Mass media

120 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessEN

The role of mass media tools on efl speaking skills

This study investigates the effect of mass media authentic materials on EFL students? success in listening and speaking accurately and fluently. Two elementary level classes of theEnglish Preparatory School were chosen randomly as the subjects of this study. There were 40students grouped into two, one as experimental and the other as control. The subjects in the experimental group studied mass media authentic materials designed for them only. The subjects in the control group studied the standard curriculum. Besides, to get to know the students better and observe their common perspectives towards listening and speaking, an attitude questionnaire was given to both groups at the beginning and a similar one was given to the experimental group at the end of the study to determine whether the students have developed a positive attitude or not. The Hypothesis put forward for this study was; `if I use authentic mass media tools such as television, radio, films, videos, songs, and teach the expressions used in daily life, my students will pick up the colloquial language and will be able to use them?. Data was gathered from two examination results and tests. As a result of data analysis, a statistically significant difference has been found between the scores of the first and the second examinations and tests. When the scores were analyzed, the findings indicated that mass media authentic materials were effective in foreign language listening and especially speaking skills development and these techniques raised awareness on how to speak accurately and fluently in a foreign language. Keywords: EFL, ELT, L1, L2, FL, mass media, authentic materials

Study of languagesLanguage teachingPreparatory classes+6
Muhsin Yanar
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessEN

Effects of social media on marketing efforts of African food manufacturers

The research work consists of three main parts, with four chapters that's the introduction and conceptual part of social media networking. The introduction part explain what social media is about or the definition of social media and the marketing effort that is surrounded and connected to social media networking including the benefits in which users get in using the network, and the effort and impact that social media network has. The first chapter also explain and described what African marketing is about and it conceptual meaning of African marketing, how investment is evaluated in African marketing, I ended the first chapter with how African food manufacturers uses social media networking. The next part of the Thesis, is the empirical part and the theoretical research which gives information and understanding of the literature review on what social media marketing is about and its definition as well as its benefits to customers and sellers at large, and what marketing mix is about and how buyers and sellers respond to the market and it ends with customer behavior and customer relationship. The empirical research dealt with the research methodology. The research questionnaires, research problem, research strategy, and it end with the research questionnaires results as well as conclusions. I then concluded with how the respondent of the questionnaire responded to the research questionnaires. The last chapter conclude with the research background on what the thesis aim and ambition of the of the researcher has in mind, the problem discussion of the thesis work, the scope of the thesis work, the abstract which explain the strategy and how the research was contracted and it finishes with recommendation, references and conclusion of the writers. My Aim and ambition of this thesis is to present a strategy on how food manufacturers can use social media in their marketing communication. I also explain the issues of social media marketing in which the marketer needs to target the right and potential clients and customers, in other to get detailed information and clear answers from respondents for the consumers. The main objective of this thesis work is to understand and have a broad idea and knowledge about the benefit of social media networks channels to businesses and organization in Africa. To know the important of social media network to customers and consumers as well as the benefits that they get in buying a product online. To know and understand why companies in Africa like to use social media channels in selling their products to consumers. In my research, I realized that social media help most businesses in Africa to get their targeting and potential audiences through the use of online social media channels such as e-bay, Facebook, skycanners websites, e-dreams website ( which most people uses it to buy their flight ticket). Keywords: Social Marketing, Product Marketing, Service Marketing, Social Media

AfricaFood productionFood products+6
Mary Nyarkoa
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Radyonun iletişimsel eylem gücü: Sabah kuşakları

Kitle iletişim araçları yazılı basından başlayarak, elektronik kitle iletişim araçlarına oradan da günümüzde hızla gelişimini sürdüren sosyal medyaya kadar, farklı şekillerde var olan ama her zaman dördüncü kuvvet olduğu düşünülen konumunu korumaktadır.Elektronik kitle iletişim araçlarının ilklerinden olan ve 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde insanlığın yaşamına katılan radyo, Birinci Dünya Savaşı'nın ardından yeniden şekillenen siyasal yapı içinde önemli bir görev üstlenmiştir.Bu dönemde radyonun siyasal ve iletişimsel eylem gücü olduğunun farkına varılmış, eğitimden, politikaya, sağlıktan, kültüre kadar devletler tarafından her alanda yapılan çalışma radyo aracılığıyla topluma yayılmaya çalışılmıştır. Yine, radyonun iletişimsel eylem gücünün etkisi ve katkısıyla, özellikle 20. yüzyılda son şeklini almaya başlayan ulus-devlet yapısı daha da güçlendirilmeye çalışılmıştır. Teknolojinin gelişmesiyle medyanın artık, televizyon, bilgisayar ve nihayet yeni medya gibi geniş bir yelpazede tanımlanmaya başlamasıyla, kimilerine göre radyo artık bir müzik kutusu haline gelmiş ve siyasal iletişim gücünü kaybetmiştir. Kimilerine göreyse radyo halen etkin bir kitle iletişim aracı olarak siyasal iletişimin bir parçası olarak önemli bir işlevini sürdürmeye devam etmektedir. Bu çalışmada da radyo yayıncılığının iletişimsel eylem gücünün devam ettiği savından yola çıkılarak bir sonuca ulaşılmaya çalışılmıştır.Çalışmada, kitle iletişim araçlarının iletişimsel eylem gücü ile radyo yayıncılığının Türkiye'de ve dünyada kitleleri etkileme gücü üzerinde durulmuş ve Nihat'la Muhabbet radyo programı dinleyicilerinden anket yoluyla alınan cevaplar son bölümde istatistiki olarak yorumlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Dördüncü Kuvvet, Medya, Radyo, Nihat'la Muhabbet, İletişim.

Görsel-işitsel medyaKitle iletişim araçlarıMedya+5
Hayri Çelebi
İstanbul Aydın University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Gelenekselden dijitale TV yayıncılığının dönüşümü: Medya çalışanları üzerine bir araştırma

Televizyon, kitle iletişim araçları içerisinde birden fazla duyuya hitap edebilme özelliğiyle insanlar tarafından uzun yıllar boyunca çok fazla ilgi gören bir araç olmuştur. Ancak internet teknolojisinin yaygınlaşması, yakınsak teknolojilerin gelişmesini hızlandırmış bunun sonucu olarak da kullanıcının içeriğe ulaşma şekli tamamen değişmiştir. Televizyon özellikle de son yıllarda çok daha fazla kullanıcı tarafından takip edilmeye başlanan dijital medya platformları karşısında güç kaybetmiştir. Dolayısıyla da geleneksel televizyon yayıncılığı eski gücünü geri kazanmak adına bir değişim ve dönüşüm çabası içine girmiştir.

Elektronik yayıncılıkKitle iletişim araçlarıMedya+4
Uğur Kahraman
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Grafik tasarımın kitle iletişimindeki rolü

Bu çalışmada, grafik tasarımının, kitle iletişimindeki rolü ve önemi incelenmiştir. Öncelikle, iletişim kavramının ne olduğu, iletişim türleri, iletişim şekilleri iletişimin hangi unsurları içerdiği, iletişimi oluşturan önemli kavramların ve temel iletişim kuramlarının neler olduğu anlatılarak, bir iletişim şekli olan, kitlesel iletişimin daha iyi anlaşılabilmesi için temel oluşturulmuştur. Konunun devamında, kitle iletişimin ayrıntılı işlenmesine geçilmiş ve burada , kitle iletişiminin, insan ve dolayısıyla kitle üzerindeki etkileri ve etkilerinin sonuçları vurgulanmıştır. Kitleler üzerinde güçlü etkilere sahip olan kitle iletişiminin bu gücünde, bir görsel iletişim olgusu olan grafik tasarımın; insanları bilgilendirerek, etkileyerek, ikna ederek ve hatta insanların ve toplumların algı boyutlarını değişimlere ugratarak onları nasıl yönlendirdiği ve bunun sonucunda meydana gelen sosyal, kültürel etkiler örneklerle açıklanmaya çalışılmıştır.

Grafik tasarımıKitle iletişim araçları
Setenay Sezer
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Türk televizyon kanallarında global ölçekli gerçeklik televizyonu program formatlarının yapım yayın süreçleri ve format glokalizasyonu

Kitle iletişim araçları içerisinde büyük önem arz eden televizyon, geleneksel medyanın en güçlü karakterlerindendir. Öyle ki, 1950'li yıllardan itibaren iletişim ve reklam (pazarlama) sektörünün vazgeçilmez parçası olmuştur. İşbu bağlamda gün geçtikçe ilerleyen ve yayıncılık yelpazesini genişleterek yüzlerce kanalı bünyesinde barındıran televizyon, hedef kitlesine sunduğu programlarla sosyolojik yapılarda psikolojik etkileşimler yaratarak etkisi günümüzde halen devam eden bir iletişim kahramanı olmuştur. Televizyonun bu gücü, beraberinde yeni yayın formatlarını izleyiciye sunma isteği ve mecburiyeti doğurmuştur. Akabinde, yerli ve yabancı birçok kuşak programı formatı hayata geçirilmiş ve halkın beğenisine sunulmuştur. Uluslararası medya ve iletişim sektörü pazarında kendini ispat etmiş ve izleyici kitlenin beğenisi doğrultusunda yayınlandığı ülkelerde nicel tatmin sağlamış (yüksek reyting almış) formatlar ülkemizde de denenmiş ve halen uyarlanarak yayın hayatına geçirilmeye devam etmektedir. Televizyonun yayın akışı planlamalarına göre gündüz kuşağı (Off Prime Time), akşam kuşağı (Prime Time), geç akşam kuşağı (Late Prime Time) gibi kuşak dilimleri bulunmaktadır. Formatlar, bu kuşak dilimlerinin yayın saatlerini kapsayan süre içerisinde ekran başında olacağı tahmin edilen izleyici hedef kitlenin yaş, cinsiyet, eğitim durumu, maddi statüsü gibi kriterleri göz önünde bulundurularak hazırlanır. Ülkelerin demografik yapılarına göre şekillendirilebilen global ölçekli TV program formatları belirli şematik oluşumlar üzerinden hazırlanmaktadır. Yapısal ve tasarımsal birçok dengenin iç içe geçirilerek hazırlandığı bu formatlar ülkelere servis edilebilmekte ve tüm dünya televizyonlarında yayınlanabilmektedir. Formatların gelenekselleştirilmesi ve içerik olarak toplumsal formun sosyolojik yapısına uyarlanabilmesi işi profesyonel bir ekip çalışması gerektirmektedir. Yapım, teknik, editoryal gibi kadroların oluşturduğu ekipler, senkron biçimde yazılı ve görsel birçok özverili çalışma doğrultusunda televizyon programlarını yayın hayatına geçirmektedirler. Bir televizyon programının yayın hayata geçirilmesi; medya ve hedef kitle araştırması, format tasarlama ve oluşturma, satın alma, ekip kurma, planlama, uyarlama, bütçe çalışmaları, görsel tasarım işlemleri, reji ve teknik kurumlar, içerik üretimi, karakter figürlerini konumlandırma, yayınlama vb. olmak üzere kendi iç dinamikleri açısından gerçek bir planlama gerektiren zorlu bir süreci kapsamaktadır. Global formatların kültürlere uyarlanma ve dönüşüm işlemi ''glokalizasyon'' olarak adlandırılmaktadır. Anahtar Kelimeler: TV program formatları, reality show programları, program kuşakları, glokalizasyon, medya araştırmaları.

Etkileşimli televizyonGerçeklikGlokalizasyon+7
Çağlar Çam
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

2-6 yaş arasındaki çocukların ekran karşısında geçirdikleri süre ile ebeveyn tutumları ve saldırganlık davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada 2-6 yaş arasındaki çocukların ekran karşısında geçirdikleri süre ile ebeveyn tutumları ve saldırganlık davranışları arasındaki ilişki incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Türkiye'nin farklı il ve ilçelerinde bulunan ve çocuğu anaokuluna giden 242 ebeveyn ve çocukları oluşturmuştur. Araştırmada, demografik özellikleri, çocukların ekran karşısında geçirdiği süreyi ve izledikleri programları tespit etme amacı ile araştırmacı tarafından hazırlanmış olan "Çocuklara Yönelik Medya Anketi", ebeveynlerin çocuklarına karşı sahip oldukları tutumları tespit etme amacı ile "Ebeveyn Tutum Ölçeği", çocukların saldırganlık düzeylerini tespit etme amacı ile "Çocuklar için Saldırganlık Ölçeği Anne-Baba Formu" kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS for Windows 22.0 programından yararlanılmıştır. Veriler normallik koşullarını sağladığı için parametrik testler uygulanmıştır. Bu kapsamda, basit korelasyon, kısmi korelasyon, regresyon, t-testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgulara göre, "otoriter ebeveyn tutumu" ile çocukların "ekran karşısında geçirilen süre" arasında pozitif yönlü orta düzeyde, "demokratik ebeveyn tutumu" ile çocukların "ekran karşısında geçirdikleri süre" arasında negatif yönlü çok düşük düzeyde bir korelasyon bulunmuştur. "Aşırı koruyucu ebeveyn tutumu" ile çocukların "ekran karşısında geçirdikleri süre" arasında ise pozitif yönlü çok düşük düzeyde, "izin verici ebeveyn tutumu" ile çocukların "ekran karşısında geçirdikleri süre" arasında pozitif yönlü çok düşük düzeyde bir korelasyon hesaplanmıştır. Çocukların "Ekran karşısında geçirdikleri süre" ile "saldırganlık ölçeği" alt boyutları arasında anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. "Otoriter ebeveyn tutumu" ile "sözel saldırganlık" puanları arasında ise pozitif yönde orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Ayrıca otoriter ebeveyn tutumunun, çocukların ekran karşısında geçirdiği sürenin %10,8'ini açıkladığı sonucuna ulaşılmıştır. Bağımsız örneklem t-testi sonucuna göre ise erkek çocuklarının nesne ve hayvanlara yönelik, kışkırtılmış ve kışkırtılmamış fiziksel saldırganlık puanlarının kız çocuklarına göre daha fazla olduğu sonucuna ulaşılırken, ebeveynlerin eğitim durumları ve ekonomik durumlarına göre çocukların ekran karşısında geçirdikleri sürenin farklılaşmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Ebeveyn Tutumu, Saldırganlık Davranışı, Görsel Medya, Kitle İletişim Araçları, Çocuk, Okulöncesi

Ana-baba tutumuEkran bağımlılığıKitle iletişim araçları+6
Meyrem Bülbül
İstanbul Arel University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessEN

The role of Instagram in influencing the publishing, sharing, and posting related to the Sheikh Jarrah 2021 events

Depending on many users' criticism of social media platforms for the censoring of the information on Sheikh Jarrah events, the study aims to find out and expose how Instagram's terms and conditions of sharing posts and feed affect the influencing, publishing and posting related to Sheikh Jarrah 2021 events that erupted on May 10, 2021 and to find out whether Instagram, has restricted and erased information related to the event. The study followed the quantitative and qualitative research approaches by designing a questionnaire of (304) persons who were distributed an online questionnaire. Moreover, intensive interviews were conducted with some of the experts and influencers to gain more in-depth understanding of the problem of the research. The study found out that Instagram played a role in controlling the publishing by many forms such as deleted posts, limited story reach, deleted comments, and even removed or deleted Instagram pages and accounts that were pro-Palestinian and related to the events of Sheikh Jarrah, despite the official denials made by spokespeople for the company of Instagram. It was assumed that the sample study for this research revealed that the news about the events in Sheikh Jarrah gathered from the Instagram profiles of influencers like Bella Hadid, Muna Al-Kurd, and others were more trustworthy and dependable than other news sources. It was observed that Instagram influencer profiles and posts give users greater opportunities to stay up to speed on current events or perhaps learn about them for the first time. Keywords: Instagram, Influencing, Palestine, the Sheikh Jarrah 2021 Events.

Digital influencersDigital platformsMass media+7
Omar Mohammad Rasheed Rayyan
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The perspectives of Yemenis in Turkey on the Yemeni comedy political-satire TV shows broadcast from Turkey

This thesis investigates the impact of comedy Yemeni political-satire TV shows broadcast from Turkey on the perspectives and attitudes of Yemenis residing in Turkey. With the emergence of satirical programs in Yemen after the 2011 revolution, these shows have gained popularity as platforms for political expression and social critique. However, their influence on political discourse and public engagement is still not explored. Using the approach of a qualitative case study, the study examines the reasons behind the Yemeni community in Turkey's interest in satirical programs, the effects of these shows on their political convictions, and their attitudes toward the discussed topics. The data collection includes cyberethnography, in-depth interviews, and focus group discussions to thoroughly understand the complex relationship between comedy political-satire TV shows, political discourse, and public engagement. The findings highlight the pivotal role of satirical programs in shaping political awareness and providing comic yet informative perspectives on current events in Yemen. Alrubea's program, "Rayiys Alfasl", emerged as a standout among the participants, influencing their views on various political issues compared to other Yemeni satirical programs broadcast from Turkey. However, some participants expressed waning interest in Yemeni satirical programs due to exposure to many Arab and foreign shows, indicating a need for further development and diversification of content. Finally, this thesis contributes to the limited literature on satirical programs in Yemeni society and provides valuable insights into their potential as a tool for political communication and public engagement. These findings aim to assist media scholars, political communicators, and policymakers in harnessing the positive democratic engagement potential of comedy political-satire TV shows. Keywords: Irony, Political Entertainment, Political Comedy, Satire Programs, Satire Politics, Yemeni Media.

Participatory communicationMass mediaMass communication law+7
Mohammed Salah
Ibn Haldun University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Karikatür sanatında kadına ilişkin cinsiyetçi temsiller örnek çalışma: Otisabi karikatürleri

İnsanlık tarihinin başlangıcından itibaren yaşamın hemen her alanında varlığını sürdüren mizah; günlük yaşamın sorunları, arkadaşlık ilişkileri, aşk, kadın ve erkeğe dair bütün duygu ve düşünceler mizahın konuları arasında yer almaktadır. Özellikle kültürel, ekonomik, toplumsal ve teknolojik yönüyle insan yaşamının merkezine yerleşen kitle iletişim araçları, mizahın kullanımı açısından ayrıcalıklı bir konuma sahiptir. Mizah, kitle iletişim araçlarında kendine genellikle karikatürler aracılığıyla yer bulmaktadır. Bütün bu argümanlardan hareket eden bu çalışma, karikatür ve mizah ilişkisi bağlamında kadına yönelik cinsiyetçi temsillerin karikatürlerde nasıl yer aldığını temel almaktadır. Çalışmada karikatürist Yılmaz Aslantürk'e ait olan Otisabi Karikatürleri kadına ilişkin cinsiyetçi temsiller doğrultusunda ele alınmıştır. Otisabi Karikatürleri arasından rastgele örnekleme yoluyla seçilen karikatürler, göstergebilimsel yöntemle çözümlenmiştir. Çözümleme sonunda karikatürlerde kadının çeşitli stereotipler doğrultusunda çizildiği görülmüştür.

Aslantürk, YılmazCinsiyetCinsiyet rolleri+7
Pelin Erden
Uşak University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessEN

The impact of the media on voters' behaviour and turnout in the US 2020 presidential elections

This study has enlongated on the impact of the media on voters' behavior and turnout in the US 2020 presidential elections. The study defines the media (old and new) as any means of transmitting information which is done through the various forms, devices, and systems that make up mass communications, including newspapers, magazines, radio stations, television channels, and the internet. Thus, despite the media pivotal role in voters' behavior and turnout; hence, partisan media was displayed in American culture i.e., falsehood and disinformation. Where video cuts are altered for noxious purposes and to show bogus film and control general feelings. The study engaged both primary and secondary sources of data as collated data were analyzed using (SPSS version 21.0) software package. Statistical analyses include frequency distribution tables, simple percentages, Chi-Square. Based on the sample size, 400 questionnaires were administered to respondents in the United States via Google forms through a sharable web link (using a randomly convenient sampling technique) and 375 questionnaires were duly recovered for analysis. Thus, two hypotheses were raised so as to evaluate the effect of the media on citizens' conduct and turnout in the US 2020 official races as such; H1: Null Hypothesis is therefore rejected while the Alternate hypothesis is accepted; hence establishing that during an election campaign, vote intentions for a party increase when the tone of media coverage for that party gets particularly positive, especially among those most attentive to the media (Field Report, 2022). In addition, Null Hypothesis (Ho2) is therefore rejected while the alternate hypothesis accepted proving that the consumption of both new media and old media in the 2020 Presidential elections had a significant effect on a person's likelihood to engage in the political process by voting. Based on these findings, the study suggests adequate policies and programs to open access to and increase Internet users seems it will contribute to greater political awareness and participation of the public. Also, American government should continually regulate citizens used of the social media. Furthermore, candidates and aspirants should be protected and there should be regular condemnation of hate speech, misinformation, and disinformation

United States of AmericaPresidency systemMass media+5
Omowale Ezekiel Olanrewaju
İstanbul Gelişim University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

Ergen sağlığı ünitesine başvuran adolesan obezlerde kitle iletişim araç bağımlılıkları ve uyku düzeninin psikiyatrik semptomlarla ilişkisinin değerlendirilmesi

Çalışmaya Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Ergen Sağlığı Polikliniğinde obezite veya kilo fazlalığı nedeniyle takip edilen, psikiyatrik hastalığı olmayan, çalışmaya gönüllü olarak katılmayı kabul eden 12-20 yaş ergenler dahil edildi. Kontrol grubu ise benzer yaş gruplarında kronik hastalığı ve psikiyatrik hastalığı olmayan normal kilolu ergenlerdi. Çalışma Ocak 2018-Aralık 2019 tarihleri arasında yapıldı. Kişisel verilerin sorgulandığı bilgi formu ve ergenlerde geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış Yaşam Kalite Ölçeği, Kısa Semptom Envanteri, Akıllı Telefon Bağımlılık Ölçeği, Young İnternet Bağımlılık Ölçeği Kısa Formu, Epworth Uykuluk Ölçeği, Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi ve Uluslararası Fiziksel Aktivite Ölçeğini içeren anket sonuçları değerlendirildi. Obez grubu: 67, fazla kilolu: 41 ve kontrol grubu:141 kişi (toplam 249) idi. Yaşları 12-20 yıl arasında ortalama: 16,02 yıl idi. Ankete katılanların %84'ünde evinde internet, %98 sinin ise cep telefonu vardı ve % 99.2 si akıllı telefon idi. Gün içerisinde en çok cep telefonuyla ilgilenenler fazla kilolu gruptu. Telefon değiştirme sıklığı birbirine yakın olup ortalama 3,35 yıl idi. Obezlerin %76,9'u, fazla kiloluların %90,2'si, normal kiloluların %81,2'si cep telefonlarını yatarken kapatmıyorlardı. Yaşam Kalite Ölçeği puanlaması açısından gruplar arasında farklılık yoktu (p>0,05). Kısa semptom envanteri açısından fazla kilolu grubun psikiyatrik semptomları daha belirgin bulundu ve en fazla obsesif grup idi. Kontrol grubu daha hostil, obezler daha fazla anksiyetik saptandı. Akıllı telefon bağımlılığı ölçeği puanı en yüksek fazla kilolular da olup bunu kontrol grubu ve obezler takip etti. İstatistiki olarak fark yoktu. Obezlerde ölçek puanı daha düşük saptandı. Obezlerin internet bağımlılığı puanı, fazla kilolulara ve kontrol grubuna göre anlamlı derecede düşük bulundu (p<0,05). Kontrol grubu, obezlere göre daha fazla gündüz uykululuk hali yaşamaktaydı (p<0,05). Obezler, uyku kalitesini diğerlerine göre daha iyi olarak bildirmekteydi. Uyku süreleri açısından fazla kiloluların %99'u günlük 7 saatten az uyuyorlardı (p<0,05). Kontrol grubunda günlük işlev bozukluğu obezlerden ve fazla kilolulardan yüksekti (p<0,05). Uyku bozukluğu göstergesi olan 5 puan üzeri değer; fazla kiloluların %81.5'inde, normal kiloluların %77'sinde, obezlerin %63'ünde görüldü. Fizik aktivite açısından ise obezlerin daha fazla fiziksel aktivite yapmaya çalıştıkları gözlendi (p<0,05). Akıllı telefon bağımlılık puanı, internet bağımlılık testi puanı ve uykuyu değerlendiren testler ile kısa semptom envanterinin bazı alt bölümlerinde korelasyon vardı. Anahtar Kelimeler: Akıllı telefon, internet, obezite, psikiyatrik semptomlar, uyku

Akıllı telefonlarBağımlılıkBelirti ve semptomlar+5
Yaşar Durmaz
Hacettepe University
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Dil deformasyonunun iletişime etkisi ve toplumsal bilinç kazandırmaya yönelik görsel çözüm önerileri

Teknolojinin gelişmesi ile uluslar birbiriyle daha fazla iletişim kurabilir hale gelmiştir. İnternet kullanımının da aktif olduğu günümüzde toplumlar arası hızlı erişim önem kazanmış ve kolaylaşmıştır. Bu erişim ile görülmüştür ki birçok yabancı öge hemen hemen her dile girmiştir. Erişimin getirdiği ağı engellemek mümkün olamayacağından hiçbir dil eskisine oranla aynı saf değerle kalamayacaktır. Bu tezde, toplumlar bu konu ile ilgili bilgilendirmek, dil kavramının önemini içselleştirebilmelerini sağlamak ve bireyler bu aidiyet ile dillerine giren yabancı ögelerin farkına vararak yerleşmesine engel olabilmeleri amaç edinilmiştir. Dilde oluşacak kötü sonuçların günümüz koşullarında oluşturabileceği tahribatı toplumlar fark edebilmelidir. Dilde yaşanabilecek tahribatın bireyler arasında ayrılıklara neden olmaya başlayacağı düşünülebilir. Türkçe'de son yıllarda yaşanan kirlenme ve yanlış kullanım ciddi boyutlara ulaşmıştır. Çalışmanın araştırma sürecinde dilin tarihinden, iletişime olan etkilerinden, dilin bozulmasından kaynaklı ortaya çıkan ve çıkabilecek olası problemler üzerinde durulmuştur. 3. ve 4. Bölümde Dilde en çok yapılan hatalar ve Görsel iletişim araçlarını da bu bozulmayı destekler nitelikte olan işler incelenmiştir. Dilin yapısını oluşturan kurallar, dili kullanan toplumların değerlerine bağlı olarak da ilerlemektedir. İletişimi sağlayan dilin, uluslar için büyük bir öneme sahip olduğu söylenebilir. Geçmişten günümüze değişen teknoloji ile toplumların yaşam süreçlerinin bir dönüşüm içerisinde olduğu görülmektedir. Kitle iletişim araçlarının farklılaşması ve dijital çağ zaman kavramının farklı formlar kazanmasını sağlamıştır. Yaşam şekilleri dijitalleşmiş ve toplumlar birbirine bağlı hale gelmiştir. Bilgi teknolojilerinin ve teknolojinin gelişiminden etkilenen dil beklenmedik kötü sonuçlar çıkarabilmekte, toplum değer yargıları ile çelişkide kalabilmektedir. Bu gelişmeler göz önünde bulundurularak tezin sonuç bölümü ve uygulama kısmı hazırlanmıştır.

AfişlerDilDil bozuklukları+5
Gizem Arslan
Hacettepe University · Güzel Sanatlar Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Kişilik hakkının internet ortamında ihlali

Kişinin yalnızca var olması nedeni ile sahip olduğu kişilik hakkı, kişiliğe ait maddi ve manevi tüm değerleri kapsar. Kişilik hakkı mutlak bir hak olup, Anayasa ve kanunlarla koruma altına alınmıştır. Diğer yandan ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü de Anayasa ve yasalarla korunan değerlerdendir. Sözlü ve görsel basın, demokratik bir toplumda bireylerin bilgi sahibi olması ve kamuoyunun oluşması için olmazsa olmazdır. Bu nedenle basın özgürlüğü, bir insan hakkı olan ifade özgürlüğü kapsamında yer alır. Kişilik hakkına müdahalenin basın yoluyla gerçekleştirilmesi durumunda, ifade özgürlüğü ile kişilik hakkı arasında çatışmanın varlığından söz edilir. İnternet teknolojisinin hızla gelişmesi, bireylerin de artık interentte kolayca içerik oluşturabilmeleri ve internetteki içeriklerin göz açıp kapayıncaya kadar çok sayıda kişiye ulaşabilmesi, internet ortamında kişilik hakkı ihlallerine sıklıkla raslanılmasına neden olmaktadır. Tüm bunların yanında birçok basın kuruluşunun da kendi internet siteleri aracılığı ile habercilik faaliyetlerini yürütmesi; kişilik hakkı, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğü kavramlarının birlikte ele alındığı çeşitli hukuki sorunların doğmasına neden olmaktadır. Ancak, konuya ilişkin yasal düzenlemelerin, hızlı gelişen teknolojinin ve sosyal yaşamın ihtiyaçlarına yetişmekte hantal ve yetersiz kaldığı yönünde eleştiriler dile getirilmektedir.

BasınBilişim suçlarıKitle iletişim araçları+7
İrem Erdemir
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Türkiye'de 1980 sonrası dönemde Patriyarka, vatandaşlık ve kitle medyası: Toplumsal cinsiyet eksenli bir değerlendirme

Bu çalışmada, Türkiye'de neoliberal dönemde kanunlarla ilgili tartışmaların kitle medyasında ele alınışının analizi, vatandaşlık hakları ve demokrasi eksenli bir okumayla feminist eleştirel söylem çözümlemesi yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma kapsamına, 1980-2015 yılları arasında geleneksel kitle medyasını temsilen Cumhuriyet, Milliyet, Türkiye ve Yeni Şafak basılı gazetelerinden seçtiğim, kanun değişikliği dönemlerindeki haberler ve köşe yazıları alınmıştır. Kavramsal arka planın sunulduğu bölümde, vatandaşlık, kamusal alan, demokrasi kavramlarına ilişkin teorik çerçeve sunulmuştur. Kavramsal arka planda sunulan teoriler ekseninde bu kavramların feminist içerimleri ele alınmıştır. Bir başka deyişle feminist perspektif, kavramsal arka planda ele alınan anahtar kavramlar çerçevesinde oluşturulmuştur. Oluşturulan bu çerçeve, analiz bölümünde işe koşulmuştur. Çalışma sonucunda, Türkiye'de 1980-2015 yılları arasında kadınları doğrudan ilgilendiren kanun değişikliklerinin gerçekleştirildiği dönemlerde kitle medyasındaki ilgili tartışmaların seyrinin erkek aktörler tarafından belirlendiğini, bu eksende kadın bedeninin ve ahlâkın öne çıkarıldığı gözlemlenmiştir. Çalışmanın gerçekleştirildiği periyodlarda kadınların vatandaşlığının müzakere edildiğine işaret eden tartışmaların analiz edilmesi yoluyla, muhafazakâr, liberal ve sosyal demokrat/merkez sol perspektiflerden doğrudan kadınları ilgilendiren kanun değişikliklerinin eril bakışla tartışıldığını, dolayısıyla kitle medyasında eril vatandaşlık normlarının işletildiği sonucuna ulaşılmıştır. Dolayısıyla, patriyarkanın salt toplumsal ve/ya da salt siyasal ve/ya da salt kurumsal bir mesele olmadığının, bütün bu eksenleri kesen iletişimsel bir mesele olduğuna dikkat çekilerek, bu alanlardaki konum alışların ve pratiklerin doğrudan iletişimsel bir hatta gerçekleştiğinin örnekleri sunulmuştur.

1980 sonrasıDemokratik vatandaşlıkKitle iletişim araçları+7
Eda Ferligül Çakılcı
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Obezite kamu spotlarının alımlanması; kalitatif bir çalışma

Modern tıbbın rasyonaliteye dayanması sağlık anlayışının tek boyutlu olmasına yol açmıştır. Bir iktidar odağı olan tıp, hem hastalıkların tedavi yöntemlerinde hem de bir hastalığı tanımlamada tek tip bir söylem ortaya koymaktadır. Çalışmanın ilk kısmında yer alan Michel Foucault'nun biyo-iktidar kavramı modern tıp pratiklerinin anlaşılması açısından önemli bir kavramdır. Bireyin sağlıklı olması için tek sorumlu kendisi olamaz. Sağlık politikaları, devletler, uluslararası örgütler sağlıktan sorumlu iktidar organlardandır. Modern tıbbın bileşenlerinden olan tüm organlar arasında sağlıklı beden algısının tek bir biçim olarak tariflenmesi hususunda konsensüs mevcuttur. Biyo- iktidar, modernizmle beraber bireyler üzerinde tek tip bir doğruya işaret ederek bedenüzerinde tahakkümü ifade etmektedir. Sağlık, güzellik ve zayıflık temelli olduğundan beden denetimi bu doğrultuda şekillenmektedir. Sağlığın tanımında yer alan ruhsal ve sosyal açıdan iyi olma hâlini yok eden toplumsal algı, obeziteyi diğer hastalıklardan farklı kılmaktadır. Birçok hastalık kişinin toplumdan soyutlanmasına neden olabilmektedir ancak obezite doğrudan kişinin dış görünüşüyle ilgili olduğundan ve hastalık şikayetinin başlıca nedenlerinden birisinin estetik kaygı olmasından dolayı sosyal izolasyon, damgalanma gibi toplumsal etkileri daha fazla barındırmaktadır.Obezite kampanyalarının bu sosyal izolasyonu yeniden üretecek nitelikte olması obeziteye karşı farkındalık oluşturma ve bireylerde davranış değişikliği yaratma amacının önünü kesmektedir. Eğitim materyallerinin sosyolojik boyut göz önüne alınmadan üretilmesi; amacın tam tersi bir sonucun doğmasını kaçınılmaz kılmaktadır. Obezite toplumsal boyutu göz ardı edilerek ele alınamaz. Toplumsal algıya ve modern tıbbın sağlıklı beden algısına müdahale olmaksızın obezitenin önüne geçmek mümkün değildir. Bu yüzden çalışmada obezitenin dünyada ve Türkiye'de artmasına değinilerek, Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın Obezite ile Mücadele Programı kapsamında ürettiği üç kamu spotunun hedef kitle tarafından nasıl alımlandığı, gelecekte üretilecek olan kamu spotlarına ışık tutması hedefiyle incelenmiştir. Farklı yaş, cinsiyet, BKİ ve eğitim seviyesi gruplarından 30 katılımcı ile yapılan derinlemesine görüşmeler ve odak grup görüşmeleri sonucuna göre izlenen kamu spotlarına dair farklı kod açımları yapılmasına rağmen kamu spotlarındaki unsurlar yüksek oranda negatif olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca yapılan görüşmelerdeki verilere göre kamu spotlarında sağlıklı beslenme konusundan bahsedilmesine rağmen, sağlıklı besine ulaşma meselesine yer verilmemesi; aynı şekilde fiziksel aktivitenin öneminden bahsedilmesine rağmen, imkânlara değinilmemesi eksiklik olarak görülmektedir. Dolayısıyla ortaya çıkan genel kanaat; kamu spotlarının tek başına bir davranış değişikliği yaratamayacağıdır. Anahtar Kelimeler: Modern tıp, biyo-iktidar, sağlık, kamu spotu, obezite, sağlık iletişimi.

BiyoiktidarKalitatif analizKamu spotları+6
Burcu Güner Diri
Ege University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Çağdaş dünyanın yeni kitle iletişim araçları: Youtube üzerine bir inceleme

Tarihsel süreçler içerisinde kitle iletişim araçları teknolojik gelişmelerin sunduğu imkanlar doğrultusunda gelişerek bilginin zaman ve mekan sınırlandırmalarından kurtularak dünyanın çeşitli bölgelerinde aynı anda dolaşabilmesini olanaklı hale getirmiştir. Bu durum araçların etkisini arttırırken, araçların sahibi konumundaki egemen sınıfların iletileri kendi çıkarları doğrultusunda kitlelere ulaştırarak güçlerini de arttırmasına neden olmuştur. İçinde bulunduğumuz çağdaş dünyanın teknolojik gelişmeleri sayesinde kitle iletişim araçlarının sahiplik yapısı değişmiş, bilgiyi paylaşan konumuna bireyin kendisi gelmiştir. Çalışma, egemen sınıfın çıkarlarına uygun bir şekilde denetlenebilir ve yönlendirici enformasyon sunan kitle iletişim araçlarının, yeni kitle iletişim araçlarının ortaya çıkmasıyla birlikte egemen sınıfın ve geleneksel kitle iletişim araçlarının etkinliklerini kaybetmeye başladıkları fikrini tartışmayı amaçlamaktadır. Bireye kendi medyası olma özelliğini sunan teknoloji, bu sayede kitle iletişim araçlarını biçimsel ve içeriksel olarak değiştirmiştir. Teknolojinin kitle iletişim araçları üzerimdeki etkili olduğu kadar, toplumsal ve gündelik yaşam üzerinde de etkili olduğunu söylemek mümkündür. Bu bakış açısı doğrultusunda teknolojinin sahip olduğu etki de çalışma içerisinde kapsamlı bir şekilde ele alınmaktadır. Çağdaş dünya düzeni içerisinde modernitenin evrensel yapıları ve düşünceleri karşısında bireysel ve tikel hareket etme imkanı bulan birey, egemen sınıfların denetiminden dışarı çıkıp yeni kitle iletişim araçlarından da sıklıkla faydalanarak diğer kültürlere ve düşüncelere ulaşabilme olanağına kavuşmuştur. Yeni dünya düzeninde birey, kendi oluşturduğu düşüncelerin ve tercihlerinin belirleyicisi konumundadır. Çalışmada, çağdaş dünya içerisinde yeni kitle iletişim araçlarının sunduğu olanaklar ele alınırken, aynı zamanda araçların kullanıcısı konumunda yer alan bireyin sahip olduğu sosyal ve kültürel konum doğrultusunda bu etkiyi ne derece kullanabilme potansiyeli taşıdığı da ele alınmaktadır. Yeni kitle iletişim araçlarından biri kabul edilen Youtube üzerinden bireyler doğru bulmadıkları ya da yeterli görmedikleri her hangi bir konuda büyük medya kuruluşlarının belirledikleri yayın anlayışının dışına çıkarak kendilerini ifade edebilmektedirler. Bu durum bilgi edinme ve paylaşma hususunda da geçerlidir. Kendi medyasını kurma şansına sahip birey büyük kitlelere de ulaşabilmektedir. Çalışmanın araştırma kısmında ele alınan sitenin kurulduğu günden bu yana en çok izlenme rakamlarına sahip elli video, yeni kitle iletişim araçlarının özgürlük için yeni bir umut mu yoksa teknolojik ilerlemeleri elinde bulunduran egemen sınıfların kendi söylemlerinden çıkamayacağına inandıkları bireylere sundukları yeni bir tüketim aracı mı olduğunu anlamayı amaçlamaktadır. Yapılacak değerlendirme yeni kitle iletişim araçlarının geleneksel kitle iletişim araçları karşısında sahip oldukları yeni tanımıyla evrimsel mi yoksa devrimsel mi bir değişimi temsil ettiğini ortaya koymaya yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Kitle iletişim araçlarıSosyal iletişimSosyal medya+3
Murat Kuyumcu
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Sosyal medyanın ergenlerin dinî sosyalleşmesine etkileri: Sakarya / Akyazı örneği

Bu çalışma sosyal medyanın gençlerin dinî sosyalleşmesine etkilerini uygulamalı olarak incelemeyi amaçlamıştır. Yaşam sürecinin önemli bir bölümü olan ergenlik döneminde bireylerin dinî sosyalleşmesine aile, akran grupları, eğitim kurumları ve kitle iletişim araçları gibi sosyalleşme ajanları etki etmektedir. Biz de bu çalışmamızda, özellikle son yıllarda internetin web 2.0 formunun önemli sonuçlarından olan kitle iletişimin bir aracı olan sosyal medyanın mobil iletişimle birleşerek özellikle bu teknolojinin birinci dereceden muhatapları olan gençlerin dinî sosyal dünyasında ne gibi etkilere sebep olduğunu uygulamalı olarak ortaya koymaya çalıştık. Bunun için Sakarya/Akyazı özelinde beş tane liseden toplam 30 öğrenci üzerinde yorumlayıcı bir yaklaşımla nitel araştırma tekniklerinden yarı yapılandırılmış mülâkatla veriler elde etmeye çalıştık.

Din sosyolojisiDini davranışlarErgenler+6
Orhan Ayaz
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim iletişimi kurumu olarak çocuk televizyonu ve uygulamaları ile bir model önerisi

Ö Z E T Çalışmanın temeli eğitim iletişimi kavramına dayan maktadır. Eğitim iletişim, kişilik olgusunu iletişim açısından yaklaşımı içermektedir. Bu durumda, yetiştiren ve yetişenlerden söz konusudur. Yetiştiren ve yetişen arasın da iletişim, kişilik katkısını sağlamak amacıyla gerçekleşir, Kişilik kavramı, kültür ve iletişim kavramlarına bağlıdır. Aileden devlete kadar çeşitli kültür yapılarının sorumluluğunu yüklenmiş kurumlar; kişilik düzenekleri aracılığıyla çevreye yansırlar. Başka deyişle kişiliğin iletişim gücüyle, kültür bireyden bireye, kurumlara, topluma anların kişilik ve iletişim bağlamında da kurumlardan kurumlara, toplumlardan topluma aktarılır. Bireyler, kurumlar, toplumlar kültür iletişimi içinde bulunarak gelişmelerini sağlamak ve kültürüne bağlı olarak kişilik yapılarını korumak amaçlarıdır. Bu durumda insanlarda iletişim olgusunun amacı, bir yönüyle kişiliktir. İnsan aynı zamanda kültürel bir varlıktır. Her canlı gibi, insanda kendi çevresinde bulduğu ya da yarattığı kültür ortamında yaşamını sürdürmektedir. Bu durum, kültürel ya da toplumsal kişilik olgusunun başlıca nedenlerini oluşturmaktadır. Kültürel ya da toplumsal kişilik bireyin, kurumun ve toplumların kişilik yapılarındaki odak noktasıdır. Kişilikte olumlu ya da olumsuz gelişmeler öte ki kişilik yapılarını da etkiler Örneğin, aile içinde yaşayan ve yetişen bireye, kendilerine özgü bir kültürle kişilik verilmeye çalışılır. Aynı işlevi kurumlar, toplumda vermektedir. Bugün dünyada ne kadar ulus varsa; o kadar da ulusal kişilikler vardır. Bu ulusal kişilik aynı zamanda kültürel yapıya bağımlıdır.Kitle iletişim araçlarının kültürel ya da toplum sal kişiliğin yapılanmasındaki önemi büyüktür. Özellikle kitle iletişim araçlarından televizyon, insan yaşamında aileden sonra ikinci sırada yer almaktadır. Bu çalışmayla eğitim iletişimi ilk defa tanımlanmıştır. Eğitim iletişimi, kaynak (yetiştiren) tarafından oluk, ileti, iletişim araçları kullanılarak, alıcıda (yetişende) amaçlı olarak istendik yönde kişilik bilgisi sağ lama ve kişilik bilgisini geliştirme sürecidir" Bu tanım dan yola çıkılarak kitle iletişim araçlarının eğitim iletişimi özellikleri verilerek, televizyon aracı üzerinde ağırlıkla durulmuştur. Çalışma on bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde çalışmanın temelleri olan kişilik, çocuk kişiliği, iletişim, eğitim ve eğitim iletişimi kavramlarının boyutları üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde çocuğun kişilik gelişiminde eğitim iletişiminin rolü, açıklanmıştır. Bu açıklamada dianeticstten yararlanılmıştır. Kişiliğin oluşum sürecini etkileyen doğal (kalıtsal) ve yaşama ortamı dianetics açısından de ğerlendirilmiştir. Buradan yola çıkarak kültür-kişilik ilişkisinin eğitim iletişimi boyutları ele alınmıştır. Üçüncü bölümde eğitim iletişimi sistem ve süreci verilmiştir. Eğitim iletişimi sistem ve sürecinde, eğitim iletişiminin temel öğeleri, sistem olarak eğitim iletişi mi süreci; bireylerarası, kitle iletişimi ve kitlelerarası eğitim iletişimi türleri ele alınmıştır. Dördüncü bölümde eğitim iletişimi türlerinden kit le iletişim araçlarının iletişim ve eğitim iletişimi özelleri ele alınmıştır. Kitle iletişim araçları yazılı basın, sinema, radyo ve televizyon.incelenmiştir.Beşinci bölümü, kitle iletişim araçlarının çocuk açısından eğitim iletişimi boyutları oluşturmaktadır. Altıncı bölümde, televizyonda yayınlanan çocuk programları ve kapsam incelenmesi yapılmıştır. Televizyonda yayınlanan çocuk programları Dünya'da ve Türkiye'de yayınlanan belli başlı çocuk programları ve uygulamalarını içer mektedir. Dünya'da yayınlanan çocuk programları 22 ülkeye gönderilen mektuptan ancak 5 ülkeden gelen açıklayıcı bil gi ve broşürden yararlanılmıştır. Buradan yola çıkarak çocuk programlarının biçimsel ve içeriksel özellikleri ortaya konarak, Türkiye'de çocuk programlarının kitle iletişim araçlarına göre karşılaştırmalı durum incelemesi ve temel kavramlar açısından programlar değerlendirilmiştir. Yedinci bölüm, Türkiye'de çocuk programlarının uy gulanmasındaki, kültürel iletişim ve eğitim iletişimi açısından çıkan olumsuz sonuçları çözümleyici uygulamalı Model önerisinden oluşmaktadır. Uygulamalı Model önerisi, çocuk televizyonu kavramını ve eksiklik gidermek amacıyla programlar ve içerikten oluşmaktadır. Bunların sonucunda bağımsız ve yansız bir kanal önerilmektedir. Bağımsız ve yansız kanalın önerilme- sinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı eğitim iletişimi açısından çocuk televizyonunun özellikleri verilmiştir. Eğitim iletişimi açısından çocuk telvizyonu Cumhu riyetçi, ulusçu, devletçi, halkçı, layik, devrimcilik olan Atatürk'ün toplumsal yapıya dayandırdığı altı ilkesi temel olmaktadır. Yine bu bağlamda çocuk televizyonu yönetiminin işlevsel temelleri ortaya konmuştur. Sekizinci, dokuzuncu ve onuncu bölüm, bir çalışma da olan sonuç, eklerve kaynakçadan oluşmaktadır.

Eğitim iletişimiKitle iletişim araçlarıTelevizyon+2
Deniz Güler
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1990
00
DoctorateOpen AccessTR

Bir iletişim kurumu olarak yerel basının kamuoyu oluşumu sürecindeki işlevi ve yerel basın-kamuoyu ilişkileri (Eskişehir basını örneğinde bir uygulama)

ÖZET Bu çalışma, Türkiye'deki yerel basma açılım sağlayabilmek amacıyla Eskişehir örneğinde; yerel gazetelerin, kent ve kamuoyu oluşması sürecinde ne düzeyde, nasıl bir işleve sahip olduklarını saptamaya yönelik yapılmıştır. Ayrıca, yerel basın ile yerel kamuoyu ilişkilerinin ne düzeyde olduğu, yerel basının görev, sorumluluk ve işlevlerini ne oranda yerine getirdiği saptanmaya çalışılmıştır. Araştırmadan elde edilen veriler ile; ülkedeki yerel basına daha nitelikli bir yapı sağlamak amacıyla, kamuoyu oluşumu sürecinde yerel kitlenin beklentilerini karşılama konusunda, yerel basın kuruluşlarına önerilerde bulunulmuştur. Öte yandan, bu çalışma ile yerel basın için, Eskişehir örneğinden hareketle, bilimsel bir veri tabanı oluşturmak amaçlanmıştır. Çalışma; kuramsal bilgilere, yerel gazetelere ilişkin gözlemlere, gazetelerle yapılan görüşmelere ve Eskişehir'deki yerel basın okuruna yönelik yapılan anket uygulamasından elde edilen bilgilere dayanarak gerçekleştirilmiştir. Çalışma süresince yerel basın ve okur ilişkisi, kamoyu düzleminde irdelenmeye çalışılmıştır. Çalışma bu çerçeveden hareketle altı bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde, konunun ana çerçevesi, sorun, amaç, önem, varsayımlar, sınırlılıklar, araştırma ve uygulamaya ilişkin yöntem ortaya konulmaya çalışılmıştır. İkinci bölümde, basm ve kamuoyu kavramları ile basının işlevleri irdelenmeye çalışılmıştır. Üçüncü bölümde, yerel kamuoyu ve kitle iletişim aracı olarak yerel basın işlevsellik ve etkilenme faktörleri boyutunda incelenmiştir. Dördüncü bölümde, yerel basın açısından Eskişehir örneklemi incelenirken, beşinci bölümde uygulama sonucu elde edilen bulgular yorumlanmaya çalışılmıştır. Altıncı bölümde ise çalışma özetlenerek, tartışma, sonuç ve öneriler ortaya konulmaya çalışılmıştır. Uygulamadan elde edilen tüm veriler tablolar ve grafikler halinde Ekler'de sunulmuştur.

EskişehirKamuoyuKamuoyu oluşturma+2
Ali Murat Vural
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1997
00
Master'sOpen AccessTR

Uğur Mumcu'nun ölüm ve ölüm yıldönümlerinde Türk basınının gündeminde kalmasının haber değer kuramları açısından içerik analizi yöntemi ile bir inceleme

Kitle iletişim araçlarının gerçeği kurguladığı, diğer bir anlatımla sosyal gerçekten farklı olarak yeni bir sosyal gerçeklik oluşturduğu varsayımından hareket edilirse, kitle iletişim araçlarının kendi gerçeklerinde kullandığı kriterlerin varlığım kabul etmek zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Bu çalışma için, oluşumu ve sının belli bir olay hareket noktası olarak belirlenmiş ve bu olayın kitle iletişim araçlarına yansımasını incelenmiştir. Çalışma konusu için Uğur Mumcu suikastı temel hareket noktası olarak belirlenmiştir. Bu olayın seçilmesinin nedeni, Uğur Mumcu'nun kişiliği ile olayın kitle iletişim araçlarının ilgisini çekeceği ve kitle iletişim araçları tarafindan farklı şelkillerde algılanıp inceleneceği düşüncesidir. Bu çalışma ile, Uğur Mumcu olayının kitle iletişim araçlarında nasıl algılandığı ve nasıl işlendiği. Haber değer kuramlannm hangi ölçülerde ve ne şekilde etkili oldukları içerik analizi yöntemi ile incelenecektir. Bu çalışma için, 24 Ocak 1993 tarihinde bir suikaste uğrayan gazeteci-yazar Uğur Mumcu'nun ölüm ve ölüm yıldönümlerinde Türk basınında siyasal görüşleri, hedef kitleleri, tirajları, bakımından farklı gazeteler seçilmiştir. Çalışmada, belirlenen gazetelerin 24 Ocak 1993 tarihinden başlayarak, 25 Şubat 1997 yılına kadar geçen sürenin taraması yapılmıştır. Bu tarama aşamasında, 24 Ocak ve 24 Şubat tarihleri esas alınarak, çalışma bir aylık dilim içinde beş yıllık bir periyodu kapsamaktadır. Çalışmanın sınırlılıklarında ve amaçlarında belirtildiği gibi Türkiye'de yayınlanmakta olan günlük gazetelerin konu olarak Uğur Mumcu'nun ölüm ve ölüm yıldönümleri ile ilgili haberlerin yer aldığı sayfalar çalışmanın evreni olarak belirlenmiştir.Bu bağlamda Uğur Mumcu'nun ölüm ve ölüm yıldönümleri ile ilgili haberlere yer veren ve Türkiye'de yayınlanan günlük ulusal gazeteler (ki bunlar alfabetik sıra ile Cumhuriyet, Milli Gazete, Milliyet, Sabah, Türkiye ve Zaman) çalışmanın evrenini oluşturmaktadır. Uğur Mumcu'nun ölüm ve ölüm yıldönümlerinde çalışma için belirlenen ve incelenen gazetelerde haber sayısı, haber alanı, haber konumu, sayfa sayısı açısından değerlendirmenin yanı sıra haberlerin içeği açısından nasıl bir farklılık başka bir anlatımla Uğur Mumcu'nun ölümü ile ilgili olarak kamuoyuna haberin nasıl sunulduğu ve gündemin hangi açıdan belirlendiği ve gündemde nasıl kaldığı noktalarına değinilmektedir. Galtung ve Ruge'un belirlediği haber değer kuramlarından; konulaştırma, olayın önemi, olayın kaynağının statüsü, olayın süpriz niteliği, olayın yapısı, kriminellik, olayın kişileştirilmesi çalışmada değerlendirilmektedir. Bir olaya ilişkin olarak kitle iletişim araçlarının algılayış ve işleyiş biçimlerinin araştırılması bu çalışmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Bu çalışma ile Türk yazdı basını ile ilgilenenlere farklı bir bakış açısı kazandırarak, İçerik Analizi yöntemi ile ilgili çalışmalara yöneltilmesinin bu yönde yapılacak araştırmaların sağlıklı sonuçlar vereceği, Uğur Mumcu ve diğer faili meçhul olayları inceleyenlere, bu olgunun Türk toplumunda yazdı basının aktarımı de nasd detilidiği ve İçerik Analizi yöntemi de irdelenmesinde ortaya çıkan bdgderle, Uğur Mumcu olayının yazdı basmda nasd yansıdığı ve gündemde kaldığı konusunda düşünmeye yönlendirmesi, İletişim alanında araştırma yapanlara, Türk yazdı basınından secden Uğur Mumcu olayı İçerik Analizi yöntemi açısından verilerek, bu yöntemle ilgili çalışma yapacaklara farklı bir bakış açısı kazandırarak, araştırmacdara bu yöntem de ilgili çalışmalara yönlendirmesi açısından önemli görülmektedir.

BasınHaberlerKamuoyu+3
Yasemin Gülşen
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
DoctorateOpen AccessTR

Mekanik sanattan elektronik sanata geçiş ve video sanatı

Sanat kavramı, her dönemde değişimler sergileyebilen dinamik bir toplumsal etkinliği ifade etmektedir. Bu nedenle sanat tarihi birçok farklı akım ve sanat dallarını içinde barındırmaktadır. Mekanik sanat çağından elektronik sanat çağına geçiş süreci de aynı dinamizmin sergilendiği bir toplumsal dönüşümü ifade etmektedir. Yani sanat alanında yaşanan bu değişimin nedenleri sadece teknolojik değil, aynı zamanda toplumsal bir gelişmeyi de sergilemektedir. Elektronik sanat çağına geçişle birlikte, mekanik sanat çağında önemli bir yer tutan zanaat kavramının da değişime uğradığı gözlenmektedir. Sanat ve sanatçı için zanaat ediminin rolü gitgide azalmış ve sanatta zihinsellik olgusu önemli bir konum kazanmıştır. Bunun temelinde ise elektronik ortamların zanaat edimine hemen hemen hiç ihtiyaç duymamaları yatmaktadır. Ayrıca, elektronik sanat çağında ortaya çıkan kitle iletişim kültürü, sanat eserlerinin sadece üretim süreçlerinin değil, aynı zamanda sunum, çoğaltım ve tüketim süreçlerinin de değişime uğramasına neden olmuştur.Ill Yaşanan bu değişimlerin tam ortasında kalan, yani mekanik çağ sanatından elektronik çağ sanatına geçiş süreci içinde bulunan video sanatı da yaşanan bu değişimlerde önemli bir rol üstlenmiştir. Video sanatı, bir yandan elektronik teknolojisinin bir sanat ortamı olarak kullanılmasının ilk örneklerini sergilemekte, diğer yandan da yaşanan sanatsal değişimlere zemin hazırlamaktadır. Bu nedenle, video sanatı mekanik çağ sanatı ile elektronik çağ sanatı arasında bir köprü görevi üstlenerek önemli bir işlevi yerine getirmektedir.

ElektronikKitle iletişim araçlarıMekanik sanat+2
D. Alper Altunay
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Kitle iletişim çözümleme yöntemleri ve bu yöntemlerden toplumbilimsel çözümleme yöntemi ile 'Zübük' filminin incelenmesi

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU KİTLE İLETİŞİM ÇÖZÜMLEME YÖNTEMLERİ VE BU YÖNTEMLERDEN TOPLUMBİLİMSEL ÇÖZÜMLEME YÖNTEMİ İLE "ZÜBÜK" FİLMİNİN İNCELENMESİ Saffet PAMUK Sinema Televizyon Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mart 2002 Danışman: Prof. Dr. Uğur DEMİRAY Sinema başlangıçtan beri en etkili kitle iletişim araçlarından biri olmuştur. Sinemanın türlerinden biri olan güldürü kendinden önceki mirası kullanmıştır. Şaban tiplemesi ile ünlenen Kemal Sunal Sineması da konularını hızlı toplumsal değişmenin sonucu ortaya çıkan köy kent çelişkisinden almaktadır. Kitle iletişim çözümleme yöntemlerinden biri olan toplumbilimsel çözümleme yöntemiyle incelenen Zübük filminde, temanın geçtiği dönemin toplumsal yapısı toplumbilimsel çözümleme yönteminin kavramları ile açıklanmaya çalışılmıştır.

Kitle iletişim araçlarıKitle iletişimiSinema+5
Saffet Pamuk
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00
Master'sOpen AccessTR

Demokrasi-radyo yayıncılığı etkileşimi, Türkiye`de alternatif radyoculuk

YÜKSEK LİSANS TEZ OZU DEMOKRASİ-RADYO YAYINCILIĞI ETKİLEŞİMİ, TÜRKİYE'DE ALTERNATİF RADYOCULUK Teoman Murat DEMİROĞLU Basım ve Yayımcılık Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Şubat 2002 Danışman: Prof. Dr. Özden Çankaya Yirminci yüzyılın ilk yıllarıyla başlayan teknoloji gelişimi çerçevesinde radyo dalgalarının kullanılması, iletişim alanında önemli bir sayfa açmıştır. Radyonun toplum tarafından benimsenmesi ve radyonun etkisi altında kalması iktidar sahiplerinin özenle üzerinde durduğu bir konu olmuştur. İnsanoğlunun toplum düzeninin sağlamak için ortaya çıkardığı siyasal yaşam sistemleri içinde önemli bir kilometre taşı olan demokrasi bilinci toplumlarla birlikte sürekli yeniden şekillendirilmiştir. İlkçağ filozoflarından Aristotelis'in ifade ettiği "Demokrasi", on dokuzuncu yüzyılla birlikte, "insanların düşüncelerini ifade etme özgürlüğü" şeklini almıştır. Dünya üzerinde yaşanan siyasi değişimler sonucunda, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, son y ıllarda demokrasi kavramı daha yoğun bir şekilde incelenmeye başlanmıştır. Gelişmekte olan ülkelerde her ne kadar düşünceyi ifade etme özgürlüğü, "olmazsa olmaz" bir kural olarak kabul edilse de iktidar sahipleri bu kuralı uygulamamak için çeşitli denetim mekanizmalarını kullanmaktadır. Toplumun kendisini ifade edebileceği kitle iletişim araçları içinde radyonun yeri ve önemi çok daha fazladır. Özellikle birinci dünya savaşında ilk dafa propoganda aracı olarak kullanılan radyo, iktidarın vazgeçemeyeceği bir silah durumuna gelmiştir. Toplum dinamikleri olarak kabul edilen sivil toplum örgütleri de düşüncenin özgürlüğü için bu silahtan olumlu bir şekilde yararlanmaya çalışmaktadır.Toplum dinamiklerinin bu uygulaması, iktidar sahiplerinin her dönemde korkulu rüyası olmuştur. Globalleşmenin hızla ilerlediği dünyada yerellik, dolayısıyla mevcut sisteme alternatif görüşler giderek güçlenmektedir. Türkiye'de de yaşanan bu gelişmeler yayıncılık alanında da görülmeye başlamıştır. Ancak bu gelişmeler iktidarlar tarafından yeterli desteği görmemekte hatta çeşitli engeller öne sürülmektedir. Tüm engellemelere karşın Türkiye'de alternatif yayıncılık üzerine çalışmalar yapılmaya başlamıştır.

DemokrasiKitle iletişim araçlarıRadyo+3
Teoman Murat Demiroğlu
Anadolu University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2002
00

Related subjects