Culture

1,173 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Türkiye'nin Kazakistan politikasında kültür ve dil

Orta Asya'daki merkezi konumuyla öne çıkan Kazakistan, 16 Aralık 1991 tarihinde bağımsızlığını ilan ederek müstakil ve demokratik bir ülke olarak varlığını sürdürme kararı almıştır. Tarihsel koşullar nedeniyle, birbirlerinden ayrılarak bağlarını yitirme noktasına gelen Kazakistan ve Türkiye ise yeniden çok taraflı düzeyde temas kurma fırsatını yakalamıştır. Kazak devletinin aldığı bu bağımsızlık kararını müteakip, Türk hariciye nazırlığı ivedilikle harekete geçmiş, Kazakistan'ı dünyada tanıyan ve bu ülkede büyükelçilik açan ilk ülke Türkiye olmuştur. Söz konusu tarihten bu yana her geçen gün ivme kazanarak süregelen bu müstesna ilişkinin manidarlığı evvela siyasi, ticari, ekonomik ve insani iş birliğinin gelişimi için önemli bir temel oluşturan ortak tarih, kültür ve dile dayanmaktadır. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'nin Kazakistan'a yönelik uyguladığı kültür ve dil politikalarını ele almaktır. Konunun kuramsal çerçevesi yumuşak güçtür. Tezin sınırlılığı, 1991 yılından 2023 yılına kadar olan dönemi kapsamaktadır. Çalışmanın birincil sorusu, "Türkiye'nin Kazakistan'a yönelik icra ettiği kültürel ve dilsel politikalar, hangi kurum ve kuruluşlarının aracılığıyla gerçekleştirilmektedir ve söz konusu faaliyetler nelerdir?" şeklindedir. İkincil soruları ise "Kazakistan'ın kamuoyu nezdinde, Türkiye hangi konumdadır?" ve "Gerçekleştirilen yumuşak güç politikalarının, Türk-Kazak ilişkilerine yansımaları nasıl olmaktadır?" biçiminde formüle edilmiştir. Çalışmanın suallerini yanıtlamak ve varsayımlarını sınamak gayesiyle elde edilen verilerin çözümlenmesi merhalesinde, kalitatif ve kantitatif yöntemlerin bir arada kullanıldığı karma bir yaklaşım tarzı benimsenmiştir. Bu doğrultuda, ekseriyette Türkiye'nin yumuşak güç aktörleri mercek altına alınmıştır. Bunların yanı sıra Kazakistan'da yer alan Türkoloji bölümleri, Türkiye Türkçesinin öğretimi, Türkiye Bursları, Türk dizileri, Türk medyasının varlığı ve turizmin mevcut durumu çözümlenerek; Türkiye'nin bölgeye yönelik söz konusu politikaları, alanda yapılan mülakatlar ve arşiv araştırmaları vasıtası ile yerinde tetkik edilmiştir.

DilKazakistanKültür+1
Mehmet Emin Tekin
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Fetret Devri (1402-1413) Osmanlı mimarisi ve kültür-sanat ortamı

Yıldırım Bayezid'in 1402 yılındaki Ankara Savaşı'nda Timur'a esir düşmesinin ardından başlayan Fetret Devri (1402-1413), Osmanlı tarihinin en önemli olaylarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Devletin ortadan kalkma tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı bu iç mücadele ve karışıklık döneminde, Yıldırım Bayezid'in şehzadelerinden Süleyman Çelebi, İsa Çelebi, Musa Çelebi ve Mehmet Çelebi taht mücadelesine girişmiştir. Ancak kanlı iktidar savaşlarının yaşandığı Fetret Devri'nde, Osmanlı Devleti'nin Anadolu ve Rumeli topraklarında imar ve inşa faaliyetlerinin de devam ettirildiği, şehzadelerin silahlı mücadelenin yanı sıra imar faaliyetleri marifetiyle de birbirlerine üstün gelme ve meşruiyet kazanma yoluna gittikleri dikkat çekmektedir. Anadolu'daki Osmanlı topraklarının Bursa, Rumeli'deki Osmanlı topraklarının Edirne'den idare edildiği bu dönem, Osmanlı mimarisi ve kültür-sanat ortamının geleneksel ile yeninin, saf ve karmanın bir arada kullanıldığı bir kesitini ortaya koymaktadır. Erken Osmanlı mimarisi ve kültür sanat ortamının çok fazla araştırılmamış bu yönü detaylıca ele alınmaya çalışılmıştır. Konuyla ilgili mevcut mimari örnekler yerinde değerlendirilerek, yerli ve yabancı araştırma eserleri, makaleler, döneme ait belgeler, yüksek lisans ve doktora tezleri incelenerek, belirli bir plan oluşturularak yazılmaya çalışılmıştır.

Fetret DönemiKültürMimari+1
Ebru Nazlıcan Fırtın
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Dijital kültür ve sanat ögeleri

Bu tez çalışmasında, kültür kavramının tarih öncesi çağlardan dijital çağa uzanan dönüşümü incelenerek, bu dönüşümün sanat üzerindeki etkileri görsel kültür perspektifinden analiz edilmek istenmektedir. Çalışmada, kültürün toplumsal, ekonomik ve teknolojik değişimlere bağlı olarak sürekli evrilen bir yapı olduğu düşüncesinden hareketle, özellikle Sanayi Devrimi'nin kültürel ve sanatsal üretim biçimlerinde yarattığı kırılma incelenmiştir. Modernleşme süreciyle birlikte, sanatın üretim, paylaşım ve alımlama biçimlerinin köklü bir değişim geçirdiği görülmüştür. Tezin temel odağının dijitalleşmenin kültür ve sanat üzerindeki etkileri oluşturmaktadır. Bu bağlamda dijital kültür kavramı tanımlanmış; bilgisayar oyunları ve NFT'ler gibi çağdaş dijital sanat biçimleri, görsel kültür disiplini çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu dijital pratiklerin yalnızca yeni birer ifade biçimi değil, aynı zamanda izleyici ile sanat arasındaki ilişkiyi dönüştüren kültürel yapılar olduğu tespit edilmiştir. Dijital kültürün, sanatı hem biçimsel hem de işlevsel olarak dönüştürdüğü; izleyiciyi etkileşimli bir katılımcıya dönüştürdüğü ve görsel anlatı biçimlerine yeni estetik boyutlar kazandırdığı görülmüştür. Bu bağlamda tez çalışmasının, dijital çağın sanatsal üretim biçimlerini yalnızca teknik bir yenilik olarak değil, aynı zamanda kültürel ve estetik bir dönüşüm olarak ele alması açısından önem arz ettiği düşünülmektedir.

BlockchainDijital hayatKültür+2
Melih Tüzün
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Osmanlı İmparatorluğu'nda sipariş tercümeler: 1299-1730 (III. Ahmed'e kadar)

Bu çalışmada, Anadolu Beylikleri Dönemi de dâhil edilerek Osmanlı'nın kuruluşundan itibaren yapılmış ve tercüme eserlerin, kültürel iktidar bağlamında incelemesi yapılmıştır. Osmanlı tercüme literatürünün, bir saray hamisinin özel sipariş ve emirleriyle oluşturulmuş tercüme eserlerine odaklanılmıştır. Yapılan kapsamlı tasnif sonucu eserler dînî; riyâzî, müşterek, tabiî ilimler ile dil ve edebiyat ilimleri şeklinde başlıklara ayrılmıştır. Bu başlıklar altındaki sipariş tercüme eserler grafiklendirilerek elde edilen sayısal veriler yorumlanmıştır. Kültürel iktidar bağlamında ilk dört ilim grubunun değerlendirmesi tezin ikinci bölümünü oluştururken, dil ve edebiyat tercümeleri, III. Ahmed'e kadar tahta geçen padişahlara göre başlıklandırılarak, takip eden bölümde değerlendirmeye alınmıştır. Değerlendirmelere sadrazam; şeyhülislam, beylerbeyi, paşa ve farklı kademelerden ağaların siparişleriyle yapılan tercümeler de dâhil edilmiştir. Böylece Osmanlı İmparatorluğu'nun kültürel altyapısının oluşmasında, tercüme faaliyetlerinin saray yani iktidar tarafından nasıl araçsallaştırıldığı, siyasi ve kültürel politikalarda sürekliliğin sağlanması adına tercüme mekanizmasının kimler tarafından yürütüldüğü bütüncül bir bakış açısıyla ortaya koyulmaya çalışılmıştır.

Edebi eserlerKültürKültür politikası+4
Nursena Soylu
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessEN

The Cold War period, propaganda war: "The movie front"

This thesis aims to analyze the ideological and cultural conflict that took place between the United States of America and the Union of Soviet Socialist Republics by focusing on the propaganda activities executed through film and cinema. In a bipolar international system, establishing a cultural and ideological hegemony is a critical element for both survival and winning the hearts and minds of the people. Main categories such as the role of intelligence services, and relationship between propaganda, culture, identity, and decision-making are analyzed with the aim of understanding the initial effect and aim of the political propaganda messages. In each category, definitions, and perspective attached to the respective concepts, and fields are analyzed to establish the connection between them and the cinema.

United States of AmericaFilmCulture+5
Ahmet İlke Şerbetçi
TOBB Economics and Technology University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İşletmelerde örgüt kültürlerinin karşılaştırılmalı incelenmesi

Örgüt kültürü kavramı işletmelerin ve kurumların üzerinde durdukları önemli bir araştırma konusu olarak düşünülmektedir. Örgüt kültürü üzerine yapılan çalışmalara göre; örgüt kültürünün çok çeşitli işletme çıktı ve olgusunu etkilediği görülmüştür. Bu noktada örgüt kültürü tipi ya da türü bir işletmenin çalışan bağlılığı, çalışan tatmini, yönetim şekli, liderlik tarzı, örgütsel sessizlik durumu gibi önemli kurumsal unsurlarını doğrudan etkileyecektir. Bu çalışmanın amacı işletmelerde farklı örgüt kültürü tip ve modellerinin incelenmesi ve karşılaştırılmasıdır. Çalışmada çeşitli örgüt kültürü modelleri ile yapılmış çalışmalar incelenerek, farklı örgüt kültürü tiplerinin nasıl sonuçlar ortaya çıkardığı tartışılacaktır. Çalışmada çeşitli literatür kaynakları incelenerek, farklı örgüt tiplerine yönelik bazı önemli çıkarımlara ulaşılması hedeflenmektedir. Bu bağlamda çalışmanın literatüre teorik bir bakış açısı sunarak faydalı olacağı düşünülmektedir.

KültürÖrgüt kültürüİşletmeler
Samet Çetin
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Şamanist imgelerin resim sanatına yansımaları

Bu araştırmada, Şamanist imgelerin resim sanatına olan yansımalarını sanatçı yapıtları üzerinden ortaya koymak amaçlanmıştır. Şamanizm dünyada evrensel ve yerel ritüelleri bulunan, sahip olduğu güçlü ve geleneksel unsurları ile toplumların kültürlerinde etkili olmakla beraber sanat üzerinde de güçlü tesirlerinin olduğu görülmektedir. Şamanizm konusu derinlemesine ele alınarak kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Şamanizm, Animistik ve İnisiyasyon kavramlarını içinde barındıran bir düşünce sistemidir. Şamanizmin doğuşu milattan öncesi dönemlerden itibaren günümüze kadar geldiği kabul görmektedir. Şamanizm Güney ve Kuzey Amerika'da, Endonezya'da, Avustralya yerlilerinde, Güneydoğu'da Asya, Tibet, Çin ve Japonya'da görülmüştür. Şamanizm, Kuzey Asya ve Orta Asya kökenli olarak kabul edilmektedir. Şamanizm, Tanrı ve ruhlarla iletişimi sağlayan bir düşünce sistemidir. Şaman adayı trans haline girerek birtakım şaman tekniklerinin gizli bilgilerini öğrendikten sonra esrime (inisiyatik ölüm) denilen aşamada sırra ermekte ve şamanlık eğitimini tamamlamaktadır. Şaman bulunduğu toplumun geleneklerine göre bir rehber gibi ruhlarla gökyüzü katmanlarına çıkabilen, yer altına inen, öte alemleri görebilen, aynı zamanda Tanrı ya da ruhlarla konuşabilen, nitelikli yetkinliğe sahip kişidir. Şamanın görevi insanların karşılaştığı baş edemeyeceği güçlüklere karşı yardımcı olmaktır. Öğrendiği şamanlık teknikleri, Şaman'ı güçlü kılmaktadır. Bu durum sayesinde Şaman, insanların başvurduğu bir kimlik kazanmaktadır. Çalışmada görsel sanat yapıtlarında Şamanizm'e doğrudan veya dolaylı olarak gönderme yapan, etkileşimde bulunan sanatçılar eser analizi yöntemi üzerinden araştırılmıştır. Şamanizm'i bir imgelem olarak kullanan görsel sanatçılar belirlenerek yapıtları incelenmiş, ardından estetik yorumlamalarla sanatçıların resimleri sanatçının kişisel yaklaşımı ile betimlenip ortaya koyma biçimleri Şamanist imgelerin resim sanatındaki yaratıcı etkisiyle açıklanmağa çalışılmıştır. Sonuç olarak Şamanizm, Batı merkezli sanat anlayışında Neo Şamanizm tanımlamasıyla yenilikçi Ezoterik bakış açısı ile yorumlanmaktadır. Bu kapsamda Jasko Soos, Pablo Amaringo, Joseph Beuys, Nam June Paikay, Jasko Soos, Norval Marrisseau, Pat Stacy, Susan Seddon Baulet, Nil Yalter, Timofei Stepanov, Gilah Yelin Hirsch sanatçılar ve eserleri ele alınarak incelenmiştir. Çağdaş Türk sanatında sanatçıların eserlerinde doğrudan ya da dolaylı olarak Şamanist etkilerin olduğu görülmektedir. Bu sanatçılar Bedri Rahmi Eyüboğlu, Neşet Günal, Gencay Kasapçı, Süleyman Saim Tekcan, Can Göknil, Hüsamettin Koçan, Rauf Tuncer, Hasan Kıran, Ramazan Can olarak belirlenmiştir ve sanatçıların yapıtlarında, Şamanizm kültürünün geleneksel bir yansımasının yorumlandığı tespit edilmiştir. Anahtar kelimeler: Şaman, İmge, Kültür, Sembol, Ritüel

KültürResim sanatıResimler+4
Çiğdem Kardan
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

XIII. yüzyıl Orta Asya Moğollarında sosyal ve kültürel yapı

Cengiz Han, üstün liderlik vasıfları sayesinde Moğolları tek bir bayrak altında toplamayı başarmıştır. Bu başarı, Moğolların, dünya tarihinde unutulmayacak bir imparatorluk kurmalarına ve özellikle Avrupa ve İslam coğrafyalarında derin bir iz bırakmalarına neden olmuştur. Dünyanın 1/3'ünü idaresi altına alan Moğolların tarihi, doğal olarak merak edilmiş, bu konuda birçok araştırma yapılmış ve günümüzde de bu araştırmalar devam etmektedir. Moğolların kendi içlerindeki savaşları bitirmeleriyle birlikte bozkırlarından çıkarak çevrelerindeki devletleri teker teker boyundurukları altına almaları XIII. yüzyıla rastlamaktadır. XIII. yüzyıl Orta Asya Moğollarının sosyal ve kültürel yapılarına bakıldığında ise homojen bir yapıdan ziyade heterojen bir yapı ortaya çıkmaktadır. Proto-Moğollardan başlayarak Türklerle yüzyıllardır birlikte yaşamaları, iki milletin birçok ortak noktasının oluşmasına zemin hazırlamış ve bunun sonucunda Türkleşmiş Moğollar ve Moğollaşmış Türkler ortaya çıkmıştır. XIII. yüzyılda Hristiyan, İslâm ve Çin kültürleriyle sürekli bir etkileşim söz konusudur. Bu etkileşim sosyal ve kültürel açıdan önemli bir değişimi de beraberinde getirmiştir. Özellikle proto-Moğollardan beri süregelen ve bunun bir yansıması olan Cengiz Yasaları'nda kendini gösteren sosyal ve kültürel yapılarındaki değişim açıkça gözlemlenmektedir. Bu değişimin en önemli sebebi ise Moğolların boyundurukları altına aldıkları halklara karşı uyguladıkları hoşgörü anlayışlarıdır. İlerleyen zaman içerisinde dörde bölünen Moğol İmparatorluğu'nda ortaya çıkan hanlıkların sosyal ve kültürel yapılarındaki değişiklikler, tebaalarındaki hâkim unsurun lehine olacak şekilde değişime uğramıştır. Bu değişim, Orta Asya'dan uzaklaştıkça daha belirgin bir hâl almıştır.

13. yüzyılCengiz HanKültür+6
Caner Balaban
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessEN

A cultural analysis of humor: David Lodge's Campus Trilogy in the postmodern context

Even if there is no conclusive definition or a fully comprehensive theory of humor, it is a very common and effective tool in literature. As one of the most prominent satirists, David Lodge expertly uses humor to present the distrait situation of academy. This study analyzes Lodge's unique presentation of humor through applying various approaches and theories to Campus Trilogy. This study looks at the humor of Campus Trilogy from a postmodern cultural perspective. An extensive research has been carried out to provide a different perspective on humor and the trilogy. Firstly, Veatch's Benign Violation Theory (BVT) was observed in 'Changing Places'. Secondly, carnivalesque elements of 'Small World' was analyzed. Lastly, Baldwin's Scholastikos was handled within the context of 'Nice Work'. Even though the analyses of the three books under cultural humor seem to be irrelevant to each other, which is an expected outcome considering the scope of Lodge's campus trilogy, they are complementary parts of cultural theory. This study aims to develop a new understanding of cultural humor, which can be a topic for further research beneficial for understanding the dynamics of humor better.

CarnivalesqueCultureCultural analysis+4
Uğur Altıntaş
Tekirdağ Namık Kemal University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Proficiency in ArtOpen AccessTR

Medya kültüründe görsel algının sanata etkisi: Deprem örneği

21. yüzyılda sanat, medya ve iletişim teknolojileri aracılığıyla kitle iletişimde yeniden şekillenerek toplumun tüm kesimlerine ulaşmıştır. İnsanlığın bilim ve teknolojideki olağanüstü gelişmeleri sayesinde kendisine yeni alanlar açan sanat, medya aracılığıyla yaşam algımızda köklü değişimler yaratmıştır. Yaşamımızın her alanında etkisini hissettiğimiz medya, toplumun tüm kesimlerine ulaşarak görsel imgeler yoluyla toplumda yeni kültürel değerler oluşturmuş ve geleceğe yön vermiştir. Bu gelişmelere önemli derecede katkı sağlayan sanatçılar, dijital teknolojiyi kullanarak sanat üretirken kendileri de bu değişim ve gelişimin bir parçası olmuştur. Bu gelişmelerin ortaya koyduğu teknolojik süreç sanatsal yaratı alanını belirlerken, bu etkinin sanatçıyı eyleme dönüştürücü gücü sanatta önemli bir olgu olarak ortaya çıkmıştır. Bu sürecin sonucunda medyanın gerçeklikle olan ilişkisi sorgulanmış ortaya çıkan yeni durumun, sanatçının üretim algısındaki değişimine etkisi, deprem örneği üzerinden araştırılmıştır. Bu çalışma, medyanın sanat ile ilişkisi üzerinden, medya aracılığıyla yaratılan sanal gerçekliğin görsel algı bağlamında sanata, sanatçıya ve topluma etkilerini sorgulamayı amaçlamaktadır. Medyanın ağ toplumunun yapılanmasındaki etkileri sorgulanırken bu zeminden beslenen sanatçıların etkilenişleri, ürettikleri eserler üzerinden okunabilir. Ayrıca 2000'li yılların sanatçılarının, kendilerini ifade ediş biçimlerinde, düşünce ve sorgulama yapılarında kendi amaçlarını ve toplum değerlerini yapılandırırken medyanın hangi karakteristik özelliklerinden yararlandıkları ve kavramsal ilişkileri araştırılmıştır. Bu alanlara açıklık getirmesi amaçlanan araştırmada, pek çok yabancı kaynağın yanında, hazırlanmış makaleler, yüksek lisans ve doktora tezleri, kitaplar, dergiler ve elektronik yayınlar literatür taramaları ışığında derinlemesine incelenmeye çalışılmıştır.

AlgıDepremKültür+2
Sermin İmre
Süleyman Demirel University · Institute of Fine Arts
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hoca Ali Rıza'nın sokak konulu resimlerinde kentsel hafıza ve gündelik kültürün görsel temsili

Bu çalışma, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinde yaşamış olan Hoca Ali Rıza'nın sokak konulu resimlerini kentsel hafıza ve gündelik kültürün görsel temsili açısından incelemeyi amaçlamaktadır. 19. yüzyıl sonlarında hız kazanan modernleşme süreci, Osmanlı toplumunun gündelik yaşam pratiklerinde köklü değişimlere yol açarken, bu dönüşüm sanata da yansımıştır. Hoca Ali Rıza, resimlerinde İstanbul'un özellikle Üsküdar merkezli eski sokaklarını, ahşap evlerini, çeşmelerini ve sade yaşamını betimleyerek bir yandan geçmişin mekânsal izlerini belgelerken, diğer yandan bu unsurları kültürel belleğin taşıyıcısı olarak işler. Araştırma, sanatçının seçilmiş eserleri üzerinde nitel yöntemle yürütülen betimsel, ikonografik ve ikonolojik analizlere dayanmaktadır. Sokak, kahvehane ve çeşme gibi mekânsal motifler; çocuklar, simitçiler ve gündelik figürler bağlamında çözümlenmiş, bu görsel unsurların dönemin sosyo-kültürel yapısını nasıl yansıttığı değerlendirilmiştir. Ayrıca, sanatçının belgeleyici üslubu ile estetik tercihleri arasındaki ilişki yorumlanmıştır. Elde edilen bulgular, Hoca Ali Rıza'nın yalnızca bir peyzaj ressamı değil, aynı zamanda görsel bir tarihçi olarak kentsel hafızayı sanatı aracılığıyla kayıt altına alan öncü bir sanatçı olduğunu ortaya koymaktadır.

Hoca Ali RızaKültür
Zühtü Bülbül
Süleyman Demirel University · Institute of Fine Arts
2025
00
Master'sOpen AccessEN

The reflections of sisterhood in Goblin Market by Christina Georgina Rossetti and Aurora Leigh by Elizabeth Barrett Browning

ABSTRACT This thesis studies the portrayals of sisterhood in Goblin Market by Christina Georgina Rossetti and Aurora Leigh by Elizabeth Barrett Browning. Despite the strict moral and social standards laid down on women by Victorian society, these works use female solidarity as a potent narrative device that stands in stark contrast to these conventions. Goblin Market offers sisterhood, real and biological female solidarity as redemption. It tells how the bond between Lizzie and Laura shows women having each other's back against gender threats in a world ruled by patriarchy. However, Aurora Leigh illustrates sisterhood through the social solidarity of women, even if untied by blood. Analysis of the relationship between Aurora and Marian in terms of gender roles, class differences, and the encroachment on freedom by women. This project may be the first comprehensive study of female solidarity in Victorian women's literature, combining feminist theory, gender studies, and comparative literary analysis. So while in many ways, Goblin Market and Aurora Leigh are mirror images of a patriarchal society of their time, they are also visions of places that never existed outside the lifeworlds that they depict in which women can depend on each other. This thesis from the outset aims to raise awareness of how dynamics of sisterhood are transformed in literature, extending feminist discussions historically and theoretically from Victorian to contemporary fiction. Keywords: Sisterhood, Feminism, Religion, Society, Victorian Age

Religion-moral relationLiterary criticismFeminism+7
Burak Ergen
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Örgüt kültürünün yabancılaşma üzerindeki etkisi

İlişkisel tarama modelindeki bu araştırma, ortaöğretim kurumu öğretmenlerinin örgütsel kültür algılarının işe yabancılaşma üzerindeki etkisini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evrenini 2015–2016 Eğitim - Öğretim Yılında Siirt merkezde 20 ortaöğretim okulunda (lisede) görev yapan 525 öğretmen oluşturmaktadır. Evrende görev yapan öğretmen sayısının çok fazla olmaması sebebiyle örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Ancak dönen406 ölçekten 378 tanesinin analiz edilmeye uygun olduğu görülmüştür. Bu araştırma için Terzi (2005) tarafından geliştirilen ve okullardaki kültürel yapıyı ortaya çıkaran "Örgütsel Kültür Ölçeği"ile Elma (2003) tarafından geliştirilen ve öğretmenlerin okula yabancılaşma düzeyini belirleyen "İşe Yabancılaşma Ölçeği"kullanılmıştır. Araştırmada sonucunda elde edilen verilerin analizinde IBM SPSS 21 ve R-Project paket programlarından yararlanılmıştır. Analiz kapsamında güvenirlilik analizi, frekans tabloları, bağımsız örneklem t-testi, ANOVA, Pearson Korelasyon vePath analizi uygulanmıştır. Analizlerin normallik varsayımları Kolmogorov-Smirnov testiyle incelenmiştir. Varyansların homojenliği için Levene testi kullanılmıştır. Test sonuçları α=0.01 veya α=0.05 hata düzeylerinde yorumlanmıştır. Öğretmenlerin örgüt kültürüne ilişkinalgılarıcinsiyet, öğrenim düzeyi, kıdem ve medeni duruma göre anlamlı bir farklılık göstermezken,yaşa göre ise sadece bürokratik kültür alt boyutundaanlamlı bir fark olduğu tespit edilmiştir. Benzer olaraköğretmenlerin işe yabancılaşmaalgılarıöğrenim düzeyi, kıdem, medeni durumve yaş değişkenine göre anlamlıfarklılıkgöstermemiştir; ancakcinsiyetegöreöğretmenler arasında anlamsızlık ve yalıtılmışlık alt boyutlarında anlamlıbir fark görülmüştür. Bunailavetenöğretmenlerin örgüt kültürü algılarıylaişe yabancılaşma arasında negatif düzeyde anlamlı bir ilişki olduğu bulgulanmıştır. Yapılan analizlerdeörgüt kültürünün işe yabancılaşmanın anlamlıbiryordayıcısıolduğugörülmüştür. Ayrıca araştırma sonuçlarına göre örgüt kültürünün boyutları okula yabancılaşma boyutu üzerinde yordama etkisine sahip değildir. Diğer yandan destek kültürünün yabancılaşmayı yordamadığı saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: Örgüt, Kültür, Örgütsel Kültür, YabancılaĢma.

KültürOrtaöğretim kurumlarıYabancılaşma+3
Mehmet Sabir Çevik
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Talip Apaydın'ın romanlarında halk bilimi unsurları

16. yy'da başlayan yerlileşme hareketiyle halk duyuşu yazılı edebiyatımızda yer almaya başlamıştır. Sonrasında Tanzimat ve Milli Edebiyat dönemleriyle halk kültürünün etkisi iyice hissedilmiştir. 1950 sonrası halk ve köylü kavramlarına odaklanılarak, köyün sorunları ve yoksulluğuna değinildiği köy romanları niteliğinde eserler kaleme alınmıştır. Çağdaş romancılığımızda Talip Apaydın, köy enstitülü bir yazar olarak köy romanı türünde, halk bilimi açısından zengin eserler vermiştir. Çalışmada, Talip Apaydın'ın halk bilimi unsurlarından ne oranda ve nasıl yararlandığının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Yazarın Define, Emmioğlu, Ferhat İle Şirin, Kente İndi İdris, Köylüler, Ortakçılar, Sarı Traktör, Toz Duman İçinde, Tütün Yorgunu, Vatan Dediler, Yoz Davar, Yarbükü adlı romanları değerlendirilerek yazarın romancılığı ve halk bilimi arasında ilişki kurulmuştur. Çalışma dört ana bölümden meydana gelmiştir. Birinci bölümde yazarın hayatı, eserleri, edebi kişiliği aktarılmıştır. Ayrıca halk biliminin tanımı ve tarihi ayrıntılı olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde, efsane, masal, halk hikâyesi, kıssa – meddah hikâyesi, ninni, fıkra, türkü, cenkname, ağıt ve halk şairliği konu edinilmiştir. Çalışmanın en hacimli bölümü olan üçüncü bölümde eşyalar, inanışlar, sosyal normlar, geçiş dönemiyle ilgili gelenek ve görenekler, formel sayılar, kalıp sözler, dil ve anlatım, halk defineciliği, halk hekimliği, halk takvimi, halk matematiği, halk meteorolojisi, halk kozmogonisi, halk botaniği, halk zoolojisi, halk mimarisi, halk ekonomisi, halk mutfağı, halk eğlenceleri, halk taşıtları, sosyal dayanışma ve yardımlaşma kurumları, meslek ve zanaatlar ve son olarak hediyeleşme, misafirlik, saygı yer almıştır. Dördüncü bölümde ise eser özetleri ve tablolalara yer verilmiştir. İnceleme ve değerlendirmeler sonucunda romanlarında halk bilimi unsurlarına yoğun olarak yer verdiği tespit edilen yazarın, halk kültürüne yer verdiği derecede romancılığının zenginlik kazandığı görülmüştür. Halk bilimi unsurları, eserlerin okuyucu tarafından daha iyi anlaşılması, esere gerçeklik kazandırmak ve okuyucuyu esere çekmek işlevlerini sağlamıştır. Yazar, eğitimci yönüne bağlı olarak zaman zaman halk inançları özelinde geleneksel unsurlara eleştirel bir açıdan yaklaşmıştır. Çalışma sonucunda elde edilen veriler bütüncül bir bakış açısı kazanmak adına tablolaştırılmış, sayısal değerlerle ifade edilmiştir.

Apaydın, TalipHalk bilimiKültür+3
Erdem Akın
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik yaklaşımları ile Hofstede'nin ulusal kültür boyutları arasındaki ilişkisi

Bu araştırmada, Siirt ili kamu ilkokullarında görev yapmakta olan okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik yaklaşımları ile Hofstede'nin güç mesafesi, kolektivizm, erillik, belirsizlikten kaçınma ve uzun erimlilik şeklindeki kültür boyutları arasındaki ilişkinin öğretmen görüşlerine göre belirlenmesi amaçlanmıştır. Araştırmanın evreni Siirt il merkezi ve Kurtalan, Eruh ve Pervari ilçelerinde görev yapmakta olan ilkokul öğretmenleridir. Evrenden tabakalı örnekleme yoluyla örneklem seçme yoluna gidilmiş ve böylece 384 öğretmen çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Çetiner (2008) tarafından geliştirilen 29 maddeden oluşan 5'li likert tipindeki dönüşümcü liderlik ölçeği ve Saylık (2019) tarafından Türkçe'ye uyarlanan öğretmenlerin kültürel değerlere yönelik görüşlerinin incelendiği 5'li likert tipinde, 26 maddeden oluşan kültürel değerler ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada, okul müdürlerinin dönüşümcü liderlik davranışlarını yüksek düzeyde sergiledikleri sonucuna ulaşılmıştır. Araştırma neticesinde, dönüşümcü liderlik ile kültürel değerlerin boyutları arasında pozitif yönlü ve düşük düzeyli bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Liderlik, Dönüşümcü Liderlik, Okul Müdürü, Kültür, Güç Mesafesi, Kolektivizm, Belirsizlikten Kaçınma, Erilik, Uzun Erimlilik

Belirsizlikten kaçınmaDönüşümcü liderlikEril+7
Fatih Dalğalı
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Moğol istilası öncesi ve sonrasında Mardin

Tarih boyunca dünyanın değişik bölgelerindeki medeniyetler farklı siyasi, iktisadi ve toplumsal özellikleri ile birbirinden çok fark+lı bir karakterde yaşam sürmüştür. Her millet tarihten getirdiği medeni birikimle, bulunduğu coğrafyaya uyum sağlamak için sergilediği davranışlar o milletin karakterini oluşturmuştur. Böylece milletlerin farklı maddi ve manevi değer, anlayış, inanç ve davranışları zamanla o milletin adeta bir kimliği haline gelmiştir. Medeniyetler süreç içerisinde kendi yaşam alanında, kendine özgü bir kültür birikimi oluşturmuştur. Tarihin ilk dönemlerinden itibaren insanlar arasındaki etkileşim devamlı olarak süre gelmiştir. Bu etkileşim bazen ticaret, bazen göç, bazen de savaş gibi etkenlerle süre gelmiştir. Etkileşim az veya çok dünyadaki bütün medeniyetlerde kendini göstermiş ve her millet belki de hiç bilmediği toplumsal özellikleri bu süreçler sonrasında görmüş, tanımış ve zamanla kendi kültüründe yaşamaya başlamıştır. Bölge coğrafyasında müstesna bir yeri olan Mardin, binlerce yıllık tarihi ile birçok medeniyetin kültürel birikiminin harmanlandığı, kültürlerin geçmişle bugün arasında ve birbirleriyle büyük bir etkileşim içerisine girerek, yeni yaşam tarzlarının oluştuğu bir mekân haline gelmiştir. 13. yüzyılda tarihin kaderini değiştirecek büyük bir güç, Asya'nın doğusundan ortaya çıkıp dünyada büyük bir istila hareketine girişmiştir. Savaşlar, yıkımlar, göçler… Bu süreç öte taraftan bahsedilen medeniyetler arası etkileşime büyük bir zemin hazırlamıştır. Moğol harekâtının ulaştığı noktalardan biri olan Mardin'de de böyle bir etkileşimin ortaya çıkması kaçınılmazdı.

EtkileşimKent tarihiKültür+4
Veysi Elban
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Popüler kültür örneği olarak Socrates Dergi ve Türkiye'deki spor kültürü

Spor, 20. ve 21. Yüzyılda rekabete dayalı bir performans eyleminden sıyrılarak toplumsal alanda önemli konuma yerleşen bir kavram haline geldi. Son yüzyılda sporun kitleleri bir araya getirmesiyle ekonomik, kültürel, politik ve toplumsal birçok sorunu içermeye başladı. Kitlelerin toplumsallaşma sürecinde sporla olan ilişkisinin artması, sporun etki alanını genişletti. Bu anlamda, sporun toplumsal süreçlerle ve kitlelerle olan ilişkisi spor kültürü kavramını ortaya çıkardı. Bahsi geçen spor kültürü kavramı bu tezin konusunu oluşturmaktadır. Sporun kitleler arasında yayılması, medya aracılığıyla popülerleşmesi sporun popüler kültür örneği olarak gösterilmesine neden olmuştur. Bu bağlamda spor kültürü ve spor medyası popüler kültürün bir parçası olarak kabul edilmiş ve gündelik hayatta azımsanamayacak düzeyde kendisine yer edinmiştir Spor kültürünü ve spor medyasını popüler kültür bağlamında incelemekse bu alandaki toplumsal ilişkilerin, kültürel üretimlerin oluşturduğu sorunlar açısından önemli veriler ortaya çıkarmaktadır. Buradan hareketle, spor medyasının yarattığı spor kültürünün nasıl olduğunu, hangi bağlamlarda ele alındığını; değişimleri ve dönüşümleri popüler kültür üzerinden analiz etmek mümkündür. Bu tez çalışmasında, spor kültürü ve spor medyası açısından verimli bir alan olan Socrates Dergi incelenmiştir. Türkiye'deki spor medyası içinde alternatif medya örneği olarak kabul edilen Socrates Dergi'nin farklı bir spor kültürü üretme varsayımından hareketle; spor kültürüyle olan ilişkisi analiz edilmiş ve yarattığı spor kültürünün bileşenleri ortaya koyulmuştur. Çalışma, niteliksel araştırma metodolojisi benimseyen betimsel analiz yöntemine dayanmaktadır. Örneklem olarak Socrates Dergi'nin 2015-2023 yılları arasında yayınladığı basılı içeriklere bütüncül bir yaklaşım getirilerek seçilmiş metinler ve ülkedeki baskın spor kültürü arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Çalışmada Socrates Dergi'nin baskın spor kültürü içerisinde alternatif bir yerde konumlandığı ve derginin alternatif bir spor kültürü üretebildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Sözcükler Kültür, Popüler Kültür, Spor Kültürü, Spor Medyası, Socrates Dergi

DergilerKültürKültür dergisi+4
Nusret Tongarlak
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2024
00
DoctorateOpen AccessTR

Erken Saka dönemi Doğu Avrasya coğrafyası elit kurganlarındaki altın giyim kuşam kompozisyonları -Tarbağatay ve Sarıarqa buluntu sahaları örneğinde-

Altın giyim kuşam kompozisyonu kavramı, Erken Demir Çağı'nda, elitlere ait kurganlarda ulaşılan, bir kompozisyon çerçevesinde vücuduna altın ile süslü giyim buluntuları giydirilmiş, altın aksesuarlar takılmış ve altın ile kaplanmış silahlar kuşatılmış iskeletleri ifade etmektedir. Tez çalışması MÖ 8. ile MÖ 6. yüzyıllar arasına tarihlenen Erken Saka Dönemi'ndeki altın giyim kuşam kompozisyonlarını incelemektedir. Çalışmanın odaklandığı genel coğrafi ölçek Doğu Avrasya coğrafyasıdır. Bu çerçeve içinde bulunan, soyguna uğramamış olan kurganlarda ulaşılan altın giyim kuşam kompozisyonu örnekleri, kavramın genel hatlarının oluşturulmasını sağlamıştır. Odaklanılan özel coğrafi ölçek, temel bulgular olarak adlandırılan, Doğu Avrasya coğrafyası içinde kalan, Tarbağatay ve Sarıarqa buluntu sahalarıdır. Bu bölgeye odaklanılmasının sebebi, bu çerçevedeki altın giyim kuşam kompozisyonlarının bazı parçalarının soygun ve yıpranma problemleri sebebi ile kısmen ya da tamamen ortadan kalkmış olmasıdır. Bu durum kompozisyonların parçalarının sayısının azalmasına, bütünlüğünün bozulmasına ve senaryolaştırmasının yapılamamasına sebep olmuştur. Ortaya çıkan bu eksiklikler, tez çalışmasına sebep olan problem olarak seçilmiştir. Araştırma, söz konusu eksiklikleri tamamlamak için yardımcı bulgulardan yararlanmıştır. 1 Numaralı Yardımcı Bulgu Grubu MÖ 8. ile MÖ 6. yüzyıllar aralığında Doğu Avrasya coğrafyasında karşılaşılan soyguna uğramamış buluntu ortamlarında ulaşılan altın giyim kuşam kompozisyonlarıdır. 2 Numaralı Yardımcı Bulgu Grubu Ahamenişler döneminde, günümüz İran coğrafyasında oluşturulmuş olan Saka rölyefleridir. İncelemenin birbiri ile sarmal bir ilişki içinde olan amaçlarından birincisi Tarbağatay ve Sarıarqa buluntu sahalarında karşılaşılan altın giyim kuşam kompozisyonlarını tanıtmak, bu kompozisyonların açıklanmasına karşılaşılan eksiklikleri ortadan kaldırmak; ikincisi Doğu Avrasya ölçeğinde, soyguna uğramamış buluntu ortamlarında ulaşılan altın giyim kuşam kompozisyonlarının çerçevesini çizmek; üçüncüsü altın giyim kuşam kompozisyonu kavramının tanımını yapmak ve temel özelliklerini belirlemektir. Çalışmada, araştırma yönteminin standartlaştırılması amacıyla "IMRDC" araştırma tasarımı sistemi kullanmıştır.

Bozkır coğrafyasıBozkır kavimleriBozkır kültürü+3
Emre Sevinç
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2024
00
Master'sOpen AccessEN

Romantic jealousy among adults: A cross-cultural study

The aim of this study is twofold: Firstly, it aimed to adapt the Multidimensional Jealousy Scale in Kosovar Albanian cultural context. A Confirmatory Factor Analysis (CFA) on data from 308 Kosovar Albanian adults was conducted for measuring the construct validity of the scale. Rosenberg Self-Esteem Scale was used for testing the criterion validity of the scale. Cronbach's alpha (α) and McDonald's omega (ω) were computed for each subscale for measuring the reliability. Secondly, it aimed to compare 309 Kosovar Albanian and 328 Turkish adults' levels and dimensions of romantic jealousy. The Multidimensional Jealousy Scale and Personal Information Form both in Turkish and Albanian were used as data collection instruments. Finally, independent sample t-tests were performed to investigate the differences between two cultures in jealousy subscales' scores based on demographic variables, including gender, age, and residential area. A one-way ANOVA was used when comparing the Turkish participants' scores by age. After all, the Multidimensional Jealousy Scale (MJS) resulted in three dimensions as in the original scale and yielded a satisfactory level of reliability and validity in Kosovar Albanian context. Cross-cultural differences, with Kosovar Albanians scoring higher in each subscale of jealousy, were found. Moreover, Kosovar Albanian females reported higher emotional jealousy compared to males. While younger (18-25) Kosovar Albanians reported lower cognitive jealousy compared to the older ones (26-35), younger (18-25) Turkish participants reported higher behavioral jealousy compared to the older ones (26-35). Discussion, limitations, and recommendations were discussed.

CultureJealousyAdaptations+1
Lında Agushı
Hacettepe University · Institute of Educational Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Almanya'da yaşayan okul öncesi Türk çocuklarının karşılaştığı kültürel sorunlar: Köln örneği

Almanya'daki Türk çocukları iki kültür arasında yetişmekte ve buna bağlı olarak iki kültürün izlerini de taşımaktadır. Aile içerisinde kendi kültürel değerlerini; dilini, dinini ve geleneklerini öğrenirken, Alman anaokullarında ise yeni bir kültür, dil ve din ile tanışırlar. Bu çalışma, Almanya'nın Köln–Chorweiler bölgesinde yaşayan Türk çocuklarının okul öncesi (Kita) karşılaştıkları kültür, dil, din ve yaşam tarzı problemlerini betimlemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın çalışma grubunu Almanya'nın Köln bölgesinde yaşayan 72 Türk aile ve 14 Türk öğretmen oluşturmaktadır. Karma yöntem olan bu araştırmada, Türk ailelere anket uygulanmış ve çalışmanın amacı doğrultusunda daha kapsamlı bilgiye ulaşmak için 2022/2023 eğitim-öğretim yılında farklı anaokullarında görev yapmakta olan Türk öğretmenlere hazırlanan yarı yapılandırılmış görüşme formu gerçekleştirilmiştir. Böylelikle bu çalışmada hem nicel hem de nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Türk aileler ile yapılan anketlerden elde edilen veriler SPSS programında betimsel analiz yöntemi ile çözümlenmiştir ve Türk öğretmenler ile yapılan görüşmelerden elde edilen veriler, içerik analiz yöntemi ile değerlendirilmiştir. Çalışma sonucu toplanan veriler tablolar halinde gösterilmiş, araştırmanın sonucunda Almanya/Köln şehrinde yaşayan okul öncesi Türk çocuklarının kültür problemleri birebir incelenmiş, alınan veriler değerlendirilerek sonuçlar bağlamında öneriler sunulmuştur.

AlmanyaDil problemleriDin eğitimi+7
Zeynep Güçlü
Hacettepe University · Eğitim Bilimleri Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Boşnaklara yabancı dil olarak Türkçe öğretiminde ortak kültür ögelerinin yeri

Bu araştırmanın amacı, tek dilli ve tek kültürlü sınıflarda hedef dilin ve kaynak dilin kültürleri arasında belirli düzeyde ortaklıkların olması durumunda, ortak kültür ögelerinin yer aldığı bir dil öğretiminin, öğrenicinin anlama ve başarı düzeylerine olan etkisini, Bosna Hersek örneğinde ortaya koymaktır. Çalışmada, Boşnaklara Türkçe öğretiminde ortak kültür ögelerinin rolü kapsamında, Bosna Hersek'teki ortaokul ve liselerde seçmeli ikinci yabancı dil olarak Türkçe derslerinde, bunun yanı sıra Yunus Emre Enstitüsünün Saraybosna ve Mostar Kültür Merkezlerindeki Türkçe dil kurslarında, Türk ve Boşnak ortak kültür ögeleri kullanılarak hazırlanmış metinlerin öğrenicilerin okuma-anlama düzeylerine etkisi ele alınmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu "Hasan Kikić" Tetovo Zenica ortaokulu, "Skender Kulenović" Radakovo Zenica Ortaokulu, "Dubravica" Vitez ortaokulu, "Vitez" Vitez ortaokulu, "Druga Gimnazija" Zenica lisesi bünyesinde ikinci yabancı dil olarak Türkçe derslerine katılan A2 düzeyi öğrenicileri ile Yunus Emre Enstitüsü Saraybosna Türk Kültür Merkezi ve Yunus Emre Enstitüsü Mostar Türk Kültür Merkezinin Türkçe dil kurslarındaki öğreniciler oluşturmaktadır. Bu araştırmada, Bosna Hersek'te tek dilli ve tek kültürlü öğrenme - öğretme ortamı olması bakımından Türkçe sınıflarında, öğrenicinin kültürü (kaynak kültür) ile hedef dilin kültürü arasındaki ortaklıklar ve bunun yanı sıra öğrenicilerin kültürel arka plan bilgilerinden yararlanılarak yürütülecek öğretim sürecinin öğrenme ve öğretme başarısı üzerine anlamlı bir etkisinin olduğu görüşü savunulmaktadır. Bu çalışma, tezin amacına uygun olarak hazırlanmış metinler ve bu metinlere dayalı etkinliklerden oluşmaktadır. Çalışma kapsamında gönüllü katılım formu ve yarı yapılandırılmış görüşme formları hazırlanmıştır. Uygulama sürecinde, öğretici ve öğrenici performanslarına ilişkin kayıtlar oluşturmak amacıyla sınıf içi gözlem yapılmıştır. Sınıfta uygulamanın daha iyi yapılabilmesi için derslerde kullanılan ders kitapları tarama yoluyla incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubunu 4 ortaokul, 1 lise ve 2 Türkçe kursunun katılımcıları olmak üzere A2 düzeyinde toplam 111 dil kullanıcısı ve bu kurumlarda ders veren 4 öğretici oluşturmaktadır. Çalışmada nitel ve nicel verilerden oluşan karma yöntem kullanılmıştır. Çalışma kapsamında toplanan nitel verilerde ise betimsel analiz yöntemleri kullanılmış, nicel veriler ise öğrenici ve öğreticilerin dil öğretim sürecinde görüşleri ile desteklenmiştir. Araştırmada elde edilen verilere göre, hedef dil Türkçe ve kaynak dil Boşnakça arasındaki ortak kültürel ögelerin kullanıldığı metinlerin, öğrenicilerin okuduğunu anlama düzeylerini olumlu etkilediği görülmüştür. Anahtar sözcükler: Bosna Hersek'te Türkçe Öğretimi, ortak kültür, ortak sözcükler, yabancı dil öğretiminde kültür

Bosna-HersekBoşnaklarKültür+7
Dzenıta Acun
Hacettepe University · Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kültür ve gelenek aktarımı bağlamında coğrafi işaret sisteminin işlevleri

Coğrafi işaret sistemi, birtakım hukuki yaptırımlara sahip üreticiyi, tüketiciyi ve ürünü koruyan bir sistemdir. Sistem; kalitesi, ait olduğu yöreden elde edilen hammaddesi, gelenekselliği ile belli bir üne sahip ürünlerin korunmasını sağlar. Coğrafi işaret tescili alan ürünler, kendine ait karakteristik özellikleri sayesinde yöresiyle özdeşleşen ürünlerdir. Bu ürünlerin oluşumunu belirleyen temel faktörler mevcuttur. Bu faktörler doğal ve beşeri kaynaklıdırlar. Doğal kaynaklı faktörler, ürünün oluştuğu coğrafyayı, iklimi, toprak yapısını, su kaynaklarını kapsarken beşeri kaynaklı faktörler ise, insan faaliyetlerini kapsar. Bu yönüyle coğrafi işaret tescili alan ürünler, yöre halkının kültürünü ve geleneğini yansıtır. Ürüne benzersizliğini veren faktörlerin birleşimiyle meydana gelen ürünler, yöre insanının maddi kültür ürünleridir ve kültürel miras niteliğindedir. Bu bağlamda halkbilimi disiplini kapsamına giren coğrafi işaret tesciline sahip ürünler, kültürü, kültürel mirası, geleneği ve geleneksel bilgiyi gelecek nesillere aktarma işlevine katkı sunar. Bu çalışmada, Türkiye'de coğrafi işaret uygulamasının mevcut durumu hakkında bilgi verilmiş ve coğrafi işaret tescili alarak koruma altına alınan geleneksel bilgi ve becerilerle üretilen ürünlerin kültür ile gelenek aktarımı bağlamında işlevleri, İşlevsel Kuram temelinde incelenmiştir. UNESCO'nun Somut Olmayan Kültürel Miras Sözleşmesi ile Yaşayan İnsan Hazineleri Sistemi kültür ve gelenek aktarımı noktasında coğrafi işaret sistemiyle benzer işlevlere sahip olduğu ortaya konulmuştur. Böylece coğrafi işaretler sisteminin işlevleri halkbilimi disiplini kapsamında incelenmeye çalışılmıştır. Anahtar Sözcükler: Coğrafi İşaret, Kültür, Kültürel Miras, Gelenek, Geleneksel Bilgi, Halkbilimi, İşlevsel Kuram.

Coğrafi işaretlerGeleneklerKültür+4
Yasemin Domaç Yaşar
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Geleneksel bilginin günümüz beslenme kültürüne etkileri: Ankara Güdül Tahtacıörencik köyü

İnsanın yaşadığı çevreye uyum sağlayabilmek ve temel ihtiyaçlarını giderebilmek için doğa ile etkileşime girerek ürettiği her şey ve üretme yolları, geleneksel bilgi belleğinin oluşmasını sağlamıştır. Geleneksel bilgi belleği, kuşaktan kuşağa aktarılırken insanın ve ihtiyaçlarının değişken doğası gereği değişmekte, yeni gözlemler ve deneyimler yoluyla da zenginleşmekte olan birikimsel, değişken bir bellektir. Geleneksel bilgi belleğinin halk mutfağı, halk ziraatı, halk botaniği gibi kendine has uzmanlık alanları bulunmaktadır. Bu çalışmada geleneksel bilgi belleği konusu, tarım ve gıda alanıyla sınırlandırılmıştır. Tarım ve gıda meselesi, pek çok konunun merkezinde yer almaktadır. Özellikle günümüzde çevrecilik hareketleri, Covid-19 gibi salgın hastalıklar ve gıda güvenliğinin sağlanmasında yaşanan sorunlar doğal, organik gibi kavramların ön plana çıkmasına neden olmuştur. Geleneksel üretim yöntemleri, atalık tohum arayışları geleneksel bilgi temelli pratiklerin sıklıkla gündeme gelmesini sağlamıştır. Geleneksel bilginin nesillerin ihtiyaçları ve şartları doğrultusunda nasıl güncellendiği noktasından hareketle bu belleğin tarım ve gıda alanında insanlık için hem yerel hem de evrensel düzeyde nasıl bir konumda olduğuna odaklanılmıştır. Geleneksel bilginin dönüşümünü insan, kültür ve çevre üçgeninde gözlemleyebilmek amacıyla Ankara ili Güdül ilçesine bağlı Tahtacıörencik köyünde bu çalışmanın alan araştırması kısmı gerçekleştirilmiştir. Araştırma alanı olarak Tahtacıörencik köyünün seçilmesinin başlıca nedenleri, burada tarımsal üretim faaliyetlerinin devam ediyor olması ve bu faaliyetlerin gerçekleştirilmesinde yönlendirici olan Tahtacıörencik Doğal Yaşam Kolektifinin bulunmasıdır. Bu çalışma, toprağın insana verdikleri, veremedikleri, o eksikleri insanın nasıl tamamladığı, bunu tamamlarken ticarileştirmesi, dönüştürmesi, dijitalleştirmesi gibi noktaları ve bu noktaların etkilerini göstermeyi hedeflemektedir. Çalışmada tarım temelli sosyal ve ekonomik sürdürülebilir kalkınmada geleneksel bilginin insanı, çevreyi ve kültürü birlikte temeline alan bir model olarak hem yerel hem de evrensel düzlemdeki öneminin, uygulanabilirliğinin ve getirilerinin ortaya konulması sağlanmaya çalışılmıştır.

Ankara-Güdül-TahtacıörencikBesin kültürüBeslenme+7
Zeynep Nagihan Kahveci
Hacettepe University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Kırgız kültüründe tabu

Araştırma konusu olan tabu kavramı, Kırgız kültürü bağlamında değerlendirilmiş, bu amaçla konu ile ilgili yahut ilişkili olabilecek literatür çalışması yapılmıştır. İçerik olarak birçok kavram, olgu, inanış ve uygulama ile de ilişkili olan tabu kavramı, kültürel sistem açısından bakıldığında fertleri ve kültürel değişmeler açısından toplumu gözler önüne seren, kültürel kodların belirlenmesi ve kültürel süreklilik bağlamında da yorumlanabilecek ve geçmişten günümüze kadar işlevi araştırılmaya değer olan, belirleyici bir kavramdır. Bu bağlamda tabu kavramı, geçmişten beri özellikle totemizm ile birlikte anılsa da inanç sistemleri, din olgusu, kutsal, ritüel, kült, töre ve halk hukuku, memoratlar gibi kavramlarla da ilişkilidir. Hatta kültürel sistem içinde canlılığını sürdüren bu kavramlar için tabu, dikkatle bakıldığında hayatî rolü ve işlevi de olan bir kavramdır. Kırgız kültürü bağlamında tabu kavramı üzerine yapılan bu çalışmada, halkbiliminin yöntemleri, yapısal ve işlevsel yaklaşımlarla Kırgız kültüründeki izleri sürülmüştür. Kırgızların karmaşık olaylarla gelişen tarihine uzun uzun yer vermek yerine, tarihi arka plandan günümüzdeki kültürel değişmelere uzanan bir süreç bağlamında tabu kavramı değerlendirilmeye çalışılmıştır. Alan araştırmasından elde edilen derlemelere, özellikle memoratlar, geçiş dönemleri ve halk hekimliği gibi başlıklar altında ve tabu kavramıyla da ilişkili olabilecek hususlarda, kaynak kişilerin deneyim, tanıklık ve anlatımlarına yer verilmiştir. Bununla birlikte konunun kavramsal ve kuramsal çerçevesine uygun biçimde, dildeki örtmecelerin işlevi, ayrıca sözlü kültür ürünlerindeki izleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Bu bağlamda yapısal işlevsel kuramın önerdiği ve açtığı alanda; uygulamalar, halk inanışları, geçiş dönemleri, halk hekimliği, inanç sistemleri, din değişimleri çalışma konusuyla ilişkili olarak ele alınmıştır. Tabu kavramının temelinde ve açtığı tefekkür alanında, hem Türk dünyasının ortak kültürel kodları hem de Kırgız kültürünün günümüzdeki yansımaları, sorunları ve kültürel değişimler göz önünde bulundurulmuş, tespit ve öneriler geliştirilmeye çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kırgız Kültürü, Tabu, Totemizm, Kutsal, Ritüel, Kült, Töre, Memorat, Sözlü Kültür, İnanç Sistemleri, Kültür Değişmeleri

KültürKültürel değişimKırgız Türkleri+7
Erkan Çakıcı
Hacettepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00

Related subjects