Antioxidant activity

66 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Propolis biyoaktif bileşenlerinin ultrasonik ekstraksiyonunda sıcaklık, süre ve solvent konsantrasyonunun etkisinin belirlenmesi

Yapılan bu çalışmada propolis biyoaktif bileşenleri ultrases destekli ekstraksiyon yöntemi kullanılarak ekstrakte edilmiştir. Ekstraksiyon etkinliğinin belirlenmesi için etanol konsantrasyonu, sıcaklık, süre ve katı solvent oranı olmak üzere dört farklı parametre seçilmiştir. Seçilen bu parametreler en yüksek toplam fenolik madde, toplam flavonoid konsantrasyonu, antioksidan kapasite ve balsam verimini elde etmek amacıyla dört değişkenli ve ikinci dereceden merkezi karma tasarım desenine göre belirlenen deneylerle optimize edilmiştir. Ayrıca propolis biyoaktif bileşenlerinin ekstraksiyonu geleneksel yöntemle de gerçekleştirilerek yöntemlerin ekstraksiyon etkinliğine etkisi kıyaslanmıştır. Seçilen ekstraksiyon parametreleri içerisinde etanol konsantrasyonu ve katı solvent oranının toplam fenolik madde miktarı ve toplam flavanoid içeriği üzerine önemli derecede etkili olduğu belirlenmiştir (p<0.0001). Etanol konsantrasyonu ayrıca antioksidan aktivite ve balsam verimi açısından da araştırılan parametreler içerisinde önemli derecede etkili bulunmuştur (p<0.0001). Ultrases destekli ekstraksiyon sonucunda %90 etanol konsantrasyonunda, 51°C'de, 32 dakika süreyle 1:300 katı solvent oranında gerçekleştirilen ekstraksiyonun maksimum verim eldesi için optimum koşul olduğu belirlenmiştir. Belirlenen bu optimum ekstraksiyon koşulu altında toplam fenolik madde miktarı 252,74±5,77 mg GAE/g, toplam flavonoid madde miktarı 222,32±1,27 mg CE/g, antioksidan aktivitesi 1,43±0,004 mmol TEAC/g ve balsam verimi ise %71,99±6,31 olarak tespit edilmiştir. %75 etanol konsantrasyonunda, 50 °C'de, 1:200 katı solvent oranında, 1 gün süre ile gerçekleştirilen geleneksel ekstraksiyon yönteminde ise toplam fenolik madde miktarı 231,48±2,48 mg GAE/g, toplam flavonoid madde miktarı 240,13±4,39 mg CE/g, antioksidan aktivitesi 1,50±0,04 mmol TEAC/g ve balsam verimi ise %58,87±0,12 olarak belirlenmiştir. Hem geleneksel hem de ultrasonik ekstraksiyonla elde edilen propolis örneğinde ferulik asit (5,31-6,55 mg/g propolis), kafeik asit (3,34-3,73 mg/g propolis), syringic asit (2,12-2,24 mg/g propolis) ve p-kumarik asit (2,63-2,95 mg/g propolis) hakim fenolik asitler olarak belirlenirken, kuersetin (0,14-0,15 mg/g propolis) ve rutin (0,0027-0,0032 mg/g propolis) başat flavonoidler olarak saptanmıştır. Elde edilen sonuçlar, propolisteki biyoaktif bileşenlerin ekstraksiyonu için ultrasonik ekstraksiyon yönteminin geleneksel ekstraksiyon yöntemiyle kıyaslandığında ekstraksiyon etkinliği ve süre açısından avantajlı bir yöntem olduğunu göstermiştir.

Antioksidan aktiviteBalsamlarFenolik bileşikler+2
Büşra Çakır
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Nar proses atıklarının yeniden değerlendirilmesinde kullanılan farklı solventlerin ekstraksiyon etkinliğine etkisinin belirlenmesi

Nar meyvesinin ̴%50'sini oluşturan proses atıkları (kabuk ve çekirdek), hidrolize olabilen tanenler, fenolik asitler, antosiyaninler ve flavanoidler bakımından zengin bir kaynaktır. İçerdiği polifenollerin yüksek antioksidan ve antimikrobiyal potansiyeli nedeniyle nar proses atıklarının yeniden değerlendirilmesi giderek ilgi çeken konular arasında yer almaktadır. Polifenollerin etkin bir şekilde geri kazanımı için ekstraksiyon önemli bir aşama olup, ekstraksiyon yöntemi geri kazanım oranıyla yakından ilişkilidir. Geleneksel ekstraksiyon yönteminde kullanılan organik çözücülerin, düşük ekstraksiyon veriminin yanı sıra insan sağlığı ve çevre üzerinde de olumsuz etkiler gösterdiği bilinmektedir. Bu nedenle geleneksel yöntemler ve solventler günümüzde yerini çevre dostu ve yeşil alternatiflere bırakmaya başlamıştır. Bu çalışmada nar kabuğu ve çekirdeklerinden biyoaktif bileşenlerin geri kazanımı için ultrases destekli derin ötektik solvent ekstraksiyonu kullanılmıştır. Ultrases destekli (UA) ekstraksiyon, HBA (kolin klorür) ve HBD'nin (glikoz, fruktoz, sukroz, laktik asit, oksalik asit, asetik asit ve gliserol) farklı molar konsantrasyonlarındaki karışımlarıyla hazırlanan 9 farklı DÖS ile gerçekleştirilmiştir. Ultrases destekli DÖS ile yapılan ekstraksiyonun etkinliğinin kıyaslanması amacıyla ultrases destekli ekstraksiyon işlemi geleneksel ekstraksiyon solventleri olan etanol (%50), metanol (%50-100) ve su ile de gerçekleştirilmiştir. Ultrases destekli derin ötektik solvent ve geleneksel ekstraksiyon solventleri ile elde edilen örneklerin toplam fenolik bileşen (TPC), toplam monomerik antosiyanin (TA), toplam kondanse tanen (TCT), hidrolize olabilen tanen (THT) ve antioksidan aktivite (DPPH; ABTS) içeriği belirlenmiştir. Ayrıca nar kabuk ve çekirdek ekstraktlarının S. aureus ve E. coli üzerindeki antimikrobiyal aktiviteleri de incelenmiştir. Sonuç olarak nar çekirdeği ekstraktlarının (<6mm) aksine, nar kabuğu ekstraktlarının S. aureus ve E. coli üzerine (sırasıyla 14-18 mm, 11-15 mm) antimikrobiyal etkisi olduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda, nar kabuğu ekstraktları (45,3-150,8 mol TEAC/g, ABTS), çekirdek ekstraktları (2,50-6,20 mol TEAC/g, ABTS) ile karşılaştırıldığında nar kabuğunun daha iyi bir antioksidan kaynağı olduğu belirlenmiştir. Yapılan bu çalışmada kullanılan kolin klorür:glikoz (DÖS-1) solventi nar kabuğundan polifenollerin geri kazanımı üzerine önemli derecede etkili bulunmuştur (p<0.05). Kolin klorür:fruktoz (DÖS-9) solventi ise nar çekirdeğinden polifenollerin geri kazanımı için geleneksel ekstraksiyon solventlerine kıyasla önemli bir alternatif olarak değerlendirilmiştir (p<0.05). Sonuç olarak, ultrases destekli derin ötektik solvent ekstraksiyonu geleneksel solventler yerine kullanılabilecek yeşil ve etkin bir alternatif olarak belirlenmiştir.

Antioksidan aktiviteDerin ötektik çözücülerFenolik bileşikler+3
Cansu Erol
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Propolis biyoaktif bileşenlerinin ultrases destekli ekstraksiyonunda yeşil solventlerin etkinliğinin değerlendirilmesi

Propolis, zengin biyoaktif bileşen içeriği nedeniyle yüzyıllar boyunca geleneksel tıpta kullanılan bir arı ürünüdür. Ancak, propolis suda az çözünen reçinemsi yapısı, güçlü tat ve koku gibi özelliklerinden dolayı ham haliyle tüketilememektedir. Bu nedenle kullanılabilirliği arttırmak amacıyla propolis etanol gibi çeşitli organik çözücüler kullanılarak ekstrakte edilmelidir. Günümüzde ise çevre dostu ve geri dönüşüm olanağı sağlayan yeşil çözücüler adı verilen derin ötektik çözücülerin özellikle biyoaktif bileşiklerin ekstraksiyonunda kullanımı artmaya başlamıştır. Yapılan bu çalışmada propolis biyoaktif bileşenleri ultrases destekli derin ötektik çözücü ekstraksiyonu yöntemi kullanılarak ekstrakte edilmiştir. Ultrases destekli ekstraksiyon 1:300 g/mL katı solvent oranı, 50°C sıcaklık, 45 dakika süre ve %100 genlik koşullarında gerçekleştirilmiştir. Propolis ekstraksiyonu, ekstraksiyon etkinliğini değerlendirmek ve karşılaştırmak amacıyla 12 farklı derin ötektik çözücü ve etanol kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Seçilen farklı çözücülerle gerçekleştirilen propolis ekstraktlarında etkinliğin kıyaslanması amacı ile toplam fenolik madde miktarı, toplam flavonoid miktarı, antioksidan aktivite ve antimikrobiyal aktivite değerleri belirlenmiştir. Derin ötektik çözücüler kullanılarak elde edilen ekstraktlar arasında en yüksek toplam fenolik madde miktarı (169,71±5,28 mg GAE/g) ve toplam flavonoid miktarı (129,53±1,50 mg CE/g) sitrik asit-propandiol (1:4) ile ekstrakte edilen propolis örneğinde belirlenmiştir. En yüksek antioksidan aktivite (424,45±11,11 µmol TEAC/g) değerine ise laktik asit-propandiol (1:4) kullanılan ekstraktta ulaşılmıştır. Etanol ile ekstrakte edilen propolis örneğinde ise toplam fenolik madde miktarı 228,19±0,70 mg GAE/g, toplam flavonoid miktarı 221,57±2,86 mg CE/g ve antioksidan aktivite 580,34±23,18 µmol TEAC/g olarak bulunmuştur. Etanol ve laktik asit-propandiol kullanılan ekstraktlarda kafeik asit başat fenolik asit olarak tespit edilirken, sitrik asit-propandiol kullanılan ekstraktta ferulik asit başat fenolik asit olarak belirlenmiştir. Bununla birlikte sitrik asit-propandiol ve laktik asit-propandiol ile hazırlanan propolis ekstraktlarının Escherichia coli (sırasıyla, 15 ve 10 mm/10 µL) ve Staphylococcus aureus (sırasıyla, 13 ve 11 mm/10 µL) üzerinde antimikrobiyal aktiviteye sahip oldukları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar ekstraksiyonda kullanılan derin ötektik çözücünün antioksidan aktivite, toplam fenolik ve flavonoid miktarı üzerine önemli derecede etkili olduğu göstermektedir (p<0,05). Bu sonuçlar, sitrik asit-propandiol (1:4) ve laktik asit-propandiol (1:4) çözücülerinin propolis ekstraksiyonunda çevreci bir alternatif olarak kullanılabileceğini göstermiştir.

Antioksidan aktiviteBiyoaktif bileşiklerDerin ötektik çözücüler+3
Şeyma Meryem Yılmaz
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Umbelliferae familyasına ait bazı tıbbi-aromatik bitkilerde kimyasal kompozisyon, kalıntı analizleri ve antimikrobiyel aktivitenin belirlenmesi

Bu çalışmada anason, kimyon, kişniş ve rezene tohumlarının yapılarında bulunan biyoaktif bileşenler ile bu bileşenlerin antimikrobiyel özellikleri ve antioksidan aktivitelerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla anason (Pimpinella anisum L.) tohumları Burdur, kimyon (Cuminum cyminum L.) tohumları Konya, kişniş (Coriandrum sativum L.) tohumları Isparta, rezene (Foeniculum vulgare Mill. var. dulce) tohumları ise Antalya menşeili ticari ürün olarak temin edilmiştir. Tohumlarda yüksek basınç sıvı kromatografisi (HPLC) ile taranan aflatoksin ve okratoksin, gaz kromatografisi (GC) yöntemi ile taranan pestisitler tespit edilememiştir. İndüktif eşleşmiş plazma-kütle spektroskopisi (ICP-MS) ile analiz edilen toksik ağır metallerden kurşun (Pb), dört tohum örneğinde de tespit edilirken arsenik (As) ve civa (Hg) hiçbir örnekte belirlenmemiştir. Etanol ve metanol ile hazırlanan tohum ekstraktlarında ABTS, FRAP, DPPH ve CUPRAC metotları ile antioksidan aktivite analizleri gerçekleştirilmiştir. Uygulanan dört metot da anasonun metanol ekstraktının en yüksek, kişnişin etanol ekstraktının ise en düşük antioksidan aktiviteye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Tüm tohum örneklerinin sıvı kromatografisi-uçuş zamanlı kütle spektrometresi (LC/Q-TOF /MS) ile belirlenen fenolik bileşik kompozisyonlarında en yüksek düzeyde bulunan biyoaktif bileşenler neoklorojenik ve klorojenik asit olmuştur. Gaz kromatografisi (GC) ile gerçekleştirilen analizlerde anason, kimyon, kişniş ve rezene uçucu yağ kompozisyonlarında en yüksek miktarda tespit edilen bileşenler ve oranları sırasıyla % 94.66 trans anetol, % 20.3 kuminaldehit, % 81 linalol ile % 83.96 trans anetol olarak belirlenmiştir. Anason, kimyon, kişniş ve rezene uçucu yağları ile tohumlarının etanol ve metanol ekstraktlarının Saccharomyces cerevisiae (ATCC 9763), Schizosaccharomyces pombe, Aspergillus niger (ATCC 16404), Penicillium roqueforti, Lactococcus lactis, Bacillus subtilis ve Escherichia coli (ATCC 25923) üzerine antimikrobiyel aktiviteleri incelenmiştir. Tohumların etanol ve metanol ekstraktlarının hiçbir mikroorganizmaya antimikrobiyel etki göstermediği, uçucu yağların ise Lactococcus lactis, Bacillus subtilis ve Escherichia coli (ATCC 25923)' ye karşı antimikrobiyel etki gösterdiği belirlenmiştir.

AnasonAntioksidan aktiviteApiaceae+5
Sema Demir
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

Türkiye'nin farklı bölgelerinden temin edilen Inula viscosa bitkisinin ekstraksiyonu ve karakterizasyonu

In this thesis, different solvent extracts of Inula viscosa plants collected from different geographical regions of Turkey were investigated for their physical and chemical properties, anti-oxidant activity, phenolic acid profile, total phenolic content, and total flavonoid content. The highest extraction yield (34.53%, g/g) was obtained for the I. viscosa plant collected from Antalya province for all extraction solvents. The geographical origin and polarity of the solvents statistically affected the acidity, whereas polarity of the solvent did not affect the peroxide value of the samples. The results have demonstrated the wide range of bioactive content and anti-oxidant activity among I. viscosa plants that grow naturally in different regions in Turkey. The polyphenolic compositions of the extracts obtained from the I. viscosa plant extracted with different solvents were found to be significantly different from each other. The highest composition of bioactive compounds and anti-oxidant activity was found in the ethanol extract of plants. Among these, I. viscosa plant collected from the Antalya region showed the highest total phenolic content and anti-oxidant activity. The maximum total phenol (634.2 ± 1.1 mg of gallic acid/g of dry extract), flavonoid (98.2 ± 0.2 mg quercetin/g of dry extract), condensed tannin (70.76 mg catechin/ g extract), caffeoylquinic acid (116.12 mg chlorogenic acid/ g extract) contents and anti-oxidant activity (IC50 = 1.37 ± 7.7 µg/ml) were determined in the ethanol extract of plant obtained from Antalya province.

Antioxidant activityBioactive compoundsCharacterization+1
Zeynep İdil Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Yeni sülfoniltiyoüre türevlerinin sentezi ve biyolojik aktivitesinin değerlendirilmesi

Yeni Sülfoniltiyoüre Türevlerinin Sentezi ve Biyolojik Aktivitesinin Değerlendirilmesi Sülfoniltiyoüreler, farmakolojik olarak önemli olan ve son yıllarda yoğun çalışmalara konu olan bileşiklerdir. Bu çalışmada başlangıç maddesi olarak 4-bromobenzensülfonamit seçilmiştir. 4-bromo-N-(4-sübstitüe-fenilkarbamo-tiyoil) benzensülfonamit türevleri, 4-bromobenzensülfonamit bileşiğinin kuru aseton içindeki izotiyosiyanat ile potasyum karbonat varlığında verdiği reaksiyon sonucu elde edilmiştir. Bileşiklerin saflıkları İTK ile kontrol edildikten sonra, yapıları elementel analiz ve spektral verilerle aydınlatılmıştır. Sentezlenen 13 maddenin ABTS+·, DPPH·, CUPRAC, β-karoten/linoleik asit testleri ile antioksidan aktivitesi; α-amilaz ve α-glukosidaz inhibisyon aktivitesine göre antidiyabet aktivitesi, asetilkolinesteraz ve bütirilkolinesteraz enzimlerine karşı antikolinesteaz inhibisyon aktivitesi ve tirosinaz ihnibisyon aktivitesi araştırıldı. Bileşik 1, 3, 7, 9, 10 ve 13 en iyi antioksidan aktivite sergilediği tepsit edildi. Antidiyabet testlerinden α-amilaz inhibisyon aktivitesinde hiçbir etkinlik göstermezken; α-glukosidaz inhibisyon aktivitesi özellikle bileşik 4, 11 ve 13 en aktif bileşik olup testin pozitif standardı olan akarbozdan daha aktif olduğu bulundu. Bileşik 4, 5, 7, 8, 9, 10, 11 ve 12'nin tirosinaz inhibisyon aktivitesi testin pozitif standardı olan kojik asitten çok daha etkin olduğu bulundu.

Antioksidan aktiviteAntioksidanlarOrganik kimya+1
Hasan Yunus Aslan
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ulva lactuca ekstraktının lipozomal formülasyonunun antioksidan ve antibakteriyal özelliklerinin araştırılması

Deniz marulu olarak da bilenen Ulva lactuca (Ulvophyceae; Ulvaceae), kayalık ve sığ sularda gelişen, dünya üzerinde geniş yayılım gösteren bir yeşil makroalg türüdür. U. lactuca, alkaloid, flavonoid, tanen, steroid, saponin ve antrakinon gibi biyoaktif bileşikler içermekte ve antioksidan ve antimikrobiyal etkiler başta olmak üzere sağlık üzerinde birçok olumlu etkilere sahip olduğu bilinmektedir. Diğer yandan lipozomlar biyouyumlu, toksik etkisi olmayan ve biyobozunur özelliklere sahiptir ve farmasötik, gıda, kimya ve kozmetik alanlarında kullanılmaktadır. Uygulama alanına göre farklı kompozisyona ve fiziksel özelliklere sahip olmakla birlikte bir çok farklı hazırlama metodu vardır. Lipozomlar amfipatik yapıya sahip olmalarından dolayı hem hidrofobik hem de hidrofilik bileşikleri enkapsüle edebilir. Belirli bir salınım profiline bağlı olarak kontrollü salınım yapılabilir. Hedefe özgü ligandlarla modifiye edilebilme özelliklerine sahip olan lipozomlar hedef bölgeyle entegrasyonun artmasını sağlamaktadır. Ayrıca terapötik maddeyi vücut içerisinde metabolize olmaktan korumakta ve böylelikle terapötik maddelerin etkinliğinin artmasına sebep olmaktadır. Bu tez çalışmasında U. lactuca türünün Marmara (Bursa) ve Ege (İzmir) denizlerinden toplanan alg materyallerinin Bursa Teknik Üniversitesi ve Ege Üniversitesi'nde ekstraksiyonları yapıldı. Ekstraksiyon işlemi Etanol/Su (80/20 V/V) çözücüsüyle 40 °C sıcaklıkta ve oda sıcaklığında iki ayrı metot ile gerçekleştirildi. Elde edilen ekstre ve ekstre yüklü lipozomal formülasyonların antioksidan ve antibakteriyel özellikleri araştırıldı. Ekstre ve ekstre yüklü lipozomal formülasyonların antioksidan kapasitesinin anlaşılabilmesi için, total fenolik içerikleri (TPC) Folin Ciocioultiou yöntemi ile ve antioksidan aktivitesi DPPH radikal süpürme aktivitesi tayini ile araştırıldı. Folin Ciocioultiou metodu ile total fenolik içerik tayini sonuçlarına göre 100 µg/mL konsantrasyonda; Marmara ekstresinin TPC'si 5,306 mg GAE/g olarak hesaplanırken, Ege ekstresinin TPC'si ise 7,5 mg GAE/g olarak bulunmuştur. Marmara ve Ege ekstrelerinin EC50 değerleri sırasıyla 429,21 µg/mL ve 834,29 µg/mL olarak hesaplanırken bu değerler standart antioksidan askorbik asite kıyasla yaklaşık 30 ila 60 kat daha yüksektir. U. lactuca ekstresinin antibakteriyel etkisi için öncelikle disk difüzyon testi yapıldı. Ardından Minimum İnhibisyon Konsantrasyonu (MİK) ve Minimum Bakterisidal Konsantrasyonu (MBK) testleri ile antibakteriyel aktiviteleri değerlendirildi. Disk difüzyon testinde her bir ekstre ve ekstre yüklü lipozom için 8 mm inhibisyon çapı belirlenirken, MİK testinde U. lactuca Marmara ve Ege ekstrelerinin lipozomal formülasyonları E.coli ATCC 25922'ye karşı MİK değeri 1250 µg/mL olarak belirlendi. Her iki örneğin de S. aureus ATCC 25923'e karşı daha etkisiz olduğu bulundu ve MİK değerleri 2500 µg/mL idi. MİK testinde, ekstre yüklü lipozomların antibakteriyel etkisinin ekstrelere kıyasla daha yüksek olduğu bulundu. MBK değerlerine ise, MİK değerlerinden daha yüksek konsantrasyonlarda ulaşılabileceği sonucuna varıldı.

Antibakteriyel aktiviteAntioksidan aktiviteLipozomlar+1
Esra Ak
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Codium sp. ekstraktinin lipozomal formülasyonlarinin antioksidan ve antibakteriyel özelliklerinin araştırılması

Son yıllarda makroalgler, birçok kronik hastalığın riskini azaltabilen ve hatta yaşam süresini uzatmaya yardımcı olabilen çeşitli sağlığı teşvik edici özelliklerinden dolayı giderek daha fazla ilgi kazanmıştır. Codium (Bryopsidales), Codiaceae familyasına ait bir denizel yeşil makroalg cinsidir. Codium cinsinde bulunan biyoaktif bileşikler ve polisakkaritler, immün sistemi uyarıcı, antiinflamatuar, antikoagülan, antioksidan, anti-obezite, antiviral ve antikanser dahil olmak üzere farklı farmakolojik etkilere sahiptir. Lipozomlar, kolesterolden ve doğal, toksik olmayan fosfolipitlerden oluşturulabilen, küresel şekilli küçük yapay veziküllerdir. Biyouyumluluğun yanı sıra, boyutlar, hidrofobik ve hidrofilik karakterleri nedeniyle ilaç salınımı için tercih edilen sistemlerdir. Lipozomların biyobozunur ve biyouyumlu olma özelliğinin yanı sıra kapsüllenen maddeyi istenilen zamanda toksik etkiyi minimize ederken salabilmesi, tercih edilmelerinin en önemli sebeplerindendir. Bu tez çalışmasında Codium cinsinin Marmara ve Ege denizlerinden toplanan örneklerinin hem ekstrakt hem ekstrakt lipozom formülasyonlarının, antibakteriyel ve antioksidan özellikleri araştırılmıştır. İki farklı yöntem ile ekstrakte edilen Codium sp. Marmara ve Ege örnekleri, 40°C sıcaklıkta ve oda sıcaklığında etanol ile inkübe edilmiştir. Codium sp. örneklerinin antibakteriyel etkisinin belirlenmesinde disk difüzyon yöntemi ile minimum inhibitör konsantrasyon (MİK) yöntemi kullanılmıştır. MİK testinin ardından, minimum bakterisidal konsantrasyon (MBK) ölçümü yapılmıştır. Disk difüzyon testi sonuçlarına göre Codium sp. her iki örnekte de 8 mm çapta antibakteriyel özellik göstermektedir. Codium sp. örneklerinin her ikisine de DPPH radikal süpürme aktivitesi tayini, total fenolik içerik tayini (TPC) ve enkapsülasyon verimliliği testi yapılmıştır. Ekstraktlardan hazırlanan 100-200-400-800 g/mL konsantrasyonlarındaki solüsyonlar TPC miktarının belirlenmesini sağlamıştır. Sonuçlara göre, iki ekstraktında her konsantrasyondaki TPC sonuçları kıyaslanmış, Ege'ye ait örnekteki TPC miktarı Marmara örneğine kıyasla daha yüksek bulunmuştur. Codium sp. Marmara ve Ege ekstraktlarının enkapsülasyon verimliliği sırasıyla %67,56 ve %76,92 olarak hesaplanmıştır. DPPH analizinde öncelikle renk değişimi beklendiği için, Codium sp. Marmara ve Ege örneklerinde renk değişimi incelenmiştir. Marmara ve Ege ekstraktlarının EC50 değerleri sırasıyla 429,21μg/mL ve 834,29 μg/mL olarak hesaplanmıştır. Bu tez çalışmasının sonuçlarına göre; lipozom ile formüle edilecek az miktarda ekstrakt antimikrobiyel etki için yeterli olmaktadır. Ayrıca, lipozom formülasyonu ve ekstrakt kıyaslandığında, formülasyonun ekstraktın antioksidan aktivitesinde herhangi bir kayba sebebiyet vermediği görülmüştür.

Antibakteriyel aktiviteAntioksidan aktiviteFormülasyon+1
Sena Pelin Güven
Bursa Technical University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de yayılış gösteren Xanthoparmelia pulla türünün biyolojik aktiviteleri yönünden incelenmesi.

Bu çalışma, Türkiye'de yayılış gösteren Xanthoparmelia pulla (Ach.) O. Blanco, A. Crespo, Elix, D. Hawksw. & Lumbsch türünden elde edilen metanol ekstrelerinin antioksidan aktivitelerini ve sitotoksik etkilerini araştırmayı amaçlamaktadır. Xanthoparmelia pulla türü için sekonder metabolit miktarları, Yüksek Basınçlı Sıvı Kromatografisi yöntemi kullanılarak belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre en yüksek miktar Salazinik asit (37,23 ± 9,21 mg/gekstre) olarak tespit edilmiştir. Xanthoparmelia pulla ekstresinin toplam fenol içeriği (172,77 ± 10,50 mg GAE/gekstre) ve toplam flavonoit miktarı (9,25 ± 1,32 mg CA/gekstre) belirlenmiştir. Antioksidan aktivite değerlendirmesi için DPPH (1,1-difenil-2-pikrilhidrazil) ve ABTS [2,2'-azino-bis (3-etilbenzathiazolin-6-sulfonik asit)] yöntemleri kullanılmıştır. Xanthoparmelia pulla ekstresinin en yüksek DPPH radikalini süpürücü aktiviteye sahip olduğu, 2 mg/mL konsantrasyonda %87,41 oranında inhibisyon gösterdiği belirlenmiştir. Benzer şekilde, en yüksek ABTS radikalini süpürücü aktivite, 0,5 mg/mL konsantrasyonda 2,29±0,31 mmol/L Trolox'a eşdeğer olduğu saptanmıştır. Sitotoksik aktivite değerlendirmesi ise MTT testi kullanılarak MCF-7 ve MDA-MB-231 hücre hatları üzerinde gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre, Xanthoparmelia pulla ekstresi MCF-7 hücre hattında 125 μg/mL konsantrasyonda %33,16 canlılık göstermişken, MDA-MB-231 hücre hattında 250 μg/mL konsantrasyonda %60,58 canlılık gözlenmiştir.

Antioksidan aktiviteSitotoksisite
Sena Kıymık
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İki Onosma türünün (O. sintenisii ve O. mutabile) fitokimyasal kompozisyonunun ve biyolojik aktivitelerinin analizi

Bu çalışmada,O. sintenisii ve O. mutabile'den elde edilen metanol ekstraktlarının kimyasal bileşimlerini, in vitro antioksidan ve enzim inhibitör aktivitelerinin araştırılması amaçlandı. Spektrofotometrik analizler, O. mutabile'nin toplam fenolik ve flavonoid içeriğinin O. sintenisii'den daha yüksek olduğunu göstermiştir. Kromatografik analizlerden elde edilen bulgular da spektrofotometrik analizleri doğruladı. O. mutabile'nin yüksek oranda apigenin 7-glukozit ve rosmarinik asit içerdiği belirlendi. O. mutabile özütü tüm antioksidan aktivite testlerinde daha yüksek aktivite sergilemiştir. O. sintenisii, α-amilaz dışında diğer enzimler üzerinde daha yüksek inhibitör aktivite sergiledi. Özütlerin antioksidan aktiviteleri ile kimyasal bileşimleri arasında yakın bir ilişki olduğu anlaşıldı. Ancak söz konusu özütlerin enzim inhibitör aktivitelerinden sorumlu fitokimyasalların belirlenmesi için daha detaylı testler yapılması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler:Onosma sintenisii, Onosma mutabile, Kimyasal Kompozisyon, Antioksidan aktivite, Enzim inhibitör aktivite

Antioksidan aktiviteEnzim inhibitörleriFitokimyasallar+2
Kemal Erdem Şencan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Onosma demirizii üzerine fitokimyasal bir araştırma

Onosma türleri geleneksel olarak müshil ve antelmintik ajanlar olarak kullanıldığı gibi göz, kan hastalıkları, bronşit, karın ağrısı, boğulma, susuzluk, kaşıntı, lökoderma, ateş, yaralar, yanıklar, basurlar ve idrar taşlarında da kullanılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Onosma demirizii'den elde edilen etil asetat, metanol ve su özütlerinin antioksidan ve enzim inhibisyon aktivitelerini ve kimyasal bileşimlerini sıvı kromatografi-elektrosprey tandem kütle spektrometresi (LC–ESI–MS/MS) kullanarak belirlemektir. Antioksidan kapasite, radikal süpürme, indirgeyici etki, fosfomolibdenyum ve metal şelatlama testleri dahil olmak üzere farklı kimyasal yöntemler kullanılarak analiz edildi. Kolinesteraz, α-amilaz, α-glukosidaz ve tirozinaza karşı enzim inhibisyon etkisi araştırıldı. LC–ESI–MS/MS analizleri sonucunda özütlerin, özellikle metanol özütünün ana bileşenlerinin hesperidin, hiperosit, klorojenik asit, rosmarinik asit ve pinoresinol olduğu bulunmuştur. Demir (II) iyon şelatlama kapasite testi dışında, metanol özütü fosfomolibdenyum, DPPH ve ABTS üzerine radikal süpürüm ve indirgeme gücü (CUPRAC ve FRAP) testlerinde dikkate değer antioksidan aktivite gösterdi. Tirosinaz enzimi hariç etil asetat ekstraktı, asetilkolinesteraz (AChE), butirilkolinesteraz (BChE), α-glukosidaz ve α-amilaz üzerinde en yüksek inhibisyon aktiviteyi sergiledi. Ek olarak, tüm deneysel parametre çiftleri için ayrı ayrı hesaplanan korelasyon katsayılarına dayanarak, özütlerdeki ana fitokimyasallar ile özütlerin antioksidan ve enzim inhibisyon aktiviteleri arasında yüksek korelasyon olduğu bulunmuştur. Sonuçlar, O. demirizii özütlerinin yeni ve alternatif antioksidan ve enzim inhibitör ajanların kaynağı olarak kullanılabileceğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Onosma demirizii, Kimyasal Kompozisyon, Antioksidan aktivite, Enzim inhibisyon aktivite

Antioksidan aktiviteEnzim inhibitörleriKompozisyon serileri+1
Remzi Can Karan
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Aronya meyvesınden pestil üretimi ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, chia tohumu, keten tohumu ve dut kurusuyla zenginleştirilen aronya (Aronia melanocarpa) pestillerinin bazı fiziksel, kimyasal ve tekstürel özelliklerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Aronya suyu, %7,5 nişasta, %7,5 chia veya keten tohumu ve %15 dut kurusu kullanılarak 6 farklı formülasyonda aronya pestili üretilmiştir. Pestillerin fiziksel (renk, doku profili, kalınlık), kimyasal (nem, kül, yağ, diyet lif, şeker, askorbik asit, pH, su aktivitesi, titrasyon asitliği, toplam fenolik madde miktarı, antioksidan aktivite, antosiyanin miktarı) ve duyusal özellikleri incelenmiştir. Tohumlar ve dut kurusu ile zenginleştirilmiş aronya pestillerinin nem içerikleri %15,62-17,69, kül içerikleri %2,46-3,40, yağ içerikleri %0,90-21,14, diyet lif içerikleri %1,93-22,81 ve şeker içerikleri %67,61-91,48 arasında değişmektedir. Zenginleştirilmiş aronya pestillerinin kül içerikleri kontrol örneğine göre %15,85-38,21, diyet lif içerikleri %81,35-901,55 oranında artış göstermiştir. Aronya pestillerinin toplam fenolik madde miktarları 17,64-29,64 mg GAE/g, DPPH yöntemiyle belirlenen antioksidan aktiviteleri 30,04-38,82 µmol TE/g, toplam monomerik antosiyanin miktarı ise 67,03-185,86 mg/100 g arasında değişmektedir. Doku profil analizinde tohumlar ve dut kurusu ile zenginleştirme pestillerin sertliklerinde artışa, elastikiyet ve iç yapışkanlıklarında azalmaya sebep olmuştur. Dut kurusu ile zenginleştirilmiş aronya pestili tüm duyusal özellikler bakımından kontrolden ve diğer zenginleştirilmiş pestillerden yüksek puan alarak en beğenilen pestil çeşidi olmuştur. Sonuç olarak, aronya, chia, keten tohumu ve dut kurusu ilavesinin pestillerin besin içeriğini ve fonksiyonel özelliklerini önemli ölçüde artırdığı tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, geleneksel pestil ürünlerinin fonksiyonel gıda kategorisinde değerlendirilmesi ve tüketici taleplerine uygun yeni ürün geliştirilmesi açısından aronyanın önemli bir potansiyele sahip olduğu sonucuna varılmıştır. İleride yapılacak çalışmalarda biyoerişilebilirlik konusunun ele alınması, ürünün besinsel yönlerinin daha iyi anlaşılmasına olanak sağlayacaktır. Anahtar Kelimeler: Pestil, Aronya, Chia Tohumu, Keten Tohumu, Dut kurusu, Kurutma

Antioksidan aktiviteAronyaFenolik bileşikler+2
Ceren Ceylan İbiş
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Origanum micranthum Vogel ve Thymbra spicata kekik türlerinin biyoaktif özelliklerinin araştırılması

Bu çalışmada Origanum micranthum Vogel ve Thymbra spicata kekik türlerinin biyoaktif özellikleri araştırılmıştır. Bitki özütlerini elde etmek için metanol, etanol, hekzan ve su kullanılmıştır. Origanum micranthum Vogel özütlerinin toplam fenolik madde miktarı 4,82 ve 37,17 mg gallik asit eşdeğeri (GAE)/g kuru madde, Thymbra spicata özütlerinin toplam fenolik madde miktarı ise 8,08 ve 46,97 mg GAE/g kuru madde arasında değişmiştir. En yüksek toplam fenolik madde miktarları su özütlerinde görülmüştür. Bitki özütlerinin antioksidan etkinliği serbest radikal giderme metoduyla (DPPH) ile belirlenmiştir. Bu yönteme göre, Origanum micranthum Vogel değerleri 17,64 ve 135,50 mmol trolox eşdeğeri (TE)/L arasında; Thymbra spicata değerleri 17,24 ve 146,19 mmol TE/L arasında değişmiştir. Bitki özütlerinin hiçbirisi antibakteriyel aktivite göstermemiştir. Bitki özütlerinin α-amilaz ve α-glikozidaz üzerindeki inhibisyon etkisi kullanılan çözgen ve özüt konsantrasyonuna bağlı olarak değişmiştir.

AmilazlarAntioksidan aktiviteFenolik maddeler+2
Sümeyya Aktürk
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The effect of ultrasound on the quality of peeled and unpeeled walnut kernel beverage

In this study, the functional features, physicochemical properties, quality attributes, flavor characteristics, and storage stability of peeled and unpeeled walnut beverages were studied after being treated with ultrasound (25 kHz at 100 W for 10 minutes). The results showed that gallic acid, ellagic acid, sugars, particle size, viscosity, L*value, a*value, whiteness index, and E* (color difference) all increased after storage (4°C, 180 days), while total phenolic content, DPPH, FRAP, b*value, C* values reduced significantly. The total phenolic content of unpeeled walnut beverages was notably higher (3 folds) than peeled walnut beverages. The highest FRAP values were determined in unpeeled ultrasonicated (UPUS) samples. The peeled ultrasonicated (PUS) samples exhibited the lowest D4,3 value (96 μm), whereas peeled control (PC) samples showed the highest D4,3 value (198.67 μm). The PC samples had the highest concentration of linoleic acid (60.71 - 64.65%), whereas UPUS had the lowest. Ellagic and gallic acid was the most abundant phenolic compounds in all the walnut beverage samples. Sucrose, followed by fructose and glucose sugars, increased with storage, and sucrose was shown to be the most prevalent basic sugar component of walnut beverages. Among the analyzed samples, UPC had the greatest magnesium (Mg) level at 95.92 mg/L, while PUS had the lowest at 70.80 mg/L. The PC samples were more appreciated, and the most liked.

Antioxidant activityWalnutUltrasound waves+1
Sugra Altaf Qazı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Biyoaktif bileşiklerle zenginleştirilmiş glutensiz kek üretimi ve fonksiyonel özelliklerinin saptanması

Bu çalışmada; çölyak hastaların tüketimi için biyoaktif bileşenlerce zenginleştirilerek fonksiyonel özellikleri geliştirilmiş glutensiz kek elde edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, dondurularak kurutulmuş 4 farklı meyve tozu (ahududu, böğürtlen, çilek ve karadut) % 2, % 4 ve % 6 olmak üzere 3 farklı konsantrasyonda kullanılarak glutensiz keklerin fonksiyonel özellikleri geliştirilmiş ve bazı kalite nitelikleri açısından değerlendirilmiştir. Buna göre, glutensiz kek formülasyonuna ilave edilen meyve tozları konsantrasyonundaki artış sonucu, glutensiz kek örneklerinin pişme kaybı, spesifik hacim, yükseklik, hacim indeksi, elastikyet, yapışkanlık, gözenek yoğunluğu ve nem değerlerinde genel olarak azalış, büzülme, ortalama gözenek alanı, porozite, sertlik ve çiğnenebilirlik değerlerinde ise artış belirlenmiştir. Glutensiz keklerin hamur ph değeri en yüksek kontrol örneğin 7,35 olduğu, en düşük ph değerin ise 6,30 olarak AK3 kodlu örnekte tespit edilmiştir. Diğer taraftan toplam fenolik madde içeriği, antioksidan aktivite, toplam monomerik antosiyanin madde içeriğinde artış saptanmıştır. Glutensiz kek örneklerin toplam fenolik değeri 236,5 mg/kg ile 496,5 mg/kg arasında değiştiği belirlenmiştir. Duyusal analiz sonucuna göre; en beğenilen örneğin 8 değeri ile %4 oranında karadut tozu kullanılan KK2 kodlu örnek olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, meyve tozu kullanılmasıyla toplam biyoaktif bileşikler açısından zenginleşmiş glutensiz kek üretimi gerçekleştirilmiştir.

Antioksidan aktiviteBiyoaktif bileşiklerFenolik maddeler+2
Ümmügülsüm Turğay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation biological activity of 1,2,4-triazole mannich base

Biological evaluation of a 1,2,4-triazole mannich base that has been synthesized for interesting behavior in the pharmacological area. This study investigated and evaluated multiple biological characters of a derivative triazole compound synthesized by other researchers. Multiple assays were performed like antimicrobial (for bacterial and a fungal), antioxidant, and anticancer to know its ability as an agent versus of those health damage factors. Antimicrobial test managed based on agar disc diffusion, in the antioxidant assays used DPPH•, ABTS•+, OH• radical scavenging activity methods, used S. cerevisiae yeast cells and treated with the compound to measure vitamins (A, C, E) and MDA inside it and role of the compound as an antioxidant, and measured cytotoxic activity for two different cell lines which are MCF-7 and Hep-G2. The results of this study show that a positive role of a derivative 1,2,4-triazole mannich base as antimicrobial and antiradical assays, like fungal growth inhibition, is more than bacterial, OH• radical scavenging activity is higher than the standard BHT and other radical forms, but didn't exhibit feasibility activity to reduce both cancer cell lines.

Antimicrobial agentsAntioxidant activityAntioxidants+2
Mahmood Sherzad Rafaat
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Ohmik ısıtma işleminin elma suyunun biyoaktif bileşenleri üzerine etkisi

Ohmik ısıtma uygulaması gıdalarda pastörizasyon, sterilizasyon, çözündürme, haşlama, pişirme, damıtma, ekstraksiyon, evaporasyon gibi proseslerde uygulama alanları bulunan elektrik enerjisinin ısı enerjisine dönüştürülmesini temel alan yenilikçi gıda işleme tekniklerindendir. Bu çalışmada, biyoaktif bileşen (toplam fenolik madde, toplam flavonoid içeriği, antioksidan aktivite) bakımından zengin elma sularının genel kalitesinin korunmasında ohmik ısıtma ile ısıl işleminin gerçekleştirilme potansiyelinin ve işlem etkinliğinin belirlenmesi, geleneksel ısıl işlemle karşılaştırılması amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında elma suyunun bu özelliklerindeki değişimlerin bazılarının kinetik modellenmesi de gerçekleştirilmiştir. Konsantre meyve suyundan hazırlanan taze elma sularının toplam fenolik madde içeriği, toplam flavonoid madde içeriği ve antioksidan aktivite değerleri sırasıyla 19,38±0,53 mg GAE/100 mL, 2,96±0,10 mg KE/100 mL ve 12,05±0,17 µmol TE/100 mL olarak saptanmıştır. 80°C'de 10 V/cm voltaj gradyanında 30 dakika ohmik ısıtmaya maruz bırakılan öneklerde bu değerler sırasıyla 16,75±0,90 mg GAE/100 mL, 2,48±0,36 mg KE/100 mL ve 4,66±0,13 µmol TE/100 mL; 20 V/cm voltaj gradyanında ise 15,14±1,18 mg GAE/100 mL, 2,55±0,07 mg KE/100 mL ve 4,67±0,07 µmol TE/100 mL olarak saptanmıştır. Geleneksel ısıtma (su banyosu) uygulamasında ise değerler sırasıyla 16,94±0,19 mg GAE/100 mL, 1,98±0,03 mg KE/100 mL ve 10,80±0,97 µmol TE/100 mL olarak bulunmuştur. Kahverengileşme indeksinin zamana bağlı değişimi açısından istatistiksel açıdan önemli bir fark olmadığı (p˃0,05) ve ohmik ısıtma uygulamasının elma suyunda kahverengileşmeye neden olmadığı belirlenmiştir. Ohmik ısıtma elma suyunun HMF içeriğinde ortalama %9,4 artışa neden olurken geleneksel ısıtma işleminde elma suyunun HMF içeriğindeki artış %57,1 olarak saptanmıştır.

Antioksidan aktiviteElma suyuFenolik bileşikler+2
Hilal Gülsoy
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Micromeria myrtifolia Boiss. & Hohen. (Lamiaceae) türünün toprak üstü ve kök ekstrelerinin detaylı kimyasal içerik analizi ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi

Amaç: Micromeria myrtifolia türünün toprak üstü ve kök kısımlarının etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve toplam flavonoid miktar, antioksidan ve antikolinesteraz, antitirozinaz, antiüreaz ve anti -glukozidaz aktiviteleri araştırıldı. Bitkinin kimyasal içeriklerinin sıvı kramotografisi tandem kütle spektrometresi ile belirlenmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: M. myrtifolia türünün etanol ekstrelerinin toplam fenolik ve flavonoid miktarları, 1,1-Difenil-2-pikrilhidrazil (DPPH) serbest ve 2,2'-Azino-bis (3-etilbenzotrazolin-6-sülfonat) (ABTS) katyon radikali giderimi ve Bakır (II) iyonu indirgeme antioksidan kapasitesi (CUPRAC) yöntemleri ile antioksidan ve asetilkolinesteraz, bütirilkolinesteraz, tirozinaz, üreaz ve -glikozidaz enzim inhibisyon aktiviteleri belirlendi. Fitokimyasal içerikleri sıvı kromatografi-kütle spektrometresi (LC-MS/MS) cihazı ile analizi edildi. Bulgular: En yüksek toplam fenolik içeriğin bitkinin toprak üstü, flavonoid içeriğin ise kök ekstresinde olduğu, DPPH yönteminde toprak üstü ekstresinin 100 g/mL konsantrasyonda, ABTS yönteminde tüm konsantrasyonlarda, CUPRAC yöntemine göre ise kök ekstresinin tüm konsantrasyonlarda daha aktif olduğu bulundu. Bütirilkolinesteraz enzim inhibisyon aktivitesinde kök ekstresinin zayıf aktivite gösterdiği ancak ekstrelerin hiçbirinin asetilkolinesteraz, tirozinaz ve üreaz enzim inhibisyon aktivitesi göstermediği belirlendi. 𝛼-glukozidaz enzim inhibisyon yönteminde ise toprak üstü ekstresi standart olarak kullanılan akarboza yakın, kök ekstresi ise orta seviyede aktivite gösterdiği tespit edildi. M. myrtifolia türünün toprak üstü ve kök kısımlarının etanol ekstrelerinin LC-MS/MS analizlerinde en çok bulunan bileşikler sırasıyla nikotiflorin, kinik asit ve rozmarinik asit bileşikleri olduğu tespit edildi. Sonuç: M. myrtifolia toprak üstü ekstresinin yüksek antioksidan potansiyelinin (DPPH ve ABTS) fenolik içeriğinin yüksek olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Bitkinin toprak üstü ve kök ekstrelerinin karşılaştırmalı olarak fenolik içerikleri LC-MS/MS cihazı ile analizi, asetilkolinesteraz, bütirilkolinesteraz, üreaz ve 𝛼-glukozidaz enzim inhibisyon aktiviteleri ilk defa çalışıldı.

Antioksidan aktivite
Rümeysa Batal Yıldızhan
Dicle University · Institute of Health Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Pirina ve zeytin yaprağından polifenollerin basınçlı çözücü ekstraksiyonu

Bu çalışmanın amacı; basınçlı solvent ekstraksiyon yöntemi ile zeytinin üretim süreci atıkları olan pirina ve zeytin yaprağından polifenollerin geri kazanılmasıdır. Çözücü olarak %50 etanol kullanılarak, 1500 psi basınçta basınçlı sıvı ekstraksiyon parametrelerinin (sıcaklık, ekstraksiyon süresi ve pH), Oleuropein ve fenolik bileşiklerin kalitesi ve miktarı ile DPPH radikal süpürme aktivitesi üzerindeki etkisi, yanıt yüzeyi deneysel tasarımı kullanılarak araştırılmıştır. Sonuçlar ekstraksiyon veriminin zeytin yaprağında %22,55-36,5 pirinada %2,54-17, toplam fenol veriminin zeytin yaprağında %9,77-41,52 pirinada %0,5-4,68, toplam flavonoid veriminin zeytin yaprağında %1,42-6,19 pirinada %0,25-1,92 arasında değiştiğini göstermiştir. 11,24μg yaprak ekstresi/ml (EC50) olarak en yüksek DPPH süpürme potansiyeli ile 75°C, pH 4,5 ve 22,5 dakikalık zeytin yaprağı ekstraksiyon koşulunda elde edilmiştir. Toplam fenol verimleri hem yaprakta hem de pirinada sıcaklık arttıkça artmış, ekstraksiyon zamanı fenolik bileşenler üzerine negatif etki göstermiş ve pH 4-5 aralığında maksimuma ulaşmıştır.

Antioksidan aktiviteBasınçlı çözücü ekstraksiyonuPirina+3
Göksu Gençtürk
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Atık suyun Triticum aestivum L. (POACEAE) üzerindeki ekolojik ve biyolojik etkilerinin giderilmesinde termik santral külü kullanımının veriminin araştırılması

Bu tez çalışmasında Triticum aestivum cv. Kobra bitkisinin beş adet tohumları plastik viyollere ekilmiştir ve iklim kabininde yetiştirilmiştir. Dolgu materyali olarak farklı konsantrasyonlarda (0, 0, 500, 750, 1000, 1500, 2000) termik santral uçucu külü içeren hazır saksı toprağı kullanılmıştır. Evsel atık su oranlarında sentetik atık su ile eşit miktarlarda düzenli olarak sulanmıştır. Kül içermeyen bir grup bitki çeşme suyu ile sulanmıştır. Deneyler dört tekrarlı olarak gerçekleştirilmiş olup 21 günlük periyodun sonunda fidelerin kök-gövde uzunlukları, çimlenme yüzdeleri, fide canlılık indeksleri, Gmax değerleri, Lag time değerleri, tolerans indeksleri, kök- gövde biyokütle değerleri klorofil pigment analizleri, toplam protein içeriği, katalaz antioksidan enzim aktivitesi ve süperoksit dismutaz antioksidan enzim aktivitesi ölçülmüştür. Ekim yapılmış ve ekim yapılmamış toprakta pH, nem ve kalsiyum karbonat tayini yapılmıştır. Yapılan çalışmalar sonucunda deney grupları arasında ölçülen değerler doğrultusunda 1000 mg/kg, 1500 mg/kg ve 2000 mg/kg kül içeren gruplarda kontrol grubuna göre istatistiksel olarak anlamlı fark kaydedilmiştir. Triticum aestivum cv. Kobra bitkisinin 2000 mg/kg uçucu kül ile yetiştirilmesinin sağlanabileceği bulunmuştur.

Antioksidan aktiviteEkmeklik buğdayEkofizyoloji
Mervenur Sagit
Eskişehir Technical Üniversity · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Sulu ve kuru koşullarda çemen (Trigonella foenum-graecum L.) genotiplerinin verim ve bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi

Bu çalışma, sulu ve kuru koşullarda yetiştirilen farklı orijinli 18 çemen (Trigonella foenum-graecum L.) genotipi ile 2 çemen (Gürarslan ve Çiftçi) çeşidinin Bolu ekolojik koşullarında morfoloji, verim, verim öğeleri ile birlikte bazı kalite kriterlerinin belirlenmesi amacıyla yürütülmüştür. Çalışma, 2019 ve 2020 yıllarında Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama alanında Tesadüf Bloklarında Bölünmüş Parseller Deneme Desenine göre tasarlanmıştır. Çalışmada çemen genotip ve çeşitleri arasında incelenen özellikler bakımından istatistiki olarak önemli farklılıklar bulunmuştur. Çemen genotip ve çeşitlerinin önemli özelliklerinden tohum verimi değerleri sulu koşullarda 37,74-142,02 kg/da, kuru koşullarda ise 31,14-141,37 kg/da arasında değişmiştir. Kalite özelliklerinden sabit yağ oranları sulu koşullarda %6,58-9,29, kuru koşullarda ise %5,27-8,42, protein oranları sulu koşullarda %19,96-23,23 ve kuru koşullarda %24,44-30,99 arasında değişmiştir. Diğer kalite özelliklerinden diosgenin oranları sulu ve kuru koşullarda sırasıyla %0,36-1,42 ve %0,57-1,19, trigonellin miktarları ise sırasıyla sulu ve kuru koşullarda %0,23-0,46 ve %0,24-0,48 arasında belirlenmiştir. DPPH, FRAP, toplam fenolik ve flavonoid değerleri sırasıyla %25,59-60,59, 29,59-56,92 mg TE/100 g, 11,76-30,38 mg GAE/100 g ve 6,99-9,10 mg QE/100 g arasında değişmiştir. Çemen genotip ve çeşitlerinde toplmada 11 yağ asiti belirlenmiş ve linoleik, linolenik, oleik ve stearik yağ asitleri major yağ asitleri olarak saptanmıştır. Sulu ve kuru koşullarda çemen genotip ve çeşitleri arasında tohum verimi bakımından PI 568215 ve PI 660995 nolu genotipler, sabit yağ ve diosgenin oranı bakımından PI 215615ve PI 660995 nolu genotipler, ham protein oranları bakımından ise PI 613633 ve PI 302449 nolu genotipler ön plana çıkmıştır. Trigonellin miktarları bakımından ise PI 426973 ve PI 469264 nolu genotipler önerilebilir.

Antioksidan aktiviteKalite özellikleriMorfoloji+3
Mahmut Çamlıca
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ratlarda siklofosfamid ile indüklenen hepatotoksisiteye karşı enginar (Cynara scolymus L.) yaprak ekstrelerinin koruyucu etkinliğinin araştırılması

Karaciğer, metabolizmada detoksifikasyon merkezi toksik metabolitlerin hasarına en çok maruz kalan organdır. Geleneksel tıpta, biyoaktif maddeler içeren enginar (Cynara scolymus L.) ve yapraklarının karaciğerdeki terapötik ilaçların toksik metabolitlerinin olumsuzluklarını ortadan kaldırmak için kullanımı oldukça yaygındır. Bu bilgiler ışığında çalışmamızda C. scolymus bitkisinin yapraklarının ratlarda siklofosfamid (CP) nedenli oluşan akut hepatotoksisiteye karşı koruyucu etkinliğinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu bağlamda, C. scolymus bitkisinin yaprakları toz haline getirilmiş ve sırasıyla n-hekzan, etil asetat (EtOAc) ve metanol (MeOH) ekstraktları hazırlanmıştır. Ratlarda CP ile indüklenen hepatotoksisiteye karşı hazırlanan ekstrelerin koruyucu etkinliği rutin biyokimyasal parametreler (AST, ALT, ALP, total protein (TP), total bilirubin (TB)), karaciğer histopatolojisi, oksidan-antioksidanları (MDA, GSH, GPx, SOD) ve sitokin (IL-1β, IL-10, TNF-α) ölçümleri ile belirlenmiştir. Ayrıca üç ekstrenin toplam fenolik madde miktarları, DPPH radikali süpürücü aktiviteleri, süperoksit radikali süpürücü aktiviteleri ve metal bağlama aktiviteleri dahil olmak üzere çeşitli in vitro deneylerle antioksidan aktiviteleri ölçülmüştür. Ekstraktların fenolik içeriklerini belirlemek için Sıvı Kromatografisi - Kuadrupol Uçuş Zamanlı Kütle Spektrometrisi (Liquid Chromatography - Quadrupole Time of Flight Mass Spectrometry (LC-QTOF-MS) yöntemi kullanılmıştır. Buna göre LC-QTOF-MS analizi sonucunda luteolin-7-O-glikozit, apigenin 7-glikozit, apigenin ve okso oktadekatrienoik asit, hidroksi oktadekatrienoik asit, hidroksi oktadekadienoik asit bileşikleri EtOAc ekstresinde MeOH ekstresinden daha yüksek bulunurken, apigenin-7-O-rutinozit ise sadece EtOAc ekstresinde bulunarak tanımlanmıştır. İn vitro antioksidan aktivite tayinlerinde MeOH, EtOAc, n-hekzan ekstrelerin toplam fenolik madde miktarı sırasıyla 5,735 mg; 0,917 mg; 0,167 mg gallik asit (GAE)/g ekstre düzeyinde bulunmuştur. DPPH radikal süpürücü aktivite MeOH ekstresinde (%87,73), süperoksit radikal süpürücü aktivitesi EtOAc ekstresinde (%49,02) ve metal bağlama aktivitesi (289,32 μM Fe) ise n-hekzan ekstresinde en yüksek olarak ölçülmüştür. Çalışmanın in vivo deneylerinde CP uygulanmasının plazma transaminazları, TP, MDA, TNF-α ve IL-1β seviyesini artırdığı, GSH, GPx, SOD ve IL-10'u azaltığı belirlenmiştir. CP grubuna göre tüm ekstre gruplarında AST, ALT ve ALP düzeyleri istatistiki olarak azalırken TP düzeyi sadece EtOAc grubunda azalmıştır. Total bilirubin seviyesindeki değişimler ise kontrole göre tüm deneme gruplarında önemsiz bulunmuştur. Çalışmada CP grubuna göre MeOH grubunda plazma ve KC dokusu MDA, TNF-α ve IL-1β düzeyleri azalırken; GSH (KC dokusu hariç), GPx, SOD ve IL-10 düzeyleri ise istatistiksel olarak artış göstermiştir. EtOAc grubunda ise sadece KC dokusu MDA düzeyi düşük ve plazma GSH düzeyi yüksek bulunmuş olup tüm sitokin düzeyleri önemsiz bulunmuştur. Aynı zamanda n-hekzan grubunda tüm oksidan-antioksidan parametreler ve sitokin düzeyleri önemsiz bulunmuştur. Çalışmanın histopatolojik sonuçları temel alındığında, CP grubunda KC dokusunda sinüzoidal dilatasyon, vena sentralislerde hiperemi, vakuoler dejenerasyon ve Kupferr hücre aktivasyonunda anormal değişimler belirlenirken, EtOAc grubunda ise tam tersine KC dokusundaki bu anormal değişimlerin anlamlı olarak düştüğü ve dokuda iyileşme sağlandığı görülmektedir. Bu iyileşme MeOH grubunda vena sentralislerde hiperemi ve vakuoler dejenerasyonda azalma ile şeklinde görülürken n-hekzan grubunda ise doku iyileşmesinin çok sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Yüksek düzeyde fenolik madde içeren MeOH ekstraktının, CP'nin neden olduğu akut hepatotoksisiteye, artan inflamasyona ve oksidatif strese karşı daha etkili olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda, daha geniş bir yelpazede fenolik madde içeren EtOAc ekstraktının doku iyileşmesinde daha etkili olduğu bulunmuştur. Buna karşın, n-hekzan ekstraktı antioksidanlar, sitokinler ve histopatolojik incelemeler açısından diğer ekstraktlara göre en etkisiz ekstrakt olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, mevcut bulgular, enginar yaprağının özellikle MeOH ekstraktının, antioksidan ve antiinflamatuar özelliklerinden dolayı sıçanlarda CP'nin neden olduğu hepatotoksisite hasarına karşı iyileştirici etkiler sunduğunu göstermiştir.

Antioksidan aktiviteBitki özütüCynara scolymus L.+7
Sümeyra Albayrak
Afyon Kocatepe University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Gölevez (Colocasia esculenta (L.) Schott) yumrusundan donuk parmak patates benzeri ürün geliştirme ve endüstriyel üretime uygunluğunun belirlenmesi

Kadının iş hayatına girmesi, kentleşmenin artması ile trafikte geçirilen zamanın artması ev dışında geçirilen za-manı arttırmıştır. Bu nedenle tüketiciler sınırlı zamanlarında uzun süreli yemek hazırlamaktan ziyade pratik kısa sürede hazır olacak tam ya da yarı pişmiş ürünleri tercih etmektedir. Bu nedenle son yıllarda dondurulmuş ürün-lere olan talep artmıştır. Dondurulmuş ürünler içerisinde en büyük pazar payına dondurulmuş patates gelmek-tedir. Üretim esnasında kısa süreli ön kızartması uygulanan yarı pişmiş bir ürün olan donuk patates tüketiciye hızlı şekilde hazırlandığı için kolaylık sağlamaktadır. Donuk patates sadece ev tüketimi için değil hazır yeme sek-törünün ve fast food zincir restaurantların menülerinin vazgeçilmez bir parçasıdır. Bu nedenle büyük bir pazar payına sahiptir. Donuk patates fırında ya da derin yağda pişirme işlemi uygulanarak tüketilmektedir. Patatesin iyi bir karbonhid-rat kaynağı olması ve glisemik indeksinin yüksekliği sürekli tüketiminin obezite başta olmak üzere insülin direnci tip 2 diyabet gibi rahatsızlıklara neden olabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Artan tüketici bilinci bu an-lamda tüketim tercihlerine yön vermektedir. Bu nedenle glisemik indeksi düşük ve fenolik bileşence zengin gıda-lara talep artmaktadır. Gölevez [Colocasiaesculenta (L.) Schott], nişastalı bitkiler sınıfındadır. Fakat dirençli nişasta oranı patatese göre yükse olduğu için orta glisemiks indekse sahip gıda olarak değerlendirilmektedir. Ülkemizde Akdeniz bölgesinde patatesten daha fazla yetiştirilip tüketilmekte olan gölevezin bilinirliliği bölgesel kalmıştır. Göleveizn yüksek su içeriği hasattan sonra kısa raf ömrü nedeniyle de tüketimi bölgesel kalmıştır. Bu tez kapsamında ülkemizde yetişen gölevez yumrusundan dondurulmuş parmak patates üretim olanakları belirlenecektir. Bu sayede raf ömrü kısa olan gölevez yumrusundan katma değerli yüksek bir ürün elde edilmiş olacaktır. Ayrıca düşük glisemik indeksi, içerdiği Ca, Na, K, Cl mineralleri, fenolik bileşenleri ve vitaminleri göz önünde bulundurulduğunda parmak patatese alternatif daha sağlıklı bir ürün geliştirilmiş olacaktır.

Antioksidan aktiviteFenolik bileşiklerGölevez
Seher Arı Saygılı
Afyon Kocatepe University · Institute of Graduate Studies in Science
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Mürdüm eriğinin (Prunus insititia L.) antioksidatif, antidiabetik ve antibakteriyel özelliklerinin belirlenmesi

Çalışmada mürdüm eriği (Prunus Insititia) meyvesinde bulunan; toplam fenolik bileşik miktarı, toplam antioksidan miktarı, diyabette önemli nitelikte olan α-amilaz ve α-glikozidaz üzerine inhibisyon etkisi ve antibakteriyel aktivitesi gibi biyoaktif nitelikler incelenmiştir. Farklı çözgenler (etanol, metanol ve hekzan) kullanılarak oluşturulan ekstraktların toplam fenolik bileşik miktarları 0.008-0.32 mgGAE/mL aralığında iken, toplam fenol analizi sonucunda en yüksek toplam fenolik bileşik miktarı, etanol çözgeni kullanılarak elde edilen ekstraktta bulunmuştur. Mürdüm eriği antioksidan miktarı, serbest radikal giderici etkisi DPPH metoduna göre 0.16- 1.42 mM TE/mL özüt arasında değişirken, FRAP yönteminde indirgeme gücü kapasitesi 0.20-1.10 mM TE/mL özüt arasında değişmiştir. En güçlü antioksidan DPPH yönteminde, metanol ekstraktında elde edilirken, FRAP yönteminde ise metanol ve etanol ekstraktları yakın sonuç göstermiştir. Hekzan ile elde edilen ekstrakta ise en düşük antioksidan miktarı tespit edilmiştir. IC50 cinsinden α-glikozidaz inhibisyon değeri 157.4-230.3 mg/mL aralığında değişkenlik gösterirken, α-amilaz inhibisyonu ise IC50: 122-46 mg/mL aralığında değişmiştir. Her iki inhibisyonda da en etkili olan ekstrakt, etanol çözgeniyle elde edilen ekstrakt olup, α-glikozidaz inhibisyonunda 157.4 mg/mL iken, α-amilaz inhibisyonunda 46 mg/mL değerleri tespit edilmiştir. Mürdüm eriği meyve ekstraktlarından farklı (etanol, metanol ve hekzan) çözgenler kullanılarak elde edilen ekstraktların etanol ile elde edilen özütü E. coli'ye karşı 4.5 ± 4.2 mm, S. aureus'a karşı 3.2 ± 2.9 mm zon çapı oluşumuyla, kullanılan bakterilere karşı antibakteriyel aktivite göstermişlerdir.

Antibakteriyel aktiviteAntioksidan aktiviteErik+1
Büşra Bozkurt
Adana Alparslan Türkeş University of Science and Technology · Institute of Graduate Studies in Science
2022
00

Related subjects