Guidance teacher

60 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Psikolojik Danışma ve Rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında karşılaşılan güçlüklere ilişkin rehber öğretmen algıları

Psikolojik danışma ve rehberlik (PDR), bireyin kendisini, güçlü ve üstün yönleri ile zayıf ve yetersiz taraflarıyla fark ederek anlaması, potansiyelini ortaya çıkarabilmesi, etkin karar alma ve problem çözebilme becerileri geliştirebilmesi ve nihayetinde kendini gerçekleştirebilmesi amacıyla bireye sunulan psikolojik destek sürecidir. Okullardaki ruh sağlığı hizmetleri içerisinde yer alan PDR Servisleri, çocuk ve gençlerin gelişimsel ve psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması açısından büyük önem arz etmektedir. Psikolojik danışmanlar tarafından yürütülen bu çalışmalarda karşılaşılan sorunların ve uygulamaların etkililiğinin de uygulayıcılarca değerlendirilmesi, bu hizmetlerin geliştirilmesi açısından önem ifade etmektedir. Bu çalışmanın amacı, Çorum ilinde ortaöğretimde görev yapan psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin, PDR hizmetlerinin uygulanmasında karşılaştıkları güçlükleri inceleyerek, söz konusu hizmetlerle ilgili sorun alanlarının tespit edilmesidir. Böylelikle Türk eğitim sisteminde ve toplumsal yapısında önemli bir yer tutan PDR hizmetlerinin, ortaöğretim düzeyi uygulamalarında görülen zorluklar incelenmiştir. Araştırma verileri nitel araştırma yöntemlerinden görüşme tekniği kullanılarak, psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerle yapılan yüz yüze görüşme sonucu elde edilmiştir. Araştırmanın çalışma grubu, amaçlı örnekleme yolu ile belirlenen, araştırmanın sorunsalı kapsamındaki kritere uygun katılımcılardan oluşmaktadır. Çorum ilinde ortaöğretim kurumlarında görev yapan okul psikolojik danışmanları ve rehberlik öğretmenleri arasından ifade edilen yöntem ile belirlenen 12 kadın ve 8 erkek psikolojik danışman ve rehberlik öğretmeni araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Görüşme formunda, okul rehberlik hizmetleri kapsamında yürütülen faaliyetler, bu faaliyetlerin uygulanması esnasında karşılaşılan sorunlar, gerçekleştirilmek istenilen ancak gerçekleştirilemeyen uygulamalar, iş birliği yapılan kurumlar, rehberlik hizmetlerinin uygulanmasında güçleştirici ve yardımcı faktörler, öneriler ve mesleki gelişime dair 9 açık uçlu soru bulunmaktadır. Veriler nitel araştırma veri analiz tekniklerinden içerik analizi tekniği ile analiz edilmiştir. Bu analiz tekniği ile farklı temalar ve bu temaların altında alt temalar ve kodlar oluşturularak veriler istatistiksel hale getirilmiştir. Okullarda 50 yılı aşkın bir süredir uygulamada olan PDR hizmetlerinin aradan geçen zaman içerisinde oldukça olumlu bir yol aldığını ancak bazı sorunların bugün dahi devam ettiği araştırma sonucunda ulaşılan bir bulgu olarak ortaya çıkmaktadır. Anahtar Kelimeler: Psikolojik Danışmanlık, Psikolojik Danışman, Rehberlik Öğretmeni, Okul Ruh Sağlığı Hizmetleri

Okullar-halk sağlığıPsikolojik danışma ve rehberlikPsikolojik danışmanlık+5
Selim Keiyinci
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2022
00
Master'sOpen AccessTR

Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı (Mentorluk) eğilimi üzerine etkisi (Psikolojik danışman ve rehber öğretmenler üzerinde bir araştırma)

Bilim insanları kişilik özelliklerinin tespiti konusunda genel olarak bir uzlaşma sağlamış ve büyük beşli ya da beş faktör kişilik özellikleri olarak adlandırabileceğimiz; nevrotiklik, dışa dönüklük, gelişime açıklık, uyumluluk ve öz-disiplin özelliklerinin insanlarda ortak kişilik özellikleri olduğu sonucuna varılmışlardır. Bireysel ya da kurumsal bilgi, tecrübe ve uygulama biçimlerinin yeni kuşaklara aktarılması konusunda yaşanan güçlükler uygulanmaya yönelik bilgi aktarımına olan ihtiyacı artırmıştır. Türkçeye akıl hocalığı olarak çevrilen mentorluk kavramı bu boşluğu doldurmak üzere kavramsallaştırılmış ve günümüzde birçok alanda uygulamaya konulmuştur. Beş faktör kişilik özelliklerinin akıl hocalığı eğilimi üzerine etkisini incelemeyi amaçlayan bu çalışmada evren, Türkiye'de mentorluk potansiyeline sahip meslek gruplarının başında gelen 3910 psikolojik danışman ve rehber öğretmenden oluşmaktadır. 6 farklı ilde 692 personele kolayda örnekleme yöntemi ile ulaşılmış ve anketler yüz yüze görüşülerek gerçekleştirilmiştir. Yapılan analizler, beş faktör kişilik özellikleri ile akıl hocalığı eğilimi alt boyutları arasında ilişki olduğunu göstermektedir. Akıl hocalığının kariyer geliştirme desteği ile psikolojik destek alt boyutlarının her ikisine de beş faktör kişilik özellikleri alt boyutlarından öz-disipilin, dışa dönüklük ve gelişime açıklık boyutlarının etkisinin olduğu, nevrotiktik ve uyumluluğun ise etkisinin olmadığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Beş Faktör Kişilik Özellikleri, Mentorluk, Akıl Hocalığı, Psikolojik Danışman ve Rehber Öğretmen.

Beş faktör kişilik modeliKişilik özellikleriMentorluk+2
Aydın Ak
Kütahya Dumlupınar University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2016
00
Master'sOpen AccessTR

Danışmanlık ve eğitim tedbiri görevi olan rehber öğretmenlerin bu hizmetlere yönelik görüşleri: Sultanbeyli örneği

Bu araştırmanın amacı, danışmanlık ve eğitim tedbirlerine yönelik rehber öğretmenlerin görüşlerinin incelenmesidir. Araştırmaya 2017-2018 eğitim öğretim yılında İstanbul ilinin Sultanbeyli ilçesindeki devlet okullarında görev yapan 22 rehber öğretmen katılmıştır. Çalışma, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri ile ilgili ne kadar bilgi sahibi olduğunu, ilgili kanun ve yönetmeliklerdeki uygulama usul ve esasları nasıl uyguladıklarını, süreçte karşılaştıkları sorunların neler olduğunu, uygulamaya yönelik görüş ve önerilerini detaylı olarak belirlemek amacıyla nitel araştırma modelinde yapılmıştır. Araştırmada veri toplama araçlarından yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerde ayrıntılı olarak not tutulup bilgisayar ortamına aktarma yapıldıktan sonra MAXQDA programının deneme sürümüne veri girişi sağlanmıştır. Verilerin çözümlenmesi için içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Araştırma sonuçlarına bakıldığında, rehber öğretmenlerin danışmanlık ve eğitim tedbirleri tanımları bağlamında, bilgi düzeylerinin çok yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Katılımcıların ifadelerine göre eğitim tedbirine yönelik görevlerin müdür yardımcısı ve sınıf öğretmenlerine veya okulda oluşturulacak bir komisyona verilebileceği sonucu ortaya koyulmuştur. Rehber öğretmenler, tedbirleri uygulama sürecinde plan hazırladıklarını, fakat çeşitli sebeplerden dolayı plana pek sadık kalamadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca uygulama sonrasında hazırladıkları üç aylık raporları aksatmadan mahkemeye göndermelerine rağmen, genelde mahkemeden dönüt alamadıklarını söylemişlerdir. Rehber öğretmenlerin tedbir uygulamaları esnasında birçok kurumla işbirliği yaptıkları, bazı durumlarda ise diğer kurum ve kişilerden pek destek alamadıkları tespit edilmiştir. Tüm bu süreçlerde rehber öğretmenlerin çok çeşitli problemlerle karşılaştıkları görülmüştür. Aile ile irtibat problemi, ailenin isteksizliği ve görüşmelere gelmemesi, rehber öğretmenlerin sayısının azlığı ve görevlendirmeler ile iş yüklerinin artması gibi güçlükler ilk sırada yer almıştır. Bu ve diğer güçlüklerin aşılabilmesi için tedbirlerle ilgili görev ve sorumlulukların paylaşılması, eğitim faaliyetlerinin arttırılması, ailenin bilgilendirilmesi ve gönüllülüğün esas alınması, kurumlar arası iş birliğinin arttırılması, uygulama için özel bir ekip ya da kurum oluşturulması ve rehber öğretmenlere sınırlı sayıda tedbir kararı olan öğrenci verilmesi gibi çeşitli çözüm önerileri ortaya koyulmuştur.

DanışmanlıkKoruma tedbirleriKoruyucu faktörler+6
Süleyman Çalışkan
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okullarda yürütülen psikolojik danışma ve rehberlik uygulamalarının belirlenmesi ve bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan ve okul psikolojik danışmanlığı görevini üstlenen psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının, diğer bir değişle pratik becerilerinin nasıl olduğu incelenmiştir. Çalışmada ayrıca psikolojik danışmanların çalışma yaşamına ilişkin özellikleri (kıdemleri, öğrenim durumu, okul düzeyi), çalışılan okulun fiziki koşulları (okul mevcudu) ve lisans eğitimleri sırasında aldıkları uygulamalı ders (bireysel psikolojik danışma uygulama dersi, grupla psikolojik danışma uygulama dersi ve okul psikolojik danışmanlığıyla ilgili uygulama dersi) sayıları açısından psikolojik danışmanların çalıştıkları okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarının farklı olup olmadığı araştırılmıştır.Araştırma, Türkiye'de toplam 46 ilde 2009-2010 yılları arasında ilköğretim ve ortaöğretim okullarında rehber öğretmen kadrosunda çalışan 221'i bayan, 223'ü erkek olmak üzere toplam 445 psikolojik danışman üzerinde yapılmıştır. Araştırmada psikolojik danışmanların yürüttükleri PDR uygulamalarını belirlemek amacıyla ?Okullarda Yapılan PDR Uygulamaları Anketi? ve psikolojik danışmanların özellikleri ile ilgili bilgileri de saptamak amacıyla ?Kişisel Bilgi Formu? kullanılmıştır. Analizlerde, Tek Yönlü Varyans Analizi, Kay-Kare, Mann Whitney U Testi ve Kruskall Wallis Testi uygulanmıştır.Araştırma sonucunda, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların bireysel rehberlik uygulamasında öncelikli sırada kişisel-sosyal gelişim alanına; küçük grup rehberliği, büyük grup rehberliği, sınıf rehberliği ve konferans uygulamalarında ise hem ilköğretim hem de ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanların ilk sırada eğitsel gelişim alanına yönelik çalışmalara öncelik verdikleri görülmüştür. İlköğretim ve ortaöğretim okullarında çalışan psikolojik danışmanlar psikolojik danışma uygulamalarından sırasıyla en fazla bireysel psikolojik danışma, acil krize yönelik psikolojik danışma ve grupla psikolojik danışma uygulamaları yürüttüklerini belirtmişlerdir. Program geliştirme uygulamalarını; ilköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %75, orta: %65) yaptığı saptanmıştır. Program değerlendirme uygulamalarında ise; ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarısının (ilk: %50, orta: %54), yürüttükleri PDR programını değerlendirmeye yönelik uygulama yaptıkları görülmüştür. Bireyi tanıma tekniklerinden test dışı teknikleri ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının (ilk. %95, orta: %97) uyguladığı belirlenmiştir. En fazla yapılan test dışı tekniklerin ise problem tarama listesi, başarısızlık nedenleri anketi ve otobiyografi olduğu saptanmıştır. Psikolojik test tekniklerini, ilköğretim ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların yarıdan fazlasının (ilk: %65, orta: %72) yaptığı ve yapılan bu testlerin ağırlıklı olarak ilgi envanterleri olduğu görülmüştür. Konsültasyon, veli görüşmesi ve öğretmenlerle görüşme yapma ile ilgili uygulamaları, hem ilköğretim hem de ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların tamamına yakınının gerçekleştirdiği saptanmıştır. İlköğretimde ve ortaöğretimde çalışan psikolojik danışmanların okullarda yürütülen diğer uygulamalardan en fazla oryantasyon hizmetlerine en az ise akran yardımcılığı çalışmalarına yer verdikleri belirlenmiştir.Kıdemlerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu görülmüştür. Rehberlik uygulamalarından bireysel rehberlik, küçük grup rehberliği ve konferans uygulamalarında, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısında, bazı PDR programı değerlendirme alt uygulamaları, bireyi tanıma teknikleri alt uygulamaları ve psikolojik test teknikleri alt uygulamalarında ve oryantasyon (duruma alıştırma) uygulamalarında 11 yıl ve üstü kıdeme sahip olan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı farklılıklar olduğu saptanmıştır. Mezuniyet düzeylerine göre psikolojik danışmanların okullarda yürüttükleri PDR uygulamalarından sadece program geliştirme alt uygulamalarından; bir grup rehberliği paket programı geliştirme ve uygulama, program geliştirme çalışmaları sonucundan sonra program değerlendirme uygulamaları yapma, program değerlendirme uygulamaları yaparken uygulamaları değerlendirmek amacıyla anket gibi ölçme araçları geliştirme, program değerlendirme çalışmaları sırasında çeşitli istatistiksel işlemlerden yararlanma gibi uygulamalarda lisansüstü eğitim alan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı fark olduğu bulunmuştur. Çalıştıkları okul düzeyine göre sadece PDR programı geliştirme uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ilköğretimde çalışanlar lehine, veli toplantılarına katılma ve oryantasyon uygulamalarında bulunan psikolojik danışmanlardan ise ortaöğretimde çalışanlar lehine anlamlı bir farklılık olduğu görülmüştür. Çalışılan okulun mevcuduna göre psikolojik danışmanların yürüttükleri bazı PDR uygulamalarında farklılıkların olduğu belirlenmiştir. Örneğin, bireysel psikolojik danışma yapılan danışan sayısı, bireysel psikolojik danışma toplam oturum sayısı ve yönetilen grupla psikolojik danışma sayısı 1501 ve üstü okul mevcuduna sahip okullarda çalışan psikolojik danışmanlar lehine anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Lisans eğitimi sırasında alınan bireysel psikolojik danışma, grupla psikolojik danışma ve okul psikolojik danışmanlığı uygulamalarına yönelik dersler ile çalışılan okulda yürütülen PDR uygulamalarından bazıları arasında lisans eğitimi sırasında bireysel psikolojik danışma uygulaması dersini, grupla psikolojik danışma uygulama dersini ve okul psikolojik danışmanlığı uygulama dersini iki dönemde alan psikolojik danışmanlar lehine farklılıklar olduğu saptanmıştır.Anahtar Kelimeler: Okullarda yapılan PDR uygulamaları, Okul PDR programı, Psikolojik danışman

Eğitim kurumlarıEğitim psikolojisiOkullar+7
Hatice Hatipoğlu
Çukurova University
2010
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarında çalışan sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni ve psikolojik danışmanların kapsamlı/gelişimsel rehberlik programı ilişkin görüşleri

Bu araştırmanın amacı ilköğretim okullarında çalışan sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni ve psikolojik danışmanların kapsamlı/gelişimsel rehberlik programı hakkındaki görüşlerinin cinsiyet, meslekte çalışma süresi, bulundukları okulda çalışma süresi, okuldaki öğrenci sayısı ve sınıftaki öğrenci sayısı değişkenlerine göre farklılık gösterip göstermediğini incelemektir.Araştırmaya Osmaniye İli Merkez ve Düziçi ilçesinde psikolojik danışmanı bulunan resmi ilköğretim okullarından 13 ilköğretim okullarında görevli 16 psikolojik danışman, 195 sınıf öğretmeni ve 121 sınıf rehber öğretmeni olmak üzere 332 kişi katılmıştır. Araştırma nicel ve nitel olmak üzere iki aşamada gerçekleştirilmiştir. İlk aşamada araştırmaya katılanlara araştırmacı tarafından geliştirilen anket uygulanmıştır. İkinci aşamada ise anket uygulanan kişiler arasından seçilen 10 sınıf öğretmeni, 9 sınıf rehber öğretmeni ve 6 psikolojik danışman olmak üzere toplam 25 kişi ile görüşme yapılmıştır. Görüşme sırasında araştırmacı tarafından geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılmıştır. Sınıf öğretmenleri, sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanların kapsamlı/gelişimsel rehberlik programı hakkındaki görüşlerinde fark olup olmadığını incelemek için ANOVA, Kruskal Wallis H ve tukey test teknikleri kullanılmıştır. Görüşmeden elde edilen nitel verilerin analizinde içerik analizi kullanılmıştır.Sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni ve psikolojik danışmanların kapsamlı/gelişimsel rehberlik programı hakkındaki görüşlerinde bazı maddelerde anlamlı farklılıklara rastlanmıştır.Yapılan görüşmeler sonucunda sınıf öğretmenleri, sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanlar etkinliklerin öğrencilere daha çok kişisel sosyal alanda yararı olduğunu belirtmişlerdir. Psikolojik danışmanların çoğu öğretmenlere rehberlik etkinlikleri konusunda bilgi verdiklerini, görüşme yaptıklarını, sınıftaki sorunları çözme konusunda öğretmenlerle işbirliği yaptıklarını dile getirmişlerdir. Hem sınıf öğretmenleri hem de sınıf rehber öğretmenleri etkinlikleri uygularken fotokopi, zaman, kalabalık sınıflar, etkinlikleri uyarlama, etkinlikleri değerlendirme konularında sıkıntı yaşadıklarını belirtmişlerdir. Psikolojik danışmanlar ise daha çok öğretmenlerle işbirliği yapılması, öğretmenlerin desteği olması gerektiğini belirtmişlerdir. Her üç grup da rehberlik saatlerinin arttırılması gerektiği belirtmiştir. Psikolojik danışmanlar daha çok öğrencilere yönelik çalışmalar yaptıklarını, bu çalışmalara daha çok önem verdiklerini belirtmişlerdir. Psikolojik danışmanların büyük bir çoğunluğu programı uygularken yönetici ve öğretmenlerin rehberliği önemsemediği, isteksiz oldukları ve işbirliği kurmadıkları gibi daha çok okul personeli ve öğrencilerle ilgili sıkıntı yaşadıklarını dile getirmişlerdir. Psikolojik danışmanların çoğu rehberlik programı uygularken yöneticilerin olumlu yaklaşımlarının olduğunu belirtmişlerdir.Anahtar Sözcükler: Gelişimsel rehberlik programı, sınıf öğretmeni, sınıf rehber öğretmeni, psikolojik danışman

DanışmanlarDers programlarıEğitim psikolojisi+8
Ayşe Bal Bardakçı
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Okul öncesi eğitimde rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine ilişkin öğretmen görüşleri: Yozgat ili örneği

Bu araştırmanın amacı okul öncesi öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerine ilişkin görüşlerini incelemektir. Araştırmanın çalışma grubunu Yozgat ilinde görev yapmakta olan 24 okul öncesi öğretmeni oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri, araştırmacı tarafından yapılan görüşmeler yoluyla toplanmıştır. Araştırmada katılımcıların kişisel bilgilerini belirlemek amacıyla kişisel bilgiler formu kullanılmıştır. Bu araştırmada toplanan veriler betimsel analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma sonucuna göre okul öncesi öğretmenlerinin, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerini; rehber öğretmenlerin yapmış olduğu "kılavuzluk", "yardım", "bilgilendirme" ve "iş birliği" hizmeti olarak değerlendirdikleri belirlenmiştir. Ayrıca öğretmenlerin görüşlerine göre veli ve öğretmenlerin rehberlik öğretmenine en çok; davranış problemleri, özel gereksinimi öğrenciler, uyum problemleri ve aile kaynaklı sorunlarla ilgili durumlarda ihtiyaç duydukları görülmüştür. Öğretmenlerin mesleki ve eğitsel rehberlik alanlarında kendilerini yeterli gördüğü; kişisel rehberlik alanında desteğe ihtiyaç duydukları görülmüştür. Okul öncesi öğretmenlerinin, rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetlerinin okul öncesi eğitim kurumlarında olması gerektiğini ancak aldıkları rehberlik hizmetlerinin yeterli olmadığını değerlendirdikleri görülmüştür.

Eğitim programlarıMesleki rehberlikOkul öncesi dönem+7
Rabia Betül Korkmaz
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies
2021
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin ilköğretim okullarındaki pdr servislerine ilişkin etkililik algılamalarının bazı değişkenler açısından incelenmesi

Bu araştırmada, ilköğretim okullarında çalışan sınıf rehber öğretmenleri ve psikolojik danışmanların psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) servisinin etkililiğine ilişkin algılarının bazı değişkenler açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Araştırma, Mersin ilinde ilköğretim okullarında çalışan 211 sınıf rehber öğretmeni, 90 psikolojik danışman ve mezuniyet değişkeni için 31 alan dışı bölümlerden mezun rehber öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Psikolojik danışman ve sınıf rehber öğretmenlerinin PDR servisinin etkililiğine ait algılarına ilişkin veriler "PDR Servisi Değerlendirme Ölçeği" (Selen, 2008) ile, psikolojik danışmanların denetim odağı "Rotter Denetim Odağı Ölçeği" (Rotter, 1996) ile, bireylerin kişisel bilgileri ise araştırmacı tarafından (psikolojik danışmanlara ve sınıf rehber öğretmenlerine 2 ayrı formda olmak üzere) oluşturulan "Kişisel Bilgiler Formu" ile toplanmıştır. Verilerin analizinde tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve t testi, anlamlı farklılıkları incelemek için de Scheffe testi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre, ilköğretimde çalışan psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark bulunamazken mezuniyetlerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Psikolojik danışmanların denetim odağına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaştığı, psikolojik danışman olarak çalışma sürelerine göre ve bulundukları okuldaki çalışma sürelerine göre ise anlamlı bir fark oluşmadığı belirlenmiştir. Çalıştıkları okuldaki PDR servisinin algılanan fiziki şartlarına göre psikolojik danışmanların algıladığı etkililik anlamlı düzeyde farklılaşmamaktadır. Çalıştıkları okuldaki psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayısına göre ve psikolojik danışman sayısına göre de anlamlı bir fark bulunmamıştır. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise, cinsiyetlerine göre PDR servisinin algılanan etkililiğine ilişkin anlamlı fark görülemezken, öğretmen olarak çalışma sürelerine göre anlamlı düzeyde farklılaştığı belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmeninin bulunduğu okuldaki çalışma süresine göre ve okulunda bulunan psikolojik danışman sayısına göre PDR servisinin algılanan etkililiğinin anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Çalıştığı okulda psikolojik danışman başına düşen öğrenci sayılarına göre PDR servisine ilişkin algılarının anlamlı düzeyde farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca, PDR servisine ilişkin olumlu algıya sahip psikolojik danışmanların hangi hizmet alanlarında PDR servisini etkili bulduklarına bakıldığında sırasıyla bilgi verme, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, konsültasyon, koordinasyon, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Sınıf rehber öğretmenlerinin ise sırasıyla konsültasyon, koordinasyon, öğrenciyi tanıma, psikolojik danışma, bilgi verme, yerleştirme ve izleme hizmet alanlarında etkili buldukları belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: İlköğretim okullarında psikolojik danışma, ilköğretimde PDR servisi, PDR servisi, etkililik

AlgıEtkililikPsikolojik danışma+7
Tuba Penbegül
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Resmi eğitim kurumlarında görev yapan rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişki

Bu araştırma; Ankara ili merkezine bağlı ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapan rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyonları arasındaki ilişkiyi tespit etmek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada betimsel ve ilişkisel tarama modelleri kullanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2017-2018 ve 2018-2019 yılları arasında Ankara ili merkez ilçelerde bulunan ilkokul, ortaokul ve lise düzeylerinde görev yapan 1904 rehber öğretmen oluşturmaktadır. Araştırma evrenin tamamını kapsamış olup örneklem alma yoluna gidilmemiştir. Uygulama kapsamına alınan 342 ölçek içerisinden 323 tanesi değerlendirmeye alınmıştır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Balay (2000) tarafından geliştirilen Örgütsel Bağlılık Ölçeği ve Yıldırım (2006) tarafından geliştirilen Mesleki Motivasyon Ölçeği kullanılmıştır. Rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeylerini belirlemede frekans, ortalama ve standart sapma değerlerine bakılmıştır. Alt problemlere bağlı olarak verilerin çözümlenmesi aşamasında t testi, ANOVA, Post-Hoc, Turkey HSD, Games Howel ve Pearson Korelasyon Analizi yapılmıştır. Rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin genel olarak "orta" düzeyde olduğu, alt boyutlar arasında en yüksek değerin içselleştirme en düşük değerin uyum boyutunda olduğu görülmüştür. Mesleki motivasyon düzeyleri genel olarak "az" düzeyde, en yüksek psiko-sosyal, en düşük düzeyde ekonomik alt boyutlarının olduğu tespit edilmiştir. Rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık düzeylerinin demografik faktörlere göre farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Cinsiyet ve öğrenim durumu t testine göre, okul türü ve hizmet yılı ANOVA analizine göre incelenmiş ve anlamlı bir farklılık ortaya çıkmamıştır. ANOVA analizine göre yaş, t testine göre medeni durum değişkenlerinde anlamlı farklılık görülmüştür. Rehber öğretmenlerin motivasyon düzeyleri cinsiyet, öğrenim durumu, okul türü ve hizmet yılı değişkenlerine göre anlamlı farklılık göstermemekte, medeni durum ve yaş değişkenlerine göre ise anlamlı farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Rehber öğretmenlerin örgütsel bağlılık ve motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılan Pearson Korelasyon Testine göre pozitif yönde, orta düzeyde ve anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.

AnkaraDevlet okullarıEğitim kurumları+4
Pınar İlter
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Okul ortamlarında sosyal hizmet uygulaması ihtiyacı: Rehber öğretmenlerin okul sosyal hizmeti ile ilgili düşünceleri üzerine bir araştırma

Amaç: Bu araştırma ile rehber öğretmenlerin okul sosyal hizmeti hakkındaki düşüncelerinin öğrenilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırma, İzmir'in beş bölgesinden seçilen 100 rehber öğretmen ile gerçekleştirilen nicel bir çalışmadır. Araştırmada anket formu kullanılmıştır. Veriler yüz yüze görüşme yöntemi ile elde edilmiş ve analiz SPSS 15.0 aracığıyla yapılmıştır. Karşılaştırmalı bulguların analizinde Ki-Kare analizinden yararlanılmıştır. Bulgular: Katılımcıların %65'inin sosyal hizmet disiplinini bildiği ve çoğunluğunun (%67) sorunların çözümünde sosyal hizmet uzmanının katkı sağlayacağını düşündüğü sonucuna ulaşılmıştır. Rehber öğretmenlerin kendilerini sorunların karşısında yetersiz hissetmeleri ile okulda sosyal hizmet disiplinine de ihtiyaç duyma durumları arasında ve rehber öğretmenlerin yetersizlik durumu ile sosyal hizmet uzmanının sürece katkı sağlayacağını düşünme durumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Sonuç: Rehber öğretmenlerin okul ortamlarında pek çok sorunla karşılaştığı ve bu sorunların çözümü için sosyal hizmet uzmanına ihtiyaç duyduğu anlaşılmıştır. Okul sosyal hizmeti uygulamasının hayata geçirilmesi okul sosyal hizmeti alanının tanıtılmasına yönelik çalışmaların yapılması oldukça önemlidir. Anahtar Kelimeler: Okul Sosyal Hizmeti, Sosyal Hizmet Uzmanı, Rehber Öğretmen, Rehberlik Servisi

OkullarRehber öğretmenlerRehberlik hizmetleri+3
Güliz Kuli
Manisa Celal Bayar University · Institute of Health Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda görev yapan yönetici sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenlerin kaynaştırma ve bütünleştirme kavramlarına ilişkin görüşlerinin incelenmesi

Bireylerin en temel haklarından biri eğitim öğretim hakkıdır. Bu hak anayasamızın 42. Maddesi ile garanti altına alınmıştır. Bireylere bu hak sunulurken sunulan hizmetin çağın gereksinimlerine cevap verebilmesi ve bu hizmet sunulurken bireylerin bireysel farklılıklarının göz önünde bulundurması gerekir. Bireysel farklılıklara uygun olarak sunulacak en önemli eğitim öğretim hizmetlerinden biri kaynaştırma bir diğeri de bütünleştirmedir. Eğitim sistemi içinde önemli bir yere sahip olan bu iki uygulamada idareciler, sınıf öğretmenleri ve rehber öğretmenlerin katkısı yadsınamaz. Bu araştırma Milli Eğitim Bakanlığında görev yapan idareci, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmenlerin kaynaştırma ve bütünleştirme kavramlarına ilişkin görüşlerini belirlemek amacı ile yapılmıştır. İlgili araştırma 2019-2020 Eğitim öğretim yılında Elazığ ilinde görev yapan idareci, sınıf öğretmeni ve rehber öğretmen olarak görev yapan 23 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Bu araştırma nitel bir araştırma olup, veriler işlenirken içerik analizi yönteminden yararlanılmış, veriler toplanırken yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinden yararlanılmıştır. Yapılan çalışmada katılımcıların kaynaştırmaya yönelik görüşleri, katılımcıların bütünleştirmeye yönelik görüşleri ve katılımcıların kaynaştırma ile bütünleştirme arasındaki farklara ilişkin görüşleri olmak üzere 3 ana tema ve 16 alt tema ortaya çıkmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların kaynaştırma eğitimine yönelik bilgilere hakım oldukları, bütünleştirme eğitimine yönelik bilgi düzeylerinin yeterli olmadığı ve bu iki kavramın uygulayıcıları açısından aynı veya içerik olarak benzer kavramlar olarak kabul edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar sözcükler: Kaynaştırma, Bütünleştirme, Sınıf öğretmenleri, Rehber öğretmenler, idareciler

BütünleştirmeKaynaştırma eğitimiOkul yöneticileri+3
Hacer Irmak
Hasan Kalyoncu University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

Psikoeğitim programı geliştirme ve uygulama Yeterlilik Algısı Ölçeği'nin geçerlik ve güvenirlik çalışması

Bu araştırmada rehber öğretmenlerin psikoeğitim programı uyarlama geliştirme ve uygulama yeterlilik algılarının ölçülmesine yönelik geçerli ve güvenilir bir ölçme aracının geliştirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmada ayrıca demografik değişkenlere göre rehber öğretmenlerin bir psikoeğitim programını uyarlayabilme, geliştirme ve uygulama yeterlilik algılarında bir fark olup olmadığı incelenmiştir. Araştırmanın çalışma grubu Ankara ilinin Çankaya, Keçiören ve Gölbaşı ilçelerinde okullarda çalışan 622 rehber öğretmenden oluşmaktadır. Araştırmada geliştirilen ve kullanılan Psikoeğitim Programı Geliştirme ve Uygulama Yeterlilik Algısı Ölçeği'nin uzman görüşü alınarak geliştirilen deneme formu 5'li likert tipinde 36 maddeden oluşmaktadır. Ölçek uygulaması sonucu elde edilen veriler analizi için KMO-Bartlett testi, açımlayıcı faktör analizi, Cronbach's alpha güvenirlik analizi, korelasyon analizi teknikleri kullanılmıştır. Ölçeğin KMO örneklem uygunluk kat sayısının .97 ve Barlett Sphericity Testi χ2 değerinin 108097.78 (p<.001) olduğu bulunmuştur. Yapılan analiz sonucunda "Psikoeğitim Programı Geliştirme ve Uygulama Yeterlilik Algısı Ölçeği" olarak adlandırılan 3 faktörlü ve 26 maddeden oluşan bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçeğin madde toplam korelasyonları .51 ile 83 arasında değişmekte iken "uyarlama" alt boyutunda .71 ile .85, "geliştirme" alt boyutunda .84 ile .88 ve "uygulama" alt boyutunda .51 ile .86 arasında değişmektedir. Alt ve üst olarak tanımlanan %27'lik grupların madde puanlarının farkına ilişkin t değerleri, 15.24 ile 25.63 arasında değiştiği, ölçeğin her bir maddesinden aldıkları puan ortalamaları arasında anlamlı bir farkın olduğu bulunmuştur. Ölçeğin alt boyutları arasındaki korelasyon değerleri .72 ile .92 arasında değişmektedir. Ölçeğin alt boyutlarının güvenirlik katsayıları .94- .96 arasında değişmektedir. Ölçeğin genelinin güvenirlik katsayısı ise .97'dir. Elde edilen bulgular "Psikoeğitim Programı Geliştirme ve Uygulama Yeterliliği Ölçeği'nin" geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğunu göstermektedir.

GeçerlikGüvenilirlikProgram geliştirme+5
Adem Yıldırım
Gaziantep University · Institute of Educational Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Kolaylaştırıcı okul yapısı ile öğretmenlerin mesleki eşitlik algısı arasındaki ilişki

Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin kolaylaştırıcı okul yapısı ile mesleki eşitlik algısı arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmanın evrenini 2022-2023 yılları arasında Düzce ilinde görev yapan öğretmenler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemi kolay örnekleme yolu ile belirlenmiş olup, araştırma çeşitli kademelerde görev yapan 300 öğretmenden alınan veriler analiz edilerek gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma modellerinden biri olan ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırma kapsamında veriler, Kolaylaştırıcı Okul Yapısı Ölçeği (KOYÖ), Mesleki Eşitlik Ölçeği (MEÖ) ve kişisel bilgi formu ile toplanmıştır. Araştırma verilerinin analizinde SPSS 25,0 programı kullanılmıştır. Elde edilen veriler normal dağılım varsayımlarını sağladığından, parametrik test grubu içinde yer alan bağımsız gruplar için t-testi, tek yönlü ANOVA, Pearson korelasyon analizi ve regresyon testinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler sonucuna göre cinsiyet değişkeninin kolaylaştırıcı okul yapısı ve mesleki eşitlik algısının hiçbir alt boyutta farklılaşmadığı görülmüştür. Eğitim düzeyi değişkenine göre, sadece mesleki eşitlik algısının ikinci alt boyutu olan "değerlendirme" alt boyutunda düşük düzeyde anlamlı farklılık söz konusudur. Sendikaya üye olma durumu incelendiğinde kolaylaştırıcı okul yapısının alt boyutlarının her ikisinde düşük düzeyde anlamlı bir fark tespit edilmiştir. Mesleki eşitlik algısının hiçbir alt boyutunda farklılığa rastlanmamıştır. Sendikaya üye olma durumu kolaylaştırıcı okul yapısı algısını etkilemektedir. Kadro türü değişkeni incelendiğinde, sadece mesleki eşitlik algısı ölçeğinin dördündü alt boyutu olan "branş" alt boyutunda düşük düzeyde anlamlı fark bulunmaktadır. Kolaylaştırıcı okul yapısı ve mesleki eşitlik algısının okul yapısı değişkeni ile arasındaki farkı gösteren ANOVA testi sonucuna göre mesleki eşitlik algısı arasında anlamlı farklılık olduğu görülmektedir. Mesleki kıdem değişkenine göre uzun yıllar meslekte görev yapan öğretmenlerin kolaylaştırıcı okul yapısı algısının daha yüksek tespit edilmiştir ve mesleki eşitlik algısının "iş birliği" alt boyutunda anlamlı farklılık görülmektedir. Araştırma sonucuna göre öğretmen sayısı az olan okullarda mesleki eşitlik algısı daha yüksek görülmektedir. Okul yöneticisinin yönetsel tutumuna göre farklılığı gösteren ANOVA sonuçları incelendiğinde, kolaylaştırıcı okul yapısı ve mesleki eşitlik algısı ölçeklerinin tüm alt boyutlarında anlamlı farklılık tespit edilmiştir. Okul müdürünün demokratik yönetim becerisi sergilemesi kolaylaştırıcı okul yapısı ve mesleki eşitlik algısında anlamlı farklılık meydana getirmektedir. Araştırmada yapılan Pearson Korelasyon Analizi sonucuna göre kolaylaştırıcı okul yapısı ile mesleki eşitlik algısının tüm alt boyutları arasında pozitif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Mesleki eşitlik algısının tüm alt boyutları ile engelleyici bürokrasi arasında negatif yönlü istatistiksel olarak anlamlı ve orta düzeyde bir ilişki görülmüştür. Çoklu regresyon analiz sonucuna göre, kolaylaştırıcı okul yapısında meydana gelen bir birimlik artış mesleki eşitlik algısında 10,947 birimlik artış meydana getirmektedir.

Branş dışı öğretmenlerLise öğretmenleriOkul müdürleri+4
Zeynep Trabzonluoğlu
Düzce University · Institute of Graduate Studies
2024
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim okullarındaki yönetici, sınıf ve psikolojik danışma ve rehber öğretmenlerin kaynaştırma adayı özel gereksinimli öğrencileri tanıma ve yönlendirme yeterliliklerinin incelenmesi (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırma temelde, ilköğretim düzeyinde, özel gereksinimli öğrencilerin, okul yöneticileri, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenleri tarafından tanınma yeterliliklerinin belirlenmesi sorununa yöneliktir. İlköğretim düzeyinde, özel gereksinimli öğrencilerin normal eğitime dahil edilmeleri konusuna yönetsel bir sorun olarak dikkat çekmeyi, ileride tasarlanacak hizmet içi eğitim programlarına veri sağlamayı ve bu konuda genel bir farkındalık oluşturmayı hedeflemektedir. Veriler 2009-2010 öğretim yılında Gaziantep İli Şehitkamil ve Şahinbey ilçelerinde, evreni temsil oranı dikkate alınarak oranlı küme örnekleme yöntemi ile seçilen 26 ilköğretim okulunda görev yapan 85 okul yöneticisi, 499 sınıf ve 10 Psikolojik Danışma ve Rehberlik öğretmeninden elde edilmiştir.Araştırma, bir proje bütünü içinde yürütülen çalışmaların bir parçası olmaktan öte, alanyazında özel gereksinimli öğrencilerle ilgili araştırmaların, incelenen evrende, öncüsü olması ve okul yöneticilerinin, sınıf ve PDR öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrencilere yönelik bilgi ve tutumlarının algılanması bakımlarından önemlidir.Araştırma için özel olarak bir ölçek geliştirilmiştir. Deneklerce verilen yanıtlar SPSS 15.0 paket programında çözümlenmiştir. Verilerin çözümünde yüzdelik dağılım ve tablolaştırma teknikleri kullanılmıştır. Araştırma bulgularına göre okul yöneticilerinin, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrenciyi tanımada zorluk çektikleri ve bu öğrencilerle ilgili aldıkları eğitim ve bilgi konusunda kendilerini yetersiz buldukları gözlenmiştir. Elde edilen bulgular ışığında, özel gereksinimli öğrencilerin öncelikle yönetsel bir sorun olarak ele alınması ve okul yöneticilerinin, sınıf ve psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin özel gereksinimli öğrenciler ve kaynaştırma eğitimi konusunda ciddi bir eğitimden geçirilmeleri önerilmiştir.Anahtar kelimeler; Özel Gereksinimli Öğrenciler, Okul Yöneticileri, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Sınıf Öğretmeni, Kaynaştırma Eğitimi

Kaynaştırma eğitimiRehber öğretmenlerRehberlik hizmetleri+7
Nur Toprak Karaer
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2010
00
Master'sOpen AccessTR

Rehber öğretmenlerin algıladığı yıldırma davranışlarının incelenmesi (Gaziantep ili örneği)

Bu araştırmanın amacı rehber öğretmenlerin algıladıkları yıldırma ( mobbing) davranışlarının bazı değişkenler açısından incelenmesidir. Araştırmada betimsel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu çalışmanın evrenini Gaziantep ilinde görev yapan rehber öğretmenler oluşturmaktadır. Çalışmada evrenin bütününe ulaşılmak istendiğinden örneklem seçme yoluna gidilmemiştir. Çalışmanın örneklemini 2009- 2010 eğitim- öğretim yılında Gaziantep ilinin 7 farklı ilçesinde görev yapan 219 rehber öğretmen oluşturmuştur. Araştırmaya katılanların kişisel bilgilerinin betimlenmesini sağlamak amacıyla `Kişisel Bilgi Formu', mesleki doyumlarını ölçmek amacıyla Kuzgun, Sevim ve Hamamcı (1999) tarafından geliştirilen ?Mesleki Doyum Ölçeği? ve algılanan yıldırma davranışlarını ölçmek amacıyla Leymann'ın (1984) belirlemiş olduğu mobbing tipoloji envanterinin 35 maddesini içeren, Bulut'un (2007) oluşturduğu ?Mobbing Belirleme Ölçeği? kullanılmıştır. Veri toplama araçları bir yönerge ile okullara ulaştırılmış ve kapalı zarflar içinde geri toplanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 13.0 programıyla analiz edilmiştir. Analizlerde mesleki doyum ve kişisel değişkenlerin algılanan yıldırma yordayıp yordanmadığını belirlemek amacıyla regresyon analizi kullanılmıştır. Medeni hal, eğitim düzeyi, mesleki kıdem, mesleki doyum, okul türü değişkenleri rehber öğretmenlerin algıladıkları yıldırma davranışlarının anlamlı bir yordayıcısı olarak bulunmuştur. Ayrıca yıldırma davranışlarının alt boyutları anlamlı bir şekilde yordayan değişkenler belirlenmiştir. Elde edilen bulgular doğrultusunda öneriler geliştirilmiştir.Anahtar Kelimeler: Yıldırma, Mobbing, Rehberlik ve Psikolojik Danışma, Rehber Öğretmen, Mesleki doyum.

Eğitim psikolojisiGaziantepMobbing+4
Mürşide Emiroğlu
Gaziantep University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
Master'sOpen AccessTR

Kapsamlı psikolojik danışma ve rehberlik programı rehberlik etkinliklerinin sınıf rehber öğretmenleri ve rehber öğretmenler tarafından uygulanma durumları

Bu araştırmanın amacı, Kapsamlı Psikolojik Danışma ve Rehberlik Programı Rehberlik Etkinliklerinin ilköğretim düzeyinde uygulanmasına yönelik sınıf rehber öğretmeni ve rehber öğretmenlerin algılarını saptamaktır.Bu araştırma sınıf rehber öğretmenleri ve rehber öğretmenlerin (psikolojik danışman) kapsamlı psikolojik danışma ve rehberlik programı rehberlik etkinliklerini kullanma durumunu ortaya çıkarmaya çalışan durum saptamaya yönelik betimsel bir araştırmadır. Araştırma örneklemini 2009-2010 eğitim öğretim yılında, Ankara ili Yenimahalle ilçesi Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi ilköğretim okulları içerisinden random yöntemle seçilmiş 24 ilköğretim okulunda çalışan 173 kadın, 109 erkek olmak üzere toplam 282 öğretmen oluşturmuştur. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen ?Rehberlik Etkinlikleri Kullanılma Durumları Anketi? kullanılmıştır. Anket 1. sınıftan 8.sınıfa kadar her sınıf düzeyindeki sınıf rehber öğretmenleri ve okul rehber öğretmeni için dokuz farklı şekilde hazırlanmıştır. Araştırmada elde edilen verilerin analizinde frekans ve yüzde istatistiksel işlemleri kullanılmıştır.Araştırmada şu sonuçlara ulaşılmıştır:Araştırmaya katılan Sınıf rehber öğretmenleri ve rehber öğretmenler 1. sınıftan 8. sınıfa kadar bütün sınıf düzeylerindeki rehberlik etkinliklerinde bulunan soruların öğrenciler tarafından kolayca yanıtlandığını, etkinliklerin öğrencilerin gelişim düzeyine uygun olduğunu, oturma düzeninin etkinlikler için uygun bir sınıf düzeni olduğunu ve etkinlikte bulunan formların kolayca doldurulduğunu düşünmektedir.İlköğretim birinci kademe sınıf rehber öğretmenleri ikinci kademe sınıf rehber öğretmenlerine göre etkinlikler için ayrılan sürenin yeterli olduğu, öğrencilerin etkinliklere katılmada istekliliği ve etkinlikte kullanılan materyallerin kolayca karşılanması konusunda daha olumlu düşünmektedir.İlköğretim birinci kademe sınıf rehber öğretmenleri rehberlik etkinliklerinin kalabalık sınıflarda kolayca uygulanabildiğini düşünürken ilköğretim ikinci kademe sınıf rehber öğretmenleri etkinliklerin kalabalık sınıflarda kolayca uygulanamadığını ya da bu konuda kararsız olduklarını düşünmektedir.

EtkinlikPsikolojik danışmaRehber öğretmenler+1
Mine Uludağ Tüfekçi
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Üstün yetenekli öğrencilerin psikolojik danışma ve rehberlik ihtiyaçları, psikolojik danışma yaşantıları ve rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili yeterlik düzeyleri

Üstün yetenekli öğrencilerin belirlenmesi, yönlendirilmesi ve eğitimi konularında araştırmacıların görüşleri arasında belirgin farklılıklara rastlanmaktadır. Buna karşı, gelişimsel özellikleri ve psikolojik ihtiyaçları bakımından akranlarından farklılaştıkları hususunda ise, geniş bir uzlaşı bulunmaktadır. Gelişimsel özelliklerle ve psikolojik yapıyla ilgili inceleme ve müdahaleler psikolojik danışma ve rehberlik (PDR) alanı içinde yapılmaktadır. Bu çalışma ile üstün yetenekli öğrencilerin PDR ihtiyaçları, psikolojik danışma yaşantıları ve onlara bu süreçte yardım eden okul rehber öğretmenlerinin yeterlik düzeyleri incelenmektedir. Bu incelemeyi yapmak için geliştirilmiş olan ölçme araçlarını Türk kültürüne uyarlamak, araştırmanın temel amaçları arasındadır. Bunların yanı sıra; öğrencilerin PDR ihtiyaçlarının, psikolojik danışma yaşantılarının ve rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili yeterlik düzeylerinin çeşitli değişkenlerle ilişkilerinin araştırılması bu çalışmanın diğer amaçlarıdır. Bu çalışma, karma araştırma yöntemlerinin ardışık açıklayıcı desenine uygun olarak düzenlenmiştir. Araştırmada ebeveyn (N=242), öğrenci (N=343) ve iki farklı rehber öğretmen grubu (N1=193, N2=8) olmak üzere dört örneklem bulunmaktadır. Çalışmada Üstün Yetenekliler için Problem Tarama Envanteri, Üstün Yeteneklilerin Psikolojik Danışma Yaşantıları Ölçeği, Rehber Öğretmenlerin Üstün Yeteneklilerle İlgili Bilgi, Algı ve Aktivitelere Katılma Ölçekleri kullanılmıştır. Ölçek uyarlama ve diğer işlemlerle ilgili olarak farklı analiz teknikleri kullanılmıştır. Kültürel unsurlar ve psikometrik özellikler dikkate alınarak yapılan geçerlik ve güvenirlik işlemleri sonucunda, ölçekler Türk kültürüne uyarlanmıştır. Ölçeklerin yeniden uygulanması ile elde edilen bulgular; "eğitim planlamaları" ve "özel yetenek programları" ebeveynler tarafından üstün yetenekli çocukları için PDR hizmetlerine ihtiyaç duyulan ilk konular olarak belirtilmiştir. Ebeveynler tarafından ifade edilen ihtiyaçlar, çocuğun yaşına bağlı olarak farklılaşmaktadır. Buna göre ergenlik öncesinde; aşırı duyarlılık ve mükemmeliyetçilik, ergenlik döneminde ise dikkatsizlik ve çabuk sinirlenme daha sık gözlenmektedir. Öğrencilerin PDR ihtiyaçları yaş ve cinsiyet etkileşimine bağlı olarak farklılaşmaktadır. Ortaya çıkan sonuçlar çocuklarının PDR ihtiyaçları konusunda anne ve babaların görüşleri arasında anlamlı fark olmadığını göstermiştir. Buna karşılık ebeveynlerin eğitim düzeylerine bağlı olarak manidar farklar gözlenmiştir. Psikolojik danışma deneyimlerinin incelendiği bu çalışmada öğrencilerin eğitsel, mesleki ve kişisel-sosyal alanlarda çeşitli sorunlar yaşadıkları tespit edilmiştir. Bu tür sorunlara sahip olan öğrencilerin PDR servislerinden yardım alma düzeylerinin düşük olduğu saptanmıştır. Psikolojik danışma yaşantılarının cinsiyet ve eğitim kademesine göre anlamlı düzeyde farklılaşmadığı görülmüştür. Rehber öğretmenlerin üstün yetenekli öğrencilerle ilgili aktivitelere katılma düzeylerini açıklamaya dönük kurulan regresyon modelinin toplam varyansın %41'ini açıkladığı tespit edilmiştir. Bu modelde rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilere dönük bilgi ve algı düzeylerinin anlamlı yordayıcılar olduğu belirlenmiştir. Rehber öğretmenlerin kıdemleri ve üstün yetenekliler hakkında eğitim alma durumlarının ise hedef değişkeni anlamlı düzeyde açıklamadığı tespit edilmiştir. BİLSEM'de çalışan rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili bilgilerinin ve aktivitelere katılma düzeylerinin normal okullarda çalışanlardan anlamlı derecede yüksek olduğu bulunmuştur. PDR lisans programlarından mezun olan ve olmayan rehber öğretmenlerin üstün yeteneklilerle ilgili bilgi, algı ve aktivitelere katılma düzeylerinde ise anlamlı farklılık olmadığı saptanmıştır. Rehber öğretmenlerle yapılan görüşmelerden elde edilen sonuçlar, nicel bölümdeki bulguları destekler niteliktedir. Görüşme içerikleri, rehber öğretmenlerin üstün yetenekliler konusunda yeterli bilgi ve beceri düzeyine sahip olmadıklarını göstermiştir. Rehber öğretmenler mevcut uygulamalarla şekillendirilen rehberlik hizmetlerinin üstün yetenekli öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamadan uzak olduğunu bildirmişlerdir. Beş ölçeğin Türk kültürüne uyarlanması ile gerçekleştirilen bu çalışmada, ebeveyn, öğrenci ve rehber öğretmenler, üstün yetenekliler için farklılaştırılmış PDR hizmetlerine ihtiyaç duyulduğunu ancak mevcut uygulamaların ihtiyaçları karşılamada yetersiz kaldığı belirtmişlerdir. Bu çalışmadaki üstün yetenekli öğrencilerin PDR ihtiyaçları literatür bulgularıyla benzerlik göstermektedir. Ancak ülkemizdeki üstün yeteneklilere dönük PDR uygulamaları ile gelişmiş ülkelerdekiler arasında farklılıklar vardır. Ortaya çıkan sonuçlar; üstün yeteneklilere dönük PDR hizmetlerinin planlanmasında ve uygulanmasında daha güncel yaklaşımlara yer verilmesi gerektiğini göstermektedir. Bunun yanında farklı gelişim dönemlerinde ve eğitim kademelerinde öğrenim gören üstün yeteneklilerin psiko-sosyal ihtiyaçlarını belirlemeye dönük disiplinler arası çalışmaların yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Üstün Yetenekli Öğrenciler, Psikolojik Danışma ve Rehberlik, RehberÖğretmenler, Ebeveynler, PDR Hizmetlerine Yönelik Ölçme Araçları

EbeveynlerEğitimEğitim psikolojisi+7
Fatma Altun
Karadeniz Technical University · Institute of Educational Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının yönetmelikteki rehberlik hizmetleri ile ilgili görevleri kabul durumlarının bazı değişkenlere göre incelenmesi

Bu araştırma, resmi ilköğretim okullarında görevli sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının, okul rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumlarının, sınıf rehber öğretmenleri ve okul psikolojik danışmanlarının cinsiyetine, kıdem yılına ve rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alma durumuna ve sınıf rehber öğretmenlerin yetenek alanına, rehberlik hizmetlerini öğrenciler için yararlı bir hizmet olarak görme ve öğretmenlik eğitiminde rehberlik dersi alma durumlarına göre değişip değişmediğini incelemek amacıyla yapılmıştır.Araştırma, 2009 ? 2010 eğitim öğretim yılında, Konya İlinin Cihanbeyli, Kulu, Meram ve Selçuklu İlçelerinin, resmi ilköğretim okullarında görevli 574 sınıf rehber ve 142 okul psikolojik danışmanı üzerinde yapılmıştır. Araştırmada sınıf rehber öğretmenleri ve Okul Psikolojik Danışmanları için, M.E.B. rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğindeki görevleri kabul durumları hakkında bilgi toplamak amacıyla; iki farklı ?görev kabul durumu? ölçeği geliştirilmiştir. Verilerin analizinde, t-testi ve F testi kullanılmıştır.Sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumları, yetenek alanına, cinsiyete ve kıdem yılına göre değişmemektedir. Ancak, rehberlik hizmetlerini öğrenciler için yararlı bir hizmet olarak görüp görmeme durumu, rehberlik hizmetlerini yararlı görenlerin lehine; rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alıp almama durumu da hizmetiçi eğitim alanların lehine değişmektedir.Okul psikolojik danışmanlarının rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri yönetmeliğinde kendilerine atfedilen görevleri kabul durumları, cinsiyete, kıdem yılına ve rehberlik hizmetleriyle ilgili hizmetiçi eğitim alma durumlarına göre değişmemektedir.Araştırmada elde edilen tüm bu bulgular bilimsel kaynaklar ışığında yorumlanarak tartışılmış ve bazı öneriler yapılmıştır.

DanışmanlarGörevGörevi kabullenme+5
Kadir Gür
Gazi University · Institute of Educational Sciences
2010
10
Master'sOpen AccessTR

Rehberlik ve araştırma merkezi yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi: İstanbul ili örneği

Bu araştırmada, Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. İstanbul ili Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde 2008?2009 yılı eğitim öğretim yılında faaliyette olan 26 Rehberlik ve Araştırma Merkezi'nde yönetici ve öğretmen olarak görev yapan 208 yönetici ve öğretmen araştırmaya katılmıştır. Rehberlik ve Araştırma Merkezi Yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının değerlendirilmesi için araştırmacı tarafından ilgili literatür taranarak geliştirilen kişisel bilgi formu ile Prof. Dr. Gönül KIRCAALİ İFTAR tarafından geliştirilen ?Kaynaştırmaya İlişkin Görüşler Ölçeği? kullanılmıştır. Veriler SPSS programı kullanılarak çözümlenmiştir. Rehberlik ve Araştırma Merkezi yönetici ve öğretmenlerinin kaynaştırma eğitimine yönelik tutumlarının çeşitli değişkenlere göre farklılaşma durumlarını tespit etmek amacıyla oluşturulan değişkenler bağımsız grup t testi ve Anova testi ile işleme koyulmuştur. Araştırma soncunda şu bulgular elde edilmiştir.Yönetici ve öğretmenlerin kaynaştırmaya ilişkin görüşlerinin ortalamalar seviyesinde olduğu görülmüştür. Cinsiyete göre bay ve bayanların aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Rehberlik ve Araştırma Merkezlerinde çalışma konumlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Branşlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri Aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Eğitim durumlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Kıdemlerine göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Yaşlarına göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitim dersi alma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitim öğrencisi ile çalışma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Ailede özel eğitim gerektiren çocuk olması durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır. Özel eğitimle ilgili hizmet içi eğitim alma durumuna göre kaynaştırma eğitimi konusunda yönetici ve öğretmen görüşleri aritmetik ortalamaları arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulunmamıştır.

Eğitim yönetimiKaynaştırma eğitimiPsikolojik danışma+9
Eren Aydın
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

İlköğretim ikinci kademe sınıf-şube rehber öğretmenlerinin sınıf disiplinini sağlamada kullandıkları yöntemler ve öğrenciler üzerindeki etkileri (Sarıyer ilçesi örneği)

Bu tez çalışmasında; sınıf-şube rehber öğretmenlerinin sınıf disiplinini sağlamada kullandıkları yöntemlerin öğrenciler üzerindeki etkisinde hangi faktörlerin belirleyici olduğuna bakılmıştır. Çalışmanın evrenini Sarıyer İlçesi resmi ilköğretim okullarında görev yapan sınıf-şube rehber öğretmenlerinin tamamı oluşturmuştur. İlköğretim okullarında görev yapan sınıf-şube rehber öğretmenlerinin sınıf disiplinini sağlamada kullandıkları psikolojik, sosyal, maddi ödül ile, psikolojik, sosyal, fiziki ceza yöntemlerinin; cinsiyet, eğitim düzeyi, branş, meslekteki kıdem, sınıf-şube rehber öğretmenliği yapılan sınıf ve süresine göre farklı olduğu hipotezi ispatlanmaya çalışılmıştır. Sınıf?şube rehber öğretmenlerine 106 maddelik beşli likert tipinde disiplin sağlamada kullandıkları yöntemleri belirlemeye yönelik anket uygulanmıştır. Anket uygulaması sonucu elde edilen veriler SPSS 15.0 ile veri analizi yapılarak, hipotezler test edilmiştir. Araştırmanın sonucuna göre; sınıf şube rehber öğretmenleri en fazla psikolojik ve sosyal ödül yöntemlerini kullanmakta, psikolojik, sosyal ve fiziki cezaya en az şekilde başvurmaktadırlar.Anahtar Kelimeler: Sınıf-Şube Rehber Öğretmeni, Öğrenci, Disiplin

DisiplinEğitim yöntemleriRehber öğretmenler+7
Neşe Yıldız
İstanbul Beykent University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2009
00
Master'sOpen AccessTR

Ankara ili ilköğretim okullarında görevli rehber öğretmenlerin "ilköğretimde rehberlik" konusundaki görüşleri

02. Özet Türk Milli Eğitim Sisteminde rehberlik hizmetleri, öncelikle liselerde uygulanmaya başlamış, ilköğretim kademesindeki rehberlik uygulamaları ihmal edilmiştir. 1997 tarihinde 8 yıllık kesintisiz zorunlu ilköğretimin kabulüyle birlikte ilköğretim kademesinde de rehberlik hizmetleri önem kazanmaya başlamıştır. Fakat ilköğretim okullarındaki rehberlik uygulamaları konusunda ülkemizde yeterince kaynak olmadığı ve bu alanda eksiklikler olduğu bir gerçektir. İlköğretim kademesindeki rehberlik faaliyetleri, hizmet alanları açısından farklılık arz etmemesine karşın, ilgilenilen yaş grubunun özellikleri bakımından faaliyetlerin uygulanışında bir takım farklılıklar olacağı da kesindir. Buradan yola çıkılarak bu araştırmada, ilköğretim okullarında görevli rehber öğretmenlerin "ilköğretimde rehberlik hizmetleri ve uygulamaları" konusundaki görüşlerinin alınması amaçlanmıştır. Ankara ili örneğinde alt, orta ve üst sosyo-ekonomik düzeydeki üç merkez ilçedeki ilköğretim okullarında görevli 240 rehber öğretmen araştırmaya dahil7 edilmiş, gönderilen anketlere tam cevap veren 180 rehber öğretmenin görüşleri değerlendirmeye alınmıştır. Rehber öğretmenlerin görüşleri, rehberlik ve psikolojik danışmanlığın hizmet alanlarına göre sınıflandırılmış, yüzdelikler çıkarılmış, bazı maddeler için x2 tekniği ile gruplar arası farklar aranmıştır. Rehberliğin hizmet alanları olarak bilinen dokuz hizmet alam ve mesleki rehberlik ile rehber öğretmenlerin çalışma biçimleri hakkında bulgular elde edilmiş, elde edilen bu bulgulara göre hangi sınıf düzeyinde ne gibi çalışmalar yapılabileceği konusunda ilköğretim okullarında uygulanabilecek bir Rehberlik Hizmetleri Çerçeve Programı önerilmiştir. vn

Rehber öğretmenlerRehberlikÖğretmenler+1
Şenay Kalın
Karadeniz Technical University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
1999
00
Master'sOpen AccessTR

Devlet okullarında çalışan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunu olan ve olmayan rehber öğretmenlerin duygusal zeka düzeylerinin karşılaştırılması

Bu çalışmanın amacı, devlet okullarında rehber öğretmen kadrosunda görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları ile diğer lisans programları mezunlarının duygusal zeka düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olup olmadığını araştırmaktır. Araştırmaya 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ilinde Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullarda rehber öğretmen kadrosunda görev yapan 162 meslek elemanı katılmıştır. Katılımcıların %54.9?u kadın ve %45.1?i erkektir ve yaşları 20 ile 46 yıl arasında değişmektedir. Araştırmada, Bar-On (1997) tarafından geliştirilen ve Türkçeye uyarlaması Mumcuoğlu (2002), tarafından yapılan Bar-On Duygusal Zeka Ölçeği kullanılmıştır. Araştırmada PDR lisans mezunu olan ve olmayan rehber öğretmenlerin duygusal zeka alt boyutlarından aldıkları puanlar arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı test edilmiştir. Araştırmanın bulguları, devlet okullarında rehber öğretmen kadrosunda görev yapan psikolojik danışmanlık ve rehberlik mezunları ile diğer lisans programları mezunlarının duygusal zeka alt boyutlarındaki (Duygusal Özfarkındalık, Girişkenlik, Özsaygı, Öz Gerçekleştirme, Bağımsızlık, Empati, Sosyal Sorumluluk, Kişilerarası İlişki, Gerçeklik değerlendirmesi, Esneklik, Problem Çözme, Strese tolerans, Dürtü Kontrolü, İyimserlik, Mutluluk) düzeyleri arasında psikolojik danışmanlık ve rehberlik lisans mezunları lehine anlamlı bir farklılık olduğunu göstermiştir. Bu durum uzmanlık gerektiren bir çalışma alanı olan rehberlik ve psikolojik danışma hizmetlerini yürütecek olan rehber öğretmenlerin atama kriterlerinin önemine işaret etmektedir.

Devlet okullarıDuygusal zekaPsikolojik danışmanlık+2
Soner Altınkaynak
Akdeniz University · Institute of Educational Sciences
2013
00
Master'sOpen AccessTR

Psikolojik danışman rehber öğretmenlerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma stratejileri arasındaki ilişkinin incelenmesi

Bu araştırmada, İzmir il merkezinde çalışan psikolojik danışman rehber öğretmenlerin kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma stratejileri arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu iki özellik araştırmanın temel değişkenleri olarak kabul edilmiştir. Bunun yanı sıra, teorik anlamda ilişkili olduğu düşünülen diğer bazı özelliklerin de bu temel değişkenlerle ilişkisi araştırılmıştır. Bunlar; cinsiyet, yaş, meslekte çalışma süresi, mezun olunan bölüm, medeni durum, çalışılan kurum türüdür.Araştırma 2006-2007 eğitim-öğretim yılında İzmir il merkezinde devlete ve özel kurumlara bağlı olan ilköğretim ve ortaöğretim okullarında ve diğer kurumlarda görev alan psikolojik danışman rehber öğretmenle gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan yüz iki psikolojik danışman rehber öğretmene, araştırmacı tarafından hazırlanan Kişisel Bilgi Formu, Özgüven tarafından geliştirilmiş olan Hacettepe Kişilik Envanteri ve Şahin ve Durak tarafından Türkçe'ye adapte edilmiş olan Stresle Başaçıkma Tarzları Ölçeği uygulanmıştır. 0.05 ve daha yukarı değerlerdeki istatistiksel sonuçlar manidarlık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Sonuçlar SPSS 13.0 bilgisayar programındaki istatistiksel yöntemler, Pearson Momentler Korelasyon Analizi, ANOVA, ?t? Testi kullanılarak hesaplanmıştır. Gruplar arasında farklılık olduğunda, farklılığın kaynağını belirlemek için Scheffe testi kullanılmıştır.Bu araştırmadan elde edilen bulgular, psikolojik danışmanların kişilik özellikleri ile stresle başa çıkma stratejileri arasında anlamlı bir ilişkinin olduğunu göstermiştirPsikolojik danışman rehber öğretmenlerin cinsiyetleri ile kişilik özellikleri arasında anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Cinsiyete göre genel uyum, kişisel uyum, duygusal kararlılık, nevrotik eğilimler, ve psikotik belirtiler boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. .ixÇalışılan kurum ile psikolojik danışmanların kişilik özellikleri arasında anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır.Psikolojik danışmanların yaşları ile kişilik özellikleri arasında sosyal normlara uyumda anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Meslekte çalışma süresine göre kendini gerçekleştirme ve antisosyal eğilim boyutlarında anlamlı bir farklılık bulunmuştur. Mezun olunan bölüme göre; kişisel uyum, duygusal kararlılık, psikotik belirtiler, nevrotik eğilimler boyutlarında anlamlı bir faklılık bulunmuştur. Medeni duruma göre duygusal kararlılık ve antisosyal eğilimler boyutlarında da anlamlı bir farklılık bulunmuştur.Araştırma sonucunda,psikolojik danışmanların cinsiyetlerine göre stresle başa çıkma stratejilerinde iyimser yaklaşım, kendine güvenli yaklaşım, çaresiz yaklaşım stratejilerinde anlamlı bir farklık bulunmuştur.Psikolojik danışmanların stresle başa çıkma stratejilerinde çalıştıkları kurum, yaşları, mezun olduklar bölüm, mesleki çalışma süreleri ve medeni durumlarına göre anlamlı bir farklılığa rastlanmamıştır.

KişilikKişilik özellikleriPsikolojik danışma+3
İsmail Sav
Dokuz Eylül University · Institute of Educational Sciences
2007
00
Master'sOpen AccessTR

Meslek liseleri okul psikolojik danışmanları ve sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik programına ilişkin görüşleri

Bu çalışmada meslek liselerinde çalışan okul psikolojik danışmanlarının ve sınıf rehber öğretmenlerinin rehberlik programına ilişkin görüşlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca sınıf rehber öğretmenlerinin görüşlerinin cinsiyet, branş ve meslek lisesi türü değişkenleri açısından değişiklik gösterip göstermediği incelenmiştir. Araştırmanın evrenini Kırşehir ili merkezinde görev yapan okul psikolojik danışmanları ve sınıf rehber öğretmenleri oluşturmuştur. Araştırmanın örneklem grubunu ise 2013-2014 öğretim Kırşehir ili merkezinde meslek lisesinde görev yapan 123'i sınıf rehber öğretmeni ve 8'i okul psikolojik danışmanı olmak üzere amaçlı örneklem yoluyla seçilen toplam 131 öğretmen (n=131) oluşturmaktadır. Araştırmanın verileri Ortaöğretim Rehberlik Programına İlişkin Sınıf Rehber Öğretmenleri ve Okul Psikolojik Danışmanları Görüşleri Anketi yoluyla elde edilmiştir. Verilerin analizinde, yüzde, frekans ve aritmetik ortalama istatistikleri, bağımsız gruplar için t testi ve Kruskal Wallis H analiz teknikleri kullanılmıştır. Araştırma sonucunda; rehberlik programında yer alan hedeflerin açık ve net ifade edildiği belirtilmiştir. Yeterlik alanlarının öğrencilerin ihtiyaçlarına uygun hazırlanmış olduğu ancak öğrencilerin eğitsel ve mesleki karar almaları için gerekli olgunluğa ulaşmalarına tam olarak yardımcı olmadıkları belirtilmiştir. Bununla birlikte etkinliklerin öğrencilerin okul sonrası yaşamlarına yön verecek şekilde olmadığı sonucuna varılmıştır. Programda yer alan ölçme araçlarının uygulandıktan sonra nasıl değerlendirileceği açık ve anlaşılırdır. Sınıf rehber öğretmenlerinin uyguladıkları rehberlik programına ilişkin görüşleri cinsiyete ve branşa göre değişiklik göstermezken, çalıştıkları okul türüne göre değişiklik göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Sınıf Rehber Öğretmeni, Okul Psikolojik Danışmanı, Rehberlik Programı, Meslek Lisesi

Gelişimsel rehberlik programıMeslek liseleriProgram değerlendirme+7
Hayriye Torunoğlu
Kırşehir Ahi Evran University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2015
00
Master'sOpen AccessTR

Okul rehber öğretmenlerinin okul yaşam kalitelerinin psikolojik iyi oluşlarına etkisi

ÖZET OKUL REHBER ÖĞRETMENLERİNİN OKUL YAŞAM KALİTELERİNİN PSİKOLOJİK İYİ OLUŞLARINA ETKİSİ Burak YILMAZ, Yüksek Lisans Tezi Danışman: Prof. Dr. Mustafa BAYRAKCI Sakarya Üniversitesi, 2025. Bu çalışmanın amacı okul rehber öğretmenlerinin okul yaşam kaliteleri ve psikolojik iyi oluşları arasındaki ilişkiyi incelemektir. Araştırmada genel tarama modellerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Bu araştırma, 2024-2025 eğitim ve öğretim yılında Sakarya İli'nde bulunan ve Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı resmi okul öncesi, ilkokul, ortaokul ve lise kademelerinde görev yapan rehber öğretmenler ile gerçekleştirilmiştir. Bu bağlamda görev yapan rehber öğretmen sayısı 470 kişi olup tamamına ulaşılması hedeflenmiştir. Ancak araştırmada 370 rehber öğretmen ile gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada amaçlı örnekleme tekniği içerisinde yer alan ölçüt temelli örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak öğretmenlerin cinsiyet, yaş, medeni durum, çalıştığı kademe ve öğretmenlikteki hizmet süresi değişkenleri hakkında bilgi toplamak amacıyla Kişisel Bilgi Formu, Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği (Sarı, 2007) ve Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Telef, 2013) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda okul rehber öğretmenlerinin okul yaşam kalitesi algıları ile öğretmenlerin psikolojik iyi oluşları arasında ilişkiye ait bulgularına baktığımızda, Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği'nden ve ölçek tüm alt boyutlardan almış oldukları puanlar ile Psikolojik İyi Oluş Ölçeği'nden almış oldukları puanlar arasında pozitif yönlü ve anlamlı korelasyon olduğu sonucuna varılmıştır. Okul rehber öğretmenlerinin Okul Yaşam Kalitesi Ölçeği'nden ve alt boyutlardan almış oldukları puanların artış göstermesi halinde, okul rehber öğretmenlerinin Psikolojik İyi Oluş Ölçeği puanlarının da artış gösterdiği sonucuna varılmıştır. Okul rehber öğretmenlerinin Okul Yaşam Kalitesi Ölçeğinde yer alan "yöneticiye yönelik algı boyutu", "öğretmene yönelik algı boyutu", "öğrenciye yönelik algı boyutu", "okula yönelik algı boyutu" alt boyutlarından aldıkları puanların Psikolojik İyi Oluş Ölçeği puanlarını istatistiksel olarak baktığımızda regresyon analizi sonuçları anlamlı düzeyde olduğu ve pozitif yönlü olacak şekilde yordadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Rehber Öğretmen, Okul Yaşam Kalitesi, Psikolojik İyi Oluş.

Okul yaşam kalitesiPsikolojik iyi oluşRehber öğretmenler
Burak Yılmaz
Sakarya University · Institute of Educational Sciences
2025
00

Related subjects