Theses supervised by Prof. Dr. Semiha Aydın
11 theses · Gazi University
Annelerin 0-2 yaş bebek giysilerinde aradıkları özellikler
Giyim, insanoğlunun var olduğu andan beri bir ihtiyaç olarak kendini göstermiş bir olgudur. İnsan önceleri doğa şartlarından korunmak amacı ile giyinmiş ise de daha sonraları giyim, kişinin kendini ifade etme biçimi haline gelmiştir. Giyim tarihi incelendiğinde modanın sadece yetişkinler için değil, çocuk ve bebekler için de geçerli bir olgu olduğu görülmektedir. Hatta bazı ressamların soylu çocuklarını resmettikleri tablolarda giyimin çocuklar için son derece önemli olduğu anlaşılmaktadır. Giyim çocuklar için de bir tür kendilerini ifade biçimidir. Kendi zevklerince giyinmek, giysilerini kendilerinin seçmesi hem psikolojik hem de sosyal gelişimleri için son derece önemlidir. Bebeklik çağı denilen 0-2 yaş döneminde bebekler giysilerini kendileri seçebilecek yetide olmadıklarından giysi seçimleri ebeveynleri ve hatta daha çok anneleri tarafından yapılmaktadır,Giyim, günümüzde yetişkinler için olduğu kadar bebekler için de önemli bir hal almıştır. Ebeveynler bebekleri için en sağlıklı ve en güzel olanı istemektedirler. Bu nedenle bebeklerinin giyimine kendi giyimlerinden daha fazla önem verdikleri söylenebilir. Hassas ve narin olan bebek cildi için aileler en sağlıklı ve en zararsız ürünleri seçmek istemeleri son derece normaldir. Tüm bu farkındalık ve arayışların annelerin bebek ürünleri üzerine oluşan taleplerini çeşitlendirdiği ve arttırdığı söylenebilir.0-2 yaş dönemi bebeğin en hızlı gelişim ve büyüme gösterdiği dönem olması dolayısıyla hareketleri de yatmaktan, emeklemeye ve son olarak yürümeye kadar gelişip değiştiğinden kullanılan giysiler açısından da en fazla çeşitliliğin bu dönemde yaşandığısöylenebilir. Bu noktada bebek giysisi üreticilerine büyük bir görev düşmektedir. Bebek giysisi üreticilerinin yerli üretim yapmaları için ve ayaklata kalabilmeleri için kapsamlı bir pazar araştırması yapmaları gerekir. Bebek giysisi tüketicileri olan annelerin bebek giysilerinden beklentilerini bilmek sektör için çok önemlidir. Bu araştırma, 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelerin görüşlerine dayanarak bebeklerine aldıkları giysilerden beklentilerini anlamak ve ileride yapılacak olan çalışmalara katkıda bulunmak amacı ile yapılmıştır. Ayrıca bu çalışma tüketici taleplerini araştırması yönüyle sektördeki bebek giysisi üreticilerine de bir kaynak niteliğindedir. Tüm bunlara ek olarak araştırma, annelerin bilinç seviyeleri hakkında da bilgi sahibi olmayı amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda bir veri toplama aracı ile annelerin, bebek giysilerinde dış görünüşe( estetik oluşu, modeli, rengi, üzerindeki baskılar..vb.) verdikleri önem derecesi, kullanım kolaylığı açısından, leke tutmazlık, buruşmazlık, çabuk kuruma, fonksiyonellik, ergonomiklik gibi özelliklere verdikleri önem derecesi, doğal ham maddelerden üretilmiş olması, antibakteriyel olması, organik olması, üretiminde zararlı kimyasalların kullanılmamış olmasına verdikleri önem derecesi, markası ve ürüne ödenen paranın miktarı gibi konulardaki görüşleri alınarak hem talepleri anlaşılmaya çalışılmış hem de bilinç düzeyleri hakkında fikir sahibi olunmuştur.Araştırma, Ankara ilinde gerçekleştirilmiştir. Örneklem grubu, 0-2 yaş arası bebek sahibi annelere daha kolay ulaşabilmek adına, Ankara?nın Çankaya ilçesinde bulunan kreşlerde ve çocuk polikliniklerinde belirlenmiştir. Rastgele yöntemi ile belirlenmiş olan örneklem grubu 250 kişidir. Araştırma sonucunda elde edilmiş olan bulgular Ankara?nın Çankaya ilçesinde yaşayan ve 0-2 yaş arası bebek sahibi olan annelere genellenmiştir. Araştırmanın evrenini Ankara?nın Çankaya ilçesindeki 0-2 yaş grubu anneler oluşturmuştur. Evrenin, Çankaya ilçesinde yaşayan annelerden seçilmesinin sebebi, bu ilçedeki eğitim ve gelir seviyesinin yüksek olması ve alım gücü yüksek potansiyel tüketicilerin bu ilçede oturmasıdır. Bu araştırma sektöre yön gösterecek bulgulara ulaşmayı hedeflediğinden tüketici profilinin bilinçli ve alım gücü yüksek kişilerden oluşması gerekliliği düşünülmüştür. Araştırmadan elde edilen veriler E-views (Econometric Views) istatistik paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Örneklem grubunun demografik özellikleri frekans tabloları halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda elde edilen verilerin yüzde ve frekans dağılımları alınmış, örneklem grubunun demografik özellikleri ile veri toplama aracında yer alan sorulara verdikleri yanıtlar arasında istatistiksel açıdananlamlı bir ilişki olup olmadığını belirlemek için, crosstab (çapraz tablolar) iledeğişkenler arasındaki ilişki durumu analiz edilmiştir.Araştırma sonucunda ulaşılan verilere göre annelerin bebek giysilerine uygulanan ve kullanım kolaylığı yaratan bitim işlemlerini tercih ettikleri, bebek giysilerinin organik olmasını talep etmelerine rağmen, organik ürünleri ve sertifikalarını tanımadıkları, doğal ham maddelerden oluşan tekstil ürünleri kullanmayı beklenen oranda önemsemedikleri ve giysilere uygulanan boya, baskı ve kullanılan zararlı kimyasallar konularında yeterli bilgi birikimi ve farkındalığa sahip olmadıkları görülmüştür.0-2 yaş bebek annelerin, organiklik, ökotex belgesi ve sertifikasyon işlemleri, tekstilde kullanılan zararlı kimyasallar, bitim işlemlerinin gerekliliği ve önemi gibi konularda bilinç düzeyini arttırmak için devlet kurumları, dernekler, topluluklar ve diğer gönüllü kuruluşların iş birliği içerisinde çalışmaları konusunda öneriler getirilmiştir. Anahtar kelimeler; bebek giysileri, organik tekstil, ekolojik tekstil, fonksiyonel bitim işlemleri
Performans yönetim aracı olarak balanced scorecard sisteminin hazır giyim işletmesinde uygulanması ve bir model geliştirme
Bilim, teknoloji, iletişim alanlarında yaşanan hızlı değişim sonucunda stratejik hedeflerle yol almak zorunda kalan hazır giyim sektörü, mevcut pazar koşulları, insan kaynağına dayanan gücü, üretim yapısı nedeniyle karmaşık ve dinamiktir. Maddi varlığı olmayan değerlerin önem kazandığı rekabet koşullarında hazır giyim işletmeleri, somut ve soyut varlıklardan oluşan yapılarını ölçümleyecek performans değerlendirme yaklaşımlarına daha fazla ihtiyaç duymaktadır. Balanced Scorecard örgütlerin stratejisini belirlemesini, bu stratejiyi amaçlar, ölçütler, hedefler ile uygulanabilir adımlara dönüştürmesini ve etkin şekilde uygulanmasını sağlayan çok boyutlu performans yönetim sistemlerinden birisidir.Bu araştırma, değişen pazar koşullarında rekabet üstünlüğü kazanmak isteyen hazır giyim işletmesinde çok boyutlu bir performans ölçüm modeli oluşturmak amacı ile hazırlanmıştır. Nitel özelliğe sahip araştırmada teknik / bilimsel / katılımcı eylem araştırması yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın örneklemini, Ankara'da faaliyet gösteren ve sisteme olumlu yaklaşan bir hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır. Veriler yapılandırılmamış görüşme, gözlem, doküman incelemesi, anket ve beyin fırtınası teknikleri kullanılarak elde edilmiştir.Uygulamanın gerçekleştirildiği hazır giyim işletmesinin geleneksel yapıdaki finansal performans anlayışı, Balanced Scorecard sistem yaklaşımıyla stratejik performans yönetim sistemine dönüştürülmüştür. İşletme yapısı SWOT analizi ile değerlendirilerek misyon, vizyon ve strateji yapılandırılmıştır. Çalışanların görev tanımları oluşturulduktan sonra kritik başarı faktörleri belirlenmiştir. Vizyon ve stratejiye ulaşmak için müşteri, iç süreçler, finansal, öğrenme ve gelişme boyutları kapsamında amaçlar, ölçütler ve hedefler oluşturulmuştur. İşletme için belirlenen amaç ve hedeflerin gerçekleştirilmesine yönelik girişimlerde bulunulmuştur. Kurumsal açıdan işletmenin ve bölümlerin performansları ölçülerek değerlendirmeye alınmıştır. On beş aylık uygulama süresince üç ayda bir olmak üzere beş ölçüm dönemi gerçekleştirilmiştir.Hazır giyim işletmesi için oluşturulan Balanced Scorecard modeli kapsamında, kurum ve bölümler düzeyinde üretim hızı, model çeşidi, kârlılık, verimlilik, müşteri ilişkileri, müşteri ve çalışan memnuniyetleri amaçlarında hedeflere, aynı zamanda stratejiye yönelik başarılı performans artışlarının sağlandığı sonucuna varılmıştır.
Telestia Metoduna Göre Hazırlanan Temel Beden Kalıplarının Telestia metoduna göre hazırlanan temel beden kalıplarının Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arası kadınların beden yapısına uyumu üzerine bir araştırma
İyi giyinmek ve beğenilme arzusu giyimin önemini vurgularken mükemmel giyimin tamamlayıcı ve en önemli unsurunu da kalıp oluşturmaktadır. Vücuda uygun kalıpların hazırlanmasında bazı kuralların öncelikle saptanması gerekmektedir. Kalıp hazırlamanın en önemli koşulu ise sağlıklı ve kullanılacak sisteme uygun ölçü almaktır. İyi bir ölçü almak için öncelikle vücut tiplerini, oranlarını ve ölçüsü alınacak kişinin vücut yapısını ve özelliklerini iyi incelemek gerekmektedir. Önemli olan ise ölçü standardının olması ve bu standardın o toplumun özelliklerini yansıtması gerekmektedir.Tasarım ve kalıpların hazırlanması aşamasında unutulmaması gereken en önemli konu insan vücudunun yapısıdır. Bir giysinin vücuda uygunluğu hazırlanan beden kalıplarının vücut özelliklerine göre hazırlanmasına bağlıdır. Vücut yapısı kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Vücut özellikleri dikkate alınarak hazırlanan kalıplarla elde edilen giysilerin vücut ile tam bir uyum içerisinde olması kaçınılmaz bir sonuçtur.Kadın giyiminde; temel kalıp sisteminin yetersizliği, her firmanın kendi kalıbını kendi ölçülerine göre çıkarması, iki farklı firma arasında, aynı bedenler arasında büyük farklar oluşmasına neden olmaktadır. Bunun sonucu ise ürünlerin halka sunumu sırasında mağaza içi terzi hizmetleri gündeme gelmektedir. Bu durumun emek, zaman ve kalitede sorunlara yol açtığı düşünülürse temel kalıbın ne kadar önemli olduğu ortaya çıkmaktadır.Giyim endüstrisindeki temel amaç, üretilen giysilerin geniş bir kitleye hitap edecek şekilde tasarlanması ve üretilmesidir. Bu da ancak Türk kadınının vücut yapısına ve tiplerine uygun beden ölçüleri ile hazırlanmış kalıplarla mümkün olacaktır.Bu araştırmanın temel amacı; Telestia metoduna göre hazırlanan temel beden kalıplarının Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arası kadınların beden yapısına uyumunu inceleyerek, araştırmada elde edilen veriler sonucunda uyum problemi görülen yerleri belirlemek ve çözüm önerileri geliştirmektir.Araştırmanın evrenini Sinop ilinde yaşayan 18-35 yaş arasındaki kadınlar oluşturmaktadır. Örneklem grubunu evrenden random yolla seçilen 125 Türk kadını oluşturmaktadır.Araştırma verilerinin toplanmasında genel bir tablo hazırlanmış bu tabloda örneklem grubunun kişisel özellikleri (isim, yaş ve doğum yeri ) ve örneklem grubunu oluşturan 125 kişi üzerinden Telestia metoduna uygun olarak alınan ölçülere yer verilmiştir.Telestia metoduna uygun olarak hazırlanan temel beden kalıplarının uyum durumunu tespit etmek için gözlem formları geliştirilmiştir. Her kalıp özelliği için ayrı tablolar oluşturulmuş ve genel tablodan özele doğru gidilmiştir. Örneklem grubunu oluşturan her birey için birebir ölçülerde temel beden ve temel kol kalıpları hazırlanarak Amerikan kumaşla tüm beden olarak dikilmiştir. Dikilen bu giysiler örneklem grubuna giydirilmiştir. Giysilerdeki uyum durumu oluşturulan gözlem formlarına aktarılmıştır. Örneklem grubu üzerinden elde edilen verilerin istatistikî analizleri SPSS 16.0 programı ile yapılarak bulgular tablolar halinde sunulmuştur.Araştırmanın birinci bölümünde; problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, problem cümlesi, alt problemler, sayıltılar, sınırlılıklar ve tanımlara yer verilmiştir. İkinci bölümde; kuramsal çerçevede, anatomik özellikler, vücut oranları, vücut tipleri ve duruşlarına değinilmiştir. Giyimin tanımı ve tarihçesi, ergonomik ve antropometrik açıdan kalıbın tanımı, önemi, kalıp hazırlamada dikkat edilecek noktalar ve kalıp hazırlama tekniklerine yer verilmiştir. Telestia Metodu hakkında bilgi verilirken, metoda göre kadın vücut oranları, kullanılan gereçler, ölçü alma teknikleri, pensli beden kalıbı çizimi ve temel kol çizimi anlatılmıştır. İlgili araştırmalar bölümünde ise bu konu ile ilgili olarak yapılan araştırmalara yer verilmiştir. Araştırmanın üçüncü bölümünde de materyal, yöntem açıklanmış, veri toplama araçları ve veri analizlerine yönelik bilgiler verilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde bulgular ve yorumlarda araştırma sonuçları tablolar halinde sunulmuştur.Araştırma sonucunda elde edilen verilere göre Telestia Metodu ile hazırlanan kadın temel beden kalıplarının araştırmanın örneklem grubunu oluşturan 125 Türk kadınına büyük ölçüde uyum sağladığı görülmüştür. Bulguların tartışılmasıyla teze yönelik öneriler geliştirilmiştir.Araştırma raporunda bu bölümü Kaynakça ve Ekler bölümleri takip etmektedir.
Moda tasarımı eğitiminde tasarımların değerlendirilmesine yönelik bir ölçme aracı geliştirme
Moda tasarımı alanında yükseköğretim kurumları, lisans programları ile moda giyim sektörünün ihtiyaç duyduğu, moda tasarımcılarını yetiştirmeyi hedeflemektedir.Eğitimde, mevcut uygulamaların hedeflere ulaşmada etkililiğinin, öğrencilerde istendik davranışların gerçekleşip gerçekleşmediğinin, gerçekleşti ise ne derecede gerçekleştiğinin belirlenmesi, varsa sorunların belirlenerek çözümlenmesi, başarıların ise güdülenmesi ve geliştirilerek sürdürülmesi, etkili bir ölçme ve değerlendirmeyi gerektirmektedir.Tasarımın ve dolayısı ile tasarım eğitiminin, anlaşılması en güç kavramlardan birisi olan yaratıcılık üzerine temellenmesi; tasarım problemlerinin fikir, çizim ya da ürün olarak sonsuz sayıda doğru cevabının oluşu; bu doğru cevapları üretmede çok boyutlu becerilerin bir arada kullanılması gereği, ölçme ve değerlendirmeyi güçleştirmektedir. Çok boyutlu, karmaşık becerilere dayanan tasarım performansının, kağıt kalem testleri olarak adlandırılan ölçme yaklaşımları ile ölçülmesi olanaksızdır. Bu durum, tasarım eğitiminde ölçmeyi, alternatif ölçme yöntemi olan performans ölçmenin konusu haline getirmektedir. Performans ölçmede en çok kullanılan ölçme araçları ise rubric/dereceleme ölçekleri, puan kartı ya da kontrol listesidir.Tasarım eğitiminde stüdyo dersleri, tasarım problemlerini çözmede öğrencilerin, tasarım ile ilgili öğrendikleri tüm bilgi ve becerileri bir arada kullanmaları gereken, tasarım programlarının sentez dersleridir. Son sınıf stüdyo dersleri ise öğrenim düzeyinin en yüksek olduğu, dolayısı ile tasarım problemlerini çözmede, öğrencilerin performanslarını en yüksek düzeyde göstermelerinin beklendiği derslerdir. Bu derslerin final sınavları (dönem sonu sınavları), tasarım sürecinin tamamlandığı ve öğrencilerin tasarıma yönelik performanslarının bir bütün olarak ölçüldüğü sınavlardır. Final sınavlarında, en önemli performans boyutları ise iki ve üç boyutlu ürünlerdir. Bu doğrultuda, bu araştırmanın temel amacını, moda tasarımı eğitimi veren yükseköğretim kurumlarında, performans ölçme araçları, ölçütler ve ölçme yaklaşımlarının belirlenmesi; moda tasarımı eğitiminin, son sınıf stüdyo derslerinde, öğrenci performansının önemli boyutlardan bir tanesi olan tasarımları, ölçme ve değerlendirmede bir ölçme aracının geliştirilmesi oluşturmuştur.Bu araştırma, amaca ulaşmada izlenen yol ve yeni bir ölçme aracı önermesi ile bir Eylem Araştırmasıdır. Araştırma örneklemini, Türkiye'de bulunan ve ölçüt örneklem yöntemi ile belirlenen, altı üniversitede görev yapan 22 öğretim elemanı ve ölçme aracı niteliklerini belirleme çalışmalarına katılan son sınıf stüdyo dersi öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma verilerinin elde edilmesinde, nicel ve nitel veri toplama teknikleri bir arada kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerinin çözümlenmesinde istatistiksel analiz yöntemleri, nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi uygulanmıştır.Moda tasarımı eğitiminin stüdyo derslerinde, ölçme yaklaşımı olarak daha çok jürili yaklaşımın benimsendiği; final sınavının en önemli performans boyutunu iki ve üç boyutlu ürünlerin oluşturduğu; üç boyutlu ürünlere yönelik performans ölçütlerinin, yaratıcılık temel ölçütü altında, özgünlük, yenilik-farklılık, temaya uygunluk, hedef kitleye uygunluk, estetik, fonksiyonellik, üretim kalitesi, koleksiyon mantığına uygunluk, endüstri üretimine uygunluk olduğu, araştırma bulguları doğrultusunda ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Ayrıca, geliştirilen ölçme aracı uygulanarak, güvenirlik, geçerlik ve kullanışlılık nitelikleri test edilmiştir. Bu testler sonucunda aracın, kabul edilebilir niteliklere sahip olduğu belirlenmiştir.
Büyük bedenli genç kızların giysi tercihlerinde tasarımdan beklentileri (15-20 yaş arası)
Temel ve fizyolojik ihtiyaçlardan biri olan giyinme, vücudu iç ve dış etkenlerden koruma ve rahatlık sağlamanın yanında bireyin kendini topluma kabul ettirmesi ve beğeni kazanması açısından da önem taşımaktadır. İnsanların imkanları doğrultusunda gerçekleştirmeye çalıştıkları iyi ve özenli bir giyim, işlevsel olduğu kadar, vücuda uyum sağlayan ve güzel bir görünüm sergileyen giysilerle mümkün olmaktadır.Giysiler, bireylerin duygularının, kişilik özelliklerinin, düşüncelerinin ve yaşam tarzlarının aynasıdır.İnsan yapısı; genetik yapıları, yaşam bölgeleri, beslenme düzeyleri ve diğer sosyo-ekonomik koşulların etkisi ile toplumlara göre farklılık göstermektedir. Bu farklılıklar vücut ölçülerini etkilediği için hazır giyimle de doğrudan ilgilidir.Büyük beden giysi tasarımı, obez insanların modaya uygun işlevsel, estetik ve ergonomik özellik taşıyan giysilere yönelik talepleri hazır giyim üreticileri tarafından saptanması ile büyük gelişme göstermiştir. Aynı zamanda büyük beden giysi üretimi, tüketici talebinin karşılanması ve pazarın karlılığı bakımından önem taşımaktadır.Büyük bedene yönelik üretim yapan firmaların , tüketicilerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için, büyük bedendeki fiziksel farklılıkları ve farklı vücut tiplerini göz önüne alarak tasarımlarına ve tüm üretim sürecine yansıtması gerekmektedir. Taleplerin tam olarak karşılanabilmesi için büyük bedenin ergonomik yapı ve ölçülerinin iyi bilinmesi ve tasarımlarda doğru olarak kullanılmasının uygun olduğu ifade edilebilir.Bu çalışma betimsel bir araştırma olup ; ?Büyük bedenli genç kızların giysi tercihlerinde tasarımdan beklentileri ? araştırılmıştır. Büyük beden giysi tüketicisi genç kızların karşılaştıkları sorunları belirlemek amacı ile hazırlanan anket formu Ankara ilinde yaşamakta olan 15- 20 yaş arasındaki genç kızlara uygulanmıştır.Anket formundan elde edilen veriler bilgisayar ortamına aktarılarak SPSS paket programında verilerin frekans ve yüzde değerleri ve alınmıştır.Sonuçlar incelendiğinde büyük beden tüketicisi genç kızların alt ve üst giysi gruplarında model ve kalıp kaynaklı problemler yaşadığı görülmektedir. Bu sorunların yaşanmaması ve sorunların asgariye indirilebilmesi için önerilerde bulunulmuştur.
Tedarik zinciri yönetiminde bilgi sistemleri ve deri hazır giyim sektörüne bir yazılım önerisi
Günümüzde birçok işletme, rekabet üstünlüğü elde etmede işletmeler arası ilişkilerin önemini anlamış ve yeniden yapılandırmaya önem vermeye başlamışlardır. Bu yapılandırma sürecinde Tedarik Zinciri Yönetimi önemli bir yere sahiptir. Tedarik zinciri yönetimi; tedarikçilerden son kullanıcıya kadar malzeme akışının kontrolü ve planlanmasıyla ilgili bütünleşmiş bir yaklaşımdır. Tedarik Zinciri Yönetimiyle, işletmelerde hizmet düzeyinin ve kalitesinin artırılması, verimlilik ve hızın artırılması, malzeme/stok kayıtlarında kontrol düzeyinin yükseltilmesi, müşteri beklentilerinin zamanında ve doğru olarak karşılanması sağlanır.Bu araştırmada; deri hazır giyim işletmesinin, hammadde ve yardımcı malzeme deposu bilgilerinin bütünleşik bir veri/bilgi sistemi desteğiyle yönetilmesini, tedarikçi ve müşteri zincirini tamamlayan, aynı zamanda stokların kontrolünü sağlayan bir yazılım oluşturmak hedeflenmiştir. Araştırmada, betimsel araştırma yönteminden `Vak'a İncelemesi' uygulanmıştır. İzmir'de Ege Deri Sanayicileri Derneğine kayıtlı orta ölçekli bir deri hazır giyim işletmesi örneklem olarak seçilmiştir. Depo yazılımı için gerekli verilerin toplanmasında yapılandırılmamış görüşme formu kullanılmıştır. Görüşme formu ile elde edilen bulgular doğrultusunda yazılım modeli hazırlanmıştır.Yazılımın hazırlanmasında Visual Studio Net ve Access veri tabanı kullanılmıştır. Yazılımın görsel tasarımına karar verilebilmek için taslak program hazırlanmıştır. Taslak olarak hazırlanan program, uzman ve işletme yetkilisi görüşleri doğrultusunda yeniden yapılandırılmıştır. Hazırlanan yazılım sayesinde işletme, hem tedarikçi hem de müşteri bilgilerini oluşturabilecek, tedarikçiden gelen malzemelerin giriş ve kullanılan malzemenin çıkış işlemlerini yapabilecek, tüm malzemelerin stok bilgilerine kolaylıkla ulaşılabilecektir. Ayrıca; giriş ve çıkış işlemi yapılan tüm malzemelerin stok hareketlerini, stok raporlarını gün, ay ve yıl olarak da takip edebilmektedir.A işletmesi; hazırlanan depo yazılımıyla, aldığı bilgi teknolojileri desteğiyle mevcuda göre çok daha hızlı ve doğru stok bilgilerine ulaşabilecektir. Böylece; işletmenin yıllık depo sayımlarında meydana gelen işgücü kayıplarını, hız kayıplarını, stok raporlarının oluşturmada ve doğru bilgiye ulaşmadaki bekleme sürelerini ortadan kaldırarak verimliliğinin artmasında katkı sağlayacağı bir model önerilmiştir.Anahtar Kelimeler: Tedarik Zincir Yönetimi, Depo Yazılımı, Deri Hazır Giyim Sektörü
Hazır giyim sektöründe üretim kalitesini arttırmaya yönelik işlem bilgi kartı geliştirme model önerisi (kadın pantolonu örneği)
Hazır Giyim Sektöründe bir ürünün tasarlandığı özelliklere, kalite kriterlerine, moda-marka stratejilerine uygun bir şekilde üretilebilmesi ve üretim sürecinde doğru ve çabuk iletişim sağlanması için, giysi özelliklerinin, ölçülerinin, detaylarının, çeşitli sembollerle ve çizim teknikleriyle tanımlanmasının önemli olduğu düşünülmektedir.Hazır giyim işletmelerince teknik çizimin geometrik prensiplerini bilmek, iyi bir kalıp çıkartmak, prova yapmak ve giysinin dikim emirlerini hazırlamak için gerekli görülmektedir. Giysinin hatasız ve kısa zamanda üretilebilmesi için kullanılan teknik çizimler; giysinin üç boyutlu hale getirilebilmesi için, iki boyutlu bir geometrik şekil hesaplama ve uygulama sürecidir.Teknik çizim prensiplerini bilmek ve uygulama becerisine sahip olmak, teknik çizim araç-gereçlerini tanımak ve kullanabilmek tasarım sürecinin ve üretim sürecinin optimal düzeyde işleyişini kolaylaştırmada önemlidir.Hazır giyim işletmelerinde; ürün kalitesi ve verimliliği arttırmak için çalışma talimatlarının, teknik çizim esaslarına göre hazırlanması ve işlemlerin, yazılı ve resimli tanımlar kullanılarak detaylandırılması için öneri geliştirmek araştırmanın temel amaçlarından birisidir. Araştırma sonuçları doğrultusunda, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere bazı öneriler sunulmuştur ayrıca örnek bir ürün (Kadın pantolonu) için ulaşılan bulgular doğrultusunda uygulama önerisi geliştirilmiştir.Bu araştırmada, hazır giyim sektöründe üretim yapan hazır giyim işletmelerinin işlem bilgi kartlarını kullanma durumları, üretim bilgilerini çalışanlara hangi yöntemlerle ilettikleri, kullandıkları yöntemlerde yaşadıkları sorunlar, işlem bilgi kartlarını en çok kullandıkları bölümler, kartların hazırlandığı bölümler, kullanmayan işletmelerin kullanmama sebepleri belirlenmeye çalışılmıştır.Araştırmanın evrenini; Türkiye Odalar ve Borsalar birliğine kayıtlı, İstanbul'da üretim yapan 2401 ve Ankara'da üretim yapan 108 tekstil, dokumadan mamül hazır giyim işletmesi oluşturmaktadır.Araştırmanın örneklemini; araştırmaya katılmayı ve anketleri cevaplamayı kabul eden, her iki şehirden rasgele seçilen, İstanbul il sınırları içinde üretim yapan 69, Ankara il sınırları içinde üretim yapan 41 hazır giyim işletmesi olmak üzere toplam 110 işletme oluşturmaktadır.Araştırmanın kapsamına bağlı olarak öncelikle teknik çizimin kuramsal ve teorik temelleri araştırılmıştır. Ayrıca hazır giyim sektöründe işlem tanımları ve üretim sürecinin teknik çizimle tanımlanmasının önemi, hazır giyim sektöründe üretimin önemi, üretim-verimlilik ve üretim-kalite ilişkisi kavramları araştırılmıştır.Araştırma süreci; bilgi işlem kartlarının, hazır giyim sektöründe bazı işletmelerde kullanıldığını bazı işletmelerde ise kullanılmadığını göstermiştir. Buna bağlı olarak anketler kullanan ve kullanmayan hazır giyim işletmeleri için ayrı ayrı düzenlenmiş, konu ile ilgili yaşanan problemler ve işletme içi kullanılan iletişim araçları ve bu araçlarla üretimde yaşadıkları sorunlar belirlenmeye çalışılmıştır. İmalat sanayi inin çeşitli alanların da kullanılan ve üretimde her bir operasyonu tanımlamaya yönelik hazırlanan işlem bilgi kartlarının hazır giyim işletmelerinde kullanılmama nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca araştırmaya katılan ve teknik doküman kullanan, belgelerin verilmesini kabul eden işletmelerden gerekli belgeler toplanmıştır.Araştırmaya katılmayı kabul eden işletmeler kapsamında belirlenen örneklem grubundan toplanan veriler doğrultusunda ulaşılan bulgular değerlendirilerek, hazır giyim işletmelerinin işlem bilgi kartlarını kullanma durumları, üretim bilgilerini çalışanlara hangi yöntemlerle ilettikleri, kullandıkları yöntemlerde yaşadıkları sorunlar, işlem bilgi kartlarını en çok kullandıkları bölümler, kartların hazırlandığı bölümler, kullanmayan işletmelerin kullanmama sebepleri, ayrıca işletmelerin kullandıkları dokümanlar incelenerek yoğun olarak kullandıkları bilgiler gerekli istatistiksel analizler yapılarak ilgili tablolara dökülmüştür.Bu araştırma sonuçları doğrultusunda, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren işletmelere bazı öneriler sunulmuştur ayrıca örnek bir ürün için ulaşılan bulgular doğrultusunda uygulama önerisi geliştirilmiştir.
Makyöz-makyör olarak çalışanların mesleki yeterliklerinin belirlenmesi
Günümüzde sosyal, ekonomik, kültürel, siyasal ve teknolojik alanlardaki gelişim ve değişmeleri birbirinden ayrı düşünmek ve algılamak oldukça zordur. Belirli bir sektörel alandaki gelişmeler, kendi dışındaki alanları da etkilemektedir. Bireylerin ve toplumsal yapının gelişmesi eğitsel, bilimsel ve teknolojik sistemler ile sağlanmaktadır. Günümüzde sektörel alanların gerektirdiği iş bölümü ve uzmanlaşma mesleki yeterlikleri ön plana çıkarmaktadır. Sektörün ihtiyaç duyduğu işgücünün yetiştirilmesinde ana kaynak olarak kabul edilen mesleki eğitimde kalite ve standardizasyon mesleki yeterliklere sahip yüksek performanslı işgücüyle sağlanabilir. Mesleki Eğitimin en temel öğesi durumunda bulunan öğrencilere; eğitim süreçleri sonunda kazandırılan mesleki yeterliklerin en iyi şekilde belirlenmesi gereklidir. Mesleki eğitimin verimliliği öğrencilere kazandırılan, bilişsel, devinişsel ve duyuşsal alanlara ilişkin mesleki yeterliklerin en üst düzeyde olmasına bağlıdır. Bu araştırmada DACUM yöntemi ile kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının mesleki yeterliklerine dayalı modül eğitim programı oluşturulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın konu bakımından evrenini, makyaj alanını oluşturan; a. Güzelleştirici-Düzeltici Makyaj ? Temel Makyaj ? Objektif makyaj ? Kamuflaj Makyaj ii b. Özel Amaçlı Makyaj ? Plastik Makyaj ? Karakter Makyaj ? Özel Efekt Makyajı c. Kalıcı Makyaj oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise; ?Güzelleştirici-Düzeltici Makyaj? oluşturmaktadır. Araştırma Kasım 2005 tarihinde Prof. Dr. Semiha Aydın'ın yönlendirmiş olduğu, alanında uzman on beş kişiden oluşan DACUM grubu tarafından; mesleki yeterlikler ve yeterliklerle ilgili diğer unsurları ortaya konulmuştur. Araştırma bulguları aşağıda özetlenmiştir: 1- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Mesleki Becerilere? ilişkin; 12 ana yeterliliğe ait 35 alt yeterlikten oluşan ?Yeterlik Tablosu? DACUM grubu tarafından oluşturulmuştur. 2- Kozmetik sektöründü Makyöz-Makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Mesleki Bilgilere? ilişkin; 13 ana konu başlığı DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 3- Kozmetik sektöründe Makyöz-Makyör olarak çalışan meslek elemanının kullanması gereken ?Araç-Gereç ve Ekipmanlara? ilişkin; 50 adet araç-gereç ve ekipman DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 4- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının sahip olması gereken ?Tutum ve İş Alışkanlıklarına? ilişkin; 16 adet, tutum ve iş alışkanlığı DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. 5- Kozmetik sektöründe makyöz-makyör olarak çalışan meslek elemanının ?Geleceğe Yönelik Eğilimlerine? ilişkin; 5 ana konu DACUM grubu tarafından belirlenerek listelenmiştir. Yapılan araştırma sonucunda elde edilen mesleki yeterlikler doğrultusunda Güzelleştirici-Düzeltici makyaj uygulayan meslek elemanının Modül Eğitim Programı oluşturulmuştur.
Hazır giyim sektöründe temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirme
Hazır giyim üretimi genel bir sınıflandırmayla, model tasarımından başlayıp, kalıp tasarımı, kesim, dikim, ütü, kalite kontrol ve sevkiyat gibi birçok bölümden meydana gelen bir süreçtir. Bu bölümlerin her biri ise, birbirine bağımlı olmasına rağmen ayrı teknik ve teknolojilerle çalışması açısından farklılıklar göstermektedir. Dolayısıyla farklı bölümde çalışan kişilerinde farklı eğitimlere, kişisel özelliklere, iş sorumluluklarına ve bilgi-beceriye sahip olması beklenmektedir. Bu durum çalışanlara ödenecek ücretlerin belirlenmesinde eşitlik sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu çalışma, hazır giyim sektöründe objektiflik ve eşitlik ilkesine göre temel ücretin belirlenmesine yönelik bir model geliştirmek amacı ile planlanıp yürütülmüştür. Objektif bir ödeme sistemi; devletin ve sendikaların minimum isteklerini karşılayabilmeli, iş görenin eğitimi, yeteneği ve deneyimi ile uyumlu olmalı, işletmenin ödeme gücü ile uyumlu olmalı, güvenceli olmalı, etkin ve verimli çalışma için iş görenleri motive edebilmeli ve iş görenler tarafından anlaşılır ve kabul edilebilir düzeyde olmalıdır. Ücretlerin belirlenmesinde objektifliğin yanı sıra önemli olan diğer bir ölçüt ise eşitlik kavramıdır. İşletmede çalışanlara ödenmekte olan ücret düzeyi, diğer işletmelerde benzer işlerde çalışanlar ile eşit olmalı, aynı işletmede farklı işlerde çalışanların iş zorluk düzeylerine göre eşitlik sağlanmalı ve yine aynı işletmede aynı işi yapanlar arasında eşitlik korunmalıdır. Bu çalışma ile, çok farklı niteliklerde ve genellikle kalifiye olmayan elemanın istihdam edildiği hazır giyim sektöründe ücretlerin adil dağılımını sağlamak için iş değerleme tekniğine göre ücret sistemi kurulması ile eşit işe eşit ücret ödemesinin sağlanabilmesi hedeflenmiştir. Çalışma için büyük ölçekli bir hazır giyim işletmesi seçilmiştir. îş değerlemesinde puan yöntemine göre temel ücretlerin belirlenmesi amacı ile bu işletmenin üretim bölümünde çalışan kişiler için uygulamalı bir çalışma yapılmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin analizleri yapılarak, işIll sınıfları oluşturulmuş ve işlerin birbirlerine göre nispi değerlerinin tespit edilmesinde kullanılacak olan iş tanım ve iş gerekleri formları hazırlanmıştır. Hazır giyim üretim sürecinde gerçekleştirilen işlerin birbirlerine göre zorluk düzeylerinin tespit edilmesinde iş değerlemede puan yöntemi hazır giyim üretim sürecinde yer alan işler için uygulanmıştır. Uygulama aşamasında; hazır giyim üretim aşamasında yapılan işlerin zorluk düzeylerini belirlemek amacı ile işlerin birbirlerine göre nispi değerini ortaya koyacak temel ve alt faktörler belirlenmiştir. Faktörler "faktör karşılaştırma yöntemine" göre ağırlıklandırılmıştır. Her faktörün ağırlık düzeyi işlerin zorluk düzeyini belirlemede etkili olacağından faktör puan planında kullanılacak puan dizisi istatistik! yöntemle seçilmiştir. En uygun puan dizisinin seçiminde işlere ödenmekte olan ücretler bağımlı değişken, puan dizileri bağımsız değişken olarak kabul edilip çoklu regresyon analizi yapılmıştır. İstatistiki yöntemle seçilen faktör puan planına göre işler puanlanarak iş değerleme formları düzenlenmiştir. İş değerlemesi sonuçlarına göre, istatistiki yöntemlerle işletmede ödenmekte olan ücretler dikkate alınarak ödenmesi gereken temel ücretler tespit edilmiştir. Bu çalışmanın sonucunda, hazır giyim üretim sürecinde iş analizleri ile 12 iş sınıfı tespit edilmiştir. Çalışan kişilerin bağlı bulundukları birimlerin aynı yada yaptıkları işler birbirlerine yakın olmalarına rağmen, kullandıkları makine ve teçhizat, eğitim veya tecrübe düzeylerinde farklılıklar olduğu görüldüğünden, ücret adaleti sağlamada temel ücretlerin belirlenmesi için model önerisi getirilmiştir. Bu modeli uygulamaya koyacak hazır giyim işletmeleri, temel ücretlerin belirlenmesiyle ulaşılan sonucu, işe alma, işten çıkarma, terfi kıdem, performans ölçümü, başarı değerleme, toplu sözleşmelerde ücret anlaşmalarında performansa dayalı ücret modeli kurma ve yerleştirmede ve en önemlisi işletme içi ve işletme dışı ücret dengesini kurmak amacıyla kullanılabilecektir.
Hazır giyim işletmelerinin tedarikçi firma seçiminde bütünleşik irdeleme yöntemimin uygulanması
Üretim sektörünün karşı karşıya olduğu başlıca problem ürünlerindekullanacağı hammadde ve malzemeleri hangi firmalardan temin edeceğidir. Ürününbüyük bir kısmını oluşturan hammadde ve malzemenin istenen kalitede olması isetedarikçi seçimi ve değerlendirilmesinin önemini de beraberinde getirir. Üretimişletmeleri satış giderlerinin % 70'ini hammadde ve malzeme alımı için harcarlar. Buda satın almada tedarikçi seçiminin mali önemini vurgulamaktadır.Sağlıklı bir şekilde tedarikçi seçimi yapabilmek için işletme, önemli kriterleritek tek değil bir bütün olarak incelemelidir. Yani bir tedarikçi firmanın yalnızcafiyatına bakılarak satınalma yapılamaz. O firmanın ürünlerinin kalitesi, zamanındateslim edip etmemesi, tasarımlarının özgünlüğü vb. kriterlerinin bir bütün olarak elealınması gerekir. Dolayısıyla bir tedarikçi firmanın kalitesi bütün bu özellikleriyerine getirip getirmediğiyle ölçülür. Tedarikçi firmalar işletmenin ilgilendiğiniteliklere göre değerlendirilip puanlandırılmalı ve birbirleriyle kıyaslanabilmelidir.Bütünleşik irdeleme analizi; daha çok yeni bir ürün, gözden geçirilen bir ürünya da hizmetin niteliklerini belirlemek, fiyatların oluşturulmasına yardımcı olmak,satış düzeyini veya kullanım düzeyini tahmin etmek ve yeni bir ürün önermekamacıyla kullanılmaktadır. Bütünleşik irdeleme yönteminin en önemli özelliğinitelikleri nicel olarak karşılaştırmasıdır.Bu araştırmada, hazır giyim işletmelerinin tedarikçilerini seçebilmeleri vedeğerlendirebilmelerine yönelik kesikli ve çok ölçütlü bir yaklaşım olan bütünleşikirdeleme yönteminin uygulanışı incelenmiştir. Hazır giyim firmalarınıntedarikçilerinde aradığı en önemli özellikler ortaya konmuş ve önceliklerine göresıralamaları ile tedarikçi puanlama modeli kurulmuştur.Elde edilen sonuçlara göre hazır giyim işletmelerinin tedarikçi seçiminde ençok önem verdikleri kriter %18,85 ile İstenilen zamanda gelmesidir. Bunu %15,82ile Bozuk malda zararı giderme hizmeti takip etmektedir. Diğer sonuçlar önemderecelerine göre sıralanmıştır.
Hazır giyim sektöründe bayan etek-ceket üretiminde uygulanan iş akışlarının incelenmesi
ÖZET Bu çalışmada Türk ekonomisinde, gerek yarattığı istihdam gerekse sağladığı döviz girdisiyle önemli bir yere sahip olan hazır giyim sektöründe bayan etek-ceket üreten bir işletmede iş akışı incelenmiştir. Bu araştırmada betimsel araştırma tekniklerinden vaka incelemesi yöntemi kullanılmış, veriler Ankara'da faaliyet gösteren etek-ceket üretimi yapan orta ölçekli bir hazır giyim işletmesinden toplanmıştır. İşletmede önce üretim yapısı ile ilgili gözlem yapılmış, inceleme konusu ürünün üretilmesinde kullanılan mevcut işlemlerin akışı belirlenmiştir. Bunun yanı sıra, etek-ceket dikim sürecinin nasıl işlediğini göstermek üzere MPM tarafından hazırlanan standart iş akım şeması (malzeme tipi) hazırlanmıştır. Ayrıca ürünün üretim sırasında işlemler arası mesafeler, makine ve donanım belirlenmiştir. Mevcut fabrika yerleşiminde, ürünün mevcut akış mesafeleri ve iş akım semasıyla elde edilen veriler değerlendirilmiş, daha sonra önerilen iş akım şeması ve fabrika yerleşim planı hazırlanmıştır. Etek dikim sürecinin mevcut durumdaki kat ettiği mesafe 507,30 metre iken önerilen durumda 403,97 metreye çekilmiştir. Sonuç olarak etek-dikim sürecinde işlemler arası mesafe 103,33 metre azaltılmıştır. Ceket dikim sürecinin mevcut kat ettiği mesafe 908,29 metredir. İşlemler arası mesafe 640,24 metreye çekilmiştir. Böylece ceket dikim sürecindeki mesafe 268,05 metre azaltılmıştır. Böylece etek-ceket ürün tipindeki fabrika yerleşim planlamasında optimum mesafeyle maksimum verimliliği sağlayacak yerleşim sağlanmaya çalışılmıştır. Fabrika yerleşiminde, kullanılmayan alanların aktif hale dönüştürülmesi, etek-ceket akışındaki mesafelerin minimize edilerek, akışı kolaylaştırmak ve geri dönüşümleri en aza indirerek, ürüne göre düz hat makine yerleşimi önerilmiştir. Araştırmaya konu edilen ürünle ilgili satandart zaman ve üretim sırasındaki mesafelerin belirlenmesi, işletmede hizmet ve üretimi sağlamak için optimum personel sayısı tespitinde, üretim planlamasında, maliyet tahminlerinde, üretilen ürünün sipariş teslim tariMerinin saptanmasında fayda sağlayacağı umulmaktadır.