Theses supervised by Prof. Dr. Zeki Arsal
12 theses · Bolu Abant İzzet Baysal University
Uygulama öğretmenlerinin mentorluk rollerinin müzik öğretmen adaylarının müzik öğretimi özyeterlik inancındaki değişime etkisi
Bu araştırmanın amacı, Öğretmenlik Uygulaması 1 ve 2 dersi kapsamında olan uygulama öğretmeni mentorluk rollerinin müzik öğretmeni adaylarının müzik öğretimi özyeterlik inançları üzerindeki değişimin etkisini incelemektir. Araştırma modeli karma yöntem türlerinden açıklayıcı sıralı karma yöntemdir. Çalışmanın katılımcıları 2021-2022 eğitim öğretim yılında Eğitim Fakültesi Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı Lisans 4. Sınıf düzeyinde eğitim gören ve Öğretmenlik Uygulaması dersine kayıtlı olup araştırmaya katılmak isteyen 11 öğretmen adayı ve dersten sorumlu 2 uygulama öğretmenidir. Nicel boyutta ön test- son test olarak Öğretmenlik Uygulaması 1 ve 2 dersi süresinde müzik öğretmeni adaylarına sadece "Müzik Öğretimine Yönelik Özyeterlik İnancı Ölçeği" uygulanmış ayrıca süreç sonunda ise müzik öğretmeni adaylarına "Aday Öğretmen Mentorluk Rolleri Ölçeği" ve uygulama öğretmenlerine "Danışman Öğretmen Mentorluk Rolleri Ölçeği" uygulanmıştır. Nitel boyutta ise Öğretmenlik Uygulaması 1 ve 2 Dersi süreci sonunda sadece uygulama öğretmenlerine yarı yapılandırılmış görüşme tekniğiyle "Danışman Öğretmen Mentorluk Rolleri Görüşme Formu" uygulanmış ve veriler toplamıştır. Ön test- son test sonuçları arasındaki anlamlılık düzeyini ortaya koymak için Wilcoxon İşaretli Sıralar testi gruplar arasındaki algı farklılıklarında ise Mann Whitney U kullanılmıştır. Nitel verilerin çözümlenmesinde de içerik analizinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunda grup içerisinde ve gruplar arasında müzik öğretmeni adaylarınca müzik öğretimine yönelik öz yeterlik inançlarında istatiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Öğretmen adayları ve uygulama öğretmenleri, ders süresince mentorluk rollerinin üstlenildiğini ölçeklerde ve görüşmelerde belirtip ifade etmişlerdir. Uygulama öğretmenleri süreçte aday öğretmenlerin belirli konularda eksikliklerini ve yetersizlerini belirtmişlerdir. (Örneğin enstrüman ve ses kullanmam dersi aktif kılmama)
Eleştirel çokkültürlü eğitim uygulamasının öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerisi, eğilimi ve çokkültürlü yeterliklerine etkisi
Bu çalışmanın amacı eleştirel çokkültürlü eğitim uygulamasının öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerisi, eğilimi ve çokkültürlü yeterliklerine etkisini araştırmaktır. Bu amaçla, araştırmada ön test-son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmış, deney grubuyla eleştirel çokkültürlü eğitim uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Batı Karadeniz Bölgesinde yer alan bir üniversitenin Yabancı Diller Yüksekokulunda İngilizce Hazırlık öğrenimini sürdüren 46 öğretmen adayı oluşturmaktadır. . Çalışmada, veri toplama araçları olarak "Eleştirel Düşünme Eğilimi Ölçeği", "Ennis-Weir Eleştirel Düşünme Becerisi Kompozisyon Testi" ve "Çokkültürlü Yeterlik Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonunda; • Eleştirel çokkültürlü eğitim uygulaması yapılan deney grubunun çok kültürlü yeterlik, eleştirel düşünme becerisi ve eleştirel düşünme eğilimi ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı fark olduğu, • Kontrol grubunun çokkültürlü yeterlik, eleştirel düşünme becerisi ve eleştirel düşünme eğilimi ön-test ve son-test puanları arasında anlamlı fark olmadığı, • Kontrol ve deney gruplarının ön-test puanları kontrol edildiğinde çokkültürlü yeterlik son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu, • Kontrol ve deney gruplarının ön test puanları kontrol edildiğinde eleştirel düşünme becerileri son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu, • Kontrol ve deney gruplarının ön test puanları kontrol edildiğinde eleştirel düşünme eğilimleri son-test puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, İngilizce öğrenim gören öğretmen adaylarının eleştirel düşünme becerisi, eğilimi, çokkültürlü tutum ve yeterliklerini geliştirmek amacıyla İngilizce konuşma, yazma, okuma ve dinleme becerileri dersleriyle içerik bütünleştirme yöntemiyle eleştirel çokkültürlü eğitim yürütülmesi önerilebilir. ANAHTAR KELİMELER: Çokkültürlü Eğitim, Eleştirel Çokkültürlü Eğitim, Çokkültürlü Yeterlik, Eleştirel Düşünme Eğilimi, Eleştirel Düşünme Becerisi, Öğretmen Adayları
Öyküleştirmeye dayalı matematik problem çözme uygulamalarının problem çözme başarısına becerisine ve tutumuna etkisi
Yapılan araştırmanın amacı, öyküleştirme yöntemiyle öğretimin 6. sınıf öğrencilerinin matematik problem çözme başarısına, problem çözme becerisine ve tutuma etkisini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada deney kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu, Ankara ili Milli Eğitim Bakanlığına bağlı bir ilköğretim okulunda öğrenim gören 6. sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırma 4 hafta boyunca rastgele seçilen iki sınıftan biri deney grubu diğeri ise kontrol grubu olacak şekilde, toplam 56 öğrenci (28 deney 28 kontrol grubu) ile çalışma yürütülmüştür. Kontrol grubunda öğretmenin uyguladığı öğretim yöntemi ile ders işlenirkengü, deney grubundaki öğrencilerle ise öyküleştirme yöntemi kullanılarak ders işlenmiştir. Veri toplama araçları olarak; Matematik Başarı Testi, Problem Çözme Beceri Ölçeği ve Problem Çözmeye Yönelik Tutum Ölçeği kullanılmıştır. Kontrol ve deney gruplarında öntest ve sontest olarak uygulanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde parametrik olmayan testler ve betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, deney grubuna uygulanan öğretimin, kontrol grubunda uygulanan öğretime göre problem çözme başarısı, problem çözme becerisi ve problem çözmeye yönelik tutum üzerinde anlamlı ve olumlu bir değişime neden olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu doğrultuda, matematik öğretmenlerinin öğrencilerin problem çözmedeki akademik başarısını artırmak problem çözme becerisini ve problem çözmeye yönelik tutumlarını olumlu yönde geliştirmek için matematik derslerinde öyküleştirme yöntemini kullanmaları önerilebilir. ANAHTAR KELİMLER: Problem çözme, Öyküleştirme yöntemi, Problem çözme başarısı, Problem çözme becerisi, Problem çözmeye yönelik tutum.
Yaratıcı problem çözmeye dayalı öğretimin öğretmen adaylarının yaratıcı düşünme becerilerine ve sınıf yönetimi tutumlarına etkisi
Bu araştırmanın amacı, yaratıcı problem çözme temelli sınıf yönetimi eğitiminin öğretmen adaylarının sınıf yönetimi tutumlarında ve yaratıcı düşünme becerilerinde anlamlı bir farklılaşmaya sebep olup olmadığının belirlenmesidir. Çalışma ön test-son test deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desen ile yapılmıştır. Araştırmada deney grubundaki öğrencilere, süreç modelleri (Osborn-Parnes, Gestalt, Isaksen ve Treffinger ve Gelb) ile sınıf yönetimi disiplin modelleri (Redl ve Wattenberg, Jones, Kounin, Ginott, Canter, Gordon, Curwin ve Mendler) ve istenmeyen davranışların kaynağı konularını içeren hedef ve davranışlara göre oluşturulmuş ders planları uygulanmıştır. Araştırma grubu, bir eğitim fakültesinin 2017-2018 eğitim öğretim yılı bahar döneminde, Türkçe Öğretmenliği Bölümünde öğrenim gören 61 üçüncü sınıf öğrencisinden oluşmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Torrance Yaratıcı Düşünme Testi", "Öğretmen Adaylarının Sınıf Yönetimine Yönelik Tutumları ve İnançları Ölçeği" ve "Görüşme Formu" kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarında çalışmalar birbirlerine paralel, 10 hafta boyunca haftada 2 saat olarak yürütülmüştür. Çalışmanın 1. ve 10. haftalarında deney ve kontrol gruplarındaki öğrencilere ölçekler uygulanmıştır. Ders uygulaması 2-9. haftalar arasında toplamda 16 saat olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın 11. haftasında sadece deney grubunda yer alan öğrencilerle görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonunda deney grubunun son test toplam yaratıcılık puanları, kontrol grubunun son test toplam yaratıcılık puanlarından anlamlı bir şekilde daha yüksek bulunmuştur (p=0,000). Araştırmada elde edilen nitel veriler, "geliştirici, etkileyici, farklı, ufuk açıcı" gibi kavramların vurgulandığını ortaya koymuştur. Bu doğrultuda, sınıf yönetimi dersinin içeriğine yaratıcı problem çözme uygulamalarının eklenmesinin ve öğretmen adaylarına okul uygulamaları süresince bu etkinlikleri uygulamaları için fırsatlar yaratılmasına önem verilmelidir.
Farklılaştırılmış İngilizce öğretiminin üstün zekâlı ve yetenekli öğrencilerin akademik başarı ve öz-yeterlik algılarına etkisi
Çalışmada, farklılaştırılmış İngilizce öğretim programının üstün zekalı ve yetenekli öğrencilerin akademik başarı ve öz-yeterlik algılarına etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma doğu Marmara bölgesinde yer alan BİLSEM'DE eğitim alan 13'ü deney, 9'u kontrol, Batı Karadeniz bölgesinde yer alan BİLSEM'DE eğitim alan 17'si deney, 18'i kontrol grubu öğrencisi ile gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin tamamı Wechsler çocuklar için zekâ testi tanılanmışlardır. Çalışmada, araştırmacı tarafından geliştirilen veri toplama araçları, Akademik Başarı Testi ve Öz-yeterlik Algı Ölçeği kullanılmıştır. Ölçme araçları ön test-son test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Akademik Başarı Testi çalışma tamamlandıktan iki hafta sonra kalıcılık puanlarını ölçmek için tekrar uygulanmıştır. Deney gruplarında araştırmacı tarafından hazırlanan farklılaştırılmış İngilizce ders etkinlikleri uygulanmıştır. Kontrol gruplarında yapılan eğitime müdahale edilmemiştir. Uygulanan eğitimin etkililiğini sınamak için veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney-U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; Akademik başarı son test puanları açısından farklılaştırılmış İngilizce öğretimi yapılan deney grupları lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Çalışmanın Akademik Başarı Testi kalıcılık puanları arasında deney grupları lehine anlamlı bir fark sağladığı bulunmuştur. Öz yeterlik algı puanları açısından ön test son test puanları arasında deney ve kontrol grupları için son testler lehine anlamlı farklar ortaya çıkmıştır. Öz yeterlik algı ölçeği son test puanları karşılaştırıldığında deney grupları lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Farklılaştırma yaklaşımının İngilizce dersine uyarlanmasının öğrencilerin akademik başarı ve öz-yeterlik algılarına pozitif katkı sağladığı söylenebilir. BİLSEM'lerinde diğer ders uygulamaları için içerik, süreç, ürün ve eğitim ortamı farklılaştırması yapılabilir. Her düzeydeki farklı okul türlerinde farklılaştırma uygulamaları yaygınlaştırılabilir.
Altıncı sınıf fen eğitiminde araştırma sorgulama temelli öğrenme yaklaşımının akademik başarı, bilimsel süreç becerileri, bilimsel yaratıcılık, fen öz yeterlik inancına etkisi
Araştırmanın amacı, altıncı sınıfta öğrenim gören öğrencilerin Fen Bilimleri dersinde araştırma sorgulama temelli öğrenme yaklaşımını kullanarak; bilimsel süreç becerileri, bilimsel yaratıcılıkları, fen öz yeterlik inançları ve akademik başarıları etkisini araştırmaktır. Araştırmada ön test -son test kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu, 2021-2022 eğitim öğretim yılında, 6. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır. Araştırmaya 70 öğrenci katılmıştır. Deney grubu araştırma sorgulama temelli öğrenmeye uygun, kontrol grubu ise 2018 Fen Bilimleri öğretim programı etkinlikleri uygulanmıştır. Araştırmada veri toplamak amacıyla, akademik başarı, bilimsel süreç becerileri testi, "Bilimsel Yaratıcılık Testi" ve "Fen Öğrenmeye Yönelik Öz Yeterlik İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre; deney grubunda ve kontrol grubunda akademik başarı, bilimsel süreç becerileri, bilimsel yaratıcılık ön test-son test puanlarında anlamlı fark olduğu, fen öz yeterlik inanç puanında fark olmadığı, deney ve kontrol grubunun ön test puanları kontrol edildiğinde "Ses ve özellikleri" ünitesine ait akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri testi ve fen öz yeterlik inanç son test puanlarında anlamlı fark olmadığı, "Vücudumuzdaki sistemler ve sağlığı" ünitesine ait akademik başarı ve bilimsel süreç becerileri son test puanlarında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu, deney ve kontrol grubunun ön test puanları kontrol edildiğinde son test puanlarında bilimsel yaratıcılık toplam, esneklik ve özgünlük alt boyutlarında deney grubu lehine anlamlı fark olup, akıcılık alt boyutunda anlamlı fark olmadığı, deney ve kontrol gruplarında akademik başarı testi son test-kalıcılık puanları arasında deney grubu lehine anlamlı fark olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre fen bilimleri dersinde öğrencilerin bilimsel yaratıcılık, bilimsel süreç becerilerini geliştirmeye yönelik araştırma sorgulama temelli öğrenme yaklaşımının kullanılmasına yönelik öneriler sunulmuştur.
Ev ödevlerine verilen dönütlerin ortaokul öğrencilerinin fen öz-yeterlilik inançlarına ve akademik başarılarına etkisi
Çalışmada, ev ödevlerine verilen dönütlerin ortaokul öğrencilerinin fen öz-yeterlilik inancına ve akademik başarıya etkisinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Araştırma Doğu Anadolu bölgesinde yer alan bir ortaokulda iki ayrı 6. sınıfta okuyan 19'u deney, 18'i kontrol grubu öğrencisi olan toplam 37 öğrenci ile gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, araştırmacı tarafından geliştirilen Akademik Başarı Testi ve Yaman (2016) tarafından geliştirilen Fen Öz-yeterlilik İnancı Ölçeği veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Ölçme araçları ön test-son test olarak deney ve kontrol gruplarına uygulanmıştır. Deney grubuna araştırmacı tarafından hazırlanan 6. sınıf 'Vücudumuzdaki Sistemler ve Sağlığı' ünitesi kapsamında hazırlanan ev ödevleri deney ve kontrol grubu öğrencilerine verilmiştir. Deney grubu öğrencilerine verilen ev ödevlerine araştırmacı tarafından yazılı olarak olumlu dönütler verilerek öğrenciler ile paylaşılmıştır. Kontrol grubuna yapılan eğitime müdahale edilmemiştir. Yapılan çalışmaların etkililiğini belirlemek için veriler Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Mann Whitney-U testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen veriler SPSS 10.00 paket programında değerlendirilmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgulara göre; akademik başarı testi son test puanları açısından her iki grupta da anlamlı bir fark bulunmamıştır. Fen Öz-Yeterlilik İnancı ölçeği son test puanları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak ev ödevlerine verilen dönütlerin ortaokul öğrencilerinin Fen Öz–Yeterlilik inancına ve akademik başarıya etkisi olmadığı belirlenmiştir. Bu sonuçlar doğrultusunda Fen Bilimleri öğretmenlerine öğretim etkinlikleri sürecinde verecekleri dönütün anında, biçimlnedirici ve olumlu dönütler vermelerini, öğrenciyi sürece dahil etmelerini önerilebilir.
İngilizce öğretmen adaylarına uzman öğretmenlik rol davranışları kazandırma uygulamasının öğretmen adaylarının rol model algısına, öğretim öz yeterlilik inancına ve mesleki tutumlarına etkisi
Araştırmanın amacı, öğretmen adaylarına uzman öğretmenlik rol davranışları kazandırma uygulamasının öğretmen adaylarının rol model algısına, öğretim öz yeterlik inancına ve mesleki tutumlarına etkisini belirlemektir. Bu araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubu Batı Karadeniz Bölgesi'nin bir ilinde yer alan bir devlet üniversitesinin 48 son sınıf İngilizce öğretmen adayından, öğretmen adaylarının 4 danışman öğretmeninden ve staj okullarında görev yapan 8 uygulama öğretmeninden oluşmuştur. Deney grubunda yer alan öğretmen adaylarına uzman öğretmenlik davranışları ile ilgili eğitim verilmiştir. Kontrol grubunda yer alan öğretmen adayları ise mevcut öğretmenlik davranışlarını sergilemiştir. Araştırmada veri toplamak amacıyla, Öğretmen Öz Yeterlik Ölçeği, Öğretmen Rol Algısı Ölçeği, Mesleki Tutum Ölçeği, gözlem, yansıtıcı günlük ve görüşme formları kullanılmıştır. Verilerin analiz edilmesi ile nicel bulgular, öğretmen adaylarının uzman öğretmen rol model algısının yüksek olduğunu ortaya koymasına rağmen nitel bulgular uygulamada zaman zaman teknisyen öğretmen davranışları gösterdiklerini ortaya koymuştur. Araştırmanın nicel bulguları deney grubunda yer alan öğretmen adaylarının öz yeterlik inançlarının uzman öğretmen uygulaması sonucunda arttığını, mesleki tutumlarında ise anlamlı bir farklılık yaratmadığını göstermiştir. Ayrıca nitel bulgular, çoğunlukla ders planındaki zamana uyduklarına, disiplin konusunda sorun yaşamadıklarına, çoğunlukla teknolojiyi etkili ve verimli kullandıklarına, çoğunlukla klasik oturma düzenini kullandıklarına, bazı öğretmen adaylarının sevgi ve saygıya dayalı bir disiplin sağlamasına rağmen bazılarının ise otoriter bir disiplin sağladıklarına işaret etmiştir. Yine nitel bulgular öğretmen adaylarının çoğunlukla bireysel farklılıkları dikkate almadıkları ortaya çıkarmıştır. Bunların yanı sıra öğretmen adayları tarafından klasik ölçme-değerlendirme yöntemlerinin kullanıldığı ve dersi tekrar vermeleri halinde derslerinde değişiklik yapmak istedikleri bulunmuştur.
Bağlam temelli öyküleştirme yöntemi ile yapılan öğretimin fen bilimleri dersinde başarı, yaratıcılık ve tutumlara etkisi
Bu çalışmanın amacı bağlam temelli öyküleştirmeyle öğretim yönteminin fen bilimleri dersinde öğrencilerin ders başarısı, yaratıcılıkları ve derse yönelik tutumlarına etkisini ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla ortaokul fen bilimleri öğretim programında yer alan "Aynalar ve Işığın Soğurulması" ile "İnsan ve Çevre İlişkileri" üniteleri öyküleştirmeyle öğretim modeline göre düzenlenmiş ve 7. sınıflarda uygulanmıştır. Araştırmada deney kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Uygulama 2016-2017 öğretim yılının ikinci döneminde Zonguldak'ın Devrek ilçesindeki bir ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya 7. sınıfta öğrenim gören 52 öğrenci katılmıştır. Deney grubunda bağlam temelli öyküleştirmeyle öğretim yöntemi, kontrol grubunda ise normal öğretim uygulanmıştır. Araştırmada veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen iki başarı testi, Torrance yaratıcılık testi ve fen bilimleri dersi yönelik tutum ölçeği ile toplanmıştır. Ayrıca uygulama sonrası deney grubu öğrencileriyle yarı yapılandırılmış birgörüşme yapılarak çalışma nitel verilerle de desteklenmiştir. Çalışmada elde edilen sonuçlar aşağıda özetlenmiştir: • Aynalar ve Işığın Soğurulması ünitesine ait başarı düzeyleri arasında bağlam temelli öyküleştirmeyle öğrenim gören grup lehine anlamlı fark bulunurken; İnsan ve Çevre İlişkileri ünitesine ait başarı düzeylerinde iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Uygulama sonrası grupların yaratıcılık düzeyleri karşılaştırıldığında, şekilsel yaratıcılık puanlarında deney grubu lehine anlamlı bir fark bulunurken; sözel yaratıcılık puanlarında iki grup arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Fen bilimleri dersine yönelik tutumlar incelendiğinde deney ve kontrol grubu arasında tutum puanları açısından anlamlı bir fark bulunmamıştır. • Öyküleştirmeyle öğretim uygulanan grupla yapılan görüşme sonucunda öğrencilerin yapılan öğretimi eğlenceli, faydalı bulduğu ve öğretim sürecinin öğrencilere stresten uzak, istekli oldukları bir ortam sağladığı bulunmuştur. Öğrenciler ayrıca, öyküleştirmeyle öğrenme yönteminin uygulamaya dayanan, aktif katılım gerektiren, öğrenmede kalıcılığı ve başarıyı artıran bir yöntem olduğunu belirtmiştir. Elde edilen bu sonuçlara göre bağlam temelli öyküleştirmeyle öğretim yönteminin öğrencilerin başarı, yaratıcılık ve derse yönelik tutumlarına olumlu katkısının olduğu ve fen bilimleri öğretiminde etkili bir yöntem olarak kullanılabileceği söylenebilir.
Bilişsel yük kuramına dayalı İngilizce öğretiminin tümleşik dil başarılarına, öz yeterlik inançlarına ve bilişsel yüke etkisi
Bu araştırmanın amacı, bilişsel yük kuramı ilkelerine göre hazırlanmış öğretim tasarımının, ortaokul yedinci sınıf öğrencilerinin İngilizce tümleşik dil başarılarına, öz yeterlik inançlarına ve bilişsel yüklerine etkisini saptamaktır. Araştırma, öntest-sontest deney ve kontrol gruplu yarı deneysel desende gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, Ankara ilindeki bir devlet ortaokulunda öğrenim gören 36 yedinci sınıf öğrencisinden (18 deney grubu, 18 kontrol grubu) oluşmaktadır. Deney grubunda bilişsel yük kuramı ilkeleri doğrultusunda hazırlanmış öğretim tasarımı uygulanırken, kontrol grubuna ise mevcut öğretim uygulanmıştır. Sekiz haftalık uygulamanın öğrencilerin tümleşik dil becerileri üzerindeki etkisini ölçmek amacıyla, araştırmacı tarafından geliştirilen tümleşik dil becerileri testi kullanılmıştır. Öğrencilerin bilişsel yüklerini ölçmek amacıyla, her ünite sonunda, iki gruba da tek maddeli ve dokuzlu bir derecelendirilmeden oluşan bilişsel yük ölçeği kullanılmıştır. Deney ve kontrol gruplarının öz yeterlik inançları ise İngilizce öz yeterlik inancı ölçeği kullanılarak ölçülmüştür. Araştırma verilerinin analizinde parametrik olmayan testler ve betimsel istatistikler kullanılmıştır. Araştırmanın bulgularına göre, deney grubuna uygulanan öğretiminin, kontrol grubundaki mevcut öğretime göre dinleme, okuma, yazma becerileri üzerinde anlamlı ve olumlu bir değişime neden olduğu ancak konuşma becerisi üzerinde anlamlı bir etkisi olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Deney grubundaki dinleme becerisi öz yeterlik inancının, kontrol grubuna göre anlamlı olduğu ancak, yazma, okuma, konuşma becerileri öz yeterlik inançlarının anlamlı olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Araştırmada, deney grubuna uygulanan öğretimin, kontrol grubuna göre, öğrencilerin bilişsel yüklerini anlamlı düzeyde azalttığı sonucuna ulaşılmıştır.
Sınıf öğretmeni adaylarının çok kültürlü eğitim yeterlilik ve tutumlarındaki değişim
Yapılan araştırmanın amacı, sınıf öğretmeni adaylarının çok kültürlü eğitim tutum ve yeterliliğinde bir öğretim yılı içinde meydana gelen değişmeyi ve öğretmen adaylarının çok kültürlü tutum, yeterlilik ve deneyimlerinin cinsiyet, sınıf düzeyi ve coğrafi bölge faktörlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemektir.. Araştırma 2018-2019 eğitim ve öğretim yılında güz dönemi başında ve bahar dönemi sonunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu Batı Karadeniz Bölgesi' nde bulunan bir üniversitenin eğitim fakültesinin 1., 2.,3. ve 4. sınıfında eğitim gören 340 sınıf öğretmeni adayı oluşturmaktadır. Çalışmada verilerin toplanmasında, Guyton ve Wesche (2005) tarafından geliştirilen, Akçağolu ve Arsal, (2017) tarafından Türkçeye uyarlanan '' Çok Kültürlü Yeterlik Ölçeği '' (ÇYÖ) kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre, Sınıf öğretmeni adaylarının çok kültürlü tutum, öz yeterlik ve deneyim puanları ön test ve son test sonuçları anlamlı bir farklılık göstermiş ve son test puanlarında artış gözlenmiştir. Sınıf öğretmeni adaylarının cinsiyetlerinin çok kültürlü tutum, öz yeterlik ve deneyim puanları üzerinde etkili olmadığı sonucuna varılmıştır. Sınıf düzeyi değişkeni incelendiğinde 2.sınıfta eğitim gören sınıf öğretmeni adaylarının tutum puanları diğer sınıf düzeylerinde eğitim gören öğretmen adaylarına göre son test puanları daha yüksek bulunurken, öz yeterlik ve deneyim son test puanları incelendiğinde 4.sınıfta eğitim gören sınıf öğretmeni adaylarının puanları diğer sınıflarda eğitim gören sınıf öğretmeni adaylarına göre daha yüksek bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin yaşadıkları bölgenin çok kültürlü tutum ve deneyim puanları üzerinde etkili olmadığı bulunurken, öz yeterlik boyutunda ise büyük şehirlerde ikamet eden öğretmen adaylarının puanları diğer bölgelerde ikamet eden öğretmen adaylarına göre daha yüksek bulunmuştur. Son olarak öğretmen adaylarının nüfusa kayıtlı olduğu bölge değişkeni incelendiğinde Akdeniz, Güney Doğu Anadolu, Ege ve Doğu Anadolu bölgesinde nüfusa kayıtlı olan öğretmen adaylarının tutum ve öz yeterlik puanları yüksek bulunmuş, deneyim boyutunda ise Marmara bölgesinde nüfusa kayıtlı öğretmen adaylarının puanları yüksek bulunmuştur. Araştırma sonuçlarında sınıf öğretmeni yetiştirme programının güncellenmesine ilişkin öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: çok kültürlü eğitim, çok kültürlü tutum, çok kültürlü yeterlik, çok kültürlü deneyim, öğretmen adayı, sınıf öğretmeni
Sınıf öğretmenlerinin mesleki genel yeterlilikler ile ilgili hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı Millî Eğitim Bakanlığına bağlı ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin mesleki genel yeterlilikler bağlamında, günümüzdeki hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının hangi alan ve konularda ne seviyede yoğunlaşmış olduğunu tespit etmektir. Araştırmada, tespit edilen bu ihtiyaçların öğretmenlerin cinsiyet, yaş ve kıdemlerine göre; bilgi, mesleki beceri, tutum ve değerler boyutunda farklılık gösterip göstermediği, farklılık var ise ne şekil ve oranda gösterdiği belirlenmeye çalışılmıştır. Elde edilen verilerden yararlanarak, sınıf öğretmenlerine yönelik mesleki genel yeterliliklerin artırılması için hizmet içi eğitim önerilerinin oluşturulması hedeflenmiştir. Nicel ve nitel yöntemlerin kullanıldığı araştırmanın evreni, Sakarya ili merkez ilçelerinde görev yapmakta olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü sınıftan sınıf öğretmenleri ile okul yöneticilerinden(müdür ve müdür yardımcıları) oluşmaktadır. Örneklem ise merkez ilçelerinde görev yapmakta olan ve seçkisiz olmayan örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örnekleme yöntemi ile belirlenen 322 sınıf öğretmeninden ve 9 okul yöneticisinden oluşmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından geliştirilen mesleki genel yeterlilikler anket formunun sınıf öğretmenlerine uygulanmasıyla toplanmış olup,edinilen verilerin analizinden önce normallik testi yapılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis testlerinden yararlanılmıştır. Okul yöneticilerinden veri elde etmek için ise, yine araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu uygulanarak, veri analizinde nitel araştırma yönteminin içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Sınıf öğretmenlerine uygulanan mesleki genel yeterlilikler anketi analiz sonuçlarına göre; öğretmenlerin "meslek bilgisi" boyutunda yer alan, alan bilgisi, alan eğitimi bilgisi ve mevzuat bilgisi alt boyutlarında ve "meslek beceri" boyutunda yer alan, eğitim öğretimi planlama, öğrenme ortamları oluşturma, öğrenme ve öğretme sürecini yönetme, ölçme ve değerlendirme bilgisi alt boyutlarında ve yine "tutum ve değerler" boyutunda yer alan, milli, manevi ve evrensel değerler, öğrenciye yaklaşım, iletişim ve işbirliği, kişisel ve mesleki gelişim alt boyutlarında kendilerini "yeterli" gördükleri tespit edilmiştir.Sınıf öğretmenlerinin; "cinsiyetlerine" göre mesleki bilgi, mesleki beceri, mesleki tutum ve değerler boyutlarında ki yeterliliklerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır, ancak; "yaş düzeylerine" göre, mesleki bilgi, mesleki beceri, mesleki tutum ve değerler boyutlarında yeterliliklerine ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklık tespit edilmiştir. Öğretmenlerin; yaş düzeyi arttıkça daha az eğitim ihtiyacı olduğu görüşünde oldukları bulunmuş olup, "kıdemlerine" göre, mesleki bilgi, mesleki beceri boyutlarında eğitim ihtiyaçlarına ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılık bulunmazken, mesleki tutum ve değerler boyutundaki yeterliliklerine ilişkin görüşleri arasında kıdemli öğretmenler lehine anlamlı farklılık bulunmuştur. Okul yöneticileri ile yapılan görüşme sonucuna göre sınıf öğretmenlerinin; alan bilgisi, değişen öğretim programlarına uyum sağlama, mevzuat bilgisi konuları ile milli, manevi ve evrensel değerler alanıyla, öz değerlendirme yaparak, kişisel ve mesleki gelişimlerini sağlama alanında "yetersizliklerinin' olduğu bulunmuş olup, öğretim planlaması ve öğrenme öğretme ortamı oluşturma konularında "kısmen yeterli " olduklarını bulunmuştur. Öğrenme öğretme sürecini yönetme, ölçme ve değerlendirme yapma, öğrencilere yaklaşım ve gelişimlerini destekleme konusunda, öğrenci, meslektaş, aile ve eğitimin diğer paydaşları ile ilişki kurma, işbirliği yapma alanında "yeterli" oldukları bulunmuştur. Sonuç olarak; sınıf öğretmenlerinin mesleki genel yeterlilikler bakımından ihtiyaç duyduğu hizmet içi eğitim gereksinimleri,içinde bulunduğumuz çağa göre tespit edilmeli ve buna göre hizmet içi eğitimlerin planlanarak öğretmenlerin hizmet içi eğitimleri gerçekleştirilmelidir. Milli Eğitim Bakanlığı ve üniversitelerin ilgili bölümleri ile işbirliği yapılarak çağın gereksinimlerine göre geliştirilmiş nitelikli hizmet içi eğitimler öğretmenlere planlı olarak uygulanmalıdır.