilerin sonuçları p<0.05 olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Ebeveynlerin Toplumsal Cinsiyet Rol ve Tutum Ölçeğinden (TCRTÖ) aldıkları toplam puan ortalaması 107.3±12.63'tür. Katılımcıların TCRTÖ toplam puan ortalamaları ile ebeveynlik türü, yaş grupları, eğitim durumları, çocuklarının cinsiyetleri, çocuk sayıları, anne-babalarının eğitim düzeyi arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık saptanmıştır (p<0.001). Ebeveynlik türü, yaş, eğitim durumu, çocuk sayısı, çocuklarının ayrı odasının bulunma durumu gibi faktörler ebeveynlerin çocuklarına kullandığı, toplumsal cinsiyet içeren sözel ifadelerini etkilemiştir (p<0.05). Ebeveynlerin toplumsal cinsiyet rol tutumları ile erkek (r=0.51) ve kız (r=0.51) çocuklarına karşı kullandığı toplumsal cinsiyet içeren sözel ifadeleri arasında pozitif yönlü, orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur (p<0.001). Sonuç: Toplumsal cinsiyet rol tutumları olumlu olan ebeveynler, erkek ve kız çocuklarını daha eşitlikçi ve cinsiyet kalıp yargılarından uzak bir dil ile yetiştirmektedir. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn-çocuk, toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet rolü, toplumsal cinsiyet tutumu, halk sağlığı hemşireliği

Aykut Can Akkaya
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2024
10
DoctorateOpen AccessTR

Antalya ili örtü altı tarım çalışanlarında sağlık inanç modeline temellendirilmiş eğitim girişimlerinin güvenli pestisit kullanımı ve biyobelirteçlerine etkisi: Randomize kontrollü çalışma

Amaç: Bu çalışmanın amacı Antalya İli örtü altı tarım çalışanlarında Sağlık İnanç Modeli'ne (SİM) temellendirilmiş eğitim girişimlerinin güvenli pestisit kullanım davranışlarına ve biyobelirteçlerine etkisinin belirlenmesidir. Yöntem: Araştırma randomize kontrollü tek kör girişimsel desendedir. Çalışma Kasım 2023-Şubat 2024 tarihleri arasında Antalya ili Kumluca ilçesinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini 33 girişim ve 32 kontrol grubu olmak üzere toplam 65 örtü altı tarım çalışanı oluşturmuştur. Girişim grubuna 11 haftalık SİM'e temellendirilmiş eğitim girişimleri uygulanmıştır (SİMTEG). Veriler Güvenli Pestisit Kullanım Davranışları Soru Formu (GPKD), Güvenli Pestisit Kullanım Davranışlarına Yönelik Sağlık İnançları Ölçeği (GPKD-SİM) ve idrar örnekleri toplanarak elde edilmiştir. Organofosfatlı pestisitlerin biyobelirteci olan dialkil fosfatlar (DAP'lar); dimetil fosfat (DMP), dimetiltiyofosfat (DMTP), dimetilditiyofosfat (DMDTP), dietil fosfat (DEP), ve dietilditiyofosfat (DEDTP) metabolitleri sıvı kromatografi/tandem kütle spektrometresi ile analiz edilmiştir. Bulgular: SİMTEG sonunda girişim ve kontrol grubunun GPKD ön test-son test puan farkları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık saptanmış olup (p<0.001) yüksek düzeyde bir etki bulunmuştur (Cohen d: 2.884). Benzer şekilde girişim grubunun GPKD-SİM alt boyutlarının öntest-son test puan farkları kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeydedir (p<0.001). GPKD-SİM alt boyutlarındaki değişimlerin etki büyüklükleri 2.139 ile 2.994 arasında değişmektedir. İdrar analizlerinde, SİMTEG programı sonrası girişim grubunun DMP ve DMTP konsantrasyonları kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde düşerek (p<0.001) orta (Cohen d: 0.639) ve düşük (Cohen d: 0.307) düzeyde bir etki göstermiştir. Sonuç: Halk sağlığı hemşiresi tarafından uygulanan SİMTEG programının güvenli pestisit kullanım davranışlarına, sağlık inançlarına ve bazı DAP metabolitlerinin düşmesine olumlu etkileri olmuştur. Anahtar Kelimeler: Sağlık İnanç Modeli, Pestisit Maruziyeti, Tarım Çalışanları, DAP Metabolitleri, Halk Sağlığı Hemşireliği

Halk sağlığı hemşireliğiMeslek sağlığı hemşireliği
Dilek Ayaz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2025
00
DoctorateOpen AccessTR

Precede-proceed modeline temellendirilmiş "sigarayı bırakıyorum geleceğimi ve sağlığımı koruyorum" programının hemşirelik öğrencilerinin sigara içme davranışına etkisi

Amaç: Bu çalışma Preced-Proceed Modeline temellendirilmiş Sigarayı Bırakıyorum Geleceğimi ve Sağlığımı Koruyorum (SiBGeSaK) programının hemşirelik öğrencilerinin sigara içme davranışına etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma iki grupta ön test-son test-izlem düzeninde yarı deneysel bir çalışmadır. Araştırmanın uygulanması Ekim 2021-Nisan 2022 tarihleri arasında bir üniversitede eğitim gören hemşirelik öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Etik kurul, kurum izni ve öğrencilerden bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Çalışma 40 girişim, 40 kontrol grubu olmak üzere 80 hemşirelik öğrencisi ile yapılmıştır. Girişim grubuna SiBGeSaK Programı uygulanmıştır. Verilerin toplanmasında Sigara İçenleri Tanılama Formu, Bireysel Bilgi Formu, Davranış Değiştirme Süreci Ölçeği, Karar Denge Ölçeği, Öz Etkililik/Yeterlik Ölçeği, Teşvik Eden Faktörler Ölçeği, Değişim Aşamalarının Sınıflandırılması Ölçeği, Fagerström Nikotin Bağımlılık Testi kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde Frekans analizi, betimsel analizler, Wilcoxon, ANOVA, Bağımlı gruplarda t testi, ANCOVA analizi ve eta-kare değeri kullanılmıştır. Bulgular: SiBGeSaK Programında yapılan girişimler, girişim grubunda kontrol grubuna göre öğrencilerin sigarayı bırakmada davranış değişikliğini, öz yeterliğini, sağlığı algılama düzeyini artırmış; karar verme düzeyi yarar boyutunu, teşvik eden faktör düzeyini, nikotin bağımlılık düzeyini ve sigara içme sayısını azaltmış (p<0.05) ve girişim grubundan 12 kişi (%30) sigarayı bırakmıştır. Sonuç: SiBGeSaK Programının hemşirelik öğrencilerinin sigara içme davranışı üzerinde olumlu etkisi olmuştur. Bu programın uygulandığı randomize kontrollü çalışmaların CO düzeyi ölçülerek yapılması ve sağlık merkezlerinde bu programın uygulanması önerilir. Anahtar Kelimeler: Precede-Proceed Modeli, hemşirelik öğrencileri, sigarayı bırakma, halk sağlığı hemşireliği.

Halk sağlığıHalk sağlığı hemşireliğiHemşireler+4
Erdal Akdeniz
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Örtü altı tarımda çalışanların pestisit zararlarını bilme ve kişisel koruyucu ekipman kullanma durumlarının belirlenmesi

Amaç: Bu araştırma örtü altı tarımda çalışanların pestisit zararlarını bilme ve kişisel koruyucu ekipman (KKE) kullanma durumlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma tanımlayıcı tiptedir. Araştırma, Eylül 2020- Eylül 2021 tarihleri arasında Antalya Kumluca ilçesinde yapılmıştır. Akdeniz Üniversitesi Klinik araştırmalar Etik Kurulundan izinler ve katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Kumluca ilçesi evren olarak belirlenmiş, örtü altı tarım yapılan mahalleler örneklem seçiminde kullanılmıştır. Örtü altı tarımda çalışan 420 bireye kota örnekleme yöntemi ile ulaşılmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılanların %91.2'sinin sürekli tarım çalışanı olduğu, 43.8'nin pestisitlerin zararları konusunda eğitim aldığı, % 84.5'nin pestisit şişeleri üzerindeki kullanım talimatlarını okuğu belirlenmiştir. Tarımda çalışanların %36.7'inin ilaçlama belgesinin olduğu; KKE kullanma puan ortalamalarının 6.30±3.18; Pestisit bilgi puan ortalamalarının 24.72±5.52 olduğu görülmüştür. KKE tam olarak kullananların oranı % 24.14'dir. Tarımda çalışanların %77.1'nin eldiven kullandığı, %68.1'nin maske kullandığı, %43.1'nin gözlük siperlik taktığı, %42.6'nın tulum, % 55.7'nin çizme giydiği belirlenmiştir. İş için ayrılan normal kıyafetlerin (%22.4), normal ayakkabı (%30.7) ve tülbentlerin'de (%12.9) kullanıldığı saptanmıştır. Pestisitlere maruziyette KKE kullanma puan ortalaması ve pestisit zararlarını bilme puan ortalaması ile bitki koruma ürünleri belgesinin varlığı, pestisit şişelerinin üzerindeki talimatları okuma, yazan talimatları uygulama, zehirlenme belirtilerini bilme ve zehirlilik düzeylerini bilme arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Sonuç: Çalışmaya katılanların KKE kullanma oranı ve pestisitler konusunda bilgi durumlarının yeterli olmadığı görülmüştür. Tarım çalışanlarına bu konuda farkındalık eğitimlerinin verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: Halk Sağlığı Hemşireliği, Kişisel koruyucu Ekipman, Örtü Altı Tarım, Pestisit, Pestisit Zararları, Tarım İlacı.

Bilgi düzeyiKişisel koruyucu donanımPestisitler+4
Elif Meriç
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
10
Master'sOpen AccessTR

Hemşirelerin hastanedeki iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına ilişkin değerlendirmeleri ve etkileyen faktörler

Amaç: Bu araştırmanın amacı hemşirelerin hastanedeki iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerini ve etkileyen faktörleri belirlemektir. Yöntem: Çalışma tanımlayıcı tiptedir. Antalya'nın Alanya ilçesinde bulunan bir devlet hastanesinde görev yapan 180 hemşire örnekleme alınmıştır. Kurum ve etik kurul izinleri alınmıştır. Verilerin toplanmasında Hastanede Çalışan Sağlık Personeli İçin İş Güvenliği Ölçeği kullanılmıştır. Katılımcılardan aydınlatılmış onam formu alındıktan sonra; veriler Aralık 2020 - Kasım 2021 tarihleri arasında araştırmacı tarafından toplanmıştır. Verilerin değerlendirilmesinde yüzde, sayı ve parametrik-nonparametrik testler kullanılmıştır. Çalışmada anlamlılık düzeyi olarak 0.05 değeri kabul edilmiştir. Bulgular: Araştırma kapsamına alınan hemşirelerin yaş ortalamaları 31.0±7.59'dur. Hemşirelerin %52.2'si kadın, %52.7'si bekar, %72.3'ü lisans mezunudur. Hemşirelerin %57.2'si nöbet tutmakta, %34.4'ü kliniklerde çalışmaktadır. Hemşirelerin %21.6'sı çalıştığı yerde hiç iş kazası geçirmediğini bildirmiştir. Işe bağlı hastalık geçirenlerin %24.4'ü psikososyal bozukluklar, %27.2'si kas-eklem hastalıkları geçirdiklerini ifade etmişlerdir. Hastanede Çalışan Sağlık Personeli İçin İş Güvenliği Ölçeği puan ortalaması 180.8±23.2 ile en yüksek olan grup üç kez ve üzeri iş kazası geçirenlerdir. Hemşirelerin kurumda geçirdiği iş kazası sayısı ile ölçek alt boyutlarından yönetsel destek ve yaklaşımlar, koruyucu önlemler ve kurallardan aldığı puanlar ve Hastanede Çalışan Sağlık Personeli İçin İş Güvenliği Ölçeği puan ortalamaları arasında istatiksel olarak anlamlı bir fark olduğu saptanmıştır. Sonuç: Bu araştırmanın verileri doğrultusunda hemşirelerin iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarının, iş kazası ve işe bağlı hastalık geçirme durumlarından etkilendikleri ortaya çıkmıştır. İşe yeni başlayan, deneyimi yeterli olmayan hemşirelere çalıştıkları birimlere özgü eğitimler verilmesi gerektiği ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: iş sağlığı ve güvenliği, iş sağlığı hemşiresi, iş kazası, meslek hastalığı

Hastane hemşireleriHemşirelerHemşirelik+4
Merve Lek Yartunç
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Özel gereksinimli çocuğu olan ebeveynlere uygulanan kabul ve kararlılık terapisi temelli girişimlerin psikolojik sağlamlık depresyon anksiyete stres düzeylerine ve bakım yüküne etkisi

Amaç: Bu çalışma özel gereksinimli çocuğu olan ebeveynlere uygulanan Kabul ve Kararlılık Terapisi temelli girişimlerin psikolojik sağlamlık depresyon anksiyete stres düzeylerine ve bakım yüküne etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Bu araştırma ön test, son test, izlemsel, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Araştırma Gaziantep İlinde, Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerinde yapılmıştır. Çalışmaya özel gereksinimli çocuğu olan 60 ebeveyn dahil edilmiştir. Girişimler Nisan-Aralık 2019 tarihleri arasında tamamlanmıştır. Veriler öntest, sontest ve izlem testi şeklinde üç aşamada elde edilmiştir. Ön testten sonra girişim grubuna altı oturumdan oluşan Kabul ve Kararlık Terapisi Temelli Girişimler uygulanmıştır. Oturumlar bireysel görüşmeler yapılarak ortalama 60 dakika sürmüştür. Her ebeveyne haftada bir oturum yapılmıştır. Oturumlar bitince son test, üç ay sonrada izlem testleri yapılmıştır. Kontrol grubunda yer alan ebeveynler ise sadece okulda düzenlenen rutin eğitimlere katılmıştır. Okul eğitimlerinden sonra; son test, üç ay sonra da izlem testleri yapılmıştır. Bulgular: Girişim grubundaki ebeveynlere uygulanan Kabul ve Kararlılık Terapisi temelli girişimlerin etkili olduğu ve kontrol grubuna göre; psikolojik sağlamlık puan ortalamalarının artığı (öntest: 52.77±6.564; izlem testi: 79.50±4.932) anksiyete-depresyon-stres düzeyi puan ortalamalarının (öntest: 50.2±14.63; izlem testi: 15.87±4.80), psikolojik katılık (öntest: 40.33 ± 6.06; izlem testi: 12.2±2.22) ve bakım yükü (ön test: 49.97±8.015, izlem testi: 20.1±5.241) puan ortalamalarının anlamlı düzeyde azaldığı saptanmıştır (p< .05). Kontrol grubunda ise önemli bir değişiklik gözlenmemiştir. Sonuç: Özel gereksinimli çocuğu olan ebeveynlerin Kabul ve Kararlık Terapisi Temelli girişimler sonucunda psikolojik sağlamlıklarının artması; psikolojik katılık, depresyon, anksiyete, stres ve bakım yükü düzeylerinin düşmesi müdahalenin etkili olduğunu göstermiştir. Bu girişimlerin ebeveynlerin güçlendirilmesi ve desteklenmesinde kullanılması önerilmektedir.

Ana-babaAnksiyeteBakım verenler+6
Ecem Çiçek Gümüş
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Aile sağlığı çalışanlarının toplumsal cinsiyet rol tutumları: Antalya ili örneği

Amaç: Bu çalışma Antalya ilinde beş merkez ilçede bulunan aile sağlığı merkezlerinde görev yapan aile sağlığı çalışanlarının toplumsal cinsiyet rol tutumlarını ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapıldı. Yöntem: Bu çalışma tanımlayıcı tiptedir. Araştırmanın evrenini Antalya ilinde beş merkez ilçede görev yapan toplam 363 aile sağlığı çalışanı oluşturmuştur. Araştırmaya katılmayı kabul eden 323 aile sağlığı çalışanı örnekleme alınmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Özellikler Soru Formu ve 'Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği' kullanılmıştır. Veriler Eylül 2019-Şubat 2020 tarihleri arasında araştırmacı tarafından toplanmıştır. Veriler yüzde, ortalama, standart sapma, t-testi, One way Anova testi, Kruskal Wallis ve Mann-Whitney U testi kullanılarak değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmaya alınan aile sağlığı çalışanlarının; kadın cinsiyet rolünden 37.7±3.3 (18-40), erkek cinsiyet rolünden 33.7±4.5 (21-40), eşitlikçi cinsiyet rolünden 38.3±2.2 (20-40), geleneksel cinsiyet rolünden 33.6±4.5 (18-40), evlilikte cinsiyet rolünden 27.7±2.7 (12-30) puan aldıkları belirlenmiştir. Aile sağlığı çalışanlarının Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği toplam puanlarının ise 171.1±13.0 (112-190) olduğu görülmüştür. Aile sağlığı çalışanlarının Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları ile yaş, medeni durum, çalışma süresi hem kız hem erkek çocuğa sahip olma durumu, çalışılan kurumda cinsiyet eşitsizliği yaşandığını düşünme durumu arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur (p<0.05). Sonuç: Aile sağlığı çalışanlarının eşitlikçi toplumsal cinsiyet rol tutumlarına sahip oldukları belirlendi. Çalışma yılı 10 yılın altında olanların, çalıştığı kurumda cinsiyet eşitsizliği konusunda dikkat çeken durumla karşılaşanların Toplumsal Cinsiyet Rolleri Tutum Ölçeği toplam puan ortalamaları diğerlerine göre daha yüksektir. Aile sağlığı çalışanlarının farkındalıklarının arttırılması için eğitim yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Toplumsal cinsiyet, toplumsal cinsiyet rol tutum, toplumsal cinsiyet eşitsizliği, aile sağlığı çalışanları, halk sağlığı hemşireliği

Aile sağlığıAile sağlığı merkeziAntalya+3
İrem Akkaya
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul kazalarını önlemeye yönelik verilen kazasız günler eğitim programının öğrencilerin bilgi ve davranışlarına etkisi

Amaç: Bu çalışmanın amacı, okul kazalarını önlemeye yönelik verilen kazasız günler eğitim programının öğrencilerin bilgi ve davranışlarına etkisini belirlemektir. Yöntem: Araştırma ön-test ve son-test girişim ve kontrol gruplu yarı deneysel tiptedir. Çalışma, Antalya'da iki ilkokulda 2015-2016 eğitim-öğretim döneminde 414 dördüncü sınıf öğrencileri ile yapılmıştır. Veriler Tanıtıcı Soru Formu ve Öğrencilerin Okul Kazalarında Güvenlik Önlemlerine Yönelik Bilgi ve Davranış Ölçekleri kullanılarak elde edilmiştir. Önce girişim ve kontrol grubundaki öğrencilere ön-test yapılmış, daha sonra girişim grubuna "Kazasız Günler Eğitim Programı (KGEP)" uygulanmıştır. Dört hafta süren eğitim programında her hafta farklı bir uygulama (anlatım, soru-cevap, doğru-yanlış oyunu, sözcük avı, çengel bulmaca ve tartışma) yapılmıştır. Öğrencilere eğitimin kalıcı olması için broşür, eğitim sonunda ise başarı belgeleri verilmiştir. Eğitimden beş hafta sonra eğitimin etkinliğini değerlendirmek için, hem girişim hem de kontrol grubuna son test uygulanmıştır. Verilerin analizinde ortalama, yüzdelik, Fisher'in Kesin Ki-Kare Testi, Pearson Ki-Kare testi, Mann-Whitney U testi, Bağımsız İki Örneklem t testi (Independent Samples t Test), Wilcoxon Eş Testi ve İki Eş Arasındaki Fark Testi kullanılmıştır. Bulgular: Girişim grubundaki öğrencilerin eğitim sonrası son-test bilgi ve davranış puan ortalamalarının kontrol grubundan daha yüksek olduğu ve aralarındaki farkın da istatistiksel olarak anlamlı olduğu bulunmuştur (p<0.001). Her iki grupta hem bilgi hem de davranış puan ortalamalarında artış olmuştur (p<0.001). Girişim ve kontrol grubundaki öğrencilerin en fazla teneffüste (%85.5), okul bahçesinde (%78.2) kendilerinin ve arkadaşlarının dikkatsizliklerinden (%56) dolayı kaza geçirdikleri belirlenmiştir ancak istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Girişim ve kontrol grubundaki öğrencilerin kaza çeşitleri bakımından en fazla düşme (%72.6) ve arkadaşı ile çarpışma (%61.2) yaşadığı belirlenmiştir. Sonuç: Öğrencilere okul döneminde periyodik olarak kazaların önlenmesi konusunda eğitim verilmesi, okul hemşireleri tarafından okul ve çevresinin düzenlenmesi ve ilgili yerlere bildirimlerin yapılması önemlidir. Anahtar Kelimeler: okul kazası, önleme, okul çocuğu, okul sağlığı hemşiresi, eğitim

EğitimHemşirelerHemşirelik+4
Selma Dilek
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyal bilişsel teoriye temellendirilmiş "çocuğumu güneşten koruyorum" programının ebeveyn davranışlarına etkisi

Amaç: Bu çalışma Sosyal Bilişsel Teoriye temellendirilmiş "Çocuğumu Güneşten Koruyorum" programının ebeveynlerin güneş koruyucu ürün kullanma ve güneşten kaçınma davranışlarına etkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırma, üç grupta, ön test - son test - izlem düzeninde, randomize kontrollü deneysel bir çalışmadır. Çalışma Nisan-Ekim 2018 tarihleri arasında Manavgat'ta gerçekleştirilmiştir. Çalışma 63 eğitim, 62 eğitim + SMS ve 60 kontrol grubu olmak üzere toplam 185 ebeveyn ile yapılmıştır. Girişim grubu ebeveynlerine altı haftalık Çocuğumu Güneşten Koruyorum Programı uygulanmış, daha sonra eğitim + SMS grubuna haftada iki kez olacak şekilde toplam 25 tane SMS mesajı gönderilmiştir. Verilerin toplanmasında Ebeveyn Tanıtım Formu, Deri Kanseri Risk Algısı, Deri Kanseri ve Güneş Bilgi Ölçeği, Ebeveyn Yetkinlik Ölçeği, Ebeveyn Güneşten Koruma Ölçekleri, Ebeveynlerin Kendilerini ve Çocuklarını Güneşten Koruma Davranışları Soru Formu kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde McNemar Testi, Marjinal Homojenlik Testi, Wilcoxon İşaretli Sıra Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi, Tekrarlı Ölçümlerde Varyans Analizi ve eta-kare değeri kullanılmıştır. Bulgular: Çocuğumu Güneşten Koruyorum Programında yapılan girişimler, eğitim ve eğitim + SMS gruplarının kontrol grubuna göre ebeveynlerin güneş koruyucu ürün kullanımı davranışlarını, güneşten kaçınma davranışlarını, kendilerini ve çocuklarını güneşten koruma davranışlarını arttırmıştır (p<0.05). Eğitim + hatırlatıcı SMS gönderilen gruptaki ebeveynlerde bu davranışların daha yüksek oranda arttığı görülmüştür (p<0.05). Sadece güneş koruyucu ürün kullanımı ile ilgili beklentilerdeki artış anlamlı bulunmamıştır (p>0.05). Sonuç: Sosyal Bilişsel Teoriye temellendirilmiş Çocuğumu Güneşten Koruyorum Programının ve hatırlatıcı kısa mesaj göndermenin ebeveynlerin güneşten korunma davranışları üzerinde olumlu etkileri olmuştur.

Deri neoplazmlarıEbeveyn davranışıGüneş ışığı+6
Adem Sümen
Akdeniz University · Institute of Health Sciences
2019
00

Other supervisors