Educators

67 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Eğitimi Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen birinci kademe yardımcı antrenör yetiştirme kurslarının verimlilik düzeyi araştırılması

Bu çalışmada Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Eğitimi Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Birinci Kademe Yardımcı Antrenör Yetiştirme Kurslarının Verimlilik Düzeyi araştırılması amaçlanmıştır. Çalışmanın evrenini Ankara, İzmir, İstanbul, Kocaeli, Mersin, Kütahya, Eskişehir, Aksaray illerinde 11 farklı branşta açılan Birinci Kademe Yardımcı Antrenör Yetiştirme Kurslarına katılan antrenör adayları ve bu kurslarda görevli öğretim görevlileri oluşturmaktadır. Kurslara katılan antrenör adayları ve bu kurslarda görevli öğretim görevlilerine anket yöntemi uygulanmıştır. Başbakanlık Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Spor Eğitimi Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen Birinci Kademe Yardımcı Antrenör Yetiştirme Kurslarının Verimlilik Düzeyinin Araştırılması amacıyla anket düzenlenmiştir. Bu amaçla düzenlenen anket 2008 yılında 8 ilde açılan Birinci Kademe Yardımcı Antrenör Yetiştirme Kurslarına katılan kişilere verildi. Toplam 450 adet anket verilmiştir. Geri dönen 335 adeti değerlendirmeye alındı.Anket iki bölüm halinde düzenlenmiş olup; ilk bölümde kişisel özellikleri belirlemeye yönelik maddelere yer verilmiştir. İkinci bölümü ise; likert tipi 5'li ölçek kullanılmıştır. Anketörler 5'li likert tipi ayırma ölçeğinde sorulara; kendilerine göre doğru buldukları Kesinlikle katılmıyorum (1 puan), Katılmıyorum(2 puan), Kararsızım (3 puan), Katılıyorum (4 puan) ve Kesinlikle Katılıyorum (5 puan) şıklarından birini işaretlemek suretiyle cevaplandırdılar. Elde edilen verilerin istatistiksel analizi için SPSS 16 paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans (f), yüzde (%), ki-kare ve cross tabulation (çapraz tablolama) analizlerinden faydalanılmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde ve yorumlarda, .05 anlamlılık düzeyi dikkate alınmıştır.Sonuç olarak katılımcıların cinsiyetlerine göre verdikleri cevaplar arasında .05 anlamlılık düzeyinde yapılan ki-kare ve cross-tabulation testlerinde anlamlı ilişkiler ortaya çıkmıştır.

AntrenörEğitimEğitimciler+4
Bilgihan Demirelli
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
DoctorateOpen AccessTR

Eğitim çalışanlarının sendikaların mevcut durumuna ve sendikalardan beklentilerine ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, eğitim çalışanlarının görüşleri bağlamında eğitim sendikalarının yapmış olduğu çalışmalar ve eğitim çalışanlarının eğitim sendikalarından beklentilerini belirlemektir. Bu çalışmada nitel araştırma desenlerinden olgu bilim deseni kullanılmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu 2018-2019 eğitim öğretim yılında Gaziantep ilinde görev yapan; il milli eğitim müdürü, il milli eğitim müdür yardımcıları, ilçe milli eğitim müdürleri, şube müdürleri, maarif müfettişleri, okul müdürleri, okul müdür yardımcıları, şefler, memurlar ve yardımcı hizmetler sınıfı personelleri oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; eğitim sendikalarının sağlık, kültür, sosyal yaşam ve mesleki gelişime katkı sağlama, kadın eğitim çalışanları, eğitim çalışanı emeklileri, eğitim, öğretim ve müfredat, fırsat ve imkân eşitliği, özlük, sosyal ve mali haklar ile ilgili yasa ve yönetmelikler, milli, manevi ve kültürel değerler, din eğitimi, çalışma ortamlarının fiziki ve sosyal açıdan iyileştirilmesi, temel hak ve özgürlükler ve birlik, beraberlik ve iş birliği sağlama alanlarında çalışmalarının olduğu tespit edilmiştir. Araştırmada eğitim sendikalarının en fazla sağlık, kültür, sosyal yaşam, mesleki gelişim ve eğitim-öğretim ve müfredat alanlarında çalışmalar yaptığı tespit edilmiştir. Eğitim sendikalarının en az çalışma yaptıkları alanların ise eğitim çalışanları emeklilerinin haklarını iyileştirme ve eğitim çalışanları arasında birlik, beraberlik ve işbirliği sağlama alanlarında olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim sendikalarından beklentiler de yukarıda belirtilen alanlar ile benzer şekildedir. Eğitim sendikalarından en fazla beklenti duyulan alanlar; sağlık, kültür, sosyal yaşam, mesleki gelişim ve eğitim çalışanları emeklilerine yönelik çalışmaların yapılmasıdır. Araştırmada elde edilen bulgulara ve sonuçlara göre; eğitim sendikaları üyeleri ile birlikte eğitim-öğretim ile ilgili, alanda ve uygulamada yaşanan sorunların tespitine ve çözümüne yönelik bilimsel çalışma ve projeler ile aktif rol almalıdır. Ayrıca eğitim sendikaları kendi aralarında işbirliği içinde hareket ederek çalışanların özlük, mali ve sosyal haklar gibi temel hak ve özgürlüklerini sağlamalı; öğretmenlerin mesleki ve sosyal gelişimlerini sağlayıcı etkinlikler düzenlemeli ve emeklilerin ve kadın öğretmenlerin haklarını ve beklentilerini dikkate alan çalışmalar yapmalıdır.

Eğitim sendikalarıEğitimcilerMemur sendikacılığı+3
Ahmet Gök
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Matematik öğretmen eğitimcilerinin araştırma odaklarının incelenmesi

Araştırmanın amacı Türkiye'de görev alan matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanları ile araştırma odaklarının uyumunu incelemektir. Araştırmanın ilk bölümünde alanyazındaki öğretmen eğitimcisi ve matematik öğretmen eğitimcisinin kim olduğu, matematik öğretmen eğitimcilerinin mesleki öğrenmelerini/gelişimlerini nasıl gerçekleştiklerine yönelik bir çerçeve oluşturulmuştur. Matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanlarının yüksek lisans ve doktora akademik alanları ile uyumu, mezuniyet alanları ile yazdıkları makale çalışmaları ve yaptıkları proje çalışmalarının akademik alan uyumu, mezuniyet alanları ile yaptıkları proje çalışmalarındaki görev dağılımları ve projelerin akademik tür dağılımlarını incelemek amacıyla araştırma soruları oluşturulmuş ve betimsel tarama yapılmıştır. 2019-2021 yılları arasında Türkiye'de görev yapan 478 matematik öğretmen eğitimcisinin YÖK Akademik web adresinden mezuniyet alanlarının akademik alanlarına göre sınıflandırılması, mesleki deneyim sürelerinin belirlenmesi, makale çalışmalarının akademik türleri, proje çalışmalarının akademik alanları, proje çalışmalarındaki görevleri ve yapılan projelerin türlerinin sınıflandırılması yapılmıştır. Araştırmanın sonucunda matematik öğretmen eğitimcilerinin mezuniyet alanları ile (pür matematik, matematik eğitimi, diğer) makale ve proje çalışmalarındaki akademik alanlarının uyumlu olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Matematik Öğretmen Eğitimcileri, Mesleki Gelişim, Bilgi Kaynağı

AkademisyenlerBilgi kaynaklarıEğitimciler+3
Naciye Dölek
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim II. kademe ve ortaöğretim kurumlarında görev yapan sanat eğitimcilerinin sanatçı-öğretmen kavramı bağlamında incelenmesi

Bu araştırmada sanatçı-öğretmen kavramının detaylı analizi yapılmıştır. Kavramın tarihsel süreci, metinsel içeriği, eğitim uygulaması örneği olarak Sanatçı-Öğretmen Programı (ATS) incelenmiştir. Önemli sanatçı-öğretmenlerin biyografileri ve Türkiye'de bu mesleki kimlikle değerlendirilebilecek sanat eğitimcilerinin uygulama ve profil incelemeleri yapılmıştır. Türkiye'de sanat eğitiminde birçok olumlu değişime yol açabileceği düşünülen sanatçı-öğretmen kavramına dair Türkçe literatürde yeterli kaynak bulunmaması ve sanat eğitimcilerinin sanatçı benliğinin korunarak sanat eğitimine katkıda bulunulabileceğini göstermek için bu çalışmanın yapılması bir gereklilik olarak görülmüştür. Çalışmanın amacı sanatçı-öğretmen kavramını, zengin tarihine aşina olmayan 21. yüzyıl Türk sanat eğitimcilerine yeniden kazandırmak, ülkemiz koşullarına uyarlanabilir sanat eğitim modellerinin incelenmesine katkı sağlamak ve literatürdeki eksikliğin giderilmesi için gelecek çalışmalara temel oluşturmaktır. Bu araştırmada nitel araştırma desenlerinden; her türlü basılı ve elektronik yayınların literatür taraması yapılmış ve sanatçı-öğretmen kriterlerini karşılayan altı sanat eğitimcisi ile yarı yapılandırılmış görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmeler içerik analizine tabi tutularak bulgular elde edilmiştir. Görüşmeler sonucunda sanatsal üretimin öğretmenlik uygulamalarını geliştirdiği tespit edilmiştir. Sanatsal aktifliğin öğretmenlerin yaratıcılık, güncel sanata hâkimiyet, teknik beceri gibi konularda yenilenerek öğrencileriyle olan paylaşımlarında çağdaş bir yöntem kullanmalarını sağladığı görülmüştür. Bütün bunların ışığında, sanatçı-öğretmen kavramının sanat eğitiminin her basamağında gelişme vadeden, umut verici özelliklere sahip olduğu ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: sanat eğitimi, sanat eğitimcisi, sanatçı-öğretmen, ilköğretim II. kademe, ortaöğretim

EğitimcilerOrtaokullarOrtaöğretim okulları+2
Sinem Severbaş
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Medical SpecialtyOpen AccessTR

Adana İli merkezinde görev yapan eğitimcilerin COVID-19 sürecinde etkilenimlerinin araştırılması

Giriş ve Amaç: Covid-19 pandemisi Aralık 2019'da başlamış ve günümüzde devam etmektedir. Eğitim sektörü etkilenen sektörlerdendir. Çalışmamızın amacı; Adana'da ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretimde çalışan eğitimcilerde pandemi sürecindeki psikolojik ve fiziksel etkilenme düzeylerinin belirlenmesidir. Materyal ve Metod: Kesitsel nitelikte bir araştırmadır. Adana'nın dört merkez ilçesindeki (Sarıçam, Seyhan, Yüreğir, Çukurova) ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretimlerde yüz yüze anket çalışması şeklinde 566 kişiye yapılmıştır. Anket formu sosyodemografik form ile kısa semptom envanteri ve uluslararası fiziksel aktivite anketinden oluşmaktadır. Eğitimciler KSE ve GPAQ ölçeklerini pandemi öncesi ve pandemi döneminde olarak değerlendirmişlerdir. Pandemi öncesi ve pandemi dönemindeki değişim incelenmiştir. Bulgular: Araştırmamıza katılan eğitimcilerin yaş ortalaması 43,8±8,3 olduğu, %55,1'inin kadın olduğu, %28,4'ünün Covid-19 tanısı aldığı belirlenmiştir. Katılımcıların %29,3'ü sınıf öğretmeni, %62,9'u branş öğretmeni, %7,8'i ise öğretim üyesi ve görevlisidir. KSE'nin tüm alt boyutlarındaki semptomlarda pandemi döneminde artış olduğu saptanmıştır. Kadınlarda psikolojik etkilenmenin erkeklere göre daha fazla olduğu saptanmıştır. Pandemide sağlığının olumsuz etkilediğini düşünenlerde somatizasyon, 40 yaş üzerindeki eğitimcilerde kişilerarası duyarlılık, Covid-19 tanısı alanlarda depresyon, 40 yaşın altındaki eğitimcilerde ve haftada 20 saatin üzerinde online eğitim yapanlarda psikotizm, branş öğretmenlerinde belirti toplamı, öğrenci/ebeveynlerle iletişim sıkıntısı yaşayanlarda rahatsızlık ciddiyeti ve paranoid düşünce semptomlarında artış olduğu belirlenmiştir. Genel semptomlardaki artış riski sağlığının olumsuz etkilendiğini düşünenlerde 2,1 kat, branş öğretmenlerinde 3 kat daha fazla bulunmuştur. Fiziksel aktivite düzeyi pandemi sırasında anlamlı düzeyde azalırken, oturma süresi anlamlı olarak artmıştır. Sonuç: Araştırmamızda pandeminin eğitimcilerin psikolojik ve fiziksel sağlıklarında etkilenme olduğu belirlenmiştir. Kadın olma, branş öğretmeni olma, ders yükünün fazla olması risk faktörü olarak belirlenmiştir. Risk grupları ve risk faktörlerine yönelik düzenleme yapılmasını tavsiye ediyoruz.

AdanaCOVID 19Eğitimciler+5
Rabia Adeviyye Dal
Çukurova University
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim kurumlarında çalışan eğitimcilerin tükenmişlik düzeylerinin empatik eğilim ve bazı değişkenler ile olan ilişkisi

Bu araştırmanın amacı; 2009-2010 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili ve ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı devlet (resmi) özel eğitim okullarında ve Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı özel özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren kurumlarda çalışan eğitimcilerin tükenmişlik düzeylerinin, empatik eğilim ve bazı değişkenler ile olan ilişkisini incelemektir. Betimsel yöntemle yapılan araştırmada survey (tarama) modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında Gaziantep ili ve ilçelerinde bulunan Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı 6 resmi özel eğitim okulunda ve 42 özel eğitim ve rehabilitasyon hizmeti veren kurumda çalışan 259 eğitimci oluşturmaktadır. Araştırmaya katılan eğitimcilerin kişisel bilgilerini betimlemek amacıyla araştırmacı tarafından hazırlanan `Kişisel Bilgi Formu', tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla Maslach ve Jackson (1981) tarafından geliştirilen ve Ergin (1992) tarafından Türkçe'ye uyarlanan `Maslach Tükenmişlik Ölçeği' ve empatik eğilim düzeylerini belirlemek amacıyla da Dökmen (1988) tarafından geliştirilen `Empatik Eğilim Ölçeği' kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 16.00 programından yararlanılmıştır. Eğitimcilerin empatik eğilim ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi saptamak için Pearson Mometler Çarpımı Korelasyon'u kullanılmıştır. Empatik eğilim ve bazı değişkenler açısından tükenmişlik düzeyini incelemek amacıyla İki Faktörlü Varyans Analizi (ANOVA) ve farklılığın hangi gruptan kaynaklandığını bulmak amacıyla da Tukey HSD testi kullanılmıştır. Araştırma sonuçları empatik eğilim ve tükenmişlik arasındaki ilişkinin anlamlı olduğunu göstermektedir. Cinsiyet ve eğitim düzeyi değişkenlerinin temel etkisi ve empatik eğilimin sırasıyla cinsiyet, medeni durum, görev süresi değişkenleri ile olan etkileşimi tükenmişlik üzerinde anlamlı bir fark oluşturmaktadır. Araştırma sonuçları benzer araştırmalardan elde edilen bulgular kapsamında tartışılmış ve yorumlanmıştır. Araştırma bulgularına dayalı olarak öneriler geliştirilmiştir.

EmpatiEmpatik eğilimEğitim psikolojisi+11
Mine Yalçın
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessEN

Student teachers and teacher educators perceptions about the use of Facebook in english language teaching

This study aims to find out student teachers? and teacher educators? perceptions about the use of Facebook in English language teaching and their preferences on how to integrate Facebook into English classes. This study, which has a mixed methodology research design, consisted of written and oral interviews with 221 student teachers and 6 teacher educators in the English Language Teaching (ELT) program at Gazi University during the fall semester of the academic year 2012-2013. Qualitative data were gathered with the help of the written and oral interviews while quantitative data were gathered with the calculation of frequencies, percentages, chi-square tests, the mean and standart deviation of certain variables. Besides, data gathered were coded according to the types of FB use as in-class, outside-the-class and self-study activities.Of the 221student teachers 38 (18%) male and 173 (82%) female. 174 (82.5%) of them had FB accounts while 37 (17.5%) of them did not have FB accounts. 146 participants (69.2%) were in favor of FB integration into English classes while 58 participants (27.5% ) were against and finally 7 participants (3.3%.) were undecided. Of the 6 teacher educators 2 were females and 4 were males and all got FB accounts. 5 of them were in favor of the application while one of them was neutral. In both groups (student teachers and teacher educators) adolescents were mostly preferred while adults were midly preferred and young learners were least preferred age group to be taught English on FB; intermediate level was the most preferred language level to be enhanced via FB while advanced level was in the second place and beginner level was in the third place. Besides, self -study was seen as the most important, outside-the-class was mildly important while in-class was seen as the least important type of FB use in both groups. These similarities show us how student teachers? educational preferences can be changed in line with education they receive so they should be trained according to the current educational moves and communication tools. Keywords: Facebook, social networking sites, student teachers, teacher educators.

Candidate teachersEducatorsFacebook+5
Çağla Atmaca
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Atatürk Dönemi eğitim düşünürlerinin vatandaşlık anlayışı

Belgesel tarama yöntemi ile hazırlanan bu çalışmada, Atatürk dönemi eğitimcilerinden İsmail Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı Tonguç, Hasan-Âli Yücel ve Halil Fikret Kanad'ın vatandaşlık görüşlerinin ortaya koyulması amaçlanmaktadır. Yeni kurulan devletin vatandaş anlayışının şekillenmesinde önemli görev üstlenen eğitimcilerin hayal ettikleri vatandaşlık görüşü anlaşıldığında o zamanın devlet anlayışı ve eğitim yaklaşımları da daha iyi anlaşılmış olacaktır. Cumhuriyet döneminde eğitim alanında ismini duyurmuş olan bu eğitimciler, ülkede eğitim alanındaki önemli faaliyetlere öncülük edip imza atmışlardır. Ülkenin ilerlemesi için, eğitim alanındaki gelişmelere yön vermişler, yaptıkları çalışmalar ile ülkenin hedeflediği insana ve vatandaşa ulaşmaya ve onları yetiştirmeye gayret etmişlerdir. Ülke eğitiminde önemli yerleri olan bu eğitimciler, eğitim felsefeleri ve görüşleriyle, eğitim alanındaki yenilikleri ile yeni kurulan devletin vatandaş hedefine önemli katkılar sunmuşlardır. Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri çerçevesinde gelişen bu yeni vatandaş profili inkılâp ve reformlar ile desteklenmeye ve ayakta tutulmaya çalışılmış, eğitimcilerin ortaya koymuş olduğu eğitim alanındaki faaliyetlerle de desteklenmeye çalışılmıştır. Hedeflenen vatandaşa bakıldığında milli ve manevi değerlere sahip, milliyetçi ve laik, eğitimini tamamlamış bireyler arzu edilmiştir. Ülkesi için çalışan, ülkenin menfaatlerini ön plana koyan, bedenen, zihnen, fikren olgunluğa erişmiş kişiler yetiştirilmeye çalışılmıştır. Üreten ve ülkenin ilerlemesi için gayret sarf eden, çalışkan fertler hedeflenmiştir. Anahtar kelimeler: Atatürk dönemi, vatandaşlık görüşü, cumhuriyet dönemi, sosyal bilgiler, eğitim düşünürleri, İsmail Hakkı Baltacıoğlu, İsmail Hakkı Tonguç, Hasan-Âli Yücel, Halil Fikret Kanad

Atatürk DönemiBaltacıoğlu, İsmail HakkıEğitimciler+4
Bayram Keskin
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Halk oyunlarında kadın eğitmenlerin performanslarını etkileyen etmenler üzerine bir inceleme (Ankara örneği)

Geçmişten beri Türkiye'de ve Dünya'da, Türk halk oyunlarının, kültürümüzün yaşatılması ve yayılması konusundaki yeri ve önemi büyüktür. Bu çalışmada, Türk halk oyunlarında kadın eğitmenlerin günümüzdeki yeri belirlenmeye çalışılarak performanslarını etkileyen etmenlerin ortaya çıkartılması amaçlanmış ve bu etmenlere yönelik öneriler sunulmuştur. Bu araştırma, nitel yöntemle desenlenmiş, betimsel bir alan araştırmasıdır. Bu araştırmada evren olarak Ankara ili seçilmiştir. Ankara'da halk oyunlarıyla ilgili faaliyet gösteren kamu kurumları, halk oyunları dernekleri ve özel dans okulları belirlenmiş, çalışma gurubu olarak ta bu kurumlarda ders veren kadın halk oyunları eğitmenleri seçilmiştir. Veriler, literatür taraması yapılarak ve uzman görüşü alındıktan sonra hazırlanan 26 soruluk yapılandırılmış görüşme formu çevrimiçi uygulanarak toplanmıştır. Araştırmada veriler, doküman analizi yöntemiyle analiz edilerek katılımcılara ait ifadeler frekans yüzde tablosuna dönüştürülmüştür. Ayrıca açık uçlu ifadelere ait ortak kodlar belirlenerek tablolaştırılmıştır. Sonuç olarak kadın eğitmenlerin halk oyunlarında daha çok yer bulabilmeleri için gerekli adımların atılarak, programların hazırlanması, uygulanması ve takibinin yapılarak halk oyunlarında kadın eğitmenlere daha çok yer verilmesi gerektiği düşünülmektedir. ANAHTAR KELİMELER: Halk Oyunları, Kadın Eğitmenler, Dans, Performans

AnkaraDansDans eğitimi+5
Bülent Baygör
Kastamonu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

İş?aile çatışmasının çalışanların iş performanslarına etkisinin belirlenmesi: Ankara'daki özel eğitim kurumlarında bir uygulama

Gelişen ve değişen dünya düzeninde iş hayatına atılan bireylerin kendi özel çevrelerine olan etkileri yadsınamaz. Bu etkiler hem ailevi durumların hem de iş yaşamında ki çalışma ve ilgiler üzerinde değişikliklere neden olmuş en önemlisi performanslarına etkisi merak konusu olmuştur. Bu etkinin hangi yönde olduğuna ilişkin akademik anlamda ilgi odağı haline gelmiş ve inceleme ihtiyacı duyulmuştur.Araştırmada iş ? aile çatışmasının çalışanlar üzerindeki, iş performansına etkisinin ne düzeyde olduğunu ortaya çıkarmaya çalışılmıştır. Araştırma kapsamında Ankara ilindeki özel eğitim kurumları inceleme altına alınmıştır. Araştırmada 120 eğitimci ve diğer çalışanlar olmak üzere belirlenen kişilere anket uygulanmıştır. Çalışmada ?işin tanımlanması ve iş üzerindeki hakimiyeti, aile ? iş çatışmasında öz yeterlik ölçeği, iş ?aile çatışma ölçeği, aile tatmini ölçeği, iş performansı? ölçekleri ile kişilerden değerlendirmelerde bulunmaları istenmiştir.Araştırma sonucunda, kişilerin gelir düzeylerinin iş ? aile çatışmasına etkisinin olmadığı tespit edilmiştir fakat ücretteki düzey iş performansına büyük etki etmiştir. Çatışma faktöründe yaş, eşin çalışması durumu, cinsiyet, çalışma süresi önem arz etmemiştir. Öte yandan kişilerin gelirleri, unvan ve eğitim durumu önemli faktörler arasında yer almaktadır.Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ilgili literatürdeki araştırma sonuçlarıyla karşılaştırılmış ve tartışılmıştır.Anahtar Kelimeler: İş ? aile çatışması, aile ? iş çatışması, iş performansı, aile tatmini

Eğitim kurumlarıEğitimcilerPerformans+4
Altuğ Çağatay
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2012
00
Master'sOpen AccessTR

Uzaktan öğretici yeterliliklerinin ve yeterlilik boyutlarının belirlenmesi

Bu çalışmada, 2000 ile 2016 yılları arasında alan yazında mevcut olan uzaktan öğretici yeterliliklerine yönelik yapılan çalışmalar incelenerek uzaktan öğretici yeterlilikleri ve bu yeterliliklere ait boyutlarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda araştırmanın birinci boyutunda uzaktan öğreticilere yönelik yeterlilikler belirlenmiştir. Araştırmanın ikinci boyutunda ise belirlenen yeterliliklere yönelik boyutlar ortaya çıkarılmıştır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden doküman analizi deseni kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini ise 2000 ile 2016 yılları arasında "Web of Science", "ERIC" ve KTÜ abone veri tabanlarında yer alan uzaktan öğretici yeterlilikleriyle ilişkili makaleler oluşturmaktadır. İlgili veri tabanlarında "online teaching competency" , "online teaching role", "distance instructor competencies", "distance instructor roles", "online ınstructor competencies", "online instructor roles" anahtar kelimeleri aratılmıştır. Ardından araştırmacı tarafından belirlenen arama filtrelerinin uygulanmış ve çalışmaların her birinin özet ve başlıklarının değerlendirilmesi sonucu toplamda 35 makaleden oluşan dokümanlar elde edilmiştir. Toplanan verilerin analizi nitel veri analiz yöntemlerinden içerik analizi yöntemi kullanılarak yapılmıştır. Analiz aşamasında doküman analizinden elde edilen makalelerin amaç, bağlam, yöntem ve sonuç kısımları incelenerek yeterlilik listesi ve yeterlilik boyutları oluşturulmuştur. Çalışmalarda belirlenen yeterlilik listesi ve yeterlilik boyutları bir araya getirilerek incelenmiş nihai yeterlilik listesi oluşturulmuştur. Yapılan analizlerden elde edilen bulgulara göre, elde edilen yeterlilik boyutları analiz edilerek "Teknolojik Yeterlilikler", "Kolaylaştırıcı", "Değerlendirme", "Öğretim Tasarımı", "Sosyal", "Yönetim" ve "Pedagojik" olmak üzere toplamda 7 ayrı yeterlilik boyutu ve bu boyutlar altında 62 adet yeterlilik maddesi elde edilmiştir. Bu çalışma sonucunda ortaya çıkan yeterlilik listesi uzaktan öğreticilere yönelik değerlendirme aracı olarak kullanılabilir. Anahtar Kelimeler: Uzaktan Öğretici, Yeterlilik, Çevrimiçi Öğretmen Yeterlilikleri, Uzaktan Öğretici Rolleri.

Beyin odaklı öğretimBilgisayar destekli eğitimElektronik öğrenme+7
Merve Aydın
Karadeniz Technical University
2017
00
Master'sOpen AccessTR

COVID-19 pandemi süreci uygulamalarının özel spor salonu olan ve çalışan spor eğitmenlerine (Antrenörlere) yönelik etkisinin incelenmesi Ankara ili örneği

Bu çalışmada, "Covid-19 pandemi süreci uygulamalarının, özel spor salonu olan ve çalışan spor eğitmenleri (Antrenörleri) üzerine olan etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma nitel çalışmalarda uygulanan "durum çalışması" deseni ve "alan taraması" modelinde bir araştırmadır. Veriler kuramsal bölüm yazılı kaynaklardan, alandaki veriler ise uzman görüşleri alınarak hazırlanmış veri toplama formu ile elde edilmiştir. Formun anlaşıla bilirliği ve kapsam geçerliği sağlanmıştır. Araştırmanın evreni Ankara ili il merkezi ve merkez ilçelerde bulunan ve toplumun farklı kesimlerini temsil edecek biçimde ulaşılabilirlik durumuna göre seçilmiş 13 özel spor salonudur. Örneklem grubu ise bu spor salonlarında spor eğitmenliği (Antrenörlük) yapan ve gönüllülük esasına göre belirlenmiş 100 bireyden oluşmaktadır. Veriler araştırmacı tarafından, gönüllülük esasına göre belirlenmiş bireylere, konu hakkında bilgi verildikten sonra belli bir süre tanınarak doldurtulmuştur. Bu şekilde 48 erkek ve 52 kadın olmak üzere toplam 100 spor eğitmeni( Antrenör) araştırmaya katılmıştır. Elde edilen verilerin çözümlenmesi için uygun istatistik programda, istatistik olarak, Frekans (n), Yüzde (%), Çapraz Tablo (Cross Tab) ve Independent Sample t-Test işlemleri yapılmıştır. Açık uçlu sorulardan elde edilen verilere için ise tematik içerik analizi yapılmıştır. Karşılaştırmalı istatistiksel işlemde 0.05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak; araştırma kapsamında elde edilen verilere göre katılımcıların, "covid 19" pandemi ve sürecinde yapılan uygulamalardan, genel olarak, ekonomik yönden, fiziksel, fizyolojik, sosyolojik ve "Covid-19" virüse yakalanma korkusu ile psikolojik olarak, "kaygı, endişe ve strese" girme, çevrelerindeki insanlara yönelik yaklaşımlarında ve sorumluluk alma yönlerinden olumsuz olarak etkilendiklerini söyleyebiliriz. Anahtar kelimeler:"Covid-19" pandemi,Özel spor salonu, Spor eğitmeni, Etki

AnkaraAntrenörCOVID 19+5
Mustafa Can Küçük
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze müzik öğretmenliği lisans programlarında gitar eğitiminin yeri ve buna yönelik gitar eğitimcilerinin görüşleri

Bu araştırmanın amacı, Cumhuriyet Dönemi'nden günümüze kadar uygulanan müzik öğretmenliği lisans programlarında yer alan gitar eğitiminin tarihsel sürecini incelemek ve karşılaştırmalar yapmak; güncel programdaki gitar eğitiminin içerik ve uygulama bağlamında, gitar eğitimcilerinin görüşleri doğrultusunda değerlendirmesini yaparak varsa eksiklerini ortaya koymak ve derslerin uygulanmasına yönelik önerilerde bulunmaktır. Araştırma, betimsel nitelikte bir çalışmadır ve nitel araştırma desenlerinden durum çalışması modeline göre yürütülmüştür. Araştırmanın çalışma grubunu, Türkiye'de müzik öğretmeni yetiştiren eğitim fakültesi güzel sanatlar eğitimi bölümü müzik eğitimi anabilim dallarında görevli 34 gitar eğitimcisi oluşturmaktadır. Araştırmanın birinci alt problemine ilişkin veriler, doküman incelemesi aracılığıyla toplanmış; ikinci ve üçüncü alt problemine yönelik veriler ise yarı yapılandırılmış görüşme formu vasıtasıyla elde edilmiştir. Araştırmada verilerin çözümlenmesi aşamasında, içerik analizi yöntemine başvurulmuştur. Araştırma sonucunda; müzik eğitiminde yaygın olarak kullanılan gitar çalgısının müzik öğretmenliği lisans programlarına oldukça geç girdiği vurgulanmıştır. Ayrıca güncel programda yer alan gitar dersleri, gitar eğitimcilerinin görüşleri doğrultusunda irdelenerek alana katkı sağlayacağı düşünülen öneriler geliştirilmiştir.

Cumhuriyet DönemiEğitim programlarıEğitimciler+7
Yağmur Yongacı
Burdur Mehmet Akif Ersoy University · Institute of Educational Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Futbol eğiticilerinin beslenme bilgi ve alışkanlıları ( Ankara ilinde görev yapan futbol eğitcileri üzerine bir çalışma)

Sporcuların beslenme ile ilgili olarak doğru yönlendirilmelerinde, başta eğitim kurumları olmak üzere antrenörlerin büyük bir rol oynadıkları bilinmektedir. Sporcunun beslenmesi, antrenman sıklığı ve planlamasını gerçekleştiren antrenörlerin, beslenme konusunda gerekli bilgi ve donanıma sahip olmaları, sporcuların doğru yönlendirebilmeleri açısından büyük bir önem taşımaktadır.Bu araştırma, futbol antrenörlerinin, beslenme konusundaki bilgi ve alışkanlıklarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Çalışmanın araştırma grubu Ankara İlinde halen aktif olarak görev yapan 1200 futbol antrenörü arasından basit rastgele örneklem yöntemi kullanılarak seçilmiş 150 antrenörden oluşmaktadır. Beslenme bilgi alışkanlıklarının belirlenebilmesi için daha önce yapılmış bilimsel çalışmalardan yararlanılarak araştırmacı tarafından geliştirilen, ?kişisel bilgiler?, ? beslenme bilgisi?, ?beslenme alışkanlıkları? olmak üzere üç bölümden oluşan anket formu hazırlanmış ve uygulanmıştır.Ankete katılan kişilerin tamamı erkeklerden oluşmaktadır. Anket yapılan futbol antrenörlerinin yaklaşık %51'i üniversite ve %42'si ise lise mezunudur. Bu durum, antrenörlüğün artık bir meslek olarak görüldüğünü ve eğitiminin alındığını göstermektedir.Ankete katılanlar arasında beslenme bilgisi ve alışkanlıkları ile ilgili bilgilerin doğruluk derecesi incelendiğinde, ankete katılan kişilerin genel olarak doğru bilgilere sahip olduğu ifade edilebilmektedir. Ancak bazı konulardaki farkındalık düzeylerinin diğerlerine kıyasla daha düşük olduğu görülmektedir.Sporcu beslenmesine ilişkin araştırmaların sayıca çokluğu ile kıyaslandığında antrenörlerin beslenme bilgisine ilişkin araştırmaların henüz yetersiz olduğu görülmektedir. Bu nedenle bu çalışma, konuyla ilişkin teorik bilgilerin amprik olarak incelenmesi açısından önem taşımaktadır. Bu açıdan bakıldığında çalışma, varolan durumun betimsel yapısını analiz etme amacını taşımaktadır. Diğer bir deyişle, varolan durumun bir fotoğrafının çekilmesine hizmet etme amacındadır.Bu çalışmadan elde edilen verilerin, bu konuda daha sonra yapılabilecek çalışmalara veri sağlama açısından bir önem taşıdığı ifade edilebilmektedir. Antrenörlerin beslenme konusunda sahip oldukları yanlış kanıların belirlenmesi ve bu konudaki eksiklerin saptanması, gerek eğitim programlarına ve gerekse bu konuda gerçekleştirilecek seminerlere veri sağlayabilecektir.

AnkaraAntrenmanAntrenör+5
Alper Tunğa Göktaş
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
00
DoctorateOpen AccessTR

Atatürk Dönemi öğretmen milletvekilleri

1876 Kânûn-i Esâsî'yle Türk demokrasi tarihinde önemli bir köşe geçilmiş ve ilk kez parlamento açılmıştır. Bu parlamento 1877'de verilen aranın ardından 1908'de tekrar faaliyetlerine başlamıştır. I. Dünya Savaşı sonrasında 21 Aralık 1918 de feshedilen meclis 1919 seçimleri sonrasında 12 Ocak – 18 Mart tarihleri arasındaki kısa döneminden sonra 11 Nisan 1920'de resmen kapatılmıştır. 23 Nisan 1920'de Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi ise Türk demokrasi tarihinin en önemli adımı olmuş ve faaliyetleri bu tarihten itibaren başlayarak günümüze kadar gelmiştir. Bu çalışmada, Atatürk'ün hayatta olduğu dönemlerde Türkiye Büyük Millet Meclisine giren (1920 – 1938) öğretmen kökenli milletvekilleri ile bu milletvekillerinin Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri araştırılmıştır. Çalışmada öğretmen, milletvekili, parlamento nedir sorularının yanında Atatürk dönemi öğretmen milletvekilleri kimlerdir, bu milletvekillerinin meclis içerisindeki ve dışındaki çalışmaları ile Türk siyasi, eğitim, kültür ve sosyal hayatına etkileri nelerdir sorularına cevaplar aranmıştır. Öğretmen milletvekilleri çalışmamıza konu olan ilk beş dönem içerisinde yaklaşık olarak I. ve II. Dönemde % 25, III. Dönemde % 33 ve IV. ve V. Dönemde % 35 ve ortalama % 30 oranında Meclis'te bulunmuşlardır. Bu süreç içerisinde kurulan hükûmetlerde görev almışlardır. Meclis komisyonlarına ve çalışmalarına katılmışlar, yasa hazırlama süreçlerine dâhil olmuşlardır. Parlamento içerisinde görüşmelerde söz alarak, takrirler sunarak ve teklifler vererek de aktif roller oynamışlardır. Bunların yanında devlet içerisinde ve dışında çeşitli görevlerde de bulunmuşlar, çalışmalar yapmışlar ve tüm bu görev ve çalışmalarıyla Türk siyasi, eğitim, sosyal ve kültürel hayatına katkılar sağlamışlardır.

Atatürk DönemiDemokrasiEğitimciler+4
Yakup Oflar
Bolu Abant İzzet Baysal University · Institute of Graduate Studies
2022
00
DoctorateOpen AccessTR

4-6 yaş Kur'an kurslarının öğretici görüşlerine göre değerlendirilmesi (Diyarbakır ve Batman örneği)

Bu araştırmada okul öncesi dönemi din eğitimi ele alınmıştır. Araştırma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın problemi ve alt problemleri, araştırmanın amacı, hipotezleri, sınırlılıkları, ilgili araştırmalar ve yöntem yer almaktadır. "Okul Öncesi Eğitimi" olarak belirlenen araştırmanın birinci bölümünde okul öncesi eğitimin amacı, önemi, okul öncesi eğitimi etkileyen temel görüşler ve okul öncesi eğitimin tarihçesi konusuna yer verilmiştir. Birbiri ile ilişkili ve bir bütün olarak değerlendirilmesi gereken okul öncesi dönem çocukların gelişim özellikleri ikinci bölümde "4-6 Yaş Grubu Çocuklarda Gelişim Özellikleri" başlığı ile literatür taraması sonucu oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde ise "DİB'e Bağlı 4-6 Yaş Kur'an Kurslarının Açılış Amacı, Yasal Dayanağı, Uygulama Esasları" ele alınmıştır. Alan araştırması kapsamında çalışılan DİB'e bağlı 4-6 yaş Kur'an kurslarına ait öğretim programı, uygulama esasları gibi yönetmelik ve yönergelere dayanan sistemli bir program mevcut iken özel okul öncesi Kur'an kursları için sistemli bir öğretim programından bahsetmek mümkün değildir. Bu nedenle DİB'e bağlı Kur'an kurslarının kullandığı yıllık ders planının örnek olarak bir aylık programına üçüncü bölümde yer verilmiştir. Araştırmanın dördüncü bölümünde, yapılan alan çalışmasından elde edilen bulgular ve yorumlara yer verilmiştir. Bu bölümde öğreticinin yeterlik durumu, eğitim mekânı ve eğitim materyalleri, yıllık ders planı, ders içerikleri ve etkinlikler ile ilgili sorular olmak üzere dört kategori oluşturulmuştur. Öğreticinin tecrübelerine göre yorumladığı sorularda ise söylem analizi sonucu yedi kategori oluşturulmuştur.

BatmanDin eğitimiDiyarbakır+5
Emine Balbay
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Pedagojik motivasyon: Eğitici-öğrenci iletişimi

ÖZET Motivasyon bireyleri, özel bir tavırla hareket etmeye, davranmaya teşvik eden, kendilerinden veya çevrelerinden kaynaklanan çeşitli güdü ve güdüler topluluğudur. Öğrenci motivasyonu ise, anlamak, sindirmek ve bilgiye başvurmak amacıyla öğrenilecek konu hakkında yükseltilmiş bir dikkat durumudur. Dışsal güdülenme, özendirici hedefler ve pekiştireçler aracılığıyla sağlanırken, içsel güdülenmede, bireyi motive eden, faaliyetin kendisinden alınan doyumdur. Öğrencilerin güdülenmesinde, eğitimci ile öğrenci arasındaki iletişimin niteliği önemli bir rol oynamaktadır. Eğitimde yararlanılan motivasyon kuramlarından, başarı güdüsü, nedensellik yükleme (atıf) ve sosyal öğrenme kuramlarının ağırlık merkezinde yer alan iletişim, amaçlanan davranışların gerçekleştirilmesinde etkili bir araç olarak kullanılmaktadır. Nedensellik yükleme kuramına göre, öğrenciler, başarı yada başarısızlıklarını çeşitli nedenlere atfetmektedirler. Bunlar, içsel odaklı olan çaba ve kabiliyet ile dışsal odaklı olan şans ve konunun zorluğudur. Çaba öğrenci tarafından kontrol edilebilir ancak, şans, konunun zorluğu ve kabiliyet öğrencinin kontrolü dışındadır. Öğrencilerin başarma güdüleri, başarı ve başarısızlıklarını bu nedenlerden hangisine atfettiklerine bağlı olarak değişkenlik göstermektedir. Newcomb'un ABX modeline göre, bireyler, ilişkide bulundukları kişiler, olaylar ve nesneler hakkında çeşitli sahiptirler. Bireyin başarı ve başarısızlığını bir takım nedenlere yüklemesi gibi, başkalarıyla ve olay yada durumlarlar ilgili olarak tutumları da benzer bilişsel süreçler sonucunda oluşmaktadır. İki bireyin birbirlerine ve ortak bir nesne ya da duruma yönelimleri, bu atıflara bağlı olarak, yaklaşma yada kaçınma şeklinde olmaktadır. Kuramın ana önermesi, A'nın ve B'nin, X yönelik görüşlerindeki farklılıktan doğan dengesizlik durumunun, gerginliğe sebep olacağı ve bu gerginliğin iletişimi teşvik edeceğidir. Denge durumunu yeniden sağlamak için158 iletişime giren birey, gerekirse tutumlarını yeniden oluşturmak üzere atıflarını değiştirecektir. İki kuramı birarada ele alındığında, A'nın (öğrencinin), kendine yönelik tutumları yanlış atıflar içeriyorsa, bundan kaynaklanan dengesizliğin iletişimi teşvik etmesiyle, eğitimcinin de yardımıyla, öğrencinin kendisine ilişkin atıflarını değiştirmesi ve başarı güdüsünü arttırması mümkün olabilecektir. Yeniden atıflandırma eğitimi, öğrencinin başarısızlığının, kabiliyet yoksunluğu yerine, yetersiz çaba ya da yanlış yöntem gibi düzeltilmesi mümkün olan nedenlere affedilmesini içermektedir. B'nin (eğitimcinin) A ile ilgili atıfları, eğitimcinin o öğrenciyle ilgili hedef ve beklenti düzeyini belirlediğinden, eğitimci, öğrenci ile ilgili atıflarını oluştururken bireysel farklılıkları bilerek ve kabul ederek davranmalıdır. B'nin, A ile ilgili atıflarının olumsuz unsurlar içermesi halinde, eğitimci, öğrenci ile iletişim kurarak, onu tanımaya, farklılıklarına rağmen anlamaya çalışmalıdır ve sınıf içinde iletişime açık bir ortam yaratmalıdır. Bu durum öğrencilerin kendilerini çekinmeden ifade edebilmeleri için imkan sağlayacaktır. Ayrıca eğitimcinin kendisiyle ilgili, olumlu atıflara sahip olduğunu düşünen bir öğrencinin kendine güveni artacaktır ve kendisiyle ilgili atıflarını yeniden yapılandırarak başarıya güdülenebilecektir. B'nin ve A'nın X'e yönelik tutumlarındaki dengesizlik yaratan farklılıklar, iletişimin önünde bir engel olmamalı, tartışmaya açık özgür iletişim ve eğitim ortamına olanak sağlamalıdır. Görüş ayrılıkları, öğrenme sürecinin bir parçası haline gelerek, öğrencileri, başkalarının görüşlerini dikkate almaya, iletişime ve tartışarak öğrenmeye teşvik etmelidir. Çalışmanın uygulama kısmında kullanılan anketten elde edilen veriler de, eğitimciler ve öğrenciler arasındaki iletişimin, öğrenciler tarafından, dersteki başarıları üzerinde etken olarak kabul edildiğini, öğrencilerin, başarı ve başarısızlıklarını kendi kabiliyetleri kadar, eğitimciyle olan iletişimlerine de bağladıkları yönündedir. Araştırmadan elde edilen bir diğer bulgu, eğitimci ve öğrencilerin iletişiminde, eğitimcinin yaklaşımının belirleyici olduğudur.

EğitimcilerMotivasyonPedagoji+3
Elif Yeşilyaprak
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2004
00
DoctorateOpen AccessTR

Selim Sabit Efendi ve Usul-i Cedid hareketi içerisindeki yeri

Ill ÖZET Batı eğitim sistemindeki gelişmeler zaman içerisinde Avrupa kıtası dışına taşarak Osmanlı eğitim sistemini de etkilemiştir. Bugünkü eğitim sistemimizin şekillenmesinde Tanzimat öncesi başlayan ve Meşrutiyet sonlarına kadar devam eden yenileşme hareketlerinin önemli bir etkisi vardır. Osmanlı eğitim sistemindeki yenileşme hareketleri temelde "mektep" ve "medrese"lerde ortaya çıkan gelişmeleri ifade etmektedir. Eğitim tarihimizde mekteplerdeki yenileşme faaliyetlerine fikirleri ile yön veren ve Tanzimat döneminin en önemli eğitimcilerinden biri olan Selim Sabit Efendi, "mekteplerdeki yenileşme faaliyetleri" olarak değerlendirilen usûl-i cedîd hareketinin ortaya çıkmasını sağlamış ve çalışmaları ile bu harekete yön vermiştir. Bu vasıfları ile Selim Sabit Efendi, kendisinden sonra gittikçe gelişerek devam eden ve yaklaşık yirmi yıl sonra Rusya Türklerinde de görülen usûl-i cedîd hareketinin hazırlayıcısı olarak karşımıza çıkmaktadır. Selim Sabit Efendinin, Türk dünyası sıbyan mekteplerindeki yenileşme hareketlerine tesirinin yanısıra Cumhuriyet devri ilköğretim kurumlarının yapısal oluşumunda da önemli rolü vardır. Zira geleneksel yapıdaki mekteplerin yanında, gelişme ve değişmelere paralel olarak biçimlenen usûl-i cedîd mektepleri Cumhuriyet döneminin modern eğitim anlayışı ile ortaya koyduğu ilkokullara temel teşkil etmiştir.

EğitimEğitimcilerSelim Sabit+3
Fahri Temizyürek
Gazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Çalışanların motivasyonlarının performanslarına etkisi: Beylikdüzü'ndeki özel eğitim kurumlarında bir araştırma

Günümüzde özel eğitim kurumlarına olan ihtiyacın giderek arttığı görülmektedir. Bu ihtiyacı karşılamaya yönelik olarak işletmeler, hizmet kalitelerini arttırarak çalışmak durumundadırlar. Bunun da başlıca koşulu verimlilik ve performans artışıdır. İşletmeler özellikle çalışan motivasyonunu arttırarak performansı arttırmayı hedefler. Bu çalışmanın amacı, özel eğitim sektöründeki eğitimcilerin çalışma motivasyonu üzerindeki etkilerinin performanslarına nasıl yansıdığıdır. Araştırma yöntemi olarak çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma örneklemi eğitmen ve yöneticilerden oluşan yaklaşık 220 kişidir. Bulgular, çalışan motivasyonunun performanslarını pozitif yönde etkilediğini istatiksel olarak gösterir.

EğitimcilerMotivasyonPerformans+5
Müge Yalçın
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde çalışan eğitim personelinde iş doyumunun genel ruh sağlığı düzeyine etkisinin branş çerçevesinde karşılaştırılması

Bu araştırmanın başlıca amacı, özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde çalışan eğitim personelindeki iş doyumunun genel ruh sağlığı üzerinde etkisi olup olmadığını belirlemek; iş doyumunun genel ruh sağlığı üzerindeki etkisinde branş faktörünün rolünü incelemektir. 2014-2015 eğitim-öğretim yılında MEB'e bağlı özel eğitim ve rehabilitasyon merkezinde aktif olarak çalışan öğretmenler, psikologlar ve fizyoterapistler araştırmanın örneklemini oluşturmuştur. Katılımcılara 75 soruluk formlar uygulanmıştır. İş doyumunun ölçümü için Minnesota İş Doyumu Ölçeği; genel ruh sağlığı düzeylerinin incelenmesi için Kısa Semptom Envanteri kullanılmıştır. Örneklem grubundaki merkezlere birebir ulaşılarak araştırmanın amacı anlatılmış, gönüllü olan merkezlerin eğitim personelleri katılım sağlamıştır. Örneklem grubunu 339 kadın 214 erkek olmak üzere 554 kişi oluşturmuştur. Katılımcıların %45'ini Özel Eğitimciler Grubu, %25,7'sini Çocuk Gelişimi Grubu, %15,7'sini Psikolojik Destek Grubu, %12'sini Fiziksel Engelliler Destek Grubu ve %2'sini diğer Engel Grubunun Öğretmenleri oluşturmuştur. Elde edilen veriler SPSS 22.0 ile analiz edilmiştir. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenirlik ve faktör analizleri yapılmış; araştırma modelinin geçerliliğini ve yordayıcılığını tespit etmek için regresyon analizi uygulanmıştır. Demografik değişkenlerin bağımlı ve bağımsız değişkenler üzerinde gruplar arası farklılık oluşturup oluşturmadığını incelemek için T-Testi ve ANOVA uygulanmıştır. Analizler sonucunda iş doyumunun genel ruh sağlığı üzerinde etki ettiği bulunmuştur. Bu etkinin branşlara göre farklılık gösterdiğini destekleyen sonuçlar elde edilmiştir. Ayrıca demografik değişkenlerden cinsiyet faktörünün iş doyumunda; medeni durum, pozisyon, kronik bir sağlık sorununa sahip olmak, ilaç kullanmak faktörlerinin ruh sağlığı üzerinde; ekonomik durum ile bölüm seçiminde istek faktörlerinin hem iş doyumu hem de ruh sağlığı üzerinde rol oynadığı bulunmuştur. Elde edilen sonuçlar ışığında bu alanda faaliyet gösteren kurumlara ve araştırmacılara yönelik öneriler sunulmuştur. Anahtar Kelimler : Ruh Sağlığı, İş Doyumu, Özel Eğitim, Branş, Psikolog, Öğretmen, Fizyoterapist

EğitimcilerKlinik psikolojiPsikoloji-endüstriyel+7
İrem Altan
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlere ilişkin öğretmen görüşlerinin değerlendirilmesi - Diyarbakır örneği

Araştırmanın genel amacı, okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenleri farklı değişkenler açısından öğretmen görüşleri bağlamında Diyarbakır örneği ile sınırlı olarak betimlemektir. Araştırmanın birinci bölümünde eğitime genel yaklaşım, eğitimde özelleşme ve sivilleşme eğilimlerinin kuramsal çerçevesi, Türk eğitim sisteminde özelleşme ve sivilleşme süreci, okulöncesi eğitimin tarihsel gelişimi, Türkiye'de okulöncesi eğitimde özelleşme süreci, güncel görünümü ve bu olguyu besleyen etmenlerin kuramsal çerçevesi betimlenmiştir. İkinci bölümde ise öğretmen görüşleri çerçevesinde okulöncesi eğitimde özel okulculuk olgusunu besleyen etmenlerin öğrenci, eğitimci, veli ekseninde toplam eğitimsel yansımalara ilişkin güncel profil çıkartmayı sağlayacak hipotez testine yoğunlaşılmıştır.Araştırma, Diyarbakır il merkezinde 2007-2008 Eğitim yılı okulöncesi eğitim kurumlarında çalışan 91 öğretmeni kapsamaktadır. Araştırmada; tez danışmanı Prof. Dr. Hasan AKGÜNDÜZ'le beraber hazırlanan 24 maddelik veri toplama aracı kullanılmıştır. Bu bağlamda öncelikle Diyarbakır il merkezindeki okulöncesi okullarında alınan veriler kayıt altına alınmış, daha sonra kaydedilen veriler, SPSS paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verileri analiz etmek için, frekans, yüzde dağılımı ile Independent-Sampels T-testi kullanılmıştır. Anlamlılık düzeyi 0,05 olarak alınmıştır.Hipotez testi sonucunda ulaşılan kritik bulgular; özel okulculuk olgusunun okulöncesi eğitimde öğrenci açısından günümüz teknolojik ve vizyoner etmenlerinin güdülediği doğal bir nitelik arayışı olduğu, eğitimci açısından, özel okulculuğa yönelenlerin temelinde ekonomik ve sosyal fayda arayışlarıyla sınırlı bir oluşum olduğu, veli akışı açısından, kadınların iş hayatında daha fazla yer alması ile çocuklarının bakımını bu açığı kapatacak nitelikte yapay olanaklar sunan (tam gün eğitim, değişik aktiviteler vb.) bir nevi çocuk bakıcılığı görevi üstlenen özel okullara annelik görevlerini yıktıklarını, toplam eğitimsel yansımalar açısından öğretmenlerin eğitimi, resmi-sivil ikileminin ve günümüzde özelleşmenin ötesinde toplumların devamını ve ayakta durmasını sağlayan bir iskelet, omurga ve çatı olarak gördüklerini ve insanların bu deneyimi yaşayarak toplumsal/bireysel varoluş vizyonunu oluşturdukları, eğitimin dönüştürücü gücünün hiçbir toplumsal olguya saplanmadan tamamen doğal, özgür ve yaratıcı bireyler ortaya koyacak, bir başka deyişle insanın doğal zekâsını kullanmasını sağlayacak yeni bir eğitim sisteminin gerekliliği ortaya çıkmıştır.

Eğitim kalitesiEğitim sistemiEğitimciler+3
Aşkın Öğreten
Dicle University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2008
00
Master'sOpen AccessTR

Eğitim çalışanlarının tükenmişlik ve depresyon düzeylerinin incelenmesi.

Bu araştırmada, eğitim çalışanlarının tükenmişlik ve depresyon düzeylerinin incelenmesi, buna ek olarak sosyodemografik verilerle ilişkilerinin sınanması amaçlanmaktadır.Araştırmada veri toplama aracı olarak; Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ), Beck Depresyon Ölçeği (BDE) ve Sosyodemografik Bilgi Formu (SBF) kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Avcılar, Beyoğlu ve Kağıthane ilçelerinde eğitim çalışanı olarak görev yapmakta olan (devlet ve özel okul) ve rastgele yöntemle seçilen 225 kişiden oluşmaktadır.Elde edilen sonuçlar; sosyodemografik bilgilere göre, depresyon ve tükenmişlik puanlarında farklılıklar bulunmuştur. Ayrıca depresyon düzeyleri arttıkça; duygusal tükenme, duyarsızlaşma ve tükenmişlik düzeylerinin de arttığı gözlenmiştir. Analizlerin tümü tablo haline getirilmiş ve açıklamaları yapılmıştır. Bu bulgular güncel yayınlar eşliğinde tartışılmıştır.

DepresyonEğitim kurumlarıEğitimciler+4
Volkan Bayram
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Özel öğretim kurumları çalışanlarının bireysel İş Hukuku açısından durumu

Türk milli eğitim sistemi içinde yer alan resmi ve özel öğretim kurumları Türk Milli Eğitim Temel Kanunu'nda belirtilen genel ve özel amaçlarına ulaşmak için yapılandırılmışlardır. Bu kurumlar içinde özellikle yaygın eğitim alanındaki payı gittikçe artan özel öğretim kurumları ve bu kurumlarda görev alan personelin önemi yadsınamaz bir gerçektir. Bu çalışmanın konusunu oluşturan söz konusu çalışanlar yönetici, öğretmen, uzman öğretici, usta öğretici ve diğer personeldir. Bu kişiler bir özel öğretim kurumunda işe başladıkları andan itibaren bir iş ilişkisi içine girerler ve işçi olarak kabul edilirler. Bu ilişkide taraflar işçi ve işverendir. İşçi bahsi geçen personel, işveren ise kurucu veya kurucu temsilcisidir ve aralarında bir iş sözleşmesi bulunur. Bu nedenle bu çalışanların hukuki durumları çeşitli yönleriyle bireysel iş hukuku kapsamında değerlendirilir. Bunlar iş sözleşmesinin yapılması, iş sözleşmesinin taraflar için doğurduğu haklar/borçlar, işçilerin çalışma ve dinlenme süreleri, iş sözleşmesinin sona ermesi ve sona ermesinin doğuracağı hukuki sonuçlardır. İş sözleşmesinin türünün iş sözleşmesinin sona ermesi ve sona ermesinden doğan sonuçlar üzerinde etkisi özellikle işçi açısından önemlidir. Yönetici, öğretmen, usta ve uzman öğreticilerle en az bir takvim yılı olmak üzere sözleşme yapılma zorunluluğu sözleşmenin türü hakkında bir takım tartışmalara neden olmaktadır. Bu da sona ermesinden doğan hak/borçlar açısından farklı yorumlara neden olur.Bu çalışmada özel öğretim kurumu çalışanlarının hukuki durumları 5580 sayılı Özel Öğretim Kurumları Kanunu ve 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde, ilgili mevzuat ve kaynaklardan yararlanarak açıklanmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırmalarda söz konusu çalışanların bireysel iş hukuki açısından durumu hakkında ilgili mevzuatta bir netlik bulunmadığı ortaya çıkmıştır.

EğitimEğitim kurumlarıEğitimciler+8
Güneş Melahat Çiçek
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi ilköğretim okullarında personel disiplini

Bu tez çalışmasında; disiplinin temel taşları olarak kabul edilen suç, ceza, disiplin suçu kavramları açıklanarak, resmi ilköğretim okullarında görev yapan personelin disiplin açısından mevcut durumu ve personelin disiplin yönetmeliğine bakış açısı ele alınmaktadır. İstanbul'daki resmi ilköğretim okullarında görev yapan personelin son dört yılda aldıkları disiplin cezaları nicel olarak incelenmiş ve genel toplama göre mevcut durum saptanmıştır.Bu çalışmada resmi ilköğretim okullarında görevli personelin disiplin yönetmeliklerine, disiplin suç ve cezalarına olan bakış açısı ve görüşleri ele alınmaktadır. Çalışma; Kavramsal Bilgiler, Metodoloji ve Uygulama, Tartışmalar olmak üzere üç ana bölümden oluşmaktadır. Sonuçlar ve Öneriler kısmıyla sona ermektedir.Araştırmanın evrenini İstanbul ilinde bulunan resmi ilköğretim okullarında, 2008-2009 Eğitim ? Öğretim yılında görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Örneklemi ise; İstanbul'un farklı ilçelerinde görev yapan ve rassal olarak seçilen 374 öğretmen oluşturmaktadır. ?İstanbul ilinde resmi ilköğretim okullarında görev yapan öğretmenlerin disiplin yönetmeliklerine ve disiplin amirlerine bakış açıları ve disiplin suçları ve cezalarını algılama düzeyleri nedir?? hipotezi, çalışma örnekleminde bulunan öğretmen ve yöneticilere, araştırmacı tarafından geliştirilen 25 maddeli dörtlü likert tipi anketin uygulanması ile test edilmektedir. Elde elden veriler SPSS 11.5 programına girilerek çıktılara ulaşılmış ve bu çıktıların analizleri yapılarak resmi ilköğretim okullarında görev yapan personelin disiplin yönetmelikleri, disiplin suç ve cezalarına karşı bakış açılarının ve bunları algılama düzeylerinin öğretmenin cinsiyeti, yaşı, medeni hali, eğitim düzeyi, meslekteki kıdemi, bulundukları okuldaki kıdemleri, okullarının öğrenci sayıları, öğretmenin alanı ve görevi bağımlı değişkenlerine göre değişiklik gösterip göstermediği tespit edilmeye çalışılmış ve araştırma sonuçlarına göre karşılaştırmalar yapılmıştır.Anahtar Kelimeler: Suç, ceza, disiplin, disiplin cezası, öğretmen, yönetici.

DisiplinDisiplin cezasıDisiplin suçları+12
Alin Ersöz
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00

Related subjects