Efficient market theory

66 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Kripto para piyasalarında Türk Lirası işlemlere dair piyasa etkinliğinin ölçülmesi

Kripto para piyasaları merkezsiz oluşundan dolayı herhangi bir otoriteye dayanmamaktadır. Bu durum, düzenleme ve denetimden tamamen bağımsız olan bu piyasaların Fama'nın Etkin Piyasa Hipotezine göre etkin piyasa özelliğini gösterip göstermediği sorusunu gündeme getirmektedir. Literatürde dolar endeksli kripto para piyasalarının piyasa etkinliğinin analiz edilmesine yönelik birçok çalışma varken, bu çalışmada yerli bir kripto para borsası olan BTC Turk'te Türk Lirası bazında işlem gören Bitcoin, Ripple ve Litecoin için piyasa etkinliği analiz edilmiştir. Bu amaçla Bitcoin için 2017 ve diğer kripto paralar için 2018 yılından başlayan veriler incelenmiştir. Veriler Otokorelasyon, Genişletilmiş-Dickey Fuller, Phillips Perron ve Varyans Oran testlerine tabi tutularak incelenen kripto para piyasalarının etkin piyasa özelliği göstermediği saptanmıştır. Sonuçlar, ağırlıklı olarak yerli yatırımcılardan oluşan ve Türk Lirası işlem yapılan kripto para piyasalarının etkin olmadığını göstermektedir.

BitcoinBorsa işlemleriEtkin piyasa teorisi+6
İlhan Özgül
TOBB Economics and Technology University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessEN

Gayrimenkul piyasasının etkinliği: İstanbul konut piyasası örneği

Efficient market hypothesis means that the future price of securities are unpredictable with respect to the current available information. The gist of this research is to test market efficiency of real estate using the dynamics of efficient market hypothesis, as put forth by Eugene Fama (1970). In this light, the study is conducted to test the market efficiency of Istanbul real estate markets as to whether the market prices /returns of real estates are random. Thus, the study benefited from a large body of existing literature to adapt an empirical model known as the random walk model. To ascertain/test if the Istanbul residential real estate market prices are random, the study's statistical random walk model enveloped three prominent tests; autocorrelation test, run test and variance ratio test. The study employed a time-series data, thus warranting for unit root testing, on order to regulate stationarity. The study found the data unstable and went ahead for the first difference. The study followed the SIC/AIC to select the lag length for the model. As it is the case with studies investigating market efficiency, results, especially those of emerging markets are always mixed. The results cast doubts in Turkey's real estate market efficiency. The output rejects completely the null hypothesis of weak form market efficiency, suggesting that Istanbul Market is not efficient in its weak form. This shows that investors can make huge returns from real estate because they posses information of past prices that could be used to forecast future prices.

Efficient market theoryEfficiencyReal estates sector+3
Chrıstabell Fonyuy Sunjo
İstanbul Aydın University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Davranışsal finansın finansal piyasalar üzerine etkisi: BİST gıda sektörü üzerine bir uygulama

Bu çalışma Klasik İktisadı gölgede bırakacak günümüzde de oldukça gelişme gösteren davranışsal finansı açıklamaya çalışır. Yatırımcıların kararları üzerinde etkili olan davranışların piyasadaki önemi ve etkisi konusu ele alınmıştır. Anomali kavramı ile karar mekanizmalarının aldıkları kararlarda etkili olan nedenlerden bir kısmı açıklanmış ve son olarak BİST üzerinden alınan verilerle BİST GIDA (XGIDA) Sektörü üzerinde davranışsal finansın etkisi ve anomali kavramının piyasaya etkisi araştırılmıştır. Haftanın günleri anomalisi konusu analiz edilerek yorumlanmıştır.

AnomalilerBorsa İstanbulDavranışsal finans+4
Arzu Bilgin
Haliç University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Aşırı tepki hipotezinin farklı süreler açısından BIST'te test edilmesi

Davranışsal finans, insanın her zaman rasyonel olmadığını bunun sonucunda da aldığı kararların her zaman en doğru kararlar olmadığını varsayarak insanların ekonomik ve finansal kararlarını incelemektedir. Davranışsal finans disiplini altında incelenen aşırı tepki hipotezine göre bir dönem düşük getiri sağlayan hisse senetleri takip eden dönemde normalin üzerinde getiri sağlarken, bir dönem yüksek getiri sağlayan hisse senedi takip eden dönemde düşük getiri sağlamaktadır. Aşırı tepki hipotezine göre piyasalar zayıf formda etkin değildir. Bu çalışmanın amacı, davranışsal finansın önemli bir yaklaşımı olan aşırı tepki hipotezinin incelenmesi ve BİST'te var olup olmadığını tespit etmektir. BİST'te Ocak 2002 ve Aralık 2019 dönemi arası sürekli işlem gören hisse senetlerinin verileri incelenerek gerçekleştirilen çalışmada beş, üç, iki, bir yıl ve altı aylık dönemler için kazandıran ve kaybettiren portföyler oluşturularak getiri performansları incelenmiştir. Portföy oluşturma ve test dönemleri incelendikten sonra elde edilen sonuçlar aşırı tepki hipotezini destekler niteliktedir. BİST'te kazanan portföyü satıp, kaybeden portföyü alma stratejisi uygulanarak (zıtlık stratejisi) normalin üstünde getiri sağlamak mümkün görünmektedir.

Aşırı tepki verme hipoteziBorsa İstanbulDavranışsal finans+2
Hakan Karahan
Uşak University · Institute of Graduate Studies
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin piyasa hipotezi ve teknik analiz: BIST katılım 30 endeksindeki paylar üzerinde bir uygulama

Finansal piyasalarda etkinlik kavramı ve rasyonel yatırımcı davranışına ilişkin teoriler 18. yy dan beri tartışılan bir konudur. Bireylerin servet edinmeleriyle başlayan bu süreç bilim adamları tarafından çeşitli dönemlerde teoriler ortaya konulmasına sebep olmuştur. Bu teorilerin başında 1738 yılında Bernoulli'nin ortaya attığı Beklenen Fayda Teorisidir. Bu teori uzun bir dönem boyunca insanların yatırım yaparken veya bir risk karşısında alternatiflerden birini seçerken kendisine en fazla fayda sağlayacak seçeneği seçeceğini varsaymıştır. Dolayısıyla bireylerin risk karşısında mantıklı hareket ederek sürekli rasyonel davranacağı kabul edilmiştir. Bu teori zamanda birçok bilim adamı tarafından hem geliştirilmeye çalışılmış hem de eleştiriye maruz kalmıştır. Teorinin geliştirilmesine yönelik adımlardan bir tanesi de Eugene Fama tarafından 1970 yılında ortaya atılan Etkin Piyasa Hipotezidir. Fama bu çalışmasında finansal piyasalarda yatırımcıların karar verme davranışını etkileyen durumun halka açıklanan bilgilere bağlı olduğunu ifade etmiştir. Bununla birlikte söz konusu bilgileri eşit ve maliyetsiz bir şekilde elde eden yatırımcıların salt bir şekilde değerlendirerek karar rasyonel bir şekilde karar verdiklerini varsaymaktadır. Ayrıca daha önce açıklanmış bilgilerin tekrar değerlendirilerek gelecekle ilgili olasılık tahmininde bulunmanın mümkün olmadığını ileri sürülmüştür. Bu nedenle yatırımcıların piyasadan normalüstü getiri elde edilemeyeceği ve piyasaların etkin bir şekilde olduğunu ifade edilmiştir. Etkin Piyasa Modelinin keskin olan bu varsayımları karşısında 1979 yılında Kahneman ve Tversky nin Beklenti Teorisi: Risk Altında Karar Verme Analizi adlı çalışmalarında karşıt bir finansal anlayışı ve teoriyi ortaya koymuşlardır. Bu çalışmada bireylerin bir risk karşısında karar verirken heyecan, sevinç, üzüntü, veya geçmişte yaşanmış bir hayal kırıklığının kararına etki edebileceği ortaya konulmuştur. Bireylerin birer canlı olduğunu dolayısıyla zihinsel etkilerden, duygusal ve çevresel durumlardan etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu varsayılmaktadır. Üstelik yatırımcıların bu durumu bir kereye mahsus değil sistemli bir şekilde tekrar ettiği ortaya çıkmıştır. Dolayısıyla insanların geçmişte yaptıkları bu hareketlerin gelecekte de yapılabileceği olasılığı finansal piyasalarda bir olasılık tahmin etme ve analiz yapma durumunu ortaya çıkarmıştır. Bu noktada ise finans piyasalarının en önemli araçlarından biri olan hisse senedi yatırımlarına yönelik kullanılan analiz yöntemi de teknik analizdir. Bu çalışmada bu analiz yönteminin BIST 30 Katılım Endeksinde yer alan paylar üzerinde test edilmesi yoluyla etkinliği ve verimliliği ölçülmeye çalışılmıştır. Çalışmamızda teknik analize ait RSI-MACD ve EMA göstergeleri kullanılmıştır. Bu göstergelerin seçilmesinin temel sebebi de en çok kullanılan teknik analiz göstergeleri olmalarıdır. Sonuç olarak elde edilen bulgular teknik analize ait göstergeler kullanılarak bu göstergelerin ürettiği sinyaller sonucunda alım-satım kararının verilmesi halinde önemli kârlar elde edilebileceği tespit edilmiştir. Aynı zamanda kısa vade de teknik analize dayalı yatırım yapmanın avantajlı bir yol olduğu kanaatine varılmıştır

BorsaBorsa endeksiBorsa İstanbul+5
Yılmaz Adil İnal
Şırnak University · Institute of Graduate Studies
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Küresel ekonomik kriz ve Avrupa borç krizinin Türkiye hisse senedi piyasası üzerindeki etkileri: Olay çalışması yaklaşımı

Dünya, son yirmi yılda iki önemli ekonomik krizle karşılaşmıştır. Bunlardan biri küresel ekonomik kriz, diğeri ve daha güncel olanı ise Avrupa borç krizidir. Her iki ekonomik kriz de dünyadaki ülkeler üzerinde geniş bir dramatik etki yaratmıştır. Bu dramatik etki, hisse senedi piyasalarında yaşanan düşüş, iflaslar, işsizliğin artması, yaşam koşullarının zorlaşması ile örneklenebilir. Bu çalışmanın ana amacı birbirini takip eden iki ekonomik krizin Borsa İstanbul'u nasıl etkilediğini araştırmak ve kriz dönemlerinde piyasanın etkinliğini analiz etmektir. Bu amaçla, BIST'in küresel ekonomik kriz ve Avrupa borç krizi haberlerine olan duyarlılığı, olay çalışması yöntemiyle tahmin edilmiştir. Bu çalışmada yirmi yedi ekonomik, politik ve sosyal haber, olay olarak kullanılmıştır. Çalışmada kullanılan veriler 2000 - 2017 yılları arasındaki BIST100 (XU100), BIST Mali (XUMAL), BIST Sınai (XUSIN) ve BIST Hizmetler (XUHIZ) endekslerinin günlük kapanış fiyatlarıdır. Çalışma sonucunda her iki kriz döneminde de anlamlı negatif anormal ve kümülatif anormal getirilere rastlanmıştır, ancak bunlar küresel finansal kriz döneminde miktar olarak daha fazladır. Bu nedenle küresel ekonomik krizin Borsa İstanbul üzerinde Avrupa borç krizinden daha fazla negatif etkisi olduğu görülmüştür. Ayrıca, bu kriz dönemlerinde piyasadan anlamlı kümülatif anormal ve anormal getiriler elde edilmesi nedeniyle piyasanın etkin olmadığı sonucuna varılmıştır.

Anormal getiriAvrupaAvrupa Birliği+7
Dilek Köroğlu
Ege University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Google trend arama hacim endeksi ile BİST 30 firmalarının getirileri arasındaki ilişki

Alphabet firması bünyesinde yer alan Google, Google arama motoru ile farklı konularda genel aramalar yapmak, Google finans ile finansla ilgili bilgi almak ve Google Akademik ile akademik çalışmaları takip etmek gibi birçok hizmeti kullanıcılarına sunmaktadır. Bu da Google'ın arama verilerini sınıflandırmasında uzmanlaşmış bir firma olduğunu göstermektedir. Alphabet firması, Google Trends hizmeti ile 2004 yılından beri kullanıcılara Google arama terimlerinin sorgulama hacmini ve bu hacimlerdeki zaman içerisinde meydana gelen değişimleri paylaşmaktadır. Bu çalışmada yatırımcı ilgisini temsil eden Google arama sayılarının paylaşıldığı Google Trends aramaları ile BİST 30 şirketlerinin fiyatlarındaki değişim arasındaki ilişkiyi incelemek amaçlanmıştır. Diğer bir ifade ile Google arama hacimlerinin ile pay fiyatları arasında karşılıklı bir etki olup olmadığı tespit edilmeye çalışılacaktır. Şirketlerin getiri verileri Investing internet adresinden, Google Trends verileri ise Google Trends internet adresinden temin edilmiştir. Araştırılan veri seti 2016 ve 2021 arasındaki aylık verilerden oluşmaktadır. Bu çalışmada, getiri ile Google Trends aranma sayısı arasındaki ilişki Panel VAR testi ile incelenmiştir. Yatay kesit bağımlılığı olup olmadığı Pesaran CD Testi ile incelenmiş yatay kesit bağımlılığı olduğu sonucuna ulaşılınca CIPS Birim Kök testi yapılmıştır. Hangi nedensellik testinin uygulanacağına karar vermek için homojenlik testi yapılmış ve değişkenlerin homojen olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yapılan nedensellik analizi sonucunda Google Trends arama hacim endeksi ile firma getirileri arasında çift yönlü ilişki olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Borsa İstanbulDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+5
Çilem Yıldırım
Niğde Ömer Halisdemir Üniversity · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessEN

Evaluation of stock market reaction to the inclusion of firms 2016 ise sustainability index

This thesis examines the stock market reaction to the inclusion of firms in 2016 Istanbul Stock Exchange Sustainability Index (ISESI). For that purpose, two types of econometric analysis applied. First analysis is event study methodology. Daily stock returns used for the event study analysis which was started at 4 November 2014 to 29 April 2016. Event date is announcement date at the same time 4 November 2015. As an event window (+2, -2) and (+5, -5) windows chosen. Cumulative Abnormal Returns in this event windows except (+2, -2) event window two firms are not significant. Second analysis is Ordinary Least Square (OLS). We use dummy variable to measure effect of inclusion sustainability index. As a result of the regression, we obtain two kinds of equations. These are full model and reduced model. We use omitted variable bias method to obtain reduced equation. The results of OLS indicates that stock returns are affected by oil prices, interest rates, exchange rate and money supply. Also, results point out that one day deferred stock price is effective in the stock price changes. In relation to the transition to the sustainability index, the results which are obtained from OLS in this study point out that being included in the sustainability index does not make much sense in the stock prices. Keywords: ISESI, Sustainability, Sustainability Index, Event study, OLS, Efficient Market

İstanbul Stock ExchangeLeast squares methodIndex+5
Belma Arslan
Ankara Yıldırım Beyazıt University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
Master'sOpen AccessTR

Borsa İstanbul'da zayıf formda piyasa etkinliğinin test edilmesi: Sektörel çerçevede bir analiz

Farklı piyasalardaki yatırımlarla ortalama kârın üzerine çıkabilmenin yolu, meydana gelen herhangi bir anomaliden faydalanmaktır. Ancak, piyasa etkili bir şekilde işlerken yatırımcıların ortalamanın üzerinde kâr elde etmesi mümkün olmayacaktır. Piyasanın etkin bir şekilde işlemesi ise meydana gelen yeni bilginin anında fiyatlara yansıması ile mümkün olacaktır. Bu yüzden bilgi olgusu finans piyasalarının etkinlik seviyesini belirlemede önemli bir kriterdir. Bilgi temelli piyasalarda, etkinlik seviyesi meydana gelen bilginin çeşitlerine ve fiyatlara yansıma derecesine göre zayıf formda, yarı-güçlü formda ve güçlü formda olmak üzere üç şekilde incelenmektedir. Bu çalışma ile, Borsa İstanbul'da yer alan seçilmiş endekslerin aylık kapanış verileri kullanılarak Borsa İstanbul'un zayıf formda etkin olup olmadığının incelenmesi amaçlanmaktadır. Bunun için geleneksel birim kök testlerinden genişletilmiş Dickey-Fuller (ADF) ile Phillips-Perron (PP) ve yapısal kırılmalı birim kök testlerinden Lee-Strazicich (LS) birim kök testi kullanılmıştır. Geleneksel birim kök testleri serilerde yapısal kırılmaların olduğu durumlarda birim kökün varlığı hakkında sapmalı sonuçlar verebilmektedir. Bu yüzden bu tür hataları ortadan kaldırmak için iki yapısal kırılmaya izin veren LS birim kök testi kullanılmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök testine ait bulgulardan XFINK endeksinin tüm anlamlılık düzeylerinde birim kök içermediği, XILTM endeksinin ise sadece %10 anlamlılık düzeyinde birim kök içermediği anlaşılmaktadır. Kalan diğer endekslerin ise tüm anlamlılık düzeylerinde birim köke sahip oldukları görülmüştür. Bulgular neticesinde, test sonuçları incelenen dönemde Borsa İstanbul'un zayıf formda etkin piyasa olduğunu göstermektedir. Başka bir ifade ile piyasada hisse senedi fiyatları geçmiş tüm fiyat bilgisini içermektedir ve hiçbir yatırımcı bu bilgileri kullanarak fazla bir kazanç sağlayamayacaktır. Anahtar kelimeler: Borsa İstanbul, Etkin Piyasalar Hipotezi, Zayıf Form Piyasa Etkinliği, Birim Kök Testi

Birim kök testleriBorsa İstanbulEtkin piyasa teorisi+3
Ferhat Karademir
Osmaniye Korkut Ata University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2020
00
DoctorateOpen AccessTR

Finansal piyasalarda etkinlik ve etkinliğin zayıf formda test edilmesi

11 DOKTORA TEZ OZU FİNANSAL PİYASALARDA ETKİNLİK VE ETKİNLİĞİN ZAYIF FORMDA TEST EDİLMESİ Nilgün ÇAĞLARIRMAK USLU îktisat Anabilim Dalı Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kasım 2002 Danışman: Prof. Dr. İlyas Şıklar Bu çalışmada finansal ve ekonomik anlamda "etkinlik" kavramı üzerinde durulmuştur. Özellikle finansal piyasaların işlerliklerini tam olarak yerine getirebilmeleri için "bilgisel etkinliğin" önemi vurgulanmıştır. Piyasalarda etkinsizliğe yol açan nedenler incelenmiştir. Bu nedenler arasında asimetrik bilgi, kötü ahlak, kötü seçim, gürültücü ticaret yapanlar, fiyat balonları, volatilite, belirsizlik, teknoloji, sosyal dinamikler ve kamu otoritelerinin düzenlemeleri sayılabilir. Çalışmada Portföy Teorisi, Sermaye Varlıkları Fiyatlama Modeli(CAPM), Arbitraj Fiyatlama Modeli(APT) ve Etkin Piyasa Hipotezi (EMH) incelenmiştir. Etkin Piyasa Hipotezi'nin Zayıf Formda Piyasa Etkinliğini ifade eden biçimi İMKB'de yer alan 5 endeks üzerinde test edilmiştir. Bu endeksler, İMKB100, İMKB Sınai, İMKB Mali, İMKB Hizmet ve İMKB Tüm endeksleridir. Yapılan uygulama sonucunda İMKB'nin "Zayıf Formda Etkin" olmadığı sonucuna varılmıştır. Uygulanan eşbütünleşme testi sonucunda uzun dönemde endeksler arasında eşbütünleşme olmadığı ve İMKB 100 endeksi üzerinde doğrusal olmayan bir tahmin modeliyle yapılan uygulamada İMKB 100 için "Aşın Tepki Verme Hipotezi'nin" geçerli olduğu sonucuna ulaşılmıştır.

Bilgi ekonomisiBorsa endeksiEtkin piyasa teorisi+7
Nilgün Çağlarırmak Uslu
Anadolu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2002
00
DoctorateOpen AccessTR

Piyasa etkinliğinin dinamikleri: Kripto paralar üzerine ampirik bir çalışma

Etkin Piyasa Hipotezi (EPH) literatürde araştırmacılar tarafından birçok çalışma ile incelenmiştir. Ancak araştırmacılar arasında piyasaların etkin olup olmadığı konusunda bir fikir birliği bulunmamaktadır. Son yıllarda piyasaların etkinliği konusunda EPH'ye alternatif piyasa hipotezleri sunulmuştur. EPH'ye alternatif bir piyasa hipotezi olan Adaptif Piyasa Hipotezi (APH), piyasa etkinliğinin farklı piyasa koşullarına bağlı olarak etkinlik ile etkinsizlik arasında geçiş yaptığını öne sürmektedir. Başka bir ifadeyle APH, finansal piyasaların dinamik bir yapıya sahip olduğunu öne sürmektedir. Bu çalışmada, EPH'ye alternatif bir hipotez olan APH, 2017'den 2021'e kadar olan dönemde kripto para piyasasında test edilmiştir. Kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişen özelliğini (dinamik yapısı) araştırmak için Bitcoin, Ethereum, Litecoin, Ripple, Cardano kripto para birimleri kullanılmıştır. Escanciano ve Lobato (2009) tarafından geliştirilen Otomatik Portmanteau ve Kim (2009) tarafından geliştirilen Doğal Bootstrap Otomatik Varyans Rasyo testleri kullanılarak kripto para birimi getirilerinin öngörülebilirlik derecesi ölçülmüştür. Ayrıca, kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişen özelliğini yakalamak için kripto para birimlerinin günlük getirileri 500 günlük hareketli pencere yaklaşımı kullanılarak analize tabi tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre, kripto para piyasası etkinliğinin zaman içinde değişim gösterdiği ve bu durumun APH ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.

Adaptif piyasa hipoteziEtkin piyasa teorisiKripto para birimi+1
Yunus Karaömer
Hatay Mustafa Kemal University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Terör saldırılarının finansal piyasalara etkisi: Borsa İstanbul 100 endeksi üzerine bir uygulama

Yatırımcıların finansal piyasalarda rasyonel hareket ettikleri görüşüne dayanan ve Eugene Fama tarafından ortaya atılan Etkin Piyasalar Hipotezine göre, piyasa da oluşan bilgiler anında fiyatlara yansımaktadır. Bilgilerin fiyatlara anında yansıması yatırımcıların bu piyasalardan beklenenin üzerinde bir getiri elde etme imkânları ortadan kaldırmaktadır. Bundan dolayı da teknik ve temel analiz yoluyla fiyatların önceden tahmin edilme olanağının bulunmadığı iddia edilmektedir. Fakat bahsedilen bu durum her zaman mümkün olmamaktadır. Yatırımcıların her zaman rasyonel davranmadıklarını ve bazen benzer durumlara benzer tepkiler verdikleri yapılan çalışmalarla ortaya konulmuştur. Davranışsal Finansında temellerini oluşturan bu olgu, yatırımcılar sosyolojik, psikolojik ve çevresel birçok etkenden etkilenme eğilimi gösterebilmektedir. Özellikle son yıllarda artış gösteren ve toplumların sosyolojik, psikolojik, yönetimsel yapılarını zedelemekten çıkıp ekonomik olarak da zarar vermeye başlayan terör olaylarının varlığı çalışmamızın temel çıkış noktasını oluşturmaktadır. Ülkemiz açısından da önemli sorunları beraberinde getiren terör olaylarının varlığı ve etkileri uzun yıllardır tartışılan bir konudur. Bu perspektifte, çalışmanın amacı 20.09.2011-17.02.2017 tarihleri arasında Türkiye'de meydana gelen 94 terör saldırısının Borsa İstanbul 100 Endeksi üzerindeki olası etkisinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu kapsamda, Olay Çalışması (Event Study) metodolojisi uygulanırken piyasanın vermiş olduğu tepkiyi daha net gözlemleyebilmek amacıyla terör saldırılarının etkisi tatil günlerinde ya da hafta içi günlerde gerçekleşmesi şeklinde iki alt kategoride irdelenmiştir. Yapılan analiz sonucunda; terör olayları neticesinde genel anlamında piyasada net olarak negatif ya da pozitif bir trendin varlığından söz etmek kullanılan veri seti ve yöntem bağlamında mümkün olmadığı görülmüştür. Diğer taraftan, istatistiksel olarak anlamlı sonuçların varlığı, ele alınan konu çerçevesinde BİST 100 Endeksinin yarı güçlü formda etkin olmadığını göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Terör Saldırıları, BİST 100 Endeksi, Etkin Piyasalar Hipotezi, Davranışsal Finans, Event Study.

BorsaBorsa endeksiDavranışsal finans+5
Dilek Duman
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Ocak ayı etkisinin BRİCS ülkeleri ve Türkiye'de GARCH (P,Q) modeli ile test edilmesi

Çalışmada, 1996-2016 yılları arasında Türkiye ile BRICS ülkeleri borsalarının aylık dönemlerde kapanış verileri kullanılarak elde edilen getirilerde Ocak Ayı etkisi GARCH modeli ile incelenmiştir. Araştırma neticesinde ülkelerin genelinde aylık bazda pozitif getiriler daha fazla olmak üzere en çok negatif getirinin olduğu ülke borsasının BİST olduğu gözlemlenmiştir. Yapılan varyans dağılım analizi neticesinde de söz konusu getirilerin farklılıklaşması BİST'te diğer ülkelere nazaran daha fazladır. Bununla birlikte en yüksek getirinin sağlandığı ülke de Mart ayı getirisi olarak BİST olduğu gözlemlenmiştir. Çalışmanın konusu çerçevesinde BRICS ülkeleri ile BIST'te ocak ayı etkisinin varlığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. GARCH modeli çerçevesinde ülkeler arasında uzun dönemli ilişki olsa da bu durum etkin piyasa hipotezini ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmemektedir. Anahtar Kelimeler: BRICS, BİST, Etkin Pazar Hipotezi, GARCH, Ocak Ayı Etkisi.

AyAylıklarBRICS+6
Benay Bulut
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi: BİST 100 endeksinde bir uygulama

Bu çalışmada, 2014-2019 yıllarında BİST 100 endeksinde işlem gören kamu ve özel bankaların karlılık duyurularının piyasa üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Çalışmanın birinci bölümünde bankacılıkla ilgili temel bilgilere değinilmiş, ikinci bölümde ise etkin piyasalar hipotezi hakkında bilgiler verilmiştir. Çalışmanın üçüncü bölümünde ise karlılık duyurularının hisse senetleri üzerine etkisi olay çalışması yöntemi ile incelenmiştir. Çalışma boyunca konuyla ilgili önceden yapılan teorik ve ampirik çalışmalardan yararlanılmıştır.

Bankacılık sektörüBankalarBorsa İstanbul+4
Engin Çelik
Hitit University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2021
00
DoctorateOpen AccessTR

Kurumsal yönetim kapasitesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine etkisi

Etkin Piyasalar Hipotezi, sürü davranışı ve kurumsal yönetim çerçevesinde çalışmanın temel amacı, farklı bakış açısıyla kurumsal yönetim derecelendirmesinin hisse fiyatı ve sürü davranışı üzerine olası etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç dahilinde ise araştırma çerçevesinde üç alt amaç belirlenmiştir. İlk alt amaç, Kurumsal Yönetim Endeksi'nde yer alan şirketlerin yıllar itibarıyla almış oldukları kurumsal yönetim derecelendirme puanının sabit (değişmeyen), yukarı (artan) ve aşağı (azalan) yönlü hareketlerinin hisse fiyatı üzerindeki olası etkisini Olay Çalışması ile ortaya koymaktır. Araştırmanın ikinci alt amacı; Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde ve Borsa İstanbul'da öne çıkan 16 endekste olası sürü davranışı varlığını tespit ederek, tahmin edilebilir piyasa hareketlerinin yaygınlaşıp yaygınlaşmadığını belirlemektir. Son olarak üçüncü alt amaç ise; sürü davranışı perspektifinde ve belirlenen kriter dahilinde kurumsal yönetim puanı yüksek veya düşük olarak kategorize edilen şirketlerde olası sürü davranışı varlığını tespit etmektir. Bu kapsamda araştırmada öncelikle sürü davranışı ölçme yöntemlerinden Christie ve Huang (1995) Modeli sonrasında Chang, Cheng ve Khorana (2000) Modeli kullanılmıştır. Olay Çalışması yöntemi kullanılarak kurumsal yönetim derecelendirme puanındaki farklılaşmanın hisse fiyatına etkisini ortaya koyan analiz sonuçlarına göre, kurumsal yönetim puanı yıllar itibarıyla sabit/yukarı/aşağı paylardan oluşan piyasanın, katılımcılara ortalama üzerinde getiri elde etme fırsatı sunduğu tespit edilmiştir. Sürü davranışı perspektifinde, Kurumsal Yönetim Endeksi özelinde Borsa İstanbul'da öne çıkan diğer 16 endekste Christie ve Huang (CH) (1995) Modeli sonuçlarına göre herhangi bir sürü davranışı varlığına rastlanmazken, Chang, Cheng ve Khorana (CCK) (2000) Modeli sonuçları neticesinde ise bazı endekslerde sürü davranışı görülmüştür. Ayrıca sürü davranışı kapsamında Kurumsal Yönetim Endeksi'ne dahil olan ve belirlenen kriter çerçevesinde kurumsal yönetim puanı yüksek/düşük olarak gruplandırılan şirketlerde hem CH Modeli hem de CCK Modeli'ne göre sürü oluşumu lehine herhangi bir kanıt bulunamamıştır.

Etkin piyasa teorisiFiyat hareketiHisse senedi değeri+5
Esra Özkahveci
Hitit University · Lisansüstü Eğitim Enstitüsü
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Rusya-Ukrayna savaşının ulaştırma sektörüne finansal etkilerinin olay çalışması yönetimi ile analizi – BIST örneği

Tarihteki savaşlar incelendiğinde ekonomik ve finansal etkilerinin yanında üretim, lojistik ve tedarik zinciri gibi sektörlerde de sorunlara yol açtığı bilinmektedir. Savaşların etkileri sadece taraf ülkelerle sınırlı kalmayıp, zamanla diğer bölgelerde yayılarak küresel krizlere neden olmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşının yarattığı etkiler birçok ülke gibi Türkiye'yi de etkilemiştir. Rusya ve Ukrayna'nın güçlü oldukları enerji ve tarım sektörü, savaştan etkilenerek, tedarik zincirinde ve lojistik sektörlerinde akasmalara neden oldu. Avrupa enerji tedariğinde yeni önlemler alarak tasarruf politikaları izlemek zorunda kaldı. Avrupa Birliği ülkeleri, Ukrayna'dan ithalat ettikleri başta ayçiçek ve buğday ürünlerinde yeni tedarikçiler aramak zorunda kaldı. Savaş yüzünden Karadeniz'in gemi trafiğine kapatılması İstanbul ve Çanakkale Boğazlarındaki gemi trafiğini düşürürken, başta Gürcistan, Bulgaristan ve Yunanistan Türk sınır kapılarında ticari araç geçişlerinde yoğunluklar meydan gelmiştir. Savaşın, Türkiye'deki tedarik zinciri, lojistik ve ulaştırma sektörlerine negatif etkiler oluşturduğu görüldü. Bu çalışmada Rusya-Ukrayna savaşının BİST Ulaştırma Endeksinde bulunan şirketler üzerindeki olası etkileri olay çalışması yöntemiyle analiz edilmiştir. BİST Ulaştırma endeksinin seçilme amacı lojistik ve tedarik zincirini ilgilendiren en yakın endeks olmasıdır. 24 Şubat 2022 tarihi Rusya'nın Ukrayna işgali olay günü olarak seçilmiştir. Olay çalışması yönteminde tarihsel ortalama modeli kullanılmıştır. Bu model ile ortalama anormal getiriler (AAR) ve kümülatif ortalama anormal getiriler (CAAR) verilerine ulaşılarak veriler analiz edilmiştir. Analizler, savaşın başlangıcını temsil eden olay günü ve yakın çevresinde, endekste yer alan şirketlerin istatistiksel olarak anlamlı negatif anormal getiriler (AAR) ürettiğini ortaya koymuştur. Kümülatif etkinin incelendiği 14 farklı olay penceresinin 12'sinde de bu negatif etkinin (CAAR) anlamlılığını koruduğu saptanmıştır. Ancak, etkinin büyüklüğünün olay gününden uzaklaştıkça zayıfladığı gözlemlenmiştir. Bu bulgular ışığında, Rusya-Ukrayna savaşının başlangıcının BIST Ulaştırma Endeksi şirketleri üzerinde ani ve güçlü bir negatif şok yarattığı, fakat bu etkinin kalıcı olmadığını ve istatiksel olarak etkisinin azaldığı anlaşılmıştır.

Etkin piyasa teorisiFinansLojistik+2
Ebubekir Uysal
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessEN

A cross-market comparison of the month of the year anomaly for bitcoin

According to the Efficient Markets Theory, asset prices reflect all information regarding the assets, and there should be no consistent patterns in returns based on calendar time or any other market differences. We examine if there are calendar time market anomalies in the crypto currency markets, and whether these anomalies, if any exists, vary across different markets based on the location. Specifically, we focus on Bitcoin, the largest crypto currency market, and search for the evidence regarding the month of the year effect anomaly in the Bitcoin markets during the period of 2015-2018. To see if market characteristics change based on the location, we compare the presence and the characteristics of the month of the year anomaly among three different Bitcoin exchanges: Bitfinex, Bitstamp and Okcoin. We find a strong month of the year effect anomaly in the Bitcoin markets during the period of our study. Although the general results are similar, we find some differences with respect to the month of the year effect anomaly among the three Bitcoin exchanges considered.

PensionsBitcoinEfficient market theory+6
Hayati Şahin
Yeditepe University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Finansal tüketicilerden faiz dışında alınacak ücret, komisyon ve masraflara ilişkin yönetmelik taslağının Borsa İstanbul'da işlem gören banka hisse senedi getirilerine etkisi

Türk bankacılık sektöründe, bankalar tarafından sunulan ürün ve hizmetler karşılığında finansal tüketicilerden alınan ücret, komisyon ve masraflar gerek kamuoyu, gerek medya, gerekse de tüketici hakem heyetleri vb. gibi pek çok platformda gündeme gelmiş, yoğun tartışmalara ve müşteri şikayetlerine konu olmuştur. Kamuoyunu uzun süre meşgul eden bu konu, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 21 Ağustos 2014 tarihinde yayımlanan bir yönetmelik taslağıyla yeni bir boyut kazanmıştır. Yukarıda sözü edilen yönetmelik taslağının kamuoyuna duyurulmasının, Borsa İstanbul'da işlem gören bankaların hisse senedi getirileri üzerindeki kısa vadeli etkilerinin incelenmesi ve Borsa İstanbul Pay Piyasası için yarı-güçlü formda piyasa etkinliği hipotezinin geçerli olup olmadığı, çalışmanın konusunu oluşturmaktadır. Bu çerçevede, olay çalışması metodolojisinin kullanıldığı çalışmada, 11 bankadan oluşan bir örneklem setinden yararlanılmıştır. Elde edilen sonuçlar, yönetmelik taslağı duyurusunun olay tarihinde ve sonrasındaki günlerde hisse senedi getirileri üzerinde istatistiksel olarak anlamlı anormal bir tepki yaratmadığını, olay tarihi öncesindeki belirli günlerde ve dönemlerde istatistiksel anlamlılığa sahip anormal getirilerin elde edilebildiğini, olayın piyasa oyuncuları tarafından önceden tahmin edildiğini, öngörüldüğünü ve Borsa İstanbul Pay Piyasası'nın yarı-güçlü formda etkin olduğunu, göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Anormal Getiri, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Etkin Piyasalar Hipotezi, Olay Çalışması, Yarı-Güçlü Formda Piyasa Etkinliği.

Banka hisseleriBankacılık Düzenleme ve Denetleme KurumuBankacılık işlemleri+6
Ramazan Baş
Kütahya Dumlupınar University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2016
00
Master'sOpen AccessEN

The effects of news arrival on stock return and volatility

The purpose of this study is to examine the effects of news announced on the Public Disclosure Platform (PDP) by Bist-30 companies on stock returns and volatility during the period of January 2022 to June 2022. There was a total of 1,673 news effects observed, based on the examination of the texts related to company news in six categories. Subsequently, the effects of the announcements related to corporate governance, financial announcements, and general information announcements about the companies, which has the highest amount of news among these categories, were examined separately. In addition to company-specific news, the Consumer Price Index (CPI), Foreign Trade Balance (FTB), and Gross Domestic Product (GDP) of eight countries published in the Matrix database are taken into account as macroeconomic data. The effect of the total of 227 macroeconomic news on the returns and volatilities of the companies in the Bist-30 were examined. The return of Bist-30 companies was calculated by taking the share prices of the companies at 5-minute intervals. GARCH (1,1) model was used to analyze the data. The analyses indicate that company-specific and macroeconomic news has a significant and positive impact on stock returns. The impact of company-specific news on returns is greater than the impact of macroeconomic news. Corporate governance announcements have the greatest effect on stock returns, relative to other categories of company-specific news. When examining the effect on volatility, the impact of incoming news on volatility is weak, but the existing effect is positive. According to the Efficient Markets Hypothesis (EMH), the existence of statistically significant positive returns indicates that Borsa İstanbul is not semi-strongly efficient.

İstanbul Stock ExchangeEfficient market theoryPrice movement+4
Feyza Demir
Çankaya University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Momentum yatırım stratejisinin karlılığının İMKB'de test edilmesi

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca pazarın etkin olup olmadığının test edilmesi önemli çalışmalara konu olmuştur. Etkin Piyasalar hipotezine göre yatırımcılar herhangi bir bilgiyi kullanarak normalden daha fazla getiri elde edemezler. Etkin piyasalar hipotezinin tersine davranışsal finans yaklaşımı psikolojik nedenlerle yatırımcıların her zaman rasyonel olamayacaklarını ve bu sebeple piyasalarda eksik ya da aşırı reaksiyonun gözlenebileceğini savunmaktadır. Düşük reaksiyon ve aşırı reaksiyon bulguları, Etkin Piyasalar Hipotezi ile çelişir niteliktedir. Yatırımcılar çeşitli pazarlarda, ilave risk almadan, aşırı ve düşük reaksiyonun avantajını kullanarak önemli kazançlar elde edebilmektedirler. Momentum yatırım stratejisi düşük reaksiyon hipotezine dayanmakta ve geçmişte daha fazla kazanan hisse senetlerinin izleyen üç ay ile on iki aylık dönemde de daha fazla kazanma olgusu, 'momentum' olarak adlandırılmaktadır.Çalışmada, İMKB'de momentum stratejisinin karlı olup olmadığı araştırılmıştır. Çalışmanın örneklemi, İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'ndaki (İMKB), Ulusal Pazar'da Temmuz 2000 ve Haziran 2010 arasındaki dönemdeki hisse senetlerinden oluşmaktadır. Çalışmada, Jegadeesh ve Titman (1993) ile aynı yöntem (J month/K month) kullanılmıştır. K; elde tutma dönemini, J ise portföy oluşturma dönemini ifade etmektedir. Çalışmada; 3, 6, 9, 12 elde tutma ve test dönemleri kullanılmıştır. Ayrıca momentum yatırım stratejisinin performansı t testi, Jensen Yöntemi ve Fama-French Üç Faktör Modeli ile ölçülmüştür.Analiz sonuçları; 3, 6, 9 aylık portföy oluşturma dönemlerinde momentum yatırım stratejisinin karlı olmadığını; fakat 12 aylık portföy oluşturma döneminde momentum yatırım stratejisinin karlı olduğunu göstermiştir. Dolayısıyla, yatırımcılar İMKB'de, 12 aylık yatırım dönemlerinde geçmişte kazandıran hisse senetlerinden oluşan portföyü satın almaları ve geçmişte kaybeden hisse senetlerini satmaları sonucunda önemli düzeyde kar elde edebileceklerdir.

BorsaDavranışsal finansEtkin piyasa teorisi+5
Halime İnan
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Genel müdür değişikliği duyurularının pay getirileri üzerindeki etkisinin ölçülmesi: BİST şirketleri örneği

Şirketin hisse senedi getirilerini etkileyen şirket içi ve dışı olmak üzere birçok faktör bulunmaktadır. Yatırımcılar, doğru yatırım karar vermek için hisse senedi fiyatlarını etkileyen tüm faktörleri, haberleri, duyuruları değerlendirmektedir. Bu faktörlerden biri olan firmaya özgü değişkenlerin bilimsel düzeyde araştırılması yoğun biçimde yapılmaktadır. Şirketin genel müdürü, ilgili şirketin performansı ve başarısı üzerine derinden etkili olduğu için hisse senedi yatırımcılarının da ilgi odağı olmuştur. Bu çalışmanın amacı, hisse senetleri Borsa İstanbul'da (BİST) işlem gören şirketlerin genel müdürlerin işten ayrılma duyurularının ilgili şirketin hisse senedi getirilerini etkileyip etkileyemediğini incelemektir. Çalışmada, yöntem olarak olay çalışması (event study) yöntemi kullanılmıştır. Olay çalışması yöntemi, şirket ile ilgili bir olayın şirketin hisse senedi üzerindeki etkisini değerlendirmek üzere uygulanan istatistiksel bir yöntemdir. Diğer bir ifade ile, bir olayın olduğu tarihten önceki ve sonraki günlerde anormal getiri (abnormal returns-AR) elde edip etmediğini araştırmaktadır. Bu çalışmada BİST'de işlem gören 80 adet şirketin 2011-2016 yıllar arasında yapılan 107 adet genel müdür değişim duyurusu incelenmiştir. Her bir şirketin genel müdür değişim duyurusu yaptığı tarih, olay günü olarak belirlenmiş ve olay gününden beş gün öncesi ve beş gün sonrası için anormal getiriler hesaplanmıştır. Analizlerden elde edilen bulgular, genel müdür değişim duyurularının hisse senedi getirilerini etkilediğini göstermiştir. Ve Borsa İstanbul'un yarı güçlü formda etkin olmadığını kanıtlamaktadır. Anahtar Kelimeler: Genel müdür değişikliği, olay çalışması, etkin piyasa hipotezi

Borsa İstanbulDeğişimDeğişim süreci+6
Sarangoo Ulzııbat
Çukurova University · Sosyal Bilimler Enstitüsü
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Finans biliminde temel teoriler ve geçerliliklerinin testi üzerine denemeler: Borsa İstanbul örneği

Değişen piyasa koşulları ve yatırımcı psikolojisi gibi birçok unsur, finans teorilerinin genel varsayımlarından sapmalara yol açmakta ve bu teorilerin pratikteki karşılığı sorgulanmaktadır. Klasik finans teorilerinin piyasa davranışını ne derece açıkladığını tespit etmek; yatırımcılar, yöneticiler ve finans araştırmacıları için oldukça önemlidir. Bu çalışmanın amacı, finans biliminin dayandığı bazı teori, hipotez ve ilkelerin geçerliliklerini güncel veriler ile Borsa İstanbul'da test etmektedir. Bu amaç doğrultusunda çalışma, çeşitli piyasa ve analiz yöntemleri kullanılarak tasarlanmıştır. Bir finansal yatırım kararı verilirken risk unsuru göz ardı edilmemesi gerekir. Bu bağlamda vadeli piyasalar, spot piyasalarda ortaya çıkan risklere karşı koruma sağlama özelliğinden dolayı sıklıkla kullanılmaktadır. Aynı zamanda bu iki piyasa arasındaki etkileşim yapısının araştırılması, hem teorik beklentileri değerlendirmede hem de yatırım kararları noktasında kullanılmaktadır. Bu kapsamda çalışmada spot ve vadeli piyasalar arasındaki eşbütünleşme ve nedensellik (öncül-ardıl) ilişkileri araştırılarak İşlem Maliyeti Hipotezi, Kaldıraç Hipotezi, Taşıma Maliyeti Hipotezi, Etkin Piyasa Hipotezi ve Çeşitlendirme İlkesi'nin değerlendirilmesi yapılmıştır. Aynı zamanda finansta birçok teori ve model için bir altyapı ilkesi olan risk-getiri rasyonelliği spot ve vadeli piyasa üzerinden sınanmıştır. Son olarak ise, yurt içi ve yurt dışı çeşitli piyasalar arasında Dinamik Koşullu Korelasyonlu Çok Değişkenli Stokastik Volatilite Modeli (DCC-MSV) kullanılarak volatilite yayılmaları hesaplanmış ve Uluslararası Portföy Teorisi'nin avantajları bu bağlamda araştırılmıştır. Çalışmadan elde edilen temel sonuç; BİST 30 Endeksi'nin davranışının araştırma kapsamına alınan finansın klasik teori ve ilkeleri ile desteklenmediği yönündedir. Ayrıca endeksin diğer piyasalarla genellikle birlikte hareket ettiği, aralarında yüksek derecede dinamik koşullu korelasyon değerine sahip olduğu, döviz kurları ve çeşitli uluslararası hisse senedi piyasaları ile volatilite yayılımları gösterdiği ve bunun sonucunda ise her geçen gün çeşitlendirme fırsatlarının azalabileceği tespit edilmiştir.

Borsa İstanbulDavranışsal finansDeneysel finans+6
Salih Mutlu
Manisa Celal Bayar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

15 temmuz darbe girişimi sonrası Borsa İstanbul'un etkinliğinin incelenmesi

Bu çalışmanın amacı Türkiye'de yaşanan 15 Temmuz darbe girişiminin Borsa İstanbul (BIST) üzerine etkilerini incelemektir. Bilindiği üzere 15 Temmuz 20016 Cuma günü Türk askeri kuvvetleri içerisinde yer alan bir grup tarafından darbe girişiminde bulunulmuştur. Bu girişim halkın karşı çıkması sayesinde aynı hafta sonunda bastırılmıştır. Ardından gelen dönemde Türkiye'de bir takım önemli olaylar yaşanmıştır. Darbe girişiminin Türk ekonomisi üzerinde de etkileri görülmüştür. Bu olaya ilaveten ekonomi ve yatırım çevrelerindeki gelişmeler sonucunda Fitch ve Moody's Türkiye'nin kredi notunu düşürmüştür. Yaşanan gelişmeler BIST üzerinde de olumsuz etki yaratmıştır. 15 Temmuz sonrasındaki ilk açılış gününde BIST'teki hisselerde önemli düşüşler yaşanmıştır. Bu çalışmada 15 Temmuz darbe girişiminin BIST üzerindeki etkisi ampirik olarak incelenmiştir. Bu doğrultuda BIST'te 15 Temmuz öncesi ve sonrasında bir yapısal kırılma yaşanıp yaşanmadığı araştırılmıştır. Ayrıca 15 Temmuz öncesi ve sonrası için Fama'nın etkin market hipotezinin geçerliliğinde bir değişiklik olup olmadığı da incelenmiştir. Bu amaçla Şubat 1986 - Kasım 2018 dönemi için BIST 100 Endeksi verilerindeki potansiyel yapısal kırılmalar, yapısal kırılmalı birim kök testleri ile belirlenerek 15 Temmuz 2016'da bir kırılma olup olmadığı test edilmiştir. Buna ilaveten etkin market hipotezinin geçerliliği, yapısal kırılma olmaması durumunda Genişletilmiş Dickey-Fuller, yapısal kırılma olması durumunda Perron (1989), Zivot and Andrews (1992), Perron (1997), Lumsdaine and Papell (1997), Lee and Strazicich (2003) birim kök testleri ile test edilmiştir. Böylece etkin market hipotezinin geçerliliği ve borsa etkinliğinin 15 Temmuz'da değişip değişmediği ortaya konmuştur. Elde edilen sonuçlara göre BIST 100 Endeksinin incelenen dönemde zayıf etkin olmadığı sonucuna varılmıştır. Yapısal kırılmalı birim kök testi sonuçlarına göre 15 Temmuz 2016 tarihinde BIST 100 endeksinde herhangi bir anlamlı kırılma tespit edilemediğinden 15 Temmuz darbe girişiminin etkin market hipotezi üzerinde bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Borsa İstanbul, etkin market hipotezi, 15 Temmuz darbe girişimi, yapısal kırılma.

15 Temmuz 2016 müdahalesiAskeri müdahaleBorsa İstanbul+4
Yeşim Termanoğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Etkin piyasa hipotezi: Türk bankacılık sektörü üzerine bir uygulama

Etkin piyasa hipotezi; fiyatların rassal oluştuğunu dolayısıyla ilgili hisse senetlerinin bugünkü fiyatlarına bakılarak gelecekte olması beklenen fiyatının tahmin edilemeyeceğini ifade eden bir hipotezdir. Yatırımcılar açısından bir piyasanın etkin olup olmadığı önemli bir konudur. Nitekim bir piyasa etkinse yatırımcılar ortalamanın üzerinde bir getiri elde edememektedir. Çalışma Türk bankacılık sektörünün zayıf formda etkinliğini test etmeye yöneliktir. Bu bağlamda BIST banka endeksi dahil olmak üzere toplam 12 bankanın aylık kapanış fiyatları analiz edilip zayıf formda etkin olup olmadığı test edilmiştir. Bu bankalar; BIST Bankalar Endeksi, Akbank, Albaraka, QNB Finansbank, Garanti Bankası, Halkbank, ICBC Turkey Bank, Türkiye İş Bankası, Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası, Şekerbank, Türkiye Sınai ve Kalkınma Bankası ve Vakıfbank'tır. Bankaların Temmuz 2007- Şubat 2020 dönemine ait aylık kapanış fiyatlarına ADF, PP, KPSS birim kök testleriyle birlikte varyans oranı testi uygulanmıştır. Çalışmanın sonucunda varyans oranı testinde Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası ve Şekerbank hariç diğer bankaların zayıf formda etkin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca gerçekleştirilen birim kök testi sonuçlarına göre ADF ve PP birim kök testinde Akbank dışındaki 11 bankanın da zayıf formda etkin olduğu ancak KPSS birim kök testinde %5 anlamlılık düzeyinde Halkbank dışındaki 11 bankanın zayıf formda etkin olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Etkin Piyasa Hipotezi, Zayıf Formda Etkinlik, Türk Bankacılık Sektörü, Birim Kök Testleri, Varyans Oran Testi

Bankacılık sektörüBankalarEtkin piyasa teorisi+2
Tuğçe Dallı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00

Related subjects