Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Memet Karakuş

11 theses · Çukurova University

Master'sOpen AccessTR

İlköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğretmen ve öğrencilerinin sosyal bilgiler dersinde performans görevine yönelik görüşleri

Bu araştırma, ilköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğretmenlerinin, sosyal bilgiler dersinde performans görevine yönelik görüşlerini belirlemek ve değerlendirmek amacı ile karma desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın nicel kısmını betimsel araştırma modellerinden genel tarama yöntemi, nitel kısmını ise görüşme tekniği oluşturmaktadır.Araştırmanın nicel verileri, Şanlıurfa ili Halfeti ve Birecik ilçelerinde bulunan MEB'e bağlı ilköğretim okullarının dördüncü ve beşinci sınıfını okutan 255 sınıf öğretmeninden, elde edilmiştir. Araştırmanın nitel verileri ise, ankete katılan öğretmenler arasından amaçlı örnekleme yöntemlerinden, kolay ulaşılabilirlik durum örneklemesine göre belirlenen üç ilköğretim okulunda görev yapan ve gönüllülük esas alınarak seçilen beş dördüncü sınıf, beş beşinci sınıf öğretmeni olmak üzere toplam 10 öğretmen ve bu öğretmenlerin sınıflarından rastgele seçilen toplam 10 öğrenciden elde edilmiştir.Anket formlarından elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS istatistik paket programı kullanılarak araştırmacı tarafından çözümlenmiştir. Nicel verilerin alt amaçlar doğrultusunda frekans, yüzde ve aritmetik ortalamaları hesaplanarak betimsel analizleri yapılmıştır. Ayrıca görüşler arasındaki farklılıkların tespiti için bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi ve Scheffe testi analizleri yapılmıştır. Öğretmenlerin ve öğrencilerin uygulama ile ilgili görüşlerini almak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, sorulan sorulardan elde edilen veriler betimsel analiz yoluyla incelenmiş ve yorumlanmıştır.Araştırma sonucunda;1.Performans görevi ile öğretmenlerin, öğrencilerini her açıdan değerlendirebildikleri ve programdan kaldırılmasını istemedikleri ancak kendilerine verilen eğitimin yetersiz ve teorik olduğu, uygulamada sorun yaşandığı ve net bilgilere sahip olunmadığı, bu nedenle okullarda etkili olarak kullanılmadığı,2.Performans görevinin öğrencilerde üst düzey zihinsel beceriler geliştirdiği, bu yolla öğrenilen bilgilerin gerçek yaşamda uygulandığı için öğretmenler tarafından olumlu karşılandığı, ancak ödevlerin değerlendirme ölçekleriyle değerlendirilmesinin zaman alması nedeniyle sıkıntı yaşandığı, ayrıca sosyal bilgiler öğretmen kılavuz kitaplarında verilen performans görevleri hakkında öğretmenlerin olumsuz düşüncelere sahip olduğu,3.İlköğretim dördüncü ve beşinci sınıf öğretmenlerinin cinsiyete göre, sosyal bilgiler dersinde kullanılan performans görevine yönelik görüşleri arasında anlamlı düzeyde farklılık olmadığı, mesleki kıdemlerine göre ise görüşler arasında anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu ve farklılığın hizmet yılı 21 ve üstü olan öğretmenlerin lehine olduğu,4.Öğretmenlerin, performans görevi seçiminde öğrencilerin hazırbulunuşluk seviyeleri, kazanımın ve konunun dersteki önemi, sosyo-ekonomik ve kültürel çevre şartları, ödevlerin anlamlı, açık-anlaşılır ve yönergeli olması, verilen sürede tamamlanabilecek olması hususlarını gözettiği, aynı zamanda her öğrenciye bireysel farklılıkları göz ardı edilerek aynı ödevin verildiği,5.Performans görevinin öğrenciyi araştırmaya yönelttiği ancak yapılan araştırmaların internetten aynen yazılması ve çok kısa zamanda tamamlanmasının ödevleri niteliksizleştirdiği, öğrencilerin ve velilerin konu hakkında bilinçsiz olduğu, yine de öğrencilerin performans görevi yapmayı istediği ancak ödev seçimi konusunda yeterince özgür bırakılmadığı ve değerlendirme sürecine katılmadığı belirlenmiştir.Araştırmada elde edilen sonuçlar paralelinde; sosyal bilgiler dersinde kullanılan performans göreviyle ilgili; 2012-2013 eğitim-öğretim yılında uygulanacak eğitim sisteminde; öğretmen, öğrenci ve velilere uzman kişiler tarafından detaylı, uygulamalı ve pratik eğitim seminerlerinin verilmesi önerilmektedir. Ayrıca sınıf ya da okul bitirme performansları olması, merkezi sınav puanlarına ödev puanlarının eklenmesi gibi uygulamalarla performans görevine verilen önemin artacağı düşünülmektedir. Bunun yanında sosyal bilgiler öğretmen kılavuz kitaplarının güncellenerek içlerindeki ödevlerin çeşitlendirilmesi, performans görevi ödev havuzu oluşturulması ve her performans görevine özel tüm sınıf bazında kullanılabilecek değerlendirme ölçeklerinin geliştirilmesi performans görevinin işlevselliğini arttıracaktır. İşlevsel olarak kullanılan performans görevinin; performans derslikleri, sınıf performans köşeleri ya da performans görevi ders saatlerinin oluşturulması, aynı zamanda daha önce hazırlanmış performans görevlerinden örnek ödev arşivlerinin kurulması ile uygulanabilirliği arttırılabilir. Bu bağlamda MEB onaylı ödev sitelerinin oluşturulması, ailelerin performans görevi sürecine resmen katılmasının sağlanması ya da ailenin müdahale edemeyeceği performans görevlerinin hazırlanması, performans görevinin eğitimde etkili olarak kullanımına önemli katkılar sağlayabilir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Performans Değerlendirme, Performans Görevi, Öğretmen Görüşleri, Öğrenci Görüşleri.

Performans değerlendirmePerformans göreviSosyal bilgiler dersi+7
Tuba Tanrıverdi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Yönetici, öğretmen ve öğrenci görüşlerine göre ortaöğretimdeki sosyal etkinliklerin işlevselliğinin incelenmesi

Bu araştırmanın temel amacı; ortaöğretimdeki eğitsel kulüp çalışmalarının işlevselliğini yönetici, kulüp danışmanı ve öğrenci görüşleri doğrultusunda incelemektir. Bu genel amaç doğrultusunda katılımcıların eğitsel kulüplerin gerekliliğine olan inancına, öğrencilere sağladığı faydalara, kulüplerin uygulama sürecinde yaşanan problemlere ve daha etkin hale getirilmesi için yapılması gerekenlere ilişkin görüşlerine başvurulmuştur. Araştırmanın yöntemi, nicel ve nitel yöntemlerin birlikte kullanıldığı karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın nicel boyutunu; Adana ili merkez ilçelerinde 2012 – 2013 yılında okul türü farklı ortaöğretim kurumlarında (Fen Lisesi, Anadolu Lisesi, İmam-Hatip Lisesi, Endüstri Meslek Lisesi ve Genel Lisesi) öğrenim gören 469 öğrenci oluşturmuştur. Ankete verilen cevapların ve demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Ayrıca demografik değişkenlerle anket maddelerine verilen cevapların çaprazlaması yapılmıştır. Elde edilen veriler bilgisayarda SPSS for Windows versiyon 15.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Katılımcıların görüşlerini derinlemesine ve çok boyutlu olarak incelemek amacıyla veri toplama sürecinde görüşme yöntemi kullanılmıştır. Görüşme; Adana ili merkez ilçelerindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan 14 öğretmen ve bu kurumlarda görev yapan 6 yönetici ile yapılmıştır. Verilerin toplanmasında araştırmacı tarafından hazırlanan yarı–yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, verilerin analizinde ise içerik analizi tekniğinden yararlanılmıştır. Öğrencilerin %31'nin üyesi oldukları eğitsel kulüplerin herhangi bir faaliyetinde yer almadığı belirlenmiştir. Öğrencilerin çoğunluğu kulüplerin gerekli ve kendilerine birçok yararı olduğuna katılmaktadır. Buna karşın olumsuz görüş bildiren öğrencilerin sayısının da azımsanmayacak düzeyde olduğu görülmüştür. Araştırma sonuçları okul türü değişkenine göre değerlendirildiğinde anket maddelerine verilen cevapların farklılaştığı görülmüştür. Anadolu Lisesi öğrencilerinin eğitsel kulüp çalışmalarının gerekliliğine ve sağladığı faydalara olan inancı diğer liselere (Genel Lise, Meslek ve İmam – Hatip Lisesi) göre daha yüksek düzeydedir. Buna karşın Fen Lisesi öğrencilerinin eğitsel kulüplerin gerekliliği ve kendilerine sağladığı faydalara olan inancı en düşük düzeydedir. Eğitsel kulüplerin daha işlevsel hale getirilmesine yönelik çalışmaların yapılması ve kulüp uygulamalarının önündeki engellerin kaldırılması gerektiğine öğrencilerin büyük çoğunluğu katılmaktadır. Ayrıca araştırma sonuçları cinsiyet değişkenine göre değerlendirildiğinde anket maddelerine verilen cevapların birbirine yakın değerlerde olduğu görülmektedir. Araştırmanın nitel verilerinin sonucunda öğretmen ve yöneticiler, MEB İlköğretim ve Ortaöğretim Kurumları Sosyal Etkinlikler Yönetmeliğinin evrak iş yükünü ön plana çıkardığını ve açıklayıcı nitelikte genelge ve yönergelere ihtiyaç duyulduğunu ifade etmişlerdir. Öğretmenlerin ve okul yöneticilerinin nezdinde yeterince ilgi gösterilmediği ve öneminin anlaşılmasına rağmen uygulamaların çeşitli sorunlardan dolayı verimli yürütülemediği görülmüştür. Okulların fiziki donanımının kulüp faaliyetlerini gerçekleştirecek düzeyde olmaması, öğretmenlere maddi yönden bir getiri sağlamaması, okul ders yüklerinin fazla olması ve çalışmaların okul yönetimi ve öğrencilerce benimsenmemesi öğretmenlerin kulüp çalışmalarına karşı isteksiz olmasına yol açmaktadır. Öğrenci velilerinin akademik başarıya daha çok önem vermesi, eğitsel kulüplerin ikinci planda kalmasına neden olmaktadır. Bu durum öğrencilerin kulüplere olan ilgisini azaltmaktadır. Yöneticilerin tamamı eğitsel kulüp dosyasının öğretmenlerce düzensiz ve özensiz hazırlandığını, dosyaların özgün nitelikte etkinlik raporları içermediğini ve dosyadaki evrakların kağıt üzerinde kulüp yönetmeliğine uygun şekilde doldurulduğunu ifade etmiştir. Buna ek olarak okul yöneticileri öğretmenler tarafından internetten etkinlik örneklerinin indirildiğini sadece tarih ve isimlerin değiştirilip imzaya sunulduğunu belirtmişlerdir. Yöneticilerin öğretmenlerin ezberci çalışmalarından ve kulüplere olan ilgisizliklerinden yakındıkları görülmüştür. Sonuç olarak araştırmada; öğrenci, öğretmen ve yöneticiler eğitsel kulüplerin kişisel gelişime, sosyalleşmeye önemli katkılar sunduğunu düşünmelerine rağmen çeşitli nedenlerden dolayı bu faaliyetlerin amaçlarına ulaşamadığını belirtmişlerdir. Uygulamaların amacına ulaşamamasındaki en önemli faktör etkinliklerin öğrenci ve öğretmen bazında zorlamalara dayanmasına bağlı olarak çalışmalara katılımdaki isteksizliktir. Kulüp faaliyetlerinin amacına ulaşabilmesi için yönetici, öğretmen ve öğrencilerin gönüllülük esasına dayanarak çalışmalara katılımının sağlanması gerekmektedir. Ayrıca akademik başarıya odaklı ve öğrenci başarısının sadece sınavlarda alınan puanlarla değerlendirildiği bir eğitim öğretim ortamında sosyal ve sportif yöndeki başarılar ikinci planda kalmaktadır. Öncelikle öğrencileri sınav yarışından alıkoyan, sosyal ve sportif olarak gelişimlerine olanak sağlayan bireyler yetiştirmeyi amaçlayan bir eğitim programının uygulanması sosyal ve bedensel yönden gelişmiş nesillerin yetişmesine olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Eğitsel kulüp, sosyal kulüp, ders dışı etkinlik, eğitici kol çalışmaları

Ders dışı etkinliklerEğitsel kollarLise öğrencileri+3
Remzi Köprübaşı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Altıncı sınıf öğrencilerinin öykü yazma becerilerinin geliştirilmesine yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışma, bir altıncı sınıf şubesindeki öğrencilerle öykü yazma programı doğrultusunda yapılan uygulamaların, öğrencilerin öykü yazma becerisini geliştirmeye nasıl katkı sağladığını, bununla birlikte öykü yazmaya yönelik görüşlerinde ve yazma kaygılarında değişime yol açıp açmadığını araştırmak amacıyla yapılmış bir eylem araştırmasıdır. Araştırma 2011-2012 öğretim yılında, Adana ili Yüreğir ilçesindeki bir resmî ilköğretim okulunun, mevcut şubeleri içinden seçilen bir altıncı sınıf şubesindeki öğrencilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırmada amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Araştırmanın uygulama süreci tüm sınıf öğrencilerinin katılımıyla yürütülmüş ancak iç örneklemeden yararlanılarak daha zengin veri sağlaması için 9 odak öğrenci seçilmiştir. Araştırmada uygulama öncesinde, sürecinde ve sonrasında olmak üzere farklı zamanlarda, farklı kaynaklardan veriler toplanmıştır. Araştırmada kullanılan veri toplama araçları; öğrencilerin yazdıkları öyküler ve öykü bölümleri, Öykü Yazma Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı, yarı yapılandırılmış görüşme formları, Yazma Kaygısı Ölçeği, araştırmacı, öğretmen ve öğrenci günlükleridir. Öğrencilerin uygulama öncesinde, uygulama sürecinde ve sonrasında yazdıkları öyküler ve öykü bölümleri araştırmanın temel verilerini oluşturmuştur. Bu veriler araştırmacı tarafından geliştirilen Öykü Yazma Becerisi Dereceli Puanlama Anahtarı kullanılarak üç ayrı puanlayıcı tarafından değerlendirilmiş, odak öğrencilerin nasıl bir gelişim gösterdikleri sunulmuştur. Uygulama öncesinde Türkçe öğretmenleriyle, uygulama öncesinde ve sonrasında da odak öğrencilerle yapılan görüşmeler ise "NVivo Nitel Veri Analizi Programı" kullanılarak analiz edilmiştir. Uygulama sürecinde odak öğrenciler, Türkçe öğretmeni ve araştırmacı, gerçekleştirilen uygulamalara yönelik duygu ve düşüncelerini günlüklerine aktarmışlar, böylece uygulama sürecine yönelik herhangi bir problemin olup olmadığı, öğretmen ve öğrencilerin yansıtıcı fikirlerinin ne yönde olduğu izlenmiştir. Öykü yazma programının uygulamasının öncesinde ve sonrasında öğrencilere uygulanan Yazma Kaygısı Ölçeği'nden elde edilen verilerin çözümlenmesi amacıyla da "Eşli Gruplar t Testi" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, öykü yazma programı doğrultusunda yapılan uygulamaların öğrencilerin öykü yazma becerilerinde düzenleme, dil ve anlatım ile biçim özellikleri açısından olumlu yönde gelişmeler sağladığı saptanmıştır. Odak öğrencilerin uygulama öncesinde yazdıkları öykülerin serim, düğüm ve çözüm bölümleri, uygulama sürecinde ve sonrasında yazdıklarıyla karşılaştırıldığında, öğrencilerin çoğunun serim bölümünde başlatıcı olay, içsel cevap, kahraman, yer ve zaman ögelerini sunma, düğüm bölümünde yan olayları ve kahraman girişimlerini ayrıntılandırılarak ve oluş sırasına göre yazma, çözüm bölümünde sonuca yönelik kahraman tepkisine yer verme ile başlık yazma açısından gelişim göstermiştir. Bununla birlikte bazı öğrencilerin çözüm bölümünde son tasarlama bakımından düzenli bir gelişim gösteremediği görülmüştür. Odak öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasında yazdıkları öyküler dil ve anlatım açısından değerlendirildiğinde, öğrencilerin uygulama öncesindeki öykülerine nazaran uygulama sonrasındaki öykülerinde sözcük çeşitliliğini ve sözcüklerin anlamsal çeşitliğini sağlama, sözcükleri ölçünlü dile uygun kullanma, cümleler arasında zaman uyumunu sağlama, cümlenin ögeleri arasında uyum sağlama, paragraf yapma, çeşitli anlatım yollarını kullanma bakımından gelişim kaydettikleri saptanmıştır. Odak öğrencilerin uygulama öncesinde ve sonrasında yazdıkları öyküler biçim özellikleri bölümü açısından noktalama işaretlerini doğru kullanma, yazım kurallarını doğru uygulama ve yazının okunaklılığı açısından da değerlendirilmiş, öğrencilerin bu eylemler açısından da genel olarak gelişim gösterdikleri tespit edilmiştir. Ayrıca odak öğrencilerin uygulama sonrasında öykü yazma becerilerine dair görüşlerinde değişim olduğu saptanmış, öykü yazarken hissettikleri duyguların ve dikkat ettikleri noktaların değiştiğine, öykü yazarken zorlanmadıklarına yönelik bulgulara ulaşılmıştır. Bununla birlikte odak öğrencilerin çoğunun uygulama sonrasında öykü yazma programı kapsamında yapılan çalışmaların öykü yazma becerilerinde olumlu yönde değişiklik sağladığını ve verilen geri bildirimlerin öykü yazma becerilerini olumlu yönde etkilediğini düşündükleri tespit edilmiş, uygulama sonrasında tüm sınıf öğrencilerinin yazma kaygılarının azaldığı saptanmıştır. Anahtar kelimeler: Yazma becerisi, öykü yazma becerisi, öykü yapısı, yazma kaygısı, altıncı sınıf öğrencileri, eylem araştırması.

Eğitim programlarıHikaye yazmaOrtaokul öğrencileri+3
Başak Karakoç Öztürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul birinci sınıf öğretim programına yönelik öğretmen ve veli görüşlerinin incelenmesi

Bu araştırma Adana ili merkez ilçelerindeki okullarda görev yapan ilkokul birinci sınıf öğretmenlerinin ve bu okullarda öğrenim gören birinci sınıf öğrencilerin velilerinin, ilkokul birinci sınıf öğretim programına yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Betimsel olarak modellenen araştırmada, hem nicel hem de nitel tekniklerin birlikte kullanıldığı karma yöntem kullanılmıştır. Nicel kısımda anket, nitel kısımda ise görüşme tekniği kullanılmıştır. Araştırma anket ve görüşme yapılan iki farklı çalışma grubu üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın anket uygulanan çalışma grubunu, farklı sosyo ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan 265 ilkokul birinci sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Görüşme yapılan çalışma grubu ise yine farklı sosyo ekonomik düzeydeki okullarda görev yapan 14 ilkokul birinci sınıf öğretmeni ile, 14 birinci sınıf öğrenci velisinden oluşmaktadır. Anketten elde edilen veriler bilgisayarda "SPSS for windows ver:17.0" programında çözümlenmiş, yüzde ve frekans değerleri incelenmiştir. Nitel veriler betimsel olarak analiz edilmiştir. Bulgular araştırmanın amaçlarına uygun olarak tablolar halinde sunulmuştur. Araştırma sonucunda öğretmenlerin, 60-66 aylık çocukların ilkokul birinci sınıfa alınmasına çoğunlukla katılmadığı, programın amaçlarının 60 aylık öğrencilerin seviyelerine kesinlikle uygun olmadığı görüşünde oldukları görülmüştür. Öğretmenler programın amaçlarını kısmen birbiriyle tutarlı bulmaktadır. Öğretmenler programın amaçlarını ulaşılabilir düzeyde bulmuşlar ancak sınıf ortamında 60, 66, 72 ay ve üzeri öğrencilerin birlikte bulunmasının amaçlara ulaşmayı zorlaştırdığını belirtmişlerdir. Öğretmenler okuma yazma öğretiminin el yazısı ile yapılmasına rağmen ders kitaplarındaki metinlerin dik temel harflerle yazılmış olmasının sorun oluşturduğu görüşündedirler. Araştırma sonuçları paralelinde 60-66 aylık çocukların öncelikle okul öncesi eğitime yönlendirilmelerine ve programın amaç, içerik, etkinlik, değerlendirme ve düzeye uygunluk açısından yeniden gözden geçirilmesine yönelik öneriler getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim ve öğretim, ilkokul birinci sınıf öğretim programı, okuma yazma öğretimi.

Okuma-yazma öğretimiVelilerÖğretim programları+2
Bülent Akça
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

TEOG sınavının sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarıyla ilişkisinin ve matematik dersi öğretim süreci üzerindeki etkilerinin incelenmesi

Bu araştırma TEOG sınavının, sekizinci sınıf öğrencilerinin matematik dersindeki akademik başarılarıyla ilişkisinin ve matematik dersi öğretim süreci üzerindeki etkilerinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni, 2013/2014 eğitim öğretim yılında Mersin ilindeki MEB'e bağlı tüm resmi ve özel okulların sekizinci sınıflarında, derse giren matematik öğretmenleri ve bu sınıflardaki öğrencilerdir. Araştırmanın örneklemi, Mersin ili Silifke ilçesindeki MEB'e bağlı 5 resmi okul ile 3 özel okulun sekizinci sınıflarında, matematik dersine giren 17 öğretmen ve bu sınıflardaki toplam 869 öğrenciden oluşmaktadır. Örneklemdeki okullar, seçkisiz örnekleme yöntemlerinden basit seçkisiz örnekleme yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Çalışma tarama modelinde, nitel ve nicel yöntemlerin birlikte kullanıldığı bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın nicel boyutunun verileri, öğrencilerin e-okul sistemlerinden alınan not çizelgelerinden elde edilmiş ve analizinde betimsel istatistik, bağımsız gruplar t-testi ve Pearson Momentler Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel boyutunun verileri ise, öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Görüşmelerde araştırmacı tarafından hazırlanan yarı-yapılandırılmış görüşme formu kullanılmış, elde edilen veriler içerik analizi yapılarak tema ve kodlar oluşturulmuştur. Araştırmanın nicel boyutundan elde edilen bulgulara göre; öğrencilerin matematik dersi TEOG başarıları arasında, cinsiyete göre istatiksel açıdan anlamlı düzeyde bir farka rastlanmazken; okul türüne göre özel okullar lehine anlamlı düzeyde bir fark gözlenmiştir. Öğrencilerin matematik dersi akademik başarıları, kız öğrenciler ve özel okullar lehine anlamlı düzeyde bir farklılık göstermektedir. Ayrıca öğrencilerin matematik dersi, TEOG başarıları ile akademik başarıları arasında yüksek, pozitif yönde istatiksel açıdan anlamlı düzeyde bir ilişki bulunmuştur. Araştırmanın nitel boyutundan elde edilen bulgulara göre; görüşmeye katılan öğretmenler, TEOG sınavı sorularını olması gerekenden kolay ve ayırt ediciliği düşük olarak değerlendirmektedir. Soruların kazanımları kapsama düzeyini ise yeterli bulmuşlardır. Öğretmenlerin okuldaki yazılı sınav sorularını hazırlarken dikkat ettikleri hususların başında öğrenci seviyesine uygunluk gelmektedir. Bunun yanında öğretmenler; sınavda farklı soru tarzlarını birlikte kullanmaya, sınavın ayırt edici olmasına ve sınav sorularının farklı zorluk düzeylerinde olmasına dikkat etmektedir. Öğretmenler, öğrencilerin TEOG sınavındaki başarıları ile akademik başarılarını uyumlu bulmaktadır. Öğretmenlere göre okulda verilen eğitim, TEOG sınavında başarılı olabilmek için yeterlidir. Görüşülen öğretmenlere göre okulda daha etkili bir matematik eğitimi verilebilmesi için, öğrencilerin hazırbuluşluk seviyeleri arasındaki farkın azaltılması ve başarı seviyelerine göre sınıflarda eğitim görmesi gerekmektedir. Ayrıca sekizinci sınıf matematik dersi öğretim programındaki kazanımlar azaltılmalıdır. Anahtar kelimeler: Sekizinci sınıf, TEOG, akademik başarı, öğretim süreci

Akademik başarıMatematikMatematik dersi+5
Fatih Çelikel
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu personelinin hizmet içi eğitim ihtiyaçlarının ve iş doyum düzeylerinin incelenmesi: Adana büyükşehir belediyesi örneği

Bu araştırma kamu kurumlarında çalışan personelin hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemek ve iş doyum düzeylerini incelemek amacıyla yapılmıştır. Bu çalışma kapsamında hizmet içi eğitim ihtiyacını belirlemeye yönelik ve hizmet içi eğitimle iş doyumu arasındaki ilişkiyi ölçmek açısından betimsel ve istatistiksel analizler yapılmıştır. Araştırma, Adana Büyükşehir Belediyesinin farklı birimlerinde çalışmakta olan 363 personel ile gerçekleştirilmiştir. Katılımcılara kişisel bilgileri ve hizmet içi eğitime yönelik görüşlerini belirlemek amacıyla 2 bölümden oluşan anket ve iş doyum düzeylerini belirlemek amacıyla da Minnesota İş Doyum Ölçeği uygulanmıştır. SPSS 23.0 istatistik paket programında çözümlenen verilerin betimsel istatistiğini yapmak amacıyla aritmetik ortalama, standart sapma, yüzde dağılımı, frekans, t testi ve tek yönlü varyans analizleri yapılmıştır. Yapılan araştırma sonucunda, çalışanların büyük çoğunluğunun en az bir kere hizmet içi eğitime katıldıklarını, hizmet içi eğitimleri genel olarak yeterli buldukları ama daha iyi olabileceği görüşünde oldukları sonucuna ulaşılmıştır. Çalışanların iş doyum düzeyleri ile hizmet içi eğitimler arasında ise doğrudan bir ilişki olmadığı görülmüştür.

BelediyelerHizmet içi eğitimKamu personeli+1
Ulviye Kalkancı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımının akademik başarı, eleştirel düşünme eğilimi ve düzeyine olan etkisi

Bu çalışmanın genel amacı Ortaokul 6.Sınıf Fen Bilimleri dersinde konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımını kullanan grup ile konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip olmayan eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımını kullanan grubunun eleştirel düşünme becerisi ve Fen Bilimleri dersindeki akademik başarıları arasında anlamlı düzeyde farklılıklar olup olmadığını sınamaktır. Araştırma, deneysel araştırma modellerinden biri olan ön test son test kontrol gruplu deneme modeline göre desenlenmiştir. Çalışmada gruplar bir deney ve bir kontrol grubu desenine göre oluşturulmuştur. Araştırmanın çalışma grubunu Kahramanmaraş il merkezinde yer alan bir ortaokulda öğrenim görmekte olan toplam 50 altıncı sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Şubeler; Eleştirel Düşünme Değerlendirme Rubriği ve Akademik Başarı Testi ön test sonuçları ile eşitlenmiştir. Deney grubu öğrencileri "Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımı" kullanmış, kontrol grubu ise "Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip olmayan eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımı" kullanmıştır. Hem deney grubu hem de kontrol grubu katılımcıları, öntest ve sontest niteliğinde akademik başarı testi, eleştirel düşünme değerlendirme rubriği ve yarı yapılandırılmış görüşme sorularını cevaplamışlardır. Araştırma sürecinde elde edilen veriler, SPSS 20,0 istatistik paket programı aracılığıyla çözümlenmiştir. Verilerin aritmetik ortalamaları, standart sapmaları betimsel olarak verildikten sonra, bağımsız gruplar t testi ve kovaryans analizleri(ANCOVA) yapılmıştır. Araştırma bulgularından elde edilen nicel ve nitel sonuçlar ise aşağıdaki gibi özetlenebilir: 1. Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitim yazılımı, eleştirel düşünme becerilerinin gelişiminde, konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip olmayan eğitim yazılımına göre daha etkilidir. 2. Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitim yazılımı, öğrencilerin akademik başarısı üzerinde, eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip olmayan eğitim yazılımına göre genel olarak benzer bir etkiye sahiptir. 3. Araştırma sonunda, konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımını kullanan deney grubu öğrencilerinin uygulamadan önce eleştirel düşünmenin tanımını tam yapamayıp farklı örneklerini veremezken, eğitim yazılımını kullanması sonrasında eleştirel düşünme kavramını daha iyi özümseyip aktif bir şekilde bu beceriyi kullanabildikleri ve ifade edebildikleri görülmüştür. Konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip olmayan eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımını kullanan kontrol grubundaki öğrencilerin ise, eğitim yazılımı kullanmadan önce ve sonraki eleştirel düşünme becerilerine yönelik algıları arasında bir değişiklik olmamıştır. 4. Deney grubundaki öğrencilerin eğitsel arayüz ajanına(Sünger Bob) karşı olumlu tutum içerisinde oldukları, Sünger Bob sayesinde düşünme sürecine çok daha fazla önem verdikleri ve bu davranışı aynı zamanda günlük yaşamda ve diğer derslerde de kullanmanın gerekli olduğunu belirtmişlerdir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar konu temelli eleştirel düşünme öğretimi özelliğine sahip eğitsel arayüz ile desteklenmiş eğitim yazılımı kullanan deney grubundaki öğrencilerin eleştirel düşünme becerilerinin arttığını göstermiştir. Duruma ilişkin daha kapsamlı bilgi sağlayabilmek adına, farklı okul düzeyinde, farklı disiplinlerde ve farklı sınıf düzeylerinde bu tarz yazılımlar tasarlanıp denenmesi önerilebilir.

Akademik başarıEleştirel düşünceEğitim yazılımı+4
Sinan Schreglmann
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre tasarlanan ünitenin otantik değerlendirmesine yönelik bir eylem araştırması

Bu çalışmada, sosyal bilgiler dersinde kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme süreci incelenmiştir. Bu amaçla ilk olarak sınıfta kavram öğretimi, disiplinler arası yaklaşım ve otantik değerlendirmeye ilişkin mevcut durum ortaya konmuştur. Araştırmada genel amaç doğrultusunda, tasarlanan ünitenin uygulamasında karşılan sorunlar ve bu sorunların çözüm önerileri, uygulamanın öğrenme öğretme sürecine etkisi, öğrencilerin otantik değerlendirme sürecine yönelik algıları ve uygulamaların kavramların kazanılmasına etkisi de araştırılmıştır. Kavram temelli disiplinler arası yaklaşım kullanılarak tasarlanan ünitenin uygulama ve otantik değerlendirme sürecinin incelendiği bu araştırma eylem araştırması olarak yürütülmüştür. Araştırma 2013-2014 eğitim-öğretim yılı güz ve bahar döneminde bir devlet okulunda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma gurubunu amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemiyle seçilmiş 12'si erkek, yedisi kız toplam 19 dördüncü sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırma verileri, yarı yapılandırılmış görüşme, yapılandırılmamış gözlem (kamera kayıtları), otantik değerlendirme araçları (rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri), öğrenci çalışma örnekleri, araştırmacı ve öğrenci günlükleri ve kavram testi ile toplanmıştır. Uygulama öncesinde uygulama yapılan sınıftaki mevcut durumu ortaya koymak için, bir ünite süresince gözlem ve öğrencilerle ön görüşme yapılmıştır. Uygulama aşamasında Jacobs'ın (1989) ve (2004) önerdiği disiplinler arası program tasarım modeli temel alınarak tasarlanan Çevre ünitesi 32 ders saatinde uygulanmıştır. Uygulamada eylem araştırması süreci döngülere dayalı olarak yürütülmüştür. Her döngüde araştırma öncesi her kavram için hazırlanan ders planının uygulama aşaması izlenmiş, ortaya çıkan sorunları çözmek için eylem planları geliştirilmiş ve sorun çözüldükten sonra bir sonraki döngüye geçilmiştir. Öğrencilerin derslerin kazanımlarını elde edip etmediklerini belirlemek için uygulanan otantik değerlendirme etkinlikleri, rubrikler ve düzey belirleme kontrol listeleri yardımıyla incelenmiştir. Araştırma sürecini değerlendirmek için öğrencilerle süreç görüşmeleri yapılmıştır. Uygulamadaki sekiz döngü tamamlandıktan sonra öğrencilere kavram testi uygulanmış ve öğrencilerle görüşme yapılmıştır. Araştırmada toplanan nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Güvenirliği sağlamak için veriler ikinci kodlayıcı tarafından kodlanmıştır. Uygulama sürecinde her döngüde ders planının uygulamasından sonra süreç kendi içinde incelenmiştir. Uygulama süreci tamamlandıktan sonra tüm veriler bütün olarak değerlendirilip çözümlenmiştir. Araştırmada Kavram testi ile nicel veriler toplanmıştır. Çoktan seçmeli 25 sorudan meydana gelen testte her sorudan sonra öğrenciler verdikleri cevabın nedenini yazılı olarak ifade etmiştir. Test puanlanırken, doğru cevabı bulma 1, nedeni doğru açıklama ise 3 puan ile değerlendirilmiştir. Kavram testi puanlanmasının güvenirliği için ikinci kodlayıcı olarak konu alanı uzmanından yardım alınmıştır. Sonuçta genel olarak, eylem araştırmasının bir öğretim yaklaşımını uygulamak ve değerlendirmek için uygun bir araştırma yöntemi olduğu, bu yöntem ile öğretimin niteliğinin arttırıldığı ve araştırmacının kendi deneyimlerini arttırdığı söylenebilir. Öğrencilerin kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan etkinlikleri önceki etkinliklerden farklı bulmuşlardır. Bu etkinlikler farklı disiplin bilgilerini aynı anda öğrenmeyi, derinlemesine öğrenmeyi, yeni bilgiler öğrenmeyi, derse yönelik olumlu tutum geliştirmeyi, akademik başarıyı arttırmayı, zamandan tasarruf yapmayı ve konu tekrarı yapmayı sağlamakta, öğrencilere araştırma yapma, gözlem yapma ve bilgisayar kullanma becerisi ve gerçek hayatta kullanılabilecek bilgiler de kazandırmaktır. Bu etkinlikler öğrencilerin derse yönelik ilgilerini arttırmış ve olumlu tutum geliştirmeye, işbirliği içinde çalışmaya, karar verme ve eleştirel düşünme becerisine katkı sağlamıştır. Öğrenciler bu etkinlikleri beğenmiş, severek, isteyerek katılmış ve etkinlikleri zevkle yapmışlardır. Uygulanan etkinliklerde sosyal bilgiler dersinde matematik, fen bilimleri, Türkçe, görsel sanatlar, müzik ve İngilizce dersi ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. Öğrenci görüşlerine göre en çok fen bilimleri ve matematik, en az müzik ve İngilizce dersleriyle, gözlem bulgularına göre ise en çok Türkçe dersi, en az da İngilizce ve müzik dersleri ile disiplinler arası bağlantılar kurulmuştur. İlk döngülerde disiplinler arası bağlantıları araştırmacı vurgularken, döngüler ilerledikçe öğrencilerin disiplinler arası bağlantıları kendi kendilerine fark etmeye başladıkları ve yeni bağlantılar kurdukları araştırma sonuçları arasındadır. Öğrenciler değerlendirme sürecinde kullanılan otantik değerlendirme etkinliklerini, öğrenme sürecine yönelik olması, öğrenci merkezli olması, yürütücü biliş stratejilerini ve farklı disiplinlere ait bilgileri kullanmayı gerektirmesi açısından önceki etkinliklerden farklı bulmuş, bu etkinliklere istekli olarak katılmış ve bu etkinliklerde eğlenmişlerdir. Öğrenciler değerlendirme etkinliklerini sürece yönelik ve öğrenci merkezli olduğunu, farklı disiplinlere ait bilgilerin de kullanılmasını gerektirdiğini algılamışlar, uygulama ve değerlendirme sürecinde disiplinler arası bağlantıları fark etmişlerdir. Değerlendirme sürecinde bazı etkinliklerde zorlandıklarını dile getiren öğrenciler olmasına rağmen, sonuçta öğrenciler bu etkinliklerin daha eğlenceli, daha öğretici olduğu ve diğer derslerde de kullanılmasını istediklerini belirtmişlerdir. Ayrıca kavram temelli disiplinler arası yaklaşıma göre hazırlanan, uygulanan ve otantik olarak değerlendirilen ünitenin kavramların kazandırılmasına olumlu yönde katkı sağladığı da sonuçlar arasındadır. Anahtar kelimeler: Disiplinler arası yaklaşım, kavram temelli öğretim, otantik değerlendirme, eylem araştırması.

DisiplinlerarasıKavram öğretimiKavramsal öğrenme+1
Yeliz Bolat
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
DoctorateOpen AccessTR

Argümantasyon yöntemi destekli artırılmış gerçeklik uygulamalarının akademik başarı, eleştirel düşünme becerisi, fen ve teknoloji dersine yönelik güdülenme ve argümantasyon becerisi üzerindeki etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın genel amacı fen ve teknoloji dersinde argümantasyon yöntemi destekli arttırılmış gerçeklik uygulamalarının öğrencilerin akademik başarıları, eleştirel düşünme becerileri, fen ve teknoloji dersine yönelik güdülenmeleri ve argümantasyon becerilerine etkisini incelemektir. Bu amaç doğrultusunda araştırma karma araştırma desenlerinden iç içe gömülü deneysel desenle gerçekleştirilmiştir. Araştırma Adana'da bir özel okulda 2014-2015 öğretim yılı Nisan ayının üçüncü haftası, Mayıs ayı ve Haziran ayının ilk haftasında gerçekleştirilmiştir. Nisan ayının üçüncü haftasında pilot çalışma yapılmış, asıl uygulama Mayıs ayında gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu, uygun örnekleme göre belirlenen 26'sı Deney-1, 27'si Deney-2 ve 26'sı Kontrol grubunda olmak üzere 79 ortaokul 7. sınıfta öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Deney-1 grubu öğrencileri, fen ve teknoloji dersinde "Güneş Sistemi ve Ötesi: Uzay Bilmecesi" ünitesi kapsamında üç hafta boyunca toplamda 19 saat argümantasyon destekli AG uygulamalarına katılmışlardır. Deney-2 grubunda sadece argümantasyon yönteminin kullanıldığı uygulamalar gerçekleştirilmiş, Kontrol grubuda ise mevcut fen ve teknoloji dersi öğretim programı uygulanmıştır. Araştırmada verilerin toplanmasında nitel ve nicel veri toplama yöntemleri kullanılmıştır. Nicel veriler; "Güneş Sistemi ve Ötesi Ünitesi Başarı Testi (GÜSÖBT)", "Güdülenme ve Öğrenme Stratejileri Ölçeği (GÖSÖ)" ve "Cornell Eleştirel Düşünme Testi Düzey X" deneysel işlem öncesinde öntest ve deneysel işlem sonrasında sontest olarak uygulanmasıyla toplanmıştır. Nitel veriler ise, yapılandırılmamış gözlem, yarı yapılandırılmış görüşme, doküman incelemesi, yansıtıcı değerlendirme formları ve araştırmacı günlükleri aracılığıyla toplanmıştır. Nicel verilerin analizi ANOVA, Kruskal Wallis ve Mann Whitney U testleri ile yapılmıştır. Nitel verilerin analizinde ise tümevarımsal ve tümdengelimsel yaklaşımlar kullanılmıştır. Araştırmanın nicel sonuçları, argümantasyon destekli artırılmış gerçeklik uygulamalarının, argümantasyon yöntemi ve mevcut öğretim programı uygulamalarına göre öğrencilerin başarılarını ve güdülenmelerini artırmada daha etkili olduğunu, argümantasyon destekli artırılmış gerçeklik uygulamaları ve argümantasyon yöntemi uygulamalarının tümdengelim yoluyla çıkarım yapma becerisini geliştirdiğini göstermiştir. Nitel bulgulardan elde edilen sonuçlara göre uygulamanın ortasına kadar Deney-1 grubu öğrencilerinin eleştirel düşünme becerileri gelişim göstermesine rağmen, uygulamanın ortasından sonra becerilerin kullanılma sıklıklarının değişim gösterdiği tespit edilmiştir. Öğrencilerinin güdülenmelerine ilişkin nitel bulgular, artırılmış gerçeklik teknolojisinin öğrencilerin içsel motivasyonlarını artırdığı sonucuna ulaştırmıştır. Öğrencilerin sözel argüman yapıları incelendiğinde, sonuçlar tüm grupların argümantasyona katıldıklarını ve argümanlar ürettiklerini göstermiştir. Öğrenci argümanlarının çoğu seviye 4 ve seviye 5 düzeyindedir. Öğrenciler bilimsel konulara göre sosyo bilimsel konularda daha kaliteli argümanlar üretmişlerdir. Öğrencilerle yapılan görüşmelerde, öğrenciler argümantasyon destekli AG uygulamalarının konuları daha iyi öğrenmelerini sağladığını, 3 boyutlu görüntüler ve onlarla etkileşim gerçekleştirebilmeleri sayesinde öğrenilen bilgilerin daha kalıcı olduğunu, derslerin çok dikkat çekici, eğlenceli olduğunu ve uygulamaların öğrenmeyi kolaylaştırıcı bir etkiye sahip olduğunu, soyut kavramları zihinlerinde canlandırabildiklerini belirtmiştir. Ayrıca fen ve teknoloji dersinin diğer konularında ve diğer derslerde de bu uygulamalara yer verilmesi gerektiğini ifade etmişlerdir. Uygulamada artırılmış gerçeklik programları ile ilgili, internet bağlantısı ile ilgili ve uygulama süreci ile ilgili sorunlar yaşandığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Artırılmış gerçeklik, argümantasyon, fen eğitimi, astronomi eğitimi, güdülenme, eleştirel düşünme.

Akademik başarıArgümantasyonArgümantasyon tabanlı bilim öğrenme+5
Tuba Demirel
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Sosyomatematiksel konularla bütünleştirilmiş matematik öğretimi: Sosyal adalet ve eşitlik değerlerine ilişkin farkındalık ile problem kurma becerisi geliştirmeye yönelik bir eylem araştırması

Araştırmanın amacı, ortaokul yedinci sınıf düzeyinde sosyomatematiksel konularla bütünleştirilmiş matematik öğretiminin, öğrencilerin sosyal adalet ve eşitlik değerlerine yönelik farkındalıkları ile problem kurma becerilerinin gelişimine etkisini incelemek, uygulama sürecinde karşılaşılan sorunları belirlemek, belirlenen sorunlara çözüm yolları üretmek, üretilen çözümleri uygulayarak değerlendirmektir. Bu amaca yönelik, bu çalışma eylem araştırması olarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada katılımcıların belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Katılımcıların seçiminde ölçüt olarak orta-sosyoekonomik bölgede yer alan bir devlet okulunda yedinci sınıf düzeyinde matematik uygulamaları dersini alıyor olmaları, belirlenen problem durumuna yönelik sınıfta sorun yaşanıyor olması göz önünde bulundurulmuştur. Bu doğrultuda araştırmanın katılımcılarını, Adana ili Yüreğir ilçesinde, orta sosyoekonomik bir bölgede yer alan bir devlet okulunda 2014-2015 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminde matematik uygulamaları dersini alan 17 yedinci sınıf öğrencisi oluşturmuştur. Araştırmada, on haftalık bir uygulama gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın nicel verileri, araştırmacılar tarafından geliştirilen Sosyal Adalet ve Eşitlik Değerlerine İlişkin Farkındalık Düzeyi Belirleme Formu ve Problem Kurma Beceri Testi ile toplanmıştır ve bu iki ölçme aracı uygulama öncesi ve sonrası olarak iki kez uygulanmıştır. Araştırmanın nitel verileri ise, hem uygulama öncesinde hem de sonrasında yapılan sosyal adalet ve eşitlik değerlerine ilişkin farkındalıkları ile problem kurma becerisine yönelik görüşlerini belirlemeye ilişkin yarı-yapılandırılmış görüşmeler, uygulama sürecine yönelik ders video kayıtları, her derse yönelik öğrenci öz-değerlendirmeleri, her döngü sonunda belirli öğrencilerin uygulama sürecine yönelik görüşlerini belirlemeye yönelik yarı-yapılandırılmış görüşmeler aracılığıyla toplanmıştır. Verilerin analizi kapsamında, nicel verilere yönelik, bağımlı örneklemler için t-testi kullanılırken, nitel verilere yönelik içerik analizi yaklaşımı doğrultusunda tümevarımsal analiz, tümdengelimsel analiz ile betimsel analiz yaklaşımı kullanılmıştır. Araştırma verilerinin geçerlik ve güvenirlik çalışmaları kapsamında, nitel verilere yönelik çeşitleme, uzman incelemesi, uzun süreli etkileşim, ayrıntılı betimleme ve raporlaştırma, temsil edilebilirliği kontrol etme ve örneklem seçimi, araştırmacı etkilerini kontrol etme, kayıtların teknik kalitesi ve transkriptlerin niteliği durumları göz önünde bulundurulurken, nicel verilere yönelik Kendall'ın Uyum Katsayısı hesaplanmıştır. Araştırmada elde edilen mevcut durum değerlendirmesi bulgularına göre, öğrencilerin uygulama öncesinde sosyal adalet ve eşitlik değerlerine ilişkin farkındalıkları ile problem kurma becerilerinin düşük olduğu belirlenmiştir. Bu nedenle, öğrencilerin uygulama öncesinde sosyal adalet ve eşitlik değerlerine ilişkin farkındalıklarının ve problem kurma becerilerinin yeterli olmayıp, geliştirilmesi gerektiği düşüncesiyle eylem araştırması yapılmasına karar verilmiştir. Eylem araştırması sürecinde daha çok, problem kurmada zorlanma ve dil-anlatım eksiklikleri, dışarıdan gelenlerin dersi bölmeleri, temel dört işlem becerilerinde ve büyük sayılarla işlem yapmada zorlanma, işlenen konuya yönelik önbilgi eksikliği, problem çözmede zorlanmaya yönelik sorunların olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin Sosyal Adalet ve Eşitlik Değerlerine İlişkin Farkındalık Düzeyi Belirleme Formu'na yönelik öntest ve sontest puanları karşılaştırılmasında, sontest puanları lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu durum, nitel bulgularla da desteklenmiştir. Bu bağlamda, uygulama sonucunda öğrencilerin sosyal adalet ve eşitlik değerlerine yönelik farkındalık düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğrencilerin Problem Kurma Beceri Testi'ne yönelik öntest ve sontest puanları karşılaştırılmasında, sontest puanları lehine anlamlı farklılık olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda, uygulama sonucunda öğrencilerin problem kurma beceri düzeylerinin anlamlı bir şekilde arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu durumun, nitel bulgularla da desteklendiği belirlenmiştir. Bu bağlamda, uygulama sonucunda öğrencilerin problem kurma beceri düzeylerinin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar doğrultusunda, sosyomatematiksel konularla bütünleştirilmiş matematik öğretiminin, öğrencilerin sosyal adalet ve eşitlik değerlerine ilişkin farkındalıkları ile problem kurma becerilerini arttırmada etkili olduğu belirlenmiştir. Öğretimin değerlendirilmesine yönelik bulgular doğrultusunda ise, sosyomatematiksel konularla bütünleştirilmiş matematik öğretimine yönelik öğrencilerin görüşlerinin genel anlamda olumlu olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

EşitlikFarkındalıkMatematik+6
Buket Turhan Türkkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme eğilimleri, problem çözmeye yönelik algıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırma, ilköğretim sekizinci sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme eğilimleri, problem çözmeye yönelik algıları ve akademik başarıları arasındaki ilişkiyi incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın evrenini Siirt il merkezinde bulunan devlet okullarında öğrenim gören ortaokul öğrencileri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise 2016-2017 eğitim ve öğretim yılı içerisinde Siirt il merkezinde bulunan ortaokullarda öğrenim gören 190 kız ve 197 erkek olmak üzere toplam 387 ortaokul öğrencisinden meydana gelmiştir. Araştırmada örneklem basit rastlantısal yöntemle seçilmiştir. Bu araştırmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış olup, ilişkisel tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Verilerin toplanmasında Whetton ve Cameron'a ait "Yaratıcılık Ölçeği", Heppner'e ait "Problem Çözme Envanteri" ve "TEOG Puanları" kullanılmıştır. Araştırmanın verileri SPSS 22.0 programı ile çözümlenmiştir. Verilerin analizinde Bağımsız Örneklem t-testi, Basit Doğrusal Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Bulgulara göre; öğrencilerin %49.1'i kız öğrencilerden oluşurken, %50.9'u erkek öğrencilerden oluşmaktadır. Öğrencilerin ortalama TEOG puanı 370.21±56.38'dir. Öğrencilerin problem çözme yeteneğine güven puanının, yaklaşma-kaçınma puanının ve problem çözme toplam puanının düşük düzeyde olduğu, kişisel kontrol puanının ise orta düzeyde olduğuna ulaşılmıştır. Öğrenciler orta düzeyde yaratıcı düşünme eğilimine sahiptir. Kız öğrencilerin akademik başarılarının erkek öğrencilerden yüksek olduğu ancak öğrencilerin akademik başarılarının cinsiyete göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmektedir. Problem çözme yeteneğine güven alt boyutunda erkek öğrencilerin daha iyi beceriye sahip olduğu, yaklaşma-kaçınma, kişisel kontrol ve problem çözmeye yönelik algısı toplamında ise kız öğrencilerin daha iyi algıya sahip olduğu görülmektedir. Sadece yaklaşma-kaçınma alt boyutunda bulunan farklılık öğrencilerin cinsiyetine göre istatistiksel olarak anlamlıdır. Diğer alt boyutlarda ve toplam puan da ise öğrencilerin cinsiyetine göre istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmamaktadır. Kız öğrencilerin yaratıcılık düşünme eğilimlerinin erkek öğrencilere göre istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu görülmektedir. Öğrencilerin yaratıcı düşünme eğilimleri ile problem çözmeye yönelik algıları arasında, negatif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin yaratıcı düşünme eğilimleri ile akademik başarıları arasında, pozitif yönde ve anlamlı düzeyde bir ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Yaratıcılık düzeyi arttıkça akademik başarı da artmakta, yaratıcılık düzeyi azaldıkça akademik başarı da azalmaktadır. Öğrencilerin problem çözmeye yönelik algıları ile akademik başarıları arasında, negatif yönde bir ilişki olduğu ancak bu ilişkinin anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Bu araştırmalar sonucunda uygulamaya yönelik ve ileride yapılacak araştırmalara yönelik öneriler geliştirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim, Yaratıcı düşünme, Problem çözme, akademik başarı

Akademik başarıOrtaokul öğrencileriProblem çözme+2
Özge Gözcü Reyhan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00

Other supervisors