Classroom management

144 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Anaokullarında örgüt iklimi ile öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkinin incelenmesi: Malatya ili örneği

Bu araştırma, resmi bağımsız anaokullarında çalışan okulöncesi öğretmenlerinin okullarının örgüt iklimine ilişkin algıları ile sınıf yönetimi becerileri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Bu amaç doğrultusunda 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Malatya il merkezinde bulunan 15 bağımsız anaokulundan 102 öğretmenle çalışılmıştır. Öğretmenlerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu?, öğretmenlerin örgüt iklimi algılarını belirlemek amacıyla ?Örgütsel İklimi Betimleme Anketi? ve öğretmenlerin sınıf yönetimi algılarını belirlemek amacıyla ?Sınıf Yönetimi Beceri Düzeyi Ölçeği? kullanılmıştır. Elde edilen verilerin analizi için SPSS 17.0 programı kullanılmış, frekans, yüzde, Cluster analizi, Pearson korelasyon katsayısı ve Regresyon analizi tekniklerinden yararlanılmıştır.Araştırmanın sonucunda, öğretmen algılarına göre çalışılan 15 okuldan 5 okulun iklim tipi ?Açık?, 2 okulun iklim tipi ?İlgili?, 3 okulun iklim tipi ?İlgisiz? ve 5 okulun iklim tipi ?Kapalı? olarak belirlenmiştir. Örgüt ikliminin alt boyutları ile öğretmenlerin cinsiyeti, yaşı, öğrenim düzeyi, öğretmenlikte çalışma süresi, bulunduğu okulda çalışma süresi ve günlük çalışma süresi arasında anlamlı bir fark bulunmazken, çalışılan yaş grubu ile örgüt ikliminin ?Mesleki Dayanışma? alt boyutu arasında, çalışılan yaş grubu ve çalışılan çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Samimi? alt boyutu arasında pozitif yönde, çocuk sayısı ile örgüt ikliminin ?Destekleme? alt boyutu arasında negatif yönde anlamlı ilişki bulunmuştur.Araştırmaya katılan öğretmenlerin algılarına göre büyük bir çoğunluğunun yeterli düzeyde sınıf yönetimi becerilerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin demografik özellikleri ile öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Öğretmenlerin algılarına göre örgüt ikliminin ?Yakından Kontrol?, ?Engelleme? ve ?İlgisiz?alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmazken, örgüt ikliminin ?Destekleme?, ?Mesleki Dayanışma? ve ?Samimi? alt boyutları ile algılanan sınıf yönetimi becerileri arasında anlamlı ilişkiler belirlenmiştir. Öğretmenler tarafından alğılanan örgüt ikliminin, öğretmenler tarafından algılanan sınıf yönetimi becerilerine etkisine ilişkin yapılan Regresyon analizi sonucunda istatstiksel olarak anlamlı bir sonuca ulaşılamamıştır.

AnaokullarıMalatyaOkul öncesi eğitim+8
İmray Nur
İnönü University · Institute of Educational Sciences
2012
00
DoctorateOpen AccessTR

Sınıf yönetimi kapsamında ilkokul öğrencilerinin eğitiminde sosyal ağların etkililiği

Günümüzde öğrenciler, dijital yerliler, öğretmenlerde dijital göçmen olarak kabul edilmektedir. Yeni yüzyılda değişen öğrenci ve öğretmen tanımlarıyla birlikte sınıf yönetimine yüklenen anlamda değişmektedir. Bu araştırmanın amacı sınıf yönetimi kapsamında eğitsel bir sosyal ağın ilkokul öğrencilerinin eğitiminde etkili kullanılabilirliğini incelemektir. Araştırmada karma araştırma yöntemi kullanılmış ve karma yöntem olarak açıklayıcı karma yöntem benimsenmiştir. Örnekleme olarak amaçsal örnekleme kullanılmıştır. Araştırma grubunu 2014-2015 eğitim-öğretim bahar döneminde Afyonkarahisar İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı bir ilkokulda öğrenim görmekte olan 4. sınıf toplam 51 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın uygulama kısmında araştırma grubuna 5 hafta süreyle eğitsel sosyal ağ üzerinde ders ve ders haricindeki konularla ilgili, kaynak-materyal, ödev, derslerini destekleyici video paylaşmaları ve ders konularıyla ilgili etkileşimde bulunarak işbirliği kurmaları sağlanmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak, Sosyal Ağların Eğitimde Kullanım Ölçeği ve Sosyal Ağ Kullanışlılık Anketi ve eğitsel sosyal ağ üzerinde gerçekleştirilen sınıf içi etkileşimlerden yararlanılmıştır. Elde edilen verilerin incelenmesinde betimsel istatistiklerden yararlanılmıştır. Araştırmanın sonunda, katılımcılar eğitsel sosyal ağların yararlı bir araç olduğunu; eğitsel sosyal ağların öğrenci-öğrenci etkileşiminde oldukça yüksek seviyede olduğunu belirtmişlerdir. Kullanılan eğitsel sosyal ağ öğrenciler arasındaki iletişimi, kaynak-materyal paylaşımını ve yardımlaşmayı arttırdığını göstermiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar neticesinde sosyal ağların eğitimin farklı kademelerinde kullanılabileceğine yönelik önerilerde bulunulmuştur.

Elektronik öğrenmeSosyal ağlarSınıf yönetimi+1
Yakup Oflaz
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Educational Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Beden eğitimi öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin farklı değişkenler açısından incelenmesi

Bir toplumda içerisinde bulunduğu mevcut pozisyonu ve gelecekteki pozisyonunu belirleyecek olanlar doğrudan öğretmenlerdir. Bu anlamda öğretmenlerin toplumu çağdaş seviyeye çıkaracak olan kişlerin olduğu unutulmamalıdır. Öğretmenlerin bu önemli vazifeyi icra ederken ve rahta bir biçimde işini yaparken zorlukla karşılaşmamaları gerekmektedir. Bu anlamda öğretmenlerin sınıf ortamında rahat olmaları ve sınıfı yönetme açısından etkili becerilere sahip olması gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, beden eğitimi öğretmenlerinin farklı değişkenler açısından sınıf yönetimi becerilerinin incelenmesi amacıyla yapılan bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Gaziantep ilinde görev yapmakta olan beden eğitimi öğretmenleri, örneklem grubunu ise gönüllülük esasına dayalı olarak seçilen 408 (284 erkek, 124 kadın) öğretmen oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak; Yüksel (2013) tarafından geliştirilen "Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği" kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22.0 programı kullanılmıştır. Normallik ve homojenlik sınamasının akabinde ikili gruplarda bağımsız gruplarda t testi, ikiden fazla grupların olduğu değişkenlerde ise tek yönlü varyans analizi ve LSD post-hoc test düzeltmesi yapılmıştır. Değerler ortalama ve standart sapma şeklinde sunulmuştur ve 0.05 anlamlılık düzeyinde incelenmiştir. Araştırma sonucunda; ölçeğin öğrenme-öğretmen süreci ile iletişim alt boyutlarında kadınlar lehine anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Ayrıca evli katılımcılar lehine anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilirken, yaş grubunda ölçeğin alt boyutlarından sınıfın fiziksel düzeni, öğrenme-öğretme süreci, iletişim ve davranış yönetimi alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Eğitim durumu değişkenine göre herhangi bir anlamlılık görülmezken, görev süresi değişkeni açısından sınıfın fiziksel düzeni, öğrenme-öğretme süreci, davranış yönetimi ve mativasyon alt boyutlarından anlamlı bir farklılık olduğu belirlenmiştir. Görev yapılan okul türü değişkenine göre anlamlı bir farklılığın olduğu görülürken, haftalık ders saati değişkeni açısından ise ölçeğin bütün alt boyutlarında anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür.

BeceriBeden eğitimiSınıf yönetimi+2
Melike Durmuş
Gaziantep University · Institute of Health Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim I. kademesinde görev yapan öğretmenlerin öğretim, davranış ve insan yönetiminde müdahaleci olup olmamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

ÖZET İLKÖĞRETİMİN I. KADEMESİNDE GÖREV YAPAN ÖĞRETMENLERİN ÖĞRETİM, DAVRANIŞ VE İNSAN YÖNETİMİNDE MÜDAHALECİ OLUP OLMAMALARININ BAZI DEĞİŞKENLER AÇISINDAN İNCELENMESİ Mahmut ÖĞ Yüksek Lisans Tezi, İlköğretim Anabilim Dalı Danışman: Yrd. Doç. Dr. Filiz YURTAL Eylül,2003; 106 sayfa Bu araştırma öğretmenlerin sınıfta öğretim, davranış ve insan yönetiminde müdahaleci olup olmamasının cinsiyet, meslekteki kıdem ve görev yapılan yer değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacı ile yapılmıştır. Araştırma Adana merkez ilçelerinde çalışan 178 öğretmen üzerinde yapılmıştır. Araştırmanın bağımlı değişkeni sınıfta öğretim, insan ve davranış yönetim biçimlerini ölçmek için Martin(1997) tarafından geliştirilen ve Türkçe'ye uyarlaması araştırmacı tarafından yapılan Sınıf Yönetiminde Tutum ve İnançlar (Attitudes & Beliefs on Classroom Control) Envanteri kullanılmıştır. Envanter öğretmenlere uygulanmış ve elde edilen öğretim, insan ve davranış yönetimi puanlan cinsiyet, görev yapılan yer ve meslekteki kıdeme göre farklılaşıp farklılaşmadığı belirlenmiştir. Bunun için değişkenin boyutları iki olduğunda t testi; ikiden fazla olduğu durumlarda ise tek yönlü varyans analizi yapılmış ve gözlenen farklılıklar Scheffe -F testi ile kontrol edilmiştir. Anlamlılık düzeyi,05 olarak alınmıştır. Araştırma sonuçlan öğretmenlerin sınıfta öğretim, insan ve davranış yönetimi ile cinsiyet ve görev yapılan yer değişkenleri arasında anlamlı bir farklılık olmadığım, meslekteki kıdem ile öğretim yönetimi arasında anlamlı bir ilişki olduğunu göstermiştir. Buna göre kıdemi fazla olan öğretmenlerin öğretim yönetimi alanında daha müdahaleci olduğu görülmüştür. 12-15 yıl kıdemine sahip öğretmenlerin öğretim yönetiminde 8-11 ve 4-7 yıl kıdemine sahip öğretmenlere göre daha müdahaleci oldukları görülmüştür.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, Öğretim Yönetimi, İnsan Yönetimi, Davranış Yönetimi,

DavranışEğitim yönetimiMüdahale+5
Mahmut Öğ
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2003
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin sınıf yönetimindeki yeterlikleri

Sınıf yönetimiYeterlilikÖğrenci tutumu+2
Yüksel Gündüz
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2001
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerde yaşanan tükenmişlik sendromunun sınıf yönetimi sorunlarını çözme becerisine etkisi

Bu araştırmada, tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenlerinin sınıf yönetim sorunlarını nasıl ele aldıkları incelenmiştir. Araştırına kapsamına giren bireyler, Antalya ili sınırlan içindeki ilköğretim okullarında 2002-2003 eğitim öğretim yılında branş öğretmeni olarak görevini yürüten 100 öğretmen arasından tükenmişlik düzeyi yüksek olarak belirlenen 25 kişiden oluşmaktadır. Öğretmenlerin tükenmişlik düzeyleri "Maslach Tükenmişlik Envanteri" (Maslach, 1981) ile ölçülmüştür. Bireylerin özlük nitelMerini belirlemek için kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Sınıf yönetim becerilerini betimlemek amacıyla da yan yapüandırılmış görüşme tekniği uygulanmıştır. Tükenmişlik düzeyleri yüksek çıkan öğretmenlerin görüşmeler sonucu verdikleri yanıtlar, öğretmen öğrenci ilişkileri, öğretim sürecinin düzenlenmesi, olumlu öğrenci davranışlarına ve sınıf sorunlarına yaklaşım biçimleri şeklindeki bulgulara ulaşılmıştır. Araştırmanın sonuçlan şu şekilde özetlenebilir; 1. Tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenleri öğrenciler ile iyi ilişkiler kuramamaktadrr. 2. Tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenleri öğretim sürecini düzenlerken olumlu öğretim ortamı yaratamamakta, öğretimi daha etkili hale getirememektedir. 3. Tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenleri olumlu öğrenci davramşlanna ödüllendirerek yaklaşmakta ancak ödüllendirirken etkinlik peHştireçlerini, sosyal ve maddi pekiştireçleri çok az kullanmakta ve öğrencileri not ile ödüllendirmeyi tercih etmektedir. 4. Tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenleri sınıf içindeki olumsuz öğrenci davramşlarınm nedenlerini ailevi sebepler ya da yaş dönemi özellikleri gibi kendi kontrolleri dışında bir neden ile açıklamaktadrrlar.VI 5. Tükenmişlik düzeyi yüksek ilköğretim branş öğretmenleri sınıf içindeki sorun durumlarda olumsuz davranışı engellemek için bağırmayı, kızmayı ve küçük düşürmeyi tercih etmektedir.

Eğitim psikolojisiEğitim yönetimiProblem çözme becerisi+6
Seçil Canpolat
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf ve branş öğretmenlerinin ilköğretim 5. sınıflarda karşılaştıkları istenmeyen davranışlar ve bu davranışlarla baş etme stratejileri

Bu araştırmanın amacı, sınıf ve branş öğretmenlerine göre ilköğretim 5. sınıflarda karşılaşılan istenmeyen davranışlar ve baş etmede kullanılan stratejilerin neler olduğunun incelenmesidir.Araştırma evrenini 2008?2009 eğitim öğretim yılında Şırnak ili Cizre ilçesinde bulunan ilköğretim okullarındaki 5. sınıflarda derslere giren sınıf ve İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Nicel ve nitel araştırma modellerinin ikisi kullanılarak desenlenen araştırmada örnekleme yöntemi olarak amaçlı (olasılıklı olmayan) örnekleme yöntemlerinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi (convenience sampling) yöntemi kullanılmıştır. Bu bağlamda Cizre merkez ve merkeze bağlı köyler de dahil olmak üzere toplam 18 ilköğretim okulundaki 84 sınıf öğretmeni ve 31 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplamda 115 öğretmene ulaşılarak anket uygulanmıştır. Anket uygulanan öğretmenlerden gönüllülük esasına dayalı olarak 6 sınıf öğretmeni ve 6 İngilizce öğretmeni olmak üzere toplam 12 öğretmenle de görüşme yapılmıştır.Bu araştırma için gerekli veriler araştırmacı tarafından ilgili literatürden yararlanılarak ve uzman görüşüne başvurularak geliştirilen anket formunun uygulanması ve öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilmiştir. Anket kullanılarak elde edilen verilerin analizinde SPSS paket programı 13.0 kullanılmış, sonuçları ise frekans ve yüzde olarak sunulmuştur. Görüşme video kamera ile kaydedilmiş ve içerik analizi ile çözümlenmiştir Araştırmadan elden edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir:Sınıf öğretmenleri en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, söz hakkı almadan konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, ödev yapmamak, verilen görevleri yerine getirmemek, küfür etmek, yalan söylemek, hırsızlık yapmak ve öğretmeni dinlememek olarak belirtirken; İngilizce öğretmenleri ise en çok karşılaştıkları istenmeyen davranışları; birbirleriyle konuşmak, dersin akışını isteyerek bozmak, birbirlerini şikâyet etmek, arkadaşlarına karşı saldırgan davranışlar sergilemek, küfür etmek, yalan söylemek, derste ders dışı şeylerle uğraşmak olarak belirtmişlerdir.Sınıf öğretmenleri karşılaştıkları istenmeyen davranışlar karşısında en çok sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (soru sorma), beden dili (göz teması kurma), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullanırken; İngilizce öğretmenlerinin sözlü uyarı (söz ile uyarı), davranışın nedenini araştırma (dersten sonra konuşma), ceza verme (eksi not), görmezden gelme ve davranış düzenleme (açıklama yapma) stratejilerini kullandıkları sonucuna ulaşılmıştır.Anahtar Kelimeler: Sınıf Yönetimi, İstenmeyen Davranış, İlköğretim

Başa çıkmaEğitim yönetimiSınıf içi davranışlar+5
Gülsen Danaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarının incelenmesi

Bu araştırmada sınıf yönetiminde anne baba tutumlarından kaynaklanan istendik ve istenmedik öğrenci davranışlarını incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın deseni olarak nitel araştırma yöntemlerinden olgu bilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu 2019-2020 eğitim–öğretim yılında Yozgat il merkezinde 10 devlet ilkokulunda görev yapan 25 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Bu araştırmada, çalışma grubu amaçlı örnekleme yönteminden ölçüt örneklemeyle tespit edilmiştir. Ölçüt örneklemede öğretmenlerin mesleki kıdeminin en az beş yıl ve ilkokul 1, 2, 3 veya 4. sınıfı okutuyor olması gözetilmiştir. Araştırma verileri, araştırmacının geliştirdiği yarı-yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analiziyle çözümlenmiştir. Bu araştırmada anne baba tutumundan kaynaklanan en sık tekrar eden istenmedik öğrenci davranışları şiddet, küfretme ve ödev yapmama; en sık tekrar eden istendik öğrenci davranışları ise saygılı davranma, sorumluluklarını yerine getirme ve tertipli düzenli olmadır. İstenmedik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında aşırı hoşgörülü, ihmalkâr, otoriter, tutarsız, aşırı koruyucu anne baba tutumunun; istendik öğrenci davranışlarının ortaya çıkmasında ise demokratik anne baba tutumunun etkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. En sık tekrar eden istenmedik davranış sorumluluklarını yerine getirmeme olup, bu davranışın ortaya çıkmasında tüm anne baba tutumlarının etkili olduğu belirlenmiştir. Ayrıca en fazla sorunlu davranışa yol açan anne baba tutumunun aşırı hoşgörülü anne baba tutumu olduğu, sonra sırayla ihmalkâr, otoriter, tutarsız ve koruyucu anne baba tutumu olduğu ortaya çıkmıştır. İstenmedik öğrenci davranışlarının sınıf yönetiminde eğitim öğretimi aksattığı, arkadaşlık ilişkilerini bozduğu, sınıf başarısını düşürdüğü ve istenmedik davranışları yaygınlaştırdığı; istendik öğrenci davranışlarının ise öğretmen motivasyonunu, eğitim öğretime ayrılan zamanı ve akademik başarıyı artırdığı, istenmedik davranışları azalttığı, paylaşım ve arkadaşlık ilişkilerini olumlu etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, sınıf yönetiminde karşılaşılan istendik ve istenmedik öğrenci davranışıyla anne baba tutumları arasında ilişki olduğu sonucu ortaya çıkmıştır.

Ana-baba tutumuSınıf yönetimiÖğrenci davranışı+5
Fadime Ceylan Arpacı
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi öğretmen adaylarının ve okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin tutum ve inançlarının incelenmesi

Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının ve öğretmenlerinin sınıf yönetimine ilişkin inanç ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Adana ili merkez ilçelerinde (Sarıçam, Çukurova, Yüreğir) bağımsız anaokullarında görevli 164 öğretmen ve Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi okul öncesi öğretmenliği bölümünde okuyan 141 öğretmen adayı oluşturmuştur. Martin, Yin ve Baldwin (1998) tarafından geliştirilen, Türkçeye uyarlaması Savran (2002) tarafından yapılan Sınıf Yönetimine Yönelik Tutum ve İnanç Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen adayları ve öğretmenler içerisinden gönüllük esasına göre 10 okul öncesi öğretmen adayı ve 10 okul öncesi öğretmeniyle görüşmeler yapılmış ve toplanan veriler incelenmiştir. Araştırmanın nitel verileri araştırmacı tarafından oluşturulan yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla elde edilmiştir. Ölçekten elde edilen veriler SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Öğretmenlere ve öğretmen adaylarına ait bağımsız değişkenlere ilişkin ortalamalar arasındaki farklılıklar bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi yapılarak belir-lenmiştir. Elde edilen nitel veriler içerik analizi yapılarak çözümlenmiştir. Araştırmanın sonuçları hem okul öncesi öğretmen adaylarının hem de okul öncesi öğretmenlerinin sınıf yönetiminin ders yönetimi ve insan yönetimi boyutlarında müdahaleci bir inanç ve tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlarda da okul öncesi öğretmen adayları ve öğretmenlerin sınıf yönetiminde müdahaleci inanca sahip olduklarını desteklemektedir. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, Öğretmen ve Öğretmen adayı inançları, Müdahaleci, Müdahaleci olmayan, Etkileşimci.

Aday öğretmenlerOkul öncesi öğretmenlerSınıf yönetimi
Oğuz Keleş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Attention deficit hyperactivity disorder(ADHD)in EFL classrooms: Elementary school English teachers' knowledge of ADHD, classroom management and teaching strategies

Research conducted on Attention Deficit/Hyperactivity Disorder (ADHD) so far has revealed that approximately one child in every classroom is estimated to have ADHD. The symptoms of ADHD are present in children as young as 2-3 years old; however, the disorder is most commonly diagnosed in the elementary school years when the demands of school expose the problem. The most common age of diagnosis is 7 years old. Therefore, it is essential that elementary school English teachers are equipped with the necessary information about the disorder to effectively teach these students. 252 elementary school English teachers, all of whom were EFL teachers in state schools, completed a survey containing information on demographic characteristics, a questionnaire on their knowledge of ADHD and a survey on their educational interventions for students with ADHD. 10 teachers were selected from among the 252 teachers and were interviewed in order to collect further data for the study. Results indicated that the teachers' mean scores on the Knowledge of Attention Deficit Disorders Scale (KADDS) were 18,23 out of 34 points. Findings from both Teacher Intervention Survey (TIS) and the semi-structured interview revealed that the teachers performed better in the instructional management category. This category notably included the strategies of physical arrangement of the classroom, structure of the classroom, varied presentation and format of materials and use of cues, prompts and attention checks. Teachers underperformed in behavior management category, notably including token economy, response cost, time-out from positive reinforcement, home –based contingencies and self-management. The results also revealed that the teachers generally perceived more barriers to the implementation of interventions that fell under the category of behavior management. Findings revealed that teachers need more effective training about ADHD in order to improve the theoretical and practical knowledge about the disorder. It is worth mentioning that school counselors and other service providers need to reconsider the factors that may have a contributing effect on the knowledge of ADHD and implementation of strategies. Keywords: Attention deficit hyperactivity disorder (ADHD), elementary school English teachers, state schools, knowledge of ADHD, educational interventions

Branch teachersAttention deficit disorder with hyperactivityClassroom management+7
Merve Tohma
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının sınıf yönetimine ilişkin tutum ve inançlarının incelenmesi

Bu araştırma öğretmen adaylarının sınıf yönetimine ilişkin inanç ve tutumlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde okuyan 311 öğretmen adayı oluşturmaktadır. Ölçme aracı olarak, Martin, Yin ve Baldwin (1998) tarafından geliştirilen; Türkçeye uyarlaması Gencer & Çakıroğlu (2004) tarafından yapılan "Sınıf Yönetimine İlişkin Tutum ve İnanç Ölçeği" kullanılmıştır. Ölçekten elde edilen veriler SPSS 17 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Bağımsız değişkenlere ilişkin ortalamalar arasındaki farklılıklar bağımsız gruplar t-testi yapılarak belirlenmiştir. Araştırmanın sonuçları öğretmen adaylarının sınıf yönetiminin öğretim yönetimi boyutunda müdahaleci, birey yönetimi ve davranış yönetimi boyutlarında müdahaleci olmayan inanç ve tutuma sahip olduklarını göstermektedir. Öğretmen adaylarının sınıf yönetimine ilişkin tutum ve inançları cinsiyete göre değişmemektedir. Sınıf yönetimi dersi alıp/almama durumlarına göre öğretim yönetimi ve davranış yönetimi boyutlarında anlamlı bir farklılık göstermektedir. Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, tutum, öğretmen adayı.

Aday öğretmenlerSınıf yönetimiTutumlar+1
Hülya Akdemir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessEN

The relationship between teachers' classroom managment profiles and their perception level of bullying in their classrooms

Teaching is a profession that requires to be sensitive to the newly-formed demands and changing needs. In recent years, in order to improve the academic achievement, efforts to exams, result of which, determines the future of pupils and the demands for school reforms in this direction have entered the list of major problems that should be taken into consideration. But there are also other problems need to be paid attention such as bullying. The aim of this research is to examine the relationship between the classroom management profiles and bullying detection levels by determining the primary school teachers' classroom management profiles they adopt and their bullying detection levels. For this purpose, form teachers working in the primary school in the central districts of Şanlıurfa in the 2013-2014 academic year constituted the target population of the research made as a depictive one in scanning model. The Demographic and Personal Information Survey, Classroom Management Profile Scale and Peer Victimisation Detection Scale were applied as data collection tools. At the end of this research, no differences were found between the frequency of bullying experienced in classrooms and genders of form teachers. It is found that in the classrooms who are youg, have less working hours and crowdedclassrooms, are paid and teach fourth graders, the perception level of bullying is higher. It is found that form teachers uses the most apprecieted classroom management profile. It was reached to the conclusion that among the students of the form teachers who have the appreciated classroom management profile the frequency of violent behaviors were less. The ascending sort of the frequency of violent behaviors according to profiles were found as Appreciated, Idle and Disregardful Classroom Management Profiles. Keywords: Classroom management, classroom management profiles, bullying, primary school teacher

In-class behaviorsClassroom managementClass teachers+4
Mutlu Yaşar
Çukurova University
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf öğretmenlerinin karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ve kullandıkları başa çıkma yöntemleri

Öğrenciler sınıfta istenen davranışların yanında istenmeyen davranışları da doğrudan veya dolaylı yoldan öğrenirler. Okul, çevre, aile ve öğrencinin kişiliğinden kaynaklı olarak doğan aksaklıklar sınıfta istenmeyen öğrenci davranışların oluşmasına sebep olabilir. Araştırma, sınıf öğretmenlerinin sınıfta karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışlarının neler olduğunu ve öğretmenler tarafından hangi başa çıkma yöntemlerini daha sık kullandıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında Batman il merkezinde MEB'e bağlı 23 ilkokulda görev yapan 422 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma nicel araştırma olup tarama modeline göre desenlenmiştir. Verilerin toplaması için 48 sorudan oluşan bir anket uygulanmıştır. Veri toplama aracından elde edilen verilerin çözümlenmesinde SPSS 17.0 istatistik programı kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde aritmetik ortalama, standart sapma, yüzdelik, t-testi, ki-kare ve ANOVA tekniklerinden yararlanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin en sık karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''teneffüste koridoru boşaltmama'', ''dersi dinlememe'', ''derse hazırlıksız gelme'', ''öğretmene arkadaşlarını sürekli şikayet etme'', ''söz almadan konuşma'' en az karşılaştıkları istenmeyen öğrenci davranışları ''öğretmene karşı saygısızca davranma'', ''bağımlılık yapıcı madde kullanma'', ''cinsel konulara aşırı ilgi duyma'', ''derste sınıfta izinsiz ayrılma'', ''hırsızlık yapma'' olduğu saptanmıştır. Öğretmenlerin en çok tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''birebir konuşma'', ''ailesi ile görüşme'', ''rehberlik servisine gönderme'', ''sınıf kurallarını hatırlatma'', ''öğrenciyi sözlü olarak uyarma'' en az tercih ettikleri başa çıkma yöntemleri ''fiziksel müdahalede bulunma'', ''tahtada ayakta bekletme'', ''öğrenciyi sınıftan atma'', ''söz hakkı vermeme'', ''yapılan olumsuz davranışın olumlusunu defalarca yazdırma'' olduğu görülmüştür. Anahtar kelimeler: Sınıf yönetimi, istenmeyen öğrenci davranışları, başa çıkma yöntemleri

Başa çıkmaSınıf yönetimiSınıf öğretmenleri+2
Umran Aymaz
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algıları ile sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlarının incelenmesi

Bu araştırma öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algıları ile sınıf yönetimine yönelik tutum ve inançlarını belirlemek ve okul yaşam kalitesi algılarının sınıf yönetim davranışlarını nasıl etkilediğine yönelik görüşlerini derinlemesine incelemek amacıyla yapılan, nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın evrenini 2015-2016 eğitim-öğretim yılında, Erzincan'ın Tercan ilçesinde bulunan ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta olan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmada örneklem alma yoluna gidilmemiş, ilçede görev yapmakta olan öğretmenlerin tamamına ulaşılmaya çalışılmıştır. Araştırmanın nicel boyutuna 32 ilkokul, 98 ortaokul ve 68 lise olmak üzere toplam 198 öğretmen nitel boyutuna ise maksimum çeşitlilik örneklemesiyle 10 öğretmen gönüllü olarak katılmıştır. Veriler Sarı (2007) tarafından geliştirilen Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (OYKÖ) Öğretmen Formu, Martin, Yin ve Baldwin (1998) tarafından geliştirilen ve Ekici (2008) tarafından Türkçeye uyarlanmış olan "Sınıf Yönetimine Yönelik Tutum ve İnanç Ölçeği (SYTİÖ) ve araştırmacı tarafından geliştirilen Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu (YYGF) ile toplanmıştır. Araştırmadan elde edilen nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney U-Testi ve Kruskall-Wallis testleri, nitel verilerde ise içerik analizi teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına göre öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algıları orta düzeyde ve olumludur. Öğretmenlerin en olumlu algısı kendi statülerine ve okul yönetimine; en olumsuz algıları ise öğrencilere yöneliktir. Eğitim kademesine göre ortaokul öğretmenlerinin okul yaşam kalitesi algıları daha olumsuz; branşa göre s osyal bilimler öğretmenlerinin okul yaşam kalitesi algıları daha olumlu olmuştur. Cinsiyet ve hizmet yılı değişkenleri öğretmenlerin okul yaşam kalitesi algılarında anlamlı bir fark yaratmamıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetiminin öğretim boyutunda müdahaleci, insan ve davranış yönetiminde ise daha etkileşimci bir tutuma sahip olduğu saptanmış, cinsiyet, hizmet yılı, eğitim kademesi ve branş değişkenleri bu tutumlarda anlamlı bir fark yaratmamıştır. Okulların yaşam kalitesi öğretmenlerin öğretim ve davranış yönetimine yönelik tutum ve inançlarında anlamlı bir fark yaratmazken, yaşam kalitesi yüksek algılanan okullarda görev yapan öğretmenlerin insan yönetiminde daha etkileşimci olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre okula yönelik olumlu duygular öğretmenlerin öğretim davranışlarını olumlu etkilemekte; olumsuz duygular ise insan ve davranış yönetiminde daha müdahaleci olmalarına yol açmaktadır. Öğretmenler arasındaki olumlu ilişkiler öğretmenlerin sosyal açıdan derste daha rahat ve güvende olmalarını, akademik açıdan disiplinler arası geçişleri daha kolay yapmalarını sağlamakta; olumsuz ilişkiler ise moral bozukluğu ve sinirlilik yaratarak derste verimi düşürmektedir. Öğretmen-öğrenci iletişiminin sağlıklı olması öğretmenlerin öğretimde daha aktif; disiplinde ise pozitif olmalarını sağlamakta; iletişim problemleri öğretmeni öğrenciden uzaklaştırarak daha otoriter tepkiler vermelerine yol açmaktadır. Öğretim programın yapısı öğretmenleri sınava yönelik ders işlemeye zorlamakta, bu durum öğretmende kaygı, stres ve yorgunluk gibi duygusal etkiler bırakmaktadır. Okul idarecilerinin öğretmenlere karşı olumsuz tavırları sınıfta daha otoriter olmalarına ve dersi etkili işleyememelerine; öğrencilere yönelik olumsuz davranışları ise onları öğrenciyi korumaya yönelterek, disiplini sağlamayı zorlaştırmaktadır. Olumlu veli iletişimi öğretmende öğrenciyi izleme ve öğretme isteği uyandırmakta; olumsuz iletişim ise öğrenciye tavır almasına neden olmaktadır Anahtar kelimeler: Okul yaşam kalitesi, sınıf yönetimi, sınıf yönetimine yönelik tutum.

Okul yaşam kalitesiSınıf yönetimiYaşam kalitesi+3
Sedef Zenciroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öz-liderlikleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki

Bu araştırmada, ilkokul ve ortaokul öğretmenlerinin öz-liderlik düzeyleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırma Gaziantep ilinde görev yapmakta olan 309 öğretmenin katılımı ile yürütülmüştür. Araştırmada nicel esaslı betimsel araştırma kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Öz-liderlik ölçeği ve Sınıf Yönetimi Öz-yeterlik ölçeği kullanılarak elde edilmiştir. Araştırma verileri analiz edilirken, öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerine ilişkin algılarını belirlemek için betimsel istatistik (ortalama, ss, min ve max) kullanılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerinin cinsiyet ve branş değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için t-testi kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Öğretmenlerin öz-liderlik stratejilerinin kıdemlerine göre farklılık gösterip göstermediğini belirlemek için ise tek yönlü varyans analizi (ANOVA) yapılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik algıları ile sınıf yönetimi öz-yeterlikleri arasındaki ilişkiyi belirlemek için ise standart çoklu regrasyon analizi yapılmıştır. Öğretmenlerin öz-liderlik algı düzeylerinin genel olarak yüksek olduğu belirlenmiştir. Cinsiyet faktörü açısından öz-liderlik stratejilerinin her üç alt boyutunda da kadın öğretmenlerin erkek öğretmenlere göre öz liderlik algılarının yüksek olduğu görülmüştür. Katılımcı öğretmenlerin verdikleri cevapların ortalama değerleri incelendiğinde, branş faktörünün anlamlı olarak faklılık oluşturmadığı gözlenmiştir. Mesleki kıdemin ilk ve son döneminde olan öğretmenlerin ara dönemdeki öğretmenlere göre öz-liderlik algılarının tüm alt boyutlarda yüksek olduğu görülmektedir. Öğretmenlerin öz-liderlikleri ile sınıf yönetimi öz-yeterlik algıları arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Anahtar Kelimeler: Öz-Liderlik, Öz-Yeterlik, Öğretmen Öz-Yeterliği, Öğretmen Öz-Liderliği

LiderlikOrtaokul öğretmenleriSınıf yönetimi+7
Mustafa Akkuş
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

İlkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin incelenmesi

Bu çalışma ilkokullarda görev yapan sınıf öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerinin bazı değişkenlere (cinsiyet, kıdem, çocuk sahibi olma-olmama, sınıf düzeyi, mezun olunan okul türü) göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini incelemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma betimsel tarama modelinde yapılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2014-2015 eğitim öğretim yılında Adana ili merkez ilçelerinden (Seyhan, Yüreğir, Sarıçam ve Çukurova) her merkez ilçeden 6'şar ilkokul olmak üzere toplam 24 ilkokulda görev yapan 571 sınıf öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmada veriler araştırmacı tarafından hazırlanıp uzman görüşüne sunulduktan sonra oluşturulan Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği (SYBÖ) ile toplanmıştır. SYBÖ tamamı olumlu toplam 21 maddeden oluşmaktadır. Ölçek her zaman ile hiçbir zaman arasında yanıtlanan 5'li likert derecelendirmeye sahiptir. Yapılan açımlayıcı faktör analizinden sonra 4 alt boyutlu bir ölçek elde edilmiştir. Hazırlanan SYBÖ 571 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Ölçeğe verilen cevapların ve demografik değişkenlerin yüzde ve frekansları çıkarılmıştır. Bunun dışında verilerin analizinde, normal dağılım göstermeyen gruplar için parametrik olmayan Mann Whitney U-testi ve Kruskal Wallis H-testi, normal dağılım gösteren gruplar için ise bağımsız gruplar t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Varyans analizi sonucu anlamlı farklılığın elde edildiği durumlarda farklılığın hangi gruplar arasında olduğunu saptamak amacıyla LSD çoklu karşılaştırma testi uygulanmıştır. Anlamlılık düzeyi .05 olarak alınmıştır. Elde edilen veriler bilgisayar ortamında SPSS for Windows sürüm 17.0 yardımıyla istatistiksel teknikler kullanılarak çözümlenmiş ve yorumlanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre sınıf yönetimi becerilerinin cinsiyete göre "Sınıfın Fiziksel Düzeni" ve "Etkili İletişim" alt boyutlarında kadın öğretmenler lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Sınıf öğretmenlerinin okuttukları sınıf düzeyine göre "Zaman ve Öğretimin Yönetimi", "Davranış Yönetimi" alt boyutlarında ve "Sınıf Yönetimi Becerileri Toplam Puanlarında" 2. sınıfı okutan öğretmenler lehine anlamlı bir fark bulunmuştur. Mesleki kıdem, çocuk sahibi olma-olmama ve en son mezun olunan okul türü değişkenleri açısından ise istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık bulunamamıştır.

Sınıf yönetimiSınıf öğretmenleriYönetim becerileri+4
Sanıl Sercan Sevce
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

İngilizce öğretmenlerinin program okuryazarlıkları ile sınıf yönetimi yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Öğretmenlerin temel yeterliklerden biri olan program okuryazarlığı, öğretmenlerin eğitim programının tüm unsurlarına hâkim olmalarını gerektirmektedir. Bu yeterliğe hâkim olan öğretmenlerden aynı zamanda, eğitim programı amaçlarına ulaşılabilmesi için, sınıf yönetiminde de iyi olmaları beklenir. Bu çalışmada İngilizce öğretmenlerinin program okuryazarlıkları ile sınıf yönetimi yeterlikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç kapsamında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin görüşlerine göre, program okuryazarlıklarının sınıf yönetimi yeterlikleri üzerindeki rolü nedir? sorusuna yanıt aranmıştır. Araştırma nicel bir araştırmadır ve ilişkisel desende tasarlanmıştır. Çalışmanın evrenini 2022-2023 eğitim öğretim yılı döneminde Manisa ili genelinde, Millî Eğitim Bakanlığı bünyesindeki resmi devlet okullarının ortaokul düzeyinde çalışmakta olan İngilizce öğretmenleri oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi kolay ulaşılabilir örnekleme yöntemi ile seçilen 167 ortaokul İngilizce öğretmenidir. Verilerin toplanmasında kişisel bilgiler formu, Bolat (2017) tarafından geliştirilen ''Eğitim Programı Okuryazarlığı Ölçeği'' ve Çetin (2009) tarafından geliştirilen ''Sınıf Yönetimi Yeterliği Ölçeği'' kullanılmıştır. Ölçeklerden elde edilen veriler SPSS paket programına aktarılmasının ardından, verilerin normal dağılım göstermediği belirlenmiştir. Verilerin normal dağılımı göstermediğinin tespit edilmesiyle birlikte, verilerin analizinde parametrik olmayan test analiz yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin istatiksel analizinde Kruskal Wallis testi, Man Whitney U testi, Spearman korelasyon analizi ve Sıralı lojistik regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Araştırmada elde edilen analiz sonuçlarına göre, birinci alt problem bağlamında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlıklarına ve sınıf yönetimi yeterliklerine yüksek düzeyde sahip oldukları tespit edilmiştir. Eğitim programı okuryazarlığı boyutlarında yazma ortalamasının en yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir. Sınıf yönetimi yeterliği boyutlarında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin sınıf içi ilişkileri düzenlemeye ilişkin davranış düzeyinin ortalamasının en yüksek düzeyde olduğu görülmekte iken sınıfın fiziksel düzenini sağlamaya ilişkin davranış düzeyi ortalamasının en düşük düzeyde olduğu saptanmıştır. İkinci alt problem bağlamında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlıkları ve sınıf yönetimi yeterlikleri cinsiyet, yaş, eğitim düzeyi, mesleki kıdem ve okulda hizmet süresi bağlamında incelenmiştir. Elde edilen bulgularda, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlığı ölçeği genelinde ve boyutları düzeyinde, sınıf yönetimi yeterliği ölçeği geneli ve boyutları düzeyinde yalnızca cinsiyet değişkenine göre kadın öğretmenler lehine anlamlı farklılık oluştuğu görülmüştür. Üçüncü alt problem bağlamında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlıkları ile sınıf yönetimi yeterlikleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlıkları ile sınıf yönetim yeterlikleri arasında pozitif yönde ve yüksek düzeyde ilişki tespit edilmiştir. En yüksek düzeyde ilişki eğitim programı okuryazarlığı ile sınıf yönetimi yeterliği arasındadır. Okuma ve yazma değişkenleri arasında, okuma ve eğitim programı okuryazarlığı arasında, yazma ve eğitim programı okuryazarlığı arasında, yazma ve sınıf yönetimi yeterliği arasında yüksek düzeyde ilişki belirlenmiştir. En düşük düzeyde ilişki ise sınıf içi ilişkileri düzenleme değişkeni ile davranış geliştirme ve düzenleme değişkeni arasında, fiziksel düzeni sağlama değişkeni ile davranış geliştirme ve düzenleme değişkeni arasında olduğu bulgulanmıştır. Dördüncü alt problem bağlamında, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlıkları sınıf yönetimi yeterliklerine olan etkisi incelenmiştir. Elde edilen bulgularda, ortaokul İngilizce öğretmenlerinin eğitim programı okuryazarlığının sınıf yönetim yeterliği üzerinde orta düzeyde etkisi olduğu görülmüştür. Eğitim programı okuryazarlığı, okuma ve yazma boyutlarının sınıf yönetimi yeterliği üzerinde etkisinin anlamlı olduğu saptanmıştır. Eğitim programı okuryazarlığının, sınıf yönetimi yeterliği boyutlarından fiziksel düzeni sağlama, öğretim yönetimi, davranış geliştirme ve düzenleme üzerinde anlamlı etkisi olduğu belirlenmiştir. Eğitim programı okuryazarlığı okuma boyutunun, sınıf yönetimi yeterliği boyutlarından öğretim yönetimini yordadığı görülmekte iken, yazma boyutunun öğretim yönetimi ve davranış geliştirme ve düzenleme boyutlarını yordadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Eğitim programı, Program okuryazarlığı, Sınıf yönetimi, İngilizce öğretmenleri, Öğretmen yeterliği

Branş öğretmenleriEğitim programlarıOrtaokul öğretmenleri+7
Ahmet Girgin
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özellikleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özelliklerine ilişkin algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı da Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile kişilik özelliklerine ilişkin algılarının demografik özelliklere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırma, bu özellikleriyle ilişkisel tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir il genelinde görev yapan toplam 215 Türkçe öğretmeni, örneklemini ise anılan evren içinden kolaylıkla bulunabilen örnekleme yöntemiyle seçilen 190 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarını ölçmek için "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği" ve kişilik özelliklerine ilişkin algılarını belirlemek için de "Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi (SDKT)" kullanılmıştır. Araştırmada, "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği"nin "fiziksel düzeni sağlama" alt faktörü ile "Sıfatlara Dayalı Kişilik Testi"nin sadece "duygusal dengesizlik" alt faktörüne ilişkin puanlar arasında negatif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu, "dışa dönüklük, deneyime açıklık, yumuşak başlılık, sorumluluk" alt faktörleri ile arasında pozitif yönde düşük düzeyde anlamlı ilişki olduğu anlaşılmıştır. Araştırmada ayrıca, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin genelde ve "fiziksel düzeni sağlama, öğretim yönetimi, zaman yönetimi, sınıf içi ilişkileri düzenleme, davranış geliştirme ve düzenleme" alt boyutlarının tamamında "çok yüksek düzeyde olduğu" ve Türkçe öğretmenlerin kişilik özelliklerinden "duygusal dengesizlik" özelliği bakımından içe duygusal dengesizliğe biraz uygun oldukları, "dışa dönüklük" özelliği bakımından dışa dönüklüğe oldukça uygun oldukları, "deneyime açıklık" özelliği bakımından deneyime açıklığa oldukça uygun oldukları, "yumuşak başlılık" özelliği bakımından yumuşak başlılığa çok uygun oldukları ve "sorumluluk" özelliği bakımından sorumluluğa çok uygun oldukları sonuçlarına ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler: Sınıf yönetimi yeterlilikleri, Kişilik özellikleri, Türkçe öğretmenleri

Kişilik özellikleriSınıf yönetimiTürkçe+5
Aysun Erdoğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Investigating the first year experiences of novice efl teachers in public and private schools

This study was carried out to investigate the experiences of the first year experiences of novice English teachers in public and private schools on a comparative and longitudinal basis. Since there is almost no literature comparing novice teachers working in private schools and most current studies focus on the first year experiences with the challenges of language teaching of novice teachers, this study- as we stressed above- aims to shed light on the first year experiences of novice English teachers depending on a comparative and longitudinal basis. Covering an educational year (2017-2018), the study was carried out through a case design with four participants, two of whom are from state schools, and the other two of whom are from private schools. The data collection tools of the study are reflective journals and interviews. The data for the study was collected on a longitudinal base and analyzed monthly. Necessary and important excerpts from novice teachers' experiences were investigated and coded. The coding pattern used in the study is the holistic one. The findings of the study revealed that the experiences and challenges of the novice teachers who were within their first year in profession were different to the extent that socio-economic conditions of the regions affected the schools and the pedagogical processes.

Candidate teachersProfessional experienceMotivation+7
Faris Hocaoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıfında Suriyeli öğrencisi bulunan öğretmenlerin sınıf yönetiminde karşılaştığı sorunlar

Sınıfında sığınmacı öğrencisi bulunan öğretmenlerin, sınıf yönetiminde karşılaştığı sorunlara ilişkin görüşlerini ortaya çıkarmak amacıyla yapılan ve karma yöntemin kullanıldığı araştırmanın nitel verilerine ulaşmak için yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Araştırmanın nicel verilerini araştırmacı tarafından geliştirilen anket aracılığıyla elde edilmiştir. Çalışma grubunun belirlenmesinde ölçüt örneklemeden yararlanılmıştır. 2018-2019 öğretim yılında Gaziantep il merkezindeki ilkokulların 2 ve 3.sınıflarında görevli 18 sınıf öğretmeni ile görüşme yapılmıştır. Araştırmanın anketi ise 533 sınıf öğretmenine uygulanmıştır. Nicel verilerin analizinde bir istatistik programından yararlanılmıştır. Verilerin analizinde öğretmen görüşlerinin cinsiyete, okul türüne, özel yetenekli öğrenci okutma durumu ve özel yetenekli çocuğu olma durumuna göre farklılaşmasının tespitinde t-testi ve Kruskal-Wallis H testi; yaş, eğitim düzeyi ve kıdem yılına göre farklılaşmasının tespitinde Anova testi ve Tukey HD testi kullanılmıştır. Araştırmanın nitel verileri betimsel içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Nitel veriler sonucunda, sınıfında sığınmacı öğrencileri olan öğretmenlerin karşılaştığı sorunların "sınıfın fiziksel düzeni, öğrenme-öğretme süreci, zaman yönetimi, iletişim sorunları, davranış yönetimi ve motivasyon" başlıkları altında altı temada yoğunlaştığı belirlenmiştir. Alt kategorilerin ise"dil problemi, kalabalık sınıflar, iletişim problemi, hazır bulunuşluk düzeyi, kendi aralarında Arapça konuşmaları, şiddet eğilimi, sınıf kurallarına uymama, velilerin Türkçe bilmemesi, diğer öğrencileri olumsuz etkilemeleri" şeklinde olduğu saptanmıştır. Araştırmanın nicel sonuçları, öğrenci kaynaklı sorunlar ve öğretmen kaynaklı sorunlar olarak iki grupta ele alınmıştır. Öğretmenlerin cinsiyet, mezun olduğu bölüm, okuttuğu sınıf ve kapsayıcı eğitim alma değişkenleri bakımından sınıf yönetiminde karşılaştığı öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin görüşleri arasında anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Kıdem değişkeni bakımından öğrenci kaynaklı sorunlara ilişkin öğretmen görüşleri arasında anlamlı bir fark olduğu ve bu farklılığın 25 yıl üstü kıdemi olan öğretmenlerle diğer tüm gruplar arasında olduğu belirlenmiştir. Öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin kıdem değişkeni bakımından öğretmen görüşleri arasındaki farklılığın ise 1-5 yıl arası kıdemi olan öğretmenlerle diğer tüm gruplar arasında olduğu tespit edilmiştir. Öğretmenlerin sınıf mevcudu, sınıflarındaki sığınmacı öğrenci sayısı ve sınıflarındaki yaşı büyük öğrenci sayısı değişkenleri bakımından öğrenci ve öğretmen kaynaklı sorunlara ilişkin görüşleri arasında anlamlı farklılığın olduğu saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sınıf yönetimi, göç, sığınmacı öğrenci, sınıf yönetimi sorunları.

GöçmenlerMültecilerSuriyeliler+4
İbrahim Kaya
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algıları ile duygusal zekâ algıları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi becerilerine ilişkin algıları ile duygusal zekâ algıları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amaçlanmıştır. Araştırmanın bir diğer amacı da Türkçe öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterlikleri ile duygusal zekâ algılarının demografik özelliklere göre istatistiksel açıdan anlamlı farklılık gösterip göstermediğini ortaya çıkarmaktır. Araştırma, bu özellikleriyle ilişkisel tarama modelli bir çalışmadır. Araştırmanın evrenini Kırşehir il genelinde görev yapan toplam 215 Türkçe öğretmeni oluşturmaktadır. Örneklem belirlemeye başvurulmamış, araştırma evreninin tamamına ulaşılmıştır. Öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine ilişkin algılarını ölçmek için "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği" ve duygusal zeka özelliklerine ilişkin algılarını belirlemek için de "Schutte Duygusal Zekâ Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ''Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği''nin alt boyutlarına ilişkin ortalama puanları 'sık sık' ile 'her zaman' arasında değişmektedir. Öğretmenler 'iletişim' alt boyutundan en yüksek ortalama puanı alırken 'sınıfın fiziksel düzeni' alt boyutundan en düşük ortalama puanı almışlardır. Öğretmenlerin "Sınıf Yönetimi Becerileri Ölçeği" ortalama puanları ise 'her zaman' düzeyindedir. Duygusal Zekâ Ölçeği alt boyutlarına ilişkin ortalama puanları 'fikrim yok' ile 'katılıyorum' arasında değişmektedir. Öğretmenler iyimserlik/ruh hâlinin düzenlenmesi alt boyutundan en yüksek ortalama puanı alırken duyguların değerlendirilmesi alt boyutundan en düşük ortalama puanı almışlardır. Öğretmenlerin "Duygusal Zekâ Ölçeği" ortalama puanları ise 'katılıyorum' düzeyindedir. Yapılan analiz sonunda öğretmenlerin sınıf yönetimi becerileri ve duygusal zekâ özellikleri arasında orta düzeyde ve anlamlı bir ilişkinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Branş öğretmenleriDuygusal zekaSınıf yönetimi+6
Tuğba Doğan
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Developing English language teachers' teaching techniques and classroom management based on choice theory

This qualitative study investigates the professional development of English language teachers' classroom management and their teaching techniques through applying Glasser's Choice Theory. Moreover, the effects of this implementation on students' basic needs proposed by choice theory and teachers' perceptions and reflections about classroom management are examined. The population of the current research is Iranian English language teachers. The participants in this research, two female teachers and a male teacher, teach in a bilingual private school in an area with high-income and mostly well-educated families in Tabriz, Iran. The data collection instruments are interviews, field-notes data obtained by audio-recorded classroom observations, post-observation conferences, students' journals written during a six-month period and three questionnaires. Results from the study indicated that application of Glasser's Choice Theory is obviously fruitful in changing and enhancing English language teachers' classroom management, teaching techniques and their perceptions about it as well as meeting students' basic needs proposed by choice theory.

Branch teachersChoice theoryClassroom management+5
Hakımeh Moradı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Fen bilgisi öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin bazı değişkenlere göre incelenmesi

Gelişen ve değişen teknoloji birlikte nitelikli bireylere olan ihtiyaç artmaktadır. Bu ihtiyacın karşılanmasında en önemli görevi ise bireylerde kalıcı izli davranışlar oluşturmayı amaçlayan eğitim üstlenmektedir. Bireylerde olumlu davranışların oluşmasında, bireylerin yetiştirilmesinde en önemli görevi üstlenen eğitimin, planlanarak gerekli etkinliklerin gerçekleştirildiği yer ise sınıflardır. Sınıf, eğitim ve öğretimin gerçekleştirildiği alanlardır. Bu alanların etkili ve verimli öğretme-öğrenme sürecine dönüşmesi ancak öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine sahip olmaları ile mümkün olacaktır. Bu sebeple nitelikli bireylerin yetiştirilmesi sürecinde öğretmenlerin sınıf yönetimi yeterliklerine sahip olmaları gerekmektedir. Bu araştırma ile fen bilgisi öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin belirlenmesi ve bazı değişkenlere göre (cinsiyet, yaş, mesleki kıdem, mezun olunan lise türü) incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma fen bilgisi öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerini belirlemesi amacıyla çalışma grubu için genel bir yargıya ve düşünceye varmak için kullanılan modellerden genel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırmanın çalışma grubunu, 2019-2020 eğitim öğretim yılı içerisinde Manisa İli Şehzadeler ve Yunusemre ilçelerinde bulunan devlet okullarına bağlı ortaokul kurumlarında görev yapmakta olan toplam 165 fen bilimleri öğretmeni oluşturmaktadır. Çalışma belirtilen evren üzerinde gerçekleştirilmiş olup, örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Araştırmada kullanılan veri toplama aracı iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde demografik değişkenlerin yer aldığı "Kişisel Bilgi Formu", ikinci bölümde ise 47 maddeden oluşan "Sınıf Yönetimi Yeterlik Ölçeği (SYYÖ)" yer almaktadır. Elde edilen verilerin istatiksel paket programında; normallik testi ile analizi gerçekleştirildikten sonra çeşitli değişkenlere göre anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğinin incelenmesi amacıyla bağımsız gruplar için t testi ve tek-yönlü ANOVA testi uygulanmıştır. Yapılan analizlerin sonucunda, fen bilgisi öğretmenlerinin sınıf yönetimi yeterliklerinin iyi düzeyde oldukları ve sınıf yönetimi yeterliklerinin mezun olunan lise türü değişkenine göre anlamlı farklılığın olmadığı, cinsiyet, yaş ve mesleki kıdem değişkenlerine göre anlamlı farklılıkların olduğu tespit edilmiştir.

Branş öğretmenleriFen bilgisi dersiFen bilgisi eğitimi+7
Hamza Olçun
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Science
2020
00
DoctorateOpen AccessEN

Lesson study-a personal and professional development model for preservice ELT teachers

This study is an adaptation of Japanese professional development model "Lesson Study" into preservice English language teacher education in Turkey. The study explores Lesson Study engagement of six preservice teachers to investigate its impact to the personal and professional development for the purpose of observing if Lesson Study makes a difference in the personal and professional growth of the participants and leads to positive changes in their implicit beliefs and personal theories about teaching and instructional practices that is informed by student learning oriented nature of Lesson Study application. To obtain research aims, the study documented seven months Lesson Study experience of the participants consisted of five RLs which were implemented in five different schools. As the present research aimed to shed light on a complex phenomenon called Lesson Study and provided a detailed interpretation by observing the participants in their natural context, qualitative research approach was chosen as the methodological foundation for the study. By nature of the study large volume of qualitative data was collected by means of variety of data collection tools. The data collection tools employed in the present study were, unstructured Interviews, semi-structured interviews, classroom observation sheets, reflective journals and focus group interviews. The collected data was subjected to qualitative data analysis with Atlas.Ti. to analyse it systematically. The results revealed that Lesson Study intervention impacted the participants in various aspects at varying degrees such as personal development, improvements in instructional strategies, heightened awareness about student learning, increased ability to plan effective lessons, professional development, deeper appreciation for promoting interaction in the classroom, and increased concern for teacher related issues and the classroom oriented matters as an obstacles in front of student learning. As for the professional development of the participants, the results revealed that the process contributed to the professional development of participating preservice ELT teachers significantly in a number of ways but the strongest impact was observed in such dimensions as positive attitude towards professional development opportunities like lesson study experience, willingness to work in a collaborative environment, positive changes in perceptions about teaching and learning process, increased awareness about multidimensional nature of classroom and critical moments, and deeper focus on student learning. The present study offered a striking result by providing evidences to support the claim that Lesson Study procedure had the strongest impact on the personal development of participating pre-service ELT teachers. It was observed that Lesson Study intervention triggered making critical and valid teaching judgements and led to improvements in participants' adaptability skills. The results further pointed to a moderate level of impact on the participants' creativity, their self-awareness, and establishment of rapport with students.

Candidate teachersResearch lesson studyPersonal development+5
Ertan Altınsoy
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects