Theses supervised by Prof. Dr. Vecdi Demircan
10 theses · Isparta University of Applied Sciences
Indonesian palm oil export analysis
This study aims to analyze the factors affecting Indonesian palm oil exports between 1990-2019 and the impact of the COVID-19 pandemic (2020-2021 period) on Indonesian palm oil exports. This study also reveals the structure of Indonesian palm oil exporting companies, identifies the problems of palm oil exporting companies, and proposes solutions to these problems. Primary data was obtained through in-depth interviews with 15 Indonesian palm oil exporters. The study used regression prerequisite testing, classical assumption, and multiple linear regression methods to analyze the factors affecting Indonesian palm oil exports between 1990-2019. A literature review and simple descriptive methods were used to analyze the impact of the COVID-19 pandemic (2020-2021) on Indonesian palm oil exports. Basic statistical methods for comparative interpretation were used to identify Indonesian palm oil export companies' structure, problems, and solutions. According to the results, palm oil production, the USD exchange rate against the IDR, and the world palm oil price had a 96.5% impact on Indonesian palm oil exports. Palm oil production and export volume decreased during the COVID-19 pandemic due to supply chain disruptions, labor limitations, and other constraints. Palm oil companies faced various internal and external challenges, including production, export, and climate issues, high fertilizer prices, global economic uncertainty, export restriction policies, and negative campaigns by environmental and social NGOs on palm oil. Solutions to be implemented by companies include careful fertilization planning, implementation of integrated pest management, market diversification, active participation in industry associations, and compliance with national and international palm oil sustainability standards.
Türkiye'de etlik piliç üretiminde teknik ve ekonomik etkinlik
Bu araştırmada Türkiye'de etlik piliç üretiminin ekonomik analizi, yatırım analizi ve etkinlik analizlerinin yapılması amaçlanmıştır. Araştırmanın ana materyalini, Türkiye'de etlik piliç varlığının %57.12'sini oluşturan Manisa, Balıkesir, Bolu, Sakarya ve Mersin illerinde 139 işletmeden anket yöntemi ile toplanan birincil veriler oluşturmuştur. Örnek işletmelerin tabakalara dağıtımında tavuk sayısına göre Neyman Paylaştırması yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; işletmelerde ortalama ölüm oranı %4.40, ortalama canlı ağırlık 2.61 kg, bir yıldaki ortalama besi dönemi sayısı 5.38 ve bir dönemdeki ortalama besi süresi 42.63 gün olarak tespit edilmiştir. Canlı ağırlık birimi başına üretim masrafları ortalama 15.45 TL/kg, brüt kâr 5.73 TL/kg, net kâr 3.98 TL/kg ve nispi kâr 1.26 olarak hesaplanmıştır. Etlik piliç yetiştiriciliğinde yatırımın mali ve ekonomik yönden değerlendirilmesinde; fayda masraf oranları işletme büyüklük gruplarına göre I., II. ve III. grup işletmelerde sırasıyla 1.14, 1.24 ve 1.35 olarak hesaplanmıştır. İç kârlılık oranı ise I., II. ve III. grup işletmelerde sırasıyla %27.85, %39.71 ve %70.69 olarak saptanmıştır. VZA'ya göre işletmelerin girdiye yönelik ekonomik etkinlik skoru ortalama 0.87, kaynak kullanım etkinliği skoru, 0.97, teknik etkinlik skoru, 0.82, saf teknik etkinlik ve ölçek etkinliği skoru 0.91 olarak tespit edilmiştir. İşletmelerin çıktıya yönelik teknik etkinlik skoru 0.82 ve SSA'ya göre ise teknik etkinlik skoru ise 0.92 olarak saptanmıştır. Sektörün en önemli sorunu olarak yem hammaddelerinin ithalat yoluyla temin edilmesi görülmektedir. Yem hammaddelerinin ülke içinde üretiminin teşvik edilmesi gerekmektedir. Ayrıca üreticilerin etlik piliç ile ilgili tarımsal örgüt oluşturmalarının sektörde söz sahibi olabilmeleri için önemli olduğu sonucuna varılmıştır. Üreticilere yetiştiricilik ile ilgili eğitim verilmesinin de işletmelerin etkinliğini artıracağı sonucu çıkmıştır.
Jeotermal seralarda domates üretiminin ekonomik analizi: Afyonkarahisar ili örneği
Türkiye'de jeotermal sera alanı toplam 3908 dekardır. Araştırmanın yürütüldüğü Afyonkarahisar ili Türkiye'de jeotermal sera alanı bakımından 3. sırada (%17.01) yer almaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de jeotermal seracılık bakımından yüksek bir potansiyele sahip olan Afyonkarahisar ilinde jeotermal seralarda domates üretim faaliyetinin ekonomik analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın ana materyalini, Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde jeotermal seralarda üretim yapan 20 üretici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile toplanan orijinal nitelikli veriler oluşturmuştur. İşletmeler tam sayım yöntemine göre belirlenmiştir. İşletmelerin sahip oldukları arazi büyüklükleri birbirinden farklılık gösterdiğinden, popülasyonu homojen duruma getirmek için işletmelerin gruplara ayrılarak incelenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Buna göre, işletmeler 1. grup (1-30 dekar; 11 işletme) ve 2. grup (31+ dekar; 9 işletme) olarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin ortalama sera alanının 39.85 dekar olduğu ve tüm üreticilerin topraksız tarım kültürüne göre üretim yaptıkları belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre domates veriminin 50.05 ton/dekar olduğu hesaplanmıştır. Jeotermal seranın dekara tesis maliyetinin 479 176.41 TL olduğu ve bunun büyük bir bölümünü sera inşaatı maliyetinin (%73.80) oluşturduğu belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen gayrisafi üretim değeri 170 415.81 TL olarak hesaplanmıştır. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen brüt kar 102 424.62 TL, net kar 49 016.01 TL ve nispi kar 1.40 olarak bulunmuştur. Karlılık kriterlerine göre hem 1. grup, hem de 2. grup kar elde etmiş olduğu belirlenmiştir. Ancak 2. gruptaki işletmelerin 1. gruptaki işletmelere göre karlılık göstergeleri bakımından daha avantajlı oldukları saptanmıştır.
Jeotermal seralarda domates üretiminin ekonomik analizi: Afyonkarahisar ili örneği
Türkiye'de jeotermal sera alanı toplam 3908 dekardır. Araştırmanın yürütüldüğü Afyonkarahisar ili Türkiye'de jeotermal sera alanı bakımından 3. sırada (%17.01) yer almaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de jeotermal seracılık bakımından yüksek bir potansiyele sahip olan Afyonkarahisar ilinde jeotermal seralarda domates üretim faaliyetinin ekonomik analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın ana materyalini, Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde jeotermal seralarda üretim yapan 20 üretici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile toplanan orijinal nitelikli veriler oluşturmuştur. İşletmeler tam sayım yöntemine göre belirlenmiştir. İşletmelerin sahip oldukları arazi büyüklükleri birbirinden farklılık gösterdiğinden, popülasyonu homojen duruma getirmek için işletmelerin gruplara ayrılarak incelenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Buna göre, işletmeler 1. grup (1-30 dekar; 11 işletme) ve 2. grup (31+ dekar; 9 işletme) olarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin ortalama sera alanının 39.85 dekar olduğu ve tüm üreticilerin topraksız tarım kültürüne göre üretim yaptıkları belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre domates veriminin 50.05 ton/dekar olduğu hesaplanmıştır. Jeotermal seranın dekara tesis maliyetinin 479 176.41 TL olduğu ve bunun büyük bir bölümünü sera inşaatı maliyetinin (%73.80) oluşturduğu belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen gayrisafi üretim değeri 170 415.81 TL olarak hesaplanmıştır. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen brüt kar 102 424.62 TL, net kar 49 016.01 TL ve nispi kar 1.40 olarak bulunmuştur. Karlılık kriterlerine göre hem 1. grup, hem de 2. grup kar elde etmiş olduğu belirlenmiştir. Ancak 2. gruptaki işletmelerin 1. gruptaki işletmelere göre karlılık göstergeleri bakımından daha avantajlı oldukları saptanmıştır.
Jeotermal seralarda domates üretiminin ekonomik analizi: Afyonkarahisar ili örneği
Türkiye'de jeotermal sera alanı toplam 3908 dekardır. Araştırmanın yürütüldüğü Afyonkarahisar ili Türkiye'de jeotermal sera alanı bakımından 3. sırada (%17.01) yer almaktadır. Bu çalışmada Türkiye'de jeotermal seracılık bakımından yüksek bir potansiyele sahip olan Afyonkarahisar ilinde jeotermal seralarda domates üretim faaliyetinin ekonomik analizinin yapılması amaçlanmıştır. Bu çalışmanın ana materyalini, Afyonkarahisar ili Sandıklı ilçesinde jeotermal seralarda üretim yapan 20 üretici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile toplanan orijinal nitelikli veriler oluşturmuştur. İşletmeler tam sayım yöntemine göre belirlenmiştir. İşletmelerin sahip oldukları arazi büyüklükleri birbirinden farklılık gösterdiğinden, popülasyonu homojen duruma getirmek için işletmelerin gruplara ayrılarak incelenmesi gerektiğine karar verilmiştir. Buna göre, işletmeler 1. grup (1-30 dekar; 11 işletme) ve 2. grup (31+ dekar; 9 işletme) olarak sınıflandırılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre üreticilerin ortalama sera alanının 39.85 dekar olduğu ve tüm üreticilerin topraksız tarım kültürüne göre üretim yaptıkları belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre domates veriminin 50.05 ton/dekar olduğu hesaplanmıştır. Jeotermal seranın dekara tesis maliyetinin 479 176.41 TL olduğu ve bunun büyük bir bölümünü sera inşaatı maliyetinin (%73.80) oluşturduğu belirlenmiştir. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen gayrisafi üretim değeri 170 415.81 TL olarak hesaplanmıştır. Tüm işletmeler ortalamasına göre dekara düşen brüt kar 102 424.62 TL, net kar 49 016.01 TL ve nispi kar 1.40 olarak bulunmuştur. Karlılık kriterlerine göre hem 1. grup, hem de 2. grup kar elde etmiş olduğu belirlenmiştir. Ancak 2. gruptaki işletmelerin 1. gruptaki işletmelere göre karlılık göstergeleri bakımından daha avantajlı oldukları saptanmıştır.
Organik ürün tüketiminin mevcut durumu ve tüketimi etkileyen faktörler: Isparta ili örneği
Bu çalışmada, Isparta ili kent merkezinde yaşayan tüketicilerin organik ürünler hakkında ki bilgi düzeyleri, organik ürün tüketim tercihleri ve organik ürün tüketimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sayısının belirlenmesinde "ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmiş tek aşamalı basit tesadüfi olasılık örneklemesi" yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ana materyalini, Isparta ili kentsel alanda yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek toplanan veriler oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen verilere Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin organik ürünleri genel olarak doğal ürün olarak tanımladıkları (%73.18) tespit edilmiştir. Katılımcıların %72.40'ının organik ürün tükettiği belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri tercih etmesindeki en önemli etkenin sağlık faktörü olduğu tespit edilmiştir. Tüketicilerin en fazla tükettiği organik ürünler sırasıyla yaş meyve ve sebze, yumurta ve süt olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri güvenilir yerlerden almaya dikkat ettikleri saptanmıştır. Organik ürün tüketen tüketicilerin %43.17'si satın aldıkları ürünlerde sertifika bulunduğunu belirtmişlerdir. Tüketicilerin organik ürünleri köylerden, semt pazarından ve tanıdık üreticiden satın aldıkları belirlenmiştir. Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, organik ürünlerin fiyatlarının pahalı olduğunu vurgulamışlardır. Tüketicilerin %84.53'ü organik ürünler hakkında yeterince tanıtım yapılmadığını düşünmektedir. Tüketicilerin organik ürünler hakkındaki bilgi kaynağı internet olarak belirlenmiştir. Araştırmada yapılan Ki-Kare analizi sonucunda tüketicilerin öğrenim durumu, aylık gelir düzeyi, hanehalkı genişliği ve Isparta'da ikamet yılı ile organik ürün tüketimi arasındaki ilişkinin istatiksel olarak önemli olduğu saptanmıştır.
Organik ürün tüketiminin mevcut durumu ve tüketimi etkileyen faktörler: Isparta ili örneği
Bu çalışmada, Isparta ili kent merkezinde yaşayan tüketicilerin organik ürünler hakkında ki bilgi düzeyleri, organik ürün tüketim tercihleri ve organik ürün tüketimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sayısının belirlenmesinde "ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmiş tek aşamalı basit tesadüfi olasılık örneklemesi" yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ana materyalini, Isparta ili kentsel alanda yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek toplanan veriler oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen verilere Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin organik ürünleri genel olarak doğal ürün olarak tanımladıkları (%73.18) tespit edilmiştir. Katılımcıların %72.40'ının organik ürün tükettiği belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri tercih etmesindeki en önemli etkenin sağlık faktörü olduğu tespit edilmiştir. Tüketicilerin en fazla tükettiği organik ürünler sırasıyla yaş meyve ve sebze, yumurta ve süt olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri güvenilir yerlerden almaya dikkat ettikleri saptanmıştır. Organik ürün tüketen tüketicilerin %43.17'si satın aldıkları ürünlerde sertifika bulunduğunu belirtmişlerdir. Tüketicilerin organik ürünleri köylerden, semt pazarından ve tanıdık üreticiden satın aldıkları belirlenmiştir. Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, organik ürünlerin fiyatlarının pahalı olduğunu vurgulamışlardır. Tüketicilerin %84.53'ü organik ürünler hakkında yeterince tanıtım yapılmadığını düşünmektedir. Tüketicilerin organik ürünler hakkındaki bilgi kaynağı internet olarak belirlenmiştir. Araştırmada yapılan Ki-Kare analizi sonucunda tüketicilerin öğrenim durumu, aylık gelir düzeyi, hanehalkı genişliği ve Isparta'da ikamet yılı ile organik ürün tüketimi arasındaki ilişkinin istatiksel olarak önemli olduğu saptanmıştır.
Organik ürün tüketiminin mevcut durumu ve tüketimi etkileyen faktörler: Isparta ili örneği
Bu çalışmada, Isparta ili kent merkezinde yaşayan tüketicilerin organik ürünler hakkında ki bilgi düzeyleri, organik ürün tüketim tercihleri ve organik ürün tüketimlerini etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Anket sayısının belirlenmesinde "ana kitle oranlarına dayalı kümelendirilmiş tek aşamalı basit tesadüfi olasılık örneklemesi" yöntemi kullanılmıştır. Çalışmanın ana materyalini, Isparta ili kentsel alanda yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek toplanan veriler oluşturmuştur. Çalışmada elde edilen verilere Ki-Kare analizi uygulanmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, tüketicilerin organik ürünleri genel olarak doğal ürün olarak tanımladıkları (%73.18) tespit edilmiştir. Katılımcıların %72.40'ının organik ürün tükettiği belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri tercih etmesindeki en önemli etkenin sağlık faktörü olduğu tespit edilmiştir. Tüketicilerin en fazla tükettiği organik ürünler sırasıyla yaş meyve ve sebze, yumurta ve süt olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin organik ürünleri güvenilir yerlerden almaya dikkat ettikleri saptanmıştır. Organik ürün tüketen tüketicilerin %43.17'si satın aldıkları ürünlerde sertifika bulunduğunu belirtmişlerdir. Tüketicilerin organik ürünleri köylerden, semt pazarından ve tanıdık üreticiden satın aldıkları belirlenmiştir. Tüketicilerin büyük bir çoğunluğu, organik ürünlerin fiyatlarının pahalı olduğunu vurgulamışlardır. Tüketicilerin %84.53'ü organik ürünler hakkında yeterince tanıtım yapılmadığını düşünmektedir. Tüketicilerin organik ürünler hakkındaki bilgi kaynağı internet olarak belirlenmiştir. Araştırmada yapılan Ki-Kare analizi sonucunda tüketicilerin öğrenim durumu, aylık gelir düzeyi, hanehalkı genişliği ve Isparta'da ikamet yılı ile organik ürün tüketimi arasındaki ilişkinin istatiksel olarak önemli olduğu saptanmıştır.
Tüketicilerin fonksiyonel gıda tüketimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Isparta ili örneği
Bu tez çalışmasında fonksiyonel gıdalara yönelik tüketici davranışları ve bunları etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada tüketicilerin sosyo-demografik özellikleri, fonksiyonel gıdalar hakkındaki bilgi düzeyleri, hangi fonksiyonel gıdaları tükettikleri, tüketim nedenleri, tüketim sıklıkları ve tüketim harcamaları gibi unsurlar belirlenmiştir. Ayrıca fonksiyonel gıda tüketimini etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Çalışmanın ana materyalini, Isparta ili kentsel alanda yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, görüşme yapılan kişilerin %89.58'i fonksiyonel gıda tüketicisi olduğu belirlenmiştir. Bu oranın yüksek çıkmasının nedeni araştırmanın Isparta ili kentsel alanda yapılması, görüşme yapılan kişilerin eğitim ve gelir seviyelerindeki artıştan kaynaklandığı gösterilebilir. Araştırmada tüketicilerin tüketmiş oldukları gıda ürününe karar verirken ilk dikkat ettikleri etmenin sağlığa yararlı olması görülmüştür. Tüketicilerin en fazla tüketmiş olduğu ürünler sırası ile maden suyu, karışık meyve suyu ve yeşil çay olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin fonksiyonel gıdalardan en fazla internet aracılığı ile haberdar oldukları ve bu gıdalardan en fazla gördükleri ilk üç fayda; kendilerini daha sağlıklı hissetmeleri, şişkinlik, gaz gibi sorunlarının giderilmesi ve bağırsak fonksiyonlarını düzenlemesi şeklinde olmuştur. Tüketicilerin haftada en az 2 veya 3 kez fonksiyonel gıda tükettikleri belirlenmiştir. Tüketicilerin fonksiyonel gıdaları satın alırken dikkat ettikleri özelliklerden olan sağladığı sağlık faydası, fonksiyonel gıdalarla ilgili uzman kişilerin verdiği bilgiler ve bu ürünlerin markaları önem arz etmektedir. Fonksiyonel gıdaların tüketilmesinin ana nedenleri fonksiyonel gıdaların sağlıklarına fayda sağlamaları ve tatlarını sevmeleri, bu gıdaların kendilerini formda hissettirmeleri ayrıca hastalıkların önlenmesine yardımcı olmasıdır. Araştırmada fonksiyonel gıda tüketiminin cinsiyet, yaş, medeni durum, hanehalkı genişliği ve toplam aylık gelirleri üzerine bir etkisinin olmadığı görülürken, kişilerin öğrenim durumları ile bir ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gıda, Gıda tüketimi, Tüketici tercihleri.
Tüketicilerin fonksiyonel gıda tüketimini etkileyen faktörlerin belirlenmesi: Isparta ili örneği
Bu tez çalışmasında fonksiyonel gıdalara yönelik tüketici davranışları ve bunları etkileyen faktörlerin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla çalışmada tüketicilerin sosyo-demografik özellikleri, fonksiyonel gıdalar hakkındaki bilgi düzeyleri, hangi fonksiyonel gıdaları tükettikleri, tüketim nedenleri, tüketim sıklıkları ve tüketim harcamaları gibi unsurlar belirlenmiştir. Ayrıca fonksiyonel gıda tüketimini etkileyen faktörler tespit edilmiştir. Çalışmanın ana materyalini, Isparta ili kentsel alanda yaşayan 384 tüketici ile yüz yüze görüşülerek anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Araştırma sonuçlarına göre, görüşme yapılan kişilerin %89.58'i fonksiyonel gıda tüketicisi olduğu belirlenmiştir. Bu oranın yüksek çıkmasının nedeni araştırmanın Isparta ili kentsel alanda yapılması, görüşme yapılan kişilerin eğitim ve gelir seviyelerindeki artıştan kaynaklandığı gösterilebilir. Araştırmada tüketicilerin tüketmiş oldukları gıda ürününe karar verirken ilk dikkat ettikleri etmenin sağlığa yararlı olması görülmüştür. Tüketicilerin en fazla tüketmiş olduğu ürünler sırası ile maden suyu, karışık meyve suyu ve yeşil çay olarak belirlenmiştir. Tüketicilerin fonksiyonel gıdalardan en fazla internet aracılığı ile haberdar oldukları ve bu gıdalardan en fazla gördükleri ilk üç fayda; kendilerini daha sağlıklı hissetmeleri, şişkinlik, gaz gibi sorunlarının giderilmesi ve bağırsak fonksiyonlarını düzenlemesi şeklinde olmuştur. Tüketicilerin haftada en az 2 veya 3 kez fonksiyonel gıda tükettikleri belirlenmiştir. Tüketicilerin fonksiyonel gıdaları satın alırken dikkat ettikleri özelliklerden olan sağladığı sağlık faydası, fonksiyonel gıdalarla ilgili uzman kişilerin verdiği bilgiler ve bu ürünlerin markaları önem arz etmektedir. Fonksiyonel gıdaların tüketilmesinin ana nedenleri fonksiyonel gıdaların sağlıklarına fayda sağlamaları ve tatlarını sevmeleri, bu gıdaların kendilerini formda hissettirmeleri ayrıca hastalıkların önlenmesine yardımcı olmasıdır. Araştırmada fonksiyonel gıda tüketiminin cinsiyet, yaş, medeni durum, hanehalkı genişliği ve toplam aylık gelirleri üzerine bir etkisinin olmadığı görülürken, kişilerin öğrenim durumları ile bir ilişkisinin olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Fonksiyonel gıda, Gıda tüketimi, Tüketici tercihleri.