Theses supervised by Prof. Dr. Serdar Orhan
12 theses · Fırat University
Miyofasial ağrı sendromlu bireylerde kronik egzersizin ağrı, depresyon ve yaşam kalitesine etkisi
Miyofasial ağrı sendromlu bireylerde kronik egzersizin ağrı, depresyon ve yaşam kalitesine etkisini araştırmak amacıyla yapılan bu çalışmaya, 32 ile 57 yaş aralığında fizik tedavi ve rehabilitasyon tedavisi almak üzere polikliniğe müracaat eden, MAS tanısı konulan ve normal rutin fizik tedavi rehabilitasyon programı uygulanan hastalardan gönüllü katılım sağlayan 20 birey katıldı. Çalışmaya katılan bireylere önce ultrason (US), transkutanöz elektiriksel sinir stimülasyonu (TENS) ve hotpack (HP); sonrasında ise baş-boyun ve üst ekstremite güçlendirme egzersizleri, germe ve postur egzersizlerinden oluşanrutin fizik tedavi programı fizyoterapist kontrolündeuygulandı. Rutin fizik tedavi program 3 hafta süresince haftada 5 gün 90 dakika olacak şekilde toplamda 15 seans dizayn edildi. MAS'lı bireylere kronik egzersiz öncesi ve sonrası; Vizüel Analog Skalası (VAS), Boyun Dizabilite Indeksi (NDI), Kinezyofobi Ölçeği(Tampa), BournemouthBoyun Anketi (BBA), Nottingham Sağlık Profili (NSP), Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) ve Pittsburgh Uyku Kalitesi İndeksi (PUKİ)ölçekleri ön test ve son test olarak uygulandı. Çalışma sonucunda; erkek bireylerin daha düşük düzeyde ağrı şikayet sürelerine sahip oldukları, bireylerde uygulanan rutin fizik tedavi ve egzersiz programının beden kitle indeksi, ağrı şiddeti, hareketle ağrının artması, yaralanma korkusu ve ağrı sebebiyle hareketten kaçınma davranışlarınıolumlu yönde azalttığı,fizyoterapi ajanlarıyla birlikte boyun ağrısının azalmasında ve klinik olarak iyileşmede etkili olduğu, elektroterepi ajanları iledepresyon düzeyinin azalmasında anlamlı katkılar sağladığı, uyku bozukluğunun düzelmesi ve uyku kalitesinin iyileşmesinde,algılanan sağlık statüsünün ve günlük yaşam aktivitelerindeki etkinliğinin artmasında etkili olduğugörüldü. Sonuç olarak; MAS'lı hastalarda uygulanan tedavi ve egzersizin olumlu yönde iyileşme sağlandığı söylenebilir. Anahtar kelimeler: Miyofasial ağrı sendromu, kronik egzersiz, depresyon, yaşam kalitesi
Beden eğitimi öğretmenlerinde COVID-19' a yakalanma kaygı ve korkusunun yaşam kalitesine etkisi
Covid-19 Pandemisi ile ev karantiları başlamış ve okullar da eğitim öğretim uzaktan eğitim ile devam etmiştir. İnsanlığa korku ve kaygı yaşatan bu virüs eğitim camiasını da etkilemiştir. Bu çalışmanın amacı; beden eğitimi ve spor öğretmenlerinin covid-19'a yakalanma kaygısı ve korkusunun yaşam kalitesine etkisinin incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Elazığ ilinde görev yapan 341 beden eğitimi öğretmeni oluştururken, örneklemini 159 beden eğitimi öğretmeni oluşturdu. Beden eğitimi öğretmenlerine; demografik özelliklerin sorgulandığı 13 maddeden oluşan Kişisel Bilgi Formu, 16 maddeden oluşan Sporcuların Yeni Tip Koronavirüse Yakalanma Kaygısı Ölçeği, 7 maddeden oluşan Covid-19 Korkusu Ölçeği ile 27 maddeden oluşan Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Ölçeği Kısa Formu uygulandı. Elde edilen veriler istatistik paket programında değerlendirildi, bağımlı gruplarda 2 İndependent Sample, bağımsız gruplarda Kruskal Wallis H, korelasyon analizleri için Sperman korelasyon testi uygulandı. P<0.05 istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışmada beden eğitimi öğretmenlerinin ortalamanın üzerinde Covid-19'a yakalanma kaygısı, orta düzeyde Covid-19 korkusu ve yüksek düzeyde yaşam kalitesine sahip oldukları görüldü. Cinsiyet, sosyal izolasyon şartlarına uyum, pandemi sürecinde kendini riskli durumda görme ve kronik hastalık değişkenlerlerine göre Covid-19'a yakalanma kaygısı puanlarında; cinsiyet, mesleki deneyim, sosyal izolasyon şartlarına uyum, pandemi sürecinde kendini riskli durumda görme ve Covid-19 enfeksiyonu olan akraba değişkenlerlerine göre Covid-19 korkusu puanlarında; mesleki deneyim, maske mesafe hijyen kuralına uyum, pandemi sürecinde kendini riskli durumda görme ve Covid-19 enfeksiyonu geçirme değişkenlerlerine göre yaşam kalitesi puanlarında anlamlı farklılık bulundu. Yaş, medeni durum, eğitim durumu, ikamet yeri ve sigara kullanımı değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık bulunmadı. Sonuç olarak beden eğitimi öğretmenlerinde, Covid-19'a yakalanma kaygısı ve korkusu arttıkça yaşam kalitesinde düşüş olduğu, mesleğe yeni başlayanlarda ve sosyal izolasyon şartlarında dışarı çıkmayı sorun etmeyenlerde daha az hissedilen Covid-19 korku ve kaygısının kendini riskli grupta gören ve kronik bir hastalığa sahip olan bireylerde yükseldiği, maske mesafe hijyen kuralına uyumun ve hastalığa yakalanmamanın yaşam kalitesinin artmasında etkili olduğu söylenebilir.
Türkiye taekwondo poomsea ve paralimpik milli takım sporcularının COVID-19'a yakalanma kaygısı ve korku düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Çin'de ortaya çıkan ve kısa süre içerisinde tüm dünyaya yayılarak pandemi olarak nitelendirilen "Covid-19" salgını tüm dünyda olduğu gibi ülkemizde de görülmüş ve toplumun tüm kesimlerinde kaygı ve korkulara neden olmuştur. Covid-19 salgının yayılmasını önleyebilmek amacıyla çeşitli tedbirler alınmış ve bu durum toplumsal kaygıların ve korku düzeyinin artmasına neden olmuştur. Bu raştırmada da Türkiye taekwondo poomsea ve paralimpik milli takım sporcularının covid-19'a yakalanma kaygısı ve korku düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini Türkiye'de 15-65 yaş arasıtaekwondo poomsea ve paralimpik milli takım sporcuları oluştururken örneklemi ise basit örnekleme yöntemi ile seçilen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan 75 poomsea milli takım sporcusu ve 25 paralimpik milli takım sporcusu olmak üzere toplam 100 sporcu oluşturmaktadır. Taekwondo sporcularına demografik özelliklerin belirlendiğikişisel bilgi formu,Yeni Tip Koronavirüse (Covid-19) Yakalanma Kaygısı Ölçeği veCovid-19 Korkusu Ölçeği uygulanmıştır. Veri toplama araçlarından elde edilen veriler SPSS paket programına aktarılarak değerlendirilmiştir. Verilerin istatistiksel analizinde tanimlayıcı değerler sayı, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma ile belirtilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmada kategorik değişkenler için Pearson ki kare testi, sürekli değişkenler için T testi ve independet sample test kullanılmıştır. Korelasyon analizleri için Pearson ve Sperman korelasyon testi uygulanmıştır. Araştırmada poomsea milli takım sporcularının %56,0'sının pandemi sürecinde kendilerini riskli grupta görmediklerini ifade ettikleri belirlenirken paralimpik milli takım sporcularının %56'sının ise kendilerini pandemi sürecinde riskli grupta gördükleri; hem poomsea hem de paralimpik milli takım sporcularının covid 19'a yakalanma kaygısı puan ortalamalarının ortalamanın üzerinde olduğu; benzer şekilde her iki gruptaki sporcuların Covid-19 korkusu puan ortalamalarının orta düzeyde olduğu ve bu iki grubun kaygı ve korku puan ortalamalarının istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak; Covid-19'un toplumun tümünde olduğu gibi takewondo sporcularında da bir korku ve kaygı durumunun oluşmasına neden olduğu; korku ve kaygı düzeylerinin sporcuların hem spor yaşantılarında hem de günlük yaşamlarında olumsuz birtakım durumların ortaya çıkmasına neden olduğu söylenebilir.
Pandemi kısıtlamaları sürecinde polis memurlarının beslenme alışkanlıkları ile fiziksel aktivite düzeylerinin değerlendirilmesi
Bu çalışmanın amacı, pandemi kısıtlamaları sürecinde polis memurlarının beslenme alışkanlıkları ile fiziksel aktivite düzeylerinin demografik değişkenler aracılığıyla değerlendirilmesidir. Araştırmanın evrenini Eskişehir ilinde görev yapan 2253 polis memuru oluştururken, çalışma örneklemini Eskişehir il merkezinde görev yapan 22-55 yaş arasında 485 polis memuru oluşturdu. Katılımcılara demografik özelliklerin sorgulandığı Kişisel Bilgi Formu, Diyet Davranışı Formu ile Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu (UFAA- KF) uygulandı. Polislerin % 89,9 nun erkek, % 52,8 nin 26-30 yaş aralığında, % 48,5 nin 71-80 kg aralığında, % 62,3 nün BKİ normal aralıkta, % 51,8 nin bekar, % 68,9 nun lisans öğrenim düzeyinde, % 61,4 nün 1-5 yıllık mesleki deneyime sahip, % 56,3 nün covid-19 enfeksiyonu geçirmediği, % 68,9 nun covid-19 enfeksiyonu geçiren akrabası olduğu, % 92,0 nin kronik bir hastalığının olmadığı, % 59,6 nın kendisini riskli grupta görmediği tespit edildi. Polislerin covid-19 kısıtlamaları sürecinde günlük yaşamda meydana gelen değişimler incelendiğinde; cinsiyet, beden kitle indeksi, medeni durum, mesleki deneyim, covid-19 enfeksiyonu olma durumu, covid-19 enfeksiyonu olan akraba, kronik hastalık ve kendini riskli grupta görme değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulundu. beslenme alışkanlıklarında meydana gelen değişimler incelendiğinde; cinsiyet, yaş, beden kitle indeksi, mesleki deneyim, covid-19 enfeksiyonu olma durumu, covid-19 enfeksiyonu olan akraba, kronik hastalık ve kendini riskli grupta görme; fiziksel aktivite düzeyinde meydana gelen değişimler incelendiğinde; covid-19 enfeksiyonu olma durumu, covid-19 enfeksiyonu olan akraba ve kendini riskli grupta görme değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunurken diğer değişkenlerde anlamlılık bulunmadı. Sonuç olarak yapılan bu çalışmada polis memurlarının pandemi döneminde beslenme alışkanlıklarında ve fiziksel aktvitelerinde olumlu ve olumsuz değişimlerin gözlemlendiği söylenebilir.
Futbolcularda ek ağırlıkla yapılan pliometrik antrenmanların bazı fiziksel ve fizyolojik özellikler ile kronik kas hasarına etkisi
Futbolcularda ek ağırlıkla yapılan pliometrik antrenmanların bazı fiziksel ve fizyolojik özellikler ile kronik kas hasarına etkisinini araştırmak amacıyla yapılan bu çalışmaya; yaşları 19-28 arasında değişen ve en az 6 yıl futbol oynayan toplam 36 erkek futbolcu gönüllü olarak katıldı. 12 futbolcu ek ağırlıklı pliometri grubunu, 12 futbolcu ağırlıksız pliometri grubunu ve 12 sporcu kontrol grubunu oluşturdu. Çalışmada yer alan bütün futbolculara, hazırlık ve ara kamplar da dahil olmak üzere toplamda 36 hafta süresince haftada 6 gün, önceden belirlenmiş standart futbol teknik ve taktiklerini içeren antrenman programı uygulandı. Deney gruplarına hazırlık döneminin ikinci haftasından sonra, takım halinde uygulanacak olan standart futbol antrenman programı içerisinde, vücut ağırlığının %1'i kadar ek ağırlık kullanılarak (Ek Ağırlıklı Grup) ve ek ağırlık kullanılmadan (Ağırlıksız Grup) uygulanan pliometrik antrenman programı, 8 hafta süresince haftada 1 gün 20 dakika olacak şekilde dizayn edildi. Kontrol Grubuna ise sadece standart futbol teknik antrenman programı uygulandı. Bazı fiziksel ve fizyolojik ölçümler ile futbol becerilerine yönelik teknik testler antrenman programından 1 hafta önce ve 12 hafta sonra, kan ölçümleri ise ilk ve son antrenmanın hemen öncesi ve sonrasında yapıldı. İstatistiksel analizler, SPSS 10.0 paket programında normallik sınamasına göre t-testi, ANOVA ve çoklu karşılaştırma testleri ile yapıldı. Antrenman programı sonucunda ek ağırlıklı grubun; mekik, yoyo ve yatay sıçrama değerlerinde anlamlı artışlar tespit edilirken;10 m. sürat, 20 m. sürat, 30 m. sürat, top ile sol ayak dripling, ilinous çabukluk, VKİ ve yağ % değerlerinde anlamlı azalmalar bulundu (p<0,05). Ağırlıksız grubun; mekik, yoyo ve dikey sıçrama değerlerinde anlamlı artışlar tespit edilirken; 30 m. sürat, top ile sağ ayak dripling, top ile sol ayak dripling, ilinous çabukluk ve yağ % değerlerinde anlamlı azalmalar bulundu (p<0,05). Gruplararası karşılaştırmada ek ağırlıklı ve ağırlıksız pliometrik çalışmalarının; mekik, yoyo, dikey sıçrama, 10 m sürat, 30 m sürat, top ile sağ ayak dripling ve top ile sol ayak dripling değerlerinde daha fazla gelişme sağladığı kaydedilirken, anaerobik ortalama güç değerindeki düşüklük anlamlı bulundu (p<0,05). Yaş, futbol yaşı, boy, kilo, esneklik, anaerobik peak ve ortalama güç ile laktat dehidrogenaz ve kreatine kinaz değerlerinde antrenman öncesi ve sonrası anlamlı farklılık görülmedi (p>0,05). Sonuç olarak, futbolcularda ek ağırlıkla yapılan pliometrik antrenmanların bazı fizyolojik özellikler üzerinde olumlu etkileri bulunduğu, fiziksel özellikler ile kas hasarı üzerinde etkisinin olmadığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, pliometrik, ek ağırlık, kas hasarı.
Diyarbakır ilinde fitness salonlarına giden bireylerin beslenme alışkanlıklarının ve besin destek ürünlerini kullanma durumlarının incelenmesi
Teknolojinin gelişmesi, hareketsiz bir yaşama ve dolayısıyla sağlık problemlerinde artışa sebep olurken, insanların spor yapma gereksinimlerini ve spor salonlarının sayısı oldukça arttırmıştır. Diyarbakır ili de bu gelişmelerden etkilenmiştir. Yemek kültürü, beslenme alışkanlıkları ve besinsel destek ürünlerine yaklaşımlar bölgesel farklılık gösterebilmektedir. Bu nedenlerle, bu çalışma akademik açıdan önemli olduğu ve bir boşluğu dolduracağı kanaatiyle yapılmıştır. Bu çalışmanın amacı, Diyarbakır ilinde fitness salonlarına giden bireylerin; beslenme alışkanlıkları, antrenman öncesi ve sonrası yiyecek ve sıvı tüketimleri ve besin destek ürünü kullanımlarının incelenmesidir. Bu çalışmada, genel tarama modelinde anket yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini, 2019 yılında Diyarbakır ilinde faaliyet gösteren 10 farklı fitness salonuna üye olan toplam 5369 birey temsil ederken, örneklemini ise fitness salonuna üye bireyler arasından basit rastgele örnekleme yöntemiyle seçilen 598 erkek 208 kadın toplam 806 gönüllü katılımcı oluşturmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacının kendisi tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu ile Yücel (2017) tarafından geliştirilen Beslenme Alışkanlıkları ve Destek Ürünü Kullanım anketi kullanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizlerinde; frekans analizi, Shapiro-Wilk ve Kolmogorov-Smirnov normallik testleri, Pearson r ve Spearman rho testleri kullanıldı, anlamlılık düzeyi p<0,05 kabul edilmiştir. Araştırma sonunda; antrenman öncesi ve sonrası yemek tüketim süreleri, antrenman öncesi ve sonrası tüketilen yemek türleri, antrenman öncesi ve sonrası sıvı tüketimi ve son olarak beslenmeye dikkat etme ve besin destek ürünü kullanımı arasındaki ilişkileri istatistiksel açıdan anlamlı bulunurken, ana ve ara öğün sayıları arasındaki ilişki ise anlamlı bulunmamıştır. Sonuç olarak, spor salonlarına giden bireylerin önemli bir bölümünün yeterli ve düzenli beslenmediği ve bir uzmana danışmadan besin destek ürünü kullandıkları söylenebilir. Anahtar kelimeler: Besin, Beslenme, Besin Destek Ürünü, Fitness
Adölesan basketbol oyuncularında core stabilizasyon egzersizlerinin dripling hızı ile şut ve turnike yüzdesine etkisi
Bu çalışmanın amacı, adölesan basketbol oyuncularında core stabilizasyon egzersizlerinin dripling hızı ile şut ve turnike yüzdesine etkisinin belirlenmesidir. Bu çalışma; Elazığ Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Basketbol Kulübü sporcularından yaşları 15-18 arasında değişen ve en az üç yıl basketbol oynayan toplam 40 erkek sağlıklı ve gönüllü sporcunun katılımıyla gerçekleştirilecektir. Araştırmaya katılacak sporcular basit randomizasyon yöntemi ile deney ve kontrol gruplarına ayrılacaktır. Çalışmada yer alan bütün sporculara, 6 hafta süresince haftada 3 gün (Pazartesi, Çarşamba ve Cuma) 90 dakika önceden belirlenmiş rutin basketbol antrenman programı uygulanacaktır. Deney grubu sporcularına rutin basketbol antrenman programına ek olarak core stabilizasyon egzersiz programı uygulanacak, 6 hafta süresince haftada 3 gün 11-15 dakika olacak şekilde dizayn edilecektir. Kontrol grubuna ise sadece standart basketbol antrenman programı uygulanacaktır. Tüm sporcularda; fiziksel özelliklerini içeren (yaş, basketbol yaşı, boy, vücut ağırlığı) ve basketbol performansı özelliklerini içeren (yüksek dripling, şut, turnike) testler öntest ve sontest olarak uygulanacaktır. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri, istatistik paket programında normallik sınamasına göre antrenman öncesi ve sonrası gelişim farklılıklarının tespiti için bağımlı gruplarda eşleştirilmiş t-testi ve bağımsız gruplarda t-testi ile 0,05 önem seviyesinde yapılacaktır.
COVİD-19 pandemi sürecinin elit kickboks sporcularının salgın hastalık kaygıları, diyet davranışları ve fiziksel aktivite düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi
Bu araştırmada; Covid 19 pandemi sürecinin elit kickboks sporcularının salgın hastalık kaygıları, diyet davranışları ve fiziksel aktivite düzeyleri üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evrenini; Türkiye Kickboks Federasyonunun 2021 yılında gençler ve büyükler kategorilerinde Milli takım seçmelerine katılabilme hakkı elde eden 4370 sporcu oluşturmaktadır. Örneklemini ise Avrupa ve Dünya kickboks şampiyonasına katılan gençler kategorisinde 68 ve büyükler kategorisinde 102 sporcu olmak üzere toplam 170 milli elit kıckboks sporcusu oluşturmaktadır. Araştırmada katılımcılara; Kişisel Bilgi Formu, Salgın Hastalık Kaygı Ölçeği, Diyet Davranış Formu ile Uluslararası Fiziksel Aktivite Anketi Kısa Formu uygulanmıştır. Verilerin analizinde istatistik paket programı kullanılmış, istatiksel olarak p<0,05 anlamlı olarak kabul edilmiştir. Elde edilen bulgular ışığında; elit kıckboks sporcularının covıd-19 kısıtlamaları sürecinde erkeklerin kadınlara göre kapalı alanlarda geçirdikleri sürede artış olduğu, lise eğitim durumuna sahip sporcuların ekran karşısında daha fazla vakit geçirdiği, zayıf beden kitle indeksine sahipolanların kilolarında herhangi bir değişimin olmadığı; sporcuların yarıdan fazlasının salgın hastalık kaygısının olmadığı yada az kaygılı olduğu, salgın hastalık kaygısının sporcuların uyku süresini değiştirmediği, erkeklerde kadınlara göre sabah kahvaltısındaki besin miktarının ve sebze tüketiminin arttığı,bekarların daha fazla cips ve çerez gibi gıdaları tükettiği,lise eğitim düzeyine sahip sporcuların sabah kahvaltısı ile akşam yemeklerinde tüketilen besin miktarının arttığı,beden kitle indeksi zayıf sporcuların sabah kahvaltısında tükettikleri besin miktarlarınnın arttığı ve sporcuların yarısından fazlasının yüksek düzeyde fiziksel aktivite düzeyine sahip oldukları anlamlı bulunurken, diğer değişkenlerde anlamlılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak; elit kıckboks sporcularının pandemi döneminde salgın hastalık kaygılarının düşük fiziksel aktivite düzeylerininin yüksek olduğu, kısıtlamalar sürecinde kapalı alanda ve ekran karşısında geçirilen sürenin diyet davranışlarını etkilediği, genç ve ileri yaşlarda ana öğüne yönelimin arttığı, pandemi sürecinin milli düzeydeki sporcuların fiziksel aktivite düzeyini etkilemediği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Covid, Salgın Hastalık Kaygısı, Diyet, Fiziksel Aktivite, Kickboks.
Futbolcularda ip merdiveni ile basamak merdiveni çalışmalarının teknik ile bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklere etkileri
Bu araştırmanın amacı; futbolcularda ip merdiveni ile basamak merdiveni çalışmalarının teknik ile bazı fiziksel ve fizyolojik özelliklere etkilerinin araştırılmasıdır. Bu çalışma; yaşları 18-25 arasında değişen ve en az dört yıl sporcu özgeçmişine sahip, 2022-2023 sezonunda aktif olarak futbol oynayan toplam 30 gönüllü sporcunun katılımı ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcular random yöntemi ile İp Merdiveni (n=10), Basamak Merdiveni (n=10) ve Kontrol (n=10) gruplarına ayrıldı. İp merdiveni ve basamak merdiveni sporcularına, 1 hafta hazırlayıcı ip ve basamak merdiveni antrenmanından sonra, hazırlık ve müsabaka dönemi kapsayan 12 hafta süresince haftada 3 gün ip merdiveni ve basamak merdiveni çalışmalarını içeren antrenman programı ile beraber teknik antrenman uygulandı. Kontrol grubu sporcularına ise 12 hafta süresince haftada 3 gün yalnız teknik antrenman uygulandı. Tüm sporcularda; antropometrik, motorik ve futbol beceri performansı özelliklerini içeren testler öntest ve sontest olarak uygulandı. Elde edilen verilerin istatistiksel analizleri istatistik paket programında p<0.05 anlamlılık seviyesinde değerlendirildi. Araştırmanın bulgularına göre; antrenman öncesi ve sonrası ip merdiveni grubunda 10m sprint, 20m sprint, 30m sprint, esneklik, durarak uzun atlama, çeviklik, kafa ile top sektirme, tüm vücut ile top sektirme değerlerinde; basamak merdiveni grubunda vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, 10m sprint, 20m sprint, 30m sprint, esneklik, dikey sıçrama, çeviklik, kafa ile top sektirme, pas, kaleye duran top şut, kaleye hareketli top şut değerlerinde; kontrol grubunda vücut ağırlığı, vücut kitle indeksi, durarak uzun atlama, sağ-sol ayak ile top sektirme, tüm vücut ile top sektirme, kaleye duran top şut değerlerinde anlamlı farklılık görüldü (p<0,05). Gruplararası karşılaştırmalarda antrenman öncesi ve sonrası motorik ölçüm değerlerinden 10m sprint ve çeviklik değerlerinde ip merdiveni grubunun kontrol grubuna göre, esneklik değerlerinde basamak merdiveni grubunun kontrol grubuna göre ve futbol beceri değerlerinden sağ-sol ayak ile top sektirme değerlerinde basamak merdiveni grubunun ip merdiveni grubuna göre anlamlı farklılık gösterdiği görüldü (p<0,05). Sonuç olarak futbol antrenmanları ile futbol antrenmanlarında ip merdiveni ve basamak merdiveni uygulamalarının sporcuların motorik özellikleri ile bazı futbol beceri performanslarının gelişimlerine katkı sağlayabileceği, ip merdiveni çalışmalarının hız ve çeviklik kazanımında, basamak merdiveni çalışmalarının ise esneklik kazanımında etkili olabileceği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Futbol, İp Merdiveni, Basamak Merdiveni, Futbol Becerileri
Yüzücülerde terabant antrenmanının bazı fiziksel ve fizyolojik özellikler ile yüzme performansına etkisi
Bu araştırmanın amacı; yüzücülerde terabant antrenmanının bazı fiziksel ve fizyolojik özellikler ile yüzme performansına etkisinin araştırılmasıdır. Bu çalışma; yaşları 8-12 arasında değişen ve en az bir yıl sporcu özgeçmişine sahip, 2022-2023 sezonunda aktif olarak yüzme sporu yapan toplam 20 gönüllü sporcunun katılımı ile yapılmıştır. Çalışmaya katılan sporcular random yöntemi ile deney ve kontrol gruplarına ayrıldı. Çalışmada yer alan bütün sporculara, 12 hafta süresince haftada 4 gün (Salı, Perşembe, Cumartesi ve Pazar) 90 dakika standart yüzme antrenman programı uygulanmıştır. Deney grubu sporcularına standart yüzme antrenman programına ek olarak terabant antrenman programı uygulandı. 12 hafta süresince haftada 3 gün 30-45 dakika olacak şekilde dizayn edildi. Kontrol grubuna ise sadece standart yüzme antrenman programı uygulandı. Tüm sporcularda; fiziksel ve fizyolojik özelliklerini içeren ve yüzme performansı özelliklerini içeren testler öntest ve sontest olarak uygulandı. Elde edilen verilerin istatistik analizleri SPSS 23.0 paket programında p<0.05 anlamlılık seviyesinde yapıldı. Araştırmanın bulgularına göre deney grubunun; boy, kulaç uzunluğu, göğüs çevre, biceps çevre, önkol çevre, bel çevre, kalça çevre, üst bacak çevre ve baldır çevre, kontrol grubunun; boy değerinde, gruplar arası karşılaştırmada; boy, göğüs çevre, biceps çevre, önkol çevre, üst bacak çevre öntest sontest anlamlı, ağırlık, bel çevre, kalça çevre, baldır çevre sontest değerlerinde anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Deney grubunun; flamingo denge, otur-uzan esneklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama, kontrol grubunun; flamingo denge, otur-uzan esneklik, durarak uzun atlama, dikey sıçrama değerlerinde anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Deney grubunun 15m, 25m, 50m mesafeleri sırasıyla yüzme sürelerinde, kulaç sayısında, ayak sayısında, kontol grubunun; 15m, 25m, 50m mesafeleri sırasıyla yüzme sürelerinde, kulaç sayısında, ayak sayısında, gruplar arası karşılaştırmada; 15m mesafenin ayak sayısının öntest sontest, 15m mesafenin yüzme süresinin sontest değerlerinde anlamlı farklılık bulundu (p<0.05). Sonuç olarak yüzme antrenmanları ve yüzme antrenmanlarında terabant kullanımının sporcuların fiziksel, fizyolojik ve yüzme performans gelişimlerine katkı sağladığı söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Yüzme, Terabant Antrenmanı, Yüzme Performansı
Akademik personelin spor farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve demografik özelliklere göre incelenmesi
Bu çalışmanın amacı, akademik personelin spor farkındalık düzeylerinin belirlenmesi ve demografik özelliklere göre incelenmesidir. Araştırmanın evrenini Malatya İnönü Üniversitesinde görev yapan 1536 akademik personel oluştururken, örneklemini araştırmaya dahil edilme kriterlerine uyan ve araştırmaya katılmayı kabul eden 520 akademik personelden gönüllü katılım sağlayan 155 akademik personel oluşturdu. Bu çalışmada katılımcıların kişisel bilgilerinin yer aldığı araştırmacının kendisi tarafından oluşturulan 10 maddelik Kişisel Bilgi Formu ile spor farkındalığını belirlemeye yönelik geliştirilen ve 30 maddeden oluşan Spor Farkındalık Anketi uygulandı. Elde edilen veriler istatistik paket programında değerlendirildi, p<0.05 istatiksel olarak anlamlı kabul edildi. Çalışma sonunda; akademik personelin %59,4'nün erkek, %69'nun evli, %37,4'nün 29-40 yaş aralığında, %27,1'nin Arş.Gör., %52,9'nun sosyal bilimler alanında çalıştığı, %31,6'sının 21 yıl ve üzeri mesleki deneyime sahip, %52,3'nün gelirinin giderine denk olduğu, %37,4'nün çocuğunun olmadığı, %31'nin izleyici, %31'nin ise hem katılımcı hem izleyici olduğu, %64,5'nin ailesinde spor yapan birey olduğu tespit edildi. Akademik personellerin spor farkındalık düzeylerinin erkeklerde kadınlara göre anlamlı yüksek olduğu, 29-40 yaş aralığında diğer yaş aralıklarına göre anlamlı düşük olduğu, spora katılımda hem katılımcı hem izleyici olanlarda diğerlerine göre anlamlı yüksek olduğu ve ailesinde spor yapan birey bulunanların spor yapan birey bulunmayanlara göre anlamlı yüksek olduğu görüldü. Medeni durum, gelir düzeyi, çocuk sayısı, mesleki deneyim, akademik unvan ve görev yapılan fakülte değişkenlerine göre anlamlı farklılık bulunmadı. Sonuç olarak; cinsiyet, yaş ve spora katılımın spor farkındalığının artmasında ya da azalmasında etkili olduğu söylenebilir.
COVİD-19 geçirmiş profesyonel futbolcuların hemogram, biyokimya parametreleri ve solunum fonksiyon testi değerlerinin incelenmesi
Bu çalışma Covid-19 geçirmiş profesyonel futbolcularda Covid-19 enfeksiyonunun ve antrenmanın hemogram, biyokimya ve solunum fonksiyon testi parametrelerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini yaşları 18-37 arasında değişen benzer beslenme alışkanlığına sahip her müsabakadan 2 gün önce (MG-2) Sağlık Bakanlığı'na bağlı kuruluşlar ile Sağlık Bakanlığı tarafından akredite olan laboratuvarlarda yaptırılan Covid-19 PCR testi pozitif çıkan, bu süreçte herhangi bir medikal tedavi almayan ve karantina sonrası PCR testi negatife dönen 30 gönüllü erkek futbolcu oluşturmaktadır. Çalışmada yer alan bütün futbolculara, toplamda 6 hafta süresince haftada 4 gün, önceden belirlenmiş standart futbol teknik ve taktiklerini içeren antrenman programı uygulandı. Araştırmada futbolcuların sezon öncesi genel sağlık tarama testlerinde bakılan hemogram, biyokimya ve solunum fonksiyon testi parametreleri ile aynı parametrelerin Covid-19 geçirdikten ve 6 haftalık antrenman programı uygulandıktan sonra ölçüldü. Araştırmada elde edilen bulgulara göre futbolcuların hemogram parametrelerinden EOZ, HCT, HGB, PCT, RBC ve WBC değerlerinin yükseldiği, MONO değerinin ise düştüğü tespit edilmiştir. Biyokimya parametrelerinden Glukoz, Albumin, NA, Trigliserid değerlerinde düşüş olduğu, AST, Ferritin, LDL, K değerlerinde ise yükseliş olduğu tespit edilmiştir. Solunum fonksiyon testi parametrelerinde ise FVC, FEV1, FEV1/FVC ve PEF değerlerinde düşüş olduğu tespit edildi. Sonuç olarak Covid-19 enfeksiyonunun özellikle solunum yollarını tutan bir enfeksiyon olduğu için akciğer kompanzasyonunun azalmasına bağlı sporcuların genel olarak akciğer kapasitelerinde bir düşüşe yol açtığı, viral enfeksiyonlara benzer olarak hemogram tetkikinin enfektif parametrelerinde yükseliş olduğu, biyokimya parametrelerinde ise akut faz reaktanlarında enfeksiyon haline bağlı artış, esas olarak doku beslenmesinde görevli parametrelerde ise tüketime bağlı bir azalma olduğu söylenebilir.