Theses supervised by Yrd. Doç. Dr. Kemal Köksal
11 theses · Gazi University
Sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarını etkileyen faktörler
Bu araştırma, sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarını etkileyen faktörleri ortaya koymayı amaçlamaktadır. Araştırma, Gazi Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Sınıf Öğretmenliği Anabilim Dalı lisans programın dördüncü sınıfına devam etmekte olan 171 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak ?İnsan Hakları Tutum Ölçeği? kullanılmıştır. Ölçek için yapılan güvenilirlik analizi sonucunda, iç tutarlılık katsayısı her bir boyut için .712 (Adalet Anlayışı), .865 (Dinî İnanç), .967 (Devlet Algısı) ve .711 (İdeoloji) şeklinde, ölçek genelinde ise .885 olarak hesaplanmıştır. Araştırmada, ölçme aracı olarak kullanılan ?İnsan Hakları Tutum Ölçeği?nden elde edilen verilerin istatistiki analiziyle ulaşılan bulgular yorumlandıktan sonra şu sonuçlar ortaya konmuştur: 1. Sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutum puanlarının yüksek olduğu saptanmıştır. Ancak sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumları cinsiyet, mezun olunan lise, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, yerleşim birimi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemiştir. 2. Sınıf öğretmenleri adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında adalet anlayışının etkili olduğu; ancak, sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında adalet anlayışının etkisinin cinsiyet, mezun olunan lise, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, yerleşim birimi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermediği görülmüştür. 3. Sınıf öğretmenleri adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında dinî inancının etkili olduğu; ancak sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında dinî inancının etkisi mezun olunan lise, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, yerleşim birimi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermediği görülmüştür. Sınıf öğretmeni adaylarının dinî inanç faktörüne ilişkin tutumları cinsiyet değişkenine göre ise anlamlı bir farklılık göstermiştir. Buna göre erkek sınıf öğretmeni adaylarının dinî inanç faktörüne ilişkin toplam puanları kızların toplam puanlarından daha fazladır. 4. Sınıf öğretmenleri adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında devlet algısının etkili olduğu; ancak, sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında devlet algısının etkisinin cinsiyet, mezun olunan lise, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, yerleşim birimi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. 5. Sınıf öğretmenleri adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında ideolojinin etkili olduğu; ancak, sınıf öğretmeni adaylarının insan haklarına ilişkin tutumlarında ideolojinin etkisinin cinsiyet, mezun olunan lise, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu, yerleşim birimi ve bölge değişkenlerine göre anlamlı bir fark göstermediği saptanmıştır. 6. İnsan Hakları Tutum Ölçeği?nden elde edilen toplam puan ile adalet anlayışı faktörü arasında orta düzeyde bir ilişki, ölçekten elde edilen toplam puan ile dinî inanç faktörü arasında orta düzeyde bir ilişki; ölçekten elde edilen toplam puan ile devlet algısı faktörü arasında güçlü düzeyde bir ilişki ve ölçekten elde edilen toplam puan ile ideoloji faktörü arasında güçlü düzeyde bir ilişki olduğu belirlenmiştir.
Eğitim fakültesi sınıf öğretmenliği ana bilim dalı 1 ve 4. sınıf öğrencilerinin öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının öğrenciye ait farklı değişkenler açısından değerlendirilmesi
Bu araştırma, Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı 1 ve 4. sınıf öğrencilerinin, öğretmenlik mesleğine yönelik tutumlarının öğrenciye ait farklı değişkenler açısından incelenmesi amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini; Türkiye'deki Eğitim Fakülteleri Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı 1 ve 4. sınıflarında öğrenim gören öğrenciler oluşturmaktadır. Örneklem grubunu ise; Gazi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı 1 ve 4. sınıflarında 2012-2013 eğitim-öğretim yılında öğrenim gören toplam 265 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırma ile ilgili veriler,
İlköğretim öğrencilerinin öğrenme stillerine göre okuma güçlüklerinin giderilmesi
Bu araştırmada ilköğretim 4. ve 5. Sınıf öğrencilerinin sesli okuma hatalarını düzeltmede ve okuduğunu anlama becerilerini geliştirmede öğrenme stillerinin etkisi incelenmiştir. Araştırma, Zonguldak ili Kdz. Ereğli ilçesinde Kışla Mahmut Likoğlu ve Mehmet Akif Ersoy İlköğretim Okulundan araştırmanın amacına uygun olarak seçilen 4 öğrenci ile yürütülmüştür. Seçilen öğrenciler zeka, işitsel ve görsel yönden herhangi bir problemi olmamasına rağmen okuma güçlüğü yaşayan öğrencilerdir. Araştırma, örneklemde yer alan her öğrenciyle 32'şer saat olmak üzere, sekiz haftada toplam 128 saat yürütülmüştür. Araştırmada Talim Terbiye Kurulu tarafından onaylanmış İlköğretim 1,2,3,4,5 ve birinci sınıf düzeyinde ilkokuma kitapları ile alıştırma kitapları kullanılmıştır. Belirlenen 4 öğrenciye Marmara Öğrenme Stilleri Ölçeği uygulanarak öğrencilerin öğrenme stilleri tercihleri belirlenmiştir. Dört öğrenciden üçü işitsel, biri görsel öğrenme stillerini tercih etmişlerdir. İşitsel öğrenme stilini tercih eden 3 öğrenci için belirlenen metinlerden kullanılarak araştırmacı tarafından öğrencilerin okuma düzeylerine uygun vurgu ve hızda ses kayıtları oluşturulmuştur. Öğrencilere metin okunmadan önce bu ses kayıtları kulaklıklar yardımı ile dinletilerek aynı anda metinleri takip etmeleri sağlanmıştır. Uzun metinler için 2 kez dinleme fırsatı verilmiştir. Dinledikten sonra kulaklıklar çıkarttırılarak sesli okuma yapmaları istenmiştir. Eğer öğrenci okuduğu metni, bir önceki okuduğu metinden daha alt bir düzeyde okuduysa öğrencinin metni bir daha kulaklık ile dinlemesi sağlanmış ve tekrar sesli okuma yaptırılmıştır. Bunun yanında kelime kutusu stratejisi kullanılarak okuma esnasında yaptığı hatalar belirlenerek bu kelimeleri düzeltmeleri sağlanmıştır. Görsel öğrenme stilini tercih eden öğrenci için ise; resimle desteklenmiş metinler, renkli harfler ile vurgulanmış kelime, hece ve cümlelerin yer aldığı altı çizilmiş kelimelerin yer aldığı metinler kullanılarak ve öğrencinin kendisinin de gerekli görüldğü yerde renkli kalemler kullanarak altlarını çizdiği metinler kullanılarak öğretim yapılmıştır. Bunun yanında kelime kutusu stratejisi kullanılarak okuma esnasında yaptığı hatalar belirlenerek bu kelimeleri düzeltmesi sağlanmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara göre; görsel öğrenme stiline sahip öğrenci B.C 'nın çalışma sonunda yapılan son okuma sonucu endişe düzeyinde (%90), işitsel öğrenme stiline sahip öğrenci B.G ve K.D.'nin son okuma sonuçları öğretim düzeyine, öğrenci M.Ş.'nin ise serbest okuma düzeyine geçtiği belirlenmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilere uygulanan öğrenme stillerine göre düzenlenmiş okuma ve anlama etkinliklerinin ilköğretim öğrencilerinde okuduğunu güçlüğünün giderilmesinde etkili olduğu bulunmuştur.
İlköğretim I. kademe 5. sınıf Türkçe ders kitabının sözcük türleri bakımından incelenmesi
Son zamanlarda ana dili öğretimine verilen önem artmıştır. Dil ve edebiyat çevrelerinde ?Ana dili eğitiminde nasıl etkili ve başarılı öğretim yaparız?? sorusu sorulmaya ve yanıtları aranmaya başlanmıştır. Yurt içi araştırmalara bakıldığında bu alanda çalışmaların az olduğu görülmektedir. Bu çalışma ile alandaki eksikliklere bir öneri getirilmeye çalışılmıştır.Araştırma ilköğretim 5. sınıf Türkçe ders kitabındaki sözcük türlerinin metin türlerine göre dağılımını tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Tarama modelinde betimsel bir çalışmadır. Yapılan bu çalışmada ilköğretim 5. sınıf 2009-2010 eğitim öğretim yılında okutulan Türkçe ders kitabı incelenmiştir. Toplam 8 temadan ve 16 metinden oluşan ders kitabının içeriğinde sözcük türlerinin metin türlerine göre dağılımı ve oranları incelenmiş, metinlerin içerik çözümleri frekans analizi ile yapılmıştır. Kelime türlerinin temalara göre farklılaştığı ancak genel olarak sırasıyla isim, fiil, sıfat, zamir, zarf, edat, bağlaç ve ünlem şeklinde sıralandığı sonucuna ulaşılmıştır.
İlköğretim okul müdürlerinin sahip olduğu liderlik standartlarının öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi
Bu araştırmada, ilköğretim okul müdürlerinin sahip olduğu liderlik standartlarının öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu doğrultuda araştırma, nicel araştırma yöntemlerinden tarama tekniği kullanılarak yürütülmüştür.Araştırma, 2010-2011 yılında Ankara ili Merkez ilçelerinde görev yapan ilköğretim okulu öğretmenleri ile yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 388 öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri ISLLC'nin belirlemiş olduğu standartlardan uyarlanarak oluşturulan anket ile toplanmıştır. Ankette üç liderlik standartı (toplumsal, etik ve politik) bilgi, eğilim ve performans alt gruplarında incelenmiştir. Verilerin analizinde ortalama, standart sapma ve öğretmen görüşlerinin cinsiyet, branş ve kıdeme göre farklılığını belirlemek amacıyla Kay-Kare nanparemetrik testi uygulanmıştır.Verilerin analizi sonucu elde edilen bulgular incelendiğinde; ilköğretim okul müdürlerinde incelenen üç liderlik standardına da sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca öğretmen görüşlerinin bağımsız değişkenler açısından (cinsiyet, branş, kıdem) anlamlı farklılık göstermediği tespit edilmiştir.
İkili kodlama kuramı destekli hikâye haritası öğretiminin hikâye analizine ve yazımına etkisi
Bu araştırmada, ilköğretim beşinci sınıf düzeyinde İkili Kodlama Kuramıdestekli hikâye haritası öğretiminin hikâye analizi ve yazımına etkisi araştırılmıştır. Budoğrultuda araştırma, ön test-son test kontrol gruplu deneysel desen üzerinemodellenmiştir.Araştırma, 2009-2010 eğitim öğretim yılında, 40 beşinci sınıf öğrencisiyleyürütülmüştür. Araştırmanın deney grubunda (n=20) bulunan öğrencilere hikâye edicimetin analizi ve hikâye edici metin yazma becerilerini geliştirmek amacıyla; 11 haftasüresince, İkili Kodlama Kuramı destekli bir hikâye haritası öğretimi uygulanmıştır.Kontrol grubunda (n=20) ise var olan normal öğretim süreci devam etmiştir.Araştırmanın verileri; öğrencilerin oluşturdukları hikâye haritalarından, hikâye edicimetinlerden, verilerin değerlendirilmesinde kullanılan `Hikâye Haritası Analizi DereceliPuanlama Anahtarı' ve `Hikâye Edici Yazma Dereceli Puanlama Anahtarı' ile eldeedilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklemler için t testi ve içerik analizikullanılmıştır.Verilerin analizi sonucu edinilen bulgular incelendiğinde; deney grubunun hemhikâye haritası oluşturma beceri düzeyinde, hem de hikâye edici metin yazma beceridüzeyinde artış olduğu görülmüştür. Kontrol grubunda ise anlamlı bir artışgözlenmemiştir.Anahtar Kelimeler: İkili Kodlama Kuramı, hikâye haritası, hikâye edici metin
İlköğretim 4.sınıf sosyal bilgiler öğretiminde işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin akademik başarısına ve derse yönelik tutumlarına etkisi
Bu araştırmada, işbirlikli öğrenme yönteminin ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersinde öğrencilerin ders başarısı ve derse ilişkin tutumlarına etkisi belirlenmeye çalışılmıştır. Bu amaçla dört hipotezin doğruluğu test edilmeye çalışılmıştır. Bu hipotezler; ?1. Deney ve kontrol gruplarının son test başarı puanları arasında anlamlı bir farklılık vardır. 2. Deney ve kontrol gruplarının son test tutum puanları arasında anlamlı bir farklılık vardır. 3. Deney ve kontrol gruplarının Sosyal Bilgiler Başarı testi ön test?son test puanları arasında anlamlı bir farklılık vardır. 4. Deney ve kontrol gruplarının derse yönelik tutum ön test-son test puanları arasında anlamlı bir farklılık vardır.?şeklinde kurulmuştur. Hipotezlerin doğruluğunu belirleyebilmek amacıyla öntest-sontest deney kontrol gruplu deneysel bir çalışma yapılmıştır.Araştırma Kırıkkale ili, Sulakyurt ilçesi, Cumhuriyet İlköğretim Okulu 4. Sınıf öğrencileri ve Kırıkkale ili, Yahşihan ilçesi, Namık Kemal İlköğretim Okulu 4. Sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Kontrol gruplu öntest-sontest deneysel desenin kullanıldığı araştırmada, yansız olarak seçilen sınıflardan birinde işbirlikli öğrenme (Grup Araştırması Tekniği) uygulanırken diğer sınıfta ise geleneksel öğretim uygulanmıştır. Her iki sınıfla da ilköğretim dördüncü sınıf sosyal bilgiler dersi `Güç, Yönetim ve Toplum' öğrenme alanı,`İnsanlar ve Yönetim' ünitesine ait iki kazanım ile altı ders saati boyunca devam eden bir uygulama yapılmıştır. Uygulamada deney grubuna işbirlikli öğrenme yöntemine uygun olarak geliştirilen etkinliklere dayalı bir öğretim süreci izlenmiştir. İşbirlikli öğrenme yönteminde öğrenciler küçük gruplar oluşturarak bir problemi çözmek ya da bir görevi yerine getirmek üzere ortak bir amaç uğruna birlikte çalışmışlardır. Kontrol grubunda ise aynı kazanımlar geleneksel öğretim ile kazandırılmaya çalışılmıştır.Öğrencilerin sosyal bilgiler ders başarıları araştırmacı tarafından geliştirilen ve yirmi sorudan oluşan başarı testi ile değerlendirilmeye çalışılmıştır. Geliştirilen başarı testi araştırma öncesinde ve sonrasında deney ve kontrol gruplarına uygulanmış ve aralarındaki farklar tespit edilmiştir. Uygulama öncesinde ve sonrasında öğrencilerin sosyal bilgiler dersine ilişkin tutumlarını belirlemek üzere Kurnaz (2000) tarafından geliştirilen Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği uygulanmıştır. Sosyal Bilgiler Başarı Testi ile Sosyal Bilgiler Tutum Ölçeği verilerinin analizinde SPSS 15.0 programından yararlanılmıştır.Araştırma sonunda deney ve kontrol grubu öğrencilerinden elde edilen veriler ışığında dört hipotezin doğruluğu kabul edilmiştir. Araştırmanın bulgularına dayalı olarak işbirlikli öğrenme yönteminin öğrencilerin sosyal bilgiler ders başarısı üzerinde etkili bir yöntem olduğu belirlenirken; aynı derse yönelik öğrencilerin tutumlarını da olumlu yönde etkilediği belirlenmiştir. Ayrıca yapılan bu çalışmada sosyal bilgiler dersinin belirlenen kazanımlarının öğretiminde kullanılabilecek uygulama örnekleri de sunulmuştur.Anahtar Kelimeler: İşbirlikli Öğrenme, Grup Araştırması , Sosyal Bilgiler Öğretimi, Tutum.
İlköğretim 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerindeki gelişimin birbirini etkileme durumu: Eylem araştırması
Bu araştırmada, ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerileri düzeyleri tespit edilmiş ve çeşitli yapılandırıcı okuma ve yazma etkinlikleriyle geliştirilmiştir. Ayrıca becerilerdeki bu gelişimin birbirini etkileme durumu tespit edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubunun belirlenmesinde amaçlı örnekleme yöntemlerinden ?Ölçüt Örnekleme? yöntemi kullanılmıştır. Çalışma grubu, Ankara ili, Keçiören ilçesi Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası İlköğretim Okulu'ndan 5 ve Mehmet Örücü İlköğretim Okulu'ndan 5 olmak üzere toplam 10 ilköğretim 4. sınıf öğrencisinden oluşturmaktadır. Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası İ.Ö.O.'ndan alınan 5 öğrenci araştırmanın ?Yazma Grubunu?, Mehmet Örücü İ.Ö.O.'ndan alınan 5 öğrenci ise araştırmanın ?Okuma Grubunu? oluşturmuştur.Bu araştırma nitel araştırma modelinin eylem araştırması desenine göre tasarlanmıştır. Araştırma; eylem araştırmasının ?uygulayıcının aynı zamanda araştırmacı olduğu? yaklaşımda yürütülmüştür. Bu araştırmada; öğrenci görüşme formları, eylem araştırmasının katılımcısı olan ders öğretmeni ile görüşme formu, araştırmacı günlükleri, öğrenci ürünleri, tanıma testi, düzey belirleme testi ve öğrencilerin sınıftaki söylemlerini ve durumlarını belirleyebilmek amacıyla video kamera kayıtları veri toplama araçları olarak kullanılmıştır. Veriler; nitel verilerin çözümlenmesinde kullanılan betimsel analiz ve içerik analizi teknikleriyle çözümlenmiştir. Ayrıca nitel verilerin sayısallaştırılmasında kullanılan yüzde ve frekans tekniklerine başvurulmuştur.Bu araştırmada elde edilen bulgulara göre, okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerinde güçlük görülen ilköğretim 4. sınıf öğrencilerinin; yapılandırıcı okuma ve yazma çalışmaları ile okuduğunu anlama becerileri ve yazılı anlatım beceri düzeylerinde ilerleme olmuştur. Okuma ve yazma grubundaki öğrenciler uygulama sonunda okuduğunu anlama beceri düzeyinde basit ve derin anlamada ilerlemişler, yazılı anlatım beceri düzeyleri, deneyim aşaması ve üzerinde yer almıştır.Anahtar Kelimeler: Türkçe Öğretimi, Okuma Eğitimi, Anlama Eğitimi, Yazma Eğitimi, Beceri Geliştirme, Yapılandırmacı Yaklaşım, Eylem Araştırması.
Sınıf öğretmenliği eğitimi ana bilim dalı 4. sınıf öğrencilerinin birleştirilmiş sınıflar hakkındaki görüşleri: Gazi Üniversitesi örneği
Bu araştırma Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı son sınıfta öğrenim gören öğretmen adaylarının birleştirilmiş sınıfların işleyişi hakkındaki görüşlerini ortaya çıkarmayı amaçlamıştır. Araştırma, meslek hayatlarında birleştirilmiş sınıflı köy okullarında çalışma olasılıkları bulunan öğretmen adaylarının bu tür sınıfların avantajları ve sınırlılıkları konusunda görüş bildirip çözüm önerileri getirmeleri ve birleştirilmiş sınıflar hakkındaki farkındalıklarının artırılması bakımından önem taşımaktadır.Araştırmanın evrenini 2007-2008 eğitim-öğretim yılında Gazi Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği Ana Bilim Dalı son sınıfta okuyan öğretmen adayları oluşturmaktadır. Çalışma evrenin tamamına ulaşılması amaçlanmış ve 239 öğretmen adayından veri toplanmıştır.Araştırmada öğretmen adaylarının ``birleştirilmiş sınıflarda yaşanan sorunlar ve bu sorunlara getirilebilecek çözüm önerilerine, birleştirilmiş sınıf uygulamasının avantajları ile eğitsel üstünlüklerine, birleştirilmiş sınıflarda öğretim dersinin niteliğine, birleştirilmiş sınıflarda görev yapan öğretmenlerin yeterliliğine ve birleştirilmiş ve bağımsız sınıflarda uygulanan programın aynı olmasına'' ilişkin görüşleri alınıp değerlendirilmiştir.Araştırmada nitel ve nicel araştırma yöntemleri birlikte kullanılmıştır. 202 öğretmen adayına araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanmış veriler yüzde ve frekans testlerine tabi tutularak sonuçlar yorumlanmıştır. Geriye kalan 37 öğretmen adayından görüşme tekniği kullanılarak veri toplanmış, toplanan veriler betimsel yaklaşımla sunulup yorumlanmıştır.Öğretmen adayları, birleştirilmiş sınıflarda en sık rastlanan sorunu ``öğrencilerin dikkat dağınıklığı yaşaması'' şeklinde belirlemişlerdir. Ortaya çıkan bu soruna getirilen çözüm önerisi ise ``öğretmenlerin derse planlı ve programlı bir şekilde girmesi'' olmuştur. Birleştirilmiş sınıfların avantajlarına ilişkin soruya verilen cevaplarda öğretmen adayları ``öğrencilerin az olduğu bölgelerde eğitimin devam etmesi'' açısından birleştirilmiş sınıfların önemli olduğunu vurgulamışlardır. Birleştirilmiş sınıfların en önemli eğitsel üstünlüğü ise ``öğretmensiz saatlerde kendi kendilerine çalışma yapan öğrencilerin bireysel çalışma alışkanlığı ediniyor olmaları'' şeklinde belirlenmiştir. Araştırmaya katılan öğretmen adayları bağımsız sınıflarda uygulanan programın birleştirilmiş sınıflarda da aynen uygulanmasını haksız bir uygulama olarak görmüş ve birleştirilmiş sınıflara uygun bir program hazırlanması gerektiği konusunda görüş bildirmişlerdir. Birleştirilmiş sınıflara alternatif olarak ne tür bir yapılanma önerirsiniz sorusuna verdikleri cevaplarda öğretmen adayları başka bir yapılanma seçmek yerine ``birleştirilmiş sınıfların şartlarının iyileştirilmeye çalışılmasının'' etkili olacağı görüşünü savunmuşlardır.Eğitim fakültelerinde verilen ``Birleştirilmiş Sınıflarda Öğretim'' dersinin daha verimli olabilmesi için öğretmen adayları ``birleştirilmiş sınıflı köy okullarında zorunlu staj yapılması'' gerektiğini düşünmektedirler. Öğretmen adaylarına göre gözlem yaptıkları staj okullarında öğretmenlerde görülen en önemli eksiklik öğretmenlerin birleştirilmiş sınıflarda öğretim yöntem ve teknikleri bakımında yetersiz olmalarıdır.Elde edilen veriler ışığında yorumlamalar yapılmış sonuçlar bölümünde araştırmacı tarafından yargılara varılmış ve bu sonuçlara dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.
İlköğretim okullarında uygulanan okuma saatlerinin değerlendirilmesine ilişkin öğretmen görüşleri
Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında uygulanan okuma saatlerini öğretmen görüşlerini alarak değerlendirmekle birlikte öğretmenlerin uygulama esnasında kullandıkları sınıf kitaplığına, uygulama ile ilgili yapılan okuma öncesi, okuma süreci ve okuma sonrası etkinliklere ve uygulamanın okuma alışkanlığı kazandırmasına ilişkin görüşlerinden ortaya çıkan bulgularla okuma saatlerinin etkililiğinin ve verimliliğinin artırılabilmesidir.Araştırmanın evrenini Karabük merkezde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okulları oluşturmuştur. Örneklemini, Karabük Merkez'den 16 ve Safranbolu'dan 10 ilköğretim okulunda görevli 216 öğretmen oluşturmuştur. Araştırmada öğretmen görüşlerini almak için veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır. Veri toplama aracı temel olarak iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişisel bilgiler, ikinci bölümde ise, ilköğretim okullarında uygulanan okuma saatlerinin değerlendirilmesine ilişkin Okuma Saatlerini Değerlendirme Ölçeği yer almaktadır. Ölçek, 5'li Likert tipi dereceleme türünde hazırlanmıştır.Verilerin analizinde SPSS 15.0 programı kullanılmıştır. Araştırmanın alt problemlerinin çözümlenmesi amacıyla her bir alt probleme uygun istatistikî analizler tercih edilmiştir. Bunlar, Bağımsız Gruplar İçin t-Testi, Kruskal-Wallis H Testi, Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Tukey-HSD Çoklu Karşılaştırma Testidir. Analizlerin yorumlanması sürecinde aritmetik ortalama ( ), standart sapma (S), sıra ortalamaları ve anlamlılık (p) değerleri incelenmiştir.Bulgular; okuma saatlerinde öğretmenlerin okuma süreci etkinliklerine daha fazla riayet ettiklerini gösterirken, okuma öncesi ve okuma sonrası etkinliklerini ise daha az gerçekleştirdiklerini göstermektedir. Araştırmaya katılan öğretmenlerin, okuma alışkanlığını önemsediği, okuma alışkanlığını etkileyen birçok değişken olduğuna ve okuma alışkanlığının kazandırılmasında okuma saatlerinin etkili şekilde düzenlenmesi gerektiği fikrine katıldıkları saptanmıştır. Bu bulgular ışığında; etkili okuma saatleri uygulamasına yönelik ve okuma saatleri ile ilgili yapılabilecek bilimsel araştırmalara dair öneriler sunulmuştur.
İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmalarında ailenin rolü (Kastamonu ili örneği)
Bu araştırmada; ilköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı kazanmalarında ailenin rolünün olup olmadığı, varsa bu rol düzeyinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Kastamonu merkezde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarından oluşmaktadır. Örnekleri ise, Kastamonu merkezde Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet okullarından tesadüfi olarak seçilen dört ilköğretim okulunda okumakta olan beşinci sınıf öğrencilerinden oluşmaktadır. Araştırmada öğrenci görüşlerini almak için veri toplama aracı olarak, araştırmacı tarafından geliştirilen anket kullanılmıştır. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, kişisel bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümünde, öğrencilerin anne ve babalarının çocukları okumaya yönlendirecek olan faaliyetlerini kapsayan 22 maddelik okumaya yönlendirme, ölçeği kullanılmıştır. Yanıtlar 3'lü Likert Tipine uygun olarak puanlanmıştır. Üçüncü bölümünde ise, öğrencilerin okuma alışkanlığını ölçen, açık uçlu 19 soruya yer verilmiştir. Verilerin analizinden ortaya çıkan bulgular ve bu bulguların tespitinde kullanılan istatistiksel yöntemler ve sonuçlar şöyledir; İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerine uygulanan anketlerdeki kişisel bilgilerle ilgili bölüme beş bağımsız değişken yerleştirilmiştir. Bunlar; 1. Öğrencilerin annelerinin eğitim durumu, 2. Öğrencilerin babalarının eğitim durumu, 3. Öğrencilerin annelerinin mesleği, 4. Öğrencilerin babalarının mesleği, 5. Öğrencilerin ailelerinin ekonomik durumuna ilişkin sorular ve bu sorulara göre yapılandırılmış cevap seçeneklerinden meydana gelmektedir. Bağımsız değişkenlerin anketlerdeki sırasına göre sıralanan bulgular yüzde ve frekans olarak hesaplanmış ve yorumlanmıştır. İlköğretim beşinci sınıf öğrencilerinin okuma alışkanlığı ile ilgili bulgular, okuma alışkanlığına yönelik olarak hazırlanan sorulara verilen cevaplarla toplanmıştır. Toplanan verilerin yüzdesi ve frekansı hesaplanarak analiz edilmiştir.11 Öğrencilerin anne ve babalarının onları okumaya yönlendirmeleri ile ilgili olan bulguları, anketlere öğrenciler tarafından verilen cevaplarla toplanmıştır. Toplanan veriler, her birey için puanlar toplanıp; yüzdesi ve frekansı hesaplanarak analiz edilmiştir. Bu analiz sonuçlarına göre; annelerin çocuklarının okuduklarını dinlemesi ve okuduklarını çocuklarıyla paylaşması ve babaların okuduklarım çocuklarıyla paylaşması ile ilgili görüşlerin ortalamayı yükselttiği; babaların çocuklarına mektup kutularına bırakılan broşürleri okumayı önermesi, kütüphaneye gitmesi, ödünç kitap alması ve diğer maddelerle ilgili görüşlerin ortalamayı düşürdüğü görülmüştür. Toplam ortalama sonuçlarına bakıldığında, ailelerin büyük bir kısmının çocuklarım okumaya tam olarak yönlendirmedikleri, öğrencilerin annelerinin onlar okumaya yönlendirmeleri ile ilgili görüşlerinin olumlu sayılabileceği tespit edilmiştir. Ailelerin çocuklarım okumaya yönlendirme ölçeğinde, her öğrenci için puanlar toplanarak; bu puanların bağımsız değişkenlere göre değişip değişmediği ANOVA (Tek yönlü varyans analizi) ve t-testi yapılarak analiz edilmiştir. Eğitim düzeyleri arasındaki farkların hangi gruplar arasında olduğunu bulmak amacıyla yapılan Tukey-HSD sonuçlarına göre, annenin-babanın eğitim durumu, ekonomik düzey ve babanın meslek türü yükseldikçe ailenin çocuklarım okumaya yönlendirmesi de yükselmiştir. Öğrencilerin okuma alışkanlığını ölçen bazı soru maddeleri ile bağımsız değişkenler arasında bir ilişkinin olup olmadığım test etmek için Chi- Square testi yapılmıştır. Babanın mesleği ile çocukların okuduğu kitap sayısı arasında gözlenen farkın, ailenin ekonomik düzeyi ile çocukların sahip olduğu, kitap sayısı arasında gözlenen farkın, annenin eğitim düzeyi ile çocukların kütüphaneye gitme amaçlan arasında gözlenen farkın, babanın ve annenin eğitim düzeyi ile çocukların günde belli bir sıklıkla televizyon seyretmeleri arasında gözlenen farkın, ailenin ekonomik düzeyi ile çocukların kitaplığa sahip olma durumu arasında gözlenen farkın anlamlı olduğu bulunmuştur.