Theses supervised by Prof. Dr. Sema Etikan

10 theses · Kırşehir Ahi Evran University

Master'sOpen AccessTR

Amasra'da yaşayan el sanatlarından çekicilik

Geleneksel Türk el sanatlarında, en eski ve en yaygın yapı malzemelerinden biri ahşaptır. Hammaddesi ağaç olan ahşap oymacılığı; mimariden çeşitli eşyalara kadar her alanda kullanılmaktadır. Çünkü Anadolu ormanlık alan açısından zengin olduğundan ağaç kolayca elde edilmekte, kolay işlenebilmekte ve maliyeti de düşük olmaktadır. Ahşap oymacılığında kullanılan; yüzey oyma, ekleme, şebekeli oyma, torna gibi teknikler mevcuttur. Amasra'da bu tekniklerden en çok torna tekniğinin kullanılarak yapıldığı ahşap oymacılığının yöresel adı "Çekicilik Sanatı"dır. Araştırma, Bartın ili Amasra ilçesine ait çekicilik sanatının incelenmesini kapsamaktadır. Çalışmanın amacı, yok olmaya yüz tutmuş el sanatlarımızdan çekicilik sanatının geriye kalan ve sayıları azalan temsilcilerinin konuyla ilgili bilgi, tecrübe, duygu ve düşüncelerini derlemek, bu sanatı kalkındırmak ve geleceğe taşımak adına yapılan çalışmalara katkıda bulunabilmektir. Bu amaçla Ahatlar Köyü ile burada faaliyet gösteren atölyeler ve Amasra Çekiciler Çarşısı'nda incelemeler yapılmış, üretilen ürünler hammadde ve üretim tekniği yönünden incelenmiş, pazarlama koşulları tespit edilmiştir. Atölyelerde çalışan kişilerle görüşülmüş, yapılan ürünler ve yapım aşamaları fotoğraflandırılmıştır. En çok üretilen ürünler arasında mutfak araç gereçlerinden şekerlikler, kâseler, çatal, kaşık, kepçe gibi servis araçları, çerez takımları, fındık kıracakları, baharatlıklar, havanlar, hediyelik ve dekoratif amaçlı ürünlerden vazolar, çeşitli biblolar, anahtarlıklar, magnetler, portreler, günlük kullanım amaçlı ürünlerden rahleler, sandıklar, isimlik-kalemlikler, oyuncaklar, deniz fenerleri, küllükler yer almaktadır. Bu ürünler çeşitli şekillerde pazarlanmaktadır. Bir kısmı Çekiciler Çarşısı'nda satılmaktadır. Bir kısmı sipariş üzerine Türkiye'nin her yerine gönderilmekte ve bu siparişlerin çoğu internet aracılığıyla kurulan satış siteleri ile alınmaktadır. Bir kısmı da ürünleri pazarlayanlar tarafından kendi imkânlarıyla götürülüp satış merkezlerine verilmektedir. Yöre insanlarıyla ve ustalarla yapılan görüşmeler neticesinde çekicilik sanatının geçmiş yıllara oranla azaldığı, hatta farklı iş kollarının tercih edildiği sonucuna varılmıştır. Çekicilik sanatının azalmasının en öncelikli sebebinin maliyeti düşük Çin mallarının tezgâhlarda yerini alması olduğu görülmüştür. Çekicilik sanatı ustalarının sabit olmayan gelirleri, bu gelirin ihtiyaçları karşılamadaki yetersizliğinden kaynaklı farklı iş kollarının tercih edilmesi, gençlerin sabır ve zaman isteyen, getirisinin düşük olduğu bu mesleği tercih etmemesi, bütün bu nedenlerden dolayı bu sanata ilginin azalmasıyla birlikte babadan oğula, nesilden nesile aktarılamaması diğer önemli sebeplerdir. Çekicilik sanatını yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak adına öncelikle Çin mallarının yöreye girişi konusunda sınırlamalar getirilmelidir. Çekicilik sanatının geleneksel haliyle tanıtımı hem yurt içinde hem de yurt dışında basın-yayın organları aracılığıyla daha fazla ve dikkat çekici bir şekilde yapılmalıdır. Hammadde konusunda ustalar desteklenmeli, maliyeti düşürülmelidir. Bu sanat ile ilgili gençlere iş olanakları sağlanmalı, bu mesleği icra edenler geçim kaygısı taşımayacak şekilde istihdam edilmelidir. Ayrıca Milli Eğitim Bakanlığı, geleneksel Türk el sanatlarına ders müfredatlarında daha geniş yer vermeli, bu kapsamda ahşap oymacılığı da müfredat içerisinde yerini almalı, çocuklarımız ve gençlerimiz bu meslekleri tanımalı, milli kültür ve değerlerimiz konusunda bilinçlendirilerek ilgisi ve yeteneği olanların önünü açacak fırsatlar verilmelidir. Üniversitelerin ilgili bölümlerinde ise ahşap işçiliği ile ilgili araştırmalar yapılmalı, kaybolmaya yüz tutmuş bu sanatımız gün yüzüne çıkarılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Ahşap, Çekicilik, Gomalak, Kayacık Ağacı, Torna.

Bartın-AmasraEl sanatlarıGeleneksel Türk sanatı+2
Asuman Ayrıksa
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir kültürel değerlerinin deri işleme sanatıyla yaşatılması

Birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kırşehir, Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi ile Selçuklu Devleti döneminde önemli bir kent olmuştur. Yörede Türk kültürünün hakim olması el sanatları alanında da ilin zengin bir merkez olmasını sağlamıştır. Bu el sanatlarından biri de dericiliktir. Ahiliğinin kurucusu olan Ahi Evran'ın, Moğolların baskısı sonucu Kayseri'den göç etmek zorunda kalması ve Kırşehir'e yerleşmesi ile dericilik sanatı da yörede köklü bir gelenek oluşturmuştur. Ancak dericilerin piri sayılan Ahi Evran'ın Kırşehir'e kazandırdığı bu el sanatı, zamanla yaşam koşullarının değişmesi sonucunda diğer el sanatları gibi gerilemeye başlamış ve devrini tamamlamıştır. Bu çalışmada, Kırşehir kültürel değerleri temel alınarak bunları deri ürünlere aktarmak amaçlanmıştır. İlin mimariden el sanatlarına, müzik kültüründen geleneklerine kadar zengin bir kültür birikimi bulunmaktadır. Bu kültürel değerlerden deri ürünlere aktarmak üzere Cacabey Medresesi, Ahilik Kültürü, Abdal Kültürü, Dokumacılık, Evlenme adetleri ve Kırşehir haritası seçilmiş ve öncelikle bu kültürel değerleri en iyi yansıtacak tasarımlar ortaya konulmuştur. Daha sonra tasarımlar uygun teknik ve yöntemlerle deri üzerine geçirilerek bazı dekoratif ve kullanım eşyalarına dönüştürülmüştür.

Deri sanatıDericilikEl sanatları+3
Oğuz Alim Orkun
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Aksaray Müzesi envanterine kayıtlı sandukaların süsleme özellikleri

Taş; mimaride tarih boyunca kullanılmış, yapıların tüm cephelerinde, taç kapılarda, minare, mihrap, minber, eyvan, çörten ve pencere kenarları gibi mimari unsurların yanı sıra sandukalar ve mezar taşlarının da ana yapı malzemesi olmuştur. Sandukalar, İslamiyet'ten sonra Anadolu'da özellikle Selçuklular Döneminde saygın kişileri ebedileştirmek için yaygın olarak kullanılmıştır. Taş işlemeciliğinin en zengin örnekleri ile üzerleri süslenen sandukaların kullanımı Beylikler ve Osmanlı Dönemlerinde giderek azalmıştır. O dönemlere ait örnekler günümüzde mezarlıklar, türbeler ve müzelerde yer almaktadır. Bu çalışmada Aksaray Müzesi teşhirinde bulunan süslemeye yer verilen dokuz adet sandukalı mezar taşı incelenmiş ve eserler ait oldukları dönem ve süsleme özelliklerine göre açıklanmıştır. Eserlerin XIII. yüzyıl sonları ile başlayıp XVI. yüzyılın ilk yarısını içine aldığı görülmektedir. Süslemelerde ağırlıklı olarak bitkisel motifler kullanılmıştır. Bununla birlikte geometrik şekiller, süsleme unsurlu yazı, sade yazı ve birbirine ulanan sütunlardan oluşan süsleme ile palmetin dış çevresini oluşturan süsleme kullanılmıştır. Ayrıca mimari unsurlu süslemelerden mukarnas, günlük kullanım eşyası olan sembolik unsurlardan kandil ve vazonun da yer aldığı eserler tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Aksaray Müzesi, taş süsleme, sanduka

AksarayMezar taşlarıMotifler+7
Elif Bölükbaş
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kırşehir ilinin kültürel değerlerinin resim sanatı ile yorumlanması

Kültürler, asırlar içinde değerler bütünü oluştururlar. Sahip oldukları bu değerler bütünü ile kültürler, ayakta kalarak yaşamaya devam ederler. Bunlar görünen ve görünmeyen değerler bütünü şeklindedir. Bu çalışma, Kırşehir ilini, görünen kültür değerleri üzerinden "Kültür ve Kültürel Tasarım" eksenli ele almaktadır. Zengin bir kültürel mirasa sahip Kırşehir, pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmıştır. Türk kültürünün yaşatıldığı bir merkez olmuştur. Bu gerçekliği ile Kırşehir, tarihi eserleri, kültürü ve yetişmiş büyük insanları ile, önemli bir yere sahiptir. Kültürel değerlerimiz, ilerleyen süreçte ciddi kayıplara maruz kalmıştır. Günümüz dünyasında, insanların gündemlerinden düşen, yok olmaya mahkum gibi görünen kültürel varlığımızın yaşatılması, sahip çıkılması, manevi bir değer olarak saklanması ve sonraki nesillere aktarılması çok önem arz etmektedir. Kırşehir ilinin kültürel değerleri ve yeri tespit edilerek var olan bulgularına ulaşılmıştır. İlde bulunan kültürel değerler, resim sanatı ile yorumlanmış, varolan kültürel miras, resim sanatı yoluyla anlamlandırılmıştır. Sahip olunan kültürel varlığa vurgu yapılmıştır. Kültürel varlığımıza, özellikle Kırşehir ilinin kültürel varlığına dönük farkındalık oluşturup katkı sunmak amaçlanmıştır. Çalışma, kültür ve kültürel tasarım eksenli ele alınmıştır. Bu çalışmada, literatür taraması yapılarak Kırşehir ilinin kültürel değerlerinin ve yerinin tespiti yapılmış, fotoğraflarla belgelenmiştir. Kırşehir ilinde bulunan ; camiler, medreseler, kiliseler, kervansaraylar, köprüler, kaleler, türbeler, Kırşehir iline ait abdal kültürünün önde gelen isimleri, evlenme gelenek ve görenekleri, konuları araştırılmıştır. Bu kültürel değerlerden Cacabey Medresesi, Ahi Evran, Abdal Kültürü, Aşıkpaşa, Dokuma Geleneği konuları ile camilerden bazıları sanatsal olarak yorumlanmış, resim sanatıyla aktarılmıştır. Teknik olarak tuval üzerine yağlı boya, akrilik boya ile rölyef teknikleri kullanılmıştır. Çalışmalar; sürrealist, expresyonist bir bakış açısıyla soyut etkiler hedeflenerek ele alınmıştır. Anahtar Kelimeler: Kırşehir, tarih, kültür, sanat ,resim sanatı

El sanatlarıKültürKültürel değerler+4
Bülent Köylü
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Katı' sanatı ve çağdaş yorumcularından Emel Nurhan Ogan

Tarihsel süreçte toplumların ortaya koydukları geleneksel el sanatları, ait oldukları toplumun öz kültürünü oluşturan değerli belgelerdir. Bu bağlamda Geleneksel Türk El Sanatları içerisinde kitap sanatları olarak adlandırılan hat, tezhip, ebru, minyatür, cilt ve kat'ı sanatları da önemle üzerinde durulan, çok gelişen bir alan olmuş ve sanat değeri yüksek eserler ortaya çıkmıştır. Kitap süsleme sanatları içerisinde yer alan ve başlı başına bir alan teşkil eden Katı' Sanatı da Geleneksel Türk El Sanatlarının değerli bir dalı olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Katı' Sanatı, herhangi bir motifin ya da yazı örneğinin ince bir kağıt veya deriden oyulması ile oluşturulmaktadır. Bu sanatın tarihçesi ve gelişimi konusunda farklı görüşler mevcuttur. Yapılan araştırmalar, kağıt ve deri oymacılığının iki bin yıl kadar önce bir halk sanatı olarak Çin'de var olduğunu ortaya koymaktadır. Pazırık kurganlarında bulunan deriden oyularak yapılmış eyer kaşı süsleri, deriden ve keçeden yapılmış aplike süsler, deriden kesilmiş hayvan figürleri; bu sanatın çok eski dönemlerden itibaren Türkler tarafından da yapılmakta olduğunu göstermektedir. Başlangıcından günümüze değişerek ve gelişerek gelen bu sanat, bugün birçok sanatçı tarafından yorumlanmaya devam edilmektedir. Bu çalışmada da bu sanatçılardan birisi olan Emel Nurhan OGAN ele alınmış, sanatçının sanat öyküsüne ve eserlerine yer verilmiştir. Çalışmada, günümüz Katı' Sanatı'nın çağdaş yorumcuları arasında yer alan Emel Nurhan OGAN' ın uyguladığı yöntemler, kullandığı ve geliştirdiği teknikler ürettiği sanat eserleri üzerinden incelenmiş ve Katı' Sanatının gelecek kuşaklara aktarılması için kaynak belge oluşturulması amaçlanmıştır.

Katı sanatıKitaplarOgan, Emel Nurhan+2
Satiye Köylü
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Adana ili Feke ilçesi düz dokumaları

Türk kültür tarihinin önemli yapı taşlarından olan dokumacılık, binlerce yıldır günlük yaşam içerisinde fonksiyonel olarak yer almıştır. Türkler, bu dokumaları kullanarak yaşadıkları mekanları soğuktan, nem ve tozdan korumuşlar ve aynı zamanda da süslemişlerdir. Çadırlarının içerisini dokumalar ile döşemişler, giysilerini, erzaklarını, yine dokudukları heybelerde, çuvallarda, mafraşlarda korumaya almışlardır. Bugün de Anadolu'nun batısından doğusuna birçok önemli dokumacılık merkezinde kendine özgü renk, motif ve desen özelliğine sahip dokumalar, Türk insanının zevki ve becerisi ile çeşitli kullanım amaçları için üretilmektedir. Dokumacılık sanatının geçmişi Orta Asya'da yaşayan Türklere dayanmaktadır. Türklerin Orta Asya' dan Anadolu'ya göçüyle birlikte düz dokumacılık Anadolu'nun geneline yayılmıştır. Anadolu'da Adana ili Feke ilçesinde de düz dokumacılık köklü bir gelenek oluşturmuştur. Dokumacılığın Feke yöresinde gelişmesinde Varsak/Farsak Türkmenleri'nin fazla etkisi olmuştur. Varsak/Farsak Türkmenleri geçmişten gelen sanat ve kültürlerini günümüzde de Feke yöresinde yaşatmaktadır. Adana ilinin kuzey doğusunda yer alan Feke ilçesi, arazi yapısı bakımından dağlık ve engebelidir. Toros dağlarının arasında bulunan ilçede nüfusun çoğunluğu mahallelerde yaşamakta ve bu nüfusu, 16. yüzyıldan sonra yöreye göç eden Varsak/Farsak Türkmenleri oluşturmaktadır. Feke yöresinde insanların geçim kaynağı hayvancılık ve ormancılık faaliyetleri olmakla birlikte bazı mahallelerde buğday, üzüm, ceviz, elma, kiraz ve kivi tarımı da yapılmaktadır. Feke ilçesinde son yıllarda Tapan yöresinde yer alan mahallelerde yoğun şekilde lavanta tarımı yapılmaktadır. Yörede yaşayan insanlar el sanatları bakımından yetenekli ve düz dokumacılık kültürüne sahiptirler. Bu el sanatlarının başında dokumacılık gelmektedir. Anadolu'nun önemli düz dokuma merkezlerinden biri olan Feke yöresinde 2023 yılında yapılan alan araştırmasında kullanım amaçlarına göre yaygı, duvar kilimi, seccade, namazlağı, heybe olmak üzere 245 adet düz dokuma örneği tespit edilmiş ve dokumalar kayıt altına alınmıştır. Bu araştırmada, dokumalarda kullanılan araç-gereçler, dokuma tekniği, dokuma tipleri, dokumanın kaç yıllık olduğu, dokumada kullanılan renk, motif, desen özellikleri gibi bilgilere ulaşılmıştır. Feke yöresinde yapılan araştırmanın amacı, yörede yoğun olarak yapılan dokumacılık sanatının geçmiş ve günümüzdeki durumu hakkında bilgi toplayarak bir kaynak oluşturmaktır. Tespit edilen dokumalarda, 20 adedi yaygı, 60 adedi seccade, 35 adedi namazlağı, 25 adedi yolluk, 15 adedi heybe ve 90 adedi de çuval dokumasıdır. Bu dokumalarda dokuma tekniği olarak düz kilim, ilikli kilim, sarma sınır atkılı kilim ve seyrek motifli cicim tekniğinin kullanıldığı, motif olarak da çoğunlukla koçboynuzu, kurtağzı, küpeli top/ cıngırdaklı çiçek (akrep), başak, ceviz (göz), parmak, tarak, kuşaklı elma (yıldız), lale, yılan, eşek, yarım eşek, küpe, saç bağı ve yaprak motiflerinin kullanıldığı belirlenmiştir. Yörenin düz dokumalarında siyah, beyaz, mavi, yeşil, kahverengi, gri, sarı, kınalı sarı (turuncu), mor, kırmızı ve pembe gibi renkler ağırlıklı olarak kullanılan renklerdir. Feke ilçesinde ve mahallelerinde yapılan inceleme sonucunda geçmiş yıllarda dokumacılık faaliyetleriyle öne çıkmış iki yöre tespit edilmiş olup bunlar, Tapan ve Bahçecik yöresidir. İki yörenin de kendi yörelerine ait özgün dokumaları bulunmaktadır. Tapan yöresi dokumaları incelendiğinde genel olarak, ilikli kilim tekniğinin kullanıldığı ve dokumalarda motif olarak; başak, tarak, parmak, lale, çiçek, kuşaklı elma (yıldız), elma, yılan (çengel), galamak (parmak), parmaklı top (sandık) ve muska gibi motiflerin ağırlıklı olarak yer aldığı görülmektedir. Bahçecik yöresi dokumaları incelendiğinde de, dokuma tekniği olarak sarma sınır atkılı kilim tekniğinin kullanıldığı ve dokumalarda motif olarak; kurt izi (kurtağzı) sürgülü top (sandık), cıngırdaklı çiçek/küpeli top (akrep), eşek, yarım eşek, kurtağzı, koçboynuzu, eli belinde ve ceviz (göz) gibi motiflerin ağırlıklı olarak yer aldığı tespit edilmiştir. Feke yöresinin geneline bakıldığı zaman bu iki yöreye yakın olan köylerde tespit edilen dokumaların hangi yöreye yakınsa o yörenin dokuma özelliğini taşıdığı ve bazı mahallelerde ise her iki yörenin de dokuma özellikleri birlikte kullanılarak dokunmuş örnekler bulunduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: El sanatları, Dokumacılık, Düz dokuma, Kilim, Adana, Feke, Tapan, Bahçecik

Mevlüt Varlı
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cizre ilçesi çorap örücülüğü

Toplumların yaşayış biçimleriyle şekillenerek gelişen el sanatları, var oldukları toplumun izlerini taşıyan kültürel değerlerdir. Kendi gelişimleri toplumun yaşam biçiminden beslenirken aynı zamanda beslendikleri toplumun kültürünü inşaa ederler. Her bir el sanatı var olduğu toplumdan izler taşır ve toplumun içerisinde köklü bir gelenek oluşturur. Bu oluşan gelenek de ait olduğu toplumun çağlar boyu geçirdiği evreleri aktaran ve geçmişine ışık tutan bir belge niteliği taşır. Geleneksel çorap örücülüğü de Anadolu'nun hemen her yöresinde kendine özgü köklü bir geleneği olan el sanatlarından biri olmuştur. Cizre yöresinde de kadınların uzun yıllardır yaptığı çorap örücülüğü özgün renk, motif ve desen özelliği ile yöre el sanatları arasında yerini almıştır. Yörede hem ihtiyacı karşılamak hem de aile bütçesine ek gelir sağlamak üzere yapılan çorap örücülüğünde, geçmişte asker çorabı, çoban çorabı, erkek çorabı, çocuk çorabı ve kadın çorabı gibi farklı kullanım amaçları için üretim yapılırken, bugün daha çok kadınların kullanımı için namaz çorabı, gelin (çeyiz) çorabı ve günlük çorap örülmektedir. Bu çalışmada da namaz çorabı, gelin (çeyiz) çorabı ve günlük çoraplar incelemeye alınmış ve bazı örnekler üzerinden yöreye ait geleneksel el örgüsü çorap kültürü açıklanmaya çalışılmıştır. Yörede çorap ören yaklaşık 40 kadınla görüşme yapılmış hammadde kullanılan diğer gereçler, kullanılan araçlar, uygulayım ve çorapların renk motif ve desen özellikleri hakkında bilgi toplanmıştır. Araştırma kapsamında 21 adet namaz çorabı, 21 adet çeyiz (gelin) çorabı ve 13 adet günlük çorap olmak üzere yaklaşık 55 adet el örgüsü çorap incelenmiştir. Çoraplar fotoğraflarla belgelenmiş, çorapların ve üzerlerinde yer alan motiflerin çizimleri yapılmıştır. Yörede kullanılan motiflerin hemen hemen birçoğunun ismi ve görünümü diğer yörelere göre farklılık göstermektedir. Çaw (göz), gul (lale), pelçım (yaprak), gulhirik (küçük çiçekler), nivişti (muska), berg (yaprak), çarberg (dörtyaprak), guhar (küpe), dar (ağaç), dipişk (akrep), sterk (yıldız), dıl (kalp) motifi yörede çorap örücülüğünde kullanılan motiflerden bazılarıdır. Bunların arasında daha çok çaw (göz) ve nivişti (muska) motiflerine yer verilmiştir. Bu motifler nazara karşı koruduğuna inanıldığı için sıkça kullanılmaktadır. Yörede çorap ören kadınların daha çok orta yaş ve üzerinde oldukları ve hediye verme ile aile bütçesine katkı sağlamanın yanı sıra çoğunlukla kendi ihtiyaçları için bu uğraşıyı sürdükleri gözlenmiştir.

El sanatlarıTürk el sanatlarıÇorap+3
Vildan Gökalp
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Oltu taşı işlemeciliğinin günümüzdeki durumu

Türkiye'de geleneksel el sanatlarının sürdürülmesi ve gelişmesiyle ilgili yaşanılan sorunlardan bazıları, bu işi yapan zanaatkarların büyük şehirlere göç etmesi, yaşlarının ilerlemesi ya da vefat etmeleri gibi nedenler ile bu sanatları devam ettirecek kalifiye eleman yetişmemesidir. Günümüzde birçok el sanatı hem belirtilen bu sebepler hem de teknolojik ve bilimsel gelişmelerin getirdiği değişim ile azalmaya hatta yok olmaya başlamıştır. Bu çalışmada yöresel kalkınmaya büyük destek veren Türk el sanatlarından Oltu taşı işlemeciliğinin, günümüzdeki durumu ve geçmişten günümüze kadar olan süreçte yaşadığı değişim incelenmiştir. Bu amaçla Erzurum ili ve Oltu ilçesinde imalat ve satış atölyelerine yapılan ziyaretlerde, 72 Oltu taşı işleme ustası ile görüşülmüş ve bu el sanatının hammadde, kullanılan araç gereçler, üretim tekniği, süsleme teknikleri, üretilen ürünler, pazarlama bilgileri tespit edilmiştir. Yine yörede yapılan araştırmada edinilen bilgiler ile Oltu taşı işlemeciliğinin geçmişten günümüze yaşadığı değişimin nedenleri belirlenmiştir. Değişimin tespit edilmesinde alan araştırmasının sonuçlarının yanı sıra Alparslan (2009)'a ait "Oltu Tası İşlemeciliği ve Yörede Üretilen Ürünlerin Bazı Özellikleri" doktora tez çalışması temel alınmıştır. Oltu taşı işleme ustaları ile gerçekleştirilen görüşme ve literatür bilgisi sonuçlarına göre; hammadde de değişiklik olmadığı, hammadde çıkarılır iken, klasik aletlerin yerini günümüz teknolojik alet ve makinalarının aldığı, işlemecilikte geçmişte kullanılan aletler ile birlikte, günümüz teknolojik aletleri olan CNC makinası ve elmas testerenin de kullanılmaya başladığı görülmüştür. Üretim tekniklerinin geleneksel olarak devam ettiği, süslemede genellikle gümüş, pirinç madeni, firuze ve mercan kullanıldığı, altın madeninin maliyeti artırdığından sadece sipariş üzerine kullanıldığı tespit edilmiştir. Süsleme tekniklerinden savat ve telkâri tekniklerinin günümüzde uygulanmadığı, satışı yapılan telkâri ürünlerin Mardin yöresinden temin edildiği, üretilen ürünlerden en çok tespih çeşitlerinin üretildiği ve üretilen ürünlerin genellikle yöre halkına ve yerli turistlere mağaza ortamında pazarlamasının yapıldığı tespit edilmiştir. 2010 yılında yaşanan ekonomik kriz sonucunda hammadde çıkarılmasında artan giderler, süslemede kullanılan soy madenlerin aşırı pahalanması ve işçi maliyetlerinin artmasına bağlı olarak büyük durgunluk yaşanmıştır. Usta çırak ilişkisi ile yapılan bu mesleği, yeni yetişen neslin eğitim ve daha rahat modern yaşam isteği, günümüz ekonomik şartları, modern meslek alanlarına yöneliş ve ekonomik nedenlerden dolayı birçok meslek dalında olduğu gibi Oltu taşı işlemeciliğin de zanaatkar yetişmesine engel olmuştur. 2016 yılından sonra gelişen teknolojik aletlerin piyasaya girmesi sonucunda, merdiven altı üretimin artması ile birlikte kalitesiz ve ucuz malların üretilmesinin, 2019 yılından sonra çoğalan tespih mezatçıları ve pazarlamacıların Oltu taşı adı altında ve kalitesiz (Rus-Gürcü) taşı ile yapılan ürünleri piyasa sürmesinin ve 2020 yılında Covid-19 Pandemisinin Oltu taşı işlemeciliğini durma noktasına getirdiği görülmüştür. Bu da geleneksel Oltu taşı işlemeciliğine zarar vermektedir. Gün geçtikçe kaybolmaya başlayan Oltu taşı Türk el sanatı zanaatkarlığının korunması önem taşımaktadır. Bu hem yerel istihdamın artmasına hem de geleneksel değerlerin geliştirilmesi ve kültürel mirasın korunması ile sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağlayacaktır.

Muhammet Kocaman
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Geleneksel keçe uygulayımı ile özgün hediyelik ve turistik eşya tasarımları

El sanatları geçmişten günümüze kadar ulaşan en eski sanatlardan biridir. Keçe sanatı da el sanatları içerisinde yerini almış, gelişim ve değişim içerisinde varlığını sürdürerek günümüze kadar ulaşmıştır. Orta Asya'dan uzanan tarihsel süreç boyunca, toplumdaki işlevselliğine bağlı olarak varlığını sürdürmesiyle belirginleşen keçe sanatı, geleneklerimizin doğasını anlamamıza katkıda bulunmuştur. İnsanlara toplumsal bilgi aktaran gelenekler, zaman içinde toplum tarafından deneyimlenmiş, dönemin koşullarına göre şekil almış, uygulanmış ve gelecek kuşaklara aktarılmıştır. Bu gelenekler arasında yer alan el sanatları; barınma, beslenme, süslenme, giyinme gibi birçok ihtiyacı karşılamak için kullanılmıştır. Ustaların becerisiyle ortaya çıkan keçe ürünler, sadece ihtiyaçları karşılamakla kalmamış, aynı zamanda üzerlerine süsleme yapılarak sanat ve estetik açıdan da önem kazanmıştır. Anadolu insanının duygu düşünce ve değerlerini yansıtan geleneksel keçe sanatı motifleri bize rehberlik ederek bilgi sunmaktadır. Bu geleneklerin oluşumunda, göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçiş önemli bir rol oynamıştır. Gelenekteki değişimle birlikte, keçe sanatı da doğal ihtiyaçlardan kaynaklanmış ve giderek toplumun talep ve gereksinimlerine göre evrilmiştir. Türklerin Anadolu'ya yerleşmesi ile Selçuklu Devleti döneminde önemli bir kent olan ve birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kırşehir ili de el sanatları içerisinde yer edinmiştir. Türk kültürünün hâkim olduğu şehir, el sanatları alanında zengin bir merkez haline gelmiştir. Bu el sanatlarından biride dokumacılıktır. Yörede dokumacılık geliştirilerek devam etmiştir. Ürettikleri dokumalarıyla insanlar duygu, düşünce, gelenek ve göreneklerini, istek ve arzularını yansıtmışlardır. Dokunan halı ve kilimlerde yöreye özgü motifler ön plana çıkmış ve dokumacılar her birine farklı anlam yükleyerek isimlendirmişlerdir. Çalışmanın amacı geleneksel (tepme) keçe uygulayımı ile hediyelik ve turistik eşyalar tasarlamak ve bu tasarımların oluşumunda Kırşehir yöresi düz dokuma motiflerini temel almaktır. Bu motifler kullanılarak hediyelik ve turistik eşya tasarımları yapılmış, yapılan tasarımların güncel kullanım eşyası olarak üretilmesi amaçlanmıştır. Bura da bir diğer amaç ise oluşturulan tasarımlarında geçmişin izlerini taşıyan, kültürel miras niteliğinde olan yöre dokuma motiflerini günümüze taşımaktır. Böylelikle unutulmaya yüz tutmuş dokuma sanatını keçe uygulayımı ile bütünleştirerek tekrar canlandırıp tanınır ve bilinir hale getirmek hedeflenmiştir. Kırşehir düz dokumalarında bulunan ve yaygın olarak kullanılan motiflere yer verilerek oluşturulan özgün tasarımlar geleneksel (tepme) keçe uygulayımı ile çanta, şapka, kemer, yelek, takı, süs eşyaları vb. hediyelik ve turistik eşyalara dönüştürülmüştür. Anahtar Kelimeler: Geleneksel (tepme) keçe, keçe sanatı, hediyelik eşya, turistik eşya, Kırşehir, düz dokuma, kilim, motif

Tuğba Yılmaz
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Türk halı sanatında yer alan kuş betileriyle grafik tasarım uygulamaları

Bu çalışma, geleneksel Türk el sanatlarının bölgesel koşullara bağlı olarak şekillenen kültürel değerler sistemi içindeki yerini ve çağdaş grafik tasarım sanatıyla kurduğu etkileşimi ele almaktadır. Özellikle dokumacılık sanatı, bireylerin duygu, düşünce ve yaşam deneyimlerini yansıttıkları; uzun sürede emek ve ustalıkla ortaya koydukları bir ifade biçimi olarak değerlendirilmektedir. Halı dokumacılığı, kültürel hafızayı koruyan ve aktaran bir sanat dalı olmasının yanı sıra, estetik değer taşıyan görsel bir anlatım aracıdır. Günümüzde bilgisayarın sanat üzerindeki etkisiyle el sanatları, bu mecralarda varlık göstererek güncelliğini ve etkisini sürdürme çabasındadır. Bu bağlamda grafik tasarım sanatı, sanat ile endüstri arasında köprü kuran; farklı disiplinleri ve teknolojileri bir araya getirerek evrensel bir anlatı dili oluşturan güçlü bir araç olarak öne çıkmaktadır. Grafik sanatlarının sunduğu olanaklar sayesinde sanatçılar, geleneksel unsurları çağdaş bir yorumla yeniden üretmekte ve özgün eserler ortaya koymaktadır. Bu bağlamda hazırlanan çalışmada, Türk halı sanatında yer alan hayvan betileri incelenmiş ve kuş betileri grafik tasarım ilkeleri doğrultusunda stilize edilerek yeniden tasarlanmıştır. Hayvan betileri içerisinde kuş betilerinden elde edilen bilgiler ışığında kuş betisinin yer aldığı özgün tasarımlar grafik tasarım sanatı ile uygulamaya dönüştürülmüştür. Çalışma sonunda 50x50 cm, 60x60 cm ve 40x120cm ebadında 15 adet eser üretilmiştir. Tasarımlar; MDF (Medium Density Fiber board), keçe, misina gibi temel materyallerin özgün biçimde birleştirilmesi sonucunda oluşturulmuştur. Sabit ve düz bir zemin oluşturmak için tasarımların zemininde MDF kullanılmıştır. Yüzeyin üzerine kullanılan keçe ile hem dokuma etkisi verilmiş hem de üç boyutlu görüntü sağlanmıştır. Tabloda bırakılan boşluklar da misina ile sabitlenerek kuşun özgür ve bağımsız yapısı vurgulanmıştır. Yapılan bu çalışmalar sonucunda grafik tasarım sanatı eseri olarak dekoratif tablolar oluşturulmuştur. Tablolarda yer alan kuş betileri endüstriyel tasarımda baskı ve boyama çalışmaları olarak da kullanılabilecek örnekler ortaya çıkarılmıştır. Bu çalışmayla geleneksel Türk el sanatları örneklerinin güncel tasarım sanatları kullanılarak yeni nesillere aktarılması, bu sanat dalına olan ilgi ve alakanın arttırılması hedeflenmiştir.

Kürşat Gökgül
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00

Other supervisors