Blockchain system
121 theses under this subject heading
Kripto para birimlerinin rezerv para olabilme potansiyeli
Gelişen teknoloji ve internet kullanımının yaygınlığının artması ile birlikte değişime zorlanan ticaret paranın formunda değişiklik yaratırken hayatımıza yeni kavram ve uygulamalar katmıştır. Dünyanın dijitalleşme sürecine girmesi ve bununda ekonomiye yansıması sonucunda dijital bir ekonomik oluşum doğmuştur. Para giderek fiziki varlığını yitirmeye başlamış ve dijitalleşerek nakit kullanmayan bir toplum yaratabilmenin önünü açmıştır. Bu evrimin son halkası Blockchain teknolojisine sahip kripto paralardır. Kripto paralar yüksek işlem hızı ve düşük işlem maliyeti ile küresel ekonomide büyük roller üstlenebilir. Bu çalışmada kripto paraların rezerv para olabilme potansiyeli, sunduğu fırsatlar, karşı karşıya olduğu zorluklar ve rezerv para teorisi çerçevesinde değerlendirilmiştir. Bu bağlamda aşması gereken en büyük zorluk fiyatındaki istikrarsızlıktır. Fiyattaki değişimlerin boyutunun daha iyi anlaşılması için Bitcoin ile dolar endeksi, euro endeksi ve altının 2015-2020 arası aylık fiyat değişimlerinin standart sapması hesaplanmıştır. Bitcoin'in standart sapması diğer değişkenlerden çok daha yüksektir. Fiyatındaki aşırı oynaklık, Bitcoin'in spekülasyonlardan etkilenen, yüksek riskli bir para birimi olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak kripto paraların rezerv para olma yolunda aşması gereken birçok problem vardır. Sunduğu radikal yenilikler nedeniyle gelecekte şansı olabilir fakat günümüz için rezerv para statüsüne erişmeleri uzak ihtimaldir.
İslami finans ve blok zincir sistemleri
Günümüzde hızlı bir şekilde ilerleyen teknoloji her alanda hayatın odak noktası haline gelmiştir. İslami finansın kullanıcı sayısının giderek artması ve İslami finansal araçların en çok kullanım alanı bulduğu katılım bankacılığının her geçen gün pazar payını artırmasında teknolojinin desteği büyüktür. Son dönemlerde teknolojik anlamda adını sıkça duymaya başladığımız farklı sektörlerde kullanım alanı bulan blok zincirin İslami finans alanında ne denli etkisi olacağı konusunda genel bir çerçeve çizmek için bir saha araştırması ihtiyacı doğmuştur. Çalışmada ilk olarak blok zincir teknolojisinin işleyişine değinilerek İslami finans alanında kullanım alanları, uygunluğu konularına değinilmiştir. Araştırmada, nitel araştırma tekniklerinden doğrudan görüşme yöntemi kullanılmış olup önceden literatür taramaları ve sektör temsilcileriyle yapılan görüşmeler neticesinde hazırlanan sorular Türkiye'de faaliyette bulunun 6 katılım bankasının farklı illerde bulunan şube müdürlerine yöneltilmiştir. Görüşmelerin bir kısmı ses kaydı ile bir kısmı yazılı bir şekilde olmak üzere toplam 14 görüşme kayıt altına alınmıştır. Yapılan değerlendirmeler sonucunda katılım bankalarının ürün çeşitliliğinin her geçen gün artmakta olduğu ve güncel teknolojiyi (yapay zeka, Big Data) kısmen aktif olarak kullandıkları ve daha da adapte olmak açısından çalışmalar yaptıkları söylenebilir.Blok zincir teknolojisinin, katılım bankacılığı sektöründe yönetici pozisyonunda olan kişilerin değerlendirmeleri dikkate alındığında çeşitli çekinceler olmakla birlikte kullanılabileceği, kripto para konusunda ise İslam hukukuna uygunluk noktasında gerekli prensiplere bağlı kalmak kaydıyla entegre olabileceği bazı yöneticilerce ifade edilse de sektörün konuya uzak durduğu söylenebilir. Ayrıca şuanda yasal dayanaktan yoksunluk ve devlet otoritelerince mesafeli bir konu olması nedeniyle katılım bankalarının blok zincir ve kripto para alanlarından uzak durduğu da ayrıca ifade edilebilir. Ancak gerek blok zincir teknolojisi gerekse kripto para kavramları şeffaflık ve güvenilirlik noktasında ön plana çıktıkları göz önüne alındığında katılım bankalarının, bir çok sektörün dönüşüm yaşadığı günümüzde bu kavramlarla daha da yakından ilgilenmeleri gerektiği aksi halde dönüşüme ayak uyduramayan bir noktada sonucu öngörülemeyen tehditlerle karşı karşıya kalınabileceği yapılan değerlendirmeler sonucunda söylenebilir.
Kripto para fiyatlarında finansal balonların tespiti
Blokzincir teknolojisi ekonomi alanında çeşitli kullanım alanları sunarken öne çıkan kripto paralar değer ve fiyat arayışlarına devam etmektedir. 2017 yılının ikinci çeyreğinden bu yana kripto para fiyatlarında ve devamında ortaya çıkan çöküşler ve benzeri sinyaller, 2019 yılının ilk çeyreğinde tekrar görülmeye başlamıştır. Yapılan bu çalışmada piyasada büyük bir işlem hacmine sahip olan ve ilk kripto para olan Bitcoin (BTC), Bitcoin'den sonra en büyük piyasa değerine sahip olan Ethereum (ETH), akıllı sözleşmeler için halka açık bir blokzincir platformu çalıştırmayı amaçlayan Cardano (ADA), Bitcoin'nin bir çatalı ve altcoini Bitcoin Cash(BCH), ilk altcoin olan Litecoin (LTC), internet aracılığıyla para gönderiminde önemli rol oynayan Ripple (XRP), nesnelerin interneti için tasarlanan açık kaynaklı bir dağıtılmış defter ve kripto para olan IOTA (MIOTA) ve ödeme yöntemi olarak kullanılan Stellar (XLM) gibi kripto para birimlerinin spekülatif balonların varlığı Genelleştirilmiş Sup Augmented Dickey Fuller (GSDAF) yöntemleri ile test edilmiştir. Sonuçlar, 2020–2021 yılları arasında oluşan fiyat balonlarının spekülatif hareketlere açık olduğu gözlemlenmiştir.
Blockchain applications in tourism sector
Blockchain is a recently featured cryptography-based technology. This technology, which has many applications, especially in the finance sector, has been used in the tourism and accommodation industry recently. However, few studies have been conducted on the uses of this new technology in the tourism and hospitality industry. Having a great potential, blockchain applications can provide benefits in many areas from payment security to employee satisfaction and customer satisfaction in the tourism sector. Therefore, it is of great importance to investigate the current blockchain applications in the tourism sector and to determine their opinions about this application. This thesis study is designed as a literature review and evaluation of employee views. Block chain applications in tourism will be examined and presented with descriptive research method, which is among the quantitative research methods. This thesis of both on a global scale and is thought to shed light on the tourism industry in the context of Turkey to the accommodation block chain applications.
Blokzinciri teknolojisinin bankacılık sektöründe muhtemel uygulama alanları üzerine bir inceleme
Blokzincir teknolojisi merkeziyetsiz, güvenilir ve birçok veri bloğundan oluşan veri kayıtlardan oluşmaktadır. Blokzincir teknolojisi sadece kripto para olarak alışveriş görevi olmayan farklı farklı sektörlerde de kullanılabilen evrensel bir teknolojiyi kapsamaktadır. Farklı sektörlerde kullanılabilen bu teknoloji işletme, sanayi, sağlık ve eğitim kurumlarında kullanıldığı gibi finans ve ekonomi alanlarını da etkilemektedir. Finans alanında en birincil sektör olan bankacılıktaki yeri vazgeçilmez olacaktır. Bu bağlamda bu araştırma kapsamında katılımcılar ile gerçekleştilmiş yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, 8 adet açık uçlu soru ile toplam 11 kişi ile finans, bankacılık sektörüne ilgi duyan ve ekonomi, kripto paralar ile ilgilenen kişilere derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Bu teknolojinin yeni olması ve herkes tarafından bilinmiyor olmasından dolayı görüşmeye katılan 11 kişinin bu teknolojiye olan bilgisi ve bankacılık sektörüne olan ilgisi aranmıştır. Gerçekleştirilen görüşmedeki temel amaç blokzinciri teknolojisinin bankacılıkta kullanılmasındaki yeri ve önemine bakılmıştır. Katılımcıların yanıtlarına göre elde edilen sonuçlarda blokzinciri ile ilgili birçok çalışmanın bankalarda yapıldığı ve uygulanması ile ilgili bazı ülkelerin kararlar aldığıdır. Ama blokzinciri teknolojisinin şu an günümüz şartlarında bankalarda kullanılabilmesi için bu teknolojinin bankalar tarafından resmen kabul görmesi gerektiğidir. Ülkelerin ve devletlerin bu teknolojiyi kabul ederek bazı hukuki ve yasal düzenlemelerin gerekli olduğu buna istinaden insanların bu teknolojiye olan güvenin artması ve hızlı bir şekilde yayılıp bankalarda kullanılabilir düzeye gelebileceğidir.
Kripto paraların Türkiye'nin seçilmiş makroekonomik değişkenleri üzerine etkisi: Bitcoin örneği
Çalışmada Türkiye'de 2011 Ocak – 2023 Aralık döneminde Bitcoin, USD-TRY (Dolar – TL kuru), GAU-TRY (Altın – TL kuru), BIST 100, Brent Petrol, işsizlik oranları, bir hafta vadeli repo faizleri, tüketici fiyat endeksi, üretici fiyat endeksi ve sanayi üretim endeksi değişkenlerinin aylık yüzde değişimlerinden elde edilen veriler ile Bitcoin ve modelde yer alan diğer değişkenler arasındaki ilişki araştırılmıştır. Bu bağlamda elde edilen değişkenlerin durağanlık sınamaları Augmented Dickey Fuller, Phillips-Perron ve KPSS Birim Kök Testi sayesinde gerçekleştirilmiştir. Düzey değerlerde %99 güven düzeyinde durağan yapıda oldukları tespit edilen değişkenler ile oluşturulması planlanan VAR model için uygun gecikme uzunluğunun tespit edilmesinin ardından VAR model kurulumu gerçekleştirilmiştir. İzleyen bahiste oluşturulan VAR modelin birim kök sınaması gerçekleştirilmiş olup modelin durağan yapıda olduğu kanaatine varılmıştır. Çalışmada ilgili dönem içerisinde Bitcoin değişkeninin açıklanan değişken olması ile açıklayıcı değişken olması pozisyonlarında modelde yer alan diğer değişkenler ile etkileşimlerinin farklılaştığı görülmüştür. BTC değişkeninin bağımlı değişken, modelde yer alan diğer değişkenlerin 1 gecikmeli değerlerinin ise bağımsız değişken olarak ele alındığı VAR model neticesinde; 2011 Ocak – 2023 Aralık dönemindeki aylık veriler ile yüzde 1 anlamlılık seviyesinde BTC bağımlı değişkeni ile USD-TRY(-1), BRENT(-1), REPO(-1), TÜFE(-1) bağımsız değişkenleri arasında pozitif yönlü; GAU-TRY(-1), BIST100(-1), UNEMP(-1), Yİ-ÜFE (-1) ve SÜE(-1) bağımsız değişkenleri arasında negatif yönlü ilişki tespit edilmiştir. Bununla birlikte 2011 Ocak – 2023 Aralık süreci içerisinde Türkiye'deki Bitcoin fiyatlarındaki değişim üzerinde pozitif yönde etkili olan en önemli değişkenin 1.86 katsayı değeri ile TÜFE değişkeni ve 0.77 katsayı değeri ile Dolar-TL kuru değişkeni olduğu sonucuna bizleri ulaştırmıştır. Bu durum ülkemizde ilerleyen dönemler itibariyle gerçekleşecek olan enflasyon ve döviz kuru artışları ile birlikte Bitcoin fiyatlarında da doğru yönlü ilişkiden kaynaklı ciddi artışların meydana geleceğini; enflasyonla mücadele kapsamında uygulanacak olan başarılı para ve maliye politikaları ile Bitcoin fiyatları üzerindeki bu artışın baskılanabileceğini göstermektedir. Dolayısıyla beklenen enflasyon oranlarının yüksek öngörüldüğü dönemlerde Bitcoin'in diğer yatırım araçları ile birlikte değerlendirilmesi enflasyondan kaynaklı ortaya çıkacak olan alım gücündeki azalmanın absorbe edilmesine imkân sağlayabilecektir. Bu bağlamda ilgili modeldeki analiz sonuçları incelendiğinde TÜFE değişkeninin BTC üzerindeki etkisinin diğer yatırım araçlarına kıyasla daha yüksek bir değere sahip olduğu görülmektedir. Dolayısıyla ülkemizde TÜFE artış dönemlerinde Bitcoin'e gerçekleştirilmesi muhtemel yatırımların modelde yer alan yatırım araçlarından (Dolar, Altın, BIST100, REPO) daha karlı olabileceği öngörülebilmektedir. Bununla birlikte çalışmada diğer değişkenlerin modele dâhil edilmemesi ve Bitcoin'in ortaya çıktığı ilk günden itibaren sürekli olarak bir artış trendi içerisinde olması, enflasyon oranlarının bu zaman dilimi içerisinde sürekli olarak yükselmesi de değişkenler arasında bu şekilde bir ilişkinin doğmasına zemin hazırlamış olabilmektedir. TÜFE(-1) değişkeninde meydana gelecek olan bir birimlik artış/azalış BTC değişkeninde 1.861981 birimlik artış/azalışa sebebiyet vermektedir. Bu durum enflasyonun artmasının Bitcoin fiyatını da artırdığına dair bir bulgu sağladığı anlamını taşımaktadır. Bazı yatırımcılar, enflasyon dönemlerinde parasının değer kaybetmemesi için Bitcoin gibi alternatif varlıklara yönelebilmektedirler. Dolayısıyla enflasyon arttıkça, Bitcoin'e olan talebin artması Bitcoin fiyatlarında doğru yönlü bir seyrin izlenmesine, diğer bir deyişle Bitcoin fiyatlarının artmasına katkı sağlayabilecektir. Ancak model her ne kadar TÜFE(-1) değişkeni ile BTC arasındaki ilişkiyi gösterse de, bu kesinlikle nedensellik anlamına gelmemektedir. Bulunan sonuç yalnızca çalışma kapsamında yer alan veriler ve uygulanan model kapsamında elde edilen bir bulgudur. Bu kapsamda TÜFE'deki artışın doğrudan Bitcoin fiyatını artırdığını söylemek çok doğru bir ifade olmayacaktır ancak elde edilen bulgular bu şekilde ifade edilmektedir. USD-TRY(-1) değişkeninde meydana gelecek olan bir birimlik artış/azalış BTC değişkeninde 0.777810 birimlik artış/azalışı beraberinde getirecektir. Dolayısıyla doların TL karşısında değer kazanmasının genellikle BTC fiyatlarında da artışı beraberinde getireceği sonucuna ulaşılmaktadır. Doların değer kazanması, genellikle küresel piyasalarda risk iştahının azalması olarak yorumlandığından yatırımcılar, belirsiz dönemlerde Bitcoin'e yönelerek Bitcoin fiyatını yükseltebilmektedirler. İlaveten doların dünya genelinde rezerv para olarak kullanılmasından ötürü, dolar kurundaki hareketler birçok finansal varlığın fiyatını etkileyebildiği gibi Bitcoin fiyatlarını da etkileyebilmektedir. Bu bağlamda Türk yatırımcıların TL'deki değer kaybı karşısında dolar veya Bitcoin gibi alternatif yatırım araçlarına yönelmeleri rasyonel bir karar olabilecektir. Ancak gerçek hayatta Bitcoin'in fiyatını etkileyen pek çok faktörün olduğu (ABD faiz kararları, küresel ekonomik gelişmeler, spekülatif hareketler ve manipülasyon içerikli haberler, kripto paraya yönelik yasal düzenlemeler vs.) unutulmamalıdır. Varyans ayrıştırma analiz sonuçları doğrultusunda onuncu dönem itibariyle BTC değişkeninde meydana gelecek olan 0.192528'lik bir sapma %90 oranında BTC değişkenin kendisi tarafından açıklanırken; %2.41'i Yİ-ÜFE, %1.839384'ü GAU-TRY, %1.838942'si BRENT, %1.544308'i REPO, %1.230593'ü USD-TRY, %0.52'si UNEMP, %0.11'i TÜFE, %0.027241'i BIST100, %0.021936'sı SÜE değişkenleri tarafından açıklanmaktadır. Dolayısıyla BTC değişkeninin çoğunlukla kendi gecikmeli değerlerinin etkisi altında olduğu ve dönemler itibariyle BTC değişkeninde meydana gelen değişimlerde diğer değişkenlerin etkilerinin birbirlerine oldukça yakın değerlere sahip oldukları görülmektedir. İzleyen bahiste VAR model için diğer değişkenlerin varyans ayrıştırma sonuçları da incelendiğinde değişimin %100'lük kısmı BTC değişkeni tarafından karşılanmasından ötürü oluşturulan VAR modelinde BTC değişkeninin en dışsal değişken olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu bağlamda ilk dönemde BTC değişkeninin varyansının tamamının kendisi tarafından açıklanmasının BTC'nin o dönemdeki fiyat hareketlerini etkileyen en önemli faktörün geçmişteki kendi hareketleri olduğu, modelde yer alan diğer değişkenlerin BTC'nin o dönemdeki fiyat hareketlerinde önemli bir rol oynamadığı, BTC'nin ilgili dönemde seçilmiş diğer değişkenlerden bağımsız hareket ettiğini veya çok az etkilendiğini göstermektedir. Dönemler itibariyle Bitcoin değişkeninin varyansının 0.90 seviyelerine gerilemesi diğer seçilmiş makroekonomik değişkenlerle ilişki içerisine girdiğini ve uzun vadeli BTC fiyat tahminlerinin yapılabilmesi için yalnızca Bitcoin'e ait geçmiş fiyat verilerinin kullanılmasının yeterli olamayacağını, diğer faktörlerin etkilerinin de göz önünde bulundurulması gerektiği sonucunu ortaya koymaktadır. Kısa vadede her ne kadar BTC fiyat hareketlerinin tahmin edilmesinde Bitcoin'e ait geçmiş fiyat verilerini kullanmak yeterli olabilse de uzun vadeli tahminlerin gerçekleştirilmesinde diğer değişkenlerin göz ardı edilmemesi gerekmektedir. Bitcoin değişkeninde meydana gelecek olan bir standart hatalık şok karşısında Bitcoin değişkeninin gösterdiği tepki ilk dört dönem itibariyle pozitif iken beşinci dönem itibariyle negatif bir seyir izlemiştir. Bununla birlikte BTC değişken serisinde ortaya çıkacak olan bir standart hatalık şok karşısında BTC değişkeninin ilk dönemde en büyük pozitif tepkimeyi sergilediği, en büyük negatif tepkimeyi ise yedinci dönemde sergilediği sonucuna ulaşılmaktadır. Tüm bu bilgiler doğrultusunda Bitcoin'in kendi içerisindeki şoklar incelendiğinde kısa dönemde pozitif, uzun dönemde ise negatif bir tepki gözlemlendiği görülmektedir. Bu durum Bitcoin piyasasının volatilitesini ve yatırımcıların kısa vadeli kazanç beklentilerini yansıtabilmektedir. En büyük pozitif tepkime ilk dönemde gerçekleşirken en büyük negatif tepki ise daha sonraki dönemlerde gözlemlendiğinden Bitcoin fiyatlarının şoklara karşı farklı zamanlarda farklı duyarlılıklar gösterdiği aşikârdır. İncelemeye devam edildiğinde tüm değişkenlerdeki şokların Bitcoin piyasasının kısa vadede diğer piyasalardan bağımsız hareket edebileceğini ortaya koyacak biçimde, BTC'yi ilk dönemde etkilemedikleri görülmektedir. Ayrıca diğer değişkenlerdeki şokların, BTC'yi farklı dönemlerde farklı yönlerde etkilemeleri ekonomik koşulların ve piyasa duyarlılığının sürekli değiştiğini ve bu durumun Bitcoin fiyatlarını etkilediğini göstermektedir. İnceleme devamında Bitcoin dışındaki tüm değişkenlerdeki şokların uzun vadede Bitcoin fiyatlarını negatif yönde etkilemesi Bitcoin'in diğer varlıklarla olan korelasyonunu ve riskli bir finansal varlık aracı olarak algılanmasını yansıtabilmektedir. VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald Testi ve Pairwise Granger Nedensellik analiz sonuçları doğrultusunda her iki test sonucunda da Sanayi Üretim Endeksi değişkeninden işsizlik değişkenine tek yönlü nedensellik, USD-TRY değişkeninden REPO değişkenine tek yönlü nedensellik, BIST100 değişkeninden sanayi üretim endeksi değişkenine tek yönlü nedensellik olduğu sonuçlarına ulaşılmıştır. Bununla birlikte VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald testi sonucunda Sanayi Üretim Endeksi'nden TÜFE değişkenine, USD-TRY değişkeninden TÜFE VE Yİ-ÜFE değişkenlerine, BIST100 değişkeninden TÜFE değişkenine, Yİ-ÜFE değişkeninden TÜFE değişkenine, BRENT değişkeninden SÜE değişkenine tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilirken; SÜE ve Yİ-ÜFE değişkenleri arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Pairwise Granger Nedensellik Testi ile de USD-TRY ve GAU-TRY değişkenlerinden BRENT değişkenine, BIST100 değişkeninden TÜFE değişkenine, GAU-TRY değişkeninden BIST100 ve REPO değişkenlerine, Yİ-ÜFE değişkeninde BIST100 değişkenine tek yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kriptografi, Kripto Para Sistemi, Bitcoin, Altcoin, Blokzincir Teknolojisi, Enflasyon ve Bitcoin, Finansal Yatırım Tercihi, Zaman Serileri Analizi, VAR model, ANOVA, Etki-Tepki Analizi, VAR Granger Nedensellik / Blok Dışsallık Wald Testi, Pairwise Granger Nedensellik Testi.
Trend analyses and price predictions on cryptocurrencies by using artificial intelligence
Since the introduction of Bitcoin (BTC) for the first time in 2008 by Satoshi Nakamoto through his white paper, concept of cryptocurrency or block-chain currency where encrypted data string is used in an architecture of decentralized network and transparent ledger has become the basis of today's digital currencies. Today there are more than 25,000 cryptocurrencies like BTC, Ethereum (ETH), Litecoin (LTC), Ripple (XRP), Monero (XMR), etc. and prediction of their future values is a major task. In this work, trend analyses and price predictions of cryptocurrencies by using artificial intelligence (AI) is being studied. AI is a wide-ranging interdisciplinary branch of computer science concerned with building smart machines capable of performing tasks that normally require human intelligence. It involves the ability of machines to replicate or enhance human intelligence, such as reasoning and learning from experience. AI has a main subclass of Machine Learning (ML) which has another subclass called Deep Learning (DL). From literature it seems that, beside statistical methods, some certain methods like Artificial Neural Network (ANN) and Linear Regression (LR) in the ML and Convolutional Neural Network (CNN) and Long Short-Term Memory (LSTM) in the DL are used to predict future price values of crypto-currencies. In this work, we study two fundamental AI regression techniques, namely, LR and ANN in two different prediction models to predict the future value of the most popular crypto-currency, BTC, by using different candle-stick datasets obtained from Yahoo-finance websites via Python codes. Next ten upcoming BTC values outside the five different datasets studied here are predicted successfully.
Dijital dönüşümde blokzincir teknolojisi ve Bitcoin'in ekonomiye etkisi
Teknolojinin hayatı kolaylaştıran etkisi finansal enstrümanlarda bitcoin ile kendini göstermiştir. Bitcoin, 2009 yılında ortaya çıkmasının ardından ödeme sistemlerinde devrim niteliğinde bir altyapı sunan kripto para türüdür. Bitcoinin temel teknolojisi olan blokzincir, güvenilir bir üçüncü tarafa ihtiyaç duymayan, merkezi olmayan bir sistem olarak tasarlanmış; geniş uygulama potansiyeli ile kamu ve iş dünyasında hızla kabul görmüştür. Bu teknolojik altyapı üzerinde geliştirilen kripto paralar ile birey ya da kurumlar nakit parayla yapılan her türlü harcamayı ve para transferini gerçekleştirmektedir. Bu çalışmada, Ocak 2012 – Mart 2020 tarihleri arasında cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, ham petrol fiyatı, amerikan doları ve euro para birimleri ile bitcoin arasındaki korelasyon ilişkisi incelenmiştir. Araştırma kapsamında tanımlayıcı istatistikler, Spearman korelasyon analizinden faydalanılarak yapılmıştır. Yapılan analizlerinin sonucuna göre piyasalarda yer edinmeye başladığı ilk dönem olan 2012'de bitcoinin diğer göstergelerle arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkisi saptanmamıştır (p>0.05). Bitcoinin dolar karşılığının bir önceki yıla göre üç katından fazla arttığı 2017 yılı ise bitcoinin zirve yılı olup; euro ile arasında pozitif yönlü kuvvetli bir ilişki vardır (r=0.873; p<0.001). 2012-2020 döneminde istatistiksel olarak bitcoinin ham petrol fiyatı ile arasında negatif yönlü ve zayıf; cumhuriyet altını, altın ons fiyatı, dolar ve euro ile arasında ise kuvvetli bir ilişki vardır ve bu ilişki anlamlıdır. Yüksek hareketlilik, bitcoinin, istikrarlı bir ödeme aracından ziyade spekülatif bir yatırım aracı olarak görülmesi olarak algılanabilir. Bitcoinin uzun dönemde en çok euro ile arasında kuvvetli bir ilişki olduğu saptanmıştır.
Küresel piyasalar ve ekonomi dışı etkenlerin kripto para piyasaları üzerine etkileri
Geçmişten günümüze insanların ticareti keşfiyle birlikte, paranın ortaya çıkışı, insanların mal ve hizmet alışverişi için kullandıkları değiş tokuş araçlarındaki teknolojik gelişmeler, değer değişikliklerini beraberinde getirmektedir. Para bu bağlamda değişime uğradığı evreleri ile günümüzde çeşitli şekilleriyle varlığını sürdürmeye devam etmektedir. Çalışmanın kapsamında değişen ve gelişen çağda paranın dijital paraya doğru ilerleyen sürecinde küresel sistem ve ekonomi dışı etkenlerin kripto para piyasaları üzerine etkileri gözlemlenmiştir. Çalışmanın ilk bölümünde paranın ortaya çıkışı ve değişimleri, kripto paranın oluşumu ve blok zincir teknolojisi ile birlikte bitcoin ve altcoinlerin anlatımı yapılmaktadır. İkinci bölümünde küresel piyasa ve ekonomi dışı etkenlerin etkileri ele alınmıştır. Üçüncü bölümünde ekonometrik analiz kapsamında kripto paraların belirli emtialar ile etkileşimi ve nedensellik analizi yer almaktadır.
Blockchain tabanlı kripto para birimlerinin mevcut durumuna dair finansal analizler ve geleceği
Çalışmanın amacı, blockchain veya türevi altyapılar kullanan kripto para birimlerinin mevcut durumunu ve geleceğini ele almaktır. Bu amaçla, ortaya çıkışından günümüze, kripto para birimlerinin teknolojik altyapı ve ekonomik model olarak evrim süreci incelenmiştir. İnceleme sürecinde kripto para piyasalarının geleceğinde etkili olacağı düşünülen faktörler, araştırma sorularına dönüştürülmüştür. Piyasa etkinliği, fiyat balonları ve piyasa manipülasyonlarına dair araştırma soruları, ilgili bölümler kapsamında analiz edilmiştir. Kripto para piyasalarının etkinliğini sınama amacıyla, piyasa derinliği ve volatilite yapısı arasındaki ilişki, 8 kripto para birimi için asimetrik GARCH modelleri (FIGARCH, FIAPARCH, FIGARCH CHUNG, FIEGARCH, FIEGARCH BBM) kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz bulguları, kripto para piyasalarında uzun hafıza probleminin varlığını ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, bu piyasalarda işlem hacmi arttıkça volatilitenin azaldığı ve dolayısıyla, piyasa etkinliğinin arttığı gözlemlenmektedir. Bu bulguları takiben, söz konusu kripto para birimlerinin fiyat serilerinde, fiyat balonlarının varlığı araştırılmıştır. Bu amaçla 8 kripto para birimi SADF testi kullanılarak analiz edilmiştir. Test sonuçlarından hareketle, fiyat seviyelerinin balon olarak nitelendirilebileceğine dair bir bulguya rastlanmamıştır. Bitcoin piyasalarındaki fiyat sıçramalarını inceleme amacıyla, "Pump and Dump" tipi manipülasyonlardan kaynaklı sıçramalar, deneysel bir vaka analizi çalışması kapsamında ele alınmıştır. Çalışma kapsamında oluşturulan portföyde kripto para piyasalarında manipülasyonun mümkün olduğu uygulamalı olarak gözlenmiştir. Bunu takiben, manipülatif fiyat sıçramalarının yapısını tespit etme amacıyla, Bitcoin piyasası dakikalık frekansta 1.162.887 adet gözlem kullanılarak Jump-Difüzyon yöntemi ile analiz edilmiştir. Jump-Difüzyon analizi bulguları, piyasaların belirli bir derinlik seviyesini aştıktan sonra manipülasyonlara karşı bağışıklık kazandığı yönündedir. Araştırma bulguları, mevcut kripto para piyasalarının gelişim süreci için öngörülen yapının, rasyonel piyasa dinamikleri ile çatışacak şekilde tasarlandığına dikkati çekmektedir. Belirli bir değer üretim sistemine karşılık gelecek şekilde tasarlanmış, blockchain tabanlı varlıkların piyasaya sunulmasıyla, kripto para piyasalarının yapısının değişeceği tahmin edilmektedir. Bu çalışma, güncel finans literatürünün en tartışmalı konularından birisi olan kripto para piyasalarının potansiyelini, kavramsal bir çerçeve oluşturan analizler ile test ederek tahminlemesi aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktadır.
Kripto para piyasalarında sürü davranışının ölçülmesi
Çalışmanın temel amacı; son zamanlarda çokça ilgi çeken ve tartışılan kripto paralara yatırım yapan bireysel yatırımcıların, kripto para piyasalarında yatırım kararı alırken sürü davranışı gösterip göstermediklerinin tespit edilmesidir. Çalışmada piyasa değeri en yüksek olan 40 adet kripto paranın 2015-2018 yılları arasındaki USD bazlı günlük ve haftalık kapanış değerleri kullanılmıştır. Sürü davranışını tespit etmek üzere Christie ve Huang (1995) ile Chang, Cheng ve Khorana (2000)'nın geliştirdikleri getirilerin yatay kesit dağılımlarına dayalı yöntemler kullanılmıştır. CH (1995) yöntemi kullanılarak hem günlük hem de haftalık verilerle yapılan analiz sonucunda, CCK (2000) yöntemi kullanılarak ise haftalık verilerle yapılan analiz sonucunda kripto para piyasalarında sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılamamıştır. CCK (2000) yöntemi kullanılarak günlük verilerle analiz sonucu piyasanın yükselişte olduğu dönemlerde sürü davranışının varlığına ilişkin bulgulara rastlanılamazken, düşüşte olduğu dönemlerde ise sürü davranışının varlığına ilişkin bulgular tespit edilmiştir. Bu bulgulara ulaşılmasında kripto paralarla ilgili hala bir kavram kargaşasının bulunması, resmi kurumların bu kargaşayı giderecek kripto paralarla ilgili bir regülasyon yapmamış olması, kripto para fiyatlarındaki aşırı dalgalanmalar, kripto para borsalarının hacklenerek kripto paraların çalınması gibi faktörlerin etkili olduğu düşünülmektedir.
Yatırımcıların sanal paralara olan yaklaşımları: Bitcoin örneği
Bu çalışma en popüler kripto para birimi olan Bitcoin'nin alım satımının nasıl yapıldığını, avantajlarını ve dezavantajlarının neler olduğunu, Türkiye' de artış gösteren işlem hacminin altında yatan nedenlerin yanında blok-zincir sistemi üzerinde durmayı amaçlamaktadır. Çalışma sonucunda, Bitcoinin ortaya çıktığı andan günümüze çok mesafe kaydettiği, mevcut zaman zarfında güvenli sonucuna ulaşılsa da gelişimini devam ettiren bir ivme içerisinde olduğu henüz dünya genelinde tam anlamı ile ekonomi yönetimleri tarafından kabul edilmediği, gerçek paranın yerini alamadığı görülmekte olup yüz yüze değişimlerde gerçek paranın sağladığı pratik işlem kabiliyetini taşımadığı görülmüştür. Bitcoin'in anonim yapısı hukuki statüsünün oluşturulmaması ve dünya genelinde tümüyle kabullenilmemiş olması takibinin zor olması gibi nedenlerden dolayı yasa dışı faaliyetlerde ve illegal yollarda kullanıldığı tahmin edilmektedir. Bunun yanında yatırımcıların sanal paralara olan yaklaşımları bir mülakat çerçevesinde incelenmiştir.
Dijital tedarik zincirinden blok zincir teknolojisine paradigma sıçraması ve dijital paralar
Bu çalışmanın amacı, blok zinciri teknolojisinin teorik çerçevesini çizerek, lojistik ve dijital tedarik zincirinin uygulamalarına katkısının nasıl olduğunu, gelecekte bu teknolojinin gelişim potansiyelini ortaya koymaktır. Bu teknolojinin ortaya çıktığı 2008 yılından bu yana, neredeyse tüm endüstri alanlarıyla entegrasyon sağlayarak tam bir teknolojik devrime neden olmuştur. Bitcoin'in arka planında yatan blok zinciri, bloklar halinde şifrelenmiş dijital verilerin dağıtık kayıtlar yolu ve protokollerle birebir paylaşım sistemi olarak açıklanabilmektedir. Tez çalışmasında, blok zinciri teknolojisiyle tedarik zinciri yönetimi entegrasyonunun teknolojik dönüşüm süreci incelenmiş olup, 27 soru hazırlanarak,blok zinciri sistemini kullanan yöneticilerden oluşan 20 kişiyle görüşüldü. Birebir mülakat yapılarak açık uçlu ve likert ölçekli sorularla blok zinciri teknolojisi ve finans ilişkisi, tedarik zinciri üzerindeki etkileriyle ilgili veri toplanmıştır. MAXQDA 12 analiz programıyla elde edilen nitel veriler görselleştirilmiş, yapay sinir ağlarından da faydalanılarak ilişkiler ortaya çıkartılmıştır. Çalışma sonucunda mülakata katılan kişilerden elde edilen verilerin detaylı analizinde, hemen hemen tüm katılımcılar bu teknolojinin birçok alanda kullanılması, özellikle tedarik zinciri yönetiminde hızlı bir dönüşüme öncülük ettiğini söyledikleri ortaya çıkmıştır. Yine çalışmada teknoloji adaptasyonu ve kullanımı, sektörden sektöre, katılımcılarının çalışma alanlarına göre birbirinden farklılık gösterdiği sonucu ortaya çıkmıştır.
Kripto paralar ve uluslararası ticaret üzerine bir araştırma: Bibliyometrik, LSTM ve kümeleme analizi
İş süreçlerini değiştirebilme potansiyeline sahip blok zinciri teknolojisini kullanan kripto paralar küresel ekonomide bir dönüşüm ve değişim başlatmıştır. Bu dönüşüm, uluslararası ekonomik işlemlerden elektronik devlet uygulamalarına kadar geniş bir alanı kapsamaktadır. Günümüzde iş modellerinin, kurumsal yapıların yeniden tasarlanacağı sürecin ilk aşamaları yaşanmaktadır. Bu tezin amacı, kripto paraların uluslararası ticarette ne kadar kabul gördüğünü ölçmektir. Kripto paraların uluslararası ekonomik işlemlerde ne kadar kullanıldığının bir göstergesi de kripto paraya ilişkin akademik bilgi üretimidir. Bu bağlamda; bu tezde, kripto para ile ilgili yapılan akademik literatür taranarak kripto para kullanımına ilişkin akademik bilgi üretimi analizinin yapılması amaçlanmıştır. Yapılan kaynak taramasında, kripto paraların fiyatlarındaki oynaklığa yönelik yayınların azımsanmayacak seviyede olduğu görülmüştür. Buradan hareketle, kripto paraların fiyatlarının tahmin edilebilirlik seviyesinin ölçülmesi bu tezin bir diğer hedefini oluşturmuştur. Son olarak, kripto paraların fiyat hareketlerine göre oluşturdukları küme yapısının incelenmesi hedeflenmiştir. Kripto para piyasasının aşırı değişkenliği, fiyat hareketine odaklanma ihtiyacı doğurmuştur. Kripto para ekosistemi incelenerek önde gelen kripto paraların fiyat hareketlerine yönelik tahminleri yapılmıştır. Bu nedenle, LSTM ağıyla tahmin ve hiyerarşik kümeleme yaklaşımlarıyla seçili kripto paraların günlük fiyat hareketlerine göre analizleri yapılmıştır. Bu analizlerden LSTM ağıyla kripto paraların fiyat tahmininin, kümelemeyle de fiyat hareketleri açısından birbirine benzeyen veya benzemeyen kripto paraların belirlenmesine çalışılmıştır. Piyasanın önde gelen kripto paralarının kümelemeleri iki farklı senaryoya göre yapılmış ve piyasa değerine göre önde olan seçili kripto paraların fiyat hareketi açısından oluşan gruplamada Bitcoin diğerlerinden ayrışmıştır. Araştırma bulgularına göre; kripto para piyasasındaki seçili para birimlerinin fiyat tahmininde, yüksek doğrulukta tahmin seviyesi yakalanabilmektedir. Kripto para piyasası, pek çok iş kolunu değiştirme iddiasındadır ve teknolojik gelişmelerle bunu başarabilme potansiyeli taşımaktadır. Bibliyometrik analizler sonucunda; Türkiye'deki üniversitelerin, araştırmacıların ve fonların, uluslararası ticaret ve kripto para ekosistemi hakkında yapılan yayınlarda ilk sıralarda bulunmadığı görülmüştür. Bitcoin ile başlayan dönüşüm süreci; uluslararası ticaret, sağlık ve finans başta olmak üzere pek çok alanda hızlanmaktadır. Bu yeni teknoloji dünyasına girmekte geç kalmanın ekonomik bedelleri olabilir. Kanun yapıcıların; dağıtık defter teknolojisinin potansiyeline yönelik araştırmaları destekleyerek, olası risk ve avantajları erken görmesi ülke için fayda sağlayabilir. Kripto para ekosistemini inceleyen bu çalışma, farklı etkiye sahip olabilecek bazı değişkenleri yok saymıştır. Bu yüzden, gelecekte kripto paraların tahmin performansını etkileyebilecek farklı değişkenlerin de işin içine katılarak araştırılması önerilmektedir. Bu çalışmada, kripto para ile başlayan yeni ekonomik modelin bir bölümünü anlamaya yönelik analizler yapıldı. Analiz bulgularının kripto para yatırımcılarına yol gösterici olması beklenmektedir.
Kripto para piyasalarında yatırımcı davranışlarının araştırılması
Kripto para birimleri alternatif bir para birimi olarak ortaya çıkmış, beraberinde getirdiği Blokzincir teknolojisi ile son yılların en gözde konularından birisi olmuştur. Kripto paralar, emtia ve itibarî paralarla sık sık karşılaştırmalara dahil edilmiş olup avantajları ve dezavantajları bulunmaktadır. Kripto paralar ilk ortaya çıkış yılı olan 2009 ile birlikte yatırımcılarına kısa zamanda çok yüksek miktarlarda kârlar sağladıkları için yatırımcıların ilgi odağı haline gelmiştir. Ortaya çıkışı ile beraberinde birçok işkolunu da meydana getirmiştir. Madencilik faaliyetleri ortaya çıkmış ,bunun için yüksek donanımlı bilgisayarlar üretmek zorunda kalındığından bilgisayar firmaları bu alana özel parça üretimine başlamışlardır. Bu gelişmelere rağmen henüz resmiyet kazanmamıştır. Kripto varlıklar ortaya çıktıklarından itibaren daima alternatif yatırım araçlarıyla karşılaştırılmıştır. Bu kapsamda 4. Bölümde detaylı olarak kripto varlıklar ile altın ve Bist100 getiri ve risklerinin karşılaştırılması yapılmış olup, Btc'nin en yüksek getiriye sahip yatırım aracı olduğu ortaya konulmuştur. Bu gelişmeler ışığında kripto para birimlerini ve bu alandaki gelişmeleri özetleyerek, kripto paraların getiri ve risklerini diğer yatırım araçlarıyla karşılaştırmalı olarak ele alarak, kripto para yatırımcılarının yatırım davranışlarını anket yoluyla ortaya çıkarmaya dönük bir çalışma hazırlanmıştır. Bu çalışma 2020 yılında 392 katılımcının verdiği katkılarla anket yönetimi uygulanarak yapılmıştır. Anket soruları katılımcılara 20 Aralık 2019 - 1 Mart 2020 tarihleri arasında internet ortamında ulaştırılmıştır. Sonuç olarak kripto para yatırımcılarının bu alandaki görüşleri hakkında bilgi edinilmiş olup kripto paraların yasalaşması sürecinde literatüre katkı vermesi amaçlanmıştır. Kolayda örnekleme yöntemiyle yapılan ankette katılımcı sayısı 392 olarak gerçekleşmiş ve bu katılımcıların kadın oranı %18,11 olmuştur. Katılımcıların %80'den fazla üniversite mezunu olup, %40'dan fazlasının gelir düzeylerinin 7501 TL'den fazla olduğu tespit edilmiştir. Anket katılımcılarının kripto paralara olan güveni yaklaşık %50 olup aynı zamanda kripto para borsalarına güvenenlerin oranı da yaklaşık %30 düzeylerindedir. Aynı zamanda kripto paraların balon olduğu görüşüne katılmayanların oranı da %60'dan fazladır. Kripto paraların ticarette kullanımı %13 düzeylerindedir. Yatırımcıların %60'a yakını Covid-19 salgınının kripto para piyasalarını olumlu etkileyeceğini inanmaktadır. Yatırımcıların %32'si açtıkları işlemlerden %21 ve üstü kazanç beklerken zarar kes için %5 oran katılımcıları %36'sı tarafından uygun görülmüştür. Katılımcıların yaklaşık %37'si yatırım davranışlarını yüksek riskli yatırım olarak tanımlamışlardır. Katılımcıların %58'si kripto para borsalarını her gün takip ettiklerini belirtirken yatırımlarını her gün takip edenlerin oranı %65 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Katılımcıların eğitim düzeyleri ile risk alma tercihleri arasında bir ilişki bulunamazken; cinsiyet, gelir düzeyi, çalışıyor olma durumu ile risk algısı arasında ilişki bulunmuştur.
Para ve finans teorisi açısından kripto paralar: Bitcoin örneği
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda küresel çağın sürekli ve değişen ihtiyaçlarına cevap verebilmek için her alanda olduğu gibi finans sektöründe de değişimler olmaktadır. Genel ve özel olarak çok fazla kripto para oluşturulmuştur. Örneğin Etherum, Bitcoin Cash, Ripple gibi kripto paralar ortaya çıkmıştır. Bunlardan en yaygın olanı ise Bitcoin'dir. Bu çerçevede popülerliği artarak hayatımızda yer alan kripto paraların finansal sisteme olan etkilerine değinilmektedir. Blok zinciri adını sıklıkla duyduğumuz kripto para madenciliği ve madencilerine de bu çalışmada yer verilmektedir. Özetle kripto paralar ve Bitcoin bu çerçevede ele alınacak ve incelenecektir. Bu tez çalışması kapsamında, BTC / USD döviz kuru, en yüksek işlem hacmi ve en değerli para birimleri ile EUR / USD, JPY / USD, XAU / UDS, CNY / USD, PETROL / USD pariteleri arasındaki ilişki Ocak 2017- Şubat 2021 dönemleri için Granger Nedensellik testi uygulanarak incelenmiştir. Analiz sonuçlarına göre EUR/USD, JPY/USD, XAU/USD paritesinden BTC/USD paritesine doğru tek yönlü bir nedenselliğin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Diğer pariteler ile Bitcoin arasında nedensellik ilişkisi tespit edilememiştir.
Blok zincir teknolojisi kullanma niyetine etki eden faktörlerin incelenmesi
Son zamanlarda iletişimin büyümesi, bilgi teknolojisindeki gelişmelerinde altında yer alan dijital ekonomi, piyasa işlemlerinin de dijitalleşmesiyle büyük ilgi gören bir konu haline gelmiştir. Dijital ekonominin içerisinde yer alan ve şu anda geleneksel ticari alışveriş biçimlerini değiştiren sanal para birimi yani kripto paralar bankacılık sisteminin aksine merkezi olmayan yapıdadır. Bu yapının kontrolünü sağlayan blok zincir veri tabanı ise güvenilir bir aracıya ihtiyaç duyulan tüm hizmetlerde kullanılabilmesi adına ve sağladığı imkanlarla ve çeşitli uygulamalarla geniş bir yelpazeye sahip olan bir teknolojidir. Böylelikle bu çalışmanın amacı, dijital ekonomiye geçiş sürecinde kişi veya kişilerin blok zincir teknolojisine olan yatkınlığını ve niyetini araştırmaktır. Bu amaç doğrultusunda, iyimserlik ve yenilikçilik gibi faktörlerle, bireylerin blok zincir teknolojisine yatkınlığı/hazır olma hali ve teknoloji kabul modeliyle blok zincir ve kullanma niyeti blok zincir kullanma niyetini etkileyen faktörler önerilen bir yapısal eşitlik modeli ile incelenmiştir. Çalışma sonucunda, iyimserlik ve yenilikçilik faktörlerinin algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı faktörlerini pozitif ve önemli düzeyde etkilediği görülmüştür. Ayrıca algılanan kullanışlılık ve algılanan kullanım kolaylığı faktörlerinin de blok zincir kullanma niyeti üzerinde önemli düzeyde etkili olduğu gözlenmiştir.
Kripto paraların bankacılık sektörüne etkileri
Bu araştırma, kripto paraların bankacılık sektörü ödeme yöntemlerine etkisini belirlemek amacı ile gerçekleştirilmiştir. Bu amaç doğrultusunda Türkiye'de faaliyet gösteren bankacılık sektöründe en az 10 yıl deneyime sahip, konusunda uzman özel banka çalışanlarından kartopu örnekleme yöntemi ile belirlenen 10 özel banka çalışanı çalışma grubunu oluşturmaktadır. Araştırmada, nitel araştırma yöntemi desenlerinden biri olan olgubilim (fenomenoloji) deseni kullanılmıştır. Veriler, yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla çevrim içi ve yüz yüze elde edilmiştir. Veriler, nitel veri analizi yöntemlerinden içerik analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuçta, kolaylık sağlaması, daha hızlı ve düşük maliyetli işlem yapabilme imkânı sağlaması nedenleri ile kripto paraların bankacılık sektörü ödeme yöntemlerini farklılaştıracağı sonucuna varılmıştır. Çalışmada, bankacılık sektörünün kripto paraların ödeme yöntemlerine ilişkin yasal düzenleme beklentisi ile AR-GE çalışmalarının hazırlık aşamasında olduğu belirlenmiştir.
Blok zincirde yapay zeka destekli yeni bir onay mekanizmasının geliştirilmesi: optimizasyon tabanlı onay mekanizması (poO)
Blokzincir sistemleri son dönemin ortaya çıkan popüler teknolojilerdendir. Merkezi olmayan bir sistem olarak blokzincir teknolojisi birçok çözüm sunmuş ancak bu çözümlere bağlı birçok soruna yol açmıştır. En önemli sorunlarından biri de yeni bir konsensüs bloğu oluşturmak için özet(hash) hesaplamalarını çok yoğun yaparken süreye bağlı olarak verimliliğini düşürmesidir. Bu çalışmada, blok oluşturmak için yapılan hesaplamaları optimizasyon algoritmalarına yönlendiren Proof of Work'ten (PoW) kaçınmak için yeni bir model önerilmektedir. Önerilen kanıt mekanizmasına Optimizasyon Kanıtı (Proof of Optimum,PoO) adı verilmektedir. Optimizasyon algoritmalarını çözmek için tasarlanan sisteme problem olarak Gezgin Satıcı Problemi (GSP) girilmiştir. Düğümlerden GSP'yi belirli iterasyonlarla ve popülasyonlarda çözmeleri istenir. Sonuç olarak düğümlerden elde edilen uygunluk, yoğunluk ve zaman değerleriyle bloklar oluşturmaları istenir. PoO ve PoW konsensüs mekanizması sistemde deneysel bir karşılaştırmaya tabi tutulmuştur. Test sonuçları, PoO konsensüs modelinin blok oluşturma süresinin en az şehirli veri seti çözümüne göre 2 sn ile en fazla şehirli veri seti çözümüne göre 60 sn arasında değiştiğini göstermektedir. Bu çalışmada değerlendirilen GSP'deki şehir sayısı değiştirilerek problemlerin zorluk düzeyleri ayarlanabilmektedir. Bu sayede ağda blok oluşturma sorunu her an daha zor veya daha kolay hale getirilebilir. Deneysel analizler sonucunda blokzincirde madenciler arasında blok oluşturma yüzdesi olan merkeziyetsizliğin daha istikrarlı bir değere ulaştığı ve adalet endeksinin ortalama 0,90'ın üzerine çıktığı görülmüştür. Elde edilen değerler PoW ile karşılaştırıldığında blok süresinin daha kararlı olduğu ve blokzincirinin adem-i merkeziyetçiliğinin daha yüksek olduğu gözlemlendi. Bu sayede blokzincir sistemindeki yüksek donanımlı düğümlerin ağa hakim olması engellenmiştir. Böylece düşük donanımlı düğümlerin blok zincirinde blok oluşturma hakkına sahip olması sağlanmıştır.
Medyada anlam inşası: Bitcoin örneği
Blockchain teknolojisinin gelişmesiyle birlikte, gündelik hayatın her alanında konuşulur hale gelen kripto para birimi Bitcoin, hala belirsizliğini korumaktadır. Oldukça muğlak bir gündem olan Bitcoin, yönelimlerinin çok öngörülebilir olmadığı bir sistem olarak karşımıza çıkmaktadır. Ancak medya bu durumu, öngörülebilir bir hale getirmek yönünde bir anlam dünyası inşa etmektedir. Dolayısıyla medya eliyle inşa edilen bu anlam dünyasının terimlerini ortaya koymak önemlidir. Çalışmada, Bitcoin gerçekliğinin medya vasıtasıyla inşa edilerek gündelik hayatın bir parçası haline getirdiği ve topluma nasıl aktardığını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Çalışmada medyanın Bitcoin'i nasıl tasavvur ettiği, Bitcoin'e nasıl anlamlar yüklediği ve bu anlamların oluşturulmasında hangi faktörlerin etkili olduğu bilimsel veriler ile açıklanmaya çalışılmaktadır. Buradaki temel sorunsal Bitcoin'in ne olduğu değildir. Çalışma medyanın Bitcoin ile ilgili nasıl bir anlam dünyası inşa ettiğini, literatür analizi ve Teun A.Van Dıjk'ın eleştirel söylem analizi yöntemini kullanarak ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: Medya, Anlam, Gerçeklik, Bitcoin
Blok zinciri ve akıllı kontratların Lng ticaretinde kullanılması
Ülkeler enerji ihtiyaçlarını karşılamak için daha hızlı ve pratik bir çözüm olan Sıvılaştırılmış Doğal Gaz (LNG) ticaretini tercih etmektedir. Uluslararası LNG ticareti, doğası gereği bazı riskler içerir. Bu riskleri azaltmak ve taraflar arasındaki işlemlerin güvenli olarak gerçekleştirilmesi için akreditif kullanılır. Ancak, akreditifin karmaşık yapısı, işlemlerin uzun sürmesi, yüksek maliyetler, fiziksel belge inceleme süreçlerinin yavaş olması ve taraflar arasındaki koordinasyon eksikliği bazı sorunlara yol açmaktadır. Bu sorunların teknoloji ile aşılabileceği düşünülmektedir. Özellikle blok zinciri, akıllı sözleşmeler ve IoT teknolojileri, bu riskleri azaltma potansiyeline sahiptir. Blok zinciri ve akıllı sözleşmelerin akreditif sürecine dâhil edilmesi dijital, otomatik ve izlenebilir örnek bir modeli temsil eder. Bu model, geleneksel kâğıt tabanlı süreci dijitalleştirerek işlemlerin anlık ve şeffaf bir şekilde paylaşılmasını, kolaylıkla takip edilmesini ve akreditif sürecindeki sorunların büyük ölçüde giderilmesini sağlar. Böylece, taraflar arası koordinasyon daha hızlı sağlanır, maliyet ve riskler azalır. Tez kapsamında, akıllı sözleşmeler ile otomatik bir sistem üzerinden LNG ticareti yapılabilir mi? sorusu araştırılmıştır. LNG sözleşmeleri incelenerek blok zinciri tabanlı akıllı sözleşme modeli analiz edilmiş ve bu model için araştırmalar yapılmıştır. Örnek bir sözleşme, akıllı sözleşme üzerinde gösterilerek Solidity dili ile Ethereum platformu üzerinde yazılım kodları geliştirilmiştir. Sonuç olarak, blok zinciri ve akıllı sözleşmeler LNG ticaretinde teknolojik açıdan kullanılabilir. Ancak, bu teknolojiler üzerinden oluşturulan sözleşmelerin hukuken geçerli bir sözleşme olarak kabul edilip edilemeyeceği karmaşık bir konudur. Belgelerin elektronik olarak değiş tokuş edilmesi konusundaki zorluklar ve yasal düzenlemelerle ilgili bazı engeller görülmüştür. Bu nedenle, blok zinciri tabanlı akıllı sözleşme modelinin başarıyla uygulanabilmesi için devletlerin kendi yasalarında kâğıtsız ticarete yönelik somut adımlar atması ve yaşanabilecek ihtilafların çözümü için yasal düzenlemelerin yapılması gerekmektedir.
Dijital para ve blok zinciri teknolojisinin Merkez Bankası ile bankalara etkileri
Yenidünya düzeninde, dijitalleşmenin yaşamın her alanına girmesiyle hayat tarzları değişmiştir. Bu gelişmeler finans alanındaki bankacılık sisteminde de görülmüş ve birçok merkez bankası kendi dijital parasını ihraç etmek için çalışmalara başlamıştır. Uluslararası para sisteminde kullanılmakta olan mevcut rezerv paranın yerine geçebilecek olan bir yeni rezerv para olma ihtimali tartışılmaktadır. Bu teknolojik gelişmeler sonucunda oluşturulan blok zinciri teknolojisiyle kripto para birimleri piyasaya sunulmuştur. Kripto paraların finansal kesimde kullanılması sonucunda ulusal ve uluslararası ödemelerin yapılmasında görev üstlenen bankaların aracılık faaliyetine olan ihtiyacının kısmen de olsa ortadan kalkmaya başladığı gözlenmektedir. Bunların sonucunda merkez bankalarının finansal istikrar sağlama çalışmalarında aksamaların meydana gelebileceği beklenilmektedir. İkinci bölümde blok zinciri teknolojisinin çalışma sistemi ve mantığı, paranın tanımı ve gelişimi ile kripto paraların nitelikleri ve gelişimi kronolojik olarak incelenmiştir. Üçüncü bölümde kripto para sistemi ile Merkez bankası parasının avantaj ve dezavantajlarına bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde kripto paranın finansal sisteme dolayısıyla genel bankacılık sistemine etkileri ile Türkiye'de kripto para, blok zinciri ve Merkez Bankaları Dijital Parasıyla ilgili gelişmeler incelenmiştir. Son bölümde ise Merkez Bankası Dijital Parasının potansiyel faydalarına değinilerek Merkez Bankası Dijital Parasının para politikalarına olan etkileri ile Dünyanın Yeni Rezerv Parasının oluşum süreci ayrıntılı olarak tartışılmıştır.
Bitcoin alternatif bir para birimi olabilir mi? ekonomik bir değerlendirme
Tarihsel süreç içerisinde para, değişen ihtiyaçlar ve teknolojik yenilikler doğrultusunda farklı şekillere bürünmüştür. Son yıllarda paranın son örneği olan kripto paralar Bitcoin ile hayatımıza girmiştir. Bitcoin, şifreleme tekniklerinin kullanıldığı ve merkezi bir otoritenin kontrolüne ihtiyaç duymaksızın işlev gösterebilen dijital bir para birimidir. Teknolojik ilerlemeler sonucunda yeni bir parasal araç olarak ortaya çıkan ve itibari para birimlerine alternatif olabileceği düşünülen Bitcoin'e ilgi giderek artmaktadır. Bu çalışmada, Bitcoin'in mevcut para birimlerine alternatif bir para birimi haline dönüşüp dönüşmeyeceği, paranın sahip olduğu geleneksel işlevler açısından incelenmektedir. Bu bağlamda, Bitcoin'in paranın işlevlerini ne ölçüde sağlayabileceği, sahip olduğu temel özellikler ve teknolojik altyapı dikkate alınarak değerlendirilmektedir. Teorik olarak Bitcoin bir değişim aracı olma potansiyeline sahip olmakla beraber alternatif bir para birimi veya bir değişim aracı olarak tercih edilmediği sonucuna ulaşılmaktadır. İlaveten, Bitcoin'in bir değer saklama aracı olarak talep edilme potansiyeline sahip olduğu anlaşılmaktadır
Milletlerarası özel hukuk bağlamında Blockchain
2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından yazılan "Bitcoin: A-Peer-to-Peer Electronic Cash System" isimli makale ile ortaya çıkan 'Blockchain', kavramı merkezi bir yapısı olmayan, dağıtık ağ yapısına sahip, güvenli ve değiştirilemez bilgilerin depolandığı bir defter sistemini ifade etmektedir. 'Bitcoin' ise, bu sistem üzerinde merkezi bir yapı olmadan direkt olarak bir kişiden diğer bir kişiye aracısız olarak aktarılabilen bir kripto paradır. Tez kapsamında bu iki kavramın yanında, kripto paraların kolaylıkla değişim ve transferlerinin yapıldığı platformlarda hayati önem taşımaktadır. Ülkemizde ve dünyada, yüz milyonu aşan kullanıcı sayısı ile bu platformlar, bir trilyon dolarlık işlem hacminin üzerine çıkmışlardır. Sözleşme taraflarının bu platformları kullanarak birbirlerine kripto para transfer etmeleri alım-satımları sırasında, gerek alıcı ve gönderici taraf, gerekse platformlarla kullanıcılar arasında hukuki ihtilaflar ortaya çıkabilmektedir. Çıkacak olan bu uyuşmazlıkların esasına girilmeden önce, esasa hangi hukuk kurallarının uygulanacağı problemine çözüm bulmak gerekir. Konu ile alakalı olarak yeknesak bir kurallar bütünü mevcut olmadığı için, ulusal hukuklardaki veya birliklerdeki kanunlar ihtilafı kuralları ile bu sorun çözülecektir. Kanunlar ihtilafı kurallarında bulunan, sübjektif ve objektif bağlama kuralları ile taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygulanacak hukukun tespiti yapılacaktır. İrade muhtariyeti çerçevesinde, tarafların seçtikleri hukuk, kanunun izin verdiği ölçüde, yani kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kuralların dışında uygulama alanı bulacaktır. Tarafların hukuk seçiminin bulunmaması halinde, objektif bağlama kuralları, platformlar kullanılarak yapılan kripto para transferleri sözleşmelerine uygulanacaktır. Tez konusu teknoloji, uluslararası alanda kara para aklama ve terör finansmanında oldukça fazla kullanıldığı için, sözleşmeyle ilişkili ülkelerin ve üçüncü ülkelerin, kamu düzeni ve doğrudan uygulanan kuralları oldukça fazla uygulama alanı bulacaktır.