Commentary

1,137 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Aşçı İbrahim Dede Rūhu'l-Beyān'daki Farsça Tanıklar ve çevirisi (III/1-100)

Çalışmamız, Aşçı İbrahim Dede'nin dört ciltlik Tercemetü'l-Fârisiyye fî Tefsîri'l-Hakkiyye adlı eserinin üçüncü cildinin 1-100. sayfa aralığının akademik yöntemlerle Latin harflerine aktarılmasıdır. Söz konusu eserde İsmail Hakkı Bursevî'nin Rūhu'l-Beyân adlı eserinde geçen Farsça nazım ve nesir bölümlerinin şerhi Türkçeye çevrilmiş ve açıklanmıştır. İlim dünyasına katkıda bulunmayı hedeflediğimiz çalışmamız; Birinci Bölüm'de eserin müellifi olan Aşçı İbrahim Dede'nin hayatı ve eserleri, nüsha tavsifi, muhtevası, Farsça tanıkların istatistiği, izlenen yöntem ile dil ve imla özellikleri; İkinci Bölüm'de transkripsiyonlu metin ve Sonuç'tan oluşmaktadır. Anahtar Kelimeler: Aşçı İbrahim Dede, Rûhu'l-Beyân, Farsça, İsmail Hakkı Bursevî, Şerh.

Aşçı DedeBeyitlerDivan edebiyatı+7
Merve Kırca
Trakya University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2024
00
Master'sOpen AccessTR

Cessâs, Herrâsî ve Ebû Bekir İbnü'l-Arabî'nin Nesih meselesine yaklaşımları (Tefsirleri bağlamında)

Nesih, tefsir usûlünde önemli konulardan biridir. Zira neshin gerek Kur'ân'ın anlaşılmasında gerekse hüküm çıkarmada büyük ehemmiyet arz ettiği aşikârdır. Bu tezde Cessâs, Herrâsî ve İbnü'l-Arabî'nin ahkâm tefsirlerinden hareketle nesih hususuna dair yaklaşımları ele alınmıştır. Giriş bölümünde çalışmanın amacı, önemi, yöntemi, kapsam ve müracaat edilen kaynaklar zikredilmiştir. Birinci bölümde ise, teorik olarak mezkûr müfessirler bağlamında neshin tanımı ve anlam çerçevesi, konuluş hikmeti, imkânı, neshi kabul edenlerin delilleri, nesih ile ilişkili diğer kavramlar incelenmiştir. Yine bu bölümde üç müfessire göre neshin şartları, neshin hakikatine dair bazı yaklaşımları ayrıntılı olarak belirtilmiştir. İkinci bölümde ise Cessâs, Herrâsî ve İbnü'l-Arabî'nin nesih ile ilgili pratik uygulamaları ele alınmıştır. Onların bu uygulamaları, ibadetler, muamelat, cihâd ve barış hukuku, yasaklar ve cezalar (ukûbât) konularına dair örnekler ile izah edilmiştir. Sonuç olarak bu çalışmada zikredilen üç âlimin perspektifinden nesih meselesine yaklaşımları gözler önüne serilmiştir. Böylece mezkûr âlimlerin görüşleri incelenerek müntesibi oldukları Hanefî, Şâfiî ve Mâlikî fıkhî mezhepleri bağlamında nesih konusuna bakışları ortaya konmuştur.

Tefsir
Ayşenur Bıyıkoğlu
Trakya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Gumarı and his work named Bide'u't-Tafâsir

Tefsirde bid'at kavramı, Kur'ân'ın yorumunda dikkat edilmesi gereken usûl kurallarına riayet etmeden yapılan yorumları ifade etmektedir. Ancak bu usûl kurallarının bir kısmının subjektif esaslar olmasından sebebiyle yapılan bid'at nitelemeleri de kişinin kendi görüşünü ve din anlayışını yansıtması sebebiyle subjektif bir iddia mahiyetindedir. Bu kavramın tefsir ilmine girişi ise Hz. Osman dönemindeki fitne olayları ve daha sonrasında gerçekleşen Cemel ve Sıffin savaşları neticesinde ortaya çıkan sorunların etrafında oluşan kelam mezheplerinin eliyle olmuştur. Zira bu dönemde oluşan ve daha sonra kurumsallaşan bu mezhepler kendi görüşlerini desteklemek için birtakım ayetleri kendi görüşlerine dayanak oluşturmak için mezhep ilkeleri doğrultusunda yorumlama faaliyetine girişmişlerdir. Diğer taraftan gerek dahili gerek harici sebepler ile tefsir kitaplarına giren ehl-i kitaptan alınma bazı haberler de tefsirde bid'at olarak nitelenen yorumların kaynağını oluşturmaktadır. Gumârî de gerek mezhep taassubu gerek İsrâiliyyât denilen haberlerin nakledilmesi gerekse bunların dışındaki diğer usûl kurallarına riayet etmeden yapılan bu görüşleri bid'at olarak nitelemekte ve tefsirlerin bu hatalardan arındırılması gerektiğini düşünmektedir. Ancak bazı noktalarda Gumârî de bid'at nitelemelerinde bazı usûl kaidelerini ihmal etmiştir. Anahtar kelimeler: Tefsir, Bid'at, Gumârî, Zemahşerî, Şerif Murtazâ, Mezhep.

Bid`atEbu’l Fazl Abdullah el-GumariKur'an-ı Kerim+5
Bünyamin Közen
Tekirdağ Namık Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Azîzî'nin es-Sirâcü'l-Münîr adlı eseri özelinde hadisçiliği ve şerh yöntemi

es-Süyûtî tarafından etraf (alfabetik) tarzda tasnîf edilen el-Câmiu's-Sağîr, İslâm dünyasında çok kısa bir zamanda şöhret bulmuş ve üzerine pek çok çalışmalar yapılmıştır. Bunlardan biri de Mısır'ın Bûlâk köyünde dünyaya gelmiş, el-Azîziyye kasabasına yerleşip orada ilim tahsîl etmiş olan el-Azîzî tarafından te'lif edilmiş es-Sirâcü'l-Münîr bi-Şerhi'l-Câmi's-Sağîr'dir. Çalışmanın konusu el-Azîzî'nin bahsi geçen eserindeki şerh yöntemini tespit etmektir. Amacı ise es-Sirâcü'l-Münîr'de el-Azîzî'nin yorumları tek tek incelenip tahlilî yapılarak şârihin şerh yöntemine dair kaideleri tespit etmektir. Çalışmanın önemine gelince, ülkemizde el-Azîzî ve eserleri hakkında bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmamıştır. Dolayısıyla bu araştırma, el-Azîzî ve şerhi hakkında ilk olma özelliğini taşımaktadır. Aynı şekilde ülkemizde el-Câmiu's-Sağîr'in herhangi bir şerhi hakkında yorum yöntemini tespit etme amacıyla da bir inceleme yapılmamıştır. Dolayısıyla çalışma bu sahanında ilki konumundadır. Çalışmada tasvîrî ve tahlilî bir yöntem benimsenmiştir. Bu doğrultuda el-Azîzî'nin zengin içerikli şerhlerin genel özelliklerini nasıl ve hangi yoğunlukta tatbik ettiği, ana kaynaklarını hangi yöntemlerle kullandığı ve ana kaynaklarından nasıl etkilendiği bu çalışmada incelenmiştir. Yapılan araştırmalar neticesinde, el-Azîzî'nin eserini kaleme alırken üç ana kaynaktan istifade ettiği tespit edilmiştir. Bunlar: es-Süyûtî'nin öğrencisi el-Alkamî'nin el-Kevkebü'l-Münîr'i, el-Münâvî'nin et-Teysîr'i ve el-Hicâzî el-Vâ'iz'in Fethu Mevlâ'n-Nasîr'idir. es-Sirâcü'l-Münîr zengin içerikli şerhlerin özelliklerini önemli ölçüde barındırmaktadır. Muhteva benzerliğinden dolayı âyet, hadîs ve Arap şiiri ile istişhâdda bulunma, kelime analizi yapma; fıkhî, kelâmî yorumlarda bulunma; hadîsler arasındaki ihtilafı giderme, ğarîb lafızları beyân etme, sebeb-i vürûdu nakletme gibi zengin içerikli şerhlerin karakteristik özellikleri el-Azîzî tarafından önemli ölçüde bu şerhinde uygulanmıştır. es-Sirâcü'l-Münîr, el-Câmiu's-Sağîr'in ilk dönem şerhlerinin karakteristik özelliklerini hatırı sayılır biçimde yansıtmıştır.

El-Camiu's-SağirEs-Siracü'l-MünirHadis+1
Mahmut Memiş
Süleyman Demirel University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessAR

شرح المعفوات الخليلية للشيخ محمود الزوقيديدراسةً و تحقيقاً

Islamic scholars give the most importance to the Islamic Fıqh among blessed Sharia Laws. In Islamic Fıqh, a great importance is given to propretary rights, law of domestic relation, legacy, halal-haram, and issues related to different parts of life. Some Scholars have written individual Works that elaborate on these issues in detail. Lustration and Purity come to the first among the topics of worship. Leading Scholars have explained these issues blow-by-blow. As it known, Molla Halil es-Si'irdi (death 1843), the last great scholar of Shafii Fiqh in Anatolia, has wrote respectable work about ''Ma'füvv'' (exceptional, forgiven). Many scholars have wrote glosses about that important work. Among these glosses, I'd like to choose Sheikh Mahmut ez-Zukaydi's gloss as basis to my thesis because it's the most valuable and far-reaching one. We divided the thesis into two parts. This part includes a detailed review of the life of Molla Halil and the author. The second part is about the investigation. In this part we examined the author's method and explained the unknown words, and gave informations about men who mentioned in the text. Also we gave proofs from tradition to the issues that kMolla Halil committed. We gave contexts that we used and Molla Halil used in his work. And we explained Shafii Scholars' names and symbols that expressed the books.

Muhammed Şafi Derşevi
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Mekkî sureler bağlamında İslâm'a davetin merhaleleri ve ilkeleri

Haktan ayrılıp batıl yollara sapan insanları tevhide davet etmek, peygamberlerin en önemli görevi olmuştur. Peygamberlerin hayatları, bu görevi yerine getirebilmenin sorumluluğuyla geçmiştir. Hz. Peygamber (sav) de bu görevi, yirmi üç yılık davetiyle, cahili bir toplumdan faziletli bir toplum inşa ederek yerine getirmiştir. Günümüzde İslâm'ın mesajının bir bütün olarak anlaşılamaması gündemdeki belli konularla sınırlandırıması, kimisi birbiriyle şiddetli çatışma içinde olan farklı anlayışlara ve yönelişlere sebebiyet vermiştir. Özellikle çatışmacı çizgideki farklı anlayışlar ve yönelişler de İslâm dünyasında fikir kargaşasına ve Müslümanlar arasında şiddetin yaygınlaşmasına yol açmışlardır. İslâm coğrafyasında büyük acılara sebep olan terör, şiddet ve çatışmacı fikrî ayrılıklar ancak doğru İslâmi anlayışın ortaya konulmasıyla izale edilebilir. İslâm dininin en güzel bir şekilde insanlara sunulması olan "Allah'a davet", ancak İslâm'ın temel kaynaklarının yol göstericiliğiyle yapılabilir. Kur'ân-ı Kerîm'de ve Hz. Muhammed'in (sav) uygulamalarında; davet merhalelerinde uygulanabilecek metotlar ve kullanılabilecek araçlarla ilgili çok sayıda veri bulunmaktadır. Sahih bir İslâmi anlayışın topluma, rağbet görecek bir şekilde sunulabilmesi için hem Kur'ân vahyinin nüzûl sürecinin ve davetin merhalelerinin bilinmesini hem de davet ilkelerinin kavranmasını gerektirmektedir. "Mekkî Sureler Bağlamında İslâm'a Davetin Merhaleleri ve İlkeleri" olarak belirlediğimiz çalışmamızda öncelikle kavramların çerçevesi çizilmiştir. Mekkî sureve ayet grupları, Hz. Peygamber'in (sav) sîretinden ve ilgili ayetlerin nüzûl sebeplerinden de yararlanılarak incelenmiş ve yapılacak davetin merhaleleri ve ilkeleri bu bilgiler ışığında tespit edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra davet çalışmalarında bulunacakların bu merhalelerde dikkat etmeleri gereken ilkeler, uygulanabilecekleri metotlar ve kullanabilecekleri araçlar yine ilgili ayetler ve sîret üzerinden aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Mekkî Sure, Davet, Tebliğ, Merhale, İlke

DavetDine davetKur'an-ı Kerim+5
Zekeriya Onar
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an ışığında giyinme ve tesettür

İnsan tarihine baktığımızda insanın fıtratına uygun olan ve kendisi için vazgeçilmez olan tesettür, insanlar için tıpkı yemek, uyku, ilim ve sanat gibi elzemdir. Kur'an-ı Kerim'den anlaşıldığı üzere Hz. Âdem cennette iken mahiyetini bilmediğimiz bir örtüye bürünmüştü. Hz. Âdem, cennetten kovulunca ondan o örtü alınmış ve örtünmesi gereken yerleri açıkta kalmıştı. Bir toplumdaki giyinme tarzı, o toplumun yaşam biçimini, inançlarını ve hayat felsefesini yansıtmaktadır. Bundan dolayı giyim tarzı, kişinin yaşına, cinsiyetine, yaşadığı çağa, sosyal sınıfına ve benimsediği düşünceye dair önemli bilgiler vermektedir. İslamiyet öncesi Arap toplumunda kadınlar başörtülerini, boyun, gerdanlıklar ve saçlarının bir kısmı açıkta kalacak şekilde takarlardı. Erkeklere güzelliklerini teşhîr ederek, toplumda yer edinmeyi amaçlarlardı. İslamiyet ise dış tesettürün tamamlanmasını istemiştir. Bunun için de erkek ve kadınların avret sınırlarını çizmiş ve setr-i avreti farz kılmıştır. Bununla ulaşmayı amaçladığı hedef de erkek veya kadının fitneye mahal vermeyecek şekilde giyinmelerini temin etmektir. Ki bu durum, kıyafetlerin vücut hatlarını göstermeyecek şekilde geniş ve kalın olmasını zorunlu kılar. Çalışma iki bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde, tesettür ile ilgili temel kavramlar ve bu kavramların naslardaki kullanımları incelenmiştir. İkinci bölümde ise genel olarak tesettürün mahiyeti ve hükmü ele alınmıştır. Sonuç kısmında ise tezde ele alınan konuların analizi yapılmış ve varılan sonuçlar belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: Tefsir, Kur'an, Tesettür, Avret, Ziynet, Hicap.

AvretKur'an-ı KerimMüslümanlar+4
Halime Oğuz
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

Ali el-Gari, verification and analysis of his work named "Tashii Alfukaha le Teshnii Sufaha"

Al-Munla Ali Al-Qari died in 1014 AH. He excelled, in many sciences such as fiqh, hadith, readings, tafsir, aqidah, tasawwuf, history and language, He began his education in his city of Herat, then moved to Mecca and settled there, and because of his mastery in the science of readings, he was called the Qari, and he has authored many books, and most of these books have reached us. And this treatise that we have before us by Imam Ali Al-Qari, called "Tashee Al-Fuqaha letashnee Al-Sufaha" in which he dealt with the jurisprudential differences between the sects,In it he responded to a book by Imam al- Juwayni, which he started by saying that this book was a fabrication of the fabricators of the Rawafid and the Kharijites, The author, deliberately responded to the sayings of al-Juwayni, which he attributed to the school of thought.

Mutıa Hasan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Kur'an'da adı geçen yegâne kadın olarak Hz. Meryem

Hz. Meryem Kur'an-ı Kerim'de hayatı anlatılan yegâne kadındır. Allah "…Kitap'ta Meryem'i de an…" hitabı ile dikkatleri Hz. Meryem'e çekmekte ve hayatının farklı dönemlerine dair detay diye nitelendirilebilecek ayrıntılara yer vermektedir. Kur'an'da; adanması, mabede kabulü, Cebrail ile karşılaşması, Hz. İsa'ya hamile kalışı, doğumu, çocuğuyla kavminin karşısına çıkması farklı bağlamlarda detaylı bir şekilde resmedilir. Özellikle doğum anına dair ayrıntılar Hz. Meryem'in beşeriyetinin bir vurgusu olmakta kendisi ve oğlunun tabiatları hakkında çıkacak olan ve günümüzde de bu geleneksel öğretiyi sürdüren Katolik öğretiye tevhit noktasında bir cevap teşkil etmektedir. Hz. Meryem Kur'an'da yer edinmiş kadın karakterler arasında da özel bir konuma sahiptir. Zira o ismen anılma ayrıcalığını kazanmış tek kadındır. Yine Allah'tan bir kelime olarak anılan bir peygamberin (Hz. İsa) annesinin ismiyle anılması Hz. Meryem'in seçilmişliğini gösterir. Hz. Meryem isminin anıldığı ayetlerde onun iffeti, sabrı, teslimiyeti, örnek bir kul oluşu konusu vurgulanmaktadır. Hz. Meryem'in Kur'an'da anılan tek kadın karakter olma konumunu elde etmesinin olası sebepleri üzerinde durulacaktır. Çalışmamız bu noktadan hareketle Hz. Meryem'in, ismen anılan bu özel kişiliğin hayatını, ahlaki faziletlerini ve üstlendiği önemli görevi Kur'an ayetleri üzerinden okumaya dönüktür.

Hz. MeryemKadınlarKur'an-ı Kerim+3
Ümmügülsüm Dündar
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Ana konuları bağlamında Şûra suresinin tahlili

Kur'an, İslam davetinin çeşitli merhalelerinde vuku bulan farklı hadise ve ihtiyaçlara bağlı olarak nâzil olduğundan, onun muhtevasında bulunan konular sistematik bir yapı arz etmemekte ve bunun bir sonucu olarak bazen bir âyet ya da âyet grubu içerisinde dahi konunun, konuşmacının ve hitabın yönünün birden bire değiştiği görülmektedir. Bu sebeple Kur'an'ın temel konularının, onun oluşturduğu inanç ve düşünce dünyasının daha iyi kavranması ve yorumlanması için aynı konuyla ilgili âyetlerin bir araya getirilerek incelenmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı, Kur'an'da ele alınan ana konuları ve ulaşılmak istenen hedefleri Şûrâ sûresinin tahlili üzerinden incelemek ve ortaya çıkarmaktır. Bu amaçla hazırlanan çalışmada Şûrâ sûresinin dört ana konusu olduğu tespit edilmiştir. Bu ana konularla irtibatı bulunan âyetler alt başlıklar halinde bir araya getirilmek suretiyle sûrenin tahlili yapılmıştır. Tahlil kısmında ise surenin ana konularını oluşturan tevhid, nübüvvet, ahiret ve ahlakla ilgili ayetlerin muhtevaları ve bunların klasik ve son dönem tefsir çalışmalarındaki yorum ve değerlendirmeleri üzerinde durulmuş, böylelikle sûrenin temel ilke ve hedefleri ortaya konmuştur. Bütün bunlardan elde edilen bulgulara çalışmanın sonuç kısmında yer verilmiş ve sûrenin ana konuları itibarıyla Kur'an'ın bir özeti sayılabilecek nitelikte olduğu görülmüştür.

Kur'an-ı KerimPeygamberlikTefsir+3
Esra Ceylan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Şeyh Gâlib Divanı'ndaki ilk elli gazelin şerhi

Yapılan bu çalışmanın temelini, divan şiirinin son büyük temsilcisi olan Şeyh Gâlib'in divanında bulunan ilk elli gazelin şerhi oluşturmaktadır. Şeyh Gâlib divan şiirinin son büyük temsilcisidir. Nitekim edebiyat araştırmacıları bu konuda ağız birliği etmişçesine aynı fikri savunurlar. Bu çalışmada Gâlib'in divanında bulunan ilk elli gazel şerh edilmiş olup çalışma üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde şairin hayatı, sanatı ve eserleri üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde "şerh" kavramı üzerine açıklamalar yapılmış ve üçüncü bölümde ise divandaki ilk elli gazelin şerhine geçilmiştir. Gazeller incelenirken, ilk olarak gazelin bütünü verilmiştir. Daha sonrasında beyit beyit nesre çevirisi yapılmıştır. Beyitlerde geçen ve anlamının herkes tarafından bilinmediği düşünülen kelimelerin anlamları verilmiştir. Devamında ise her beyit günümüz Türkçesine çevrilmiş ve şerh edilmiştir. Beyitler şerh edilirken kullanılan mazmûnlar, kelimelerin şiirdeki kullanım alanları, anılan tarihi, mitolojik ve dini şahsiyetler elden geldiğince bulunup izah edilmeye çalışılmıştır. Daha sonra şairin bunları hangi çağrışımları kullanarak bir araya getirdiği göz önünde bulundurarak açıklamalar yapılmaya çalışılmıştır. Her beytin sonunda, elden geldiğince edebî sanatlar gösterilmeye çalışılmıştır.

Divan şiiriDivanlarGazeller+3
Adnan Bağış
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Bakara suresi bağlamında El-Keşşâf tefsiri'ndeki i'tizâli noktalar ve bunların kritiği

"el-Keşşâf ʿan hakaʾiki gavâmidi't-tenzîl ve ʿuyûni'l-ekavîl fî vücûhi't-teʾvîl" Zemahşeri'nin İslam dünyasına kazandırdığı güzide bir eserdir. Bu eser, kendisinden sonra yazılan hemen hemen tüm tefsirler üzerinde etkisini göstermiş, onlara yön vermiş bir eserdir. Kendisi Mu'tezile mezhebine mensup bir âlim olmasına rağmen Arap diline, beyan, bedîi ve meânî ilimlerine tam vakıf olması ve dirayet anlamında çok yerinde tespitlerle Kur'an ayetlerini tefsir etmesi sebebiyle İslam dünyasında önemli bir iz bırakmıştır. Normalde İslam dünyasında i'tizâli düşünce ve bu düşünce paralelinde yazılan eserler revaç görmezken bu düşünceye mensup bir âlimin yazmış olduğu tefsirin İslam dünyasında özellikle de Ehl-i sünnet âlimlerince benimsenip kaynak olarak görülmesi dikkate şayandır. Zemahşeri, el-Keşşâf Tefsiri'nin kimi yerlerine i'tizâli düşüncelerini ustalıkla gizleyip serpiştirmiştir. Bu çalışma, Bakara suresi bağlamında el-Keşşâf Tefsiri'ndeki i'tizâli noktaları tespit edip bunları, bazı Ehl-i sünnet âlimlerinin kritiğiyle değerlendirmektedir.

Bakara suresiEl-KeşşafKur'an-ı Kerim+3
Mustafa Ozan
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessAR

تفسير سورة الفاتحة لأحمد بن روح الله الجابريّ المتوفّى سنة (1600م/1008ه)دراسة وتحقيق

Ahmed B. Rûhullah, who lived in the 10th century Hijri, is one of the scholars who served religion and the Qur'an. Kadi Ahmed was born in Ganja - Azerbaijan, and later turned to the Ottoman Empire for education. With the expansion of the borders of the Ottoman sultanate, Ahmed bin Rûhullah taught in many schools and served as kadi in different places. However, he became a respected figure in these lands by writing useful works. Kadi Ahmed wrote many books, annotations and epistles. Among the works he wrote, "The Tafsir of Surah Fatiha", which is the subject of my thesis, is very important. This manuscript will be tried to be brought to the printed format by examining and analyzing according to the needs. The epistle was organized by the author as an introduction, two articles, and a conclusion. The first article deals with the naming of Surah Fatiha; The second article includes the interpretation of Surah Fatiha. Qadi Ahmet briefly explained the whole of Surah Fatiha at the beginning. However, by referring to the tafsir sources of Zemahşeri, Razi and Beyzavi, he used the method of prudence tafsir, discussed the issues related to istiâze and basmala in detail within the framework of fiqh, and then the verses in a wide manner. He explained and examined the issues of Language, Rhetoric, Fiqh, Usul and Qiraat differences. In addition, he explained the Meccan-Civilized nature of Surah Fatiha by touching on Qur'anic Sciences, Logic, Ethics, and Declaration. When appropriate, he expressed the issues of Kalam and the views of Mu'tazila and rejected them. At the end of some topics, he mentioned the views of scholars and fuqahas, approved the sound view and made investigations on these issues. As a result, he gave place to the virtues of Surah Fatiha and hadiths related to it. Keywords: Tafsir, al-Fatiha, Tahkik, Ahmed B. Rûhullah, Qadi.

Ahmet Akman
Siirt University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Müfessirlerin tarihsellikleri –çağın fenomenleri, siyâsî/itikâdî kabuller ve etnik köken bağlamında-

"Müfessirlerin Tarihsellikleri" ismini verdiğimiz işbu tez vesilesiyle öncelikle günümüzde Kur'ân ile yan yana anıldığına şahit olduğumuz "tarihsellik" kavramının esas itibariyle insana ait bir mefhum olduğuna, tefsir bünyesinde yaşanan birçok ihtilafın da "tarihsellik" tabirinin insana ait oluşunun tam manasıyla idrak edilemeyişinden kaynaklandığına dikkat çekilmiştir. Tefsir sahasında vuku bulan ve esasında insanın tarihselliğinden ileri gelen bu ihtilafların giderilmesi ile muhtemel yeni ihtilafların önüne geçilebilmesi, herkes gibi bir insan olan müfessirlerin tarihselliklerini inşa eden unsurların doğru tespitine bağlıdır. Bu sebeple müfessirlerin tarihselliklerini inşa ederek onların tefsir tercihlerinde belirleyici olan ve müfessirleri tefsirde zorunlu olarak öznelliğe iten başlıca unsurlara tezimizin ilgili bölümlerinde örnekler üzerinden detaylı bir şekilde yer verilmiştir. Çalışmamızda nihai olarak ayetlerdeki kast-ı ilâhîye dair ve Kur'ân'ın nüzul ortamı hakkında zengin bir müktesebatı bize taşıyan sahih rivayetler ile nesnel tarihî malzemenin tefsir disiplininde müfessirlerin tefsir tercihlerini denetleyen birer otorite olarak tayin edilmesi sayesinde müfessirlerin kendi tarihselliklerine karşı eserlerini koruyabilecekleri sonucuna varılmıştır.

Etnik unsurlarKimlik inşasıKur'an-ı Kerim+5
Erhan Görgün
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessAR

Surat al-Nisa and the constituents of building a family, society and the state

In this study, which we have done with thematic tafsir method, in the Surah of Nisa; we deal with the founding values of family, society and state institutions. In the said surah; It is noteworthy that quite a lot of topics are covered, which touch on the improvement of society, the preservation of the family, and the establishment of a just state. Most of the verses that make up this surah were revealed at a time when the strife between the Muslims and the Quraysh tribe subsided to a certain extent. These important issues covered in the surah are also related to the internal establishment and protection of the institutions of the Islamic Ummah. As a matter of fact, these three institutions, consisting of family, society and the state, are of great importance for the life of the ummah. Surah of Nisa has seriously focused on the family issue, and has done this with the following three axes: First; It focuses on women's rights, since women are more persecuted. Latter; It is the regulation of relations between husband and wife because they are the two sides and basic building blocks of family formation. The third is; It is the determination of fiqh and legal provisions covering the family. Surah of Nisa, was also concerned with the improvement of society through six frameworks. These are: protection of property and distribution of wealth, protection of life, protection of chastity and protection from threats that may arise against it, surrender of rights to their owners, certain regulations and improvements about society, and preventing society from the deceptions of munafıqs. Surah of Nisa, also revealed the foundations of a just state. Surah of Nisa deals with this in four points. The first is the regulation of relations between the rulers and the ruled. Latter; is to determine the position of the government and to declare that the government is subject to Islamic-sharia rules in an Islamic state system. Third; is to make general provisions for the establishment of justice in all areas of administration, judiciary and life. The last one is; to draw attention to the basic measures to be taken to ensure internal and external security.

Selsebil Adlan
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Mü'minûn suresinin ilk on bir ayeti bağlamında ideal mümin profili

Bu çalışma, Mü'minûn suresinin ihtiva ettiği ideal mümin için vazgeçilmez olan özellikleri ele almaktadır. Bu özellikler, erdemli bir birey ve huzurlu bir toplumun oluşmasında önem arz etmektedir. Çalışma, giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde, çalışmanın önemi, amacı, metodu, kaynakları ve diğer çalışmalardan farkı açıklanmıştır. Birinci bölümde, Mü'minûn suresi hakkında genel bir bilgi verilmiş ve surede yer alan ana konular üzerinde durulmuştur. Çalışmanın son bölümü olan ikinci bölümde ise Mü'minûn suresinin başında yer alan ve ideal bir müminin sahip olması gereken vasıflar üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur. Bu çalışmada, olabildiğince anlaşılır ifadelere yer vermeye, farklı kaynaklardan yararlanmaya ve bilimin ölçüt olarak kabul ettiği kriterlere uymaya gayret edilmiştir. Bununla beraber genel kabul görmüş güvenilir metotlar kullanılmaya ve konu bütünlüğünün sağlanmasına çalışılmıştır.

Kur'an-ı KerimMüminMüminun suresi+3
Ümit Adım
Siirt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Tefsirlerde teshîrin insan-kâinat ilişkisi bağlamında değerlendirilmesi

Allah Teâlâ Kur'ân-ı Kerîm'de gökte ve yerde bulunan tüm varlıkları insanın hizmetine sunduğunu bildirmektedir. "Hizmete verme, emre âmâde kılma, istifadeye sunma, boyun eğdirme" gibi anlamlara gelen teshîr, insanın kâinattaki konumunu ve ona yüklenen sorumlulukları vurgulayan önemli bir kavramdır. Kur'ân-ı Kerîm'de insana teshîr edilen varlıklardan söz edilmektedir. Bu varlıklar; güneş-ay, gece-gündüz, yıldızlar, bulutlar, uçan kuşlar, denizler-nehirler-gemiler, hayvanlar ve bitkilerdir. Ayrıca Allah Teâlâ, Enbiyâ ve Sâd sûrelerinde Hz. Dâvûd ve Hz. Süleyman'a bazı varlıkları musahhar kıldığını zikretmiştir. Bu varlıklar, Hz. Dâvûd için dağlar ve kuşlar, Hz. Süleyman için ise rüzgâr, şeytanlar ve cinlerdir. Kur'ân-ı Kerîm'deki teshîr âyetleri, bünyesinde insanın kâinat ile ilişkisini şekillendirecek yapı taşlarını ihtiva etmektedir. Zira insan, yerdeki ve gökteki tüm varlıkların kendisine musahhar kılındığını düşündüğünde, tüm bu kıymetli varlıkları bir hikmet ve plan dahilinde yaratan yüce bir yaratıcının olduğu ve her şeyin önemli bir amaç için kendisine emanet edildiği hakikatine sevk edilmektedir. İnsan, teshîr ile mümtaz bir konumda iken, aynı zamanda görev ve sorumluluklarının bilincinde bir hayat sürmesi beklenen ayrıcalıklı bir varlıktır.

TefsirVarlıkİnsan
Emine Aladoğan
Selçuk University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Giritli Sırrı Paşa'nın "Sırr-ı İnsan" adlı eseri (inceleme, metin, sözlük)

XIX. yüzyılda yaşamış bir Osmanlı devlet adamı olan Sırrı Paşa resmi görevinin yanı sıra entelektüel bir kişiliğe sahiptir. Arapça, Farsça ve Rumca'yı iyi bilen, devlet işlerinden artakalan zamanını eser telifi ile geçiren Sırrı Paşa eserleriyle kültür tarihimizde iz bırakmıştır. Sırrı Paşa'nın eserlerinin büyük çoğunluğu yakından ilgilendiği tefsir alanıyla ilgilidir. Bu tez çalışmasında Sırrı Paşa'nın hayatı, müfessirliği ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, Paşa'nın İnsan Suresi'nin tefsiri olan Sırr-ı İnsan adlı eseri günümüz harflerine aktarılmış, metinde geçen Arapça ve Farsça kökenli sözcük ve tamlamaların sözlüğü oluşturulmuş yine metinde geçen eser isimleri, muhaddisler, müfessirler hakkında sözlük kısmında kısa bilgiler verilmiştir. Yapılan bu tez çalışmasıyla entelektüel bir devlet adamı olan Sırrı Paşa'nın Sırr-ı İnsan adlı eserinin gün ışığına çıkarılması, eserdeki zengin dil, üslûp ve sözvarlığına dikkat çekilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Sırrı Paşa, Sırr-ı İnsan, Tefsir, Osmanlı Türkçesi, Sözvarlığı

Kur'an-ı KerimOsmanlıcaSöz varlığı+3
Sinan Ertürk
İstanbul Arel University
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Esbâb-ı nüzûlde teaddüd ve mükerrer nüzûl meselesi

Bazı âyet ve sûreler hakkında birden fazla sebeb-i nüzûl rivayeti nakledilmektedir. Müfessir ve usûlcüler bu sebepler arasından en doğrusunu tesbit edebilmek için bazı tercih easları geliştirmiş, tercih imkânının olmadığı durumlarda ise o âyet veya sûrenin birden fazla kere nâzil olduğunu ileri sürmüştür. Bazı âlimler ise nüzûlün tekrar ettiği görüşüne katılmamakta ve rivayetlerden birinin tercih edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu çalışmada öncelikle sebeb-i nüzul rivayet formlarına değinilmekte ve tefsir bildiren rivayetlerle sebep bildiren rivayetler birbirinden ayrılmaktadır. Daha sonra birbiriyle tearuz halindeki rivayetleri uzlaştırmak gayesiyle geliştirilen yöntemleri uygulamada karşılaşılan problem ve çelişkilere dikkat çekilmektedir. Son olarak birden fazla kere nâzil olduğu ifade edilen âyet ve sûrelerle ilgili rivayet ve yorumlar incelenerek meselenin aslı ortaya konulmaya çalışılmaktadır. Anahtar Sözcükler: esbâb-ı nüzûl, rivayet formları, teaddüd, mükerrer nüzûl, cem', tercih

AyetlerEsbab-ı nüzulMüfessirler+7
Mustafa Arslan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Mollacıkzâde Mehmed Râ'if'in Ziyâ'u'l-Fu'âd fî Şerhi Bânet Su'âd isimli Kasîde-i Bürde şerhi (İnceleme-metin-sözlük-indeks)

Türkçe şerh edebiyatı kapsamında ortaya konan literatür, Anadolu sahasında şekillenen edebî gelenek içerisinde ciddi bir yekun teşkil etmektedir. Bu literatür daha ziyade, Osmanlı Türklerinin beslendiği Arap ve Fars edebî gelenekleri içerisinde ön plana çıkan klasik metinler merkezinde şekillenmiştir. Bu hâliyle klasik Türk edebiyatı içerisinde kendisine hususi bir yer edinen şerh literatürü, İslâm medeniyet tarihi içerisinde ortaya konan edebî muhtevanın, Türk edebî geleneği tarafından tevarüs edilmesi olgusunun somut örneklerini göstererek ilmî ve içtimaî sahalarda olduğu gibi edebî sahada da geleneğin farklı dillerle bir süreklilik oluşturduğu hususuna işaret etmektedir. Ka'b b. Züheyr tarafından Hz. Peygamber'e sunulan ve sonrasında Kasîde-i Bürde ismiyle iştihar eden şiir de bu gelenek içerisinde çokça şerh edilen eserlerden biridir. Bu tez çalışmasında Kasîde-i Bürde'ye XIX. yüzyılda Mollacıkzâde Mehmed Râ'if Efendi tarafından yazılan Ziyâ'u'l-Fu'âd fî Şerhi Bânet Su'âd isimli şerh metni incelenmiş ve eserin tam transkripsiyonlu metin neşri yapılmıştır. Çalışmanın amacı, İslâm tarihinin ilk edebî ürünlerinden biri olan Kasîde-i Bürde üzerine yazılan ve henüz üzerinde durulmamış bir metnin inceleme ve neşrini üstlenerek son yıllarda mahiyet ve gayesine daha ciddi araştırmalarla vurgu yapılan Türk şerh edebiyatı sahasında devam eden çalışmalara katkıda bulunmaktır. Anahtar Sözcükler: Kasîde-i Bürde, Ka'b b. Züheyr, Mollacıkzâde Mehmed Râ'if, Ziyâ'u'l-Fu'âd fî Şerhi Bânet Su'âd, edebî şerh geleneği

19. yüzyılKaside-i BürdeMehmed Ra'if+1
Ömer Said Güler
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

İbn Atiyye el-Endelüsî'nin tefsirde İbn Cerir et-Taberî'ye yönelttiği eleştirileri

Çalışma İbn Atıyye el-Endelüsî'nin önemli kaynaklarından biri olan İbn Cerir et-Taberî'ye yönelttiği eleştirileri tespit ederek tasnif etmeyi amaçlamaktadır. İki bölümden oluşan araştırmanın birinci bölümünde müfessirlerin tanıtımına yer verilmiştir. Bu bağlamda yaşadıkları siyasi, ilmî ve içtimâi ortamları kısaca tanıtılarak hayatları ve eserlerine değinilmiş özellikle çalışmaya konu olan tefsir eserlerinin mukaddimeleri tanıtılmıştır. Bunun yanında bir giriş mahiyetinde olması için tefsir geleneğinde eleştiri'nin yerine ve erken dönem örneklerine yer verilmiştir. İkinci bölümde ise İbn Atıyye'nin Taberî'ye yönelik tefsir eleştirileri, konularına göre tespit ve tasnif edilmiştir. Bununla birlikte eleştirilerin haklılık payı tartışılmıştır. Son olarak İbn Atıyye'nin kullandığı tenkit üslubu açısından kullanılan tenkit lafızlarına yer verilmiştir. Anahtar Sözcükler: Tefsir, eleştiri, İbn Atıyye, Taberî, Kur'an-ı Kerim

EleştiriEleştiri yöntemleriKur'an-ı Kerim+4
Amannisa Alimoğlu
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Fıtrat-kader ikileminde bezm-i elest

"Fıtrat Kader İkileminde Bezm-i Elest" adını taşıyan araştırmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmakta olup girişte konunun kapsamına, amacına, yöntemine ve kaynaklarına dair bilgi verdik. Birinci bölümde meselenin kavramsal çerçevesini ele aldık, "mîsâk, ahid, fıtrat, kâlû belâ" terimlerinin lügavi ve terim anlamlarını verdik. "İslâmî literatürde mîsâk" başlığını taşıyan ikinci bölümde ise tefsir, hadis, kelam, tasavvuf ve felsefe disiplinlerinin konuya yaklaşımını ele aldık. Her ilim dalı içinde önemli bir yerde durmakta olan mîsâk meselesi yanıtlanması gereken birçok soruyu içinde barındırmaktadır. Biz de meseleyi daha net anlayabilmek için interdisipliner bir çalışma yapmayı tercih ettik. Sonuç ve değerlendirme kısmında ise araştırmamız neticesinde ulaştığımız sonuç ve görüşleri ifade etmeye çalıştık. Anahtar Sözcükler: Fıtrat, Kader, Bezm-i Elest, Mîsâk, Kâlû Belâ.

Bezm-i elestFıtratKader+7
Zeynep Büşra Özdemir
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Fahreddin er-Râzî'de ilâhî sözün delâleti ve tevili

Bu tezde İmam Fahreddin er-Râzî'nin (ö. 606/1210) ilâhî sözün delâleti ve tevilinde nasıl bir yöntem izlediği araştırılmaktadır. Başta tefsir olmak üzere birçok ilmi ilgilendiren ilâhî sözün delâleti meselesi, Müslümanların ihtilaf ettiği en mühim meselelerden biridir. Lafzî delillerin zannîlliği, muhkem-müteşabih ayrımı ve akıl-nakil ilişkisi gibi tartışmalı konularla da ilintili olan ilâhî sözün delâleti ve tevili meselesinde, Râzî'nin sonrakilerce kendisine olumlu veya olumsuz pek çok atıf yapılmasına sebep olan görüşler beyan etmesi, onun bu meselede durduğu noktayı açığa çıkarmayı önemli hale getirmektedir. Bu amaçla Râzî'nin yol haritası izlenerek çeşitli alanlardaki eserlerinden istifade etmek suretiyle birinci bölümde ona göre mutlak olarak sözün mahiyeti ve delâleti incelenmiş, ikinci bölümde ise ilâhi sözün delâleti ve tevili ele alınmıştır. Birinci bölüm içerisinde vaz' teorisine, lafzî-nefsî söz ayrımına, dilsel delâletin imkânı ve mahiyeti meselelerine, ikinci bölüm içerisinde muhkem-müteşabih ayrımına, Râzî'nin tevil yöntemine ve Mefâtîh esas alınarak ru'yetullah ve kulların fiilleri meseleleriyle ilgili seçilen bazı ayetlerin tevillerine yer verilmiştir. Araştırmada Râzî'nin biçim açısından Mu'tezile'ye benzer bir tevil yöntemi izlemekle birlikte Eş'ariyye'nin ilkelerine bağlılığını sürdürdüğü neticesine ulaşılmıştır.

DelaletKur'an-ı KerimMüteşabih+4
Nesibe Büşra Tokuş
İstanbul 29 MayIs University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Tecrîdü'l-itikâd şârihlerinde imâmet: İsfahânî ve Ali Kuşçu örneği

Klasik dönemde yazılmış birçok kelâm kitabında yer alan imâmet meselesi, kelâm-siyaset ilişkisini tespit noktasında önemli bilgiler içermektedir. Hz. Peygamber'in vefatının ardından İslâm devletinin yöneticisinin seçimi hususunda ilk halifelerden başlayan sürecin teolojik mahiyeti hakkında mezhepler farklı görüşler ileri sürmüştür. Şiî-İmâmî anlayış, insanlara bırakılan bu alanı "nas"lar ile düzenlemeye çalışmış ve bu husustaki görüşlerini temellendirmek için salah-aslah, lütuf gibi birtakım Mu'tezile kökenli teorilere başvurmuştur. Şiîlerin bu yaklaşımı, Ebü'l-Hasan el-Eş'arî'den (ö. 324/935-36) itibaren Sünnî kelâm eserlerinin sonuna imâmet bölümü eklenmesini beraberinde getirmiştir. İlgili bölümde nas iddiasında bulunan Şiî anlayış eleştirilerek temelde fıkhî bir mesele olan imâmetin, kelâmî yönü ortaya konulmaya çalışılmıştır. Müteahhir dönem kelâm âlimi Nasîrüddîn et-Tûsî (ö. 672/1274) de Şiî-İmâmî imâmet teorisini benimsemiş ve yazdığı Tecrîd'ül-i'tikâd adlı kitabının imâmet bölümünü bu teori doğrultusunda şekillendirmiştir. Hz. Ali ve evlâdından onbir kişinin seçilmiş imâm olduğunu ispatlamak ve ilk halifelerin Hz. Ali'nin hakkını gaspettikleri iddiasını desteklemek yönünde birtakım görüş ve ithamları içeren Tecrîd'in beşinci bölümü olan "imâmet", bilimsel kimliğinin getirdiği saygınlık sebebiyle Tûsî'ye yakıştırılamamış ve kimileri tarafından, öğrencisi İbnü'l-Mutahhar el-Hillî'ye (ö. 726/1325) nisbet edilmiştir. Ebü's-Senâ el-İsfahânî (ö. 749/1349) ve Ali Kuşçu (ö. 879/1474), Tecrîd'e şerh yazarak imâmet bölümünde ana metin yazarını dikkatli bir eleştiriye tabi tutmuşlardır. Bu tez çalışmasında Sünnî âlimlerin, şerh telif etme sebeplerinden biri olan "Tecrîd'in imâmet bölümündeki iddialar", İsfahânî ve Kuşçu şerhleri bağlamında incelenmiş ve ilgili metinlere yansıyan Şiî-Sünnî tartışmasında tarafların argümanlarının tahlil edilmesi hedeflenmiştir.

Ali KuşçuEbu's-Sena Şemseddin el-İsfahaniEhl-i sünnet+7
Muhammed Osman Doğan
İstanbul 29 MayIs University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00

Related subjects