Theses supervised by Prof. Dr. Sevinç Gülseçen

17 theses · İstanbul University

DoctorateOpen AccessTR

Web tabanlı uygulamalarda siteler arası betik çalıştırma (XSS) zafiyetinin denetlenmesi için öğrenen bir sistem geliştirilmesi

XSS saldırısı, en eski Web uygulaması saldırılarından birisi olmasına rağmen, web uygulama geliştirme sürecinde gereken güvenlik önlemlerinin alınmaması nedeniyle, XSS açıkları halen popüler uygulamalar da dahil birçok uygulamada zafiyet oluşturmakta ve XSS sürekli, "OWASP (Open Web Application Security Platform) İlk On Web Uygulaması Güvenlik Riski" sıralamasında yerini almaktadır. Literatürde 2002'den 2019'a kadar XSS hakkında yapılmış çalışmalar incelendiğinde, araştırmaların yalnızca istemci veya sunucu taraflı XSS çözümlerine odaklandığı görülmektedir. Son yıllarda XSS saldırılarını önlemek için makine öğrenmesi tekniklerini benimseyen araştırmaların sayısı artmış ve bu tekniklerin bilinmeyen saldırıları tespit etmede daha etkili olduğu görülmüştür. Çalışmanın ilk bölümü, XSS ile ilgili genel bilgileri içerecek şekilde giriş mahiyetindedir. İkinci bölümde Web, XSS, bilgi güvenliği ve makine öğrenmesi hakkındaki genel literatür ile ilişkili teknik bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise makine öğrenmesi teknikleri ve belirlenen özellik setleri ile örnek veri setleri üzerinde makine öğrenmesi algoritmaları uygulayan öğrenen bir sistem geliştirilmiş ve sonuçları tartışılmıştır.

Makine öğrenmesi yöntemleriSiber güvenlikSiber saldırı+1
Halil Özgür Baktır
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Harezmi eğitim modeli uygulama verisinin metin madenciliği teknikleriyle değerlendirilmesi

Harezmi Eğitim Modeli (HEM) 2019-2020 öğretim yılında İstanbul genelinde 411 okulda 4195 öğrencinin katılımıyla, 32 haftalık bir süreç boyunca uygulanmıştır. Öğrencilerin ders süreçlerini değerlendirmeleri amacıyla deneyimlerine yönelik farkındalıklarını açık uçlu sorulardan oluşan bir forma yansıtmaları istenmiş, çalışma kapsamında ise bu verilerin anlamlandırılması amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda Gizli Dirichlet Ataması (Latent Dirichlet Allocation – LDA) yöntemi kullanılarak veri içerisindeki gizli desenler ortaya çıkarılmıştır. Ders ortamından alınan "Ne yaptın?" (S1), "Ne öğrendin?" (S2) ve "Ne hissettin?" (S3) başlıklarına sahip üç derleme ait konu sayıları Perplexity (şaşkınlık) ve Röder vd. (2015) tarafından CV olarak isimlendirilen başarım değerlerine göre tespit edilmiş ve veri modellenmiştir. S1 derleminde bulunan 63938 belge için model 54 konu sayısında 2000 tekrarda eğitilmiş ve 0.73 tutarlılık değerine ulaşılmıştır. S2 derleminde bulunan 69482 belge için ise model 47 konu sayısında 2000 tekrarla eğitildiğinde 0.79 tutarlılık değerine ulaştığı görülmüştür. S3 derleminde bulunan 36465 belge için model 54 konu sayısında 2000 tekrarda eğitilmiş ve 0.70 tutarlılık değerine ulaşılmıştır. Yorum uzunluğuna göre yapılan analizlerde tüm derlemler için en uzun yorumları ortaokul öğrencilerinin yazdıkları, liselilerin sonraki en uzun yorumları yazdıkları ve ilkokul öğrencilerinin en kısa yorumları yazdıkları görülmüştür. S3 derlemi üzerinde yapılan sözlük tabanlı duygu kutbu analizlerinde ise ilkokul öğrencilerinin yorumlarının en yüksek seviyede olumlu olduğu, bu durumun liseye doğru gidildikçe tersine döndüğü görülmüştür. S1 konu etiketleri incelendiğinde 5E öğretim modeli basamakları (dikkat çekme, keşfetme, açıklama, derinleştirme, değerlendirme) ve o basamaklara ek olarak "bilgi işlemsel düşünme (computational thinking)" basamağının da alan uzmanları tarafından etiketlendiği görülmüştür. S2 sorusu konu etiketleri incelendiğinde derslerin genel olarak çevre, bilgi işlemsel düşünme ve problem çözme konularına odaklandığı değerlendirilebilir. S3 derlemi bulguları değerlendirildiğinde ise öğrencilerin temel duyguların dışında temel değerleri de duygu olarak yansıttıkları değerlendirilmiştir. Tez kapsamında metin madenciliği ön işlem ve modelleme metotları derinlemesine analiz edilmiş ve bir yol haritası ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ortaya çıkarılan veri setiyle gerçekleştirilen çalışma sonucunda gerek konu modelleme gerekse sonrasında yapılan keşifsel analizlerde ortaya çıkan bulgular öğrencilerin bakış açısıyla derste ne işlendiğini ve öğrencilerin duygu durumlarını ortaya koymakta olduğundan ortaya çıkarılan gizli örüntülerin bu alanda yapılacak gelecek çalışmalara temel olacağı düşünülmektedir.

Duygu analiziEğitim bilimleriHarezmi Eğitim Modeli+1
Ali Çimen
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Videolarda derin öğrenme yaklaşımları ile anormal durum tespiti ve boyut indirgeme sistemi

Kurum ve kuruluşlarda, videolarda anormal durumların tespit edilmesi için genellikle güvenlik kamera sistemleri kullanılmaktadır. Güvenlik kamera sistemlerinin yönetilmesinde ise güvenlik personeli kaynağı kullanılmaktadır. Güvenlik personellerinin dikkati ve takibatları sayesinde, güvenlik kamerası sistemlerindeki video görüntülerinde anormal bir durum tespit edilip gerekli müdahaleler yapılmaktadır. Güvenlik personeli kaynağının insan olması sebebiyle sahip olmaları gereken dikkat ve takibatlarını, fizyolojik, biyolojik ve ruhsal gibi birçok insani yapı etkilemektedir. Güvenlik kamerası videolarının anlık takip edilmesinin yanı sıra depolanması da oldukça önemlidir. Videolarda detaylı analiz işlemleri ve hukuki takibatının yapılabilmesi için videoların kayıt edilmesi ve depolanması gerekmektedir. Güvenlik kamera sistemlerindeki video kayıtlarının depolanmasında geçmişe dönük zamansal artış doğrudan sistemin kullanışlığını, güvenirliğini ve beraberinde dezavantajlı bir durum olan sistemin maliyetini artırmaktadır. Bu tez çalışması iki aşamalı olarak planlanmıştır. Birinci aşamada, videolardaki anormal durumların, derin öğrenme tabanlı ve insani yapılardan etkilenmeyen bilgisayarlı görüntüleme teknikleri ile tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu aşamadaki çalışma neticesinde, anlık video görüntülerinde anormal durumlardan otomatik silah, bıçak ve şiddet tespiti sistemi yapılmıştır. Bu çalışma Covid-19 pandemisi dönemlerinde yapıldığından, videolarda anormal durum tespit işlemlerinin yapılabilmesi için gerçekleştirilen model eğitimlerinde veri kümeleri anonim ve telif hakkı içermeyen internet ortamlarından, YouTube görüntülerinden ve açık kaynak erişimli olan akademik çalışma veri kümelerinden derlenmiştir. Deneysel çalışmalarda derin öğrenme tabanlı, görüntü işleme tekniklerinden YOLOv4, YOLOv5, YOLOX ve YOLOR modelleri kullanılmıştır. En yüksek başarım değeri, YOLOR modeli ile % 97,6 olarak elde edilmiştir. Şiddet tespiti için ise, EfficientDet D0-D7, YOLOv5 ve Faster R-CNN modeli uygulanmış ve en iyi başarı değeri EfficientDET D0-D7 modeli ile %94,1 elde edilmiştir. Bu tez çalışmasının ikinci aşamasında, güvenlik kamerası video kayıt görüntülerinde anormal durumların sınıflandırılması ve görüntülerin depolamasında boyut indirgenmesi çalışması yapılmıştır. Görüntü sınıflandırması için veri kümeleri, tezin birinci aşamasındaki anormal durum algılanması ve tespitinde olduğu gibi anonim telif hakkı içermeyen veri kümelerinin derlemesinden oluşturulmuştur. Bu sınıflandırma işlemleri için derin öğrenme temelli önceden eğitilmiş derin ESA mimarilerinden AlexNet, GoogleNet, VGG16, VGG19, SqueezeNet, Inception, ResNet18 ve ResNet50 ile TSA mimarilerinden LSTM ve GRU kullanılmıştır. Anormal durumlardan silah ve bıçak sınıflandırılması işleminde en iyi başarım değeri ince ayar yaklaşımına dayalı eğitilmiş VGG16 modeli ile elde edilmiştir. Şiddet sınıflandırılması çalışmasında en iyi başarım değeri ise AlexNet modeli ile %100 doğruluk skoru elde edilmiştir. Boyut indirgeme çalışması için, tezin ikinci aşamasında yapılmış olan sınıflandırma verileri ve temel görüntü işleme teknikleri ile video resim çerçeveleri farkları hesaplanarak özgün boyut indirgeme modeli üretilmiştir. Bu model, kullanıcıların rahatlıkla kullanabilmesi, kurum ve kuruluşların gereksinimlerine göre hassasiyetinin kontrol edilmesi ve sistem sorumlusunun teknik destek verebilmesi gibi ayrıntılar dikkate alınarak geliştirilmiştir. Bu sistem, insan bilgisayar etkileşimine uygun olarak Matlab AppDesigner platformu aracılığıyla tasarlanmıştır Bu tez çalışmasında, şiddet, silah ve bıçak tespitine ve sınıflandırılmasına dayalı deneysel çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca, bu deneysel çalışmaların uygulanabilir bir hale getirilmesi ve görüntülerin depolamasında kazanç elde edilebilecek özgün bir boyut indirgeme sistemi geliştirilmiştir. Bu çalışmalar neticesinde video sistemlerinde anlık ve görüntü arşiv kayıtlarında analiz işlemlerinde kullanılmak üzere şiddet, silah ve bıçak tespiti ve sınıflandırma çalışmaları başarı ile gerçekleştirilmiştir. Görüntülerde anlık tespit çalışmaları, güvenlik kamera sistemlerine direk olarak bağlanıp kullanılabilmektedir. Gerçekleştirilen arşiv görüntü analizi çalışmaları ise, bu çalışmaya özgü insan bilgisayar etkileşimleri kuralları gözetilerek hazırlanan görüntü analizi ve boyut indirgeme sistemine bağlanmıştır. Bu çalışmada, gerçekleştirilen özgün boyut indirgeme sistemi sayesinde hareketsiz ortamlarda % 10 ile %40 arasında kazanç sağladığı gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, bu tez çalışmasında bütün amaç ve hedefler başarılı bir şekilde yerine getirilmiştir.

Boyut indirgemeBıçakDerin öğrenme+3
Mehmet Tevfik Ağdaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Görsel içeriklerdeki örtük bilginin göz izleme tekniği ile ortaya çıkarılması

Göz izleme tekniği, görsel öğelerin incelenmesi sırasında bireylerin görsel üzerindeki uyaranlara yönelimini ortaya koymaktadır. Bireylerin uyaranlara yönelik göz metriklerinden elde edilen nicel veriler ile bireylerin görsel unsura yönelik tutum, ilgi ve düşünceleri hakkında tahminlerde bulunulabilmektedir. Rekabet açısından farklı bilgi kaynaklarına ulaşmak, sürdürülebilirlik açısından önemli bir unsurdur. Bu amaçla görsel içerikte örtük bilgiyi elde etmeye yönelik uygulamalar yapmak bilgi yönetiminde önemli bir rekabet aracı olacaktır. Bu çalışmada, görsel içeriklerdeki örtük bilginin göz izleme tekniği ile ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu kapsamda Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Bölümü Resim-İş Eğitimi Öğretmenliği 1.sınıfta yürütülen Desen-I ve Desen-II dersinin kazanımlarından yararlanılmıştır. Çalışmada araştırmacının yargılarını temel alarak, evrenin genelini temsil edebilecek ve ayrıca araştırma amaçlarına en uygun yanıtı verebilecek özelliklere sahip kişi ya da nesneler arasından seçilmesine dayalı olan, olasılıksız örneklem yöntemlerinden "amaçlı örneklem" yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın deneysel çalışma grubunu, Bursa Uludağ Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-İş Eğitimi Öğretmenliği programında öğrenim gören 2, 3 ve 4. sınıf lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışmanın kontrol grubunu ise Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü'nde öğrenim gören 4. sınıf lisans öğrencileri oluşturmaktadır. Çalışma 2020-2021 Eğitim-Öğretim yılı bahar döneminde yürütülmüştür. Çalışma, kontrol grubundan 51 öğrenci ve deney grubundan 61 öğrenci olmak üzere toplam 112 öğrenciden oluşmuştur. Veri toplama yöntemi olarak, zaman ve görev boyunca göz hareketi ve bakış konumu kaydedilerek görsel dikkat dağılımının gözlemlendiği yaygın bir deneysel yöntem olan göz izleme kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak alan uzmanları ve araştırmacı tarafından geliştirilen "Göz İzleme Görsel Başarı Testi" kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizinde parametrik testlerden bağımsız gruplar t-testi ve tek faktörlü varyans analizi (One-Way ANOVA), parametrik olmayan testlerden ise Mann Whitney U-Testi ve Kruskal-Wallis testleri kullanılmıştır. Çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, göz izleme yönteminin resim eğitimi bağlamında eğitimli/eğitimsiz grupları ayırt etmede etkili olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar doğrultusunda deney ve kontrol grupları arasında görsellerdeki göz metriklerinden örtük bilgiye sahip olup olmadıkları tespit edilebilir. Sınıf seviyesi olarak gruplara ayrılan deney grubu katılımcıların odaklanma sayısı ve süresi bağlamında benzer göz hareketleri sergiledikleri saptanmıştır. İlgisiz grup ile ilgili grup olarak gruplara ayrılan kontrol grubu katılımcıları arasında AOI'ye yönelik göz metriklerinin benzer olduğu saptanmıştır. Bu sonuçlar, ilgisiz grup ile ilgili grubun ilgi alanına AOI'ye yönelik örtük bilgi seviyelerinin benzer olduğunu göstermektedir. Deney grubu katılımcıları ile kontrol grubundan ilgili grup katılımcılar arasında örtük bilgi farklılığı göz izleme yöntemi ile tespit edilmiştir. Formal eğitim süreçleri dışında alınan bilgilerin formal eğitim ile alınmış bilgilerle kıyaslandığında etkili olmadığı belirlenmiştir. Deney grubu ile kontrol grubu katılımcıların AOI göz önüne alınmadığı durumlarda da görsellere ait göz metriklerinde farklılık olduğunu göstermektedir. Bu sonuçlar ile alana ait uzman görüşü alınmadan katılımcıların görsellere ait göz metriklerinden farklılıkları tespit edebileceği söylenebilir. Görsellerin koşulsuz olarak incelenmesi sürecinde deney grubu ve kontrol grubu arasında göz izleme stratejileri açısından belirgin bir farklılık olduğunu göstermektedir. Elde edilen bulgular ilgili literatür doğrultusunda tartışılmış, uygulamaya yönelik öneriler ve ileride yapılacak araştırmalar için öneriler sunulmuştur.

İnsan-bilgisayar etkileşimi
Adem Korkmaz
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sözlük tabanlı yaklaşım ve makine öğrenmesi ile Türkçe doğal dil işleme: Eğitim kurumlarında duygu analizi

Bu tez çalışması kapsamında duygu analizi çalışmalarında yeni bir yaklaşım olan hedef tabanlı duygu analizi çalışması yapılmıştır. Çalışma kapsamında sözlük tabanlı yaklaşım ve makine öğrenmesi tekniklerinden olan yapay sinir ağları kullanılmıştır. Veri setinin oluşturulmasında okul.com.tr sitesi üzerinden elde edilen kullanıcı yorumları kullanılmıştır. İlk olarak okul.com.tr platformu üzerinden kullanıcı yorumları toplanmıştır. Daha sonra yorumlar içerisinde geçen hedefler tespit edilmiştir. Hedeflerin duygu durumları etiketlenmiştir. Etiketli veri seti oluşturma süreci tamamlandıktan sonra model oluşturma süreci başlamıştır. Sözlük tabanlı yaklaşım ile oluşturulan model üç farklı sözlük ile test edilmiştir. Bu sözlüklerden ilki Türkçe WordNet tabanlı geliştirilen ve içerisinde 14.795 kelime barındıran SentiTurkNet'dir. İkincisi, İngilizce WordNet tabanlı geliştirilen ve içerisinde 117.659 kelime barındıran SentiWordNet'dir. Üçüncü ise SentiWordNet'in Türkçeye çevrilmesi ile elde edilen ve 73.386 kelime barındıran SentiWordNet-TR'dir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda Türkçe tabanlı geliştirilen SentiTurkNet sözlüğü ile en yüksek doğruluk oranı (%87,7) elde edilmiştir. SentiWordNet sözlüğünün Türkçe'ye çevrilmesi ile elde edilen SentiWordNet-TR ile %84,1'lik doğruluk oranına ulaşılmıştır. Hedefleri niteleyen ilişkili kelimelerin İngilizceye çevrilmesi ve SentiWordNet sözlüğüne gönderilerek puanlanması senaryosunda ise %2'lik bir artış ile %86,12'lik bir doğruluk oranına erişilmiştir. Bu sonuçlardan da görüldüğü üzere kelime sayısı bakımından az olmasına rağmen, Türkçe tabanlı olmasından dolayı en yüksek doğruluk oranı SentiTurkNet sözlüğü ile elde edilmiştir. Makine öğrenmesi yaklaşımı kapsamında çok katmanlı yinelenen yapay sinir ağları (Recurrent Neural Network-RNN) kullanılmıştır. Bu doğrultuda 2, 3, 4, 5 katmanlı ve farklı nöron dizilimlerinden oluşan yapılar oluşturulmuştur. Bu yapıların oluşturulmasında Geçitli Tekrarlayan Birim (Gated Recurrent Unit-GRU) kullanılmıştır. Etiketli veri seti %70'e %30 olacak şekilde bölünmüştür. Bölünen etiketli verilerin %70'i modelin eğitimi için, geriye kalan %30'u ise modeli test etmek için kullanılmıştır. En yüksek doğruluk oranı 3 katmanlı 3-6-12 nöron dizilimli yapıda epoch değeri 10 ile elde edilmiştir. Elde edilen en yüksek doğruluk oranı %96,12' dir. En düşük doğruluk oranı ise 5 katmanlı 96-48-24-12-6 nöron dizilimli yapıda epoch değeri 15 ile elde edilmiştir. Elde edilen en düşük doğruluk oranı ise %92,07 dir. Geliştirilen modelde her bir duygu durumu için f-score değerleri de hesaplamıştır. Pozitif kutup için precision değeri 0,97, recall değeri 0,96 ve bu doğrultuda f-score değeri 0,96 olarak elde edilmiştir. Negatif kutup için ise precision değeri 0,91, recall değeri 0,93 ve bu doğrultuda f-score değeri 0,92 olarak elde edilmiştir. Bu değerler geliştirilen modelin her bir duygu kutbunu (pozitif-negatif) yüksek oranda doğru sınıflayabildiğini göstermektedir.

Doğal dil işleme
Harun Aksaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Problem çözme konuşmalarında bilgi kaybı: Bilgi yönetim döngüsünün sosyalleştirme aşamasında bilgi reddi

Bu tez çalışmasında, kendilerindeki ve muhataplarındaki bilgiyi kullanarak, zor ve çözüme direnen problemleri çözmeye çalışan profesyonellerin, muhataplarının problem çözme konuşmalarında sağladığı bilgiyi ne şekilde kullandıkları incelenmiştir. Örgütlerin en önemli sermayesi ve rekabet avantajı olan bilgi, örgüt içerisindeki farklı bireylerde ve bunların etkileşimlerinde dağınık olarak bulunur. Problemlerin etkin olarak çözülebilmesi için bu bilginin bir araya getirilerek: karşı karşıya olunan problemin tanımlanması, nedensel açıklamalarının tespit edilmesi, tanımlanan problemlere çözüm geliştirilmesi ve geliştirilen çözümlerin uygulamaya konması için kullanılması gerekir. Bu problem çözme adımlarının neredeyse tamamı, örgüt içerisindeki profesyonellerin birbirleri ile olan problem konuşmaları etrafında gelişir. Bu kabullerden yola çıkan çalışmanın amacı, profesyonellerin problem çözme konuşmaları esnasında bilginin gerçekten aktarılıp aktarılmadığını tespit etmek ve eğer aktarılıyorsa problem çözümü adına ne şekilde kullanılıyor olduğunu anlamaktır. Tez çalışması, eylem araştırma metodolojisi bağlamında nitel bir araştırma olarak yürütülmüştür. Veri analizi, abdüktif ve indüktif kodlama ve kategorilendirme sistemi ile oluşturulan analiz çerçevesi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, katılan profesyonellerin problem konuşması sürecinde muhatabları ile yaptıkları konuşmalar ile bu konuşma esnasında neler düşündükleri tespit edilmiştir. Bu verilerden hareketle, katılımcıların problemlerle ilgili olarak kullandıkları bilgiyi teşkil eden temel kabul ve inançları; problem konuşmaları öncesindeki ve esnasındaki problem tanımlama inancı, problem açıklama inancı ve problem çözümü inancı kategorileri olarak tespit edilmiştir. Benzer şekilde konuşmadaki muhataplarının sağladığı bilgiler bu üç kategori kullanılarak tespit edilmiştir. İlave olarak, elde edilen verilerden, problem çözme konuşmaları esnasında katılımcıların zihnen ve pratikte, birinci derece problem ve ikinci derece problem adı verilen iki ayrı problem ile meşgul oldukları belirlenmiştir. "Birinci derece problem" olarak anlandırılan problem kategorisi, problem konuşmasının konusu olan problemdir. Katılımcıların zihinlerinde, muhataplarının birinci derece problemle ilgili konuşmaya verdiği tepkileri değerlendirmek için kullandıkları ancak çoğu zaman muhatapları ile paylaşmadıkları "ikinci derece problem" adı verilen bir başka problem daha belirledikleri tespit edilmiştir. Çalışmanın en önemli bulgusu, problem konuşmalarının hiç birisinde muhatapların, problem tanımı, problem açıklaması veya problem çözümü ile ilgili sağladıkları bilgilerin, katılımcılar tarafından, ilgili inançlarını sorgulamak veya değiştirmek üzere kullanılmadığıdır. Katılımcılar bu bilgileri geçerli kabul edipte problem çözme inançlarına ve problem çözümüne dâhil etmemişlerdir. Konuşmalarda muhatapların sağladığı "bilgiler reddedilmiştir". Bu tez çalışmasının temel çıktısı, problem konuşmalarında bilginin ne şekilde kaybedildiğinin tespiti ve literatüre kazandırılmasıdır. Mevcut literatürde bulunmayan bu olgu "bilgi reddi" olarak adlandırılmıştır. Bilgi reddi olgusunun ve kavramının kazandırılmasıyla, örgütlerde, problem çözme uygulaması esnasında kaybolan bilginin elde tutulması, problem çözümüne yönelik olarak kullanımı ve bu çabaya yönelik araştırmaların önünün açılması mümkün olacaktır. Birinci derece problem ile ilgili muhatabın sağladığı bilgilerin reddedilmesine, ikinci derece problemler nedensel açıklama olarak sunulmuştur. Bireylerin problem çözme konuşmaları sürecindeki muhakeme ve anlamlandırma şekillerinin yani zihni çerçevelerinin, ikinci derece problemlerin geliştirilmesine sebep ve bunlarla ilgili olduğu ve dolayısıyla karşılaştıkları bilginin reddedilmesi için nedensel açıklama olarak kullanılabileceğini ileri sürülmektedir. Tez çalışmasının katılımcıları, bilgi yoğun sektörlerde çalışan profesyonellerdir. Çalışmaya vakaları alınan 12 katılımcının tamamı lisansüstü eğitim görmüş veya görmektedir. Katılımcılar çalışmaya, araştırma süreci boyunca eşit haklara sahip ortak araştırmacılar olarak katılmışlardır. Çalışma, problem konuşması ve bilgi yönetimi literatüründe, bireylerin örgütten ayrılması veya bilgiyi içeren dokümanların kaybı gibi yollarla gerçekleştiği kabul edilen bilgi kaybının, problem çözme konuşmaları sürecinde bilgi reddi şeklinde gerçekleştiğinin tespiti ve literatüre kazandırılması açısından bir ilk niteliği taşımaktadır.

Mehmet Selim Derindere
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Görme engelliler için harekete yardımcı bir gözlük prototipin değerlendirilmesi

Görme engelli bireyler gündelik yaşamlarını idame ettirebilmek için bazı araç ve gereçlere ihtiyaç duymaktadırlar. Son yıllarda ilerleyen teknoloji sayesinde daha rahat hareket edebilmektedirler. Üretilen pek çok araç boyutları nedeni ile kolay taşınamamaktadır ve komplike bir işleyişe sahiptir. Bu nedenle bu araçların daha kullanışlı hale getirilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı, görme engelli bireylerin daha rahat ve güvenli şekilde hareket etmelerini sağlayabilmek için tasarlanabilecek bir prototip taslak projesinin değerlendirilmesidir. Çalışmada, görme engellilerin gündelik yaşamda en sık kullandığı araç olan beyaz bastonun, gözlük gibi bir giyilebilir teknoloji ile birlikte kullanılıp kullanılamayacağı, beyaz bastonla yer değiştirip değiştiremeyeceği araştırılmıştır. Bu amaçla bir prototip taslağı oluşturulmuş ve bu taslağın kullanılması konusunda görme engellilerin tutumu; yapılandırılmış, 5 seçeneğe sahip likert ölçekli bir anket yolu ile değerlendirilmiştir.

Aytaç Dalgalıdere
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Üniversitelerin bilgi işlem birimlerinin ITIL çerçevesinde incelenmesi ve etkin bir yönetim modeli önerisi

Dünyada ve Türkiye'de bilgi üretiminin merkezi konumunda yer alan üniversitelerin bilgi işlem birimlerinin güncel teknoloji ve yazılımlar ile desteklenmesinin yanı sıra etkin bilişim teknolojileri yönetişimi için gerekli idari yapılanmaların oluşturulması, bilişim teknolojileri süreçlerinin kullanılması ve bilişim konusuyla ilgili tüm paydaşlar arasında dinamik bir işbirliğinin bulunması gerekmektedir. Bu tez çalışmasında dünyada ve Türkiye'de üniversitelerin sunduğu hizmetler incelenmiş, bunun yanında bilgi işlem birimlerinde uygulanan standartlar ve özellikle Bilgi Teknolojileri Altyapı Kütüphanesi (Information Technologies Infrastructure Library-ITIL) üzerinde durulmuştur. Üniversite bilgi işlem birimlerinin hizmet sunarken neleri göz önünde bulundurduklarına yönelik olarak ITIL çerçevesinde hazırlanarak uygulanan anket ile elde edilen bulgular incelenmiş, ayrıca üniversite bilgi işlem birimlerine yönelik olarak etkin bir yönetim modeli önerisi sunulmuştur. Bu tez çalışmasının ülkemiz üniversite bilgi işlem birimlerinin yapılanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

Halil Akdaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Programlama öğretiminde ortaokul öğrencilerinin bilgi işlemsel düşünme becerilerinin başarıya etkileri

Bu araştırmada, ortaokul 6. sınıf düzeyindeki öğrencilere programlama öğretiminde, bilgi işlemsel düşünme becerilerini geliştirecek etkinlikler tasarlanıp, bu yöntemin öğrencilerin başarısına ve bilgi işlemsel düşünme becerilerine etkilerini incelemek amaçlanmıştır. Bu kapsamda, deney ve kontrol grubu olmak üzere iki grup oluşturulmuştur. Kontrol grubunda, geleneksel yöntem ile programlama öğretimi gerçekleştirilmiştir. Deney grubunda ise, ders etkinliklerine bilgi işlemsel düşünme becerileri entegre edilmiştir. Derslerde problem çözme, gösterip yaptırma ve soru-cevap yöntemleri kullanılmıştır. Çalışmada araştırma yöntemi olarak karma yöntem uygulanmıştır. Araştırmaya, 2017-2018 eğitim-öğretim yılında, İstanbul iline bağlı Ataşehir ilçesinde bulunan bir devlet ortaokulunda iki farklı şubede öğrenim gören 60 öğrenci katılmıştır. Çalışmada, nicel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen başarı testi ile Korkmaz ve diğ. (2015a) tarafından geliştirilmiş olan "Bilgisayarca Düşünme Beceri Düzeyleri Ölçeği" öğretim öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Nitel veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ve 9 maddeden oluşan yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Bu form, Scratch ile programlama öğretimi sonrasında deney grubu öğrencilerine uygulanmıştır. Form aracılığıyla, öğrencilerin bilgi işlemsel düşünme becerileriyle ilgili görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Nicel verilerin analizinde Bağımsız Gruplar T Testi, Mann Whitney-U Testi, Wilcoxon İşaretlenmiş Sıra Sayıları Testi uygulanmıştır. Nitel verilerin analizinde içerik analizi yöntemi uygulanmıştır. Programlama öğretimi on hafta sürmüştür. Öğretim sonrasında deney ve kontrol grubu akademik başarı puanları arasında anlamlı bir farklılık olup olmadığı analiz edilmiştir. Bu analizde, ön test–son test puan farkları karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda, deney grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu sonucuna varılmıştır. Bilgi işlemsel düşünme becerilerinin kazanımlara ilişkilendirildiği yöntem, akademik başarının arttırılmasında etkili olmuştur. Öğretim sonrası ve öğretim öncesi bilgi işlemsel düşünme becerileri ortalama puan farkları karşılaştırıldığında; ölçek genelinde ve yaratıcılık alt boyutu dışında tüm alt boyutlarda anlamlı bir farklılık bulunmamıştır. Yaratıcılık boyutunda, kontrol grubu lehine anlamlı bir farklılık olduğu yapılan analiz sonucunda belirlenmiştir. Ayrıca, deney grubu son test-ön test puan farkları ile bilgi işlemsel düşünme becerileri son puan-ön puan farkları arasında anlamlı bir ilişki bulunmamıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu sonuçlarına göre, öğrencilerin büyük çoğunluğu dersi sevdiğini ifade etmiştir. Programlamanın Matematik dersine olumlu etkileri, kodlamayı öğrenmeleri, kendi oyunlarını tasarlayabilmeleri derse yönelik olarak öğrencilerin olumlu görüşleridir. Ancak, gürültü düzeyinde öğrenci konuşmaları ve kısa sürede yapılması beklenen Scratch etkinlikleri derse yönelik olarak öğrencilerin olumsuz görüşleridir. Katılımcılar, Scratch etkinliklerinin bazılarında, güçlük çektiklerini ifade etmişlerdir. Ayrıca öğrenciler, programlama öğretimi sonunda iş birliği, mantık yürütme, problem çözme, planlı çalışma ve üretme becerilerini kazandıklarını belirtmişlerdir.

Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi Bölümüİlköğretim öğrencileri
Berrin Atiker
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Veri madenciliği algoritmaları ile kredi kartı kullanım alışkanlıklarının incelenmesi ve kişiye özgü kampanya teklifi

Bu tez çalışmasında özel bir bankadan alınan 4497 adet müşterinin 3 aylık süreç içerisindeki kredi kartı hareketleri incelenerek kendilerine en uygun kampanyaya yönlendirilmesi hedeflenmiştir. Veriler ön işlemeden geçirildikten sonra Python programlama dili dile yazılan bir tavsiye sistemi ile oluşturulan iki model uygulanmış, başarılı olan modele göre bir tavsiye sistemi yazılmıştır. Bu tez çalışması hayatımızın her alanında olan tavsiye sistemlerinin kampanya yönetiminde kullanılmasını ele alması sebebiyle güncel ve özgün bir çalışma olmayı hedeflemektedir. Ayrıca ülkemizde bu alanda yapılmış olan araştırmaların az olması nedeniyle bu çalışma ilgili alan yazına katkıda bulunacaktır.

Veri madenciliği
Tuğçe Süheyla Kaya
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Web tabanlı uzaktan eğitim deneyimi ve verimliliği analizi: İstanbul Üniversitesi örneği

Bu tezin amacı, İstanbul Üniversitesi'nin uzaktan eğitim uygulamalarını uzaktan eğitim öğrencileri bakış açısı ile değerlendirerek, daha güçlü ve beklentilerin karşılanabileceği bir uzaktan öğrenme ortamı sağlanması için idari ve eğitim kademesindeki yöneticilere önerilerde bulunmaktır. Araştırma genel tarama modeli ile yapılmıştır. Bu amaçla, İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesinde iki farklı öğretim yılında öğrenimine devam eden ve çalışmaya gönüllü olarak katılan uzaktan eğitim öğrencilerine web tabanlı teknolojiler kullanılarak iki anket uygulanmıştır. Anket soruları; uluslararası akademik çalışmalarda daha önce kullanılmış olan ve öğrencilerin demografik bilgileri ile çalışmanın amacına uygun görüşlerin sorgulandığı çoktan seçmeli sorular ile açık uçlu sorulardan oluşmaktadır. Bu anketlerin ilki; 2011-2012 öğretim yılı Bahar Döneminde, aynı sorulardan oluşan ikinci anket ise 2018-2019 öğretim yılında Güz Döneminde uzaktan eğitim gören öğrencilere uygulanmıştır. Veriler İstanbul Üniversitesi Öğrenci Otomasyon Sistemi üzerinden ulaşılan uzaktan eğitim öğrencilerinin yanıtlarından elde edilmiştir. Verilerin düzenlenmesi ve hata ayıklamalarından sonra 2011-2012 ile 2018-2019 öğretim yıllarında İstanbul Üniversitesi Açık ve Uzaktan Eğitim Fakültesi'nde uzaktan eğitim yöntemiyle öğrenim gören öğrencilerin anket cevapları karşılaştırılarak bulgular elde edilmiştir. Öğrencilerin uzaktan eğitimi öncelikli tercih nedenleri olarak işlerine engel olmayan uygun bir çalışma şekli olduğu ve uzaktan eğitimin avantajlarından yararlandıkları, ayrıca çoğu bilimsel araştırmanın sonuçlarından birisi olarak, öğrencilerin öğretim elemanları ile belirli aralıklarla yüz yüze görüşme talepleri de önemli bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır. Bu tezin diğer önemli bir sonucu da son yıllarda uzaktan eğitimde kullanılan ders materyallerinin kalitesinin artmış olduğu bulgusudur.

İstanbul Üniversitesi
Vasfiye Arslan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Derin öğrenme tekniklerini kullanarak bağlamsal benzerliğe dayalı otantik islami metinlerin akıllı kümelenmesi

Bazı sosyal veya dini meselelerle ilgili karar verirken, İslam hukuk uzmanları (Islamic Jurists) meseleyle doğrudan ilişkili ya da bağlamsal olarak benzer (contextually analogic) ya da onunla ilişkili meseleleri bulmak için tüm temel metinleri taramalıdır. Bir hakim heyetinin veya hakimin vereceği hükmün, eğer meseleyle ilgili mevcut kaynak ve hukümleri dikkate alırsa muhkem olacağı açıktır. Eğer bir hukum sığ bir seviyede verilmişse, o zaman tarihte görüldüğü üzere toplumda bölünme ve çatışmalara yol açacaktır. Bu tezde biz sorgulama yapıldığından bağlamı çıkaran ve iligili külliyatı (Corpus) heyetin onune getiren, derin öğrenmeye dayalı farklı teknikler öneriyoruz. Bağlamsal benzerlik ve kıyasa dayalı kümeleri geliştirmek için Derin öğrenme teknikleri, özellikle Derin Sinir Ağları ve denetimsiz kümeleme algoritmaları (K-Ortalama, BIRCH, Deep Embedded Clustering (DEC) ve Spektral) kullanılmıştır. Korpusun gömülmesi, Google'ın Word2Vec, Doc2vec, Facebook'un FastText ve Stanford'ın GloVe kullanılarak hesaplanmıştır. Gömülenler (embeddings), Word2Vec, Doc2Vec, Facebook'un fastText ve Stanford's GloVe modellerini çok boyutlu bir bağlamda gömmek için eğitilmiş metin korpusundan hesaplanmıştır.

Shakeel Ahmad Sheıkh
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Dengesiz klinik veriler için karar destek önerisi: Akut apandisit örneği

Sağlık alanında karın ağrısı şikâyetiyle hastaneye başvuran hastalarda akut apandisit teşhisin zor tanımlanması sıkça gereksiz akut apandisit ameliyatlarına sebep olmaktadır. Bu çalışmanın amacı karın ağrısıyla hastaneye başvuran hastalarda sınıflandırmaya dayalı makine öğrenmesi algoritmaları aracılığı ile mevcut vakanın ameliyat gerektiren akut apandisit olup olmadığının teşhisini sağlamak ve gereksiz olası ameliyat sürecini önlemektir. Bu amaca yönelik sağlık alanında sıkça karşılaşılan sınıf dengesizliği probleminin sınıflandırma üzerindeki olumsuz etkisini azaltmak için SMOTE, Random Oversampling ve Random Undersampling yöntemleri önerilmiş ve akut apandisit teşhisinin tahmini için Alvarado Skora ait risk faktörlerinden yararlanılmıştır. Bu amaçla Alvarado skoru ile akut apandisit tanısında altın standart olarak kabul edilen histopatolojik rapor sonucu karşılaştırılmıştır. Sınıflandırma algoritmalarından Destek Vektör Makinesi, Rasgele Orman, Yapay Sinir Ağları, Naive Bayes, k-En Yakın Komşu Algoritması ve Lojistik Regresyon kullanılarak farklı sınıflandırma modelleri oluşturulmuştur. Oluşturulan modellerden elde edilen sonuçlar karşılaştırılarak en iyi performans gösteren sınıflandırma yöntemi önerilmiştir. En iyi performansın tespit edildiği Destek Vekör Makinesi algoritması için arayüz oluşturularak hekimlerin karar verme mekanizmasına katkı sunabilecek Karar Destek Sistemi uygulaması geliştirilmiş ve Alvarado skorlarına yeni bir bakış açısı önerilmiştir.

Kevser Şahinbaş
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital pazarlama modelleri ve bir uygulama

Dijital pazarlamanın geleneksel pazarlama araçlarına göre önlenemez bir yükseliş yaşadığı günümüzde, çeşitli dijital pazarlama modelleri ortaya çıkmış ve sektör bazında kullanım amaçları farklılık göstermeye başlamıştır. Doğru bir dijital kampanyası stratejisi oluşturularak, geleneksel mecralara göre çok daha küçük bütçelerle dahi etkili sonuçlar elde edilebilen dijital pazarlama kanalları, ekonomik kalkınma dinamizmini küçük ve orta boy şirketlerden alan ülkemiz gibi ülkeler için ekstra önem arz etmektedir. Etkin bir dijital kampanya stratejisiyle dünyanın her yerinden müşteri edinilebilen günümüz dünya koşullarında bu modelleri doğru anlamak, verileri doğru analiz etmek ve aksiyon almak gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı; dijital pazarlamayı ve dijital pazarlama modellerini derinlemesine incelemek, etkin bir dijital pazarlama stratejisinde hangi metriklerin sonucu nasıl etkilediğini detaylıca araştırmaktır. Çalışma bulgularına göre; rakiplerin marka isimlerini anahtar kelime olarak kullanmak, yazım yanlışı içeren anahtar kelimeleri listeye dahil etmek ve kısa reklam metinleri kullanmak önemli derecede performans artışı sağlamaktadır.

Sayısal pazarlamaİnternet reklamları
Doğancan Ülker
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İnsan faktörünü içeren bilgi güvenliği çerçevesi için kavramsal bir model oluşturmak

Günümüzde çalışanların bilgi varlıklarını korumak için uygulanan kontrollerin hayat geçirilmesi ve bunlar etkileşim kurma biçimi, bu tür varlıklar için ana tehditlerden birirdir. Bilgi güvenliği denetimlerinin ve insan rolünün etkin kullanımı için bu tehditlere karşı korunmalıyız. Etkileşim, bilgi varlıklarının korunması için elverişli olmazsa, bir kuruluşun kârı üzerinde derin bir etkisi olabilir, saatlerce çalışmalar etkisiz olabilir,gizli bilgiler yetkisiz kişilerin eline geçebilir ve yeterli teknik ve prosedürel kontrollerin mevcut olmasına rağmen, yasal ve düzenleyici düzenlemeler bunların hepsini etkileyebilir. Mevcut araştırmalar, çalışanların davranışlarının bilgilerin korunması için oluşturduğu tehdide yönelik güçlü bir bilgi güvenliği bilincinin, kültürünün, politikasının ve yönetiminin önemini vurgulamaktadır. Çeşitli araştırma perspektifleri, kabul edilebilir bir düzeyde bilgi güvenliği bilinci, politikası, yönetimi ve kültürü nasıl düzenleneceğini ve bu insanın kabul edilebilir düzeyde olup olmadığını belirlemek için nasıl değerlendirileceğini önermektedir. Ancak, bu yaklaşımlar, bilgi güvenliği bilincini, bilgi güvenliği politikasını, bilgi güvenliği yönetimini ve bilgi güvenliği kültürünü teşvik etmek için yeterli değildir. Zira tüm ilgili bilgi güvenlik bileşenleri ve bilgi güvenliği çerçevesindeki etkiler göz önüne alınmalıdır. Bu tezin ana katkısı, bilgi güvenliği bilinci, kültür, politika ve yönetiminin değerlendirilmesi için bir değerlendirme aracından oluşan bir bilgi güvenliği çerçevesinin ve sürecinin geliştirilmesi ile ilgilidir. İnsan rolüne dayalı bilgi güvenliği çerçevesini geliştirmek içinaraştırmacı, Kavramsal Bilgi Güvenliği Çerçevesi (KBGÇ) geliştirdi. Bu çerçeve, Kurumların bilgi güvenliği uygulamalarına bütünsel bir yaklaşım getirir.Çerçeve, bilgi güvenliği ve insan yönetimi için tek bir referans noktası sağlar. Bilgi Güvenliği Farkındalık Çerçevesi (BGFÇ), Bilgi Güvenliği Kültürü Çerçevesi (BGKÇ), Bilgi Güvenliği Politikası Çerçevesi (BGPÇ) ve Bilgi Güvenliği Yönetim Çerçevesi (BGYÇ), KBGÇ'yi esas alarak geliştirilmiştir. Bilgi güvenliği, örgüt kültürü ve insan, davranış, kültür, politika, güven, farkındalık, yönetim, ticaret ve mahremiyet gibi bilgi güvenliği için gereken tüm bileşenleri göz önüne alır. Sözü geçen kavramları bütünleştirir ve bileşenler arasındaki etkiyi gösterir. BGFÇ, BGKÇ, BGPÇ, BGYÇ ayrıca bir bilgi güvenliği bilinci, kültür, politika ve yönetim değerlendirme aracı tasarlamak için bir temel oluşturmaktadır. Bu araç, araştırmacı tarafından tanımlanan bir Bilgi Güvenliği Değerlendirmesi sürecinin (İFDBGÇ) bir parçası olarak dahil edilmiştir. İFDBGÇ, yönetimin bir insan davranış değerlendirmesi yapmak için gereken adımları yanı sıra değerlendirme aracını doğrulama adımlarını da sağlar. İFDBGÇ uygulaması bir organizasyon, grup ve bireysel çevrede yapılan ampirik bir çalışmada test edilmiştir. Bir bilgi güvenliği farkındalık, kültür, politika ve yönetim değerlendirme aracının, KBGÇ temel alınarak tasarlandığından ve geçerli ve güvenilir biristatistiksel değerlendirme enstrümanının gerekliliklerini karşılayıp karşılamadığını gösterir. BGFÇ, BGKÇ, BGPÇ, BGYÇ ve İFDBGÇ süreci, çalışanların davranışlarının bilgi varlıklarının korunması için oluşturduğu tehdidi en aza indirgemek için kurumlar tarafından dağıtılır. Anahtar kelimeler: Bilgi Güvenliği, Politika, Farkındalık, Yönetim, Kültür

Oldouz Karimi
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dönüştürülmüş sınıf modeline göre e-öğrenme ortamının tasarımı ve modelin uygulanabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, dönüştürülmüş sınıf modeline uygun olarak çevrimiçi öğrenme ortamının tasarımı, modelin hâlihazırdaki bir derste uygulanabilirliği, öğrenme ortamının etkilerinin araştırılması ve modele ilişkin öğrenci görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda iki deney ve bir kontrol grubu oluşturulmuştur. Deney-I grubundaki öğrenciler dönüştürülmüş sınıf modeli kapsamında ders öncesinde hazırlanan çevrimiçi öğrenme ortamı üzerindeki materyaller ile dersin teorik kısmını öğrenmişler, sınıf ortamında aktif öğrenme etkinliklerine katılmışlardır. Deney-II grubundaki öğrenciler harmanlanmış öğrenme modeli kapsamında sınıfta dersin teorik kısmını öğrenmişler, ders sonrasında aktif öğrenme etkinlikleri gerçekleştirmişlerdir. Ayrıca bu gruptaki öğrenciler hazırladıkları etkinlikleri çevrimiçi öğrenme ortamına yüklemişler ve forumlar sayfasında etkinliklerin geri bildirimleri ve öğrenci-öğretmen etkileşimi gerçekleştirmişlerdir. Kontrol grubundaki öğrencilerle mevcut öğretim programına göre ders işlenmiş, sınıf ortamında dersin teorik kısmı, evde ise aktif öğrenme etkinliklerini gerçekleştirmişlerdir. Deneysel uygulama öncesi sadece deney gruplarında kullanılmak üzere bir çevrimiçi öğrenme ortamı tasarlanmış ve her grup için farklı sayfa ve içerikler oluşturulmuştur. Araştırmada nicel ve nitel metotların birlikte kullanıldığı karma yöntem yaklaşımı benimsenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu 2017-2018 eğitim öğretim yılı güz dönemi Kilis 7 Aralık Üniversitesi Muallim Rıfat Eğitim Fakültesi'nde üç farklı lisans programında öğrenim gören toplam 119 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen "Akademik Başarı Testi" ve Korucu (2013) tarafından geçerlik ve güvenirlik analizleri yapılmış "Akademik Uğraşı" ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca öğrencilerin memnuniyet düzeylerini belirlemek için sorular sorulmuştur. Araştırmanın nitel boyutunda ise, öğrenci görüşlerini belirlemek için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Elde edilen nicel verilerin çözümlenmesinde betimsel istatistikler, bağımlı gruplar t-testi, tek faktörlü varyans analizi (ANOVA) ve kovaryans analizi (ANCOVA) kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde ise içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Bu görüşmeden elde edilen nitel verileri analiz etmek ve onları organize etmek için MAXQDA 11 programı kullanılmıştır. Dokuz hafta süren deneysel uygulama süreci sonrasında deney ve kontrol grupları arasında akademik başarı açısından istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olduğu tespit edilmiştir. Deney-I ve deney-II gruplarındaki öğrencilerin akademik başarıları kontrol grubundaki öğrencilerin akademik başarılarından daha yüksek çıkmıştır. Deney-I grubundaki öğrencilerinin akademik başarıları deney-II grubundaki öğrencilere göre daha yüksek çıkmasına rağmen aralarında istatistiki olarak anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Akademik uğraşıları açısından ise deney ve kontrol grupları arasında anlamlı farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Deney-I ve deney-II grubunun akademik uğraşı puanları kontrol grubunun akademik uğraşı puanlarından daha yüksektir. Akademik uğraşı alt boyutları açısından "öğretmen-öğrenci etkileşimi" ve "geri bildirim durumları" boyutlarında anlamlı farklılıklar varken "ders ve gereksinimler ile olan uğraşları", "aktif öğrenme" ve "zorlanma durumları" boyutlarında anlamlı farklılık çıkmamıştır. Ayrıca dönüştürülmüş sınıf modelinde öğrencilerin genel olarak memnun oldukları sonucuna varılmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilen veriler analiz edildiğinde ise öğrencilerin dönüştürülmüş sınıf modeline ilişkin önemli oranda olumlu görüş belirttikleri sonucuna ulaşılmıştır. Buna ilişkin öğrenci görüşleri incelendiğinde sınıf içi zamanın verimli hale gelmesi, öğrenilenleri pekiştirmeyi sağlaması, daha fazla uygulama yapma olanağı sunması, zaman ve mekan esnekliğinin olması, tekrar etme olanağı sunması, kendi hızında öğrenme olanağı sunması, kalıcı ve aktif öğrenmeyi sağlaması, derse hazırlıklı gelinmesi, öğrencilerin sorumluluk almaları modelin bazı olumlu yönleri olarak tarif edilmiştir. Model hakkında en çok vurguladıkları olumsuz yönleri ise teknolojik yetersizlikler, teknik sorunlar, geçmiş alışkanlıklar, video sürelerin uygun olmaması, iş yükü ve derse gelme zorunluluğudur. Ayrıca öğrenciler modelin diğer dersler için de uygulanabilir bir yöntem olduğunu ve meslek hayatlarında bu model ile ders işlemeyi tercih etmek istediklerini ifade etmişlerdir. Elde edilen bulgular ilgili literatür doğrultusunda tartışılmıştır.

Akademik başarıÖğrenci memnuniyeti
Tarık Talan
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Yüksek öğretim öğrencilerinin bireysel öğrenme ortamı kullanımı ve yeni bir araç uygulaması

Öğrenciler öz düzenleme becerilerini kullanarak kendi bireysel öğrenme ortamlarını şekillendirebilirler ve bu beceri yaşam boyu öğrenmeyi destekleyebilecek anahtar bir kavram olarak görülmektedir. Bu çalışmada yükseköğretim öğrencilerinin bireysel örenme ortamı kullanımları ve bu ortamlara yönelik genel algılarının ortaya çıkarılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda bir grup öğrenci, araştırmacı tarafından geliştirilen bireysel öğrenme ortamı aracını bir dönem boyunca kullanarak hem bu araca yönelik, hem de genel olarak bu ortamlara yönelik algılarını ortaya koymuşlardır. Bu bulgular yüksek öğretim öğrencilerinin bireysel öğrenme ortamı kullanımlarına yönelik detaylı fikir vermiştir. Öğrenciler kullanılan araca yönelik genel olarak olumlu görüşlerini belirtmişler ancak bazı açılardan olumsuz görüşler belirtmişlerdir. Öte yandan öğrencilerin bireysel öğrenme ortamlarında kullanabilecekleri en etkin araçlardan biri son yıllarda yaygınlaşan 'kitlesel açık çevrim içi derslerdir'. Çalışmada göreceli olarak yeni bir yaklaşım olarak; bu açık derslerin geleneksel müfredata entegrasyonu incelenmiştir. Araştırmada bir grup yükseköğretim öğrencisi 10 hafta boyunca bir 'veritabanı yönetimi sistemlerine giriş' dersini 'hibrit kitlesel açık çevrim içi ders' yöntemiyle kısmen yüz yüze ve kısmen çevrim içi olarak almıştır. Dersi bu yöntemle alan öğrencilerin yönteme yönelik olumlu ve olumsuz detaylı görüşleri ortaya konmuştur. Görüşlerde daha detaylı araştırılması gereken bazı eleştiriler olsa da genel olarak öğrencilerin yönteme karşı olumlu yaklaşımları öne çıkmıştır. Buna ek olarak dersi bu yöntemle alan öğrencilerin başarı düzeyi, dersi tamamen yüz yüze alan öğrencilere göre kısmen yüksek çıkmış ama bu fark anlamlı bulunmamıştır. Dersi takip eden öğrencilerin bu süreçte öz düzenleme becerilerinde bir artış olup olmadığı incelenmiş ancak anlamlı bir artış bulunamamıştır. Öte yandan öğrencilerin öz düzenleme profil puanları ile ortama yönelik olumlu görüşleri arasında tüm alt kırılımlarda (daha anlaşılır bulma, daha az zaman alıcı bulma, daha esnek bulma, daha öğrenilebilir bulma, tekrar kullanmayı isteme) pozitif anlamlı ilişki bulunmuştur. Bu bulgu bu yöntemin olumlu bulunmasıyla öğrencilerin öz düzenleme becerileri arasında bir ilişki olduğunu ortaya çıkarması açısından önemlidir.

Oğuz Ak
İstanbul University · Institute of Graduate Studies in Science
2018
00

Other supervisors