Creative thinking

120 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Tasarım odaklı düşünme yönteminin benlik saygısı ve yaratıcılık ile bilişsel ve duygusal bağlamda ilişkilendirilmesi: Bir etkinlik çalışması

1960'ların sonunda temellerinin atıldığı ilk andan itibaren gelişim sürecini ivmeli olarak devam ettiren Tasarım Odaklı Düşünme (Design Thinking) tasarlama, problem çözme, öğrenme gibi pek çok farklı nedenle uygulanan ve eğitim, iş dünyası gibi alanlarda katma değer yaratabilen bir yaklaşım ya da yöntem olmuştur. Tasarım düşüncesi sürece dâhil olan kişilerin duyarlılıklarını, sorun çözmedeki yaklaşımlarını ve yaratıcılıklarını etkilemektedir. Bu bağlamda gözlem, görselleştirme, hızlı öğrenme, birlikte çalışma, strateji geliştirme kabiliyetlerini arttıran insan odaklı ve yenilikçi bir süreci içinde barındırır. Yani belirli şartlar altında çözümleri analiz etmek için duygudaşlık (empati), yaratıcılık ve rasyonelliğin bir araya getirilebilmesidir. Tasarımcılar tarafından problem çözmede kullanılan yöntemlere benzeyen ve farklı disiplinlere ve araştırma ilkelerine sahip insanlar tarafından kullanılabilecek bilişsel ve duygusal süreçleri içeren bir yöntemdir. Eğitim, hayat boyu öğrenmenin desteklendiği değişken, dinamik ve temel bir olgudur. Eskiden eğitim, bilginin aktarılması ile sınırlıyken, teknoloji ile bilgiye erişimin hızlanması, içeriğin bütünden ufak alt başlıklara bölünerek üretilmesi, farklılığın, yeniliğin, yaratıcılığın ön plana gelmesi eğitimin değişmesi, ya da eğitimin veriliş biçiminin değişmesini gündeme getirmektedir. Alanyazında tasarım odaklı düşünme yönteminin isteklendirme (motivasyon), yaratıcı düşünme, eleştirel düşünme, öğrenme deneyimi, problem çözme becerisi, özyeterlik, ergonomi gibi birçok kavramla ilişkisi incelense de benlik saygısı (self-esteem), duygulanım ve yaratıcılıkla ilişkisini inceleyen bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu araştırmada TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi'nin dört farklı bölümünde eğitim görmeye devam eden 31 öğrencinin katıldığı bir Tasarım Odaklı Düşünme etkinliği yapılmış ve tek gruplu öntest-sontest uygulamasıyla Rosenberg Benlik Saygısı Ölçeği, Yaratıcı Düşünme Becerisi Ölçeği ve Pozitif-Negatif Duygu Ölçeği kullanılarak katılımcılardan veriler toplanmıştır. Bu ölçekleri kullanarak teste katılan öğrencilerin Tasarım Odaklı Düşünme eğitimi almadan önce ve aldıktan sonraki cevapları değerlendirilmiş ve bu yaklaşımın problem çözme becerisi, kendine güven ve bilişsel esneklik konularında etkileri incelenmiştir.

Benlik saygısıBilişsel esneklikEndüstriyel tasarım+5
Emre Şahin
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Speculative architecture as a critical and creative act in the architectural learning environment

In a world of continuous and rapid evolution, inevitably, the roles of the architectural design has moved beyond the boundaries and capabilities of the discipline to stay current. In the meantime, against numerous problems that the world is witnessing, the architectural design has been responsible for taking positions and actions, together with responding constantly changing conditions. So, in the first quarter of the 21st century, the emerging approaches that are aware of these roles and responsibilities of the discipline and push the limits of it have become essential for today's architectural practice and discourse. Speculative architecture is one of these approaches, which proposes a visionary understanding to explore the possibilities of architecture, paying regard today's heterogeneous environment. This design practise is based on a critical and creative act and an open-ended field of inquiry. Moreover, it particularly claims that architecture is not just an act of construction, but also has a role as a facilitator of thinking on the vision of the society and the world in the way of bringing alternative values, forms, and representations out. The thesis focuses on exploring and discussing the concept of speculative architecture, which presents potential by pushing the boundaries and capabilities of architectural design and uncovering the invisible qualities of architecture. It also asserts that the architectural learning environment is the most effective place to bring out this understanding, since it is a multi-layered and experimental research medium. The fact remains that architectural education has the chance to be free, and also the responsibility in both design and research to adapt today's social, physical, and digital conditions, unlike the profession. In this respect, the scope of the study is on comprehending speculative architecture and scrutinize the potentials and effects of it in the educational context. After conducting a comprehensive study to form a theorethical framework for speculative architecture, the thesis examines the speculative proposals, developed at the 2020-2021 Diploma Studio, MİM 402 Architectural Design Studio VIII, at TOBB, ETU, Department of Architecture, as the relevant cases, to identify the approach' contributions to the architectural learning environment. Embracing speculative architecture thinking, the Diploma Studio prepare an environment apt to enhance the architecture student's ability to think critically and encourages a designerly position by triggering the fundamentals of architectural thinking. So, the Diploma Studio outputs make able to obtain an in-depth evaluation of the potentials speculative architecture in the architectural learning environment presents.

Critical thinkingArchitectureSpeculative fiction+1
Defne Çakır Kırmacı
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Science
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihlerinin incelenmesi

Bu araştırmada ortaokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri incelenmiştir. Ayrıca yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi değişkenleri açısından incelenmiştir. Araştırmada tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi, ortaokul 5, 6, 7 ve 8. sınıf düzeyinde öğrenim gören 303 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırma kapsamında, demografik özellikleri belirlemek için Kişisel Bilgi Formu, yaratıcı düşünme becerilerini ölçmek için Torrance Yaratıcı Düşünce Testleri (TYDT) Sözel ve Şekilsel Form A, algısal öğrenme stil tercihlerini ortaya koymak için Reid Algısal Öğrenme Stil Tercihleri Anketi kullanılmıştır. Araştırma verilerinin analizi için iki gruplu karşılaştırmalarda Mann-Whitney U testi, üç ve daha fazla gruplu karşılaştırmalarda ise Bonferoni düzeltmeli Kruskall-Wallis H testi kullanılmıştır. Yaratıcı düşünme becerileri ile algısal öğrenme stil tercihleri arasındaki ilişkiye Korelasyon analizi ile bakılmıştır. Araştırma sonucunda öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve öğrenme stil tercihleri profili çıkarılmıştır. Öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ile yaş, cinsiyet, kardeş sayısı, anne ve baba eğitim düzeyi arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Öğrencilerin öğrenme stil tercihleri ile yaş ve baba eğitim düzeyi değişkeni arasında istatiksel olarak anlamlı fark olduğu, cinsiyet, kardeş sayısı ve anne eğitim düzeyi değişkeni arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark olmadığı görülmüştür. Yaratıcı düşünme becerileri ve algısal öğrenme stil tercihleri arasında bazı alt boyutlarda istatistiksel olarak anlamlı fark olduğu belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: yaratıcı düşünme, öğrenme stili, öğrenci, yaratıcılık

Algısal öğrenmeOrtaokul öğrencileriYaratıcı düşünce+2
Fatma Ay
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Matematik öğretiminde Montessori temelli öğrenme yaklaşımının matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmeye etkisi

Bu araştırma, Matematik dersinde Montessori temelli öğretim modelinin çocukların matematik yeteneğine ve yaratıcı düşünmelerine etkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır. Araştırma nicel verilerin nitel veri ile desteklendiği karma araştırma modeli olan açımlayıcı sıralı desene göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu 2020-2021 öğretim yılında Rize ili Fındıklı ilçesine bağlı bir ilkokulda öğrenim gören 43 öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Aslan'ın (2001) Türkçeye uyarlayıp geçerlilik ve güvenirlik çalışmalarını yaptığı "Torrance Yaratıcı Düşünce Testi", Erdoğan'ın (2006) Türkçe'ye çevirip geçerlik ve güvenirliğini hesapladığı "Erken Matematik Yeteneği Testi (TEMA-3)" ve araştırmacı tarafından hazırlanan "Öğrenci yarı yapılandırılmış görüşme formu" ile elde edilmiştir. Araştırmada elde edilen verilerin çözümlenmesinde Mann Whitney U Testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi, Spearman korelasyon analizi için IBM-SPSS 23 ve içerik analizi için Nvivo 11 programları kullanılmıştır. Çalışmanın sonucunda Montessori temelli matematik öğretim modelinin, öğrencilerin matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerilerine anlamlı pozitif etkisi olduğu bulunmuştur. Montessori temelli matematik öğretim programı sonrası matematik yetenekleri ve yaratıcı düşünme becerileri arasında ilişki olduğu görülmüştür. Öğrenciler, Montessori temelli uygulamanın özgür hareket ortamına, bireysel tercihe olanak tanımasına, iş birliğini ve bireysel çalışmayı desteklemesine yönelik olumlu görüşler paylaşmıştır. Anahtar sözcükler: Matematik, İlkokul, Montessori, Yaratıcı Düşünme Becerisi, Matematik yeteneği.

Matematik eğitimiMatematik yeteneğiMatematiksel beceri+7
Aygül Kartal
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul 7. sınıf matematik ders kitabının matematiksel yaratıcılığı desteklemesi açısından incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, MEB tarafından hazırlanan ve 2022-2023 eğitim-öğretim yılında okutulan MEB yayınları 7. sınıf Matematik ders kitabındaki problemlerin yaratıcılığı destekleme bağlamında incelenmesidir. Araştırmada verilerin toplanmasında doküman incelemesi yöntemi kullanılmıştır. Eğitim Bilişim Ağı (EBA) tarafından 7. sınıflar için sunulan MEB yayınları Matematik ders kitabında yer alan öğrenme alanlarındaki problemler incelenmiştir. Elde edilen veriler doküman incelemesi yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Veriler, önceden belirlenmiş temalara göre özetlenip yorumlanarak okuyucuya sunulmuştur. Araştırmanın ilk aşamasında kitabın bütüncül olarak yaratıcılığı desteklemesi incelenmiştir. Bu kapsamda problemlerin sunuşu, çözümlerin sunuşu gibi temel kitap yapısı incelenmiştir. Araştırmanın diğer sorusu ise kitaptaki problemlerin matematiksel yaratıcılığı destekleme düzeylerinin incelenmesine yöneliktir. Bu bağlamda verilerin analizi için bir kılavuza ihtiyaç duyulmuş, problemlerin yapısının analiz edilmesi için DISCOVER Problem Matrisi kullanılmıştır. Tüm problemler DISCOVER Problem Matrisine göre incelenerek, ilgili kategori altında sınıflandırılmıştır. Bu sınıflandırmada, problem çok çözümlü olup olmaması, problemin çözüm yollarının farklılığı, problemin yapılandırılma biçimleri bakımından incelenmesi mümkündür. Bu bağlamda incelenen ders kitabındaki öğrenme alanlarında yer alan problemlerin genellikle problem türü II ve III düzeyinde yer aldığı, DISCOVER Problem Matrisine göre dengeli dağılmadığı üst düzey problem türlerindeki dağılımın ya az sayıda ya da hiç olmadığı saptanmıştır.

Ders kitaplarıMatematik dersiMatematik eğitimi+6
Ayşenur Altuner
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Üstün öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmada üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri üzerindeki etkisini belirlemek amaçlanmıştır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden biri olan, ön test-son test deney kontrol gruplu yarı deneysel desen kullanılmıştır. Çalışmaya Ankara İlinde bir Bilim ve Sanat Merkezi'ne (BİLSEM) devam eden, 8 deney ve 8 kontrol grubu olmak üzere 16 üstün zekâlı 7. sınıf öğrencisi dahil edilmiştir. Deney grubuna üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerini geliştirmeye yönelik hazırlanan çalışma etkinlikleri 8 hafta boyunca uygulanmış, kontrol grubu ise BİLSEM'in normal eğitim programına devam etmiştir. Çalışma grubunu oluşturan üstün zekâlı öğrencilerin ön test son test yaratıcılıklarının ölçümü için Torrance Yaratıcı Düşünce Testi kullanılmıştır. Elde edilen veriler Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı kullanılarak analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<.05 olarak kabul edilmiş, gerektiğinde Bonferroni düzeltmesi yapılmıştır. Verilerin analizinde Mann-Whitney U Testi ve Wilcoxon İşaretli Mertebeler Testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularında üstün zekâlı öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi için uygulanan çalışma etkinliklerinin ön test ve son test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı düzeyde bir farklılık olduğu bulunmuştur. Elde edilen bulgular ve analizler sonucunda, üstün zekâlı öğrenciler için hazırlanan çalışma etkinliklerinin öğrencilerin yaratıcılıklarını geliştirdiği sonucuna ulaşılmıştır. Bulgular ve elde edilen sonuçlar tartışılıp yorumlanmış ve gelecekte bu alanda yapılacak çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Bilim ve sanat merkezleriYaratıcı düşünceYaratıcılık+3
Deniz Başak Biber
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

أثر أساليب التفكير الإبداعي في تطوير الكفاية المعْرِفيَّة لدى مُعلِّمي اللغة العربية للناطقين بغيرها

The aim of the study is to reveal the extent of cognitive competence required in creative thinking and some of the techniques of creative thinking among the teachers of Arabic language for non-Arabic speakers in universities that teach Arabic in Istanbul. The random sample included (58) female and male teachers from different public and private universities. To achieve this aim we used the descriptive approach; we designed a questionnaire to measure cognitive competence. The questionnaire covered six areas that specifically measure the knowledge of creative thinking and creative action. After we confirmed the validity of the virtual and internal questionnaire, we carried out the study. The findings showed that the level of creative thinking and factors that help in the emergence of creativity were low among the sample. Knowledge of the principles and foundations of the methods dealt with in the study were also low. The results showed that there were no statistically significant differences between the average estimates of the sample in creative thinking at (p=<0.05) after controlling for the effects of gender variable, experience or degree. In light of the results, the proposals were submitted.

Hınd Mahmoud Sulaıman Abu Rmealah Hınd Mahmoud Sulaıman Abu Rmealah
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Freud'un düş kuramları ve sürrealistler

Bu tezin temel amacı, yaratıcı düşüncenin eserin oluşumuna kadar ki sürecini, nörolojik ve psikolojik temellerle bilinç, bilinçdışı, düş ve düş kırıklığı gibi kavramları ele alarak, Freud'un düş kuramlarının Sürrealizm akımındaki etkilerini incelemektir. Bu tez, Magritte, Dali ve Ernst'ün sürrealist eserlerine freudien bakış açısıyla eserlerindeki sembolleri çözümlemek ve bilinçdışının sıradışı yaratıcılığına psikanalizin kurucusu, zihnin arkeoloğu Sigmund Freud'un açılımlarıyla yaklaşan bir çalışma yapmayı hedeflemektedir.

DüşlerFreud, SigmundPsikanaliz+4
Nazlı Irmak Dönmez
Feyziye Schools Foundation Işık University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Duhok ilindeki futbol kulübü oyuncularının yaratıcı fikirleri ve motivasyonları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu çalışmada, Duhok İlindeki Kulüp Antrenörleri ve Oyuncularının Yaratıcı Fikirleri ve Motivasyonlarının Başarıyla İlişkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya gönüllü olarak katılan Duhok ilinde 2018-2019 sezonunda futbol kulüplerinde aktif olarak futbol oynayan amatör ve profesyonel sporcu 33 (%18,1) 17-20 yaş, 52 (%28,6) 21-24 yaş, 60 (%33,0) 25-28 yaş, 37 (%20,3) 29 ve üstü yaş olmak üzere toplamda 182 kişi katılmıştır. Çalışmaya katılan gönüllere yaratıcı düşünce ölçeği ve sporda motivasyon ölçeği uygulandı.Araştırmadan elde edilen verilerin normal dağılıma sahip oldukları belirlendikten sonra 2'li grup karşılaştırmaları için independent sample t testi, 2'den fazla gruplar için One-Way Anova testi ve aralarındaki ilişkiyi belirlemek için korelasyon analizi uygulanmıştır. Çalışma sonucunda yaratıcı düşünce yönünde pozitif bir ilişki görülmüş olup istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç tespit edilmiştir (p<0,05). Sonuç olarak çalışmamız bulgularına göre yaratıcı düşüncenin motivasyonu pozitif yönde etkilediği yaratıcı düşünen kişinin motivasyonu da yüksek olabileceği söylenebilir. Bu bağlamda kişilerin yaratıcı düşünmesini sağlamaya yönelik eğitimlerin verilmesi motivasyonu da olumlu yönde etkileyebilir. Anahtar Sözcükler: futbol, motivasyon, yaratıcı düşünce

FutbolFutbol kulüpleriFutbolcular+4
Ahmed Husseın Ahmed
Van Yüzüncü Yıl Üniversity · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi çocuklarda uygulanan hareket eğitimi programının çocukların yaratıcı davranışlarına etkisinin incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, 4-5 yaş okul öncesi çocuklarda uygulanan hareket eğitimi programının çocukların yaratıcı davranışlarına etkisini incelemektir. Araştırmagrubunu Uşak İl merkezindeki anaokullarında okuyan, 4-5 yaşlarında çalışmaya gönüllü olarak katılan toplam 141 öğrenci oluşturmaktadır. Çalışma, okul öncesi eğitimine ek olarak 14 hafta boyunca iki gün birer saat öğretmen rehberliğinde hareket eğitimi ile desteklenmiş eğitsel oyunlar oynatmanın, çocuklarda yaratıcı düşünme becerisine katkısının olup olmadığını ortaya koymak amacıyla yapılmıştır. Çocuklardan 75'i deney, 66'sı kontrol grubuna gelişigüzel dağıtılmıştır. Ölçek olarak Torrence (1981), tarafından geliştirilen ve Karabulut (2012), tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Eylem ve Harekette Yaratıcı Düşünme testi kullanılmıştır. 4 aktiviteden oluşan bu test çocukların akıcılık, orijinallik ve hayal gücü açısından değerlendirilmesini sağlayan bir formata sahiptir. Test,çalışmanın başlangıcında tüm çocuklara ön test olarak uygulanmıştır. 14 hafta boyunca kontrol grubu normal eğitimleri dışında planlı bir etkinliğe katılmazken, deney grubu haftada 2 gün birer saat öğretmen rehberliğinde eğitsel oyun oynamıştır. Sürecin sonunda EHYD testi son test olarak tekrar uygulanmış ve elde edilen verilerin istatiksel analizleri yapılmıştır.4 aktiviteden oluşan bu test çocukların akıcılık, orijinallik ve hayal gücü açısından değerlendirilmesini sağlayan bir formata sahiptir. Aktivitelerden 3 tanesi, çocuklara sorulan açık uçlu sorulara çocukların hareket ederek ya da sözlü olarak cevap verebilmesine izin veren testlerden ibarettir. Bu 3 aktivite çocukların cevap sayısına akıcılık olarak, cevapların kişiye özgünlüğünü ise orijinallik açısından değerlendirmektedir. Diğer aktivite ise çocukların hayal gücünü ölçmeye yönelik olarak tasarlanmıştır. Çocuklara verilen rolün (örneğin avcıdan kaçan tavşan) eylemle cevaplanması istenmiştir. Sonuç olarak, hareket eğitiminin yaratıcıdüşünce davranışlarına etkisinin belirlenmesi ile yapılan bu çalışmada; Yunus Emre Okulu Kontrol Grubu Akıcılık Ön test ve Son Test puanları istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır (p=0,762). Yunus Emre Okulu Deney Grubu Akıcılık Ön test ve Son Test puanları arasındaki Spearman Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Akıcılık Ön Test ve Akıcılık Son Test puanları arasında yüksek derecede pozitif bir ilişki bulunmaktadır (p=0,659). Yunus Emre Okulu Kontrol Grubu Orijinallik Ön test ve Son Test puanları istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır(p=0,221). Yunus Emre Okulu Deney Grubu Orijinallik Ön test ve Son Test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlıbulunmamıştır. (p=0,108). Yunus Emre Okulu Kontrol Grubu Hayal Gücü Ön test ve Son Test puanları arasındaki Spearman Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır (p<0,001). Hayal Gücü Ön Test ve Son Test Puanları çok yüksek derecede anlamlı bulunmaktadır (r=0,864). Yunus Emre Okulu Deney Grubu Hayal Gücü Ön test ve Son Test puanları arasındaki Spearman Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Hayal Gücü Ön Test ve Son Test Puanları arasında, yüksek derecede pozitif ilişki bulunmaktadır (r=0,782). Hakkı Kabaklarlı Okulu Kontrol Grubu Akıcılık Ön Test ve Son Test puanları istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,046). Akıcılık Ön test ve Son test puanları arasında düşük seviyede pozitifbir ilişki bulunmaktadır (r=0,355). Hakkı Kabaklarlı Okulu Kontrol Grubu Orijinallik Ön Test ve Son Test puanları arasındaki pearson korelasyon katsayısı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p=0,011). Orijinallik Ön Test ve Son Test puanları orta seviyede anlamlı bulunmaktadır (r=0,445). Hakkı Kabaklarlı Okulu Kontrol Grubu, Hayal Gücü Ön Test ve Son Test puanları arasındaki Spearman Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur (p<0,001). Hayal Gücü Ön Test ve Son Test puanları arasında yüksek seviyede pozitif korelasyon bulunmaktadır (r=0,759). Hakkı Kabaklarlı Okulu Deney Grubu Akıcılık Ön Test ve Son Test puanları arasındaki Spearman Korelasyon Katsayısı istatistiksel olarak anlamlıdır (p=0,018). Akıcılık Ön test ve Son test puanları arasında orta seviyede pozitif bir ilişki bulunmaktadır (r=0,405). Hakkı Kabaklarlı Okulu Deney Grubu Orijinallik Ön Test ve Son Test puanları istatistiksel olarak anlamlı ilişkibulunmamıştır(p=0,136). Hakkı Kabaklarlı Okulu Deney Grubu Hayal Gücü Ön Test ve Son Test puanları arasında istatistiksel olarak anlamlı korelasyonbulunmamıştır (p=0,360). Bu Yüksek Lisans Tezi Uşak Üniversitesi BAP Birimi tarafından proje olarak desteklenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hareket Eğitimi, Yaratıcılık, Yaratıcı Düşünme, Okul Öncesi Eğitimi.

Eğitim programlarıHareketOkul öncesi eğitim+3
Eda Ölmez
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Dijital hikâye oluşturmanın ortaokul 7.sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerisine katkısı

Bu araştırmanın amacı dijital hikâye oluşturmanın ortaokul 7. sınıf öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerisine katkısını ortaya koymaktır. Bunun için araştırma karma yöntem olarak tasarlanmış, çalışmanın verileri öğrencilerin oluşturduğu dijital hikâyelerden elde edilmiştir. Elde edilen veriler analiz edilerek betimlenmiştir. Öğrencilerin hikâye yazma tutumları uygulamanın başında ve sonunda yapılan ölçümlerle incelenmiştir. Ayrıca süreç içerisinde yapılan video kayıtları ve süreç sonunda yapılan öğrenci görüşmeleriyle dijital hikâye oluşturma süreci derinlemesine incelenmiştir. Araştırma 2019-2020 eğitim-öğretim yılı birinci döneminde Uşak'ta bir devlet okulunda, yedinci sınıf öğrencileri ile gerçekleştirilmiştir. Yaklaşık olarak 19 hafta süren araştırmada öğrenciler kodlama yoluyla bireysel olarak dört dijital hikâye oluşturmuşlardır. Elde edilen bulgulara göre ilk uygulama ve son uygulamada yapılan ölçümlerde; akıcılık, özgünlük, hayal gücü, analitik düşünme, farklı bakış açısı, medya unsurları ve içerik boyutlarında gelişmeler olduğu görülmüştür. Benzer şekilde kalıcılık testi puan ortalamasında artış olduğu belirlenmiştir. Hikâye yazma tutum açısından bakıldığında ise öğrencilerin tutum ölçeğinden uygulama öncesi ve sonrası aldıkları puanların arttığı fakat bu artışın istatistiksel açıdan anlamlı olmadığı belirlenmiştir. Diğer taraftan öğrenciler genel anlamda dijital hikâye oluşturma etkinliklerini eğlenceli bulduklarını, uygulama öncesi yapılan beyin fırtınası etkinliği sayesinde düşünmenin sağlandığını, taslak hikâye oluşturmanın yararlı olduğunu, hikâye tahtasının dijital hikâye sürecini kolaylaştırdığını, kontrol listesi sayesinde hikâye hakkında değerlendirme yapıldığını, farklı bakış açısı, analitik düşünme, akıcılık, özgünlük boyutlarında gelişmenin yaşandığını, çoklu ortam ögelerinin hikâyeyi güzelleştirdiğini, hikâye unsurlarının daha kolay fark edildiğini belirtmişlerdir. Ayrıca dijital hikâye oluşturma etkinliklerinin Türkçe dersi üzerinde olumlu etkisinin olduğu, dijital hikâye sürecinde geleneksel hikâye yazmaya kıyasla kolaylık yaşandığı kadar zorluk da yaşandığı, eğlenceli olması sebebi ile Türkçe derslerinde dijital hikâye etkinliklerinin yapılmasının istendiği belirlenmiştir. Süreç içerisinde dijital hikâye ile sınıf içerisinde öğrenci etkileşimleri gelişmiş, dijital hikâye oluşturma sürecine katılma istekleri artmıştır. Ulaşılan bu bulgular sonucu günümüz araştırmacıları, eğitimcileri ve uygulamacıları için kodlama ve dijital hikâyenin öğrenme ortamlarında kullanılması ve bu sayede aktif bir öğrenme ortamının yaratılabileceğine ilişkin birtakım öneriler ileri sürülmüştür.

KodlamaOrtaokul öğrencileriSayısal hikaye+6
Nesime Ertan Özen
Uşak University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Z kuşağının girişimcilik eğilimlerinde duygusal zeka ve yaratıcılığın rolü

Yeni iş hayatına başlamış veya başlayacak olan Z kuşağını anlayabilmek ve özellikle iş yapış şekillerini ya da iş tercihlerini yorumlayabilmek için son yıllarda çok fazla kuşak araştırmaları yapılmaktadır. Z kuşağını diğer kuşaklardan ayıran özelliklerinin yanı sıra tercih edebilecekleri mesleki alanlar da merak edilen konular arasındadır. Bu çalışmada, Z kuşağının duygusal zekâları ile girişimcilik eğilimleri arasındaki ilişkide yaratıcılığın aracı rolü incelenmiştir. Çalışmanın verileri anket yöntemiyle 348 üniversite öğrencisi veya yeni mezun olmuş bireylerden toplanmıştır. Katılımcılar, öncelikle demografik değişkenlere dair maddeleri sonrasında girişimcilik eğilimlerini, duygusal zekâ düzeylerini ve yaratıcılıklarını ölçen maddeleri değerlendirmişlerdir. Araştırmanın bulgularına göre yaratıcılık değişkeni Z kuşağı bireylerinin girişimcilik eğilimlerini pozitif yönde yordarken, duygusal zeka değişkeninin girişimcilik eğilimi üzerinde doğrudan anlamlı bir etkisi bulunmamıştır. Ancak duygusal zekâları ile girişimcilik eğilimleri arasındaki bu ilişkide yaratıcılığın aracı rol oynadığı tespit edilmiştir. Analizler odağında bulgular tartışılmış ve gelecek çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur.

Duygusal zekaGirişimcilikGirişimcilik eğilimi+6
Yağmur Başak Uçar
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan fizik problemleri kurarken kullandıkları üstbilişsel stratejiler

İçinde bulunduğumuz yüzyılda yaratıcı düşünme ve problem çözme becerileri oldukça önem kazanmıştır. Aktif öğrenmenin gerçekleşmesi ve üst bilişsel stratejilerin kullanılarak problem çözmede başarı sağlanmasında problem kurma becerilerinin de etkisi vardır. Bu araştırmanın amacı fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan problem kurma becerilerini inceleyerek hangi üst bilişsel stratejileri kullandıklarını belirlemektir. Araştırma nitel araştırma yöntemlerine göre yürütülmüştür. Verilerin içerik analizleri yapılarak bulgulara ulaşılmıştır. Sınıf düzeylerine göre problem kurma ve rutin olmayan problem kurma üzerine 1, 2, 3 ve 4. sınıflarda öğrenim gören toplam 40 öğretmen adayının bilgi ve görüşleri hakkındaki veriler araştırmanın başında toplanmıştır. Daha sonra araştırmacı tarafından geliştirilen rutin olmayan problem kurma etkinliği 40 öğretmen adayından öğretmen rastgele seçilen 20 adaya uygulanmıştır. Bu şekilde rastgele seçilen 20 öğretmen adayının problem kurma becerileri ve rutin olmayan problemler kurarken kullandıkları üst bilişsel stratejileri hakkında veriler toplanmıştır. Rutin olmayan problem kurma becerileri değerlendirilirken araştırmacı tarafından belirlenen rubriğe göre puanlamalar yapılmıştır. Değerlendirme sonuçları ile üst bilişe yönelik form verileri birlikte yorumlanmıştır. Araştırmanın sonucunda, fizik öğretmen adaylarının rutin olmayan problemler ve problem kurma yaklaşımı hakkında bilgileri olduğu ancak fizik öğretiminde problem kurma yaklaşımına dair deneyimleri olmadığı görülmüştür. Öğretmen adaylarının rutin olmayan problem kurma becerilerinin genel olarak düşük olmakla birlikte, öğrenim gördükleri sınıf bazında beceri farklılıklarının olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adayların rutin olmayan problem durumları kurarken üst bilişsel olarak aktif olmuşlardır. Öğretmen adayları problem kurma yaklaşımının fizik eğitiminde kullanılmasına dair olumlu görüşler belirtmişlerdir. Sonuçlar doğrultusunda fizik öğretiminde problem kurma etkinliklerine yer verilmesine ve üniversitelerde fizik öğretimi branşında da akademik çalışmalar yapılmasına yönelik önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: fizik öğretmen adayları, yaratıcı düşünme, problem çözme, rutin olmayan problem kurma, üst bilişsel stratejiler

Bilişüstü stratejilerFizik eğitimiFizik öğretimi+3
Alican Kaya
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Sanat ve Bilimle Keşif Programı'nın çocukların yaratıcı düşünme ve bilimsel süreç becerilerine yansımaları

Araştırmanın amacı, 60-72 aylık çocuklara yönelik geliştirilen bütünleştirilmiş bir görsel sanatlar ve bilim eğitimi programı olan Sanat ve Bilimle Keşif Programı'nın (SBKP) çocukların yaratıcı düşünme ve bilimsel süreç becerilerine yansımalarını ortaya koymaktır. Ayrıca, SBKP'nin çocukların sanat, sanatçı, bilim ve bilim insanına ilişkin bilgi birikimleri ve algıları üzerindeki yansımalarının incelenmesi de amaçlanmıştır. Nitel yöntemde gerçekleştirilen araştırmanın ilk aşamasında ihtiyaç analizi gerçekleştirilmiştir. Programın uygulama ve değerlendirmesinin gerçekleştirildiği ikinci aşama ise program etkisi durum çalışması deseninde tasarlanmıştır. Çalışma grubu bir anaokulunun beş yaş sınıfına devam eden 14 çocuk, sınıfın öğretmeni ve 5 ebeveynden oluşmaktadır. Araştırmada öğretmen beş hafta boyunca haftada üç gün SBKP'yi uygulamıştır. Veri toplama aracı olarak Öğretmen Bilgi Formu, Çocuk ve Ebeveyn Bilgi Formu, Torrance Yaratıcı Düşünme Testi Şekilsel Test A Formu, Okul Öncesi Çocukları için Bilimsel Kavramlar ve Bilimsel Süreç Becerileri Ölçeği, uygulamada çekilen fotoğraflar, gözlem notları, araştırmacı günlüğü ve 5N Formu kullanılmıştır. Öğretmen ve ebeveynlerle de görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, SBKP'nin çocukların yaratıcı düşünme ve bilimsel süreç becerilerine olumlu yansımaları olduğu bulunmuştur. SBKP'nin özellikle yaratıcı düşünmenin orijinallik ve detaylandırma boyutunu; bilimsel süreç becerilerinden ise gözlem ve bilimsel iletişim becerilerini desteklediği ortaya çıkmıştır. Çocukların sanat, sanatçılar ve sanat eserleri, bilim ve bilim insanlarına ilişkin yeni bilgiler edindikleri ve etkinlikler esnasında çoğunlukla olumlu duygular hissettikleri belirlenmiştir. SBKP'nin çocukların bilim insanına, bilime, sanatçıya ve sanat eserine karşı merak duymalarını sağladığı, çocukları sanatsal ve/veya bilimsel eylemde bulunmaya karşı motive ettiği ve çocuklarda sanatçı ve/veya bilim insanı olmaya karşı istek uyandırdığı bulunmuştur. Ayrıca SBKP'nin, uygulayıcısı olan öğretmene de katkıları olduğu belirlenmiştir.

Bilimsel beceriBilimsel süreçBütünleşik eğitim programı+7
Cansu Yıldız Taşdemir
Hacettepe University
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken çocukluk döneminde STEM etkinliklerinin 60-72 aylık çocukların yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerine etkisi

Bu çalışma, erken çocukluk döneminde STEM etkinliklerinin çocukların yaratıcı düşünme ve problem çözme becerilerine etkisini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın katılımcılarını Ankara İli Etimesgut ilçesinde özel bir anaokulunun 5 yaş gruplarına devam eden 38 çocuk ile çocukların öğretmenleri ve deney grubunda bulunan 24 çocuğun aileleri oluşturmaktadır. Araştırmada, iki ayrı veri seti vardır: (1) STEM etkinliklerinin çocukların problem çözme ve yaratıcılık becerilerine etkisini ortaya koymak için ön-son test kontrol gruplu deneysel yöntem ile elde edilen nicel veriler. (2) Öğretmenler ve ailelerin STEM etkinliklerinin çocukların problem çözme ve yaratıcılık becerilerine etkisine ilişkin görüşlerini ortaya koymak için araştırmanın sonunda alınan nitel veriler. STEM etkinliklerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini ortaya koymak amacıyla Yaratıcı Davranış Gözlem Formu kullanılmıştır. STEM etkinliklerinin çocukların problem çözme becerilerine etkisini ortaya koymak için Çocuklar İçin Problem Çözme Becerileri Ölçeği kullanılmıştır. Öğretmen ve aile görüşleri, araştırmacı tarafından geliştirilen Öğretmen-Çocuk Bilgi Formları ve Öğretmen-Aile Görüşme Formları aracılığıyla açık uçlu sorular yöneltilerek toplanmıştır. Araştırmanın sonucunda STEM etkinliklerinin çocukların problem çözme ve yaratıcılık becerileri gelişimini olumlu yönde etkilediği ve bu etkinin kalıcı olduğu ortaya çıkmıştır.

Erken çocuk eğitimiFeTeMMOkul öncesi dönem+5
Zeynep Seda Şanlı
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Türkiye'de adaptasyon diziler, yaratıcı emek gücü olarak senaristler ve senaryo süreçleri

Televizyonun Türkiye'de önemli bir yeri vardır. Televizyon, internetin varlığına rağmen en önemli haber alma kaynaklarından biri olma görevini sürdürmeye devam etmektedir. Türk insanı televizyon karşısında uzun zaman geçirmektedir ve en çok izlenen programların başında da diziler gelmektedir. Türk televizyon izleyicisinin televizyon izleme alışkanlıkları ele alındığında televizyon dizilerinin önemli bir yere sahip olması yayıncılık sektörü için dizileri önemli bir konuma getirmektedir. Ticari televizyonculuğun sonucu olarak en önemli hedefi kar elde etmek olan kanallar ve yapımcılar için diziler üretimlerinin en önemli payını oluşturmaktadır. Reyting yarışında başarılı olmak adına her yıl fazla sayıda dizi ekranlara gelmektedir. Bazıları reyting yarışında öne geçerken bazıları geride kalmakta ve bir kaç bölüm sonra sona ermektedir. Kanallar ve yapımcılar reklâm verenlerden reklâm alabilmek ve dolayısıyla kâr edebilmek için izleyiciyi ekranda tutacak ve uzun süre yayınlanacak diziler üretmek için ciddi bir yarış içindedirler. Bu yarışın sonucu olarak da adaptasyon diziler üretilmeye başlanmıştır. Adaptasyon üretim süreci ise dünyanın belli bir ülkesinde yayınlanmış, yüksek reyting elde etmiş yapımların satın alındıktan sonra yerelleştirilerek yeniden üretilmesini ifade etmektedir. Bu üretim sürecinde satın alınan televizyon diziler Türkiye'nin kültürüne, gelenek ve göreneklerine göre uyarlanıp yerelleştirildikten sonra yayınlanmaya başlamaktadır. Bu çalışma adaptasyon dizilerin sektörün ihtiyacı olan hikâye kaynağı haline gelmesi ile birlikte dizi sektöründe emek gücünün körelmeye başladığı ve temalarda tek tipleşmeye sebep olduğu varsayımları üzerinden yola çıkılarak oluşturulmuştur. Sektörde aktif olarak çalışmakta olan emek gücü ile görüşmeler yapılarak bu adaptasyon dizilerin üretim sürecinin nasıl gerçekleştirildiği anlaşılmaya çalışılmıştır.

DizilerEmek süreciSenaryo+6
Aysel Zehra Kara
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Robotik uygulamalarının okul öncesi çocukların yaratıcı düşünme becerileri üzerine etkisi

Okul öncesi öğrencilerine yönelik STEM tabanlı eğitsel robotik programının öğrencilerin yaratıcı düşünme becerileri ve tasarımları üzerine etkisini konu alan bu çalışmada altı modülden oluşan bir robotik programı ortaya çıkarılmıştır. Erken çocukluk evresinde olan öğrenciler için tasarlanan program öğrencilerin robotlar hakkında fikir sahibi olmalarını ve algoritmik düşünme becerilerini kazanmalarını amaçlamaktadır. Program oluşturulurken erken çocukluk dönemindeki öğrencilere uygun öğretim yöntem ve teknikleri kullanılmış ve programın tasarım aşamasında MEB'in okul öncesi öğretim programında belirlenen kazanımlar dikkate alınmıştır. Geliştirilen programın ön değerlendirmesini yapabilmek amacı ile 2017-2018 eğitim öğretim yılının birinci döneminde, iki kız, iki erkek olmak üzere dört öğrenci ile pilot çalışma uygulanmıştır. Pilot çalışma kapsamında elde edilen veriler doğrultusunda robotik öğretim programda bazı değişiklikler yapılmış ve aynı yılın ikinci dönemi dört kız, dört erkek olmak üzere toplam sekiz öğrenci ile asıl çalışma yapılmıştır. Çalışmanın veri toplama ve analizi aşamasında karma araştırma yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırmanın nicel boyunda veri toplama aracı olarak Torrance Yaratıcı Düşünme Testi programın öncesinde ve sonrasında ön-test ve son-test olarak uygulanmıştır. Çalışmanın nitel boyutunda öğrenciler ile birebir görüşmeler yapılmış ve programının uygulanma sürecinde video kayıtları alınarak bunlar doküman haline getirilmiştir. Ayrıca tasarımlarını araştırmak amacıyla öğrencilerin modül öncesi ve sonrasında yapmış oldukları çizimlerin analizi gerçekleştirilmiştir. Uygulanan program sonucunda, katılımcıların yaratıcı düşünme genel puanlarının ve akıcılık alt boyut puanının istatistiksel olarak anlamlı bir şekilde arttığı tespit edilmiştir. Buna ek olarak, erken çocukluk dönemindeki öğrencilerin kendi seviyelerinde bloklarla kodlama yaparken algoritmik düşünme becerilerinin geliştiği, bu becerilerini tasarımlarına yansıtabildiği, kavramlar arası ilişkiler kurabildiği gözlemlenmiştir.

Bilgisayar destekli eğitimOkul öncesi eğitimOkul öncesi çocuklar+5
Gamze Siper Kabadayı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik, süreç ve çevre boyutları açısından yaratıcı öğretim uygulamalarının sınıfa yansıması: Öğretmen - öğrenci görüşleri

Bu çalışmada 6. sınıf matematik dersinde yaratıcı düşünme becerilerine dayalı öğretimin gerçekleştirilmesine yönelik öğretmen ve öğrenci görüşlerini belirlemek amaçlanmıştır. Katılımcılar Niğde ili Merkez ilçeye bağlı ortaokullarda 6. sınıfta öğrenim gören 370 öğrenci ve 6. sınıflarda matematik dersini yürütmekle görevli 20 öğretmenden oluşmaktadır. Bu araştırmada durum çalışması kullanılmıştır. Nicel veri toplama aracı olarak öğrencilere araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanırken nitel veri toplama aracı olarak öğretmenlerle bireysel görüşmeler yapılmıştır. Veri toplama sürecinde öğretmenlerden öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesi için gerekli olan öğretmen rolleri, sınıf ortamı, sınıf içi etkinlikler ve etkinliklerin uygulanmasında karşılaşılan sorunlar, kullanılan teknik-yöntem ile ilgili görüş alınırken öğrencilerden yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretmen rolleri ile ilişkili görüş alınmıştır. Elde edilen bulgular analiz edildiğinde öğretmenler yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik sahip olunması gereken öğretmen rollerini öğrenciye rehberlik etmek, yol göstermek, farklılığa ve fikirlere açık olmak şeklinde belirtirken öğretmenler sınıflarının materyal açısından zengin olmasını ve matematik sınıfının bulunmasını gerekli görmektedirler. Ayrıca öğretmenler etkinliklerin günlük yaşama uyarlanabilen ve görsel öğelerin yer aldığı, öğrencilerin yaparak yaşayarak öğrenmesine olanak verecek şekilde düzenlenmesi gerektiğini düşünmektedirler. Öğretmenlerin etkinliklerin uygulanmasında karşılaştıkları en önemli sorunun konuları yetiştirme kaygısı ve zamanın yetersizliği olduğu ve yaratıcı düşünmenin geliştirilebilmesi için tercihlerinin öncelikli olarak araştırma-inceleme yoluyla öğretim stratejisi ve soru-cevap yöntemi olduğu görülmüştür. Öğretmenlerin kendilerine ait değerlendirmelerinde, kendilerini yaratıcı düşünme becerilerinin geliştirilmesine yönelik öğretimde yetersiz görmelerine rağmen öğrencilere ankette yöneltilen 38 maddeden sadece 5'inde öğretmenlerinin yaratıcı öğretmen rollerine ilişkin olumsuz görüş bildirmişlerdir. Ayrıca öğrencilere yaratıcı düşünmenin geliştirilmesine yönelik öğretmen rollerine ilişkin uygulanan anketteki maddelerin demografik özelliklere göre farklılaştığı görülmüştür.

KişilikKişilik eğitimiMatematik dersi+7
Deniz Ünlü
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Multimodal bağlantı analizleri

Amaç: Yaratıcı düşünce ve usavurma, insan beyninin bilişsel kapasitesinin hiyerarşik olarak en tepesindeki ve en karmaşık sistemleridir. Birbirleri arasında dinamik bir etkileşim içerisinde olan bu iki kavram, insan ve toplum hayatının daha sürdürülebilir ve kaliteli olması açısından büyük bir stratejik öneme sahiptirler. Bu konuda uzun yıllardır pek çok bilimsel çalışma yapılmasına rağmen bu süreçlerin ardındaki nöral bileşenler ve sistemler hakkında kapsamlı çalışmalar son yıllara kadar yapılamamıştır. Gelişen teknik imkanların da yardımıyla, "Semantik Uzaklık" ve "Anoloji Tabanlı Usavurma" , fMRI görevi olarak modellenebilmiş ve yaratıcı düşünce araştırmaları konusuna yeni yöntemler ve bilgiler sağlamıştır. Bu çalışmanın amacı, kullanılan MR modalitelerini arttırarak (rs-fMRI,dwMRI) sadece görev sırasında aktive olan bölgeleri değil tüm beyni bir bütün ağ ve alt parçaları olarak değerlendirmek, yaratıcı düşüncenin oluşumunda katkıda bulunan bölge ve sistemlerin aktivasyon ve dinlenme sırasında nasıl bir fonksiyonel bağlantıya sahip olduklarını açıklamaktır. Yöntem: Çalışmaya 20-35 yaş arası, kendilerinde ve ailelerinde herhangi bir psikiyatrik bozukluk bulunmayan, en az lise mezunu, 30 sağlıklı gönüllü katılımcı dahil edilmiştir. Tüm katılımcıların MR taramaları Ege Üniversitesi Hastanesi 3T MR ünitesinde daha önce test edilen, çalışmaya en uygun parametreler kullanılarak yapılmıştır. Her katılımcı için yapısal olarak 3D-T1 ağırlıklı MP-RAGE ve 60 yönlü dwMRI, fonksiyonel olarak ise gözler kapalı 9 dakikalık rsfMRI ve "Analoji Tabanlı Usavurma" görevi sırasında BOLD fMRI görüntüleri elde edilmiştir. Tüm görüntüler kalite kontrolü ve ön işlemlerden geçirildikten sonra, fonksiyonel görüntüler üzerinde Freesurfer yazılım paketi ile "Semantik Uzaklık" kullanılarak parametrik modülasyon analizleri ve dinlenme halinde iken CONN MATLAB paketi ile ROI- ROI bağlantı analizleri yapılmıştır. Difüzyon ağırlıklı görüntülerde ise yine her Ikatılımcı için FSL-ProbtrackX-Tracula yazılımları ile global probabilistik traktografi yapılmış ve fonksiyonel verilerde elde edilen kortikal yüzeylerin bağlantıları analiz edilmiştir. Kullanılan tüm yazılımlar ve araçlar açık kaynak kodlu olup modaliteler arası maksimum uygun hale getirmek için herbirinde gerekli düzenlemeler yapılmıştır. Bulgular: "Analoji Tabanlı Usavurma" görevi sırasında semantik uzaklığın artmasıyla görevde daha iyi performans gösteren bireylerin sol hemisfer gri madde yüzeyinde Intraparietal Sulcus, Anterior Cingulate Cortex-Ventral bölümü, Middle Frontal Gyrus, sağ hemisfer gri madde yüzeyinde Anterior Cingulate Cortex-Ventral bölümü alanlarında, subkoritkal analizlerde ise sağ ve sol Caudate Nucleus'ta, tüm beyin hata düzeltmelerinden sonra anlamlı BOLD sinyal korelasyonu saptandı.. Görevde daha başarılı olan katılımcıların dinlenme sırasında sol IPS ve sağ Inferior Frontal Junction kortikal bölgeleri arasında fonsiyonel korelasyon bulunduğu saptandı (T=4.77, p<.0221). Difüzyon görüntülerinde 16 ana beyaz madde yolağında yapılan global probabilistik analizler sonucunda görev performansı ile bu yolaklar arasında anlamlı bir korelasyon bulunamamıştır. Ancak beyaz madde yüzeyinde ROI tabanlı probabilistik traktografi analizlerine uygulanan Çizge Teorisi sonucu, sol hemisfer Medial OFC, Pars Orbitalis ,ACC Rostral, Amigdala ve sağ hemisferde Pars Triangularis, Precentral Gyrus, Postcentral Gyrus, Superior Frontal Gyrus ve Cuneus'ta görev başarısıyla anlamlı korelasyon bulunmuştur. Sonuç: Yaratıcı düşünce ve usavurmanın daha önceki çalışmalarda da belirlenen kortikal bölgelerin daha aktif kullanılmasıyla daha başarılı hale geldiği görülmektedir. Çalışmamız bu bilgilere dinlenme halindeki fonksiyonel bağlantı ve traktografi sonuçlarını ekleyerek yaratıcı düşüncenin salt aktivasyonun yanında ağ özellikleri açısından da ayırt edilebilir bileşenlerini göstermesi açısından oldukça önemlidir. Önümüzdeki çalışmalarda bu bölgelerin tekil bağlantılarının da incelip daha detaylı bir ağ haritası çıkarılması hedeflenmektedir.

BeyinBilişDüşünce+4
Özgün Özalay
Ege University · Institute of Health Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessEN

Assessment of creative imagination

Background : Creativity is needed in any of the professions of life, and by evaluating and being aware of every individual's creativity level. The mission of this research was first to modify a previous test of creativity (TCT-DP Jellen and Urban 1996) and afterward to measure the reliability and validity of our new creativity test, which we called "Assessment of creative imagination". ACI carried out an exploratory study to determine the level of creativity, depending on drawing and creative thoughts. Methods : The study included 104 students from elementary school to the doctorate stage. Creativity was measured using the old TCT-DP and the new ACI creativity test we designed.. The evaluation was done within 14 criteria with a total score of 72. We modified four criteria of TCT-DP; duplication of figure (D.P.) , drawing composition within a frame (DCF), three figures to draw (3FD), and two figures to draw (2FD). Online participation was designed that reached random males and females from Turkey, Saudi Arabia and Egypt by making this test online as google form. Descriptive statistics (mean, frequency, percentage, and percentile ranking) were used for evaluating the data. In our customarily distributed sample, T-test was used to compare the mean of two groups, and correlation was used to describe the linear relationship between two continuous variables. SPSS version 18.0 was used to analyze the data. Results : Percentile ranks means, and standard deviations of the results of ACI and TCT-DP were calculated. The mean ACI-total score was 48.3 out of 72 points (female:48.79±9.89, male:43.35±13.26). Female students were slightly more creative than male students, showing that female students outperformed male students regarding creative potential.

ImaginationCreative thinkingCreativity
Yahya Dahhan
Bahçeşehir University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkinin yapısal eşitlik modellemesi ile incelenmesi

Bu araştırmanın amacı, öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerilerinden olan eleştirel düşünme eğilimleri, problem çözme becerileri, yaratıcı düşünme eğilimleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkilerin yapısal eşitlik modeli aracılılığıyla incelemektir. Araştırmanın verileri, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinde öğrenim gören 493 öğretmen adayından toplanmıştır. Araştırmada kullanılan ölçme araçları; "Eleştirel Düşünme Eğilimleri Ölçeği", "Problem Çözme Becerileri Ölçeği", "Marmara Yaratıcı Düşünme Eğilimleri Ölçeği" ve "Yaşam Boyu Öğrenme Eğilimlerini Belirleme Ölçeği"dir. Araştırma kapsamında, ilgili değişkenlerin cinsiyete, sınıf düzeyine, öğrenim görülen bölüme göre durumu bağımsız örneklemler için t testi ve tek yönlü ANOVA yöntemleri aracılığıyla incelenmiştir. Öğretmen adaylarının eleştirel düşünme eğilimleri, problem çözme becerileri, yaratıcı düşünme eğilimleri ve yaşam boyu öğrenme eğilimleri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiler; önerilen model doğrultusunda, yapısal eşitlik modellemesi (YEM) aracılılığıyla incelenmiştir. Araştırma sonucunda, öğretmen adaylarının yaşam boyu öğrenme eğilimlerinin cinsiyete, sınıf düzeyine ve öğrenim görülen bölüme göre manidar biçimde farklılaştığı sonucuna ulaşılmıştır. Öğretmen adaylarının 21. yüzyıl becerileri ile akademik başarıları arasındaki ilişkiye dair önerilen model doğrulanmıştır. Önerilen modele göre; yaşam boyu öğrenme eğilimleri akademik başarıyı pozitif yönde, düşük düzeyde yordamaktadır. Eleştirel düşünme eğilimi, problem çözme becerisi, yaratıcı düşünme eğilimi ve yaşam boyu öğrenme eğilimi akademik başarının % 4.3'ünü açıklamaktadır.

21. yüzyılAday öğretmenlerAkademik başarı+7
Selinay Koçak Şirin
Ankara University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Ortaokul Türkçe ders kitaplarının sinektik tekniği açısından incelenmesi

Bu çalışmanın amacı ortaokul düzeyi için hazırlanan (5. - 8. Sınıflar) Türkçe ders kitaplarındaki metinleri yaratıcı düşünme tekniklerinden birisi olan sinektik tekniği açısından değerlendirmektir. Araştırmanın veri setini 2005-2006 eğitim öğretim yılından itibaren 2018-2019 eğitim öğretim yılına kadar okutulan ortaokul (5, 6, 7, 8. Sınıf) Türkçe ders kitapları oluşturmaktadır. Bu kitaplar içinden araştırmacı tarafından ulaşılabilen toplam 20 ders kitabı veri seti olarak belirlenmiştir. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesi kullanılmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak "Türkçe Ders Kitaplarına Yönelik Sinektik Uygulamaları Formu" kullanılmıştır. Araştırmada ulaşılan verilerin analiz edilmesi amacıyla nitel veri analizi tekniklerinden içerik analizine başvurulmuştur. Yapılan inceleme sonucunda incelenen Türkçe ders kitaplarında toplam 320 sinektik uygulama örneği tespit edilmiştir. Tespit edilen 320 sinektik örneğinden en fazla 120 (f) ve % 37,25 orana sahip olan doğrudan analoji örneklerine rastlanmıştır. İkinci sırada 68 (f) ve % 21,25 orana sahip fantezi analoji örnekleri bulunmaktadır. Bu sinektik örneklerini 57 (f) ve % 17,81 oran ile bastırılmış çatışma izlemektedir. Daha sonra 51 (f) ve % 15,93 oranla dolaysız analojiler gelmektedir. Ders kitaplarında en az orana sahip olan analoji türü ise 24 (f) ve % 7,5 orana sahip kişisel analoji örnekleridir. Araştırma sonucunda Türkçe ders kitabındaki metinlerin sinektik uygulama örneklerine göre ve bu sinektik örneklerinin metin türlerine göre dengeli bir dağılım göstermediği tespit edilmiştir. Buna göre ders kitaplarında sinektik örneklerinden en fazla doğrudan analojiye, en az kişisel analojiye rastlanmıştır. Sinektik örneklerinin en fazla yer aldığı metin türü ise şiir olarak belirlenmiştir.

Ders kitaplarıOrtaokullarSinektik modeli+3
Ayşegül Ergün
Hatay Mustafa Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Çocuklar için felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin ilkokul BİLSEM öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi

Bu araştırmanın amacı Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde hipotetik düşünme yönteminin Bilim ve Sanat Merkezi (BİLSEM) ilkokul öğrencilerinin yaratıcı düşünme becerilerine etkisini belirlemektir. Çocuklar için Felsefe dersi kapsamında uygulanan hipotetik düşünme yönteminin yer aldığı etkinliklerin doğuştan standartların üzerinde yaratıcılık becerisine sahip üstün yetenekli ilkokul 3. ve 4. sınıf öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine etkisi olup olmadığı araştırma konusunu oluşturmaktadır. Literatür incelendiğinde Çocuklar İçin Felsefe ve Düşünme Eğitimi ile ilgili çalışmalar bulunmaktadır. Fakat bu çalışmalarda üstün yetenekli ilkokul öğrencileriyle çalışılmamış ve hipotetik düşünme yöntemine rastlanılmamıştır. Araştırmada tek gruplu deneysel desen kullanılmıştır. Uygun örneklem yoluyla araştırmanın örneklemi oluşturulmuştur. Araştırmanın örneklemini Muğla ili Menteşe İlçesinde Bilim ve Sanat Merkezinde eğitim ve öğretim gören 36 ilkokul öğrencisi oluşturmaktadır. Araştırmada "Torrance Yaratıcı Düşünme Testi (TYDT)" kullanılmıştır. Araştırmanın başında ön test olarak TYDT Sözel A form uygulanmıştır. Ardından öğrencilere 8 hafta boyunca 40 dakikalık 2 oturum şeklinde Çocuklar İçin Felsefe eğitimi hipotetik düşünme yöntemi ile etkinlik olarak verilmiştir. Eğitim sonrasında son test olarak TYDT Sözel B formu uygulanmıştır. Araştırma verileri öğrencilerin TYDT testlerine verdikleri yanıtlardan oluşmaktadır. TYDT'nin A ve B formlarından her bir öğrenci için; sözel toplam puanlar ve alt puan türleri elde edilmiştir. Elde edilen bu verilerin analizi için SPSS programı kullanılmıştır. Erişi verilerin normallik dağılımlarına bakıldıktan sonra İlişkisiz Örneklemler T Testi ve Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile veriler analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin sözel yaratıcılık toplam, akıcılık, esneklik ve orijinallik puanlarına tüm gruplar ve 3. sınıf düzeyinde olumlu etki ettiği, 4. sınıflar için ise akıcılık ve sözel toplam puanlarında anlamlı fark yaratmadığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak BİLSEM ilkokul öğrencilerine verilen Çocuklar İçin Felsefe eğitiminde kullanılan hipotetik düşünme yönteminin öğrencilerin yaratıcı düşünme becerilerine olumlu yönde geliştirdiği görülmüştür. Anahtar kelimeler: çocuklar için felsefe eğitimi, BİLSEM, üstün yetenekli, hipotetik düşünme, yaratıcılık

Bilim ve sanat merkezleriDüşünmeDüşünme stilleri+5
Gözde Gürdal
Muğla Sıtkı Kocman University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi dönemde eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini etkileyen temel faktörler

Bu çalışmanın amacı, okul öncesi dönemde eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerini etkileyen temel faktörleri belirlemektir. Araştırma nitel bir çalışma olup örnek olay deseninde gerçekleştirilmiştir. 6 öğretmen, 30 öğrenci ve 30 veli ile çalışılarak veriler toplanmıştır. Bu süreçte araştırmacı tarafından geliştirilen görüşme formu, gözlem formu ve anketlerden faydalanılmıştır. Görüşmelerden ve anketlerden elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenirken, gözlem formlarından elde edilen veriler gözlem değerlendirme rubriği ile çözümlenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğretmenler, yapılandırılmamış ve öğrenci merkezli etkinliklerin, soru sormanın, özgür düşünme ortamları oluşturmanın düşünme becerilerini desteklediği görüşündedir. Öğretmenler, mevcut okul öncesi eğitim programını, düşünme becerileri eğitimi yönünden oldukça yetersiz bulmaktadır. Sınıf gözlem formlarından elde edilen bulgulara göre öğretmenler öğrencilerin soru sorma davranışlarını desteklemekte oldukça yetersizdir. Öğrencilerin nitelikli sorular sorma ve cevaplar verme davranışları düşüktür. Öğretmen tutumları ve öğrenci davranışları arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Bireysel gözlem formlarından elde edilen bulgulara göre öğrenciler en çok çeşitli çözüm yolları ve nitelikli fikirler üretmekte, farklı ve alışılmışın dışında ürünler koymakta, kavram ve düşünceler üzerine düşünebilmekte zorlanmaktadır. Velilerle yapılan anketlerden elde edilen bulgulara göre eğitim düzeyi yüksek olan veliler çocukları ile daha çok okul dışı etkinliklerde bulunmakta ve soru sormanın önemi üzerinde daha çok durmaktadır. Velilerin yaş ve gelir düzeyi, çocuklarıyla yaptıkları okul dışı etkinlikler ile öğrencilerin düşünme becerileri arasında anlamlı bir ilişki bulunmamaktadır. Ailelerin soru sorma davranışları ile öğrencilerin eleştirel ve yaratıcı düşünmeye yönelik davranış düzeyleri arasında pozitif yönde bir ilişki vardır. Elde edilen bulgulara göre öğretmenler ve veliler, eleştirel ve yaratıcı düşünme becerilerinin önemli olduğunu düşünmekle birlikte yeterli bilgiye sahip değillerdir.

Beceri eğitimiEleştirel düşünceOkul öncesi dönem+2
Berna Tuncer
Yıldız Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00

Related subjects