Theses supervised by Prof. Dr. Sedat Türkmen

17 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

D-400 karayolu T5 tünelinin (anamur-kaledran arası) jeoteknik olarak incelenmesi

Bu çalışmada, Akdenizin iki büyük şehrini (Mersin-Antalya) birbirine bağlayan karayolunun Mersin ili Anamur ilçesi ile Kaledran bucağı arasında yapımı devam etmekte olan yol çalışmasında T5 ismi ile anılan tünel yapımı işinde, bölgenin jeolojik incelenmesi, jeolojik modellemesi ve güzergah analizi yapılmıştır. Sonuç olarak, kazı sınıflarının belirlenmesi, yorumlanmasını ve alternatif öneriler sunulması amaçlanmıştır. Yapımı devam eden D-400 Karayolu yapım çalışması topoğrafyanın engebeli olması nedeniyle ilk proje revize edilmiş ve daha önce 4 tane olarak tasarlanan tünel sayısı 8'e çıkarılmıştır. Bu bağlamda daha önce Km:224+762 – 225+560 kesimi "sandık yarma" olarak tasarlanmış olup, revize projede T5 isimiyle anılan tünel projelendirilmiştir. Tünel çalışması bölgenin jeolojik koşulları irdelendiğinde yarma projesine göre daha emniyetli tarafta kalmaktadır. Çalışma alanında genel olarak kahverenkli kırılgan, bol eklemli ve çatlaklı Ordovisiyen yaşlı Çakmak formasyonu (Oç) yüzeylemektedir. Daha önceki projede 1/2 açılacak yarmayla geçilmesi planlanan güzergahtaki stabilite (duraylılık) sorunlarından dolayı tünel projesine dönülmüştür. Genel olarak tünel güzergahı, etkin paleotektonizmaya bağlı parçalı – çok parçalı zonlar içeren, yer yer çok sık eklemli metamorfik kayalardan oluşan Çakmak formasyonu (Oç) içerisinde yeralmaktadır. Tünel aynasında kayaç gruplarının jeomekanik özelliklerine bağlı olarak kazı sonrasında ileri derecede rahatlama ve mekanik ayrışmalar gelişmektedir. Bu çalışma ile tünel içerisinde NATM yöntemi ile tünel açılmasına olanak sağlayacak olan RMR ve Q hesaplamaları yapılmış olup, proje verileri irdelenmiştir.

Mehmet Aydoğdu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Toros HES projesinde iş sağlığı ve güvenliği risklerinin sorgulama metoduyla belirlenmesi

Bu çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliğinde Risk Analiz ve Değerlendirmelerine yeni bir yaklaşım çerçevesinde " Sorgulama (Ayıklama) Yoluyla İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Belirlenmesi" çalışması, Toros HES Projesine projenin başlangıç aşamasında uygulanmış ve proje sonrası verileriyle doğrulaması yapılmıştır. İş sağlığı ve güvenliğinde risklerin analizi ve değerlendirmeleri kavramı ülkemize Avrupa Birliği uyum çalışmaları sırasında gelmiş ve günümüzde yasal yükümlülük olarak mevzuatımızda yerini almıştır. Ancak konunun çok yeni olması ve ülkemiz akademisyen ve uzmanlarının dış ülkelerdeki kavramlara bağlı kalması Türkiye'ye özgü bir risk analizi yöntemi oluşturulamamasına ve bir takım kavram karmaşasına neden olmaktadır. Tez çalışması, akademik açıdan yeni bir yaklaşım olarak Ayıklama Yoluyla İş Sağlığı ve Güvenliği Risklerinin Belirlenmesi kavramını önermektedir. Bu yöntem hali hazırda bölgemizdeki Yazıcı Demir Çelik San. A.Ş., Ekinciler Demir Çelik Sanayi A.Ş., MMK Metalurji Sanayi ve Liman İşletmeciliği A.Ş. gibi büyük ölçekli tesislerin yanı sıra pek çok küçük ve orta ölçekli işletmede de başarıyla uygulanmaktadır.

Sabahattin Öztaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İzmir metrosu tünel güzergahında (Üçyol-Üçkuyular) oluşan göçük kazı / destek çalışmalarının incelenmesi

Tez çalışması kapsamında, yapımı 2005 yılında başlayıp 2014 yılında tamamlanan İzmir Metrosu 2. Aşama Güzergahı Üçyol-Üçkuyular arasında Yeni Avusturya Tünel Açma Metoduna (NATM) göre inşaatı gerçekleştirilen tünelde 2009 ve 2012 tarihlerinde meydana gelen göçüklerin oluşma mekanizmaları ve bunların projeye olan etkileri ele alınmıştır. İzmir Metrosu 2. Aşama Güzergahını oluşturan Üçyol-Üçkuyular arası hat 5203,50 m olup, güzergahta beş istasyon bulunmaktadır. Ana tünelprojesi güzergahının ortalama %47'si Üst Kretase yaşlı Bornova Karmaşığı (Bornova Flişi), %16'sı Neojen yaşlı Altındağ Formasyonu ve %37'si Yamanlar Volkanitleri içinde yer almaktadır. Tünelin %47 oranındaki bölümü zayıf kaya özelliğindeki sığ tünel karakterindedir. Metro tüneli inşaatında kaçınılmaz bir şekilde zaman ve mali kayıplara neden olan göçük bölgeleri Phase2 (v.7.0) yazılımı ile yeniden modellenerek, göçük olan kısımlarda toplam deformasyon ile gerilme dağılımları analiz edilmiştir. Gerçekleştirilen analizlere göre,Metropol kent içi sığ tünel göçük bölgesinden dolayı tünel destekleme sisteminin daha güçlü destekleme sınıfında yapılması gerektiği değerlendirilmiştir.

Yolaç Yıldız
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Ramdane tüneli (Cezayir) Km: 81+680-81+700 arası mühendislik jeolojisi incelemesi

Tez çalışması kapsamında Cezayir Hükümeti Ulaştırma Bakanlığı Devlet Demir Yolları Genel Müdürlüğü (ANESRİF) tarafından 2011 sonunda başlanan Alger ve Chlef şehirleri arası çift hatlı demiryolu inşası esnasında yürütülen çalışmalar mühendislik jeolojisi perspektifinden incelenmiştir. Ramdane Tünelinde uygulanan tünel açma yöntemleri incelenmiş, kazı işlemleri ve sonrasında tünel desteklemesinin nasıl yapıldığı, kullanılan destek elemanlarının uygulanışı, miktarı ve bu konuda değerlendirmeler yapılmıştır. Kazı ve destekleme aşamalarının ardından zayıf zonlarda meydana gelen problemler sayısal modelleme analizleri ile incelenmiş ve yorumlanmıştır. Tünel inşa çalışmalarında meydana gelen problemlemler, oluşan deformasyonlar ve bunların giderilmesinde izlenen yöntem ve yöntemin aşamaları incelenmiştir.

Nevzat Umut Çelik
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Bereketli (Tokat) yöresinin yerleşime uygunluğunun jeolojik–jeoteknik açısından değerlendirilmesi

Tez çalışması kapsamında, Tokat ili, Reşadiye ilçesi, Bereketli Belediyesi sınırları içerisinde kalan yaklaşık 278,5 hektar alanın yerleşime uygunluğunun Jeoloji ve Jeoteknik açıdan değerlendirmesi ele alınmıştır. İnceleme alanının jeolojisini, Maastrihtiyen-Paleosen yaşlı Akveren formasyonuna (KTa) ait Kireçtaşı- Marn ardalanması ve regolit seviyeleri, Orta Eosen yaşlı Tekkeköy formasyonu (Tet) içerisinde yer alan tüf, tüfit ardalanmalı bazalt bloklu aglomeralar ile yer yer ayışmış volkanosedimanter birimler ve Şavşak deresi sağ ve sol yamaçları boyunca çökelen Kuvaterner yaşlı Alüvyon (Qal) birimler oluşturmaktadır. Tez kapsamında bölgede imar planına dönük 20 adet jeoteknik sondaj açılmış, arazi deneyleri, sondaj kuyularından elde edilen numuneler üzerinde yapılan laboratuvar deneyleri gerçekleştirilmiştir. Buna göre inceleme alanının jeolojik, jeoteknik özellikleri ve zeminin mühendislik parametreleri belirlenerek deprem etkisi ve yerel zemin koşulları açısından farklı tehlike potansiyellerine sahip alanların tespit edilmesi, yapılan değerlendirmeler sonucunda inceleme alanının yerleşime uygunluk değerlendirmesi yapılmıştır.

Sefa Apak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Derin temel kazılarında şev duraylılığının aletsel ölçümü ve ölçüm verilerinin değerlendirilmesi (Şişli–İstanbul)

Bu tez İstanbul ili Şişli ilçesi, Cumhuriyet Mahallesi, 144 pafta, 994 Ada, 14 parsel üzerinde yer alan çok katlı bir yapının derin temel kazı jeoteknik çalışmalarını, bu çalışmalar kapsamında kullanılan ölçüm aletlerini ve bu aletlerden alınan ölçüm verilerin değerlendirilmesini içermektedir. Proje alanın jeolojik ve jeoteknik özelliklerinin tespiti için 10 adet jeoteknik sondaj yapılmıştır. Yapılan sondajlarla kazı öncesi zemin hakkında bilgi elde edilmiş, bu bilgiler ışığında güvenli kazı için gerekli jeoteknik ölçüm aletleri belirlenmiştir. Projede temel kazılarda duraylılığı sağlamak için geçici iksa sistemleri kullanılmıştır.Yerdeğiştirmelerin, gözlemlenmesi amacı ile İnklinometre, ivme ölçer, ekstansometre, piyezometre, manyetik oturma kolonu, mini prizma reflektör ve yük hücresi projede belirlenen noktalara yerleştirilmiştir. Tez kapsamında inklinometre, ekstansometre ve yük hücresi gibi jeoteknik ölçüm aletleri ile bu aletlerden alınan jeoteknik ölçümler değerlendirilmiştir. Kazı temellerindeki ölçümlerde, ayrışmış yer yer killeşmenin olduğu şeylli biriminde hareketlilikler saptanmış ve gerekli önlemler önceden alınarak büyük hasarların meydana gelmesi önlenmiştir.

Veli Keskin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Harbiye (Hatay) Şelaleler Bölgesindeki şev duraysızlıklarının mühendislik jeolojisi açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, Hatay İli, Defne İlçesi Harbiye Mahallesi Şelaleler bölgesinde bulunan şevlerin stabilitesi değerlendirilmiş ve uygun çözümlerin ortaya konulması amaçlanmıştır. Tez çalışması kapsamında inceleme alanında sondajlar, presiyometre deneyleri ve inklinometre ölçümleri yapılmıştır. Laboratuvar çalışmalarıyla zemin ve kaya birimlerin fiziksel ve mekanik özellikleri belirlenmiştir. İnceleme alanında şev stabilite problemlerinin bulunduğu bölgedeki litolojik birimler Tepehan Formasyonuna aittir. Bu litolojik birimler siltli kil ve kiltaşıdır. Bu birimlerin üzerinde Dolgu malzemesi bulunmaktadır. Her birime ait kayma direnci parametreleri belirlenmiş ve Slide 3D yazılımı ile şev stabilite analizi yapılmıştır. Analizlerde üç farklı şekilde elde edilen kayma dayanım parametreleri ayrı ayrı göz önünde bulundurulmuş ve bu üç farklı durum için hesaplamalar yapılmıştır. Hem statik durum hem deprem durumu her senaryo için hesaplanmıştır. İlk senaryoda, direk kesme deneyinden elde edilen kiltaşına ait parametreler kullanılmıştır. Hem Statik durumda hem de deprem durumunda şevin duraysız olduğu belirlenmiştir. İkinci senaryoda, RocData yazılımı ile elde edilen kiltaşına ait parametreler kullanılmıştır. Statik durumda şevin duraylı olduğu belirlenmiş fakat deprem koşullarında şevin limit denge durumunda olduğu belirlenmiştir. Üçüncü senaryoda ise geri analiz ile elde edilen kiltaşına ait parametreler kullanılmıştır. Hem Statik durumda hem de deprem durumunda şevin duraysız olduğu belirlenmiştir. Tüm senaryolar değerlendirilmiş ve geri analiz ile elde edilen kiltaşına ait kayma parametrelerin bulunduğu üçüncü senaryonun gerçeğe en yakın koşulları yansıttığı görülmüştür. Şev iyileştirme çalışmalarında pasif kazık kullanılmıştır. İyileştirme sonucunda şev duraylı hale getirilmiştir.

Mehmet Duyan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Improvement of the physical and mechanical properties of the gypseous soil by additives

This study examines the possibility of how can improve the gypseous soils located in the gyspsum levels of the Handere Formation exposed in the vicinity of Adana (S. Turkey), one of the largest cities in southern Turkey. The Handere Formation is stratigraphically at the upper most part of the marine sediments of the Tertiary aged Adana Basin. It is located at the northern part of Adana city. The samples were determined and examined in the laboratory of soil mechanics in order to determine the effect of the fly ash on the mechanical and physical properties of the gypseous soil and its ability to improve the soil, It is to note that the percentage of the gypsum is above 50% in the sample of Gypseous soil taken from the field. Atterberg limits,, shear box, and Standard Proctor were applied on the samples . It has been shown that the fly ash used has the potential to improve soil properties and can be used as a soil stabilizer. The plasticity values of the soils were reduced by fly ash addition. Besides, it was determined that the highest maximum dry unit weight and the lowest optimum moisture content were obtained by 20% fly ash addition.

Mohamed Oubeıd
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Karaman Niğde Ulukışla arası demiryolu hattındaki derin kazı şevlerinin duraylılık incelemesi

Tez, Devlet Demiryolları tarafından yapımı sürdürülen Çakmak-Ulukışla İstasyonları Km:217+000-226+000 arasında yeralan demiryolu güzergâhında derin yarma kazılarından dolayı oluşabilecek duraylılık sorunlarının araştırılmasını amaçlamaktadır. Bu amaçla tez konusu şev bölgesinden kritik olan 3 bölge seçilmiş ve şev analizleri yapılmıştır. İnceleme alanı şev bölgesinin bulunduğu litolojik birimler, literatürde İnsuyu ve Cihanbeyli Formasyonu olarak adlandırılan Pliyosen yaşlı karasal kırıntılardan meydana gelmektedir, Bu litolojik birimler başta silttaşı – marn - kiltaşı ardalanmasından oluşmakta, yüzeyde ise ayrışmadan dolayı kalın kil ve silt bir örtü yeralmaktadır. Seçilen kesit hatlarında farklı birimlere ait kayma direnci parametreleri belirlenmiş ve bilgisayar yazılımlarında şev analizi yapılmıştır. Laboratuvarda yapılan deneyler sonrasında, zeminin jeoteknik özellikleri bulunmuştur. Proje kriterlerine göre yarma şevlerinin statik durumda güvenlik sayısı >1.50 ve depremli durumda ise güvenlik sayısı >1.10 koşullarını sağlaması öngörülmüştür. Tez kapsamında incelenen kritik 3 farklı bölgede 2/3 (yatay/düşey) eğimli şevlerin hem statik durumda hem de deprem durumunda duraylı olmadığı tespit edilmiştir. Aynı şevlerin şev açıları 1/1 (yatay/düşey) ve 3/2 (yatay/düşey) olarak iyileştirildiğinde şevlerin stabilizesi sağlanmıştır.

Selahattin Yaprak
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kişisel koruyucu donanımların seçiminin doğru yapılması

Bu çalışmada, risklerin tam olarak önlenemediği veya tam olarak sınırlandırılamadığı veya teknik tedbirlerle çalışana zarar vermeyecek derecede azaltılmasının toplu koruma yöntemleri ile sağlanamadığı durumlarda, kullanılması gereken kişisel koruyucu donanımların seçiminin yapılmasında gerekli olan hususların belirlenmesi ve doğru kişisel koruyucu donanımların seçilmesi için hazırlanmıştır. İşyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, risklerin ortadan kaldırılması veya kabul edilebilir seviyeye getirilmesiyle sağlıklı ve güvenli çalışma yerlerinin oluşturulabilmesi gerekmektedir. Risklerin bertaraf edilemediği ve toplu koruma sağlanamadığı durumlarda kişisel koruyucu donanımlar kullanılmaktadır. Kişisel Koruyucu Donanımlar çalışma alanlarında güvenli çalışmayı sağlamayı hedefleyerek hem koruyucu olarak hem de şartları daha güvenli hale getirmek için kullanılacak ürünlerdir. Anahtar Kelimeler: Kişisel Koruyucu Donanım Seçimi, Kişisel Koruyucu Donanımlar

Kişisel koruyucu donanımMalzeme seçimiTercih+2
Halil İbrahim Ünal
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bina inşaatlarında yüksekte çalışma aşamasında yaşanan iş kazalarının sebepleri ve alınabilecek tedbirler

Bina inşaatlarında yüksekten düşme şeklinde gerçekleşen ölüm oranları, motorlu taşıt kazaları haricinde tüm kazaların ölüm oranlarından daha yüksektir. Bu kazaların temel nedenleri; yüksekte çalışma sırasında düşme önleyici tedbirlerin olmaması veya yetersiz olması, çalışanlarda iş güvenliği bilincinin yeterli olmaması ve teknolojik çalışmaların uygulanmaması şeklinde belirtilebilir. Bu çalışmada, konut binası, fabrika binası ve kamu kurumu inşaatlarında yüksekte çalışma sırasında düşme noktaları belirlenmiş ve kontrol formları ile mevcut ve alınması gereken tedbirler değerlendirilmiştir. Özellikle kat kenarlarında, kalıp çalışmalarında, iskele çalışmalarında düşme tehlikesine karşı genel olarak tedbirlerin alınmadığı görülmüştür. Bu kapsamda; Çalışma Bakanlığının inşaat sektörü için yayınladığı yıllık raporlarda en fazla ölümlü kazaların genel olarak güvenlik tedbirlerinin alınmadığı kat kenar boşlukları, iskele üzerinde yapılan çalışmalar, kalıp çalışmaları ve çatı üzerinde yapılan çalışmalar olduğu belirtilmiştir.

Düşme kazalarıGüvenlik önlemleriKazalar+4
Mehmet Şakir Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Erzincan ovası akiferinin yeraltısuyu kimyasının araştırılması

Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat havzasında yer alan Erzincan ovasında yapılan bu çalışmada ova akiferinin yeraltısuları kimyasının araştırılması amaçlanmıştır. Erzincan ovası ve akifer alanı başta deprem olmak üzere heyelan, çığ ve taşkın gibi doğal etmenler etkisinde şekillenmiştir. Bu etmenlerin ova üzerindeki etkileri günümüzde de devam etmektedir. Bölgenin aktif tektoniğine bağlı olarak oluşan yüzey şekillerine, ova akiferini oluşturan sedimanların mineralojik özelliklerine, yeraltısuyunun beslenme alanlarındaki litolojilere ve antropojenik etkilere bağlı olarak çalışma alanı içerisindeki yüzey ve yeraltısuları hidrojeolojik ve jeokimyasal açıdan farklı özellikler göstermektedir. Bu etkilerden dolayı yüzey ve yeraltısularının kaliteleri de değişmektedir. Bu değişim kaynak kayacın jeokimyasal özelliklerine, fay zonlarındaki ikincil mineralleşmelere, çevrede yürütülen insani faaliyetlere bağlı olarak gelişmektedir. Tez kapsamında Erzincan Ovası yüzey sularından 48 adet, yeraltısularından ise 52 adet olmak üzere toplam 100 adet su numunesi alınmıştır. Alınan numuneler ile suların toksik metal analizleri, majör anyon - katyon analizleri ile fiziksel özelikleri (Eh, Ei, PH) belirlenmiştir. Yapılan analizler ile ağırmetal maksimum /minimum değerleri, Al; 4496,89 / 21,91 ppb, As; 65,47 / 0,39 ppb, Cd;17,43/0,02 ppb, Cr;341,18 / 0,47 ppb, Cu;788,38 / 1,75 ppb, Fe;4313,41 / 39,44 ppb, Mn;2986,69 / 1,22 ppb, Ni; 2230,09 / 7,84 ppb, Pb; 48,68 / 0,65, Zn;5174,48 / 7,63 pbb değer aralıklarında elde edilmiştir. Elde edilen sonuçlar uluslararası kuruluşların (ITASHY, EPA, WHO) belirlediği limit değerlere göre değerlendirilmiştir. Bazı örneklerdeki As, Al, Cd, Cr, Cu, Fe, Mn, Ni, Pb ve Zn element derişimlerinin uluslararası standartlarda (ITASHY, 2005; EPA, 2009; WHO, 2008) belirtilen içme suyu maksimum /minimum sınır değerlerinden daha yüksek olduğu tespit edilmiştir. Majör anyon - katyon analiz sonuçlarına göre bölge sularının kökeninin bölgenin jeolojik ve çalışma alanını kuzeyden sınırlayan Kuzey Anadolu Fay sisteminin aktivitesine bağlı olarak ofiyolitik ve Kireçtaşı (CaCO3) kökenli olduğu genel sınıflamasının ise magnezyum bikarbonatlı sular olduğu belirlenmiştir. ABD tuzluluk sınıflamasına göre bölge suları C2-S1/C3-S1 sınıfında, Sodyum Adsorbsiyon Oranı sınıflamasına göre S1 sınıfında, Kalıcı Sodyum Karbonat sınıflamasına göre ise kullanılabilir su sınıfında olduğu tespit edilmiştir.

Veli Keskin
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mersin- Anamur karayolları T3 Tünelindeki karstik boşlukları iyileştirme yöntemleri

Tez kapsamında Mersin-Anamur Karayolu, Sipahili mevkiinde, T-3 Tüneli ismi ile anılan tünel yapımı işinde tünel güzergahı ve çevresinin jeolojisi, tünel kazı/destek sınıfları, karşılaşılan karstik boşlukların iyileştirilme yönteminin yorumlanmasını, alternatif öneriler sunulması ve değerlendirmeler incelenmiştir. Mersin-Anamur-13.Bl.Hd. Devlet Yolu, Projesi T-3 Tüneli, Km:142+300-148+875 arasını kapsamakta olup bu haliyle tünelin toplam uzunluğu 6575 metredir. Çift tüp olarak tasarlanan tünelde maksimum örtü kalınlığı Km:146+210'da 377 metredir. Tünel çift tüp olup, yol ise 2x2 ve23-26 m platform genişliğine sahiptir. Tünelin güzergahı, İnfa-Kambriyen yaşlı Sipahili Formasyonuna ait karstik özellikli kristalize kireçtaşı, düşük dereceli metamorfîzma izleri taşıyan meta-konglomera, çakıllı kalkşist, fillat, klorit şist ardalanmasından oluşan litolojilerden meydana gelmiştir. Kaya kütlelerinin davranışlarını, kaya kütlesi sınıflandırma sistemleri tarafından önerilen ilişkiler, literatür değerlerine ampirik ve analitik yöntemlerle yapılan tünel kazısı ve destekleme sistemi tasarımında kullanılacak değişkenler ve araziden toplanan bütün bilgilerin detaylı bir değerlendirilmesi yapılmıştır. Tünel güzergahında kireçtaşı geçilen km;148+159,81–148+167,31 ile Km;148+283,81–148+286,31 arasında karstik boşluklar geçilmiştir. Karstik boşlukların iyileştirilmesi, reçine esaslı organik köpük ajanı ile oluşturulan hafif dolgu betonu yöntemi ile gerçekleştirilmiştir.

Yücel Güç
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek lisesi atölyelerinde ergonomik koşulların ve risklerin iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi

İş sağlığı ile ilgili çalışmalar oldukça kapsamlı konuları içermektedir. İş sağlığının asıl odak noktası, öncelikli olarak çalışan personelin sağlığıdır. İş sağlığının sürdürülebilmesi için tüm sektör ve meslek çalışanlarının çalışma ortamında ruhsal, sosyal, fiziksel açıdan tam iyilik halinin korunması ve geliştirilmesi gerekmektedir. Bir başka tanıma göre ise iş sağlığı, işyerinde işin yürütülmesi esnasında çeşitli sebeplerden dolayı sağlığa zarar verebilecek ortam ve durumlardan korunmak için yapılan sistemli ve bilimsel çalışmalar bütünüdür. Ergonomi; iş-iş yeri ve çalışan arasındaki bağlantıyı sağlayan çalışma olarak ortaya çıkmış bir bilim dalıdır. Kısaca ergonomiye, fiziksel çevrenin insana uyumlu hale getirilmesi süreci denilmektedir. Çağımızda endüstrileşmenin artmasıyla, insan ile makine arasındaki ilişkiler artmış, insana uyumlu çevre, eşya, makine, ofis vb. fiziksel ortamın gerekliliklerinin sağlanması zorunlu hale gelmiştir. Öyle ki; artık sadece fiziksel çevrenin ergonomisinden değil, doğrudan insanın zihnine seslenen bilgisayar yazılımları, internet web tasarımı gibi konuların da zihinsel algılama, kolay kontrol edebilme ve yönlendirebilme açısından çalışanlara uyumundan bahsedilmektedir. Tüm bu nedenlerden dolayı ergonomi, mühendislik, mimarlık, tıp, fizyoloji, anatomi, psikoloji, sosyoloji gibi birçok bilim dalının ortak çalışma alanı olan yaklaşımlar bütünüdür. Meslek liselerinde Bilişim Teknolojileri, Elektrik-Elektronik Teknolojisi, Motorlu Araçlar Teknolojisi, Tesisat Teknolojisi ve Mobilya Alanı gibi bölümler bulunmaktadır. Bu bölümlerin uygulamalı dersleri atölyelerde işlenmektedir. Mesleki eğitimde öğrenciler mikro düzeyde üretimle tanıştırılmakta ve ilk üretimlerini bu okullarımızda gerçekleştirmektedirler. Atölyelerde geçirilen zamanın çokluğu aynı zamanda ergonomiye olan önemin daha çok artmasına sebep olmaktadır. Örneğin Bilişim Teknolojileri atölyesinde bilgisayar başında geçirilen süreden kaynaklı olarak atölyelerin fiziksel ergonomiye uygun olarak tasarımı önem kazanmaktadır. Bu çalışmada ülkemizde büyük bir yeri olan meslek liselerinde bulunan atölyelerin ergonomik koşullarının iş sağlığı ve güvenliği açısından değerlendirilmesi hedeflenmiştir.

Esra Elçin Taşkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Farklı tip agregaların beton agregası olarak kullanılabilirliğinin değerlendirilmesi

Bu çalışmada, farklı tipteki agregaların fiziksel ve mühendislik özellikleri ile beton içinde kullanılabilirliklerini belirlemek amacıyla yapılan agrega deneyleri ile birlikte betonun 7 ve 28 günlük basınç dayanımları incelenmiştir. Antalya Topsurlar bölgesinden kireçtaşı, Ankara Gölbaşı bölgesinden trakit ve Çorum Alaca bölgesindeki gabro taş ocaklarından alınan numuneler üzerinde kırma ve eleme işlemi geçirildikten sonra elde edilen agrega numuneleri üzerinde özgül ağırlık, su emme, ince madde oranı, metilen mavisi, los angeles, sülfat ile dayanıklılık tayini ve alkali silika reaktivitesi tayini deneyleri yapılarak agregaların fiziko – mekanik ve mühendislik özellikleri ortaya konulmuştur. Çalışma yapılan farklı tipteki agrega numuneleri üzerinde aynı oranlarda su/çimento, kimyasal katkı ve hava sürükleyici kullanılarak üçer adet küp numune dökülerek betonun 7 ve 28 günlük basınç dayanımları karşılaştırılmıştır. Deney sonuçlarına göre üretilen betonların 7 ve 28 günlük basınç dayanımları karşılaştırıldığında betonda en yüksek dayanımı Çorum Alaca bölgesinden alınan gabro agregalarından yapılan betonun verdiği görülmüştür.

Mutluhan Akın
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Yeraltı baraj yeri seçiminde jeolojik, hidrojeolojik çalışmalar: Pozantı-Yukarıbelemedik (Adana) örnek projesi

Pozantı-Yukarıbelemedik civaında bulunan karaçay deresi üzerinde, yeraltı barajı için örnek çalışma olarak seçilen Yukarıbelemedik yeraltıbarajı projesinin aks yeri ve depolama alanının mühendislik Jeolojisi, hidrojeolojik özelliklerin incelenmesi, akifer olabilecek seviyelerin saptanması ve yeraltı barajı için gerekli zemin parametrelerinin belirlenmesi tezin amacını oluşturmaktadır. Yeraltı barajı, yeraltısuyu akımına karşı geçirimsiz bir perde oluşturmak suretiyle suyun geçirimsiz formasyon üzerinde bulunan akifer içinde depolandığı yeraltı mühendislik yapısıdır. Yeraltı barajlarından su cazibeyle veya pompajla elde edilebilmektedir. Yeraltı barajlarının jeolojik ve topoğrafik koşulların uygun olması halinde cazibe ile yararlanılabilecek şekilde inşa edilebilmesi mümkündür. Pozantı-Yukarıbelemedik yeraltıbarajı projesi, Adana'nın Pozantı İlçesinin Yukarıbelemedik Mahallesinin yaklaşık 3.160 m gübeybatısında Karaçay deresi üzerindedir. Tez kapsamında mühendislik jeolojisi çalışmaları yapılarak, yeraltı barajı aks yeri belirlenmiş, araştırma sondajları ve yerinde deneylerle gerekli mühendislik parametreleri saptanmıştır. Belirlenen aks yerinde 5 adet temel sondaj kuyusu açılmış, yeraltı jeolojisi belirlenmiştir. Aks yerinde 14 metre kalınlığında alüvyon, altta ana kaya olarak andezit yeralmaktadır. Depolama alanında da aynı birimler izlenir. Aks yerinde açılan sondaj kuyularında birimlerin geçirimliliğinin belirlenmesi için permeabilite ve basınçlı su testleri yapılmış, yapılan basınçlı su testi ve permeabilite deney sonuçlarına göre; gölet aks yerinde bulunan birimler geçirimli özellikte olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmalar neticesinde aks yerinin geçirimli olan kesimlerinde çimento enjeksiyonu ile geçirimsizliğin sağlanabileceği, geçirimlilik değerinin derine doğru azalması sebebiyle, sızma boyunun uzatılmasıyla depolama alanında su tutulabileceği ve depolama anlamında bir olumsuzluk oluşturmayacağı değerlendirilmiştir.

Mehmet Holo
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Diyarbakır 7, 8 ve 9 numaralı sur burçları çevresindeki yeraltısuyu problemi ve drenaj yöntemleri

Diyarbakır ili, Yenişehir ilçesi, içerisinde yer alan Diyarbakır Surlarının Dağkapı civarındaki 7, 8 ve 9 numaralı burçların arkeolojik ve peyzaj çalışmalarındaki zemin katlarının kazısı sırasında yaklaşık 660 m kotlarında karşılaşılan yeraltısuyu problemi çalışmaları durdurmuştur. Yeraltısu seviyesi kazı taban kotunun üstünde olduğu ve mevsimsel olarak zaman zaman yükseldiği görülmüştür. Karşılaşılan yeraltısuyu probleminin çözümü ve drenaj çalışmaları tez çalışmasının amacını oluşturmaktadır. Tez kapsamında, Diyarbakır Dağkapı 7, 8 ve 9 numaralı Sur burçları çevresindeki yeraltısuyu problemi olan bölümde yaklaşık 14.000,00 metrekarelik alanda Jeolojik, Hidrojeolojik özellikler tespit edilmiş, yeraltısuyunun durumu araştırılmış, yeraltısuyu tablası haritası oluşturulmuş, drenaj yöntemi olarak Fransız Drenajı ve Kaptaj uygulaması şeklinde iki alternatif yöntem belirlenmiştir.

Özgür Haktan Bozan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00

Other supervisors