Hanifies

121 theses under this subject heading

Master'sOpen AccessTR

Hanefî mezhebinde zarûret ve fıkhî hükümlere etkisi: Serahsî'nin el-Mebsût örneği

Peygamber Efendimizin vefat etmesiyle birlikte İslâm'ın iki temel kaynağı olan Kur'ân ve Sünnet tamamlanmış oldu. Bundan sonraki süreçte İslâmiyet'in hızlı bir şekilde yayılması, farklı coğrafya ve kültürden insanların Müslüman olmasıyla birlikte İslâm'ın meseleleri de çeşitlenmiş, zaruret halinin varlığı ve hükme etkisi tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmalar neticesinde birçok görüş öne sürülmüş, bir kısım fukahâ zarureti keyfî hüküm vermek olarak görürken bir kısım fukahâ ise zaruretin hüküm verilirken göz önünde bulundurulması gereken bir durum olduğunu savunmuştur. Biz bu çalışmamızda bilhassa Hanefî mezhebinde zaruret kavramını ele alıp, İmam Serahsî'ye ait olan el-Mebsût adlı eserdeki zaruretle ilgili meseleleri tespit edeceğiz. Çalışmamız bir giriş ve iki bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde tezin konusu, sınırlandırması, yöntem ve kaynakları ile genel olarak zaruret kavramı ele alınıp Kur'ân ve Sünnette zaruret kavramı açıklanmıştır. Birinci bölümde zaruret ile ilişkili kavram ve delillerle birlikte Serahsî'de zaruret kavramı üzerinde durulmuştur. İkinci bölümde ise el Mebsût'ta geçen zaruretle ilgili meseleler tespit edilmiştir. Sonuç kısmında ise elde edilen bilgiler ışığında İmam Serahsî'nin zaruretle ilgili görüşleri değerlendirilmiştir.

HanefilerMebsutSerahsi+3
Arife Şekercioğlu
Eskişehir Osmangazi University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Pezdevî ve Semerkandî örneğinde Hanefi fıkıh usûlünde icmâ

Fıkhın delillerinden üçüncü sırada gelen icmâ, kuvvetler sıralamasında ilk sırada yer almaktadır. İcmâ hem Kitap ve Sünnet ve hem de kıyas ve haber-i vâhit üzerine kurulduğu için bunların hepsine dâir bahisler içermekte ve bu yönüyle adeta bir çerçeve delil niteliğini almaktadır. Bu nedenle doğru bir fıkıh tasavvuru oluşturmak için icmâın tümüyle anlaşılması gerekmektedir. Bu çalışmada incelenmesi ve Hanefi fıkıh usûlü açısından konumlandırılması son derece önemli görülen iki müellifin, Pezdevî ve Semerkandî'nin icmâ anlayışları karşılaştırmalı olarak ortaya konulacaktır. Ayrıca bu çalışma Hanefi usûlünde icmâ teorisi hakkında genel bir değerlendirme niteliğindedir. Bu bağlamda icmâın tanımından icmâda neshin câri olup olmamasına kadar pek çok mesele, çalışmaya konu edilmiştir. Anahtar Kavramlar: Fıkıh, İcmâ, Kerâmet, Sahâbe, Müçtehit

Alaeddin es-SemerkandiFahru`l-İslam PezdeviHanefiler+2
Tuğba Gül
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefilerin aile hukuku alanında ileri sürdükleri hile-i şer'iyyeler

Bu tez, İslam Hukukunda "Hile-i Şer'iyye"nin oluştuğu ortam, çıkış sebebi ve dayanağı; ayrıca tanımı, mahiyeti ve mezheplerin bu konu hakkındaki görüşleri, delilleri ve özellikle Hanefi mezhebinin "Aile Hukuku" alanında ileri sürdükleri hile-i şer'iyyeleri kapsamaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde hile-i şer'iyye'nin ahlak ve hukuk ilişkisi tartışılmıştır; amel, niyet ve fiil çerçevesinde hile-i şer'iyye'ye genel bir açıdan bakılmaya çalışılmıştır; hile-i şer'iyye'nin ıstılahtaki tanımı, mahiyeti, mezheplerin görüşleri ve delilleri hakkındaki bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde İslam Aile Hukukunda nikah ve talak konusu hakkında genel bilgi verilip Hanefilerin nikah, talak ve bu konuların içinde yer alan bazı meselelerle alakalı ileri sürdükleri hile-i şer'iyye örneklerine geçilmiştir. Çalışmanın sonuç kısmında ise genel bir değerlendirme yapılmıştır. Anahtar Kavramlar: Hanefiler, Hile-i Şer'iyye, Aile Hukuku, Nikah, Talak.

Aile hukukuHanefilerHile-i Şer`iyye+4
Rukiye Çoklü
Hitit University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

İbn Nüceym'in el-Bahrü'r-Râik adlı eserindeki tercihlerinin değerlendirilmesi

Tebliğ sürecinden itibaren İslam'ın insanlar arasında hızlı bir şekilde yayılması, farklı birçok örf ve adetle karşılaşmasına; bu bağlamda çeşitli uygulama ve problemlerin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Fıkıh âlimleri bu problemleri çözüme kavuşturabilmek için ictihad etmişler ama birbirlerinden farklı sonuçlara varabilmişlerdir. Bu bağlamda mezhepler arasında ve mezhep içinde birçok farklı görüş ortaya çıkmıştır. Bu durum sonraki dönemde, ulemanın farklı içtihatlar arasında tercih yapmasını gerektirmiştir. İbn Nüceym ve onun el-Bahrü'r-râik adlı eseri hem Hanefî mezhebinde hem de İslam Hukuku alanında önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada müellifin mezkûr eserindeki tercihleri konu edinilmiştir. Çalışmadaki amaç; İbn Nüceym'in tercihlerini tespit ve tahlil edip, mezhep içi tercih mantığını nasıl uygulandığını göstermek, mezhep içi fıkhi tefekkürün uygulanış biçimini İbn Nüceym örneğinde ortaya koyarak literatürde katkı sağlamaktır. Bu bağlamda araştırma, müellifin son çalışması olan el-Bahrü'r-râik ile sınırlandırılmıştır. İlgili sınırlandırmaya rağmen, tezin amacına katkı sağlayacağı düşünülen yerlerde müellifin diğer eserlerine de başvurulmuştur. Belgesel Kaynak Tarama yöntemi kullanılarak tercihler belirlenmiş ve ardından bu tercihler arasından temsil gücü yüksek olan örnekler tespit edilerek değerlendirilmiştir. Çalışma giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı kapsam ve sınırlılıkları gibi ön bilgiler verilmiştir. İlk bölümde İbn Nüceym'in hayatı, eserleri, ilmi yönü, şahsiyeti ve yaşadığı dönem betimsel olarak ele alınmıştır. İkinci bölümde tercih kavramı üzerinde durulmuştur. Bu konuda literatürde yer alan görüşler değerlendirildikten sonra, İbn Nüceym'in tercih kavramı hakkındaki düşünceleri eserlerine başvurularak ortaya konmaya çalışılmıştır. Üçüncü ve son bölümde ise eserde tespit edilen tercihler arasından temsil gücü yüksek olanlar, mezkûr eserin konu tasnifine göre ele alınarak değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise genel bir değerlendirme yapılarak elde edilen bulgular sunulmuştur.

El-Bahrü'r-ra'ikHanefilerTercih+3
Abdullah Sıtkı İlhan
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2023
00
DoctorateOpen AccessTR

Ümeyye Bin Ebi's-Salt'ın şiirlerinde metafizik

Bu araştırma, İslam öncesi ve İslam'ın doğuş döneminde yaşamış şair Ümeyye bin Ebi's-Salt'ın şiirlerindeki metafizik ögeleri konu etmektedir. Ümeyye bin Ebi's-Salt, İslam öncesinde putperestliği terk edip monoteist bir inanca geçen ve Hanif olarak nitelenen isimlerdendir. Onu diğer Haniflerden ayıran en belirgin özellik ise monoteist bir inanca sahip olmasına karşın İslam'a girmemiş olmasıdır. Bu yönden adının aykırı bir kişilik olarak kaynaklara yansıdığı görülür. Aynı kaynaklar, onun okuryazar, araştırmacı, bilgili ve kültürlü biri olduğu konusunda uzlaşım içerisindedir. İslam öncesi dönemde, Arap yarımadasında inanç ve düşünce alanında büyük bir dönüşüm yaşanmıştır. Yahudi ve Hıristiyanlığın etkisiyle, egemen dini anlayış olan putperestlik zayıflamaya başlamış ve Arap inancı monoteizme evrilmeye başlamıştır. Bu bağlamda Arap metafizik düşüncesinin ve metafizik evren tasarımının da değişmeye başladığı görülür. Arap tarih teorisyenlerince Haniflik adıyla isimlendirilen inanç akımının temsilcileri, söz konusu değişimin görünür örnekleri olmuşlardır. Çoğunluğu aydın ve edip olan bu Hanifler, politik bir örgütlenme amacı gütmeseler de şiir ve hitabet sanatını kullanarak inançlarını Arap toplumu içerisinde yaymışlar ve Arap düşüncesi ve inanışının monoteizme evrilmesinde etkili olmuşlardır. Ümeyye bin Ebi's-Salt, Hanif olarak nitelenen isimlerin en ünlülerindendir. Şiir sanatını monoteizm çağrısında bir araç olarak kullanmıştır. Şiirlerinde Yahudi ve Hıristiyanlardan öğrendiği bilgilerin etkisiyle dönemindeki diğer şairlerin değinmediği konulara değinmiş ve geleneksel temalardan farklı içerikleri şiirlerinde işlemiştir. Şiirlerinde diğer şairlerden farklı olarak, metafizik unsurlara yer vermiş ve metafizik bir evren tasarımı gerçekleştirmiştir. Tezin amacı, şairin şiirlerinde geçen metafizik ögelerin tespiti ve bu ögeler üzerinden şairin metafizik evren tasarımının anlaşılmasıdır. Bu saptamalara geçmeden önce şairin düşünce dünyasının daha iyi anlaşılabilmesi için yaşamı ile ilgili anlatılar değerlendirilmiş, yetiştiği kültürel ortamın sınırları belirlenmeye çalışılmıştır. Ayrıca şiirlerinin içerik analizi yapılmış ve çizelge olarak gösterilmiş ve şiirleriyle ilgili olarak tartışmalı konulara ışık tutma çabası içerisine girilmiştir. Tez hazırlanırken genel olarak tanısal bir yöntem izlenmiş, kaynak taraması ve fenomenolojik okumalar yapılmış, içerik ve veri çözümlemesi yöntemleriyle çıkarımlarda bulunulmuş ve sonuçlara erişilmiştir. Şairin Arap yarımadasında bir kültürel değişim ve dönüşüm döneminde yaşadığının tespiti, kabile tutuculuğundan dolayı Müslüman olmaması ve bu şekilde ölmesi ulaşılan sonuçlardan bazılarıdır. Öte yandan şairin şiirleri içerik çözümlemesine tabi tutulduktan sonra Kur'an'ın esin kaynaklarından biri olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığının anlaşılması tezde ulaşılan diğer önemli sonuçlardan biridir. Bu çalışmanın, Arap dili, Arap Tarihi, Arap kültür tarihi, Arap Edebiyatı ve ilahiyat araştırmalarına katkı sağlaması beklenmektedir.

Arap diliArap şiiriCahiliye şiiri+2
Şahin Bal
Hitit University · Institute of Graduate Studies
2025
00
Master'sOpen AccessTR

Hanefi fakihlerin ceza hukuku alanındaki görüş ayrılıkları

Hanefi Mezhebi, Ebu Hanife Numan bin Sabit'e nispet edilmiş bir mezhep olsa da onun görüşlerinin tartışılmaz olduğu bir mezhep değildir. Nitekim Hanefi mezhebinin diğer mezheplerden farklı yönlerinden biri de mezhep içi müçtehit imamların etkisinin daha güçlü olmasıdır. Nitekim Ebu Hanife'nin hem arkadaşı hem de talebesi olan bu fakihlerin büyük katkılarıyla kurulan bu mezhepte mezhep içi müçtehitlerin görüşlerinin baskın olduğu ve kimi zaman kurucusunun görüşlerine tercih edilebildiği görülmektedir. İslam Ceza Hukuku, sosyal hayatın emniyetinin sağlanmasında çok etkin olması sebebiyle, fakihler tarafından çokça mütalaa ve münazara edilmiş hükümlerden oluşmaktadır. Çünkü bu ilim, adalet nizamını sağlama ve dolayısıyla tüm toplumun huzurunu temin etme amacını taşımaktadır. Asırlar boyunca, Müslüman ülkelerde yaşayan fertler arasında, hukuki hakların en isabetli biçimde tecelli etmesini sağlayan ve caydırıcılık unsuruyla bireylerin topluma zarar vermesine engel olmayı hedefleyen bu ilim, mağdurların ya da mağdur ailelerinin yaşadıkları acıları hafifletmeye ve topluma emniyet ortamı tesis etmeye çalışmasıyla büyük önem arz etmektedir. Fıkhın diğer meselelerinde olduğu gibi, İslam Ceza Hukuku da fakihler tarafından kimi meseleleri üzerinde görüş ayrılıklarının meydana geldiği bir ilimdir. Fıkıhta karşılaşılan bu görüş ayrılıkları, farklı görüşleri derlemeye ve delilleriyle tespit etmeye yarayan 'Hilaf' ilmini meydana getirmiş ve hakkında müstakil eserlerin telif edildiği bir ilim olabilmiştir. Fıkhı geliştirmeye yönelik bu çalışmalar neticesinde, var olan ihtilafların temelde; naslarda farklı yorumlamalar, hadislerde değerlendirilme kriterlerinin farklılığı, mantıki çıkarımlarda değişik yaklaşımlar gibi bir takım sebeplere dayandığı görülmüştür. İslam Ceza Hukuku da, doğası gereği hilaf ilmini en çok ilgilendiren konulardan biri olmuştur. Bu tezimizde Hanefi fakihlerin İslam Ceza Hukuku alanındaki görüş ayrılıklarından bahsederek bunları aktarmaya ve sebeplerini tespit etmeye çalıştık. Buna çalışırken klasik Hanefi Fıkhının ve Hilaf İlmine dair eserlerin, meşhur ve detaylı eserlerinden faydalandık ve ceza hukukundaki görüş ayrılıklarını olabildiğince açık bir şekilde anlatmaya gayret ettik.

CezaHanefilerMezhepler+3
Sabahaddin Işık
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
10
Master'sOpen AccessTR

Hanefî fıkıh düşüncesine göre nimet-külfet dengesi ve bununla ilgili malî düzenlemeler

İslâm hukukunun temel ilkelerinden biri, hak ile sorumluluk arasında dengenin sağlanmasıdır. İslâm'ın ilk dönemlerinden itibaren verilen hükümlere bakıldığında, fıkıh âlimlerinin hüküm verirken, nimet-külfet dengesini dikkate aldıkları görülmektedir. Bununla birlikte bu kavramların mahiyetine ve hükümlere nasıl yansıdığına dair yeterli bilgi veren eserlerin kaleme alınmadığı görülmektedir. Tezimiz, nimet-külfet kavramlarının mahiyetini ve konumunu belirleyerek, Hanefî mezhebine göre malî işlemlerdeki nimet-külfet dengesini ortaya koyabilmeyi, nimet-külfet dengesine uygun olan ve olmayan malî işlemleri belirlemeyi ve bütüncül bir bakış açısı oluşturmayı hedeflemektedir.

AdaletHanefilerNimet-külfet+2
Semra Pala
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2020
00
Master'sOpen AccessTR

"Risâle Tete'allaku bi-Kelâmi'l-Beyzâvî fî Tercîhâtihî Beyne'l-Hanefiyye ve'ş-Şâfi'iyye" adlı eserin tahkiki ve İslâm hukuku açısından değerlendirilmesi

Bu çalışmada, 15 ve 16. yüzyıllarda yaşamış, İbn Bilâl'in, "Risâle tete'allaku bi-kelâmi'l-Beyzâvî fî tercîhâtihî beyne'l-Hanefiyye ve'ş-Şâfi'iyye" adlı eserin tahkiki yapılmıştır. Bu çerçevede müellifin hayatı, ilmi kişiliği ve eserleri tanıtılmaya çalışılmıştır. Çalışma, giriş, üç bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır. Giriş bölümünde araştırmanın konusu, amacı ve kullanılan yöntemle ilgili bilgi verilmiştir. Birinci bölümde müellifin hayatı, ilmi kişiliği ve yaşadığı döneme dair bilgiler sunulmuştur. İkinci bölümüde eserin genel bir tanıtımına yer verilmiştir. Bu bölümde ayrıca eserin ismi, müellife aidiyeti, nüshanın özellikleri, muhtevası ve önemi gibi çeşitli konulara değinilmiştir. Üçüncü bölümde Türkiye'de ve İslâm âleminde kullanılan tahkik yöntemlerine istinat edilerek adı geçen eserin tahkik çalışması yapılmıştır. Çalışmamızda İslâm Araştırmaları Merkezi'nin (İSAM) tahkik konusunda belirlediği kurallar dikkate alınmıştır. Sonuç bölümünde ise yapılan tahkik çalışmasından elde edilen sonuçlar özetlenmiştir. Anahtar Sözcükler: İslâm Hukuku, Hanefî, Şâfiî, Tercîh, İbn Bilâl, Beyzâvî.

BeyzaviHanefilerRisale+4
Ahmad Suad Shakır
Bursa Uludağ Üni̇versi̇ty · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
00
Master'sOpen AccessAR

تحليل الآراء الفقهية لأكمل الدين البابرتي في كتابه العناية شرح الهداية كتاب الكفالة أنموذجا".

From what God Almighty preserved his religion with is that he prepared for the nation men who bore the banner of knowledge, and who drew the sword of the Book and the Sunnah, and took their diligence and knowledge as a shield with which to shield them. Among these men was the completeness of the Babarti religion, whose questions and sciences spread throughout the world, and God Almighty bestowed upon me and enabled me to study the opinions of this scholar in the book of sponsorship from the book of Inaya, Sharh al-Hidaya by al-Babarti, in which he explained the book of alHidaya by al-Marghinani. What prompted me to choose this title is the importance of the book Al-Inaya, Sharh Al-Hidaya in Hanafi jurisprudence. Because it is considered one of the basic references in the aforementioned school of thought, and the Babarti is one of the prominent figures referred to in the Hanafi jurisprudence. My approach in this thesis was to collect the jurisprudential views of the Babarti in the book of guarantee, analyze them and compare them with the considered jurisprudential schools, extract the Qur'anic verses, the noble hadiths of the Prophet, and judge the authenticity of the hadiths. . The nature of the work necessitated that the topic of the thesis be divided into two chapters: each chapter included several topics and demands, distributed in my thesis as required by the context. XI And the most prominent results that I reached through my thesis: that the Babarti was not limited to the evidence agreed upon from the Book, the Sunnah, consensus, and analogy, but rather went to others, and inferred some of the evidence in which there is disagreement, such as his inference by analogy, the saying of the Companion, approval, custom, and legislated before us, as well as from what I reached that Babarti In his issues and opinions, he presents the correct evidence over other evidence of lesser rank than the correct one. Keywords: Hanafi jurisprudence. opinions. Jurisprudence. Papperti. Bail. analytical. Comparison.

Ibrahım Abdljabar Abdlrazaq Alhadethı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

Hanefi al-Barada's narration of the Holy Qur'an (Surah al-Burooj – at-Tariq – al-Ala – al-Ghaashiyah – al-Fajr – al-Balad)

This thesis deals with the investigation of the interpretation of the Qur'an by Imam Muhammad ibn Muhammad al-Barda'i (d. 927 AH), who is one of the scholars of the tenth century AH. The importance of the manuscript stems from the opinions and inferences it contained that reflected the diversity of Al-Baradai's culture and his prominent scientific personality. Its importance also comes from the large number of sources and resources that the author relied on, such as Al-Baydawi, Al-Zamakhshari, Al-Tha'alabi, Abi Al-Laith Al-Samarqandi, and others, as he was quoted from many sources. His book brought together the three schools of interpretation: by tradition, by opinion, and Sufi interpretation. The study used on two copies of the manuscript located in Turkey: the first is in the Asaad Effendi Library, and the second is in the Izmir Library. The study followed the historical descriptive approach when translating the author and his scientific biography, and the method of investigation and commentary in the investigeted text. The most important conclusions of this study were as fllows: The author relied on important interpretation books such as: Al-Kashf wa Al-Bayan by Al-Tha`labi, Al-Kashshaf by Al-Zamakhshari, Maani Al- Qur'an Wa İrabih by Al-Zajjaj, Maani Al- Qur'an by Al-Farra', and Bahr Al-Ulum by Abi Al-Laith Al-Samarqandi. And he did not present the sayings and opinions only, but he was more likely sometimes, and this revealed his Maturidi doctrine in the creed, and the author most in his interpretation of deduction from the sayings of the Companions, followers and famous scholars, and supported his interpretation with the hadiths of the Prophet, It is blamed on al-Baradai for his frequent mention of hadiths without verifying their authenticity, as well as for his frequent mention of Israeli narratives without scrutiny and scrutiny of the weak narratives of them. The commentator neglected the linguistic aspect in the interpretation, and did not deal with the lexical meanings, or the morphological and grammatical notes. Al-Barda'i was distinguished by his details of the faces of the readings and his tendency towards giving weight to the frequent readings of the Companions, which are supported by evidence from the Arabic language, over the unfamiliar readings. He was keen to refer to the preaching meanings in his interpretation. The author's ingenuity and mastery of the Persian language appeared in many places of his interpretation, and this indicates the diversity of his culture and the abundance of his knowledge.

Hatem Abdulkareem Ahmed Ahmed
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

فرائد اللآلئ للعلامة يحيى بن عبد الله فخر الدين الرومي في الفقه الحنفي(ت: 864ه) من باب الشركة إلى باب العتق (دراسةً وتحقيقاً)

This thesis investigated a section of the book "Farad Al-La'ali" which wroted by the sufi hanafi jurist sheikh Yahya bin Abdullah Fakhr al-Din al-Adranwi (d. 864 AH): from the chapter of al-Sharikah (partnership) to the chapter of al-Itiq (manumission). The book is a summary of the fatwas of Hanafi jurisprudence, arranged on the chapters of jurisprudence that collected from the explanations and fatwas. The importance of this book comes from being specific to issues that people share and need all the time and they ask scholars and specialists about them. It also included strange, rare and controversial fatwas of the Hanafi jurists. The study followed the historical descriptive approach in presenting the biographical and scholarly biographies of the author and the political, social and educational aspects of his era, while the scientific method used in the investigation and commentary on the book: such as writing the text, justify the text with diacritics, comparing the copies, attributing the sayings, and extracting the issues and documenting them. The most important conclusion of the study was: The author The author quoted more than a hundred books of precious hanafı sources most of them are still in manuscript form, not printed yet and some of them are lost. Likewise, most of the author's mental and logical reasoning when rooting for the researched jurisprudential issues, and his citation of the texts of the Qur'an and Sunnah are few. As well as the creativity of the Sheikh in dividing the book into chapters, and put the issues into sections to make it easier to benefit from, he was also proficient in dealing with jurisprudential issues and choosing the most correct of the sayings according to evidence and utility. The author also put forward a lot of important fatwas on issues of partnership, waqf, marriage, divorce, breastfeeding and manumission in a way that benefits specialists, students and Judicial and legislative specialists. Keywords: Jurisprudence(fiqh), Faraed Al-La'ali, Yahya Al-Roumi, al-Sharikah (partnership), al-Itiq (manumission)

Dhuha Dharı Dheyab Al-mashhdanı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

فرائد اللآلئ للعلامة يحيى بن عبد الله فخر الدين الرومي في الفقه الحنفي (ت: 864هـ) من باب الطهارة إلى باب الشفعة (دراسةً وتـحقيقاً)

This thesis aimed to investigate a special part of the chapter of al-Taharah (purity)to the chapter of al-Shafa'a(intercession) from the book "Farad Al-La'ali" which wroted by the sufi hanafi jurist sheikh Yahya bin Abdullah Fakhr al-Din al- Adranwi (d. 864 AH). The book is a summary of the fatwas of Hanafi jurisprudence, arranged on the chapters of jurisprudence that collected from the explanations and fatwas. Its importance comes from being specific to issues that people share and need all the time and they ask scholars and specialists about them. It also included strange, rare and controversial fatwas among the Hanafi jurists. The book is also rich in precious sources from the main books of Hanafi jurisprudence, more than a hundred books, most of which are still in manuscript form, and some of them are lost, such as the book Al-Muntaqa. The study followed the historical descriptive approach in presenting the biographical and scholarly biographies of the author and the political, social and educational aspects of his era, while the scientific method used in the investigation and commentary on the book: such as writing the text, justify the text with diacritics, comparing the copies, attributing the sayings, and extracting the issues and documenting them. The most important conclusion of the study was: The author depends heavily on opinion and analogy in the rooting and inference of the researched jurisprudential issues In addition to his inference on the the Holy Quran and the Hadith, likewise, the book Al-Farad contains a large number of brief and important fatwas in every chapter of the Hanafi jurisprudence, such as the chapters on al-Taharah, the Prayer, the Zakat, the Fasting, the Hajj, the Sales, the Usury, the Rent and the Shafa'a(intercession) in a way that benefits specialists, students and Judicial and legislative specialists. As well as the creativity of the Sheikh in dividing the book into chapters, and put the issues into sections to make it easier to benefit from it, Likewise, the author has a superior ability to cite the sayings and weighting them with evidences, and that the book reflects the author's skills in jurisprudence in matters of jurisprudence, and his culture in presenting arguments and proofs to support his opinion. Keywords: Jurisprudence(fiqh), Faraed Al-La'ali, Yahya Al-Roumi, The Book of Prayer, investigation.

İbrahim Câsim Abdullah El-cinânî
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

رضي الدين بن الحنبلي الحنفي ذبالة السراج على رسالة السراج دراسة وتحقيق

I have studied one of the notable figures of Islam (Imam Muhammad bin Ibrahim bin Yusuf bin Abdul Rahman, known as Ibn Al-Hanbali (May God have mercy on him) (Died. 971 A.H. / 1564). The investigation of his manuscript: "Dhubalat Al-Sarraj's ala Risalat al-Sarraj," from the beginning of the book to the end of the women's chapters. The manuscript of "Dhubalat Al-Sarraj's ala Risalat al-Sarraj," is a large scientific encyclopedia of inheritance in Hanafi jurisprudence. It is one of the important and considered books in the doctrine. Thus, it was necessary to transform it from domain of manuscripts to the realm of publications, so it can be accessed by the researchers, and to benefit from it and to facilitate referencing it. This manuscript has dealt with issues that are pervasive in affliction and people and students of knowledge need it, especially in our current time, as the greediness, rapacity, and depriving others of their share of inheritance on the one hand, and people's ignorance of this great knowledge on the other hand.

Ibrahım Obaıd Taha Al-hashmawı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

قَرَّةُ الأَنْظَارِ عَلَى شَرْحِ تَنْوِيرِ الأبصار لِلْعَلَّامَةِ أَبِي الطَّيِّبِ السَّنْدِي (ت 1149هـ) من أَول بَاب صلاة المريض إلى نهاية بَاب الحجّ (دراسةً وتحقيقًا)

The importance of this study is that it is about an important book of Hanafi jurisprudence called Qaratu'l-Enzaar Ala Commentary Tanweer al-Absar by Allama Abu al-Tayyib al-Sindi. It was annotated by Allama Al-Sindi، who is accepted as one of the leading scholars of fiqh، verification and examination sciences. I also chose the parts related to the provisions of prayer، fasting، zakat and pilgrimage for the sick. Al-Sindi followed a solid and regular method while commenting on this. In this commentary، fiqh and grammatical skills were revealed، it also clarified the explanatory signs to some difficult meanings and the meanings of ambiguous fiqh terms. In order to root the fiqh issues he explained، he based himself on showing evidence from the Book and Sunnah. By choosing among the fiqh subjects، he expressed his opinion on most of the issues and based his opinion on the Hanafi sect without neglecting other sects. The researcher relied on three replicates in this research and used inductive، analytical and comparative methods. The researcher's conclusions are: This annotation is considered one of the valuable annotations about the book of Durr Al-Mukhtar. Perhaps it competes with Ibn Abedin's "(May Allah have mercy on him) annotation called Hatime-t El-Muhakkikin. The examination of this book has revealed Al-Sindi 's scholarly position. scholarly position.

Khaleel Ibrahım Abdulrazaq Abdulrazaq
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessAR

كتاب الرَّقيات للإمام محمد بن الحسن الشيباني جمعاً ودراسة

The purpose of this study is to collect and extract the sayings of Imam Muhammad bin Al-Hassan Al-Shaybani (d. 189/804) scattered in the books of the Hanafi masters narrated by his student Muhammad bin Sama'a (d. 233/847) in what is known as Al-Raqiyat, These are the issues that Al-Shaibani issued a fatwa on during his practice of the judicial profession in the Syrian city of Raqqa, and the scope of the study is determined in the printed books of Hanafi jurisprudence. The importance of this study comes from the author's scientific standing, as he is one of the prominent and diligent scholars of the Hanafi school. The scientific value of the book "Al-Raqiyat" is very famous, along with other books from books that are not apparent from the narrator, as these books contained fatwas in the Hanafi school of thought. Moreover, these narratives received remarkable attention. And the care of the Hanafi jurists who cited it and relied on it. The study followed the historical descriptive approach when translating the two imams al-Shaybani and Ibn Sama'a and introducing their biographies and scientific, and the inductive and analytical approach when counting and collecting the narrations of "Al-Raqiyat" in the available Hanafi jurisprudence books, dropping the repeated ones, and dividing the narrations according to the jurisprudential chapters. These narratives or their differences and weighting between them. Among the most important findings of this study: Ruqyyat are issues spread in the books of the Hanafi masters. The jurists of the Hanafi school of thought transmitted them, confirmed their attribution to the book, and paid special attention to them. Among them are: Al-Natifi, Ibn Maza, Abu Al-Layth Al-Samarqandi, Al-Qadduri, Al-Dahlawi, Al-Sarkhasi, and other jurists. Ruqyahs are among the lost books, but most of their issues are contained in the books of Hanafi jurisprudence, and the topics they dealt with. Keywords: Islamic Fiqh. Al-Raqiyat. Al-Shaibani. Ibn Sama'a. The appearance of narration, Anecdotes.

Aaeshah Ghanım Mansoor Al-nuaımı
Çankırı Karatekin Üniversitesi · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2023
00
Master'sOpen AccessTR

Sadruşşeria Ubeydullah b. Mesud'un hayatı ve akıl anlayışı

Sadrüşşeria Ubeydullah b. Mes'ud, Buhara'da yaşamış, Hanefî ekolüne mensup bir âlimidir. Kelâm, fıkıh, usul, mantık ve felsefe gibi alanlarda zamanının en önemli şahsiyetlerinden biri olan Sadrüşşeria, naklî ve aklî ilimlerde önemli bir yere sahiptir. Moğol istilasından sonra harabeye dönen Buhara'nın yeniden ilim merkezi olmasında ve Hanefîliğin günümüze kadar gelmesinde etkili olmuştur. Sadrüşşeria'nın İslamî ilimlerin birçok dalında yazdığı eserleri, öğrencileri vasıtasıyla İslam dünyasına yayılmış ve Osmanlı medreselerinde de okutulmuştur. Sadrüşşeria, aklın işlevselliği üzerinde durarak akıl ile nakil arasında mutedil bir yol tercih etmiştir. Ona göre, iman-amel, mükâfat-ceza, cebir-irade açısından kişinin sorumluluğundan bahsedebilmek için "teklifi mâ lâ yutak"ın güç yetirilebilir olması gerekir. O, yükümlülüğün şartı olarak ilimle birlikte kudreti de şart koşmuştur. Sadrüşşeria bu meyanda, ilim, irade ve kudret gibi kelâmî üç konu üzerinde durmuştur. Ona göre tekliften bahsedebilmek için mükellefin ne ile sorumlu olduğunu bilmesi, fiile niyetinin olması, sorumlu tutulduğu fiili yerine getirebilecek güce sahip olması gerekir.

AkılBiyografiHanefiler+5
İsmail Karadavut
Yozgat Bozok University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
Master'sOpen AccessTR

Temel ibadetler konusunda Hanefîler ve Şâfiîler arasındaki farklılıklar

Hicri III. asrın sonlarına doğru sistemleşmeye başlayan, günümüze kadar ulaşmayı başaran ve günümüzde ülkemiz de dâhil olmak üzere, birçok ülkede yaygınlık kazanan, sünnî ekole mensup fıkhî mezheplerden, Hanefî ve Şâfiî mezheplerinin, birçok konuda ihtilâf ettikleri, bilinen bir gerçektir. Bu ihtilâfların, daha çok uygulanagelen temel ibadetler alanında öne çıktığını görmek mümkündür.Bu iki mezhep de, diğer mezhepler gibi, temellerini İslam'ın iki ana kaynağı, Kur'an ve Sünnet'e dayandırmış ve İslam teşriînin anlaşılması hususunda, bu iki kaynak dışında, delillerini açıklamaya yardımcı olacak birçok metodu ( icma-kıyas-istihsan vs.) kullanmışlardır. Kullanılan bu metodlar ve deliller, birçok ihtilâflı meseleye kapı aralamıştır. Varılan ihtilâflar sonucu, toplumda bazı problemler kendisini aksettirmiş ve bunun sonucunda da, fırkalar, mezhep taassupları, zaman içerisinde birbirlerinin görüş ve delillerini çürütme gayesi içerisinde olan, farklı görüşlere mensup oluşumlar ortaya çıkmıştır.Geçmişte çok fazla kendini hissettirmemekle birlikte, günümüzde, mezhep telakkisinin yanlış aksettirilmesi sonucu, Hanefî-Şâfiî anlayışı ön plana çıkmıştır. Oysa her iki mezhep de ulaştığı sonuçları, Kur'an'a ve Sünnet'e dayandırmış, bu görüşleri kendilerine mal etmeden, hükümlerin, sadece nassların anlamından çıkan bazı fürû meselelerine dair olduğunu ispata çalışmış, sünnî ekole mensup mezheplerdir. Bu ihtilafların İslam toplumu için bir rahmet ve kolaylık olduğunu idrak etmek gerekir. Çalışmamızda her iki mezhebin ihtilaf ettikleri temel meseleleri, mukayeseli olarak delilleriyle beraber izaha çalışacağız.

HanefilerKur'an-ı KerimMezhepler+3
Muhammed Ünverdi
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2011
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdulganî Karabâğî'nin Şerhu'l-muhtâr adlı kitabının edisyon kritiği değerlendirilmesi (Edisyon kritik)

Bu çalışma edisyon kritik yani tahkik diye isimlendirilen bir çeşit literatür değerlendirme çalışmasıdır. Araştırmamıza konu olan eser, Hanefî mezhebi alanında yazılmış, dört meşhur metinden birisi olarak kabul edilen el-Muhtâr isimli eserin şerhlerinden Şerhu'l-Muhtâr'dır. Osmanlı fakihlerinden Abdulganî Karabâğî Efendiye ait olan bu el yazma eserin edisyon kritiğini yaparak müellifin usülünü ve eserin muhtevasını değerlendirdik. Çalışmamız dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölüm giriş, araştırmanın amacı, kapsamı, yöntemi ve müellif Abdulganî Karabâğî'nin hayatı hakkındadır. İkinci bölümde eserin yazılış nedeni, ihtiva ettiği konular ve bu konuların işleniş tarzından bahsedilmiştir. Üçüncü bölümde Karabâğî'nin fıkhî tercihleri, mezhep içi tercihleri bu tercihlerde kullandığı lafızlar ve diğer mezheplere yaptığı atıflar ele alınmıştır. Son bölüm olan dördüncü bölümde ise Şerhu'l-Muhtâr'ın eldeki mevcut nüshası ve tahkikte izlenen yol anlatılmıştır.

HanefilerKarabağiYazma eserler+3
Abdulkadir Kabdan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
DoctorateOpen AccessTR

Hanefî-Mâturidî gelenekte kıyas içerikli istidlâl: Hulviyyât örneği

Bu çalışmada Hanefî-Mâturidî geleneğin kıyas içerikli istidlâle bakışı ele alınmıştır. Hakkında âyet veya hadis bulunmayan bir sorunun çözümü için, benzerlerindeki hükmün uygulanması anlamında değerlendirebileceğimiz kıyas, farklı şekillerde de olsa hem Kelâmda hem de Fıkıh Usûlü'nde kullanılmıştır. Kelâmdaki kullanımına genellikle istidlâl denmiş, Fıkıh'ta ise fıkhî kıyas olarak isimlendirilmiştir. Çalışmamızın giriş bölümünde Candaroğlu İsmail Bey ve eseri Hulviyyât tanıtılmıştır. İkinci bölümde Kelâm İlmi'nde kullanılan istidlâl yöntemleri içinde kıyasın kullanılışı ile Mantık İlmi'nde kıyasa verilen yer üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde fıkhî kıyas ve buna bağlı olarak illet, ta'lîl, taabbüd gibi konular ele alınmıştır. Dördüncü bölümde ise Candaroğlu İsmail Bey'in Hulviyyât adlı eserinde kıyasın nasıl kullanıldığı incelenmiştir. Giriş dışındaki her üç bölümde de kıyasın bilgi üretme değeri tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Hanefî-Mâturidî gelenek, istidlâl, kıyas, Hulviyyât.

HanefilerKelamKıyas+3
Nail Karagöz
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2014
00
Master'sOpen AccessTR

Lübab özelinde İslam Hukukunda küllî kaideler

İslam fıkhının içerisinde yer alan, fıkhın varlığı ile beraber ortaya çıkan, öz ifadeler şeklinde dile getirilen ve belirli bir eserde toplama faaliyeti Şâfiî mezhebinde Tacceddin es-Subkî, Hanefi mezhebinde İbn-i Nuceym'in el-Eşbâh ve'n-Nezâir gibi eserlerinde müstakil bölümlerde hayat bulan ve mecellede kanun maddeleri şeklinde yer alan fıkıh küllî kâidelerini ele aldık. Bu kâideleri, araştırma konusu yaparken Meydânî'nin el-Lübâb fi Şerhi'l-Kitab eserini kaynak olarak seçtik. Tezimiz üç bölümden oluşmakta, giriş bölümünde tezin önem, amaç ve yöntemine ilişkin bilgilerin yanında müellifin hayatı ve eserleri hakkında öz bilgiler verdik. Birinci bölümde kâide ve küllî kavramları, benzer kavramlarla farklılık ve benzerliklerini, küllî Fıkıh kâidesinin delil olup olmama noktasında bilginlerin görüşlerini, küllî kâidelerin tarihsel gelişimi konusunda öz bilgi, alanda meşhur olan eserler, kâidelerin kısımlarını ve kaynaklarını zikrettik. İkinci bölümde ise çalışmamızın bel kemiğini oluşturan Lübâb kitabındaki küllî fıkıh kaîdelerini eserde geçtiği ifadelerle kaleme alarak, kâidenin içinde yer alan kavramları lügat ve ıstılah açısından tanımlamak suretiyle, kâideye örnek teşkil eden misalleri aynı eserden aldık. Küllî Fıkıh kâidelerle alakalı olan önemli konular işlenmiş, varolan kâideler ortaya konmuştur. Anahtar kelimeler: Küllî, kâide, fıkıh, hanefi.

El-MeydaniHanefilerKaide+5
Muhammed Değirmenci
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2017
00
DoctorateOpen AccessTR

Abdurrahîm el-Mar'aşî'nin el-Mu'âdil isimli eserinin edisyon kritiği ve değerlendirilmesi

Bu çalışmamız, Hanefî fakihlerinden İbrahim el-Halebî'nin (ö. 956/1549) Mülteka'l-Ebhur isimli eseri üzerine Abdurrahîm el-Mar'aşî'nin (ö. 1149/1736) yaptığı Mu'âdil isimli şerhin edisyon kritiği ve değerlendirmesi üzerinedir. Çalışmamız bir giriş ve üç bölümden oluşmaktadır. Girişte araştırmanın amacı, kapsamı ve yönteminden bahsedilmektedir. Birinci bölümde; Hanefî fıkhının istidlâl yöntemi ve literatürü ile Mülteka'l-Ebhur; temel aldığı eserler, önem ve özellikleri ile şerh ve tercümeleri bağlamında tanıtılmaktadır. Şerh faaliyetlerinin Hanefî fıkhına etkisi anlatılmakta, Mu'âdil şârihi Abdurrahîm el-Mar'aşî; hayatı, ilmî kişiliği ve eserleri ile tanıtılmakta, Mu'âdil şerhinin Hanefî fıkıh literatürü içindeki önemi, muhtevası, özellikleri, konularının işleniş tarzı ve faydalandığı kaynaklardan bahsedilmektedir. İkinci bölümde; Hanefî mezhebi içindeki görüşler hiyerarşisi, mezhep içi tercihler ve bu tercihler için kullanılan fetva lafızları ile Mültekâ'daki tercihlerle Mu'âdil'deki tercihlerin mukayesesi ele alınmaktadır. Üçüncü bölüm de ise; Mu'âdil'in edisyon kritiği, asıl nüshanın mukayese edildiği diğer nüshaların tanıtımı ve tahkikte izlenecek yol ve yöntem anlatılmaya çalışılmaktadır.

Abdurrahim el-Mar'aşiHanefilerİbrahim el-Halebi+2
İsmet Kalkan
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
DoctorateOpen AccessTR

Tarihsel süreçte Hanefîlik-Mu'tezile ilişkisi

Ashâbu Ebî Hanîfe ile Mu'tezile arasındaki etkileşim, fıkıhta Hanefiliği benimseyen Mu'tezilîler ile Ashâbu Ebî Hanîfe içerisinden i'tizâli görüşleri benimseyen şahıslar nezdinde tezahür etmiştir. Bu etkileşimin her iki gelenek açısından da mezhepleşme sürecinin devam ettiği mihne öncesindekindeki ilk tezahürleri akılcılık zeminindedir. Bu süreçte Mu'tezile ve Ashâbu Ebî Hanîfe'nin itikadî kimliğini oluşturan Mürcie'nin temel tartışma mevzularını oluşturan halku'l-Kur'an-ircâ, kader-ircâ, rü'yet-ircâ, gibi farklı geleneklerle özdeşleşmiş fikirleri bir araya getiren şahıslardan bahsedilebilir. İki mezhebi eğilim arasındaki ilişkinin somut tezahürleri ise mihne süreci ile bağlantılıdır. Mihne sürecinde halku'l-Kur'an fikrini benimseyen ancak diğer i'tizâli fikirleri hakkında bilgi sahibi olmadığımız Ashâbu Ebî Hanîfe'den bazı şahıslarla, Mu'tezilî kimliği belirgin olan, Ashâbu Ebî Hanîfe'den sayılan ancak ilmi yönü belirgin olmayan Ahmed b. Ebî Duâd'dan (ö.240/854), fakih kimlikleri ile Ashâbu Ebî Hanîfe içerisinde saygın şahsiyetler olarak bilinen ve aynı zamanda Mu'tezile tarafından da sahiplenilen şahıslar yer almaktadır. Mihne sonrası süreçte ise Ashâbu Ebî Hanîfe ile Mu'tezile etkileşimine Mu'tezilî kimlikleri belirgin olan ve Mu'tezilî mütekellim olarak tanınan ancak Ashâbu Ebî Hanîfe'den Kerhî (ö.340/952) gibi şahıslardan ders almak suretiyle Hanefî gelenek ile ilişkisi tesis olunan şahısların dahil olduğu görülmektedir. Bu süreçte yine fakih kimlikleri ile bilinen ancak Mu'tezile içerisinde sayılan şahıslar nezdinde de iki mezhep arasındaki etkileşim tezahür etmiştir. Anahtar kelimeler: Hanefîlik, Mu'tezile, Hanefî-Mu'tezilî, Cehmî, Mürciî.

HanefilerMezheplerMezhepler tarihi+2
Fatmanur Alibekiroğlu
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2018
00
Master'sOpen AccessTR

Abdullah b. Mes'ûd rivayetlerinin Hanefî fıkıh düşüncesinin oluşumuna etkisi

Abdullah b. Mes'ûd, peygambere yakınlığı, zekâsı, ilmî yeteneği, Kur'an ve sünnete olan hâkimiyeti ile öne çıkan sahâbîlerden birisi olmuştur. Müslümanlığı ilk dönemlerde kabul edişi ve Hz. Peygamber'e olan yakınlığı vesilesiyle ondan birçok hadis duymuş ve rivayet etmiştir. Çalışmamız, İbn Mes'ûd rivayetlerinin Hanefî fıkhının oluşumundaki etkisini ortaya koymaya yönelik bir çalışmadır. Bu çalışmamız, üç ana bölüm ve sonuç kısımlarından oluşmaktadır: Birinci bölümde öncelikle, çerçeveyi belirlemek amacıyla tezimizin konusu, amacı ve tezin yöntemi hakkında bilgi verildi. Sonra İbn Mes'ûd'un hayatı, ilmî kişiliği ve Hanefî fıkhının oluşumundaki etkisine değinildi. İkinci bölümde, Hanefîlerin amel ettikleri ve kaynak gösterdikleri İbn Mes'ûd rivayetleri konu edildi. İki ana bölümden birincisini oluşturan bu kısımda fıkhî hükümler; ibadet, muâmelât ve ukûbat genel başlıkları atında ele alındı ve İbn Mes'ûd rivayetleri ilgili genel başlıklar içerisinde alt başlıklar halinde incelendi. Üçüncü bölümde ise, İbn Mes'ûd'dan gelen ve Hanefîlerin kaynak göstermedikleri rivayetler üzerinde duruldu. Bu bölüm de kendi içinde iki kısma ayrıldı. İlk kısımda mezheb görüşüyle uyumlu olmasıyla beraber kaynak gösterilmeyen rivayetlere yer verildi. İkinci kısımda ise mezheb görüşüyle uyuşmayan, aksi yönde fetva verilen rivayetlere yer verildi. İki ana bölümden ikincisini oluşturan bu kısımda da aynı şekilde fıkhî hükümler; ibadet, muâmelât ve ukûbat genel başlıkları atında ele alınarak İbn Mes'ûd rivayetleri ilgili genel başlıklar içerisinde alt başlıklar halinde incelendi. Sonuç bölümünde de incelenen Abdullah b. Mes'ûd rivayetlerinin Hanefî fıkhını hangi oranda etkilediği konusunda ulaşılan kanaatler zikredildi.

Abdullah bin MesudHanefilerKur'an-ı Kerim+3
Harun Kızılboğa
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2019
00
DoctorateOpen AccessTR

Şemsüddin Semerkandî'de ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe etkileşimi

Şemsüddin Semerkandî, Hanefî-Mâtürîdî kelam geleneğinde felsefî kelam yöntemini benimseyen ilk âlimdir. O, Semerkand'da doğmuş, muhtelif alanlarda birçok eser vermiş ve hicri 722 yılında vefat etmiştir. Semerkandî örnekleminde ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe ilişkisini incelediğimiz bu çalışma giriş, sonuç ve üç bölümden oluşmaktadır: Giriş bölümünde araştırmanın konusu, önemi, amacı, yöntemi ve kaynaklarının yanı sıra Semerkandî'nin hayatı ve ilmî kişiliği, kelam-felsefe ilişkisi, kelam ontolojisi ve kelam epistemolojisi konularında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde Semerkandî perspektifinde varlık, mâhiyet, mevcûd ve bu kavramlara ilişkin problemler hakkında genel ontolojik kavramlar ve kuramlar incelenmiştir. İkinci bölümde arazlar başlığı altında Semerkandî'nin epistemoloji, teorik fizik, ahlak ve mantıksal kategoriler hakkındaki görüşleri analiz edilmiştir. Üçüncü bölümde Semerkandî'nin cismânî ve rûhânî cevherler, cevher-i ferd ve psikoloji hakkındaki görüşleri değerlendirilmiştir. Sonuç bölümünde ise Semerkandî'de ontoloji ve epistemoloji bağlamında kelam-felsefe ilişkisi ortaya koyulmuştur.

EpistemolojiFelsefeHanefiler+7
Tarık Tanrıbilir
Çukurova University · Institute of Graduate Studies in Social Sciences
2021
11

Related subjects