Teaching problems

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen ve öğrenci görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Eskişehir ili ilkokullarında öğrenim gören yabancı uyruklu ilkokul öğrencilerinin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunları, bu sorunların kaynaklarını ve sorunlara yönelik çözüm önerilerini öğretmen ve öğrenci görüşleri doğrultusunda ortaya koymaktır. Nitel bir araştırma olan çalışmadaki veriler, Eskişehir il merkezinde bulunan sekiz ilköğretim okulunda toplam yirmi bir sınıf öğretmeni ve yirmi dört yabancı uyruklu öğrenci ile yapılan yarı yapılandırılmış görüşmelerden elde edilmiştir. Araştırma verileri, içerik analizi tekniği kullanılarak çözümlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır: •Yabancı uyruklu öğrencilerin yaşadıkları genel sorunlar ana teması altında, "Dışlanma", "Dil ve Kültür Farklıkları", "Uyum", "Çevreyle İlişkiler", "Ekonomik Sorunlar" ve "Politik Sorunlar" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre öğrencilerin; Türk örf- adetlerine ve okul kurallarına uyum sağlamadıkları ve Türkiye'yi kabullenemedikleri, yeni hayatlarına uyum sağlayamadıkları, kendi yakınları ile gruplaştıkları ve kapalı bir biçimde yaşadıkları, öğretmen ve akranları ile iletişim kuramadıkları, ten renkleri ve uyrukları nedeniyle zaman zaman yabancı görülüp, dışlandıkları ve öğrencilerin özgüven sorunları yaşadıkları ve yalnızlaştıkları tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunlar ana temasında, "Dil ve kültür farklılığı", "Temel dil becerileri", "Anlama", "İfade etme ve yorum yapma", "Programın gerisinde kalma" ve "Akademik başarısızlık" alt temaları belirlenmiştir. Elde edilen verilerden hareketle öğrencilerin, öğretmenini, arkadaşlarını ve çevresindekileri anlamadıkları, iletişim kuramadıkları, kendi duygu ve düşüncelerini ifade edemedikleri ve derslere katılamadıkları, derslerde programın gerisinde kaldıkları ve çoğunlukla öğrencilerin başarısız oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. •Eğitim-öğretim sürecinde yaşanan sorunların kaynakları ana temasında; "Öğrenciden kaynaklanan sorunlar", "Öğretmenden kaynaklanan sorunlar", "Aileden kaynaklanan sorunlar" ve "MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar" temalarına ulaşılmıştır. •Öğrenciden kaynaklanan sorunlar ise; "Dil bilmeden eğitim sistemine dâhil olma", "Ara sınıflarda eğitime başlama" "Uyum sorunları yaşama", "Derslere ilgisizlik", "Algıda gerilik" ve "Disiplini bozma" olarak belirlenmiştir. •Öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar; "Öğrenci ve aileleri ile iletişimsizlik", "Öğretim teknikleri ve mesleki yeterlilik", "Ölçme-değerlendirme", "Sorunlara çözüm üretmeme" ve "Evrensel bir dil bilmeme" olarak ortaya çıkmıştır. •Aileden kaynaklanan sorunların; "Ailenin maddi durumu", "Ailenin eğitim durumu", "Okul idaresi ve öğretmenler ile iletişimsizlik", "Çocuğa gereken ilgiyi göstermeme" ve "Eğitim ve gelecek planı eksikliği" olduğu belirlenmiştir. •MEB ve devletten kaynaklanan sorunlar ise; "Politik kaynaklı sorunlar", "Eğitim sistemi kaynaklı sorunlar", "Program kaynaklı sorunlar" ve "Türkçe kurs ve materyal eksikliği" olarak tespit edilmiştir. •Yabancı uyruklu öğrencilerin eğitim-öğretiminde yaşadıkları sorunların çözümüne yönelik ortaya konan öneriler, "Öğrencilere", "Öğretmenlere ve Okullara", "Ailelere" ve "MEB'e ve devlete" yönelik öneriler olmak üzere dört tema altında toplanmış ve bu temaların oluşturduğu alt temalar ayrıntılı biçimde açıklanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dil, Yabancı Uyruklu Öğrenciler, Eğitim-Öğretim Süreci, Eğitimde Yaşanan Sorunlar

DilEğitim sorunlarıSosyal sorunlar+7
Fisun Güngör
Anadolu University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Tarih öğretmenlerinin kullanmayı tercih ettikleri öğretim yöntem ve teknikleri ile bunlara ilişkin karşılaştıkları güçlükler (Kütahya ili örneği)

Bu araştırma; Kütahya ilindeki ortaöğretim kurumlarında görev yapan tarih öğretmenlerinin kullandıkları yöntemler, karşılaştıkları sorunlar ve çözüm önerilerinin tespiti için hazırlanmıştır. Bu bağlamda Kütahya ilinde görev yapan bazı tarih öğretmenleriyle görüşme yapılıp, verdikleri bilgiler neticesinde anket maddeleri hazırlanarak en çok kullandıkları yöntemler, karşılaşılan güçlükler ve çözüm önerileri ortaya konulmaya çalışılmıştır.Konu ile ilgili verileri toplamak için üç bölümden oluşan bir anket hazırlanmıştır. Tarih öğretmenlerinin kişisel ve mesleki bilgilerini tespit etmek için kişisel bilgilerden sonra birinci bölümde, öğretim yöntem ve teknikleriyle ilgili 12 anket maddesi bulunmaktadır. İkinci bölümde, karşılaşılan güçlüklerle ilgili 10 anket maddesi bulunmaktadır. Üçüncü bölümde ise, çözüm önerileri ile ilgili 8 anket maddesi yer almaktadır. Son olarak öğretmenlerimizin kişisel düşüncelerine yer verilmiştir.2009-2010 eğitim-öğretim yılında uygulanan otuz maddeden oluşan anket 27'si kadın ve 89'u erkek öğretmenlerden oluşan toplam 116 tarih öğretmenine uygulanmıştır. Anketin Cronbach Alpha katsayısı 0.74'dir. Uygulamadan elde edilen verilerin analizinde t-testi, Kruskal Wallis testi kullanılmıştır.Araştırma sonucunda, Kütahya ilinde görev yapmakta olan tarih öğretmenlerinin en çok kullandıkları öğretim yöntem ve teknikleri belirlenmiş olup, bu yöntem ve teknikleri kullanırken karşılaştıkları güçlükler tespit edilmiştir. Bunun neticesinde sorunların çözümü için önerilerde bulunulmuştur. Yapılan araştırmaya göre, öğretmenlerin kullandıkları öğretim yöntem ve tekniklerine ilişkin olarak en çok birden fazla öğretim yöntemini, en az beyin fırtınası yöntemini kullandıkları belirlenmiştir. Ders kitaplarının dil ve anlatım yönünden anlaşılmasının güç olduğu ortaya çıkmıştır. Öğretmenin konuya uygun bir öğretim yöntemi seçerek dersi işlemesi derse ilgiyi artıracağı gibi öğretimde kalıcılığı sağlaması bakımından da önemlidir.Anahtar Kelimeler: Tarih, Tarih öğretimi, Kütahya, Yöntem ve Teknikler, Öğretmen, Anket, Harita, Empati.

Branş öğretmenleriLise öğretmenleriOrtaöğretim okulları+5
Aynur Çukurcalıoğlu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal bilgiler öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve karşılaştıkları kullanım güçlükleri

Günümüz eğitim sisteminin en önemli bileşenlerinden olan öğretmen ve öğrenci arasındaki iletişimi sağlayan öğeler olarak nitelendirebileceğimiz öğretim yöntem ve teknikleri, eğitim sürecinin önemli konularından birisidir. Son senelerde bu alanda yapılan çalışmaların sayısında büyük artış olmuştur. Bunun temel nedenlerinden birisi, öğretmenin etkili bir şekilde bilgiyi aktarmasında, kullanacağı yöntem ve tekniğin büyük önem arz etmesinden kaynaklanmaktadır. Bu yöntem ve tekniklerin iyi bir şekilde kullanılması ise şüphesiz öğretmen-öğrenci arası iletişimi pekiştirecek ve eğitimin kalitesini de arttıracaktır.Ülkemiz eğitim sistemi özellikle son yirmi yılda etraflı bir reform çalışmaları içerisine girmiştir. İlköğretim Sosyal Bilgiler Öğretmenliği de bu değişimin bir parçası olarak sürekli gelişmekte, yeni ve etkili tekniklerin araştırılması üzerine pek çok bilimsel çalışma yapılmaktadır. Bu çalışmada Sosyal Bilgiler Öğretmenlerinin kullandıkları yöntem/teknikler ve bunları kullanmada karşılaştıkları güçlüklerin araştırılması amaçlanmıştır. Bu çerçevede Kütahya İli ve ilçelerinde görev yapan 117 Sosyal Bilgiler Öğretmeni üzerinde anket yapılarak, öğretmenlerin kullandıkları yöntem ve teknikler sınıflandırılmış ve yöntem/teknikleri kullanmada karşılaştıkları güçlükler incelenmiştir.Sonuç olarak Sosyal Bilgiler Öğretmenleri daha çok öğretmen merkezli yöntem/teknikleri kullandıklarını, bu konuda yeterli hizmet öncesi ve hizmet içi eğitim almadıklarını beyan etmişlerdir. Yöntem/teknik kullanımında karşılaştıkları başlıca sorunlar ise ders saatlerinin yetersiz olması, öğrencilerdeki sınav kaygısının fazla olması, sınıfların kalabalık olması ve maddi imkânsızlıklar gelmektedir.Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler; Yöntem; Teknik; Güçlükler

Branş öğretmenleriSosyal bilgiler dersiSosyal bilgiler eğitimi+7
Erdoğan Erdoğdu
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

2005 ilköğretim 6. 7. ve 8. sınıf fen ve teknoloji öğretim programı, uygulanmasında yaşanan sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırma, T.C. MEB, Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı tarafından, 2004 yılı eğitim programı reformu çerçevesinde hazırlanan ve 2006?2007 öğretim yılından itibaren 6. sınıftan başlanarak, kademeli olarak 7. ve 8. sınıflarda uygulamaya konulan, İlköğretim Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programına yönelik, öğretmen görüşlerini belirlemek üzere yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, Hatay ili Antakya merkez ilçesinde bulunan 35 ilköğretim okulunda görevli 6., 7. ve 8. sınıf, 72 fen ve teknoloji öğretmenleri oluşturmuştur.Veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen, uzman gözetim ve denetiminde hazırlanan 50 soru ve 14 öneri maddesinden oluşan Anket Formu ve anketi desteklemek için Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu kullanılarak elde edilmiştir. Verilerin analizinde; frekans, yüzde ve aritmetik ortalama değerleri hesaplanmıştır.Araştırmaya katılan öğretmenler programın güçlü (olumlu) özelliklerine ilişkin, yeni fen ve teknoloji öğretim programının öğrencilere fen okuryazarlığı, bilimsel tutum ve değerleri kazandırabildiğini, öğrencilerde teknolojik gelişmelere karşı merak uyandırabildiğini, öğrencilerin aktif katılımını sağladığını, öğrencilerin fen ve teknoloji dersine yönelik kaygı ve korkuları azalttığını, öğrenci merkezli ve yaşamla bütünleştirilmiş olduğunu belirtmişlerdir.Öğretmenler programın olumsuz (zayıf) yönleri olarak genel ve ideal hazırlandığını, hızlı bir şekilde uygulamaya geçildiğini, tam olarak anlaşılamadığını, öğretmen görüşlerinin programda yansıtılmadığını, uygulamada zamanın yetersiz olduğunu, matematiksel yöntemlerin fazla azaltıldığını, üst eğitim kurumuyla uyumsuz olduğunu ve dershanelere yönelimi arttırdığını belirtmişlerdir.Yeni programın daha iyi uygulanabilmesi için, ankette yöneltilen önerilere yüksek oranda katılmakla birlikte, hizmet içi eğitim kalitesinin yükseltilmesini, kalabalık sınıf problemlerinin çözülmesini, altyapı ve materyal desteği sağlanmasını ve ek kaynakların arttırılmasını önermişlerdir.

Fen ve teknoloji dersiProgram değerlendirmeÖğrenciler+6
Kaderim Boyacı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessDE

Probleme bei der didaktik der berufssprache Deutsch im Türkischen hochschulwesen und alternative lösungsvorschläge in bezug auf die akademische ausbildung

Die Fremdsprache fungiert in unserem interkulturellen Zeitalter sozusagen als ein grundlegendes Element, mit dem das Individuum mit anderen Menschen, die anderen Kulturen angehören, grenzenüberschreitend kommunizieren kann. Daneben machen neue Umstände es auf unübersehbare Weise deutlich, dass nur der alleinige Erwerb der Fremdsprache den überwiegend berufsorientierten Anforderungen nicht mehr genügt. Dass unsere Welt bzw. zurzeit infolge der Globalisierung zu einem kleinen Dorf wurde, machte übrigens den Erwerb der mehreren fachsprachlichen Kompetenzen zusehends nötig. Denn Menschen treten, die zu verschiedenen Kulturen gehören, im Berufsleben öfters als vorher in Kontakt, indem sie interkulturell miteinander Handel betreiben. Aus diesem Grund wurde es unabdingbar, dass man stark, um mit anderen Leuten Geschäfte durchführen zu können, auf sehr gute (fach)-fremdsprachliche Fähigkeiten angewiesen ist. Ferner wirkt sich die interkulturelle Begegnung auch auf die Fremdsprachenpolitik vieler Länder aus, sodass sie primär den fundamentalen Fremdsprachenunterricht in frühere Klassen vorverlegen und in ihrem nationalen Curriculum meistgeprochene Sprachen wie Deutsch, Französisch und Spanisch als Zweit- oder Drittsprache anbieten müssen. In dieser Hinsicht bietet die Türkei z.B. Fremdsprachen wie das Englische ab zweiter Klasse in der Grundschule, wohingegen das Deutsche als Zweitsprache in meisten staatlichen Schulen erst auf der gymnasialen Stufe ab neunter Klasse eingeführt wird. Trotz all dieser Ausführungen, mit denen man die Vermittlung der strittigen Fremdsprachen im türkischen Bildungssystem erfolgreich durchzusetzen versucht, weist leider unsere (fach)-fremdsprachliche Fremdsprachenpolitik im Vergleich zu führenden Nationen wie England und Deutschland erhebliche Schwächen auf, wie sie durch weltweit renommierte Untersuchungen wie z.B. Education First EPI (EF EPI), English Profiency Index und Pisa Studie öfters bestätigt werden. Darüber hinaus wirken sich die vorherrschenden Marktverhältnisse derzeit auf das Konzept der berufsbezogenen Fremdsprache derart aus, dass ein grundsätzlicher Perspektivewechsel sozusagen im Fachsprachenunterricht dringend zur Debatte steht. Infolgedessen erwarten z.B. viele Global Player wie Bosch und Mercedes im multikulturellen Handelsnetz, dass angehende Arbeitskräfte nicht nur allgemeinsprachliche sondern auch fachbezogene Fremdsprachenkenntnisse im hochen Maß beherrschen müssen. Dies führt nämlich im Fremdsprachenunterricht dazu, dass sich Lernerbedürfnisse und Erwartungen gegenüber Fachsprachenunterricht arbeitsmarktorientiert verändern. Lernende erwarten mit anderen Worten vom Fremdsprachenunterricht, dass er sie entsprechend den beruflichen Anforderungen mit Handlungskompetenzen genügend ausrüstet, die sie im Berufsleben angemessen umsetzen können. Überdies leiden viele Studierende in der Türkei unter dem Fachsprachenunterricht, da die didaktische Gestaltung des Fachsprachendeutsch, die vermeintlich verbreitete, eher auf der GÜM- Methode beruhende methodische Vorgehensweise sowie die Fachkompetenz von vielen Lehrenden den marktdominierenden Verhältnissen und jobzentrierten Lernererwartungen kaum entsprechen. Des Weiteren sind die meisten Lernenden leider im Fachsprachenunterricht einem deutlichen Motivationsverlust und einer von Fremdsprache bedingten Verdrossenheit ausgeliefert, da sie trotz ihrer langjährigen Auseinandersetzung mit der Zielsprache wie im Englischen kaum bemerkenswerte Fähigkeiten erworben haben. Vielen Studierenden, die Fachsprachendeutsch bekommen, ist es in diesem Sinne schon bewusst, dass es zwischen dem behandelten Wortschatz und ihrem echten Fremdsprachniveau eine gravierende Kluft gibt, die sie zeitlich gesehen lediglich im zweistündigen deutschen Fachsprachenunterricht kaum überwinden können. Zudem erfordern Kompetenzen, die im Fachsprachenunterricht durch Lernende scheinbar angestrebt werden, ziemlich höheres Sprachwissen und Sprachkönnen. Des Weiteren übertrifft meistens das Niveau von Fachtexten und deren werkimmanenten Übungen die meisten Lernenden, welche sich oft damit schwertun und sich deshalb indes schnell langweilen. In diesem Sinne möchte die vorliegende Arbeit manchen grundsätzlichen Fragen nachgehen, wo überhaupt die Probleme bei der (fach)-fremdsprachlichen Didaktik im türkischen Hochschulwesen liegen und wie man sie endlich sprachdidaktischer-und methodischer Sicht überwinden kann. Inwieweit lernerinterne und lernerexterne Faktoren diesen Zustand prägen, wird zudem in der vorliegenden Arbeit umfangreich behandelt, wobei der Schwerpunkt überwiegend auf dem Bereich ''Deutsch als Fachsprache'' liegt. Damit zielt diese Arbeit noch darauf, durch die Klarstellung der oben angeführten strittigen Problemfelder im Bereich ''Deutsch als Fachsprache'' einige Lösungsvorschläge einzubringen und somit zur endgültigen Problembeseitigung beizutragen. Zur empirischen Bestätigung der wesentlichen Problemfelder bediente man sich in der Arbeit einer werkimmanenten Umfrage. Dazu wurden insbesondere Studierende der Türkisch-Deutschen Universität befragt, da sie ab der Vorbereitungsklasse das fachfremdsprachliche Fachsprachendeutsch hundertprozentig auf Deutsch erhalten. Zur empirischen Datenerhebung wurde diese Universität bewusst den anderen Universitäten vorgezogen, weil Studierende da ab der Vorbereitungsklasse überwiegend von sogenannten deutschen (Native Speakern) lediglich auf Zielsprache Deutsch unterrichtet werden. Aus der Umfrage resultierte vor allem, dass Studierende Fehlen eines passenden fachsprachlichen Lehrwerkes im Fach '' Deutsch als Fachsprache'' offenbar bemängeln und den Einsatz eines allgemeinsprachlichen Lehrwerkes im Unterricht für ungeeignet halten. Überdies ergab sich aus der Umfrage folgendes, dass viele Studierende bis zum Abschluß die Fortsetzung des Fachsprachenunterrichts nötig finden. Aus der Befragung resultierte noch, dass sich Lektoren, die ''Deutsch als Fachsprache'' anbieten, in der Fachsprache gut auskennen sollten, um fachbezogene Themen und Begriffe deutlicher erklären zu können. Aus der Umfrage ergab sich übrigens, dass Studierende, die im Gymnasium ''Deutsch als Erstfremdsprache'' mit höcherer Stundenzahl bekommen haben, im (fach)-fremdsprachlichen Unterricht von ihren vorher erworbenen Kenntnissen mehr Nutzen ziehen können. Zuletzt ergab sich also aus der Umfrage, dass die sogenannten deutschen Native Speaker, die als Lehrkraft im Fachsprachenunterricht agieren, durch die Vermittlung von ihrem kulturspezifischen sowie dem landeskundlichen Wissen, die Umsetzung von handlungsorientierten Unterrichtsmethoden und den Einsatz der paralinguistischen Mittel wie z.B. Rollenspiele, Szenario und Theather auf Studierende zusehends positiven Einfluss ausüben. Ausgehend von Ergebnissen lässt sich leicht konstatieren, dass viele unter Befragten, die an übliche Dominanz der Muttersprache im türkischen (fach)-fremdsprachlichen Unterrichtskonzept gewöhnt sind, den andersartigen deutschen Fachsprachenunterricht durch Native Speaker, die währenddessen nur sprachlich auf Deutsch handeln, als effizienter und realitätsnach betrachten. Schlüsselwörter: Deutsch als Fachsprache, veränderte Bedürnisse der Zielgruppe, Mangel an fachspezifischen Lehrwerken, Unterrichtsmethoden, Einfluss von Native Speakern

Selahaddin Soyudoğru
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretiminde karşılaşılan sorunlara ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşleri

Son yıllarda; dil eğitiminin niteliğini artırmaya yönelik tartışmalar, Türkçe öğretiminde karşılaşılan sorunların daha görünür hâle gelmesini sağlamıştır. Bu bağlamda; öğretmen deneyimleri, uygulamadaki aksaklıkların tespiti ve çözüm üretme sürecinde kritik bir rol oynamaktadır. Bu araştırma, Türkçe öğretiminde karşılaşılan sorunlara ilişkin Türkçe öğretmenlerinin görüşlerini ortaya koymak ve bu sorunlara yönelik uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Türkçe; öğrencilerin yalnızca dil becerilerini değil aynı zamanda düşünme, anlama, anlatma ve iletişim kurma yetkinliklerini de geliştiren temel bir ders olma özelliği taşımaktadır. Ancak bu öğretim süreci; çeşitli yapısal, pedagojik ve çevresel engeller nedeniyle istenilen düzeyde etkili yürütülememektedir. Bu bağlamda öğretmenlerin uygulama sürecinde karşılaştıkları güçlükleri tanımlamak, mevcut sorunları görünür kılmak ve öğretmen temelli çözüm yolları üretmek, Türkçe öğretiminin niteliğini artırma yönünde önemli katkılar sağlayacaktır. Araştırma nitel araştırma desenlerinden durum çalışması yöntemiyle yürütülmüş, veriler 2023-2024 Eğitim-Öğretim Yılı'nda devlet okullarında görev yapan Türkçe öğretmenlerinden toplanmıştır. Yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilen veriler, içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Katılımcı öğretmenlerin görüşleri doğrultusunda öğretim sürecinde karşılaşılan sorunların çok boyutlu ve karmaşık bir yapıya sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen bulgular; öğretmenlerin en çok zorlandığı alanların başında kalabalık sınıf mevcutları, materyal eksiklikleri, sınav merkezli öğretim anlayışı, öğrenci motivasyonunun düşüklüğü, yetersiz öğretim programı, ölçme-değerlendirme uygulamalarının sınırlılığı ve aile-okul iş birliğindeki eksiklikler olduğunu göstermektedir. Ayrıca teknolojik donanımın yetersizliği ve müfredatın öğrencilerin bireysel farklılıklarını yeterince dikkate almaması da dile getirilen diğer önemli sorunlardır. Araştırmanın sonucunda; Türkçe öğretiminin daha etkili, sürdürülebilir ve öğrenci merkezli bir yapıya kavuşabilmesi için öğretmen görüşlerine dayalı bütüncül çözüm önerilerine ihtiyaç duyulduğu ortaya konmuştur. Bu kapsamda; uygulamaya dönük politikaların geliştirilmesi, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve eğitim ortamlarının güçlendirilmesi önerilmektedir.

Nitel araştırmaTürkçe öğretimiÖğretim sorunları
Ufuk Telli
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessDE

Vorschläge für effektiveres fremdsprachenlernen in den öffentlichen schulen

Das Erlernen von Sprachen ist bekanntlich ein Prozess, der intensive Zeit und viel Anstrengung erfordert. In Anbetracht dieser Realität wurde der Fremdsprachenunterricht an öffentlichen Schulen bis auf die 2. Klassen der Grundschule abgesetzt. Im Laufe vieler Jahre haben wir uns über den effektiven Sprachunterricht in unserem Land Gedanken gemacht; zu diesem Thema wurden viele neue Studien durchgeführt, trozdem wurde das gewünschte Niveau nicht erreicht. Die unternommenen Schritte waren sicherlich wichtig und angebracht, aber ich nehme an, dass die vernünftige Zeitplanung ignoriert wurde. Das Erlernen von Fremdsprachen erfordert eine hohe Motivation, eine geeignete Lernatmosphäre, effektive Lerntechniken und vor allem eine plausible Zeitplanung, ansonsten werden alle Anstrengungen und Kosten unnötig verschwendet. Aufgrund dieser Anforderungen wurde meine Arbeit für den effizienteren Fremdsprachenunterricht kurz in 6 Teilen wie folgt gestaltet. Im 1. Teil wird auf die Wichtigkeit dieser Studie eingegangen; darauf folgt eine kurze Einführung zum Problem und die Darstellung der Ziel und der Hypothesen dieser Arbeit. Danach wird die Geschichte der Fremdsprachenlehrpolitik in der Türkei zusammengefasst. Im 2. Teil werden die im Hinblick auf die Fremdsprache und das Fremdsprachenlernen relevanten Begriffe definiert. Im 3. Teil wird auf die aktuelle Situation des Fremdsprachenunterrichts an öffentlichen Schulen aufmerksam gemacht. Hier werden Informationen über die erforderliche Zeit zum Erlernen von Fremdsprachen gegeben; dann werden diese Daten mit der für das Erlernen von Fremdsprachen an öffentlichen Schulen vorgesehenen Zeit verglichen. Es wurde festgestellt, dass die gewünschten Ziele nicht erreicht werden konnten, obwohl die für das Erlernen der Sprache zur Verfügung gestellte Zeit ausreichend ist. Im 4. Teil der Arbeit werden die Probleme beim Fremdsprachenlernen in den staatlichen Schulen präsentiert; danach wird auf die Vorschläge eingegangen, die wie folgt als Hypothesen dargestellt worden sind: 1 Die Einführung von Vorbereitungsklassen an allen öffentlichen Schulen (entweder an Grundschulen, Gymnasien oder sogar an beiden) würde einen großen Beitrag zum Fremdsprachlernen leisten. 2 Die Motivation zum Erlernen von Fremdsprachen zu erhöhen ist am wichtigsten. Zu ihrer Erhöhung könnten die folgenden Maßnahmen ergriffen werden: a. Schülerzentrierter Fremdsprachenunterricht. b. Entwicklung von Fremdsprachenunterrichtsmaterialien an öffentlichen Schulen, die verschiedene Sinne ansprechen. c. Zurverfügungstellung einer fremdsprachigen Anwendungsumgebung durch den effektiven Nutzen von Internetmöglichkeiten. 3 Lerner-und kommunikationsorientierte Methoden in den bereits ungenügenden Stunden des Fremdsprachunterrichts werden von Nutzen sein. 4 Die Beseitigung der Probleme, die durch Lehrende verursacht werden, wird sich auch positiv auf das Erlernen von Fremdsprachen in Schulen auswirken. 5 Jedem Kandidaten der Aufnahmeprüfung auch Fremdsprachenfragen zu stellen, wird sie dazu ermutigen, auch in den oberen Klassen mehr Fremdsprachen zu lernen. Oder die Verlegung der Unterrichtsstunden der 12. Klassen in die unteren Klassenstufen würde im derzeitigen Universitätsvorbereitungssystem den Fremdsprachenunterricht effektiver machen. Im 5. Teil werden die Forschungsergebnisse analysiert; der 6. Teil beinhaltet die Schlussfolgerungen. Hier werden die von den Umfrageteilnehmern beantworteten Fragebögen bewertet und die Vorschläge des Forschers dargelegt.

Necmettin Yaman
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessDE

Berufsbezogener Deutschunterricht an ausbildungsstätten für tourismus in der Türkei, problemdarstellung und lösungsansätze

Infolge der fundamentalen Weiterentwicklungen in der Wirtschaft, den Technologien und Wissenschaften, haben Fremdsprachen auf dem nationalen und internationationalen Arbeitsmarkt weiterhin an Bedeutung gewonnen. Neben einer soliden Berufsausbildung, stellen vor allem Fremdsprachenkenntnisse und deren adäquate Verwendung eine unerlässliche Grundvoraussetzung für eine erfolgreiche berufliche Tätigkeit in der Tourismusindustrie dar. Auf wissenschaftlicher Ebene und in der Arbeitswelt spielen dann, wenn die Probleme der Tourismusindustrie in der Türkei auf akademischer Ebene diskutiert werden, die mangelnden Fremdsprachenkenntnisse der Angestellten mit beruflichem Tourismusabschluss unter den aktuellen Problemen im Tourismussektor eine besonders wichtige Rolle. In dieser Arbeit wurden in Ausbildungsstätten für Tourismus die Problemwahrnehmungen aus der Sicht der Lerner untersucht und geeignete Lösungsansätze zur Diskussion gestellt, die beim Unterrichten von Deutsch als Fremdsprache (DaF) und berufsbezogener Fremdsprache hilfreich sein können. Zu diesem Zweck wurden zunächst die Lehrpläne der Ausbildungsstätten für Tourismus von 9 Universitäten, die zugleich die Stichprobengröße darstellen, einer genaueren Analyse unterzogen. Hierbei wurde die genaue Anzahl der Unterrichsstunden für (1) den allgemeinen Fremdsprachenunterricht, (2) den Deutschunterricht und (3) (falls vorhanden) die Stunden für die berufliche Fremdsprache untersucht. Im quantitativen Teil der Arbeit wurde ein Fragebogen mit 42 Fragen und 5 lernrelevanten Faktoren erstellt und per Post verschickt. Der Rücklauf umfasste insgesamt 402 verwertbare Fragebögen, die durch SPSS 18.0 statistisch analysiert wurden. In der Auswertung der Ergebnisse haben sich vor allem die nachfolgend aufgelisteten Problempunkte herauskristallisiert: ● Defizit an den zur Verfügung stehenden Unterrichtsstunden für Fremdsprachen, ● Probleme im Hinblick auf das individuelle Fremdsprachenlernen. ● Mangel des berufsbezogenen Fremdsprachenunterrichts in den Lehrplänen. ● Sprachprobleme bzw. Kommunikationsprobleme im beruflichen Umgang. Des Weiteren wurde bei der statistischen Analyse und Interpretation der Differenztest Einstichproben t-Test herangezogen. Der interne Konsistenzkoeffizient nach Cronbachs Alpha für Skalen wurde mit einem Wert von 0,92 ermitelt. Mit dieser Studie soll ein wertvoller Beitrag zur Entwicklung eines effektiveren Lehrangebots für Deutsch als Fremdsprache an den Ausbildungsstätten für Tourismus geleistet werden. Schlüsselwörter: Fremdsprachenunterricht im Tourismus, berufsbezogener Fremdsprachenunterricht, Deutsch für den Tourismus, berufsbezogener Deutschunterricht im Tourismus.

Bülent Bay
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Challenges and problems faced by EFL teachers while teaching English as a foreign language to students with refugee and migrant background

The civil war in Syria began in 2011 and led to the migration of millions of refugees from Syria to Turkey, which has affected Turkey financially and spiritually. As a result of those migration movements, people with different cultural backgrounds were forced to live together that situation led to various problems, among these problems education is one of the most striking issues. Hence, it is crucial to make reforms in the field of education so that refugee students can adapt themselves to the Turkish educational context in an easier way. One of the most prevalent problems that cause trouble during the teaching process is that Turkish is not the mother tongue of Syrian refugees, so teachers face various challenges and problems in teaching English as a foreign language to students whose L1 is not Turkish. The aim of this explanatory sequential research study was to explore EFL teachers' attitudes, perceptions, challenges and needs regarding teaching English to Syrian refugee students and afterwards come up with proposed solutions and suggestions to annihilate these problems through the mixed method research design. For this purpose, this present thesis study was carried out in the second semester of the 2020-2021 education year with the participation of 104 English teachers who were selected through the convenience sampling method. The participants were selected among English teachers experienced at working with refugee students in primary, secondary and high schools of Islahiye, a district of Gaziantep province. Questionnaires and interviews were used in this study to gather data to identify teachers' opinions and suggestions regarding possible solutions to overcome the challenges and problems that they have experienced in the EFL teaching process with students of refugee and migrant background. The questionnaires were answered by 104 EFL teachers online. In addition, semi-structured interviews were conducted with 10 EFL teachers selected by the purposive sampling method in the qualitative data collection stage of the research. Since two data collection tools were used in the study, a two-stage data collection and analysis procedure was adopted. The data gathered through the questionnaire was analyzed via the SPSS programme. On the other hand, the interview data was analyzed through the content analysis method by identifying emerging categories and themes. These themes revolved around teachers' perceptions and challenges regarding teaching English as a foreign language to refugee students. In addition, the findings are beneficial for teachers to overcome challenges related to language, misbehaviors, materials, teaching policies and procedures. The findings of this study indicated that most of the participant EFL teachers were not prepared to deal with the actual challenges and problems that they come across during the EFL teaching process and that due to the implementation of the EFL curriculum which is not developed appropriately for meeting refugee students' learning needs, it is harder to achieve academic success. These findings underline the suggestions of organizing developmental pre-service and in-service teacher training programmes that render it possible for teachers to develop themselves in terms of teaching students of refugee and multicultural background. In these academic events, not only theoretical information delivery methods should be used but also activities should be designed that enable practical applications for teachers'effective improvement in this field. Keywords: EFL teachers, EFL teachers' perceptions, refugee students in EFL classes, refugee and migrant students, Teaching EFL to refugee students, EFL teachers' problems with refugee students.

Branch teachersMigrationsRefugees+7
Ayşe Somuncu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin matematik öğretim sürecinde karşılaştıkları öğrenci zorlukları ve kullandıkları müdahale türleri

Bu tezin amacı sınıf öğretmenlerinin matematik öğretim sürecinde karşılaştıkları kavram yanılgılarının nedenlerinin ve sınıf öğretmenlerinin müdahale türlerinin belirlenmesidir. Bu çalışma nitel bir araştırma olup, deseni durum çalışmasıdır. Çalışma kapsamında dört sınıf öğretmeninin eğitim öncesi ve eğitim sonrası derslerinden birer adet olmak üzere toplamda sekiz adet matematik dersi videoya çekilmiş ve bu videolar da öğrenci zorluklarının nedenleri ve öğretmen müdahale türleri belirlenip, videolar eğitim öncesi ve sonrası değişiklikleri karşılaştırmak amacıyla analiz edilmiştir. Öğrenci zorluklarının nedenleri ve öğretmen müdahale türleri ile ilgili kategoriler oluşturulmuş ve bu kategorilere dayalı analizler yapılmıştır. Analizler öğrenci zorluklarının nedenleri açısından incelendiğinde, eğitim öncesinde ve sonrasında öğrenci zorluklarının oluşmasında, öğrenci kaynaklı nedenlerle birlikte öğretmen müdahalelerinin ve yönergelerinin de etkili olduğunu ortaya koymuştur. Öğretmen müdahalelerine ilişkin analizler ise öğretmenlerin eğitim öncesi ve sonrasında öğrenci zorlukları karşısında ikaz etme, soru ya da açıklamayı tekrar etme, doğruyu söyleme, soru sorma, sınıf tartışmasına sunma ve ihmal etme müdahale türlerini kullandıklarını ortaya koymuştur. Yapılan analizler sonucunda elde edilen bulgular öğrenci zorluklarının oluşmasında özellikle öğrencilerden kaynaklanan nedenlerin rol oynadığını göstermektedir. Bunun yanında öğretmenlerin süreç içerisindeki müdahalelerinin ve verdikleri yönergelerinin de etkili olduğu tespit edilmiştir. Bulgular ayrıca eğitim öncesinde öğretmenlerin zorluklar karşısında diğer müdahale türlerini kullanmanın yanında özellikle ihmal etme, doğruyu söyleme ve sınıf tartışmasına sunma üzerinde yoğunlaştıklarını göstermektedir. Ancak eğitim sonrasında bu durum değişikliğe uğramış olup, kullanılan müdahale türü olarak doğruyu söyleme ile soru ya da açıklamayı tekrar etme üzerinde yoğunlaşıldığı görülmektedir.

Kavram yanılgısıMatematik dersiMatematik eğitimi+12
Gamze Kısacık
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin dersin öğretiminde karşılaştıkları sorunlar: Şanlıurfa ili örneği

Çağımızda yetişen bireylerin gelecek adına teknolojiden en iyi şekilde faydalanmaları gerekmektedir. Okullarda öğrencilere teknolojinin öğretilmesi ve teknolojiyi kullanabilmeleri konusunda öğretmenlere birçok görev ve sorumluluklar düşmektedir. Öğretmenlerin öğrencilere gerekli bilgi ve beceriyi kazandırmaları için alanlarında yetkin olmaları, çalıştıkları ortamların değişen şartlara cevap verecek nitelikte olması gerekmektedir.Bu araştırmanın amacı, ilköğretim okullarında çalışan bilişim teknolojileri öğretmenlerinin dersin öğretiminde karşılaştıkları sorunların belirlenmesidir. Bu amaçla bilişim teknolojileri öğretmenlerinin öğretim, öğrenci, araç-gereç ve teknik donanım ile yönetim konusunda karşılaştıkları sorunlar belirlenmiş ve bu sorunlar çeşitli değişkenlere göre incelenmiştir.Araştırmanın verileri, 2007-2008 öğretim yılında Şanlıurfa il merkezinde ve ilçelerinde çalışan 60 bilişim teknolojileri öğretmeninden araştırmacı tarafından hazırlanan anket aracılığıyla toplanmıştır. Burada evrenin tümü örneklem olarak alınmıştır. Verilerin çözümlemesinde istatistiksel teknik olarak ikili küme karşılaştırmalarında Bağımsız Gruplar t-testi (Tek Örneklem t-testi)'nden, ikiden çok küme karşılaştırmalarında ise, Tek Yönlü Varyans Analizi'nden yararlanılmıştır. Uygulanan varyans analizi sonucunda elde edilen ?F? test istatistiğinin anlamlı bulunması durumunda farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını belirlemek amacıyla Tukey HSD testi uygulanmıştır.Araştırmadan elde edilen bulgulara göre, bilişim teknolojileri öğretmenlerinin öğretim, öğrenci, araç gereç ve teknik donanım ile yönetim konusunda karşılaştıkları sorunların cinsiyetlerine ve hizmet yıllarına göre farklılık göstermediği saptanmıştır. Bilişim teknolojileri öğretmenlerinin en çok öğrenci konusunda, en az ise öğretim konusunda sorunlarla karşılaştıkları belirlenmiştir. Bunun yanı sıra bu öğretmenlerin öğretim konusunda karşılaştıkları sorunların mezun oldukları fakülteye ve çalıştıkları kadro türüne göre farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar itibariyle bazı öneriler geliştirilmiştir.

EğitimEğitim sorunlarıÖğretim sorunları+1
Menekşe Yaprak
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretiminde karşılaştıkları sorunlar (Kastamonu ili örneği)

Bu araştırmanın amacı Kastamonu il merkezinde, ilçe merkezlerinde, belde ya da köylerinde bulunan ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretiminde karşılaştıkları sorunları tespit etmektir. Araştırmanın çalışma grubunu;2012-2013 öğretim yılında Kastamonu il merkezinde, ilçelerinde, belde ya da köylerinde bulunan ortaokullarda görev yapan 142 Sosyal Bilgiler öğretmeni oluşturmuştur. Araştırmanın verileri Akşit tarafından geliştirilen İlköğretimde görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretiminde karşılaştıkları sorunlar adlı araştırmasında kullanmış olduğu 5'li likert tipi anket formu kullanılarak toplanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak kullanılan anket üç bölümden oluşmaktadır. Veri toplama aracının Birinci bölümünde araştırmanın uygulanacağı öğretmenlere yönelik kişisel bilgileri ölçen sorular yer almaktadır. İkinci bölümünde sorunların öğretmenler tarafından sınanacağı 38 adet soru yer almaktadır. Üçüncü bölümü ise açık uçlu bir sorudan oluşmuş olup; bu bölümde öğretmenlerden bahsi geçen sorunlar dışında,varsa karşılaşılan başka sorunlar ve bunlara önerecekleri çözüm yollarını yazmaları istenmiştir. Araştırmada karşılaşılan sorunlar öğrenciden, SBS ve dershaneden, öğretmenden, yöntem ve teknikten, Sosyal Bilgiler programından(müfredattan) kaynaklanan sorunlar olarak gruplandırılmış; öğretmenlerin sorunlara ilişkin vermiş oldukları cevaplar yaş, cinsiyet, görev yeri, mezun olunan öğretim kurumu, lisansüstü eğitim, mezun olunan branş, meslekteki hizmet süresi, hizmet içi eğitim, görev yapılan okulun sosyo- ekonomik durumu, Sosyal Bilgilerde kendini yeterli bulma değişkenleri bakımından anlamlı farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Ayrıca araştırma kapsamında, ortaokullardan yerleşim yerlerine göre örnekler seçilmiş ve bu amaçla İl merkezi, Tosya, Taşköprü, Devrekâni, Cide, İnebolu, Küre, Araç ve Daday'da bulunan ortaokullarda görev yapan Sosyal Bilgiler öğretmenleri ile yüz yüze görüşülmüş ve araştırmanın ikinci veri toplama aracı olan yüz yüze görüşme formu öğretmenlere uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 15.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin anket sorularına vermiş oldukları cevapların değişkenlere göre ortalama, standart sapma ve frekans dağılımlarına ait tablolar oluşturulmuş ve bunlar yorumlanmaya çalışılmıştır. Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin Sosyal Bilgiler öğretiminde karşılaştıkları sorunlara ilişkin görüşleri t-testi ve anova testi kullanılarak analiz edilmiştir. Araştırma sonucunda öğretmenlerin Sosyal Bilgiler öğretiminde birçok sorunla karşılaştıkları tespit edilmiştir. Yapılan analizlerde; • Öğretmenlerin öğrenciden kaynaklanan sorunları ile görev yaptıkları okulların bulunduğu çevrenin sosyo- ekonomik durumu ve Sosyal Bilgiler öğretiminde kendini yeterli bulma değişkenleri arasında bir ilişkinin olduğu sonucuna varılmıştır. • Öğretmenden kaynaklanan sorunlar ile Sosyal Bilgiler öğretiminde kendini yeterli bulma değişkeni arasında bir ilişki tespit edilmiştir. • Yöntem ve teknikten kaynaklanan sorunlar ile öğretmenlerin meslekteki hizmet süresi değişkeni arasında bir ilişkinin var olduğu sonucuna ulaşılmıştır. • Müfredattan kaynaklanan sorunlar ile lisansüstü eğitim değişkeni arasında bir ilişkinin olduğu ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Bilgiler, Sosyal Bilgiler öğretimi, Sosyal Bilgiler Öğretmeni, Sosyal Bilgiler öğretiminde karşılaşılan sorunlar.

Branş öğretmenleriOrtaokul öğretmenleriOrtaokullar+6
Hayati Akmehmetoğlu
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

İmam hatip ortaokulları 5. sınıflarda Arapça öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Giriş, iki bölüm, sonuç ve iki ekten oluşan ?İmam Hatip Ortaokulu 5. Sınıflarda Arapça Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar ve Çözüm Önerileri? başlıklı bu çalışma ülkemizde İmam Hatip ortaokullarında Arapça öğretiminde karşılaşılan sorunları belirleyip, gerekli görülen yerlerde önerilerde bulunmayı amaçlamaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın önemi, amacı ve alanı üzerinde durulmuştur. Birinci bölümde, İmam Hatip Ortaokulu 5. Sınıflarda Arapça Öğretiminde Karşılaşılan Sorunlar; Türkçe ve Arapçanın yapılarından kaynaklanan sorunlar, kitaplardan kaynaklanan sorunlar, öğretim programından kaynaklanan sorunlar, öğretmenlerden kaynaklanan sorunlar, öğrencilerden kaynaklanan sorunlar olmak üzere beş alt başlık altında incelenmiştir. İkinci bölümde, öğretmen anketinden elde edilen veriler değerlendirilmiş ve önerilerde bulunulmuştur. Sonuç bölümünde ise çalışmanın genel bir değerlendirmesi yapılmış ve varılan sonuçlar hakkında bilgi verilmiştir. Ek-1?de öğretmenlere uygulanan anket, Ek-2?de Milli Eğitim Bakanlığının 5. Sınıf Arapça dersi Öğretim programı verilmiştir

ArapçaDil öğretimiYabancı dil öğretimi+3
Seval Gültekin
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de Çerkezce öğretiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu araştırmada, Türkiye'de Çerkezce öğretiminde karşılaşılan sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara çözüm önerileri sunulması amaçlanmıştır. Çerkezce öğretiminde karşılaşılan sorunların tespit edilmesi amacıyla, eğitim öğretimin unsurları olan, öğrenci-öğretmen-kurs üçgeni çerçevesinde bir araştırma yürütülmüştür. Araştırmada, birinci dili Türkçe olan ve sonradan değişik yollar ile Çerkezce öğrenmiş 22 kişi ile görüşülmüştür. Görüşmelerde, kişilerin Çerkezceyi nasıl öğrendikleri, neden öğrendikleri, Çerkezcenin hangi yapılarında zorlandıkları veya zorlanmadıkları, Çerkezceyi nerelerde kullanabildikleri, Türkiye'de Çerkezce öğretiminin daha etkili kılınmasına yönelik görüşleri ve tavsiyelerinin neler olduğu öğrenilmiştir. Araştırmada, sivil toplum kuruluşları veya halk eğitim merkezleri bünyesinde açılmış Çerkezce öğretimi yapılan kurslarda öğreticilik yapan 6 kişi ile yazışma yapılmıştır. Bu yazışmalar sonucunda, Çerkezce öğreticiliği yapan kişilerin, Çerkezce öğretimi yaparlarken karşılaştıkları sorunlar ve bu sorunlara karşı uyguladıkları çözümler, öğreticilerin gözünden Türkiye'deki Çerkezce öğretiminin güçlü yanlarının neler olduğu, birinci dili Türkçe olan ve ikinci dil olarak Çerkezce öğrenmek isteyen kişilere nasıl öğretim yapılmasına dair öğreticilerin görüşleri öğrenilmiştir. Araştırma kapsamında, Çerkezce öğretimi yapılan 3 kursta gözlemci olarak bulunulmuştur. Bu gözlemler kapsamında, Çerkezce öğretimi yapılan kursların fiziki donanımlarının, kurslarda yer alan öğretmen ve öğrencilerin ilişki ve davranışlarının, Çerkezce kurslarında eğitim öğretimin incelenmesi yapılmıştır. Araştırma sonucunda elde edilen veriler içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş ve yorumlanmıştır. Verilerin analizi sonucunda, Türkiye'de Çerkezce öğretiminde karşılaşılan iki önemli sorunun bulunduğu anlaşılmıştır. • Birinci önemli sorun olarak, öğrenci ve öğretmenlerin, Çerkezce öğrenimi ve öğretimi esnasında ulaşabilecekleri işitsel, görsel, yazılı materyallerin çok az olması, az olarak bulunan öğretim materyallerinin ise, iki dilin farklılıklarının dikkate alınmadan hazırlandıkları ve Çerkezce öğrenimi esnasında öğrenicilere rehberlik etmekte yetersiz kaldıkları sonucuna ulaşılmıştır. • Türkiye'de Çerkezce öğretiminde karşılaşılan ikinci önemli sorun olarak ise, hedef dil olan Çerkezce ve birinci dil olan Türkçenin farklılıklarına dikkat edilerek geliştirilmiş bir dil öğretim programının ve bu program doğrultusunda geliştirilmiş, birinci dili Türkçe olup sonradan Çerkezce öğrenmek isteyen kişilere yönelik, Çerkezce öğretimi ile ilgili etkili bir dil öğretim yönteminin henüz geliştirilememiş olması, sonucuna ulaşılmıştır. Çerkezce öğretiminin etkililiğini arttırmaya yönelik öneriler: • Türkiye'de, Halk Eğitim Merkezlerinde Çerkezce öğretimi için, Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü tarafından 2017 yılında hazırlanmış Yabancı Diller Adigece(Çerkezce) A1 Seviyesi Kurs Programı uygulanmaktadır. Bu programın uygulanmasından önce, Çerkezce öğrenmek isteyen kişilere, "başlangıç seviyesi" adı altında bir program uygulanmalıdır. • Bu başlangıç seviyesi adlı programda, yabancı dil öğretim yöntemlerinden Bilişsel Öğretim yöntemi kullanılarak, sarmal yaklaşımla, Çerkezcenin sesleri ve fiilleri öğretilmelidir. • Başlangıç seviyesi programında, başlangıç seviyesinin kazanımlarına uygun olarak sarmal bir düzen ile hazırlanmış ders kitabı, güzel yazı defteri ve ders anlatım videolarının kullanılmalıdır. Anahtar sözcükler:

Dil eğitimiDil öğretimiYabancı dil eğitimi+5
Levent Özcan
Düzce University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilikleri, tutumları ve karşılaşılan problemler

Bu çalışma, fen bilgisi öğretmenlerinin laboratuvar uygulamalarındaki yeterlilikleri ve uygulamalar sırasında karşılaşılan sorunları belirlemek ve sorunların çözümü ile ilgili genel bir bakış açısı oluşturabilmek amacıyla yapılmıştır. Bu araştırma tarama modelinde kurgulanmış betimsel bir çalışmadır. Araştırmanın yöntemi nicel ve nitel yaklaşımların bir arada kullanıldığı karma araştırma yöntemidir. Çalışma 2013–2014 eğitim öğretim yılında Bitlis il, ilçe ve köylerinde görev yapan 110 fen bilgisi öğretmenleri ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Laboratuvar Uygulamaları Yeterlilik Ölçeği, Laboratuvar Tutum Ölçeği, Fen Eğitiminin Bugünkü Durumu Hakkında Görüşler Formu ve Öğretmenlerin Laboratuvar kullanımlarına ilişkin görüşlerini belirleme formu kullanılmıştır. Verilerin analizinde nicel ve nitel analiz teknikleri kullanılmıştır. Nicel veriler frekans, yüzde, bağımsız gruplar t testi, Anova, korelasyon teknikleri ile analiz edilmiş, hesaplamalar SPSS 21 paket programı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada öğretmenlerin açık uçlu sorulara verdiği cevaplar nitel analiz teknikleri kullanılarak yapılmıştır. Bu amaçla öğretmenlerin cevapları kodlama ile benzer kategorilere ayrılmış, elde edilen veriler betimsel olarak incelenmiştir. Araştırma sonunda; öğretmenler, Fen Bilimleri derslerinde, laboratuvarları kullanmanın öğrencilerin derse ilgisini çekme ve etkili öğrenme sağlamadaki önemini açıkça ifade etmişlerdir. Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri incelendiğinde; genel olarak laboratuvara karşı olumlu tutum içinde oldukları laboratuvar yöntemlerini ve tekniklerini bilme ve uygulama noktasında kendilerini yeterli buldukları belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar uygulamaları ile ilgili yeterlilik düzeyleri cinsiyet, mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte, hizmet içi eğitime katılma durumu değişkenlerine göre anlamlı bir farklılık göstermemektedir. Fen bilgisi öğretmenliği, biyoloji, kimya, fizik öğretmenliği ve alanlarından mezun olan Fen bilimleri dersi öğretmenlerinin mezun oldukları bölüme göre laboratuvar çalışmalarına yönelik yeterlilik görüşleri arasında anlamlı bir farklılığın bulunmadığı belirlenmiştir. Fen bilimleri dersinde öğretmenlerin, laboratuvar tutumlarının cinsiyete göre anlamlı bir farklılık gösterdiği ve buna göre erkek öğretmenlerin, kadın öğretmenlere kıyasla, laboratuvar tutumlarının, anlamlı bir farkla, daha olumlu olduğu tespit edilmiştir. Laboratuvar kullanma sıklıkları açısından öğretmenlerin laboratuvar tutumları anlamlı olarak farklılık göstermektedir. Öğretmenlerin laboratuvar tutumlarının mesleki kıdem, görev yapılan okulun bulunduğu yerleşim birimi, mezun olunan fakülte ve hizmet içi eğitime katılma durumu açısından farklılaşmadığı gözlenmiştir. Bununla beraber, öğretmenlerin, laboratuvarlardaki araç-gereçleri yeterince tanımadıkları, kullanamadıkları ve bu araç-gereçlerin bakım ve onarım bilgisine sahip olmadıkları, laboratuvar yöntemini uygulamada kullanılan öğretim yöntem ve tekniklerini derslerde yeterince kullanamadıkları sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Fen Bilgisi Öğretmenleri, Laboratuvar Uygulamaları, Karşılaşılan Güçlükler, Laboratuvar Yeterlilikleri, Laboratuvar Tutumları.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi öğretimi+7
Ayşe Keskin Geçer
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda yabancı dil öğretiminde yaşanan sorunlara ilişkin öğretmen görüşleri

Bu araştırmanın amacı, ilkokullarda İngilizce dersinde yaşanan sorunlara ilişkin sınıf ve İngilizce branş öğretmenlerinin görüşlerinin belirlenmesidir. Araştırma, tarama modelinde olup, betimsel bir nitelik arz etmektedir. Araştırmada veriler, 58 maddeden oluşan anket formu hazırlanarak elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini 2016–2017 eğitim-öğretim yılında Şanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesindeki ilkokullarda görev yapan sınıf ve İngilizce branş öğretmenleri oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi ise Şanlıurfa ilinin Viranşehir ilçesinde tesadüfî örnekleme yöntemi ile seçilen 176 sınıf ve 25 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplam 201 öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada elde edilen verileri çözümlemede SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde (%), frekans, aritmetik ortalamadan faydalanılmıştır. Ayrıca demografik verilere dayalı görüşler arası anlamlı farkın olup olmadığını tespit için ise bağımsız gruplar t testi ve varyans analizi yapılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre; araştırmaya katılan öğretmenlerin İngilizce eğitiminde % 19,4'ü kendilerini yeterli, % 44,3'ü kısmen yeterli, ve % 36,3'ü ise kendilerini yeterli görmemektedirler. Ayrıca sınıf öğretmenleri birleştirilmiş sınıflarda işlenen İngilizce dersinde hedeflenen kazanımlara ulaşmada, zorluk çekmekte ve zaman problemi yaşanmaktadırlar. Araştırmanın sonuçlarına göre, İngilizce öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre, öğrencilerin sınıf içerisinde birbirleriyle İngilizce konuşma etkinlikleri yapacakları ortamları daha fazla sunmaktadır. Yine İngilizce öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre, ilkokul sınıflarındaki İngilizce dersinde, öğrencilerle iletişimi İngilizce olarak daha çok sağlamaktadırlar. Ayrıca sınıf öğretmenleri, İngilizce öğretmenlerine göre ilkokul sınıflarındaki İngilizce dersinde konuları yetiştirme konusunda daha fazla zaman problemi yaşamaktadırlar. İngilizce öğretmenleri, sınıf öğretmenlerine göre, ilkokul İngilizce dersi müfredatının, öğrencilerin yabancı dil gelişimleri açısından onların yaş seviyelerine daha uygun olduğunu ve İngilizce müfredatında yer alan İngilizce ders saatlerinin arttırılması gerektiğini düşünmektedirler. Araştırmaya katılan kadın öğretmenler, erkek öğretmenlere göre, birleştirilmiş sınıflardaki İngilizce derslerinde öğrencilerin eksik olduğu temel derslerin (Türkçe, matematik) öğretimini daha çok işlemektedirler. İlkokullarda İngilizce öğretiminde karşılaşılan sorunlar, yabancı dil öğretiminde kullanılan temel dil öğretim alanlarının (Okuma, yazma, dinleme, konuşma) dikkate alındığı ayrı ayrı araştırmalar yapılabilir. İngilizce dersinin ilkokul birinci sınıflarda yer alıp almamasına yönelik öğrenci, öğretmen, idareci, akademisyen ve veli gibi birçok paydaşın örnekleme dahil edilmesi ile geniş çaplı bir durum çalışması da yapılabilir. Anahtar Kelimeler: İlkokul, İngilizce Öğretimi, Sınıf Öğretmeni, İngilizce Öğretmeni, Yabancı Dil Öğretimi.

Branş öğretmenleriSınıf öğretmenleriYabancı dil öğretimi+5
Oğuzhan Toker
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessAR

ﺍﳌﺸﺎﻛﻞ ﺍﻟﱵ ﺗﻮﺍﺟﻪ ﺍﻷﺗﺮﺍﻙ ﰲ ﺗﻌﻠﻴﻢ ﺍﻟﻠﻐﺔ ﺍﻟﻌﺮﺑﻴﺔ ﻭﺍﳌﻘﺘﺮﺣﺎﺕ

After development of Arabic education in Turkey, researches on Arabic has beenincreasing. These researches hold on in many fields. For example; research aboutcomparsing Arabic and Turkish. According to this, the comparison of sound systembetween Turkish and Arabic, question pre/postpositions and the papers or books whichexplain evaluation of the methods of Arabic education are some of examples on thefield. By this thesis, we, have tried to determine the matters and problems that arecaused lack of education and tried to compensate.There are two main parts of the thesis. In the first part, we have tried to explainthe problems which are faced with in Arabic education. Also, the first part is dividedinto two in its main and one of divided parts gives information about the matters peoplemeet while they are learning Arabics and the other part explains other problems exceptlinguastic.The second part was allocated for the answers of Arabic instructors onquestionnaire and evaluations.Key words: Arabic, education, instruction, instructor, sound system,

Ahmed Aldyab
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersinde karşılaştıkları problemlere yönelik ölçek geliştirme çalışması

Bu çalışma, sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi derslerinde karşılaştıkları problemleri değişkenlerine göre belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda Tokat ilindeki ilköğretim birinci kademe sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi ve spor dersi uygulamalarında karşılaştıkları problemlere yönelik 6'sı demografik maddeler olmak üzere toplam 44 maddelik taslak bir ölçek oluşturulmuştur.Uzmanlara verilen 44 maddelik ölçeğin her bir maddesi için kapsam geçerlilik oranları bulunmuş ve istatistiksel olarak anlamsız bulunan maddeler elimine edildikten sonra geriye kalan 22 maddenin kapsam geçerlilik oranlarının ortalaması alınarak kapsam geçerlilik indeksi 0.78 olarak bulunmuştur. Ölçeği oluşturan maddeler için 5'li likert ölçeği kullanılmıştır. Tokat İl Milli Eğitim Müdürlüğünden alınan izinle ölçekler uygulanıp, toplanmış ve çözümleme aşamasında SPSS programından yararlanılmıştır. İstatistiksel anlamlılık için 0.05 anlamlılık düzeyi seçilmiştir.Sonuç olarak bu araştırmada; sınıf öğretmenlerinin beden eğitimi dersleri ile ilgili uygulama, fiziksel şartlar, formasyon boyutları ve önemseme açısından bazı mesleki problemlerinin olduğu tespit edilmiştir. Okullardaki beden eğitimi dersi ile ilgili tesis, araç ve gereçlerin yetersiz ve eksik olması, sınıf öğretmenlerin beden eğitimi dersi ile ilgili bilgi ve formasyon yeterliliklerinin dersin işlenmesi ve verimliliği açısından sorun yaratması, bu durumlardan kaynaklanan uygulama ve önemseme problemleri tespit edilen bazı sorunlar arasında olduğu görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sınıf öğretmenliği, ilköğretim, beden eğitimi, Faktör Analizi, öğretmen

Beden eğitimi ve spor dersiEğitim sorunlarıFaktör analizi+6
Recep Bozdemir
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenelerinin etkili öğretimi sağlamaya ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bilginin yapısında meydana gelen değişiklikler eğitim programlarının yeniden gözden geçirilmesine neden olmuş ve geleneksel eğitim anlayışından uzaklaşılmasıyla öğrenci merkezi alan yaklaşımların ön plana çıkarılması önem kazanmıştır. Böylelikle öğrenciyi merkeze alan çağdaş eğitim anlayışı öğretmenlerin öğrenme öğretme sürecindeki rollerini değiştirmiştir. Bununla beraber etkili öğretimde gündeme gelmiştir. Etkili bir öğretim için, eğitim öğretim etkinliklerinin üretim yerleri olan sınıfın fiziksel yapısı, öğrenci özellikleri, öğretimin yeterliği büyük önem taşımaktadır. Etkili öğretim, öğrenmenin gereğini ve değişik dönemlerde gelişim aşamalarındaki öğrencilerin özelliklerini anlamayı ve uygulamayı gerektirir. Eğitimin gerçekleşebilmesi için öğretimin, belli hedeflere yönelik öğrenmeleri oluşturmak üzere planlanması, uygulanması ve değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda hazırlanan araştırma, sınıf öğretmenlerinin etkili öğretimi sağlamaya ilişkin görüşlerinin belirlemeye yönelik betimsel bir araştırma niteliği taşımaktadır. Araştırmanın evreni, Konya ili Kulu ilçesinde bulunan 39 ilköğretim okulunda, 225 sınıf öğretmeni olarak belirlenmiştir. Araştırmanın örneklemi, Konya ili Kulu ilçesinde bulunan 39 ilköğretim okulunda görev yapan ve araştırmaya gönüllü olarak katılan sınıf öğretmenlerinden oluşmuştur.Araştırma sonucunda etkili öğretimin gerekliliği ve uygulandığında istenilen başarının gerçekten tatmin edici olduğu ortaya çıkmıştır. Etkili öğretim öğrenci merkezli olduğu görüşü savunulmuş, daha iyi verim alınabilmesi açısından geri bildirimler etkili öğretim için gerekli olduğu düşüncesi ortaya çıkmıştır. Öğretmenlerin etkili öğretim için gerekli mesleki nitelikleri taşıması gerekmektedir. Öğrenme ortamlarının nitelikleri, etkili öğretimi sağlamada önemlidir. Bu sayede etkili öğretimde öğrenmenin kalıcılığı daha fazla olur. Katılımcıların çoğunluğunun, etkili öğretim öğrencilerde derse olan istekliliği artırarak, sosyal ve akademik gelişimlerine katkı sağlar görüşünde olduğu sonucuna varılmıştır. Etkili öğretim eğitim programlarının amaçlarına ulaşmasında, kazanımlar öğrencilere bildirilmeli ve soyut kavramlar somutlaştırılmalıdır. Etkili öğretim sınıfta öğrencilerin sosyal, duygusal gelişimi, dil ve zihinsel gelişimi açısından yararlıdır. Ayrıca toplumsal etkileşim sağlandığından, öğrenciler arası farklılıkların anlaşılmasını ve kabul edilmesi de kolaylaşır sonucuna varılmıştır.

Etkili öğrenmeEtkili öğrenme yöntemleriSınıf öğretmenleri+6
Murat Gürses
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim din kültürü ve ahlak bilgisi eğitimi bölümü öğrencilerinin eğitim-öğretim beklentileri ve sorunları: Atatürk ve Erciyes Üniversiteleri örneği

1998 yılında İlahiyat Fakültelerinin alt bölümleri yeniden yapılandırılmıştır. Yeni program 1998-1999 eğitim-öğretim yılından itibaren uygulanmıştır. Yeni programda, İlahiyat Lisans Programı ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Programı bulunmaktaydı. 2006-2007 eğitim-öğretim yılında yapılan bir düzenlemeyle de İlahiyat Fakültelerinde yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programı, Eğitim Fakültelerine aktarılmıştır. 2010 yılında ise Eğitim Fakültelerindeki Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü, İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü'ne dönüştürülmüştür.Bu tez Atatürk Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü öğrencilerinden seçilen bir örneklem üzerinde yapılan bir alan araştırmasıdır. Bu çalışmada ağırlıklı olarak, uygulanan programdan kaynaklanan öğrenci sorunları ve beklentileri ele alınmıştır. Ayrıca verilerden elde edilen sonuçlar da değerlendirilmiş ve yorumlanmıştır. Bu çalışmanın amacı yeni düzenlemelere veya program geliştirme çalışmalarına veriler sağlamak ve bu konuyla ilgili olarak önerilerde bulunmaktır.Anahtar Kelimeler: Beklenti, sorun, öğrenci, eğitim, öğretim, İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Eğitimi Bölümü.

Ahlak bilgisiDin eğitimiEğitim programları+8
Rahime Kavak
Fırat University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretimde fen ve teknoloji dersini yürüten öğretmenlerin öğretim sürecinde yaşadıkları sorunlar: Elazığ ili örneği

Bu araştırma Elazığ ilindeki İlköğretim fen ve teknoloji dersini yürüten öğretmenlerin öğretim sürecince yaşadıkları sorunları belirlemek amacıyla yapılmış bir çalışmadır.Araştırmanın çalışma evrenini, Elazığ iline bağlı ilköğretim okullarında görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışma evrenini temsil etmek üzere, Elazığ il merkezi ve ilçe merkezlerinden random yöntemiyle seçilen ilköğretim okullarındaki fen bilgisi dersini yürüten 50 öğretmen örneklem olarak belirlenmiştir. Seçilen bu okulların ilköğretim birinci kademe 4 ve 5.sınıflarını okutmakta olan sınıf öğretmenleri ile ilköğretim ikinci kademe fen bilgisi derslerini yürüten fen bilgisi öğretmenlerine ulaşılmıştır. Sınıf Öğretmenliği ile Fen ve Teknoloji öğretmenliği branşından 50 öğretmene hazırlanan anket uygulanmıştır.Toplanan verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Kişisel bilgilerde ise yüzde ve frekans tekniği uygulanmıştır. Öğretmenlerin Fen ve Teknoloji dersi öğretim süreci öncesinde, öğretim sürecinde, ölçme değerlendirme sürecinde, Fen ve Teknoloji dersinde, Fen ve Teknoloji dersi öğretim programında yaşadıkları sorunların güçlük düzeylerinin branşa (Fen ve Teknoloji öğretmeni - Sınıf öğretmeni), cinsiyete (Kadın ? Erkek), yüksek lisans yapıp yapmama durumuna göre, öğretmenlerin görev yerine göre istatistiksel olarak anlamlı farklılık olup olmadığını test etmek için t-testi kullanılmıştır. Öğretmenlerin Fen ve Teknoloji dersi öğretim süreci öncesinde, öğretim sürecinde, ölçme değerlendirme sürecinde, Fen ve Teknoloji dersinde, Fen ve Teknoloji dersi öğretim programında yaşadıkları sorunların güçlük düzeylerinin mesleki kıdem (0-5 yıl, 6-10 yıl, 11-15 yıl, 16 yıl ve üzeri) ve eğitim durumuna göre istatistiki olarak değişip değişmediğini test etmek için ANOVA kullanılmıştır.Süreç öncesinde, süreçte, ölçme değerlendirmede, fen ve teknoloji dersinde ve öğretim programında branş, eğitim durumu ve görev yeri açısından anlamlı bir farklılık görülmemektedir. Fakat analiz sonucunda süreç öncesi ve ölçme değerlendirme aşamalarında fen ve teknoloji öğretmenlerinin sınıf öğretmenlerine oranla daha fazla güçlük yaşadığı, süreçte ise sınıf öğretmenlerinin fen ve teknoloji öğretmenlerine oranla daha fazla güçlük yaşadığı görülmektedir. Öğretim programı ile ilgili sorunlarda cinsiyet açısından anlamlı bir farklılık görülmektedir. Fakat genel olarak bakıldığında Fen ve Teknoloji dersini yürüten öğretmenlerinin uygulamada karşılaştıkları sorunlarda (Süreç öncesi hazırlıkta karşılaşılan sorunlar, Süreçte karşılaşılan sorunlar, Ölçme değerlendirme etkinliklerinde karşılaşılan sorunlar), Fen ve Teknoloji dersi ile ilgili karşılaşılan sorunlarda ve Fen ve Teknoloji Dersi Öğretim Programıyla ilgili sorunlarda cinsiyet açısından kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere oranla daha fazla sorun yaşadığı görülmektedir. Kıdem açısından Tukey testinden elde edilen verilere göre 0-5 yıl ile 16 yıl ve üzeri arasında 0-5 yıl lehine ayrıca Yüksek lisans eğitimi açısından da yüksek lisans yapan öğretmenler lehine anlamlı farklılık görülmektedir.Anahtar Kelimeler: İlköğretim, Fen Eğitimi, Ölçme Değerlendirme, SPSS, Öğretim Programı

ElazığEğitim sorunlarıFen ve teknoloji dersi+5
Tuba Dağ
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmenlerinin yabancı dil öğretiminde karşılaştığı sorunların incelenmesi

Bu çalışmada İngilizce öğretmenlerinin dil öğretiminde karşılaştıkları sorunlar ile ilgili görüşleri belirlenmiştir. Çalışma, 2021-2022 öğretim yılı Burdur il merkezinde yer alan kamu ve özel ortaokullarda görev yapan 64 İngilizce öğretmeni ile yürütülmüştür. Çalışmaya gönüllülük esasına göre katılan öğretmenlerin görüşleri araştırmacı tarafından alanyazın ve uzman desteği alınarak geliştirilen ve 31 maddeden oluşan beşli likert tipi anket ile alınmıştır. Anket formu "ders kitapları", "okulun fiziki şartları", "yönetim", "öğretmen", "öğrenci", "program" ve "aile" kaynaklı sorunlar olarak alt boyutlara ayrılmıştır. Anket formunun uygulanması sonucunda elde edilen verilerin iç tutarlılık katsayısı 0,86 olarak belirlenmiştir. Elde edilen verilerin betimsel istatistiklerinin karşılaştırılmasında non-parametrik testlerden Kruskal Wallis H ve Mann Whitney U testi kullanılmıştır. Verilerin karşılaştırılması sonucunda yabancı dil öğretim sürecinde karşılaşılan sorun düzeylerinin öğretmenlerin cinsiyet, mezun olunan program ve çalıştıkları kurumlar açısından aralarında anlamlı fark bulunmadığı tespit edilirken, yaş faktöründe fark bulunmuştur. Öte yandan İngilizce öğretmenlerinin yabancı dil öğretim sürecinde karşılaştıkları sorunların başında "Öğrencilerin okul içi ve okul dışı pratik yapma imkânı bulamaması" maddesi gelmiştir. Bu sorunu "yardımcı kaynakların maliyetli olması, İngilizce laboratuvarların yetersiz olması, İngilizceye karşı önyargının söz konusu olması, ders kitaplarının öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını karşılamaması ve dil öğrenmeye karşı ilgi ve motivasyon eksikliği" izlemektedir.

Branş öğretmenleriEğitim sorunlarıYabancı dil eğitimi+4
Ebru Gürhan Eroğlu
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Fen eğitimindeki kimya konularının öğretiminde ilköğretim II. kademede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri

Bu çalışmada; 7. sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Tanecikli Yapısı? 8. Sınıf öğrencilerine bir önceki yılın kimya dersi konusu olan ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? ünitelerinde verilen doğru cevaplara göre; cinsiyet, ailenin gelir durumu, annenin eğitim durumu, babanın eğitim durumu ve yaşanılan yer değişkenleri için öğrencilerin bilişsel alan basamaklarında gösterdikleri başarı ve kalıcılığın belirlenmesi, ayrıca bu üniteler için seçilen kazanımların verilen doğru cevaplara göre bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarının belirlenmesi amaçlanmıştır.Çalışma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Elazığ?da 9 il merkezi, 6 ilçe ve 2 köy ilköğretim okulu olmak üzere toplam 17 ilköğretim okulunda gerçekleştirilmiştir. Örneklemi 7. sınıftan 670 ve 8. sınıftan 584 öğrenci olmak üzere toplam 1254 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma 6. sınıf ?Maddenin Tanecikli Yapısı? ve 7. sınıf ?Maddenin Yapısı ve Özellikleri? üniteleri için 7. ve 8. sınıflara uygulanmak üzere Bloom?un Bilişsel Alan Taksonomisine göre, her soru en az bir kazanımı ölçecek şekilde 15?er soru halinde hazırlanmıştır. Kazanımların bilişsel alan basamaklarında gerçekleşme durumlarını ve hangi basamakta kalıcılığın fazla olduğunu belirlemek için sorular seçilirken uzman görüşü alınmıştır. Milli Eğitim Bakanlığının belirlediği öğrenci kazanımların Bloom Taksonomisinin ilk üç basamağı olan bilgi, kavrama ve uygulama basamaklarında oldukları, daha üst basamaklarda kazanımlara yer verilmediği uzman görüşü de alınarak belirlenmiştir. Bu nedenle sorular bu üç basamağa göre seçilmiştir.Analizler yapılırken SPSS programı kullanılmıştır. Araştırma için yapılan analizlerde Bağımsız Örneklem t-tesi (Independent Sample t-test) ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır.Elde edilen verilere göre 7. sınıflar için başarı testinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,52 ve ayırt edicilik indeksi 0,34 olarak; 8. sınıflar için başarı tersinin güvenirliği 0,73, ortalama güçlük indeksi 0,49 ve ayırt edicilik indeksi 0,47 olarak hesaplanmıştır. Bu sonuçlar başarı testlerinin ayırt edicilik, güçlük ve güvenirlik açısından iyi tasarlanmış testler olduklarını göstermektedir. Araştırma bulguları 0,05 anlamlılık durumuna göre yorumlanmıştır.7. sınıflar için bilgi ve uygulama basamaklarındaki kazanımlar, verilen doğru cevap yüzdelerine göre belirlenen %70 sınırının altında kaldıklarından kazanılmamıştır. Kavrama basamağında Soru 1?de ölçülen K.4.1.; K.4.4., Soru 7?de ölçülen K.1.3.; K.1.5. ve Soru 9?da ölçülen K.1.2. doğru cevaplar için belirlenen %70 sınırının üstünde olduklarından kazanılmışlardır.bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın ve başarının en yüksek olduğu basamaklar sırasıyla kavrama, uygulama ve bilgi basamaklarıdır. Kalıcılığın en yüksek olduğu kavrama basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan ve anne ve babaları üniversite mezunu kız öğrencilerin oluşturduğu grup en başarılı grup olmuştur.8. sınıflar için kavrama basamağındaki kazanımlar, doğru cevap yüzdeleri belirlenen %70 sınırının altında kaldıkları için kazanılmamışlardır. Bilgi basamağında Soru 2?de ölçülen K.6.3. ve uygulama basamağında Soru 4?te ölçülen K.2.5. ise doğru cevap yüzdeleri %70 sınırının üstünde oldukları için kazanılmışlardır. Bilişsel alan basamaklarında kalıcılığın en yüksek olduğu basamaklar yaşanılan yer değişkeni hariç (köy değişkeninde başarının ve kalıcılığın en yüksek olduğu basamak uygulama basamağıdır.) bilgi, uygulama ve kavram basamakları olarak sıralanmaktadır. Kalıcılığın en yüksek olduğu bilgi basamağında şehirde yaşayan, aile gelir durumu 2250 TL üzeri olan, anne eğitim durumu diğer grubunda; baba eğitim düzeyi üniversite mezunu olan kız öğrencilerden oluşan grup en başarılı grup olmuştur. Anahtar Kelimeler: Kazanımlar, Bloom Taksonomisi, bilişsel alan basamakları, 6. sınıf Maddenin Tanecikli Yapısı ünitesi, 7. sınıf Maddenin Yapısı ve Özellikleri ünitesi.

Bloom taksonomisiEğitimFen bilgisi+5
Gizem Aksakal Ercan
Fırat University · Institute of Educational Sciences
2013
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarih öğretmenlerinin eskiçağ tarihi ve eski Türk tarihi öğretiminde karşılaştıkları sorunlar ve önerileri (Ankara ili ortaöğretim kurumlarında)

Bu çalışmanın amacı, Ortaöğretim 9. sınıf Tarih ders kitabının (Tarih I) Eskiçağ Tarihi ve Eski Türk Tarihi konularından oluşan II. ve III. üniteleri ile ilgili olarak, dersi yürüten tarih öğretmenlerinin tutumları, ders işlenişi, kitap içeriği ve okul dışı eğitim konusundaki görüşlerini ortaya koymak ve öğretmenlerin sorunlara yönelik önerilerini belirleyerek, çözüm yolu önermektir.Çalışmanın amacını gerçekleştirmek üzere, Ankara ili sınırları içerisinde bulunan 46 lisede görevli 202 tarih öğretmenine alan araştırması yapılmıştır. Bu araştırma sonucu, Tarih I ders kitabının II. ve III. üniteleri ile ilgili dört tabloda anlamlı bir farklılık ortaya çıkmıştır.Araştırmamıza katılan öğretmenleri Tarih 9 ders kitabının II. ve III. ünitelerini sistematik bulmalarına rağmen konularla ilgili görselleri yetersiz bulmakta ve okul dışı etkinliklerle bu konuların öğretiminin daha nitelikli olacağını düşünmektedirler. Ders kitaplarının ekinde çeşitli görsellerden oluşan cd, dvdlerin hazırlanması ve özellikle müze gezileri ile ilgili uygulamalardaki işlemlerin kolaylaştırılması gerektiğini belirtmektedirler. Bazı öğretmenler alanla ilgili donanımlarının yetersiz olduğunu; bu eksikliklerin alanla ilgili güncel bilgilerle birlikte hizmet içi eğitimlerle telafi etmelerinin sağlanmasını önermektedirler.

Branş öğretmenleriEski Çağ tarihiLise öğretmenleri+7
Aysun Aynur Yılmaz
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00

Related subjects