Environmental behaviours
90 theses under this subject heading
İlkokul dördüncü sınıf öğrencilerinin çevrelerine yönelik bilgi, davranış ve tutumlarının belirlenmesi
Bu araştırmanın amacı, ilkokul 4. sınıf öğrencilerinin çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum düzeylerini belirlemektir. Çalışmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmada amaca yönelik olmak üzere 'Çevresel Bilgi Ölçeği', 'Çevresel Davranış Ölçeği' ve 'Çevresel Tutum Ölçeği' geliştirilmiştir. Araştırma Şanlıurfa ili Haliliye ve Eyyübiye ilçe merkezlerine bağlı 2018-2019 öğretim yılında öğrenim gören 292 4.sınıf öğrenciyle yapılmıştır. Yapılan analizler sonucunda çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum puanlarının cinsiyete göre farklılaşmadığı bulunmuştur. Fen bilimleri dersi notuna göre yapılan incelemede bilgi, davranış ve tutum ölçeği puanlarının fen bilimleri dersi karne notuna göre anlamlı olarak farklılaştığı saptanmıştır. Ebeveyn öğrenim durumuna göre yapılan değerlendirmede anne eğitim düzeyine göre çevreye yönelik bilgi, davranış ve tutum puanlarında anlamlı bir fark saptanmamıştır. Öte yandan, çevreye yönelik bilgi ve davranış ölçeği puanlarının baba eğitim düzeyine göre farklılaştığı bulunmuştur. Öğrencilerin evde bulunan bitkilerle ilgilenme durumlarına göre çevresel davranış ve tutum puanlarında anlamlı bir fark saptanmıştır. Öğrencilerin çevreye yönelik bilgi, tutum ve davranışlar puanları arasında pozitif ilişki tespit edilmiştir. Çalışmanın sonucunda, elde edilen bulgular literatürde yer alan bilimsel araştırmalar ile tartışılmış ve çevre eğitimine katkısı olunabileceği düşünülen önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimeler: İlkokul, çevre eğitimi, çevre bilgisi, çevresel tutum, çevresel davranış, fen eğitimi
Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi öğrencilerinin girişimcilik niyetleri ve çevresel tutumlarını ölçmeye yönelik bir araştırma
Doğaya saygılı davranmak, tüm insanların ve dolayısıyla insanların oluşturduğu her türlü yapılanmanın küresel vatandaşlık görevidir. Ancak bugün, doğal çevrenin geldiği nokta bu görevin pek de başarıyla gerçekleştirilemediğini gözler önüne sermektedir. Bu tabloda, üretim ve sunum faaliyetlerini gerçekleştiren girişimcilerin payı da oldukça büyüktür. Bu nedenle girişimcilerin çevreye karşı olumlu tutuma sahip olmaları ve çevre koruma ile ilgili düzenlemeleri gerekçeleriyle içselleştirip faaliyetlerine yansıtmaları gerekmektedir. Bu doğrultuda, bu araştırmada 1056 girişimci adayının girişimcilik niyetleri ile çevresel tutumları irdelenerek planladıkları girişimlerde bulunmadan önce potansiyel girişimcilerde çevresel farkındalık ve hassasiyet oluşturarak çevreye duyarlı girişimciler yaratılmasına nasıl katkı sağlanacağı ele alınmaktadır. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden tarama modeli kullanılmıştır. Toplanan veriler, araştırma sorularına göre SPSS v23.0 paket programı ile analiz edilmiştir. Yapılan istatistiksel analizler sonucunda öğrencilerin girişimcilik niyeti puanlarının yüksek, ancak çevresel tutum puanlarının düşük olduğu görülmüştür. Bu açığın eğitimle ve e-öğrenme olanaklarıyla nasıl kapatılacağına ilişkin bir rapor hazırlanarak kurum yöneticilerine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: İşletme Fakültesi Öğrencileri, Girişimcilik Niyeti, Çevresel Tutum, Doğal Çevre.
İlköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarının değerlendirilmesi
Bu araştırma, ilköğretim birinci kademe öğrencilerinin çevreye yönelik tutum ve davranışlarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada nicel ve nitel araştırma yöntemleri beraber kullanılmıştır. Araştırmanın nicel boyutunun örneklemini Bingöl il sınırları içerisinde yer alan 15 ilköğretim okulundan toplam 1200 4. ve 5. sınıf öğrencisi, nitel boyutun örneklemini ise üç ilköğretim okulundan seçilen, toplam 36 1., 2. ve 3. sınıf öğrencisi oluşturmaktadır. Nicel boyutta örneklem büyüklükleri belirlenirken tabakalı örnekleme, nitel boyutta ise maksimum çeşitlilik örneklemesi yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmaya katılan birinci kademe birinci devre öğrencilerine araştırmacı tarafından geliştirilen 12 açık uçlu sorudan oluşan görüşme formu; ikinci devre öğrencilerine ise yine araştırmacı tarafından geliştirilen, iki ölçekten oluşan veri toplama araçları uygulanarak veriler toplanmıştır. Birinci ölçek 32 madde, tek faktörlü yapıya sahip ÇYTÖ; ikinci ölçek ise toplam 21 madde, üç faktörlü yapıya sahip ÇYSDÖ'dür. Birinci kademe ikinci devre öğrencilerine uygulanan ölçeklerin güvenirlik katsayılarını belirlemek amacıyla Cronbach alpha iç tutarlılık katsayısı kullanılmış; birinci ölçek için .84 ve ikinci ölçeğin çevre ilgisi alt boyutu için .84, temizlik ve tasarruf alt boyutu için .69, hayvan sevgisi alt boyutu için ise .55 olarak hesaplanmıştır. İkinci ölçeğin tamamı için Cronbach alpha değeri .86 olarak hesaplanmıştır. Araştırmanın nicel boyutundaki verilerin dağılım özelliklerini belirlemek için Kolmogorov-Simirnov testi, grafiksel yöntem, çarpıklık ve basıklık değerleri incelenmiştir. Bütün bu incelemeler sonucunda dağılımın anormal olduğu belirlenmiştir. SPSS 17.0 istatistik paket programı kullanılarak veriler analiz edilmiştir. Veri analizinde tanımlayıcı istatistikler, Mann Whitney U testi ile Kruskal Wallis testi kullanılmıştır. Ölçeklerin model doğrulanması LISREL 8.51 istatistik programı kullanılarak açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ile yapılmış ve modellerin uygun olduğu tespit edilmiştir.Araştırma sonuçlarına göre, öğrencilerin sınıf değişkenine göre çevreye yönelik tutumları ve çevreye yönelik sorumlu davranışlarında herhangi bir farklılaşma tespit edilmemiştir. Fakat öğrencilerin cinsiyetlerine, anne-babanın eğitim durumuna, anne-babanın mesleğine ve yerleşim yerine göre çevreye yönelik tutumları ve sorumlu davranışlarında anlamlı farklılık bulunmuştur.Nitel verilerin analizinde içerik analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada toplanan nitel verilerin analizinde öğrencilerin kişisel bilgilerinin, çevreye yönelik görüşlerinin tanımlanmasında frekans ve yüzde teknikleri kullanılmıştır.Araştırmadan elde edilen sonuçlara dayalı olarak çeşitli önerilerde bulunulmuştur. Yapılan bu çalışmanın çevre eğitiminde yapılacak olan program geliştirme çalışmalarında program geliştirme uzmanlarına, öğretmenlere ve ailelere katkı sağlaması umulmaktadır.
Yeşil okul: Çevre, sağlık ve eğitime etkileri
Bu araştırmanın amacı yeşil okulun yapısal özelliklerini; çevreye, binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan etkilerini ve eğitim yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri gerektirecek özellikeri belirlemektir.Bu amaçla yerli ve yabancı alanyazın taranmış ve yeşil okula ilişkin veriler alt problemlere yanıt olabilecek biçimde çözümlenmiştir. Var olan durum olduğu gibi ortaya konduğundan bu çalışma betimsel bir araştırmadır.Araştırmanın sonucunda yeşil okulların kaynak kullanımı ve çevreye olan olumsuz etkilerinin çok az olduğu, doğal aydınlatmadan faydalanması, sağladığı yüksek iç ortam hava kalitesi, akustik kalitesi, çevresel düzenlemesi ve kullanılan donanımların binayı kullananların sağlığına, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olumlu etkileri olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Yeşil okulların yapısal özellikleri nedeniyle sağladığı kullanım kolaylığı, düşük doğal kaynak kullanımı ile çevreye duyarlılığı ve sağladığı maddi tasarruf, öğrenci başarısı ve öğretmen edimine olan olumlu etkileri nedeni ile okul yöneticilerinin yeşil okula yönelmeleri önerilmektedir.Anahtar Sözcükler: Okul Binası, Yeşil Okul, Okul Çevresi, Öğrenci Başarısı, Öğretmen Edimi
ASSURE Öğretim Tasarımı Modeline dayalı çevre derslerinin ortaokul öğrencilerinin çevresel tutumlarına etkisi
Doğadaki tüm canlıların fiziksel, kimyasal, biyolojik, sosyal ve kültürel anlamda birbirleriyle ve doğanın cansız elemanlarıyla etkileşimde bulunduğu yaşam alanına çevre denir. Canlıların çevreleriyle olan bu çok yönlü etkileşimleri yaşamın temellerini oluştururken diğer yandan da bu etkileşimler çevrede bir takım değişimlere neden olur. Günümüzde insanoğlunun içinde yaşadığı çevre ile etkileşimleri ne yazık ki doğada iyi anlamda değişimleri beraberinde getirmemektedir. İnsanoğlunun doğada oluşturduğu bu değişimler doğal dengenin bozulmasına neden olmuş ve nihayetinde günümüzün en büyük sorunlarından biri olan çevre sorunları ortaya çıkmıştır. Çevre sorunlarının çözümüne yönelik en etkili ve tercih edilen yol ise çevre eğitiminden geçmektedir. Çevre eğitiminin en önemli amacı bireylere "Çevresel Tutum" kazandırmaktır. Çağımızın teknolojik gelişmelerine paralel ve öğrenci ihtiyaçlarını karşılayabilecek, sistematik basamaklar içeren bir öğretim tasarımı öğrenme süreçlerini düzenleyerek öğrencilerin çevresel tutum kazanmalarını sağlayabilir. ASSURE öğretim tasarım modeli ifade edilen tüm durumları içinde barındıran esnek bir öğretim tasarım modelidir. Bu bağlamda yürütülen bu araştırmanın amacı ASSURE öğretim tasarım modeline göre planlanan çevre eğitiminin ortaokul öğrencilerinin çevresel tutumlarına etkisi olup olmadığını ortaya koymaktır. Araştırma kapsamında ASSURE öğretim tasarım modeliyle desteklenen dersler ile 2018 Fen Bilimleri Öğretim Programı'na dayalı olarak uygulanan derslerin öğrencilerin çevresel tutumları üzerindeki etkisi karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada nicel araştırma yaklaşımları içerisinde yer alan ön test ve son test kontrol gruplu yarı deneysel desen modeli kullanılmıştır. Elde edilen bulgular ışığında deney grubunda yer alan öğrencilerde çevresel tutum açısından anlamlı seviyede olumlu değişimlerin olduğu, kontrol grubunda ise anlamlı değişimlerin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izlerinin karşılaştırılması
Bu araştırmanın amacı; fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişkiyi araştırmaktır. Araştırmanın örneklemini, 2016-2017 eğitim öğretim yılı bahar döneminde iki farklı devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi, Fen Bilgisi Öğretmenliği programında öğrenim görmekte olan gönüllü 312 kadın (%86.2), 50 erkek (%13.8) öğretmen adayı oluşturmaktadır. Araştırmada ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Böylelikle öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları ile ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri arasındaki ilişki düzeyi belirlenmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 28 maddeden oluşan "Geri Dönüşüm Davranışları Farkındalık Ölçeği" ile Coşkun (2013) tarafından geliştirilen, 5'li Likert türünde 46 maddeden oluşan "Ekolojik Ayak İzi Farkındalık Ölçeği" kullanılmıştır. Uygulamalar sonucunda elde edilen verilerin analizinde betimsel istatistik teknikleri, bağımsız gruplar t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve ayrıca ölçeklerden elde edilen toplam puanların sürekli olması ve normal dağılması sebebiyle, gruplar arası ilişkilerin belirlenmesi için basit doğrusal korelasyon analizi yapılarak Pearson korelasyon katsayılarından yararlanılmıştır. Araştırmadan elde edilen sonuçlara cinsiyet açısından bakıldığında; kadın fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin erkek fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; sınıf düzeyi açısından bakıldığında ise, fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinde dördüncü sınıfta öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının diğer sınıflarda öğrenim görmekte olan öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeylerinden anlamlı şekilde yüksek olduğu; fakat ekolojik ayak izi farkındalık düzeylerinin sınıf düzeyi değişkeni bakımından farklılık göstermediği bulunmuştur. Fen bilimleri öğretmen adaylarının geri dönüşüm davranışları farkındalık ve atık ayırma sıklık düzeyleri ile yaşanılan yer, yerleşim birimi, anne eğitim düzeyi, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma, aile gelir düzeyi değişkenleri arasında; ekolojik ayak izi farkındalık düzeyleri ile ise genel not ortalama, çevre ile ilgili bir sivil toplum kuruluşu veya kulübe üye olma, lisans öğrenimlerinde geri dönüşüm içerikli ders alma değişkenleri arasında farklılık görülmüştür. Bu sonuçlar doğrultusunda çevre eğitimi ve geri dönüşüm ile ilgili önerilerde bulunulmuştur. Anahtar Kelimler: Ekolojik ayak izi, fen bilimleri öğretmen adayları, geri dönüşüm, geri dönüşüm davranışları, öğrenci davranışları, öğretmen yetiştirme.
Çevreci pazarlama anlayışı ve tüketicilerin çevreci tutumlarının tüketici davranışları üzerindeki etkisi ile ilgili bir uygulama
Ö2ET ÇEVRECİ PAZARLAMA ANLAYIŞI VE TÜKETİCİLERİN ÇEVRECİ TUTUMLARININ TÜKETİCİ DAVRANIŞLARI ÜZERİNDEKİ ETKİSİ İLE İLGİLİ BİR UYGULAMA ~ M. A. BURAK NAKIBOĞLU Yüksek Lisans Tezi, İşletme Anabilim Dalı Danışman: Prof. Dr. Serap ÇABUK Ocak 2003, 126 sayfa 1980'lerde çevresel konular dünyaya egemendi. 1980'lerden beri, tüm yaşam biçimlerine önemli ölçüde etkisi olan çeşitli çevresel problemler arttığı için, tüketicilerin çevre duyarlılıklarında da artış oldu. özellikle, toplumun genel görüşüne göre çeşitli çevresel problemlerin kaynağı iş dünyasıydı. Bu olaylar sosyal pazarlama ve çevreci (yeşil) pazarlama gibi anlayışların geliştirilmesine neden oldu. Bu çalışmada, çevrecilik, modern pazarlama, sosyal pazarlama, çevreci (yeşil) pazarlama ve çevreci tüketicilik hakkında mevcut literatür incelenmiş ve bir saha çalışması yürütülmüştür. Saha çalışması Adana'daki en büyük alışveriş merkezinden alışveriş yapan tüketiciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada amaç; tüketicilerin çevreci tutumları, eğitim ve gelir düzeyleri ve tüketici davranışları arasındaki ilişkilerin sorgulanmasıdır. Araştırma sonuçları tüketicilerin çevreci duyarlılıkları ile satın alma davranışları arasında bir ilişki olduğunu göstermektedir. Sonuçlara göre yüksek çevreci hassasiyete sahip tüketicilerin, çevreci satın alma davranışlarının düzeyi de yüksektir. Anahtar kelimeler: Sosyal Pazarlama, Çevreci (yeşil) Pazarlama, Çevreci Ürün Geliştirme, Çevreci Tüketicilik
Çevre dostu tüketimde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi kapsamında incelenmesi
(2011)'e göre kadınlar çevreci hareketin başlangıcından itibaren çevre dostu tüketimde merkezi bir rol üstlenmektedirler. Kadının anne kimliğine bürünmesi; çevreci harekete ve çevre dostu tüketime daha aktif katılım için bir güdüleyici olarak tanımlanmaktadır (Ray 2011; Atkinson, 2014). Çalışmada çevre dostu ürün tüketim niyetinde anne kimliği rolünün Planlı Davranış Teorisi (PDT) kapsamında incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu doğrultuda, PDT modeli öz-kimlik bileşeninin orjinal modele dâhil edilmesi ile genişletilmiştir. Ayrıca annelerin çevreci ürün satın alma niyetleri, genişletilmiş PDT modeli kapsamında, kendileri için çevreci ürün satın alma niyeti, çocukları/bebekleri için çevreci ürün satın alma niyeti ve aile üyeleri için çevresel satın alma niyeti olmak üzere ayrı ayrı incelenmiştir. Çalışmanın örneklemini 0-6 yaş grubu çocuğu olan anneler oluşturmaktadır. Bu doğrultuda 357 anne ile anket yapılmış, anketlerin güvenilirlik ve geçerlilikleri dikkate alınarak veri setine 330 anket dâhil edilmiştir. Yapılan analizlerde tüketici tutumunun, sosyal normların, algılanan tüketici davranışının ve yeşil öz kimliğin davranışsal niyet üzerindeki etkisi değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, annelerin kişisel kullanımları için çevreci ürün satın alma niyetlerine ilişkin; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol her iki modelde (PDT orijinal modeli ve genişletilmiş PDT modeli) de davranışsal niyeti anlamlı ve pozitif yönde etkilemektedir. Annelerin aile üyeleri için çevre dostu ürün satın alma niyetleri incelendiğinde; çevresel tutum, çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrol, niyet üzerinde anlamlı ve pozitif yönde bir etkiye sahipken, çevreci öz-kimlik algısı modele dâhil edildiğinde çevresel öznel normun niyet üzerinde ki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Bununla birlikte çevreci öz-kimlik faktörünün aile üyeleri için çevreci ürün satın alma niyetleri üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Bebek/çocuk için çevresel ürünlerini satın alma niyeti incelendiğinde, her iki model kapsamında, çevresel öznel normun niyet üzerindeki etkisi anlamsız ve negatif yöndedir. Yine her iki modelde de çevresel öznel norm ve çevresel algılanan davranışsal kontrolün niyet üzerinde ki etkisi anlamlı ve pozitif yöndedir. Genişletilmiş PDT modeli kapsamında, çevreci öz-kimlik algısının annelerin bebekleri/çocukları için çevreci ürün satın alma niyeti üzerinde ki etkisinin anlamlı ve pozitif yönde olduğu bulunmuştur.
Özgecil değerlerin çevresel inançlar, çevresel kaygı ve çevresel sorumluluk davranışı üzerine etkisi
Turizm temelli aktiviteler bir destinasyon üzerinde olumsuz etkilere yol açabilmektedir. Turistlerin çevresel sorumluluk davranışını anlamak ve arttırmak bu etkileri azaltmada ve turizm destinasyonlarının sürdürülebilirliğini sağlamada hayati önemdedir. Bu çalışmanın amacı, yerli turistlerin çevresel tutumlarının çevresel sorumluluk davranışı üzerine etkisini ortaya koymaktır. Kesitsel tarama modelinden yararlanarak geliştirilen araştırma deseni kapsamında örneklemin belirlenmesinde, kolayda örnekleme yöntemi kullanılmıştır. Antalya'da tatillerini geçiren yerli turistler ile yürütülen anket çalışmasından 555 geçerli anket elde edilmiştir. Araştırma sonucunda, literatüre dayalı olarak geliştirilen modeldeki değişkenler arasındaki pozitif ilişkiler ağı ortaya konmuştur. Çevresel özgecil değerlerin, çevresel inançlar, çevresel kaygı ve çevresel sorumluluk davranışı üzerinde direkt ve dolaylı etkisi saptanmıştır. Elde edilen bulgular, önceki literatür ile de desteklenmektedir.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre kavramları ile ilgili algılamalarının değerlendirilmesi ve bu algılamalarının çevreye yönelik tutumları ile tutarlılığının incelenmesi
Bu araştırma, fen bilgisi öğretmen adaylarının çevresel kavramlar ile ilgili algılamalarının, bu algılamaların çevresel tutumları ile ilişkisinin incelenmesi amacıyla yapılmıştır.Çalışmanın evrenini Türkiye'deki tüm Eğitim Fakültelerinin İlköğretim Bölümü Fen Bilgisi Öğretmenliği Anabilim Dalında öğrenim gören 1., 2., 3., ve 4. sınıf öğretmen adayları oluşturmaktadır. Veri toplama araçları genel evren içerisinden kolay ulaşılabilir durum örneklemesi yöntemi ile seçilen örneklemden, random seçimi ile 2010-2011 eğitim- öğretim yılında Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Fen Bilgisi Öğretmenliği 'nde öğrenim gören 1., 2., 3. ve 4. sınıf öğrencilerine uygulanmıştır.Betimsel araştırma modellerinden tarama ve ilişkisel araştırma yöntemlerinin kullanıldığı bu araştırmaya 127 (89 bayan, 38 erkek) fen bilgisi öğretmen adayı katılmıştır. Çalışma verilerinin toplanmasında Uzun ve Sağlam (2006) tarafından geliştirilen çevresel düşünce ve davranış alt boyutlarından oluşan ?Çevresel Tutum Ölçeği? nden ve Selvi (2007) tarafından geliştirilen ?Çevresel Kavramları Algılama Anketi? nden faydalanılmıştır.Araştırmada öğretmen adaylarının cinsiyet değişkenine ve çevre dersi alma durumlarına göre çevresel kavramları algılamaları ve çevresel tutumları incelenmiştir. Araştırma sonucunda fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre dersi alma durumlarına göre çevresel tutumları arasında anlamlı bir farklılık bulunmuş iken, cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık bulunamamıştır. Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevresel kavramlar ile ilgili algılamaları cinsiyet değişkenine göre anlamlı bir farklılık göstermezken, çevre dersini alma durumlarına göre anlamlı bir farklılık gösterdiği tespit edilmiştir.Ayrıca araştırma sonuçları fen bilgisi öğretmen adaylarının çevresel kavramları algılamaları ile çevresel tutumları arasında düşük düzeyde pozitif yönlü bir ilişki olduğunu göstermektedir.Anahtar Kelimeler: Çevre Eğitimi, Çevresel Kavramlar, Çevresel Tutum
İlköğretim 8. sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi ve öğrencilerin okuryazarlığı düzeylerinin çeşitli değişkenler açısından incelenmesi
Bu araştırmanın genel amacı, İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler (bilgi-duyuş-davranış-bilişsel beceri) üzerinde çeşitli değişkenlerin etkisini ortaya koymaktır. Araştırma 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Adana ili Saimbeyli ilçesindeki beşilköğretim okulunda öğrenim gören 182 öğrenciye tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Öğrencilerin çevre okuryazarlık düzeylerini belirlemek amacıyla kişisel bilgi formu, çevreye yönelik duyuşsal eğilimler ölçeği, çevre yönelik sorumlu davranış ölçeği, çevre bilgi testi ve problem belirleme ve problem çözme testi olmak üzere 5 bölümden oluşan ?Çevre Okuryazarlığı Anketi? kullanılmıştır. İlköğretim 8. Sınıf öğrencilerinin çevre okuryazarlığını oluşturan dört ayrı bileşene göre 6 demografik değişkenin etkisi araştırılmıştır. Verilerin analizi SPSS istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit korelasyon kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre öğrencilerin çevre bilgileri, çevreye yönelik sorumlu davranışları orta düzeyde; duyuşsal eğilimleri yüksek düzeyde, bilişsel becerileri ise düşük düzeyde bulunmuştur. Öğrencilerin çevre okuryazarlığını oluşturan bu dört ayrı bileşenden aldıkları toplam puanların ortalamasına bakıldığında ise çevre okuryazarlık düzeylerinin orta seviyede olduğu görülmektedir. Çevre okuryazarlığını oluşturan bileşenler arasındaki ilişkiye bakıldığında bilgi ile duyuşsal eğilim arasında pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bilgi ile beceri arasında iv pozitif yönde, düşük düzeyde anlamlı; bir ilişki bulunmuştur. Çevre okuryazarlığının diğer alt boyutları arasında ise anlamlı bir ilişki bulunamamıştır. Anahtar Kelimeler: Çevre okuryazarlığı, İlköğretim öğrencileri, Çevre bilgi, Çevre duyuş, Çevre davranış, Bilişsel beceri
Farklı kademelerde görev yapan öğretmenlerin çevresel tutum, bilgi ve davranışlarıyla çevre eğitimine yönelik görüşlerinin incelenmesi
Farklı kademelerde görev yapan öğretmenlerin çevresel tutum, bilgi ve davranışlarıyla çevre eğitimine yönelik görüşlerini incelemek amacıyla yapılan bu çalışma bir karma yöntem araştırmasıdır. Araştırmanın nicel boyutuna Adana ili Ceyhan ilçesinde bulunan anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerde görev yapmakta toplam 642 öğretmen katılmıştır. Görüşmeler ise her eğitim kademesinden beş öğretmen olmak üzere toplan 20 öğretmenle gerçekleşmiştir. Araştırmanın nicel verileri Uzun ve Sağlam (2006) tarafından geliştirilen "Çevresel Tutum Ölçeği" ve "Çevre Bilgisi Testi" ile araştırmacı tarafından geliştirilen "Kişisel Bilgiler Formu" ve "Yarı Yapılandırılmış Görüşme Formu" ile toplanmıştır. Araştırma verileri 2015 – 2016 eğitim- öğretim yılında toplanmış, nicel verilerin analizinde betimsel istatistiklerin yanı sıra Mann Whitney-U ve Kruskall-Wallis H testleri, nitel verilerin analizinde ise içerik analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda öğretmenlerin iyi düzeyde çevre bilgisine, yüksek düzeyde olumlu çevresel tutuma sahip oldukları görülmüştür. Öğretmenlerin çevresel davranışları ise sahip oldukları bilgi ve olumlu çevresel düşünce açısından yeterli düzeyde değildir. Cinsiyet açısından kadın öğretmenlerin çevresel düşünce ve davranışları; eğitim kademesi açısından anaokulu ve ilkokul öğretmenlerinin çevresel davranışları daha olumlu olmuştur. Hizmet yılı 15-16 yıl aralığında ve 41 yaş üzerindeki öğretmenlerde çevreyi korumaya yönelik davranışları daha sık sergilediklerini belirtmişlerdir. Evli, çocuk sahibi ve kendi evinde oturan öğretmenlerin çevre bilgisi daha yüksek olmuş, mezun olunan fakülte, branş, aylık ortalama gelir düzeyi ise çevresel bilgi ve tutumlarda anlamlı farklılık yaratmamıştır. Elde edilen sonuçlara göre öğretmenler çevre sorunu olarak daha çok çöp ve hava kirliliğini vurgulamakta, insanların davranış biçimlerini çevre sorunlarının temel nedeni olarak görmektedirler. Çevre sorunlarının çözümünün eğitim ve yasal düzenlemelerden geçtiğini belirten öğretmenler ayrıca yerel yönetimler ve sivil toplum örgütlerinin sorumluluklarına da değinmişlerdir. Bireysel olarak çoğunlukla çevreyi kirletmemeye ve çevreye zarar vermeyen ürünler kullanmaya dikkat ettiklerini belirten öğretmenler, insanların çevre konusunda bilinçsiz davranışlarından dolayı olumsuz duygular yaşadıklarını (gelecek kaygısı ve korkusu) ifade etmişlerdir. Öğretmenlere göre sahip oldukları çevre bilgisi, olumlu tutum ve davranışların oluşmasında kişisel özellikleri, kitle iletişim araçları ve yaşadıkları çevre etkili olmuştur. Uyguladıkları eğitim programını içerik açısından yeterli gören öğretmenler süreçte uygulama yapılmamasını eksiklik olarak belirtimişlerdir. Öğretmenlere göre etkili çevre eğitimi için odak noktası çevre olan ve bilimsel bilgilere dayanan eğitim programı geliştirilmeli, bağımsız bir çevre dersi olmalıdır.
Sosyal sorumlu tüketici davranışı ve bir uygulama
Tüketim sonucu oluşan çıktıların dünyaya olan etkisiyle tüketicilerin sorumlulukları artmıştır. Değişen ve çeşitlenen tüketim alışkanlıkları toplumu olumsuz etkilemektedir. Sosyal sorumlu tüketici davranışını ele alan bu tez çalışmasında ilk bölümde konu, ilgili kavramlarıyla açıklanmıştır. İkinci bölümde yapılan uygulamayla, tüketicilerin sosyal sorumluluk seviyelerinin demografik ve sosyo-ekonomik özellikler yönünden farklılık gösterip göstermediği incelenmiştir. Çalışmada internet üzerinden tüketicilere anket uygulanmıştır. Türkiye'de yaşayan tüketicilerin yapılan analizler sonucunda sosyal sorumlu tüketici davranışı seviyeleri 4 faktör açısından incelenmiştir. Bu faktörler, (1)"Satın Alma ve Kullanımda Çevresel Etki (SKÇE)", (2)"Kurumsal Sosyal Sorumluluk Performansına Dayalı Satın Alma Davranışı (KSSP)", (3)"Tüketici Geri Dönüşüm Davranışı (TGD)" ve (4)"Geleneksel Satın Alma Kriteri (GSK)" şeklindedir. Ayrıca Tek Yönlü MANOVA analizi ile tüketicilerin yaş, cinsiyet, eğitim, araç sahibi olma ve memleketlerinin bulunduğu coğrafi bölge bilgisine göre tüketicilerin sosyal sorumluluk seviyelerinin farklılık gösterdiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Sosyal Sorumluluk, Tüketici ve Müşteri, Sosyal Sorumlu Tüketici Davranışı
Kurumsal sosyal sorumluluğun çevre dostu davranışlara etkisinde çalışanların çevresel bağlılığı ile iş arkadaşlarının çevre duyarlılığının aracılık, ahlaki yansımaların düzenleyici rolü
Bu çalışmada, çalışanların çevre dostu davranışlarda bulunmalarını sağlayan bir takım mekanizmalar incelenmiştir. Merinos A.Ş.'nin Gaziantep ve Adıyaman bölgesinde faaliyet gösteren işletme çalışanlarının tamamı, araştırmanın evreni olarak kabul edilmiştir. Kolayda örnekleme tekniği kullanılarak, 11 Ocak 2021 ve 12 Şubat 2021 tarihleri arasında, 920 kişiden toplanan veriler çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin geçerlilik ve güveniliriliğini sağlamak için; iç güvenirlik analizi ve yapısal geçerlilik analizleri yapılmıştır. Yapılan literatür incelemesi sonucunda geliştirilen araştırma modelinde önerilen hipotezler, Hayes (2013) tarafından geliştirilen, Process Macro programı yardımıyla analiz edilmiştir. Çalışmada yapılan analizler neticesinde; çalışanların kurumsal sosyal sorumluluk algısının çevre dostu davranışları anlamlı bir şekilde etkilediği tespit edilmiştir. Ayrıca çalışma kapsamında çalışanların çevresel bağlılığı, iş arkadaşları çevre duyarlılığı ve ahlaki yansımaların dolaylı etkilerinin bulunduğu ortaya çıkarılmıştır. İleriki zamanlarda yapılacak çalışmalarda kurumsal sosyal sorumluluk ile çevre dostu davranışlar arasındaki ilişkiyi ortaya çıkarmaya yardımcı olabileceği düşünülen çevresel inanç, çevresel tutum ve kurumsal kimlik gibi aracıların bu ilişkideki etkileri inceleme konusu yapılabilir.
Sosyal pazarlama ve kampanya yönetiminin çevreci sivil toplum kuruluşları açısından incelenmesi: Karma bir araştırma
Başlangıç noktası 'Kardeşlik de sabun gibi pazarlanabilir mi?' olan sosyal pazarlama anlayışı, artan sosyal problemlerle birlikte giderek önem kazanmaktadır. Çevrecilik konusundaki sosyal pazarlama uygulamaları, toplumsal çevreciliğin yerleşmesi ve çevresel problemlerin daha aza indirgenmesini sağlamaya çalışmaktadır. Zaten çevrecilik hareketlerinin başlamasıyla sosyal pazarlamanın ortaya çıkışı benzer zamanlara rastlamaktadır. Çevrecilik hareketinin en önemli halkalarından bir tanesi de bu alanda faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarıdır. Çevreci davranış, bireysel alanda ve toplumsal etkiye sahip her türlü davranışın çevreye duyarlı hale getirilmesini ifade etmektedir. Davranış değişimi; zararlı olduğu düşünülen bir davranışın terk edilmesi, faydalı olan davranışın benimsenmesi, bu davranışın alışkanlık haline getirilmesi vb.. durumların sağlanmasını gerektirmektedir. Çevreci sivil toplum kuruluşlarının sosyal pazarlama kampanyaları, hedefledikleri çevreci davranış değişimine uygun olarak hazırlanmalıdır. Sosyal pazarlama kampanyaları, sosyal pazarlama sürecinin iletişimsel bir ayağı olup, sürecin bütün unsurlarını yansıtan bir yapıya sahiptir. Bu araştırmada, Türkiye'de faaliyet gösteren çevreci sivil toplum kuruluşları odak noktası olarak ele alınmıştır. Bu sivil toplum kuruluşlarının sosyal pazarlama kampanyaları hakkında bulgulara erişebilmek için, kalitatif ve kantitatif araştırmalar birbirini tamamlayacak nitelikte kullanılmıştır. Öncelikle son 5 yıldaki kampanyalar, içerik analiziyle incelenmiş ve mevcut durum ortaya konmuştur. Konuyla ilgili uzman görüşlerini ve tavsiyelerini belirleyebilmek adına, sosyal pazarlama akademisyenleri ve çevreci sivil toplum kuruluşlarındaki bazı saha uzmanlarıyla mülakatlar gerçekleştirlmiştir. Bunlara ek olarak, tüketicinin bakış açısını ortaya koyabilmek için bir anket çalışması yapılmıştır. Sonuçta konuyla ilgili 3 farklı boyutta (davranışsal boyut, sivil toplum kuruşu boyutu ve sosyal pazarlama boyutu) çıkarımlara ulaşılmış çeşitli öneriler sunulmuştur. Elde edilen çıkarımlar doğrultusunda, davranışsal olarak, kişilerin daha çok pasif çevreci davranışlara meyilli oldukları görülmüş; STK'ların geri bildirime dayalı ve sürekliliği olan kampanyalarla aktif çevreci davranışları ön plana çıkarması gerektiği ifade edilmiştir. Kampanyaların odaklandıkları çevreci davranış türünün çeşitlendirilmesinin faydalı olacağı belirtilmiştir. Ülkemizdeki çevreci STK'lar açısından yapılan değerlendirmeler sonucunda; kurumsallaşma, yerele inme, kampanya hedefleri, birbirleriyle işbirliğine girme vb. konularda eksiklikler gözlenmiş ve giderilmesi yönünde öneriler geliştirilmiştir. Kampanyaların genellikle fon oluşturma amacıyla kullanılmasının getirdiği sorunlara değinilmiştir. Sosyal pazarlama açısından yapılan değerlendirmeler sonucunda ise, kampanyaların birçoğunda kitlesel pazarlama yapılması ve özel bir izleyici grubu belirlenmemesi nedeniyle, amaçların ve hedeflerin belirlenmesinin muğlak kalabildiği görülmüştür. Bu nedenle hedef kitlenin belirlenmesi önemlidir. Kampanya iletişimindeki unsurların belirlenmesi de hedef izleyici grubunun özelliklerine göre değişecektir. Kampanya sonrasında davranış değişiminin takibinin yapılması gerektiği üzerinde durulan diğer bir konudur. Ayrıca çevreci davranış gösterenler ile göstermeyenler arasında farklılıklar olduğu, sosyal pazarlama planı yapılırken buna dikkat edilmesi gerektiği belirlenmiştir. Sosyal medyanın önemi vurgulanarak, güvenilirliğinin arttırılması gerektiği de elde edilen sonuçlar arasındadır.
Fen bilgisi, sosyal bilgiler, Türkçe eğitimi öğretmen adaylarının çevre sorunlarına ve çevreye dair davranış ve tutumlarının çok boyutlu incelenmesi
Bu çalışmada eğitim fakültelerinde öğrenim gören üniversite öğrencilerinin çevre ve çevre sorunları konusunda mevcut davranışlarının ve tutumlarının belirlenmesine çalışılmıştır. Bu çalışma ile öğrenimine devam eden Necmettin Erbakan Üniversitesinden 334, Gazi Üniversitesinden 393 olmak üzere toplamda 727 öğretmen adayına çevre sorunlarına yönelik davranış ölçeği ve Necmettin Erbakan Üniversitesinden 329, Gazi Üniversitesinden 441 olmak üzere toplamda 770 öğretmen adayına çevre sorunlarına yönelik tutum ölçeği uygulanmıştır. Araştırmanın çalışma grubunu Gazi Üniversitesinde ve Necmettin Erbakan Üniversitesinde 2018-2019 güz döneminde öğrenim gören sosyal bilgiler eğitimi, Türkçe eğitimi, fen bilgisi eğitimi bölümü birinci ve dördüncü sınıf öğrencileri oluşturmaktadır. Birinci sınıf öğrencileri davranış ölçeği (N=366), tutum ölçeği (N=388); dördüncü sınıf öğrencileri davranış ölçeği (N=361), tutum ölçeği (N=382) kişiden oluşturmaktadır. Gerçekleştirilen bu araştırmada eğitim fakültesinin bazı bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerin çevreye dair sahip oldukları davranış ve tutumları açığa çıkarmak amacıyla Güven (2013) 'in biçimlendirip, oluşturduğu 45 maddelik çevre sorunlarına yönelik tutum ölçeği ve yine Güven tarafından oluşturulan 40 maddelik çevre sorunlarına yönelik davranış ölçeği uygulanmıştır. Araştırma sonucundaki nicel veriler SPSS 21 istatistik analiz programından yararlanılarak analiz edilmiştir. Nicel verilerin analizinde betimsel istatistik teknikler, bağımsız gruplar t-testinden ve one-way anovadan yararlanılmış, anlamlılık düzeyi 0.05 kabul edilmiştir. Bu araştırma ile eğitim fakültesinin bazı bölümlerinde öğrenim gören öğrencilerinin çevre sorunlarına dair davranış ve tutum puanları belirlenmiş ve hangi branştan ne kadar öğretmen adayının bu seviyeye ulaştığı ortaya çıkartılarak öğretmen adaylarının okuduğu bölüm, sınıf düzeyi, ekonomik durum, okuduğu üniversite ile çevre sorunlarına dair davranış ve tutum puanları arasında anlamlı bir farkın olup olmadığı belirlenmiştir. Anahtar kelimeler: Çevre, Çevre Sorunları, Çevre Eğitimi, Çevre Kirliliği, Eğitim Fakültesi Öğrencilerinin Çevreye ve Çevre Kirliliğine Karşı Tutumu, EğitimFakültesi Öğrencilerinin Çevreye ve Çevre Kirliliğine Karşı Davranışları, Çevre Denetimi
Çevresel ilgi, kaygı ve duyarlılığın çevre dostu ürün satın alma davranışına etkisi ve bir uygulama
Bu çalışma tüketicilerin çevresel ilgi, çevresel kaygı çevresel duyarlılık düzeyinin satın alma davranışına etkisini ölçmek üzere yapılmıştır. Çalışmada çevreye duyarlı işletmelere karşı tüketicilerin tutumu (satın alma davranışları) incelenmiştir. Bu kapsamda araştırma modeli Gaziantep'in en büyük 5 farklı alışveriş merkezinde 1074 tüketici üzerinde anket tekniği kullanılarak test edilmiştir. Elde edilen verilerin analizi sonucunda çevresel ilgi, kaygı, duyarlılık ve diğer kontrol değişkenleri (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, vb) ile çevre dostu ürün satın alma davranışı arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Sonuçlara göre tüketicilerin çevresel ilgi, kaygı ve duyarlılık düzeyleri arttıkça çevre dostu ürün satın alma davranış oranları da artmaktadır.
Dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunlarına yönelik algılarına etkisi
Bu araştırmanın amacı dönüşümsel öğrenme modeline dayalı çevre eğitiminin biyoloji öğretmen adaylarının çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve çevreye duyarlı davranışlarına etkisini belirlemektir. Araştırma modeli nicel ve nitel araştırma yöntemlerinin birlikte kullanıldığı karma yöntem olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın nicel boyutu deneysel yöntem olarak, nitel boyutunda ise durum çalışması olarak belirlenmiştir. Araştırma pilot ve asıl uygulama olmak üzere iki basamakta gerçekleştirilmiştir. Pilot uygulama 2011-2012 eğitim öğretim yılı güz döneminde 14 hafta süre ile Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Asıl uygulama ise 2011-2012 eğitim öğretim yılı bahar döneminde Gazi Üniversitesi Biyoloji Eğitimi Anabilim Dalında öğrenim gören 28 biyoloji öğretmen adayı ile 14 hafta sürede gerçekleştirilmiştir.Araştırmada nicel verilerin toplanmasında çevre sorunları bilgisi testi, çevre sorunları tutum ölçeği, çevreye duyarlı davranış ölçeği ve çevreye yönelik inanç ölçeği; nitel verilerin toplanmasında etkinlik değerlendirme formları, öğrenci günlükleri, çevre biyografileri ve yarı yapılandırılmış görüşme formu uygulanmıştır. Nicel veriler SPSS 18 paket programı ile Mann Whitney U testi, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ve Eta Kare kullanılarak analiz edilmiştir. Nitel veriler ise içerik analizi yöntemi ile analiz edilmiş, frekans ve yüzde olarak ifade edilmiş, tematik kodların oluşturulmasında N vivo 10 programı kullanılmıştır.Araştırma sonunda dönüşümsel öğrenme modelinin uygulandığı deney grubunun çevre sorunları bilgisi, çevre sorunlarına yönelik tutum, çevreye yönelik inanç ve iiiçevreye duyarlı davranış düzeylerinin, geleneksel yöntemin uygulandığı kontrol grubuna göre anlamlı olarak farklılaştığı belirlenmiştir. Uygulamalar sonunda yapılan görüşmeler deney grubunun çevre sorunlarına yönelik bilgi, tutum, çevreye yönelikinanç ve çevreye duyarlı davranışlarında olumlu değişiklikler meydana geldiğini ortaya koymaktadır. Araştırmada elde edilen bulgular ışığında önerilerde bulunulmuştur.Anahtar Kelimeler: Dönüşümsel öğrenme, çevre eğitimi, çevreye yöneliktutumu, çevre sorunları bilgisi, çevreye duyarlı davranış
İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin çevreye karşı tutumlarının değerlendirilmesi
Bu çalışmada bazı değişkenlere (cinsiyet, kademe, sınıf düzeyi, ders notu, anne ve babanın eğitim durumu) bağlı olarak ilköğretim ve ortaöğretim öğrencilerin çevreye karşı tutumlarını tespit etmek amaçlanmıştır. Bu çalışmada ?Çevresel Davranış Alt Ölçeği? ve ?Çevresel Düşünce Alt Ölçeği? olmak üzere iki alt ölçekten oluşan ?Çevresel Tutum Ölçeği? kullanılmıştır.Yapılan araştırmanın sonunda öğrencilerin çevresel davranış puan ortalamasının ( = 44.31) çevreye karşı olumlu düzeyde olduğu; çevresel düşünce puan ortalamasının ise ( =55.56) çevresel düşünce bakımından olumluya yakın düzeyde olduğu ve çevresel tutum puan ortalamasının ise ( =99.86) olumlu düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf düzeylerine göre yapılan değerlendirmede; çevresel düşünce puan ortalamaları 10.,11. ve 12.sınıflar lehinde bulunmuşken çevresel davranış puan ortalamaları 4.,5.ve 6.sınıflar lehinde anlamlı bulunmuştur. Öğrencilerin çevresel tutumları 4., 5., 6., 10.,11 ve 12. sınıflar lehinde puan dağılımına sahiptir. Sonuçlar, sınıf düzeyi artarken çevresel düşüncenin arttığı ancak çevresel davranışlarının azaldığını göstermiştir.Kademelere göre yapılan değerlendirmede çevresel davranış ve çevresel tutum puan ortalamaları 1. kademe lehinde anlamlı farklılık gösterirken çevresel düşünce puan ortalamaları ise 3.kademe lehinde anlamlı farklılık göstermiş ve bu da sınıf düzeyine göre yapılan değerlendirme sonuçları ile paralellik göstererek tutarlılık sağlamıştır.Cinsiyete bağlı yapılan değerlendirme sonucunda ise kız öğrencilerin çevresel davranış, düşünce ve tutum puanları ortalamaları erkeklere kıyasla yüksek bulunmuştur. İstatistik analizi sonucunda ise davranış puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamış, düşünce ve tutum puanları arasında ise anlamlı fark bulunmuştur. İlköğretim ve ortaöğretim öğrencilerinin çevreye yönelik düşünce, davranış ve tutum puan ortalamaları ders notu açısından incelendiğinde, akademik başarının çevresel tutum üzerinde önemli bir değişken olduğu görülmüştür. İlköğretimde Fen notu, ortaöğretimde Biyoloji notu yüksek olan öğrencilerin çevreye karşı düşünce, davranış ve tutum puanları da yüksek bulunmuştur. Anne eğitimi düzeyinde yapılan değerlendirmede çevresel davranış ve tutum puanları arasında anlamlı farklılık bulunmamış, düşünce puanları arasında anlamlı farklılık bulunmuştur. Davranış puanları içerisinde en yüksek ortalamaya sahip öğrencilerin anne eğitim düzeyi üniversite olarak tespit edilmiştir. Düşünce puanları ortalamaların da anne eğitim düzeyi ilkokul olan öğrenciler lehine olduğu görülmüştür. Anne eğitim seviyesi arttıkça çevresel tutum puanın da artması, öğrenci anne eğitim düzeyine paralel olarak çevresel tutumlarının da değiştiğini göstermiştir.Baba eğitimi düzeyinde yapılan değerlendirmede öğrencilerin çevresel davranış puanları arasında anlamlı farklılığın olmadığı görülmüştür. Sadece baba eğitim seviyesi ortaokul ve lise olan öğrencilerin çevresel tutum ve düşünce puanları arasında anlamlı fark bulunmuştur.Yapılan çalışmalar incelendiğinde genellikle ebeveynlerin eğitim durumu ile çevresel tutum arasında pozitif bir ilişki saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: çevresel davranış, çevresel düşünce, çevresel tutum, ilköğretimde çevre eğitimi
Öğretmenlerin çevreye yönelik davranış düzeylerinin belirlenmesi
Çevreye karşı olumlu tutum ve davranış sergileyen bireyler yetiştirilmesinde tüm öğretmenlere önemli bir rol düşmektedir. Bu nedenle oluşturulacak çevre bilincini ve eğitimini verecek olan öğretmenler bu konuda ne kadar nitelikli olduğunun tespit edilmesi önem arz etmektedir. Bu araştırma öğretmenlerin bu konudaki niteliklerini ortaya koymak açısından önemlidir. Bu araştırmanın amacı ilk ve ortaokullarda farklı branşlarda görev yapan; Sınıf, Fen Bilimleri, Matematik ve Sosyal Bilgiler öğretmenlerinin çevreye yönelik davranış düzeylerinin belirlenerek birbiriyle karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla, 2014-2015 ve 2015-2016 eğitim-öğretim yıllarında Türkiye'nin farklı illerinde görev yapan 792 öğretmene "Çevre Davranış Ölçeği" uygulanmıştır. Ölçek, 183 Matematik Öğretmeni, 183 Sosyal Bilgiler Öğretmeni, 200 Sınıf Öğretmeni ve 226 Fen Bilgisi Öğretmenine uygulanmıştır. Farklı branşlarda görev yapan öğretmenlerin çevresel davranış düzeyini belirlemek üzere; Kişisel Bilgi Formu ve Çevre Davranış Ölçeği olmak üzere 2 bölümden oluşan "Çevre Davranış Ölçeği" uygulanmıştır. Veri analizi Sosyal Bilimler İçin İstatistik Programı (SPSS) programı kullanılarak yapılmıştır. Verilerin analizinde; betimsel istatistik, ilişkisiz örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit korelasyon kullanılmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgulara göre; Fen Bilimleri, Matematik, Sosyal Bilgiler ve Sınıf öğretmenlerinin, fiziksel koruma alt boyutunda sorumlu çevresel davranış düzeyinin yüksek olduğu görülmektedir. Bu alt boyutta en yüksek ortalama puana sosyal bilgiler öğretmenleri sahipken en düşük ortalama puana matematik öğretmenleri sahiptir. Sınıf öğretmenlerinin ve fen bilimleri öğretmenlerinin ortalama puanlarının ise birbirine yakın olduğu tespit edilmiştir. Ortalama puanlara bakıldığında, bireysel ve toplumsal ikna davranış alt boyutunda, sosyal bilgiler öğretmenleri en yüksek ortalama puana sahip iken, matematik öğretmenleri en düşük ortalama puana sahiptir. Bu alt boyutta, tüm branşlarda görev yapan öğretmenlerin sorumlu çevresel davranış düzeylerinin yüksek olduğu görülmektedir. Politik ve yasal davranış alt boyutunda ortalama puanların düştüğü görülmektedir. Bu alt boyutta en yüksek ortalama puanı sosyal bilgiler öğretmenleri en düşük ortalama puanı ise matematik öğretmenleri almıştır. Ortalama puanlara bakıldığında, politik ve yasal davranış alt boyutunda matematik öğretmenlerinin, sınıf öğretmenlerinin ve fen bilimleri öğretmenlerinin sorumlu çevresel davranış düzeyinin düşük; sosyal bilgiler öğretmenlerinin ise orta düzeyde olduğu görülmüştür. Ölçeğin genelinden alınan ortalama puanlara göre yine en yüksek puana sosyal bilgiler öğretmenlerinin, en düşük puana ise matematik öğretmenlerinin sahip olduğu tespit edilmiştir. Ortalama puanlara bakıldığında, sosyal bilgiler öğretmenlerin sorumlu çevresel davranış düzeylerinin yüksek, matematik, sınıf ve fen bilimleri öğretmenlerinin ise orta düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır. Cinsiyete, yaşa, mesleki deneyime, anne-baba eğitim düzeyine, çevresel etkinliklere katılma düzeyine ve çevresel sivil toplum kuruluşlarına üyeliğe göre, öğretmenlerinin çevreye yönelik çevresel davranış puanlarının anlamlı bir farklılık gösterdiği belirlenmiştir.
Okul öncesi öğretmen adaylarının çevre etik tutumları ile sorumlu çevresel davranışları arasındaki ilişki
Bu araştırma okul öncesi öğretmen adaylarının çevreye yönelik etik tutumları ile sorumlu çevresel davranış düzeylerini ve aralarındaki ilişkileri belirlemek, tanımlayıcı özelliklerine göre çevreye yönelik etik tutumları ile sorumlu çevresel davranış düzeylerinin farklılaşma durumlarını ortaya koymak amacıyla gerçekleştirilmiştir. Amaç doğrultusunda, kişisel bilgi formu, çevreye yönelik etik tutum ölçeği ve çevre davranış ölçeğinden oluşan veri toplama araçları, 2017-2018 eğitim öğretim yılında Kastamonu Üniversitesi Eğitim Fakültesi Okul Öncesi öğretmenliği Bölümü'nde okuyan 400 öğretmen adayına uygulanmıştır. Araştırmada verilerin analizi SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak yapılmıştır. Araştırma sonucunda; okul öncesi öğretmen adaylarının, orta düzeyde insan merkezli etik yaklaşım ve ekofeminist etik yaklaşıma sahip oldukları, yüksek düzeyde çevre merkezli, dinsel etik yaklaşıma ve genel çevreye yönelik etik yaklaşıma sahip oldukları belirlenmiştir. Okul öncesi öğretmen adaylarının düşük düzeyde bireysel ve toplumsal ikna davranışına, yüksek düzeyde fiziksel koruma davranışına ve orta düzeyde politik ve yasal davranış ile genel çevre davranışına sahip oldukları saptanmıştır. Öğretmen adaylarının çevre etik tutumları ile sorumlu çevresel davranışları arasında anlamlı ilişkilerin olduğu, çevresel etik tutumun sorumlu çevresel davranışları yordadığı saptanmıştır Öğretmen adaylarının sınıflarına, öğretim durumlarına, (gündüz-akşam), cinsiyetlerine, not ortalamalarına, çevre için yaşam standardından fedakârlık edebilme durumlarına göre çevreye yönelik etik yaklaşımlarında farklılaşmaların olduğu, mezun oldukları liselere, çevre ile ilgili üniversitede ders alma durumlarına, çevre için yaşam standardından fedakârlık edebilme durumlarına, sosyal medyada çevre ile ilgili sayfa takip etme durumlarına göre sorumlu çevresel davranışlarında farklılaşmalar saptanmıştır.
Sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi öz-yeterlik algıları ile sorumlu çevresel davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi
Bu çalışmada sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi öz-yeterlik algıları ile sorumlu çevresel davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama tekniği ile yürütülen çalışma 2020-2021 eğitim-öğretim yılında sınıf eğitiminde öğrenim gören 231 öğretmen adayı ile gerçekleştirilmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak çevre eğitimi öz-yeterlik ölçeği, çevre davranış ölçeği ve kişisel bilgi formu kullanılmıştır. Araştırma verilerinden elde edilen bulgulara göre öğretmen adaylarının çevre eğitimine yönelik öz-yeterliklerinin ve sorumlu çevresel davranışlarının orta düzeyde olduğu görülmüştür. Sınıf öğretmeni adaylarının çevre eğitimi öz yeterlik ölçeğinden ve çevre davranış ölçeğinden aldıkları toplam puanlar üzerinde bazı değişkenlerin etkisinin olduğu görülmüştür. Araştırmanın sonucuna göre öğretmen adaylarının çevre davranışı ile çevre eğitimine yönelik öz-yeterlik, sorumluluk algısı, öğretici yetkinlik algısı arasında orta düzeyde, yönlendirebilme algısı arasında ise düşük düzeyde pozitif ilişki tespit edilmiştir. Araştırmanın sonucunda çevresel davranış ölçeği toplam puanının çevre eğitimine yönelik öz-yeterlik toplam puanı üzerine etkisine yönelik kurulan modelin anlamlı olduğu tespit edilmiştir. Aynı şekilde çevresel davranış ölçeği toplam puanının akademik yetkinlik, sorumluluk ve öğretici yetkinlik algı puanı üzerine etkisine yönelik kurulan modelin de anlamlı olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar öğretmen adaylarının sorumlu çevresel davranışları arttıkça çevre eğitimi öz yeterlik inançlarının da güçlendiğini göstermektedir.
İlköğretim müfredatında yer alan çevre konularındaki FTTÇ kazanımlarına ulaşılma düzeyi ve öğrencilerin bu konulara karşı tutumlarının araştırılması
Bu araştırmada, öğrencilerin ilköğretim 4-5-6-7 ve 8. sınıf fen ve teknoloji öğretim programında yer alan çevre konularına ilişkin FTTÇ kazanımlarına ulaşma düzeyleri, çevresel konulara karşı tutumları ve öğrencilerin çevre bilgi düzeylerindeki farklılıkları tespit edilmiştir. Tüm bu amaçlar doğrultusunda, 2011-2012 eğitim-öğretim yılında Antalya ili Elmalı ilçe merkezinde bulunan 4 ilköğretim okulunda öğrenim gören 633 4,5,6,7 ve 8. sınıf öğrencisine ÇBT ve ÇTA uygulanarak betimsel bir çalışma gerçekleştirilmiştir. Uygulanan ÇBT ve ÇTA öntest ve sontest olarak 2011-2012 eğitim-öğretim yılı 1. dönem başında ve 2. dönem sonunda uygulanmıştır. Test ve anketlerin uygulanması sonucu elde edilen veriler, SPSS 17.0 istatistik programında, bağımsız örneklem T-testi ve varyans analizi yardımıyla analiz edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda Fen ve Teknoloji Programında yer alan FTTÇ öğrenme alanının, öğrencilerin çevre bilgi düzeylerinin artmasına etkili olduğu, çevresel tutumlarına etkili olmadığı görülmüştür.
Fen bilgisi öğretmen adaylarının çevre dostu davranışlarının modellenmesi
Bu çalışmanın amacı fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarının, çevresel kimliklerinin, çevreye yönelik ekosentrik ve antroposentrik tutumlarının incelenmesidir. Öte yandan, bu değişkenlerle birlikte cinsiyet değişkeninin de yer aldığı bir nedensel model kurgulanarak bu değişkenlerin yordayıcılıklarının incelenmesi hedeflenmiştir. 2014-2015 yılının bahar dönemi başında Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde yer alan beş devlet üniversitelerinin eğitim fakültelerinde okuyan toplam 576 (407 kadın ve 169 erkek) fen bilgisi öğretmeni adayı çalışmaya katılmıştır. Bu katılımcılara Çevresel Kimlik Ölçeği, Çevreye Yönelik Tutumlar Ölçeği, Çevreye Yönelik Olumlu Davranışlar Ölçeği ve Demografik Bilgi formu içeren bir anket uygulanmıştır. Uygun Örnekleme yöntemi çalışmanın örneklemini oluşturmak için seçilmiştir. Toplanan veriyi analiz etmek için betimsel istatistik olarak ortalama, frekans, yüzde; açıklayıcı istatistik olarak da yol analizi kullanılmıştır. Çalışmanın sonuçlarına göre, fen bilgisi öğretmen adaylarının orta düzeyde çevreye yönelik olumlu davranışlar yaptıkları, güçlü çevresel kimliklere sahip oldukları, çevreye yönelik yüksek ekosentrik tutumlara ve orta düzeyde de antroposentrik tutumlara sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca çevresel kimliğin ve doğrudan ve güçlü bir şekilde fen bilgisi öğretmen adaylarının çevreye yönelik olumlu davranışlarını yordadığı belirlenmiştir. Öte yandan cinsiyetin çevre dostu davranışlar üzerinde önemli bir belirleyicilik rolü oynamadığı anlaşılmıştır.